<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>göstergesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gostergesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gostergesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 11:37:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>göstergesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gostergesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güzel koku hijyen göstergesi değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Dilek Leyla Mamçu]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, temizlik kimyasallarının yanlış ve gereksiz kullanımının insan sağlığına ve çevreye zararları ile doğru ve bilinçli temizlik alışkanlıklarının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190">Güzel koku hijyen göstergesi değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, temizlik kimyasallarının yanlış ve gereksiz kullanımının insan sağlığına ve çevreye zararları ile doğru ve bilinçli temizlik alışkanlıklarının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yanlış kullanılan temizlik kimyasalları sağlığa zarar veriyor!</strong></p>
<p>Ev temizliğinde sık kullanılan yüzey temizleyicileri ve dezenfektanların, çamaşır suyu (sodyum hipoklorit), amonyak, alkoller, kuaterner amonyum bileşikleri ve sentetik kokular gibi kimyasallar içerdiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu maddeler mikropları öldürürken, yanlış veya sık kullanıldığında insan sağlığına da zarar verebilir.” dedi.</p>
<p>Özellikle solunum yolu ile alınan zararlı maddelerin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğine işaret eden Dr. Mamçu, “Temizlik sırasında aerosol haline gelen kimyasallar, havada askıda kalan partiküller olarak solunabilir ve bu durum, solunum sisteminde irritasyona, alerjik reaksiyonlara ve hatta astım gibi nezle-boğaz hastalıklarına sebep olabilir. Ayrıca, temizlik kimyasallarının göz irritasyonu üzerindeki etkileri de araştırmalara konu olmuştur. Birçok kimyasal, doğrudan gözle temas ettiğinde yanma, sulanma veya kızarıklık gibi belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Güzel koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez!</strong></p>
<p>Temizlik maddelerinin kokusunun genellikle parfüm ve uçucu kimyasallardan geldiğini hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez.” dedi.</p>
<p>Bazı ürünlerin mikropları öldürmeden sadece kokuyu bastırdığını ifade eden Dr. Mamçu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Güçlü koku daha fazla kimyasal solunması demektir. Bu kimyasallar, cilt irritasyonlarından solunum problemlerine kadar geniş bir sağlık spektrumunda olumsuz etkilere neden olabilir. Özellikle çocukların ve hamile kadınların kimyasallara maruz kalma riski, bu maddelerin cinsiyet bazında farklı etkileri ve çevresel etkileri, bilinçli tüketim gerekliliğini daha da ön plana çıkarıyor. </p>
<p>Özellikle çamaşır suyu, asitli ürünler gibi başka temizleyicilerle asla karıştırılmamalı. Zehirli gaz açığa çıkabilir. Gerçek hijyen; doğru ürünün doğru miktarda ve doğru süre uygulanması ile sağlanır.”</p>
<p><strong>Temizlik sırasında ortamın havalandırılması şart!</strong></p>
<p>Masalar, tezgâhlar ve çalışma yüzeylerinin temiz ve dezenfekte edilmiş olmasının bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Temizlik malzemelerinin kullanımı esnasında havaya salınan kimyasalların solunmaması ve sonrasında ortamın havalandırılması yararlı olacaktır.” dedi.</p>
<p>Sprey formdaki ürünlerin kapalı alanlarda kullanımının ise daha tehlikeli olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Temizlik yaparken daha az kimyasal madde solumak için uygun havalandırma yapmak büyük önem taşır. Bu amaçla pencerelerin ve kapıların mutlaka açılması gerekir. İyi bir havalandırma, odanın havasındaki toksik maddelerin en aza indirilmesine yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Temizlik kimyasalları hassas gruplarda sağlık sorunlarına neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuklar, hamileler, yaşlılar ve alerjik bünyelerin bu kimyasallardan nasıl etkilendiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Çocukların solunum yolları daha hassastır. Yüzeylere temas edip ellerini ağızlarına götürebilirler. Kimyasalların bazıları hamilelerde hormonal dengeyi etkileyebilir. Yaşlıların akciğer kapasitesi ve bağışıklık sistemi daha zayıf olabilir. Alerjik bünyeler ve astımlılarda burun akıntısı, hırıltılı solunum görülebilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Dr. Mamçu, Temizlik sonrası geçmeyen öksürük, nefes almakta zorlanma, baş dönmesi veya mide bulantısı, gözlerde şiddetli yanma, ciltte kızarıklık, kaşıntı veya yanma hissi, astım veya alerji belirtilerinde artış ortaya çıkmasının kullanılan ürüne bağlı olabileceğini hatırlattı. </p>
<p><strong>Gereksiz antibakteriyel ürün kullanımı, sağlık sorunlarına ve çevre kirliliğine yol açıyor! </strong></p>
<p>Antibakteriyel ürünlerin gereksiz kullanımının ne gibi sağlık ve çevre sorunları ortaya çıkarabileceği hakkında bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Dirençli bakterilerin gelişmesi, bağışıklık sisteminin bozulması, cilt florasının bozulması gibi sağlık sorunlarına ve kimyasalların suya karışarak çevre kirliliği oluşturmasına neden olur.” dedi.</p>
<p>Temizlik ürünlerinin içerisinde yer alan zararlı kimyasallardan korunmak için önerilerde bulunan Dr. Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Temizlik ürünlerinin etiketlerini doğru okumak çok önemlidir. Hangi ürünün hangi içeriklerle temas etmemesi gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak kimyasal reaksiyonla ortaya çıkabilecek olumsuz etkileri minimize eder. Kimyasal içeriği azaltılmış veya tamamen doğal ürünler tercih edilebilir. Evde sirke, karbonat ve limon gibi malzemelerle doğal temizlik ürünleri yapılabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190">Güzel koku hijyen göstergesi değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:23:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklük]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kullananımı]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı tarafından “Gündem: Bağımlılık- Gençlik ve Tütün Kullanımı” konulu söyleşi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107">Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı tarafından “Gündem: Bağımlılık- Gençlik ve Tütün Kullanımı” konulu söyleşi düzenlendi. Çevrimiçi olarak düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Enstitü Müdürü ve Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Görkem Yararbaş üstlendi. Programa, Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Kırlı, Öğr. Gör. İnci Derya Yücel ve Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Doç. Dr. Görkem Yararbaş, “Dünya Tütünsüz gününde böyle bir etkinlik yapmış olmak, tütün kullanımının zararlarını daha iyi topluma aktarmak ve kullanımına son vermek isteyen kişileri motive etmek adına bu etkinliği anlamlı buluyorum. Erişkinlik sorunu gibi gördüğümüz tütün ürünleri kullanımı gençlik ve hatta ergenlik dönemine kadar uzanan bir sorun. Yapılan araştırmalardan tütün ürünleri kullananların yarıdan fazlasının gençlik ve ergenlik döneminde kullandığını görüyoruz. Yani toplumda her üç bireyinden birisi tütün ürünleri kullanıyor” dedi</p>
<p><strong>“Yetişkinlerde 19.2 milyon kişi tütün ürünü kullanıyor”</strong></p>
<p>Türkiye’de tütün ürünlerinin kullanım oranları hakkında bilgi veren Öğr. Gör. İnci Derya Yücel, “Küresel Yetişkin Tütün Araştırması; Türkiye 2016’  verilerine göre halen tütün ürünü kullananlar toplumda nüfusun yüzde 31, 6’sını oluşturuyor.  Bu da yetişkinlerde 19.2 milyon kişiye tekabül ediyor. Genç yaş dönemine indiğimizde ise 15-34 yaş arasındaki tütün kullanıcılarının yüzde 15’i de her gün kullanıma 15 yaş altında başlamış olduğunu ifade ediyor. Bunlar çok ciddi rakamlar ”diye konuştu. Gençleri tütün kullanımına iten faktörler hakkında da konuşan Öğr. Gör. Yücel, “Gençler kendi dönemine özgü motivasyon ve beklentiler içinde hareket ediyor. Bu sosyal öğrenme de daha aktif oluyor. Örneğin kendinden bir yaş büyük birinin bile sigara kullanması o genç için bir rol model oluşturuyor. Bunun ona prestij getireceğini düşünüyor” dedi.</p>
<p><strong>“Ebeveynler rol model alınıyor”</strong></p>
<p>Tütün kullanan birinin toplum içinde algılanışı hakkında konuşan Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, “Toplumda yetiştirilme şeklimizden itibaren özellikle sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor. Gençlerin bu düşünceye kapılmasında ebeveynlerini rol model alması çok büyük bir etken. Dolayısıyla bir genç yetişkin olmadan önce tütün ürünleri kullanmaya başladığında ön plana çıkan faktör onun aslında bir büyük gibi davranması, bir yetişkin  gibi davranmasıyla ilgili algılarıdır. Yine özellikle küçük yaşta eline sigara alan bir çocuğun ailesinin ciddi ve büyük tepkileri ile karşılaşması ancak yetişkin olduğunda eline sigara paketi verilmesi de büyük bir yanlışın izlerini ortaya koyuyor” dedi</p>
<p><strong>“Nargile kafeler sosyalleşme yeri olarak görülüyor”</strong></p>
<p>Tütün ürünlerinin gençler üzerindeki algısından bahseden Arş. Gör. Havaçeliği Atlam, “Tütün ürünleri arasında yer alan nargilenin aromalarla sunulması gençlerde tütün ürünü değilmiş gibi bir algı yaratılıyor. Çalışmalar gösteriyor ki nargileden alınan bir duman sigaradan katbekat zarar veriyor. Özellikle nargile kafelerin sosyalleşme yeri olarak görülmesi gençlerin tütün kullanımını artırıyor. Yeni nesil tütün ürünlerinde gençlerin elektronik sigaranın daha az zarar verdiğini düşünerek ona doğru yönelme ihtimali daha yüksek oluyor” diye konuştu.</p>
<p>Tütün ürünlerinin kullanımının ruh sağlığına etkileri konusunda açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Umut Kırlı ise, “Ruh sağlığına etkileri konusunda yapılan araştırmalarda elde ettiğimiz veriler doğrultusunda 15-20 yaş arası sigara içen bireylerde gelecekte psikoza yol açtığını görüyoruz. Yani hanisülayon, şizofreni, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi hastalıklara davetiye çıkardığını araştırdık. Bunun toplumdaki etkisi oldukça büyüktür” dedi.</p>
<p>Bağımlılıkla mücadelede ödül ve ceza sisteminin çok etkin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kırlı, “Gençlik ve ergenlik döneminde bağımlılıkla mücadele mesajları verirken dikkat edilmesi gereken noktalar arasında gençlerin görünür olma isteği dikkate alınmalıdır. Yapmamız gereken şey olumlu davranışın altını çizmektir. Örneğin ‘Ne güzel sigara içmiyorsun’ demek daha doğru olur. Sigara içtiği için cezalandırmak yerine olumlu davranış için ödüllendirmek daha doğru bir yaklaşım olabilir” dedi.</p>
<p>Etkinlik sonunda konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107">Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kriz fırsatçılığı patolojik bir durumun göstergesi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kriz-firsatciligi-patolojik-bir-durumun-gostergesi-349703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 09:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[durumun]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[patolojik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, üç gündür Kahramanmaraş merkezli iki ayrı depremin acısını yaşıyor. 11 ili etkileyen depremde binlerce can kaybı yaşanırken; deprem bölgesinde zaman zaman görülen yağma ve kriz fırsatçılığı girişimleri ise acıyı daha da katlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kriz-firsatciligi-patolojik-bir-durumun-gostergesi-349703">Kriz fırsatçılığı patolojik bir durumun göstergesi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, üç gündür Kahramanmaraş merkezli iki ayrı depremin acısını yaşıyor. 11 ili etkileyen depremde binlerce can kaybı yaşanırken; deprem bölgesinde zaman zaman görülen yağma ve kriz fırsatçılığı girişimleri ise acıyı daha da katlıyor. </strong></p>
<p><strong>Tarihin her döneminde her toplumda felaketler ya da ekonomik krizler sırasında bu durumdan nemalanmaya çalışan fırsatçıların olabileceğini belirten sosyolog Prof. Dr. Barış Erdoğan, bu fırsatçıların sayı ve yaygınlığının artmasının toplumda bazı patolojik durumların ortaya çıktığını gösterdiğini kaydediyor. </strong></p>
<p><strong>Fırsatçılıkla mücadelede devletin ve kamu otoritelerinin etkin şekilde mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, atılacak bir başka adımın ise maddi başarının bir kültürel değer olarak bu kadar yüceltilmesinin önünü kesecek ahlaki ve zihinsel dönüşümden geçmek olduğunu vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, Kahramanmaraş depreminde de zaman zaman görülen yağma girişimi ve fırsatçılığa ilişin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Fırsatçıların yaygınlığının artması patolojik</strong></p>
<p>Tarihin her döneminde ve her toplumunda ekolojik felaketler sonrası ya da ekonomik krizler esnasında bu durumdan nemalanmaya çalışan fırsatçıların ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Bu tip olaylarla karşılaşmayı normal görmek gerekir. Ancak bu fırsatçıların sayısı ve yaygınlığının artması, bize toplumda bazı patolojik durumların ortaya çıktığını gösterir.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz fırsatçıları her alanda görülüyor</strong></p>
<p>Fırsatçılığın her alanda görülebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Maalesef deprem sonrası ev kiralarının artmasından tutun da orman yangını sırasında söndürme malzemelerinin fahiş fiyatlarla satılmasına kadar her alan ve iş kolunda son zamanlarda başkalarının mağduriyetinden büyük ekonomik kazanımlar elde etmeye çalışan kriz fırsatçılarının olduğunu görüyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Vahşi serbest piyasa anlayışı, fırsatçılığı yaygınlaştırdı</strong></p>
<p>Fırsatçılığın bu kadar yaygınlaşmasında serbest piyasa anlayışının olduğunu belirten Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Hiçbir ahlaki ölçüyle açıklanamayacak bu durumun bu kadar yaygınlık kazanmasında son 30-40 yıldır bütün dünyada ve Türkiye’de yaygınlık kazanan ve adeta topluma içselleştirilen vahşi bir serbest piyasa anlayışının olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kapitalizm ruhu, ahlaki ve etik değerlerden yoksun şekilde öğretildi</strong></p>
<p>“Yıllarca kendi çıkarlarını takip eden bireylerin kaçınılmaz olarak bütün topluma fayda sağlayacağı, piyasanın görünmez elinin arz ve talep dengesini yaratacağı ve fiyatların bu nedenle adil ve doğru olduğu bizlere öğretildi” diyen Prof. Dr. Barış Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Fırsatları iyi değerlendirirsek yani doğru en uygun zamanda hareket edersek, yatırım yaparsak, alırsak ya da satarsak en fazla karı elde edeceğimiz ders kitaplarından tutun da popüler kültür ürünlerinin mesajlarına kadar her yerde bize anlatıldı. Kapitalizmin ruhu ahlaki ve etik değerlerden yoksun bırakılarak öğretildi. Sonuçta piyasa aktörü olan bu fırsatçılar kendilerini bal tutan parmağını yalar, akarken doldurmak lazım gibi deyimlerle kendilerini meşrulaştırmaktalar. Madem bu ürün ve hizmetlere talep var, o yüzden fiyatlarının artmasında da piyasa şartlarına göre yanlış bir şey yok diye görmekteler.”</p>
<p><strong>Toplumsal bir sorun olarak görülmelidir</strong></p>
<p>Bugün deprem fırsatçılarını kınayan bir kesimin, yarın aynı mantığı içselleştirdiğinden başka bir toplumsal krizde başka bir ürünün ya da hizmetin fırsatçısı konumuna da rahatlıkla gelebileceğini ifade eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“O yüzden meseleyi ‘sen – ben’ sorunundan çok toplumsal bir sorun olarak görmek ve çözüm aramak zorundayız. Bu fırsatçılık konusuyla ilgili bence iki yönlü adım atmak gerekiyor. İlki devletin ve kamu otoritelerinin kriz anlarında vahşi bir hal alan serbest piyasaya elindeki güçle çeşitli şekillerde müdahale etmesi gerekiyor. Tıpkı hükümetin kira zam oranlarını yüzde 25 oranında sabitlemesi gibi. Bir diğer adım ise maddi başarının bir kültürel değer olarak bu kadar yüceltilmesinin önünü kesecek ahlaki ve zihinsel dönüşümden geçmek gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kriz-firsatciligi-patolojik-bir-durumun-gostergesi-349703">Kriz fırsatçılığı patolojik bir durumun göstergesi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
