<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hareketsiz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hareketsiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hareketsiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hareketsiz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hareketsiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025 Sonuçları Açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu  bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor</p>
<p>Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.<br />  İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.</p>
<p>Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor</p>
<p>Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.</p>
<p>Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor</p>
<p>Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.</p>
<p>Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor</p>
<p>Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor.<br />  Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.</p>
<p>Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü</p>
<p>“İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:</p>
<p>“Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.”</p>
<p>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:</p>
<p>“Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.</p>
<p>KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı.</p>
<p>Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.”</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:</p>
<p>“İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.<br />  Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.”</p>
<p>Sonuç</p>
<p>İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 15:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[havalar]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri.” dedi.</b></p>
<p><b>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” dedi.</b></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Artrit, eklemlerin düşmanı</b></p>
<p>Artritin, eklemleri etkileyen ve zamanla kaslarda güçsüzlük ile hareketsizliğe yol açan bir hastalık grubu olduğunu belirten Doç. Dr. Şevgin, “Ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı en sık görülen belirtilerindendir. Artrit grubu hastalıkları kişinin yaşam kalitesini etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerinin sınırlandırmaktadır. En sık görülen türleri osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p><b>Yaşam tarzı en büyük belirleyici</b></p>
<p>Hastalıkların ortaya çıkmasında birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şevgin, “Genetik geçişli olan hastalar olabildiği gibi yaşa bağlı olarak da vücutta ortaya çıkan aşırı ve zorlayıcı kullanım ile gelişen eklem harabiyeti de olabilmektedir. Özellikle osteoartrit yaşa bağlı olarak gelişen bir artrit çeşididir. Yaşam tarzı bu hastalığın oluşmasında tabi ki önem arz ediyor. Eklemlerimize aşırı yük bindirmek ve sürekli tekrarlı zorlayıcı hareketlerde bulunmak zamanla eklem yüzeylerinin aşınmasına sebep olacak ve geri dönüşümsüz bir süreci tetikleyecektir. Örnek verecek olursak; sürekli ağır poşet taşımak, 2 el ile yapabileceğimiz işleri tek elle yapmaya çalışmak, çalışma aralarında molalar vermemek, kilomuzun normal sınırların üzerinde olması (kilolu, obez gibi), ev veya çalışma ortamında ergonomik bir dizaynın olmaması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Hareketsizlik artriti körüklüyor</b></p>
<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘İşleyen demir pas tutmaz’ ve ‘Nerde hareket orada bereket’ atasözleri aslında tüm durumu özetliyor. Son zamanlarda teknolojinin de vermiş olduğu rahatlık ile hareketsiz yaşam oldukça artmış vaziyette. Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri. Kilo artışı, eklemlerde sertlik, kaslarda kullanmamaya bağlı gelişen güçsüzlük artrit oluşma riskini arttırır. Var olan durumunda ilerlemesine sebep olur.”</p>
<p><b>Kadınlarda daha yaygın</b></p>
<p>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Artritlerin görülme oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazladır. Bunun en önemli sebeplerinden biri hormon farklılıkları diyebiliriz. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit tedavisinde fizyoterapi hemen başlanmalı  </b></p>
<p>Artrit tedavisinde fizik tedavinin önemine değinen Doç. Dr. Şevgin, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artrit tedavisinde fizyoterapiye 3 önemli aşamada yer verebiliriz. Koruyucu fizyoterapi uygulamaları, tedavi edici uygulamalar ve hastalık ilerlemesini durduran yaşam tarzı değişiklikleri ile hasta eğitimi aşamaları genel fizyoterapinin yönetimini oluşturuyor. Kişi artrit hastası olmadan önce hareketli yaşam tarzının topluma aşılanması, çeşitli aktiviteler ve etkinliklerle düzenli egzersiz, postür farkındalığı ve ergonomik düzenlemelerin (evde, işte) okul çağından itibaren gençlerimize öğretilmesi koruyucu fizyoterapi uygulamaları olarak verilebilir. Tedavi edici uygulamalarda artrit tanısı konduktan sonra hemen akut yani ilk 3 aylık periyotta fizyoterapiye başlanmalıdır.”</p>
<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bu hastalarda sıkça tercih edilen ve sonuçları gayet olumlu olan bir yöntem olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şevgin, “Fizyoterapi eklemlerdeki deformasyonlarını geçiremez ama bu deformasyonun ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir. Bunu da ağrıyı, şişliği azaltarak ve eklemde hareketlenmeyi arttırarak sağlar.” dedi.</p>
<p><b>Artrit hastaları için uygun egzersiz türleri hangileri?</b></p>
<p>Artrit hastaları için en uygun egzersizlerin ekleme yük bindirmeyen ve özellikle kişinin kendi vücut ağırlığı ile yaptığı kalistenik denilen egzersizleri örnek veren Doç. Dr. Şevgin, “Aynı zamanda imkan var ise su içinde yapılan egzersizler de yine artrit hastaları tarafından tolere edilebilecek egzersizlerdir. Esneme ve germe egzersizleri ile aerobik egzersizlerde yine önerilebilir. Egzersiz bir tedavi yöntemidir aslında sayısı, sıklığı, süresi ve çeşidi vardır; bu yüzden egzersiz yapılacaksa muhakkak bir fizyoterapistten bilgi alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><b>Soğuk hava ağrıyı artırabilir</b></p>
<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastaların şikayetlerinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bunun sebebi olarak tam bilimsel bir açıklama olmasa da bazı güçlü varsayımlar mevcut. Soğuk havalarda eklemlerdeki sertliklerin artması, nemli havalarda hava basıncının ekleme etki etmesi. Gün ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini ve iltihap üzerine etsinin azalması gibi.” şeklinde konuştu. </p>
<p><b>Yeni tedaviler umut verici ama geçici</b></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan yeni tedavilere de değinen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bu konuda sürekli araştırmalar yapılmakta ve yeni yöntemler gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerin çoğu ağrı üzerine odaklanarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Ancak tedavi edilen bu ağrı belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaktadır. Henüz kalıcı bir yöntem olmasa da kısa süreli etkiler olumludur. Bana göre hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan yöntem yaşam tarzı değişikliğidir. Kişi kendinin doktoru olacak ve yaşam tarzını değiştirecek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit hastalarına öneriler</b></p>
<p>Doç. Dr. Ömer Şevgin, artrit hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: </p>
<p>“Ağrı varken hareketi devam ettirmeyin.</p>
<p>Kilonuzu kontrol altında tutun.</p>
<p>Evde, işte, yolda fark etmez bir iş yaparken muhakkak dinlenme molaları verin. </p>
<p>Postürünüzün farkında olun doğru postürde olmaya özen gösterin.</p>
<p>Bir hareketi yaparken eklemlerinizin doğru pozisyonda olduğundan emin olun.</p>
<p>Tekrarlayan hareketlerden kaçının.</p>
<p>Büyük eklemleri kullanın.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hareketsiz yaşam ve kilo bel ağrısı nedeni</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hareketsiz-yasam-ve-kilo-bel-agrisi-nedeni-381445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2023 09:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel ağrısı, gribal enfeksiyonlarından sonra en yaygın karşılaşılan sağlık sorunlarından biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hareketsiz-yasam-ve-kilo-bel-agrisi-nedeni-381445">Hareketsiz yaşam ve kilo bel ağrısı nedeni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bel ağrısı, gribal enfeksiyonlarından sonra en yaygın karşılaşılan sağlık sorunlarından biri. Hareketi kısıtlayarak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini ve toplumun büyük bir bölümünün yaşamlarında en az bir kez bel ağrısına maruz kaldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, Kayropraktist Prof. Dr. Semih Akı, “Bel ağrılarının en önemli sebebi olarak hareketsiz yaşam tarzı ve kilo artışı sayılabilir. Bel ve sırt kaslarının güçsüzleşmesine yol açan hareketsiz yaşam ve kilo bel bölgesine binen yükün artmasına neden oluyor. Bel ve boyun ağrısından korunmak, tedavi edilmesinden daha kolay” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Genellikle ani başlayan bel ağrılarının bir kısmının istirahat, ilaç tedavisi, fizik tedavi gibi yöntemlerle tamamen iyileştiğini ve kalıcı olmadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, Kayropraktist Prof. Dr. Semih Akı, “Bel ağrısı ataklarının çoğu geçicidir ve genellikle kalıcı bir sakatlığa sebep olmaz. Ağrıların yüzde 7-10’u 6 ayı geçerek kronik hale dönüşebilir. Kronikleşen bel ve sırt ağrılarında ilaç ile korse kullanımı, enjeksiyonlar, kayropraktik tedavi yöntemi ve cerrahi yöntemleri uygulanabiliyor. Kişilerin yüzde 75’i eğitim programlarına katılarak bel ağrılarından korunabilir” dedi.</p>
<p>Bel ağrılı olgularının yüzde 50’sinin bir haftada, yüzde 90’ının 8 haftada, yüzde 3’ünün ise 1 aydan fazla sürede rahatladığını belirten Prof. Dr. Semih Akı, bel ve boyun ağrısından korunmanın tedavisinden çok daha kolay olduğunu vurgulayarak bel ağrısını önleyecek önerilerde bulundu:</p>
<p> </p>
<p><strong>EVDE </strong></p>
<ul>
<li>Bir eşyayı kaldırmadan önce onun ne derecede ağır olduğunu tahmin etmeye çalışın. Yerden alırken dizlerinizi bükerek ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. </li>
<li>Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayın, yanına iyice yaklaşın. </li>
<li>Çamaşır asarken yukarıya doğru uzanarak bel gerilmemeli, ipin seviyesi uygun boyda ayarlanmalı.</li>
<li>Ağırlık taşımanız gerekiyorsa, yükü her iki elinize de eşit olarak paylaştırın. Ağır yükü, belden daha yükseğe kaldırmayın.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>YATARKEN</strong></p>
<ul>
<li>Yataktan kalkarken önce tam yan dönün, daha sonra ellerinizle yandan destek alırken bacaklarınızı kıvırarak oturur pozisyona geçin ve kalkın. Yatmak için ise bu işlemleri tersten uygulayıp yatağa uzanın. </li>
<li>Yüzüstü ve sırtüstü dümdüz yatmaktan mümkün olduğunca kaçının. Uygun olanı, kalça ve dizlerinizden çekip bacaklarınızı toplayarak, ana rahmindeki gibi yatmaktır. </li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>OFİSTE </strong></p>
<ul>
<li>Otururken mutlaka dik pozisyonda olun ve bunu alışkanlık haline getirin. </li>
<li>Doğru oturma pozisyonunda diz eklemleriniz kalça eklemlerinden daha yüksekte olmalı, ayak tabanlarınız yere tam olarak temas etmeli. </li>
<li>Otururken zaman zaman pozisyon değiştirin. Aynı oturma pozisyonuna 30-40 dakikadan fazla devam edilmemeli.</li>
<li>Sandalyeden kalkarken bir ayağınız diğerinin önünde olmalı, bacak kaslarınız ve kollarınızın yardımıyla kendinizi yukarıya doğru iterken sırtınız dik pozisyonda bulunmalı.</li>
<li>Ofiste masa sandalye bilgisayar ilişkisi daima önerilen ölçülere uygun olmalı.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>SOKAKTA </strong></p>
<ul>
<li>Dışarıda ya da kapalı bir yerde bir süre ayakta beklemeniz gerekiyorsa tek ayağınızın altına 15-20 cm yükseklikte bir cisim koyarak hafifçe yükseltin. Bir süre sonra diğer ayağınızı koyun. </li>
<li>Ayaktayken belinizi sağa veya sola doğru döndürüp eğilerek yerden bir şey almayın. Dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, ayaklarınızla dönün.</li>
<li>Ayakkabınızı bağlamanız veya benzer bir hareket yapmanız gerekiyorsa, çömelerek veya yüksekçe bir cismin üstüne basarak yapın.</li>
<li>Otomobil kullanırken koltuğunuzu, dizlerinizin ve kalçanızın biraz yukarısında olacak şekilde ayarlayın. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hareketsiz-yasam-ve-kilo-bel-agrisi-nedeni-381445">Hareketsiz yaşam ve kilo bel ağrısı nedeni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
