<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hangi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hangi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hangi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Oct 2025 10:20:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hangi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hangi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığa]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kivi]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[mineralli]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her dört yetişkinden birinin yaşam kalitesini düşüren kronik kabızlık, modern çağın en yaygın ama en az konuşulan sağlık sorunlarından biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768">Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Her dört yetişkinden birinin yaşam kalitesini düşüren kronik kabızlık, modern çağın en yaygın ama en az konuşulan sağlık sorunlarından biri. Uzmanlara göre uzun süreli kabızlık yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda beslenme, stres, yetersiz su tüketimi ve hareketsiz yaşamın ortak bir sonucu. İngiliz Diyetetik Derneği’nin (BDA) yayımladığı yeni rehber, bu soruna bilimsel bir bakış getiriyor ve hangi besinlerin gerçekten işe yaradığını net biçimde ortaya koyuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, bu önemli çalışmayı değerlendirerek Türkiye’deki sağlıksız beslenme alışkanlıklarına da dikkat çekiyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>İngiliz Diyetetik Derneği (British Dietetic Association – BDA), yetişkinlerde kronik kabızlığın diyetle yönetimine ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı rehberi yayımladı. Rehber, 75 randomize kontrollü çalışmayı (RCT) değerlendirerek toplam 59 bilimsel öneri ortaya koydu.<br /> Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, rehberi değerlendirerek “Bu çalışma, kabızlık tedavisinde bilimsel olarak hangi besinlerin, hangi dozda ve nasıl etkili olduğunu ilk kez bu kadar açık biçimde ortaya koyuyor” diyor. Rehberin dikkat çekici yönü, yıllardır “iyi gelir” denilen pek çok besin önerisinin artık güçlü bilimsel verilerle desteklenmiş olması…</strong></em></p>
<p><strong>Bilimsel Kanıtlarla Desteklenen Öneriler</strong></p>
<p>“Kabızlık için lif tüketin” demenin artık yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Hangi lif, hangi formda ve hangi miktarda olmalı? Bunu netleştiren bir doküman var artık elimizde. Özellikle ‘karnıyarık otu’ olarak bilinen psyllium lifinin dışkı sıklığını ve kıvamını anlamlı düzeyde iyileştirdiği kanıtlandı” diyor. </p>
<p>Rehbere göre psyllium takviyeleri, kabızlık tedavisinde en etkili lif formu olarak öne çıkıyor. Bifidobacterium lactis ve Lactobacillus casei Shirota suşlarını içeren probiyotik takviyeler bağırsak hareketlerini düzenliyor. Magnezyum oksit takviyeleri bağırsak geçiş süresini kısaltırken, kivi, kuru<strong> </strong>erik<strong> </strong>ve çavdar ekmeği gibi bazı doğal gıdalar da semptomlarda belirgin rahatlama sağlıyor. Ayrıca magnezyumdan zengin mineralli sular, dışkı yumuşaklığını artırarak doğal bir çözüm sunuyor. Ancak rehber, “yüksek lifli diyet” gibi genel beslenme modelleri için kanıtın hala sınırlı olduğunu vurguluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Türkiye’de En Büyük Sorun: Hareketsizlik ve Yetersiz Lif Tüketimi”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili Türkiye’deki tabloya dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Bizim toplumumuzda kabızlık çok yaygın ama konuşulmayan bir sorun. En büyük nedenlerinden biri hareketsizlik, ikincisi ise yetersiz lif alımı. Günde ortalama 25–30 gram lif almamız gerekirken, Türk halkının çoğu bunun yarısını bile tüketmiyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin azalmasının yanı sıra, hazır gıdalara yönelimin bağırsak sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Bağırsaklarımız, yediğimiz her şeyin aynası gibidir. İşlenmiş ürünler, düşük lifli atıştırmalıklar ve yetersiz sıvı alımı, kabızlığın kronik hale gelmesinin en önemli nedenleri” diyor.</p>
<p><strong>“Kuru Erik, Mümkünse Kivi ve Probiyotikler Günlük Rutinin Parçası Olmalı” </strong></p>
<p>Yeni rehberin, hem sağlık profesyonelleri hem de bireyler için uygulanabilir pratik bilgiler içerdiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, şunları ekliyor:</p>
<p>“Kuru erik, kivi gibi basit ama etkili meyvelerin düzenli tüketimi, doğal lif alımını destekliyor. Ayrıca doğru suşlardan seçilen probiyotiklerin kullanımı da artık bir moda değil, bilimsel temeli güçlü bir uygulama.”</p>
<p>Kabızlığın yalnızca beslenme değil, yaşam tarzıyla da doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Kabızlık artık sadece bir sindirim sistemi sorunu değil, bir yaşam tarzı göstergesi. Yeterli sıvı alımı, fiziksel aktivite ve stres yönetimi olmadan hiçbir besin tek başına mucize yaratmaz” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Yeni Rehber, Diyetisyenlere Yol Gösteriyor</strong></p>
<p>BDA tarafından hazırlanan bu rehber, kronik kabızlık yönetiminde ilk kapsamlı, kanıta dayalı kaynak olma özelliğini taşıyor. Prof. Dr. Murat Baş, “Bu doküman, hekimlerin ve diyetisyenlerin artık ‘deneysel’ değil, ‘kanıta dayalı’ şekilde önerilerde bulunmasını sağlayacak. Türkiye’de de benzer bir rehberin hazırlanması gerekiyor” diyor.</p>
<p>Kronik kabızlık yalnızca rahatsızlık veren bir durum değil, aynı zamanda genel sağlık göstergesi. Prof. Dr. Murat Baş, “Bağırsak sağlığı bozulduğunda, bağışıklık sisteminden ruh haline kadar pek çok sistem etkileniyor. Bu nedenle kabızlıkla mücadele, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768">Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sırma: Biz kendi tarihimizi tanımıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sirma-biz-kendi-tarihimizi-tanimiyoruz-581730</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 21:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sırma]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihimizi]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl  “Anadolu Mayası”  temasıyla düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı, ikinci gününde Kocaeli Kongre Merkezi’nde kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sirma-biz-kendi-tarihimizi-tanimiyoruz-581730">Prof. Dr. Sırma: Biz kendi tarihimizi tanımıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl  “Anadolu Mayası”  temasıyla düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı, ikinci gününde Kocaeli Kongre Merkezi’nde kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam etti. İslam Tarihi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ve Yazar Tarık Tufan, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda katılımcılara hitap etti. Sırma, “Maalesef bu millet kendi tarihini öğrenmek istemiyor” dedi.</p>
<p><b>ÜNLÜ YAZARLAR VE SÖYLEŞİLER</b></p>
<p>Kocaeli’nin okuyan ve okutan kent olarak anılmasına büyük katkılar sağlayan Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı doludizgin ilerliyor. Daha önceki yıllarda olduğu gibi aynı coşku ve heyecanla gerçekleşen Kocaeli Kitap Fuarı’nda birbirinden önemli yazarlar, okurlarıyla bir araya gelerek kâğıdın büyülü dünyasında buluşuyor. Bu kapsamda Selim Sırrı Paşa Salonu’nda düzenlenen “Pervari’den Paris’e” adlı söyleşisinde katılımcılara hitap eden İslam Tarihi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, “Biz kendi tarihimizi tanımıyoruz. Maalesef bu millet kendi tarihini öğrenmek istemiyor. Tarihini öğrenmek istemeyen milletler batmaya mahkûmdur. Neden batmaya mahkumdur, çünkü onlara başka bir tarih öğretirler. Son dönemde Gazze gündemde. Biliyorsunuz bu Gazze geçmişte bizimdi. Avrupa yönelmiş bizim bazı zevat, yanlış hareketlerin ve politikaların sonucunda Gazze yani Filistin Yahudilerin eline geçti. Bir millet eğer okumuyorsa ve tarihini bilmiyorsa o millete bir tarih öğretirler ve de o milleti yönettiler. Bir millet tarihini bilmiyorsa ona tarihini yazdırırlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“KELİMELERE OLAN İHTİYACIMIZ AZALDI”</b></p>
<p>“Edebiyat Hayat Memat” adlı söyleşisinde konuşan Yazar Tarık Tufan, Kocaeli Kitap Fuarı’nın artık kendisi içinde gelenekselleştiğini ve kendisi her sene buraya mutlulukla attığını belirtti. Yazar Tufan, “Artık insanların bir edebiyat konuşmasına, kitap üzerinden edebiyat üzerinden bir konuşmaya zaman ayırması benim için her geçen zamanda daha kıymetli ve önemli bir hale geliyor. Konuşmanın başlığını koyar, hep bunu düşünerek belirledim. Her geçen gün edebiyatın bir hayat memat meselesi olma durumu güçleniyor. Edebiyat neden her sene bizim için bir zaruriyet haline dönüşüyor? İnsanın zaman içerisinde etrafını saran unsurlar, insanın ruhunu, aklını, kalbini ve hayatını belirleyen şeylere dönüşüyor. Hayatımızı hangi araçlar, hangi nesneler, hangi insanlar, hangi mekanlar ve hangi duygular içerisinde geçiriyorsak, biz de bir süre sonra ona benzemeye başlıyoruz. Kullandığımız araçlara benziyoruz, yaşadığımız mekânlara benziyoruz ve kullandığımız kelimelere benziyoruz. Bu şu anlama geliyor, neyin içerisinde görmemiz gerekiyor. Yani modern çağda insan dediğimiz varlık neyin içerisinde? Biz artık kelimeleri yutan bir varlığa dönüştük. Kelimelere olan ihtiyacımız azalmaya başladı. Aynı zamanda insanla olan iletişimimizde azalmaya başladı” dedi.</p>
<p><b>“İNSANIN İLETİŞİMİ GÜÇLENDİKÇE YALNIZLIĞI ARTIYOR”</b></p>
<p>İnsanın iletişimsizliğini bir örnek vererek konuşmasını sürdüren Yazar Tufan, “En çok karşılaştığımız insanlar kargocular. Şimdi bu basit bir dönüşüme benziyor. Fakat biraz geriye gittiğimizde hepimizin mahallesinde oturup sohbet ettiği esnaflar vardı ve insani bir iletişime giriyorduk. Şimdi girdiğimiz iletişim alışveriş esnasında telefonumuza gelen kodu kargocuya söylemek. Bazen kargocuyu görmüyoruz bile. Bir zaman sonra bunun sadece alışverişten ibaret olmadığını, insanların iletişim araçları güçlendikçe aralarındaki mesafenin arttığını söyleyebiliriz. Şöyle düşünüyoruz, artık nasıl olsa görüntülü arayabiliyoruz, mesaj yazabiliyoruz. Gidip de büyükleri, akrabaları gidip de ziyaret etmeye pekte gerek yok. Yüz yüze ilişki biraz daha azaldı. İnsanın kelimelerle ve insanla olan etkileşimi, iletişimi ve zamanı gün geçtikçe azalıyor. İnsanın iletişimi güçlendikçe yalnızlığı artıyor demektir. Bu insanın en trajik halidir. İnsanın insanla olan ilişkisini kaybediyoruz, insanın duygusunu ve kelimelerini kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sirma-biz-kendi-tarihimizi-tanimiyoruz-581730">Prof. Dr. Sırma: Biz kendi tarihimizi tanımıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe &#8211; Feyenoord maçı hangi kanalda? Saat kaçta?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-feyenoord-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-563284</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 16:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[feyenoord]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kaçta]]></category>
		<category><![CDATA[kanalda]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu rövanşında bugün saat 20.00’de Chobani Stadyumu’nda Feyenoord’u konuk edecek. İlk maçı 2-1 kaybeden sarı-lacivertliler, taraftarı önünde turu geçmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-feyenoord-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-563284">Fenerbahçe &#8211; Feyenoord maçı hangi kanalda? Saat kaçta?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu rövanş mücadelesinde Hollanda temsilcisi Feyenoord’u bugün İstanbul’da konuk ediyor.</p>
</div>
<div>
<p>İlk karşılaşmada deplasmanda 2-1 mağlup olan sarı-lacivertliler, taraftarının desteğiyle sahaya çıkacağı bu kritik maçta turu geçerek adını bir üst tura yazdırmayı hedefliyor. Maç, 12 Ağustos Salı günü saat 20.00’de<strong> Exxen</strong> platformu üzerinden canlı yayınlanacak.</p>
</div>
<div>
<p><b>Fenerbahçe &#8211; Feyenoord maçı muhtemel ilk 11&#8217;ler</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Fenerbahçe: </strong>İrfan Can, Mert, Skriniar, Oosterwolde, Semedo, Fred, Amrabat, Brown, İrfan Can Kahveci, En Nesyri, Duran.</p>
</div>
<div>
<p><strong>Feyenoord:</strong> Wellenreuther, Lotomba, Ahmedhodzici, Watanabe, Bos, Stejin, In-Beom, Timber, Hadj Moussa, Sauer, Ueda.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-feyenoord-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-563284">Fenerbahçe &#8211; Feyenoord maçı hangi kanalda? Saat kaçta?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 15:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baştan]]></category>
		<category><![CDATA[burcun]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlar nasıl baştan çıkar? Bu sorunun herkesi kapsayan tek bir cevabı yoktur. Çünkü kadın erotizmi, fiziksel arzular kadar zihinsel ve duygusal uyaranlarla da şekilleniyor. Ama burçlarına göre kadınların neyden tahrik olduklarını belirlemek ve nasıl bir atmosferde erotik kıvılcımı hissettiklerini keşfetmek mümkün.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176">Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13 milyonu aşkın kullanıcısıyla Avrupa’nın en popüler gizli ilişkiler platformu olan Fransız menşeli Gleeden sitesinin, Türkiye’den giriş yapan 1.763 kadın kullanıcısıyla gerçekleştirdiği anketin sonuçları oldukça çarpıcı. “Sizi en çok ne baştan çıkarır?” sorusuna verilen cevaplar, kadınların astrolojik profillerine göre dikkat çekici bir şekilde farklılaşıyor ve burçlar özelinde benzer eğilimler yoğunlaşıyor.</p>
<p>İşte burçlara göre kadınların erotik uyarılma haritası:</p>
<ul>
<li><strong>Koç Kadını:</strong> Dürtüseldir. Hızlı gelişen dokunuşlar, ani öpücükler ve cesur bakışlar onu anında yakalar.</li>
<li><strong>Boğa Kadını:</strong> Duyusaldır. Tensel temas, kaliteli bir parfüm ve etkileyici bir ses tonu onu baştan çıkarır.</li>
<li><strong>İkizler Kadını:</strong> Sapyoseksüeldir. Beyinsel bir oyundur onun için erotizm. Zekice imalar, kelimelerle yapılan atraksiyonlar onun tahrik noktasıdır.</li>
<li><strong>Yengeç Kadını:</strong> Duygusaldır. İçten bir sarılma, şefkatli sözler ve yatakta güvende olma hissini ararlar.</li>
<li><strong>Aslan Kadını:</strong> Egosantriktir. İltifatlar, ilgi odağı olmak ve hayranlık dolu bakışlarla süzülmek onun erotik parfümüdür.</li>
<li><strong>Başak Kadını:</strong> Düzencidir. Temiz, her şeyin yerli yerinde olduğu düzenli bir ortam, uyumlu giyim ve küçük detaylara verilen özen onu harekete geçirir.</li>
<li><strong>Terazi Kadını:</strong> Sanatsaldır. Estetik kaygı, hafif müzik ve zarif bir yaklaşım ister. Erotik uyarılma onun için görsel bir sanat niteliğindedir.</li>
<li><strong>Akrep Kadını:</strong> Gizemlidir. Hayal gücünü canlandıran sözler, tamamlanacak boşluklar ve dominant enerji onu çeker. Akrep kadınları için erotizm daima karanlıkta başlar.</li>
<li><strong>Yay Kadını:</strong> Maceracıdır. Yenilik ve özgürlük hissi olmazsa olmazıdır. Farklı yerler, spontane öpücükler ve minik sınır ihlalleri onu uyarır.</li>
<li><strong>Oğlak Kadını:</strong> Kontrolcüdür. Planlı adımlar, başarı hissi ve hedefe ulaşma arzusu onu tahrik eder. Gücü elinde tutarken arzunun da iplerini bırakmaz.</li>
<li><strong>Kova Kadını:</strong> Aykırıdır. Farklılık onu çeker. Klişeler değil, sıra dışı deneyimler ve alışılmadık sözler onun tahrik noktasıdır.</li>
<li><strong>Balık Kadını:</strong> Romantiktir. Masalsı bir atmosferde kaybolmak ister. Mum ışığı, yavaşça fısıldanan cümleler ve duygusal dalgalarla baştan çıkar.</li>
<li></li>
<li>Gleeden İletişim Direktörü Solène Paillet’in yorumu: “Kadınlar için arzu, yalnızca fiziksel bir dürtü değil aynı zamanda zihinsel, duygusal ve astrolojik uyumun bir sentezi gibidir. Burçlar, kadınların hangi sinyallere açık olduğunu gösteren birer pusula niteliğindedir. Baştan çıkarılma, kadınlarda yalnızca tensel temasla değil, ruhsal ve duyusal uyaranlarla da tetiklenir.”</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176">Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şampiyonlar Ligi 3&#8217;üncü eleme turu Feyenoord-Fenerbahçe maçı saat kaçta ve hangi kanalda?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sampiyonlar-ligi-3uncu-eleme-turu-feyenoord-fenerbahce-maci-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-561694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 15:28:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[eleme]]></category>
		<category><![CDATA[feyenoordfenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kaçta]]></category>
		<category><![CDATA[kanalda]]></category>
		<category><![CDATA[ligi]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[turu]]></category>
		<category><![CDATA[üncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçı için Hollanda’da Feyenoord’la bugün karşılaşacak. Sarı‑lacivertliler, rövanşa avantajlı gitmek için deplasmandan turu garantileyecek bir skor hedefliyor. Rövanş İstanbul’da oynanacak. Peki, Fenerbahçe maçı saat kaçta ve hangi kanalda?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sampiyonlar-ligi-3uncu-eleme-turu-feyenoord-fenerbahce-maci-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-561694">Şampiyonlar Ligi 3&#8217;üncü eleme turu Feyenoord-Fenerbahçe maçı saat kaçta ve hangi kanalda?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Fenerbahçe</strong>, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda bu akşam (6 Ağustos Çarşamba) <strong>22.00’de De Kuip Stadyumu’nda Feyenoord’la karşılaşıyor</strong>. <strong>S Sport Plus</strong> ekranlarından canlı yayınlanacak mücadele, sarı‑lacivertlilerin play‑off turuna yükselme yolunda ilk virajı temsil ediyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Kadrodaki yeni yüzler</b></p>
</div>
<div>
<p>Transfer döneminde kadrosuna kattığı <strong>Jhon Duran, Archie Brown, Nelson Semedo ve Milan Skriniar</strong>, bu zorlu deplasmanda forma giymeye hazırlanıyor. Güncel UEFA listesinde <strong>Fred, Öguz Aydın, En-Nesyri, Talisca</strong> gibi önemli isimler de bulunuyor.</p>
</div>
<div>
<p>Fenerbahçe, sezon öncesi çalışmaları Portekiz’de gerçekleştirdi; Lazio galibiyetiyle moral buldu. Sonrasında Benfica’ya karşı mağlup olsa da form tutarken, bu akşamki karşılaşmada sahadan avantaj peşinde çıkıyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Rövanş maçı İstanbul’da</b></p>
</div>
<div>
<p>Çift maçlı sistemde Freynoord ile rövanş 12 Ağustos’ta İstanbul’da yapılacak. Sarı‑lacivertliler, ilk maçta tur için sağlam bir skor alarak <strong>onarın Kadıköy’e avantajlı çıkmak</strong> istiyor.</p>
</div>
<div>
<p>Fenerbahçe’nin rakibi <strong>Feyenoord’un teknik direktörü, eski sarı‑lacivertli yıldız Robin van Persie</strong>. 2015–2018 yılları arasında Fenerbahçe forması giyen Van Persie, bu sezonun ikinci yarısında teknik direktörlüğe getirilmişti.</p>
</div>
<div>
<p><b>Fenerbahçe&#8217;nin UEFA kadrosu</b></p>
</div>
<div>
<p>Fenerbahçe’nin UEFA turnuvasına bildirdiği oyuncular arasında kaleci İrfan Can Eğribayat’tan forvet <strong>Cenk Tosun’a kadar önemli isimler yer aldı.</strong> Diego Carlos, Cengiz Ünder gibi bazı tecrübeli futbolcular UEFA listesine dahil edilmedi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sampiyonlar-ligi-3uncu-eleme-turu-feyenoord-fenerbahce-maci-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-561694">Şampiyonlar Ligi 3&#8217;üncü eleme turu Feyenoord-Fenerbahçe maçı saat kaçta ve hangi kanalda?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka hangi meslekleri yok edecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-hangi-meslekleri-yok-edecek-557898</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[edecek]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[meslekleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557898</guid>

					<description><![CDATA[<p>YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca genç için hayatlarının en önemli kararlarından birini verecekleri tercih maratonu resmen başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-hangi-meslekleri-yok-edecek-557898">Yapay zeka hangi meslekleri yok edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca genç için hayatlarının en önemli kararlarından birini verecekleri tercih maratonu resmen başlıyor. Adaylar, 30 Temmuz &#8211; 11 Ağustos tarihleri arasında geleceklerini şekillendirecek üniversite ve bölüm tercihlerini yapacak. Bu yoğun ve stresli dönemde doğru adımları atabilmeleri için adayların en büyük destekçisi yine &#8220;Hayat Tercihtir&#8221; programı olacak.</p>
<p><strong>Yapay zeka hangi meslekleri yok edecek, hangi meslekleri öne çıkaracak!</strong></p>
<p>&#8220;Hangi bölüm benim için doğru?&#8221;, &#8220;Sadece puana mı, yoksa ilgi alanlarıma mı bakmalıyım?&#8221;, &#8220;Gelecekte hangi meslekler parlayacak?&#8221;, &#8220;Şehrimden uzakta okumak nasıl bir deneyim?&#8221;, &#8220;Yapay zeka hangi meslekleri yok edecek?”, “Yurt dışı eğitimi gerçekten ulaşılabilir mi?&#8221;, &#8220;Meslek seçiminde aile baskısıyla nasıl başa çıkarım?&#8221; gibi sayısız sorunun yanıt bulduğu program, gençleri kariyer yolculuklarında yalnız bırakmıyor ve onlara geleceklerini şekillendirecek sağlam bir pusula sunuyor.</p>
<p><strong>12 yıldır adayların rehber programı…</strong></p>
<p>Şaban Özdemir’in moderasyonunda 12 yıldır gençlerin yol haritası olan program, bu yıl da akademi dünyasının duayen isimlerini bir araya getirerek, adayların gelecek kaygılarını yönetmelerine ve meslek, bölüm seçiminde en doğru kararı vermelerine yardımcı olmayı hedefliyor.</p>
<p>Başta, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İletişim Bilimci Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör, Türkiye&#8217;nin adli bilimler alanındaki uluslararası arenada en yetkin isimlerinden Prof. Dr. Sevil Atasoy ile yine siyaset bilimi alanının tanınmış isimlerinden Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak gibi otorite isimlerin bulunduğu program, meslek seçiminden üniversite hayatına kadar merak edilen tüm konuları masaya yatırıyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle gazeteci Şaban Özdemir moderatörlüğünde hazırlanan ve bir klasik haline gelen &#8220;Hayat Tercihtir&#8221; programı, bu yıl da gençlerin, ailelerin ve rehber öğretmenlerin en büyük destekçisi olacak.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin saygın isimleri adaylara yol gösteriyor</strong></p>
<p>Programın bu yılki konuk listesi, adeta bir &#8220;akademik yıldızlar geçidi&#8221; niteliğinde.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan başta olmak üzere, Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör, Prof. Dr. Sevil Atasoy, Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Prof. Dr. Hikmet Koçak, Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Prof. Dr. Muhsin Konuk, Prof. Dr. Haydar Sur, Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, Prof. Dr. Mesut Karahan, Prof. Dr. Gül Esra Atalay, Prof. Dr. Osman Çerezci, Prof. Dr. Ergün Yücel, Dr. Cihan Taştan … gibi onlarca saygın isim, kendi uzmanlık alanlarındaki tecrübelerini adaylarla paylaşıyor.</p>
<p>Bu uzman kadro, &#8220;Hangi meslek bana uygun?&#8221;, &#8220;Üniversite seçerken nelere dikkat etmeliyim?&#8221;, &#8220;Gelecek kaygısıyla nasıl başa çıkılır?&#8221; gibi kritik sorulara yanıt vererek, gençlere kariyerlerini planlama sürecinde ışık tutacak.</p>
<p><strong>Kendini tanı, hedefini belirle, geleceğini şekillendir</strong></p>
<p>&#8220;Hayat Tercihtir&#8221;, sadece bir bölüm veya üniversite tavsiye programı olmanın ötesinde, gençlere bütüncül bir bakış açısı sunuyor. “Doğru tercih için kendini tanı, hedefini belirle, mesleğini seç, kariyerini planla, zamanını ve gelecek kaygını yönet” mottosuyla hareket eden program, adayın kendi potansiyelini keşfetmesini ve bu potansiyele en uygun yolu çizmesini amaçlıyor.</p>
<p>Programda zaman zaman farklı bölümlerde okuyan üniversite öğrencileri de kendi deneyimlerini aktararak, adayların kampüs hayatı ve bölümler hakkında ilk ağızdan, samimi bilgiler almasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Tercih maratonunda yalnız değilsiniz!</strong></p>
<p>&#8220;Hayat Tercihtir&#8221;, adaylara tercih maratonunda yalnız olmadıklarını hissettirmeyi ve bu stresli süreci en doğru kararlarla yönetmelerine yardımcı olmayı misyon edindi. Tercih döneminin başından sonuna kadar devam edecek olan program, adayların aklındaki tüm sorulara yanıt bulabileceği güvenilir bir rehber olacak.</p>
<p>Geleceğinize doğru bir adımla başlamak ve tercih dönemini en verimli şekilde geçirmek için bu önemli programı kaçırmayın. &#8220;Hayat Tercihtir&#8221;, 21 Temmuz haftası itibariyle Üsküdar Üniversitesi’nin resmi YouTube kanalı ve ÜÜTV’de sizleri bekliyor.</p>
<p>İzlemek için linke tıklayın!</p>
<p><iframe title="Hayat Tercihtir 2025" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/videoseries?list=PLEhF3RUNhLN96v3GeBa66LEfMtU1ylqjk" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-hangi-meslekleri-yok-edecek-557898">Yapay zeka hangi meslekleri yok edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zam öncesi hangi banka emekli promosyon kampanyasında ne kadar veriyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zam-oncesi-hangi-banka-emekli-promosyon-kampanyasinda-ne-kadar-veriyor-550382</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 05:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kampanyasında]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[promosyon]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temmuz ayının ilk haftasına girilirken emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte 6 aylık enflasyon farkı belli olacak. Bu fark doğrultusunda yılın ikinci yarısında emekli maaşlarına yapılacak zam oranı da netlik kazanacak. Halihazırda hangi banka emekli promosyonunda ne kadar veriyor?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zam-oncesi-hangi-banka-emekli-promosyon-kampanyasinda-ne-kadar-veriyor-550382">Zam öncesi hangi banka emekli promosyon kampanyasında ne kadar veriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Enflasyon farkı açıklanmaya yakın emekliler, maaş promosyonları için bankaların sunduğu tekliflere yönelmeye başladı. Bankaların emekli promosyon tutarları arasında önemli farklılıklar bulunuyor. </p>
</div>
<div>
<p>Özellikle Yapı Kredi, Denizbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank ve diğer özel/kamu bankalarının <strong>2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla sunduğu promosyon miktarları </strong>merak ediliyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>27 bine kadar çıkıyor</b></p>
</div>
<div>
<p>Bankadan bankaya güncel emekli promosyon tutarları değişiklik gösteriyor. Bazı bankalarda ödeme 12 bin TL bazılarında 27 bin TL’ye kadar çıkıyor.</p>
</div>
<div>
<p>15 Haziran 2025 – 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında SGK emekli aylığını üç yıl boyunca <strong>Yapı Kredi’</strong>den alma taahhüdü verenler, 27.000 TL&#8217;ye varan nakit promosyon fırsatından yararlanabilecek.</p>
</div>
<div>
<p>Promosyon Taahhütnamesi’nin imzalanması sonrasında ek bir koşul olmadan; bir aylık net gelir 9.999 TL&#8217;ye kadarsa <strong>6.250 TL,</strong> 10.000 TL &#8211; 14.999 TL arasındaysa <strong>10.000 TL,</strong> 15.000 TL &#8211; 19.999 TL arasındaysa <strong>12.500 TL ve emekli aylığı </strong>20.000 TL’ nin üzerindeyse <strong>15.000 TL</strong> promosyon ödenir.</p>
</div>
<div>
<p>Ek Ödül Taahhütnamesinin imzalanması sonrasındaki 60 gün içerisinde iki yeni fatura ödeme talimatı verilmesi durumunda bir aylık net gelir 9.999 TL&#8217;ye kadarsa<strong> 2.000 TL</strong>; 10.000 TL &#8211; 14.499 TL arasındaysa <strong>3.000 TL</strong>; 15.000 TL &#8211; 19.999 TL arasındaysa <strong>4.000 TL</strong>; 20.000 TL’nin üzerindeyse <strong>5.000 TL</strong> ek nakit ödül ödenir.</p>
</div>
<div>
<p>12.000 TL ye varan nakit promosyona ilave olarak <strong>DenizBank</strong>’ta yeni hesap açan ve 3 yıl süre ile maaş alma sözü veren emeklilere 8.000 TL ye varan ek promosyon sunuluyor. </p>
</div>
<div>
<p><strong>Garanti Bankası</strong> emekli maaşı promosyon kampanyası dahilinde maaşını Garanti BBVA’dan alanlar, 15.000 TL&#8217;ye varan nakit promosyon ve 6.000 TL bonus fırsatından yararlanıyor. </p>
</div>
<div>
<p><strong>TEB</strong>&#8216;den yapılan açıklamada &#8220;<em>Emekli maaşını TEB’e taşıyarak 36 ay boyunca Bankamızdan almayı taahhüt eden müşterilerimiz toplamda 21.000 TL’ye varan promosyon (12.000 TL’ye varan ana promosyona ilave olarak 9.000 ek promosyon) kazanıyor</em>&#8221; ifadeleri yer aldı. </p>
</div>
<div>
<p>Maaşını <strong>VakıfBank</strong>’a taşıyan SGK emeklilerine özel 27.000 TL&#8217;ye varan promosyon ödeniyor. Kampanya 31 Ağustos&#8217;ta bitiyor. </p>
</div>
<div>
<p><strong>Akbank</strong> &#8220;SGK emekli maaşını taşıyana 17.500TL&#8217;ye varan ödül fırsatı. 15.000TL&#8217;ye varan promosyona ek 2.500TL chip-para&#8221; açıklaması ile emeklilere 17.500 TL&#8217;ye varan promosyon vadediyor.</p>
</div>
<div>
<p><strong>Halkbank</strong> ise maaşını 3 yıl boyunca bankadan almayı taahhüt eden tüm SGK emeklilerine 12.000 TL&#8217;ye varan promosyon ödeniyor. </p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zam-oncesi-hangi-banka-emekli-promosyon-kampanyasinda-ne-kadar-veriyor-550382">Zam öncesi hangi banka emekli promosyon kampanyasında ne kadar veriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PSG Inter Miami maçı hangi kanada?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psg-inter-miami-maci-hangi-kanada-549161</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 17:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[inter]]></category>
		<category><![CDATA[kanada]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[miami]]></category>
		<category><![CDATA[psg]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549161</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda son Şampiyonlar Ligi şampiyonu PSG, Messi, Suarez gibi yıldızları kadrosunda barındıran MLS ligi ekiplerinden Inter Miami ile son 16 turunda karşı karşıya geliyor. Peki, PSG Inter Miami maçı hangi kanada?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psg-inter-miami-maci-hangi-kanada-549161">PSG Inter Miami maçı hangi kanada?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulüpler Dünya Kupası&#8217;nda çeyrek finale kalmak için mücadele eden Fransız devi Paris Saint-Germain, son 16 turunda pazar günü Inter Miami ile karşılaşacak. PSG Inter Miami maçı hangi kanada?</p>
<p><b>PSG INTER MİAMİ MAÇI HANGİ KANALDA YAYINLANACAK?</b></p>
<p>PSG ile Inter Miami arasındaki FiFA Kulüpler Dünya Kupasi maçı, TRT 1 kanalından canlı maç izlenebilecek. TRT 1, Digiturk 23, D Smart 26, Kablo TV 22, Tivibu 22, Turkcell TV+ 21, Fil Box 20, Vodafone TV 21 numaralı kanallar ile Türksat uydusu ve internet üzerinden şifresiz olarak izlenebilmektedir. PSG-Inter Miami Maçı, 29 Haziran Pazar günü oynanacak.</p>
<p>PSG-Inter Miami Maçı, saat 19:00 başlayacak.</p>
<p><b>PSG INTER MİAMİ CANLI İZLEME LİNKİ VAR MI? </b></p>
<p>Bugün Mercedes-Benz Stadyumu&#8217;nda oynanacak karşılaşma saat 19.00&#8217;da başlayacak ve TRT 1 ekranlarından canlı yayınlanacak. </p>
<p><b>PSG-INTER MİAMİ MAÇI NEREDE OYNANACAK?</b></p>
<p>PSG ve Inter Miami, karşı karşıya geleceği FiFA Kulüpler Dünya Kupasi maçı, Atlanta&#8217;da, Mercedes-Benz Stadyumu&#8217;nda oynanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psg-inter-miami-maci-hangi-kanada-549161">PSG Inter Miami maçı hangi kanada?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un en güvenli ve en temiz plajları açıklandı: Listede hangi plajlar var?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbulun-en-guvenli-ve-en-temiz-plajlari-aciklandi-listede-hangi-plajlar-var-546770</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 11:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun]]></category>
		<category><![CDATA[listede]]></category>
		<category><![CDATA[plajlar]]></category>
		<category><![CDATA[plajları]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546770</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul'da en güvenli ve en temiz plajlar açıklandı. 97 yerde yüzme alanı belirlendi, yüzme kalitesi mikrobiyolojik ve kimyasal olarak analiz edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulun-en-guvenli-ve-en-temiz-plajlari-aciklandi-listede-hangi-plajlar-var-546770">İstanbul&#8217;un en güvenli ve en temiz plajları açıklandı: Listede hangi plajlar var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>İstanbul&#8217;da</strong> denize girebilecek <strong>97 yüzme alan</strong>ı açıklandı. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, İl Yüzme Suyu Komisyonunca hem sağlık hem de güvenlik kriterlerini dikkate alarak düzenlemeler yapıldığını belirtirken, <strong>15 günde bir deniz suyu tahlil ve tetkiklerinin yapıldığını vurguladı. Peki İstanbul&#8217;da nerede denize girilebilir? Hangi plajlar temiz? İstanbul&#8217;un en temiz ve en güvenli plajları hangileri?</strong></p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/05/1e/1096658914_0:0:2730:2048_1920x0_80_0_0_2e11f7918a1489974cd6645add0eb5f6.jpg"></div>
</div>
<div>İBB İstanbul Plajları</div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>Bu alanların dışında denize girmeyin uyarısı</b></p>
</div>
<div>
<p>Güner, vatandaşların yalnızca belirlenmiş yüzme alanlarını kullanmalarının önemine dikkati çekerek, &#8220;<em>97 adet yüzme alanı İstanbul&#8217;un farklı bölgelerinde mevcut. Bu alanların dışındaki bölgelerde denize girilmesi hem sağlık hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırabilir. Rüzgar yönü, akıntılar, kanalizasyon deşarjları gibi etkenlerin sürekli takip edildiği bu alanlar dışında denize girilmesini kesinlikle önermiyoruz.&#8221; </em>dedi. </p>
</div>
<div>
<p>Yüzme alanlarının güncel bilgileri ve su kalitesi verilerinin, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın &#8220;<strong>yuzme.saglik.gov.tr&#8221;</strong> internet adresinde kamuoyuyla paylaşılıyor. </p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/05/1e/1096658892_0:0:1600:1068_1920x0_80_0_0_c43a3ddf4be5c61d95abff33ba12d882.jpg"></div>
</div>
<div>İBB İstanbul Plajları</div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>İşte İstanbul&#8217;un en güvenli ve en temiz plajları</b></p>
</div>
<div>
<p>İstanbul&#8217;da yüzme alanları olarak belirlenen alanlar şunlar:</p>
</div>
<div>
<p>&#8220;Burgazada Su Sporları Kulübü önü, Büyükada Aya Nikola Halk Plajı, Büyükada Halik Koyu Eskibağ Mesire Alanı Plajı, Büyükada Tabiat Parkı Plajı, Büyükada Kayıkhane Blue Beach, Büyükada Nakibey Plajı, Büyükada Su Sporları Kulübü önü, Büyükada Yörükali Plajı önü, Heybeliada Sadıkbey Plajı önü, Heybeliada Su Sporları Kulübü önü, Heybeliada Ada Beach Club önü, Kınalıada Su Sporları Kulübü önü, Kınalıada Ülker Restaurant önü, Sedef Adası Halk Plajı, Heybeliada Asaf Beach, Burgazada Deniz Kulübü, Büyükada Prenses Koyu, Değirmenburnu Tabiat Parkı Plajı, Durusu Karaburun Arka Deniz, Durusu Karaburun Öndeniz Batı Tarafı, Durusu Karaburun Öndeniz Doğu Tarafı, Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı, Yeniköy Sahili Köpek Çiftliği önü, Denizköşkler, Florya Güneş Plajı, Yeşilköy Polis Merkezi önü, Yeşilköy International Hospital önü, Riva Elmasburnu Tabiat Parkı Plajı, Riva Plajı, Riva Su Ürünleri Plajı, Beylikdüzü Gürpınar Sahili Halk Plajı, West İstanbul Marina Plajı, Gürpınar Sahili, Albatros Sahili, Büyükçekmece Çocuk Sahili, Büyükçekmece Halk Plajı, Mimarsinan Sahili, Kumburgaz Sahili, Celaliye Halk Plajı, Kamiloba Halk Plajı Ağar Kamping, Binkılıç Çilingoz Plajı Dereağzı, Çilingoz Tabiat Parkı Plajı, Karacaköy Yalıköy Plajı, Karacaköy Çobankule Plajı, Karacaköy Evicik Plajı, Karacaköy Ormanlı Plajı, Caddebostan Plajı Büyük Kulüp arkası, Caddebostan Plajı Irmak Okulları arkası, Suadiye Plajı, Çiftalan Plajı, Menekşe Plajı Cankurtaran Kulesi önü, Menekşe Plajı İskele önü, Menekşe Plajı Sahil Park önü, Demirciköy Uzunya Plajı, Demirciköy Dalya Plajı, Gümüşdere Plajı, Kilyos Plajı, Rumeli Kavağı Plajı, Tarabya Plajı, Kısırkaya Plajı, Marmaracık Koyu Tabiat Parkı Plajı, Büyükliman Plajı, Gümüşyaka Çadır Yeri mevkii, Çanta Albayraklar-Kınalı mevkii önü, Uyumkent Sitesi önü, Semizkum Basınkent 4 Sitesi önü, Semizkum Çadır Yeri mevkii, Altınorak Sitesi mevkii, Kumluk mevkii, Parkköy-Bizimköy Sitesi önü, Selimpaşa Başkent Sitesi önü, Selimpaşa Duruman mevkii, Doğancılı Plajı, İmrenli Plajı, Kabakoz Plajı, Merkep Adası 1, Merkep Adası 2, Sahilköy Plajı, Sofular Plajı, Alacalı Plajı, Ala Kadınlar Plajı, Ağlayankaya Plajı, Ağlayankaya Plajı Life Beach, Ağva Halk Plajı Çamlık mevkii, Ağva Halk Plajı Mendirek yanı, Akçakese Akkaya Plajı, Ayazma Plajı, Ayazma Plajı 2, Ayazma Plajı Kumbaba mevkii, Bozgaca Plajı, Uzunkum Plajı (Palm Beach Şile), Uzunkum Plajı 1 (Şile Resort Hotel), Uzunkum Plajı 2 (Dere yanı), Uzunkum Plajı (Orta nokta), Meşrutiyet Gençlik Kampı Plajı, Akçakese Peacock Beach, Tuzla Belediyesi Halk Plajı&#8221;</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/istanbulun-en-guvenli-ve-en-temiz-plajlari-aciklandi-listede-hangi-plajlar-var-1097186957.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulun-en-guvenli-ve-en-temiz-plajlari-aciklandi-listede-hangi-plajlar-var-546770">İstanbul&#8217;un en güvenli ve en temiz plajları açıklandı: Listede hangi plajlar var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlülerin Lens Markası Açıkladı: Hangi Ünlü Hangi Renk Lens Kullanıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlulerin-lens-markasi-acikladi-hangi-unlu-hangi-renk-lens-kullaniyor-453370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Apr 2024 08:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>
		<category><![CDATA[markası]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[ünlülerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selin Ciğerci, Cansu Taşkın, Seren Serengil'in sosyal medyada paylaştıkları göz renkleri dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlulerin-lens-markasi-acikladi-hangi-unlu-hangi-renk-lens-kullaniyor-453370">Ünlülerin Lens Markası Açıkladı: Hangi Ünlü Hangi Renk Lens Kullanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selin Ciğerci, Cansu Taşkın, Seren Serengil&#8217;in sosyal medyada paylaştıkları göz renkleri dikkat çekti. Peki, gözlerini çok beğendiğimiz ünlüler gerçekten de o göz rengine mi sahip? Ünlülerin lens markası olarak bilinen Labella Lens&#8217;in doğala en yakın renklerine bu yıl 4 yenisi daha eklenmişken; Selin Ciğerci&#8217;den Eda Sakız&#8217;a, Gizem Özdilli&#8217;den Cansu Taşkın&#8217;a,işte lens tutkusu olan ünlü isimler ve tercihleri&#8230;</p>
<p>Eda Sakız&#8217;ın Instagram&#8217;da paylaştığı fotoğrafta göz rengi dikkat çekti. Lensfiyat.com&#8217;dan alışveriş yaptığı bilinen güzel şarkıcının bu lensinin ismi Moss Green ve fiyatı 675 TL. Selin Ciğerci&#8217;nin Instagram paylaşımında dikkat çeken lensinin ismi ise Premium Gray&#8230;</p>
<p>Birçok ünlü ismin tercihleri olduklarını belirten markanın kurucusu Erdoğan Savran; Labella Premium Charme, Premium Dream, Premium Aura ve Sephora gibi 2024 yılı için duyurduğu 4 yeni renk ile Luxe Optik, renkli göz tutkunlarının tercihi olmaya devam ediyor.</p>
<p>Cansu Taşkın da yeşil gözlerini renkli lenslere borçlu olan isimlerden. Labella markasının haresiz serisinden Lemon rengi yeşil-sarı tonlarını tercih ettiği bilinen ünlü güzel, son dönemde gözleri ve yaşadığı aşkı ile gündemde.</p>
<p>Televizyonun sevilen isimlerinden Seren Serengil&#8217;in, Labella&#8217;nın Moss Green modelinden satın aldığı biliniyor. Ünlü güzelin lens koleksiyonunda yeşilin farklı tonları da var.</p>
<p>Burçin Terzioğlu ve Gizem Özdilli de lens tutkusu olan isimlerden. Sektörde 20 yıldır faaliyet gösteren Luxe Optik, Türkiye&#8217;yi önemli bir merkez haline getirmek için lens ihracatında 18&#8217;den fazla ülkeye ulaştıklarını duyurmuşken, markanın kurucusu Erdoğan Savran, ünlü güzellerin de tercihi olduklarını vurguluyor. Kullanıcıların lens alışveriş deneyimini kolaylaştırmak için lensfiyat.com online alışveriş adresini kuran marka, genişlettiği ürün yelpazesi ile daha fazla kullanıcının ihtiyacına cevap vermeyi amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlulerin-lens-markasi-acikladi-hangi-unlu-hangi-renk-lens-kullaniyor-453370">Ünlülerin Lens Markası Açıkladı: Hangi Ünlü Hangi Renk Lens Kullanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk Algınlığı Salgınına Karşı Hangi Önlemler Alınmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-salginina-karsi-hangi-onlemler-alinmali-436105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2024 08:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[salgınına]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde çevremizde yoğun olarak duyduğumuz söz “herkes hasta”. Hastane acillerinde enfeksiyon, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz polikliniklerinde çok yoğun hasta birikiminin olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, bunun yanında hastane yatışlarının da çok arttığını hatta yoğun bakımlarda grip ve benzeri hastalıkların akciğer enfeksiyonları komplikasyonlarıyla dolmaya başladığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-salginina-karsi-hangi-onlemler-alinmali-436105">Soğuk Algınlığı Salgınına Karşı Hangi Önlemler Alınmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Son günlerde çevremizde yoğun olarak duyduğumuz söz “herkes hasta”. Hastane acillerinde enfeksiyon, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz polikliniklerinde çok yoğun hasta birikiminin olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, bunun yanında hastane yatışlarının da çok arttığını hatta yoğun bakımlarda grip ve benzeri hastalıkların akciğer enfeksiyonları komplikasyonlarıyla dolmaya başladığını söyledi. Yaşanan bu durumu “soğuk algınlığı salgını” olarak tanımlayan Prof. Dr. Sönmezoğlu, alınması gereken önlemlerle ilgili bilgi verdi. </em></p>
<p>2020 yılında başlayan ve 2023&#8217;e kadar hızını kesmeyen Covid-19 salgınının etkileri yeni yeni kaybolmaya başlarken 2023 yılının kasım ayından itibaren sadece ülkemizde değil, Avrupa&#8217;nın çoğu ülkesinde ve Kuzey Amerika ülkelerinde de ağır bir solunum yolu enfeksiyonlarından bahsedildiğini anlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, bu salgının “tripledemik” yani 3&#8217;lü virüs salgını olarak tanımlandığını söyledi. </p>
<p><strong>“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİN VİRÜSLERİ UNUTMASI BU DURUMA NEDEN OLDU”</strong></p>
<p>Bir solunum yolu enfeksiyonu olmakla birlikte yaşanan bu durumun Covid-19 gibi tek bir virüs değil, birçok virüsün bazen bir arada, çoğunlukla peş peşe görülmesiyle seyrettiğini söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, bu durumun nedenini şöyle açıkladı: </p>
<p>2020 Covid salgını sırasında ve 2022 ve 2023 sezonunda, her kış görmeye alışık olduğumuz influenza görülmedi. Çünkü 3 yıl boyunca insanlar evlerinde kapalı kaldılar, dışarı çıkınca maske taktılar. Dolayısıyla insanların bu virüslere karşı bağışıklığı belirgin olarak düştü. Bu yıl da her yıl görmeye alışık olduğumuz influenza salgını yeniden ortaya çıktı. Çünkü insanlar artık bir araya gelmeye başladı, korunma önemleri azaldı. Dolayısıyla bağışıklık sistemimizin unuttuğu virüsler hızlı ve kolayca yayıldı.”</p>
<p>Şu an özellikle İstanbul ve çevre illerde çok ciddi vaka birikimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hastane acillerinde enfeksiyon, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz, polikliniklerinde çok yoğun bir hasta birikimi var. Acil serviste kuyruklar oluşmaya başladı. Hastane yatışları çok arttı. Hatta yoğun bakımlarda bu grip ve benzeri hastalıkların akciğer enfeksiyonları komplikasyonlarıyla dolmaya başladı. Dolayısıyla çok ciddi bir vaka birikimi var.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>“OMİCRONUN YENİ VARYANTINA KARŞI AŞI KORUYUCU OLMUYOR!”</strong></p>
<p>Covid 19’un soğuk algınlığı gibi bu virüslerin arasındaki yerini koruduğunu söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, görülen vakalar arasında yüzde 20 oranında Omicron varyantının bir alt grubu olan yeni bir varyant olduğunu söyledi. Hatta bunun daha sık duyulacağına işaret eden Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Aşı olan ya da covid geçirenlerin de buna karşı bağışıklığı zayıf olduğu için herkeste görülüyor. Hiç geçirmemiş evinde hep kapalı kalmış ben 3 sene hiç yakalanmadım diyen herkes şu dönem covid geçiriyor. Hatta daha sık duyacağımızı söyleyebilirim.”</p>
<p><strong>VİRÜSLER BİRBİRİNE KARIŞMAYA BAŞLADI</strong></p>
<p>Unutulan Influenza A (grip) ve pandemi döneminde kaybolan RSV virüsüyle birlikte üç virüsün birbirine karıştığını söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Önceki yıllarda RSV her zaman salgın yapar ama kasım, aralık gibi biterdi. O biterken de influenza başlardı. Şimdi bu 3 virüs birbirine karışmaya başladı. O nedenle insanlar, burun akıntısı, öksürük ve kırıklık şikayetlerinin tam geçmek üzereyken yeniden başladığını söylüyor. Yani bitmeyen bir enfeksiyon ve buna bağlı şikayetlerden bahsediyor. Aslında bu durumun nedeni virüslerin arka arkaya etki etmesi. Azalmış bağışıklıkla birlikte salgın boyutundaki bu tablo görülüyor.”</p>
<p><strong>RİSKLİ GRUPTA OLANLAR DİKKAT!</strong></p>
<p>Bu sorunun toplumun her kesiminden ve her yaş grubundaki insanı etkilediğini ancak özellikle daha ağır seyreden, hastaneye yatması gereken hatta yaşam kaybıyla sonuçlanan riskli grupların olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Özellikle 5 yaşın altındaki çocuklar 65 yaşın üstündekiler daha ağır geçiriyor. Bunun yanında 70 yaşın üstündekileri, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananları riskli gruplar olarak tanımlıyor ve bu kişilerin mutlaka hastane gitmelerini öneriyoruz.”</p>
<p><strong>BELİRTİLER BENZİYOR</strong></p>
<p>Klinik olarak ilk muayene sırasında yaşanan RSV, influenza ya da Covid olup olmadığının kesin olarak ayırt edilemediğini söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, hepsinde benzer olan belirtileri anlattı: </p>
<p>“Vakaların hepsinde ateş, kırıklık, vücut ağrıları, sırt ağrıları, boğaz ağrısı ve öksürük görülüyor. Öksürük çok uzun bir süre kuru ama daha sonra balgamlı hale dönebiliyor ve alıştığımız enfeksiyonlardan farklı olarak daha uzun süren bir kuru öksürük oluyor. Hastalar göğüs ağrısı, kaburga ağrıları, sırt ağrılarından yakınmaya başlıyor.”</p>
<p><strong>BELİRTİLER AYNI OLSA DA TEDAVİLER FARKLI!</strong></p>
<p>Belirtiler farklı olsa da enfeksiyonlarda farklı tedavi protokolleri uygulandığını ve bu nedenle de özellikle riskli gruptaki kişilerin mutlaka tanıya göre tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hem covid hem de influenza için tanı konulduğunda kullandığımız etkin ilaçlar var. RSV, çocuklarda özellikle de bir yaşın altındaki çocuklarda, zatürreye hatta yaşam kaybına yol açabiliyor. Çocukluk astımlarının temelinde de RSV virüsü yatıyor. Bu nedenle tanı koyarak ona göre bir tedavi düzenliyoruz. Dolayısıyla eğer çocuk ya da yaşlı kişiler enfeksiyonu ağır geçiriyorsa mutlaka hastaneye başvurması ve tanı konularak uygun tedavi görmesi çok önemli. Çünkü bu sayede hem kısa sürede iyileşmesi sağlanabilir hem de başkalarına bulaştırması önlenebilir.” </p>
<p><strong>KAPALI ALANLARDA MASKE TAKILMA VE HİJYEN ÖNLEMLERİ ALINMALI</strong></p>
<p>Yaşanan bu durumdan etkilenmemek için bazı önlemlerin alınmasının şart olduğunun altını çizen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, şunları anlattı: </p>
<p>“Öncelikle maske ve hijyen önlemlerine karşı dikkatimizi yoğunlaştırmalıyız. Özellikle, otobüs, metro, metrobüs gibi toplu taşıma araçlarında, asansörde ve daha kalabalık yerlerde maske takmakta fayda var. Çünkü hafif belirtilerle seyreden kişiler bile birkaç metre alandaki herkese enfeksiyonu bulaştırabilir. Her ne kadar insanlar maske kullanmaktan bıkmış olsa da eğer yakın mesafede kapalı alanda bulunacaksa kesinlikle maske kullanılmasını öneriyorum. Bizim hastanelerimizde yeniden uygulamaya döndük. Açık havada bir metreden daha uzun mesafe bulunacaksa maske kullanmanın çok anlamı yoktur. Bunun yanında el yıkamak çok önemli. Çünkü dokunduğumuz her yerden virüsü alma riskimiz var. Bu nedenle el hijyeni konusuna aynı bir önem verilmeli. Bir diğer önemli konu da şu kış döneminde tokalaşma belki ama sarılıp öpüşmeyi özellikle risk gruplarında yapmamak gerekir.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-salginina-karsi-hangi-onlemler-alinmali-436105">Soğuk Algınlığı Salgınına Karşı Hangi Önlemler Alınmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 01:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adımları]]></category>
		<category><![CDATA[atmalısınız]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon, oldukça geniş bir nüfusun temel sağlık sorunları içerisinde yer alıyor. Yüksek tansiyon tedavisinin yanında, yaşam koşullarını iyileştirici bireysel tedbirlerin önemi de hekimler tarafından vurgu yapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845">Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon, oldukça geniş bir nüfusun temel sağlık sorunları içerisinde yer alıyor. Yüksek tansiyon tedavisinin yanında, yaşam koşullarını iyileştirici bireysel tedbirlerin önemi de hekimler tarafından vurgu yapılıyor. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Işık Erdoğan, yüksek tansiyon hastaları ve aslında herkes için yüksek tansiyonla baş etme yöntemlerini anlatıyor.</p>
<p>Yüksek tansiyon, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir durumdur. Ancak sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve dikkatli bir takip ile bu riski azaltmak mümkündür. Hastanın veya yüksek tansiyon adayı kişinin, öncelikle kendi tedbirlerini alması, en az tıbbi müdahale kadar önemlidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Oluşturun</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturmak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın temel bir adımıdır. Bu, günlük diyetinizdeki gıdaları dikkatle seçmeyi ve ölçülü tüketmeyi içerir. İlk olarak, taze meyve ve sebzelerin bolca bulunduğu bir diyet benimsemek önemlidir. Bu yiyecekler lif ve antioksidanlar açısından zengindir ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Ayrıca tam tahıllı ürünleri tercih etmek, rafine karbonhidratlardan kaçınmak ve doymuş yağları sınırlamak da gereklidir. Protein kaynakları olarak yağsız tavuk, balık, kurubaklagiller ve az yağlı süt ürünleri tercih edilmelidir. Tuz tüketimini azaltmak için yemeklerinizi tuzsuz veya düşük tuzlu baharatlarla tatlandırabilirsiniz. Ayrıca su içmek ve alkollü içeceklerden kaçınmak da sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası olmalıdır. Bu beslenme değişiklikleri, tansiyonunuzu kontrol altında tutmaya yardımcı olacak ve genel sağlığınızı iyileştirecektir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Fiziksel Aktiviteyi Artırın</strong></p>
<p>Fiziksel aktiviteyi artırmak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Düzenli egzersiz yapmak, vücut ağırlığını kontrol altına alarak tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Egzersiz, kalp kaslarını güçlendirir ve kalp atış hızını düzenler. Bu, kanın daha verimli bir şekilde pompalanmasına ve arterlerin genişlemesine yardımcı olur, bu da kan basıncını düşürür. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite hedeflenmelidir. Yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme veya hafif koşu gibi aktiviteler, tansiyonu düşürmede etkili olabilir. Egzersiz ayrıca kilo kontrolünü destekler, obeziteyi önler ve vücuttaki yağ oranını azaltır. Ancak egzersize başlamadan önce mutlaka doktora danışmak önemlidir, özellikle mevcut sağlık sorunları veya kronik hastalıklar söz konusuysa. Fiziksel aktivite, yüksek tansiyonu kontrol altına almak ve genel sağlığı iyileştirmek için önemli bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Stres Yönetimini Öğrenin</strong></p>
<p>Stres yönetimi, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Günlük yaşamın getirdiği stres faktörleri, vücutta hormonların salınmasına neden olarak kan basıncını artırabilir. Stresle başa çıkmayı öğrenmek için farklı yöntemler kullanılabilir. Bunların başında derin nefes alma, meditasyon, yoga ve ilgi duyulan hobi veya aktivitelere zaman ayırma gelir. Derin nefes alma, vücudu rahatlatır ve stres hormonlarının seviyelerini düşürebilir. Meditasyon ve yoga, zihni sakinleştirir, stresi azaltır ve kan basıncını düşürebilir. Ayrıca kendinize zaman ayırarak stresten uzaklaşmak da önemlidir. Bu, dinlenmek, keyif almak veya sosyal etkinliklere katılmak gibi aktiviteleri içerebilir. Stresin etkilerini azaltmak, tansiyonunuzu kontrol altında tutmak ve genel sağlığınızı iyileştirmek için önemli bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tuz Alımını Sınırlayın</strong></p>
<p>Tuz alımını sınırlamak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Fazla tuz tüketimi, vücutta sodyum seviyelerini artırarak kan basıncını yükseltebilir. Bu da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Günlük tuz alımınızı kontrol altına almak için öncelikle işlenmiş gıdaları ve fast-food yiyecekleri sınırlamalısınız, çünkü bu tür yiyecekler genellikle yüksek tuz içerir. Evde yemek hazırlarken tuz kullanımını azaltmaya çalışın ve yemeklerinizi tatlandırmak için tuz yerine baharatlar, otlar veya limon suyu gibi alternatifler kullanın. Et yerine daha sık balık, tavuk veya bitkisel protein kaynakları tercih edin, çünkü et genellikle daha yüksek sodyum içerir. Ayrıca gıda etiketlerini okuyarak ürünlerin sodyum içeriğini takip edin ve düşük sodyumlu veya tuzsuz seçenekleri tercih edin. Tuz alımını sınırlayarak, kan basıncınızı kontrol altında tutabilir ve sağlığınızı iyileştirebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alkol Kullanımını Sınırlayın</strong></p>
<p>Alkol kullanımını sınırlamak yüksek tansiyon riskini azaltmada önemli bir adımdır. Alkolün fazla tüketilmesi, kan basıncını artırabilir ve kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. İdeal olarak, alkol tüketimi tamamen sınırlanmalıdır, ancak eğer alkol kullanımı devam edecekse, günlük birim sınırları dikkate alınmalıdır. Erkekler için bu sınır genellikle iki birim alkol olarak kabul edilirken, kadınlar için ise bir birimdir. Birim miktarı alkole göre değişebilir, ancak genellikle bir birim, yaklaşık 10 ml saf alkol içerir. Alkolün tüketim sıklığı, miktarı ve türü önemlidir. Düzenli aşırı alkol tüketimi, yüksek tansiyon riskini artırabilir. Ayrıca alkolün vücut üzerindeki etkileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir, bu nedenle her birey kendi sağlık durumunu göz önünde bulundurarak alkol tüketimini değerlendirmelidir. Eğer yüksek tansiyon riskiniz varsa, alkol tüketimini doktorunuzla görüşerek kontrol altında tutmanız önemlidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sigarayı Bırakın</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir adımıdır. Sigara içmek, kan basıncını yükselten ve arterlerde daralmaya yol açan nikotin ve karbon monoksit gibi zararlı kimyasalları içerir. Sigara içenlerin tansiyonu, içmeyenlere göre genellikle daha yüksektir. Ancak sigarayı bırakmak, vücudunuzun hemen iyileşmeye başlayabileceği nadir bir değişikliktir. İlk 20 dakikadan itibaren kan basıncınız ve kalp atış hızınız düşmeye başlar. 2 ila 3 hafta içinde dolaşım sisteminiz iyileşir ve akciğerleriniz daha iyi çalışmaya başlar. Uzun vadeli olarak, sigarayı bırakmak kalp krizi, inme ve tansiyonla ilişkilendirilen diğer sağlık sorunlarının riskini azaltır. Sigarayı bırakmak, yüksek tansiyonun yanı sıra genel sağlığınızı iyileştirmenin en önemli adımlarından biridir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845">Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 14:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler]]></category>
		<category><![CDATA[öneme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için neler yapılabilir? En yaygın görülen bu sağlık sorunlarından uzaklaşmak için sahip olmanız tavsiye edilen alışkanlıkların neler olduğunu, Kardiyovasküler cerrahi uzmanı, Prof. Dr. Hakkı Kazaz açıklıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089">Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için neler yapılabilir? En yaygın görülen bu sağlık sorunlarından uzaklaşmak için sahip olmanız tavsiye edilen alışkanlıkların neler olduğunu, Kardiyovasküler cerrahi uzmanı, Prof. Dr. Hakkı Kazaz açıklıyor.</p>
<p>Kardiyovasküler cerrahi, kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde hayati bir rol oynar. Ancak bu ameliyatların başarısı sadece cerrahi müdahaleye değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam tarzına da dayanır. Bu noktada hastaların ve aslında herkesin belli alışkanlıklara sahip olması ve yaşam tarzını sağlıklı yaşam yönünde sürdürmesi gerekir.</p>
<p>Sağlıklı Beslenme</p>
<p>Sağlıklı beslenme, kalp sağlığı için temel bir taşınması gereken bir yapı taşıdır. Bu beslenme yaklaşımı, kalp-damar sağlığını desteklemek ve korumak için önemlidir. İdeal bir beslenme planı, yüksek lifli gıdaların (tam tahıllar, sebzeler ve meyveler), az yağlı protein kaynaklarının (tavuk, balık, fasulye) ve sağlıklı yağların (zeytinyağı, avokado) dengeli bir şekilde tüketilmesini içerir. Ayrıca sodyum (tuz) ve şeker alımını sınırlamak da önemlidir. Bu, yüksek tansiyon ve obezite riskini azaltabilir. Kalp-damar hastalıklarını önlemek veya mevcut durumu iyileştirmek isteyenler için, doymuş yağlar ve trans yağlar gibi zararlı yağların sınırlanması önemlidir. Bunun yerine, omega-3 yağ asitlerini içeren balık gibi besinler ve doğal yağ kaynakları tercih edilmelidir. Ayrıca porsiyon kontrolüne dikkat ederek aşırı yemekten kaçınılmalı ve düzenli öğünlerle metabolizma desteklenmelidir. Sağlıklı beslenme, kolesterol seviyelerini düşürebilir, kan basıncını kontrol altında tutabilir ve kalp-damar sistemi için gerekli olan besin maddelerini sağlayarak kalp sağlığını olumlu yönde etkileyebilir.</p>
<p>Düzenli Egzersiz</p>
<p>Düzenli Egzersiz: Kalp sağlığı için düzenli egzersiz, vazgeçilmez bir unsurdur. Her gün yapılmasına gerek olmamakla birlikte haftada en az 3-4 gün, her seferinde 30-40 dakika süren orta yoğunluklu aerobik egzersizler, kalp sağlığını olumlu yönde etkiler. Bu tür egzersizler, kalp atış hızını artırarak kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve kolesterol seviyelerini düşürebilir. Ayrıca egzersiz vücut ağırlığını kontrol altında tutmaya yardımcı olur ve obezitenin önlenmesine katkı sağlar. Fiziksel aktivite, aynı zamanda stresi azaltabilir ve genel yaşam kalitesini artırabilir. Ancak başlamadan önce doktora danışmak önemlidir, özellikle de mevcut sağlık sorunları veya kardiyovasküler cerrahi sonrası bir program başlatmak isteniyorsa. Egzersiz düzeni kişiselleştirilmeli ve bireyin yaş, sağlık durumu ve hedeflerine uygun olmalıdır. Kalp sağlığını korumak için egzersizi yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası haline getirmek önemlidir.</p>
<p>Sigara ve Alkolün Bırakılması</p>
<p>Sigara ve alkol tüketiminin bırakılması, kalp sağlığı açısından hayati bir öneme sahiptir. Sigara içmek, vücuda zarar veren birçok toksini serbest bırakır ve bu toksinler damarları daraltarak kan basıncını artırabilir. Aynı zamanda sigara içmek, vücudu oksijensiz bırakır ve kalp krizi riskini artırır. Alkol tüketimi ise aşırıya kaçıldığında kalp ritim bozukluklarına ve yüksek tansiyona yol açabilir. Alkol, kalp kasına da zarar verebilir ve kalp yetmezliği riskini artırabilir. Bu nedenle sigara içmeyi bırakmak ve alkol tüketimini sınırlamak, kalp sağlığını olumlu yönde etkileyen önemli adımlardır. Sigara bırakma programlarına katılmak, destek gruplarına katılmak ve alkol tüketimini azaltmak için danışmanlık almak, bu alışkanlıklardan kurtulmayı kolaylaştırabilir. Bu adımlar, kalp-damar sağlığını korumanın yanı sıra genel sağlık açısından da büyük faydalar sağlayabilir.</p>
<p>Stres Yönetimi</p>
<p>Stres yönetimi, kalp sağlığını korumak ve kardiyovasküler cerrahi sonrası iyileşme sürecini desteklemek için kritik bir faktördür. Yoğun stres, vücudu sürekli olarak yüksek seviyede kortizol adı verilen stres hormonu üretmeye zorlayarak kan basıncını artırabilir, kalp atış hızını hızlandırabilir ve damarların sıkışmasına neden olabilir. Bu durum, kalp hastalıklarının gelişme riskini artırabilir. Stresle başa çıkmak için gevşeme teknikleri, meditasyon ve derin nefes alma gibi yöntemler önerilir. Ayrıca düzenli fiziksel aktivite, stres seviyelerini azaltmaya yardımcı olabilir. Kişisel hobilerin veya sosyal destek ağlarının oluşturulması da stresi azaltabilir. Stres yönetimi, kalp sağlığını korumak için vazgeçilmez bir adımdır ve yaşam kalitesini artırabilir.</p>
<p>İlaçların Düzenli Kullanımı</p>
<p>Kalp sağlığını korumak veya kardiyovasküler cerrahi sonrası tedaviyi desteklemek için ilaçların düzenli kullanımı son derece önemlidir. Kalp hastalıkları için reçete edilen ilaçlar, kan basıncını düzenlemek, kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmak, kan pıhtılarını önlemek ve kalp ritmini düzenlemek gibi önemli görevlere sahiptir. Bu ilaçları doktorun önerdiği şekilde ve düzenli olarak kullanmak, tedavi sürecinin başarısını artırabilir. İlaçların zamanında alınmaması veya düzensiz kullanılması, hastalığın ilerlemesine ve komplikasyon riskinin artmasına yol açabilir. Bu nedenle doktorun önerdiği dozları ve kullanım talimatlarını tam olarak takip etmek çok önemlidir. Ayrıca ilaçların yan etkileri veya etkileşimleri hakkında doktorla iletişim halinde olmak da gereklidir. İlaçların düzenli kullanımı, kalp sağlığına yönelik yapılan diğer çabaları destekler ve uzun vadeli başarı için kritik bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089">Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Derek Fisher: &#8220;Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü görüyoruz!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-derek-fisher-beynin-hangi-ilacla-nasil-gorundugunu-goruyoruz-403927</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 00:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[derek]]></category>
		<category><![CDATA[fisher]]></category>
		<category><![CDATA[göründüğünü]]></category>
		<category><![CDATA[görüyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçla]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacının katılımıyla gerçekleştirilen 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında nörobilim, genetik ve tıp alanlarındaki son gelişmeler ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-derek-fisher-beynin-hangi-ilacla-nasil-gorundugunu-goruyoruz-403927">Prof. Dr. Derek Fisher: &#8220;Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü görüyoruz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacının katılımıyla gerçekleştirilen 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında nörobilim, genetik ve tıp alanlarındaki son gelişmeler ele alındı. Yeni nörogörüntüleme teknolojilerinin erken tedaviye kadar geçen süreyi kısaltacağına vurgu yapan Kanada Saint Vincent Üniversitesi’nden ve aynı zamanda EEG and Clinical Neuroscience Society (ECNS) Başkanı Prof. Dr. Derek Fisher, beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü ya da ilacın bazı durumları nasıl tersine çevirdiğini beyin haritalama yöntemleri ile görebildiklerini söyledi. Konferansta konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Pinhas Dannon ise yeni teknolojilerin hekimlere daha fazla başarı, hastaya daha az acı vereceğini ifade etti.</strong></p>
<p>Kanada Saint Vincent Üniversitesi’nden bilişsel ve klinik sinirbilim alanındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Derek Fisher, konferansta yaptığı konuşmasında, ağırlıklı olarak beyindeki psikoz üzerine araştırmalar yaptığını dile getirerek, şizofreni ve psikoz bağlamında beynin nasıl değiştiğini incelediklerini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Fisher: “Şuan verdiğimiz tedaviler bir tür tahmin ya da geçmişte işe yarayan yöntemler.”</strong></p>
<p>Biyobelirteçler ve şizofreni konularına da değinen Prof. Dr. Fisher, “Yeni nörogörüntüleme teknolojileriyle yapabileceğimiz pek çok şey var. İyi bir iş çıkarabileceğimiz alanın; hasta gruplarını sınıflandırmak için teknolojileri kullanmak olacak. Şu an verdiğimiz tedaviler bir tür tahmin çalışması ya da geçmişte işe yarayan yöntemler. Ancak kişiye özel değil. Bu yüzden belirli tedavilere daha iyi veya daha kötü yanıt verebilecek bireylerin beynindeki belirli değişiklikleri tanımlamak için görüntüleme teknolojilerinden azami derecede faydalanmak olacak. Böylece hasta bireylerin gerçekten etkili bir erken tedavi almasına kadar geçen süre kısalacak.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Fisher: “Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü görebiliyoruz”</strong></p>
<p>Nörogörüntüleme teknolojilerinin gelişiminin kişiye özel tedavi planı oluşturmak için nasıl kullanılabileceğine de atıfta bulunan Prof. Dr. Fisher, “QEEG&#8217;nin (beyin haritalama) gösterildiği harika çalışmalar olduğunu, bu yüzden örneğin bazı ilaçların belirli anahtar EEG kalıpları ürettiğini de biliyoruz. Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü ya da ilacın bazı durumları nasıl tersine çevirdiğini görebiliyoruz. Bu da hangi ilaca ya da ilaçlara başlamanın daha etkili olacağına dair bir ipucu oluyor.” diye konuştu.</p>
<p>Hastalar için en etkili tedaviyi bulmanın ve onları bu tedaviyle daha erken buluşturmanın önemine işaret eden Prof. Dr. Fisher, “Bu durum, hastaların yaşam kalitelerini olumlu yönde etkileyecek.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Fisher, şizofreni konusunda nörogörüntüleme yöntemlerinin etkinliği konusuna da değinerek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Multimodal görüntüleme çok önemli. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve EEG’yi bir araya getirerek, şizofreniye mi baktığımızı yoksa bipolar veya duygusal bozukluk mu gibi belirsizlik olduğunda erken ayırıcı tanı koyabileceğimizi düşünüyorum. Bir kişi kronik bir hastalığa yakalandığında, hastalığın ilerleyişini izlemek için kullanmak da önemli olacak. Bunun için aslında kanıtlamamız gereken bazı belirteçlere de sahibiz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Pinhas Dannon: “Bize daha fazla başarı, hastaya daha az acı verecek”</strong></p>
<p>Konferansta konuşma yapan bir diğer konuşmacı İsrail Herzog Tıp Merkezi Psikiyatri Direktörü Prof. Dr. Pinhas Dannon da teknolojik gelişmelerin gelecekte hastaların tedavisine nasıl katkıda bulunacağına ilişkin, “Bugün psikiyatrik bir hastayı tedavi etmek çok zor bir görev. Çünkü hastanın beyninin içinde neler olup bittiğini bilmiyorsunuz, aynı kişiyi tedavi etmek yerine semptomları tedavi etmeye çalışıyorsunuz. İşte bu noktada gelecekte görüntüleme teknikleri bize yardımcı olacak. Bize daha fazla başarı ve hastalar için daha az acı verecek.” dedi.</p>
<p>Nörogörüntüleme teknolojilerindeki gelişmelerin kişiye özel tedavi planları oluşturmak için nasıl kullanılabileceği konusuna da işaret eden Prof. Dr. Pinhas Dannon, “Sen benden farklısın, ben senden farklıyım. Herkes farklı ve farklı düşünme biçimlerimiz var, farklı genetik profillerimiz var. Bilgi ve teknikler bu farklılıkları gösterme potansiyeline sahip. Bu şekilde sadece sorunlarına değil, aynı zamanda iyilik hallerine de odaklanabiliriz.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Dannon: “Geleceğin tıbbını birlikte geliştirebiliriz”</strong></p>
<p>Geleceğin ilacını nasıl yapabileceğine yönelik de Prof. Dr. Dannon, “Entegre olmalıyız, birlikte çalışmalıyız. Birlikte bir şeyler inşa etmeliyiz. Bu şekilde geleceğin tıbbını geliştirebiliriz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Dannon, nörogörüntüleme teknolojilerinin tıp eğitimine etkisine de değinerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tıp eğitimi hayal bile edemeyeceğimiz kadar hızlı bir şekilde gelişiyor. Bu şekilde söyleyelim, tıp fakültesinin ikinci sınıfındayken ilk kez bilgisayar gördüm. Bugün yüksek teknolojiye sahip bir makine satın aldığınızda 6 ay sonra çöpe atabilirsiniz. Çünkü aynı makinenin daha iyi bir versiyonu var. Hatta aynı yeteneklerin daha iyi bir versiyonu var. Teknoloji alanında tüm gelecek bizim elimizde.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı katıldı</strong></p>
<p>03-07 Eylül 2023 tarihleri arasında Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde gerçekleştirilen konferansta 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı, nörobilim, genetik, tıp alanlarındaki son gelişmeleri ele aldı. </p>
<p>Program kapsamında nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen Prof. Monte Buchsbaum&#8217;a Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından fahri doktora takdimi de yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-derek-fisher-beynin-hangi-ilacla-nasil-gorundugunu-goruyoruz-403927">Prof. Dr. Derek Fisher: &#8220;Beynin hangi ilaçla nasıl göründüğünü görüyoruz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşverenler en çok hangi mezunları tercih ediyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isverenler-en-cok-hangi-mezunlari-tercih-ediyor-390782</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 07:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[işverenler]]></category>
		<category><![CDATA[mezunları]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390782</guid>

					<description><![CDATA[<p>YKS sonrası en doğru tercihleri yapmak için araştırmalarını sürdüren gençlerin kariyer planlamasında doğru üniversite ve bölüm tercihi büyük önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isverenler-en-cok-hangi-mezunlari-tercih-ediyor-390782">İşverenler en çok hangi mezunları tercih ediyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><em>YKS sonrası en doğru tercihleri yapmak için araştırmalarını sürdüren gençlerin kariyer planlamasında doğru üniversite ve bölüm tercihi büyük önem taşıyor. Mezun olduktan sonra kolay iş bulmak isteyen gençlere “joker bölümler”i seçmeleri tavsiye ediliyor.</em></li>
<li><em>Peki, işverenler en çok hangi üniversite ve bölüm mezunlarını tercih ediyor? “Yolun Başındayken” programında konuşan Kariyer.net Strateji ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Barış Karadenizli yaptıkları analizde işverenlerin en çok matematik, bilişim ve Almanca bölüm mezunlarını talep ettiğine dikkat çekti.</em></li>
</ul>
<p> </p>
<p>8 Ağustos’a kadar sürecek olan üniversite tercih döneminde kafalar karışık. Bir yanda hayaller öte yanda hayatın gerçekleri… Mezun olduktan sonra sevdikleri alanda iş bulabilmeyi bekleyen gençler en doğru tercihi yapabilmek için araştırıyorlar. Peki, ya işverenler en çok hangi üniversite ve bölüm mezunlarına ilgi gösteriyor? İstatistikler ne diyor?</p>
<p>Doç. Dr. Görkem İldaş’ın hazırlayıp sunduğu “Yolun Başındayken” programına katılan Türkiye&#8217;nin en büyük online istihdam platformu Kariyer.net’in Strateji ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Barış Karadenizli, &#8220;Hangi üniversite ve bölüm mezunları daha hızlı işe giriyor?&#8221; sorusuna cevap verdi. Tercih sürecinde gençlere yol gösterecek bilgileri bir araya getirerek dört yıl önce ücretsiz olarak hayata geçirdikleri “Kariyer.net Üniversite Rehberi”ni anlatan Karadenizli, 140 bin işverenle 25 milyon iş arayanı bir araya getiren bir platform olarak yaptıkları analizlerde işverenlerin en çok matematik mühendisliği bölümünden mezun olan adaylara ilgi gösterdiğini söyledi:</p>
<p>“En hızlı işe giren bölümler neresidir diye baktığımızda matematik mühendisliği tepede çıkıyor. Onun dışında elbette ki yazılım mühendisliği, kontrol, otomasyon mühendisliği, endüstri mühendisliği, işletme mühendisliği yer alıyor. Diğer taraftan baktığımız parametrelerde Almanca işletme okumak çok kıymetli bir yerde görünüyor. Bu talepte bulunan taraflara baktığımızda ağırlıklı tekstil, bilişim ve eğitim gibi alanlar ön plana çıkıyor. Belli lisanlar ile turizmin de çok net bir şekilde resmin içine girdiğini görüyoruz. Yeni medya bölümlerinin çok net bir şekilde talep gördüğünü gözlemleyebiliyoruz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>BİLİŞİME HER SEKTÖRDEN TALEP VAR</strong></p>
<p>Verinin ön plana çıktığı bölümlerin de dikkat çektiğini belirten Barış Karadenizli, kendi platformlarında son üç yılda yaklaşık 450 bine yakın bilişim pozisyonunun açık kaldığını söyledi:</p>
<p>“Data artık kendi meslek dalımız ne olursa olsun bir şekilde geliştirilmesi gereken bir yetkinlik. Onunla ilgilenen ve ona şekil vermeye çalışan taraflar elbette ki biraz daha mühendisliğe yakın gibi duruyorlar. Ama Türkiye&#8217;deki bilişim iş gücünde yaklaşık yüzde 40 işletme-iktisat mezunu olduğunu görüyoruz. O yüzden verinin ön plana çıktığı başlıklar ister istemez dikkat çeken kısımlar oluyor. Bu alanda karşılanamamış bir talep var. İşverenin talebiyle iş gücü arzı denkleşmesinde en büyük farkın biz bilişim alanında olduğunu görüyoruz. Son üç yılda yerleştirilmemiş pozisyonların toplamına baktığımızda yaklaşık 450 bine yakın bilişim pozisyonu açık kalmış. Tırnak içinde ‘yana yakıla’ aranan ve bulunamayan bir kitle var. Demek ki buraya ne kadar fazla iş gücü kanalize edebilirsek o kadar fazla sonuç üretebiliriz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>JOKER BÖLÜMLER AVANTAJLI</strong></p>
<p>Mezun olduğu bölümün dışında kariyer yapan çok sayıda çalışan olduğunu belirten Kariyer.net Strateji ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Barış Karadenizli, “joker” bölümlere dikkat çekerek tercih yapacak gençlere şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Joker bölümler diyebileceğimiz endüstri mühendisliği, işletme mühendisliği gibi daha çok yere çevrilebilen bölümler biraz daha fazla geniş uygulama alanı bulabilen yapılar ve ciddi bir talep görüyorlar. Onlara mutlaka bir göz atılması faydalı olur.</p>
<p>Kolay iş bulma açısından bir de özellikle Anadolu&#8217;nun belli şehirlerinde sanayiyle çok entegre çalıştığını bildiğimiz yerler var. Bunun İstanbul&#8217;a en yakın olan versiyonu Gebze Teknik Üniversitesi gibi sanayiyle birlikte çok fazla proje üreten üniversitelerin mezunlarının çok önemli firmalarda işe girmeyi başardığını görebiliyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isverenler-en-cok-hangi-mezunlari-tercih-ediyor-390782">İşverenler en çok hangi mezunları tercih ediyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklu Evler için Hangi Klimalar Daha Uygun?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklu-evler-icin-hangi-klimalar-daha-uygun-384241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 12:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklu]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[evler]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[klimalar]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Klimaların doğru kullanımı her yaş grubu, özellikle de çocuklar için büyük önem taşıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklu-evler-icin-hangi-klimalar-daha-uygun-384241">Çocuklu Evler için Hangi Klimalar Daha Uygun?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Klimaların doğru kullanımı her yaş grubu, özellikle de çocuklar için büyük önem taşıyor. Çocuk odasında doğru klima tercihinin, çocuğun hem uykusu hem de günlük yaşantısı için rahat bir ortam sağlayabileceğini ifade eden Toshiba Ürün Yöneticisi Caner Doğan, çocuk odasına klima satın alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çocukların yaşadığı odanın sıcaklığı iyi ayarlanmazsa ve odanın ısısı yüksek olursa, birçok sağlık sorununun yaşanabileceğine dikkat çeken <strong>Toshiba Ürün Yöneticisi Caner Doğan</strong>, çocuk odasında tercih edilebilecek klimalarla ilgili önemli ipuçları verdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çıkarılabilir ve yıkanabilir filtreleri bulunmalı </strong></p>
<p>Çocukların soluduğu havanın kalitesi için havanın mikroplardan, tozdan ve alerjenlerden arınmış olması gerektiğini belirten Doğan şunları söyledi; “Çocuk odası için en iyi klimayı bulma yolunda ilerlerken kesinlikle seçilen klima ünitelerinin kapsamlı, kaliteli ve gelişmiş hava filtreleri bulunmalı. Özellikle çocuğun astım gibi kronik solunum yolu rahatsızlıkları teşhisi varsa, çıkarılabilir ve yıkanabilir filtrelere sahip bir klima tercih edilerek cihazın temizliği kolaylaştırabilir ve çocuğun daima alerjensiz hava soluduğundan emin olunabilir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıklı bir uyku için gürültü seviyesi düşük klimaları tercih edin </strong></p>
<p>Çocuk odası kliması seçiminde klimanın dB(A) derecesinin (desibel derecesi) de önemli bir kriter olduğunu söyleyen Doğan; “Klima ünitesinin gürültü seviyesi, çocuğun tam olarak ne kadar sağlıklı uyuyacağını doğrudan etkileyebilir. Kendisinin sakin ve sessiz bir ortamda gece boyu mışıl mışıl uyuması için en düşük dB(A) seviyesinde bir klima tercih edilebilir. Gürültü seviyeleri desibel cinsinden ölçülür. Düşük ayarda 18 desibele kadar ve turboda 60 desibele kadar çalışan klimalar uygun olabilir. Ayrıca uzaktan kumandalı ve Wi-Fi özellikli klima üniteleri, klima ayarlarını çocuk odasına adım atmadan ve uykuya dalmış çocuğu uyandırmadan kolayca değiştirmeyi sağlar. Bazı modeller, akıllı ev cihazlarını kullanarak sesli kontrol olanağı da sunar” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuk odası klima tercihinde performansın önemini atlamayın </strong></p>
<p>Çocuk odası için hangi klima satın alınmalı diye araştırma yaparken evin diğer odalarına alınan klimalar gibi bu klimanın da performansına, verimine ve kullanım koşullarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan “Split klima modelleri inanılmaz derecede kullanışlıdır çünkü yıl boyunca kullanılabilme özelliğine sahiptir. Yaz aylarında çocuğun odasını soğutmaya ihtiyacı olanlar soğutma modundan yararlanabilir, kış aylarında odayı ısıtmak için ise ısıtma moduna dönebilir. Sadece nem alma modunu da kullanarak oda içerisindeki nem dengesini sağlayabilirsiniz.” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklu-evler-icin-hangi-klimalar-daha-uygun-384241">Çocuklu Evler için Hangi Klimalar Daha Uygun?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EYT&#8217;lilere hangi banka, ne kadar promosyon veriyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eytlilere-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor-357790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 10:18:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[eytlilere]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[promosyon]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357790</guid>

					<description><![CDATA[<p>2 milyon 250 bin kişi Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşmasının ardından emekli olmaya hak kazanırken bankalar da müşteri portföylerini genişletmek üzere emekli bankacılığına yönelik çalışmalarını hızlandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eytlilere-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor-357790">EYT&#8217;lilere hangi banka, ne kadar promosyon veriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2 milyon 250 bin kişi Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşmasının ardından emekli olmaya hak kazanırken bankalar da müşteri portföylerini genişletmek üzere emekli bankacılığına yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Enuygun Finans, emeklilerin bankalardan alabilecekleri promosyon miktarları hakkında merak edilenleri derledi. </strong></p>
<p> </p>
<p>Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşmasının ardından emekli olmaya hak kazanan 2 milyon 250 bin kişi ilk maaşlarını nisan ayında alacak. Yeni müşteri kazanmak isteyen bankalar, maaşlarını 3 yıl boyunca o bankadan alacaklarını taahhüt eden emeklilere banka promosyonu ödemesi yapacak. EYT’lilere hangi bankanın ne kadar promosyon verdiğine dair detayları, kullanıcılarına en uygun kredi fırsatını sunmak için bankalardan aldığı anlık verilerle en güncel faiz oranlarını ve kredi hesaplamalarını karşılaştıran Enuygun Finans araştırdı.  Enuygun Finans’ın yaptığı derlemeye göre bankalar ve promosyon teklifleri şöyle:</p>
<p> </p>
<ul>
<li>İş Bankası, emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan emeklilere 7.500 TL’ye varan promosyon ödemesi sunuyor. Ek olarak maaşlarını almak için İş Bankası’nı tercih eden kişiler Maximum Kart’ı aidatsız kullanabiliyor.</li>
<li>Akbank SGK emekli maaşını taşıyanlara 7.000 TL&#8217;ye varan promosyona ek 1.500 TL chip-para ve aylık %27’ye varan hoş geldin mevduat faizi imkanı sunuyor.</li>
<li>Emekli maaşını 3 yıl süre ile alma sözü veren emeklilere 5.000 TL’ye varan, EYT kapsamındaki emeklilere ise otomatik fatura ödeme talimatına karşılık 7.500 TL’ye varan promosyon fırsatı Denizbank’ta yer alıyor. MobilDeniz üzerinden üye olanlar ise TL mevduatlarına %27 hoş geldin faizi alıyor.</li>
<li>Emekli maaşını ING’ye taşımayı seçenler koşulsuz 7.500 TL’ye varan nakit promosyon kazanabiliyor. Ayrıca ING Kredi Kartları ile emekli maaş müşterilerine özel 1.000 TL bonus fırsatı sunuluyor ve emekli ING müşterileri 3 ay ertelemeli kredi kullanabiliyor. %27 hoş geldin faizi de maaşını ING’ye taşıyan kişileri bekliyor.</li>
<li>Emekli maaşını Garanti BBVA’dan alanlar, 7.500 TL&#8217;ye varan nakit promosyona ek, kredi kartı ile 500 TL harcamalarına 1.000 TL bonus fırsatı kazanıyor. Garanti BBVA, mobil müşterilerine özel, 1.000 TL bonus ve 10.000 TL’ye varan Faizsiz Taksitli Nakit Avans fırsatı sunuyor. Banka, ayrıca EYT’lileri yüzde 28 hoş geldin faizi ile karşılıyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eytlilere-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor-357790">EYT&#8217;lilere hangi banka, ne kadar promosyon veriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Döneminde Hangi Aşı Ne Zaman Yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelik-doneminde-hangi-asi-ne-zaman-yapilmali-344558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 08:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamilelik, bağışıklık sisteminin zayıfladığı bir dönem olduğu için bulaşıcı hastalıklara karşı hassasiyet artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelik-doneminde-hangi-asi-ne-zaman-yapilmali-344558">Hamilelik Döneminde Hangi Aşı Ne Zaman Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik, bağışıklık sisteminin zayıfladığı bir dönem olduğu için bulaşıcı hastalıklara karşı hassasiyet artıyor. Anne adaylarının aşılanmaları anne karnındaki fetüsün ve doğumdan sonra yenidoğanın önlenebilir olan enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanmalarında önemli rol oynuyor. </p>
<p>Aşıların temel amacı, anne adaylarının yüksek risk altında oldukları bulaşıcı hastalıklara karşı korunmalarını sağlamak. Aşılama sayesinde aynı zamanda düşük, bebekte gelişme geriliği ve zekâ geriliği gibi ağır tablolar da önlenebiliyor. İdeali, aşıların hamilelik öncesinde tamamlanması olsa da, hamilelik sırasında da aşı uygulamaları yapılıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, her aşının kendine özel bir uygulama takvimi olduğunu belirterek, “Canlı aşılar haricinde hamilelikte uygulanabilen tüm aşılar, hamileliğin ilk 3 aylık dönemi de dahi olmak üzere herhangi bir hamilelik haftasında yapılabiliyor. Ancak yine de, hamileliğin ilk 3 ayı organ gelişimi olan dönemi kapsadığı için aşıların mümkünse 3 aydan sonra uygulanması tercih ediliyor” diyor. Hamilelikte standart aşı takvimine göre yapılması gereken aşıların yetersiz dozda ve sürede uygulandıklarında etkinliklerinin azalacağına dikkat çeken Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, “Örneğin tetanoz aşısında, doğumdan en geç 2 hafta önce aşı dozunun tamamlanmış olması gerekiyor. Yeterli süre sağlanmadıysa tek doz tetanoz aşısı olan anne ve bebek bu hastalık açısından risk altında oluyor.” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>HANGİ AŞI NE ZAMAN YAPILMALI? </strong></p>
<p>Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği (ACOG) tüm hamileler için rutin olarak tetanoz, difteri, boğmaca, hepatit B ve influenza aşılarını öneriyor. Hamilelikte iyi bir güvenlik profiline sahip olan bu aşılar yenidoğana pasif koruma sağlayabiliyor ve düşüğe neden olmuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, hamilelik döneminde yaptırılması yaşamsal öneme sahip olan aşıları şöyle anlatıyor: </p>
<p><strong>İNFLUENZA</strong></p>
<p>İnfluenza aşısı, hamilelikte önerilen bir diğer önemli aşılardan. Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, influenza enfeksiyonunun hamilelikte daha ağır seyredebildiği için hepatit B enfeksiyonundan daha farklı bir özellik taşıdığına dikkat çekerek, “Zira influenza annede akciğer ile kalp sorunlarında, hastanede yatışta ve düşükte artışa neden olabiliyor” diyor. Bunların yanı sıra hamilelikte influenza aşısının antikorları plasentadan geçerek bebeği koruyor. Bu sayede influenza aşısı anne adaylarının yanı sıra 6 aydan küçük yenidoğanlarda da koruma sağlıyor. </p>
<p><strong>Ne zaman yapılmalı? </strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 14. hamilelik haftasından sonra, influenza mevsimi boyunca, (Eylül-Nisan aylarında) hamilelere influenza aşısını öneriyor.</p>
<p><strong>COVID – 19 AŞISI</strong></p>
<p>Covid-19 pandemisinde yapılan çalışmalarda, anne adaylarında, hamile olmayanlara göre bu enfeksiyonun daha ağır seyrettiği izlenmiş. Çalışmalar sonucunda; inaktif Covid-19 aşı uygulamalarının anne adayları ve yenidoğan için hamileliğin her aşamasında etkin ve güvenli olduğu tespit edilmiş. Bu nedenle anne adaylarına T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ve Kadın Doğum Derneklerinin önerisi doğrultusunda Covid-19 aşısı tavsiye ediliyor. </p>
<p><strong>Ne zaman yapılmalı? </strong></p>
<p>Covid – 19 aşısını, hamileliğin ilk 12. hafta sonrasına kadar ertelemenin gerekli olduğuna dair bir kanıt mevcut değil. Bu nedenle aşı hamileliğin her döneminde uygulanabiliyor. Bir doz Covid-19 aşısı orijinal alfa varyantına karşı iyi bir koruma sağlıyor, ancak virüsün delta varyantı ile iyi bir bağışıklık seviyesi sağlamak için iki doz gerekiyor. İkinci doz, ilk dozdan 8 hafta sonra uygulanıyor. Omicron varyantına karşı en iyi korumayı sağlamak için bir doz güçlendirici (üçüncü doz) öneriliyor. </p>
<p><strong>TETANOZ – DİFTERİ AŞISI</strong></p>
<p>Tetanoz enfeksiyonu; hamilelikte yaralanma, ısırık, trafik kazası ve yanık gibi durumlarda veya doğum esnasında bebeğin göbek kordonunun (özellikle evde yapılan doğumlarda) hijyenik olmayan bıçak gibi alet ile kesilmesi ya da pansuman edilmesi sonucu gelişebiliyor. Aşılama sayesinde hem hamilelikte ortaya çıkabilecek tetanoz enfeksiyonunun şiddeti azalıyor, hem de buna bağlı gelişebilecek olan erken doğum ve ölü doğum riski düşüyor. Bunların yanı sıra bebekte gelişebilecek olan nörolojik sorunlar da önlenebiliyor. </p>
<p>Difteri hastalığı da solunum yollarında ölümcül sonuçlara yol açabilen bir hastalık. Difteri toksoid aşısı çocukluk çağından itibaren aşı takviminde tetanoz aşısı ile birlikte uygulanıyor. Yaygın aşılama programı ile de dünya genelinde oldukça az görülmeye başlandı. Ancak çocukluk çağında aşılamayla ömür boyu bağışıklık sağlanamadığı için hamilelik durumunda tetanoz aşısı ile birlikte uygulama tekrarı yapılıyor. </p>
<p><strong>Ne zaman yapılmalı?</strong></p>
<p>Tetanoz- Difteri aşı takvimine göre; aşının ilk dozu hamileliğin 4. ayında veya henüz yapılmadıysa 4. aydan sonra ilk muayenede uygulanıyor. İkinci doz, ilk dozdan en az 4 hafta sonra yapılıyor, bu sayede 1-3 yıl koruma sağlanmış oluyor. Bununla birlikte; 2. dozdan en az 6 ay sonra yapılan 3. doz uygulaması ile 5 yıl ve 3. dozdan en az bir yıl sonra ya da bir sonraki hamilelikte uygulanan aşı ile 10 yıl bağışıklık sağlanıyor. Yine aşı takvimine göre; 4. dozdan en az bir yıl sonra ya da bir sonraki hamilelikte uygulanan aşı ile doğurganlık çağı boyunca koruma sağlanıyor. Daha önce beş tam doz ile aşılanan kadınlarda, son 10 yılda ek doz yapılmamışsa, hamilelikte tercihen 20-36 haftalar arasında tek doz aşılama yeterli oluyor. </p>
<p><strong>HEPATİT B AŞISI</strong></p>
<p>Hepatit B aşısı, anne adayının daha önceden bağışıklığı yoksa yapılabiliyor. Hamilelikte geçirilen hepatit B enfeksiyonunun normal popülasyona göre daha ciddi seyretmesi beklenmiyor. Ancak yenidoğana enfeksiyonun aktarılması riski oluyor. Dolayısıyla daha önceden hepatit B enfeksiyonuna bağışıklık kazanmamış olan anne adaylarının hamilelik döneminde aşılanmaları, yenidoğanda ciddi sorunlar oluşturabilen hepatit B virüsünün bulaşma riskini azaltıyor.  </p>
<p><strong>Ne zaman yapılmalı?</strong></p>
<p>Hamileliğin 0, 1 ve 6. aylarında uygulanan aşı hem anneyi hem doğumdan sonra bebeği koruyor. </p>
<p><strong>BOĞMACA AŞISI</strong></p>
<p>Boğmaca aşısı çocukluk çağında aşı takviminde yer alıyor, ancak ömür boyu bağışıklık sağlamıyor. Bu nedenle yüksek riskli hasta grubuna (sağlık çalışanları, bağışıklığı baskılanmış kişilerle yaşayan, küçük çocuklarla yaşayan veya çalışan kişiler) ek doz uygulamaları öneriliyor. </p>
<p><strong>Ne zaman yapılmalı? </strong></p>
<p>Hamilelik döneminde 6. aydan sonra, doğacak bebeği korumaya yönelik, boğmaca aşısının uygulanması tavsiye ediliyor. Bu sayede bebeğe erken dönemlerinde pasif koruma imkânı sağlanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelik-doneminde-hangi-asi-ne-zaman-yapilmali-344558">Hamilelik Döneminde Hangi Aşı Ne Zaman Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
