<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastalarına | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastalarina/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastalarina</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 13:13:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hastalarına | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastalarina</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla başlatılan çalışma kapsamında, Manisa’da ikamet eden ihtiyaç sahibi Tip-1 diyabet hastalarına şeker ölçüm sensörü desteği verilecek.</p>
<p>Özellikle 18 yaşını dolduran bireylerde devlet desteğinin sona ermesiyle oluşan mağduriyeti gidermeyi hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi, yüksek maliyeti nedeniyle temin edilmekte zorlanılan bu cihazları hak sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştıracak. Destekten yararlanmak için Manisa il sınırlarında ikamet etmek, diyabet tanısı almış olmak ve sosyal yardım kriterlerine uygunluk şartı aranacak.</p>
<p><b>Başvurular Dijital Ortamda Alınacak</b></p>
<p>18 yaş altı hastaların başvuruları devlet desteği kapsamında oldukları için kabul edilmeyecek. Proje yalnızca 18 yaş üzeri ihtiyaç sahiplerini kapsayacak. Adaylar, https://yonetisim.manisa.bel.tr/WebBasvuru/tip-1-diyabet-sensoru-talep-basvuru-formu#/ başvuru linki üzerinden form doldurarak taleplerini iletebilecek. Başvuru sırasında sağlık raporunun sisteme yüklenmesi zorunlu tutulurken, raporu eksik olan başvurular geçersiz sayılacak.</p>
<p><b>“Bu Cihazlar Lüks Değil, Hayati Bir İhtiyaçtır”</b></p>
<p>Hizmetin önemine dikkat çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, vatandaşların sağlığa erişimini kolaylaştırmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak en öncelikli görevimiz, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve halk sağlığını korumak adına her türlü imkanı seferber etmektir. Şeker ölçüm sensörleri, diyabet hastalarımız için bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. 18 yaşından sonra bu desteğin kesilmesi hemşerilerimizi hem sağlık hem de ekonomik açıdan zor bir durumda bırakıyordu. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak bu yükü devralıyor ve sensörleri ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza biz sağlıyoruz. Kimsenin imkansızlık nedeniyle sağlığından ödün vermesine izin vermeyeceğiz. Her zaman yanınızdayız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet Hastalarına 5 Kritik Oruç Uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-616411</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:03:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[Hipoglisemi]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında diyabet hastalarının en sık sorduğu soru “Oruç tutabilir miyim?” oluyor. Diyabet; kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak hipoglisemi, hiperglisemi ve diyabetik koma gibi ciddi riskler barındırabilen kronik bir hastalık olduğu için oruç kararı kişiye özel tıbbi değerlendirme gerektiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-616411">Diyabet Hastalarına 5 Kritik Oruç Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında diyabet hastalarının en sık sorduğu soru “Oruç tutabilir miyim?” oluyor. Diyabet; kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak hipoglisemi, hiperglisemi ve diyabetik koma gibi ciddi riskler barındırabilen kronik bir hastalık olduğu için oruç kararı kişiye özel tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Bazı hasta gruplarında riskler hayati boyuta ulaşabiliyorken uygun hastalarda, doğru planlama ve düzenli takip ile oruç süreci güvenli bir şekilde yürütülebiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Yavuzer, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken önemli noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>1&#xfe0f;. Oruç kararı doktor kontrolüyle verilmeli</strong></p>
<p>Her diyabet hastası, takip edildiği hekimin mevcut durumunu değerlendirerek onay vermesi ve daha önemlisi güvenli oruç tutma sorumluluğunu alacak şekilde eğitim alması koşuluyla oruç tutabilir. Bu karar mutlaka kişinin durumu değerlendirilerek özel olarak verilmelidir. Kişi sağlıklı bir şekilde oruç tutmak istiyorsa öncelikle doktoruna başvurmalıdır. Yaş, diyabet tipi, ek hastalıklar, kullanılan tüm ilaçlar, hastalığın kontrol düzeyi ve hatta hastanın yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Kontrolsüz diyabeti olan, HbA1c değeri 9’un üzerinde seyreden, sık hipoglisemi yaşayan veya yakın zamanda diyabet koması geçiren hastalar yüksek risk grubunda kabul edilir ve bu hastaların genellikle oruç tutması önerilmez.</p>
<p><strong>2&#xfe0f;. Kan şekerinin kritik sınırları aşmamasına dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Kan şekerinin 70 mg/dl’nin altına düşmesi ya da 300 mg/dl’nin üzerine çıkması diyabet hastaları açısından ciddi risk oluşturur. Bu nedenle oruç sürecinde kan şekeri değerlerinin güvenli aralıkta seyretmesine özellikle dikkat edilmelidir. Hipoglisemi; titreme, soğuk terleme, çarpıntı, bulanık görme, konuşma bozukluğu ve bilinç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu tür şikayetlerin ciddiye alınması ve kan şekeri takibinin ihmal edilmemesi gerekir. Kan şekeri ölçümü gün içinde ihtiyaç duyulan her an ölçüm yapılması, olası risklerin erken fark edilmesi açısından önem taşır.</p>
<p><strong>3&#xfe0f;. İlaç ve insülin dozları yeniden planlanmalı</strong></p>
<p>Oruç tutmayı planlayan diyabet hastalarında ilaç saatleri iftar ve sahura göre yeniden düzenlenmelidir. İnsülin kullanan hastalarda özellikle sahur dozu hipoglisemi riskine karşı azaltılabilir, iftar dozu ise alınan kaloriye göre ayarlanmalıdır. Doz ayarlaması yapmadan oruç tutmak ciddi risk oluşturabileceği için dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>4&#xfe0f;. Sahurda protein, iftarda dengeli karbonhidrat</strong></p>
<p>Sahur, uzun açlık sürecine geçiş öğünü olduğu için içeriği büyük önem taşır. Böbrek fonksiyonları uygunsa; süt, yoğurt, kefir ve peynir gibi süt ürünleri, yumurta, az tuzlu zeytin, tavuk gibi protein açısından zengin besinler tercih edilmelidir. Bu öğüne domates ve salatalık gibi lif oranı yüksek sebzeler ile gereğinde tam tahıllar eklenebilir. Protein içeren besinler midede daha uzun süre kaldığı için tokluk süresini uzatır ve hipoglisemi riskini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p>İftarda ise uzun süren açlık sonrası hızlı ve aşırı karbonhidrat tüketimi kan şekerinin ani yükselmesine neden olabilir. Pide, hamur işleri, pirinç pilavı ve şerbetli tatlılar sınırlandırılmalıdır. İftara çorbayla başlamak hem sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur hem de daha kontrollü bir geçiş sağlar. Sebze ve zeytinyağlı yemeklere ağırlık verilmesi, kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur pilavı gibi glisemik indeksi düşük besinlerin tercih edilmesi gün içindeki kan şekeri dengesine katkı sağlar. Büyük porsiyonlar yerine daha küçük ve dengeli öğünler önerilir. Tatlı tüketilecekse küçük porsiyonlu sütlü tatlılar tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>5&#xfe0f;. İftardan sahura kadar sıvı ihtiyacını sağlanmalı</strong></p>
<p>Diyabetli hastada gün içi su ve sıvı alımının azalması ile oluşan sıvı açığı kan şekerinde dengesizlik yaratabilir. Sıvı açığı hipoglisemi, hiperglisemi ve ketoasidoz dahil tüm diyabetik komaların gelişimi için risk oluşturabilir. Bu nedenle iftara bol su ile başlamak, iki ana öğün ve aralarda yeterince su ve şekersiz içecekler ile vücudun sıvı dengesini düzenlemek gerekir. Ayrıca kahve ve çay gibi idrar söktürücü etki ile sıvı kaybını arttıran ve şeker ilave edilmiş meyve suyu, komposto, şurup gibi kan şekerini hızlıca arttıran içecekler en aza indirilmelidir. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-616411">Diyabet Hastalarına 5 Kritik Oruç Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 15:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br />  Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p>Düşük-Orta Riskli Grup: Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p>Yüksek Riskli Grup: Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p>Çok Yüksek Riskli Grup: İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<p>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</p>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br /> Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar. Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br /> Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p><em>Düşük-Orta Riskli Grup:</em> Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p><em>Yüksek Riskli Grup:</em> Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p><em>Çok Yüksek Riskli Grup:</em> İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<ol>
<li>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.</li>
<li>Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.</li>
<li>Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.</li>
<li>Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</li>
</ol>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br />Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da Glokom Hastalarına Kritik Uyarı: &#8220;Göz Damlasını İhmal Etmeyin&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-glokom-hastalarina-kritik-uyari-goz-damlasini-ihmal-etmeyin-614108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aykan]]></category>
		<category><![CDATA[damlasını]]></category>
		<category><![CDATA[glokom]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Glokom hastalığının tedavisinde kullanılan damlalar, görme kaybını önlemek için basıncı kontrol altında tutan en kritik unsurlardan biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-glokom-hastalarina-kritik-uyari-goz-damlasini-ihmal-etmeyin-614108">Ramazan&#8217;da Glokom Hastalarına Kritik Uyarı: &#8220;Göz Damlasını İhmal Etmeyin&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Glokom hastalığının tedavisinde kullanılan damlalar, görme kaybını önlemek için basıncı kontrol altında tutan en kritik unsurlardan biri. Ancak birçok hasta, Ramazan ayında &#8220;orucum bozulur&#8221; kaygısıyla göz damlalarını ihmal edebiliyor. Konu hakkında önemli bilgilendirmelerde bulunan Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, tedavide kullanılan damlaların ihmal edildiği takdirde geri dönüşü zor görme kayıplarına sebep olabileceğini söyledi.</p>
<p>Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom hastalığının tedavisinde kullanılan damlaların aksatılmasının risklerinden bahseden Prof. Dr. Ümit Aykan, “Oruç tutacak kişilerin göz damlalarını ihmal etmemeleri ve tedavilerinin sürekliliğine dikkat etmeleri gerekiyor. Ramazan ayında, ‘iftardan sonra damlatırım’ şeklinde bir görüş olabiliyor ancak gün içindeki basınç dalgalanmaları sinir hücrelerine zarar verebilir” dedi.</p>
<p>Göz muayenesi olması gereken hastaların da Ramazan dolayısıyla tedavilerini ertelememeleri gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aykan, muayene ve tedavide kullanılan göz damlasının orucu bozmayacağına dair Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın müspet görüşünün olduğunu da hatırlattı.</p>
<p><strong>İftarda aşırı su tüketimine dikkat</strong></p>
<p>Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun ardından iftar sofrasında hızlı su tüketiminin göz sağlığı açısından tehlikelerine dikkat çeken Prof. Dr. Aykan, “İftarın hemen ardından, kısa bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen aşırı su tüketimi, göz içi basıncında ani ve sert yükselişlere neden olabilmektedir. Metabolizmanın sıvı adaptasyonunu sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi için su tüketimi iftar ile sahur arasındaki geniş zaman dilimine yayılmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlaç kullanımının sona ermesi mümkün</strong><br />Glokom hastalığında yenilikçi bir yöntem olarak öne çıkan stent tedavisinin, ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya cerrahi müdahale gerektiren hastalar için uygun bir seçenek olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, “İnsan vücuduna yerleştirilebilen en küçük implant olan stent tedavisi sayesinde, göz içi sıvısının akışını düzenleyerek basıncı düşürebiliyoruz. Böylece, glokom tedavisinde ilaç bağımlılığını ortadan kaldırırken, basınç kontrolünde yüksek başarı oranı sağlayabiliyoruz. Bu tedavi sonrası ilaç kullanımının azaltılması ya da tamamen kesilmesi de mümkündür. Ancak hastaların düzenli göz muayenelerine devam etmeleri ve doktorlarının önerilerine uymaları önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>Kimler glokom açısından risk altında?</strong></p>
<ul>
<li>40 yaş üzerindeki kişiler</li>
<li>Ailesinde glokom öyküsü olanlar</li>
<li>Şeker hastalığı, hipertansiyon ve damar hastalığı olanlar</li>
<li>Miyoplar</li>
<li>Ciddi göz travması geçirenler</li>
<li>Uzun süreli kortizon kullananlar</li>
<li>Retina hastalıkları, üveit ve göz tümörleri glokom riskini artıran durumlar arasındadır.</li>
</ul>
<p><strong>Doktora ne zaman gidilmeli?</strong></p>
<p>Dünya genelinde körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alan bu ciddi hastalık, geç tanı konulduğunda geri dönüşü olmayan kalıcı görme kayıplarına yol açmaktadır. Hastalığın en yaygın türü olan açık açılı glokom, görme sinirinde telafisi mümkün olmayan ağır hasarlar oluşana kadar neredeyse hiçbir belirti vermez. Bu durum, hastaların ancak görme yetilerinin büyük bir kısmını kaybettiklerinde doktora başvurmalarına neden olur. Ancak unutulmamalıdır ki glokomda kaybedilen görme yetisini geri getirmek mümkün değildir; tedavinin tek amacı mevcut durumu korumaktır. Bu bakımdan düzenli göz muayeneleri, glokomun erken tanısı ve başarılı bir koruyucu tedavinin planlanmasında en güçlü anahtardır. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemeden harekete geçmesi hayati önem taşır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-glokom-hastalarina-kritik-uyari-goz-damlasini-ihmal-etmeyin-614108">Ramazan&#8217;da Glokom Hastalarına Kritik Uyarı: &#8220;Göz Damlasını İhmal Etmeyin&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balçova Belediyesi&#8217;nden Fizik Tedavi ve Onkoloji Hastalarına Ulaşım Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balcova-belediyesinden-fizik-tedavi-ve-onkoloji-hastalarina-ulasim-destegi-608229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[balçova]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, ilçede yaşayan fizik tedavi ve onkoloji hastalarının hastaneye ulaşımını düzenli olarak sağlayarak hem hastalara hem de ailelerine önemli bir destek sunuyor. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, mahallelerindeki Mahalle Yaşam Alanlarına başvurabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcova-belediyesinden-fizik-tedavi-ve-onkoloji-hastalarina-ulasim-destegi-608229">Balçova Belediyesi&#8217;nden Fizik Tedavi ve Onkoloji Hastalarına Ulaşım Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, ilçede yaşayan fizik tedavi ve onkoloji hastalarının hastaneye ulaşımını düzenli olarak sağlayarak hem hastalara hem de ailelerine önemli bir destek sunuyor. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, mahallelerindeki Mahalle Yaşam Alanlarına başvurabiliyor.</p>
<p>Balçova Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlık alanındaki desteklerini sürdürüyor. İlçede yaşayan fizik tedavi ve onkoloji hastalarının hastaneye gidiş ve dönüşleri, belediye tarafından organize edilen ulaşım hizmetiyle güvenli ve düzenli bir şekilde sağlanıyor.</p>
<p>Hayata geçirilen uygulama sayesinde, tedavi süreci devam eden vatandaşların ulaşım kaynaklı yaşadığı zorlukların azaltılması hedeflenirken, hasta yakınlarının da yükü hafifletiliyor. Belediye, bu hizmetle özellikle uzun soluklu tedavi gören hastaların yalnız olmadığını hissettirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşların, ikamet ettikleri mahallede bulunan Mahalle Yaşam Alanlarına başvurarak detaylı bilgi alabilecekleri belirtildi.</p>
<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Balçova’da kimsenin kendini yalnız hissetmesine izin vermiyoruz. Özellikle fizik tedavi ve onkoloji süreci yaşayan komşularımızın yanında olmak, bizim en temel sorumluluğumuz. Bu desteği bir hizmetten öte, bir dayanışma meselesi olarak görüyoruz.”</p>
<p>Başkan Yiğit, Balçova’da dayanışmanın her alanda sürdürüleceğini vurgulayarak, “İhtiyaç duyulan her anda yurttaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcova-belediyesinden-fizik-tedavi-ve-onkoloji-hastalarina-ulasim-destegi-608229">Balçova Belediyesi&#8217;nden Fizik Tedavi ve Onkoloji Hastalarına Ulaşım Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Furkan Ayaz, MS Hastalarına Umut Olacak İlaç Geliştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-furkan-ayaz-ms-hastalarina-umut-olacak-ilac-gelistirdi-597891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:37:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayaz]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığını]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ms]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597891</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Furkan Ayaz, çalışma alanı olan bağışıklık sistemindeki gelişmelerle ilgili yaptığı sunum ile Odesa Ulusal Tıp Üniversitesi tarafından Visiting Profesör unvanı ve Fahri Doktora’ya layık görüldü. Üniversite yetkilileri, Ukrayna’da devam eden savaşın seyrine bağlı olarak önümüzdeki bir yıl içinde Ukrayna’da ders vermek, projelerde yer almak ve akademik etkileşimi sürdürmek üzere Ayaz’ı ağırlamak istediklerini de duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-furkan-ayaz-ms-hastalarina-umut-olacak-ilac-gelistirdi-597891">Prof. Dr. Furkan Ayaz, MS Hastalarına Umut Olacak İlaç Geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Furkan Ayaz, çalışma alanı olan bağışıklık sistemindeki gelişmelerle ilgili yaptığı sunum ile Odesa Ulusal Tıp Üniversitesi tarafından Visiting Profesör unvanı ve Fahri Doktora’ya layık görüldü. Üniversite yetkilileri, Ukrayna’da devam eden savaşın seyrine bağlı olarak önümüzdeki bir yıl içinde Ukrayna’da ders vermek, projelerde yer almak ve akademik etkileşimi sürdürmek üzere Ayaz’ı ağırlamak istediklerini de duyurdu.</p>
<p>Günümüzde dünyada 3 milyon kişi, Türkiye’de ise 75 bin kişi merkezi sinir sistemiyle organların bilgi iletişimini sağlayan omuriliğin miyelin tabakası üzerindeki fiziksel tahribatın bir sonucu olarak ortaya çıkan Multiple Skleroz (MS) hastalığıyla mücadele ediyor. Prof. Dr. Furkan Ayaz, MS hastalığını engelleyecek bir ilaç geliştirmesiyle tanınıyor. MS hastalarına umut olacak olan bu ilaçla birlikte bu hastalıkla mücadele edenlerin yaşam standartlarını yükseltmeyi umduklarını belirten Prof. Dr. Ayaz, genetik olarak MS’e yatkınlığı olduğu düşünülenlere de bu ilacın önceden verilerek hastalığın engellenebileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>“Çok şaşırdım ve onur duydum”</strong></p>
<p>Odesa Ulusal Tıp Üniversitesi tarafından Visiting Profesör unvanı ve Fahri Doktora’ya layık görülmesinden dolayı onur duyduğunu belirten Prof. Dr. Ayaz, “Böyle bir şey olacağını tahmin etmiyordum. Bağışıklık sistemindeki gelişmelerle, biyoteknolojik ürünlerle ilgili online olarak üniversiteye bir sunum yaptım. Üniversite akademisyenlerinin ve öğrencilerinin ilgisi yoğundu. Sunumun ardından Visiting Profesör unvanı ve Fahri Doktora vereceklerini söylediler, çok şaşırdım ve onore oldum” diyerek üniversiteyle birlikte akademik çalışmalar ve araştırmalara devam edeceklerini belirtti.</p>
<p><strong>MS hastalığının engellenmesi için ilaç geliştirdi</strong></p>
<p>İnsan bağırsağında yer alan bir bakteriden elde edilen ekzopolisakkaritlerin MS hastalığını tamamen engellediğini gözlemledikten sonra ilaç için çalışmalara başlayan İstinye Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğretim Üyesi Prof. Dr. Furkan Ayaz, 2019’da başladığı çalışmanın ardından iki yılın sonunda laboratuvar deneylerinde hastalığı engellediğini gördüklerini söyledi. İlacın çalışmasının şu anda altı yıldır ABD’de devam ettiğini belirten Prof. Dr. Ayaz, şöyle konuştu:</p>
<p>“İlaç, insan vücudundaki düzenleyici bakterilerden elde ediliyor. Bu bakteri aynı zamanda bağırsakta iltihaplanmayı engelliyor. Buradan yola çıkarak MS hastalığının tedavisinde kullanmak için çalışmaya başladık. Tabi bakteri direkt olarak insanlara enjekte edilemez. Bakterinin üzerindeki şeker molekülünün MS hastalığına iyi geldiğini keşfettikten sonra bunun üzerine çalıştım. Kısacası ilaç bu bakteriden elde ediliyor. MS hastalığında olumlu sonuç verdiği gözlendikten sonra romatizmal hastalıklarda da denendi. Onda da faydalı oldu. İki yıl süren çalışmanın ardından fare deneylerinde olumlu sonuç elde ettik. Deneylerimizde MS hastalığının ilerlemediğini gördük.”</p>
<p><strong>“Hastalığın tekrardan nüksetmesini engellemeyi hedefliyoruz”</strong></p>
<p>MS hastalığında merkezi sinir sistemini etkileyen iltihaplanmanın hastaların durumunun kötüleşmesine neden olduğunu belirten Prof. Dr. Ayaz, “MS hastalarında iltihaplanma bir artıyor bir azalıyor. Azalma olduğu zaman bu ilaç uygulandığında hastalığın tekrardan nüksetmesini engellemeyi hedefliyoruz. Patenti alınan ilaca Amerika&#8217;daki uluslararası ilaç firması 500 bin dolar bütçe desteği sağladı. İlacın çalışmalarının devam etmesi için ABD’de bir şirket kuruldu, şirket şu anda altı yıldır ilaç üzerinde çalışmaya devam ediyor. Klinik denemeler için daha büyük ilaç firmaları ile anlaşma sağlanmaya çalışılıyor. Çalışmalar sonlandıktan sonra klinik denemelere </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-furkan-ayaz-ms-hastalarina-umut-olacak-ilac-gelistirdi-597891">Prof. Dr. Furkan Ayaz, MS Hastalarına Umut Olacak İlaç Geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[tanrıdağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımda]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595746</guid>

					<description><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sadece bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda kişinin algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini belirterek, hasta yakınları ve bakıcıları için önemli iletişim stratejileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746">Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sadece bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda kişinin algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini belirterek, hasta yakınları ve bakıcıları için önemli iletişim stratejileri paylaştı.</p>
<p><strong>Hastalığın çok yönlü etkileri</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının bellek, dikkat ve dil gibi işlevlerde bozulmaya yol açarken, kişinin kendisiyle ve çevresiyle ilgili algısını da değiştirdiğini vurguladı.</p>
<p>Bu durumun, hastada davranış bozukluklarına zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Tanrıdağ, “Hasta yaşananları aklında tutamaz, kendisine söylenilenlere dikkat edemez ve derdini tam anlatamaz. Diğer yandan da sosyal norm ve kurallardan uzaklaşabilir ve kendi davranışlarını değerlendiremez ve denetleyemez. Çoğu zaman da onları normal kabul eder. Bu bakımlardan Alzheimer hastası yakınının ya da hasta bakıcısının hastalarıyla iletişim kurarken bilmesi gereken hususlar vardır.” dedi.</p>
<p><strong>Empati, sabır ve anlayış esas</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, hastalarla iletişimde temel alınması gereken ilkeleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>“Empati kurun. Her şeyden önce kendinize şu soruyu sormalısınız; ‘Eğer Alzheimer hastası o değil de ben olsaydım nasıl bir ilgi beklerdim? Sevgiyle, anlayışla ve sabırla mı karşılanmak isterdim yoksa ilgisizlik ve kabalık mı görmek isterdim?’. Sabırlı olun. Hastanız anlattıklarınız ya da ondan istedikleriniz konusunda kolaylıkla karmaşaya girebilir. Eğer bu tür bir sıkıntı hissediyorsanız isteklerinizi farklı yöntemlerle anlatmaya çalışmalısınız. Bunları yaparken asla fiziksel bir zorlama içine girmeyin. Bunu yaparken iyi niyetli olsanız bile onun tarafından kendisini zorlama olarak algılanabilir.”</p>
<p><strong>Tartışmayın!</strong></p>
<p>Hastalarla iletişimde anlayışlı olmak ve tartışmamak gerektiğini de dile getiren Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hastanız 1958 yılında olduğunu ya da sizin onun annesi olduğunu ileri sürebilir. Siz ona 2025 yılında olduğumuzu ve annesinin de uzun bir süre önce öldüğünü söylemeye kalktığınızda, o önce şaşıracak, ilerlemiş bir hasta değilse yanlış söylediğini anlayarak üzülecek ya da ilerlemiş bir hastaysa söylediklerinde ısrarcı olacak ve sizin neden ona böyle söylediğinizi anlamayarak belki de kızacaktır. Her iki durumda da hastayla iletişiminiz başarısız olacaktır. Alzheimer hastalığında kayıt zorluğu olduğundan siz ona doğruları söylemiş olsanız da o bunları aklında tutamayacaktır. Bu bakımdan hastanın yanlışlarının düzeltilmesinin ve bunlar üzerinden hastayla tartışmanın bir yararı yoktur. Hastanızla zaman ve mekan kavramlarını gündeme getirmeden rahatlıkla konuşmaya çalışın. Eğer o eskilerden bugünmüş gibi söz ediyorsa onunla o konuşmanın içine girerek sürdürün. Konuştuğu konunun bütünlüğünü bozmayın. Zaman zaman espriler yapın.”</p>
<p><strong>Yapılmaması gerekenler…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, Alzheimer hastalarıyla iletişimde kaçınılması gereken bazı durumları da şöyle sıraladı:</p>
<p>“Zorlamaktan kaçının. Hastanızı onun yapmaktan hoşlanmadığı şeyler konusunda zorlamayın. Çoğu hasta yakını bulmaca çözmenin yararlı olacağını düşünerek hastalarını saatler boyu bulmaca çözmeleri için zorlamaktadır. Bulmaca çözmenin ispatlanmış bir yararı ve mantıksal bir dayanağı yoktur. Bu bakımdan bu zamanın dışarıda ya da evin içinde müzik dinlemek ya da ilgi çekici şeyler seyretmek amacıyla geçirilmesi hasta için daha uyarıcı olacaktır.</p>
<p><strong>İlaçlarını kendileri almasın</strong></p>
<p>Hastanızın ilaçlarını kendi başına almasına izin vermeyin. Hafif-orta evrede bulunan çoğu hasta ilaçlarını düzenli alabileceği iddiasında bulunabilir. Hatta bu iddia bir kısmı için doğru da olabilir. Ancak genel bir prensip olarak unutkanlık ve dikkat azlığı yakınmaları olan hastaların kendi ilaçlarını kendilerinin alması sakıncalıdır. Bunun dışında bazı hastalar ilaçlarını aldıklarını söyleyerek onları halıların altına saklar ya da çöpe atarlar.</p>
<p><strong>Huzurevinden söz etmeyin</strong></p>
<p>Hastalarınızın yanında huzurevi ihtimalinden söz etmeyin. Alzheimer hastalığı sırasında yaşanan kayıplar hastaları önceden olduğundan daha fazla duygusal ve alıngan yapar. Bu nedenle onların geleceğiyle ilgili tahminleri ve bir seçenek olarak huzurevi ihtimalini onların yanında dile getirmeyin. Bu sözleri duyan hastalardan en azından bir bölümü sizin onların ölümünü istediğinizi ya da kendilerinden kurtulma planları yaptığınızı sanabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746">Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:44:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fenilketonüri]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588588</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor. Toplam destek miktarı yaklaşık 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmirim Kart ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebiliyor. Büyükşehir’in sosyal desteği esnafa da can suyu oluyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ihtiyaç sahibi yurttaşlara desteğini sürdürüyor. Çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olan Büyükşehir, bu yıl 2 milyon 880 bin TL’lik ödeme gerçekleştirdi. Ödeme haziran ve ekim ayında olmak üzere iki periyotta yurttaşların İzmirim Kartları’na 2 bin 500’er lira olarak aktarıldı.</p>
<p><strong>Esnafa da can suyu</strong></p>
<p>Kentteki çölyak ve fenilketonüri hastaları,  BizVarız sistemi üzerinden (https://bizvariz.izmir.bel.tr/) kendilerine en yakın anlaşmalı market ve satış noktalarını öğrenip gereksinim duydukları glütensiz ve düşük proteinli gıda maddelerini alabiliyor. Böylece hem çölyak ve fenilketonüri hastaları gerekli gıdaya daha kolay ulaşıyor hem yerel iş yerlerinin kalkınması destekleniyor.</p>
<p><strong>Özel ekmek</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Çiğli’deki Halk Ekmek Fabrikası’nda sadece çölyak hastalarının tüketebileceği özel ekmek de üretiyor. Fenilketonüri (PKU) hastaları ise üretimi devam eden glütensiz ekmekten faydalanmaya devam ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[damak]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yarık]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor. Dijital teknolojiden aktif biçimde yararlanan Ana Bilim Dalı’nda, hasta kayıtları üç boyutlu (3D) fotoğraflar elde etmek amacıyla yüz tarayıcılarıyla yapılırken, konvansiyonel yöntemlerin yanı sıra aparey tasarımları da dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu apareylerin birçoğu, 3D yazıcılar aracılığıyla fakülte bünyesinde üretiliyor.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ile yürütülen multidisipliner çalışmalar kapsamında yalnızca yarık dudak ve damak hastaları değil; travma hastaları, çene eklemi problemleri yaşayan bireyler ve ortognatik cerrahi gerektiren hastalar da tedavi ediliyor. Özellikle ortognatik cerrahi vakalarında kullanılan cerrahi splintler, gelişmiş cerrahi simülasyon programları aracılığıyla dijital olarak hazırlanıp fakültede üretiliyor.</p>
<p>Yılda yaklaşık 700 ila 1000 bebekte görülen ve özel hastanelerde tedavi maliyeti dudak uçuklatan yarık dudak ve damak anomalilerinin tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p><b>“YARIK DUDAK VE DAMAK, YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”</b></p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezinden Prof. Dr. Candan Efeoğlu, hastalığın tedavisi için yeterli ekipman ve güçlü bir ekibe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, “Yarık dudak ve damak, doğuştan görülen yüz ve çene bölgesi anomalileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu durum hem estetik görünümü hem de çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları etkileyerek bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir. Özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu olgularda, çene kemiklerinin büyümesini ve yeniden şekillenmesini sağlayan distraksiyon osteogenezisi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu ileri düzey tedavi yöntemi, yüksek teknoloji, deneyim ve multidisipliner bir ekip çalışması gerektirir. Bu nedenle, ülkemizde bu tür uygulamaların gerçekleştirildiği merkezlerin sayısı oldukça sınırlıdır,” dedi.</p>
<p><b>“DEÜ İŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE OLAN TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”</b></p>
<p>Yarık dudak-damak hastalarının tedavisinin kamuda sınırlı sayıda merkezde özel sektörde ise yüksek maliyetlerde yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Candan Efeoğlu, DEÜ’nün bu alandaki toplumsal katkısına dikkat çekti.</p>
<p>Efeoğlu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>
<p>“Kullanılan titanyum apareyler, cerrahi ekipmanlar, anestezi ve ameliyathane giderleri ciddi maddi yük oluşturur. Ayrıca tedavi süresinin bir buçuk ila iki yıl arasında sürmesi, toplam maliyeti daha da artırmaktadır. Yarık dudak-damak hastalarının büyük bir kısmının düşük sosyoekonomik koşullara sahip olması, bu yüksek maliyetli tedavilere erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne olan talebi her geçen gün artırmaktadır.”</p>
<p><b>“DİSTRAKSİYON OSTEOGENEZİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ”</b></p>
<p>Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal ise, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, “Bu hastaların tedavisinde özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu vakalarda ağız içi ve ağız dışı Distraksiyon Osteogenezi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, çene kemiklerinin büyümesini sağlayarak hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sunmaktadır. Ancak bu ileri düzey tedavi yaklaşımlarının uygulandığı merkezlerin sayısı ülkemizde oldukça sınırlıdır,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“DENEYİM VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRİYORUZ”</b></p>
<p>Doç. Dr. Yurdakal, tedavi sürecinin multidisipliner iş birliği gerektirdiğini vurgulayarak, “Üniversitemizde gerek ağız içi gerekse ağız dışı distraksiyon osteogenezi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğinde, Doç. Dr. Anıl Özyurt ve Doç. Dr. Kübra Öztürk ile birlikte ekip çalışmasıyla uygulanmaktadır. Prof. Dr. Efeoğlu’nun bilgi ve tecrübesi gerek hastalarımız gerekse uzmanlık eğitimi alan asistanlarımız açısından son derece kıymetlidir. Bu tecrübeyi teknoloji ile birleştirdiğimizde çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz,” dedi.</p>
<p>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı’nın amacının hem ileri tedavi yöntemleriyle hastalara en uygun çözümleri sunmak hem de bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak olduğunu belirten Yurdakal, “Bir çocuğun ya da yetişkinin hayatına dokunmanın öneminin farkındayız. Hedefimiz, teknolojiyi etkin biçimde kullanarak en iyi tedaviyi sunmak ve hekim açığının bulunduğu bu alanda modern tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasını sağlamaktır,” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz Hastalarına Rehberlik Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/skolyoz-hastalarina-rehberlik-ediyor-581388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 22:16:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[skolyoz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kadın Sağlığı Danışma Merkezi, kadınların hem fiziksel hem de zihinsel sağlıklarını desteklemeyi hedefliyor. Tüm hizmetler ücretsiz sunularak, aile bütçelerine de katkı sağlanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skolyoz-hastalarina-rehberlik-ediyor-581388">Skolyoz Hastalarına Rehberlik Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Omurga sağlığı sorunları yaşayan 18-65 yaş arası kadınlara egzersiz danışmanlığı hizmeti sunulurken, 10-18 yaş grubunda skolyoz tanısı konan genç bireyler için de bireysel destek seansları düzenleniyor. Verilen hizmetler sayesinde kadınlar ekonomik şartlara takılmadan, güvenilir bir kurum çatısı altında sağlıklarına katkı alabiliyor.</p>
<p>Deniz: “Skolyozun eğriliğine ve yaşına bağlı olarak, kişiye yönelik egzersiz programları uyguluyoruz”</p>
<p>Büyükşehir Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde Fizyoterapist olarak görev yapan Ayşe Deniz, merkez hakkında bilgiler verdi. Deniz, “Burada 18-65 yaş arası omurga sağlığı problemi olan veya kas, iskelet sistemi hastalığı yaşayan danışanlarımıza, egzersiz danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda, 10-18 yaş arası Skolyoz tanısı alan hastaları da bireysel seanslara almaktayız” dedi. Skolyoz hastalığının son günlerde çok artış gösterdiği ifade eden Deniz, hastalığın detayları ve ilerleyiş süreci hakkında bilgiler vererek, “Eğriliği ve kişinin ağrılarını azaltmak için, 3 boyutlu Skolyoz egzersizleri yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Merkeze gelen danışanların süreçleri hakkında da açıklamalarda bulunan Deniz, “İlk önce fiziksel bir değerlendirmeye alıyoruz. Kişinin varsa grafisi, Skolyoz tetkiki ve doktor onayı ile birlikte bir egzersiz programı belirliyoruz. Skolyozun eğriliğine ve yaşına bağlı olarak, kişiye yönelik egzersiz programları belirleyip bu yönde çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Haftanın 2 günü ve toplam 20 seans olacak şekilde danışanlara hizmet verdiklerini ifade eden Deniz, “Sürecin sonuna doğru hastalıklarının son durumunu değerlendirip, ilerleme kaydetmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımız Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi’nden kayıt oluşturarak bu hizmetten faydalanabilirler. Buradan hizmet alan 10-18 yaş arası bireylerin Skolyoz eğriliğinde ve ağrılarında azalma oldu. Büyükşehir Belediyesi olarak, bu alanda da bütün vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.  </p>
<p>Arslan: “Büyükşehir birçok noktada hayatımıza dokunuyor”</p>
<p>Danışma merkezine kızı için geldiklerini söyleyen ve yaşadıkları süreci anlatan Yasemin Arslan, “Kızım 3 yıldır Skolyoz hastası. Hızlı bir şekilde destek almaya başladık başladık. Şu anda da seanslarımız bitmeye yakın. Ölçümlerimizde tedavinin olumlu geri dönüşünü aldık” dedi. Skolyoz hastalığının maddi ve manevi açıdan zor bir süreç olduğuna değinen Arslan, “Burada yapılan egzersizleri dışarıdan aldığınız zaman, gerçekten çok külfetli. Bu merkez, en zora düştüğümüz zaman karşımıza çıktı ve bize büyük bir destek oldu” diye konuştu.</p>
<p>Kızının aktif olarak voleybol ile ilgilendiğini söyleyen Arslan; merkeze gelen ailelere Skolyoz hastalığı konusunda farkındalık yaratıldığını belirterek, kızına tanı konma ve fark etme süreçlerini aktardı. </p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin birçok noktada hayatlarına dokunduğunu sözlerine ekleyen Arslan, “Biz aynı zamanda, Büyükşehir’in etüt merkezinden de yararlanıyoruz. Etüt merkezinde Büyükşehir’in HPV aşı kampanyasını öğrendik. Bugün buraya HPV aşısının 2. dozunu yaptırıp geldik. Büyükşehirle karşılaşmamız; tedavi sürecimizde bizi maddi ve manevi olarak çok rahatlattı. Bu yüzden sonsuz teşekkür ediyoruz” sözlerine yer verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skolyoz-hastalarina-rehberlik-ediyor-581388">Skolyoz Hastalarına Rehberlik Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-colyak-hastalarina-gida-yardimi-suruyor-579127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:03:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[Çölyak Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[glütensiz]]></category>
		<category><![CDATA[Glutensiz Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[paket]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yardımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sadece glutensiz gıda tüketmek zorunda olan çölyak hastalarına yönelik gıda yardımı desteği sürüyor. Büyükşehir’in bu desteği ile ihtiyaç sahibi çölyak hastaları sağlıklı, güvenli gıdaya ücretsiz ve kolayca ulaşabiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-colyak-hastalarina-gida-yardimi-suruyor-579127">Büyükşehir&#8217;in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sadece glutensiz gıda tüketmek zorunda olan çölyak hastalarına yönelik gıda yardımı desteği sürüyor. Büyükşehir’in bu desteği ile ihtiyaç sahibi çölyak hastaları sağlıklı, güvenli gıdaya ücretsiz ve kolayca ulaşabiliyor</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, özel beslenme ihtiyacı olan çölyak hastalarına destek sağlıyor. Vatandaşlar, çölyak teşhisini gösteren sağlık raporu ve dilekçeleriyle belediyeye başvuruda bulunabiliyor. Sosyal inceleme uzmanlarının değerlendirmeleri sonucunda, uygun görülen ihtiyaç sahibi vatandaşların adreslerine ücretsiz glutensiz gıda paketleri ulaştırılıyor.</p>
<p>BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇÖLYAK HASTALARINA DESTEK</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, glutensiz beslenmek zorunda olan vatandaşları unutmadıklarını belirterek, “Sosyal destek politikalarımızı vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyoruz. 2020 yılında başlattığımız glutensiz gıda kolisi uygulamasıyla çölyak hastalarının yanında olmaya devam ediyoruz. 235 haneye düzenli olarak glutensiz gıda desteği sağlıyoruz. Gıda paketlerimizde 3 adet glutensiz un, 2 paket glutensiz makarna, 1 paket glutensiz şehriye, 4 paket tatlı ve 4 paket tuzlu glutensiz kurabiye bulunuyor” dedi.</p>
<p>ÇÖLYAK HASTALARINA BÜYÜKŞEHİR’DEN CAN SUYU</p>
<p>Beş yıldır çölyak hastalığı ile mücadele eden Esra Ünsal, çok zor bir hastalıkla mücadele ettiklerini belirterek, “Dışarıda restoranlarda yemek yemek neredeyse imkânsız. 13 yaşındaki kızım da çölyak hastası. Dışarı çıktığımızda güvenilir, glütensiz ürün bulmak çok zor oluyor. Bu gıdalar çok pahalı, hepsini tedarik edemiyoruz. Büyükşehir Belediyemiz sağolsun, kapımıza kadar getiriyor. Kutudan çıkan unlarla evde pasta, börek yapabiliyorum. Ama dışarıda herkes gibi yiyip içip vakit geçiremiyoruz. Belediyemize bu desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>ÇÖLYAK HASTASI ÇOCUĞUNA BÜYÜKŞEHİR UMUT OLDU</p>
<p>Çölyak hastası çocuğu için glutensiz gıda desteği alan Kerime Yılmaz da memnuniyetini dile getirerek, “4 yaşında bir kızım var, çölyak hastası. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim. Bu ürünler kolay bulunmuyor ve çok pahalı. Kızım her gıdayı yiyemiyor, sadece mısırdan üretilen gıdaları tüketebiliyor. Bu destek bizim için çok kıymetli” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-colyak-hastalarina-gida-yardimi-suruyor-579127">Büyükşehir&#8217;in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahramankazan Belediyesi&#8217;nden Çölyak Hastalarına Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-576670</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:19:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kahramankazan]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramankazan Belediyesi, çölyak hastalarının temel beslenme ihtiyaçlarına duyarlılıkla yaklaşarak hayata geçirdiği ‘Çölyak’ın Farkındayız, Yanınızdayız’ projesiyle çölyak hastalarının yaşam kalitelerini artırmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-576670">Kahramankazan Belediyesi&#8217;nden Çölyak Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramankazan Belediyesi, çölyak hastalarının temel beslenme ihtiyaçlarına duyarlılıkla yaklaşarak hayata geçirdiği ‘Çölyak’ın Farkındayız, Yanınızdayız’ projesiyle çölyak hastalarının yaşam kalitelerini artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Kahramankazan Belediyesi, çölyak tanısı bulunan vatandaşların yaşamını kolaylaştırmak ve çölyak hastalarının beslenme güvenliğini sağlamak amacıyla yeni bir farkındalık projesi hayata geçirdi. “Çölyak’ın Farkındayız. Yanınızdayız” sloganıyla duyurulan çalışma kapsamında, çölyak raporu bulunan vatandaşlar belediyenin Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne başvurarak destekten yararlanabilecek.</p>
<p>Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün 13. katında başvurular kabul edilirken, ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlar 0312 814 30 31 numaralı telefondan bilgi edinebilecek.</p>
<p>Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, çölyak hastalarının sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için her türlü desteğin sağlanacağını vurgulayarak, “Vatandaşlarımızın bu süreçte yalnız olmadıklarını bilmelerini istiyoruz. Onların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve gluten içermeyen temel gıdalara güvenle ulaşmaları için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. Başkan Çırpanoğlu, toplum sağlığına duyarlılıkla yaklaştıklarını ve farkındalık çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdüreceğini vurguladı.</p>
<p>Giderek daha fazla bilinirlik kazanan bu hastalığa gösterilen duyarlılık ve verilen destek, Başkan Çırpanoğlu’nun önemle vurguladığı çözüm odaklı ve vatandaş merkezli yönetim anlayışını güçlendiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-576670">Kahramankazan Belediyesi&#8217;nden Çölyak Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer ve Demans Hastalarına Takip Cihazı Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-ve-demans-hastalarina-takip-cihazi-destegi-575250</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 13:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kahramankazan Belediyesi iş birliğiyle, Alzheimer ve diğer demans hastalarına yönelik anlamlı bir sosyal destek projesi hayata geçirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-ve-demans-hastalarina-takip-cihazi-destegi-575250">Alzheimer ve Demans Hastalarına Takip Cihazı Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kahramankazan Belediyesi iş birliğiyle, Alzheimer ve diğer demans hastalarına yönelik anlamlı bir sosyal destek projesi hayata geçirildi. Korkusuz Adımlar projesiyle, kaybolma riski taşıyan hastalar için konum takibi yapılabilen elektronik cihazlar veriliyor.</b></p>
<p>Alzheimer ve diğer demans vakalarına karşı, hasta yakınlarının en büyük endişelerinden biri olan kaybolma riski, bu projeyle en aza indirilmesi hedefleniyor. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda geliştirilen proje sayesinde hem hastaların güvenliği sağlanıyor hem de hasta yakınlarının yaşam kalitesi artırılıyor.</p>
<p>Proje kapsamında cihazlar sayesinde Alzheimer ve demans hastalarının anlık konumları takip edilebiliyor. Böylece olası kaybolma durumlarına hızlıca müdahale edilebiliyor, hasta güvenliği sağlanırken olası kayıp vakalarının önüne geçilmiş oluyor.</p>
<p>Cihaz desteğinden faydalanmak isteyen vatandaşlardan hastalık raporu, ikametgâh belgesi ve hasta yakınına ait bilgiler talep ediliyor. Yapılan değerlendirme sonucunda uygun görülen başvurulara cihaz desteği sağlanıyor.</p>
<p>Cihazların temin ve dağıtımı, Kahramankazan Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülüyor. Ayrıca cihazı kullanacak hasta yakınlarına uygulamalı eğitimler verilerek konum takibi, veri güvenliği ve cihazın kullanım sınırları hakkında kapsamlı bilgilendirme de sunuluyor.</p>
<p>Başvurular, Kahramankazan Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne yapılıyor. Projeye ilişkin detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, <b>0537 040 67 60</b> veya <b>0312 814 30 31</b> numaralı telefonlardan yetkililere ulaşabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-ve-demans-hastalarina-takip-cihazi-destegi-575250">Alzheimer ve Demans Hastalarına Takip Cihazı Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabetik ayak hastalarına yaz önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabetik-ayak-hastalarina-yaz-onerileri-564659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetik ayak, diyabet hastalarında sinirlerde ve damar sisteminde oluşan hasarlar nedeniyle ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetik-ayak-hastalarina-yaz-onerileri-564659">Diyabetik ayak hastalarına yaz önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetik ayak, diyabet hastalarında sinirlerde ve damar sisteminde oluşan hasarlar nedeniyle ortaya çıkıyor. Sinir hasarı, ayağın ağrı, sıcaklık ve yaralanma gibi uyarıları hissetmesini engelliyor, bu nedenle hastalar küçük yaraları fark edemez hale geliyor ve tedavi de gecikebiliyor. Öte yandan, damar hasarları dokulara giden kan akışını azaltarak, yaranın iyileşmesini zorlaştırıyor ve enfeksiyon riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcaklık, terleme ve yanlış ayakkabı kullanımı da bu süreci hızlandırarak, ayakta ciddi yaralara ve çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Serkan Akçay, yaz aylarının diyabetik ayak hastaları için özel riskler barındırdığını belirterek, alınması gereken önlemleri paylaştı.</p>
<p><strong>Yazın yara oluşumu kolaylaşıyor</strong></p>
<p>Sıcak hava, terleme, uygunsuz ayakkabı seçimi ve çıplak ayakla dolaşma gibi etkenler, diyabetik ayak hastalarında yara oluşumunu kolaylaştırabilir veya mevcut yaraları kötüleştirebilir. Yazın artan mantar ve enfeksiyon riski de bu dönemi diyabetik ayak hastaları için daha hassas hale getirir.</p>
<p><strong>Sıcak ve güneşten korunmak için önlem alın </strong></p>
<p>Hastaların ayaklarını güneşten koruması önemlidir çünkü yaz aylarında sık görülen güneş yanıkları yara oluşumuna neden olabilir. Kum, asfalt veya taş zeminler aşırı ısınabilir ve nöropatisi olan hastalar bu yanıkları fark edemeyebilir. Yeterli sıvı tüketerek cilt kuruluğunu ve çatlak oluşumunu önlemek önemlidir.</p>
<p><strong>Ayak bakımı ve günlük kontrol</strong></p>
<p>Yaz aylarında diyabetik ayak hastalarının ayak sağlığını koruyacak bazı önlemler alması gerekir. Bu tedbirler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Ayaklarınızı her gün yaralar, kızarıklık, su toplaması, çatlak veya renk değişikliği açısından kontrol edin.</li>
<li>Ayak altını görmek için ayna kullanın.</li>
<li>Ayaklarınızı her gün ılık suyla yıkayın, ancak uzun süre suda bekletmeyin.</li>
<li>Yumuşak havluyla, özellikle parmak aralarını dikkatlice kurulayın.</li>
<li>Tırnak batması veya nasır varsa kendi başınıza müdahale etmeyin.</li>
</ul>
<p><strong>Ayakkabı ve çorap seçimi önemli</strong></p>
<p>Diyabetik ayak hastalarının yazın çıplak ayakla dolaşmaması önerilmektedir. Bu dönemde konu ile ilgili dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunmaktadır.</p>
<ul>
<li>Sahilde, havuz kenarında, bahçede ya da balkonda diyabetik terlik veya ayakkabı kullanın.</li>
<li>Nefes alabilen, dikişsiz ve ortopedik ayakkabılar tercih edin.</li>
<li>Yeni ayakkabıları önce evde kısa süreli deneyin.</li>
<li>Pamuklu, terletmeyen ve dikişsiz çoraplar giyin, her gün değiştirin.</li>
</ul>
<p><strong>Belirtileri tanıyın, önleyici sağlık önlemlerine dikkat edin</strong></p>
<p>Dikkat edilmesi gereken durumlar arasında yeni yara veya su toplaması, kızarıklık ve şişlik, ayakta sıcaklık artışı, iltihap veya kötü koku ile yara iyileşmesinde duraklama yer alır. Ayrıca kan şekeri seviyesini düzenli olarak takip etmek, diyete özen göstermek, şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve sigara kullanıyorsanız bırakmak, dolaşımın korunması ve yara iyileşmesinin desteklenmesi açısından büyük önem taşır. Ayrıca diyabetik ayak hastalarının düzenli doktor kontrollerini de yaptırması gerekmektedir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetik-ayak-hastalarina-yaz-onerileri-564659">Diyabetik ayak hastalarına yaz önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Alzheimer hastalarına şefkat eli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-alzheimer-hastalarina-sefkat-eli-564156</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2025 11:42:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[eli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[şefkat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Alzheimer Merkezi, tanı almış vatandaşların hem hastalık sürecini yavaşlatmak hem de yaşam kalitesini yükseltmek için eğitim, terapi ve egzersiz hizmeti veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-alzheimer-hastalarina-sefkat-eli-564156">Büyükşehir&#8217;den Alzheimer hastalarına şefkat eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Alzheimer Merkezi, tanı almış vatandaşların hem hastalık sürecini yavaşlatmak hem de yaşam kalitesini yükseltmek için eğitim, terapi ve egzersiz hizmeti veriyor.</p>
<p><b>ALZHEİMER HASTALARI İÇİN YENİ BİR YAŞAM ALANI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Alzheimer Merkezi, hasta ve hasta yakınlarının yaşamına dokunuyor. Sanayi Mahallesi Ömer Türkçakal Bulvarı’ndaki eski Vinsan Kampüsü’nde hizmet veren merkezde, Alzheimer ve demans tanısı konulmuş bireyler için psikoterapi, akıl oyunları, psiko-motor aktiviteler, bahçe uğraşları, müzik çalışmaları, fiziksel egzersiz ve el sanatları gibi çok sayıda etkinlik gerçekleştiriliyor. Geçtiğimiz günlerde hasta yakınlarına beslenme eğitimi verilirken tanı almış bireyler de psikolojik destek ve fizyoterapist eşliğinde sporla dolu bir gün yaşadı.</p>
<p><b>UZMANLARDAN EĞİTİM VE REHBERLİK</b></p>
<p>Program kapsamında diyetisyen ve psikolog eşliğinde Alzheimer’lı bireylerin yakınlarına özel eğitim düzenlendi. Eğitimde Alzheimer’da beslenmenin önemi, iştahsızlık ve yeme reddi ile baş etme yolları, yutma güçlüğü yaşayan bireyler için beslenme önerileri, günlük sıvı ve beslenme takibinin önemi, besin çeşitliliği, porsiyonlama, yemeğin görsel sunumunun iştaha etkisi, örnek menü planlaması, bakım verenin kendi sağlığını koruma yöntemleri, hastalığın belirtileri ve evreleri ile psikolojik desteğin önemi gibi konular ele alındı. Ayrıca Alzheimer Merkezi tarafından sunulan hizmetler hakkında da detaylı bilgiler paylaşıldı.</p>
<p><b>FİZYOTERAPİYLE HAREKETLİ GÜNLER</b></p>
<p>Eğitimin ardından fizyoterapistler eşliğinde Alzheimer’lı bireyler için egzersiz çalışmaları yapıldı. Bu etkinliklerde katılımcıların kas-iskelet sağlığını korumak, hareket kabiliyetini artırmak, yaşam kalitesini iyileştirmek ve sosyal etkileşimlerini güçlendirmek hedeflendi.</p>
<p><b>BAŞVURU VE BİLGİ İÇİN 153</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Alzheimer Merkezi’ne başvurular, Kocaeli Üniversitesi Demans Polikliniği’nin değerlendirmesi sonrasında kabul ediliyor. Merkez hem hastalar hem de hasta yakınları için rehber niteliğindeki çalışmalarıyla dikkat çekiyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-alzheimer-hastalarina-sefkat-eli-564156">Büyükşehir&#8217;den Alzheimer hastalarına şefkat eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur. Tedavi için geç kalındığında enfeksiyonlara hatta ampütasyona sürükleyebilen diyabetik ayak tehlikesinin; düzenli kontrol, doğru bakım ve beslenme ile çoğunlukla önlenebilir olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, “Diyabetik ayaktan korunmanın ilk adımı kan şekerinin yükselmesini önlemektir. Bunun için de sağlıklı ve dengeli beslenme önem kazanır. Lif oranı yüksek, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan arındırılmış bir beslenme planı hem kan şekeri dalgalanmalarını önler hem de damar ve sinir sağlığını koruyarak ayak sağlığını korur” dedi.</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, diyabet hastalarının beslenme alışkanlıklarında dikkat etmeleri gereken önemli noktaları paylaştı:</p>
<p><strong>Baklagiller kan şekerini dengeliyor</strong></p>
<p>Diyabetik ayak yaralarının tedavisinde en önemli faktör, kan şekerinin kontrol altına alınması. Yüksek kan şekeri, vücudun iyileşme süreçlerini olumsuz etkileyebilir ve yaraların enfekte olmasına yol açabilir. Doğru beslenme, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Örneğin karbonhidratlar, insülin seviyelerini doğrudan etkiler. Tam tahıllar ve baklagiller gibi yavaş sindirilen karbonhidratlar kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yüksek protein yara iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></p>
<p>Yaraların iyileşmesi için vücudun yeterli miktarda proteine ihtiyacı var. Proteinler, hücre ve doku onarımında önemli bir rol oynar. Yüksek kaliteli protein kaynaklarının başında; tavuk, hindi, balık, yumurta, baklagiller ve az yağlı süt ürünleri gelir.</p>
<p><strong>Sağlıklı yağlar enflamasyonu azaltıyor</strong></p>
<p>Somon, ceviz ve chia tohumu gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin gıdalar, vücuttaki enflamasyonu azaltarak yaraların iyileşmesini hızlandırır.</p>
<p><strong>C ve E vitamini bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong></p>
<p>C vitamini ve E vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren ve yara iyileşmesini hızlandıran önemli antioksidanlardır. C vitamini bakımından zengin; portakal, kivi, biber ve brokoli gibi gıdalar, cilt onarımını ve kolajen üretimini destekler. E vitamininden zengin fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve ay çekirdeği gibi gıdalar ise doku iyileşmesini teşvik eder ve oksidatif stresi azaltır.</p>
<p><strong>Magnezyum enerji üretimini artırıyor</strong></p>
<p>Mineraller yara iyileşmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle çinko ve magnezyum, vücudun hücresel onarım süreçlerine yardımcı olur. Çinko; et, deniz ürünleri, kabak çekirdeği ve fasulye gibi gıdalarda; magnezyum ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve tam tahıllarda bolca bulunur.</p>
<p><strong>Rafine gıdalar kan şekerini hızlı yükseltiyor</strong></p>
<p>Şekerli ve rafine gıdalar, kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir bu da diyabetik ayak yaralarının iyileşmesini engeller. Yüksek şekerli besinlerden uzak durularak kan şekerinin kontrol altında tutulması önemli.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:12:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi... Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi… Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p>Tedavi için geç kalındığında enfeksiyonlara hatta ampütasyona sürükleyebilen diyabetik ayak tehlikesinin; düzenli kontrol, doğru bakım ve beslenme ile çoğunlukla önlenebilir olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, “Diyabetik ayaktan korunmanın ilk adımı kan şekerinin yükselmesini önlemektir. Bunun için de sağlıklı ve dengeli beslenme önem kazanır. Lif oranı yüksek, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan arındırılmış bir beslenme planı hem kan şekeri dalgalanmalarını önler hem de damar ve sinir sağlığını koruyarak ayak sağlığını korur” dedi.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, diyabet hastalarının beslenme alışkanlıklarında dikkat etmeleri gereken önemli noktaları paylaştı:</p>
<p><b><strong>Baklagiller kan şekerini dengeliyor</strong></b></p>
<p>Diyabetik ayak yaralarının tedavisinde en önemli faktör, kan şekerinin kontrol altına alınması. Yüksek kan şekeri, vücudun iyileşme süreçlerini olumsuz etkileyebilir ve yaraların enfekte olmasına yol açabilir. Doğru beslenme, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Örneğin karbonhidratlar, insülin seviyelerini doğrudan etkiler. Tam tahıllar ve baklagiller gibi yavaş sindirilen karbonhidratlar kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><b><strong>Yüksek protein yara iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></b></p>
<p>Yaraların iyileşmesi için vücudun yeterli miktarda proteine ihtiyacı var. Proteinler, hücre ve doku onarımında önemli bir rol oynar. Yüksek kaliteli protein kaynaklarının başında; tavuk, hindi, balık, yumurta, baklagiller ve az yağlı süt ürünleri gelir.</p>
<p><b><strong>Sağlıklı yağlar enflamasyonu azaltıyor</strong></b></p>
<p>Somon, ceviz ve chia tohumu gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin gıdalar, vücuttaki enflamasyonu azaltarak yaraların iyileşmesini hızlandırır.</p>
<p><b><strong>C ve E vitamini bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong></b></p>
<p>C vitamini ve E vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren ve yara iyileşmesini hızlandıran önemli antioksidanlardır. C vitamini bakımından zengin; portakal, kivi, biber ve brokoli gibi gıdalar, cilt onarımını ve kolajen üretimini destekler. E vitamininden zengin fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve ay çekirdeği gibi gıdalar ise doku iyileşmesini teşvik eder ve oksidatif stresi azaltır.</p>
<p><b><strong>Magnezyum enerji üretimini artırıyor</strong></b></p>
<p>Mineraller yara iyileşmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle çinko ve magnezyum, vücudun hücresel onarım süreçlerine yardımcı olur. Çinko; et, deniz ürünleri, kabak çekirdeği ve fasulye gibi gıdalarda; magnezyum ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve tam tahıllarda bolca bulunur.</p>
<p><b><strong>Rafine gıdalar kan şekerini hızlı yükseltiyor</strong></b></p>
<p>Şekerli ve rafine gıdalar, kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir bu da diyabetik ayak yaralarının iyileşmesini engeller. Yüksek şekerli besinlerden uzak durularak kan şekerinin kontrol altında tutulması önemli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 07:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisi gören hastalar, tedavi sürecinde ve sonrasında genel sağlıklarını korumak, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmak için yaşam tarzlarına dikkat etmelidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594">Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisi gören hastalar, tedavi sürecinde ve sonrasında genel sağlıklarını korumak, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmak için yaşam tarzlarına dikkat etmelidir. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, sıvı kaybı, güneş ışınlarının etkisi ve aktivite seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle bu süreçte ekstra önlemler alınması önemlidir. Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, yaz aylarında meme kanseri tedavisi gören hastaların dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Beslenme Düzenine Yaz Ayarı Yapılmalı  </strong></p>
<p>Beslenme, meme kanseri tedavisi sürecinde hastaların enerji seviyelerini korumaları ve bağışıklık sistemlerini desteklemeleri açısından kritik öneme sahiptir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle sıralanmaktadır:  </p>
<p><strong>Bol su tüketimi:</strong> Sıcak havalarda vücut daha fazla sıvı kaybettiği için günde en az 2-3 litre su içilmelidir. Su tüketimi, toksinlerin vücuttan atılmasını destekler ve enerji kaybını önler.  </p>
<p><strong>Taze meyve ve sebzeler:</strong> Yaz mevsiminde bol bulunan kırmızı ve mor meyveler (böğürtlen, çilek, vişne) ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Bu besinler antioksidan zenginliği sayesinde hücre sağlığını destekler.  </p>
<p><strong>Lifli gıdalar:</strong> Tam tahıllı ürünler, baklagiller ve sebzeler bağırsak sağlığını korumak ve sindirimi düzenlemek için tercih edilmelidir.  </p>
<p><strong>Yeterli protein alımı:</strong> Balık, tavuk, yumurta, süt ürünleri ve bitkisel protein kaynakları (mercimek, nohut gibi) kas kütlesini korur ve bağışıklığı destekler.  </p>
<p><strong>Sağlıklı yağlar:</strong> Zeytinyağı, avokado ve ceviz gibi sağlıklı yağ asitleri içeren besinler, hücre yenilenmesini destekler.  </p>
<p><strong>Şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınma:</strong> Rafine şeker ve hazır ürünler yerine doğal besinler tercih edilmelidir.  </p>
<p><strong>Probiyotikler:</strong> Yoğurt ve kefir gibi probiyotik içeren ürünler, bağırsak florasının sağlıklı kalmasına yardımcı olur.  </p>
<p><strong>Az porsiyonlar, sık öğünler:</strong> Mideyi fazla zorlamamak ve enerji seviyesini düzenli tutmak için sık ama küçük öğünlerle beslenilmelidir.  </p>
<p><strong>Alkol ve kafein tüketimi: </strong>Alkol ve kafein vücuttan su atımını artırır ve çeşitli yan etkilere neden olabilir.  </p>
<p><strong>Sıcak Havaya ve Güneşe Karşı Önleminizi Alın</strong></p>
<p>Yaz aylarında güneşin zararlı etkilerinden korunmak ve sıcak havayı doğru yönetmek önemlidir.  </p>
<p><strong>Güneş koruması:</strong> Cilt kanseri riskini azaltmak ve genel deri sağlığını korumak için en az 30 SPF içeren güneş koruyucu düzenli olarak kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının yoğun olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınmalıdır.  </p>
<p><strong>Hafif ve nefes alabilen kıyafetler</strong>: Pamuklu ve açık renkli kıyafetler tercih edilerek sıcak bunalmaları önlenebilir. Ayrıca, baş bölgesini korumak için şapka veya şemsiye kullanmak faydalıdır.   </p>
<p><strong>Serin ortamlarda dinlenme:</strong> Evinizin sıcaklık seviyesini kontrol etmek ve bunaltıcı sıcaklardan kaçınmak için serin alanlarda bulunmaya özen gösterilmelidir.  </p>
<p><strong>Fiziksel Aktiviteleri İhmal Etmeyin</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi gören birçok hasta, yorgunluk ve enerji düşüklüğü yaşayabilir. Ancak, fiziksel aktivite dayanıklılığı artırabilir ve stres azaltabilir.  </p>
<p><strong>Hafif egzersizler:</strong> Yoga, yürüyüş ve esneme hareketleri gibi düşük yoğunluklu egzersizler tercih edin.</p>
<p><strong>Açık havada hareket</strong>: Sabah erken saatlerde veya akşamüzeri, sıcaklık daha düşükken kısa yürüyüşler yapın.  </p>
<p><strong>Güçlü yorgunluk durumunda dinlenme:</strong> Kendinizi zorlamak yerine dinlenmeye zaman ayırın.  </p>
<p><strong>D Vitamini Alımına Özen Gösterin</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi sürecinde D vitamini seviyelerinin yeterli olması önemlidir. D vitamini alımı güneşlenme yoluyla sağlanabilir, ancak güneşe kontrollü ve koruyucu önlemlerle çıkılmalıdır. Ayrıca, D vitamini eksikliğiniz varsa doktorunuzdan destek almak gerekebilir.  </p>
<p><strong>Enfeksiyonlara Karşı Tedbir Alın</strong></p>
<p>Tedavi sürecinde bağışıklık sistemi genellikle zayıflar, bu da enfeksiyon riskini artırabilir. Yaz aylarında artan sıcaklık, yiyeceklerin bozulmasını hızlandırabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.  </p>
<p><strong> Besin hijyenine dikkat:</strong> Meyve ve sebzeler iyice yıkayın, çiğ tüketimden önce gerekli temizliği yapın. Dışarıda açıkta satılan yiyeceklerden kaçının.  Gıdaların sıcak havada bozulmasını önlemek için soğuk muhafaza yöntemlerine dikkat edin.   </p>
<p><strong>Kişisel Hijyeninizi koruyun:</strong> Terlemeler ve yaz sıcağında ciltte oluşabilecek tahrişlerden korunmak için düzenli duş alın, cilt temizliği ihmal etmeyin.  </p>
<p><strong>Doktor Takibi ve İlaç Yönetimi Çok Önemli</strong></p>
<p>Tedavi sürecindeki düzenli doktor kontrolleri, ilaç yönetimi ve önerilen tüm tavsiyelere uyulması hayati önem taşır. Yaz aylarında seyahatler veya program değişiklikleri nedeniyle doktor takibini aksatmamak için planlama yapılmalıdır.  </p>
<p><strong>Seyahat Planlamanızı Doğru Yapın</strong></p>
<p>Meme kanseri hastalarında seyahat planlaması da çok önemlidir. Her bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, mutlaka doktor veya diyetisyeninizle görüşerek kişisel bir plan oluşturulmalıdır. Bu öneriler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Uçak veya uzun otomobil seyahatlerinde bacaklarınızı dinlendirmek için mola verin veya dolaşımınızı artıracak hareketler yapın. </li>
<li>Kullanmanız gereken ilaçları ve tıbbi malzemeleri yanınızda bulundurmayı unutmayın.   </li>
<li>Seyahatte de olsanız beslenme planınızı bozmayın.</li>
</ul>
<p><strong>Psikolojik Destek Alabilirsiniz</strong></p>
<p>Tedavi sürecinde stres, endişe ve duygusal zorluklar yaşanabilir. Yaz mevsimi, açık hava aktiviteleri ve pozitif ortamlar yaratılabilmesi açısından bir avantajdır.  </p>
<p><strong>Meditasyon ve nefes egzersizleri:</strong> Meditasyon, zihni sakinleştirmek ve stresle başa çıkmak için güçlü bir araçtır.  </p>
<p><strong>Pozitif sosyal ilişkiler:</strong> Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, destek sağlamak ve moralin yükselmesine katkıda bulunur.  </p>
<p><strong>Doğada vakit geçirme:</strong> Yeşillikler içinde vakit geçirmek veya plajda dinlenmek, psikolojik rahatlama sağlayabilir.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594">Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-550105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 08:05:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçede yaşayan çölyak hastalarına glütensiz gıda desteğinde bulundu. İçerisinde glütensiz olarak üretilen ürünlerin yer aldığı gıda paketleri, daha önce sağlık raporlarıyla başvuran vatandaşlara teslim edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-550105">Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçede yaşayan çölyak hastalarına glütensiz gıda desteğinde bulundu. İçerisinde glütensiz olarak üretilen ürünlerin yer aldığı gıda paketleri, daha önce sağlık raporlarıyla başvuran vatandaşlara teslim edildi.</p>
<p>Buca Belediyesi tarafından dağıtılan yardım paketlerinde tarhana, irmik, makarna, erişte, şehriye, tatlı-tuzlu kraker, un, gofret, ekmek ve bisküvi gibi ürünler yer aldı. Piyasada yüksek fiyatlarla satılan glütensiz ürünlerin temininde zorluk yaşayan çölyak hastaları, yardımın evlerine kadar ulaştırılmasından dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>
<p>“Yaşamın her alanında dayanışmaya devam”</p>
<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, çölyak hastalığının bilinen tek tedavisinin ömür boyu glütensiz beslenme olduğuna dikkat çekerek, “Bu diyetin sürdürülebilirliği ne yazık ki ciddi bir maliyet gerektiriyor. Hastalar için uzun soluklu ve yorucu olan bu süreçte yanlarında olmak istedik. Dayanışmayı yaşamın her alanına yayma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tüm yurttaşlarımıza eşit ve sağlıklı bir yaşam sürebileceği bir kent oluşturmak için dayanışma ruhuyla çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>“Glütensiz gıdaya ulaşmak masraflı”</p>
<p>Glütensiz gıdaya ulaşmanın oldukça masraflı olduğunu ifade eden çölyak hastası Mustafa İnal ise kendisinin yanı sıra kızının da bu hastalık ile mücadele ettiğini belirterek, bu tür desteklerin kendileri için çok anlamlı olduğunu vurguladı. İnal, “Glütensiz ürünlere ulaşmak herkesi olduğu gibi bizi de zorluyordu. Bizi düşünen ve bu yardımı ulaştıran Başkanımız Görkem Duman’a teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-destek-550105">Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;dan Alzheimer Hastalarına Akıllı Takip Sistemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayadan-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-sistemi-548127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 08:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[çankayadan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, ilçede yaşayan Alzhimer, Parkinson ve Demans tanısı koyulmuş vatandaşların, 7/24 takip edilebilmesi için akıllı takip sistemi hizmeti verecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayadan-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-sistemi-548127">Çankaya&#8217;dan Alzheimer Hastalarına Akıllı Takip Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, ilçede yaşayan Alzhimer, Parkinson ve Demans tanısı koyulmuş vatandaşların, 7/24 takip edilebilmesi için akıllı takip sistemi hizmeti verecek.</b></p>
<p><b> </b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Alzheimer, Demans ve Parkinson tanısı konmuş hastalar için harekete geçildiğini açıkladı. Çankaya Belediyesi, ilçede yaşayan Alzhimer, Parkinson ve Demans tanısı koyulmuş vatandaşların, 7/24 takip edilebilmesi için akıllı takip sistemi hizmeti verecek.</p>
<p>Yeni projeyle, Çankaya&#8217;da yaşayan Alzheimer, Demans ve Parkinson tanısı konmuş vatandaşların akıllı sistemlerle 7/24 takipleri sağlanabilecek. Aileler bu takip sistemiyle hastaların nabız, düşme tespiti, evden uzaklaşma gibi riskli durumlarını izleyebilecek ve anlık olarak takip edebilecekler. Acil durumlarda hızlı müdahale sağlayabilmek adına dijital destekli olarak hazırlanan bu sisteme vatandaşlar 0312 458 89 00 / 1188 no&#8217;lu telefondan ön başvuru yapabilecekler.</p>
<p><b>&#8220;KİMSENİN GÖZÜ ARKADA KALMAYACAK&#8221;</b></p>
<p>Çankaya&#8217;nın yeni projesi hakkında bilgi veren Başkan Güner &#8220;Sözümüzü tutuyoruz; Büyüklerimize vefamızı hizmetimizle gösteriyoruz&#8221; dedi. Takip sistemi için ön başvuru aldıklarını kaydeden Güner &#8220;Alzheimer, Demans ve Parkinson tanısı konmuş komşularımızın talepleri halinde, sağlık durumlarındaki değişimlerin ve konumlarının aileleri tarafından akıllı takip sistemi ile 7/24 izlenebilmesini sağlayacağız. Çankaya’da kimsenin gözü arkada kalmayacak&#8221; diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayadan-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-sistemi-548127">Çankaya&#8217;dan Alzheimer Hastalarına Akıllı Takip Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-glutensiz-gida-yardimi-528855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2025 11:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[glütensiz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[yardımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçedeki çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımında bulunacak. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Amacımız, tüm vatandaşlarımızın eşit ve sağlıklı bir yaşam süreceği bir kent yaratmak” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-glutensiz-gida-yardimi-528855">Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçedeki çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımında bulunacak. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Amacımız, tüm vatandaşlarımızın eşit ve sağlıklı bir yaşam süreceği bir kent yaratmak” dedi.</p>
<p>Buca Belediyesi, glüten hassasiyetleri nedeni ile ömür boyu diyet uygulamak zorunda kalan çölyak hastalarının yüzlerini güldürecek bir çalışmaya imza attı. Belediye, maliyetleri nedeniyle pek çok çölyak hastasının ulaşmakta zorlandığı glütensiz ürünlerin yer aldığı gıda paketlerini ücretsiz olarak hastaların evlerine kadar ulaştıracak.</p>
<p>Buca’da hayata geçirdikleri dayanışma ruhunu her alanda sürdürmeye kararlı olduklarını ifade eden Belediye Başkanı Görkem Duman, “Günümüzde çölyak hastalığının bilinen tek tedavisi ömür boyu glütensiz beslenmektir. Bu diyetin sürdürülebilmesi ise ne yazık ki oldukça maliyetlidir. Hastalar için uzun soluklu ve her anlamda yorucu olan bu süreçte yanlarında olmak istedik. Amacımız, tüm vatandaşlarımızın eşit ve sağlıklı bir yaşam süreceği bir kent yaratmak” diye konuştu.</p>
<p>BAŞVURU İÇİN GEREKENLER<br />Yardımdan faydalanmak isteyen vatandaşların, 30 Mayıs Cuma günü mesai bitimine kadar, devlet hastanesinden onaylı sağlık raporu, kimlik belgesi ve bir adet fotoğraf ile Çamlıkule’de bulunan Buca Belediyesi Ek Hizmet Binası’na başvuruda bulunmaları gerekiyor. Detaylı bilgi almak isteyenler ise 0 232 439 10 10 (3334 &#8211; 3336) numaralı telefon hattından belediyeye ulaşabilir.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesinden-colyak-hastalarina-glutensiz-gida-yardimi-528855">Buca Belediyesi&#8217;nden çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım hastalarına çok önemli temizlik tüyoları!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-cok-onemli-temizlik-tuyolari-525373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 06:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[tüyoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan astım kronik solunum yolu hastalıklarının başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-cok-onemli-temizlik-tuyolari-525373">Astım hastalarına çok önemli temizlik tüyoları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan astım kronik solunum yolu hastalıklarının başında geliyor. Türkiye&#8217;de her 12-13 kişiden birinde astım görüldüğünü ve son yıllarda bu sayının artış gösterdiğini belirten <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Arslan </strong>“Astım yalnızca genetik geçişli bir hastalık olmayıp,  çevresel faktörlerle ve sağlıksız yaşam alışkanlıkları ile sonradan da gelişebiliyor. Özellikle sigara dumanına maruz kalmak, yoğun hava kirliliği, düzensiz yaşam, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmak gibi yanlış yaşam tarzları astıma zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca çocuklukta geçirilen bazı solunum yolu enfeksiyonları, ev tozu akarları, kimyasal temizlik ürünleri, stres ve ani hava değişimleri gibi etkenler de astım gelişiminde rol oynayabiliyor” diyor. Bu nedenle astımın önlenmesi ve kontrol altına alınmasında hem bireysel hem de toplumsal farkındalığın büyük önem taşıdığını vurgulayan  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Arslan, <strong>6 Mayıs Dünya Astım Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, astım hastalarının uzak durması gereken 10 yaygın tetikleyici etkeni anlattı, astımdan korunmaya yönelik alınması gereken önlemleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Sigara dumanı ve elektronik sigaralar </strong></p>
<p>Sigara içmek, elektronik sigara kullanmak ya da sigara dumanına maruz kalmak (pasif içicilik), akciğerleri tahriş ederek astımı tetikleyebiliyor. Tütün dumanında bulunan binlerce kimyasal madde, hava yollarını daraltarak nefes almayı zorlaştırıyor. </p>
<p><strong>Temizlik ürünleri, parfümler ve kimyasal maddeler</strong></p>
<p>Ev temizliğinde sık kullanılan çamaşır suyu, sprey temizleyiciler ve parfümlü kimyasal ürünler, solunum yollarını tahriş ederek astım hastalarında boğaz yanması, öksürük, bronşlarda kasılma, ödem oluşumu ve nefes darlığı gibi şikayetlere yol açarak astım krizlerini tetikleyebiliyor.  </p>
<p><strong>Hava kirliliği</strong></p>
<p>Hava kirliliği, solunum yollarını doğrudan etkileyen en önemli çevresel riskler arasında yer alıyor. Egzoz gazları, sanayi tesislerinden yayılan partiküller ve tozlu hava astım krizlerini tetiklerken, bu etkenlere kronik maruz kalma durumunda hastalık belirtileri şiddetlenip tedaviye yanıt azalabiliyor.</p>
<p><strong>Ev tozu akarları </strong></p>
<p>Evlerdeki halılar, yataklar, perdeler ve yastıklar, mikroskobik ev tozu akarları için ideal yaşam alanlarını oluşturuyor. Bu akarlar, astım hastalarında alerjik reaksiyonlara neden olarak nefes darlığı, öksürük ve göğüste sıkışma hissi yaratabiliyor. </p>
<p><strong>Polenler</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Arslan “İlkbahar ve yaz aylarında doğada yoğun şekilde bulunan polenler, özellikle çimen, ağaç ve yabani otlardan salınır. Rüzgarlı havalarda polenlerin havadaki yoğunluğu artar ve bu da astım hastalarında burun tıkanıklığı, hapşırık, göz yaşarması ve nefes darlığı gibi belirtilere yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Evcil hayvan tüyleri</strong></p>
<p>Evcil hayvanların tüyleri, derileri ve tükürükleri duyarlı bazı kişilerde güçlü alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Bu alerjenler solunum yoluyla alındığında astım krizini tetikleyebiliyor. </p>
<p><strong>Nemli ortamlar ve küf sporları </strong></p>
<p>Küf, özellikle nemli, karanlık ve havalandırması yetersiz ortamlarda çoğalıyor. Küf sporları solunum yoluyla alındığında, bağışıklık sisteminde tepkiye yol açarak astım semptomlarını artırabiliyor.</p>
<p><strong>Soğuk/ kuru hava ve klima </strong></p>
<p>Doç. Dr. Sertaç Arslan “Ani ısı değişimlerinin yanı sıra soğuk ve kuru hava astım hastalarında bronşların daralmasına ve spazmına yol açabilir. Hava yollarında kasılmalar meydana gelir ve nefes almak zorlaşır. Klima da havayı kurutarak astım ataklarını tetikleyebilir” diyor. </p>
<p><strong>Yoğun egzersiz </strong></p>
<p>Egzersiz sırasında özellikle hızlı nefes alıp vermek, hava yollarının kurumasına ve daralmasına neden olabiliyor. Bu durum, egzersize bağlı astım olarak adlandırılan özel bir astım tipine yol açabilirken, özellikle soğuk ve kuru havada yapılan spor aktiviteleri bu riski artırıyor. </p>
<p><strong>Aşırı stres ve duygusal travmalar </strong></p>
<p>Psikolojik stresin, bedensel hastalıkları tetikleyebildiği artık bilimsel olarak da kabul ediliyor. Ani korku, üzüntü, öfke ya da travmatik durumlar, solunum kaslarını olumsuz etkileyerek astım atağını başlatabiliyor. Uzun süreli stres altında kalmak, bağışıklık sistemini de zayıflatarak astımın kötüleşmesine neden olabiliyor. </p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Astıma Karşı 10 Etkili Öneri!</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Arslan “Astımı tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, tetikleyici faktörlerden uzak durmak krizlerin sıklığını ve şiddetini ciddi oranda azaltır. Kişiye özel korunma stratejileri ve düzenli takip bu süreçte çok önemlidir” diyor. Doç. Dr. Arslan, astıma karşı 10 önerisini şöyle sıralıyor; </p>
<ol>
<li>Sigara dumanından uzak durun. Hem aktif hem pasif içicilik astımı kötüleştirir. </li>
<li>Kapalı ve nemli ortamlar küf oluşumunu artırdığından evinizi sık sık havalandırın. </li>
<li>Halı, perde, tüylü oyuncak, toz barındıran eşyalar ve evcil hayvan tüyleri gibi alerjen etkenleri azaltın. Nevresimlerinizi yüksek ısıda yıkayın ve sık değiştirin.</li>
<li>Polen dönemlerinde dışarı çıkış saatlerinizi sınırlayın. Özellikle sabahları dikkatli olun. </li>
<li>Temizlik ürünlerini dikkatli kullanın. Kokusuz, doğal içerikli ürünleri tercih edin. Sprey formundaki ürünlerden kaçının ve kokusuz, hipoalerjenik veya doğal temizlik ürünlerini seçin.</li>
<li>Soğuk havalarda ağzınızı atkıyla kapatın. Klimalı ortamlarda serin havanın doğrudan üzerinize gelmemesine dikkat edin.   </li>
<li>Stresi yönetmeyi öğrenin, yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin.</li>
<li>Temizlik yaparken solunum yollarını korumak için tıbbi maske (mümkünse N95 tipi), lateks olmayan eldiven ve gerekirse gözlerinizi korumak için gözlük kullanın. Temizlik yaparken pencere ve kapıları açık tutun. Temizlik sonrası kokular tamamen dağılmadan odaya girmeyin. </li>
<li>Oda spreyleri, kumaş kokulandırıcılar ve parfümlü çamaşır deterjanları da astımı tetikleyebildiğinden bu ürünlerden uzak durun.</li>
<li>Spor öncesi mutlaka ısının. Size uygun olan spor türü ile ilgili doktorunuza danışın.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-cok-onemli-temizlik-tuyolari-525373">Astım hastalarına çok önemli temizlik tüyoları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 11:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda tedavi yöntemlerinde çok önemli ilerlemeler yaşansa da kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kanser, özellikle beslenme konusundaki etkileri nedeniyle hastaların ve ailelerinin daha fazla endişelenmesine neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633">Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda tedavi yöntemlerinde çok önemli ilerlemeler yaşansa da kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kanser, özellikle beslenme konusundaki etkileri nedeniyle hastaların ve ailelerinin daha fazla endişelenmesine neden olabiliyor.</p>
<p>Yemek yemede zorlanma, iştah kaybı, mide bulantısı, tat değişiklikleri ve sindirim sorunları gibi olumsuzluklar hem hastayı hem de ailesini üzüntü ve kaygıya sevk edebiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah</strong> “Hem beslenme sürecini rahat yürütebilmek hem de bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücudu toksinlerden arındırmak ve sağlıklı hücrelerin korunmasını desteklemek için kişilerin diyetlerinde bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerekir. Doğru beslenme, tedavi sürecindeki iyileşme şansını artırmak ve genel sağlığı desteklemek amacıyla büyük önem taşımaktadır. Her bireyin beslenme ihtiyaçları farklı olduğu için tedavi sürecindeki gereksinimleri de değişebilir. Bu nedenle gerekirse doktorunuz veya beslenme uzmanı ile iletişime geçmenizde fayda var” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah, vücudu besleyici gıdalarla desteklemek, tedaviye bağlı yan etkilerle mücadele etmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kanser hastalarına beslenmede dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Küçük ve sık öğünler yapın</strong></li>
</ul>
<p>Tedaviye bağlı mide bulantısı, iştahsızlık veya sindirim sorunları yaşıyorsanız bu sorunlardan etkilenmemek ve yeteri kadar enerji alabilmek için büyük öğünler yerine küçük ve sık öğünler yapın. Küçük hacimde yüksek enerji içeren kuruyemiş ve kuru meyveleri atıştırmalık olarak tüketebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka yeterli sıvı tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisi sürecinde su tüketimi son derece önemlidir. Su, vücuttaki hidrasyonu sağlar ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Ayrıca tedavi sürecinde alınan ilaçların vücuttan atılması için de bol su tüketimi çok önemlidir. Tedavi sürecinde bol suyun yanı sıra, taze sıkılmış meyve suları ve sevdiğiniz çorbaları içerek de sıvı alımını destekleyebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka sebze ve meyve tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı meyveler gibi antioksidanlar bakımından zengin gıdalar, hücre hasarının azalmasına ve sağlıklı hücrelerin korunmasına yardımcı olmaktadır. Renkli meyve ve sebzeler aynı zamanda vitamin, mineral ve lif içeriği bakımından da zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve antioksidan alımını artırmak için her gün mevsim meyveleri ve sebzelerini mutlaka tüketin. <strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Bu gıdalardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah “Tedavi sürecinde yan etkileri en aza indirerek daha rahat beslenebilmek için; özellikle şekerli gıdalar, işlenmiş etler, tuzlu, yağlı ve kızartılmış yiyecekler ile alkol ve kafein içeren içeceklerden kaçınmak gerekir. Alınan ilaçlardan dolayı ağızda hassasiyet oluşabileceği için asit seviyesi yüksek olan limon, domates, baharat ve acı içeren gıdalardan da uzak durulmalıdır. Ayrıca greyfurt, nar ve kivi kemoterapi ilaçlarının etkisini değiştirebileceğinden tüketiminden kaçınılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Yüksek kaliteli protein alın</strong></li>
</ul>
<p>Proteinler vücudun dokularını yeniden inşa etmesine ve güçlendirmesine yardımcı olur. Kas yıkımını önlemek ve doku onarımını desteklemek için her öğün mutlaka protein tüketimi sağlanmalıdır. Yumurta, tavuk, balık, kırmızı et, baklagiller, süt ve süt ürünleri gibi yüksek kaliteli protein kaynaklarına beslenmenizde mutlaka yer verin. </p>
<ul>
<li><strong>Basit karbonhidrattan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisi sürecinde artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için karbonhidrat tüketimi önemlidir. Kompleks karbonhidratlar daha yavaş sindirilir ve kan şekerini dengede tutar. Beyaz ekmek, beyaz pirinç gibi basit karbonhidratlar yerine kepekli tahıllar, esmer pirinç, tam buğday makarna gibi sağlıklı karbonhidrat kaynakları tercih edin. </p>
<ul>
<li><strong>Yan etkilere karşı bu önerilere özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah “Tedaviye bağlı olarak iştah kaybı, tat değişiklikleri veya mide bulantısı gibi yan etkilerle mücadele etmek için; besleyici, yumuşak ve kolayca çiğnenen yiyecekleri ve yüksek enerjili gıdaları tercih edebilirsiniz. Örneğin; yoğun kalorili smoothieler veya protein içeren atıştırmalar tüketebilirsiniz. Ancak uygulanan tedaviler nedeniyle kilo almaya başladıysanız sağlıklı beslenme programına başlamak ve egzersiz düzeninizi oluşturmak için hekiminize ve diyetisyeninize başvurmanız gerekir. </p>
<ul>
<li><strong>Dengeli beslenin</strong></li>
</ul>
<p>Vücudun iyileşme sürecinde gerekli besin maddelerinin mutlaka tüketilmesi gerekir. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak önemlidir. Her öğünde protein, sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidratlar, lif, vitamin ve mineral içeren çeşitli gıdalar tüketilmelidir.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633">Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canik&#8217;ten Çölyak Hastalarına Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canikten-colyak-hastalarina-destek-452428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 13:24:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[canikten]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Belediyesi, Çölyak hastalarına glütensiz gıda paketi desteği sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikten-colyak-hastalarina-destek-452428">Canik&#8217;ten Çölyak Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Canik Belediyesi, Çölyak hastalarına glütensiz gıda paketi desteği sağlıyor.</p>
<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede imzasını taşıyan sosyal belediyecilik çalışmalarını yeni projelerle taçlandırıyor. Çölyak hastalığına yönelik ilçede birçok farkındalık çalışması gerçekleştiren Canik Belediyesi, glütensiz gıda paketlerini Çölyak hastası vatandaşlarla buluşturacak. Glütensiz gıda desteğini sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçedeki Çölyak hastası vatandaşların yanında olduklarını belirtti. Canik Belediyesi, 26 Nisan 2024 Cuma günü saat 17.00’a kadar glütensiz gıda desteği başvurularını almaya devam edecek.</p>
<p>Son Başvuru 26 Nisan<br />Çölyak hastaları için glütensiz gıda desteklerini sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’imizdeki çölyak hastası vatandaşlarımıza yönelik glütensiz gıda desteğimize devam ediyoruz. Her zaman olduğu gibi glütensiz gıda paketlerimizi hazır hale getirip vatandaşlarımıza ulaştıracağız. Çölyak hastalığı ile mücadele eden vatandaşlarımızın glütensiz gıdaya erişimde yaşadığı zorlukları yakinen biliyoruz. Çölyak’ın farkındayız. Glütensiz gıda desteklerimizle birlikte Çölyak farkındalık çalışmalarımızı da hassasiyetle sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>
<p>Başvurular, Canik Belediyesi Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü üzerinden şahsen başvuru yoluyla alınıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikten-colyak-hastalarina-destek-452428">Canik&#8217;ten Çölyak Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdullah Özyiğit&#8217;ten duyarlı çağrı; çiçek yerine SMA hastalarına bağış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdullah-ozyigitten-duyarli-cagri-cicek-yerine-sma-hastalarina-bagis-448982</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 12:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[duyarlı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğitten]]></category>
		<category><![CDATA[sma]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448982</guid>

					<description><![CDATA[<p>31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde büyük bir farkla yeniden Yenişehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Özyiğit, kendisine tebrik çiçeği göndermek isteyen vatandaşlara çiçek yerine Mersinli SMA hastalarına bağış yapmaları çağırısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdullah-ozyigitten-duyarli-cagri-cicek-yerine-sma-hastalarina-bagis-448982">Abdullah Özyiğit&#8217;ten duyarlı çağrı; çiçek yerine SMA hastalarına bağış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde büyük bir farkla yeniden Yenişehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Özyiğit, kendisine tebrik çiçeği göndermek isteyen vatandaşlara çiçek yerine Mersinli SMA hastalarına bağış yapmaları çağırısında bulundu.</p>
<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile birlikte Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Mersin’deki SMA hastası bebekler için çağrı yaptı.</p>
<p>Başkanların imzası ile yayımlanan çağrıda tebrik çiçeği yerine Mersinli SMA hastası bebeklere bağış yapılması çağırısında bulunuldu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mersin’de ve 7 ilçemizde sizlerin desteğiyle, kutlanmaya değer büyük seçim zaferleri kazandık. Kutlama amacıyla çiçek gönderen sevgili yurttaşlarımızdan, belediye başkanlarınız olarak önemli bir ricamız var.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdullah-ozyigitten-duyarli-cagri-cicek-yerine-sma-hastalarina-bagis-448982">Abdullah Özyiğit&#8217;ten duyarlı çağrı; çiçek yerine SMA hastalarına bağış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazanda Şeker Hastalarına Özel Beslenme Rehberi: Sağlıklı ve Güvenli Oruç</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-seker-hastalarina-ozel-beslenme-rehberi-saglikli-ve-guvenli-oruc-444563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 22:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazanda şeker hastaları için sağlıklı ve güvenli oruç tutma rehberi. Dikkat edilmesi gerekenler, önerilen besinler ve kan şekerini dengede tutma yolları.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-seker-hastalarina-ozel-beslenme-rehberi-saglikli-ve-guvenli-oruc-444563">Ramazanda Şeker Hastalarına Özel Beslenme Rehberi: Sağlıklı ve Güvenli Oruç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Şeker hastaları</strong><span> için Ramazan ayında oruç tutmak, bazı sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Uzmanlar, doğru beslenme ve düzenli takip ile bu süreç, güvenli bir şekilde yönetilebileceğini söyledi. </span></b></p>
<p><b><span>Şeker hastalarının Ramazan ayında dikkat etmesi gereken noktalar </span></b></p>
<p><b><span><br /></span><b>Günlük Karbonhidrat Alımı:</b><span> Oruç sırasında, sahur ve iftarda alınan karbonhidrat miktarına dikkat edilmelidir. Yavaş sindirilen karbonhidratlar tercih edilerek kan şekeri seviyelerinin daha istikrarlı kalması sağlanabilir.</span><span><br /></span></b></p>
<ul>
<li><b>Yeterli Sıvı Tüketimi:</b> Gün boyunca sıvı alımının olmaması, dehidrasyon riskini artırır. İftardan sahura kadar geçen sürede yeterli miktarda su tüketilmelidir.</li>
<li><b>Düzenli Kan Şekeri Kontrolü:</b> Oruç tutan şeker hastaları, gün içerisinde kan şekeri seviyelerini düzenli olarak kontrol etmelidir. Bu, ani dalgalanmaları önleme açısından önemlidir.</li>
<li><b>Hafif Egzersiz:</b> Ağır egzersizler, oruç tutarken kan şekeri seviyelerinde düşüşlere neden olabilir. Hafif yürüyüşler gibi hafif egzersizler tercih edilmelidir.</li>
<li><b>İlaç ve Tedavi Planının Gözden Geçirilmesi:</b> Ramazan ayı öncesinde doktor kontrolü önemlidir. İlaç ve tedavi planlarının, oruç tutma durumuna göre düzenlenmesi gerekebilir.</li>
</ul>
<p>Şeker hastaları, bu önerilere dikkat ederek Ramazan ayını daha sağlıklı ve güvenli geçirebilirler. Ancak her bireyin sağlık durumu farklı olduğundan, oruç tutmadan önce mutlaka doktor tavsiyesi alınmalıdır.</p>
<p><b>Sağlıklı Oruç için Önerilen Besinler ve Tarifler</b></p>
<p><b>1. Tam Tahıllar:</b> Yavaş sindirilen karbonhidratlar içerdiği için sahurda veya iftarda tüketildiğinde kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olurlar. Örnekler arasında tam buğday ekmeği, kahverengi pirinç ve yulaf bulunmaktadır.</p>
<p><b>2. Protein Kaynakları:</b> Yumurta, tavuk göğsü, yağsız kırmızı et ve balık gibi protein kaynakları, uzun süre tokluk hissi verir. Ayrıca baklagiller de hem protein hem de lif açısından zengindirler.</p>
<p><b>3. Sağlıklı Yağlar:</b> Zeytinyağı, avokado ve çiğ kuruyemişler gibi sağlıklı yağlar, vücuda enerji verir ve oruç tutarken ihtiyaç duyulan besinleri sağlar.</p>
<p><b>4. Sebze ve Meyveler:</b> Vitamin, mineral ve lif bakımından zengin sebze ve meyveler, sağlıklı bir iftar ve sahur menüsünün olmazsa olmazıdır. Özellikle su içeriği yüksek olanlar (salatalık, karpuz gibi) vücudun susuzluğunu gidermeye yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><i>Yulaf Ezmesi:</i> Sahur için yulaf ezmesini süt veya su ile hazırlayıp üzerine ceviz ve taze meyveler ekleyerek hem tok tutan hem de enerji veren bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz.</li>
<li><i>Protein Salatası:</i> Iftarda hafif ve besleyici bir yemek isteyenler için, marul, roka, avokado, tavuk göğsü ve çeşitli tohumları bir araya getirerek hazırlayabileceğiniz doyurucu bir salata.</li>
<li><i>Buğday Salatası:</i> Tam tahıl bir seçenek olan buğday salatası, domates, salatalık, limon suyu ve zeytinyağı ile birlikte iftar sofralarınız için sağlıklı ve hafif bir alternatif sunar.</li>
</ul>
<p><b>Oruç Tutarken Kan Şekerini Dengede Tutmanın Yolları</b></p>
<p>Şeker hastaları için Ramazan ayında oruç tutarken kan şekerini dengede tutmak büyük önem taşır. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde oruç tutabilmek için izlenebilecek bazı yöntemler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Yavaş Sindirilen Karbonhidratlar Tüketin:</strong> Sahur ve iftarınızı, yavaş sindirilen karbonhidratlar açısından zengin gıdalarla doldurun. Tam tahıllar, sebzeler, baklagiller gibi gıdalar kan şekerinizin daha yavaş yükselmesini sağlar.</li>
<li><strong>Yeterli Sıvı Alımı:</strong> Oruç süresince yeterli miktarda sıvı tüketmek dehidrasyonu önler ve kan şekerini dengeler. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içmeye özen gösterin.</li>
<li><strong>Protein Ağırlıklı Beslenme:</strong> Yüksek proteinli gıdaların tüketimi, uzun süre tokluk hissi verir ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Yumurta, süt ürünleri, et ve baklagiller iyi protein kaynaklarıdır.</li>
<li><strong>Ara Öğünleri Atlamayın:</strong> İftar ile sahur arasında kan şekerini dengede tutmak için küçük ara öğünler tüketmek önemlidir. Bu öğünlerde meyve, yoğurt gibi sağlıklı seçenekleri tercih edin.</li>
<li><strong>Fiziksel Aktivite:</strong> Oruç tutarken hafif düzeyde fiziksel aktiviteler yapmak, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. İftar sonrası yapılacak 30 dakikalık yürüyüşler idealdir.</li>
</ul>
<p>Kan şekerini dengede tutmak için bu adımları takip etmek, şeker hastalarının Ramazan ayını sağlıklı ve güvenli bir şekilde geçirmelerini sağlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-seker-hastalarina-ozel-beslenme-rehberi-saglikli-ve-guvenli-oruc-444563">Ramazanda Şeker Hastalarına Özel Beslenme Rehberi: Sağlıklı ve Güvenli Oruç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trabzonspor&#8217;dan Epilepsi Hastalarına Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/trabzonspordan-epilepsi-hastalarina-destek-444559</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 21:12:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[trabzonspordan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trabzonsporlu futbolcular, Türk Epilepsi ile Savaş Derneği’nin hayata geçirdiği Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasına destek oldu. Oyuncular Yukatel Adana Demirspor ile oynadıkları Trendyol Süper Lig maçına “Farkında Ol, Destek Ol, #EpilepsiİçinBak” yazılı pankart ile çıktı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trabzonspordan-epilepsi-hastalarina-destek-444559">Trabzonspor&#8217;dan Epilepsi Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trabzonsporlu futbolcular, Türk Epilepsi ile Savaş Derneği</strong>’<strong>nin hayata geçirdiği Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasına destek oldu. Oyuncular Yukatel Adana Demirspor ile oynadıkları Trendyol Süper Lig maçına “Farkında Ol, Destek Ol, #EpilepsiİçinBak” yazılı pankart ile çıktı</strong></p>
<p>Trabzonspor Futbol Takımı oyuncuları, epilepsi hastalarının toplumda karşılaştıkları ön yargılara dikkat çekmek amacıyla Yukatel Adana Demirspor ile oynadıkları Trendyol Süper Lig maçına “Farkında Ol, Destek Ol, #EpilepsiİçinBak” yazılı bir pankartla çıktı.</p>
<p>Trabzonsporlu futbolcular geçtiğimiz yıllarda da kampanyaya destek vermiş ve Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasının sembolü mor gözlüklerle çektikleri videolarla ülkemizde yaşayan 1 milyon epilepsili bireyin sesi olmuştu.</p>
<p>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği’nin sekiz yıldır hayata geçirdiği Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyası, epilepsili bireylerin de herkes gibi hayatlarına devam edebilecekleri, okuyabilecekleri, çalışabilecekleri, evlenebilecekleri, çocuk sahibi olabilecekleri ve başarılı işlere imza atabilecekleri konusunda farkındalığı artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, tüm Trabzonsporluları ve futbolseverleri, Epilepsi İçin Bak Instagram sayfasında yer alan #MorGözlük filtresiyle kendi fotoğrafını çekip farkındalık mesajları, #EpilepsiİçinBak ve #GerçeğiGör etiketleriyle sosyal medya hesaplarında paylaşmaya ve farkındalığın bir parçası olmaya davet ediyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trabzonspordan-epilepsi-hastalarina-destek-444559">Trabzonspor&#8217;dan Epilepsi Hastalarına Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beydağ&#8217;dan üretilen kestane unu çölyak hastalarına derman oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beydagdan-uretilen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-436757</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 08:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beydağdan]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kestane]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[unu]]></category>
		<category><![CDATA[üretilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beydağ’da Belediyesinin Çomaklar Mahallesi’ndeki Kestane Unu Üretim Tesisi’nde yıllardır özenle üretilen kestane unu, büyük beğeni topluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydagdan-uretilen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-436757">Beydağ&#8217;dan üretilen kestane unu çölyak hastalarına derman oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beydağ’da Belediyesinin Çomaklar Mahallesi’ndeki Kestane Unu Üretim Tesisi’nde yıllardır özenle üretilen kestane unu, büyük beğeni topluyor. </p>
<p>Beydağ Belediyesi, bir yandan üretim ve üreticiyi desteklerken, diğer yandan da kurduğu tesislerle bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunuyor. Bu çerçevede, Beydağ Belediyesi Kestane Unu Üretim Tesisi, çölyak hastalarına derman olmak için doğal olarak glütensiz kestane unu üretiyor. </p>
<p> “ÜRETİM DEVAM EDİYOR” </p>
<p>Beydağ Belediye Başkanı Feridun Yılmazlar, kestaneciliğin Beydağ’ın olmazsa olmazı olduğunu ifade ederek,  Kestane Unu Üretim Tesisi’nde kestane unu ürettiklerini ve katıldıkları tüm fuarlarda paketlenen bu kestane unlarını halkla buluşturduklarını belirtti.  </p>
<p>Başkan Yılmazlar, “Tesis için hala birkaç eksiğimiz var. Onları da tamamladığımızda daha seri üretime başlayıp, üreticimizin ürünü olan kestanenin katma değerini daha da arttıracağız. Kestane unu çölyak hastaları için büyük önem arz ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer de her zaman projelerimizi destekliyor. Bizler de yeni projeler üreterek çalışmalarımıza devam ediyoruz. İlçemizde bulunan ev hanımlarına ve pastacılık ile ilgilenen kadınlara kestane unu ile ürünler yaptırıyor ve denemelerimize devam ediyoruz. Her şey ilçemiz çiftçisinin kalkınmasına yardımcı olmak ve güvenli gıdayı halkla buluşturarak çölyak hastalarına ve glüten duyarlılığı olan vatandaşlara yeni bir ürün kazandırmak.” dedi. </p>
<p>İstanbul, Ankara ve İzmir gibi önemli fuarlarda da büyük beğeni toplayan kestane unu Beydağ için büyük önem arz ediyor.  </p>
<p>“KESTANE UNU ” </p>
<p>Başkan Yılmazlar, dünyanın en güzel kestanelerinin Türkiye’de yetiştiğini ifade ederek, “Yıllardır İtalya, Almanya, Lübnan ve Katar başta olmak üzere 32 ülkeye ihracat yapan ülkemizin her geçen yıl dünya kestane pazarındaki rolü büyüyor. Ege Bölgesi’nde güzel ilçemiz Beydağ, kestane üretiminde önemli bir paya sahip. Beydağ’da; Ovacık Yaylası’nda ve Çomaklar mahallemizde üretim yapılan kadim ürünümüz kestane miktarı yıllık 5 bin ton civarındadır. Böylesine öneme sahip bu bölgelerde bulunan kestane ağaçları ormanlık alan içerisinde kaldığından maalesef hastalık ile mücadelede bazı sıkıntılar yaşamaktadır. Hastalıktan dolayı rekolte her geçen üretim sezonunda düşmektedir. Şimdi bir de gal arısı adında bir hastalık başladı. Çalışmalarımıza başladık kestane üreticilerimizle, İzmir Büyükşehir Belediyemiz ile çalışmalar yapıp hastalığı yok etmeye çalışıyoruz.  </p>
<p>Kestanelerimiz Kestane Unu Tesisimizde hijyenik olarak işlenerek ardından kapalı sistem fırınlarda kurutulup değirmende hiçbir katkı maddesi eklenmeden un haline getiriliyor. ” diye konuştu. </p>
<p>“DOĞAL OLARAK GLÜTENSİZ” </p>
<p>Kestane unu; çölyak hastaları, kestane ununu hammadde olarak kullanan pasta, hazır gıda ve bebek maması üreticileri ile kestane unu tercih eden tüketicilerin ilgi odağında olacağı biliniyor. </p>
<p>“İhtiyacı olan herkesin, her kesimin yanında olabilmek çok güzel bir duygu” </p>
<p>Beydağ kestane unu, gerek lif gerek protein açısından oldukça zengin bir üründür. Bu ürün başta çölyak hastaları olmak üzere sağlık açısından da rağbet görmektedir. Bölgede kestanenin yetişmesi sebebiyle geçmişi de hemen hemen kestane üretimiyle aynıdır. Yani ilçenin kestane unu üretimi yarım asırdır devam etmektedir. İlk zamanlar eski usullerle üretilen kestaneler yerini zamanla makinelere bırakmıştır. Şu an bile bu bölge dışında kestane unu üretimi neredeyse hiç denilecek kadar azdır. Bu yüzden bu ürüne özellikle dikkat çeken Başkan Yılmazlar en yakın zamanda kestane unu için coğrafi işaret alarak ürünün değerini daha da taçlandıracaklarını, ihtiyacı olan herkesin, her kesimin özellikle çölyak hastalarının yanında olabilmek çok güzel bir duygu diye belirtti.  </p>
<p> Çölyak hastalarının ömür boyu gluten içermeyen gıdalarla diyet yapmak zorunda olduğunu da anlatan Başkan Yılmazlar, proje kapsamında bu hastalar için, oldukça pahalı olarak ithal edilen glutensiz un yerine, düşük fiyatta glutensiz kestane unu üretilmiş olunacağına dikkat çekti. Yılmazlar, böylece, hastaların tüketmek zorunda oldukları glutensiz gıda fiyatlarının da aşağı çekilebileceğini bildirdi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydagdan-uretilen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-436757">Beydağ&#8217;dan üretilen kestane unu çölyak hastalarına derman oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rosatom&#8217;un ürettiği izotop kanser hastalarına umut oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosatomun-urettigi-izotop-kanser-hastalarina-umut-oldu-436159</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2024 10:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[izotop]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[rosatomun]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[ürettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nükleer tıp dünyasındaki gelişmeler pek çok hastaya umut ışığı oldu. Prostat kanserine yakalanmış hastalara uygulanan lutesyum-177 tedavisi olumlu sonuçlar verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatomun-urettigi-izotop-kanser-hastalarina-umut-oldu-436159">Rosatom&#8217;un ürettiği izotop kanser hastalarına umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer tıp dünyasındaki gelişmeler pek çok hastaya umut ışığı oldu. Prostat kanserine yakalanmış hastalara uygulanan lutesyum-177 tedavisi olumlu sonuçlar verdi.</p>
<p>Tedavi, Rusya Federal Tıbbi ve Biyolojik Ajansı’na bağlı Federal Radyoloji ve Onkoloji Araştırma ve Klinik Merkezi’nde (FRCCRO) uygulandı. Nöroendokrin tümörlerin ve prostat kanserinin tedavisi için lutesyum-177 içeren bir madde, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un araştırma bölümünün bir parçası olan Nükleer Reaktörler Araştırma Enstitüsü’nün (RIAR) uyguladığı teknoloji kullanılarak geliştirildi. Radyofarmasötik, kalite kontrolünün tüm aşamalarını geçti.</p>
<p>Rosatom, Lutesyum-177 izotopunu her türünü üretebilen dünya üzerindeki tek kuruluş olarak öne çıkıyor.  İlacı geliştirenlerden RIAR Radyonüklid Kaynaklar ve Maddeler Başkanı Oleg Andreev, “İlk içerik üreticisi olarak, Rus tıbbi kurumlarının tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve aldığımız tüm siparişleri zamanında karşılayabiliyoruz” dedi. Rusya’da radyofarmasötikler dört tıp merkezine tedarik ediliyor.</p>
<p>Nükleer Tıp Merkezi Başkanı ve FRCCRO’da radyolog olan Pyotr Sychev’e göre tedavi etkili oldu ve hastaların hiçbirinde yan etkiye rastlanmadı.</p>
<p>Tedavi, doktorların öncelikle hastanın herhangi bir yan etki yaşamadığından emin olması ve ardından ilacı damardan enjekte etmesiyle uygulanıyor.   İlaç iki ayda bir veriliyor. Konuyla ilgili olarak Peter Sychev, “Hastalarımız tedavinin ilk kürünü tamamladı ve tümünün kanında prostat spesifik antijen proteini seviyesinde düşüş gözlendi.  İyi durumdalar” dedi.  </p>
<p>Rosatom’un izotop ürünleri tedarik eden yan kuruluşu V/O Izotop’un CEO’su Maxim Kushnarev’in Vestnik Atomproma dergisine verdiği demeçte belirttiği üzere, lutesyum-177 tıbbi izotopu 2021’den bu yana Brezilya’ya tedarik ediliyor.</p>
<p><strong>Leningrad NGS’de de üretiliyor </strong></p>
<p>Eylül ayında Leningrad Nükleer Güç Santrali, (NGS) iyot-131, molibden-99 ve kobalt-60’tan oluşan ürün yelpazesine yeni bir izotop ekleyerek lutesyum-177 üretmek için lisans aldı.</p>
<p>Lutesyum-177 (Lu-177), yenilikçi radyofarmasötiklerin üretiminde kullanılan en umut verici tıbbi radyonüklidlerden biri olarak anılıyor. Gelişmiş ilaçlar alanında önde gelen bilim insanlarına göre, lutesyum-177 bazlı ilaçlar sayesinde, kastrasyona dirençli prostat kanserinin metastatik formları, nöroendokrin tümörler, akciğer kanseri vb. dahil olmak üzere bazı onkolojik hastalıkların hedefe yönelik tedavisinde yüksek başarılar elde ediliyor.</p>
<p>Lutesyum-177 ve diğer izotopların üretimi için teknoloji geliştirme çalışmaları Rosatom’un bilim birimi Science and Innovations A.Ş enstitülerinde yapılıyor. Bugün dünyada lutesyum-177 diğer radyofarmasötiklerin klinik deneyleri çeşitli aşamalarda yürütülüyor. Dünya bilim camiasına göre, yenilikçi radyofarmasötikler yaygın onkolojik hastalıklarla mücadeleye önemli katkıda bulunacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatomun-urettigi-izotop-kanser-hastalarina-umut-oldu-436159">Rosatom&#8217;un ürettiği izotop kanser hastalarına umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SMA hastalarına Bakan Koca&#8217;dan müjde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sma-hastalarina-bakan-kocadan-mujde-420823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Nov 2023 09:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kocadan]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[sma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10 ay önce ücretsiz olacağını duyurduğu HPV aşısı ve SMA tedavisiyle ilgili gelişmelerdeki son durumu anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sma-hastalarina-bakan-kocadan-mujde-420823">SMA hastalarına Bakan Koca&#8217;dan müjde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Bir kanser türü olan rahim ağzı kanserini önleyen HPV aşıları ücretli olarak yapılıyor. Tedavisi bir aşı olan bu kanser türünün önlenmesi için yaygın bir şekilde aşılama yapılması gerekiyor. Bu nedenle ücretli olarak yapılan HPV aşılarının Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak yapılması bir süredir gündemde. Konuyla ilgili son gelişmeleri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı. Koca, tedarik için firmalarla görüşmelerin devam ettiğini belirtirken aşılamaların kısa sürede başlayacağını duyurdu. Ve uzun vadede ‘yerli HPV aşısı’ üretimi vurgusu yaptı; üreticilerden de destek talebinde bulundu.</p>
<p> Bakan Koca, &#8220;firmalarla pazarlıkta elimizi kuvvetlendirmek için talebi üretenlerden destek istiyoruz&#8221; ifadelerini kullandı. SMA tedavisiyle ilgili Bakanlığın çalışmaları hakkında da bilgi verdi Fahrettin Koca. “Gen terapisi ile ilgili çalışmalarımız son aşamalara geldi ancak bu konuda önemli bir altyapı ihtiyacı var. Ülkemizde yeterli sayıda uygulama merkezimiz henüz yok. Gen terapisi hastanesini kurmak istiyoruz. Mevcut tedavinin uygulamasında ise uygulanacağı yaş grubunun belirlenmesi bizim açımızdan kritik bir konu. Son bilimsel gelişmeler bir yaş grubunu işaret ediyor. Klinik araştırmayı da uygulamayı da birlikte başlatmayı hedefliyoruz.&#8221;</p>
<p>Koca, &#8220;HPV aşılamaları kısa sürede başlayacak, tedarik için firmalarla görüşmeler devam ediyor&#8221; dedi. SMA tedavisinde kullanılan iki ilacın tedavi rehberine alındığını duyurdu.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sma-hastalarina-bakan-kocadan-mujde-420823">SMA hastalarına Bakan Koca&#8217;dan müjde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına 3 milyon TL&#8217;lik destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-3-milyon-tllik-destek-419887</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 21:01:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fenilketonüri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[tllik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419887</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ulaştırdığı gıda paketleriyle çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl desteğini İzmir Şehir Kartı üzerinden sürdürecek. Toplam destek miktarı 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmir Şehir Kartı ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-3-milyon-tllik-destek-419887">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına 3 milyon TL&#8217;lik destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına 3 milyon TL&#8217;lik destek</strong></p>
<p>Ulaştırdığı gıda paketleriyle çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl desteğini İzmir Şehir Kartı üzerinden sürdürecek. Toplam destek miktarı 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmir Şehir Kartı ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebilecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer&#8217;in sosyal belediyecilik vizyonu kapsamında dezavantajlı tüm kesimlerle dayanışmasını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olmaya devam ediyor. Kentteki çölyak ve fenilketonüri hastaları, gereksinim duydukları glütensiz ve düşük proteinli gıda maddelerine dijitalleşme adımıyla ihtiyaç sahiplerine teslim edilen İzmir Şehir Kartı aracılığıyla ulaşabilecek.</p>
<p><strong>İlk ödeme yapıldı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından koordine edilen &#8220;çölyak ve fenilketonüri desteği&#8221; kapsamında toplam 3 milyon TL&#8217;lik ilk ödeme İzmir Şehir Kartlara aktarıldı. 2023 yılı sona ermeden üç periyot içinde kartlarına bin 800’er lira yatırılacak olan çölyak ve fenilketonüri hastası yurttaşlar, anlaşmalı iş yerlerinden alışveriş yapabilecek. Böylece hem çölyak ve fenilketonüri hastaları gerekli gıdaya daha kolay ulaşacak hem yerel iş yerlerinin kalkınması desteklenecek.</p>
<p><strong>22 bin koli destek sağlandı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2019’dan bugüne çölyak ve fenilketonüri hastalarına içinde un, makarna, tel şehriye, tarhana, tahıl gevreği, puding, kurabiye, yumurta ikamesi, pirinç ikamesi, yoğurt ikamesi, et köfte ikamesi, tavuk aromalı çorba, kraker, çikolata, irmik, gofret gibi gıda malzemelerinin bulunduğu 22 bin koli gıda paketi desteği sağladı.</p>
<p><strong>Çölyak ve fenilketonüri nedir?</strong></p>
<p>Çölyak; ince bağırsağın, bir protein çeşidi olan glütene karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerji ve hassasiyetiyle ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Hastalar; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahılları içeren yiyecekler tüketemiyor. Çölyaklı hastaların sürekli olarak glüten içermeyen gıdalarla beslenmesi gerekiyor.</p>
<p>Fenilketonüri ise kalıtımsal bir hastalıktır. Yani hastalığın oluşabilmesi için hem annenin hem de babanın bu hastalık açısından taşıyıcı olması gerekmektedir. Tedavinin en önemli noktasını hastalıktan mustarip çocukların erken dönemde tespit edilip yaşamın ilk günlerinden başlanarak fenilalaninden kısıtlı diyet verilmesi oluşturur.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-3-milyon-tllik-destek-419887">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına 3 milyon TL&#8217;lik destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diz Ve Kalça Protezi Hastalarına Robotik Cerrahi ile Hareket Özgürlüğü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diz-ve-kalca-protezi-hastalarina-robotik-cerrahi-ile-hareket-ozgurlugu-412536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 13:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudun tüm yükünü çeken diz eklemi zamanla kişinin günlük yaşamını zorlaştıracak kadar aşınabiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-ve-kalca-protezi-hastalarina-robotik-cerrahi-ile-hareket-ozgurlugu-412536">Diz Ve Kalça Protezi Hastalarına Robotik Cerrahi ile Hareket Özgürlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun tüm yükünü çeken diz eklemi zamanla kişinin günlük yaşamını zorlaştıracak kadar aşınabiliyor. Şikayetleri fizik tedavi, ilaç ve enjeksiyon uygulamaları ile geçmeyen hastalar için çözüm genellikle diz protezi ameliyatı oluyor. Benzer şekilde kireçlenmeyle aşınmış ya da travma, tümör ve romatizma nedeniyle hasarlanmış kalça eklemi de kalça protezi ameliyatıyla tedavi edilebiliyor. Sağlık alanında her geçen gün önemli gelişmeler kaydeden robot teknolojilerinin günümüzde diz ve kalça protezi ameliyatlarında da etkin şekilde kullanılmasıyla cerrahide oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Diz ve kalça protezi gereken hastalar robotik sistemle gerçekleştirilen ortopedi ameliyatları sonrası hareket özgürlüklerine ve konforlu bir yaşama kavuşabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden  Prof. Dr. Osman Tecimel, robotik cerrahiyle diz ve kalça protezi ameliyatları konusunda merak edilenler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Diz ve kalça protezi takılması gereken hastaların en önemli şikayetleri ağrılar ve hareket kısıtlılığıdır. Kişi bu nedenle günlük yaşamını sürdüremez hale gelebilmektedir. Bazı hastalar uzun süre yatağa bağımlı olacaklarını ve iyileşme süreçlerinin çok fazla uzayacağını düşünerek ameliyatı sürekli erteleme eğiliminde olurlar. Son dönemlerde diz ve kalça protezi ameliyatlarında tercih edilen robotik kol destekli ortopedik cerrahi sistemi sayesinde hastalar son derece konforlu bir ameliyat ve iyileşme sürecinden geçmektedir. Özellikle diz ve kalça eklemi kireçlenmelerinde, eklemin kemik kemiğe sürtecek kadar kıkırdak kaybına uğradığı durumlarda yaş veya cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm hastalara robotik cerrahi uygulanabilir. Ameliyat süresini kısaltan bu teknoloji sayesinde hasta anesteziye de daha az maruz kalır. Taburculuk süresi hızlanır, daha az ağrı hissi yaşar ve ilaca gereksinimi de azalır. Kişi yabancılık çekmediği, vücuduyla birebir uyumlu ve daha uzun ömürlü bir ekleme kavuşur, yaşam kalitesi artar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Robotik kol kişiye özel protezin sıfıra yakın hata payıyla yerleşmesini sağlar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Protez cerrahisinde kireçlenmiş eklem yüzeyleri metalik implantlarla yeniden oluşturulur.   Robotik cerrahinin buradaki farkı hastaya takılacak olan protezin ameliyat öncesi kişiye özgü ve tam uyumlu olarak tasarlanabilmesidir. Ameliyat öncesi hastanın dizinin veya kalçasının tanımlanması için bir tomografi çekilir, sonuç üç boyutlu olarak değerlendirildikten sonra, hangi ölçülerde, genişlikte ve yükseklikte bir protez takılacağı bilgisayar ortamında denenir. Ameliyata hazırlıklı bir şekilde giren cerrah operasyonu robotik bir kol üzerinden, neredeyse sıfır hata payıyla gerçekleştirir. Robotik cerrahinin hassas dokunuş kabiliyeti sayesinde kemik ve yumuşak dokular daha az zarar görür. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-ve-kalca-protezi-hastalarina-robotik-cerrahi-ile-hareket-ozgurlugu-412536">Diz Ve Kalça Protezi Hastalarına Robotik Cerrahi ile Hareket Özgürlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalarına 10 Sonbahar Uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalarina-10-sonbahar-uyarisi-408775</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Sep 2023 11:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yine bir yaz mevsimini daha geride bıraktık</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalarina-10-sonbahar-uyarisi-408775">Kalp Hastalarına 10 Sonbahar Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bir yaz mevsimini daha geride bıraktık. Havalar hafiften serinlemeye, sert rüzgarlar kendini göstermeye ve ağaçlardan yapraklar dökülmeye başladı bile. Hava sıcaklıklarındaki düşüşler, gündüz ve akşam saatleri arasındaki sıcaklık farkının artışı, nem ile hava basıncı değişimleri, hava kirliliğindeki artış, sert rüzgarlar ve vücut direncinin düşmesiyle birlikte artan enfeksiyon hastalıkları, kalp damar hastalığı olan kişilerde kalp krizi veya kalp yetmezliği riskini artırıyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan</strong>, sonbahar mevsiminde aynı zamanda tanısı konulmamış veya herhangi bir semptomu olmayan kişilerde de kalp krizi riskinin gelişebileceğine dikkat çekerek, “Sonbahar mevsiminde gerek kalp hastalarının gerekse kardiyovasküler risk taşıyan özellikle hipertansiyon, diyabet veya obezite hastalarının soğuk ve sert rüzgarlı havalar ile enfeksiyon hastalıklarına karşı önlem almaları çok önemli. Ayrıca düzenli kullanılan ilaçların da sonbahar mevsimine göre ayarlanmaları için mutlaka hekime başvurulmalı” diyor. <strong> Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan, </strong>kalp hastalarının sonbahar mevsiminde dikkat etmeleri gereken kuralları anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong> Vücut ısınızı koruyacak şekilde giyinin</strong></p>
<p>Sert rüzgarlı havalar göğüs bölgesinde ısı kaybını artıracağı için koroner spazm, dolayısıyla kalp krizi riskini yükseltebiliyor. Kalp sağlığınız için aşırı rüzgarlı havalarda mümkünse sokağa çıkmayın. Mecbursanız, göğüs bölgenizi koruyacak şekilde giyinmeyi alışkanlık edinin. Ayrıca sokağa çıkarken kıyafetlerinizin altına giyeceğiniz kalın termal çamaşırlar da vücut ısınızın sabit kalmasına yardımcı olacaktır. </p>
<p> <strong>Rüzgarlı havalarda kapalı mekanlarda spor yapın</strong></p>
<p>Sonbahar mevsiminde de egzersizlerinize düzenli olarak devam etmeniz kalp sağlığınız için büyük öneme sahip. Haftanın en az dört günü yapacağınız 30 dakikalık tempolu yürüyüş, kalp krizi riskini azaltıyor. Ancak soğuk ve rüzgarlı havalarda yürüyüş için dış ortamları değil kapalı mekanları tercih etmeye özen gösterin. </p>
<p> <strong>Yürüyüş için sabah saatlerini tercih etmeyin</strong></p>
<p>Sonbahar mevsiminde dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta ise yürüyüş saatleriniz olmalı. Doç. Dr. Ufuk Gürkan, havaların soğuk olduğu günlerde sabah saatlerinde, özellikle rüzgarlı havalarda yapacağınız yürüyüşün kalp sağlığınızı olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Bunun nedeni ise koroner damarların sabah saatlerinde elastikiyet özelliklerinin az olması ve bunun sonucunda kalbin yükünün artmasıdır. Dolayısıyla sabah erken saatlerde yapılan yürüyüşler, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi sorunları, dahası kalp krizini tetikleyebiliyor. Sabahları yürüyorsanız, kalp sağlığınız için düşük tempoyu tercih etmeli ve göğüs bölgesinde gelişen ağrı veya nefes darlığında yürüyüşünüzü sonlandırmalısınız. Sonbahar aylarında yürüyüş için en ideal zaman soğuğun kırıldığı öğle saatleridir” diyor.</p>
<p> <strong>Yemekten hemen sonra egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Yemeğin ardından damarlardan mide ve bağırsak sistemine giden kan miktarı ile kalp hızı göreceli olarak artıyor. Bu fizyolojik bir durumdur. Ancak  kalp damar hastalığında koroner kan akımının az olması nedeniyle ağır yemek sonrasında yapılan egzersizler kalp krizi riskini artırabiliyor. Dolayısıyla kalp damar hastalıkları açısından yüksek riske sahipseniz, egzersizlerinizi çok hafif bir kahvaltıdan en az bir saat veya öğle ya da akşam yemeğinden en az 3-4 saat sonrasında yapmaya özen gösterin. </p>
<p> <strong>Ağır eşya taşımayın, dik yokuşlardan kaçının</strong></p>
<p>Soğukla birlikte kalbin iş yükü arttığı için ilave zorlayıcı faaliyetler semptomları tetikleyebiliyor. Öyle ki yaz aylarında hiçbir şikayeti olmayan ve orta derece kalp damar tıkanıklığına sahip hastaların soğuğa maruz kaldıklarında nefes darlığı ile göğüs ağrısı gibi semptomları başlayabiliyor, bu tablo kalp krizine kadar ilerleyebiliyor. Bu nedenle soğuk havalarda gerekmedikçe ciddi efor gerektiren ağır eşya ve yük taşımak gibi faaliyetlerden kaçının, dik yokuşlu yolları kullanmamaya da özen gösterin. </p>
<p><strong> Sonbahar mevsimine uygun beslenin </strong></p>
<p>Düşen sıcaklıklarla birlikte vücudumuzun enerji ihtiyacı da artıyor. Doymamış yağdan ve karbonhidrattan zengin gıda alımı nedeniyle reflekslerimiz uyarılıyor ve daha kolay kilo almamıza yol açabiliyor. Kilo alımının hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarının gelişme riskini artırması nedeniyle diyet ve egzersiz faaliyetlerinizi sonbahar mevsimine uygun olacak şekilde devam ettirmeniz gerekiyor. Besin değeri açısından zengin, düşük kalorili meyve ve sebzeleri bolca barındıran öğünlerle beslenmeye önem verin. Karbonhidrattan görece fakir, proteinli gıdalarla dengelenmiş, doymamış yağ asitlerini içeren yiyeceklerin sofranızda bulunmasını da alışkanlık edinin.</p>
<p> <strong>Enfeksiyonlara karşı korunun! </strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte vücudumuzun direnci düşüyor ve grip ile Covid-19 gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskimiz artıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan, bu enfeksiyonların da kalp krizi riskini ve kalp yetmezliği semptomlarını artırdığına işaret ederek, “2019 yılında başlayan Covid-19 enfeksiyonunun düşük yoğunlukla da olsa devam ettiği günümüzde; hijyen kuralları, maskeyle korunma, dezenfektan kullanımı gibi gribal enfeksiyonlarda korunma yöntemlerini uygulamanız ve hekiminizin görüşünü alarak uygun aşılarınızı yaptırmanız kalp ve damar sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>D vitaminini unutmayın </strong></p>
<p>Yapılan çeşitli çalışmalarda, vücudumuzdaki D vitamini seviyesinin yaz mevsimine nazaran sonbahar ve kış aylarında azaldığı gösterilmiş.  Bilimsel araştırmalar, D vitamini eksikliğinin koroner kalp hastalığı riskini anlamlı olarak artırdığını gösteriyor.  Bu nedenle sonbahar aylarında gerek güneş ışınlarından faydalanarak gerekse gıdalarla D vitamini takviyesi yapmanız oldukça önem taşıyor. </p>
<p> <strong>Grip aşınızı yaptırın </strong></p>
<p>Viral enfeksiyonlar özellikle de covid-19 enfeksiyonu, immün sistemi zayıf ve yaşlı hastalarda daha ağır bir tablo oluşturabiliyor, altta yatan kalp hastalığını alevlendirebiliyor. Özellikle diyabet, koroner kalp hastalıkları veya kalp yetersizliği gibi kronik immün sistemini zayıflatan bir hastalığınız varsa hekiminizin görüşünü alarak mevsimsel grip aşınızı yaptırmayı ihmal etmeyin. </p>
<p><strong> Hava kirliliğine dikkat! </strong></p>
<p>Sonbaharla birlikte araç yakıt ve ısınma amaçlı tüketilen hidrokarbon ürünlerine ait partiküller hava kirliliğini artırıyor. Artmış olan hava kirliliğinin kalp damar tıkanıklarını, hipertansif ataklar ile kalp yetersizliği ataklarını artırdığı bilimsel olarak kanıtlandı. Dolayısıyla ciddi kalp damar hastalığınız veya kalp yetersizliği sorununuz varsa bu havalardan kaçınmanız, mümkünse görece olarak daha temiz havaya sahip bölgelerde yaşamanız öneriliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalarina-10-sonbahar-uyarisi-408775">Kalp Hastalarına 10 Sonbahar Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beydağ&#8217;dan Yükselen Kestane Unu Çölyak Hastalarina Derman Oluyor </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beydagdan-yukselen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-405426</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 20:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beydağdan]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kestane]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[unu]]></category>
		<category><![CDATA[yükselen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beydağ’da Belediyesinin Çomaklar Mahallesi’ndeki Kestane Unu Üretim Tesisi’nde özenle üretilen kestane unu, büyük beğeni topluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydagdan-yukselen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-405426">Beydağ&#8217;dan Yükselen Kestane Unu Çölyak Hastalarina Derman Oluyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beydağ’da Belediyesinin Çomaklar Mahallesi’ndeki Kestane Unu Üretim Tesisi’nde özenle üretilen kestane unu, büyük beğeni topluyor. </p>
<p>Beydağ Belediyesi, bir yandan üretim ve üreticiyi desteklerken, diğer yandan da kurduğu tesislerle bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunuyor. Bu çerçevede, Beydağ Belediyesi Kestane Unu Üretim Tesisi, şu sıralarda başlayan kestane sezonu ile çölyak hastalarına derman olmak için doğal olarak glütensiz kestane unu üretiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>“ÜRETİM DEVAM EDİYOR” </strong></p>
<p>Beydağ Belediye Başkanı Feridun Yılmazlar, kestaneciliğin Beydağ’ın olmazsa olmazı olduğunu ifade ederek,  Kestane Unu Üretim Tesisi’nde kestane unu ürettiklerini ve katıldıkları tüm fuarlarda paketlenen bu kestane unlarını halkla buluşturduklarını belirtti.  </p>
<p>Başkan Yılmazlar, “Tesis için hala birkaç eksiğimiz var. Onları da tamamladığımızda daha seri üretime başlayıp, üreticimizin ürünü olan kestanenin katma değerini daha da arttıracağız. Kestane unu Çölyak hastaları için büyük önem arz ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer de her zaman projelerimizi destekliyor. Bizler de yeni projeler üreterek çalışmalarımıza devam ediyoruz. İlçemizde bulunan ev hanımlarına ve pastacılık ile ilgilenen kadınlara kestane unu ile ürünler yaptırıyor ve denemelerimize devam ediyoruz. Her şey ilçemiz çiftçisinin kalkınmasına yardımcı olmak ve güvenli gıdayı halkla buluşturarak çölyak hastalarına ve glüten duyarlılığı olan vatandaşlara yeni bir ürün kazandırmak.” dedi. </p>
<p>İstanbul, Ankara ve İzmir gibi önemli fuarlarda da büyük beğeni toplayan kestane unu Beydağ için büyük önem arz ediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>“KESTANE UNU ” </strong></p>
<p>Başkan Yılmazlar, dünyanın en güzel kestanelerinin Türkiye’de yetiştiğini ifade ederek, “İtalya, Almanya, Lübnan ve Katar başta olmak üzere 32 ülkeye ihracat yapan ülkemizin her geçen yıl dünya kestane pazarındaki rolü büyüyor. Ege Bölgesi’nde güzel ilçemiz Beydağ, kestane üretiminde önemli bir paya sahip. Beydağ’da; Ovacık Yaylası’nda ve Çomaklar mahallemizde üretim yapılan kestane miktarı yıllık 5 bin ton civarındadır. Böylesine öneme sahip bu bölgelerde bulunan kestane ağaçları ormanlık alan içerisinde kaldığından maalesef hastalık ile mücadelede bazı sıkıntılar yaşamaktadır. Hastalıktan dolayı rekolte her geçen üretim sezonunda düşmektedir. Şimdi bir de gal arısı adında bir hastalık başladı. Çalışmalarımıza başladık kestane üreticilerimizle, İzmir Büyükşehir Belediyemiz ile çalışmalar yapıp hastalığı yok etmeye çalışıyoruz.  </p>
<p>Kestanelerimiz Kestane Unu Tesisimizde hijyenik olarak işlenerek ardından kapalı sistem fırınlarda kurutulup değirmende hiçbir katkı maddesi eklenmeden un haline getiriliyor. ” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“DOĞAL OLARAK GLÜTENSİZ” </strong></p>
<p>Kestane unu; çölyak hastaları, kestane ununu hammadde olarak kullanan pasta, hazır gıda ve bebek maması üreticileri ile kestane unu tercih eden tüketicilerin ilgi odağında olacağı biliniyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>“İhtiyacı olan herkesin, her kesimin yanında olabilmek çok güzel bir duygu” </strong></p>
<p>Beydağ kestane unu, gerek lif gerek protein açısından oldukça zengin bir üründür. Bu ürün başta çölyak hastaları olmak üzere sağlık açısından da rağbet görmektedir. Bölgede kestanenin yetişmesi sebebiyle geçmişi de hemen hemen kestane üretimiyle aynıdır. Yani ilçenin kestane unu üretimi yarım asırdır devam etmektedir. İlk zamanlar eski usullerle üretilen kestaneler yerini zamanla makinelere bırakmıştır. Şu an bile bu bölge dışında kestane unu üretimi neredeyse hiç denilecek kadar azdır. Bu yüzden bu ürüne özellikle dikkat çeken Başkan Yılmazlar en yakın zamanda kestane unu için coğrafi işaret alarak ürünün değerini daha da taçlandıracaklarını, ihtiyacı olan herkesin, her kesimin özellikle çölyak hastalarının yanında olabilmek çok güzel bir duygu diye belirtti. </p>
<p>Çölyak hastalarının ömür boyu gluten içermeyen gıdalarla diyet yapmak zorunda olduğunu da anlatan Başkan Yılmazlar, proje kapsamında bu hastalar için, oldukça pahalı olarak ithal edilen glutensiz un yerine, düşük fiyatta glutensiz kestane unu üretilmiş olunacağına dikkat çekti. Yılmazlar, böylece, hastaların tüketmek zorunda oldukları glutensiz gıda fiyatlarının da aşağı çekilebileceğini bildirdi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydagdan-yukselen-kestane-unu-colyak-hastalarina-derman-oluyor-405426">Beydağ&#8217;dan Yükselen Kestane Unu Çölyak Hastalarina Derman Oluyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 09:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda hızla yaygınlaşan astım özellikle geceleri sürekli öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008">Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda hızla yaygınlaşan astım özellikle geceleri sürekli öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong>, astımın en yaygın görülen 7 farklı türü bulunduğunu, belirtilerin ve tedavinin kişiden kişiye değişebildiğini belirterek “Astım ciddi sonuçlara yol açabilse de, tetikleyici etkenlere karşı önlem alarak ve doğru tedavi ile yönetilebilir. Doğru teşhis, doktorunuzla düzenli iletişim ve tetikleyici etkenlerden uzak durarak astım şikayetlerini azaltmak mümkün” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai en sık görülen astım türlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Polenler, tozlar, sigara dumanı, parfüm, aşırı kilo ve sağlıksız beslenme başta olmak üzere birçok risk faktörleriyle tetiklenebilen astım, akciğerlerdeki küçük hava yollarının iltihaplanmasına ve daralmasına bağlı olarak gelişiyor. Ailesinde astımı olanlarda hastalığın gelişme riskinin daha fazla olduğunu belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong>, “Alerjenlere maruz kalmak astım şikayetlerini tetikler hatta bazen krize yol açabilir. Astım krizi sırasında akciğerlere hava ileten borular ciddi düzeyde daralarak kandaki oksijen seviyesini önemli ölçüde azaltır, dudaklar mavi renge dönüşür, bilinç kaybına ve hayati riske yol açabilir. Bu nedenle acil tedavi şarttır” diyor. Çocukluğunda veya gençliğinde astımı olmayan kişilerde de ileride astım gelişebildiğini belirten Dr. Naurzvai, yetişkin yaşta astım tanısı alan kişilerin genellikle kalıcı semptomları olduğunu, bu durumu yönetmek için günlük ilaç tedavisine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. </p>
<p><strong> Astımınızın türünü biliyor musunuz?</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, en yaygın görülen astım türlerinin; egzersize bağlı bronkospazm, alerjik astım, alerjik olmayan astım, öksürük varyantlı astım, mesleki astım ve gece astımı olduğunu söylüyor. Bazı insanlar için şikayetler yalnızca tetikleyicilerle karşılaşıldığında ara sıra ortaya çıkarken, daha ağır düzeyde astımı olanlarda şikayetler daha sık görülüyor. Dr. Naurzvai en yaygın görülen astım çeşitleri hakkında şu uyarılarda bulunuyor; </p>
<p><strong> Alerjiye bağlı astım</strong></p>
<p>Alerjiye bağlı astımın en yaygın görülen tür olduğunu belirten Dr. Naurzvai, alerjik tepkiye neden olan alerjenlerin vücuda hava yolu, cilt, yemek borusu veya enjeksiyon yoluyla girebildiğini söylüyor. Alerjik astımı olan bir kişi tetikleyici bir maddeyle temas ettiğinde vücut, IgE tipi antikorları serbest bırakarak yanıt veriyor. Alerjen maddelerin başlıcalarını; polenler, hamam böcekleri, ev tozu akarları, küf mantarlar, evcil hayvan kepeği (deri pulları), idrarı, dışkısı, tükürüğü ve saçı oluşturuyor. Dr. Naurzvai “Cilt veya kan testi ile spesifik alerjenler belirlenebilir ve alerjik kaynaklı astımınız için mevsimsel mi yoksa yıl boyunca mı ilaç kullanmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz” diyor. </p>
<p><strong>Egzersize bağlı astım</strong></p>
<p>Egzersize bağlı bronkospazm (hava yollarının daralması), fiziksel aktivitelerden sonra ortaya çıkıyor. Fiziksel aktivitenin tetiklediği bu astım çeşidi, hastaların yüzde 90’ında egzersiz yaparken hava akımının kısıtlanmasına ve solunum şikayetlerine yol açıyor. Doğru teşhis ve doktorunuzla düzenli iletişim sayesinde size uygun en ideal hareket tarzını belirleyebilirsiniz. </p>
<p><strong> Öksürük Varyant Astım (ÖVA) </strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, öksürük varyant astımın nefes darlığı olmadan sadece öksürük şikayeti ile seyrettiğini belirterek “Bu astım türü kronik bir öksürük olarak görülür. Düzgün tedavi edilmediğinde öksürük varyantlı astım daha ağır astıma ilerleyebilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong> Mesleki astım</strong></p>
<p> Mesleki astım işyerinde maruz kaldığınız tahriş edici bir madde tarafından tetikleniyor. Astımınız iş değiştirdiğinizde başladıysa, çalışma ortamından uzaktayken düzeliyorsa ya da  kimyasallar tarafından tetikleniyorsa mesleki astımınız olabilir. Mesleki astım çoğunlukla; fırıncılar, deterjan üreticileri, ilaç üreticileri, çiftçiler, tahıl asansörü çalışanları, laboratuvar çalışanları, metal işçileri, değirmenciler, plastik işçileri ve marangozlarda görülüyor.</p>
<p><strong>Gece astımı</strong></p>
<p>Gece astımı olarak sınıflandırılan bu türün, diğer astım çeşitlerinde olduğu gibi öksürük, nefes alıp verirken hırlama ve göğüste sıkışma gibi şikayetlere yol açtığını belirten Dr. Naurzvai “Ancak gece astımında şikayetler akşam saatlerinde şiddetlenir. Tedavisi, diğer astım çeşitleri için olan inhaler ve diğer ilaçlarla hemen hemen aynıdır. Solunum cihazları, hastalığı kontrol etmeye yardımcı olabilir ve hastanın normal ve aktif bir yaşam sürmesini sağlayabilir” diyor.  </p>
<p><strong>Alerjik olmayan astım</strong></p>
<p>Alerjik etkenler tarafından tetiklenmeyen astıma ‘alerjik astım’ deniliyor. Alerjik olmayan astımı tetikleyen unsurların başlıcalarını; enfeksiyonlar, egzersiz, stres ve değişen hava koşulları oluşturuyor. </p>
<p><strong>Ağır astım</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai “Bir kişi haftada ikiden fazla astım semptomu yaşıyorsa astımı ‘kalıcı’ olarak adlandırılır. Kalıcı astım hafif, orta veya şiddetli olarak sınıflandırılır. Astım semptomları iyi yönetilmediğinde ‘kontrolsüz astım’ ortaya çıkar. Kalp hastalığı gibi astımı yönetmeyi zorlaştıran diğer durumlar astım semptomlarını şiddetlendirebilir. Sigara içme ve inhaler ilaçlarını düzenli almamak da kontrolsüz astım nedenlerindendir” diyor. </p>
<p><strong>Astım hastaları için etkili öneriler!</strong></p>
<p><strong> </strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai astım semptomlarını rahatlatmak için alabileceğiniz basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor;</p>
<p><strong> </strong></p>
<ol>
<li>Hava değişiklikleri, toz, duman, çim ve ağaç polenleri, hayvan tüyü, sabunlar ve parfümler astımın başlıca tetikleyicilerinden olduğundan bu tür alerjenlerden korunun.  </li>
<li>Fazla kilo astım semptomlarını artırabildiğinden sağlıklı bir diyetle ideal kilonuza inin. </li>
<li>Kesinlikle sigara içmeyin, tütün dumanına maruz kalmaktan kaçının. </li>
<li>İlaçlarınız, astımınızın türüne ve hastalığın ağırlığına göre değiştiğinden doktorunuzun talimatına uyun. İlaçlarınızı her zaman doktorunuzun önerdiği şekilde alın. </li>
<li>Burun tıkanıklığı ve hava yolu tahrişine iyi gelen sıcak buhar banyosu yapabilirsiniz.</li>
<li>Kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebileceğinden dolayı kesinlikle doktorunuza danışmadan bitkisel ilaç kullanmayın.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008">Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarına 7 Önemli Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-7-onemli-oneri-365267</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 14:14:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada görülme sıklığı artış gösteren ve hayat kayıplarının ilk sıralardaki nedenini oluşturan kanser çağımızın en önemli hastalıkları arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-7-onemli-oneri-365267">Kanser Hastalarına 7 Önemli Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada görülme sıklığı artış gösteren ve hayat kayıplarının ilk sıralardaki nedenini oluşturan kanser çağımızın en önemli hastalıkları arasında yer alıyor. Tıp ve teknoloji alanında yaşanan ilerlemelerle günümüzde daha erken dönemde teşhis edilebilen kanser hastalığında multidisipliner tedavi anlayışı büyük önem taşıyor. Değiştirilebilir risk faktörlerinden uzak durmak kanserden korunmakta en önemli basamağı oluşturuyor. Ancak kanser hastalığı ortaya çıkmışsa hastaların beslenmeden doktor takibine, hareketli bir yaşam tarzı benimsenmesinden güneş ışınlarından korunmaya kadar birçok noktaya dikkat etmesi gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Tıbbi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Umut Demirci, kanser tedavisinde dikkat edilmesi gereken konular ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p>Memorial Ankara Hastanesi’nde bu yıl “Kanserle Yaşam” toplantısının 6.sı gerçekleştirildi. Kanser hastaları, hasta yakınları ve alanında uzman hekimlerin bir araya geldiği toplantıda kanser ve tedavi yöntemleri ile ilgili güncel bilgiler paylaşıldı. Onkoloji alanında uzman hekimlerin katıldığı toplantıda kanserle yaşam, psikoonkolojik destek, güncel tedavi yöntemleri, tedavide teknolojinin kullanımı, kanserde beslenme, kanser cerrahisinde modern uygulamalar ve tedavi adımları gibi önemli konu başlıkları ele alındı.</p>
<p><strong>Toplumda kanser farkındalığı artırılmalı</strong></p>
<p>Toplumun kanser hastalığı konusunda bilgilendirilmesi ve kanser ile ilgili araştırmaların desteklenmesi amacıyla 1947 yılında Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği’nin önerisi ile 1-7 Nisan tarihleri “Kanser haftası” olarak belirlendi. Kontrolsüz ve anormal hücre bölünmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık olan kanser hastalığı kişiyi ve yakınlarını fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden ciddi oranda etkilemektedir. Erken tanının büyük önem taşıdığı kanser hastalığında tarama programları ise günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Kanser haftasında yapılan etkinliklerle toplumsal bilincin oluşması, tarama programları ile erken tanının konulabilmesi ve kansere bağlı ölümlerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. </p>
<p><strong>Akciğer ve meme kanseri ilk sırada yer alıyor</strong></p>
<p>Kanserin görülme sıklıkları kadın ve erkek cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Ülkemizde erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri en sık görülen kanserler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte erkeklerde ikinci sıklıkta prostat, kadınlarda ise tiroid kanseri görülmektedir. Kolorektal kanserler ise her iki cinsiyette de en sık görülen kanserler arasında üçüncü sırada yer almaktadır. </p>
<p><strong>Risk faktörlerinden uzak durulmalı</strong></p>
<p>Kanser hastalığı oluşumunda etkili olan risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak ikiye ayrılmaktadır. İleri yaş, aile öyküsü, genetik ve cinsiyet değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer alırken; çevresel faktörler olarak da adlandırılan değiştirilebilir risk faktörleri olan sigara kullanımı, kimyasal maruziyet, yoğun alkol tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı, kötü ve yetersiz beslenme, UV ışınlarına aşırı ve korunmasız maruziyet, radyasyon ve bazı mikroorganizmalar kansere neden olabilmektedr. </p>
<p><strong>Pandemi süreci ileri evre hastalarda hastalığın ilerlemesine neden oldu</strong></p>
<p>Kanser ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda çeşitli nedenlerle kemoterapi tedavisinin ertelenmesinin kanser hastalığında sağ kalım oranlarını olumsuz yönde etkilediği ortaya konulmaktadır. Aralık 2019 yılında Çin’de başlayan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılarak pandemiye neden olan Covid 19 enfeksiyonu, bireylerde endişe ve korkuya sebep oldu. Yaşanan sosyal izolasyonlar ve karantina süreçleri bu dönemde kanser hastalarının tedavilere zamanında ulaşamamasına ve hastaların enfeksiyon riski sebebiyle takip ve tedavilerini ertelemelerine neden oldu. Bu süreçte takipler online görüşmelerle, tedaviler ise damar yolu yerine ağızdan kullanılan haplarla sürdürüldü. Kanser hastalığı tedavi uygulanmadığı ve takip edilmediği durumlarda ilerleme gösterebilen bir hastalık olduğundan, özellikle ileri evre ve hayati organ tutulumu olan hastalarda hastane başvurularındaki gecikme nedeniyle hastalık ilerlemesi ile karşılaşıldı. Bununla birlikte akciğer tutulumuna sebep olan Covid-19’un tespiti için çekilen akciğer tomografileri de erken evre akciğer kanseri hastalarının tespit edilmesinde rol oynadı. Bu sebeple pandemi döneminde akciğer kanseri tanısında bir artış yaşandı. </p>
<p><strong>Kanserde yenilikçi tedaviler</strong></p>
<p>Kanser hastalığında yeni tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, hastaların iyileşme oranları ve sağ kalım sürelerinin artmasını sağlamaktadır. Öncelikle ileri evre hastalıklarda çalışmaları yapılan ve onaylanan tedaviler, günümüzde ameliyat öncesi dönem de dahil olmak üzere olumlu sonuçları ile tedavide kullanılabilir hale gelmiştir. Standart kemoterapinin yanı sıra akıllı ilaçlar olarak adlandırılan hedefe yönelik tedaviler ile tedavinin etkinliği artmakta ve daha az yan etki ile karşılaşılmaktadır. Kanserde kontrolsüz büyümeye neden olan ve hücre içi sinyalizasyonu tetikleyen genetik mutasyonların tespiti ile bu mutasyonlara yönelik hedefe yönelik ilaçların sayısı da günden güne artış göstermektedir. Bu yeni ilaçlar, kanser hastalığında tedavi başarısını olumlu yönde etkilemektedir. Genetik mutasyonların tespitinde tümör dokusunda yapılan moleküler testlerin yanı sıra doku biyopsisinin alınamayacağı durumlarda, kanda dolaşan tümör DNA’sını değerlendiren likit biyopsiler de kolay ve pratik bir şekilde uygulanabilmektedir. Test sonuçlarının değerlendirilmesi ile de hastalara kişiye özgü tedaviler planlanmaktadır. </p>
<p>Ayrıca akciğer kanseri ve cilt kanseri başta olmak üzere daha birçok kanser türünde bağışıklık sisteminin tümör hücresi ile savaşını tetikleyen immünoterapi alanında da önemli gelişmeler olmuştur. Hatta günümüzde immünoterapi, kematorepi ile birlikte kombine olarak kullanılabilmektedir. Bununla birlikte kanser aşı çalışmaları da yoğun bir şekilde devam etmektedir. Prostat kanserindeki onaylanmış aşı tedavisinden sonra cilt kanserinde de mRNA kişiselleştirilmiş aşı uygulaması ile beraber immünoterapinin ileri evre cilt kanserinde olumlu sonuçları beklenmekte olup, gelecekte kanser tedavisinde kullanılabilecektir. </p>
<p><strong>Kanser hastalarının tedavi sürecinde dikkat etmesi gerekenler</strong></p>
<p>Kanserden korunmak için risk faktörlerine karşı önlemlerin alınması gerekir. Ancak kanser hastalığı ortaya çıkmışsa hastaların dikkat etmesi gereken noktalar şöyle sıralanabilir:</p>
<p>-Aktif ve pasif sigara içiciliğine son verilmeli, sigara bulunan ortamlardan uzak durulmalıdır</p>
<p>-Alkol kullanımı sınırlandırılmalı, mümkünse hiç kullanılmamalıdır</p>
<p>-Hareketli bir yaşam tarzı benimsenmeli ve düzenli fiziksel aktiviteler hayata entegre edilmelidir. </p>
<p>-Hastalar düzenli doktor kontrollerini aksatmamalıdır.</p>
<p>-Ultraviyole ışınlarına karşı tedbirli olunmalı ve güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır</p>
<p>-Beslenme kanser tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bireyler günlük enerji ve kalori ihtiyacını doğru bir şekilde karşılayabilmelidir. Kanser hastalarında kilogram başına 1,5 gram kaliteli yüksek protein alımı sağlanmalı, yağ içeriği yüksek işlenmiş gıdalar tüketilmemeli, ızgara, haşlama gibi pişirme yöntemleri tercih edilmeli, taze sebze ve meyveler tüketilmeli, kas dokusunu güçlendiren yüksek kaliteli proteinler tüketilmelidir. </p>
<p>-İdeal kilo kontrolünü sağlayacak şekilde sağlıklı beslenme, fiziksel aktivitenin artırılması, normal sınırlarda vitamin D düzeyi gerek sağlıklı bireylerde kanser gelişiminin önlenmesi, gerekse de takipte olan hastalarda önem taşır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-7-onemli-oneri-365267">Kanser Hastalarına 7 Önemli Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOMEK Onkoloji Hastalarına Destek Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komek-onkoloji-hastalarina-destek-oluyor-363919</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[komek]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Servisindeki hastalar için açtığı etkinlik sınıfının ardından şimdi de Konya Şehir Hastanesi Onkoloji Servisinde tedavi gören hastalara yönelik etkinlik sınıfı açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komek-onkoloji-hastalarina-destek-oluyor-363919">KOMEK Onkoloji Hastalarına Destek Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Servisindeki hastalar için açtığı etkinlik sınıfının ardından şimdi de Konya Şehir Hastanesi Onkoloji Servisinde tedavi gören hastalara yönelik etkinlik sınıfı açtı. </p>
<p>Meşguliyet terapisiyle onkoloji hastalarına destek olmayı amaçlayan KOMEK, açılan sınıfta tespih yapımı, ahşap boyama, bileklik, kolye yapımı gibi eğitimlerle hastalara katkı sağlıyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK), Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümünden sonra Konya Şehir Hastanesi Onkoloji Servisindeki hastalar için de etkinlik sınıfı açtı.</p>
<p>Konya Şehir Hastanesi Onkoloji Polikliniği’nde 1-7 Nisan Onkoloji Haftası kutlamaları kapsamında açılan KOMEK etkinlik sınıfında tedavi gören hastalara ve palyetif hasta yakınlarına yönelik meşguliyet terapisi verilecek. Eğitimleri Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri 10.00-15.00 saatleri arasında düzenleyecek KOMEK, erkek hastalara tespih yapımı ve ahşap boyama; kadın hastalara da bileklik, kolye, gözlük ipi, ahşap boyama ve örgü eğitimleri verecek.</p>
<p><strong>KOMEK, MERAM TIP FAKÜLTESİ’NDEKİ ONKOLOJİ HASTALARININ DA YANINDA</strong></p>
<p>Daha önce NEÜ Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Polikliniği’nde tedavi gören hastalara yönelik de sınıf oluşturan KOMEK, burada da yine takı tasarımı, keçe süsleme, şiş örgü, ahşap boyama vermeyi sürdürüyor. Eğitim verilen hasta sayısı günlük 60-70 kişi arasında değişirken bugüne kadar 4 binden fazla hastaya terapi eğitimleri verilerek rehabilitasyonlarına katkı sağlandı.</p>
<p><strong>KONYA ŞEHİR HASTANESİ ÇOCUK BÖLÜMÜNE KOMEK DOKUNUŞU</strong></p>
<p>Öte yandan Konya Şehir Hastanesi’nde çocuk hastaların hastaneye geldiklerinde yaşadığı korku ve tedirginliği yenmeleri için KOMEK tarafından geçtiğimiz aylarda bir çalışma yapılmıştı. KOMEK’te görev alan eğitmeneler ve öğrenciler tarafından gönüllü olarak hastane duvarları renklendirilmiş, çocuk acil ve çocuk gözlem bölümlerine çocukların hayal dünyasına uygun resimler çizilmişti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komek-onkoloji-hastalarina-destek-oluyor-363919">KOMEK Onkoloji Hastalarına Destek Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserin tedavi sürecinde hastalar bir an önce iyileşmek için alternatif yöntemlerle ilgili arayışa girebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366">Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin tedavi sürecinde hastalar bir an önce iyileşmek için alternatif yöntemlerle ilgili arayışa girebiliyor. Özellikle bazı zorlu durumların varlığında bu arayış daha da artıyor. Bir yandan da eş, dost ve komşulardan sürekli öneriler geliyor. “Tanıdığım deneyip iyileşmişti”, “Şöyle bir bitki var, çok iyi geliyor” gibi söylemler kulaktan kulağa yayılıyor ve hatta bazen bu konuda uzman olmayan kişilerin piyasaya sürdüğü çeşitli karışımlar elden ele dolaşıyor. Bu son derece zararlı yönlendirmeler, hastalığın tedavisinde aksamalara neden olabiliyor, onkoloji ilaçlarıyla etkileşime girerek sürece zarar verebiliyor. Oysa yapılan birçok çalışmada bunların yerine refleksoloji, masaj, aromaterapi ve yoga gibi yöntemlerin kanserde tedavi sürecine ne denli katkı sağladıkları günümüzde herkes tarafından biliniyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Sadi Kerem Okutur, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle kanser tedavisine zararı olabilecek ya da destek olabilecek toplumda talep gören alternatif yöntemler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kurkumin, aloe vera, ginseng, reishi gibi bitkisel ürünler ilaçlarla etkileşime girebiliyor</strong></p>
<p>Fitoterapi adı ile bilinen bitkisel tedaviler toplumda çok ilgi çekmektedir. Çünkü insanlarda her hastalığın çaresinin doğada var olduğuna dair bir inanış bulunmaktadır. Bu durumda bu inanışı besleyen durumlar hastaları, her hastalık için bir iksir aramaya itmektedir. Öyle bir karışım olmalıdır ki tüketince bir anda hasta iyileşmelidir. Maalesef bu inanış hayatın ve tıbbın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Öncelikle, bu ürünlerin hiç biri “ilaç” değildir ve gıda kodeksinde “takviye edici gıda” olarak adlandırılmaktadır; yani bir hastalığı ya da tıbbi durumu tedavi edici özellikleri bulunmamaktadır. Özellikle kemoterapi, akıllı ilaç ya da hormonal tedavi uygulanan, yani modern tıp yöntemleriyle tedaviye başlanan hastalarda onkoloji hekimine bilgi vermeden alınan kurkumin, aloe vera, ginseng, reishi gibi ürünler ilaçlarla etkileşime yol açarak ilaçların etkilerini azaltabildikleri gibi, bazen yan etkilerini de artırabilmektedir. Bu bitkisel ürünlerin neredeyse hepsi karaciğerde bulunan ve “sitokrom enzimleri” denilen, kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları vücuttan uzaklaştıran ya da onları etkili hale getiren enzimlerle etkileşmektedir. İşte bu karşılıklı etki durumu tehlikeli yan etkilere ya da verilen kanser tedavisinin etkisiz hale gelmesine neden olabilmektedir. Koşul ne olursa olsun, eğer hastanın böyle bir isteği varsa takiplerini yapan onkoloji hekimine bu durumdan kesinlikle bahsetmesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Refleksoloji, masaj, aromaterapi, yoga ve sanatla buluşun!</strong></p>
<p>Kanser tedavi sürecinde yaşam kalitesini artırdığı bilinen farklı yöntemler bulunmaktadır. Örneğin refleksoloji, masaj ve aromaterapi bunlardan sadece bazılarıdır. Bugün, bu yöntemlerin normal sağlıklı bireyleri dahi fiziksel ve zihinsel olarak rahatlattığı bilinmektedir ki kanserli hastaların bazı şikayetlerini azalttığı ve onların yaşam kalitesine katkı sağladığı çok sayıda çalışmayla kanıtlanmıştır. Yine aynı şekilde yoga, üzerinde en çok araştırma yapılan yöntemlerden bir diğeridir. Fiziksel germe-gevşeme yöntemleri ve beraberinde bir tür meditasyonu barındırır. Bu yöntemlerin uygulanmasının kanser hastalarında yaşam kalitesini yükselttiği ve iyi hissetme halini sağladığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bunlara ek olarak resim, seramik gibi sanatlar kanser hastalarının motivasyonlarını yükseltmelerinde önemli bir role sahiptir.</p>
<p><strong>Hastaların bilinçlendirilmesi çok önemli</strong></p>
<p>Tüm bu sayılan yöntemler yaşam kalitesini artıran, tedaviye uyumu ya da iyileşmeyi destekleyen tamamlayıcı uygulamalar olarak görülmelidir. Ayrıca onkoloji umanlarının hastalarını tamamlayıcı tıp yöntemleri konusunda bilgilendirmesi ve onları karşılaşabilecekleri güçlüklere hazırlarken, aynı zamanda fayda sağlayacak yöntemleri de yaşamlarına entegre etmeyi önermeleri hastaların faydasına olacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366">Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
