<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastalığına | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastaligina/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaligina</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Feb 2026 05:48:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hastalığına | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaligina</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ms-hastaligina-kimler-neden-yakalaniyor-609630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 05:48:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Enfekte]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığına]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kimler]]></category>
		<category><![CDATA[ms]]></category>
		<category><![CDATA[yakalanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609630</guid>

					<description><![CDATA[<p>Multipl skleroza, neredeyse herkesin vücudunda bulunan bir virüs neden oluyor. Yeni bir çalışma, neden yalnızca belirli kişilerin hastalandığını açıklıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-hastaligina-kimler-neden-yakalaniyor-609630">MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Epstein-Barr, (EBV), bir tür herpes virüsüdür (insanlarda uçuğa neden olan virüs) ve çeşitli kanserlerin yanı sıra otoimmün hastalıkların ortaya çıkmasına da katkıda bulunduğu kabul edilir. Damlacık yoluyla, örneğin tükürükle bulaşır. Yol açtığı hastalıklardan biri olan enfeksiyöz mononükleoz (ya da Pfeiffer bez ateşi) de bu nedenle &#8220;öpücük hastalığı&#8221; olarak da bilinir.</p>
<p>Epstein-Barr virüsünün, Multipl Skleroz (MS) hastalığının ortaya çıkmasında da rol oynadığı uzun zamandır biliniyor. Ancak sorun şu: Neredeyse herkes EBV ile enfekte oluyor ve virüsü ömür boyu vücudunda taşıyor; buna karşılık nüfusun yüzde birinden azı Multipl Skleroz hastalığına yakalanıyor.</p>
<p>Bu nasıl mümkün olabilir?</p>
<p>Araştırmacılar şimdi bu bilmecenin çözümüne biraz daha yaklaşmış olabilir. Yanıt, çoğu zaman olduğu gibi, genlerimizde gizli.</p>
<p><b>MS hastalarında bağışıklık sistemi sinirlere saldırıyor</b></p>
<p>Multipl Skleroz hastalarında, bağışıklık sistemi yanlış yönlenmiş durumda. Dışarıdan gelen istilacılara karşı yönelmesi gerekirken kendi vücuduna saldırıyor. Bağışıklık sisteminin bazı bölümleri, sinirlerimizin etrafında bir tür yalıtım tabakası gibi bulunan ve normalde sinyallerin iletilmesine yardımcı olan miyelin kılıflarına saldırıyor.</p>
<p>MS&#8217;e yakalanan kişilerde sıklıkla görme ve duyusal bozukluklar görülüyor. Önce karın kaslarını, ardından mesane ve bağırsakların kapatıcı kaslarını kontrol edemez hale gelebiliyorlar. En sonunda ise nefes almak için ihtiyaç duyduğumuz kaslar etkileniyor.</p>
<p>MS tedavisinde amaç, bağışıklık sistemini baskılamak. Oysa hastalık ortaya çıkmadan önce önlenebilseydi bu çok daha iyi olurdu.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/ms-hastaligina-kimler-neden-yakalaniyor-0-sjvLBaHz.jpg"/><br />MS hastalığının tedavisi için en çok kullanılan ilaçlardan biri de Dimethylfumara etken maddeli &#8220;Tecfidera&#8221; kapsülleridirFotoğraf: Anne-Sophie Wittwer/imageBROKER/picture alliance </figure>
<p><b>Epstein-Barr virüsü MS riskini nasıl artırıyor?</b></p>
<p>Çin, Almanya, İsviçre ve İngiltere&#8217;den bilim insanları, Epstein-Barr virüsünün belirli bir genetik yapı ile birlikte nasıl MS’e yol açtığını ortaya koydu.</p>
<p>Burada belirleyici olan HLA-DR15 adlı bir molekül olabilir. HLA molekülleri bağışıklık sistemimizin önemli bir parçasıdır. Belirli hücrelerin yüzeyinde küçük kollar gibi yer alırlar ve bağışıklık sistemine hücre içinde neler olup bittiğini sunarlar. Böylece bağışıklık savunmasının vücuda ait yapılarla yabancı yapılar arasında ayrım yapmasına yardımcı olurlar.</p>
<p>B hücreleri Epstein-Barr virüsü ile enfekte olduğunda, virüsün parçalarını diğer bağışıklık hücrelerine sunar. Böylece bağışıklık sistemini virüse karşı harekete geçirirler. Ancak burada bir sorun vardır: Sunulan virüs yapıları, sinirlerimizin etrafındaki yalıtım tabakasında da bulunan bir proteine neredeyse birebir benzer. Bu yanılsama sayesinde bağışıklık sistemi, bu miyelin proteinine saldıracak şekilde eğitilir.</p>
<p><b>Ölümcül benzerlik: Virüs proteinleri sinir dokusunu taklit ediyor</b></p>
<p>EBV ile MS arasındaki bağlantı uzun süredir biliniyordu. Ancak bilim insanları şimdi, enfekte B hücreleri HLA-DR15 molekülünü taşıdığında Epstein-Barr virüsünün daha da sinsi bir yol izlediğini ortaya koydu. Bu durumda virüs, enfekte ettiği hücreyi öyle bir biçimde değiştiriyor ki hücre, kendi başına miyelin proteinini sunuyor. Bu şaşırtıcı, çünkü &#8220;miyelinin bir B hücresinde aslında hiç yeri yok&#8221; diyor çalışmanın başındaki Robert Martin. Böylece MS hastalarının vücudu yalnızca kazara değil, bilinçli olarak kendine saldıracak şekilde yönlendiriliyor.</p>
<p>Buna rağmen HLA-DR15, MS’in ortaya çıkış mekanizmasını tamamen açıklayamıyor. Çünkü MS&#8217;e yakalananların yalnızca yaklaşık yarısında bu genetik yapı bulunuyor. Öte yandan Kuzey Avrupa&#8217;daki insanların yaklaşık dörtte biri HLA-DR15&#8217;e sahip; bunların ise yalnızca küçük bir kısmı MS geliştiriyor. Yani genetik paket ile virüsün bir araya gelmesi otomatik olarak MS&#8217;e yol açmıyor. Bu, hastalığın ortaya çıkma olasılığını artıran bir yapı taşı. Ancak Roland Martin, yine de &#8220;bunun açık ara en önemli genetik risk faktörü&#8221; olduğunu vurguluyor .</p>
<p><b>Kritik zamanlama: Gençlik dönemindeki enfeksiyonlar neden riskli?</b></p>
<p>MS&#8217;in gelişimi açısından, EBV enfeksiyonunun ne zaman geçirildiği de belirleyici. En kırılgan dönemler, geç çocukluk ve erken yetişkinlik olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Sağlıksız beslenme, D vitamini eksikliği, sigara kullanımı, çevre kirliliği, vardiyalı çalışma ya da obezite de olumsuz etki yapabilir, diyor Martin.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/ms-hastaligina-kimler-neden-yakalaniyor-1-qQ8WPWGt.jpg"/><br />MS&#8217;in en yaygın sonuçlarından olan felç, bazen beyinden (merkezî) bazen de doğrudan omurilik veya hayatî bir organa giden sinirlerin (periferik) hasar görmesinden kaynaklanıyorFotoğraf: bilderbox.de</figure>
<p><b>Neden hâlâ EBV&#8217;ye karşı bir aşı yok?</b></p>
<p>MS uzmanları, bir insanın EBV ile hiç enfekte olmamasını sağlayacak bir aşının mümkün olmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, virüsün insana son derece iyi uyum sağlamış olması.</p>
<p>Daha olası olan ise bir kişi EBV ile enfekte olduğunda Pfeiffer bez ateşinin ortaya çıkmasını engellemek. Roland Martin, &#8220;Bunu muhtemelen erken çocukluk döneminde yapılacak bir aşıyla başarmak mümkün olabilir ve bu çok büyük bir kazanım olur&#8221; diyor.</p>
<p>Öpücük hastalığı belirtilerle seyrettiğinde, ilerleyen yıllarda MS&#8217;e yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, hastalığı kontrol altına almak için burada erken müdahale etmek istiyor.</p>
<p><b>İlk EBV aşılarının geliştirilmesi ne kadar sürer?</b></p>
<p>İlk aşı adayları şu anda çalışmalarda test ediliyor. Martin, &#8220;Aşı şu anda son derece, son derece büyük ilgi gören bir konu&#8221; diyor. Yıllar süren temkinli yaklaşımın ardından alanda hareketlilik başlamış durumda.</p>
<p>Martin&#8217;in ekibi, yeni keşfedilen bu mekanizmayı olası tedaviler için kullanmak istiyor. Bilim insanı, EBV parçalarını sunan ya da bunlara tepki veren bağışıklık hücrelerini hedef alarak ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bunun işe yarayıp yaramayacağı ayrı bir mesele&#8221; diye ekliyor. &#8220;Ama bunun için artık araçlara sahibiz.&#8221;</p>
<p>Bu tedaviler yalnızca HLA-DR15 genetik paketine sahip MS hastaları için geçerli olacak olsa da, bu bile MS ile mücadelede büyük bir başarı anlamına gelebilir.</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-hastaligina-kimler-neden-yakalaniyor-609630">MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin pili ameliyatı, tik hastalığına (Tourette sendromu) umut oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-pili-ameliyati-tik-hastaligina-tourette-sendromu-umut-oldu-591924</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 13:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berke]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Pili]]></category>
		<category><![CDATA[bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığına]]></category>
		<category><![CDATA[pili]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tık]]></category>
		<category><![CDATA[tourette]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591924</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, tik (Tourette sendromu) bozukluğu nedeniyle yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenen bir hastaya beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu – DBS) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-pili-ameliyati-tik-hastaligina-tourette-sendromu-umut-oldu-591924">Beyin pili ameliyatı, tik hastalığına (Tourette sendromu) umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, tik (Tourette sendromu) bozukluğu nedeniyle yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenen bir hastaya beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu – DBS) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ve ekibi tarafından yapılan ameliyat sonrası 20 yaşındaki Berke Bilgin’in tiklerinde belirgin azalma görülürken, sosyal uyumu ve yaşam kalitesi anlamlı şekilde arttı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 20 yaşındaki Berke Bilgin’e  beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu – DBS) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Tıptaki adı Tourette Sendromu olantik bozukluğu nedeniyle yaklaşık 10 yıldır yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenen Berke Bilgin, şikayetinden büyük ölçüde kurtuldu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İzmir Tire’de yaşayan Berke Bilgin, çocukluk döneminde başlayan istemsiz hareketlerin (tikler), yıllar içinde şiddetlenmesi nedeniyle sosyal yaşamında ve eğitim hayatında zorluklar ve olumsuzluklar yaşadı. Uzun yıllar ilaç tedavilerinden fayda göremeyen Berke Bilgin’e, Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi ekibi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda beyin pili takılmasına karar verildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tiklerde belirgin azalma görüldü</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cerrahi operasyon Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ve ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası tiklerde belirgin azalma görülürken, hastanın sosyal uyumu ve yaşam kalitesi anlamlı şekilde arttı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Beyin pili,  Tourette Sendromu’nda etkili bir seçenektir”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Kocabıçak, “Beyin pili tedavisi, sadece Parkinson veya distoni gibi hastalıklarda değil, tedaviye dirençli tik (Tourette Sendromu)<b> </b>bozukluklarında da etkili bir seçenektir.” dedi. Prof. Dr. Kocabıçak, Atlas Üniversitesi Nöromodülasyon Merkezi’nde beyin pili cerrahisinde uluslararası standartlarda hizmet sunmaya devam edildiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Berke Bilgin: “Yaşam kalitem yükseldi, sosyal ortamlarda rahatladım”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Beyin pili ameliyatı sayesinde yaşam kalitesinin arttığını belirten Berke Bilgin, “Ameliyattan sonra  tiklerimde çok fazla azalma oldu,artık arkadaşlarımla olduğum ortamlarda çok daha rahatım” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Berke’nin yaşam kalitesi arttı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Berke Bilgin’in annesi Zerrin Bilgin ve babası Nail Bilgin, çocuklarının 10 yaşında ortaya çıkan vokal ve hareket tik bozukluğu nedeniyle özellikle sosyal yaşamında zorluklar yaşadığını söyledi. Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ve ekibi tarafından Mayıs ayında gerçekleşen başarılı beyin pili operasyonu ile Berke’nin şikayetlerinin büyük ölçüde ortadan kalktığını söyleyen Bilgin çifti, Berke’nin yaşam kaltesinin arttığını, artık arkadaşlarıyla çok rahat bir şekilde sosyalleşebildiğini söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-pili-ameliyati-tik-hastaligina-tourette-sendromu-umut-oldu-591924">Beyin pili ameliyatı, tik hastalığına (Tourette sendromu) umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığına İyi Gelen Besinler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seker-hastaligina-iyi-gelen-besinler-446421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 00:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığına]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetle mücadelede yardımcı olacak süper gıdalar, kan şekerini dengelemeye yarayan besinler ve şeker hastalığını doğal yollarla kontrol altına almanın sırları bu içerikte.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-hastaligina-iyi-gelen-besinler-446421">Şeker Hastalığına İyi Gelen Besinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span>Kan şekeri seviyesinin dengede tutulması, hem tip 1 hem de tip 2 diyabeti olan bireyler için hayati önem taşır. Dengeli bir kan şekeri seviyesi, enerji seviyelerini optimize eder, ani kan şekeri dalgalanmalarını önler ve diyabetin uzun vadeli komplikasyon risklerini azaltır.</span><br /></b></p>
<ul>
<li><strong>Tarçın:</strong> <i>Tarçın</i>, insülin duyarlılığını artırarak kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Yulaf:</strong> <i>Yulaf</i>, yavaş sindirilen karbonhidratlar içerdiği için kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olmaz.</li>
<li><strong>Yeşil Yapraklı Sebzeler:</strong> <i>Yeşil yapraklı sebzeler</i>, düşük kalori ve yüksek lif içermesi sebebiyle kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.</li>
<li><strong>Kuru Fasulye ve Mercimek:</strong> <b>Kuru fasulye ve mercimek</b>, yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerini düzenler.</li>
<li><strong>Somon ve Sardalya gibi Yağlı Balıklar:</strong> <u>Omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan yağlı balıklar</u>, insülin direncini azaltabilir.</li>
<li><strong>Avokado:</strong> Sağlıklı yağlar içeren avokado, tokluk hissini artırır ve kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olur.</li>
</ul>
<p><b>Diyabetle Savaşta Yardımcı Süper Gıdalar</b></p>
<p>Diyabet, kan şekerini düzenleyen insülin hormonunun vücutta yeterince üretilmemesi veya etkili kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Diyabetle mücadelede beslenme düzeni büyük önem taşır. İşte diyabetle savaşta yardımcı olabilecek süper gıdalar:</p>
<ul>
<li><strong>Yulaf Ezmesi:</strong> Yavaş sindirilen karbonhidratlar açısından zengin olan yulaf, kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur.</li>
<li><strong>Brokoli:</strong> Antioksidanlar açısından zengin brokoli, diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Ceviz:</strong> Omega-3 yağ asitleri açısından zengin ceviz, kalp sağlığını korumaya ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Chia Tohumları:</strong> Lif bakımından zengin chia tohumları, kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Avokado:</strong> Sağlıklı yağlar açısından zengin avokado, insülin direncini azaltabilir.</li>
<li><strong>Yaban Mersini:</strong> Antioksidanlar açısından zengin yaban mersini, diyabetle mücadelede etkili olabilir.</li>
<li><strong>Yeşil Çay:</strong> Metabolizmayı hızlandırıcı etkisiyle bilinen yeşil çay, diyabet riskini azaltabilir.</li>
</ul>
<p>Yukarıda sıralanan besinler, diyabetle mücadelede yardımcı olabilir ancak herhangi bir beslenme değişikliği yapmadan önce doktorunuzla veya bir diyetisyenle görüşmeniz önemlidir.</p>
<p><b>Şeker Hastalığını Kontrol Altına Almanın Doğal Yolları</b></p>
<p>Şeker hastalığı veya tıbbi adıyla diyabet, günümüzde pek çok kişiyi etkileyen kronik bir hastalıktır. Bu hastalıkla mücadelede beslenme düzeni büyük önem taşır. İşte şeker hastalığını kontrol altına almak için tüketilmesi önerilen besinler:</p>
<ul>
<li><strong>Tam tahıllar:</strong> Yavaş sindirilen karbonhidratlar içerir ve kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur.</li>
<li><strong>Yapraklı yeşil sebzeler:</strong> Düşük kalorili ve besin değeri yüksek olan bu sebzeler, şeker hastaları için idealdir.</li>
<li><strong>Kurubaklagiller:</strong> Fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller, hem lif hem de protein açısından zengindir ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.</li>
<li><strong>Yağlı tohumlar:</strong> Ceviz, badem, chia tohumu gibi yağlı tohumlar, sağlıklı yağlar ve lif içerirler.</li>
<li><strong>Meyveler:</strong> Özellikle düşük glisemik indeksli meyveler (örneğin, çilek, yaban mersini) kan şekerinin kontrolüne yardımcı olur.</li>
</ul>
<p><b>Not:</b> <i>Her bireyin vücudu farklı tepkiler gösterebileceğinden, bu besinleri diyetinize eklerken bir sağlık profesyoneline danışmanız önemlidir.</i></p>
<p><b>Diyabet Dostu Lezzetler: Sağlıklı ve Doğal Seçenekler</b></p>
<p>Şeker hastalığı ya da bilimsel adıyla diyabet, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonunu yeterince üretememesi veya etkili bir şekilde kullanamaması durumudur. Sağlıklı beslenme, diyabet yönetiminin temel taşlarından biridir. Diyabet dostu besinler, kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olurken, aynı zamanda genel sağlığı da destekler.</p>
<p>Aşağıda, şeker hastalığına iyi gelen ve sağlıklı beslenme planının bir parçası olabilecek besinler listelenmiştir:</p>
<ul>
<li><b>Kabuklu Yemişler:</b> Fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler, sağlıklı yağlar, lif ve protein açısından zengin olup, kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur.</li>
<li><b>Tam Tahıllar:</b> Kinoa, esmer pirinç ve tam buğday gibi tam tahıllar, yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerinin yavaş yavaş yükselmesine yardımcı olur.</li>
<li><b>Yeşil Yapraklı Sebzeler:</b> Ispanak ve kale gibi yeşil yapraklı sebzeler düşük kalorili olup, mineral ve vitaminler açısından zengindir.</li>
<li><b>Meyveler:</b> Özellikle lif açısından zengin olan meyveler, kan şekerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Ancak meyve tüketimi yapılırken miktarına dikkat etmek gerekir.</li>
<li><b>Baklagiller:</b> Mercimek, nohut ve fasulye gibi baklagiller, yüksek lif ve protein içeriği ile kan şekerini stabilize etmeye yardımcı olur.</li>
<li><b>Yağlı Balıklar:</b> Somon, uskumru gibi yağlı balıklar, omega-3 yağ asitleri açısından zengin olup, kalp sağlığını destekler.</li>
</ul>
<p>Yukarıda sıralanan besinler, diyabet yönetiminde önemli bir rol oynar. Ancak, her bireyin vücut yapısı ve diyabetin seyri farklı olduğundan, kişiye özel beslenme planı için bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-hastaligina-iyi-gelen-besinler-446421">Şeker Hastalığına İyi Gelen Besinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu hafta: Hava kirliliği, Alzheimer hastalığına zemin hazırlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-hafta-hava-kirliligi-alzheimer-hastaligina-zemin-hazirliyor-424640</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 08:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bülteninde]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığına]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, her zamanki gibi birbirinden ilginç konu ve araştırmalar yer alıyor. Hava kirliliğinin Alzheimer hastalığını tetiklemesi, çocuklarda ve gençlerde ruh sağlığının beden sağlığı üzerindeki etkileri ile bağırsak mikrobiyotası ve akciğer kanseri arasındaki ilişki, bültenin son sayısında öne çıkan bazı başlıklar. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-hafta-hava-kirliligi-alzheimer-hastaligina-zemin-hazirliyor-424640">Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu hafta: Hava kirliliği, Alzheimer hastalığına zemin hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Abdi İbrahim ‘Bilimsel Gündem’ bülteninde bu hafta: </strong></em></p>
<p><em><strong>Hava kirliliği, Alzheimer hastalığına zemin hazırlıyor</strong></em></p>
<p> </p>
<p><em><strong>Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, her zamanki gibi birbirinden ilginç konu ve araştırmalar yer alıyor. Hava kirliliğinin Alzheimer hastalığını tetiklemesi, çocuklarda ve gençlerde ruh sağlığının beden sağlığı üzerindeki etkileri ile bağırsak mikrobiyotası ve akciğer kanseri arasındaki ilişki, bültenin son sayısında öne çıkan bazı başlıklar. </strong></em></p>
<p> </p>
<p>TÜRKİYE’NİN iyileştiren gücü Abdi İbrahim’in Medikal Direktörlüğü’nce hazırlanan ve 2 hafta bir yayımlanan, “Bilimsel Gündem” bültenlerinin son sayısında, yine çok yararlı bilgilere ve tıptaki son araştırmalara yer veriliyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuklarda, ruh ve beden sağlığı arasındaki çarpıcı ilişki</strong></p>
<p> </p>
<p>“Bilimsel Gündem”in yeni sayısında, özetle şu içerikler yer alıyor: </p>
<ul>
<li>Hava kirliliği, solunum ve kardiyovasküler fonksiyon bozukluklarına, uyku anormalliklerine ve hatta Alzheimer hastalığına neden olabiliyor. </li>
<li>Çocuk ve gençlerde ruh sağlığı ile beden sağlığı arasındaki ilişkiye dair araştırmaların sonuçları, bu haftaki “Bilimsel Gündem”<em><strong> </strong></em>bülteninde.</li>
<li>Bağırsak mikrobiyotasında bozulma, akciğer kanserine zemin hazırlayabiliyor. </li>
</ul>
<p><strong>Spotify ve YouTube’a da yükleniyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Tıbbın popüler alanındaki tüm yeni gelişmelerin, sade, kolay anlaşılır ve bilgilendirici bir yapıda kamuoyu ile paylaşıldığı bültenler, 25 bin KVKK onaylı kişiye mail yoluyla iletiliyor. Tıp alanındaki gelişmelerin yanı sıra Türk ve yabancı bilim insanları hakkında da bilgi paylaşımı yapılan referans kaynak niteliğindeki bültenler, Abdi İbrahim web sitesinde yayımlanıyor. Bunun yanı sıra her yeni sayısı podcast formatında Spotify’a yükleniyor ve sonrasında bu podcastler Youtube üzerinden de paylaşılıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-hafta-hava-kirliligi-alzheimer-hastaligina-zemin-hazirliyor-424640">Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu hafta: Hava kirliliği, Alzheimer hastalığına zemin hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrolsüz diyabet, diş eti hastalığına davetiye çıkarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-diyabet-dis-eti-hastaligina-davetiye-cikariyor-363913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[davetiye]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığına]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı dişler ve diş eti genellikle estetik bir sorun olarak ele alınıyor. Oysa düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı gibi ağız bakım alışkanlıkları, kalp hastalıkları, bakteriyel zatürre hatta felçten dahi koruyabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-diyabet-dis-eti-hastaligina-davetiye-cikariyor-363913">Kontrolsüz diyabet, diş eti hastalığına davetiye çıkarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı dişler ve diş eti genellikle estetik bir sorun olarak ele alınıyor. Oysa düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı gibi ağız bakım alışkanlıkları, kalp hastalıkları, bakteriyel zatürre hatta felçten dahi koruyabiliyor. </p>
<p><strong>Acıbadem Ankara Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Eda Özdere </strong>ağız sağlığının doğrudan tüm vücut sağlığı ile ilgili olduğunun unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söylüyor “Günde iki kez diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli doktor kontrolü, sağlıklı beslenme gibi basit ve etkili alışkanlıkları yaşam boyu sürdürmek büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p>Ağzımızda çoğunlukla zararsız bakteriler bulunduğunu söyleyen Acıbadem Ankara Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Eda Özdere “Ağzımız sindirim ve solunum sisteminize giriş noktasıdır ve ağız yoluyla giren bazı bakteriler hastalıklara yol açabilir. Ağız hijyeni olmayan bireylerde bu bakteriler, diş çürüğü ve diş eti hastalığı gibi ağız enfeksiyonlarına yol açabilecek seviyelere ulaşabilir. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların da tükürük akışını bozması ağız hijyenini olumsuz etkileyebiliyor. Çünkü tükürük, ağzımıza giren yiyecekleri yıkar ve ağızdaki bakteriler tarafından üretilen asitleri nötralize ederek mikroplardan korunmaya yardımcı olur” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Çocuk sahibi olmak isteyenler dikkat!</strong></p>
<p>Sağlıksız ağız yapısının kardiyovasküler hastalıkların yanı sıra, felç, bakteriyel zatürre gibi hayati sorunlara yol açabileceğini kaydeden Dr. Eda Özdere, hamilelere de uyarılarda bulunuyor. ABD’deki Kuzey Carolina Üniversitesi&#8217;nde yapılan beş yıllık bir araştırmaya göre periodontal hastalığı olan hamilelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskinin 7 kat arttığını anlatan Dr. Eda Özdere, “Diyabeti olan kişilerde diş eti çekilmesi daha sık ve şiddetli seyrediyor. Yapılan çalışmalar, diş eti hastalığı olan kişilerin kan şekeri seviyelerini kontrol etmekte daha zorlandıklarını da ortaya koyuyor. Kısacası düzenli ağız ve diş bakımı, diyabet kontrolünü kolaylaştırabiliyor. Yani kontrolsüz diyabet, diş eti hastalıklarına davetiye çıkartırken diyabetli bireylerde tedavi edilmeyen bu hastalıklar diyabetin kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor” diyor.</p>
<p><strong>Kalp hastalığı riski üç katına çıkıyor</strong></p>
<p>Ağız bakterilerinin ve diş eti iltihabının birtakım kronik hastalıklara da yol açtığını aktaran Dr. Eda Özdere şunları söyledi: “Kalpte meydana gelen ve endokardit adı verilen enfeksiyon, genellikle ağız yoluyla vücuda giren bakteri veya diğer mikropların kan dolaşımı yoluyla kalbin belirli bölgelerine ulaşmasıyla ortaya çıkar. Araştırmalara göre periodontal (diş ve dişetlerini etkileyen iltihap) hastalığı olan kişilerin kalp hastalığına yakalanma riski üç kat fazla.” </p>
<p><strong>Ağız sağlığını korumak için 5 temel alışkanlık</strong></p>
<p>Peki, sağlıklı diş ve diş eti için neler yapılması gerekiyor? Acıbadem Ankara Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Eda Özdere, bu sorunun cevabı olan yöntemleri şöyle özetliyor:</p>
<p>-Dişlerinizi günde iki kez düzenli olarak fırçalamayı ihmal etmeyin.</p>
<p>-Dişlerin arasına kaçan gıdaların ağız kokusuna, diş etinde tahrişe ve hastalığa neden olmasını önlemek için günlük diş ipi kullanmaya özen gösterin.</p>
<p>-Oluşabilecek sorunları önlemek veya erken aşamalarında tespit edebilmek için diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret edin. </p>
<p>-Sağlıklı ve dengeli beslenin.</p>
<p>-Sigara kullanmayın.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-diyabet-dis-eti-hastaligina-davetiye-cikariyor-363913">Kontrolsüz diyabet, diş eti hastalığına davetiye çıkarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
