<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>haritalama | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/haritalama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/haritalama</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Apr 2026 16:18:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>haritalama | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/haritalama</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:18:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[yz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628809</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin Los Angeles kentinde 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Society for Brain Mapping and Therapeutics (Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği’nin) SBMT 23. Yıllık Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatrinin kesiştiği önemli bilimsel paylaşımlara sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809">Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Los Angeles kentinde 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Society for Brain Mapping and Therapeutics (Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği’nin) SBMT 23. Yıllık Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatrinin kesiştiği önemli bilimsel paylaşımlara sahne oldu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi, yaklaşık 10 yılı aşkın süredir içinde yer aldığı küresel nöroteknoloji konsorsiyumu kapsamında kongreye güçlü bir akademik ve uzman kadroyla katıldı. Heyete, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan başkanlık ederken; Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Prof Dr. Türker Ergüzel, Prof. Dr. Barış Metin, Dr. Alptekin Çetin ve NPISTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu üyesi Fırat Tarhan iki ayrı oturumda depresyonda ve bağımlılıkta anhedoni, anhedoninin ekonomik performans ile ilişkisi, elektrofizyolojik biyobelirteçler ve dönüştürücü bulanık mantık tabanlı YZ modelleri sunumlarıyla katkı sağladı.</p>
<p><strong>Anhedoniye çok boyutlu yaklaşım</strong></p>
<p>“Anhedoninin Nörogenetik Temelleri ve Tedavi Yaklaşımları” başlıklı sunumunda Prof. Dr. Nevzat Tarhan, anhedoniyi çok boyutlu bir nöropsikiyatrik durum olarak ele aldı ve bireyin normalde haz aldığı aktivitelerden keyif alamaması şeklinde tanımlanan anhedoninin; motivasyon eksikliği, haz alamama ve ödülden öğrenememe gibi farklı bileşenlerden oluştuğunu vurguladı.</p>
<p>Sunumunda özellikle beynin mezolimbik dopamin sistemi üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, ventral striatum ile prefrontal korteks arasındaki iletişim bozukluğunun bu durumun temelinde yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, ayrıca inflamasyonun dopamin üretimini baskılayarak anhedoniyi derinleştirdiğini, nöroenflamasyonun ise önemli bir risk faktörü olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>“Yalnızca serotonin odaklı tedaviler çoğu zaman yetersiz”</strong></p>
<p>Anhedoninin genetik altyapısına da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, dopamin reseptörleri, BDNF ve stresle ilişkili genlerin hastalığa yatkınlıkta rol oynadığını aktardı. Klinik açıdan yalnızca serotonin odaklı tedavilerin çoğu zaman yetersiz kaldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, dopaminerjik ve glutamaterjik yaklaşımların daha etkili olabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Davranışsal aktivasyon ve pozitif psikoterapi gibi yöntemlerin tedaviye önemli katkılar sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, umut duygusunun nöropsikolojik temelleri üzerinden beynin yeniden yapılandırılmasının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Bağımlılık ve anhedoni birbirini besliyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz,<strong> </strong>“Anhedoni ve Bağımlılık İlişkisi” başlıklı sunumunda, anhedoni ile bağımlılık arasındaki ilişkiyi ele alarak, ödül sistemindeki bozulmaların yalnızca haz alma kapasitesini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyleri bağımlılık davranışlarına daha yatkın hale getirdiği vurguladı. </p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, özellikle dopamin temelli ödül mekanizmalarının zayıflaması sonucu bireylerin doğal ödüllerden yeterli tatmin sağlayamadığı ve bu boşluğu madde kullanımı ya da bağımlılık oluşturan davranışlarla doldurma eğilimine girdiğini ifade etti.</p>
<p>Bağımlılık ve anhedoninin birbirini besleyen iki süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dilbaz, kronik madde kullanımının ödül sistemini daha da bozarak anhedoniyi derinleştirdiğini belirtti. Prof. Dr. Dilbaz, bu nedenle tedavi yaklaşımlarında yalnızca bağımlılık davranışının değil, altta yatan anhedonik yapının da hedef alınması gerektiği vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, araştırma merkezleri bünyesinde yürütülen çalışmaların, bu iki durumun birlikte ele alınmasının tedavi başarısını artırdığını ortaya koyduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Alkol ve madde bağımlılığında</strong> <strong>Deep TMS tedavisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ikinci sunumunda depresyon ve anksiyete gibi zihinsel sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) uygulamalarının, bağımlılıkla mücadelede de umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti.</p>
<p>Özellikle Deep TMS’in, beynin derin bölgelerine etki ederek daha güçlü ve hedefe yönelik bir tedavi sağlamak amacıyla geliştirildiğini belirten Prof. Dr. Dilbaz, bu yöntemin alkol ve madde bağımlılığı ile diğer davranışsal bağımlılık türlerinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p>Deep TMS tedavisinin bağımlılık üzerindeki etkilerinin, son dönemde yapılan klinik araştırmalarla daha net ortaya konmaya başladığını dile getiren Prof. Dr. Dilbaz, beynin ödül sistemi üzerinde doğrudan etkili olan bu yöntemin, geleneksel tedavilere kıyasla daha az yan etkiyle başarılı sonuçlar sağlayabildiğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, Deep TMS’in özellikle tedaviye dirençli bireyler için güvenli bir alternatif sunduğunu ve bağımlılıkla mücadelede yeni bir umut oluşturduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ ve bulanık mantık sağlıkta yeni kapılar açıyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Sağlıkta Hibrid Bulanık Mantık ve Dönüştürücü Model Uygulamaları” başlıklı sunumunda, sağlık alanında bulanık mantık (fuzzy logic) tekniklerinin gelişimini ve modern yapay zekâ sistemleriyle entegrasyonunu ele aldı.</p>
<p>Prof. Dr. Ergüzel, bulanık mantığın klasik doğru-yanlış yaklaşımının ötesine geçerek belirsizlik ve muğlaklık içeren verileri analiz edebilme yeteneği sayesinde sağlık verilerinde önemli avantajlar sağladığını ifade ederek, özellikle MRI, CT ve EEG gibi medikal görüntüleme ve biyosinyal analizlerinde yaygın olarak kullanılan bu yöntemlerin, tanı ve klinik karar destek süreçlerinde yüksek doğruluk oranlarına ulaştığını ifade etti.</p>
<p><strong>Yakın gelecekte gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri daha yaygın kullanılacak</strong></p>
<p>Son yıllarda bulanık mantığın makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknikleriyle birleşerek hibrit modeller oluşturduğu ve bu sayede performans ile yorumlanabilirliğin birlikte sağlanabildiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “NP Model” başlığı altında bu hibrit sistemleri kullandıklarını ve oldukça etkili sonuçlar elde ettiklerini paylaştı.</p>
<p>Sunumda ayrıca, bulanık mantık tabanlı sistemlerin avantajlarının yanı sıra bazı sınırlılıklarına da dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, özellikle model karmaşıklığı, hesaplama maliyetleri ve genellenebilirlik gibi konuların hâlen geliştirilmesi gereken alanlar olduğunu anlattı.</p>
<p>Yakın gelecekte bu tekniklerin kişiselleştirilmiş tıp, gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri ve çoklu veri entegrasyonu gibi alanlarda daha yaygın kullanılmasının beklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, araştırmaların, bulanık mantığın derin öğrenme ile entegrasyonu sayesinde sağlık alanında daha güvenilir ve açıklanabilir yapay zekâ çözümlerinin geliştirilebileceğini ortaya koyduğunu, özellikle nöroteknoloji alanında hibrit modellerin önemi bir kez daha gösterdiğini vurguladı.</p>
<p><strong>EEG biyobelirteçleri tedaviye yön veriyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin de sunumunda, depresyon tedavisinde elektroensefalografi (EEG) ve özellikle kantitatif EEG (qEEG) kullanımının önemine dikkat çekerek, elektrofizyolojik biyobelirteçlerin tanımlanması yoluyla tanı, tedavi planlaması ve prognoz öngörüsünün önemli bir araştırma alanı haline geldiğini vurguladı.</p>
<p>EEG’nin non-invaziv, düşük maliyetli ve tekrarlanabilir bir yöntem olması nedeniyle klinik pratikte yüksek uygulanabilirliğe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Metin, biyobelirteçlerin tedavi direncinin öngörülmesi, uygun farmakoterapinin seçilmesi ve yüksek riskli bireylerin belirlenmesinde kullanılabileceğini ifade etti.</p>
<p>NPİSTANBUL Hastanesi’nde yürütülen çalışmalardan örnekler paylaşan Prof. Dr. Metin, derin öğrenme temelli analiz yaklaşımlarının, ön tedavi EEG verileri üzerinden antidepresan yanıtını yüksek doğruluk oranlarıyla sınıflandırabildiğini aktardı. Prof. Dr. Metin, özellikle Sertralin, Bupropion ve plasebo yanıtlarının öngörülmesinde anlamlı sonuçlar elde edildiğini belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Metin ayrıca EEG’de yüksek gama aktivitesinin intihar davranışı ile ilişkili olabileceğine ve belirli elektrot bölgelerinde artan güç değerlerinin potansiyel bir biyobelirteç olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekti. </p>
<p>Sunumunun sonunda Prof. Dr. Metin, tedavi sonlandırma zamanının belirlenmesi, relaps riskinin öngörülmesi ve dirençli olguların tanımlanmasına yönelik uzunlamasına EEG çalışmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Depresyonda anhedoniye odaklı tedavi gerekliliği</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Depresyonda Anhedoni” başlıklı sunumunda anhedoninin, depresyonun temel belirtilerinden biri olmasına rağmen çoğu zaman yeterince hedef alınmadığını vurguladı.</p>
<p>Anhedoninin yalnızca haz kaybı değil; aynı zamanda motivasyon, ilgi ve ödül beklentisinde azalma ile karakterize çok boyutlu bir yapı olduğunu ifade eden Çetin, araştırmaların, anhedoninin sadece depresyona özgü olmadığını; şizofreni, bağımlılık ve çeşitli nörolojik hastalıklar gibi birçok durumda ortaya çıkan “transdiagnostik” bir belirti olduğunu gösterdiğini aktardı.</p>
<p>Ayrıca anhedoninin işlevsellik kaybı, tedavi direnci, nüks riski ve intihar eğilimi ile güçlü bir ilişki içinde olduğunu kaydeden Dr. Çetin, sunumda beynin ödül sistemine dair bulgulara da yer vererek, özellikle dopaminin motivasyon ve ödül öğrenme süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Dr. Çetin, Nörogörüntüleme çalışmalarında, anhedonisi olan bireylerde ventral striatum aktivitesinin azaldığı ve prefrontal korteks ile bağlantıların zayıfladığını söyledi. </p>
<p>Tedavi açısından klasik antidepresanların bazı durumlarda sınırlı kaldığını belirten Dr. Çetin, dopaminerjik ajanlar, ketamin gibi hızlı etkili tedaviler ve nöromodülasyon yöntemlerinin umut vadettiğini dile getirdi ve ayrıca kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları ile beyin haritalama tekniklerinin gelecekte daha önemli bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Zihinsel sağlık ekonomiyi de etkiliyor</strong></p>
<p>NPISTANBUL Hastanesi yönetim Kurulu Üyesi Fırat Tarhan, “Dopaminden GSYİH’ye: Anhedoninin Ekonomik Performansla İlişkisi” başlıklı sunumunda zihinsel sağlığı, küresel ekonominin görünmeyen belirleyicilerinden biri olarak ele aldı.</p>
<p>“Dopaminden GSYİH’ye” başlıklı çalışmada, bireylerin motivasyonunu yöneten dopamin sisteminin yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar da doğurduğunu vurgulayan Fırat Tarhan, “Anhedoni, yani haz ve motivasyon kaybı, bireylerin hedefe yönelik davranışlarını zayıflatarak üretkenliği doğrudan düşürüyor.” dedi.</p>
<p>Araştırmada özellikle “istemek” (motivasyon) boyutundaki kaybın, bireylerin çaba gösterme ve ekonomik faaliyetlere katılımını azalttığı, bunun da mikro düzeyde verimlilik kaybına yol açtığını ifade eden Fırat Tarhan, bu bireysel etkilerin zamanla makroekonomik sonuçlara dönüştüğünü ve anhedoninin küresel ölçekte ciddi bir üretkenlik maliyeti oluşturduğunu belirtti.</p>
<p>Dünya genelinde milyarlarca iş gününün kaybedildiğine ve yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomik kaybın önemli ölçüde motivasyon eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çeken Fırat Tarhan, anhedoninin tüketim, yenilikçilik ve iş gücü piyasası üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Tarhan, bu kapsamda bireylerin daha az risk aldığı, daha az tükettiği ve uzun vadeli hedeflere daha az yatırım yaptığını vurguladı.</p>
<p>Fırat Tarhan, zihinsel sağlığın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve kalkınma açısından da temel bir politika alanı olarak ele alınması gerektiğini dile getirerek, sunumunu anhedoninin ekonomik performansla ilişkisini ortaya koyan güncel istatistikler ve sayısal verilerle tamamladı.</p>
<p><strong>Fiziksel engeller, doğru nöroteknolojik eşleşmelerle aşılabilir</strong></p>
<p>SBMT-2026 / 23. Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatri alanlarının kesiştiği önemli buluşmalara da sahne oldu. Kongrede, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve psikiyatrist Nevzat Tarhan, geçirdiği trafik kazası sonrası kuadripleji tanısı alan ancak buna rağmen bilimsel çalışmalarını sürdüren Scott Imbrie ile buluşma gerçekleştirdi. Omurilik felci yaşamış olmasına rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen Imbrie, bu çalışmalar aracılığıyla hareket kabiliyetini yeniden kazanma yolunda kararlılıkla ilerliyor.</p>
<p>Görüşmede konuşan Prof. Dr. Tarhan, sağlık ve teknoloji alanındaki iş birliklerinin geleceği ve nöroteknolojik uygulamaların paralize hastaların tedavilerine potansiyel katkılarına vurgu yaparken,<br /> “İnsan beyninin potansiyeli ile nöromühendislik yaklaşımlarının doğru eşleşmesi, fiziksel engellerin aşılmasında yeni bir çağ başlatıyor. Scott Imbrie’nin yaşamı, bilimin insan iradesiyle birleştiğinde nelerin mümkün olabileceğinin somut bir örneğidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Scott Imbrie ise “Bugün geldiğim noktada hekimlerin, araştırmacıların ve nöroteknolojik gelişmelerin rolü çok büyük. Özellikle yapay zekâ destekli BCI sistemleri, rehabilitasyon süreçlerinde yepyeni kapılar açıyor. Bu teknolojiler sadece hareketi değil, yeniden bağımsızlığı da mümkün kılıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dr. Keerthy Sunder&#8217;a &#8220;Bilgelik Psikolojisi&#8221; Kitabını İmzaladı</strong></p>
<p>Kongrede Prof. Dr. Tarhan’ın bir diğer önemli teması, bütüncül psikiyatri yaklaşımıyla tanınan Keerthy Sunder ile gerçekleşti. Prof. Dr. Tarhan, ruh sağlığı ve bağımlılıktan kurtulma konusunda bütünleştirici yaklaşımları ile tanınan psikiyatrist Keerthy Sunder&#8217;a önemli eserlerinden Mesnevi Terapi (Rumi Therapy), İnanç Psikoloji (Faith in the Laboratory), Bilgelik Psikolojisi (The Neuropsychology of Wisdom) kitaplarını takdim etti. </p>
<p><strong>Beyin haritalama, tedavinin kişiselleştirilmesinde kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Kongrede ayrıca, beyin haritalama ve terapötik müdahaleler alanındaki çalışmalarıyla tanınan Vicky Yamamoto ile de bir araya gelen Prof. Dr. Tarhan, Yamamoto’ya “Women’s Psychology” ve “The Neuropsychology of Wisdom” kitaplarını hediye etti.</p>
<p>Dr. Yamamoto’nun, Society for Brain Mapping and Therapeutics (SBMT) gibi prestijli kuruluşlarda yürüttüğü liderlik görevleri ve bilimsel çalışmaları, kongrede önemli bir şekilde vurgulandı ve onun bu alandaki katkılarının değeri bir kez daha ifade edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809">Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yandex, Türk işletmelerine yönelik haritalama çözümlerini tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yandex-turk-isletmelerine-yonelik-haritalama-cozumlerini-tanitti-452365</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 12:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çözümlerini]]></category>
		<category><![CDATA[haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[işletmelerine]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yandex]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452365</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yandex, Türkiye'deki işletmelere yönelik haritalama, coğrafi konum ve navigasyon çözümlerini Yandex Maps API markasıyla tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yandex-turk-isletmelerine-yonelik-haritalama-cozumlerini-tanitti-452365">Yandex, Türk işletmelerine yönelik haritalama çözümlerini tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yandex, Türkiye&#8217;deki işletmelere yönelik haritalama, coğrafi konum ve navigasyon çözümlerini Yandex Maps API markasıyla tanıttı.</p>
<p>Yandex&#8217;in sunduğu bu hizmetler, şirketlerin adres yönlendirme ve navigasyonla ilgili karşılaştıkları zorlukları etkili bir şekilde ele almalarına yardımcı olarak e-ticaret platformları, perakende zincirleri, lojistik firmaları, fintech şirketleri, üretim işletmeleri ile rota planlama ve yük taşımacılığı için haritalardan yararlanan tüm kuruluşlara fayda sağlıyor.</p>
<p>Harita, jeo-uzamsal teknoloji ve yönlendirme hizmetleri geliştirmede 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Yandex Maps API, işletmelere üç ana başlıkta çözüm sunuyor. Rota planlama ve navigasyon, adrese göre koordinat belirleme ve yer arama, haritaları web siteleri ve uygulamalara entegre etmek için sunulan API çözümleri, aylık ortalama 4 milyon aktif kullanıcıya sahip olan Türkiye&#8217;nin popüler Yandex Navigator uygulamasının temelini oluşturuyor.</p>
<p>İlk kategoride yer alan rotalar ve navigasyon alanındaki ürünler, <em>Mesafe Matrisi </em>ve <em>Ulaşım Rotası Ayrıntıları </em>gibi çözümleri kapsıyor. Bu çözümler araba, kamyon, toplu taşıma veya yürüme gibi tüm ulaşım türleri için en uygun rotaları oluşturmak ve trafik tahminlerine, transferlere, merdivenlere ve hatta hava tahminlerine göre seyahat sürelerini tahmin etmek için kullanılıyor. Ayrıca <em>NaviKit SDK</em> ise ücretsiz yollar, hız sınırları veya sürekli seyahat süresi kısıtlamaları gibi filtrelerin seçilerek; belirli iş ihtiyaçlarını karşılamak için özel navigasyon uygulamalarının geliştirilmesine olanak tanıyor. Böylece <em>NaviKit SDK</em>, şirketlerin sıfırdan özel bir navigatör oluşturmak için gereken yıllar süren geliştirme süresinden tasarruf etmesini sağlıyor.</p>
<p>İkinci kategoride bulunan adres girme ve yer arama alanındaki ürünler <em>Geocoder</em>, <em>Arama İpuçları</em> ve <em>Kurum Arama</em> çözümlerini içeriyor. Bu araçlar, adresle ilgili görevleri kolaylaştırmalarının yanı sıra sipariş formunun doğruluğunu artırıyor ve şehirleri, caddeleri, adları belirtirken hataları en aza indiriyor. Ayrıca teslimat maliyetlerinin hesaplanmasını da basitleştiriyor ve adrese, telefon numarasına ve hizmet türüne göre hızlı aramaları kolaylaştırıyor.</p>
<p>Üçüncü kategoride ise interaktif haritaların web sitelerine ve uygulamalara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesinin yanı sıra müşteriler ve çalışanlar için teslimat bölgelerini işaretleme veya rakiplerin konumlarını gizlerken; ofisleri, mağazaları, teslim alma noktalarını öne çıkarma olanağı sağlayan <em>JS API</em> ve <em>MapKit SDK</em> bulunuyor.</p>
<p><strong>Yandex Maps API Türkiye Ülke Müdürü Yasin Yılmaz</strong> konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye teknoloji, e-ticaret, mobilite ve lojistik alanlarında hızla ilerliyor. Bu yolculukta yerel işletmeleri desteklemekten heyecan duyuyoruz. Yandex Maps API çözümleri, süreçlerin otomasyonu ve şirket içi personel ile sipariş işleme uzmanları üzerindeki iş yükünün azaltılması yoluyla Türk şirketlerinin lojistiği optimize etmesine ve müşteri hizmetlerinin kalitesini artırmasına olanak tanıyor.</p>
<p>Dünya genelinde 50.000&#8217;den fazla şirket, her yıl 1,5 milyardan fazla rota planlamak için Yandex Maps API’yi kullanıyor. Yandex Maps API kullanan web siteleri 300 milyondan fazla tekil ziyaretçi çekiyor. Türkiye&#8217;de Yandex Maps API lisansları yıllık olarak sunuluyor. Çözümlerin fiyatlandırması esnek olup, günlük talep hacimlerine veya aylık aktif kullanıcılara göre belirleniyor ve belirli koşullar altında ücretsiz kullanım seçeneği sunuluyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yandex-turk-isletmelerine-yonelik-haritalama-cozumlerini-tanitti-452365">Yandex, Türk işletmelerine yönelik haritalama çözümlerini tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatrinin Geleceği Beyin Haritalama ve Kişiselleştirilmiş İlaçlarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikiyatrinin-gelecegi-beyin-haritalama-ve-kisisellestirilmis-ilaclarda-409903</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2023 09:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatrinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum: “İnanıyorum ki ilaçlardan ilham alan EEG metodu beyindeki doğru noktaları bularak, uygun farmakolojik terapiyle hastaları eşleştirmemizi sağlayacak.” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatrinin-gelecegi-beyin-haritalama-ve-kisisellestirilmis-ilaclarda-409903">Psikiyatrinin Geleceği Beyin Haritalama ve Kişiselleştirilmiş İlaçlarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum: “İnanıyorum ki ilaçlardan ilham alan EEG metodu beyindeki doğru noktaları bularak, uygun farmakolojik terapiyle hastaları eşleştirmemizi sağlayacak.” dedi. Kanada Saint Vincent Üniversitesinden Prof. Dr. Derek Fisher ise, “Beyin haritalama ile beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü ya da ilacın bazı durumları nasıl tersine çevirdiğini görebiliyoruz. Bu da hangi ilaca ya da ilaçlara başlamanın daha etkili olacağına dair bir ipucu oluyor.” açıklamasını yaptı.</strong></p>
<p>QEEG olarak adlandırılan Topoğrafik Beyin Haritalama metoduyla saçlı deriden alınan beyin elektriksel aktivite kaydı analiz ediliyor ve beynin çalışması hakkında dolaylı bilgi sağlanıyor. Öte yandan Elektroensefalografi (EEG) ile de beyindeki elektriksel aktivite kaydediliyor. Peki tüm bunların psikiyatrideki rolü ne?</p>
<p>Konu, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde gerçekleştirilen 6. Temel Klinik ve Çok Modelli Görüntüleme (Basic Clinical and Multimodal Imaging, BaCI) Konferansında gündeme geldi, programa katılan ve fahri doktora cübbesini Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın giydirdiği nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum, kişiselleştirilmiş tıbbın önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Kişiselleştirilmiş tıp sağlık sektörünün en önemli alanı olacak”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Buchsbaum, şu anki teknoloji ve yeni ilaçlarla şizofreninin tedavi edilebildiğini ancak hala istenilen seviyede olmadığını ifade ederek, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Kişiselleştirilmiş tıp ruh sağlığı için altın standarttır. Gelecekte, kişiselleştirilmiş tıp, genetik kodu okuma ve bunu tedaviyle eşleştirme sağlık sektöründe gelişen en önemli alanlar olacak. Uzayan insan ömrü, bize başarılı yaşlılık yılları veriyor. Her insanın genetik kodunu okuyup ve her genetik mesajın fizyolojisine bakıp, uygun ilaçları reçete edebiliriz. Biz, psikiyatristlerin sadece tahmini bir ilaç vermesini istemiyoruz, spesifik olarak hedeflenmiş bir ilaç yazmak istiyoruz.  Bu yüzden EEG gibi bilimsel ölçme teknikleri kullanılmalıdır.”</p>
<p><strong>“Şizofreni ve depresyondaki bir hastanın farklılıklarını anlamak çok önemli”</strong></p>
<p>Bilimsel ölçme tekniği olarak EEG kullanımının öneminin altını çizen Prof. Dr. Buchsbaum, “İnsanlar birbirinden farklı. Hangi hastaya hangi ilacın verileceğini belirlemek çok önemli. Psikiyatride herhangi bir şekilde hataya yer yok. Bu yüzden EEG gibi bilimsel ölçme teknikleri kullanılmalı. Şizofreni ve depresyondaki bir hastanın farklılıklarını anlamak bizim için çok önemli. İnanıyorum ki ilaçlardan ilham alan EEG metodu beyindeki doğru noktaları bularak uygun farmakolojik terapiyle hastaları eşleştirmemizi sağlayacak.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“EEG sonuçları doğru ilaç seçimine yardımcı oluyor”</strong></p>
<p>Gelecekte, bireysel tedavi planlarını oluştururken ilk önce EEG’den data alınacağını ve EEG sayesinde sağlıklı bireylerden nasıl farklılık olduğu ve nerede değiştiğinin görüleceğini de ifade eden Prof. Dr. Buchsbaum, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu bize beyinde bir nokta söyleyecek. Büyük ihtimalle ön lobda veya başka muhtemel noktalarda. Sonra kütüphanemize, resimlerimize bakacağız. EEG’nin bizim kütüphanemizdeki resimlerden ve datalardan nasıl diğer ilaçlardan değişik bir sonuç verdiğine bakacağız. Sonra EEG’deki sonuçlara bakarak spesifik olarak hangi ilacın hangi noktayı etkilediğine karar verebileceğiz. Bu, bizim doğru ilacı seçmemizi sağlayacak.”</p>
<p><strong>“EEG tekniğini tam potansiyeliyle kullanmak çok önemli”</strong></p>
<p>EEG’de ilaçların psikiyatrik ve diğer nörolojik hastalıklara iyi geldiğine dair çok açık kanıtlar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Buchsbaum, EEG tekniğini tam potansiyeliyle kullanmanın bu yüzden çok önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesinin global bilgi paylaşımı konusunda lider üniversitelerden biri olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Buchsbaum, “Global iletişim sayesinde bilim hızla ilerliyor. Eskiden bu çalışmaları tüm dünya genelinde karşılaştırmak çok zordu. Ama şimdi bir bilgi havuzu oluşturabiliyoruz ve buna tüm dünyanın ulaşmasını sağlayabiliyoruz. Global konferanslar sayesinde araştırma tekniklerimizi paylaşabiliyoruz. Üsküdar Üniversitesinin bu alandaki eforu heyecan verici.” dedi.</p>
<p><strong>Beyindeki değişiklikleri tanımlamak için görüntüleme teknolojileri önemli </strong></p>
<p>Konferansın katılımcılarından Kanada Saint Vincent Üniversitesinden bilişsel ve klinik sinirbilim alanındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Derek Fisher da şizofreni ve psikoz bağlamında beynin nasıl değiştiği konusundaki incelemeleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Yeni nörogörüntüleme teknolojileriyle yapabilecek pek çok şeyin var olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fisher, gelecekte hasta gruplarını sınıflandırmak için teknolojileri kullanmanın çok önemli olacağını anlatarak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Şu an verdiğimiz tedaviler bir tür tahmin çalışması ya da geçmişte işe yarayan yöntemler. Ancak kişiye özel değil. Bu yüzden belirli tedavilere daha iyi veya daha kötü yanıt verebilecek bireylerin beynindeki belirli değişiklikleri tanımlamak için görüntüleme teknolojilerinden azami derecede faydalanmak olacak. Böylece hasta bireylerin gerçekten etkili bir erken tedavi almasına kadar geçen süre kısalacak.’’ </p>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planı oluşturmanın önemi</strong></p>
<p>Nörogörüntüleme teknolojilerinin gelişiminin kişiye özel tedavi planı oluşturmak için önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Fisher, şunları kaydetti:</p>
<p>“QEEG&#8217;nin (beyin haritalama) gösterdiği harika çalışmalar olduğunu, bu yüzden örneğin bazı ilaçların belirli anahtar EEG kalıpları ürettiğini biliyoruz. Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü ya da ilacın bazı durumları nasıl tersine çevirdiğini görebiliyoruz. Bu da hangi ilaca ya da ilaçlara başlamanın daha etkili olacağına dair bir ipucu oluyor.” </p>
<p>Prof. Dr. Fisher, hastalar için en etkili tedaviyi bulmanın ve onları bu tedaviyle daha erken buluşturmanın önemine de işaret ederek, bu durumun, hastaların yaşam kalitelerini olumlu yönde etkileyeceğini de söyledi.</p>
<p><strong>12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı katılmıştı</strong></p>
<p>3-7 Eylül 2023 tarihleri arasında Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde gerçekleştirilen konferansta 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı, nörobilim, genetik, tıp alanlarındaki son gelişmeleri ele almıştı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatrinin-gelecegi-beyin-haritalama-ve-kisisellestirilmis-ilaclarda-409903">Psikiyatrinin Geleceği Beyin Haritalama ve Kişiselleştirilmiş İlaçlarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
