<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hafıza | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hafiza/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hafiza</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Mar 2026 10:59:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hafıza | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hafiza</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Kurtuluş Müzesi için &#8220;ortak hafıza&#8221; çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-kurtulus-muzesi-icin-ortak-hafiza-cagrisi-616777</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 10:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-kurtulus-muzesi-icin-ortak-hafiza-cagrisi-616777">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Kurtuluş Müzesi için &#8220;ortak hafıza&#8221; çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihsel hafızayı görünür kılmayı hedefliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihsel veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>TARİHİMİZE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Tarihi tanıklık eden aile yadigarı eserlerini bu anlamlı müzede gelecek nesillerle buluşturmak isteyenler, 0224 486 62 74 numaralı telefondan detaylı bilgi alabiliyor. Ayrıca koleksiyona katkı sunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Nilüfer Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan adresi üzerinden çevrimiçi kolayca gerçekleştirebiliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-kurtulus-muzesi-icin-ortak-hafiza-cagrisi-616777">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Kurtuluş Müzesi için &#8220;ortak hafıza&#8221; çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 09:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[Aynı Anda]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, gün içinde yüzlerce kez ekranı kontrol ediyor, gece uyumadan önce son kez sosyal medyada geziniyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750">Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, gün içinde yüzlerce kez ekranı kontrol ediyor, gece uyumadan önce son kez sosyal medyada geziniyoruz. Dijital çağın bu görünmez rutini artık sıradan bir alışkanlık değil; bilim insanlarına göre dikkat ve hafıza süreçlerimizi derinden etkileyen bir dönüşümün parçası. Uzmanlar, özellikle hızlı tüketilen kısa içeriklerin ve sürekli bildirim akışının haz temelli anlık kazançları artırdığını ama uzun vadede bedel ödettiğini söylüyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) çocuklara yönelik ekran süresi sınırlamaları ve Avrupa bölgesinde artan problemli sosyal medya kullanımı verileri, meselenin küresel boyutunu ortaya koyuyor. Üniversitelerde yapılan araştırmalar ise yalnızca telefonun masada durmasının bile bilişsel performansı düşürebildiğini gösteriyor. Peki hafızamız ve algımız gerçekten zayıflıyor mu? Yoksa sadece kullanım alışkanlıklarımız mı değişiyor? “Telefon masadayken bile dikkat düşüyor” diyen Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt konuyla ilgili çarpıcı bilgiler veriyor…</strong></em></p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt’a göre sosyal medyanın aşırı ve kontrolsüz kullanımı, dikkat ve hafıza üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Bu etkinin şiddeti; kişinin yaşı ve sosyal medyada geçirdiği süreye bağlı olarak değişebilir. Özellikle çocuklar ve ergenlerde yoğun kullanım; dikkat dağınıklığına, dikkat süresinin kısalmasına ve aynı anda birden fazla işle uğraşma alışkanlığına bağlı dikkat sorunlarına yol açabiliyor. Birden fazla platformda eş zamanlı vakit geçirmek ve sürekli gelen bildirimler, odaklanmayı zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor” diyor. </p>
<p>Araştırmalar, sorunlu sosyal medya kullanımının günlük hayatta daha fazla dalgınlık ve unutkanlıkla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum çoğu zaman aşırı kullanım ve “bir şeyleri kaçırma korkusu” olarak bilinen “FoMO” ile bağlantılı görülüyor. Hatta akıllı telefon kapalı ve kullanılmıyor olsa bile görüş alanında bulunması, dikkat performansını zayıflatabiliyor. Bir şeyleri kaçırma korkusu ve kendi başına kalmanın verdiği rahatsızlık hissinden kaçınmak için insanların farkında olmadan sürekli olarak olası bir bildirime hazır hale geldiğini belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Beyin, potansiyel ödül sinyalini, yani bildirimi, tamamen görmezden gelemez. Telefon yanımızdayken bile zihinsel kaynaklarımızın büyük bir kısmı tetikte kalıyor. Bu da zihnimizin bir işe ya da bir şeye odaklanmasını zayıflatıyor” şeklinde konuşuyor.</p>
<p><b>Sosyal Medya Kullanımı Arttıkça Unutkanlık Da Artıyor </b></p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt’a göre problemli sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı sadece dikkati değil, belleği de etkiliyor. Hafızanın güçlü olabilmesi için dikkat filtrelerinin sağlıklı bir şekilde çalışması ve hatırlanacak duruma ilişkin ara ara tekrar yapılması gerekiyor. Sürekli içerik değişimi, kısa videolar ve bildirim akışı dikkati ve özümseyerek öğrenmeyi bozuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Hafıza bir kas gibidir; tekrar ve odaklanma ister. Sürekli bölünen dikkat, bilgiyi yüzeyde bırakır. Öğreniyoruz sanıyoruz ama aslında depolamıyoruz” diyor.</p>
<p>Bazı uluslararası çalışmalar, günlük sosyal medya kullanım süresi arttıkça bilişsel performansa yönelik risklerin yükseldiğini, özellikle de dikkat süresinin azaldığını ortaya koyuyor. Sürekli içerik değiştirme alışkanlığı, beynin derin odaklanma yerine yüzeysel ve hızlı tarama moduna geçmesine neden oluyor. Bu durum özellikle öğrencilerde ders çalışırken sık sık telefona bakma ihtiyacı şeklinde görülüyor.</p>
<p><b>Kısa İçerikler Beynin Sabır Eşiğini Düşürüyor </b></p>
<p>Sosyal medya beğenileri ve bildirimlerin küçük ama sık dopamin salınımlarına yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, bu durumun beynin anlık ödüllere alışmasına neden olduğuna dikkat çekiyor: “Kısa ve hızlı içerik tüketimi, beynin sabır eşiğini düşürebilir. Uzun bir metni okumak ya da karmaşık bir problemi çözmek daha zor hale gelir. Bu durum özellikle gelişim çağındaki çocuk ve ergenlerde daha belirgin risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, ergenlerde problemli sosyal medya kullanımının arttığını ve bunun ruh sağlığı ile dikkat süreçleri üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor”…</p>
<p>Problemli ve kontrolsüz sosyal medya kullanımının birçok ruhsal bozuklukla da ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “En sık karşılaşılan ruhsal sorunlar arasında depresyon, dikkat eksikliği ve anksiyete bozuklukları öne çıkıyor. Bunlara uyku problemleri, beden algısına ilişkin sorunlar, yeme davranışındaki bozulmalar ile yalnızlık ve sosyal izolasyon da eşlik ediyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b>Beyin Aynı Anda İki İşi Aynı Verimle Yapamaz </b></p>
<p>Kontrolsüz akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının başta dikkat yetersizliğine yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Buna ‘dijital amnezi’ diyoruz. Bilginin her an erişilebilir olması, onu zihinde tutma motivasyonunu azaltabiliyor. Artık bilgiyi hatırlamak yerine nerede bulacağımızı hatırlıyoruz. Bu da uzun vadede bellekle ilgili mekanizmalarımızın özümseyerek öğrenmesini engelliyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Hafıza oluşumu için dikkatin şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğer dikkat dağınıksa, bilgi uzun süreli belleğe aktarılamaz. Ayrıca ‘dijital hafıza etkisi’ dediğimiz bir durum var. İnsanlar bilgiyi ezberlemek yerine ‘nasıl olsa internette var’ düşüncesiyle depolamıyor. Bu da uzun vadede hatırlama kapasitesini zayıflatabiliyor” diyor. </p>
<p>Telefonla ilgilenirken ders çalışmak, mesajlaşırken toplantı dinlemek… Ancak bilimsel veriler beynin aynı anda bilişsel olarak iki zor işi tam verimle yapamadığını gösteriyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Sınırlı bir bilgi işleme kapasitesine sahibiz. Yine de sistemimiz aynı anda birden fazla görevi yapabilecek yeterliğe sahiptir. Ancak aynı anda iki zor işi yapmaya ya da birbirini bozacak iki işi yapmaya veya daha önce deneyimlemediğimiz bir işi yaparken başka bir şey yapmaya çalıştığımızda zorlanıyoruz. Dolayısıyla çoklu görevler, görevler arasında hızlı geçişi gerektiriyor. Her geçişte ise zihinsel enerji kaybı oluyor. Bu da hem performansı hem öğrenme kalitesini düşürüyor” diyor. </p>
<p>Problemli telefon kullanımının çocuk gelişiminde dikkate alınması gereken bir husus olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Çocukların yüzde 97’si 0–4 yaş arasında mobil cihazlarla karşılaşıyor; üstelik bu temas çoğu zaman 1 yaşından önce, ekran izleme ya da dijital içerikle etkileşim şeklinde başlıyor. Bu durum çocuğun optimum motor ve duyusal gelişim fırsatını zayıflatıyor. Neticede çocuğun hayal gücü ve yaratıcılığı sekteye uğruyor” diyor.  </p>
<p><b><strong>Çözüm, Teknolojiden Kaçmak Değil, Onu Yönetmek</strong></b></p>
<p> </p>
<p>Uzmanlar teknolojiden tamamen uzaklaşmanın elbette gerçekçi olmadığını, önemli olanın bilinçli kullanım olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğlence amaçlı ekran süresini sınırlandırmak, bildirimleri kapatmak ve telefonu görüş alanı dışına koymak, yatmadan en az 1 saat önce ekran kullanımını bırakmak, gün içinde ‘ekransız odak blokları’ oluşturmak, kitap okuma, not tutma ve ezber gibi hafızayı aktif çalıştıran aktiviteleri artırmak önemli. Teknoloji düşmanımız değil. Ancak kontrol edilmediğinde zihinsel kapasitemizi sessizce aşındırabilir. Dikkat, hafıza ve algı; korunması gereken bilişsel hazinelerimizdir. Onları korumak bizim elimizde” diyerek sözlerini tamamlıyor…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750">Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültürel hafıza geleceğe aktarılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulturel-hafiza-gelecege-aktariliyor-610921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 13:42:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aktarılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[lüleburgaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lüleburgaz’a bağlı Yenibedir köyüne ait geleneksel gelinlik, gelin başlığı ve cepken, sanatçı Necla Zorlutuna tarafından aslına uygun olarak yeniden hazırlanıp, Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi’nde görücüye çıkarıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-hafiza-gelecege-aktariliyor-610921">Kültürel hafıza geleceğe aktarılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lüleburgaz’a bağlı Yenibedir köyüne ait geleneksel gelinlik, gelin başlığı ve cepken,<br />sanatçı Necla Zorlutuna tarafından aslına uygun olarak yeniden hazırlanıp, Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi’nde görücüye çıkarıldı.<br />&#8211;<br />Lüleburgaz Belediyesi, bölgenin zengin kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına çalışmalarını sürdürüyor.<br />Bu kapsamda, Lüleburgaz’a bağlı Yenibedir köyüne ait geleneksel gelinlik, gelin başlığı ve cepken, sanatçı Necla Zorlutuna tarafından aslına uygun olarak yeniden hazırlanıp, Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi’nde (LYKA) görücüye çıkarıldı.<br />Bu anlamlı hafıza çalışması, LYKA’da bulunan Kültürel Miras Müdürlüğü’nde Mart ayının sonuna kadar ziyaret edilebilecek.<br />LYKA’da bulunan Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü’nde aynı zamanda çeşitli etnografik eserler de sergileniyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-hafiza-gelecege-aktariliyor-610921">Kültürel hafıza geleceğe aktarılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: Geçmişle bağımızı hiçbir zaman koparmayacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-gecmisle-bagimizi-hicbir-zaman-koparmayacagiz-609382</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 20:22:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anıtı]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bağımızı]]></category>
		<category><![CDATA[başiskele]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Trakya]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişle]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[koparmayacağız]]></category>
		<category><![CDATA[mübadele]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye–Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin toplumsal hafızada canlı tutulması amacıyla hayata geçirilen Mübadele Anıtı, Başiskele Yeniköy’de açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-gecmisle-bagimizi-hicbir-zaman-koparmayacagiz-609382">Büyükakın: Geçmişle bağımızı hiçbir zaman koparmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye–Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin toplumsal hafızada canlı tutulması amacıyla hayata geçirilen Mübadele Anıtı, Başiskele Yeniköy’de açıldı. “Milletler geçmişleriyle bağlarını kopartırlarsa hafıza kaybı yaşarlar” diyen Başkan Büyükakın, bu bağın kopmaması için her türlü mücadeleyi vereceklerini vurguladı.</p>
<p><b>TARİH KOCAELİ’DE YAŞATILIYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye–Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin toplumsal hafızada canlı tutulması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir çalışmaya imza attı. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nin talebi doğrultusunda, Başiskele Yeniköy Bayrak Meydanı’nda “Mübadele Anıtı” hayata geçirildi. Hem anıtın tanıtımı hem de mübadelenin yıl dönümü dolayısıyla söz konusu meydanda bir tören düzenlendi.</p>
<p><b>YOĞUN KATILIM SAĞLANDI</b></p>
<p>Törene Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Mehmet Başyiğit, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk, Başiskele Balkan Batı Trakya İlleri Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Raşit İlhan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>TOPLUMSAL HAFIZAYA VURGU</b></p>
<p>Yeniköy Camii Merkez Camii İmamı Numan Ayaz’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Başkan Büyükakın, Mübadele Anıtı’nın taşıdığı anlam ve toplumsal hafızadaki önemine dikkat çekerek, “İnsanlar geçmişle bağlantılarını hafızaları üzerine kurarlar. Milletlerin de hafızası vardır. Milletler geçmişleriyle bağlantılarını kopartırsa hafıza kaybı yaşarlar. Nereden geldiklerini, nereye gittiklerini, amaçlarının ne olduğunu, kim olduklarını, her şeylerini kaybederler. Kültürlerinden kopanlar, tarihlerinden koparlar” dedi.</p>
<p><b>“BATI TRAKYA İLE BAĞ HİÇ KOPMADI”</b></p>
<p>1923 yılında imzalanan anlaşma ile yaklaşık 500 bin Müslüman Türk’ün mübadeleye tabi tutulduğunu hatırlatan Başkan Büyükakın, bölgede kalanlara ise asimilasyon politikasının uzunca bir süredir uygulandığını söyledi. Başkan Büyükakın, “Bugün aslında enteresan bir tarih. 29 Ocak aynı zamanda Milli Direniş ve Dayanışma Günü’nün yıldönümü. Bizim, Batı Trakya ile bağımız hiç kopmadı, temas devam ediyor” dedi.</p>
<p><b>“GEÇMİŞİMİZE BİR GEÇİŞ KAPISI”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslında kültür emperyalizmi ve bu doğrultuda uygulanan asimilasyon politikaları tam da çağdaş dünyanın mankurtlaştırma politikalarının izdüşümüdür. Bu manada bizim tarihle olan bağımızı, hafızamızı tazeleyecek olan bütün bağlar işte bu köprülerdir. Bu anıta baktığınızda burada bir mermer ve üzerine yazılmış yazılar ve altta bir fotoğraf görmemeniz gerekir. Burası aslında bizim tarihimize, kimliğimize bir geçiş kapısının anıtı olarak orada durmaktadır.</p>
<p><b>“YAPTIĞIM EN ÖNEMLİ HİZMET”</b></p>
<p>Gençlerimiz,  30 Ocak 1923&#8217;te ve sonrasındaki iki yıl boyunca devam eden mübadele sürecinde neler olduğunu görsünler. Bugün kalanlara neler oluyor? Bugün kalanlar için ne yapmamız gerekir, o davamızı nasıl ayakta tutmamız gerekir. İşte bu, onun anıtıdır. Başiskele&#8217;de birçok iş yapıyoruz? Ama bana, ‘Başiskele’ye yaptığın en önemli hizmet nedir?’ diye sorarsanız, size bu anıtı gösteririm.</p>
<p><b>“BU, SADECE BİR ANIT DEĞİL”</b></p>
<p>Köprüler yollar ve diğerlerinin hiçbiri en büyük hizmetler listesinde bunun önünde değildir. Neden? Çünkü bu anıt bizi var eder. Çünkü devlet, bayrak, din ve vatan yoksa geri kalan her şey anlamsızdır. Öyle şeyler vardır ki, onlar yoksa diğer hiçbir şeyin anlamı yoktur. Onun için tarihle bağımızı yeniden kurduğumuz bu tür anıtlar aslında bizim geçmişten yarınlara uzanan köprülerimizdir.</p>
<p><b>“MANEVİ ANLAMI PAHA BİÇİLEMEZ”</b></p>
<p>Belki daha da az ama manevi anlamda paha biçilmez bir eseri buraya kazandırmış olduk. Bu anıt için emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. O yıllarda yollarda hayatını kaybeden ve şehit olan, ondan sonra vatan mücadelesi için veya ondan önce vatan mücadelesi için, bayrak mücadelesi için bu vatan uğruna toprağa düşmüş, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimizi, onlardan ahirete irtihal edenleri de bu vesile ile minnetle anıyorum.”</p>
<p><b>ANITA KARANFİLLER BIRAKILDI</b></p>
<p>Dernek başkanlarından Raşit İlhan, Tahir Büyükakın’a derneklere verdiği katkılardan dolayı teşekkür ederek, “Bu anıt bizim çok değerli. Ruhunu yaşatmak için ise bizlere görev düşüyor” dedi. Yüksel Öztürk ise, “Türk kimliği Batı Trakya’da halen tanınmıyor. Bu dava hepimizin davasıdır” dedi. Böylesine güzel bir eserin Başiskele’ye kazandırılmasından memnuniyet duyduğunu belirten Yasin Özlü de yakın zamanda Yeniköy’de mübadeleyi anlatan Göç Müzesi’ni hayata geçireceklerini müjdeledi. Törenin sonunda Başkan Büyükakın ve beraberindekiler, mübadele döneminde hayatını kaybedenler için anıta karanfil bıraktı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-gecmisle-bagimizi-hicbir-zaman-koparmayacagiz-609382">Büyükakın: Geçmişle bağımızı hiçbir zaman koparmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetersiz uyku ve yüksek şeker içeren gıdalar, beyin sağlığını tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetersiz-uyku-ve-yuksek-seker-iceren-gidalar-beyin-sagligini-tehdit-ediyor-602653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 12:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[içeren]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gündelik yaşamdaki pek çok alışkanlığın beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkileri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, uzun süreli yetersiz uykunun dikkat ve hafızayı zayıflattığını ve öğrenme kapasitesini düşürdüğünü söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-uyku-ve-yuksek-seker-iceren-gidalar-beyin-sagligini-tehdit-ediyor-602653">Yetersiz uyku ve yüksek şeker içeren gıdalar, beyin sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Gündelik yaşamdaki pek çok alışkanlığın beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkileri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu,</span></b><span> <b>uzun süreli</b> <b>yetersiz uykunun dikkat ve hafızayı zayıflattığını ve öğrenme kapasitesini düşürdüğünü söyledi. Yüksek şeker içeren işlenmiş gıdaların odaklanma güçlüğü ve beyin sisi oluşumuna yol açtığını belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, işlenmiş gıdaların tümünün, beyin için yüksek risk oluşturduğuna dikkat çekti.</b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, günlük yaşam alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek beyin sağlığının korunmasına ilişkin tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Günlük yaşam alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Günlük yaşam alışkanlıkları beyin sağlığını etkiliyor. Anlık kısa vadeli etkilenmeler de olabiliyor, uzun vadeli etkilenmeler de olabiliyor. Temennimiz uykusuzluk ve kötü beslenme gibi olumsuz davranışların kısa vadeli etkiler yapması. Düzenli egzersiz yapmak, uyku hijyenini sağlamak gibi iyi alışkanlıklarımızın da uzun vadeli etkiler yapmasını isteriz” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kronik uykusuzluk demans riskini artırıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Beyni yoran ve daha hızlı yaşlanmasına neden olan alışkanlıkların başında yetersiz uykunun geldiğini belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Yetersiz uyku, kısa vadede dikkat, hafıza ve öğrenme kapasitesini etkilerken; uzun vadede kronik uykusuzluğun demans riskini artırdığını biliyoruz. Fiziksel olarak hareketsizlik, kısa vadede enerji düşüklüğü ve zihinsel yorgunluk gibi sonuçlarla kendini gösterirken; uzun vadede yine bilişsel fonksiyonlarda gerileme ve nöron bağlantılarının zayıflaması gibi etkiler ortaya çıkabiliyor” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uykusuzluk beyni olumsuz etkiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uykusuzluğun özellikle beynin hipokampüs, prefrontal korteks ve amigdala bölgeleri üzerinde etkileri olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Uykusuzluk özellikle hafıza merkezi denilen hipokampüs ve dikkat ve karar verme gibi yüksek entelektüel fonksiyonların kontrol edildiği prefrontal korteks dediğimiz alanları etkileyen bir faktördür. Amigdala, duygusal ve dürtüsel kontrolün sağladığı bir alandır. Bu alan da yetersiz uykudan olumsuz etkilenmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hafıza zayıflıyor, öğrenme kapasitesi düşüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzun süreli uyku yetersizliğinin, hafızayı zayıflattığını ve öğrenme kapasitesini düşürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Hipokampüs etkilendiği zaman, hafıza oluşumu ve bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılması bozuluyor. Çünkü kısa bellekteki bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılması, derin uykuda gerçekleşen bir hadisedir. Prefrontal korteks etkilendiğinde, dikkat ve odak sorunları ortaya çıkabiliyor. Problem çözme ve karar verme yetilerinde aksamalar yaşanabiliyor. Günlük hayatta farkında olmadan birçok entelektüel fonksiyonumuzu kullanırız, gün içerisinde bir sürü problem çözeriz. Örneğin sabah işe gideceğiz, aracımız arızalandı hemen çözüm üretmeye çalışırız. Ya taksiye bineriz ya da başka bir çözüm bulmaya çalışırız. Bunlar problem çözme yeteneklerimizin bir örneğidir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Abartılı duygusal reaksiyonlar ortaya çıkabiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yetersiz uykunun duygusal ve dürtüsel kontrolü sağlayan beyin bölgesi amigdalayı da etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Amigdala, uykusuzluktan şu şekilde etkileniyor: Aşırı uyarılıyor. Abartılı duygusal reaksiyonlar ve dürtüsel tepkiler ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla kişinin toplumsal uyumu da azalıyor” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uyku sırasında glimfatik sistem devreye giriyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Pandemi sonrası uykunun tamamen gereksiz bir şey gibi algılanmaya başlandığını kaydeden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, oysa uyku sırasında beyin için çok önemli olan işlemlerin gerçekleştiğini söyledi: “Uyku, özellikle gün içinde saatler yetmediği zaman feragat edilecek şey olarak görülüyor. Oysa uyku sırasında glimfatik sistem dediğimiz özel sistem devreye giriyor, özellikle gün boyunca beyinde biriken toksinleri siliyor. Bu süreç bellek oluşumuna, sinir hücrelerinin onarımına ve birtakım kognitif bozuklukların onarımına yardım eden bir süreç. Glimfatik sistemin aktivasyonunu şöyle anlatabiliriz: Uyku sırasında beyin hücrelerinin arasındaki boşluklar genişliyor ve beyin omurilik sıvısı bu boşluklardan akarak gün içinde biriken toksinleri, amiloid beta gibi zararlı proteinleri temizliyor. Özellikle derin uyku evresinde aktif oluyor. Gün içinde nöronlar çalışarak birtakım metabolik atıklar biriktiriyor. Bunlar yine beyin omurilik sıvısı aracılığıyla uykuda temizleniyor. Glimfatik sistem devreye girince toksinler temizlenir, sinir hücrelerinin arasındaki iletişim de yeniden dengelenmiş olur. Hafıza ve belleğimiz de etkileniyor. Uyku hipokampüsteki kısa süreli hafızayı uzun süreli hafızaya dönüştürme fonksiyonunu indüklüyor. Bu süreçte sinaptik bağlantılar güçleniyor ve öğrenilen bilgiler de kalıcı hale geliyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>İşlenmiş gıdalar beyin için yüksek risk oluşturuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Beyni olumsuz etkileyen faktörlerden birinin ise kötü beslenme olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Özellikle yüksek şeker içeren işlenmiş gıdalar, odaklanma güçlüğü ve beyin sisi oluşumuna yol açıyor. İşlenmiş gıdaların tümü, beyin için yüksek risk oluşturuyor. Çünkü bunlar çok yüksek şeker, yüksek oranda tuz ve düşük kaliteli yağlar denilen trans yağ içeriyor. Bu da beynimizin ödül mekanizmasını bozarak bağımlılık yaratıyor. Aslında en büyük problem bu” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yüksek şeker dopaminerjik ödül mekanizmasını bozuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Beyinde dopaminerjik sistem üzerinden ilerleyen bir ödül mekanizması olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “İhtiyaç sahibi bir insana yardımda bulunduğunuzu ve onun size şükran duyduğunu düşünün. Bu size kendinizi iyi hissettiren ve haz veren bir durum. Bu, size beyninizin ödülü. Dopaminerjik sistemin verdiği bir ödül bu. Normal şartlarda beynimiz, iyi bir şey yaptığımızda bizi ödüllendirir ancak bu işlenmiş gıdaları tükettiğimizde yüksek şeker dopaminerjik ödül mekanizmasını bozar. Dahası enflamasyonu artırır, hafıza ve bilişsel işlevi zayıflatır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hipokampüsün yapısı da bozuluyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Cips, şeker ve fastfood gibi yüksek şeker içeren işlenmiş gıdaların dopamin salınımını aşırı düzeyde uyardığını belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Bu ürünler, sürekli bir ödül alıyormuş gibi beyni uyarıyor. Buna haz tuzağı diyoruz ve beyin bu gıdalara bağımlı hale geliyor. Çünkü bunları tükettiği zaman kendini sürekli iyi hissediyor ancak bir süre sonra uzun vadede dopamin reseptörleri duyarsızlaşıyor. Dolayısıyla motivasyon ve ruh hali bozuluyor; inflamasyon ve oksidatif stres, sinaptik bağlantıları zayıflatıyor. Birtakım hayvan deneyleri var, bu deneylerde hayvanlara kafeterya tipi besinler veriliyor. Hipokampüste yapısal bozulma gözlenmiş. Şimdiye kadar hep elektriksel iletim, nöro transfer dengesi, dopaminal sistemin etkileri konuşulurken hayvan sistemlerinde hipokampüsün yapısının dahi bozulduğu, bellek üzerinde ne kadar olumsuz etkileri olduğu görülüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yetersiz su tüketimi, beyin fonksiyonlarını nasıl etkiliyor?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Beyin sağlığı için su tüketiminin de önemine işaret eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Beynin yüzde 75’i sudan oluşuyor. Yetersiz su içmek, beyin hücrelerinin hacmini küçültüyor ve elektrolit dengesini bozuyor ve toksinlerin temizlenmesini engelliyor. Bu da hafıza, dikkat, konsantrasyon ve ruh hali üzerinde doğrudan olumsuz etki yapıyor. Beyin dokusunun üçte ikisinden fazlası su. Su, sinir hücrelerinin elektriksel iletişimi ve metabolizması için de kritik bir bileşen. Su kaybı olduğunda sodyum ve potasyum gibi iyonların dengesi de bozuluyor ki bunlar sinir iletimi için elzemdir. Sinir iletiminin yavaşlamasıyla bilişsel fonksiyonlar da zayıflıyor. Dehidrasyona bağlı olarak hücre hacmi de küçülüyor, büzülüyor yine aynı şekilde sinaps iletişimi ve bilgi işleme hızını düşürüyor. Yeterli su olmadan toksin temizliği mümkün değil çünkü yine omurilik sıvısının ana içeriği su. Metabolik atıklar da temizlenmemiş oluyor. Bilhassa yaşlılar ve çocuklar dehidrasyon yani susuzluğa karşı çok hassastır. Özellikle demans hastaları az su içtikleri için bile çok ciddi kötüleşme yaşayabilirler” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Beyin sağlığını korumak için bu önerilere kulak verin</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Beyin sağlığını korumak için yapılması gerekenler konusunda da önerilerini sıralayan Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, şunları söyledi:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Her gün açık havada 20 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Egzersiz, BBFN dediğimiz Beyin Kökenli Nörotronik Faktörü artırıcı özelliği sayesinde stresi azaltan, kan akışını düzelten ve artıran etkisi ile uzun vadede uyku düzenini de etkilemektedir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>&#8211; Uzun vadede uyku düzeninizi mutlaka yoluna koyunuz. Bunun için gerekirse yardım alınmalıdır. Kronik uykusuzluk, bazen ilaç tedavisi ve hekim yardımı gerektiren düzeylere gelebilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>&#8211; Sosyal izolasyondan kaçınılmalıdır. Bireylerin yalnız kalmaktan imtina etmesi önemlidir çünkü beyin ne kadar çok uyaran alırsa o kadar çok kendini yenileme, çalışma ve fonksiyon görme yetilerini korur. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>&#8211; Sağlıklı ve dengeli beslenmeye önem verilmelidir. Kişinin eksiği varsa D vitamini ve Omega 3 gibi takviyeler de alınabilir.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-uyku-ve-yuksek-seker-iceren-gidalar-beyin-sagligini-tehdit-ediyor-602653">Yetersiz uyku ve yüksek şeker içeren gıdalar, beyin sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asimilasyonun acı hatırası, ortak hafızada yeniden canlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asimilasyonun-aci-hatirasi-ortak-hafizada-yeniden-canlandi-602252</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 07:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyonun]]></category>
		<category><![CDATA[balkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[canlandı]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hafızada]]></category>
		<category><![CDATA[hatırası]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[türkan]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, 1984 yılında Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon politikalarının en küçük kurbanlarından biri olan 20 aylık Türkan Feyzullah’ı ölümünün 41. yılında Atatürk Mahallesi’ndeki adını taşıyan parkta düzenlenen törenle andı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asimilasyonun-aci-hatirasi-ortak-hafizada-yeniden-canlandi-602252">Asimilasyonun acı hatırası, ortak hafızada yeniden canlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, 1984 yılında Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon politikalarının en küçük kurbanlarından biri olan 20 aylık Türkan Feyzullah’ı ölümünün 41. yılında Atatürk Mahallesi’ndeki adını taşıyan parkta düzenlenen törenle andı. Törende Türkan Bebek Anıtı’na oyuncak çelenk ve karanfiller bırakılırken, konuşmalarda tarihi hafızanın korunması, zulme karşı direniş ve unutulan acıların tekrarlandığı vurgusu öne çıktı. Başkan Ömer Eşki, Asu Kaya ve Balkan dernekleri temsilcileri de anmada birlik ve dayanışma mesajları verdi.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Türkan Bebek Anıtı’na oyuncak çelenk ve kırmızı karanfiller bırakıldı; asimilasyon dönemini belgeleyen fotoğrafların yer aldığı sergide birlik, direnç ve hafıza vurgusu öne çıktı. Törene CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Balkan derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>Asu Kaya: “Türkan, baskı ve yok sayılmaya karşı bir hafıza sembolüdür”</b></p>
<p>CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya, Türkan Feyzullah’ın yalnızca bir bebek olmanın ötesinde, Bulgaristan Türklerine yönelik baskı ve zorla asimilasyon politikalarının en sarsıcı sembollerinden biri haline geldiğini söyledi. Kaya, konuşmasında şu ifadeleri öne çıkardı: “O gün sıkılan kurşun yalnızca bir çocuğa değil; Türk kimliğine, insanlık onuruna ve yaşam hakkına yönelmiştir. Türkan Bebek, dili yasaklanan, inancı baskılanan, mezarlıkları dahi tahrip edilen bir halkın sessiz ama derinden gelen çığlığıdır ve o çığlık hâlâ kulaklarımızdadır.”</p>
<p><b>Ömer Eşki: “Tarihi unutmamak kadar, onu yaşatmak da sorumluluğumuz”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, anmanın yalnızca geçmişe dönük bir hatırlama değil, tarihten ders çıkarma çağrısı olduğunu vurguladı. Yakında açılacak Naim Süleymanoğlu Heykeli ile Balkan kimliğinin ve direniş ruhunun Bornova’da kalıcı bir hafıza mekânına taşınacağını belirterek şunları söyledi: “Türkan Bebek’in ve o dönemde zulme uğrayanların yaşadıklarını asla unutturmayacağız. Bosna’da, Filistin’de, Kudüs’te yaşanan acıları da unutturmayacağız. Çünkü Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi: Unutulan soykırımlar tekrarlanır.”</p>
<p><b>Balkan camiasından ortak mesaj: “Hafızayı yaşatmak, geleceği korumaktır”</b></p>
<p>Bornova Belediyesi Meclis Üyesi ve BAL-GÖÇ Bornova Şube Başkanı Nihat Yağbasan, Bulgaristan’daki asimilasyon sürecini anlatarak, bugün Gazze’de yaşanan acılarla benzer insani dramların sürdüğünü dile getirdi ve “Daha fazla çocuk ölmesin” çağrısı yaptı. Bornova Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kemal Yılmaz ise: “Unutulan her acı, tarihte yeniden yaşanmaya mahkûmdur. Atatürk’ün dediği gibi, tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkûmdur” sözleriyle hafıza ve dayanışmanın önemini vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asimilasyonun-aci-hatirasi-ortak-hafizada-yeniden-canlandi-602252">Asimilasyonun acı hatırası, ortak hafızada yeniden canlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 18:20:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[birleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı” kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. 14 ana tema altında yapılan başvurularda destek almaya hak kazanan tez ve makale çalışmalarının sonuçları açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170">Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı” kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. 14 ana tema altında yapılan başvurularda destek almaya hak kazanan tez ve makale çalışmalarının sonuçları açıklandı.</p>
<p><b>AKADEMİ, YEREL YÖNETİM POLİTİKALARIYLA BULUŞUYOR</b></p>
<p>Akademik bilgi üretimini teşvik eden ve üniversitelerle yerel yönetimler arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Kent Konseyi ile birlikte yürüttüğü “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programının” sonuçlarını açıkladı. Alanında uzman akademisyenlerden oluşan Değerlendirme Kurulu tarafından titizlikle incelenen çalışmalar arasından destek almaya hak kazanan tez ve makaleler belirlendi.</p>
<p><b>14 ANA TEMADA KENT ODAKLI ARAŞTIRMALARA DESTEK</b></p>
<p>Şehircilik ve altyapıdan çevre ve tarıma, akıllı şehirlerden kültür ve sanata, kadın, aile, gençlik, spor, sanayi, ekonomi ve istihdama kadar 14 ana tema altında yapılan başvurular değerlendirmeye alındı. Toplam 2 milyon 900 bin TL bütçeye sahip program kapsamında Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefleyen çalışmalar önceliklendirildi. Desteklenen araştırmalar, belirlenen takvim doğrultusunda izlenecek ve raporlama süreçleriyle takip edilecek.</p>
<p><b>HEDEF, DAHA YAŞANABİLİR BİR KOCAELİ</b></p>
<p>Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında yapılan değerlendirmelerde; çalışmaların bilimsel niteliği, yöntemsel tutarlılığı, özgünlüğü, kente sağlayacağı katkı ve uygulanabilirliği temel ölçütler olarak dikkate alındı. Bu kriterler doğrultusunda destek almaya hak kazanan araştırmacıların listesi ile programa ilişkin tüm detaylara Kentbilim’in resmi internet sitesi (kentbilim.kocaeli.bel.tr) üzerinden erişilebilecek. Kentbilim Programı ile akademik bilgiye dayalı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilerek daha yaşanabilir bir Kocaeli oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170">Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 04:30:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[İldiz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapaylaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595490</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnternetin giderek yapay içeriklerle dolması, insan üretiminin geri planda kalması ve dijital hafızanın bozulması, son yıllarda “Ölü İnternet Teorisi” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490">Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, internetin günümüzdeki yapısal dönüşümünü tartışmaya açan “Ölü İnternet Teorisi”ni değerlendirdi. Dr. İldiz, teorinin insan merkezli etkileşimlerin azalması, yapay içeriklerin çoğalması ve kolektif dijital hafızanın bozulması gibi konuları anlamak için metaforik bir çerçeve sunduğunu ifade etti. “İnsanların özgün çabaları azalıyor, üretilen içeriklerin özgünlüğü kısıtlanıyor” dedi.</p>
<p>İnternetin ilk dönemlerinde forumlar, bloglar ve tartışma platformlarının kullanıcıların bilgi üretip birbirini doğruladığı sosyal alanlar olduğunu hatırlatan İldiz, günümüzde bu içeriklerin büyük bölümünün kaybolduğunu veya algoritmik akışlar arasında görünmez hâle geldiğini belirtti. “Eski forumlar kapandı, arşivler bozuldu ve milyonlarca tartışma doğrulanamaz bir geçmişe dönüştü” dedi.</p>
<p>Dijital hafızanın insan hafızası gibi kırılgan olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Artık internet, yüzeysel ve tekrarlayan yapay içeriklerin hakim olduğu bir akış mantığına evrildi. Yapay zekanın ürettiği doğrulanmamış bilgiler, kaybolmuş dijital geçmişin yerine geçiyor” dedi.</p>
<p>Yapay zeka tabanlı arama ve içerik üretim sistemlerinin geçmişi olduğu gibi aktarmak yerine yeni bir anlatı ürettiğini belirten İldiz, kullanıcıların gerçek tartışmalarla algoritmik üretimler arasındaki farkı ayırt edememesinin bilişsel karmaşa yarattığını söyledi.</p>
<p>Nörobilimsel açıdan bakıldığında durumun kullanıcıların güven mekanizmasını etkilediğini belirten Dr. İldiz, “İnternetteki tartışmalar kaybolup yapay sentezler ile dolduruldukça dijital hafıza giderek simülatif bir yapıya dönüşüyor. Bu yüzden Ölü İnternet Teorisi’ni, internetin tamamen ‘ölmesi’ olarak değil, insan katkısının sessizce geri plana itilmesi olarak görmek daha doğru” dedi. İldiz, internetin sessiz kayboluşunun, içerik üretiminin kaynağının insandan uzaklaşması ve geçmişe dair referansların doğrulanabilirliğinin zorlaşması anlamına geldiğini vurguladı. “İnternetin yaşayan hafızası silikleşirken yapay zeka sistemleri bu boşluğu kendi kurgusal üretimleriyle dolduruyor” diye konuştu.</p>
<p>Son olarak Dr. İldiz, geleceğe dair önemli sorular yönelterek, “Gerçek dijital geçmişi kaybettiğimizde, gelecekte üreteceğimiz bilgi hangi temele dayanacak? Özgünlüklerimizi ne kadar kaybedeceğiz? Bu sorular, insan üretkenliğinin çürüdüğü bir dönemde ‘ölü zihinler teorisi’ gibi kavramlarla karşımıza çıkacak.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490">Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 01:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[İldiz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[teorisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “ölü internet teorisi” ni değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629">&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “ölü internet teorisi” ni değerlendirdi.</p>
<p><strong>&#8220;Ölü internet teorisi” ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>&#8220;Ölü internet teorisi”nin, internetin günümüzde aldığı yapısal biçimi tartışmaya açan spekülatif bir kavram olduğunu ve dijital ekosistemlerin geçirdiği dönüşümü anlamada metaforik bir işlev taşıdığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Teorinin bazı bileşenlerinin özellikle insan merkezli etkileşimlerin azalması, yapay içeriklerin çoğalması ve kolektif dijital hafızanın bozulması bağlamında düşündürücü bir çerçeve sunduğunu gösteriyor. İnsanların da özgün eforlarına olan eğilimi de azalıyor ve bu da üretilen düşünce içeriğinin özgünlüğünü kısıtlıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Forumlar ve bloglar, internetin ‘insani dokusunu’ oluşturan en önemli unsurlardı</strong></p>
<p>İnternetin ilk dönemlerinde forumlar, bloglar ve açık tartışma platformlarının, kullanıcıların hem bilgi ürettiği hem de birbirini doğruladığı sosyal alanlar olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “O dönemin tartışmaları, deneyimler ve kolektif üretimler, internetin ‘insani dokusunu’ oluşturan en önemli unsurlardı. Tabii burada insanların uzun süre düşünerek verdiği yanıtları ve tartışmaların derinliğini akılda tutmak gerek. Ancak bugün bu içeriklerin büyük bölümü ya erişilemez durumda ya da algoritmik akışların arasında ulaşılamaz durumda. Eski forumlar kapandı, arşivler bozuldu ve milyonlarca kullanıcı tartışması indekslenemez, dolayısıyla doğrulanamaz bir geçmişe dönüştü.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital hafıza da insan hafızasında olduğu gibi kırılgan bir yapıya sahip </strong></p>
<p>Bu kayboluşun yalnızca teknik bir sorun değil aynı zamanda dijital hafızanın insan hafızasında olduğu gibi kırılgan bir yapıya sahip olduğuna dair bir benzerlik olduğuna da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Artık internet, geçmişe dönük organik tartışmaları saklayan bir alan olmaktan çıkıp, yüzeysel ve tekrarlayan yapay içeriklerin hakim olduğu bir akış mantığına evrilmiş durumda. Bu noktada yapay zeka halüsinasyonları kritik bir rol oynuyor. Üretken modellerin zaman zaman doğrulanmamış, uydurulmuş ya da bağlamdan kopuk bilgiler üretmesi, zaten erişimi zorlaşmış olan eski dijital tartışmaların üzerine ek bir belirsizlik katmanı ekliyor. Bir başka deyişle, dijital geçmiş hem kayboluyor hem de yerine yapay bir geçmiş üretiliyor. İşin özü özgün insan içeriği körelirken bu yıpranmış ve körelmiş bölgeleri yapay zekanın halüsinasyonları kapatıyor. Gerçek bellek silinirken, yerini simüle edilmiş bir bellek alıyor.”</p>
<p><strong>Yapay zeka tabanlı arama, yeni bir anlatı üretebiliyor</strong></p>
<p>“Geçmişte gerçekten ne tartışılmıştı ve bugün ulaştığımız bilgi bunun ne kadarını doğru temsil ediyor?” sorusuna net bir yanıt vermenin giderek zorlaştığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Çünkü yapay zeka tabanlı arama, özetleme ve içerik üretim sistemleri, geçmişi olduğu gibi aktarmak yerine, veriler arasında benzerlik temelli yeni bir anlatı üretebiliyor. Kullanıcılar için gerçek tartışmalarla algoritmik yeniden üretimler arasındaki farkın ayırt edilememesi, bilişsel düzeyde ciddi bir karmaşa yaratıyor. Bu da insanın gerçekten biraz uzak dahi olsa yüksek doğrulukta olan özgün ifadesinin üretkenlik alanını daraltıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>‘Dijital hafıza’ giderek daha çok simülatif bir yapıya dönüşüyor</strong></p>
<p>Nörobilimsel açıdan bakıldığında, bu durumun insan zihninin güven mekanizmasını doğrudan etkilediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Zihin, doğrulanabilir tarihsel izlere ihtiyaç duyar. Oysa internetteki tartışmalar kaybolup, yerlerini yapay sentezlere bıraktıkça, kullanıcıların ‘dijital hafıza’ olarak gördüğü şey giderek daha çok simülatif bir yapıya dönüşüyor. Bu da gerçek bilginin izlenebilirliğini zayıflatıyor. Dolayısıyla ben Ölü İnternet Teorisi’ni, internetin tamamen ‘öldüğü’ iddiasından çok, dijital hafızanın yapaylaşması ve insan katkısının sessizce ve fark edilmeden geri plana itilmesi anlamında ele alıyorum.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnternetin sessiz kayboluşu ölüm mü?</strong></p>
<p>İnternetin sessiz kayboluşunun yeni düzene alışmış insan için bir ölüm olarak ifade edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Yeni dünya kavramı da bu kayboluşu internetin ölümü olarak nitelendiriyor. Bu bağlamda asıl mesele içerik üretiminin miktarı değil, kaynağının insandan uzaklaşması ve geçmişe dair referansların doğrulanabilirliğinin giderek zorlaşmasıdır. İnternetin yaşayan hafızası silikleşirken, yapay zeka sistemleri bu boşluğu kendi kurgusal üretimleriyle doldurmaya başlıyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, sözlerini geleceğe yönelik önemli bir soru işaretiyle tamamladı:</p>
<p>“Gerçek dijital geçmişi kaybettiğimizde, gelecekte üreteceğimiz bilgi hangi temele dayanacak? Sorulara yanıt arıyorken soru üretebilecek özgünlüklerimizi ne kadar kaybedeceğiz? Bu sorular da muhtemelen ‘ölü zihinler teorisi’ gibi kavramlarla karşımıza, insan üretkenliğinin çürüdüğü bir dönemde çıkacak.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629">&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİA&#8217;da &#8220;Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı&#8221; Kitap Galası Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siada-mekan-hafiza-ve-kadinlar-pazari-kitap-galasi-gerceklestirildi-594097</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 18:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[galası]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[sı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı tarafından hazırlanan “Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı” başlıklı eserin galası, SİA Meram Yerleşkesinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siada-mekan-hafiza-ve-kadinlar-pazari-kitap-galasi-gerceklestirildi-594097">SİA&#8217;da &#8220;Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı&#8221; Kitap Galası Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı tarafından hazırlanan “Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı” başlıklı eserin galası, SİA Meram Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Katılımcılar, Konya’nın geleneksel çarşı kültürünün önemli duraklarından biri olan Kadınlar Pazarı’nın geçmişten bugüne uzanan hikâyesine ışık tutan çalışmayı inceleme fırsatı buldu. </strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı (SİA) tarafından hazırlanan “Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı” başlıklı eserin galası gerçekleştirildi.</p>
<p>SİA Meram Yerleşkesinde düzenlenen galaya akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve şehir kültürü üzerine çalışan davetliler katıldı.</p>
<p>Konuklar, Konya’nın geleneksel çarşı kültürünün önemli duraklarından biri olan Kadınlar Pazarı’nın geçmişten bugüne uzanan hikâyesine ışık tutan çalışmayı inceleme fırsatı buldu.</p>
<p>Şehir Monografi Serisi kapsamında yayımlanan çalışma; Konya Kadınlar Pazarı’nın günümüzdeki adıyla Melike Hatun Çarşısı’nın şehrin toplumsal hafızasındaki yerini ve mekânsal dönüşümünü kapsamlı bir şekilde ele alıyor.</p>
<p><strong>ESERİN HAZIRLIK SÜRECİ KATILIMCILARA AKTARILDI</strong></p>
<p>Gala programında, eserin hazırlık aşamaları ve içerik çerçevesi Proje Yürütücüsü Gülistan Ersöz tarafından detaylı şekilde anlatıldı. Ersöz; mekânsal araştırmalar, saha çalışmaları, arşiv incelemeleri ve sözlü tarih görüşmeleriyle şekillenen bu çalışmanın, Konya’nın kültürel belleğini kayıt altına alma açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>ŞEHRİN BELLEĞİNE KATKI SUNAN BİR ÇALIŞMA</strong></p>
<p>Kitap; Kadınlar Pazarı’nın sosyal yaşamda üstlendiği roller, kadın emeği ve üretim geleneği, çarşı kültürünün sürekliliği ve mekânın tarihsel dönüşümü gibi başlıklara odaklanarak Konya’nın kültürel kimliğine dair geniş bir perspektif sunuyor.</p>
<p>Katılımcılar, eserde yer alan görseller, saha notları ve tarihsel değerlendirmeleri inceleyerek mekânın kentsel hafızadaki önemini yakından görme imkânı buldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siada-mekan-hafiza-ve-kadinlar-pazari-kitap-galasi-gerceklestirildi-594097">SİA&#8217;da &#8220;Mekân, Hafıza ve Kadınlar Pazarı&#8221; Kitap Galası Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 13:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kemeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğindeki]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin düzenlediği Kültürel Miras Söyleşileri, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli’nin Kemeraltı’nın kent kimliği ve toplumsal hafızadaki yerine ışık tutan sunumuyla sürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053">Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin düzenlediği Kültürel Miras Söyleşileri, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli’nin Kemeraltı’nın kent kimliği ve toplumsal hafızadaki yerine ışık tutan sunumuyla sürdü. Söyleşide Kemeraltı’nın yalnızca tarihsel bir çarşı değil, kentlilerin ortak duygularını ve aidiyetlerini taşıyan bir hafıza mekanı olduğu ele alındı.</p>
<p>Konak Belediyesi’nin kültürel mirası görünür kılmak amacıyla düzenlediği “Kültürel Miras Söyleşileri” dizisi, “İzmir Kent Belleğinde Kemeraltı” konulu etkinlikle devam etti. Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli konuşmacı olarak yer aldı. Kent kimliğinin oluşumunda mekanın ve toplumsal hafızanın rolünün masaya yatırıldığı söyleşide, kültürel mirasın geleceğe aktarılması ve Kemeraltı’nın bu süreçteki yerine vurgu yapıldı.</p>
<p><strong>“Kemeraltı’nın bu şehrin hayatındaki rolü çok büyük”</strong></p>
<p>Sosyal psikoloji ve kent belleği alanındaki önemli çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Göregenli, insanın fiziki çevrenin uyaranlarıyla şekillenen bir varlık olduğunu dile getirdi. Kemeraltı’nın, şehrin kimliği ve belleğinde geçmişten bugüne önemini kaybetmeyen bir mekan olduğunu belirten Prof. Dr. Göregenli, “Şehrin fiziksel yapısı bizim tüm davranışlarımızın en önemli belirleyicilerinden bir tanesi. O nedenle şehrin bir bölümü üzerine konuşurken bütün ile ilişkisini ele almak durumundayız. Aslında bütün fiziksel olgular birer gerçekliktir; sadece algılamanın ötesinde onlarla bir ilişki kurarız. Hissederiz, bağlanırız, anlamlar atfederiz ya da uzaklaşırız. İnsan yaşadığı şehre göre biçimlenir. Kemeraltı’nın bu şehrin hayatındaki rolü çok büyük” dedi.</p>
<p><strong>“Kolektif belleğin bir üyesi”</strong></p>
<p>Kemeraltı’nın kolektif hafızadaki yerini araştırmalarla ortaya koyan Prof. Dr. Göregenli, şunları söyledi: “Türkiye’de ilk kez bir çarşı ile ilgili İzmir Ticaret Odası’nın desteğiyle envanter çalışması yapmıştık. 9 bin 300 kişiyle anket yaptık, 12 bin 432 yapı birimini kaydettik. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile geçmiş yıllarda yapmış olduğumuz ‘Kemeraltı’nın Yüzleri’ ve ‘Yaşayan Kemeraltı Rehberi’ çalışmaları var. Kemeraltı’nın geçmişten bugüne tüm dinamizmini yansıtmaya çalıştığımız. Kemeraltı’nın çok dinli, çok dilli ve çok kültürlü bir yapısı var. İzmir için tarihsel önemi de bundan kaynaklanıyor. Kemeraltı, geçmişte hep şehrin farklı sınıflarının ortak mekanı olmuş. Hafıza sadece bireysel değil aynı zamanda kolektif bir şeydir. Kemeraltı aynı zamanda kolektif belleğin de bir üyesi.”</p>
<p>Söyleşi Prof. Dr. Göregenli’nin sunumunun ardından soru-cevap bölümüyle devam etti. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053">Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu sergide sanat, kültürle harmanlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-sergide-sanat-kulturle-harmanlandi-585753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 09:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[harmanlandı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültürle]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sergide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğiyle düzenlenen “Şehrim Sanat” sergisi, Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, 20 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-sergide-sanat-kulturle-harmanlandi-585753">Bu sergide sanat, kültürle harmanlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğiyle düzenlenen “Şehrim Sanat” sergisi, Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, 20 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p><b>“SANATI KÜLTÜRLE NESİLDEN NESİLE AKTARIYORUZ”</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar hocalarının çaldığı ezgiler eşliğinde gezilen sergi, çok sayıda vatandaş ve sanatsever tarafından ilgi gördü. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, İzmit Kaymakamı Yusuf Ziya Çelikkaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, Yerel Kültür Platformu Başkanı Metin Şentürk, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süreyya Temel ve vatandaşlar katıldı. Başkan Vekili Berna Abiş yaptığı konuşmada, “Bu etkinliği sadece bir sergi olarak değil, Kocaeli’nin kültürel hafızasını yansıtan bir çalışma olarak değerlendirmeliyiz. Bu sergiyle sanatı kültürlere nesilden nesile aktarılan bir olgu olarak değerlendirdik” dedi.</p>
<p><b>GELENEKSEL VE MODERN SANAT BİR ARADA</b></p>
<p>Sergide seramik, resim, kaligrafi, minyatür, çini, kat-ı, fotoğraf ve coğrafi işaretli çalışmalar ile eski sandıklardan çıkan el emeği eserlerin farklı yorumlanmış halleri yer aldı. “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülüne sahip sanatçı Adil Can Güven, Seramik Sanatçısı Caner Güner, Sepet Ustası Sevgi Arslan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı eğitmenleri, eserlerini şehrin tarihi ve kültürel mirasından ilham alarak hazırladı. Serginin “Işığa Dokunan Kilim” adlı bölümü, karanlık bir odada projeksiyonla yansıtılan aynalı kilimlerle büyük ilgi topladı. Bu kilimler, geçmişte dokuma tezgâhlarında üretilen emekleri ve motifleri temsil ederken, piksellerle dijital biçimde işlenen desenler günümüzün sanatsal dönüşümünü anlatıyor.</p>
<p><b>SANATLA KOCAELİ’NİN KİMLİĞİNE YOLCULUK</b></p>
<p>Sergi, Kocaeli’nin yerel değerlerini çağdaş sanat yorumlarıyla birleştirerek ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor. Şehrin kimliğini, hafızasını ve üretkenliğini sanat aracılığıyla ifade eden bu kültürel buluşma, anlamlı bir platform oluşturuyor. Hereke halısından esinlenen “Hafızanın Parçaları” bölümü ise dikkat çekiyor. Puzzle formundaki halı, geleneklerin sürdürülme çabası ile zaman içinde dağılmasını simgeliyor.</p>
<p><b>KENTİN HAFIZASI VE MANAV KADINLARI</b></p>
<p>Sergide manav kültürüne ait gündelik eşyalar, sessiz ama derin anlamlarıyla yeniden hayat buluyor. Eskiden kadınların sırtında taşıdığı “Karamürsel Sepeti” bir elbiseye dönüşürken, kadınların taktığı feslerden okunan hikâyelerin yansıması olan “Kadın Başlıkları” serginin öne çıkan eserleri arasında yer alıyor. Her biri bir duygu diline karşılık gelen oyalar; sevgiyi, sitemi ve özlemi anlatıyor. Bu oyalar, seramik eserlerin sağlam dokusunda sergilenerek geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ oluşturuyor.</p>
<p><b>SERGİ 20 KASIM’A KADAR GEZİLEBİLECEK</b></p>
<p>Serginin logosu, Kocaeli’nin endemik bitkilerinden Keltepe Çiğdemi’nden esinlenerek tasarlandı. Bu simge, geçmişle geleceğin birleşimini ve serginin Kocaeli’nin kültürel mirasına olan vurgusunu temsil ediyor. Kartepe’nin eski adı “Keltepe’ye de göndermede bulunan bu çiçek, “Şehrim Sanat’ın” ruhunu yansıtıyor. Kocaeli’nin kültürel mirasından beslenen sergi, kentin kimliğini, hafızasını ve üretkenliğini sanatın evrensel diliyle anlatan anlamlı bir kültürel hafıza projesi olarak öne çıkıyor. Gelenekselleşmesi planlanan “Şehrim Sanat” sergisi, 20 Kasım tarihine kadar Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-sergide-sanat-kulturle-harmanlandi-585753">Bu sergide sanat, kültürle harmanlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkinler için işitsel hafıza ve dikkat testi geliştirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetiskinler-icin-isitsel-hafiza-ve-dikkat-testi-gelistirilecek-435718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 07:38:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[işitsel]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde alanında uzman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen projeler, ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenmeye devam ediyor. EÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz’un yürütücülüğünü yaptığı “Yetişkinler İçin Uygulama Tabanlı İşitsel Hafıza ve İşitsel Dikkat Testlerinin Geliştirilmesi” projesi TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinler-icin-isitsel-hafiza-ve-dikkat-testi-gelistirilecek-435718">Yetişkinler için işitsel hafıza ve dikkat testi geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde alanında uzman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen projeler, ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenmeye devam ediyor. EÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz’un yürütücülüğünü yaptığı “Yetişkinler İçin Uygulama Tabanlı İşitsel Hafıza ve İşitsel Dikkat Testlerinin Geliştirilmesi” projesi TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde son yıllarda oluşturduğumuz bilim ekosistemi sayesinde özellikle TÜBİTAK nezdinde önemli başarılara imza atıyoruz.</p>
<p>TÜBİTAK programlarına en çok proje yapan ve projesi en çok kabul edilen üniversiteler arasında yer alıyoruz. Hem öğrencilerimizin hem de akademisyenlerimizin projeleri destek görmeye devam ediyor. Sağlık Bilimleri Fakültemiz Odyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz ve ekibi de gerçekleştirdikleri proje kapsamında destek almaya hak kazandı. Kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>Projenin amacını anlatan Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz, “Yetişkinler İçin Uygulama Tabanlı İşitsel Hafıza ve İşitsel Dikkat Testlerinin Geliştirilmesi başlıklı projemiz, Bilgisayar Mühendisliği ve Odyoloji alanlarının disiplinlerarası çalışması ile yürütülecektir. Bu çalışmada rutin değerlendirmelerde kullanılmak amacıyla uygulanabilirliği kolay ve hızlı olan işitsel dikkat ve hafızayı tüm yönleriyle değerlendiren uygulama tabanlı test bataryasının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Proje süresi 36 aydır. Projede 1 doktora ve 2 yüksek lisans bursiyeri de yer alacaktır” dedi.</p>
<p>Yürütücülüğünü Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz’un yaptığı proje ekibinde EÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Osman Ünalır ve Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Emine Sezer yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinler-icin-isitsel-hafiza-ve-dikkat-testi-gelistirilecek-435718">Yetişkinler için işitsel hafıza ve dikkat testi geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung&#8217;un yeni katlanabilir modelleri Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5, aynı fiyata iki katı hafıza ve 6500 TL&#8217;ye varan ek yenileme indirimi ile ön satışta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsungun-yeni-katlanabilir-modelleri-galaxy-z-flip5-ve-galaxy-z-fold5-ayni-fiyata-iki-kati-hafiza-ve-6500-tlye-varan-ek-yenileme-indirimi-ile-on-satista-390678</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 13:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[fiyata]]></category>
		<category><![CDATA[flip]]></category>
		<category><![CDATA[flip5]]></category>
		<category><![CDATA[fold]]></category>
		<category><![CDATA[fold5]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[indirimi]]></category>
		<category><![CDATA[katı]]></category>
		<category><![CDATA[katlanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[samsungun]]></category>
		<category><![CDATA[satışta]]></category>
		<category><![CDATA[tlye]]></category>
		<category><![CDATA[varan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yenileme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung, bugüne kadar geliştirilmiş en güçlü beşinci nesil Galaxy katlanabilir ürünlerini Türkiye’de ön satışa sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsungun-yeni-katlanabilir-modelleri-galaxy-z-flip5-ve-galaxy-z-fold5-ayni-fiyata-iki-kati-hafiza-ve-6500-tlye-varan-ek-yenileme-indirimi-ile-on-satista-390678">Samsung&#8217;un yeni katlanabilir modelleri Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5, aynı fiyata iki katı hafıza ve 6500 TL&#8217;ye varan ek yenileme indirimi ile ön satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsung, bugüne kadar geliştirilmiş en güçlü beşinci nesil Galaxy katlanabilir ürünlerini Türkiye’de ön satışa sundu. 27 Temmuz-16 Ağustos tarihleri arasında devam edecek kampanya kapsamında, kullanıcılar yeni Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 model katlanabilir telefonları avantajlı teklif ve kampanyalarla satın alabilecekler.</strong></p>
<p>Samsung, yeni katlanabilir akıllı telefon serisi olan Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 için Türkiye&#8217;de ön satışların başladığını duyurdu. Kullanıcılar, 27 Temmuz gününden itibaren, tüm yetkili Samsung satış noktalarında sunulan özel tekliflerden faydalanarak ön sipariş verebilecek.</p>
<p>Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 modellerine özel kampanya kapsamındaeski Samsung cep telefonunu getiren kullanıcılara Galaxy Z Flip5 için 4.500 TL, Galaxy Z Fold5 içinse 6500 TL ek yenileme indirimi sunuluyor. Kullanıcılar ayrıca kampanya kapsamında her iki model için de 512GB hafıza seçeneğini 256GB ürün fiyatına satın alabilecek. Hafıza yükseltme kampanyası kapsamında; Galaxy Z Flip5’in tavsiye edilen satış fiyatı 512GB ve 256 GB için 44.999TL olurken Galaxy Z Fold5’in tavsiye edilen satış fiyatı ise 512GB ve 256 GB için aynı ve 64.999TL olacak. Üstelik shop.samsung.com/tr’ye özel kampanyayla, bu fırsatlara ek olarak, 3 aylık Samsung Care+ fırsatıyla satın alınabilecek.</p>
<p>Kullanıcıların merakla beklediği Samsung Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Fold5 için Türkiye’de tavsiye edilen satış fiyatları da belli oldu. Buna göre Galaxy Z Flip5 256GB modeli 44.999 TL, Galaxy Z Flip5 512GB modeli 47.999 TL, Galaxy Z Fold5 256GB modeli 64.999 TL, Galaxy Z Fold5 512GB modeli 67.999 TL, Galaxy Z Fold5 1TB modeli ise 72.999 TL’den satışa sunulacak.</p>
<p>Kullanıcılar, merakla beklenilen yeni katlanabilir akıllı telefon modelleri Samsung Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5’e sahip olmak için 16 Ağustos’a kadar sürecek değişim ve hafıza kampanyalarından faydalanabilecekler. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsungun-yeni-katlanabilir-modelleri-galaxy-z-flip5-ve-galaxy-z-fold5-ayni-fiyata-iki-kati-hafiza-ve-6500-tlye-varan-ek-yenileme-indirimi-ile-on-satista-390678">Samsung&#8217;un yeni katlanabilir modelleri Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5, aynı fiyata iki katı hafıza ve 6500 TL&#8217;ye varan ek yenileme indirimi ile ön satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
