<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hafızayı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hafizayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hafizayi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 10:38:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>hafızayı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hafizayi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurban Bayramı kültürel hafızayı canlandırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-kulturel-hafizayi-canlandiriyor-637753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 10:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[canlandırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[hafızayı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, modern insanın dijitalleşme ve belirsizlik içinde yaşadığı anlam krizine karşı Kurban Bayramı gibi dini ritüellerin, psikolojik, toplumsal ve kültürel etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-kulturel-hafizayi-canlandiriyor-637753">Kurban Bayramı kültürel hafızayı canlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, modern insanın dijitalleşme ve belirsizlik içinde yaşadığı anlam krizine karşı Kurban Bayramı gibi dini ritüellerin, psikolojik, toplumsal ve kültürel etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Esas olan, maddi unsurların arka planındaki anlamı kavramak! </strong></p>
<p>Kurban ibadetine farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsan, bencillik, dünyacılık ve hazcılık ekseninde bir tür ‘hapishane’ içinde yaşıyor. Bu yapı içinde kişi, kontrol duygusuyla bloke olmuş bir halde, daha çok eşyalara ve maddi değerlere bağlanıyor.” dedi.</p>
<p>İnsanın mala, mülke, servete, şöhrete ve makama yönelmesinin, onu anlamdan uzaklaştırdığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Oysa esas olan, bu maddi unsurların arka planındaki anlamı kavramak. Bu bağlamda dini ritüeller, özellikle kurban ibadeti, insanın bu çerçeveyi kırması ve gerçeklerle yüzleşmesi için bir fırsat sunuyor. Kurban ibadeti yalnızca sembolik bir anlam taşımıyor, aynı zamanda insanın iç dünyasında da bir dönüşüm sağlıyor. ‘Kurban’ kelimesi köken olarak ‘kurbiyet’ten geliyor ve Allah’a yaklaşmayı ifade ediyor. Bu yönüyle kurban, hem manevi hem de anlam boyutu olan, aynı zamanda mali bir ibadet olarak değerlendirilmeli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İbadetler, bireyin bencilliğini kırarak başkalarını fark etmesini sağlar! </strong></p>
<p>Kurban ve benzeri mali ibadetlerin, insanın sahip olduğu şeyleri paylaşmasını sağladığını ve toplumdaki dezavantajlı kesimlerin fark edilmesine katkıda bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Özellikle yılda bir veya birkaç kez et tüketebilen insanların durumuna dikkat çekilmesi, bu ibadetin toplumsal yönünü güçlendiriyor. Zekat gibi ibadetlerle birlikte düşünüldüğünde, kurban bireyde verme, paylaşma ve sorumluluk bilincini geliştiriyor.” dedi.</p>
<p>Bu ibadetlerin, bireyin yalnızca kendisi için yaşama eğilimini kırarak başkalarının varlığını ve ihtiyaçlarını fark etmesine yardımcı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, böylece insanın maddeden ziyade anlama yönelmesinin teşvik edildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Küçük çocuklara kurban ritüeli doğru anlatılmalı! </strong></p>
<p>Kurban ibadetinin çocukluk dönemindeki etkilerini ve bu ritüellerin kültürel kimlik oluşumundaki rolünü kolektif hafıza üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kurban Bayramı ve kurban kesimi gibi dini ritüeller, çocukların zihninde kolektif hafızanın bir parçası olarak yerleşir. Bu hafıza bireyin hem kişisel hem de toplumsal kimliğini şekillendirir. Bu süreç, aynı zamanda aidiyet duygusunu güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Kültürel kimliğin kaybının, bireyin başka kültürlerin etkisi altında özne ya da nesne haline gelmesine yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu nedenle çocukların hem dini hem de milli gerekçelerle bu ritüellere dahil edilmesi önemli. Ancak çocukların kurban kesimi sürecine katılımı konusunda yaşa bağlı farklılıklar var. Özellikle 0–6 yaş döneminde soyutlama becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle, sevilen bir hayvanın kesilmesi çocukta travmatik etki oluşturabilir. Bu nedenle küçük yaş grubunda ritüelin anlamının doğru bir şekilde açıklanması gerekir.</p>
<p>Kurban ibadeti çocuğa anlatılırken, bir canın yok oluşu yerine yaşam döngüsü ve paylaşım ön plana çıkarılmalı. İnsanların kasaplardan et temin etmesi, hayvanların kesilmesi ve doğadaki besin döngüsü gibi örneklerle bu sürecin doğal bir yaşam zinciri içinde olduğu açıklanmalı. Bu yaklaşım, çocuğun olaya daha bütüncül ve anlamlı bir çerçeveden bakmasını sağlar.”</p>
<p><strong>Ölümün geçiş olarak anlatılması kaygıyı azaltır! </strong></p>
<p>Ölüm ve yaşam döngüsüne ilişkin anlatıların da çocukların anlam dünyasını şekillendirdiğini aktaran Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ölümün yok oluş değil, bir geçiş ya da mekan değişimi olarak anlatılması, çocukta oluşabilecek yoğun kaygıyı azaltabilir. İnsanlarda doğuştan gelen sonsuzluk arzusu, ölüm algısıyla birleştiğinde kaygı oluşturur, ancak doğru anlamlandırma ile bu kaygı azaltılabilir.” dedi.</p>
<p>Bu bağlamda, ölümün bu dünyadan başka bir yaşama geçiş olarak ele alınmasının, bireyin yaşamı daha anlamlı görmesine katkı sağlayacağını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Dünya hayatının geçici bir süreç olarak değerlendirilmesi, insanın bu dünyada yaptığı eylemlerin anlamını güçlendirir. Çocukların ritüellere katılımında paylaşım da önemli. Kurban sürecine harçlıkla katkı sağlama ya da dağıtım aşamalarına katılma çocuğun sürece dahil edilmesi açısından faydalı. Küçük yaşlarda doğrudan kesim sürecine katılım yerine önce zihinsel hazırlık yapılması daha uygun olur. 5–6 yaş sonrasında ise çocuklar, aile eşliğinde ve ritüelin merhamet ve ibadet boyutu vurgulanarak sürece daha aktif şekilde dahil edilebilir. Ailenin tutumu, çocuğun olayı nasıl anlamlandıracağını doğrudan etkiler. Modern insanın en büyük sorunlarından biri belirsizlik. Ölümün açıklanamaması, özgürlük ve yalnızlık gibi kavramların anlamlandırılamaması bireyde kaygı oluşturur. Bu nedenle ritüellerin sağladığı anlam çerçevesi belirsizliği azaltarak paylaşım ve aidiyet duygusunu güçlendirir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Dijital etkileşimler duygusal küntleşmeye yol açıyor! </strong></p>
<p>Modern yaşamın bireylerde oluşturduğu duygusal değişimleri ve bunun toplumsal etkilerini modernizm ve dijitalleşme üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Modern yaşam, özellikle dijital etkileşimlerin artmasıyla birlikte çocuklarda ve yetişkinlerde duygusal küntleşmeye yol açtı. Bu durum, insan beynindeki duygusal ayna nöronlar üzerinden açıklanabilir. Motor değil duygusal ayna nöronlar, bireyler arası duygusal aktarımı sağlar ve bu sistemin adeta ‘telsiz internet’ gibi çalışır.” dedi.</p>
<p>İnsanlar arasındaki bilgi aktarımının büyük kısmının sözlü olmayan (non-verbal) iletişimle gerçekleştiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ses tonu, vurgu, kelime seçimi ve söyleyiş biçimi gibi unsurlar duygusal etkide belirleyici olur. Ancak dijital iletişim bu doğal ve sahici etkileşimi azaltarak duygusal küntleşmeye neden oluyor. Buna karşılık yüz yüze etkileşimler, karşı tarafın sevincini ve heyecanını doğrudan görmek, duygusal ayna nöronları aktive ederek bu küntlüğü azaltabiliyor.</p>
<p>Dijital ortamda verilen basit tepkiler, örneğin bir ‘beğeni’ ifadesi, gerçek sosyal etkileşimin yerini tutmaz. Empati gelişimi açısından yüz yüze deneyimler önemli. Bu bağlamda birçok gelişmiş ülkede uygulanan sosyal sorumluluk programlarını örnek gösterilebilir. Öğrencilerin belirli sürelerle bakım evlerinde, dezavantajlı çocuklarla ya da temizlik ve destek işlerinde çalıştırılması empatiyi geliştirir ve sosyal farkındalığı artırır.”</p>
<p><strong>Yardım etme ve paylaşma davranışları insanın biyolojik doğasında yer alıyor! </strong></p>
<p>Dijitalleşmenin sosyal bağları zayıflattığını ve bu nedenle fiziksel deneyimlerin yeniden önem kazandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yardım etme ve paylaşma davranışları, dini ya da ideolojik bir temelden bağımsız olarak insanın biyolojik doğasında yer alır. Emek ve zahmetle elde edilen deneyimler beyinde daha kalıcı izler bırakır ve bu durum değer algısını güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Bu çerçevede yapılan bilimsel araştırmalara da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Budist rahipler ve ortalama bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda aynı görsellere verilen tepkilerin farklı olduğu görülmüş. Yardım temalı görüntülere verilen tepkiler, bireyin zihinsel ve duygusal yapısına göre stres ya da mutluluk hormonlarını tetikliyor. Bu durum, anlamlandırmanın duygusal tepkiler üzerindeki belirleyici etkisini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kurban Bayramı ve benzeri dini ritüeller sosyal ve duygusal işlevleri destekliyor! </strong></p>
<p>Dezavantajlı bireylerle kurulan ilişkinin yalnızca yardım edilen kişiye değil, yardım eden kişiye de olumlu etkiler sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsanlar yardım ettikçe psikolojik olarak iyi hisseder ve bunun biyolojik bir karşılığı vardır. Yardım etme davranışı insan doğasında yer alan temel bir eğilim.” dedi.</p>
<p>Kurban Bayramı ve benzeri dini ritüellerin sosyal ve duygusal işlevleri desteklediğini açıklayan Prof. Dr. Tarhan, “Bayramlar özellikle çocuklar açısından önemli bir deneyim alanı oluşturuyor. Bayramlar aile içi ilişkileri güçlendiriyor, çatışmaları azaltıyor ve ebeveynlerin çocuklarına daha fazla zaman ayırmasına olanak sağlıyor. Bu yönüyle bayramlar çocukların dünyasında ‘onarıcı günler’ olarak işlev görüyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dini ritüeller, insanın anlam ve teselli ihtiyacına cevap veriyor! </strong></p>
<p>Tevekkül kavramını ‘vekil tayin etmek’ anlamı üzerinden ele alan Prof. Dr. Tarhan, “Bu yaklaşım modern insanın yaşadığı belirsizlikle ilişkisini değerlendirir. Günümüz insanı, hızlı yaşam temposu, yoğun bilgi akışı ve her şeye anında ulaşabilme imkânına rağmen geleceğe dair ciddi bir belirsizlik içinde yaşıyor. Her yeni bilgi yeni sorular doğuruyor, bu durum da insan zihninde sürekli bir belirsizlik ve sorgulama hali oluşturuyor.” dedi.</p>
<p>İnsanın geçmiş ve geleceği düşünebilen tek varlık olduğunu, zaman algısı ve anlam arayışının da bu belirsizlik duygusunu artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle sorgulayan bireylerde bu durum varoluşsal bir bunalıma dönüşebilir. Bu noktada dini ritüeller, insanın anlam ve teselli ihtiyacına cevap verir. Hayata anlam yükleyebilmenin, acıların yönetilmesini kolaylaştırır ve bireyin kontrol edemediği durumlarla başa çıkmasını sağlar.” bilgisini paylaştı.</p>
<p><strong>21. yüzyıl yalnızca bilgi değil, bilgelik çağı olmalı!</strong></p>
<p>Modern insanın en temel sorunlarından birinin de ‘kontrol etme’ arzusu olduğunu aktaran Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Her şeyi kontrol etme çabası kaygıyı artırır ve bireyi bir tür ‘kontrol hapishanesi’ içine sokar. Buna karşılık anlam arayışı, sahip olmaktan çok ‘olmayı’ hedefleyen bir yaşam anlayışını öne çıkarır, insanın içsel gelişimini merkeze alır.” dedi.</p>
<p>Bu bağlamda maddi zenginlikten ziyade anlam zenginliğinin önem kazandığının altını çizen Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bireyin kendi iç dünyasını geliştirmesi gerekir. Dijitalleşme ve hızlı teknolojik değişim, insan ilişkilerinde ve toplumsal yapıda karakter sorunlarını artırabilir. Bu çerçevede, Elon Musk’ın ‘Zekâ çok ucuzladı ama karakter çok pahalılaştı’ sözü, bilgi çağından bilgelik çağına geçiş ihtiyacına işaret ediyor. Modern çağın getirdiği hızlı değişim ve dijitalleşme, sosyal çürüme, hile, entrika ve yalan gibi olguları artırma riski taşıyor. Bu nedenle 21. yüzyıl yalnızca bilgi değil, aynı zamanda bilgelik çağı olması gerekiyor. Aksi halde karakter sahibi bireylerin azalması toplumsal bir sorun haline gelebilir. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-kulturel-hafizayi-canlandiriyor-637753">Kurban Bayramı kültürel hafızayı canlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Merak duygusunu canlı tutmak ve iyi beslenmeyle hafızayı korumak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/merak-duygusunu-canli-tutmak-ve-iyi-beslenmeyle-hafizayi-korumak-mumkun-626563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeyle]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[duygusunu]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hafızayı]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, unutkanlık hakkında açıklamalarda bulunarak hafızayı geliştirmeye yönelik öneriler paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/merak-duygusunu-canli-tutmak-ve-iyi-beslenmeyle-hafizayi-korumak-mumkun-626563">Merak duygusunu canlı tutmak ve iyi beslenmeyle hafızayı korumak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, unutkanlık hakkında açıklamalarda bulunarak hafızayı geliştirmeye yönelik öneriler paylaştı.</p>
<p><strong>Hafızayı oluşturan esas unsur motivasyondur</strong></p>
<p>Herkesin biyolojik olarak farklı özelliklere sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Biyolojik olarak nasıl elimiz, yüzümüz, kolumuz farklıysa beynimizin de belirli alanlarında farklılıklar var. Hafıza ya da bellek dediğimiz şey de kişiden kişiye değişebiliyor. Ancak hafızayı oluşturan esas şey motivasyon ve ilgi alanıdır. Önce ilgilenilen konu hakkında motive olmak gerekiyor.” dedi. </p>
<p><strong>Merak öğrenmeyi kalıcı hale getirir</strong></p>
<p>Zorunlu olarak öğrenilen bilgilerin kalıcı olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, “Merak olması gerekiyor. Merak, motivasyonu tetikleyen bir şey. Merak varsa insan her türlü şeyi öğrenmeye çalışıyor ve bütün derinliğini öğreniyor. O zaman unutması da zor oluyor.” dedi.</p>
<p>Unutmayı da küçümsememek gerektiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Tarlacı, “Eski bir söz var, ‘Tanrıya şükür, unutmak iyi ki var ve zorunlu.’ diyor. Çünkü unutmazsak birçok acı aynı canlılığını korurdu. Birçok sıkıntı aynı canlılığıyla tekrar tekrar hafızamıza gelirdi. İnsan doğası gereği unutuyor. Hatta çok unutuyoruz. Bireysel olarak da toplumsal olarak da unutuyoruz. Toplumsal bir hafıza da var. Yazılıysa buna tarih deniyor. Öte yandan tarihin ne kadar tartışmalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Herkesin yazdığı tarih farklı. Hafızanın ne kadar uçucu olduğunu, yeniden inşa ederken ne kadar yanıldığımızı gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anılar yeniden kurgulanarak hatırlanır</strong></p>
<p>Hafızanın bilgisayar gibi olmadığını ve anıların dosyalar şeklinde geri gelmediğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “O an içinde bulunduğunuz koşullar, geçmişte anıyı yaşadıktan sonra üzerine eklenen yeni duygular, bilgiler ya da çıkarım yöntemleri zihinsel geçmişteki anınızı değiştiriyor. Yani onu yeniden kurgulayarak geri getiriyorsunuz. Anılarda yeniden kurgulama yapabildiğimize göre bu durum insanın iyileşmesine de yardımcı oluyor olabilir. Bilişsel terapiler vardır. Kişinin düşünce zincirini değiştirmeyi içerir. Bazen yanlış anılar ekleriz.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu sebeple görgü tanıklıklarının kameralara göre güvenilmez olduğunu gösteren çalışmalar var. Kamera olayı birebir kaydediyor. Ama biz kurguluyoruz. Çünkü beyin esnek, yumuşak, akışkan. Zaman içerisinde değişiyor ve bu değişim anıları geri çağırırken boşluklara neden oluyor. O boşluklar bizi rahatsız ediyor. ‘Orada bir şey olması gerekiyor’ deyip onu başka bir şeyle dolduruyoruz. Böylece anınız değişiyor.”</p>
<p><strong>Travmalar farklı şekilde kaydedilir</strong></p>
<p>Beyindeki amigdala ve hipokampüs arasındaki güçlü bağa dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, şiddetli travmaların hafızaya çok daha güçlü şekilde kazındığını söyledi. Bu durumun, travma sonrası stres bozukluğuna yol açabildiğini belirtti.</p>
<p><strong>Unutkanlığı azaltmanın en etkili yolu tekrar</strong></p>
<p>Bilgilerin kalıcı hale gelmesi için tekrarın şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, “Öğrenilen bilgilerin ilk gün, bir hafta ve bir ay sonra tekrar edilmesi hafızayı güçlendirir.” dedi.</p>
<p><strong>Beyin sağlığı için doğru beslenme önemli</strong></p>
<p>Beynin de bir organ olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sağlıklı çalışması için uygun beslenmek şart. Omega-3 yağ asitleri ve Akdeniz tipi beslenme beyin esnekliğini artırır. Balıklar, keten tohumu, ceviz gibi besinler bu açıdan zengin kaynaklardır. Margarin gibi yapay yağlar hem kalp-damar hem de beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Omega-3 tüketiminin artırılması gerekir. Antioksidanlar vücudu zararlı maddelerden temizler. Özellikle rengi koyulaşan meyvelerde antioksidan oranı artar. Bu tür besinlerin düzenli tüketilmesi gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/merak-duygusunu-canli-tutmak-ve-iyi-beslenmeyle-hafizayi-korumak-mumkun-626563">Merak duygusunu canlı tutmak ve iyi beslenmeyle hafızayı korumak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca&#8217;da ortak hafızayı keşfetme zamanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bucada-ortak-hafizayi-kesfetme-zamani-598714</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 13:05:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[hafızayı]]></category>
		<category><![CDATA[Keşfetme]]></category>
		<category><![CDATA[Levanten]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[rotası]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi’nin ilçenin tarih kokan sokaklarını ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkartan yeni turizm rotası büyük ilgi görüyor. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tarihi mirası yerinde keşfetmek isteyen herkesi Buca’ya beklediklerini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-ortak-hafizayi-kesfetme-zamani-598714">Buca&#8217;da ortak hafızayı keşfetme zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi’nin ilçenin tarih kokan sokaklarını ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkartan yeni turizm rotası büyük ilgi görüyor. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tarihi mirası yerinde keşfetmek isteyen herkesi Buca’ya beklediklerini söyledi.</p>
<p>Buca Belediyesi tarafından kentsel aidiyet çalışmaları kapsamında hayata geçirilen Levantenler Rotası katılımcılarını geçmişin izinde bir yolculuğa çıkarıyor. Buca’daki Levanten toplumunun ilçede bıraktığı mimari ve kültürel izlerin ziyaretçiler tarafından keşfedilmesini hedefleyen rota, 18 duraktan oluşan 2 saatlik bir yaya güzergâhını kapsıyor. Katılımcılar rotayı, rehberler eşliğinde 10 kişilik gruplar halinde deneyimleyebildikleri gibi, “Buca Levantenler Rotası Haritası” üzerindeki QR kodu okutarak dijital rehberlik hizmeti de alabiliyor.</p>
<p>“AMACIMIZ BUCA’YI TÜM ÜLKEYE TANITMAK”<br />Köşkler, kiliseler ve eski Rum sokaklarından oluşan Buca Levantenler Rotası ile en temel amaçlarının Buca’yı gün yüzüne çıkarmak olduğunu ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Buca’mız, kalbinde harika tarihi mekânlar bulunduran eşsiz bir ilçe. Tüm bu güzellikleri önce Bucalılara, sonra İzmirlilere sonra tüm Türkiye’ye tanıtmak için güzel bir kültür rotası oluşturduk. İlçemizin tanıtımı açısından büyük zenginlik taşıyan bu alanın daha çok kişi tarafından bilinmesini ve görülmesini istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Tarihi rotayı keşfetmek isteyen vatandaşlar, https://www.buca.bel.tr adresindeki Buca Levanten Rotası ekranına tıklayarak başvuru linkini doldurabildikleri gibi 439 10 10 (dâhili 3135 – 3136) numaralı telefonu arayarak da başvurularını yapabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-ortak-hafizayi-kesfetme-zamani-598714">Buca&#8217;da ortak hafızayı keşfetme zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
