<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>güveni | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/guveni/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/guveni</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jul 2026 08:18:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>güveni | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/guveni</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mastercard Signals raporu: Ticaretin yeni dönemini güvenilir zekâ şekillendirecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercard-signals-raporu-ticaretin-yeni-donemini-guvenilir-zeka-sekillendirecek-646429</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dönemini]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[signals]]></category>
		<category><![CDATA[sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[ticaretin]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mastercard’ın yeni Signals raporu, gelişen teknolojilerin ticaretin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğini inceliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-signals-raporu-ticaretin-yeni-donemini-guvenilir-zeka-sekillendirecek-646429">Mastercard Signals raporu: Ticaretin yeni dönemini güvenilir zekâ şekillendirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard’ın yeni Signals raporu, gelişen teknolojilerin ticaretin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğini inceliyor. Rapora göre, bir verimlilik aracı olan teknoloji artık şirketlerin temel stratejik kararlarının merkezine yerleşiyor. Yapay zekâ ve akıllı asistanlara dayalı yeni çözümler yaygınlaşırken teknoloji; kararların nasıl alındığını, operasyonların nasıl yönetildiğini ve dijital ekonomide güvenin nasıl korunduğunu doğrudan etkiliyor.</p>
<p>Yapay zekâ büyük merkezi sistemlerden çıkıp cihazlara, ağlara, kurumsal yazılımlara yayıldıkça şirketlerin önüne yeni sorular geliyor: Bu sistemler nasıl yönetilecek, kararların sorumluluğu kimde olacak, süreçler nasıl denetlenecek? Rapor; yapay zekânın nasıl konumlandırıldığı, yönetildiği ve ona nasıl güvenildiği konusunda yapısal bir değişime işaret ediyor.</p>
<p>Rapor, zekâyı gündelik hayata yaklaştıran; dijital deneyimleri daha hızlı, daha bağlamsal, daha özerk kılan ve güveni bu deneyimlerin merkezine yerleştiren yedi dönüşümü öne çıkarıyor.</p>
<p><strong>1. </strong><strong>Dağıtık zekâ: Yapay zekâ kararların alındığı noktaya yaklaşıyor</strong></p>
<p>Zekâ artık yalnızca büyük merkezi sistemlerin içinde gelişmiyor. Yapay zekâ; kararların alındığı yere, yani hızın, verimliliğin ve anlık yanıtın önem taşıdığı cihazlara, kurumsal sistemlere ve ağlara, başka bir deyişle verinin üretildiği noktalara doğru kayıyor. İşlem maliyetleri yükseldikçe ve yönetişim gereksinimleri karmaşıklaştıkça rekabet avantajı, giderek daha büyük modeller kurmaktan çok gerçek dünyada kullanılmak üzere tasarlanmış özelleşmiş sistemleri kullanmaya bağlı hale gelebilir. Daha küçük ve alana özgü yapay zekâ modelleri; daha hızlı, kullanıcı odaklı ve veri ile karar süreçleri üzerinde daha fazla denetimle çalışabilir.</p>
<p><strong>2. Akıllı asistanlar: Ticaret, kullanıcı adına hareket eden sistemlerle yeni bir döneme giriyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ asistanları yalnızca destek sunan araçlar olmaktan çıkıp eyleme geçebilen sistemlere dönüşüyor. İnsanlar ve işletmeler adına arama yapmaya, seçenekleri karşılaştırmaya, öneride bulunmaya, pazarlık süreçlerine destek olmaya ve zamanla işlem gerçekleştirmeye başlıyor. Ticarette akıllı asistanların rolü arttıkça avantaj; izinleri doğrulayan, niyeti teyit eden ve işlemleri güvenli biçimde yürüten güvenilir operasyonlara kayabilir. Bu yeni yapının geniş ölçekte işlemesi için güven, hesap verebilirlik ve güvenli ödeme altyapısı belirleyici olacak.</p>
<p><strong>3. Verimlilik mücadelesi: Yapay zekâda ölçeklenmenin yeni sınırı</strong></p>
<p>Yapay zekânın geleceği yalnızca sistemlerin ne kadar akıllı olduğuna değil, büyüyen altyapı ve enerji kısıtları içinde ne kadar verimli ölçeklenebildiğine de bağlı olacak. Enerji tüketimi, soğutma kapasitesi, altyapı erişilebilirliği ve işlem maliyetleri artık temel iş kararları arasında yer alıyor. Bu durum kurumları; yeni nesil çiplerden optimize edilmiş model mimarilerine, uçta işlemeden düşük enerjili hesaplamaya kadar yapay zekânın her katmanında verimliliğe yöneltiyor. Zekâyı daha verimli ve verinin üretildiği yere daha yakın çalıştırabilen işletmeler, operasyonel ve ekonomik açıdan daha güçlü bir dayanıklılık kazanabilir.</p>
<p><strong>4. Fiziksel dünyaya taşınan yapay zekâ: Robotlar gerçek iş akışlarına giriyor</strong></p>
<p>Robotik, çok modlu yapay zekâ ve makine algısı, zekâyı insanlar için tasarlanmış fiziksel ortamlara taşıyor. Fiziksel dünyaya taşınan yapay zekâ uygulamaları; üretim, lojistik, sağlık ve kamu hizmetleri gibi sektörlerde iş gücü açığı, operasyonel baskı ve güvenlik sorunlarıyla baş etmede kurumlara yardımcı olabilir. Akıllı sistemler fiziksel dünyada iş yapmaya başladıkça güvenilirlik, sorumluluk ve operasyonel risk şirketlerin temel gündemi olacak.</p>
<p><strong>5. Gizli hesaplama: Mahremiyet yeniliğin itici gücüne dönüşüyor</strong></p>
<p>Mahremiyet artık yalnızca veriyi korumakla ilgili değil. Veriyi açığa çıkarmadan ondan yeni değer üretmenin bir yolu haline geliyor. Gizli hesaplama, tokenizasyon ve mahremiyeti koruyan veri iş birliği; kurumların hassas veriyi korurken bilgiyi analiz etmesine ve paylaşmasına olanak tanıyabilir. Bu da daha güvenli yapay zekâ kullanımını, daha güçlü dolandırıcılık önlemeyi, güvenilir dijital kimliği ve sektörler arası daha emniyetli iş birliğini destekleyebilir.</p>
<p><strong>6. Ürün geliştirme: Asistanlar artık birer araç değil, ekibin bir parçası gibi çalışıyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ, dijital ürünlerin tasarlanma, geliştirilme ve iyileştirilme biçimini değiştiriyor. Akıllı asistanlar; insan gözetiminde iş akışlarını planlamada, kod üretmede, sistemleri test etmede ve dağıtım süreçlerini hızlandırmada ekiplere destek olmaya başlıyor. Ürünler giderek daha az durağan, daha uyarlanabilir hale gelebilir; kullanıcı davranışına, operasyonel sinyallere ve değişen müşteri ihtiyaçlarına sürekli yanıt verebilir. Bu da kurumların yenilik yapma biçimini değiştirerek ürün geliştirmeyi daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş ve daha kesintisiz kılabilir.</p>
<p><strong>7. Kuantum ve klasik hesaplama: Hibrit modeller yüksek performansın yolunu açıyor</strong></p>
<p>Hibrit kuantum-klasik hesaplama, kuantum teknolojileri için daha uygulanabilir bir yol sunuyor. Kuantum sistemleri geleneksel hesaplamanın yerini almak yerine, karmaşık optimizasyon ve simülasyon problemlerini çözmek için klasik altyapıyla birlikte çalışabilir. Büyük ölçekli kuantum hesaplama henüz gelişme aşamasında olsa da hibrit modeller; finansal modelleme, lojistik, risk analizi ve ileri bilimsel araştırmada kurumların yeni olanakları keşfetmesine şimdiden yardımcı oluyor. Zamanla bu teknolojiler hız, hassasiyet ve hesaplama gücünde yeni düzeylerin önünü açabilir.</p>
<p>Dijital ekonomide rekabet, yenilik ve güven dinamikleri kökten bir dönüşümden geçiyor. Bu yedi sinyal bir arada okunduğunda, işletmeler için yeni bir dönemin başladığı görülüyor. Yapay zekâ daha dağıtık, daha özerk ve gündelik sistemlerin içine gömülü hale geldikçe kurumların bu araçları benimsemesi tek başına yeterli olmuyor. Yeni dönemde başarı, akıllı teknolojilerin güvenli, şeffaf ve sorumlu bir şekilde çalışabileceği güvenilir ortamlar kurmaktan geçiyor.</p>
<p><strong>Gelecek, güvenilir altyapıyla şekillenecek</strong></p>
<p>Mastercard, geleceğin yalnızca yenilikle değil, aynı zamanda akıllı ticaretin güvenli bir biçimde ölçeklenmesini sağlayan sağlam altyapılarla şekilleneceğinin altını çiziyor. Şirket, yapay zekâ, siber güvenlik, tokenizasyon ve dijital ödemeler alanındaki küresel uzmanlığıyla, akıllı asistanların aktif rol oynadığı yeni nesil dijital ticaretin güvenli temelini kurmaya öncülük ediyor. Mastercard, ekosisteme sunduğu çözümlerle hem işletmelerin rekabet gücünü artırıyor hem de tüketiciler için en üst düzeyde siber güvenlik kalkanı oluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-signals-raporu-ticaretin-yeni-donemini-guvenilir-zeka-sekillendirecek-646429">Mastercard Signals raporu: Ticaretin yeni dönemini güvenilir zekâ şekillendirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CW Enerji&#8217;den Küresel Pazarlarda Güçlendiren Başarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cw-enerjiden-kuresel-pazarlarda-guclendiren-basari-644983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[cw]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiren]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[modül]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlarda]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=644983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji teknolojilerinde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cw-enerjiden-kuresel-pazarlarda-guclendiren-basari-644983">CW Enerji&#8217;den Küresel Pazarlarda Güçlendiren Başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji teknolojilerinde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşıyor. Yüksek verimlilik odaklı AR-GE çalışmalarının sonuçlarını almaya devam eden şirketin ürettiği TOPCon High Efficiency güneş paneli modülleri, uluslararası alanda faaliyet gösteren bağımsız bir teknik değerlendirme kuruluşu DNV tarafından gerçekleştirilen “Module Bankability” (Banka Finansmanına Uygunluk) değerlendirmesini başarıyla tamamladı.</p>
<p>Gerçekleştirilen kapsamlı inceleme sonucunda, CW Enerji’nin High Efficiency modül portföyünün düşük teknik risk, güçlü üretim kontrolleri ve köklü küresel üreticilerle karşılaştırılabilir dayanıklılık özellikleri sergilediği tescillendi. Değerlendirme kapsamında ayrıca modüllerin yarı kesimli High Efficiency hücreleri, çift cam yapı, çoklu baralı mimari ve EPE/POE kapsülleme gibi sektörde katma değeri yüksek teknolojileri kullandığı tespit edildi. Bu teknolojik altyapının modüllerin performansını, dayanıklılığını ve uzun vadeli güvenilirliğini desteklediği belirtildi.</p>
<p>Değerlendirmenin en önemli sonuçlarından biri de incelenen modül tasarımlarının “önde gelen dayanıklılık” sergilediği yönündeki değerlendirme oldu. Bu sonuç; termal döngü, nemli ısıya maruz kalma, mekanik stres, PID direnci ve LeTID duyarlılığı gibi uzun vadeli bozulma mekanizmalarını değerlendiren IEC 63209 gibi gelişmiş endüstri protokolleriyle uyumlu uzun süreli güvenilirlik testlerine dayandırıldı.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü dünya pazarlarında başarıyla temsil ettiklerini belirterek, elde edilen bu sonucun başta ABD pazarı olmak üzere küresel müşteriler ve yatırımcılar nezdinde duyulan güveni daha da güçlendirdiğini ifade etti. CW Enerji olarak dünya standartlarında ürünler geliştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Sarvan, yüksek oranlardaki yerli üretim anlayışı ve yüksek teknoloji yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sunmayı sürdürdüklerini kaydetti.</p>
<p><strong>Uluslararası yönetim standartlarına uygunluk</strong></p>
<p>Sarvan, “Şirketimiz tarafından üretilen TOPCon High Efficiency güneş paneli modüllerine ilişkin olarak, uluslararası alanda faaliyet gösteren bağımsız bir teknik değerlendirme kuruluşu DNV tarafından gerçekleştirilen ‘Module Bankability’ (Banka Finansmanına Uygunluk) değerlendirme çalışması tamamlanmıştır. Hazırlanan raporda şirketimizin üretim altyapısı, kalite yönetim sistemi, ürün teknolojileri, üretim süreçleri ve garanti uygulamaları detaylı şekilde incelenmiş; fotovoltaik modül üretim faaliyetlerimizin ve kalite uygulamalarımızın sektör standartlarıyla uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Fabrika denetimi kapsamında CW Enerji’nin tipik endüstri uygulamalarının ötesine geçtiği çeşitli alanlar tespit edilmiş; şirketimizin özellikle depo yönetimi, test kabiliyetleri ve fabrika içi eğitim programları alanlarında sektör uygulamalarına öncülük ettiği değerlendirilmiştir. Fabrika denetimi kapsamında CW Enerji’nin tipik endüstri uygulamalarının ötesine geçtiği çeşitli alanlar da tespit edilmiştir. Şirketimiz özellikle depo yönetimi, gelen malzeme kalite kontrol prosedürleri, test kapasiteleri, çalışan eğitim programları ve güvenilirlik izleme faaliyetleri açısından oldukça güçlü değerlendirmeler almıştır. Raporda ayrıca kapsamlı malzeme denetim süreçleri, yüksek otomasyon seviyesine sahip üretim hatları ve sürekli yürütülen güvenilirlik test programlarımızın altı çizilmiştir. Değerlendirme ayrıca şirketimizin ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001, ISO 27001 ve ISO 50001 sertifikaları dahil olmak üzere başlıca uluslararası yönetim standartlarına uygunluğunu da teyit etmiştir” dedi.</p>
<p><strong> Yerli teknoloji alanında başarı</strong></p>
<p>Söz konusu DNV tarafından hazırlanan bağımsız değerlendirme raporunun, Şirketin başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinde müşteri, yatırımcı, proje geliştirici, EPC firmaları ve finans kuruluşları nezdinde yürütülen teknik değerlendirme, tedarikçi kabul ve proje finansmanı süreçlerinde önemli bir referans doküman olarak kullanılacağını belirten Sarvan, bunun CW Enerji’nin küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğini ifade etti.</p>
<p>Bu kapsamda raporun CW Enerji’nin uluslararası pazarlardaki marka güvenilirliğini, teknik yeterliliğini ve rekabet gücünü destekleyerek, yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları ile proje finansmanı kullanılan enerji projelerinde tedarikçi olarak değerlendirilme potansiyelini artırmasının beklendiğini ifade eden Sarvan, elde edilen sonucun yalnızca ürünlerin kalitesini değil, aynı zamanda CW Enerji’nin üretim gücünü, mühendislik yetkinliğini ve yerli teknoloji alanındaki başarısını da ortaya koyduğunu kaydetti.</p>
<p>Sarvan, “Güvenilir High Efficiency modül çözümleri arayan yatırımcılar ve proje geliştiricileri için bu değerlendirme, CW Enerji’nin teknoloji platformunun, üretim süreçlerinin ve kalite yönetim sistemlerinin büyük ölçekli ve ticari güneş enerjisi projeleri için sektörde kabul gören beklentilerle uyumlu olduğuna dair bağımsız bir teyit niteliğindedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tarık Sarvan: Küresel pazarlardaki marka güvenilirliğimiz daha da artacak</strong></p>
<p>Sarvan, “DNV tarafından gerçekleştirilen bu değerlendirme ürünlerimizin yüksek kalite standartlarını ve güvenilirliğini teyit ederken, aynı zamanda Şirketimizin yenilikçi üretim yaklaşımını ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu da gözler önüne seriyor. Ayrıca bu Şirketimizin teknolojik yetkinliğinin, kalite odaklı üretim anlayışının ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun önemli bir göstergesi niteliğinde. Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründeki öncü firmalarından biri olarak elde ettiğimiz bu başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Bu gelişmeyle küresel pazarlardaki marka güvenilirliğimiz ve rekabet gücümüz daha da artacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yerli ve milli üretim gücü</strong></p>
<p>CW Enerji’nin teknolojiye, kaliteye ve sürdürülebilirliğe yaptığı yatırımların uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ettiğini vurgulayan Sarvan, “Yerli ve milli üretim gücümüzü dünya standartlarında kalite anlayışıyla birleştiriyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik ederken aynı zamanda ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil etmeyi sürdüreceğiz. Bu değerlendirme sonucu da büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları ve proje finansmanı kullanılan enerji projelerinde tercih edilen tedarikçiler arasında yer alma hedefimize önemli katkı sağlayacak” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cw-enerjiden-kuresel-pazarlarda-guclendiren-basari-644983">CW Enerji&#8217;den Küresel Pazarlarda Güçlendiren Başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatandaşın güveni ve konforu ön planda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vatandasin-guveni-ve-konforu-on-planda-630346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araçları]]></category>
		<category><![CDATA[denetimler]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[ön]]></category>
		<category><![CDATA[planda]]></category>
		<category><![CDATA[taşıma]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yılın ilk aylarında toplu taşıma araçlarına yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı denetimlerde 2 bin 912 kontrol yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatandasin-guveni-ve-konforu-on-planda-630346">Vatandaşın güveni ve konforu ön planda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yılın ilk aylarında toplu taşıma araçlarına yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı denetimlerde 2 bin 912 kontrol yapıldı. Denetimler sonucunda 809 ihlal için işlem uygulanırken, 1.645 vatandaş şikâyeti de titizlikle incelenerek değerlendirmeye alındı.</p>
<p><b>KAPSAMLI DENETİMLER SÜRÜYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ilçeler arası yolcu taşıma araçları ile şehir içi özel halk otobüslerinde vatandaşların güvenli, konforlu ve düzenli bir şekilde seyahat edebilmesi amacıyla periyodik denetimlerini sürdürüyor. Denetimler sırasında eksiklik tespit edilen araç ve işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, kurallara uymayanlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde varaka tutuluyor.</p>
<p><b>SÜRÜCÜ BELGELERİ VE RUHSATLAR İNCELENDİ</b></p>
<p>Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’ne bağlı denetim ekipleri, 1 Ocak–15 Nisan 2026 tarihleri arasında kent genelinde toplu taşıma araçlarına yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Denetimlerde; araç temizliği, ilan ve reklam uygunluğu, sürücülerin çalışma belgeleri ile araçların ruhsat ve bandrol durumları detaylı şekilde incelendi. Ayrıca koltukların durumu, kaporta, lastik ve cam kontrolleri de titizlikle yapılarak araçların mevzuata uygunluğu değerlendirildi.</p>
<p><b>2 BİN 912 DENETİM YAPILDI, 1645 ŞİKAYET İNCELENDİ</b></p>
<p>Ekipler, 2 bin 912 denetim gerçekleştirirken tespit edilen eksiklikler ve ihlaller doğrultusunda 809 varaka düzenlendi. Vatandaşlardan gelen şikayet sayısı ise 1.645 olarak kayıtlara geçti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, toplu taşımada güvenlik ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla denetimlerin aralıksız devam edecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatandasin-guveni-ve-konforu-on-planda-630346">Vatandaşın güveni ve konforu ön planda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Dünyasında Yeni Zeka: Casper NevoPro Şimdi Satışta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-dunyasinda-yeni-zeka-casper-nevopro-simdi-satista-575064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 21:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[casper]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasında]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[nevopro]]></category>
		<category><![CDATA[satışta]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serinin ilk modeli NevoPro P40, sadece bir notebook değil; işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunda verimliliği ve güveni merkeze alan yeni nesil bir iş ortağı. “Nevo” (Yeni) ve “Pro” (Profesyonel) kelimelerinden doğan Casper NevoPro markası, Casper’ın 30 yılı aşan teknoloji birikimini, iş dünyasının hızla değişen dinamikleriyle buluşturmayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-dunyasinda-yeni-zeka-casper-nevopro-simdi-satista-575064">İş Dünyasında Yeni Zeka: Casper NevoPro Şimdi Satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Serinin ilk modeli <strong>NevoPro P40</strong>, sadece bir notebook değil; işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunda verimliliği ve güveni merkeze alan yeni nesil bir iş ortağı. “Nevo” (Yeni) ve “Pro” (Profesyonel) kelimelerinden doğan Casper NevoPro markası, Casper’ın 30 yılı aşan teknoloji birikimini, iş dünyasının hızla değişen dinamikleriyle buluşturmayı hedefliyor. Modern ofislerden mobil saha ekiplerine kadar farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan NevoPro P40, kurumsal dünyaya yalınlık, dayanıklılık ve yüksek performans getiriyor. </p>
<p><strong>Full metal alüminyum gövde ile Dayanıklılık  </strong></p>
<p>Casper NevoPro ekstra dayanıklılık ve gücünü full metal alüminyum tasarımından alıyor. Aynı zamanda modern çizgileriyle göz dolduran bu tasarım, uzun ömürlü kullanım için mükemmel bir alternatif olarak kullanıcılarıyla buluşuyor.</p>
<p><strong>NevoPro P40</strong>, tasarımıyla sade ama karizmatik; teknik özellikleriyle kompakt ama güçlü bir deneyim sunuyor. Kurumsal kullanıcıların ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilen bu model; 1,4 kg hafifliği ve 18,1 mm inceliğiyle mobil çalışmanın ideal partneri oluyor. Suya dayanıklı klavyesi, parmak izi okuma özelliği, Intel VPro işlemci desteği ve 12 saate varan pil ömrüyle uzun süreli performans sağlarken, Energy Star 8.0 sertifikalı çevre dostu tasarımı ile sürdürülebilir teknoloji anlayışına yeni bir soluk getiriyor. Geri dönüştürülmüş malzemeleri kullanması, doğaya duyarlı yaklaşımını güçlendiriyor, kurumsal çözümler için verimliliği artırırken, enerji maliyetlerini düşürüp sürdürülebilirliği destekliyor.</p>
<p><strong>Casper’ın kurumsal vizyonunda yeni bir dönem </strong></p>
<p>Casper, uzun yıllardır bireysel kullanıcılar için sunduğu güveni ve yüksek teknolojiyi, şimdi kurumsal dünyaya taşıyor. <strong>NevoPro </strong>markası sadece bilgisayar modellerinin donanım özellikleri ile değil, iş süreçlerini hızlandıran ve kolaylaştıran bir verimlilik çözümü olarak öne çıkıyor. Casper’ın güvenilirliğiyle desteklenen bu yeni marka, işletmelere yoğun iş temposu ihtiyaçlarına uyum sağlayan ve geleceğe hazır teknoloji sunarken, profesyonel kullanıcılara özel üstün performans deneyimi sağlıyor.</p>
<p> <strong>“Kurumsal hayatta maksimum verimlilik sağlamayı hedefliyoruz”</strong></p>
<p>Casper NevoPro’nun, kurumların dijital dönüşüm yolculuklarında verimliliği ile güveni merkeze alan bir teknoloji ortağı olarak konumlandığını vurgulayan <strong>Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman</strong>, şunları belirtiyor: <em>“Günümüzde iş dünyasında başarıyı belirleyen en önemli faktörler hız, güven ve mobilite. Bu unsurlar artık bir ayrıcalık değil; sürdürülebilir rekabetin vazgeçilmez temelleri haline geldi. Biz de bu ihtiyaçlardan yola çıkarak NevoPro ile kurumların yoğun operasyonel süreçlerinde maksimum verimlilik sağlamayı hedefliyoruz. Casper NevoPro laptop modelimiz de gerek askari standartlara uygun dayanıklılık ve güvenilirlik testlerinden geçmesi, gerek dayanıklı dış gövdesi ve güçlü donanımı sayesinde, kurumların yeni bilgisayar tercihi olacak. Böylece işletmeler, gelecek planlarını yapabilecekleri güçlü bir donanıma sahip olacaklar.</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-dunyasinda-yeni-zeka-casper-nevopro-simdi-satista-575064">İş Dünyasında Yeni Zeka: Casper NevoPro Şimdi Satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 08:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aracılarına]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[sentetik]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[verilerden]]></category>
		<category><![CDATA[viya]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veri ve yapay zekâ alanında lider konumda olan SAS, SAS® Viya® platformundaki en yeni çözümlerini duyurdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784">Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Veri ve yapay zekâ alanında lider konumda olan SAS, SAS® Viya® platformundaki en yeni çözümlerini duyurdu. </p>
<p>Bu çözümler, yapay zekâdaki son gelişmeleri kapsayarak insan üretkenliğini ve karar alma süreçlerini ölçeklendirmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>IDC Yapay Zeka Yazılımları Araştırma Direktörü Kathy Lange, &#8220;SAS, stratejisini ve portföyünü, bir kuruluşun yapay zeka teknoloji yığını içindeki kullanıcı kişilikleri, tercihleri ve teknolojilerinden oluşan daha geniş bir ekosistemi kucaklayacak şekilde geliştiriyor&#8221; dedi. &#8220;SAS, yapay zeka yaşam döngüsünü kolaylaştıran, otomatikleştiren ve kuruluşların daha iyi iş kararlarını daha hızlı almasını sağlayan çözümler sunmaya devam ediyor.&#8221;</p>
<p>En yeni ve gelecek SAS Viya özellikleri arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li><strong>SAS Viya Intelligent Decisioning &#8211;</strong> Kullanıma sunulan SAS Viya Intelligent Decisioning, görev karmaşıklığı, , risk ve iş hedefleri için en uygun denetim dengesini sağlamak amacıyla doğru yapay zekâ özerkliği ile insan müdahalesi oranını yakalayarak akıllı yapay zekâ ajanları oluşturmayı ve dağıtmayı kolaylaştırır.</li>
<li><strong>SAS Viya Copilot &#8211;</strong> Microsoft Azure AI Foundry üzerine inşa edilen SAS Viya Copilot, geliştiricilere, veri bilimcilere ve iş kullanıcılarına analitik, iş ve endüstri görevlerini hızlandıran güçlü bir kişisel asistan sağlayan, doğrudan SAS Viya platformuna yerleştirilmiş yapay zeka odaklı bir konuşma asistanı. SAS Viya Copilot şu anda yalnızca davetlilerin yer aldığı özel bir önizleme ile sunuluyor ve genel kullanılabilir sürümü 2025&#8217;in üçüncü çeyreğinde çıkacak. İlk Copilot çözümünün temel özellikleri arasında yapay zeka destekli model geliştirme ve SAS kullanıcıları için kod yardımı yer alıyor.</li>
<li><strong>SAS Data Maker &#8211;</strong> Geçen yıl özel önizleme ile tanıtılan SAS&#8217;ın güvenli sentetik veri üreticisi, kurumların veri gizliliği ve yetersizliği sorunlarının üstesinden gelmesine yardımcı olurken, süreçleri basitleştiriyor ve kaynakları koruyor. Sentetik veri alanında öncü şirketlerden Hazy’nin temel yazılım varlıklarının SAS tarafından yakın zamanda satın alınmasıyla ivme kazanan SAS Data Maker’ın, 2025’in üçüncü çeyreğinde genel erişime açılmasıbekleniyor.</li>
<li><strong>SAS Yönetilen Bulut Hizmetleri: SAS Viya Essentials –</strong> Küçük orta işletmelerin veriye dayalı karar almasını sağlayacak ve altyapı seçimi zahmetini hafifletecek başlangıç seviyesinde SAS Viya Essentials duyurusu yapıldı. </li>
<li><strong>SAS Viya Workbench &#8211;</strong> 2024 yılında piyasaya sürülen SAS Viya Workbench, geliştiricilerin, veri bilimcilerin ve modelleyicilerin hız ve verimliliği önemli ölçüde artırmaları ve Visual Studio Code veya Jupyter Notebook aracılığıyla SAS veya Python kodunu kullanarak veri yönetimi, analizi ve model geliştirmeyi kolayca gerçekleştirmeleri için tasarlanmış bulut tabanlı bir kodlama ortamına karşılık geliyor. 2025&#8217;teki yenilikler arasında R kodlama desteği, isteğe bağlı entegre geliştirme ortamı (IDE) seçeneği olarak SAS Enterprise Guide ve AWS Marketplace&#8217;teki ilk kullanılabilirliğin ardından şimdi Microsoft Azure Marketplace&#8217;teki kullanılabilirliği de içerecek şekilde genişletme yer alıyor.</li>
</ul>
<p><strong>SAS veri ve yapay zeka ürünleri hakkında daha fazla bilgi için: sas.com/viya.</strong></p>
<p><strong> Benzersiz üretkenlik, güvenilir sonuçlar</strong></p>
<p>SAS, her yetkinlik seviyesinden insanın analitik sürecine katılmasını sağlayan kapsamlı bir veri ve yapay zeka platformu olan SAS Viya ile gerçek sonuçlar sağlayan gerçek yetenekler sunmak için yapay zeka ve GenAI furyasının ötesine geçiyor.</p>
<p>SAS Viya platformu, kullanıcılara uçtan uca platform araçlarıyla yapay zeka geliştiricisi veya yapay zeka çözümleri ve model paketleri alıcısı olma seçeneği sunuyor. Ayrıca bunların her biri için daha iyi kararlar ve daha hızlı değer elde etmek üzere ölçek ve üretkenlik sağlıyor. Geliştiriciler, veri bilimciler, BT uzmanları ve iş analistleri, akıllı kararlar almak için SAS Viya ekosistemi içinde ve veri ve yapay zeka yaşam döngüsü boyunca sorunsuz bir şekilde işbirliği yapabiliyor. SAS Viya, farklı sektörlerde ve düzenleyici ortamlarda üretkenliği hızlandırarak başta CIO&#8217;lar ve BT liderleri olmak üzere kuruluşlara açık bir avantaj sunuyor.</p>
<p><strong> </strong>2024 yılında Futurum Group tarafından gerçekleştirilen yapay zeka üretkenliği araştırması, SAS Viya&#8217;nın kullanıcıların yapay zeka yaşam döngüsünü hızlandırmasına yardımcı olduğunu, veri toplamalarını, modeller oluşturmalarını ve kararları seçili rakiplerden 4,6 kat daha hızlı uygulamalarını sağladığını ve tüm bunların inovasyonu artırmalarına, karar vermeyi hızlandırmalarına ve gelir artışını teşvik etmelerine yardımcı olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>SAS CTO’su Bryan Harris, &#8220;Mevcut ekonomik iklim ve yapay zeka inovasyonunun hızlı temposu yoğun ve bunaltıcı gelebilir. Amacımız, kuruluşların bu heyecan ve karmaşanın üstesinden gelmelerine, sorun çözmede çığır açmalarına ve karar avantajı elde etmelerine yardımcı olacak en son yapay zeka yeteneklerini sunmaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong> Veri ve yapay zeka ile yerkürenin korunması</strong></p>
<p><strong> </strong>SAS Viya&#8217;nın gücü, iş sonuçlarını iyileştirmenin ötesine geçerek küresel koruma çabalarını artırmaya kadar uzanıyor. Okyanusun dijital ikizlerini oluşturan bir teknoloji start-up&#8217;ı olan Fathom Science, okyanus verileri, yapay zeka ve yaşam çizgisine ihtiyaç duyan bir türün beklenmedik kombinasyonunu bir araya getiren bir sorunu çözmek için SAS Viya&#8217;dan yararlandı.</p>
<p>Fathom Science, gemilerin kritik tehlike altındaki Kuzey Atlantik balinalarına çarpmasını önlemeye yardımcı olan son teknoloji balina konum tahmin modelini doğrulamak için, 500 bin veri noktasına genişletmek üzere gerçek nakliye şeridi verilerinin özelliklerine sahip sentetik veriler oluşturmak için SAS Data Maker&#8217;ı kullandı. Elde edilen verilerle SAS Viya Workbench, balinaların kıyıdan uzaklaşma olasılığını hesaplamak için modeller geliştirmek üzere kullanıldı. Sonuçta Fathom Science, balina konumu tahmin modelinin istatistiksel ve makine öğrenimiyle doğrulamasını elde etti.</p>
<p>Bu duyuru, iş liderleri, teknik kullanıcılar ve SAS İş Ortakları için veri ve yapay zeka deneyimi olan SAS Innovate kapsamında yapıldı. Bu yılki etkinlik Microsoft, Intel ve AWS&#8217;nin de aralarında bulunduğu iş ortağı sponsorlarımız tarafından destekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784">Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlişkilerde sağlıklı iletişimin temeli: Özür dilemek… İlişkilerde gerektiğinde özür dilemek güveni sağlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-saglikli-iletisimin-temeli-ozur-dilemek-iliskilerde-gerektiginde-ozur-dilemek-guveni-sagliyor-442459</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 21:01:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dilemek]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimin]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerde]]></category>
		<category><![CDATA[özür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[temeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442459</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hayatının kusursuzun temsili olmadığını ve her bireyin hataları ile bir bütün olduğunu ifade eden uzmanlar, ancak bireyin hata yapmanın kusurlu olmak, eksik olmak, yetersiz olmak gibi anlamlara geldiği öğretilerle büyüdüyse o birey için özür dilemenin zorlayıcı olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-saglikli-iletisimin-temeli-ozur-dilemek-iliskilerde-gerektiginde-ozur-dilemek-guveni-sagliyor-442459">İlişkilerde sağlıklı iletişimin temeli: Özür dilemek… İlişkilerde gerektiğinde özür dilemek güveni sağlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan hayatının kusursuzun temsili olmadığını ve her bireyin hataları ile bir bütün olduğunu ifade eden uzmanlar, ancak bireyin hata yapmanın kusurlu olmak, eksik olmak, yetersiz olmak gibi anlamlara geldiği öğretilerle büyüdüyse o birey için özür dilemenin zorlayıcı olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Empati yapamama, diğerlerinin duygularını ve ihtiyaçlarını anlayamamanın basit bir özrün görünürdeki ilk engelleri olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, ‘’Ben hiç hata yapmadım diyen birisi ya kendinin farkında değildir ya da olağanüstü bir şansa sahiptir. Erdemli olan, yaptığı hatayı fark ederek telafi etmektir.” dedi</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, ikili ilişkilerde özür dilemenin rolünü değerlendirdi.</p>
<p><strong>“İlişkide soruna neden olan tarafın durumu üstlenmesi ve özür dilemesi beklenir.”</strong></p>
<p>“İnsan sosyal bir varlıktır, kişiler arası ilişkilerden beslenir; ancak her ilişkide sağlıklı bir iletişimden söz edemeyiz.” diyen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, sorunsuz bir ilişki beklentisinin gerçekçi olmadığını, ancak soruna sebep olan bireyden bu durumu üstlenmesi ve telafi etmesi beklendiğini, bunun en basit görünen ama her zaman kolay olmayan yolunun ise özür dilemek olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>“İlişkilerde güven sağlayan unsur gerektiğinde özür dilemesini bilmektir.”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Yolunda gitmeyen bir iletişimde bunu fark etmek, empati yapmak, hatayı kabullenmek ve sorumluluk sahibi bir birey olarak özür dilemek; toplumda sanılanın aksine bir lüks değil, olması gerekendir. İlişkilerde güven sağlayan unsur hiç hata yapmamak değil, gerektiğinde özür dilemesini bilmektir.” dedi.</p>
<p><strong>“İçtenlikle özür dileyen birisi için davranışının sorumluluğunu aldığı kabul edilir.”</strong></p>
<p>İnsan hayatının kusursuzun temsili olmadığını ve her bireyin hataları ile bir bütün olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Ancak birey hata yapmanın kusurlu olmak, eksik olmak, yetersiz olmak gibi anlamlara geldiği öğretilerle büyüdüyse o birey için özür dilemek zorlayıcıdır. Hayatında hataya yer vermeyen birisi için sarf edilen her özür ifadesi kendi mükemmelliğinden bir şeyler eksiltmektedir. Diğer yandan içtenlikle özür dileyen birisi için davranışının sorumluluğunu aldığı kabul edilir. Bu sorumluluk, değişimi beraberinde getirmelidir ve değişime hazır olmayan bir bireyin özür dilemekten kaçınması mümkündür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Özür dileyince kendini değersiz hisseden, kendi haklılığını ispatlama çabasında da olabilir.”</strong></p>
<p>Özür dileyerek hatalı olduğunu ilan etmenin herkes için çok kolay olmadığını da anlatan Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Birey hata yaptığı için daha az sayılacağı, daha az sevileceği, değersiz hissedeceği, insanların kendinden uzaklaşacağı gibi doğru olmayan inançlara sahipse; yalnızca özür dilemekten kaçınmaz aynı zamanda kendi haklılığını ispatlama çabasında olabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kişilik özellikleri gereği özür dileme konusunda savunucu davrananlar kimler?</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Kişilik özellikleri gereği özür dileme konusunda savunucu davranan bireyler için genel olarak; kendini diğerlerinden üstün gören, eleştiri ve sorumluluk kabul etmeyen, hata yaptığında duygusal dalgalanma yaşayan, hata yapmaktan kaçınan, mükemmeliyetçi yapıda olan, düşük özsaygıya sahip olup özür dilemek yerine kendini suçlama eğilimi olan, başkalarının haklarına saygı duyma konusunda zorlanan bireyler olduğu söylenebilir.” diye anlattı.</p>
<p><strong>“Erdemli olan, yaptığı hatayı fark ederek telafi etmektir.”</strong></p>
<p>Kısaca empati yapamama, diğerlerinin duygularını ve ihtiyaçlarını anlayamamanın basit bir özrün görünürdeki ilk engelleri olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, ‘’Ben hiç hata yapmadım diyen birisi ya kendinin farkında değildir ya da olağanüstü bir şansa sahiptir. Erdemli olan, yaptığı hatayı fark ederek telafi etmektir. Sorumluluktan kaçmayıp bu durumla yüzleşmek bireyin özsaygısını arttıracaktır.” dedi</p>
<p><strong>“Başkasından özür dilemek kadar kendimize karşı da anlayış göstermemiz önemli.”</strong></p>
<p>Bireyin hata karşısında başkaları kadar kendine de hoşgörülü ve affedici olmasının psikolojik sağlamlık açısından değerli olduğunu da kaydeden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Acımasızca kendine yüklenmek yerine kendi duygularını anlayan, davranışlarına dair neden sonuç ilişkisi kuran, kendine şefkat gösteren bireylerin zorlayıcı yaşam olaylarıyla başa çıkma konusunda daha etkin oldukları düşünülmektedir. Başkasından özür dilemek kadar kendimize karşı da anlayış göstermemiz önemlidir. Sürekli kendimizi eleştirmek, suçlamak yerine hata yapma deneyimini de gelişimin bir parçası olarak görmek mümkündür.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-saglikli-iletisimin-temeli-ozur-dilemek-iliskilerde-gerektiginde-ozur-dilemek-guveni-sagliyor-442459">İlişkilerde sağlıklı iletişimin temeli: Özür dilemek… İlişkilerde gerektiğinde özür dilemek güveni sağlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ak Portföy istikrarlı büyüme yolculuğunu tasarruf sahiplerinin güveni ile sürdürüyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ak-portfoy-istikrarli-buyume-yolculugunu-tasarruf-sahiplerinin-guveni-ile-surduruyor-430392</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 14:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[istikrarlı]]></category>
		<category><![CDATA[portföy]]></category>
		<category><![CDATA[sahiplerinin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430392</guid>

					<description><![CDATA[<p>2023, tasarruf sahiplerinin başta yatırım fonları olmak üzere sermaye piyasalarına artan ilgisiyle, büyüme ve değişimin yaşandığı önemli bir yıl oldu. Tüm dünyada olduğu üzere ülkemizde de, başta sürdürülebilirlik uygulamaları ve yapay zeka gibi teknolojik yenilikler olmak üzere küresel ekonomik dönüşüme yön veren trendlerin yatırım araçları içindeki payı yükselmeyi sürdürdü. Bu da hem yatırımcıların hem de yatırım yapılan sektörlerin güçlü bir ekonomik değer üretmesinde etken oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-portfoy-istikrarli-buyume-yolculugunu-tasarruf-sahiplerinin-guveni-ile-surduruyor-430392">Ak Portföy istikrarlı büyüme yolculuğunu tasarruf sahiplerinin güveni ile sürdürüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2023, tasarruf sahiplerinin başta yatırım fonları olmak üzere sermaye piyasalarına artan ilgisiyle, büyüme ve değişimin yaşandığı önemli bir yıl oldu. Tüm dünyada olduğu üzere ülkemizde de, başta sürdürülebilirlik uygulamaları ve yapay zeka gibi teknolojik yenilikler olmak üzere küresel ekonomik dönüşüme yön veren trendlerin yatırım araçları içindeki payı yükselmeyi sürdürdü. Bu da hem yatırımcıların hem de yatırım yapılan sektörlerin güçlü bir ekonomik değer üretmesinde etken oldu. </p>
<p>Ak Portföy olarak çeyrek asra yaklaşan deneyimimizle bu dönüşümün öncülüğünü üstlenme hedefiyle ilerliyoruz. Yüksek bir “Kalite Bilinci” ile toplumumuza daha büyük bir katkı sağlayabilmek için çok katmanlı bir stratejiyle ilerliyoruz. Bu doğrultuda, analitik verilere dayalı bilimsel karar süreçlerimizle yetkin ve yetenekli kadromuza, teknolojiye ve dijital dönüşüme sürekli yatırım yapıyoruz. Bu yetkinliklerimizle yarattığımız ürün ve çözümlerimizle fon yönetimi, pazarlama, satış, hizmet ve iletişim alanlarında yüksek kalite standartlarını ve mükemmelliği temsil ediyoruz. </p>
<p>Ak Portföy olarak 2023 yılı boyunca gösterdiğimiz performans ve uluslararası çapta başarıların temelinde bu anlayışla geliştirdiğimiz stratejiler, kritik role sahip.  380 milyar TL’yi aşan varlık hacmimizle Türkiye’nin en büyük özel portföy yönetim şirketi olarak topluma değer katma bilinciyle hareket etmeyi liderliğimizin getirdiği bir sorumluluk olarak görüyoruz. </p>
<p>Bu yolculukta yatırımcılarımızın tasarruflarına değer katma konusundaki odağımız ise her zamanki gibi stratejimizin merkezinde yer alıyor. Bu anlayışla, yatırımcılarımızın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak dünya standartlarında yeni nesil ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Hedefimiz bir yandan yatırımcılarımıza değer katarken, bir yandan da ülkemizdeki tasarruf havuzunun büyümesine destek olabilmek. Bu amaçla tasarruf etme eğiliminin yaygınlaşabilmesini desteklemek adına tasarruf sahibine kolay, anlaşılır, ulaşılabilir ürünler tasarlamayı ve özellikle farklı varlık sınıflarına ve yatırım temalarına daha kolay yatırım yapabilme imkanı sunmaya odaklanıyoruz. </p>
<p>2024 yılı da finansal tercihlerdeki çeşitlenmenin ve risk yönetiminin kritik önemini koruduğu ve hatta üst safhaya taşıdığı bir yıl olacak. Özelikle yükselen faizlerle birlikte yurt içinde Türk Lirası’nın yeniden cazip olmaya başladığı bir dönem yaşıyoruz. Bu da para piyasası fonları gibi kısa vadeli enstrümanların yanı sıra,  bir süredir yatırımcıların radarından çıkmış olan ancak son dönemde iç verimleri oldukça cazip seviyelere gelmiş olan özel sektör tahvil bono fonları gibi yatırım araçlarının yatırımcılar için yeniden önem kazanacağını öngörüyoruz. Hisse portföylerinde ise değerlemeler belli bir seviyeye ulaştığı için bu alandaki yatırımların, hisse seçiminin profesyonel fon yöneticilerine bırakmak adına yatırım fonları üzerinden yapılması her zamankinden daha da anlamlı olacaktır. Temalar açısından ise 2024 yılında özellikle bankacılık fonu, temettü dağıtan şirketler fonu ve değer odaklı fonlar gibi ürünlerin öne çıkacağını gözlemliyoruz.</p>
<p>Tüm bu gelişmeler doğrultusunda yatırımcılar, portföylerini oluştururken bir yandan geleneksel araçları kullanmaya devam ederek, bir yandan da tematik fonlar gibi yeni araçları da portföylerine entegre edebilirler. </p>
<p>Ak Portföy olarak ürün geliştirme alanında hızlı, esnek ve yenilikçi bir şirketiz. Yatırımcıyı merkeze alan, ihtiyaçlarını çok iyi anlayan ve eşzamanlı olarak mikro ve makro trendlerle uyumlu yeni araçlar geliştirmeye devam edeceğiz. Ülkemizde tasarruf sahiplerinin birçok yeni temaya yatırım yapabilmesini mümkün kılan rakipsiz bir ürün gamı oluşturduk ve bu alanda da liderliğimizi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. </p>
<p>Sürdürülebilirlik gündemi ve teknolojideki dönüşüm, yatırımdaki yeni temalar açısından da son derece belirleyici bir rol oynuyor. Yeşil dönüşüm sadece toplumu ve çevreyi değil ekonomiyi de doğrudan etkiliyor. Öte yandan hayatımızın her alanında karşımıza çıkan Yapay Zeka Teknolojileri ve bunlara dayalı ürünler dev bir pazar potansiyeli oluşturuyor. Bu gibi trendler önümüzdeki dönemde yatırım temaları üzerinde yansıma bulmaya devam edecek. </p>
<p>Ak Portföy olarak tematik ürünlerin yatırımın geleceği açısından öneminin bilincindeyiz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz yatırım ürünlerimiz ile geleceğin dünyasının yaratılmasında sektörümüz adına önemli adımlar atarken, tasarruf sahiplerimiz için yeni yatırım seçenekleri oluşturuyoruz. </p>
<p>‘Yatırımın Geleceği’ teması altında, yeni teknolojilerden alternatif enerjiye, sağlıktan turizme kadar geleceğin dünyasını dönüştürecek alanlarda tasarladığımız ürünleri, ülkemizde sayıları hızla artan yatırımcılarımıza sunuyor, yeni nesil tematik ürünlerle tasarruf sahiplerimizin yanında yer alıyoruz. </p>
<p>Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini ve yeşil dönüşümünü desteklemek üzere yeniliklere imza atmaya da devam ediyoruz. Bunun önemli bir yansıması olarak, Ak Portföy Geleceğin Yatırımları Fon Ailesi’nin üyelerinden Alternatif Enerji, Sağlık Sektörü, Elektrikli ve Otonom Araç Teknolojileri &#038; Tarım ve Gıda Teknolojileri Fonlarımız Türkiye’de ilk kez LSEG ve MSCI tarafından ESG notları alan fonlar oldu. </p>
<p>Yurtiçi hisse senetleri tarafında ise, borsanın değerleme kriterleri açısından cazip 30 şirketine tek işlemle yatırım yapma imkanı tanıyan ‘Değer Odaklı Hisse Senedi Fonumuz ve Türkiye’nin geleceğine yön veren ve hızlı büyüme performansı sergileyen şirketlere yatırım yapan ‘Büyüyen Şirketler Hisse Senedi Fonumuz, bu çalışmalarımızın en yeni örneklerini oluşturuyor.</p>
<p>Ülkemizde öncülüğünü yaptığımız Girişim Sermayesi Yatırım Fonları ise yatırımcılar açısından yepyeni ufuklar açıyor. Ak Portföy GSYF, Türk yatırımcısının dinamik ve girişimci yönüne hitap ediyor. Fonumuz bu anlamda geleceğe yatırım yapma fırsatı sunan eşsiz bir portföy çeşitlendirme aracı. Ak Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, ihracata dönük, inovatif teknolojiler odaklı ve yüksek büyüme potansiyeli olan yeni nesil KOBİ’lere doğrudan sermaye desteği sağlayarak yatırım yapılan şirketlerin sermaye piyasaları ile tanışmasını sağlıyor ve bu şirketlerin kurumsallaşma süreçlerinin başlatılmasında etkin rol oynuyor.</p>
<p>Yatırımcılarımızın değişen ihtiyaç ve beklentilerini anlayan bu yaklaşımımız ve başarılı fon yönetimimiz ile uluslararası kuruluşların takdirini kazanmaya devam ediyoruz. 2023 yılı itibarıyla Ak Portföy olarak, dünyanın en prestijli yayınlarından World Finance tarafından 5 yıldır art arda “Türkiye’nin En İyi Yatırım Yönetimi Şirketi” seçilirken IPE Top 500 listesinde açıklanan dünyanın en büyük 500 portföy yönetim şirketi arasında bu yıl bir kez daha yerimizi aldık.</p>
<p>Türkiye’nin geleceğine olan güvenimiz ve inancımız doğrultusunda, bu güçlü başarıları ve “Kalite Liderliğimizi” sürdürerek, 2024 yılında tüm paydaşlarımız için yarattığımız değeri güçlendirmek en temel hedefimiz. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-portfoy-istikrarli-buyume-yolculugunu-tasarruf-sahiplerinin-guveni-ile-surduruyor-430392">Ak Portföy istikrarlı büyüme yolculuğunu tasarruf sahiplerinin güveni ile sürdürüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekrem İmamoğlu: Mansur Yavaş Başkanımız ve Ben, Bize Duyulan Güveni Boşa Çıkarmayacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-mansur-yavas-baskanimiz-ve-ben-bize-duyulan-guveni-bosa-cikarmayacagiz-357517</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 12:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanımız]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[bize]]></category>
		<category><![CDATA[boşa]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarmayacağız]]></category>
		<category><![CDATA[duyulan]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357517</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkıma uğrayan kentlerden Adana’da düzenlenen “Deprem Eylem Planı Çalışma Toplantısı”nda konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-mansur-yavas-baskanimiz-ve-ben-bize-duyulan-guveni-bosa-cikarmayacagiz-357517">Ekrem İmamoğlu: Mansur Yavaş Başkanımız ve Ben, Bize Duyulan Güveni Boşa Çıkarmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkıma uğrayan kentlerden Adana’da düzenlenen “Deprem Eylem Planı Çalışma Toplantısı”nda konuştu. </strong></p>
<p><strong>“Çadırların, konteynerların eksik olduğu yerde, hızlıca konut ihalelerinin konuşuluyor olması, büyük bir ayıptır, trajedidir” diyen İmamoğlu, “Oysa merkezi yönetim, bunun yerine bölgesel ölçekte ve katılımcı biçimde, bölgesel kalkınmaya vurgu yapan, hızlı bir ve eylem planı sürecini başlatmalıydı. Konuta kadar uzanan yeniden inşaat süreci, bir bütün olarak kurgulanmalı ve hayata geçirilmeliydi. </strong></p>
<p><strong>Ekranlarda gördük. Bir blok yerinin temelini açıp, ‘Konuta başlıyoruz’ diye televizyonda tam 15 dakika, bir blok, iki blok inşaatlarını göstererek insanlara, ‘Biz size konuk yapıyoruz’ diye tanıtım yapan devletimizin kanalı TRT’den izledim ve utanç duydum. İşte bu eksiği, bilim giderir. Bu eksiği, teknik beceri gider, Bu eksiği, net olarak söyleyeyim, mevcut akıl gideremez. Biz gideririz. Merkezi yönetimin, katılımcı bir bakış açısı ve yerel yönetimlerle birlikte çalışmasını, biz sağlarız. Çünkü, bunu başaramazsak, sorunları gerçekte çözmüş olmayız. Sadece göz boyar ve ertelemiş oluruz” şeklinde konuştu. </strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin depremin dışında, başta ekonomik kriz olmak üzere, birçok sorunu olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Siyasal ve yönetsel sistemimizin de yeniden kurgulanması şarttır. Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılı başlarken, bu yeniden yapılanma ve reform programı da son derece önemli olacaktır. Ancak bu, yukarıdan aşağıya bir kurgu asla olmamalıdır. Artık Türkiye&#8217;miz, yeni bir başlangıcın eşiğindedir. </strong></p>
<p><strong>Demokratik süreçler içinde, uyumlu çalışmanın önü açılacak ve merkeziyle, yereliyle Türkiye, başta afet meselesi olmak üzere, her konuda birlikte çalışmayı başaracaktır. Bu tür bir yeniden yapılanma sürecinde, Türkiye&#8217;nin en büyük iki şehrinin belediye başkanlarına da aktif bir rol tanımlanmış olmasını ülkemiz adına çok önemsiyor ve sorumluluğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Türkiye&#8217;miz yeniden yapılanırken, yeniden ayağa kalkarken, kentlerimiz deprem karşısında dirençli hale getirilirken, İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlarının merkezi yönetim düzeyinde etkili alan olarak açılmasını kıymetli buluyorum. Mansur Başkanımız ve benim, bize duyulan güveni boşa çıkarmayacağımızdan hepiniz emin olunuz” ifadelerini kullandı.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Adana Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) iş birliğiyle, “Adana Deprem Eylem Planı Çalışma Toplantısı” düzenlendi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Tarık Şengül’ün yaptığı “Bilimin Rehberliğinde Depreme Dayanıklı Kent” konulu panele; Prof. Dr. Alper İlki, Prof. Dr. Bahar Yetiş, Prof. Dr. Barış Binici, Prof. Dr. Ebru Voyvoda, Prof. Dr. Kayıhan Pala, Prof. Dr. Murat Şeker, Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Süleyman Pampal katıldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen şehirlerden Adana’da düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar yaptı. </p>
<p><strong>“DAYANIŞMA VE PAYLAŞIM, HER DUYGUNUN ÖNÜNE GEÇER”</strong></p>
<p>Olası afetler öncesinde, anında ve sonrasında yaşanacak sorunları tespit ederek, problemlerin önlemlerini almakla sorumlu yöneticiler olduklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Bu toprakların kültüründe yoğrulmuş hiç kimse bu tür yapılan çalışmalarla ilgili bir teşekkür beklemez. Bu topraklarda afet, yıkım, kayıp söz konusu. Siyasi hesaplar biter, kenetlenip kayıp yaşayanların yanında olunur kayıtsız şartsız. Dayanışma ve paylaşım, her duygunun önüne geçer. O nedenle vazifemiz ve sorumluluğumuz olduğu için bölgedeydik. O nedenle sürecin tahlili, analizi için Zeydan Başkanımızla birlikte İstanbul&#8217;daydık. O nedenle bugün buradayız. Adana’dayız. Yaraları saracağız. Acıları paylaşacağız. Zarar gören kimsenin mağduriyetine ve unutulmasına asla izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu. Sorumluluklarının bu noktada bitmediğini belirten İmamoğlu, “Bizleri Büyükşehir Belediye Başkanı seçen milyonlarca vatandaşımıza karşı, başka sorumluluklarımız da var. Örneğin vatandaşlarımıza depremle ilgili kaygılarına gerçekçi bir biçimde, asla onları yanıltmadan, aldatmadan manipüle etmeden, günü kurtarmak değil, geleceği sağlıklı bir şekilde inşa etmek adına, gerçekçi biçimde yanıt vermek ve olabildiğince kaygıları giderip, sürece dair seferberlik duygusuyla en üst sorumlulukta, birlikte çalışma göreviyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“BİR SİYASETÇİNİN BAŞINA GELEBİLECEK EN KÖTÜ ŞEY, TOPLUMLA OLAN GÜVEN İLİŞKİSİNİ KAYBETMESİDİR”</strong></p>
<p>“Bir siyasetçinin başına gelebilecek en kötü şeylerden biri, sorumluluk taşıdığı toplumla olan güven ilişkisini kaybetmesidir” diyen İmamoğlu, “Hiçbir yöneticiye, hiçbir siyasiye Allah böyle bir şey yaşatmasın. O nedenle, gerçek bir yöneticiyseniz, ahlaklı, namuslu bir yöneticiyseniz, kaygı gidermek adına hiçbir zaman gerçekleri eğip bükemezsiniz. Onun için biz, gerçekleri eğip eğip bükmedik, gizlemedik ve asla bunu yapmayacağız. Durum neyse onu paylaşacağız ki, çözümleri de birlikte üretebilelim. Ama kimsenin toplumumuzun içinde bulunduğu koşullardan, kötü niyetli ve sorumsuz bir biçimde yararlanmasına da izin vermedik, vermeyeceğiz” şeklinde konuştu. Kentleri, bilimin ışığında, depremlere ve afetlere dayanıklı hale getirmenin de yönetici sorumluluğu olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Daha dün, bir sel oldu ve Şanlıurfa&#8217;da insanlarımızı, daha yeni yapılmış bir altyapı mekanizması yüzünden, kaybetmek zorunda kaldık. Bazen evet afette imkansızı başaramayabilirsiniz. Ama göz göre göre canları kaybettiğiniz zaman, bu gerçekten yöneticilerin ya da yapımcıların, idarecilerin sorumluluğudur. Bunun mutlaka takipçisi olunmalıdır. Merkezi idaresiyle, yerel yönetimiyle, bütün kamu yöneticileriyle, bilimin çizdiği yolda birlikte yol yürürsek, yaşanan hiçbir şeyi yaşamayız. Bunu başarabilmek için ne gerekiyorsa, yapacağız. Ne tür bedel ödenmesi gerekiyorsa, ödeyeceğiz. Kimleri ikna etmemiz gerekiyorsa, ikna edeceğiz. Kimlerle mücadele etmemiz gerekiyorsa, göreceksiniz gözümüzü kırpmadan onlarla mücadele edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“ADANA&#8217;DAN, HEPİNİZİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUZ…”</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başlangıcı olan 2023 yılını depremlerle ve afetlerle karşılamanın burukluğunun yaşandığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi: </p>
<p>“Kahramanmaraş depremi, hepimiz adına, yönetici sorumluluğu, kişiliği, kimliği adına, bu ülkede bir vatandaş olma adına, bir milat olmalıdır; olacak. 99 depremi için de aynı şeyleri söyledik. ‘Bir milat olacak’ dedik. Ama olamadı, başaramadık. Gerekli direnci gösteremedik. Eğri oturalım, doğru konuşalım. Gerekli adımları atamadık. Üzerinden 24 seneye yakın zaman geçmesine rağmen, gerekli tedbirleri alamadık. Gerekli düzenlemeler yapılmadı. Eğer o gün bunlar yapılmış olsaydı, iddiayla söylüyorum ki, en az 50 bin insanımızın öldüğü bu depremde, bu denli insanımızı net olarak kaybetmezdik. Bunca ekonomik yıkım olmazdı. Bugün yaşanan kaygılar olmazdı. O nedenle, buradan, Adana&#8217;dan hepinizin huzurunda söz veriyoruz. Bizler, görevlerimizde olduğumuz sürece, hiçbir zaman böyle bir ortamı memleketimize, milletimize ve şehirlerimize yaşatmayacağız. 2023 yılının hep beraber, en üst seviyede gelişmişlikle karşılayacağımız 100’ncü yıl olmasını çok arzu ederdik. Ama bunu başaramadık. O zaman, başka bir şeyi başarabiliriz. 2023 yılını, çok önemli bir sorumluluk yılı, afetlere ve yıkımlara karşı mücadele açısından da bir milat olarak başlatabiliriz.”</p>
<p><strong>“SADECE BİNA GÜÇLENDİRMESİ İBB’NİN 5 YILLIK BÜTÇESİ KADARDIR”</strong></p>
<p>Bunun, sadece yerel yönetimlerin çabalarıyla değil, vatandaşların, devletin ve ilgili kurum, kuruluşların iş birliği içinde çalışmasıyla başarılabileceğini vurgulayan İmamoğlu, “Arkadaşlarım hesapladılar. İstanbul&#8217;da sadece bina güçlendirmesi için gereken kaynak, en iyimser hesaplamalarla, Büyükşehir Belediyemizin yaklaşık 5 yıllık bütçesi kadar. Yani hiçbir iş yapmayalım, çalışanlarımıza bile maaş ödemeyelim, 4-5 yıl tümüyle kaynaklarımızı güçlendirme için oraya aktarsak bile yetmiyor. Dolayısıyla resim açıktır ve nettir. Başta İstanbul olmak üzere, deprem tehdidi altındaki kentlerimizin hiçbirinin yerel kaynaklarla, belediyelerin kaynaklarıyla bu yaşamsal sorunun çözümü mümkün olmadığı ortadadır. Kahramanmaraş depreminde ülkemizin maddi kaybının 100 milyar dolar civarında olduğu telaffuz ediliyor. Yani Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının 8’de 1’inden bahsediyoruz. Böylesi büyük bir ekonomik kaybın giderilmesi, yerel yönetimlerin çözeceği bir mesele değil” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“TOKİ” ELEŞTİRİSİ: “SİYASİ VE TİCARİ HESAPLAR, RANTI ÖNE ÇIKARDI”</strong></p>
<p>Konut üretiminin birçok ülkede tümüyle yerel yönetimlerin sorumluluğunda olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, şöyle konuştu: </p>
<p>“Türkiye&#8217;de, tamamen kendisini yerel yönetimden uzaklaştırarak oluşumunu sürdüren ve merkezi yönetimin bir aygıtı haline gelmiş olan TOKİ&#8217;dir bu alandan sorumlu olan. Yanlıştır. Geçtiğimiz dönemde kamu arazileri, askeri alanlar, kimi durumda meralar konut üretimini kolaylaştırmak ve ucuzlatmak için bu kurumun emrine verildi. Peki sonuç öyle mi oldu? Ne yazık ki olmadı. Ne yazık ki, siyasi ve ticari hesaplar, rantı öne çıkardı ve deprem gibi, sosyal konut üretmek gibi bu konuları ne acıdır ki teğet geçti. Afete yönelik yapılan düzenlemeler, çıkarılan kanunlar da yerel yönetimlerin dostu olmadı, iş birliğinden kurumları uzaklaştırdı. Hepimiz yaşadık, biliyoruz. Geçtiğimiz dönemin, kentsel dönüşüm denilen kavramla arası iyi olmadı. Halkımızı bu kavramdan uzaklaştırdı. Büyük ölçüde merkezi yönetimin elinde, rant ve iktidar devşirme aracı olarak uygulanmaya çalışıldı. İstanbul&#8217;da bir Fikirtepe örneği var. İnanınız bir şehircilik faciası. Bir bakanlar kurulu kararıyla, kentlerdeki stratejik alanlar, önemli arazi ve kentsel taşınmazlar, merkezi yönetimin yetkili olduğu yerler haline getirildi. Buralarda belediyelerin çivi çakmasına dahi izin verilmedi. Bütün bunlar yapılırken de siyasi ayrışma en yüksek dozda, ne yazık ki kurumlarımıza hissettirildi. Sonuçta; halkın oyuyla göreve gelen belediye başkanları, meclisleri ne yazık ki kentlerinde, deprem ve afet başta olmak üzere, sorunlu işlerin üzerine gidip, çözüp çözümler üretmekten alıkonuldular ve sistem başka bir yöne evrildi.”</p>
<p><strong>“KENTLER, ARTIK BİR RANT DEVŞİRME ALANI OLARAK GÖRÜLMEMELİ”</strong></p>
<p>Karşılarına çıkarılan engellere rağmen, bahane üretmeden etkili bir biçimde görevlerini yapmaya devam ettiklerini kaydeden İmamoğlu, “Ne merkezi yönetimin ne de yerel yönetimlerin kentler artık bir rant devşirme alanı olarak görmesine daha fazla müsaade edilmemeli ve bu konuda etmeyeceğimizi de hepinizin huzurunda taahhüt ediyorum. Örneğin; İstanbul için geçtiğimiz dönemde kullanılan kamu kaynakları, krediler, borçlar, kime hizmet ettiği belli olmayan birtakım projeler için kullanıldı. Bu kaynaklar yapılaşmamış alanlarda inşa edilen ve zaman zaman da doğayı tahrip eden projeler için değil de afet odaklı projeler için kullanılsaydı, inanınız bugün İstanbul&#8217;da depremi konuşmuyor olurduk” diye konuştu. İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesi için 85 milyar dolar gerektiğini hesapladıklarını aktaran İmamoğlu, çözüm için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. “Deprem sırasında merkezi kurgunun nasıl etkisiz hale geldiğini, merkezi anlayışla süreç yönetildiğinde, afet bölgesinde ne yazık ki sistemli bir yaklaşımın mümkün olmadığını daha dün yaşadığımız depremde hep beraber gördük” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: </p>
<p><strong>“TRT’DEN İZLEDİM VE UTANÇ DUYDUM”</strong></p>
<p>“Onun için biz, etkisizliğin etkiye, bu verimsizliği, verimliliğe ve ne yazık ki bu kaynak israfının doğru yönlendirilmeye, yerelin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını buradan ilan ediyoruz. Şimdi dönüp bir kez daha kentlerimize, sorunlarına, potansiyellerine ve yerel yönetim yapılarına bakmamız gerekiyor. Hiç zaman geçirmeden acilen bir yönetim reformuna ihtiyaç duyduğumuz nettir. Bu reformun en önemli parçası, kaçınılmaz olarak güçlü yerel yönetimler olmak zorundadır. Ve bizler, yeni dönemde bu reformu mutlaka milletimizle buluşturacağız. Türkiye&#8217;nin bir an önce ulusal, bölgesel ve kentsel düzeylerde güçlü planlama anlayışına da dönmesi gerekiyor. Deprem bölgesinde, ertesi gün telaş içinde, hala artçılarla sarsılan bölgede konut projeleri yapan anlayışı hem ürkerek hem de üzülerek izledik. Çadırların, konteynerların eksik olduğu yerde, hızlıca konut ihalelerinin konuşuluyor olması, büyük bir ayıptır, trajedidir. Oysa merkezi yönetim, bunun yerine bölgesel ölçekte ve katılımcı biçimde, bölgesel kalkınmaya vurgu yapan, hızlı bir ve eylem planı sürecini başlatmalıydı. Konuta kadar uzanan yeniden inşaat süreci, bir bütün olarak kurgulanmalı ve hayata geçirilmeliydi. Ekranlarda gördük. Bir blok yerinin temelini açıp, ‘Konuta başlıyoruz’ diye televizyonda tam 15 dakika, bir blok, iki blok inşaatlarını göstererek insanlara, ‘Biz size konuk yapıyoruz’ diye tanıtım yapan devletimizin kanalı TRT’den izledim ve utanç duydum.”</p>
<p><strong>“BU EKSİĞİ, MEVCUT AKIL GİDEREMEZ; BİZ GİDERİRİZ”</strong></p>
<p>“Dünyanın ve Türkiye&#8217;nin, önümüzdeki birkaç yüzyılına iz bırakacak şekilde inşası konuşulur, tartışılırken, bir yandan depremzedelere geçici konutları yapılarak, onlara tahsis edilme süreci hayata geçirilmesi beklenirken, insanlara basit bir kod, birkaç blok inşaatın temelini atma gayreti ve bina inşaatı gayreti üzücüdür, ürkütücüdür” diyen İmamoğlu, “İşte bu eksiği, bilim giderir. Bu eksiği, teknik beceri gider, Bu eksiği, net olarak söyleyeyim, mevcut akıl gideremez. Biz gideririz. Merkezi yönetimin, katılımcı bir bakış açısı ve yerel yönetimlerle birlikte çalışmasını, biz sağlarız. Çünkü, bunu başaramazsak, sorunları gerçekte çözmüş olmayız. Sadece göz boyar ve ertelemiş oluruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin depremin dışında, başta ekonomik kriz olmak üzere, birçok sorunu olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Siyasal ve yönetsel sistemimizin de yeniden kurgulanması şarttır. Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılı başlarken, bu yeniden yapılanma ve reform programı da son derece önemli olacaktır. Ancak bu, yukarıdan aşağıya bir kurgu asla olmamalıdır. Bugün Türkiye&#8217;nin birikimi, merkezi düzeyle yerel yönetimleri, devletle sivil toplumu, her düzeyde birlikte çalışabilecek bir olgunluğa ulaşmak zorundadır. Birlikte çalışmayı, hep birlikte bir kez daha hatırlamamız, unuttuysak da öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekir” dedi. </p>
<p><strong>“21. YÜZYIL, ŞEHİRLERİN YÜZYILIDIR”</strong></p>
<p>Devletin her kurumunun ülkenin 86 milyon insanına ait olduğunu kaydeden İmamoğlu, şunları söyledi: </p>
<p>“Bizler, Zeydan Başkan ya da ben, bir dönem için sizden yetki almış insanlar, bu şehrin oy verenlerinin de vermeyenlerinin de tamamının temsilcisidir. Devletimizin bürokrasisi, siyasileri, belediye başkanları, milletvekilleri aynı düşünceye sahip olmayabilirler. Ama halkına hizmet noktasında, hakları ve sorumlulukları noktasında, eşittirler. Dolayısıyla bizler, işte tam da bu anlayışı ülkemize kazandırmak zorundayız. Devlet, vatandaşına karşı gücünü gösteren bir kurum değil; devlet, afetlere karşı gücünü gösteren bir kurum olmak zorundadır. Devlet, vatandaşına şefkatini gösterir, sevgisini gösterir, hizmetini gösterir. Ayrım yapmaksızın gösterir. Artık Türkiye&#8217;miz, yeni bir başlangıcın eşiğindedir. Demokratik süreçler içinde, uyumlu çalışmanın önü açılacak ve merkeziyle, yereliyle Türkiye, başta afet meselesi olmak üzere, her konuda birlikte çalışmayı başaracaktır. Bu tür bir yeniden yapılanma sürecinde, Türkiye&#8217;nin en büyük iki şehrinin belediye başkanlarına da aktif bir rol tanımlanmış olmasını ülkemiz adına çok önemsiyor ve sorumluluğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyorum. 21. yüzyıl, şehirlerin yüzyılıdır. Bugün Türkiye&#8217;mizde, nüfusun yüzde 85’i kentlerde yaşamaktadır. Dolayısıyla Türkiye&#8217;miz yeniden yapılanırken, yeniden ayağa kalkarken, kentlerimiz deprem karşısında dirençli hale getirilirken, İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlarının merkezi yönetim düzeyinde etkili alan olarak açılmasını kıymetli buluyorum Mansur Başkanımız ve benim, bize duyulan güveni boşa çıkarmayacağımızdan hepiniz emin olunuz.” </p>
<p><strong>“ANADOLU&#8217;NUN DÖRT BİR YANINDA BİRLİKTEN KUVVET DOĞACAK”</strong></p>
<p>Hem yönetme sorumluluğunu üstlendikleri kentlerde hem de Türkiye ölçeğinde çok hızlı ve etkili hareket edeceklerini vurgulayan İmamoğlu, “Ve göreceksiniz, çok güzel sonuçlar alacağız. Afetler bizlere, milletimize diz çöktürmeyecek. Hızlıca tedbirlerini alan, başta deprem ve afetler olmak üzere, yerel yönetimlerin önceliklerini, ihtiyaçlarını en yakından bilen, hisseden, çözümler konusunda ortak aklın peşinde koşan bir yönetime kavuşmanın eşiğindeyiz. İşte bizler, başta Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, hep birlikte bunu başardığımızda; İstanbul&#8217;da, Ankara&#8217;da, Adana&#8217;da, Hatay&#8217;da, Maraş&#8217;ta, Adıyaman&#8217;da, Edirne&#8217;de, Hakkari&#8217;de, Trabzon&#8217;da, Van&#8217;da işler tamamen değişir. Gerçekten çok güzel günlere erişiriz. Artık yerel yönetimler hükümete, hükümet yerel yönetimlere gücünü göstermeye değil, güç katmaya gelecek. Birbirine güç katacak. Anadolu&#8217;nun dört bir yanında birlikten kuvvet doğacak. Bu ülkenin sahip olduğu kaynakların, zenginliklerin bereketi daha da artacak. Türkiye gibi güçlü, Anadolu gibi bereketli bir yönetimle hep birlikte bu ülkeyi ayağa kaldıracağımızdan hiçbirimizin kuşkusu olmasın. Bu inançla buradayız. Sorunlarla yüzleşen, sorunlara karşı akılla, bilimle hareket eden, işin öncüsü kim ise, gerektiğinde bilim insanları, gerektiğinde teknik insanlar, gerektiğinde iş insanları, gerektiğinde sivil toplum kuruluşları, meslek sahibi insanlarımız, gerektiğinde öğretmenlerimiz, gerektiğinde işçilerimiz, emekçilerimiz, herkesin aklına kıymet gösteren, ona ilgi duyan, gözünün içine bakarak, aynı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün vatandaşının gözünün içine baktığı gibi, onu dinleyen, anlayan ve geleceği tasarlayan bir devlet olma bilincini memleketimize kazandıracağız. Bu inançla buradayız.”</p>
<p><strong>“HEP BİRLİKTE ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYACAĞIZ”</strong></p>
<p>“Zeydan Başkanımızla, şehirlerimizle yüzleşip, dertleşip, beraber, ortak akılla sorunu çözmek zorunda olduğumuzu hatırlatmak için buradayız” diyen İmamoğlu, konuşmasını, “Birazdan bilim insanlarımız sorunları anlatacak, çözümleri de anlatacak. Ve hep birlikte elimizi taşın altına koyacağız. İstanbul&#8217;da da öyle, Adana&#8217;da da öyle. Gerektiği yerde binalarımızı güçlendireceğiz. Gerektiği yerlerde binalarımızı yenileyeceğiz. Bundan sonra şehirlerimizle ilgili, kayıtsız şartsız, prensiplerden asla taviz vermeyen yönetimleri göreceksiniz. Vatandaşlarımızın bireysel haklarını koruyacak, ama ondan daha fazla çevreyi koruyacak, doğayı koruyacak, iklimle mücadele edecek, kuraklıkla mücadele edecek, iklim değişikliğinin tahribatlarını azaltacak ve çocuklarımıza, gençlerimize yakışan Adana&#8217;yı, yakışan İstanbul&#8217;u var etme mücadelesini hep birlikte ortaya koyacağız. Kendimi 01 numaralı Adana&#8217;ya yakın hisseden Ekrem İmamoğlu olarak, bu inançla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bilim insanlarımızın katılımıyla gerçekleşecek bu toplantıya gösterdiğiniz yoğun ilgiden dolayı, hepinize teşekkür ediyor, ‘Her şey çok güzel olacak’ diyorum” sözleriyle noktaladı. </p>
<p><strong>KARALAR: “ADANA&#8217;NIN MR&#8217;INI ÇEKECEĞİZ”</strong></p>
<p>Konuşmasına, depremin ilk günlerinden itibaren yanlarında olan İBB Başkanı İmamoğlu’na teşekkür ederek başlayan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar da “Deprem olduğunda, nasıl hızlı müdahale edilir? Adana&#8217;da depremin, Türkiye&#8217;de depremin boyutu nedir? Nereye gider? Hocalarımızı dinleyeceksiniz. Ben uzun boyutlu bunu anlatmayayım. Ama Adana&#8217;da yaptıklarımızı birkaç cümleyle özetlemek istiyorum. Hepiniz biliyorsunuz, yıkılan binanın başında en hızlı olan belediye başkanı benim, eve yakın bir bina olduğu için. Şunu gördüm: Herkes dışarı çıktı bir anda. Ve trafik kilitlendi. Biz alet, edevat, vinci çok geç intikal ettirebildik. Buna bir kere dikkat etmek gerekir değerli arkadaşlar” uyarısında bulundu. Bundan sonra yaşanacak depremlere hazırlıklı olmak adına mikro bölge çalışması yapmaya başladıkları bilgisini paylaşan Karalar, “Adana&#8217;nın MR&#8217;ını çekeceğiz. Nerede deprem olur, nerede hazırlık yapmamız lazım? Aletimizi, edevatımızı, depremle mücadele için, kesici aletler dahil, hiltiler dahil, en yakın nerede olur? Orada konuşlanmak için bir hazırlık yapıyoruz. Bu konuyla ilgili en hazırlıklı iller biz olacağız” dedi. Adana’nın İstanbul, İzmir ve Tekirdağ ile birlikte mikro bölgesi çalışması yapan dördüncü kent olduğuna vurgu yapan Karalar, “Dördünde de Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Dikkatinizi çekmek istiyorum. Ne yazık ki depremin altında bilimden, fenden uzaklaşanlar kaldı. Ne yazık ki depremin altında, Kızılay kaldı. Ne yazık ki ülkemiz liyakatsiz insanların elinde böyle oldu. Deprem bir gerçek, ama depremin acıları bu kadar çok olmayabilirdi” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-mansur-yavas-baskanimiz-ve-ben-bize-duyulan-guveni-bosa-cikarmayacagiz-357517">Ekrem İmamoğlu: Mansur Yavaş Başkanımız ve Ben, Bize Duyulan Güveni Boşa Çıkarmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
