<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastaları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastalari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastalari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 15:52:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>hastaları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastalari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurban Bayramı&#8217;nda sağlık sorunları yaşamamak için bu tavsiyelere dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-saglik-sorunlari-yasamamak-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-637240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 15:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açısından]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[porsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyelere]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamamak]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken İstanbul Atlas Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, bayramda dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-saglik-sorunlari-yasamamak-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-637240">Kurban Bayramı&#8217;nda sağlık sorunları yaşamamak için bu tavsiyelere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken İstanbul Atlas Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, bayramda dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin tavsiyelerde bulundu. Taze et tüketiminin hazımsızlık ve şişkinlik, kabızlık, gut atakları gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Kalkan, kalp, hipertansiyon ve diyabet hastalarının porsiyon miktarına dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Bayramda hafif tatlıların tercih edilmesini öneren Kalkan, ana öğünle tatlı tüketilen öğün arasında 2 saat olmasını tavsiye etti. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla doğru ve dengeli beslenme, et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kurban eti buzdolabında en az 12-24 saat dinlendirilmeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kurban Bayramı&#8217;nda taze et tüketimi konusunda dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Kurban Bayramı&#8217;nda dikkat edilmesi gereken ilk ve en temel konu, etin doğru şekilde dinlendirilmesidir. Hayvan kesildikten sonra kas dokusunun bir dinlenme sürecine ihtiyacı vardır. Buna rigor mortis sonrası gevşeme diyoruz ve yaklaşık 24 saat sürüyor. Bu süre tamamlanmadan pişirilen et hem çok sert olmakta hem de sindirilmesi güçleşmektedir. Bu nedenle ideali, eti buzdolabında en az 12–24 saat dinlendirdikten sonra pişirmektir. Pişirme sırasında da etin iç sıcaklığının en az 70°C&#8217;ye ulaşması gerekmektedir” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Önemli sindirim sorunları ortaya çıkabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Taze etin sindirilmesi ile ilgili ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Kırmızı etin sindirimi, beyaz ete kıyasla daha uzun sürer çünkü bağ doku içeriği (kollajen) ve kas lifi yoğunluğu daha fazladır” diyerek sık karşılaşılan sorunları şu şekilde sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hazımsızlık ve şişkinlik</span></b><span>: Özellikle fazla miktarda ve dinlendirilmemiş et tüketildiğinde mide boşalması gecikir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kabızlık:</span></b><span> Et lif içermez; eğer diyet lif açısından yetersizse bağırsak hareketi yavaşlar.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Gut atakları:</span></b><span> Kırmızı et purin açısından zengindir; ürik asit yüksekliği olan bireylerde gut ataklarını tetikleyebilir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Böbrek yükü:</span></b><span> Yüksek protein alımı, böbrek yetmezliği riski taşıyan bireylerde azot yükünü artırır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>İshal</span></b><span>: Yetersiz pişirilmiş et veya hijyen hatası durumunda Salmonella, E. coli gibi patojenler ciddi gastroenterite yol açabilir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çiğ etle temas eden eller ve malzemeler iyi yıkanmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Çiğ etle temas eden bıçak, tezgâh ve ellerin mutlaka iyi yıkanması gerektiğini söyleyen Kalkan, “Çiğ ette bulunabilecek Salmonella, E. coli gibi bakterilerin pişmiş besinlere taşınmasını önlemek açısından kritik önem taşımaktadır. Karaciğer, böbrek ve işkembe gibi sakatatların çok daha hızlı bozulduğu göz önünde bulundurularak aynı gün tüketilmesi ya da pişirilmesi gerekmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Her öğünde kırmızı et tüketimi riskli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kurban Bayramı&#8217;nda beslenme açısından yapılan hataların büyük çoğunluğunun aslında birbirine bağlı bir zincir oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, önerilerini şöyle sıraladı: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Bayram boyunca her öğünde kırmızı et tüketme alışkanlığı son derece yaygındır; oysa bu durum böbreklere, kalp-damar sistemine ve sindirim sistemine ciddi bir yük bindirmektedir. Et seçiminde de kuyruk yağı ve iç yağ gibi doymuş yağdan zengin kısımların fazla tüketimi LDL kolesterol düzeyini yükseltmekte, özellikle kalp-damar hastalığı riski taşıyan bireyler için olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sofranın genel dengesine bakıldığında ise sebze, salata ve kurubaklagilin büyük ölçüde arka plana çekildiği görülmektedir. Lif alımının azalması, sindirim sorunlarını doğrudan tetiklemektedir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Mangalda etin kömürleşmemesine dikkat edilmeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Son olarak mangal ve açık ateşte yapılan aşırı kızartmadan da söz etmek gerekir. Yüksek ısıda ve alevle temas eden etlerde heterosiklik aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kanserojen bileşikler oluşabilmektedir. Mangal tamamen dışlanması gereken bir pişirme yöntemi değildir ancak alevin ete doğrudan temas etmemesine ve etin kömürleşmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kalp hastaları için günlük tüketim 90-120 gram civarında tutulmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Özellikle kalp, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı olan bireyler için Kurban Bayramı döneminin biraz daha dikkatli bir planlama gerektirdiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Kalp hastaları açısından en önemli konu, doymuş yağ içeriği yüksek kısımlardan uzak durmaktır. Kuyruk, kaburga ve iç yağ bu dönemde mümkün olduğunca sınırlandırılmalı; bunların yerine but ve tranç gibi yağsız kısımlar tercih edilmelidir. Günlük et tüketiminin 90–120 gram civarında tutulması ve yağda kızartma yerine haşlama ya da fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi önerilmektedir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tansiyon hastaları ilave tuz yerine baharat kullanabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tansiyon hastalarının en çok işlenmiş gıda tüketimine dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Kalkan, şu önerilerde bulundu: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Tansiyon hastaları için ise asıl tehlike, taze etten çok sucuk, salam ve pastırma gibi işlenmiş ürünlerde gizlidir. Bu ürünler yüksek miktarda sodyum içerdiğinden sofrada sıkça yer bulmamalıdır. Ete ayrıca tuz eklemek yerine baharatlarla lezzet katmak hem daha sağlıklı hem de oldukça lezzetli bir alternatif sunmaktadır. Potasyumdan zengin sebze ve meyvelerin öğünlere eklenmesi de tansiyonun dengelenmesine katkı sağlamaktadır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Diyabetliler porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, diyabet hastaları ile ilgili en sık sorulan sorunun “Et tüketimi kan şekerini yükseltir mi?” sorusu olduğunu belirterek “Protein alımı tek başına kan şekerini doğrudan etkilemez ancak yağlı etlerle birlikte gelen yüksek enerji yükü, insülin direncini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle porsiyon kontrolü şarttır. Yanına bol yeşillik ve lif kaynağı eklenmesi glisemik yanıtı olumlu yönde düzenlemektedir. Bunların ötesinde, bayram sebebiyle sosyalleşmenin artması öğün atlamalarına ya da ilaç ve insülin zamanlamasının aksatmasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle diyabet hastalarının bu konuda titiz davranması büyük önem taşımaktadır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dengeli tüketim önemli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Kurban Bayramı&#8217;nda beslenme açısından temel ilke aslında oldukça basittir: Denge. Et tüketimini kısıtlamak değil, doğru pişirme yöntemleriyle, uygun porsiyonlarla ve yanına eklenecek sebze, yoğurt, salata gibi besinlerle dengelemek yeterlidir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Ana öğün ile tatlı tüketilen öğün arasında en az 2 saat olmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bayramda şeker ve tatlı tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Bayramda tatlıdan tamamen uzak durmak ne gerekli ne de gerçekçidir; önemli olan zamanlamaya ve porsiyona dikkat etmektir. Ana öğünle tatlı tüketilen öğün arasına en az 1,5–2 saat koymak, daha hafif alternatifler tercih etmek ve her ziyarette tatlı yeme alışkanlığını sorgulamak bu dönemde beslenme dengesini korumanın en pratik yollarından biridir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kurban etinin doğru saklanması önemli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kurban etinin doğru saklanmasının, tüm bu dikkat ve emeğin boşa gitmemesi açısından en az pişirme kadar önemli olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Buzdolabında saklama söz konusu olduğunda, dinlendirilmiş etin +4°C veya altında 2–3 gün tazeliğini koruduğu bilinmektedir. Karaciğer ve böbrek gibi sakatatlar ise çok daha çabuk bozulduğundan en geç 1 gün içinde tüketilmeli ya da pişirilmelidir. Etin açıkta bırakılmayıp hava almayan kaplarda veya streç filme sarılarak saklanması da bu süreçte büyük fark yaratmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Et porsiyonlara bölünerek saklanmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzun süreli saklama için derin dondurucu tercih edildiğinde ise −18°C ve altında saklanan kırmızı etin teknik olarak 6–12 ay bozulmadan kalabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Ancak besin kalitesi açısından 4–6 ay içinde tüketilmesi çok daha isabetli olacaktır. Eti büyük bloklar halinde dondurmak yerine porsiyonlara bölerek saklamak hem çözündürmeyi kolaylaştırmakta hem de ihtiyaç fazlasını tekrar dondurma riskini ortadan kaldırmaktadır. Zira çözülmüş etin tekrar dondurulmaması son derece önemlidir; çözülen et aynı gün pişirilmeli ya da buzdolabında en fazla 1–2 gün bekletilerek tüketilmelidir. Çözündürme işleminin de tezgâhta değil, buzdolabında yapılması besin güvenliği açısından en doğru yöntemdir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-saglik-sorunlari-yasamamak-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-637240">Kurban Bayramı&#8217;nda sağlık sorunları yaşamamak için bu tavsiyelere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çölyak hastaları glütensiz sofrada buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-glutensiz-sofrada-bulustu-635974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 19:53:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[Çölyak Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[glütensiz]]></category>
		<category><![CDATA[Glütensiz Menü]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[sofrada]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı içerisinde bulunan EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarına uygun glütensiz menü hizmeti sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-glutensiz-sofrada-bulustu-635974">Çölyak hastaları glütensiz sofrada buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı içerisinde bulunan EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarına uygun glütensiz menü hizmeti sunmaya devam ediyor. Çölyak farkındalığı kapsamında düzenlenen buluşmada, Batı Akdeniz Çölyak Derneği üyeleri ve aileleri, glütensiz akşam yemeğinde bir araya geldi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastalarının sosyal yaşamda güvenle yer alabilmesine katkı sunan çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden EKDAĞ’a bağlı Atatürk Parkı Sosyal Tesisi’nde, çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği glütensiz menü seçenekleri sunuluyor. Çölyak farkındalık ayı kapsamında Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Batı Akdeniz Çölyak Derneği iş birliğinde EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde özel bir akşam yemeği programı düzenlendi. Çölyak hastaları ve aileleri kendilerine uygun hazırlanan glütensiz menülerle aynı sofrada buluştu. </p>
<p><strong>ÇÖLYAK HASTALARINA UYGUN MENÜ HİZMETİ</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, çölyak hastalarının dışarıda güvenle yemek yiyebilmesinin sosyal yaşam açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Talay, “Çölyak hastaları için dışarıda güvenle yemek yiyebilmek, günlük yaşamın en zorlayıcı başlıklarından biri olabiliyor. Glütensiz menülerin yaygınlaşması, çölyak hastalarının sosyal hayata daha güçlü katılımı açısından önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çölyak hastalarımızın yanındayız. Onlara glütensiz gıda paketi yardımı ulaştırıyoruz. Glütensiz ürünlerin maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu desteklerin aile bütçeleri açısından da önemli bir katkı sunuyor” dedi. </p>
<p><strong>GLUTENSİZ MENÜ BİZİM İÇİN ÇOK ÖZEL VE KIYMETLİ</strong></p>
<p>Batı Akdeniz Çölyak Derneği Başkanı Sülbiye Şahinler ise 25 yıldır kızı nedeniyle çölyak hastalığı ve glütensiz diyetle iç içe yaşadıklarını belirterek, “Derneğimiz 2013 yılından bu yana çölyak hastaları ve glütensiz diyet konusunda faaliyet gösteriyor. Belediyemizin glütensiz gıda desteğinin yanı sıra EKDAĞ tesislerinde glütensiz menü bulundurması bizim için çok özel ve kıymetli. Mayıs ayı hem Türkiye’de hem de dünyada çölyak hastalığına dikkat çekilen bir farkındalık ayı. Biz de dernek üyelerimiz, çocuklarımız ve ailelerimizle birlikte burada glütensiz bir akşam yemeğinde buluştuk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Program sonunda çölyak hastalarına özel hazırlanan glütensiz pasta kesildi. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-glutensiz-sofrada-bulustu-635974">Çölyak hastaları glütensiz sofrada buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çölyak Hastaları İçin Uzmandan Kritik Uyarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-icin-uzmandan-kritik-uyari-635625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 11:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmandan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çölyak Hastaları İçin Uzmandan Kritik Uyarı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-icin-uzmandan-kritik-uyari-635625">Çölyak Hastaları İçin Uzmandan Kritik Uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çölyak Hastaları İçin Uzmandan Kritik Uyarı</p>
<p>Çocuklarda sık görülen ancak çoğu zaman geç fark edilen çölyak hastalığına karşı uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Zeynep Akışın, çölyak hastalarının yaşam boyu glutensiz beslenmesi gerektiğini belirterek ailelerin ve eğitimcilerin bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyledi.<br /> Çölyak hastalığının, gluten adlı proteine karşı gelişen otoimmün bir hastalık olduğunu ifade eden Akışın, glutenin buğday, arpa ve çavdarda bulunduğunu kaydetti. Hastalığın ince bağırsak yüzeyine zarar verdiğini belirten Akışın, “Besin emiliminin bozulmasına bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri, kansızlık, kilo kaybı, büyüme geriliği ve sindirim problemleri görülebiliyor” dedi.<br /> Tedavinin temelinin glutensiz beslenme olduğunu vurgulayan Akışın, çölyak hastalarının buğday unu, makarna, bulgur, irmik, arpa ve çavdar içeren ürünlerden uzak durması gerektiğini söyledi. Bu ürünlerin yerine pirinç, mısır, patates, karabuğday ve kinoa gibi alternatiflerin tercih edilebileceğini belirtti.<br /> Et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, sebze, meyve ve kuru baklagillerin doğal halleriyle glutensiz olduğunu ifade eden Akışın, hazır gıdalarda mutlaka “gluten içermez” ibaresinin aranması gerektiğine dikkat çekti.<br /> Çapraz bulaşma riskine de değinen Akışın, glutensiz ürünlerin ayrı saklanmasının önemine işaret ederek, “Ekmek kızartma makinesi, kesme tahtası ve mutfak gereçleri ortak kullanılmamalı. Restoran seçimlerinde de içerikler mutlaka sorgulanmalı” ifadelerini kullandı.<br /> Çölyak hastalarının düzenli doktor ve diyetisyen kontrolünde olması gerektiğini belirten Akışın, glutensiz diyete tam uyumun yaşam kalitesini artırdığını söyledi. Akışın ayrıca ailelerin, öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının çölyak konusunda bilinçlendirilmesinin hastalığın yönetiminde büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/colyak-hastalari-icin-uzmandan-kritik-uyari-635625">Çölyak Hastaları İçin Uzmandan Kritik Uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hipotiroidi]]></category>
		<category><![CDATA[iyot]]></category>
		<category><![CDATA[modeliyle]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize ve toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olan hipotiroidinin yönetiminde beslenmenin önemi büyük.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719">Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize ve toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olan hipotiroidinin yönetiminde beslenmenin önemi büyük. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve antioksidan bileşenlerden zengin Akdeniz diyetinin; özellikle hipotiroidiye eşlik eden düşük dereceli inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde önemli katkılar sağladığına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Bilen, brokoli, karnabahar, lahana, soya ürünleri gibi bazı besinlerin de içinde bulunduğu guatrojenik besinlerin pişmiş, dengeli ve kontrollü tüketilmesi gerektiğini söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, hipotiroidide beslenmenin önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Hipotiroidi kadınlarda daha sık görülüyor<br />Hipotiroidinin tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize, toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Güncel veriler, genel popülasyonda hipotiroidi prevalansının yaklaşık yüzde 3,8–4,6 arasında değiştiğini göstermektedir. Hipotiroidinin kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görüldüğü ve yaşla birlikte artış eğilimi gösterdiği bilinmektedir” dedi. <br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, klinik hipotiroidinin yanı sıra TSH yüksekliği ile karakterize ancak T4’ün normal olduğu subklinik hipotiroidinin de oldukça yaygın olduğunu kaydederek prevalansının yüzde 3–20 arasında değiştiğini söyledi.<br />Hipotiroidi için özel bir diyet modeli yoktur<br />Hipotiroidi yönetiminin çoğu zaman farmakolojik tedaviye odaklandığını ancak bununla birlikte beslenme yaklaşımının bu sürecin önemli bir tamamlayıcısı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Ancak burada altı çizilmesi gereken temel nokta, hipotiroidi için tek bir ‘özel diyet’ modelinin bulunmadığıdır. Güncel bilimsel literatür, hipotiroidide beslenmenin bir tedavi yöntemi değil; hastalığın seyrini etkileyen, semptomları hafifletebilen ve tedavi etkinliğini destekleyen bir araç olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle beslenme yaklaşımının temel amacı; tiroid hormonlarını doğrudan yerine koymak değil, mikro besin ögesi dengesini sağlamak, eşlik eden metabolik riskleri azaltmak, inflamatuvar yükü kontrol altına almak ve ilaç tedavisinin etkinliğini korumaktır” dedi.<br />Akdeniz diyeti, inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde katkı sağlıyor<br />Bu çerçevede en rasyonel beslenme modeli olarak Akdeniz diyetinin öne çıktığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve antioksidan bileşenlerden zengin bu modelin; antiinflamatuvar ve immünmodülatör etkileri sayesinde özellikle hipotiroidiye eşlik eden düşük dereceli inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde önemli katkılar sağladığı gösterilmiştir. Dolayısıyla hipotiroidi hastalarında katı kısıtlayıcı diyetlerden ziyade, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme modeli benimsenmelidir” tavsiyesinde bulundu.<br />Guatrojenik besinler aşırı miktarda ve çiğ tüketilmemeli<br />Bazı besin maddelerinin guatrojenik etkilerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, şunları söyledi:<br />“Guatrojenik besinler, tiroid hormon sentez basamaklarını etkileyebilen ve özellikle iyot kullanımını bozabilen bileşenler içeren gıdalardır. Bu besinler arasında başta turpgiller (brokoli, karnabahar, lahana), soya ürünleri ve bazı darı türleri yer almaktadır. Ancak klinik açıdan önemli olan nokta, bu besinlerin normal miktarlarda ve pişmiş olarak tüketildiğinde sağlıklı bireylerde veya iyot alımı yeterli olan hipotiroidi hastalarında genellikle anlamlı bir olumsuz etki oluşturmamasıdır. Guatrojenik etki daha çok aşırı tüketim, çiğ tüketim ve iyot yetersizliği durumlarında belirgin hale gelmektedir. Ayrıca pişirme işlemi bu bileşiklerin büyük ölçüde inaktive olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle hipotiroidi hastalarında bu besinlerin tamamen kısıtlanması değil, pişmiş, dengeli ve kontrollü tüketimi önerilmektedir.”<br />İyot fazlalığına dikkat!<br />Hipotiroidide yeterli ve dengeli iyot alımının önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Hipotiroidide beslenme yönetiminin en kritik bileşenlerinden biri mikro besinlerdir. İyot, tiroid hormon sentezi için zorunlu bir elementtir ve eksikliği hipotiroidinin en önemli nedenlerinden biridir. Ancak klinik pratikte sıklıkla göz ardı edilen önemli bir nokta, iyot fazlalığının da tiroid fonksiyonlarını baskılayabilmesidir. Özellikle kronik yüksek iyot alımının, tiroid hormon sentezinde geçici ya da kalıcı baskılanmaya yol açabileceği bilinmektedir. Bu nedenle yaklaşım “ne kadar çok iyot o kadar iyi” değil; yeterli ve dengeli iyot alımının sağlanması olmalıdır” diye konuştu.<br />Kontrolsüz takviye kullanılmamalı<br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, benzer şekilde selenyumun, tiroid hormonlarının aktif forma dönüşümünde görev aldığını ve antioksidan savunma sisteminde önemli rol oynadığını kaydederek “Bununla birlikte, selenyum desteğinin tüm hastalarda rutin olarak önerilmesini destekleyen güçlü ve tutarlı kanıtlar bulunmamaktadır. D vitamini, demir, çinko ve B12 gibi diğer mikro besin ögelerinin de tiroid fonksiyonları ile ilişkilendirilmiş olmakla birlikte, bu besin ögeleri için temel yaklaşım kontrolsüz takviye kullanımı değil; eksikliklerin saptanması ve hedefe yönelik yerine koyma tedavisidir. Özellikle demir eksikliğinin, tiroid hormon sentezinde görev alan enziminin aktivitesini azaltarak klinik tabloyu olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.<br />Tiroid – bağırsak ekseni etkileşimi önemli<br />Son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan bir diğer konunun ise bağırsak mikrobiyotası ile tiroid fonksiyonları arasındaki ilişki olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Tiroid–bağırsak ekseni” olarak tanımlanan bu etkileşim, yalnızca besin emilimi ile sınırlı değildir. Sağlıklı bir mikrobiyota; iyot, selenyum ve demir gibi kritik mikro besinlerin emilimini desteklemenin yanı sıra tiroksinin (T4) aktif form olan triiyodotironine (T3) dönüşümünde de rol oynayabilmektedir. Buna karşılık mikrobiyota dengesinin bozulması, bağırsak geçirgenliğinin artmasına, sistemik inflamasyona ve bağışıklık sisteminin aktivasyonuna yol açarak tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hipotiroidi yönetiminde bağırsak sağlığının korunması önemli bir hedef olarak değerlendirilmelidir” diye konuştu.<br />Tiroid ilaçları açken alınmalı<br />Hipotiroidide beslenme yönetiminin en pratik ve klinik açıdan en kritik bileşenlerinden birinin de ilaç tedavisinin doğru uygulanması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “İlacın emilimi; kahve, yüksek lifli besinler, kalsiyum ve demir takviyeleri gibi birçok faktörden etkilenebilmektedir. Bu nedenle ilacın genellikle aç karnına alınması ve bazı besinlerle arasında yeterli süre bırakılması önerilmektedir. Özellikle demir ve kalsiyum takviyeleri alınıyorsa ilaç ile arasında en az 4 saat ara bırakılması ilacın etkinliği açısından önemlidir” dedi.<br />Kişiselleştirilmiş beslenme planı uygulanmalı<br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonuç olarak hipotiroidide beslenme yaklaşımı, tek tip diyetler veya rastgele takviye kullanımı üzerine değil; bireyselleştirilmiş, dengeli ve bilimsel temelli bir yaklaşım üzerine kurulmalıdır. Mikro besin ögesi eksikliklerinin saptanması ve düzeltilmesi, bağırsak sağlığının desteklenmesi ve ilaç-besin etkileşimlerinin doğru yönetilmesi, hipotiroidi tedavisinin etkinliğini artıran temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719">Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derin beyin simülasyonu Parkinson&#8217;da zamanı geriye sarabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/derin-beyin-simulasyonu-parkinsonda-zamani-geriye-sarabilir-625968</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[Geriye]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[sarabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Simülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson hastalığı, hareket sistemini etkileyen ve zamanla ilerleyen bir tablo olarak hastaların hayat kalitesini derinden sarsabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/derin-beyin-simulasyonu-parkinsonda-zamani-geriye-sarabilir-625968">Derin beyin simülasyonu Parkinson&#8217;da zamanı geriye sarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Parkinson hastalığı, hareket sistemini etkileyen ve zamanla ilerleyen bir tablo olarak hastaların hayat kalitesini derinden sarsabiliyor. 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü’nün hastalıkla ilgili farkındalığın artması açısından önem taşıdığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, “Bu tür özel günler, hastaların ve yakınlarının hastalığı daha iyi tanımasına ve tedavi seçenekleri konusunda bilinçlenmesine katkı sağlar. Parkinson hastalarında özellikle hareket bozukluğu ön plandaysa tedavi oldukça etkilidir. İlk aşamada ilaç tedavisi uygulanır ancak zamanla etkisi azalabilir. Bu noktada derin beyin simülasyonu yani beyin pili yöntemi hastalara önemli fayda sağlar” dedi.</strong></p>
<p>Derin beyin simülasyonunun neden “zamanı geriye sarıyor” ifadesiyle tanımlandığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, “Parkinson hastaları ilaç tedavisinin ilk yıllarında oldukça iyi bir dönem geçirir. Ancak zamanla ilaçların etkisi azalır ve hastalık bulguları yeniden belirginleşir. Beyin pili uygulandığında ise hastalar çoğu zaman ilaçlardan ilk fayda gördükleri döneme geri döner. Bu nedenle hastaların hareket kabiliyeti artar, günlük yaşamları kolaylaşır ve daha rahat bir dönem yaşayabilirler” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Doğru hastada tedavinin seyrini değiştirebilir</strong></p>
<p>Parkinson tedavisinde ilk seçeneğin ilaç olduğunu vurgulayan Kaya, “İlaç tedavisiyle hastalar 3, 5 hatta 7 yıl sürebilen iyi bir dönem geçirir. Ancak bir süre sonra ilaçlar etkili olmamaya başlar ve yan etkiler ortaya çıkar. Bu noktada cerrahi tedavi devreye girer. Ancak kognitif fonksiyon bozukluğu olan yani bunamanın ön planda olduğu hastalarda bu tedavi uygulanamaz. Ayrıca beyinde ciddi hasarlara bağlı gelişen durumlarda da her zaman etkili olmayabilir. Ancak uygun hastalarda derin beyin simülasyonu önemli bir tedavi seçeneği. Bu nedenle doğru hasta seçimi ve uygun zamanda yapılan müdahale tedavinin başarısında belirleyici olur” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/derin-beyin-simulasyonu-parkinsonda-zamani-geriye-sarabilir-625968">Derin beyin simülasyonu Parkinson&#8217;da zamanı geriye sarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediyesi Umut Evi kanser hastaları ve yakınlarının yanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-umut-evi-kanser-hastalari-ve-yakinlarinin-yaninda-623660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:42:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Evi]]></category>
		<category><![CDATA[yakınları]]></category>
		<category><![CDATA[yakınlarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal belediyecilikte örnek çalışmalarla öne çıkan Selçuklu Belediyesi’nin önemli hizmetlerinden bir tanesi olan Umut Evi kanser hastalarına sağladığı destekle onların yanında olmaya devam ediyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-umut-evi-kanser-hastalari-ve-yakinlarinin-yaninda-623660">Selçuklu Belediyesi Umut Evi kanser hastaları ve yakınlarının yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sosyal belediyecilikte örnek çalışmalarla öne çıkan Selçuklu Belediyesi’nin önemli hizmetlerinden bir tanesi olan Umut Evi kanser hastalarına sağladığı destekle onların yanında olmaya devam ediyor.  </b></p>
<p>Yürüttüğü çalışmalarla Türkiye genelinde örnek olan hizmetleri vatandaşlarıyla buluşturan Selçuklu Belediyesi Umut Evi’yle kanser hastalarına umut oluyor. Şehir dışından Konya’ya tedavi için gelen  kanser hastalarına ve yakınlarına  otel konforunda konaklama hizmeti sunan merkez takdir topluyor. </p>
<p>Hastaların ve yakınlarının konaklama ve ulaşım konularını düşünmeden sadece iyileşmeye odaklandıkları Umut Evi, 2000 metrekare alana sahip 45 metrekarelik 32 odadan oluşan yapısıyla hizmet veriyor.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı: “Sosyal belediyeciliğin en güzel tarafı insanımızın mutluluğunu  paylaşabilmek”</b></p>
<p>Konya’ya tedavi için gelen hastalar ve hasta yakınları Umut Evi’nde konakladıkları sürede kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Belediye olarak insan hayatına dokunan pek çok projeyi hayata geçiriyoruz. Fiziki hizmetler bizim için temel olsa da sosyal belediyecilik alanında da örnek çalışmalar yürütmeye büyük önem veriyoruz. Umut Evi, bu anlayışımızın öne çıkan örneklerinden bir tanesi. Kanser tedavisi gören vatandaşlarımızın zorlu süreçlerinde barınma sıkıntısı yaşamamaları için bu imkânı sunuyoruz. Merkezimizde, Konya dışından ve ilçelerden gelen hasta ve yakınlarını ağırlıyoruz. Hedefimiz; kemoterapi ve radyoterapi gibi ayakta tedavi gören vatandaşlarımızın tedavilerini aksatmadan sürdürebilmelerine katkı sağlamak ve onlara moral desteği vermek. Görevli personelimizle birlikte misafirlerimizin konforunu en üst seviyede tutarak bu süreci en iyi şekilde geçirmeleri için gayret ediyoruz. Tedavisi devam eden tüm misafirlerimize Allah’tan şifa diliyorum.” dedi.</p>
<p><b>Hastalar ve yakınlarından teşekkür</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi tarafından verilen hizmeti duygu dolu cümlelerle ifade eden “Umut Evi” sakinleri hizmetten dolayı Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı&#8217;ya teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-umut-evi-kanser-hastalari-ve-yakinlarinin-yaninda-623660">Selçuklu Belediyesi Umut Evi kanser hastaları ve yakınlarının yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar. Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br /> Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p><em>Düşük-Orta Riskli Grup:</em> Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p><em>Yüksek Riskli Grup:</em> Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p><em>Çok Yüksek Riskli Grup:</em> İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<ol>
<li>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.</li>
<li>Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.</li>
<li>Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.</li>
<li>Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</li>
</ol>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br />Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:44:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fenilketonüri]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588588</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor. Toplam destek miktarı yaklaşık 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmirim Kart ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebiliyor. Büyükşehir’in sosyal desteği esnafa da can suyu oluyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ihtiyaç sahibi yurttaşlara desteğini sürdürüyor. Çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olan Büyükşehir, bu yıl 2 milyon 880 bin TL’lik ödeme gerçekleştirdi. Ödeme haziran ve ekim ayında olmak üzere iki periyotta yurttaşların İzmirim Kartları’na 2 bin 500’er lira olarak aktarıldı.</p>
<p><strong>Esnafa da can suyu</strong></p>
<p>Kentteki çölyak ve fenilketonüri hastaları,  BizVarız sistemi üzerinden (https://bizvariz.izmir.bel.tr/) kendilerine en yakın anlaşmalı market ve satış noktalarını öğrenip gereksinim duydukları glütensiz ve düşük proteinli gıda maddelerini alabiliyor. Böylece hem çölyak ve fenilketonüri hastaları gerekli gıdaya daha kolay ulaşıyor hem yerel iş yerlerinin kalkınması destekleniyor.</p>
<p><strong>Özel ekmek</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Çiğli’deki Halk Ekmek Fabrikası’nda sadece çölyak hastalarının tüketebileceği özel ekmek de üretiyor. Fenilketonüri (PKU) hastaları ise üretimi devam eden glütensiz ekmekten faydalanmaya devam ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek-588588">Büyükşehir&#8217;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyo]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor. Serinleyen hava; damarların daralmasına, kan basıncının yükselmesine ve kolesterol seviyelerinin artmasına yol açabiliyor. Bu dönemde kalbin özel bir korumaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Sonbahar sadece doğanın değil, vücudumuzun da değişim dönemi. Havanın soğumasıyla kalbin iş yükü artar. Bu nedenle dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontrollerin ihmal edilmemesi her zamankinden daha önemli” dedi.</strong></p>
<p>Kalp sağlığını korumak için basit ama etkili adımlar atılabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Serin havada tempolu yürüyüşler yapmak, sofrayı mevsime uygun sebze ve meyvelerle renklendirmek, gribin kalbe bindireceği yükü önleyebilecek grip aşısını olmak ve porsiyon kontrolünü gözetmek çok kıymetli. Sonbaharı bir tehdit değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak için bir fırsat olarak görmeliyiz. Kalbe yapılan her küçük yatırım, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir yaşam olarak geri döner” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Türk Kardiyoloji Derneği grip aşısını öneriyor</strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Koylan, “Grip gibi hastalıklar vücutta ciddi bir iltihaplanma oluşturur ve bu durum özellikle mevcut bir kalp rahatsızlığı olan kişilerde kalp krizi veya felç riskini önemli ölçüde tetikler. Bu tehlikeye karşı ise en etkili kalkan aşıdır. Türk Kardiyoloji Derneği’nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki sağlık otoriteleri, kalp hastalarının her sonbahar grip aşısı olmasını şiddetle tavsiye eder. Grip aşısı olmak sadece gripten korunmayı değil, aynı zamanda gribin kalbe yükleyebileceği ağır yükten korunmayı da sağlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Haftada en az iki porsiyon balık tüketilmeli </strong></p>
<p>Yazın hafifliğinin ardından gelen sonbaharın doyurucu ve sıcak yemeklerini doğru tercihlerle kalp sağlığı için bir avantaja çevirebiliriz diyen Prof. Dr. Koylan, “Balkabağı ve tatlı patates potasyum ve lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Amerikan Kalp Derneği, potasyumun kan basıncını dengelemede sodyumun olumsuz etkilerini azalttığını, lifin ise kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Sonbahar aynı zamanda palamut ve lüfer gibi yağlı balıkların en lezzetli olduğu dönemdir. Bu balıkların içerdiği omega-3 yağ asitleri trigliserit seviyelerini düşürür, damar plak oluşumunu yavaşlatır ve kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını destekler. Bu nedenle haftada en az iki porsiyon yağlı balık tüketilmesi önerilir. Ayrıca mevsimin taze meyveleri nar, elma ve armut; antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindir. Özellikle narın damar sağlığını koruyucu etkilerini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli fiziksel aktivite çok önemli</strong></p>
<p>Bunaltıcı sıcakların geride kalmasının egzersiz için mükemmel bir fırsat sunduğunu ifade eden Koylan, “Düzenli fiziksel aktivite kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve stresi azaltır. Sararmış yaprakların üzerinde, serin ve temiz havada yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem ruhu hem de kalbi besler. Bu, kan basıncını ve kolesterolü düzenlemenin en kolay yollarından biridir. Yağmurlu ve soğuk günlerde de internet üzerinden ulaşılabilen yoga, pilates veya düşük etkili kardiyo videoları sayesinde ev konforunda da aktif kalmak mümkün yeter ki istikrarını koruyun” dedi.</p>
<p><strong>D vitamini takviyesi gerekebilir</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte vücuttaki D vitamini üretiminin de azaldığını belirten Koylan, “Araştırmalar, D vitamini eksikliğinin yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve diğer kardiyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle öncelikle bir kan tahlili ile D vitamini seviyesini öğrenmek ardından doktor önerisiyle takviye kullanmak kalp sağlığı açısından fark yaratabilir. Bunun yanında somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerini beslenme planınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca güneşli günlerde öğle saatlerinde 15-20 dakika yüzünüzü ve kollarınızı güneşe göstermeyi de ihmal etmeyin” dedi.</p>
<p><strong>Mevsimsel depresyon kalp için tehlikeli</strong></p>
<p>Günlerin kısalması ve havanın kapanmasının bazı insanlarda mevsimsel depresyona yol açabileceğini vurgulayan Koylan, “Mevsimsel duygu durum bozukluğunda ortaya çıkan stres, anksiyete ve depresyon, kortizol gibi stres hormonlarını artırarak kan basıncını yükseltir ve kalp sağlığını olumsuz etkiler. Ruh halinizi yükseltmek için sevdiklerinizle vakit geçirmek, yeni bir hobi edinmek, meditasyon ya da derin nefes egzersizleri yapmak faydalı olabilir. Sabahları perdelerinizi açıp gün ışığından yararlanmak bile biyolojik saatinizi düzenleyerek ruh halinizi iyileştirebilir. Unutmayın, mutlu bir zihin sağlıklı bir kalbin en iyi dostudur” şeklinde konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer hastaları ve yakınları için güvenli liman</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-ve-yakinlari-icin-guvenli-liman-577939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 12:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annem]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[liman]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yakınları]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=577939</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde verdiği hizmetlerle alzheimer ve demans hastalarının fiziksel ve zihinsel kapasiteleri korunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-ve-yakinlari-icin-guvenli-liman-577939">Alzheimer hastaları ve yakınları için güvenli liman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gaziemir Belediyesi’nin Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde verdiği hizmetlerle alzheimer ve demans hastalarının fiziksel ve zihinsel kapasiteleri korunuyor. Vatandaşların “Bulunmaz Hint kumaşı” diye tanımladıkları merkezde, hasta yakınlarına da psikolojik ve sosyal destek sağlanıyor.</b></p>
<p>Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü Sağlık Köyü’ndeki Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde, 1. ve 2. evre alzheimer ve demans hastalarına hizmet veriliyor. Merkezde, hastaların zihinsel ve fiziksel kapasitelerini koruyabilmek amacıyla aktiviteler yapılıyor. Gaziemir’de ikamet eden, günlük aktivitelerini ve ihtiyaçlarını yerine getirebilen, bulaşıcı hastalığı olmayan 1. ve 2. evre alzheimer ve demans tanısı konmuş hastalar, merkezden yaş sınırlaması olmaksızın yararlanabiliyor. Alzhemier Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’ne üye olan yurttaşlar, sabah özel araçla ve sağlık personeli kontrolünde evlerinden alınarak merkeze getiriliyor. Gün boyu süren aktivitelerin ardından hastalar tekrar evlerine bırakılıyor.</p>
<p>Merkezde, hasta yakınlarına da bu süreçte hastanın bakımı ile ilgili sorunlarında ve kendilerinin yaşayabileceği sosyal ya da psikolojik sorunlarda danışmanlık ve destek hizmeti sunuluyor. Merkezde verilen danışmanlık hizmetiyle, bakım verenin tükenmişliğinin üstesinden gelmesine yardımcı olmakla birlikte hastalarının güvenli bir ortamdayken kendilerine vakit ayırmaları sağlanıyor.</p>
<p><b>“Bu merkez bulunmaz Hint kumaşı”</b><br />Annesine Alzheimer teşhisi koyulduktan sonra arkadaşının tavsiyesi üzerine Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi ile tanıştıklarını ifade eden Leyla Kürümoğlu’nun kızı Hande Gül Kürümoğlu “Annem bu merkeze geldiği için inanılmaz mutlu. Gün içerisinde burada aktif olması ve etkinlikler yapması bizim için çok değerli. Doktorumuzun bize tavsiyesi, hastamızın sosyal olması, gün içerisinde uyumaması ve aktif olması yönündeydi. Bu merkez, hastalarımız için bulunmaz bir Hint kumaşı. Burada aldığımız hizmetle annemin hastalığının ilerleyişinin yavaşladığını gördük. Keşke bu merkezle daha erken tanışsaydık, o zaman annemin hastalığındaki ilerleme biraz daha az olabilirdi” dedi. </p>
<p>Annesi hastalığa yakalandıktan sonra büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Kürümoğlu, merkezde aldıkları danışmanlık hizmeti sayesinde hastaya nasıl yaklaşmaları gerektiğini, hastalığın detaylarını öğrendiklerini söyledi. Kürümoğlu, “Danışmalık hizmeti sayesinde, kriz durumunda ve ilk defa karşılaştığımız bir olayda ne yapmamız, nasıl tepki vermemiz gerektiğini öğrendik. Bu gibi durumlarda danışmanlarımızdan destek alıyor ve çok kolay aksiyon alıyoruz. Bu destekle kriz anlarını yönetmek çok kolay oluyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Merkezin büyük bir katkısı var”</b><br />Merkezin sadece Alzheimer hastaları için değil aynı zamanda hasta yakınlarının kendilerine vakit ayırabilmelerini ve hastalıkla daha güçlü mücadele ettiklerini söyleyen Kürümoğlu, “Bu merkezin varlığı, burada verilen hizmet, biz hasta yakınları için çok büyük bir avantaj. Hastalığından sonra annemi yalnız bırakamıyor ve sürekli birlikte vakit geçirmem gerekiyordu. Ancak annem bu merkezdeyken kendime vakit ayırabiliyor, sosyalleşebiliyor ve kendi faaliyetlerimi yürütebiliyorum. Bu anlamda bizim için bu merkezin inanılmaz büyük bir katkısı var” dedi.</p>
<p><b>“Merkeze geleceği günü iple çekiyor”</b><br />3 yıldır babasının Alzheimer hastası olduğunu ifade eden Murat Arslanoğlu, “Babam merkez gelirken çok heyecanlanıyor. Özenle kıyafetlerini hazırlıyor, işe gider gibi takım elbisesini giyiniyor merkeze geliyor. Merkeze gelme, burada bulunma isteği kendisinde bir heyecana dönüştü ve buraya geleceği günü iple çekiyor. Burada önemli olan merkezin üyelerine bir amaç sunması. Bu merkezi, babama gençliğindeki çalışma günlerini anımsatan bir yer olarak görüyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Bu hizmetle nefes alıyoruz”</b><br />“Alzheimer, devamlı gözünüzün hastanın üstünde olması gereken bir hastalık” diyen Murat Arslanoğlu, Alzheimer merkezinin kendilerin sağladığı faydaları şöyle anlattı:</p>
<p>“Babamın bakımıyla doğrudan ilgilenen annem en büyük yükü çekiyor. Babam merkeze geldiği zaman annem sosyalleşiyor, kendine zaman ayırıyor. Çünkü babam evdeyken annemin çok fazla özel zamanı olmuyor. 7 gün 24 saat hastaya bakmak psikolojik olarak çok büyük zorluk. Hasta yakınlarının bu zor süreçte nefes alabilmeleri, kendilerine vakit ayırabilmeleri ve hastalığın psikolojisinden biraz da olsa kurtulmaları çok önemli. Bu merkez, bu yönden çok büyük bir açığı kapatıyor. Gaziemir Belediyesi’ne ve bize üst düzeyde hizmet veren çalışanlarına teşekkür ediyorum.”</p>
<p>Merkezin üyelerinden Mehmet Ali Elmas’ın eşi Türkan Elmas ise, “Merkezde yeni arkadaşlar edinen eşim sosyalleştiği için çok mutlu oluyor, severek geliyor. Merkezden hizmet almadan önce agresif olan eşim şimdi daha sakin ve mutlu. Arkadaşlarıyla sohbetler edip, aktiviteler yapıp eğlenceli vakit geçiriyorlar. Eşim merkezdeyken ben de kendime zaman ayırabiliyorum, arkadaşlarımla bir araya geliyorum, torunlarıma zaman ayırabiliyorum. Bu merkez hem eşim hem de benim için çok büyük kazanç” ifadelerini kullandı.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-ve-yakinlari-icin-guvenli-liman-577939">Alzheimer hastaları ve yakınları için güvenli liman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşük Proteinli ve Glutensiz Gıda Paketleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-ve-glutensiz-gida-paketleri-567743</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 16:19:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[fenilketonüri]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[paketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı ile çalışmalarını sürdürüyor. Çölyak rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için glütensiz, Fenilketonüri hastaları için ise düşük proteinli gıda paketlerinin dağıtımına devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-ve-glutensiz-gida-paketleri-567743">Düşük Proteinli ve Glutensiz Gıda Paketleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı ile çalışmalarını sürdürüyor. Çölyak rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için glütensiz, Fenilketonüri hastaları için ise düşük proteinli gıda paketlerinin dağıtımına devam ediyor</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Çölyak ve Fenilketonüri hastaları için gıda kolisi desteği devam ediyor. Çölyak ve fenilketonüri hastaları özel beslenme ihtiyaçları doğrultusunda hazırladığı bu paketler sayesinde daha sağlıklı ve dengeli beslenebiliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından özenle hazırlanan gıda kolilerinde hastaların ihtiyaç duyduğu besin değerleri göz önünde bulundurularak hazırlanan gıda ürünleri yer alıyor. Çölyak hastalarına yönelik paketlerde; glutensiz un, ekmek, makarna, kraker gibi temel gıdalar yer alırken, Fenilketonüri hastaları için hazırlanan paketler ise düşük proteinli un, pirinç, makarna ve özel bisküviler gibi ürünleri içeriyor. Proje ile hem sağlık hem de ekonomik açıdan hastaların desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p><b>Nasıl Başvururum?</b></p>
<p>Vatandaşlar, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesindeki sosyal yardım modülünden başvuru yaparak bu destekten faydalanabiliyor. Başvuru sırasında ‘düşük proteinli’ veya ‘glutensiz gıda paketi’ seçeneğini işaretleyen vatandaşlara ekipler tarafından bilgi veriliyor ve paketler teslim ediliyor. İhtiyaç sahipleri, tek başvuru ile iki ayda bir düzenli olarak bu destekten faydalanabiliyor.</p>
<p><b>Çölyak ve Fenilketonüri Hastalıkları Hakkında</b></p>
<p>Çölyak; ince bağırsağın, bir protein çeşidi olan glütene karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerji ve hassasiyetiyle ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Hastalar; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahılları içeren yiyecekler tüketemiyor. Çölyaklı hastaların sürekli olarak glüten içermeyen gıdalarla beslenmesi gerekiyor.</p>
<p>Fenilketonüri ise kalıtımsal bir metabolik hastalık olup, erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor. Tedavi sürecinde, fenilalanin içeren yiyeceklerin sınırlandırıldığı özel bir diyet uygulanıyor. Bu diyetin, bireylerin sağlıklı gelişimi için yaşamın ilk günlerinden itibaren düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-ve-glutensiz-gida-paketleri-567743">Düşük Proteinli ve Glutensiz Gıda Paketleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet Hastaları Yazın Bu Hatalardan Kaçınmalı! Uzman Uyarıları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalari-yazin-bu-hatalardan-kacinmali-uzman-uyarilari-556908</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 08:09:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hatalardan]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıları]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin etkisiyle son yıllarda görülme sıklığı hızla artan diyabet, artık çocuk yaşlarda da kapıyı çalıyor. Yaz mevsiminde yapılan bazı yaygın hatalar ise hastalıkla ilgili riski daha da artırabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalari-yazin-bu-hatalardan-kacinmali-uzman-uyarilari-556908">Diyabet Hastaları Yazın Bu Hatalardan Kaçınmalı! Uzman Uyarıları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin etkisiyle son yıllarda görülme sıklığı hızla artan diyabet, artık çocuk yaşlarda da kapıyı çalıyor. Yaz mevsiminde yapılan bazı yaygın hatalar ise hastalıkla ilgili riski daha da artırabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sinan Kırım</strong>, diyabetin hem dünyada hem de ülkemizde çılgın bir hızla arttığını belirterek “Yapılan çalışmalar, diyabeti olan bireylerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında bile olmadığını göstermektedir. Oysa diyabet tedavi edilmediğinde hayati risklere yol açabilir. Yaz aylarında farkında olmadan yapılan küçük hatalar da, diyabetli bireyler için ciddi sonuçlar doğurabilir” uyarısında bulunuyor. Doç. Dr. Sinan Kırım, diyabette en yaygın yapılan ve tehlikeyi artıran 6 yaz hatasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Yeterince su tüketmemek</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Sinan Kırım “Yazın hem hava sıcaklığının hem de açık havada fiziksel aktivitenin artması nedeniyle vücutta sıvı kaybı riski çok artmaktadır. Vücudun susuz kalması kan şekerini sanılandan çok daha fazla yükseltir. Dehidrasyon bazen çok yavaş gelişebildiğinden fark edilemeyebilir. Aşırı sıcaklarda yeterince su tüketmemek, çay, kahve, bira ve meyve sularının ise kaybedilen sıvıyı yerine koyacağını düşünmek büyük bir yanılgıdır. Vücudun sıvı ihtiyacı çoğunlukla su ile karşılanmalıdır. Günde bir-iki bardak maden suyu ya da ayran da tüketilebilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Sıcak kumsalda yalınayak yürümek</strong></li>
</ul>
<p>Sıcak kumsalda yalınayak yürümek çok sık yapılan yanlışlardandır. Çünkü çıplak ayakla yürümek çok ciddi riskler içermektedir. Özellikle sinir hasarları olan hastalar kumdaki aşırı sıcaklığı hissedemedikleri için tabanlarının yanmasına neden olmaktadırlar. Yine kum içindeki cam kırıkları, iğne vs gibi yabancı cisimler ayak tabanına batarak yara ve enfeksiyona neden olabilirler. Bu nedenle diyabeti olanların kumsalda kesinlikle terliksiz gezmemesi gerekir. Deniz tabanında da keskin kaya kenarları ya da sivri cisimler olabileceği için denize de mutlaka deniz ayakkabısı ile girilmelidir.</p>
<ul>
<li><strong>Yaz önlemlerini ihmal etmek</strong></li>
</ul>
<p>Diyabette yaz mevsimine yönelik bazı kurallara dikkat etmek gerekse de pek çok hasta bu önlemleri göz ardı edebilmektedir. Örneğin; kumsalda uzun süreler güneşe doğrudan maruz kalmamak, bol, rahat ve havalandırması güzel olan giysiler giymek, şapkasız ve terliksiz güneşe çıkmamak gerekir. Diyabet hastalarında katarakt riski arttığından dolayı UV koruması da bulunan güneş gözlükleri terich edilmelidir. Kapalı ortamlarda klima kullanırken ısı 24 derece civarında tutulmalı, daha düşük derecelerden kaçınılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>İlaçları yaz sıcağına maruz bırakmak</strong></li>
</ul>
<p>Yazın ilaçların aşırı sıcaklara ve güneşe sıkça maruz bırakılabildiğini belirten Doç. Dr. Sinan Kırım “Özellikle insülin kullanan hastalar soğuk zincire daha fazla dikkat etmelidirler. Hava sıcaklığının yüksek olması nedeniyle dışarda kalan insülin daha çabuk bozulabilir. İnsülin pompası aşırı sıcakta ve güneşte kaldığında pompadaki insülinin etkisi azalabilmektedir. Yazın cilt ısısı da artacağı için ya da egzersizin artırılması nedeniyle insülin kana daha çabuk karışıp önce şeker düşmesine, çabucak kullanılıp bittiği için de daha sonra şekerin yükselmesine neden olabilir. O nedenle insülin enjeksiyonu doğrudan güneş ışığı almayan bölgelere ve daha az kas hareketi olan bölgelere yapılmaldır. Örneğin; koşmayı planlayan bir hasta bacağına yapmamalıdır” diyor</p>
<ul>
<li><strong>Meyve tüketiminde ölçüyü kaçırmak</strong></li>
</ul>
<p>Yaz meyveleri iştah kabarttığından tüketiminde sıkça aşırıya kaçılabilmektedir. Ancak bol sulu ve serinletici etkileri olsa da şeker içeriği zengin olduğundan meyve tüketiminde günde iki porsiyonu geçmemek ve avuç içi kadar tüketmek gerekir. Akşamları özellikle meyve yedikten sonra hareketsiz kalınırsa, örneğin uyunursa, hem kan şekeri hem de kolesterol değeri yükselir. Bu nedenle gündüz saatleri idealdir. Yaz lezzetlerinin vazgeçilmezlerinden dondurmanın da fruktoz şurubu kullanılanarak yapılanlarından uzak durulmalı, doğal şekerle yapılanları tercih edilmelidir.</p>
<ul>
<li><strong>Şekerli içecekler tüketmek</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Sinan Kırım “Yaz aylarında şekerli ve gazlı içecekler ile alkol tüketiminde artış diyabetli bireyler için büyük risk oluşturmaktadır. Şekerli içecekler, alkol ve kokteyllerde kullanılan meyve sularının kan şekerini önce yükseltip sonra düşürebileceği akılda tutulmalıdır. Alkol tüketimi, diyabet hastalarında şeker düzeyinde tehlikeli düşmelere ve sıvı kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle alkol sınırlandırılmalı ve aç karnına kesinlikle tüketilmemelidir” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalari-yazin-bu-hatalardan-kacinmali-uzman-uyarilari-556908">Diyabet Hastaları Yazın Bu Hatalardan Kaçınmalı! Uzman Uyarıları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MS hastaları için güneş ışığı çok önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ms-hastalari-icin-gunes-isigi-cok-onemli-539673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 08:15:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemi hastalıklarının görülme oranı tüm dünyada belirgin bir şekilde artıyor. Bu artışın nedenleri arasında; hava kirliliği, kronik stres ve işlenmiş gıda tüketimi gibi giderek yaygınlaşan çevresel faktörler yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-hastalari-icin-gunes-isigi-cok-onemli-539673">MS hastaları için güneş ışığı çok önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağışıklık sistemi hastalıklarının görülme oranı tüm dünyada belirgin bir şekilde artıyor. Bu artışın nedenleri arasında; hava kirliliği, kronik stres ve işlenmiş gıda tüketimi gibi giderek yaygınlaşan çevresel faktörler yer alıyor. Bu hastalıklardan biri olan Multiple Skleroz yani kısaca MS, bazı hücrelerin beyin ya da omurilikteki sinirlere bilinmeyen sebeplerle saldırması ve o bölgelerde hasarlar bırakmasıyla oluşuyor. Hastalığın kadınlarda ve 20’li veya 30’lu yaşlarda daha sık görüldüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “MS, aktif yaşamın başındaki insanlarda ortaya çıkması yönüyle iş gücü kaybı ve yaşam kalitesi açısından erken tanınması ve iyi yönetilmesi gereken önemli ama korkulmaması gereken bir hastalık” dedi.</strong></p>
<p>Multiple Skleroz’un beynin farklı bölgelerini etkilediği için belirtilerinin de etkilenen bölgeye göre değişkenlik gösterebileceğini ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “MS nedeniyle görme siniri etkilenirse hasta bulanık görmeye başlayabilir, omurilikte bir bölge etkilenmişse duyu kaybı, uyuşma ya da karıncalanma şikâyeti, denge merkezi zarar görmüşse yalpalayarak yürüme veya çift görme gibi sorunlar meydana gelebilir. Bu semptomlara ek olarak kolda ya da bacakta kas güçsüzlüğü de yaşanabilir. Sayılan tüm bulguların en az 24 saat sürmesi, MS’in en ayırt edici özeliğidir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Görülme sıklığı yaşam bölgesine göre değişebiliyor</strong></p>
<p>MS’in birebir geçişli genetik bir hastalık olmadığını ve anne babada varsa mutlaka çocukta da çıkar düşüncesinin hatalı olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Ancak elbette ki genetik yatkınlığın rahatsızlıkla karşılaşma ihtimalini artırdığını biliyoruz. Özellikle birinci derece aile yakınlarında Multiple Skleroz varsa, kişide de görülme ihtimali diğer bireylere göre daha fazla. Ayrıca yeterli güneş ışığı ve D Vitamini alımı ya da yaşam bölgesi gibi çevresel etkenlerin de önemli tetikleyicilerden olduğunu biliyoruz. Örneğin Ekvator’un çok kuzeyi ve güneyinde MS’e sık rastlanılırken, Ekvator bölgesindeki alanlarda daha az görülüyor. Bu nedenle multifaktöriyel yani birçok faktör kaynaklı bir hastalık diyebiliriz” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tedavideki bağışıklık baskılayıcı ilaçlar nedeniyle doğru teşhis hayati</strong></p>
<p>MS hastalığının yüzde 80-85 oranlarında ataklarla meydana geldiğine değinen Prof. Dr. Nihal Işık, “Atak dönemlerinde görülen nörolojik bulgular zamanla iyileşir ve bir sonraki atakta yeniden ortaya çıkar. Agresif ilerleyen MS tipi ise çok daha seyrektir. Teşhis için hasta hikayesi dinlenir, kişi detaylıca muayene edilir ve sinir dokusuna saldıran hücrelerin hasar bıraktığı bölgeler yani bir diğer adıyla plaklar çekilen beyin ve omurilik MR’larında tespit edilir. Tüm bu süreçler birbirini destekler ve hastalığı işaret ederse tanıya yaklaşılır. Ek olarak beyin ve omurilik sıvısının tetkik edilmesine de gerekli durumlarda başvurulabilir. Tedavide bağışıklık sistemini baskılayacak ilaçlara başvurulabildiği için tanının doğru konması çok kritik” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sanılanın aksine MS günlük rutini etkilemiyor</strong></p>
<p>Multiple Skleroz’lu kişilerde depresyona yatkınlığın da oluşabildiğini açıklayan Prof. Dr. Işık, “MS hastalarının en sık karşılaştığı problemlerin başında, genç yaşlarda uzun süreli bir hastalık yönetiminin zorluğu ve bazı iş verenler tarafından olası aksamalar endişesiyle işten çıkarılma ya da işe alınma şansının tanınmaması geliyor. Oysa hastaların günlük rutinlerini hiç aksatmayacak şekilde MS’i yönetebilecekleri ve bu sağlık sorununa sahip olmayanların yapabileceği her şeyi yapabilecekleri bilinmeli. Bir diğer yaşanan zorluk atak dönemlerinden kalan kuvvetsizlik ya da hafif dengesizlik gibi izler yani sekellerin hastanın yaşam kalitesini eksi yönde etkilemesi. Aynı zamanda fatik denen ciddi bir yorgunluk ve tükenmişlik hissine de yol açabilen MS maalesef sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilen bir hastalık değil. Ancak tanı konduktan sonra yapılacak sağlıklı yaşam değişiklikleri tedaviyi destekliyor. Özellikle de strese maruz kalmamak, Multiple Skleroz’u kötüleştirdiğini bildiğimiz sigaradan sıkı bir şekilde uzak durmak ve D vitamini değerlerini yüksek tutmak çok değerli” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, MS hastalarına hayatlarını kolaylaştıracak 8 önemli tavsiyede bulundu:</p>
<ol>
<li>Yönetilebilen bir hastalık olduğu ve kontrolü için çok etkili ilaçlar bulunduğu unutulmamalı. Günde iki kere ilaç ya da altı ayda bir serum alarak gündelik yaşantı çok rahatlıkla sürdürülebilir. Ancak bu noktada tedavinin ve rutin doktor kontrollerin aksatılmaması çok önemli.</li>
<li>Sigaranın kesinlikle yasak olduğu kabul edilmeli. Gerekirse sigarayı bırakma konusunda profesyonel destek alınmalı.</li>
<li>D vitamini düşüklüğünün MS’in ortaya çıkışında etkili olduğu düşünüldüğü için bu vitamin değerleri yüksek tutulmalı. Gerekirse doktor yönlendirmeleriyle takviye alınmalı.</li>
<li>Ölümcül bir hastalık olmadığı ve vakaların büyük bir kısmının yönetilebilir olduğu bilinmeli ve bu yüzden pozitif düşüncüye ağırlık verilmeli, ihtiyaç halinde ise psikolojik destek alınmalı.</li>
<li>Sinir sistemini desteklediği bilinen yürüyüş, yoga veya pilates gibi hafif egzersizlerle fiziksel aktivite aksatılmamalı.</li>
<li>Meditasyon, nefes egzersizleri veya terapi gibi yöntemlerle stresi kontrol altına almak öğrenilmeli.</li>
<li>Bağışıklık ve sinir sistemi sağlığı için yeterli ve kaliteli uykuya özen gösterilmeli.</li>
<li>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir parçası olarak antioksidanlardan zengin, Akdeniz beslenme tipi benimsenmeli.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-hastalari-icin-gunes-isigi-cok-onemli-539673">MS hastaları için güneş ışığı çok önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer hastaları için Anneler Günü kutlaması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-anneler-gunu-kutlamasi-528080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kutlaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi çatısı altında hizmet veren Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) sakinleri için ‘Anneler Günü’ne özel kahvaltı etkinliği düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-anneler-gunu-kutlamasi-528080">Alzheimer hastaları için Anneler Günü kutlaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi çatısı altında hizmet veren Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) sakinleri için ‘Anneler Günü’ne özel kahvaltı etkinliği düzenledi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi tarafından ‘Anneler Günü’ dolayısıyla düzenlenen kahvaltı etkinliğine katılan ALBAM sakinleri, hem eğlenceli hem de duygusal anlar yaşadı. Sürpriz etkinlik,  ALBAM sakinlerini oldukça mutlu etti. Sukaypark Sosyal Tesisi’nde düzenlenen ‘Anneler Günü’ programına, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Sevcan Yaman, ALBAM sakinleri ve yakınları katıldı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, “Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ALBAM’ın 37 üyesi ile kahvaltıda bir araya geldik. Annelerimizi sadece Anneler Günü’nde değil, yaşamımızın her anında anmalıyız. Onları hiç unutmamalıyız. Bugün bir araya geldiğimiz ALBAM üyelerimizin, yüzlerindeki gülümsemeyi görmek bizleri oldukça mutlu etti. Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, kahvaltı programı sonunda ALBAM sakinlerine çeşitli hediyeler verdi. </span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-icin-anneler-gunu-kutlamasi-528080">Alzheimer hastaları için Anneler Günü kutlaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Hastaları egzersizlerini ASFİM&#8217;de yapıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinson-hastalari-egzersizlerini-asfimde-yapiyor-457755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 08:54:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asfimde]]></category>
		<category><![CDATA[egzersizlerini]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Antalya Spor ve Fitness Merkezleri (ASFİM), Parkinson Hastalarına yönelik egzersiz kursu veriyor. Denge, duruş, refleks ve kas kuvvetini arttırmaya yönelik, toplu ve lastikli olmak üzere birçok farklı spor hareketi yapan Parkinson hastalarının yaşam kalitesi artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-hastalari-egzersizlerini-asfimde-yapiyor-457755">Parkinson Hastaları egzersizlerini ASFİM&#8217;de yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Spor ve Fitness Merkezleri (ASFİM), Parkinson Hastalarına yönelik egzersiz kursu veriyor. Denge, duruş, refleks ve kas kuvvetini arttırmaya yönelik, toplu ve lastikli olmak üzere birçok farklı spor hareketi yapan Parkinson hastalarının yaşam kalitesi artıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya halkını spora teşvik etmek ve ücretsiz spor imkanı sunmak amacıyla kurulan Antalya Spor ve Fitness Merkezleri (ASFİM),  Parkinson hastalarına katkıda bulunmak amacıyla, ücretsiz egzersiz kursu veriyor. Birçok Parkinson hastasının katılım sağladığı kurs sayesinde, hastalar, birbirlerinden ve eğitmenlerden aldıkları destekler sayesinde, kendileri için büyük önem teşkil eden egzersizleri gerçekleştirme fırsatı buluyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>MORAL BULUYORLAR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kursta, profesyonel eğitmenler tarafından denge, duruş, refleks ve kas kuvvetini arttırmaya yönelik, toplu ve lastikli de olmak üzere birçok farklı spor hareketi yaptırılıyor. Bu şekilde Parkinson hastalarının hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha iyi bir noktaya gelmesi amaçlanıyor. Kurslar sayesinde hastalar, edindikleri dostluklar ve yaşadıkları fiziksel gelişim sayesinde de moral buluyor. 2 aylık kurs dönemleri bulunan Parkinson Hastaları Egzersiz Kursları, Atatürk ASFİM Merkezi’nde haftanın 3 günü, 1’er saatlik dersler halinde gerçekleştiriliyor. Kursa devam etmek isteyen hastalar, sonraki kurs döneminde de yeniden kayıt olabiliyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>YAŞAM KALİTESİ ARTIYOR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASFİM’de Parkinson Hasta Egzersizi Eğitmeni Yeliz Durak, Parkinson hastalığının nörolojik bir hastalık olduğunu, hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması için, yapılan egzersizlerin önemli olduğunu söyledi. Durak, “Büyükşehir Belediyesi olarak, bu hastalık yüzünden sorun yaşayan vatandaşlara, kurs merkezlerimizde yaptırdığımız egzersizlerle faydalı olmaya çalışıyoruz. Bu egzersizler, vatandaşımızın yaşam kalitesini arttırmasına katkı sağlıyor. Hastalardan ve hasta yakınlarından çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Hareketleri yapmanın büyük artı sağladığını ve geleceğe umutla baktıklarını söylüyorlar. Bu da bizi çok mutlu ediyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>BAŞKAN’A TEŞEKKÜR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kursiyer Hüseyin Baloğlu, kızının yönlendirmesiyle ASFİM’e kaydolduğunu belirterek, “Egzersizlerden çok fayda gördüm ve daha iyi duruma gelebilmek için kursa devam edeceğim. Ayrıca bu güzel hizmeti bize sağladığı için Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür ederim” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“BURASI İYİ HİSSETTİRİYOR”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Hasta yakını Günay Sarıca, eşinin Parkinson hastası olduğunu, evde yapamadığı hareketleri burada başardığını söyledi. Sarıca, “Artık daha seri hareket edebiliyor ve konuşması da hızlandı. Uzun zamandır bu kursa geliyoruz. Burada sosyalleşme imkanları da bulduk. Diğer kursiyer arkadaşlarla kaynaşıp, birbirimizin dertlerine ortak oluyoruz. Dışarıda da görüşüyoruz. Buraya gelmek eşime de bana da iyi hissettiriyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-hastalari-egzersizlerini-asfimde-yapiyor-457755">Parkinson Hastaları egzersizlerini ASFİM&#8217;de yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatri hastaları tedavilerini aksatmadan oruç tutabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavilerini-aksatmadan-oruc-tutabilir-447446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 21:04:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavilerini]]></category>
		<category><![CDATA[tutabilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oruç tutamayan psikiyatri hastaları kendilerini suçlu hissetmemeli!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavilerini-aksatmadan-oruc-tutabilir-447446">Psikiyatri hastaları tedavilerini aksatmadan oruç tutabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Oruç tutamayan psikiyatri hastaları kendilerini suçlu hissetmemeli!</span></strong></p>
<p><strong>Psikiyatri hastalarının dini açıdan yerine getirmeleri gereken sorumlulukları yerine getirdikleri için kendilerini çok daha iyi hissedeceklerini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Ama bunu dini anlamda hissederken ilaçlarını aksatmamaları, ilaçlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken durumlara dikkat etmeleri çok önemlidir.” dedi. Tutamayan hastalara da ramazanda oruç tutmak yerine yapılabilecek çok farklı ibadetler olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, psikiyatri hastalarına oruç ile ilgili tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Dini sorumlulukları yerine getirmek iyi hissettiriyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, ramazan ayının inanan insanlar için manevi anlamda ‘çok iyi hissedilen’ bir ay olduğunu dile getirerek, “İnsanlar yapmaları gereken, dini açıdan yerine getirmeleri gereken sorumluluklarını yerine getirdiği için kendilerini çok daha iyi hissedeceklerdir. Ama bunu dini anlamda hissederken ilaçlarını aksatmamaları, ilaçlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken durumlara dikkat etmeleri çok önemlidir. Ayrıca unutulmaması gereken çok önemli bir durum daha var. O da hastalarımızın oruç tutmadıklarında kendilerini kötü hissetmelerine de gerek olmadığı.” dedi.</p>
<p><strong>Psikiyatri hastaları tedavilerini aksatmadan oruç tutabiliyorlar</strong></p>
<p>Unutulmaması gereken çok önemli bir durumun da ramazan ayının, sadece oruç tutarak nefsi kontrol altında tutmak değil, aynı zamanda dini açıdan paylaşımlarla kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan ve bu konuda destekleyen bir ay olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Oruç tutamayan hastalarımızın zekat ve fitrelerini vererek diğer insanlara yardımcı olarak manevi açıdan kendilerini çok daha iyi hissedecekleri bir döneme giriyoruz. Psikiyatri hastaları kendi sağlıklarını tehlikeye atmadan, tedavilerini aksatmadan oruç tutabilirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tutamayan hastalar kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeli</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Tutamayan hastalarımızın da dini açıdan bir sorumlulukları olmadığını ve ramazanda oruç tutmak yerine yapılabilecek çok farklı ibadetler olduğunu, kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavilerini-aksatmadan-oruc-tutabilir-447446">Psikiyatri hastaları tedavilerini aksatmadan oruç tutabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Attar: &#8220;PKOS Hastaları Doğru Tedaviyle Çocuk Sahibi Olabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-attar-pkos-hastalari-dogru-tedaviyle-cocuk-sahibi-olabilir-411548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 14:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[attar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[pkos]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda yumurtlama kusurlarına neden olan Polikistik Over Sendromu (PKOS)’un kadının üreme sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, “PKOS hastalığında görülen yumurtlama bozukluğunun kilo ile ilişkisi yakın ilişkisi vardır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-attar-pkos-hastalari-dogru-tedaviyle-cocuk-sahibi-olabilir-411548">Prof. Dr. Attar: &#8220;PKOS Hastaları Doğru Tedaviyle Çocuk Sahibi Olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kadınlarda yumurtlama kusurlarına neden olan Polikistik Over Sendromu (PKOS)’un kadının üreme sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, “PKOS hastalığında görülen yumurtlama bozukluğunun kilo ile ilişkisi yakın ilişkisi vardır. Kilo artıkça yumurtlama kusurları daha belirgin hale gelir. Fakat her PKOS hastası kısırlık yaşamaz; doğru tedavi edildiğinde PKOS hastasının çocuk sahibi olma olasılığı çok yüksektir” diye konuştu. </em></p>
<p> </p>
<p>Kadınlar arasında en sık görülen hastalıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PKOS), yarattığı kozmetik problemlerin ötesinde farklı sağlık sorunları için de zemin hazırlıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, yumurtlama bozukluklarının ve doğal olarak infertilitenin de en önemli nedenlerden birinin PKOS olduğunun altını çizdi. </p>
<p>“<strong>KADINLAR HEKİME İNFERTİLİTE NEDENİYLE BAŞVURUYOR”</strong></p>
<p>PKOS’un kadınlarda görülme sıklığının yüzde 5 ile 25 arasında değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Daha çok yumurtlama kusurlarına neden olan hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle de kadınlar yumurtlama kusurları, adet düzensizliği ya da yumurta kalitesinde gerçekleşen düşmelere bağlı olarak infertite yani kısırlık sorunuyla bizlere geliyor. Bunun dışında kıllanma, tüylenme, akne, aşırı kilo gibi kozmetik kusurlar nedeniyle de hastalar bize ulaşıyor. Ancak bahsi geçen bu şikayetler aslında hastalığın kısa dönem semptomlarıdır. Uzun dönemde bu kadınlarda rahim kanseri, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riski artmaktadır ki bu çok daha ciddi bir durumdur. Dolayısıyla PKOS hastalarının ömür boyu takip edilmesi çok önemlidir.” </p>
<p><strong> “TANI KOYABİLMEK İÇİN PROFESYONEL BİR EKİBE İHTİYAÇ VAR” </strong></p>
<p>Genetik ve çevresel faktörlerden obeziteye, beslenme alışkanlıklarından hormon dengesizliğine kadar birçok nedenin PKOS’un ortaya çıkmasında etken olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Erkut Attar, şu bilgileri verdi: </p>
<p> “Genellikle üreme çağında görülen bu hastalık ile bize başvuranların PKOS hakkında bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. Hastalığın nedenleri arasında ise genetik faktörler ilk sıralarda geliyor. Bunu çevresel etkenler takip ediyor. Ayrıca beslenme alışkanlıkları, obezite ve hormon dengesizlikleri de hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. PKOS belirtileri diğer pek çok hastalıkta da görülebildiği ve yeterince tanınmadığı için hastalar hekime geç başvuruyor. Tanısı pek kolay olmadığı gibi, tanı koyabilmek için profesyonel bir ekibe ihtiyaç vardır. Biz de endokrinoloji uzmanları, dermatoloji ve beslenme uzmanları olarak doğru tanı koyabilmek ve hastalığın doğru tedavisi için birlikte çalışıyoruz.”</p>
<p><strong> “HER PKOS HASTASI KISIRLIK YAŞAMAZ” </strong></p>
<p>Yumurtlama kusurlarına bağlı sorunların yaklaşık yüzde 50’sini PKOS’a bağlı olduğunu ancak bununla birlikte bu kadınların da gebe kalabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Erkut Attar, PKOS ile infertilite ve gebelik ilişkisini şöyle anlattı: “PKOS hastalarının hepsinde yumurtlama bozukluğu olur diyemeyiz. Dolayısıyla PKOS hastaları da kendiliğinden gebe kalabilir. Ancak bu noktada kadının kilosu çok önemli. Çünkü kilo artıkça yumurtlama kusurları daha belirgin hale geliyor. Bu hastalarda kadının kilosu ile kısırlık arasında ciddi bir ilişki vardır. Bu nedenle tedavi başladığında öncelikle beslenme uzmanlarıyla birlikte çalışarak hem doğru beslenmesinin sağlanması hem de varsa fazla kilosundan kurtulmasını sağlıyoruz. Normal kiloya ulaşan kadının ikinci basamak tedaviye geçmeden doğal gebe kalmasını amaçlıyoruz. Erkekte de problem olan çiftlerde tedaviye  aşılamayla devam edebiliyoruz. Bazen de aşılamaya gitmeden yumurtlamayı artırmayı sağlayan basit ilaçlarla hastayı tedavi ediyoruz. Anlaşılacağı üzere kişiye özel tedavinin uygulandığı bu süreç 6 ay kadar sürebilir. Bu nedenle hastanın sabırlı olması ve umutsuzluğa kapılmaması gerekli.” </p>
<p><strong>“DOĞRU TEDAVİYLE PKOS HASTALARI DA ÇOCUK SAHİBİ OLABİLİR!”</strong></p>
<p>“Doğru tedavi edildiği takdirde başka herhangi bir neden yoksa PKOS hastasının çocuk sahibi olma olasılığı çok yüksektir” diyen Prof. Dr. Erkut Attar, hastalıkta kullanılan tedavilerle ilgili şunları kaydetti: </p>
<p>“Şimdiki görüşe göre tüm kısırlık hastaları iki ya da üç kere aşılama yapılmasına rağmen yine gebe kalınmadıysa tüp bebek tedavisine başvurulur. Ancak PKOS olgularında tüp bebek tedavisinde komplikasyon oranı diğer hastalara, göre çok daha yüksek olduğu için bu hastalarda tüp bebek tedavisi kararı vermeden önce normal yollarla gebe kalması için özen ve gayret gösterilmelidir. En ciddi komplikasyon yumurtalıkların aşırı uyarılması sonucunda ortaya çıkabilen ve Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak adlandırılan durumdur. Bu durumda çatlatma iğnesi verildikten sonra vücut boşluklarına su toplanmaya başlar ve kanın akışkanlığı bozulur Bu durum vücutta elektrolit dengesizliğine yol açar. Akciğerlerde ve karın boşluğunda aşırı miktarda sıvı birikir ve solunum güçlüğüne ortaya çıkar. Bu durum şiddetine göre üç aşama olarak ele alınır. Özellikle üçüncü aşama yoğun bakım gerektirecek kadar ciddi bir aşamadır. Bu yüzden bu hastaların tüp bebek tedavisinin deneyimli merkezlerde uzman kişiler tarafından yapılması uygundur.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-attar-pkos-hastalari-dogru-tedaviyle-cocuk-sahibi-olabilir-411548">Prof. Dr. Attar: &#8220;PKOS Hastaları Doğru Tedaviyle Çocuk Sahibi Olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Alzheimer Hastaları için Anlamlı Etkinlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-alzheimer-hastalari-icin-anlamli-etkinlik-407290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 14:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) bünyesinde hizmet veren Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM)’ndeki yaşlılar, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde düzenlenen etkinlikte keyifli vakit geçirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-alzheimer-hastalari-icin-anlamli-etkinlik-407290">Osmangazi&#8217;de Alzheimer Hastaları için Anlamlı Etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) bünyesinde hizmet veren Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM)’ndeki yaşlılar, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde düzenlenen etkinlikte keyifli vakit geçirdi.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi dünya standartlarında hizmet veren (BAREM) Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Alzheimer hastaları ve engellilere bakım hizmeti sunuyor. Türkiye’ye örnek sosyal belediyecilik projesi olan BAREM’de bakım hizmeti alan Alzheimer hastalarının özel günü unutulmadı. Dünya Alzheimer Hastaları Günü’nde belediye bünyesinde hizmet veren Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde çalışmalarını sürdüren Kadim Musiki Derneği üyeleri tarafından konser verildi. Verilen konserde Alzheimer hastaları gönüllerince eğlenip bol bol oynadı. BAREM’de düzenlenen etkinliğe Osmangazi Belediyesi Başkan YardımcısıHüseyin Binbaşı, Alzheimer hastaları ve aileleri katıldı. Ayrıca BAREM personeline Prof. Dr. Mustafa Bakar tarafından Alzheimer hastalığı ve hasta yaklaşımları konulu eğitim verildi.</p>
<p>Anlamlı bir etkinlikte merkezdeki yaşlılarla bir arada olmaktan büyük keyif aldığını ifade eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Binbaşı, “Dünya Alzheimer Günü’nde farkındalık için buradayız. Bu sinsi hastalık büyüklerimizi bizden uzaklaştırıyor. Bu hastalığın erken teşhisle ilerlemesi önlenebiliyor. Zihin jimnastikleri ve beslenme programlarıyla bu hastalığın önüne geçebilmek mümkün, Osmangazi Belediyesi olarak BAREM gibi vizyon projede hastalarımızın bakımını yapıyoruz. Hastalarımızın her zaman destekçisi ve duacısıyız” dedi.</p>
<p>Hastalar ve aileleri de böylesine güzel bir merkezi hizmete sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-alzheimer-hastalari-icin-anlamli-etkinlik-407290">Osmangazi&#8217;de Alzheimer Hastaları için Anlamlı Etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Hastaları Bu Merkezde Hayata Tutunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-bu-merkezde-hayata-tutunuyor-407101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 09:54:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[merkezde]]></category>
		<category><![CDATA[tutunuyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde verdiği hizmetlerle alzheimer ve demans hastalarının fiziksel ve zihinsel kapasiteleri korunuyor; hasta yakınlarına da psikolojik ve sosyal destek sağlanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-bu-merkezde-hayata-tutunuyor-407101">Alzheimer Hastaları Bu Merkezde Hayata Tutunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde verdiği hizmetlerle alzheimer ve demans hastalarının fiziksel ve zihinsel kapasiteleri korunuyor; hasta yakınlarına da psikolojik ve sosyal destek sağlanıyor.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü Sağlık Köyü’ndeki Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde, 1. ve 2. evre alzheimer ve demans hastalarına hizmet veriliyor. Merkezde, hastaların zihinsel ve fiziksel kapasitelerini koruyabilmek amacıyla aktiviteler yapılıyor. Gaziemir’de ikamet eden, günlük aktivitelerini ve ihtiyaçlarını yerine getirebilen, bulaşıcı hastalığı olmayan 1. ve 2. evre alzheimer ve demans tanısı konmuş hastalar, merkezden yaş sınırlaması olmaksızın yararlanabiliyor. Alzhemier Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’ne üye olan yurttaşlar, sabah özel araçla ve sağlık çalışanı kontrolünde evlerinden alınıyor, merkezdeki aktivitelerin ardından tekrar evlerine bırakılıyor. Hastaların tekrar hayata tutunması ve daha sosyal bir yaşam sürmeleri için hizmet verilen merkezde, 2019 yılının Nisan ayından bu yana 13 bin 586 bilişsel ve fiziksel aktivite yapıldı.</p>
<p>Merkezde, hasta yakınlarına da bu süreçte hastanın bakımı ile ilgili sorunlarında ve kendilerinin yaşayabileceği sosyal ya da psikolojik sorunlarda danışmanlık ve destek hizmeti sunuluyor. Merkezde verilen danışmanlık hizmetiyle, bakım verenin tükenmişliğinin üstesinden gelmesine yardımcı olmakla birlikte hastalarının güven ortamında iken kendilerine vakit ayırmaları sağlanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalari-bu-merkezde-hayata-tutunuyor-407101">Alzheimer Hastaları Bu Merkezde Hayata Tutunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 11:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[zorlamamalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085">&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır. Siz de hastalığı geçirip geçirmediğinizi öğrendikten sonra korunmak için aşı yaptırabilirsiniz. Her şeyden önce kendi sağlığımızın önemli olduğunu unutmayın.  Hastalar karaciğerlerini zorlamayan hafif yemekler tercih etmeli,  protein ve yağ alımını azaltılmalıdır” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, hepatit hastalığı konusunda açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Hepatit hastalığının tanımını yapan Uzm. Dr. Aksoy, “Karaciğerin iltihabı olarak tarif edilebilecek hepatitin virüsler başta olmak üzere çok sayıda nedeni vardır. Farklı hepatit virüs tiplerinin (A, B, C, D ve E) neden olduğu viral hepatitler; milyonlarca insanı farkında olmadan etkileyebilecek gerçek anlamda küresel bir salgın oluşturmakta, önde gelen ölüm nedenlerinden biri olarak yılda 1.3 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>HALSİZLİK VE YORGUNLUK GÖRÜLEBİLİR</strong></p>
<p>Hepatit hastalığındaki belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Aksoy, “Halsizlik, yorgunluk, gözaklarında sararma, idrar renginde koyulaşma en sık görülen belirtiler olup bazen bulantı ve kusma bunlara eşlik eder” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>GENÇ NÜFUS RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Hangi bireylerin risk altında olduğuna değinen Uzm. Dr. Aksoy, “Hepatit A, su ve besinlerle, özellikle kötü hijyenik koşullarda kolaylıkla bulaşabilen ve salgınlara yol açabilen bir hastalıktır. Özellikle genç nüfusumuzun Hepatit A açısından risk taşıdığı ve Hepatit A aşısını yaptırmadığı bilinmektedir. Hepatit A kronikleşmez ve aşı ile korunması mümkün olan bir hastalıktır. Hepatit B (HBV) ve Hepatit C virüsleri (HCV) uzun vadede kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahiptir. Ülkemizde nüfusun yaklaşık yüzde 4-5’i kronik Hepatit B, yüzde 0.5’i kronik Hepatit C’dir. Hepatit B; enfekte kan ve kan ürünleri, cinsel ilişki ve enfekte anneden yenidoğan bebeğe bulaşma şeklinde kişiden kişiye yayılır. Hepatit C de benzer yollarla bulaşmakla birlikte esas olarak enfekte kan ve kan ürünleri ile doğrudan temas yoluyla yayılır. </p>
<p><strong>GEBELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ NEDEN OLABİLİR</strong></p>
<p>Hepatit D virüsünün (HDV), HBV enfeksiyonu olan kişilerde hastalığa yol açtığını belirten Uzm. Dr. Aksoy, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Hepatit D, Hepatit B’nin yokluğunda enfeksiyon yapamaz. Hepatit E virüsü (HEV) ise dışkı ile temas yolu ile bulaşır, vahşi ve evcil hayvanlarda bulunur ve akut enfeksiyona yol açar. Erişkinlerde daha sık görülür. Gebelikte geçirildiğinde daha ciddi seyreder. Özellikle gebelerde son 3 aylık dönemde düşük, erken doğum, ciddi karaciğer yetmezliği ile ölüm riskinin artmasına sebep olabilir. Hepatit E virüsünün spesifik bir tedavisi ve aşısı yoktur.”</p>
<p>Hepatit hastalığının, kan tahlili ile tespit edilebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Aksoy, alt seviyesinde yükselmenin en önemli belirteç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>AŞI YAPTIRMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır. Siz de kan testi yaptırarak hastalığı geçirip geçirmediğinizi öğrenip aşı yaptırabilirsiniz. Her şeyden önce kendi sağlığımızın önemli olduğunu unutmayalım.   Hasta kişiler karaciğerlerini zorlamayan hafif yemekler tercih etmeli, protein ve yağ alımını azaltmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>TEDAVİ YOLLARI</strong></p>
<p>Tedavi sürecine değinen Uzm. Dr. Aksoy, “Eskiye göre tedavi yöntemlerindeki yeni gelişmeler sayesinde Hepatit C virüsü tamamen tedavi edilebilir hastalık durumuna gelmiştir. Hepatit B’nin zararlı etkilerini ortadan kaldıracak gelişmiş antiviral tedaviler mevcuttur. Hepatit D için ilaç geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Hepatit A ve E’de ise henüz antiviral tedavi yoktur. Bu iki hastalık kronikleşmediğinden hastalık aşamasında destek tedavileri uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085">&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağcılar Belediyesi, çölyak hastaları ve aileleri ile buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-colyak-hastalari-ve-aileleri-ile-bulustu-373644</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 12:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağcılar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi ilçedeki çölyak hastaları ve aileleri ile bir araya gelerek talep ve isteklerini dinledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-colyak-hastalari-ve-aileleri-ile-bulustu-373644">Bağcılar Belediyesi, çölyak hastaları ve aileleri ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi ilçedeki çölyak hastaları ve aileleri ile bir araya gelerek talep ve isteklerini dinledi. Her zaman çölyak hastalarının yanında olduklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Bizlere müracaat ailelerimize 3 ayda bir olmak üzere gıda paketlerimizi gönderiyoruz” dedi.</p>
<p>9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla Bağcılar Belediyesi ile Avrupa Yakası Çölyak Derneği işbirliğiyle özel bir etkinlik düzenlendi. Bu kapsamda ilçede yaşayan çölyak hastaları ve aileleri Feyzullah Kıyıklık Engelliler Sarayı’nda ağırlandı. Yaşadıkları problemleri ve isteklerini dile getiren çölyak hastaları desteklerinden dolayı Bağcılar Belediye Başkanı Özdemir’e teşekkürlerini iletti.</p>
<p><strong>3 ayda bir gıda paketi gönderiyoruz</strong></p>
<p>Bağcılar Belediyesi olarak sosyal yönü kuvvetli bir belediye olduklarını söyleyen Özdemir, “Bağcılar Belediyesi olarak özellikle çölyak hastalarımızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Bizlere müracaat eden ailelerimize 3 ayda bir olmak üzere gıda paketlerimizi gönderiyoruz. Önemli bir ihtiyacın görülmesi adına adımlar atıyoruz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-colyak-hastalari-ve-aileleri-ile-bulustu-373644">Bağcılar Belediyesi, çölyak hastaları ve aileleri ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 11:26:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[damgalamadan]]></category>
		<category><![CDATA[etkileniyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruhsal hastalıklarda damgalamadan en çok şizofreni etkileniyor. Sanrıların ve duyulduğu sanılan seslerin şizofreni hastasını korkutabildiğini belirten uzmanlar, aynı zamanda içe kapanmaya ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine de neden olabildiğini ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618">Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ruhsal hastalıklarda damgalamadan en çok şizofreni etkileniyor. Sanrıların ve duyulduğu sanılan seslerin şizofreni hastasını korkutabildiğini belirten uzmanlar, aynı zamanda içe kapanmaya ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine de neden olabildiğini ifade ediyor.</strong></p>
<p><strong>Şizofreninin bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilebileceğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan; şizofreninin nörobiyolojik nedenlerden kaynaklı bir hastalık olduğu için ilaçla tedavisinin mümkün olduğunu, şizofreni hastaları ‘tehlikelidir’ ve ‘ne yapacakları belli olmaz’ gibi basmakalıp düşüncelerin de gerçeği yansıtmadığını vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, şizofreni hastalığı ve toplumdaki damgalama ile ilgili değerlendirmelerde bulundu, tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Damgalamanın altında korku ve belirsizlik yatıyor</strong></p>
<p>Damgalamanın bazı toplumlarda ruhsal hastalık gibi belirli insan özellikleriyle ilişkili, olumsuz basmakalıp düşüncelerin tetiklediği, sosyal statü kaybı ve ayırım olarak tanımlandığını belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“İnsanoğlunun yüzyıllar boyunca yeterince tanımadığı ya da bilgi sahibi olmadığı olgu ya da kişiler karşısında tedirgin olduğunu, ürktüğünü ve söz konusu olgu veya kişiye olumsuzluk atfederek onu dışlama, damgalama ve ayırt etme eğilimi gösterdiğini söyleyebiliriz. Maalesef ruhsal hastalıklar da tıbbi durumlar içerisinde bu damgalamadan en çok nasibini alan hastalık grubudur. Damgalama davranışının kökenine bakacak olursak altında korku ve bilgisizliğin yatmakta olduğunu görebiliriz. Ruhsal bozukluğu olan hastalara karşı hissedilen korku, bilinen yanlışlar ve hastalığın geçmeyeceğine dair yanlış inanışlar damgalamaya sebep oluyor.”</p>
<p><strong>Sanrılar içe kapanmaya yol açabiliyor</strong><br />Şizofreninin psikotik belirtilerle yani gerçeği değerlendirmenin bozulması ile seyreden bir hastalık olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Sanrılar, duyulduğu sanılan sesler hastayı korkutabilir, içe kapanmasına ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine neden olabilir. Bu belirtiler, toplumda yer etmiş damgalamalar ile birleşince hasta daha da izole oluyor. Tüm bunların sonucunda kişi toplum içine çıkmak istemeyebilir, arkadaş edinmekte ve eş bulmakta zorluk çekebilir. Sadece temel ihtiyaçları için sosyal iletişim kurmak durumunda kalabilir. Alternatif durumlarda ise onlara acınır korunur veya bir çocuk imiş gibi davranılır. İki tutum da bireyi yalnızlığa iter. Kişi hastalığını gizlemek için hekime başvurmaktan kaçınabilir” dedi. </p>
<p><strong>Şizofreni bir halk sağlığı sorunudur</strong></p>
<p>Yalnızlaşan ve işlev kaybıyla karşılaşan bireyin ailesi ve arkadaşları da bu durumdan etkileneceği için dolaylı olarak toplumun da işlev kaybına uğrayacağını ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu sebeple şizofreniyi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edebiliriz. Damgalama da en az hastalığın kendisi kadar tehlikeli olabilir. Bu nedenle şizofreni hastalarında tedavinin aksamaması oldukça önemlidir. Damgalama ile mücadele toplumsal olarak yapılmalı çünkü damgalama aslında toplumsal bir hastalıktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Damgalamanın ilacı bilgilendirmektir</strong></p>
<p>Şizofreniye karşı gösterilen olumsuz tutum ve beklentileri aşmak için bu konuda yüzyıllardan beri süregelen yanlış inançların gerçeklerle değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Damgalama sadece hasta bireyi tanımayan diğerleri tarafından yapılmaz, hastanın tanıdıkları ailesi hatta kendisi bile damgalama yapabilir. Çoğu zaman aile veya bakım verenler de sosyal çevreden kaynaklanan damgalamayla karşı karşıya kalıyorlar. Damgalamanın ilacı bilgilendirmektir. Bilgilendirme de öncelikli olarak ruh sağlığı çalışanları hastaların aile yakınlarına yapmalı. Ruh sağlığı çalışanlarının hastayı ve yakınlarını bilgilendirmesi ile başlayan süreç tüm topluma yayılmalı” dedi.</p>
<p><strong>Tedaviye ulaşamadıkça riskler artıyor</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, şizofreni hakkında bilinen bazı basmakalıp düşüncelere şöyle değindi: </p>
<p>“Şizofreni hastaları ‘tehlikelidir’ ve ‘ne yapacakları belli olmaz’ gibi düşünceler var. Ancak bunun doğru olmadığını kesin bir şekilde ifade edebiliriz. Şizofreni nörobiyolojik nedenlerden kaynaklı bir hastalık olduğu için ilaçla tedavisi de mümkün. İlaçlarını düzenli kullanan, tedaviye ulaşabilen hastalarda böyle bir tehlike söz konusu değildir. Ayrıca bizler şunu biliyoruz ki, toplumdaki suçların çok büyük bir oranı akıl zayıflığı bulunmayan kişiler tarafından işleniyor. Tüm şizofreni hastalarının üretkenliğinin zayıf olduğu, sürekli yardıma ve bakıma ihtiyaç duydukları da yine hatalı bir ön yargıdır. Tedaviye ulaşamadıkça bu riskler artıyor evet ama unutmayalım ki tedaviye ulaşımdaki en büyük engellerden biri de damgalamadır.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618">Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da Parkinson Hastaları Unutulmadı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-parkinson-hastalari-unutulmadi-365594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 11:16:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyakada]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmadı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği ve Karşıyaka Belediyesi iş birliği ile Zübeyde Hanım Nikah Salonu'nda 11 Nisan Dünya Parkinson Farkındalık Günü kapsamında ‘Hayatın Ritmi Harekette’ konulu ‘Karşıyaka 2. Parkinson Sempozyumu’ düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-parkinson-hastalari-unutulmadi-365594">Karşıyaka&#8217;da Parkinson Hastaları Unutulmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği ve Karşıyaka Belediyesi iş birliği ile Zübeyde Hanım Nikah Salonu&#8217;nda 11 Nisan Dünya Parkinson Farkındalık Günü kapsamında ‘Hayatın Ritmi Harekette’ konulu ‘Karşıyaka 2. Parkinson Sempozyumu’ düzenlendi.</p>
<p>Sempozyuma Karşıyaka Belediye Başkan Yardımcısı Özlem Ceylan, Cumhuriyet Halk Partisi Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Fatma Cengiz, Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği üyeleri, akademisyenler, STK’lar, dernekler ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p>Hasta odaklı bir anlayışla yerel yönetim iş birliğinde geçen sene ilki gerçekleştirilen sempozyumun ardından bu sene ikincisi gerçekleştirildi. Etkinlikte parkinson hastalığı tüm yönüyle ele alındı. Parkinson hastalarının ve yakınlarının da yer aldığı sempozyumda, hastalığın hayata olan etkileri anlatıldı. Sempozyumun sonunda ise katılımcılardan gelen sorular yanıtlandı.</p>
<p><b>“BİRLİKTE YOL ALACAĞIZ”</b></p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Başkanı Gülnur Kelçe, sempozyumların önemine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Bugün 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Farkındalık Günü. Tüm dünyada olduğu gibi biz de dernek olarak Nisan ayında Parkinson hastalığı ile ilgili farkındalığı arttırmak için bir takım etkinlikler düzenliyoruz. Karşıyaka Belediye’mizin iş birliği ile 2022 Ekim ayında gerçekleştirdiğimiz Parkinsonlu Yaşam Sempozyumu’ndan bugüne kadar Karşıyaka’daki hasta ve yakınlarımıza ulaşabilmek için bir çalışma başlattık. Çok güzel geri dönüşler aldık. Amacımız daha çok Parkinson hastasına ulaşıp onları da yaşamın içine katarak beraber, hep birlikte yol alabilmek. Karşıyaka Belediyesi’nin desteği ile sizler için gerçekleştirmeyi planladığımız birçok projemiz var. Parkinson hastalığı ile ilgili her konuda bilgilendirme toplantıları, hastalığı destekleyen sosyal aktiviteler planlarımız arasında yer almaktadır. Peki neden Karşıyaka? İzmir’deki Parkinson hastalarının yarısının 2017&#8217;de Karşıyaka bölgesinde yaşadığını İl Sağlık Müdürlüğü’nde yaptığımız bir çalışma sonucunda tespit ettik. Son yıllarda ciddi bir artış olduğu gözlemleniyor bu hastalıkla ilgili. Bu konuda çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyoruz; hastalığın hızını nasıl yavaşlatabiliriz, bu konuda neler yapabiliriz ile ilgili fikirler üretiyoruz. Bu konuda hep birlikte emek vermemiz gerektiğinin bilinciyle dernekte arkadaşlarımızla çalışıyoruz.”</p>
<p><b>ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkan Yardımcısı Özlem Ceylan, Karşıyaka Belediyesi’nin yaptığı çalışmaları şu şekilde aktardı: “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus hızlı bir şekilde artmakta ve bununla birlikte hem Alzheimer hem de Parkinson hastalığında ciddi bir artış görülmektedir. Karşıyaka Belediyesi olarak ilk önce Alzheimer Derneği ile ortaklaşa planladığımız Alzheimer Merkezi’mizi açtık, burada hasta yakınlarına ve hastalara hizmet vermeye başladık. Geçen yıl Gülnur Hanımla bir araya gelmemizden sonra Parkinson hastalığı ile ilgili neler yapabilirizi konuşurken bir sempozyum yapmanın çok faydalı olacağı kanısına birlikte vardık ve geçen sene ilkini gerçekleştirdik. Bundan sonra da Parkinson hastalığının ve hasta yakınlarının bu süreci daha rahat geçirmeleri ile ilgili çalışmalarımız dernekle iş birliği içinde, hızlı bir şekilde devam edecektir.”</p>
<p>Sempozyumun ilk konuşmasını Prof. Dr. Özge Yılmaz Küsbeci yaptı, sunumunda Parkinson hastalığını ve tedavi sürecini anlattı. İkinci konuşmacı Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği gönüllüsü Psikoterapist Meltem Yamanyılmaz ise ‘Zihinden Bedene Hareket’ konusunu katılımcılara aktardı. Üçüncü konuşmacı olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’ndan Uzman Fizyoterapist Nuri Üçler Parkinson hastalığında hareketin önemini anlattı. Dördüncü konuşmacı olarak Uzm. Fizyoterapist Elif Sözer Zeren ‘Yüz Egzersizleri’nin önemi anlatarak katılımcılarla ‘yüz yogası’ gerçekleştirdi.</p>
<p>Öte yandan parkinson hastaları, Parkinson Farkındalık Haftası kapsamında Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen kurabiye atölyesi etkinliğine de katılarak lezzetli kurabiyeler yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-parkinson-hastalari-unutulmadi-365594">Karşıyaka&#8217;da Parkinson Hastaları Unutulmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Belediyesi Kanser Tedavisi Gören Hastaları Ziyaret Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kanser-tedavisi-goren-hastalari-ziyaret-etti-363658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 13:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[gören]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından ‘Kanser Haftası’ dolayısıyla Medicana Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören hastalar ziyaret edildi. Belediye meclis üyelerinin de katıldığı ziyarette erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kanser-tedavisi-goren-hastalari-ziyaret-etti-363658">Beylikdüzü Belediyesi Kanser Tedavisi Gören Hastaları Ziyaret Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından ‘Kanser Haftası’ dolayısıyla Medicana Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören hastalar ziyaret edildi. Belediye meclis üyelerinin de katıldığı ziyarette erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekildi.</p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ve Belediye meclis üyeleri 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla Beylikdüzü Medicana Hastanesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Onkoloji bölümüne yapılan ziyaret sırasında hastalara karanfil takdim eden meclis üyeleri geçmiş olsun dileklerinde bulundu. “Pembe Gözlüklerle Kansere Farklı Çerçeveden Bak” sloganıyla, erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekildiği ziyarette hastalara moral verildi.</p>
<p><strong>“Erken teşhis ve tanı büyük önem taşıyor”</strong></p>
<p>Kanser hastalığında yapılacak taramaların, erken teşhis ve tanı için büyük önem taşıdığını belirten Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Mehmet Esmer, “İlçemizdeki sağlık kuruluşları ile gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sonucu vatandaşlarımızı hastanelere yönlendirerek muayene ve tedavileri konusunda onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ayrıca erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla yıl boyunca düzenlediğimiz çeşitli eğitim ve seminerlerle de komşularımıza bilgilendirmeler yapıyoruz” dedi. <br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kanser-tedavisi-goren-hastalari-ziyaret-etti-363658">Beylikdüzü Belediyesi Kanser Tedavisi Gören Hastaları Ziyaret Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatri hastaları, tedavileri yeniden planlanarak oruç tutabilirler mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavileri-yeniden-planlanarak-oruc-tutabilirler-mi-363574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 12:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[planlanarak]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tutabilirler]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diğer hastalıklarda olduğu gibi psikiyatri hastalıklarıında da tedavinin aksatılmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Kişiler oruç tutarken manevi olarak kendilerini iyi hissederler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavileri-yeniden-planlanarak-oruc-tutabilirler-mi-363574">Psikiyatri hastaları, tedavileri yeniden planlanarak oruç tutabilirler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diğer hastalıklarda olduğu gibi psikiyatri hastalıklarıında da tedavinin aksatılmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Kişiler oruç tutarken manevi olarak kendilerini iyi hissederler. </strong></p>
<p><strong>Bu süreçte tedavilerini aksatmamaları çok önemlidir.” dedi. Şen, hastaların oruç tutmak için doktorlarına danışmalarını ve doktorların tavsiyesi doğrultusunda tedavilerinin yeniden planlanması gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, Ramazan ayında oruç tutan psikiyatri hastalarına tavsiyelerde bulundu. </p>
<p><strong>Oruç kendilik algısını artırmada destek sağlıyor</strong></p>
<p>Ramazan ayının inananlar için manevi anlamda çok iyi hissedilen bir ay olduğunu belirten Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Ramazan ayında kişiler dini açıdan sorumluluklarını yerine getirdiklerinde kendilerini çok daha iyi hissedeceklerdir.” dedi. İnanan kişiler için oruç tutmanın manevi anlamda çok destekleyici yanları olduğunu kaydeden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Oruç tutan insan ruhsal olarak kendisini daha iyi hisseder. Yapamadığı ve kendini işe yaramaz hissettiği durumlarda oruç tutmak kendilik algısını artırmak yönünde destekleyici faydalar sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Tedavinin aksatılmaması önemli</strong></p>
<p>Tıpkı diğer hastalıklarda olduğu gibi psikiyatri hastalıklarıında da tedavinin aksatılmaması gerektiğini ifade eden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Kendilerini manevi anlamda iyi hissederken ilaçlarını aksatmamaları ve ilaçlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken noktaları aksatmamaları da çok önemlidir. Hastaların oruç tutmak için doktorlarına danışmalarını ve doktorların tavsiyesi doğrultusunda ilaçlarını iftar ve sahur saatlerine göre ayarlamalarını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Mutlaka doktora danışılmalıdır </strong></p>
<p>Dr. Firdevs Seyfe Şen, depresyon, kaygı bozukluğu, panik atak ya da obsesif kompulsif bozukluk gibi hastalıklarda kişilere kendilerini gözden geçirmelerini ve hekimleriyle konuştuktan sonra oruç tutup tutmamaya karar vermelerini önerdiklerini söyledi. Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Genellikle kullandıkları ilaçların bazen yan etkileri nedeniyle ağız kuruluğu gibi oruç tutmak gerçekten çok güçleşebiliyor ve bu durumda hastalar ne yazık ki tedaviyi aksatıp tedavi uyumunu bozabiliyorlar. Hekime sorulmadan ilaçlar bırakılmamalı ve tedavi aksatılmamalıdır. Bazı hastalıklarda tedaviyi yarıda bırakmak, tedavi uyumunu bozmak ciddi anlamda sıkıntılar yaşanmasına neden olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Paylaşmak da iyi hissettirir</strong></p>
<p>Ramazan ayında sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayan kişilerin kendilerini kötü hissetmemeleri gerektiğini kaydeden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Oruç tutamayan hastalar Ramazan’da diğer ibadetlerini yerine getirebilirler. Ramazan ayı sadece oruç tutarak nefsimizi kontrol altında tutmayı hedeflemek değil, aynı zamanda dini açıdan paylaşımlarla kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan ve bu konuda bizi destekleyen bir aydır. Bu özel ayda inananlar zekat ve fitrelerini vererek diğer insanlara yardımcı olarak manevi açıdan kendilerini çok daha iyi hissederler.”dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-hastalari-tedavileri-yeniden-planlanarak-oruc-tutabilirler-mi-363574">Psikiyatri hastaları, tedavileri yeniden planlanarak oruç tutabilirler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediyesi tarafından 2010 yılından bu yana kanser hastaları ve yakınları için faaliyetlerini sürdüren Umut Evi sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarafindan-2010-yilindan-bu-yana-kanser-hastalari-ve-yakinlari-icin-faaliyetlerini-surduren-umut-evi-sundugu-hizmetlerle-takdir-toplamaya-devam-ediyor-357451</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 10:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlerle]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[sunduğu]]></category>
		<category><![CDATA[sürdüren]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[toplamaya]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yakınları]]></category>
		<category><![CDATA[yana]]></category>
		<category><![CDATA[yılından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, sosyal belediyecilik faaliyetleri ile Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Bu çalışmalar içerisinde özel bir yeri olan “Umut Evi” Konya dışından gelen kanser hastaları ve yakınları için otel konforunda sunduğu hizmetlerle takdir görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarafindan-2010-yilindan-bu-yana-kanser-hastalari-ve-yakinlari-icin-faaliyetlerini-surduren-umut-evi-sundugu-hizmetlerle-takdir-toplamaya-devam-ediyor-357451">Selçuklu Belediyesi tarafından 2010 yılından bu yana kanser hastaları ve yakınları için faaliyetlerini sürdüren Umut Evi sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, sosyal belediyecilik faaliyetleri ile Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Bu çalışmalar içerisinde özel bir yeri olan “Umut Evi” Konya dışından gelen kanser hastaları ve yakınları için otel konforunda sunduğu hizmetlerle takdir görüyor. 2000 metrekare alana sahip 45 metrekarelik 32 odadan oluşan tesiste hastaların barınma ve sosyal ihtiyaçları karşılanırken tedavi için ulaşım imkanı da sunuluyor.   </p>
<p>Selçuklu Belediyesi tarafından verilen hizmeti kelimelerle ifade edemeyen Umut Evi sakinleri hizmetten dolayı Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı&#8217;ya teşekkür etti.</p>
<p>Eşinin kanser tedavisi için Konya dışından gelen Şerafettin Çetinkaya Umut Evi&#8217;nde verilen hizmete olan memnuniyetini şu sözlerle ifade etti; &#8220;Bizleri güzel karşılıyorlar ve buradaki ortamın evimizden kalan bir yanı yok, evimizi aratmıyor. Sunulan hizmetlerden memnuniyet  duyuyoruz. Her taraf tertemiz. Personelden dört dörtlük hizmet alıyoruz. Servisimiz hastamızı götürüyor. Sıkıntımız yok. Açıkçası bu imkanı kendi memleketimizde bulamayız. Ben 10 yıl önce buraya kayınvalidemi getirmiştim. 10 yıl sonra tekrar eşimle aynı hastalıktan dolayı buradayız. Ama bu duyguları o zamanda yaşamıştık. Buranın ortamı farklı, anlatılmaz, yaşanır. Başkanımızdan Allah razı olsun, minnettarız.”</p>
<p><b>HİZMETLER EVİMİZİN KONFORUNU ARATMIYOR</b></p>
<p>Bir süredir Umut Evi’nde misafir olduklarını ifade eden Hüseyin Ülük ve tedavi için gelen eşi; &#8220;Buradaki hizmetler saymakla, söylemekle bitmez. Bizim gibi hastaların ve refakatçilerinin böyle bir imkan sunulması en güzel mutluluk. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Bey başkanlığında Umut Evi’nde bizlere güzel bir hizmet veriliyor. Dün eşimle Şehir Hastanesi’ne gittik ve ışın tedavisini aldık. Dönüşte servisten inince kendimi evime geliyormuş gibi hissettim. Bundan ötesi de can sağlığı. Aslında en güzel yanı apart otel sistemi gibi. Yani insan kendi evini aramıyor, yemeğini kendin yapıyorsun, temizliğini kendin yapıyorsun. Dış genel temizliğini görevli arkadaşlar yapıyor. Güvenlik var. Aracınız varsa aracınız çalındı mı korkusu yok. Aslında bu tür güzel hizmetlerin her ilçede yapılması gerekiyor. Onun dışında başkanımızdan tabii bu tür yatırımların sayısının çoğalmasını istiyoruz. Bir Umut Evi değil iki Umut Evi olsun. Çünkü Türkiye&#8217;nin yüzde 28.8’ inde bu tür hastalıklar gözükebiliyor. Onun için de böyle evlerin olması bizler için önem taşıyor. Kimse başına gelmez demesin. Ben hayatım boyunca sadece LÖSEV&#8217;e yardım ederdim. O da bir gün benim başıma geleceğini hiç ummazdım. Ama her insanın başına gelebiliyormuş. İyi ki de yardımlarımı oraya yapmışım” dedi.</p>
<p><b>BAŞKAN PEKYATIRMACI, “MİSAFİRLERİMİZİN KONFORUNU EN ÜST SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</b></p>
<p>Konya’ya tedavi için gelen hastalar ve hasta yakınlarının Umut Evi’nde kendilerini evlerinde hissettiklerini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı; &#8220;Selçuklu Belediyesi olarak kanser tedavisi gören kardeşlerimize bu sıkıntılı süreçlerinde bir de geçici ikamet aramamaları için bu hizmeti sunuyoruz.  Merkezimizde uzak ilçelerden ve Konya dışından tedavi amacıyla gelen hasta ve hasta yakınlarını misafir ediyoruz. Amacımız kemoterapi, radyoterapi gibi ayakta tedavi gören vatandaşlarımıza tedavi devamlılığını sağlamak ve onlara moral desteği vermek. Burada görev yapan personel arkadaşlarımızla misafirlerimizin konforunu en üst seviyede tutmak için çalışıyoruz. Tek duamız hemşehrilerimiz aldıkları moral desteği ile sağlıklarına kavuşması&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarafindan-2010-yilindan-bu-yana-kanser-hastalari-ve-yakinlari-icin-faaliyetlerini-surduren-umut-evi-sundugu-hizmetlerle-takdir-toplamaya-devam-ediyor-357451">Selçuklu Belediyesi tarafından 2010 yılından bu yana kanser hastaları ve yakınları için faaliyetlerini sürdüren Umut Evi sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
