<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hala | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hala/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hala</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Mar 2026 11:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hala | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hala</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[tavanla]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların iş gücüne katılımlarının artmasına karşın üst düzey yönetim pozisyonlarında temsillerinin hâlâ sınırlı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Araştırmalar, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin bazı durumlarda kadınların görünürlüğünü ve terfi fırsatlarını azaltabildiğini gösteriyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418">Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzde kadınların iş gücüne katılımlarının artmasına karşın üst düzey yönetim pozisyonlarında temsillerinin hâlâ sınırlı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Araştırmalar, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin bazı durumlarda kadınların görünürlüğünü ve terfi fırsatlarını azaltabildiğini gösteriyor” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Ülfet Uzunkoca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri ve çözüm önerilerini ele aldı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yapısal faktörler engel oluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların iş gücüne katılımının, dünya genelinde artmasına rağmen üst düzey yönetim ve karar alma mekanizmalarında temsillerinin hâlâ sınırlı düzeyde kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Bu durum bireysel yetersizliklerden değil, toplumsal cinsiyet rolleri, bakım sorumluluklarının büyük ölçüde kadınlara yüklenmesi, liderliğin erkeklikle ilişkilendirilmesi ve kurum kültürlerinde yerleşmiş stereotipler gibi çok katmanlı yapısal faktörlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla mesele bireysel kapasite değil; kariyer yolu, destek mekanizmaları ve kurumsal pratikler içinde yeniden üretilen yapısal engellerdir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni bir yapısal engel: “Esneklik Damgalaması”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda yaygınlaşan uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin kadınlar açısından yeni bir risk alanı yaratabildiğine dikkat çeken Uzunkoca, bu durumun literatürde <b>“</b>esneklik damgalaması” olarak tanımlandığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, “Bu olgu, esnek çalışma düzenlerinden yararlanan çalışanların işlerine daha az bağlı ya da daha düşük performanslı olduğu yönündeki temelsiz varsayımlara dayanıyor. McKinsey &#038; Company tarafından yayımlanan 2025 verilerine göre uzaktan çalışan kadınların, ağırlıklı olarak ofiste çalışan kadınlara kıyasla kariyerlerini destekleyen ve onları terfi fırsatları için öneren kıdemli yöneticilerle daha az temas kurabildiği ve son iki yıl içinde terfi edilme olasılıklarının daha düşük olduğu görülüyor. Erkek çalışanlarda ise çalışma mekânına bağlı olarak benzer bir fark gözlenmiyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ofisten çalışanlara oranla terfi olasılığı 1,5 kat daha düşük</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, özellikle kariyerin erken dönemlerinde uzaktan çalışan kadınların terfi olasılığının ofisten çalışan kadınlara kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha düşük olduğunu belirterek “Bu durum evden çalışmanın bazı kadınlar için yalnızca esneklik sağlamadığını, aynı zamanda görünürlük ve ilerleme fırsatlarını sınırlayan yapısal bir bariyere dönüşebildiğini gösteriyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’de kadınların yönetim kurulu temsili yüzde 19,4 seviyesinde</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların yönetim kurullarındaki temsiline ilişkin uygulamaların ülkeler arasında farklılaştığını belirten Uzunkoca, bazı ülkelerde bağlayıcı hedefler uygulanırken bazı ülkelerde gönüllü hedeflerin tercih edildiğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Avrupa Birliği, borsaya kote şirketlerde 2026 yılına kadar icracı olmayan üyelerde yüzde 40, tüm üyeler dahil edildiğinde yüzde 33 kadın temsilini hedefleyen bağlayıcı bir düzenleme kabul etmiş durumda. Buna karşılık Türkiye’de zorunlu bir kota bulunmuyor. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından önerilen gönüllü yüzde 25 hedefe rağmen BIST şirketlerinde kadınların yönetim kurulu temsili yaklaşık yüzde 19,4 seviyesinde bulunuyor.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uzunkoca, bu tablonun temsilin “doğal akış içinde” kendiliğinden dengelenmediğini ve bazı durumlarda yapısal politika araçlarının gerekli olduğunu gösterdiğini vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam tavanın aşılması için kurumsal dönüşüm gerekli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cam tavanın yalnızca bireysel bir kariyer sorunu değil; kurumların ilerleme mekanizmaları içinde yeniden üretilen çok katmanlı bir yapısal engeller bütünü olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, bu nedenle çözümün yalnızca kadınların daha fazla çaba göstermesine indirgenemeyeceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Kurumsal düzeyde yapılması gerekenlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, “Yönetim kurulu ve üst yönetim için belirlenen temsil hedefleri, şeffaf biçimde izlenmeli. Atama ve terfi süreçlerinde açık ve ölçülebilir kriterlerin tanımlanması gerekir. Karar vericilerin temsil ve ilerleme konusunda hesap verebilir kılınması ve kurum içinde sistematik mentorluk ve sponsorluk mekanizmalarının kurulması da alınacak tedbirler arasında sayılabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Psikolojik etkilerden korunmak için öneriler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cam tavanın yalnızca kariyer ilerleyişini değil, aynı zamanda kadınların motivasyonunu, öz yeterlilik algısını ve kurumlara bağlılığını da etkileyebildiğini belirten Uzunkoca, psikolojik olarak korunmak için bazı stratejilerin önemli olduğunu vurguladı ve bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bu stratejilerin başında görünürlük geliyor</span></span></span></b><span><span><span>: Birçok kadın “iyi iş yaparsam fark edilirim” düşüncesiyle geri planda kalabiliyor. Literatürde “Tiara Sendromu” olarak tanımlanan bu durum zamanla motivasyon kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle katkıların yalnızca çaba üzerinden değil, üretilen somut sonuçlar üzerinden ifade edilmesi önemlidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bir diğer önemli unsur ise</span></span></span></b><span><span><span> <b>sosyal sermaye ve ilişki ağları: </b>Üst yönetim kademelerine çıkış, çoğu zaman resmi ilanlardan değil, informel ağlar ve ortak projeler üzerinden gerçekleşmektedir. Kurum içinde farklı departmanlarla iş birliği kurmak bu anlamda çok önemli bir diğer unsurdur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam uçuruma dikkat! </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, ayrıca kadınlara sunulan liderlik fırsatlarının bazen yüksek riskli dönemlerde ortaya çıkabildiğini belirterek literatürde “cam uçurum” olarak adlandırılan bu durumun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu nedenle kadınların kendilerine sunulan liderlik rollerini yalnızca “yükselme” başlığı altında değil, gerekli kaynak ve yetkilerin sağlanıp sağlanmadığını da dikkate alarak değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam tavanı kırmak yalnızca yukarı bakmak değildir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, tüm bireysel stratejilere rağmen kurum kültürünün belirleyici bir rol oynamaya devam ettiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Eğer bir organizasyonun kültürü kapsayıcılığa dirençliyse ve ilerleme sürekli bireysel bedeller gerektiriyorsa, cam tavanı kırmak her zaman içeriden mücadele etmek anlamına gelmez. Kadın liderliğinin desteklendiği bir kuruma geçiş yapmak vazgeçmek değil, bilinçli bir yön değişimidir. Cam tavanı aşmak yalnızca yukarı doğru ilerlemekle ilgili değildir; aynı zamanda sosyal ve psikolojik kaynakları doğru yönetmek ve kariyer yolunu bilinçli biçimde şekillendirmekle ilgilidir.”</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418">Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025 Sonuçları Açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu  bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor</p>
<p>Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.<br />  İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.</p>
<p>Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor</p>
<p>Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.</p>
<p>Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor</p>
<p>Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.</p>
<p>Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor</p>
<p>Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor.<br />  Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.</p>
<p>Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü</p>
<p>“İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:</p>
<p>“Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.”</p>
<p>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:</p>
<p>“Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.</p>
<p>KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı.</p>
<p>Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.”</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:</p>
<p>“İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.<br />  Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.”</p>
<p>Sonuç</p>
<p>İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[baran]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484">Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalık. Dünyada ve ülkemizde hala en sık görülen enfeksiyonlardan biri olan zatürre aynı zamanda en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Öyle ki ülkemizde her yıl   yaklaşık 300 bin kişiye zatürre tanısı konuluyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı verilerine göre; hastaneye en çok yatış gerektiren bir enfeksiyon olan zatürre ölüm sebepleri arasında ilk 10&#8217;uncu sırada olmaya devam ediyor.  <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, </strong> sonbahar ve kış aylarında kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı artan zatürrenin özellikle ileri yaşta ve kronik hastalığı olan kişilerde  son derece ciddi ve ölümcül seyredebileceğine dikkat çekerek, “Enfeksiyon sebebiyle vücuttaki oksijen seviyesinin düşmesi tüm organları etkilemektedir. Bunun sonucunda akciğerin yanı sıra böbrek, kalp ile karaciğer yetmezlikleri gelişebilmektedir. Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan kişilerde bu organlar çok daha kolay hasar görmektedir” diyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,</strong>  dolayısıyla zatürreden korunmanın yaşamsal önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu enfeksiyondan en etkili korunma yöntemi ise özellikle 65 yaş üstü ve/veya altta kronik hastalığı olanların düzenli yıllık grip aşısı ve 1 kez zatürre aşısı yaptırmalarıdır” diyor.</p>
<p><strong>Kapalı alanlarda hızla bulaşıyor</strong></p>
<p>Sonbahar ve kış aylarında zatürrenin görülme sıklığı belirgin şekilde artış gösteriyor. Bu artışın nedenleri arasında grip (influenza), RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs), koronavirus gibi solunum yolu virüslerinin bu mevsimlerde daha yaygın olmaları yer alıyor. Virüsler akciğerlerin savunmasını zayıflatıyor ve bakterilerin yerleşip iltihap yapmalarını kolaylaştırıyor. Soğuk havada kapalı ortamlarda uzun süre zaman geçirilmesi de damlacık yoluyla bulaşan mikroorganizmaların hızla yayılmalarını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda soğuk hava burun ve solunum sistemindeki savunma mekanizmalarını zayıflatıyor. Güneş ışığının az olması da D vitamini düzeylerinin düşmesine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olabiliyor. Bu etkenler zatürrenin görülme sıklığını dolaylı olarak artırıyor. KOAH, kalp yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalıklar da soğuk havalarda kötüleşerek zatürrenin gelişimini kolaylaştırıyor. </p>
<p><strong>Mikroplar oksijen seviyesini düşürüyor!  </strong></p>
<p>Bakterilerin, virüslerin ve nadir olarak mantar enfeksiyonlarının akciğerlere ulaşmasıyla gelişen zatürre bulaşıcı ve hızlı ilerleyebilen bir hastalık. Çoğunlukla solunum yoluyla bulaşan zatürrenin bulaşma riski ise virüs veya bakterilerin türüne göre değişiyor. Hasta bir kişi öksürürken veya hapşırırken damlacıklar havaya karışıyor. Sağlıklı kişi bu damlacıkları soluduğunda mikroplar burun, boğaz veya soluk borusundan akciğerlere ulaşıyor. Normalde akciğerler kendini iyi koruyor; burun, soluk borusundaki tüyleri ve mukus ise mikropları dışarı atarken,  bağışıklık hücreleri de mikropları yutuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, “Ancak  grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında, sigara kullanımında, bağışıklık sistemi zayıfladığında, aşırı yorgunlukta veya beslenme bozukluğunda mikroplar akciğerin hava keseciklerine  kadar ulaşmaktadır” uyarısında bulunuyor. Vücudun burada çoğalan mikropları yok etmek için iltihap karşıtı hücrelerini bölgeye gönderdiğini belirten Prof. Dr. Reha Baran, “Bu savaş sırasında alveoller, yani akciğer dokuları sıvı iltihap hücreleri ve bakterilerle dolmaktadır. Bunun sonucunda, vücutta oksijen seviyesi düşerken; ateş, öksürük ve göğüs ağrısı gibi sorunlar başlamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Hafif öksürük ve ateş erken belirtisi olabilir! </strong></p>
<p>Zatürre basit bir soğuk algınlığı gibi başlayıp, hızla ağırlaşabilen bir hastalık. Başlangıcında genellikle 38-40 derece ateş, titreme ve öksürük görülüyor. Önce kuru özellik sergileyen öksürük daha sonra sarı, yeşil veya pas renginde balgamlı hale geliyor.  Nefes alırken göğüste batar tarzda ağrı, halsizlik, yorgunluk, hafif egzersizlerde veya konuşurken hissedilen nefes darlığı, özellikle virüs zatürrelerinde kas-eklem ağrıları, diğer belirtilerini oluşturuyor.  Prof. Dr. Reha Baran, bu dönemde hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıdığı uyarısında bulunarak, “Risk grubunda olanlarda ise sadece hafif öksürük ve ateş bile erken zatürre belirtisi olabilmektedir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,<strong> </strong>erken tanı konulduğunda enfeksiyonun akciğerin tamamına yayılmadan durdurulabildiğine işaret ederek, “Bu sayede solunum yetmezliği ve kan zehirlenmesi gibi komplikasyonlar önlenirken, hastaneye yatış ihtimali azalmaktadır. Özellikle yaşlılarda ve kronik bir hastalığı olanlarda erken tedavi ölüm riskini önemli ölçüde düşürmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bol sıvı alımı ve istirahat önemli! </strong></p>
<p>Zatürrenin tedavisinde amaç enfeksiyonu yok etmek, akciğer fonksiyonunu düzeltmek ve nefes darlığı ile organ yetmezliği gibi komplikasyonları önlemek. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,<strong> </strong>bakteri kaynaklı zatürrelerde tedavinin temelini antibiyotiklerin oluşturduğunu belirterek, “Viral zatürrelerde ise antibiyotik etkisizdir. Bu durumda; bol sıvı alımı, istirahat, ateş düşürücü ilaçlar ve gerekiyorsa oksijen desteği önemlidir.  İnfluenza (grip) kaynaklı gelişen zatürrelerde özel bir antiviral ilaçlar ve covid-19 gibi enfeksiyonlarda ise kortizon kullanılabilir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Zatürreden korunmak için 8 kritik kural! </strong></p>
<ul>
<li>Zatürre ve grip aşılarınızı yaptırın. </li>
<li>Sigara ve alkolü mutlaka bırakın. </li>
<li>Ellerinizi sık sık sabunlu suyla en az 2 dakika boyunca yıkamayı alışkanlık edinin.</li>
<li>Kapalı ortamlarda bulunmaktan kaçının, eğer mecbursanız mutlaka maske kullanın. </li>
<li>Hastalar ile yakın temasta bulunmamaya özen gösterin.</li>
<li>Bağışıklık sistemini güçlendirmek için<strong> </strong>dengeli beslenin, özellikle protein ve C vitamini yönünden zengin besinler tüketin, yeterli süre uyuyun, düzenli egzersiz yapın, stresi yönetmeye çalışın,   kronik bir hastalığınız varsa düzenli olarak kontrolünü yaptırın. </li>
<li>Odanızı her gün üç kez olacak şekilde 15’er dakika havalandırın. Ayrıca, nem oranı çok düşük ortamlarda bulunmamaya dikkat edin.</li>
<li>Soğuk havada burundan nefes alın. Burun, soğuk havayı akciğerlere ulaşmadan önce ısıtır ve nemlendirir. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484">Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky: Türkiye&#8217;deki PC&#8217;lerin yarısı hala Windows 10 işletim sistemini kullanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-pclerin-yarisi-hala-windows-10-isletim-sistemini-kullaniyor-575243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 13:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşletim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[lerin]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[Windows 10]]></category>
		<category><![CDATA[yarışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky'nin istatistiklerine göre, genel kullanıcıların yarısından fazlası ve kurumsal kullanıcıların yaklaşık %60'ı Windows 10 işletim sistemini kullanmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-pclerin-yarisi-hala-windows-10-isletim-sistemini-kullaniyor-575243">Kaspersky: Türkiye&#8217;deki PC&#8217;lerin yarısı hala Windows 10 işletim sistemini kullanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky&#8217;nin istatistiklerine göre, genel kullanıcıların yarısından fazlası ve kurumsal kullanıcıların yaklaşık %60&#8217;ı Windows 10 işletim sistemini kullanmaya devam ediyor. Kullanıcıların yalnızca %33&#8217;ü cihazlarını en son işletim sistemi sürümü olan Windows 11&#8217;e yükseltmiş durumda. Türkiye&#8217;de kullanıcıların %42,6&#8217;sı Windows 11&#8217;e yükseltmiş, %50,07&#8217;si Windows 10 ve %4,1&#8217;i hala Windows 7 kullanıyor.</strong></p>
<p>Windows 10 desteğinin Ekim 2025&#8217;te askıya alınmasının planlanması nedeniyle Kaspersky, Kaspersky Security Network kullanıcılarının onayıyla sağlanan anonimleştirilmiş işletim sistemi meta verilerini temel alan bir araştırma gerçekleştirerek, dünya çapında ne kadar cihazın hala Windows 10 işletim sistemini kullandığını belirledi.</p>
<p>Bir işletim sistemi kullanım ömrünün sonuna geldiğinde, çözülmemiş güvenlik açıkları yamalanmamış olarak kalır. Bu da siber suçluların bunları istismar etmek için fırsat elde edebileceği anlamına gelir. Bu nedenle, kişisel veya iş ağınızın risklerini korumak için işletim sisteminizi güncellemeniz önemle tavsiye edilir.</p>
<p>Araştırma, Microsoft&#8217;un desteğinin sona ermesine sadece bir ay kalmış olmasına rağmen, tüm kullanıcıların yarısından fazlasının (53%) şu anda Windows 10 işletim sistemini kullandığını gösterdi. Ayrıca cihazların %8,5&#8217;i, desteği 2020 yılında sona eren eski Windows 7 işletim sistemi sürümünü kullanmaya devam ediyor. Kaspersky Security Network&#8217;e göre, kullanıcıların yalnızca %33&#8217;ü Windows işletim sisteminin en son sürümü olan Windows 11&#8217;e geçmiş durumda. Bu da eski işletim sistemi sürümlerine olan bağlılığın yüksek olduğunu gösteriyor.</p>
<p>İş dünyasında Windows 10&#8217;un popülaritesi daha da yüksek. Kurumsal cihazların %59,5&#8217;i Windows 10 kullanırken, küçük işletmelerde bu rakam %51 ile biraz daha düşük. Her iki kategoride de Windows 7 işletim sistemi kullanıcılarının payı %6&#8217;nın biraz üzerinde. Kaspersky uzmanları, kurumsal altyapılarda eski işletim sistemi sürümlerinin kullanılmasının işletmeler için önemli bir risk oluşturduğu konusunda uyarıyor. Eski işletim sistemleri istismara karşı daha savunmasız hale gelmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni yazılım ve güvenlik araçlarıyla uyumsuz hale de gelebiliyor. Bu uyumsuzluk, iş sürekliliği için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Güvenlik Uzmanı</strong> <strong>Oleg Gorobets</strong>, şunları söylüyor: <em>“Daha yeni bir işletim sistemine geçiş, yanlış bir şekilde gereksiz ve hatta mevcut iş akışlarını arayüz değişiklikleri nedeniyle karmaşıklaştıran, sadece küçük yeni özellikler sunan bir eylem olarak algılanabilir. Ancak siber güvenlik açısından güvenlik güncellemeleri almayan bir sistem, tek bir tekmeyle yıkılabilecek çürümüş çitle çevrilmiş bir ev gibidir. Hem genel hem de kurumsal kullanıcılar için risk, yeni bir işletim sistemi sürümüne geçmenin getireceği küçük rahatsızlıklardan çok daha ağır basmaktadır. Kurumsal BT ve BT güvenlik departmanları için işletim sistemi başta olmak üzere iş odaklı kritik yazılımları güncel tutmak, öncelikli bir görevdir. Güvenlik risklerini azaltmak ve maliyetli veri ihlallerini, finansal ve itibar kaybını önlemek için zamanında güncelleme yapmak çok önemlidir. Güvenilir bir güvenlik çözümünüz olsa bile bu konuyu ihmal etmemelisiniz.” </em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-pclerin-yarisi-hala-windows-10-isletim-sistemini-kullaniyor-575243">Kaspersky: Türkiye&#8217;deki PC&#8217;lerin yarısı hala Windows 10 işletim sistemini kullanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hala kararsızsanız &#8216;Kariyer testi&#8217; ile geleceğinize yön verin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hala-kararsizsaniz-kariyer-testi-ile-geleceginize-yon-verin-563468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 11:53:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğinize]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kararsızsanız]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[verin]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tercih listesini teslim etmek için zaman daralırken, birçok öğrenci hala ilgi ve yetenekleri ile puanları arasında sıkışmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hala-kararsizsaniz-kariyer-testi-ile-geleceginize-yon-verin-563468">Hala kararsızsanız &#8216;Kariyer testi&#8217; ile geleceğinize yön verin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tercih listesini teslim etmek için zaman daralırken, birçok öğrenci hala ilgi ve yetenekleri ile puanları arasında sıkışmış durumda. İşte bu noktada, 2015&#8217;ten bu yana milyonlarca adaya rehberlik eden ve bilimsel bir altyapıya dayanan Üsküdar Üniversitesi Kariyer Testi devreye giriyor.</p>
<p><strong>Tercih döneminde rekor ilgi</strong></p>
<p>Testin başarısı rakamlarla da kanıtlanmış durumda. Son bir yılda 130 bin kişinin çözdüğü test, 30 Temmuz&#8217;da başlayan resmi tercih sürecinden bu yana 17 bin 500 adayın daha yolunu aydınlattı. Bugüne kadar 1 milyon 750 bin<strong> </strong>gencin geleceğine ışık tutan test kararsız adayların kendi potansiyelini keşfetmesini sağladı. Bu yoğun ilgi, testin adaylar için ne kadar kritik bir rehber olduğunu gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Sadece 10 dakikada kişilik tipinize göre mesleğinizi keşfedin</strong></p>
<p>Peki, bu test nasıl çalışıyor? Bilimsel olarak &#8220;Holland Meslek Tercihi Puanlama Cetveli&#8221; olarak bilinen test, 90 basit soruya verdiğiniz &#8220;hoşlanırım&#8221; veya &#8220;hoşlanmam&#8221; yanıtlarıyla sizin kişilik haritanızı çıkarıyor.</p>
<p>Holland Mesleki Tercih Envanteri&#8217;ne dayanan 90 soruluk test, size basit ama etkili sorular sorarak kişilik profilinizi analiz ediyor. Sonuçta sizi 6 ana tipten birine yönlendiriyor:</p>
<p><strong>Gerçekçi:</strong> Elleriyle çalışmayı seven, pratik insanlar. (Mühendislik, Tarım vb.)</p>
<p><strong>Araştırıcı:</strong> Gözlem yapmayı, araştırmayı ve problem çözmeyi sevenler. (Bilim insanı, Doktor vb.)</p>
<p><strong>Artistik:</strong> Yaratıcı, sanatsal ve özgün bireyler. (Mimar, Tasarımcı, Müzisyen vb.)</p>
<p><strong>Sosyal:</strong> İnsanlara yardım etmeyi, öğretmeyi sevenler. (Öğretmen, Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı vb.)</p>
<p><strong>Girişimci:</strong> İkna etmeyi, yönetmeyi ve liderlik etmeyi sevenler. (Yönetici, Avukat, Pazarlamacı vb.)</p>
<p><strong>Geleneksel:</strong> Düzenli, kurallara uygun ve detaycı çalışanlar. (Muhasebeci, Bankacı vb.)</p>
<p>Bu sayede kararsız adaylar, kendi potansiyelini ve gizli kalmış yeteneklerini keşfederken, kararını vermiş olanlar ise seçtikleri mesleğin kendileri için ne kadar doğru bir eşleşme olduğunu bilimsel bir veriyle teyit etme imkânı buluyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi, test sonuçlarını değerlendirmek isteyen adaylara uzman tercih danışmanlarıyla online görüşme fırsatı da sunarak, gençlerin hayatlarının bu en önemli kararını verirken yalnız olmadıklarını hissettiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hala-kararsizsaniz-kariyer-testi-ile-geleceginize-yon-verin-563468">Hala kararsızsanız &#8216;Kariyer testi&#8217; ile geleceğinize yön verin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yemen açıklarında tekne faciasında can kaybı 92’ye yükseldi: 132 kişi hala kayıp</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yemen-aciklarinda-tekne-faciasinda-can-kaybi-92ye-yukseldi-132-kisi-hala-kayip-561700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 16:07:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[faciasında]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[tekne]]></category>
		<category><![CDATA[yemen]]></category>
		<category><![CDATA[yükseldi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemen’in güneyinde 200 göçmeni taşıyan teknenin alabora olması sonucu yaşanan dramda hayatını kaybedenlerin sayısı 92’ye yükseldi. Göçmenlerin çoğunun Etiyopyalı olduğu bildirilirken, kayıpların bulunması için çalışmalar sürüyor. Yemen, Afrika’dan Körfez ülkelerine ulaşmak isteyen göçmenlerin ana geçiş noktalarından biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemen-aciklarinda-tekne-faciasinda-can-kaybi-92ye-yukseldi-132-kisi-hala-kayip-561700">Yemen açıklarında tekne faciasında can kaybı 92’ye yükseldi: 132 kişi hala kayıp</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Yemen’in güneyindeki <strong>Ebyen ili açıklarında</strong> 3 Ağustos’ta düzensiz göçmenleri taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu <strong>hayatını kaybedenlerin sayısı 92’ye çıktı</strong>. Ebyen Halk Sağlığı Genel Müdürü <strong>Abdulkadir Bacemil</strong>, ölü sayısının artabileceğini, çünkü halen <strong>kayıp göçmenlerin arandığını</strong> açıkladı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Cenazeler Kıyıya Vurdu</b></p>
</div>
<div>
<p>Bacemil’in verdiği bilgilere göre, <strong>cenazeler çoğunlukla Ahver ilçesi kıyılarına</strong> kadar ulaşmış durumda. <strong>Zincibar kenti</strong> ile <strong>Ahver arasında</strong> uzanan yaklaşık <strong>120 kilometrelik sahil şeridinde</strong> ölü göçmenlerin cesetlerine ulaşılıyor. Yetkililer, <strong>arama kurtarma çalışmalarının</strong> devam ettiğini belirtiyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>BM: Çoğu Etiyopyalı, Kayıp Sayısı 132</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM)</strong>, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, teknenin <strong>Şukra açıklarında alabora olduğunu</strong> ve yaklaşık <strong>200 göçmeni taşıdığını</strong> bildirdi. IOM, ölenlerin çoğunun <strong>Etiyopya uyruklu</strong> olduğunu ve şimdiye kadar <strong>yalnızca 12 erkeğin sağ kurtarıldığını</strong> belirtti.</p>
</div>
<div>
<p>Açıklamada, hayatını kaybeden <strong>56 kişinin tespit edildiği</strong>, ancak <strong>kayıp sayısının 132’ye ulaştığı</strong> ifade edildi. Kurbanlar arasında en az <strong>14 kadın</strong> olduğu da açıklandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Afrika’dan Körfez’e Umut Yolculuğu</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Yemen</strong>, başta <strong>Etiyopya</strong> ve <strong>Somali</strong> olmak üzere <strong>Afrika Boynuzu ülkelerinden</strong> gelen düzensiz göçmenlerin <strong>Körfez ülkelerine ulaşmak için kullandığı geçiş güzergahlarının</strong> başında geliyor. Göçmenler, çoğunlukla <strong>Cibuti’den Yemen’e geçerek</strong>, <strong>Suudi Arabistan</strong> gibi ülkelere ulaşmayı hedefliyor.</p>
</div>
<div>
<p>Ancak Yemen’deki iç savaş ve güvenlik sorunları nedeniyle bu geçişler <strong>son derece tehlikeli</strong> hale geliyor. Her yıl yüzlerce göçmen bu yolculuk sırasında hayatını kaybediyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Yemen’deki Göçmen Krizi Derinleşiyor</b></p>
</div>
<div>
<p>BM verilerine göre, Yemen’de şu anda <strong>yüz binlerce düzensiz göçmen</strong> bulunuyor. Ülkedeki <strong>siyasi istikrarsızlık</strong>, <strong>sınır kontrollerinin zayıf olması</strong> ve <strong>ekonomik umutsuzluk</strong>, bu göçmen trajedilerinin arkasındaki temel nedenler arasında yer alıyor.</p>
</div>
<div>
<p>Yetkililer, bölgedeki uluslararası yardım kuruluşlarının desteğiyle <strong>arama-kurtarma faaliyetlerine</strong> devam ederken, uzmanlar bu tür trajedilerin önlenmesi için <strong>göç yollarının daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini</strong> vurguluyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemen-aciklarinda-tekne-faciasinda-can-kaybi-92ye-yukseldi-132-kisi-hala-kayip-561700">Yemen açıklarında tekne faciasında can kaybı 92’ye yükseldi: 132 kişi hala kayıp</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Hala Hemşirelere Sandalye Yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sehir-hastanesinde-hala-hemsirelere-sandalye-yok-558506</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:21:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelere]]></category>
		<category><![CDATA[sandalye]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Şehir Hastanesi'nde hemşirelerin sandalyelerini toplatan hastane yönetimi, sendikaların ve özellikle hemşirelerin tepkisiyle karşılaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sehir-hastanesinde-hala-hemsirelere-sandalye-yok-558506">Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Hala Hemşirelere Sandalye Yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Şehir Hastanesi’nde hemşirelerin sandalyelerini toplatan hastane yönetimi, sendikaların ve özellikle hemşirelerin tepkisiyle karşılaştı.</p>
<p>Olayın ulusal basına düşmesi üzerine Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı. Ancak sandalyeler hala yok! Hastane yönetimine tepkiler büyüyor!</p>
<p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sürekli skandallara konu olan Bayraklı Şehir Hastanesi’nde hemşirelerin dinlenmek amacıyla oturdukları sandalyelerin Başhekimliğin emri doğrultusunda toplatıldığını açıkladı. Doğruyol, yaşananlara tepki gösterirken, Türkiye’nin dört bir yanından BSHA’ya yazan hemşireler tepkilerini dile getirdi.</p>
<p><b>Yazıklar olsun!</b></p>
<p>İşte o tepkilerin bazıları,</p>
<p>Yazıklar olsun onca artan mesai yükü psikolojik stres varken konu bumu olmuş …ayakta alkışlıyorum yönetimi bu özverili ve fedakar hemşireleri bu kadar düşündükleri için sağlıkta mutluluk ve huzur olmalı ki verim ortaya çıksın ..</p>
<p>Gerçekten huzuru mükemmel sağlamışlar bu çözümleBu nasıl bir akıl tutulması, inanılır gibi değil. Daha fazla kamuoyu oluşturulmalı. Yönetimlerin otoritesini hemşirelerin üzerinde bu şekilde baskı unsuru olarak kullanması kabul edilemez. Pek çok kurumda farklı örneklerle yapıyorlar bunu. Peki hemşirelerin güç verdiği sözde sendikalar ne yapıyor bu durumlar karşısında? Hiç…</p>
<p>Bir hemşire olarak şunu söylemek isterim ki; bu uygulama yalnızca bizleri değil, hastalarımızı da doğrudan riske atmaktadır. Yorulan, oturamayan, dinlenemeyen bir hemşireden maksimum dikkat beklemek gerçek dışıdır. Bu durum, hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eder. Bu nedenle sadece hemşirelerin değil, sağlık hizmeti alan tüm vatandaşların da bu uygulamaya itiraz etmesi gerekir. Sessiz kalmak, bu haksızlığa ortak olmaktır…</p>
<p>BAYRAKLI ŞEHİR HASTANESİNDE AKIL ALMAZ OLAY !!! </p>
<p><b><strong>Sağlık Bakanlığı’ndan Sandalye Açıklaması</strong></b></p>
<p>26 Temmuz 2025 tarihinde sosyal medya hesaplarında ve bazı basın yayın organlarında yer alan, <em>“İzmir Şehir Hastanesi’nde bir yoğun bakım servisinde hemşirelerin kullandığı sandalyelerin hastane yönetimi tarafından toplatıldığı”</em>yönündeki iddialar hakkında Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama geldi.</p>
<p>İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>“Söz konusu iddialara konu olan sandalyelerin, yangın merdiveni alanına taşındığı ve bu alanda sigara içilmesinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, hem yangın güvenliği açısından risk teşkil etmesi hem de yürürlükteki yönetmeliklere aykırılık oluşturması nedeniyle, ilgili sandalyelerin bulunduğu alandan kaldırılması yönünde gerekli işlem yapılmıştır.”</p>
<p>Yetkililer, İzmir Şehir Hastanesi’nin yoğun bakım servislerinde ve diğer birimlerinde görev yapan sağlık personellerinin kullanımı için servis desklerinde yeterli sayıda sandalye bulunduğunu, personelin mevcut şartlarda çalışma koşullarını olumsuz etkileyecek herhangi bir uygulamanın söz konusu olmadığını vurguladı. Açıklamanın sonunda ise kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, bu tür gerçeği yansıtmayan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği ifade edildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sehir-hastanesinde-hala-hemsirelere-sandalye-yok-558506">Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Hala Hemşirelere Sandalye Yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Fidan; Ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-fidan-on-yargilarin-hala-baskin-cikabildigine-sahit-oluyoruz-558420</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 08:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[baskın]]></category>
		<category><![CDATA[çıkabildiğine]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[oluyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[şahit]]></category>
		<category><![CDATA[yargıların]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Fidan, "ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere müttefik ve ortaklardan barışın tesisi ve bölgesel kalkınma yolundaki çabalara yapıcı katkı vermelerini beklediklerini belirterek, "Türkiye'ye bakışlarında sığ ve günlük siyasi tartışmaların, ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz" dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-fidan-on-yargilarin-hala-baskin-cikabildigine-sahit-oluyoruz-558420">Bakan Fidan; Ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, &#8220;İzmir İş Dünyası Buluşması&#8221; etkinliğinde konuştu.</p>
</div>
<div>
<p>Bakan Fidan, iş dünyasının gerçekleştirdiği etkinlikleri çok kıymetli bulduğunu, dünyanın büyük bir belirsizlik içinde seyrettiği şu günlerde istişareyle ve ortak akılla hareket etmeye çok ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
</div>
<div>
<p>Ege Bölgesi&#8217;nin tüm çağlardan beri medeniyet, kültür, ekonomi, ticaret ve ulaşımının beşiği konumunda olduğunu belirten Fidan, &#8220;<em>Bu nedenle genç Cumhuriyet&#8217;imizin ilk iktisat kongresinin İzmir&#8217;de toplanması da hiç tesadüf değildir. Ege&#8217;miz Türk milletinin dinamizmini üretime ve ihracata yansıtan, Türkiye markasının bütün dünyada tanıtılmasında her daim başı çeken bir bölge oldu&#8221;</em> dedi.</p>
</div>
<div>
<p>Fidan, müteşebbislerin küresel ölçekte önünü açmanın devletin ana stratejileri arasında olduğunu anlatarak, bakan olarak göreve başladıktan sonra temel önceliklerinden birisinin de bu olduğunu ifade etti.</p>
</div>
<div>
<p>13 yıl istihbarat teşkilatını yönettikten sonra göreve geldiğinde yayımladığı ilk genelgenin ekonomiyle alakalı olduğunu kaydeden Fidan, şunları söyledi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>&#8220;Dünyanın dört bir tarafına yatırım yapan iş insanlarımız var. Vatandaşlarımız, yaşadıkları ülkelerde gurur vesilesi başarılara imza atıyorlar. İlaveten çok devlete nasip olmayan ana vatana gönülden bağlı soydaşlarımız var. Bu büyük eşsiz beşeri gücü küresel bir güce dönüştürmek için de stratejiler geliştirdik. Bütün bunları sizler başta olmak üzere özel sektör platformları ve tüm dünyadaki kuruluşlarımızla hep birlikte hayata geçireceğiz. Devlet, özel sektör olarak hedefimiz bir, rotamız ortak; ülkemizi kalkındırmak, halkımızın refahını arttırmak. Ancak şu bir gerçek ki günümüzde bir ülkenin tek başına küresel ve bölgesel sorunlara göğüs germesi pek mümkün değil. Küresel ölçekte tahribat yaratan savaşların, çatışmaların ve krizlerin tam ortasında yer alan bir ülke olarak bu gerçeği görmekteyiz. Her türlü zor şartlara rağmen en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. İhracatımız tüm zamanların rekorlarını sizler sayesinde kırmakta. Savunma sanayisinde, çığır açıcı alanlarda hiç görülmemiş atılımlar içerisindeyiz. Ancak millet olarak başardıklarıyla asla yetinmeyen de bir karakterimiz var. Dolayısıyla daha da kalkınacaksak, daha da büyüyeceksek bunu komşularımızla, bölgesel ve küresel ortaklarımızla birlikte başarmamız gerekiyor. Ekonomik gelişimi, bölgemize yayıp bir bölgesel refah yaratarak yolumuzda ilerlemek gerekiyor. Bunu başarabilmeninse tek bir yolu var. Şartlar ne olursa olsun etrafımızda barışı, güvenliği ve istikrarı hakim kılmak. Dış politikamızın ana hedeflerinden birisi de budur. Ancak Türkiye gibi büyük ve güçlü devletler böyle bir sorumluluğun altına elini sokabilir.&#8221;</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Güvenliğe temel tehdit, terörizmdir&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Barış ve kalkınma vizyonunun Cumhurbaşkanı<strong> Recep Tayyip Erdoğan </strong>liderliğindeki dış politikanın her adımında, her hamlesinde görüldüğünü ifade eden Fidan, Ukrayna&#8217;daki savaşı ve Gazze&#8217;deki mezalimi, adil ve kalıcı barış temelinde sona erdirme arayışlarında ön planda olduklarına işaret etti.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Hiçbir zaman Ege&#8217;de veya Doğu Akdeniz&#8217;de husumet yaratma arayışında olmadık&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Balkanlar ve Güney Kafkasya</strong>&#8216;da bölgesel sahiplenme kültürünü yerleştirerek barış ve istikrar için zemini kuvvetlendirmeye çalıştıklarını aktaran Fidan, şöyle konuştu:</p>
</div>
<div>
<p><em>&#8220;Komşumuz Yunanistan ile olumlu gündem üzerinden ilişkilerimizi geliştirip, sorunları çözmeye çalışıyoruz. Biz esasen hiçbir zaman Ege&#8217;de veya Doğu Akdeniz&#8217;de husumet yaratma arayışında olmadık. Ancak, yaşamsal çıkarlarımızı korumaktan da katiyen geri durmayacağız. Ülkemiz için olsun, bölgemiz için olsun, güvenliğe temel tehdit, terörizmdir. Terörist örgütlerle mücadelemizde eşi benzeri olmayan bir seviyeye ulaştık. Bu başarının üç temel unsuru var. Güçlü siyasi liderlik, milli stratejik kabiliyetlerimiz ve başta Irak olmak üzere komşularımızla yeni ve yapıcı bir angajman süreci. Geldiğimiz bu kritik safhada terörün kökünü tamamen kurutmaya kararlıyız.</em></p>
</div>
<div>
<p><em>Gerçekleşmesi için büyük destek verdiğimiz Irak&#8217;ın Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle, bölgesel ve küresel bağlantısallığı tahkim ediyoruz. Enerji güvenliğimizi de sağlama alıyoruz. Bunu yaparken ortaklarımızla karşılıklı çıkarların korunmasını ve bölgesel işbirliğini teşvik eden bir anlayışı benimsiyoruz.&#8221;</em></p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Bu stratejik yaklaşımı çoğu zaman göremiyoruz&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Türkiye&#8217;nin hedefinin belli olduğunu ve bu hedefe giden stratejilerin sonuç odaklı olduğunu bildiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>&#8220;ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere müttefik ve ortaklardan barışın tesisi ve bölgesel kalkınma yolundaki çabalara yapıcı katkı vermelerini bekliyoruz. Maalesef bu stratejik yaklaşımı çoğu zaman göremiyoruz. Türkiye&#8217;ye bakışlarında sığ ve günlük siyasi tartışmaların, ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz. ABD ve AB ülkeleriyle bahsettiğim ön yargılara rağmen, ekonomik ilişkilerimizi arttırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu noktada, ticaret hacmimizin ve doğrudan yatırımların arttırılması ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği&#8217;nin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması konularında diplomatik çabalarımıza da hız verdik.&#8221;</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Hükümetimizin İzmir’e yönelik hedefleri çok büyük&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Hükümetin İzmir&#8217;e yönelik hedeflerinin de çok büyük olduğuna dikkati çeken Fidan, İzmir&#8217;i en gelişmiş enerji ve ulaşım ağlarıyla donatılmış, bilgi, teknoloji ve inovasyonu ticari başarıya tahvil eden, bütün küresel stratejik pazarlara erişebilen, gençler için parlak bir gelecek perspektifi sunan, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya öncülük eden bir dünya şehri yapmak istediklerini kaydetti.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-fidan-on-yargilarin-hala-baskin-cikabildigine-sahit-oluyoruz-558420">Bakan Fidan; Ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbimizden Bir Parçanın Etkilendiğini, Sıkıştığını Hala Hissediyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalbimizden-bir-parcanin-etkilendigini-sikistigini-hala-hissediyoruz-438959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 11:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[etkilendiğini]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hissediyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kalbimizden]]></category>
		<category><![CDATA[parçanın]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıştığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından o dönemde Hatay’da yaşadıklarını depremin birinci yılı dolayısıyla hazırlanan belgeselde anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbimizden-bir-parcanin-etkilendigini-sikistigini-hala-hissediyoruz-438959">Kalbimizden Bir Parçanın Etkilendiğini, Sıkıştığını Hala Hissediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin YouTube kanalında Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılı dolayısıyla hazırlanan belgeselde duygularını ve Hatay’da yaşadıklarını paylaştı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Hem kişisel hayatımızda hem belediyecilik çalışmalarımızda Hatay’da yaşadıklarımız hepimiz için tecrübe, bilgi birikimi oldu. Bir taraftan da her ismi geçtiğinde kalbimizden bir parçanın etkilendiğini, sıkıştığını hala hissediyoruz” dedi. Artık enkazların kaldırıldığı, yeni bir hayatın kurulmaya başlandığı bir dönem olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Rabbim şehirlerimizi, ülkemizi bu tür felaketlerden korusun” ifadelerini kullandı.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından o dönemde Hatay’da yaşadıklarını depremin birinci yılı dolayısıyla hazırlanan belgeselde anlattı.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi YouTube kanalından yayınlanan belgeselde Hatay’a ulaştıklarında gördükleri manzaranın ve yaşanan depremin dehşet verici olduğunu dile getiren Başkan Altay, “Kelimelerin tarif edemeyeceği bir şeyle karşılaştık ve insanlar dışarıda, soğukta bulabildikleri şeylerle ateş yakarak etrafında toplanmaya başlamışlardı. Zor zamanlardı. Neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. O gün herhalde bulutlardan mı, yağıştan mı, böyle zifiri bir karanlık hali vardı. Ay ışığının bile olmadığı zor günlerdi. Hatırlayınca bazı şeylerin de eksik olduğunu görüyorum, zihnimde canlanmıyor. Bir travma demek ki, arada boşluklar var” dedi.</p>
<p><strong>“ÖNEMLİ ÇIKMAZIMIZ ‘NEREYE GİDİYORUZ?’ SORUSUYDU”</strong></p>
<p>Başkan Altay, 6 Şubat depremini haber aldığı anı anımsayarak, şunları aktardı:</p>
<p>“O gece telefonun çalmasıyla uyandım ‘herhalde olağanüstü bir şey oldu, bu saatte normal bir şey olmaz’ diyerek açtım telefonu. ‘Başkanım Kahramanmaraş merkezli çok büyük bir deprem oldu’ denildi. ‘Hemen AKOM’a geçelim hazırlıklarınıza başlayın ben de geliyorum’ dedim. Alelacele üzerimi giyinip Aydınlıkevler’de bulunan itfaiye merkezimize geldim. Zannediyorum saat 05.30 civarıydı. Arama kurtarma ekiplerine zor bir göreve gittiklerini, Konya’yı temsil ettiklerini, işimizin zor olduğunu ama Konya’nın desteğinin önemli olduğunu ifade ettim. Oradaki en önemli çıkmazımız ‘Nereye gidiyoruz?’ sorusuydu.”</p>
<p>Daha sonra AKOM’da kriz masası oluşturduklarını ifade eden Başkan Altay, “Hemen ilk yemek tırını yola çıkardık. Çünkü insanların en hızlı ihtiyacı gıdaya ulaşmak. Arama kurtarma ekipleri için de böyle bir ihtiyaç vardı. O sırada olay biraz daha netleşmeye başladı. Depremin şiddetinin çok büyük olduğu görüntüler gelmeye başladı. Vatandaşlardan çok yoğun bir şekilde deprem yardımıyla ilgili ne yapacağız telefonları almaya başlamıştık. 11.30 civarında 3 merkez ilçemizde 3 spor salonu belirleyerek bunu kamuoyuyla paylaştık. Bu arada hızlıca kan bağışında bulunulmasıyla ilgili çalışmalar başlattık” diye konuştu. </p>
<p>Başkan Altay, yaşananların çok derin acılar olduğunu ve insanın bu konuda konuşurken boğazının düğümlendiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:</p>
<p>“Hem kişisel hayatımızda hem belediyecilik çalışmalarımızda Hatay’da yaşadıklarımız hepimiz için tecrübe, bilgi birikimi bir taraftan da her ismi geçtiğinde kalbimizden bir parçanın etkilendiğini, sıkıştığını hala hissediyoruz. Oradayken oturup bir şey yemek de insanın içinden gelmiyor, sizi rahatsız ediyor. Orada insanlar soğukta, personeliniz çalışırken ben burada oturayım, istirahat edeyim, uyuyayım, yemek yiyeyim gibi bir gündeminiz olmuyor. İlk 10 gün zaten arabada yattık, 10. günde sanırım büyük bir minibüs geldi. Ben 49 yaşındayım, hayatımda hiç çorapla uyuduğumu hatırlamam. Ama çorapla, meshle, üzerimizdeki kıyafetle arabanın içinde kıvrılarak uyuduk. 13, 14, belki 20. güne kadar.”</p>
<p><strong>“O AN GÖZLERİMDEN YAŞLARIN DÖKÜLDÜĞÜNÜ HATIRLIYORUM”</strong></p>
<p>Yardım tırlarını koordine etmeye çalışırken bir ara yorgunluk nedeniyle sandalyede uykuya daldığı anı paylaşan Başkan Altay, “Konteynerleri nereye koyalım? Yardım tırlarını nereden indirelim? Jeneratörü nereye koyalım? diye Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız Mustafa Akış beyle bu konuları konuşuyorduk. Ben konuşurken sandalyede uyumuşum. Ne kadar uyudum hatırlamıyorum, kim uyandırdı onu da hatırlamıyorum. Fotoğrafın çekildiğinden de haberim yok. O fotoğrafı o anda da görmedim. Sonra biz işimize devam ettik. Zannedersem 2 gün sonraydı arabada bir yere gidiyordum. Zaten internet çok az çekiyor. Sosyal medyayı yenilerken fotoğraf önüme düşünce önce kendim olduğunu da anlayamadım. Çünkü uyku hali, fotoğrafta çok net yüzünüz de belli olmuyor. Bu ne diye bakınca böyle o an gözlerimden yaşların döküldüğünü hatırlıyorum. Bir kötü oldum, çünkü bir acizlik hissediyorsunuz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“RABBİM ŞEHİRLERİMİZİ, ÜLKEMİZİ BU TÜR FELAKETLERDEN KORUSUN”</strong></p>
<p>Başkan Altay, depremin üzerinden bir yıl geçtiğini anımsatarak, “Artık enkazların kaldırıldığı, yeni bir hayatın kurulmaya başlandığı bir dönemdeyiz. Bunlar kaybettiğimiz 50 bin insanı geri getirmez. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Rabbim şehirlerimizi, ülkemizi bu tür felaketlerden korusun. Bir an önce yaraların sarılmasıyla ilgili tüm Türkiye seferber olmuş durumda. Oradaki insanların bir an önce güvenilir konutlara taşınması, ticari hayatın, sosyal hayatın başlaması gerekiyor. Depremin hepimize öğrettiği bir diğer konu. Hepimizin dirençli şehirlere ihtiyacımız olduğu gerçeğini bir kez daha görmüş olduk. Belediye başkanlarının en önemli gündemi şehirlerini dirençli hale getirebilmek olmalı. Şehirlerimizi başta deprem ve iklim değişikliği olmak üzere tüm felaketlere hazır hale getirebilmeliyiz. Hata yapma lüksümüz yok. Bundan sonra bütün yaptığımız işlerde bunu öne koymamız gerekiyor. Bir de Hatay’da deprem bölgesinde yaşadıklarımızdan bir tecrübe çıkararak bundan sonraki felaketlere daha hazır hale gelmek için eksiklerimizi tamamlamamız gerekiyor. Hiçbir şey mükemmel değildir, mutlaka yapılacak iş vardır. Arama-kurtarmadan temiz suya ve ulaşıma, haberleşmeden insani yardıma kadar her konuda sahada neyi yaptığımızı, nerde eksik olduğumuzu da görme fırsatımız oldu. Millet olarak hızlı unutuyoruz onun için unutmadan bu konuda hemen eksiklerimizi tamamlayarak kurumsal kapasitemizi de geliştirmemiz gerekiyor” dedi.</p>
<p>Belgeselde bölgede uzun süre faaliyet sürdüren Konya Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli birimlerinde görevli çalışanlar da duygularını ve yaşadıklarını anlattı. 6 Şubat depremlerinin birinci yılı dolayısıyla hazırlanan belgesel, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin YouTube kanalından izlenebiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbimizden-bir-parcanin-etkilendigini-sikistigini-hala-hissediyoruz-438959">Kalbimizden Bir Parçanın Etkilendiğini, Sıkıştığını Hala Hissediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[geç]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, influenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu belirterek 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önemine işaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199">Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, influenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu belirterek 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önemine işaret etti. Grip aşısı yapılması için en uygun zamanın  henüz sezonun başlamadığı eylül-ekim ayları olduğunu, bununla birlikte  kış aylarında da yapılan grip aşısının koruma sağladığının bilindiğini ifade etti.  </em></p>
<p> </p>
<p>İnfluenza A veya B virüslerinin neden olduğu, her yıl dünya çapında salgınlar halinde ortaya çıkan mevsimsel grip hastalığı ülkemizin de sahip olduğu ılıman iklimlerde kış mevsimlerinde ortaya çıkıyor. Tüm çocukları yakından ilgilendiren bu sorunun özellikle riskli grup olarak kabul edilen iki yaş altı çocuklar için daha çok önem kazandığının altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, influenza nedeniyle hastaneye yatış oranının 5 yaş altı çocuklarda, 5 yaşın üste çocuklara oranla daha fazla olduğunu söyledi. </p>
<p> </p>
<p><strong>INFLUENZA ÇOCUKLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDEBİLİYOR!</strong></p>
<p>Dünya genelinde, yılda yaklaşık bir milyar mevsimsel grip vakası gözlendiği ve bunların 3 ila 5 milyon kadarında ciddi hastalık tablosu geliştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kara, “influenzayla ilişkili solunum yolu komplikasyonları nedeniyle yılda 290.000 ila 650.000 kişi hayatını kaybediyor. Kronik hastalığı olanlarda risk daha fazla olmakla birlikte, çocukluk döneminde influenza ilişkili yaşam kayıplarının yaklaşık yarısı, herhangi bir sorun olmayan sağlıklı çocuklarda meydana gelmektedir.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“GRİP BELİRTİLERİ KARIŞTIRILMAMALI”</strong></p>
<p>Grip belirtilerinin genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırıldığını hatırlatan Doç. Dr. Manolya Kara, grip belirtilerinin virüsü taşıyan bir kişinin enfekte olmasından yaklaşık iki gün sonra başladığını söyleyerek şunları anlattı: “Ani başlangıçlı yüksek ateş, genellikle kuru öksürük  şeklinde görülen öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, şiddetli halsizlik, kendini iyi hissetmeme, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi bulgular gözlenebilir. Ateş ortalama 2-5 gün devam eder. Hastalık seyrinde sinüzit, orta kulak iltihabı, zatüre, miyozit (kas iltihabı), kusma, ishal, daha nadir olarak da bilinç kaybı ve komaya gidebilen nörolojik bulgular gözlenebilir.  Öksürük şiddetli olabilir ve 2 hafta veya daha uzun sürebilir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPTIRILMALI?</strong></p>
<p>İnfluenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine   karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu ve 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önerildiğini belirten Doç. Dr. Kara, “Bununla birlikte grip hastalığına bağlı komplikasyon (ağır hastalık) gelişme riski yüksek olan kişilere mutlaka grip aşısı yapılmalıdır. Aşı, tercihen grip vakaları görülmeye başlamadan en az iki hafta önce yapılmış olmalıdır. Ülkemizde grip vakalarının artmaya başladığı bu günlerde, henüz aşı yaptırmayanlar mutlaka aşılanmalıdır” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>GRİP AŞISI ÇOCUKLARDA HAYAT KURTARICIDIR!</strong></p>
<p>5 yaşın altındaki çocukların (özellikle 2 yaşından küçükler) grip ilişkili ciddi hastalık açısından risk altında olduğunu anlatan Doç. Dr. Manolya Kara, 2022&#8217;de yapılan bir araştırmada, grip aşısının çocuklarda yaşamı tehdit eden ciddi gribe yakalanma riskini yüzde 75 oranında azalttığının gösterildiğini söyledi. Aşının altı aydan büyük çocuklara güvenle uygulanabileceğini anlattı.</p>
<p>Grip aşısının etkinliğinin mevsimsel virüs tipine ve aşı olan kişinin bağışıklık sistemi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Manolya Kara, sözlerine şöyle devam etti: “Grip aşısı, kişileri özellikle <em>“ağır hastalık tablosundan”</em> ve <em>“hastane yatışından”</em> korumaktadır. Örneğin; COVID-19 salgını öncesindeki son grip sezonu olan 2019-2020&#8217;de grip aşısının, tahmini 7,5 milyon grip hastalığını ve 6.300 kişide griple ilişkili yaşam kaybını önlediği tahmin edilmektedir. 2021&#8217;de yapılan bir araştırma, grip nedeniyle hastaneye kaldırılan yetişkinler arasında aşılı hastaların, aşılanmamış olanlara kıyasla yoğun bakım ünitesine yatma riskinin yüzde 26, ve gribe bağla yaşam kaybı riskinin yüzde 31 daha düşük olduğunu göstermiştir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>AŞI FARKLI SOLUNUM HASTALIKLARINA KARŞI KORUMA SAĞLAMAZ</strong></p>
<p>“Birçok kişi, mevsimsel grip aşısı yaptırmalarına karşın yine de hastalandıklarını söyleyerek aşının etkili olmadığını düşünüyor” diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bir kişinin grip (influenza) aşısı olduktan sonra grip belirtileri göstermesinin birkaç nedeni vardır: İlk olarak; bu kişi gribin yanı sıra rinovirüsler veya COVID-19 gibi başka bir solunum yolu virüsüyle de hastalanabilir. Diğer solunum yolu virüsleri gribe benzer semptomlara neden olabilir. Grip aşıları yalnızca gribe karşı koruma sağlar, diğer hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Ayrıca aşılanan kişi, aşılamadan hemen önce ya da aşının koruması için gereken iki haftalık süre içinde virüsle karşılaştıysa hastalık gelişimi önlenemez.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199">Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolay İK İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu: Sektörün dijitalleşmesinin önünde hala engeller var.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolay-ik-insan-kaynaklari-dijitallesme-raporu-sektorun-dijitallesmesinin-onunde-hala-engeller-var-386639</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 13:24:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşmesinin]]></category>
		<category><![CDATA[engeller]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[önünde]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[sektörün]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk personel yönetim yazılımı Kolay İK tarafından sektör analizi yapabilmek için 2017 ve 2022 yılları arasında hazırlanan İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu, Türkiye’deki şirketlerin insan kaynakları departmanlarının dijitalleşmeye yaklaşımını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolay-ik-insan-kaynaklari-dijitallesme-raporu-sektorun-dijitallesmesinin-onunde-hala-engeller-var-386639">Kolay İK İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu: Sektörün dijitalleşmesinin önünde hala engeller var.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’nin ilk personel yönetim yazılımı Kolay İK tarafından sektör analizi yapabilmek için 2017 ve 2022 yılları arasında hazırlanan İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu, Türkiye’deki şirketlerin insan kaynakları departmanlarının dijitalleşmeye yaklaşımını ortaya koyuyor. Raporun 2022 verilerine göre şirketlerin İK departmanlarında dijitalleşmeye yapılan yatırımın önünde hala engeller olduğu görülüyor. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Pandemi ile başlayan ve ardından öngörülemeyen bir hızla tüm dünyayı etkisi altına alan dijitalleşme, bize hibrit ve uzaktan çalışma sistemini öğretti. Daha önce deneyimlemediğimiz bu sistem, çalışmak için bir çatının şart olmadığını gösterdiği gibi beraberinde zamansızlığı, tasarrufu ve bütçe yönetimini mecburi hale getirdi. Birçok firma ve çalışan için bilgisayarların olduğu ve bağlantı kurulabilen her yer ofis oldu. Hal böyleyken bugüne kadar irili ufaklı birçok şirket tarafından göz ardı edilen dijitalleşme süreci de hız kazandı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu noktada Türkiye’nin ilk personel yönetim yazılımı Kolay İK’nın, şirketlerin İK süreçlerinin ne kadarının dijital olarak yönetildiğini araştırdığı çalışmanın sonuçlarından İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu doğdu. 2017 ve 2022 yıllarında İK profesyonellerine ve şirket yöneticilerine yöneltilen sorulardan yola çıkarak hazırlanan İK Dijitalleşme Raporu, Türkiye’deki şirketlerin insan kaynakları departmanlarının dijitalleşmesine dair bir analiz sunuyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>2022 İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu’na katılım, </span></span></span><span><span><span>ikraporu.com</span></span></span><span><span><span> web sitesinden gerçekleştirilmiş olup ankete katılan toplam 2110 şirketin büyüklük dağılımı aşağıdaki gibidir:</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>1-49 çalışan aralığında 910 şirket &#8211; %43</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>50-99 çalışan aralığında 410 şirket &#8211; %19</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>100-199 çalışan aralığında 320 şirket &#8211; %15</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>200-299 çalışan aralığında 130 şirket &#8211; %6</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>300-499 çalışan aralığında 180 şirket &#8211; %9</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>500 ve üzerinde çalışanı olan 160 şirket &#8211; %8</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Raporda öne çıkan başlıklar</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>2022 İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu&#8217;na göre, ankete katılan şirketlerin yüzde 40&#8217;ı bir İK yazılımı kullanmıyor ve </span></span></span></span><span><span><span>İK departmanlarına yapılacak yatırımlar, işveren ya da yöneticilerin engeline takılıyor.  İK süreçlerini başarıyla yürüten şirketlerin yüzde 74’ünün bir İK yöneticisi varken yüzde 26’sı bu süreçleri bir İK yöneticisi olmadan yönetiyor. İK departmanı olmayan şirketlerin yüzde 8’i finans müdürleri, yüzde 16’sı genel müdürleri ile İK süreçlerini yönetiyor. Bununla birlikte raporda ortaya çıkan bir diğer önemli veri de şirketlerin yüzde 74’ü dijitalleşmeye yatırım yapmak istediğini belirtiyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijitalleşmeye yatırım yapmak isteyen şirketlerin oranı bu kadar yüksek olmasına rağmen insan kaynakları departmanlarının dijitalleşme yatırımları aynı hızda ilerlemiyor. Her gün onlarca İK profesyoneli ile iletişimde olan Kolay İK çalışanlarının gözlemine göre bunun altında yatan en önemli faktör, İK departmanlarına yapılan yatırımın ROI’nın yani yatırım getirisinin somut olarak görülememesi. Şirketler İK departmanlarına yapılacak yatırımı bütçelerine alsalar dahi kriz ya da bütçe kesintilerinde ilk elenen kalemler arasında bu yatırımlar yer alıyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İK yazılım programı kullanımı giderek artıyor </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>2018’de şirketlerin yüzde 53’ü insan kaynakları ve personel yönetimi için bir yazılım kullanırken; pandemiyle beraber yükselen teknoloji ve artan dijitalleşme ihtiyacı<br />nedeniyle bu oranda artış olduğu tespit edildi. 2022’de şirketlerin yüzde 60’ı insan kaynakları ve personel yönetimi için bir yazılım kullanmayı tercih ederken yüzde 40’ı süreçleri hala manuel olarak takip ediyor. Geçen senelere oranla karşılaştırma yapıldığında, şirketlerin özlük dosyalarını online ortamda saklamaya başladığı da görülüyor. Ancak rapora göre şirketlerin yüzde 24’ü özlük belgelerini hala fiziksel ortamda saklıyor. Bir İK yazılımı kullanmayan şirketlerin çalışanları yalnızca bu nedenle kendi özlük belgelerine doğrudan erişim sağlayamıyor.  </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Peki dijitalleşme neden önemli?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>4857 sayılı İş Kanunu 75. madde uyarınca şirketlerin tutmak zorunda oldukları özlük dosyalarını çalışanların erişimine açması zorunlu. Dijitalleşme ve bir personel yönetim yazılımı kullanımı ile birlikte bu mümkün. Dijitalleşme ayrıca manuel listeleme ve arşivleme yapan şirketlerin hantal yapılarını hafifletip hata yapma oranını en aza indirgiyor. İşleyişi kolaylaştıran personel yazılımları departmanların sürdürülebilirliği açısından da avantaj sağlıyor. İnsan kaynakları departmanlarındaki dijitalleşme İK profesyonellerinin şirket ve personel gelişimi, kurum kültürü, performans değerlendirme sistemlerinin entegrasyonu, eğitim gibi katma değer sağlayabilecekleri diğer birçok alanda çalışabilmeleri için gerekli zamanı da beraberinde getiriyor. Özetle dijitalleşme, </span></span></span><span><span><span>insan kaynakları profesyonellerinin işlerini kolaylaştırıyor; İK süreçlerini optimize etmelerine ve katma değerli alanlara yönelmelerine yardımcı oluyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu ile ilgili açıklamada bulunan Kolay İK kurucu ortağı ve COO’su Tunca Üçer</span></span></span></b><span><span><span>: “Ankete katılan İK profesyonellerinin verdikleri cevaplar, şirketlerin büyük bir kısmının İK yönetim süreçlerine yatırım yapıp bu alanda personelinin gelişimine olanak sağladığını gösteriyor.  Ancak yine de kayıt tutup dosyalama yapan şirketlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok.  Raporda dikkat çekici bir konu da şirketlerin hayalindeki insan kaynakları yöntem ve yönelimleriyle insan kaynakları profesyonellerinin gerçekleri arasında çok ciddi bir uçurum var. Durumu net ortaya koyabilmek için İK profesyonellerinin katıldıkları anketlerle raporlar hazırladık. Raporlarının çıktılarına bakarak diyebilirim ki ülkemizde İK süreçlerinin tam anlamıyla dijitalleşmesi için epey uzun bir yolumuz var.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolay-ik-insan-kaynaklari-dijitallesme-raporu-sektorun-dijitallesmesinin-onunde-hala-engeller-var-386639">Kolay İK İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu: Sektörün dijitalleşmesinin önünde hala engeller var.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıtma Hastalığı Hala Görülüyot Mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sitma-hastaligi-hala-goruluyot-mu-369485</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 09:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyot]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sıtma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk, “Sıtma hastalığı Plasmodium adlı parazitin sivrisinek sokmasıyla insana bulaşan ve nöbetler halinde gelen ateş yüksekliği ve titreme ile karakterize bir hastalıktır. Ülkemizde özellikle 19. Yüzyıl son çeyreği ve 20. Yüzyılın ilk döneminde sıtma vakaları çok fazla idi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sitma-hastaligi-hala-goruluyot-mu-369485">Sıtma Hastalığı Hala Görülüyot Mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk, “Sıtma hastalığı Plasmodium adlı parazitin sivrisinek sokmasıyla insana bulaşan ve nöbetler halinde gelen ateş yüksekliği ve titreme ile karakterize bir hastalıktır. Ülkemizde özellikle 19. Yüzyıl son çeyreği ve 20. Yüzyılın ilk döneminde sıtma vakaları çok fazla idi. Osmanlının İmparatorluğunun son döneminde Çeltik ekiminin sınırlandırılması ve sıtma tedavisinde kullanılan kinin tedavisinin yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yapılmasına karşın başarılı olunmamış ve birçok sorun gibi sıtma da Cumhuriyetimize miras kalmıştır. Sağlık Bakanlığı çatısı altında Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı ve Sıtma Savaş Dispanserleri kurulmuş sıtma ile çok etkin bir mücadele verilmiştir. Bataklıkların kurutulması, kanalların açılması ve arazi çalışmalarının yanında eskiden kullanılan kinin günümüzde kullanılan yeni parazit tedavilerinin dispanserler ile hastalara ulaştırılması sayesinde günümüzde sıtma günlük hayatta ülkemiz kaynaklı vakalar görülmemektedir. Hastalık sayısının azalmasında bir diğer faktörde riskli bölgelere seyahat eden kişilerin koruyucu parazit ilacı kullanıyor olmasıdır denilebilir. Ülkemizde tanı konulan sıtma vakalarının neredeyse tamamını yurt dışında hasta olan insanlar oluşturmaktadır” dedi.</p>
<p> Ayrıca Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, “Bir Dünya Sağlık örgütü verilerine göre 2020 yılında dünyada 241 milyon kişi hastalığa yakalanmış iken 627000 kişi sıtmadan hayatını kaybetmiştir. Günümüzde birçok hastalık aşılar ve antibiyotik kullanımı sayesinde ölümcül olmaktan çıkmıştır. Ancak sıtma özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemini korumaktadır” diye vurguladı.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, “Hastalık semptomları nöbetler halinde olan ateş yüksekliği, titreme, baş ve yaygın kas ağrılarıdır ve maalesef sadece semptomlar sıtma için diğer hastalıklardan ayırt edici değildir. Tanı konmanın geciktiği durumlarda semptomlara kansızlık ve sarılık semptomları eklenebilir. Tanı konduktan sonra tedavisi ilaç tedavileri ile mümkündür. Tedavi edilmediği takdirde ölüme ve ya kalıcı hasara neden olabilen bir hastalıktır. Şu ana kadar toplumda kullanıma sunulmuş bir aşısı yoktur. Bu nedenle sıtmanın endemik(salgın halinde) olduğu bir bölgeye seyahat edecekler için seyahat öncesi ve seyahat süresince kullanılmak üzere koruyucu ilaç tedavileri kullanılmalıdır” diye söyledi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, “Sıtmanın bulunduğu bölgelere gidildiğinde sivrisinek kovucu losyonların kullanılması, pantolon ve uzun kollu kıyafetler giyilmesi, gece uyurken cibinlik gibi file önlemlerin alınması, klima ve vantilatör gibi hava akımı sağlayan cihazların bulunduğu odalarda uyunması gibi kişisel korunma önlemleri alınmalıdır. Yurtdışına seyahat etmek isteyen insanların, Sağlık Bakanlığının sitesinden gidecekleri ülkenin sıtma ve diğer bulaşıcı hastalıkların risk durumları ve yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olabilirler. Son bir ay içerisinde sıtmanın endemik olduğu bölgeye giden kimselerde ateş yüksekliği, titreme olması halinde Enfeksiyon Hastalıkları uzmanının olduğu bir merkeze başvurmaları gerekmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Sıtma hastalığında aşağıdaki semptomlar görülmektedir:</p>
<ul>
<li>Ateş yüksekliği-Titreme</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Yaygın vücut ağrısı (Kas-eklem-Kemik ağrıları)</li>
<li>Halsizlik, Kırgınlık, İştahsızlık</li>
<li>Gözlerde, ciltte, idrar renginde sararma</li>
</ul>
<p><strong>Akdeniz diyeti ile beslenin, sigara ve alkolden uzak durun, aktif olun, erişkin yaş aşılamaları için doktorunuza başvurmayı unutmayın..</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sitma-hastaligi-hala-goruluyot-mu-369485">Sıtma Hastalığı Hala Görülüyot Mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Aras: &#8220;Hala Umut Var!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-aras-hala-umut-var-350124</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2023 19:57:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aras]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Ulusal TV kanallarının canlı yayınlarına bağlanarak deprem bölgesindeki ihtiyaçlar hakkında bilgilendirmeler yaptı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aras-hala-umut-var-350124">Başkan Aras: &#8220;Hala Umut Var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras,  Ulusal TV kanallarının canlı yayınlarına bağlanarak deprem bölgesindeki ihtiyaçlar hakkında bilgilendirmeler yaptı</p>
<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye giden ve Bodrum’dan gelen yardımları koordine eden Başkan Ahmet Aras, katıldığı canlı yayınlarda, ilk günden bu yana bir insanlık dramının yaşandığını üzülerek ifade etti. </p>
<p>Canlı bağlantısında bölge halkının ihtiyaçlarını sıralayan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, kıyafet ihtiyacının büyük oranda giderildiğinin altını çizerken çadır, konteyner, uyku tulumu, temel gıda ürünleri, kuru bakliyatların bölge için önemli olduğunu belirtti. </p>
<p>Yardımlar hakkında bilgilendirmeler yapan Başkan Aras, İskenderun Arsuz bölgesinde bulunduklarını söylerken son duruma göre ihtiyaç olunan malzemelerden bahsederek şöyle konuştu:</p>
<p>“Vatandaşlarımızın bazıları evlerini kaybettikleri yerde acılarını yaşamak istiyor. Bu nedenle onlara gıda kolileri bırakıyoruz. Ramazanlarda yaptığımız, içerisinde temel ihtiyaçları karşılayan gıdaların bulunduğu kolilere ihtiyaç var. Bizler de seyyar mutfaklarda yemek yaptığımız için temel gıda maddelerine ihtiyacımız oluyor.”</p>
<p><strong>Başkandan Çadır ve Konteyner Yardımı Çağrısı</strong></p>
<p>Kış mevsimi olduğunu ve gündüz bir nebze de olsa idare edilebildiğini söyleyen Başkan Aras, özellikle akşam saatlerinde soğuk sebebiyle zorlanıldığını belirtirken en önemli ihtiyacın barınma olduğunu vurguladı. Barınma ihtiyacı sebebiyle çadır ve konteyner yardımlarının artırılmasının gerekliliğine değindi.</p>
<p><strong>Umutlar Tükenmedi</strong></p>
<p>Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve canlı vatandaşlara hâlâ ulaşıldığını ifade eden Başkan Ahmet Aras, umutların tükenmediğini belirterek “Hâlâ umut var!” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aras-hala-umut-var-350124">Başkan Aras: &#8220;Hala Umut Var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
