<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastadan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastadan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastadan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Sep 2025 12:37:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hastadan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastadan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastadan]]></category>
		<category><![CDATA[inde]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun yakındığı ‘unutkanlık’ özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında demansın, bir başka deyişle bunamanın ilk sinyallerinden biri olabiliyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031">Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun yakındığı ‘unutkanlık’ özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında demansın, bir başka deyişle bunamanın ilk sinyallerinden biri olabiliyor! Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte demans dünya çapında giderek artan hızla yaygınlaşıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye demans tanısı konulduğu ve 2021 yılında bu sayının 57 milyona yükseldiği belirtiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, </strong>demans sorununda erken tanı ve tedavinin büyük bir önem taşıdığını belirterek, “Demansın kesin bir tedavisi olmasa da hem hastalara hem de bakımını üstlenen kişilere destek olmak için çok şey yapılabilmektedir. Sosyal hayata katılmak, fiziksel ve zihinsel olarak olarak aktif olmak demans hastalarının yaşam kalitelerini yükseltirken, bazı ilaçlar da hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomların yönetilmesine yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle, demansın ilk belirtilerinden olan unutkanlık günlük hayatın yoğunluğu veya ileri yaşın bir sonucu olarak düşünülmemeli, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu demans riskini azaltan 10 önerisini sıraladı, önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Günlük yaşamı etkileyecek şiddete ulaşıyor! </strong></p>
<p>Demans, günlük yaşamı etkileyecek kadar şiddetli hafıza, dil, sorunları çözme ve diğer düşünme becerilerinin kaybını ifade eden genel bir terim. Zamanla sinir hücrelerini tahrip eden ve beyne zarar veren bir dizi hastalığın neden olabileceği bir sendrom. Genellikle bilişsel işlevlerde, yani düşünceyi işleme yeteneğinde biyolojik yaşlanmanın olağan sonuçlarından beklenenin ötesinde bir bozulmaya yol açıyor. Bilinç etkilenmese de bilişsel işlevlerdeki bozulmaya genellikle ruh hali, duygusal kontrol, davranış veya motivasyon değişiklikleri eşlik ediyor ve bazen de öncesinde görülüyor.</p>
<p><strong>İlk akla gelen Alzheimer olsa da… </strong></p>
<p>Demans denildiğinde ilk akla gelen Alzheimer olsa da aslında pek çok demans türü mevcut. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, beyni etkileyen çeşitli hastalıklardan ve yaralanmalardan kaynaklanabilen demansın ek sık görülen tiplerini şöyle özetliyor:</p>
<ul>
<li>Alzheimer: Demansın yüzde 60-70 gibi yüksek bir oranı Alzheimer kaynaklı oluyor.</li>
<li>Vasküler demans:  Beyinde mikroskobik kanama ve kan damarı tıkanıklığı sonucu gelişiyor ve demansın en yaygın 2’inci sebebini oluşturuyor.</li>
<li>Lewy cisimcikli demans: Sinir hücreleri içinde anormal protein birikmesi nedeniyle ortaya çıkıyor.</li>
<li>Frontotemporal demans: Beyin ön lobunun dejenerasyonu sebebiyle görülüyor.</li>
</ul>
<p><strong>Obeziteden hipertansiyona… </strong></p>
<p>İleri yaş demansın en önemli risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor.  İlerleyen yaşın yanı sıra genlerdeki mutasyonun da demans için 2’inci en büyük risk faktörünü oluşturduğuna işaret eden Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Örneğin, Alzheimer hastalığı olan her 3 hastadan neredeyse 2’sinde en az bir ApoE4 gen kopyası bulunmaktadır” diyor. Bunların yanı sıra kan basıncı yüksekliği   (hipertansiyon), kan şekeri   yüksekliği (diyabet), aşırı kilo veya obezite, sigara kullanımı, çok fazla alkol tüketimi, fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam sürmek, sosyal olarak izole olmak, zihnen aktif olmamak ve depresyon da sık izlenen risk faktörleri arasında yer alıyor. Ayrıca beslenme yetersizlikleri ve hava kirliliği de riski artırıyor.</p>
<p><strong>İşitme kaybı demans riskini artırıyor</strong></p>
<p>İşitme kaybı bile demans için önemli bir risk faktörünü oluşturuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, 40-50<strong> </strong>yaş grubunda gelişen işitme kaybının demans riskini ortalama yüzde 90 oranında artırabildiği uyarısında bulunarak, “İşitme sorunları olan kişilerin sosyal ortamlardan uzaklaşma ve zamanla daha fazla izole olma, depresyona girme olasılığı daha yüksektir. Sosyal izolasyon ve depresyon da demans için risk faktörleridir. İşitme kaybı ayrıca sesleri ve konuşmayı anlamamıza yardımcı olan beyin bölgelerinin seslerin ne olduğunu anlamak için daha fazla çalışmaları gerektiği anlamına gelebilir. Bu ek çaba, hafızamızı ve düşünme yeteneklerimizi etkileyen beyinde değişikliklere yol açabilmektedir” diyor. İşitme kaybının düzeyinin ve ne kadar sürdüğünün demans riskini etkilediğini belirten Dr. Ayla Sifoğlu, “Ancak bu, işitme kaybı olan bir hastada mutlaka demans gelişeceği değil, sadece risklerinin daha yüksek olduğu anlamına gelir. Demans riskine karşı işitme sağlığını korumak için yüksek sesli ortamlardan kaçınılmalı, işitme testi yaptırmalı ve ihtiyaç halinde işitme cihazı kullanılmalıdır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta başlayan demansa dikkat! </strong></p>
<p>Demans için bilinen en güçlü risk faktörü ileri yaş olsa da biyolojik yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmuyor. Ayrıca demansın ilk belirtileri her 100 hastadan 9’unda 30 &#8211; 65 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Yani, her 10 hastadan yaklaşık 1’inde erken yaşta görülüyor ve bu tablo “genç başlangıçlı demans” olarak adlandırılıyor.  Bu demans türü genellikle stres, anksiyete, depresyon veya menopoz gibi sorunlara bağlandığı için tanısı gecikebiliyor.  Demanslı genç hastalarda ileri yaştaki hastalara nazaran ilk belirtilerden biri olarak hafıza kaybı daha nadir görülüyor. Bu hastalarda ilk sinyaller genellikle dil, görme veya davranış sorunları oluyor. Ayrıca hareket, denge ve koordinasyon problemleri de gelişebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Bir kişinin neden diğerinden daha erken yaşta demans geliştirdiğini söylemek genellikle zordur. Ancak, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynayabildiğini biliyoruz. Öyle ki genç yaşta demans hastası olan yaklaşık her on kişiden 1’inde demansa neden olan gen tespit edilmektedir” diyor. Dr. Ayla Sifoğlu, demansın erken yaşta felç geçirmek, travmatik beyin hasarı, bazı enfeksiyonlar ve aşırı alkol kullanımı gibi genetik olmayan nedenlerle de genç insanlarda gelişebileceğini söylüyor.</p>
<p><strong>Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Demansın, özellikle erken evrede en yaygın görülen belirtilerinden biri, yakın zamanda öğrenilen bilgilerin ve yaşanan olayların unutulması oluyor. Eşyaları kaybetme veya yanlış yere koyma, yürürken veya araba kullanırken kaybolma, tanıdık yerlerde bile kafa karışıklığı yaşama, zamanı karıştırma, konuşmaları takip etme veya kelime bulmada zorluk, sorun çözme veya karar vermede güçlük, aynı soruları tekrar tekrar sorma, diğer belirtileri arasında yer alıyor. Hafıza kaybı nedeniyle endişeli, üzgün veya öfkeli hissetme, kişilik değişiklikleri, uygunsuz davranışlarda bulunma, işten veya sosyal aktivitelerden çekilme gibi yaygın ruh hali ve davranış değişiklikleri de izleniyor. Demans ilerledikçe hastalar aile üyelerini veya arkadaşlarını tanımayabiliyor, kişisel bakım konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor.</p>
<p><strong>Kesin tedavisi olmasa da ilerlemesi yavaşlatılıyor! </strong></p>
<p>Kesin bir tedavisi olmasa da bazı ilaçlar demansın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomlarının yönetilmesine destek oluyor. Ayrıca kan basıncını ve kolesterolü kontrol altına alan ilaçlar da vasküler demansa bağlı beyinde ek hasar oluşmasını önleyebiliyor. Fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalmak, sosyal hayata katılmak da demans hastalarının yaşam kalitelerini yükseltiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Hekimler her hasta için uygun tedaviyi düzenlemekte ve hastayı yaşam boyu takip etmektedir. Tedavide ihtiyaç halinde değişiklikler yapmakta ve hastalık süresince ortaya çıkabilecek sorunlar için gerekli desteği sağlamaktadırlar” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Demansı önlemek için 10 etkili öneri! </strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, demansı önlemek için dikkat etmeniz gereken 10 önemli kuralı şöyle özetliyor:</p>
<ul>
<li>Fiziksel olarak aktif olun. Yürüyün, koşun, dans edin, bisiklete binin, bahçede çalışın, ev işleriyle uğraşın.</li>
<li>Zihninizi aktif tutun. Yeni hobiler edinin, yeni bir dil öğrenin, kelime veya sayı oyunları oynayın.</li>
<li>Sosyal olarak aktif kalın. Aileniz, arkadaşlarınız ve çevrenizle sık sık görüşün, sohbet edin.</li>
<li>Beynin kan dolaşımının hasar görmemesi için diyabet ve obeziteye karşı önlem alın. Bu hastalıklarınız varsa kontrol altında olmasını sağlayın.</li>
<li>Kalbinizi koruyun ve tansiyonunuzu kontrol altında tutun.</li>
<li>İşitme duyunuzu koruyun. Yüksek sese maruz kalmayın, işitme sorunu yaşıyorsanız,<strong> </strong>gerekirse işitme cihazı kullanın.</li>
<li>Alkol tüketimini sınırlayın, asla sigarı içmeyin ve içilen ortamlarda bulunmayın.</li>
<li>Depresyon sorunu yaşıyorsanız mutlaka destek alın.</li>
<li>Kaliteli ve düzenli uyumaya özen gösterin. Uyku apnesi veya başka uyku sorunları yaşıyorsanız, tedavi olun.</li>
<li>Beyin sarsıntısına ve travmatik beyin hasarına karşı beyninizi riske atabilecek aktivitelerden uzak durum.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031">Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 08:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[bilmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[eren]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastadan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[necmi]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[polikistik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Beş yüzün üzerinde hastayla yapılan çalışmaya göre, her beş hastadan biri bu hastalığın genetik geçişli olduğunu bilmiyor.</p>
<p><strong>ODPBH hastalarının %18’i hastalığın kalıtsal olduğunu bilmiyor!</strong><br /> Araştırmaya katılanların %82’si hastalığın genetik bir bozukluk olduğunu bildiğini ifade etti. Oysa ODPBH, dünyada en yaygın görülen kalıtsal böbrek hastalıklarından biri olarak biliniyor. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre diyaliz tedavisi gören ya da böbrek nakli yapılan hastalarda böbrek hastalığının dördüncü sıradaki nedeni olarak saptanmıştır. Hastalık farkındalığı arttıkça, hastaların erken tanı, etkin takip ve uygun tedavi seçeneklerine ulaşması kolaylaşıyor.</p>
<p><strong>Farkındalık yaşla birlikte azalıyor</strong><br />Farkındalık puanları yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, yaş ilerledikçe hastalık bilgisi anlamlı biçimde azalıyor. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde farkındalık düzeyinin belirgin şekilde düştüğü gözlemlendi.</p>
<p><strong>Bölgeler arasında fark var</strong><br />Bölgesel farkındalık düzeyleri incelendiğinde, İç Anadolu Bölgesi’ndeki hastaların hastalık bilgisi, Akdeniz Bölgesi’ndekilere kıyasla daha yüksek çıktı. Bu farkın, bazı merkezlerde düzenli olarak yapılan hasta eğitim toplantılarından kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
<p><strong>Semptom yaşayanlarda farkındalık daha yüksek</strong><br />Bel ağrısı, idrar yolu taşı ve hematüri (idrarda kan saptanması) gibi belirti gösteren bireylerin farkındalık düzeylerinin, semptom göstermeyenlere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu bulgu, hastalıkla yaşam kalitesi etkilenen bireylerin daha sık sağlık danışmanlığı aldığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Aile taraması hayat kurtarabilir</strong><br />Çalışmada dikkat çeken bir başka bulgu ise, ailesinde hastalık öyküsü bulunan bireylerin yalnızca %67’sinin aile bireylerini taramaya yönlendirdiği. Ancak bu kişilerin aile üyelerinde %70 oranında hastalık tespit edildi. Bu oran, aile taramasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Tedaviye erken erişim için farkındalık şart</strong><br />Günümüzde ODPBH’nın seyrini yavaşlatabilen, dolayısıyla diyaliz tedavisi ihtiyacını 8-10 yıl kadar geciktiren özel tedaviler mevcuttur. Ancak hastaların bu tedavilere ulaşabilmesi için hastalık hakkında bilinçli olması ve doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurması gerekmektedir. Ailenizde benzer semptomlar varsa tarama için bir nefroloji hekimine başvurabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
