<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasarı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hasari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hasari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 09:11:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>hasarı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hasari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:11:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Işınları]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[yanığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=641607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş ışınları vücudumuzda D vitamini sentezinin yanı sıra ruh sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde son derece önemli bir rol oynuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607">Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş ışınları vücudumuzda D vitamini sentezinin yanı sıra ruh sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde son derece önemli bir rol oynuyor. Ancak, kontrolsüz şekilde güneş altında kalmak cildimizde ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Özellikle açık tenli, açık renk gözlü ve çilli kişiler daha fazla tehdit altında oluyor. Ciltte yanık, kızarıklık ve su toplaması gibi hızlı etkilerinin yanı sıra; kuruluk, ince ve derin kırışıklar, kahverengi ve kırmızı lekeler gibi sonradan oluşan hasarlar da gelişebiliyor. Daha da önemlisi cilt kanserine adeta davetiye çıkarıyor! Üstelik eskiden daha çok ileri yaşların sorunu olan cilt kanseri, incelen ozon tabakası nedeniyle günümüzde 30’lu yaşlarda da daha sık görülüyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, </strong>bu nedenle cildimizi  yaz aylarında güneş ışınlarından mutlaka korumamız gerektiğine dikkat çekerek, <strong> </strong>“Düzenli ve yeterli miktarda güneş koruyucu kullanımı, uygun saatlerde dışarı çıkılması, koruyucu kıyafetlerin tercih edilmesi ve bulutlu havalarda dahi tedbirlerin sürdürülmesi cildimizi güneşin zararlı ışınlarından korumak için en etkili savunma yöntemleri arasında yer almaktadır” diyor. <strong> Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, </strong>zararlı<strong> </strong>güneş ışınlarından korunmak için almamız gereken önlemleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Bu saatler arasında güneşe çıkmayın</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğu en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu saatlerde alınan ışın miktarının cildin savunma kapasitesini zorlayabildiğini anlatan Dr. Şenay Ağırgöl, ”Dolayısıyla güneşin yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı saatlerde güneşe çıkılmamalı, bu mümkün değilse şapka ve gözlük kullanılmalı ve gölge alanlar tercih edilmelidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Güneş koruyucu kullanımını günlük rutine dönüştürün</strong></p>
<p>Cildimizi korumak için dikkat etmemiz gereken bir başka önemli nokta ise güneş koruyucudan düzenli olarak faydalanmak olmalı. Ancak çoğumuz güneş koruyucuyu yalnızca plaja giderken kullanıyoruz. Dermatoloji Uzmanı  Dr. Şenay Ağırgöl,<strong> </strong>güneş koruyucu ürünlerin günlük bakımın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek,  “Koruyucu ürünün etkili olabilmesi için yaklaşık 15-30 dakika önce sürülmesi  ve gün içinde yenilenmesi son derece önemlidir.<strong> </strong>En az SPF 30 koruma sağlayan ürünler UV ışınlarının cilt üzerindeki yıkıcı etkilerini azaltmaya yardımcı olmaktadır” diyor.  </p>
<p><strong>Güneş koruyucuyu her 2 saatte bir uygulayın</strong></p>
<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucuların etkilerinin devam etmesi için genel olarak her 2 saatte bir yenilenmelerini önerirken, şu bilgileri veriyor: “Terleme, denize veya havuza girme, yüzü havluyla kurulama gibi durumlarda ise bu sürenin beklenmeden ürünün tekrar sürülmesi gerekir. Tek seferlik uygulamanın gün boyu koruma sağlamadığı unutulmamalıdır.” </p>
<p><strong>Şapka ve koruyucu kıyafetleri ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Güneş koruyucuların yanı sıra almamız gereken başka önemli tedbirler de büyük önem taşıyor. Geniş kenarlı şapkalar yüzü, kulakları ve enseyi korurken uzun kollu ince giysiler de UV ışınlarının cilde doğrudan ulaşma riskini azaltıyor. Bu kıyafetlerin güneş koruyucu özellik taşıması daha etkin koruma sağlıyor.  Fiziksel koruma yöntemleri özellikle uzun süre dışarıda bulunacak kişiler için büyük avantaj sağlıyor.</p>
<p><strong>Gölgede olsanız bile tedbiri elden bırakmayın</strong></p>
<p>Şemsiyenin altında, denizde ya da bir ağacın gölgesinde kaldığımızda cildimizi güneşten koruduğumuz düşüncesine kapılabiliyoruz.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, aslında kum, beton, kumaş, su ve açık renkli yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaşmasına neden olabildiğine vurgu yapıyor. Dolayısıyla gölgede bulunmak koruyucu önlemleri tamamen bırakmak için yeterli bir  neden oluşturmuyor.</p>
<p><strong>Bulutlu havalarda da korunmaya devam edin</strong></p>
<p>Toplumda en sık yapılan hatalardan biri bulutlu havalarda riskin ortadan kalktığını düşünmek. “Oysa UV ışınlarının önemli bir bölümü bulut tabakasını aşabiliyor” uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr.  Şenay Ağırgöl, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hava kapalı, yağmurlu ya da serin olsa bile cilt güneş ışınlarından etkilenmeye devam eder. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı yalnızca güneşli günlerle sınırlandırılmamalıdır.” </p>
<p><strong>Bol su içerek cildin savunmasını güçlendirin</strong></p>
<p>Güneş altında geçirilen zaman arttıkça vücudun sıvı kaybı da yükseliyor. Yeterli su tüketimi cildin nem dengesinin korumasına yardımcı olurken sıcak havanın oluşturduğu stresin etkilerini azaltabiliyor. Özellikle yaz aylarında susama hissi beklenmeden gün içinde düzenli aralıklarla su içilmesi büyük bir önem taşıyor.</p>
<p><strong>Yetersiz miktar ‘eksik koruma’ demek </strong></p>
<p>Güneş koruyucu ürünlerin etkili olabilmeleri için vücuda uygulama miktarı da son derece önemli. Ürünlerin yeterli kalınlıkta, ciltte katman oluşturacak şekilde ve ovalamadan uygulanması gerektiğini belirten Dr. Şenay Ağırgöl,<strong> </strong>“Bu miktar yüz, saçlı deri ve boyun bölgesi için yaklaşık bir tatlı kaşığı veya işaret ve orta parmak olmak üzere 2 parmak olmalıdır. Ense, dudak ile ayaküstü gibi güneş ışınlarının dik geldiği bu bölgeler de ihmal edilmemelidir” bilgisini veriyor. Cildimizi güneşten etkin koruduğumuzun en önemli işareti ise ciltte güneş sonrası kızarıklık oluşmaması ve cilt tonunun değişmemesi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607">Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Kurum, Sındırgı Depreminde Oluşan Hasarı Duyurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-kurum-sindirgi-depreminde-olusan-hasari-duyurdu-563829</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 14:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[depreminde]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu]]></category>
		<category><![CDATA[hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[sındırgı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakan Murat Kurum, Sındırgı’daki Depremin Hasar Bilançosunu Açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-kurum-sindirgi-depreminde-olusan-hasari-duyurdu-563829">Bakan Kurum, Sındırgı Depreminde Oluşan Hasarı Duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, &ldquo;Hasar tespit ekiplerimiz 6,1’lik depremden etkilenen illerimizde çalışmalarını sürdürüyor. Şu ana kadar; 129 mahallede 20 bin 81 binadaki 31 bin 272 bağımsız bölüm incelendi. 675’i konut, 70’i iş yeri, 86’sı ahır ve depo, 815’i Sındırgı’da, toplam 831 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğu tespit edildi. Çalışmalarımızı yarın tamamlayacak, yeniden inşa sürecine hızla başlayacağız.&rdquo; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-kurum-sindirgi-depreminde-olusan-hasari-duyurdu-563829">Bakan Kurum, Sındırgı Depreminde Oluşan Hasarı Duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin hasarı cinsiyete göre farklılık gösteriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor-402875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 23:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyete]]></category>
		<category><![CDATA[farklılık]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[gösteriyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde devam eden 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında Stanford Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Maheen Adamson, beyin hasarındaki cinsiyet farklılıkları konusuna dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor-402875">Beyin hasarı cinsiyete göre farklılık gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde devam eden 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında Stanford Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Maheen Adamson, beyin hasarındaki cinsiyet farklılıkları konusuna dikkat çekti. Dünyada beyin hasarı olmadan önce dahi kadınların daha fazla depresyon yaşadığını güncel çalışmaların gösterdiğini belirten Adamson, ‘’Beyinde gerçekleşen hasarlar, depresyon ve demansı tetikliyor. ‘Evet, sizde bunama olabilir’ demenin en eski yollarından biri, kafanızı çarpmış olmanızdır. Yani, travmatik beyin hasarı bir kez meydana geldiğinde kadınlarda farklı semptomlar ortaya çıkıyor.’’ dedi.</strong></p>
<p>Prof. Dr. Maheen Adamson, nörogörüntüleme teknolojisinin gelişiminin bireyselleştirilmiş tedavi oluşturmak için nasıl kullanılabileceğine dikkati çekerek, konferanstaki konuşmasında şunları dile getirdi:</p>
<p>‘’Herkesin beyin fonksiyonları farklıdır. Ayrıca beyin fonksiyonları genetiğe ve içinde bulunduğunuz ortama da bağlıdır. Dolayısıyla, beyin özellikle çevreye yanıt veren bir organ türüdür çünkü çevreden gelen uyarılara yanıt olarak davranırız. Kadınların bir duruma tepki verme şekli de erkeklerden farklıdır ve bu beyinde de görülebilir.’’</p>
<p> </p>
<p><strong>Beyinde yaralanma cinsiyete göre farklılık gösteriyor mu?</strong></p>
<p>Yaralanma durumunda beyindeki cinsiyet farklılıkları konusuna da değinen Prof. Dr. Adamson, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Elde ettiğimiz veriler; erkeklere göre kadınların vertigo ve denge sorunları gibi bilişsel sorunları daha fazla bildirdiğini gösteriyor. Ayrıca, psikiyatrik hastalıklardan da daha fazla muzdaripler. Bu gerçekten ilginç çünkü dünyada beyin hasarı olmadan önce dahi kadınların daha fazla depresyon yaşadığını güncel çalışmalar göstermektedir. Bununla birlikte kadınlar erkeklere göre daha fazla bunama yaşayabiliyor. </p>
<p>Beyinde gerçekleşen hasarlar, depresyon ve demansı tetikliyor ve ben bunu tsunami etkisi olarak nitelendiriyorum. ‘Evet, sizde bunama olabilir’ demenin en eski yollarından biri, kafanızı çarpmış olmanızdır. Yani, travmatik beyin hasarı bir kez meydana geldiğinde kadınlarda farklı semptomlar ortaya çıkıyor. </p>
<p>Beyin hasarından 10 yıl sonra bile korteksin kalınlığı kadınlarda orijinal boyutuna geri dönmüyor, ancak erkeklerde dönüyor. Bunun nedeni nedir? Şimdilik bilmiyorum. Tedavi açısından başka farklılıklar da var, EEG raporları nedeniyle kadınlar buna erkekler kadar iyi yanıt vermiyor.’’</p>
<p>Prof. Dr. Maheen Adamson, sanal ve artırılmış gerçeklik konusunda da bilgi vererek, artırılmış gerçekliğin travması olan insanlar için tedavide kullanabileceğini de söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Asıl mesele, hayal gücüne dayalı teknikleri hastalara nasıl ulaştıracağımızdır’’</strong></p>
<p>Konferansın konuşmacıları arasında yer alan diğer bir isim Maastricht Üniversitesi Nörobilim Uzmanı Prof. Dr. Martin Arns ise depresyon ile kalp ilişkisini ele aldığı konuşmasında, nörogörüntüleme teknolojilerinin gelecekte hastaların tedavisine nasıl katkıda bulunabileceğine değindi. </p>
<p>Prof. Dr. Arns, bu konudaki çalışmaların teorik temelde devam ettiğine vurgu yaparak, ‘’Aslında asıl mesele, hayal gücüne dayalı teknikleri hastalara nasıl ulaştıracağımızdır.’’ dedi.</p>
<p>Teması, 2023 yılı için ‘Nöroelektrofizyoloji ve Genetiğin Buluşma Noktası’ olarak belirlenen Kongre, nöroelektrofizyoloji ve genetik alanlarının uluslararası uzmanlarını ve ilgi duyanları bir araya getirdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı katıldı</strong></p>
<p>03-07 Eylül 2023 tarihleri arasında Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde gerçekleştirilen konferansta 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı, nörobilim, genetik, tıp alanlarındaki son gelişmeleri masaya yatırdı. </p>
<p>Program kapsamında nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen Prof. Monte Buchsbaum&#8217;a fahri doktora takdimi de yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor-402875">Beyin hasarı cinsiyete göre farklılık gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
