<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>göğüs | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gogus/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gogus</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 09:02:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>göğüs | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gogus</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233">Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin</strong> genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” diyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi</strong></p>
<p>Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle<strong> </strong>çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.</p>
<p><strong>Hareketsiz yaşam tarzı</strong></p>
<p>Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.</p>
<p><strong>Çocukluk çağı obezitesi</strong></p>
<p>Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>Aşırı tuz tüketimi</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.</p>
<p><strong> ‘Büyüme döneminde olur’ algısı</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.</p>
<p><strong>Şekerli ve gazlı içecekler</strong></p>
<p>Şekerli, gazlı ve kolalı içecekler hem kilo artışına hem de metabolik dengesizliklere yol açarak kalp sağlığını dolaylı olarak bozar. Ayrıca insülin direnci ve diyabet riskini artırır. Kafeinli içeceklerin de çocuk beslenmesinde yeri yoktur. Çok fazla kahve tüketimi çocuklarda ritim bozukluklarını tetikleyebilmektedir. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.</p>
<p><strong>Yetersiz uyku</strong></p>
<p>Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong> Duruş ve oturuş bozukluğu</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çocuklar uzun süre tablet, telefon ve bilgisayar başında oturma sırasında, eğilerek bel desteksiz oturdukları için omurgada eğrilikler ve göğüs kafesi şekil bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu duruş ve oturuş bozuklukları, çocuklarda göğüs ağrısını tetikleyebilmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek</strong></p>
<p>Genetik faktörler çocuklarda kalp hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturur. Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa ya da ailede doğuştan gelen kalp hastalığı olan bireyler varsa çocuk da risk altında olabilir. Bu nedenle, aile öyküsü mutlaka doktora belirtilmeli ve çocuk düzenli kontrollerden geçirilmelidir.</p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıklıyor;</p>
<p><strong>EKG (Elektrokardiyografi): </strong>Ritim bozuklukları, düzensiz kalp atımı ve bazı yapısal sorunlar hakkında bilgi verir. Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı veya ani halsizlikte ilk tercih edilen, hızlı ve ağrısız bir testtir. Göğüse yerleştirilen elektrotlarla kalp ritmi değerlendirilir.</p>
<p><strong>EKO (Ekokardiyografi): </strong>Kalbin yapısı ve işleyişini ultrasonla gösterir. Kapaklar, kalp kası, doğuştan kalp delikleri ve kan akışı incelenir. Üfürüm (kalpte ses), nefes darlığı, morarma veya gelişme geriliği varsa bu test büyük önem taşır. </p>
<p><strong>Efor Testi (Gerekli Durumlarda): </strong>Egzersiz sırasında kalbin performansını ve ritmini değerlendirir. Genellikle koşu bandında yürüyerek yapılır. Aktif spor yapan veya çabuk yorulan çocuklarda hayati önem taşıyabilir. Spor öncesi değerlendirmelerde de tercih edilir. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233">Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Yılmaz&#8217;dan Hong Kong&#8217;da Göğüs Kabartan Mücadele</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-yilmazdan-hong-kongda-gogus-kabartan-mucadele-628339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:42:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hong]]></category>
		<category><![CDATA[kabartan]]></category>
		<category><![CDATA[kong]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) takviminde yer alan ve 2028 Olimpiyat Oyunları için kota yolunda kritik puanların dağıtıldığı UCI Track World Cup, Hong Kong’ta dünyanın en iyi pist bisikletçilerini bir araya getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yilmazdan-hong-kongda-gogus-kabartan-mucadele-628339">Ramazan Yılmaz&#8217;dan Hong Kong&#8217;da Göğüs Kabartan Mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) takviminde yer alan ve 2028 Olimpiyat Oyunları için kota yolunda kritik puanların dağıtıldığı UCI Track World Cup, Hong Kong’ta dünyanın en iyi pist bisikletçilerini bir araya getiriyor.</p>
<p>Organizasyonda ülkemizi temsil eden milli sporcumuz Ramazan Yılmaz, Elimination/Qualification yarışında gösterdiği başarılı performansla öne çıktı. Eleme etabını üçüncü sırada tamamlayarak finale yükselen Ramazan Yılmaz, final yarışını ise 8. sırada tamamladı.</p>
<p>Yarışlar kapsamında milli sporcumuzu Hong Kong Türkiye Başkonsolosu Sercan Evcin ziyaret ederek tebriklerini iletti ve başarı dileklerinde bulundu.</p>
<p>Milli takım kafilesinde Baş Antrenör Mutlu Erçevik ve Yardımcı Antrenör Nazım Bakırcı yer alırken, ay-yıldızlı formamızla piste çıkan milli sporcumuz, ülkemize olimpiyat kotası yolunda değerli puanlar kazandırmak için mücadelesini sürdürüyor.</p>
<p>Yarış programı doğrultusunda Ramazan Yılmaz, 18 Nisan’da organizasyonun bir diğer önemli disiplini olan Omnium’da da mücadele edecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yilmazdan-hong-kongda-gogus-kabartan-mucadele-628339">Ramazan Yılmaz&#8217;dan Hong Kong&#8217;da Göğüs Kabartan Mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlayıp]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[Pnömotoraks]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı… Bu sorunlar, özellikle genç yaş grubunda, genellikle “kas ağrısı” olduğu düşünülerek, önemsenmiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788">Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı… Bu sorunlar, özellikle genç yaş grubunda, genellikle “kas ağrısı” olduğu düşünülerek, önemsenmiyor. Oysa şikâyetler, hayati risk taşıyan pnömotoraksın, toplumdaki bilinen adıyla “akciğer sönmesinin”  ilk habercisi olabiliyor. Yaygın inanışın aksine, akciğer sönmesi ileri yaştaki kişileri değil; genellikle 15 – 30 yaş grubundaki genç yaş grubunu, özellikle de erkekleri hedef alıyor. Belirtiler çoğunlukla hafif başlasa da tablo dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!  <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,</strong> akciğer sönmesinin çok sık görülen bir hastalık olmamakla birlikte, acil servis başvurularında önemli bir yer oluşturduğunu belirterek, “Akciğer zarlarında gelişen küçük yırtılmalar bazen hafif seyredebilir; ancak tedavide gecikildiğinde tablo hızla ilerleyebilir. Bunun sonucunda nefes darlığı artabilir ve kandaki oksijen düzeyi düşebilir. Ayrıca nadir, ancak son derece kritik bir durum olan ‘tansiyon pnömotoraks’ gelişebilir. Bu tabloda kaçan hava tek yönlü bir mekanizmayla birikir, göğüs içindeki basınç hızla yükselir ve kalbe dönen kan miktarı azalır. Buna bağlı olarak şok gelişebilir ve hayati risk oluşabilir” diyor. Hastalığın en tehlikeli yönlerinden birinin belirtilerin özellikle genç erişkinler tarafından hafife alınması olduğunu vurgulayan <strong>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,</strong> “Pnömotoraks acil bir durumdur; dakikalar büyük önem taşır. Bu nedenle, ‘kas ağrısıdır’ düşüncesiyle hekime başvurmakta gecikilmemelidir. Tek taraflı, batıcı tarzda göğüs ağrısı aniden başladıysa, zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak yaşamsal önem taşımaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bu belirtiler varsa, geç kalmayın! </strong></p>
<p>Akciğerin etrafını saran ve “plevra” olarak adlandırılan zar yapıları arasına hava kaçması sonucu akciğerin kısmen veya tamamen sönmesi durumu “pnömotoraks” olarak tanımlanıyor.  Normalde akciğer ile göğüs duvarı arasında hava bulunmuyor. Akciğerin yüzeyinden herhangi bir nedenle bu aralığa hava geçmeye başlarsa,   her nefes almamızla burada biriken  hava akciğere baskı yaparak, kısmen veya tamamen sönmesine neden oluyor. Akciğer sönmesinde en tipik başlangıç, ani başlayan ve  tek taraflı göğüs ağrısı ile nefes darlığı oluyor. Bunların yanı sıra hızlı nefes alma, çarpıntı hissi, omuz veya sırt bölgesine vuran ağrı ve öksürük de eşlik edebiliyor. İlerleyen ve ağır tabloda ise ciddi nefes darlığı, morarma ile tansiyon düşüklüğü görülebiliyor. </p>
<p><strong>Genellikle 15 – 30 yaş grubundaki erkeklerde görülüyor! </strong></p>
<p>Pnömotaraks, KOAH, astım ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıkların yanı sıra göğüs bölgesine gelen darbe veya yaralanma sonucu gelişebiliyor.  Yüksek basınç değişikliklerine maruz kalmak ve akciğer biyopsisi gibi yapılan bazı cerrahi girişimler de akciğerin sönmesine neden olabiliyor. Hastalığın en sık görülen şekli ise  bilinen bir akciğer hastalığı olmadan, genellikle akciğerin tepe kısmında bulunan küçük hava keseciklerinin yırtılmasıyla oluşan akciğer sönmesi oluyor. Bu tür akciğer sönmesi “klasik” hasta profili olan,  15–30 yaş grubundaki  erkeklerde görülüyor. Özellikle ergenlik döneminde hızlı büyüme nedeniyle göğüs kafesi daha basıktan daha uzun bir şekle dönüşüyor ama akciğerler bu şekil değişikliğine adapte olamıyor. Sonuç olarak, akciğerlerin üst kısımlarında hava keseleri oluşmaya başlıyor. Bu keseciklerin patlamaları da pnömotoraksa  yol açıyor. Ayrıca, sigara kullanımına başlanması da akciğer sönmesinin genç yaş grubunda daha sık rastlanmasının bir diğer önemli sebebini oluşturuyor. </p>
<p><strong>Risk altında olabilirsiniz! </strong></p>
<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,<strong> </strong>akciğer sönmesinde<strong> </strong>risk altında olan kişileri şöyle anlatıyor: </p>
<p><strong>Genç, uzun boylu, zayıf erkekler:</strong> Göğüs kafesi yapısı ve akciğer tepesindeki “gerilim” nedeniyle hava kesecikleri oluşumunun ve yırtılmanın daha olası olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong>Sigara içenler: </strong>Sigara, akciğer dokusunda inflamasyon ve yapısal değişiklikleri artırarak akciğerde hava kesecikleri gelişimini ve akciğerin sönme riskini yükseltiyor. Ayrıca nüks riskini de artırıyor. Elektronik sigara ve nargile kullanımı da benzer şekilde etki ediyor. </p>
<p><strong>Akciğer hastalığı olanlar:</strong> Mevcut KOAH, amfizem ve akciğer fibrozisi gibi akciğer hastalığı olanlar da risk altında. Bu hastalıklarda akciğer “rezervi” zaten sınırlı olduğundan pnömotoraks hem daha kolay gelişebiliyor hem de daha ağır seyrediyor.</p>
<p><strong>Travma geçirenler:</strong> Trafik kazaları, düşmeler veya darbe sonrası oluşan göğüs travmaları da akciğer sönmesine yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Hafif tabloda oksijen, ileri durumda göğüs tüpü</strong></p>
<p>Pnömotoraks tanısı; muayene bulguları, akciğer grafisi veya bazı durumlarda tomografi ile konuluyor. Tedavide  amaç, göğüs boşluğu içinde biriken havanın boşaltılarak akciğerlerin yeniden şişmelerini sağlamak. Prof. Dr. Erdal Okur, tedavinin akciğerin ne kadar çöktüğüne ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Belirgin bir şikayetin olmadığı hafif pnömotoraks tablosunda hastalar oksijen tedavisiyle takibe alınır. Ancak, uygulanan tedaviye rağmen düzelme sağlanamıyor veya tablo kötüleşiyorsa, göğüs tüpü yöntemine başvurulur. Ayrıca, akciğerin sönme oranı fazlaysa, hastaya doğrudan göğüs tüpü uygulanır. Yaklaşık bir kalem kalınlığında olan ve ‘dren’ olarak adlandırılan yarı esnek bir tüp, göğüs kafesinin yan tarafından göğüs boşluğuna, akciğer zarları arasına yerleştirilir. Bu cerrahi girişimle, akciğer zarları arasında biriken havanın boşaltılması ve akciğer yüzeyindeki hava kaçağının zamanla kesilmesi hedeflenir.” </p>
<p><strong>Hava kaçağı ameliyatla kapatılıyor</strong></p>
<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, göğüs tüpü tedavisine rağmen akciğerdeki hava kaçağı devam ederse,  endoskopik cerrahiyle bu kaçağın kapatıldığını belirtiyor. Ayrıca, pnömotoraks tekrarlıyorsa veya iki akciğerde  gelişmişe,  yine cerrahi yönteme başvurulduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdal Okur,<strong> </strong>“Ameliyat sırasında hem havanın kaçtığı bölge tamir edilir hem de potansiyel patlama riski taşıyan akciğer yüzeyindeki hava kesecikleri tıraşlanır. Bunun yanı sıra akciğer zarları yapıştırılarak, akciğerin tekrar sönmesi önlenir” diye konuşuyor.  Tedavi sonrasında pnömotoraksın tekrarlama riskini azaltmak için sigara ve elektronik sigaranın mutlaka bırakılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Erdal Okur,  ayrıca, tüplü dalışın kesinlikle yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788">Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 08:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[cebeci]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095">Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı<strong> </strong>şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp-damar sorunları, günümüzde değişen yaşam tarzı, stres, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik nedeniyle gençleri de tehdit eder hale geldi. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebec</strong>i “Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı günümüzde belirgin artış göstermiştir. Bunun altında masum nedenler kadar, hayati riske yol açabilecek kalp kaynaklı ciddi etkenler de yatabildiği için, gereksiz kaygıyı azaltmak ama riskli durumları da kaçırmamak amacıyla doktor muayenesi büyük önem taşımaktadır” diyor. Prof. Dr. Cebeci, kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına yol açan 9 hatalı alışkanlığı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı kimi zaman masum nedenlerden kaynaklanabilirken, kimi zaman da önemli kalp hastalıklarının ilk belirtisi olabiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci</strong>, özellikle son yıllarda yanlış yaşam alışkanlıklarının etkisiyle bu iki sorunun yaygınlaştığını belirterek şöyle konuşuyor: “Son yıllarda hem gençlerde hem de yetişkinlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış dikkat çekiyor. Hastalar çarpıntıyı çoğunlukla “kalbim hızlandı”, “tekli atımlar oluyor”, “göğsümde bir boşluk hissi”, “aniden çarpmaya başlıyor” şeklinde tarif ediyor. Göğüs ağrısı ise sık olarak batma, sıkışma, yanma tarzında; çoğu zaman eforla ilişkisi net olmayan, kısa süreli ve tekrarlayıcı özellikte anlatılıyor. Genç hastalarda bu şikayetlere sıklıkla nefes alamama hissi, baş dönmesi, huzursuzluk ve ölüm korkusu eşlik edebiliyor.”</p>
<p><strong>Modern yaşam tarzı en önemli etkenlerden biri ancak…</strong></p>
<p>Modern yaşam tarzının ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının, bu şikayetlerin artışında başı çektiğini belirten Prof. Dr. Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor: “En sık karşılaştığımız hataların başında; yoğun kafein tüketimi, stresi yönetememek, sigara ve tütün ürünleri, uyku bozuklukları, bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri ve takviyeler, burun spreyleri, hareketsizlik, uzun süre ekran karşısında kalma, aşırı tuzlu ya da çok ağır yemekler, ani ve plansız egzersizler, yeterli ısınma yapmadan spora başlamak, hızlı yeme alışkanlığı, gece geç saatlerde yemek yeme geliyor. Özellikle gençlerde, altta yatan ciddi bir kalp hastalığı olmaksızın hissedilen çarpıntı ve göğüs ağrılarının en sık nedenlerinden birinin de; sürekli kaygı hali ve bastırılmış anksiyete olduğunu görüyoruz. Tüm bunlar otonom sinir sistemi dengesini bozarak, kalbin normal ritmini olumsuz etkileyebilir ve çarpıntıya zemin hazırlar.” </p>
<p><strong>Diyabet, obezite ve metabolik hastalıklar da çok etkili</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cebeci; obezite, hipertansiyon, kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrılar, mide-yemek borusu hastalıkları, akciğer enfeksiyonları, koroner arter hastalığı, diyabet ve tiroit hastalıklarının toplumda sık görülmesinin de, kalp kaynaklı şikayetlerin artmasına yol açtığını vurguluyor. Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı durumunda; olası ritim bozukluğu, yapısal kalp hastalığı veya metabolik nedenlerin ayrıntılı öykü, fiziki muayene ve uygun tetkiklerle mutlaka dışlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Cebeci “Her kalp çarpıntısı veya göğüs ağrısı mutlaka ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez. Ancak bu şikayetlerin altında masum etkenler gibi ciddi nedenler de olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurulmalı, iki yakınma ayrı ayrı değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Tedavi edilmezse!</strong></p>
<p>Her kalp çarpıntısı ya da göğüs ağrısının kalıcı bir kalp hastalığına yol açmayacağını, ancak altta ciddi bir neden yatıyorsa ve tedavisiz bırakılırsa ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor: “Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı hayati riske yol açabilecek hastalıkların ilk habercisi de olabilir. Bu nedenle şikayetlerin ciddiye alınması, doğru zamanda doğru değerlendirme yapılması büyük önem taşır. Örneğin; çarpıntının nedeni tiroit hastalığıysa, hormonal dengesizlik tedavi edildiğinde şikayetler büyük ölçüde azalır. Ancak uzun süre tedavi edilmezse gelişen ritim bozukluğu kalıcı hale gelebilir. Ayrıca göğüs ağrısı gençlerde sıklıkla kalp dışı nedenlere bağlı olsa da; eforla artıyorsa, baskı ve sıkışma tarzındaysa, kola, çeneye veya sırta yayılıyorsa, nefes darlığı ve baş dönmesi eşlik ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Sonuç olarak; kalp, genç yaşta da sinyal verir. Bu sinyalleri doğru okumak, gelecekte oluşabilecek kalıcı kalp hasarlarını ve hayati riskleri önlemenin en etkili yoludur. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres azaltıcı alışkanlıkların geliştirilmesi sağlıklı ve mutlu bir gelecek için temel esaslardır.”</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çarpıntı ve göğüs ağrısına yol açan hatalı alışkanlıklar;</strong></p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, </strong>kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına yol açan 9 hatalı alışkanlığı şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Aşırı kafein tüketimi </li>
<li>Sigara ve alkol </li>
<li>Düzensiz uyku saatleri</li>
<li>Uzun süre ekran karşısında kalma</li>
<li>Sağlıksız beslenme (Aşırı tuzlu, ağır yemekler, hızlı yemek yeme, gece geç saatlerde yemek yeme vb)</li>
<li>Hareketsiz yaşam</li>
<li>Ani ve plansız egzersizler, uzun süre egzersiz yapmama, yeterli ısınma yapmadan spora başlama</li>
<li>Stresle baş etme yöntemlerinin yetersizliği, sürekli kaygı hali ve bastırılmış anksiyete</li>
<li>Bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri, bitkisel takviyeler, sporcu destekleri, burun spreyleri</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095">Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[içen]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor. Arsenik, hidrojensiyanid, kadmiyum, benzen, nitrozaminler ve krom gibi maddeler, sigaranın sağlığa verdiği zararın en tehlikeli bileşenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler nedeniyle vücudumuzdaki tüm organlara zarar verdiğini belirterek, “Sigaranın hasar oluşturmadığı hiçbir organ yoktur. Sigara içenlerin yüzde 90&#8217;ı, yani her 10 kişiden 1’i, hayatlarının herhangi bir döneminde sigaranın yol açmış olduğu sağlık problemiyle yüz yüze gelmektedirler” uyarısında bulunuyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigarayı bıraktıktan sonra hastalıklara yakalanma riskinin zamanla sigara içmeyenlere yakın düzeylere indiğini, bu nedenle sigarayı bırakmanın sağlık için atılacak en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Sigara Bırakma Poliklinikleri, ilaç tedavisi ve motivasyonel destek sağlamaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önemli olan kişinin kendi iradesiyle bırakma isteğidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akciğerlerden kalbe mideden saçlara… </strong></p>
<p>Sigara, tüm organlara ciddi derecede zarar verirken, özellikle akciğerler üzerinde ölümcül riskler oluşturabiliyor.  Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara sorumlu oluyor.<strong> </strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın zararlarını şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Saçlarda dökülme, kırılma</li>
<li>Ciltte kırışma, buruşma, erken yaşlanma</li>
<li>Dişlerde bozulma ve çürüme, diş eti hastalıkları, ağız içi kanserleri</li>
<li>Ses teli kanseri, yutak kanseri, sinüzit</li>
<li>Yemek borusu, pankreas, karaciğer ve bağırsak kanserlerinin yanı sıra gastroösafageal reflü, peptik ülser</li>
<li>KOAH, amfizem, astım, akciğer kanseri, akciğer kesecikleriyle ilgili hastalıklar</li>
<li>Koroner arter hastalığı, aort anevrizması, Buerger hastalığı</li>
<li>Böbrek ve mesane tümörleri, iktidarsızlık</li>
<li>Jinekolojik kanserler, infertilite (kısırlık), düşük, erken doğum </li>
<li>Kemik erimesi</li>
<li>Diyabet, guatr</li>
<li>Gözlerde sarı nokta hastalığı, körlük</li>
<li>Romatoid artrit, Raynaud hastalığı</li>
<li>Demans</li>
<li>Anksiyete, depresyon</li>
</ul>
<p><strong>“Arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz”   demeyin!</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmada en kritik nokta, sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmektir. Göğüs  Hastalıkları Uzmanı Prof.  Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bırakmak isterken yapılan önemli bir hatayı, “Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken, bir yanınız   ‘arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz’ derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz” sözleriyle anlatıyor. </p>
<p><strong>SİGARAYI BIRAKMAYI KOLAYLAŞTIRAN 6 PRATİK ÖNERİ!</strong></p>
<p>Sigarayı azaltmak bırakmaya yardımcı olabiliyor, ancak en etkin yöntem tam olarak bırakma tarihini belirlemek! Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,<strong> </strong>hedeflediğiniz tarihten önce sigarayı bırakma sürecine katkı sağlayacak olan önerileri ise şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Yakınlarınızdan destek alın:</strong> Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.<strong> </strong>Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin. Eşinizin veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın:  </strong>Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için paketinizin<strong> </strong>boşalmasını bekleyin.<strong> </strong>Evde ve işyerinde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.</p>
<p><strong>Markaları değiştirin: </strong>İçimini kötü bulduğunuz bir sigara markasına geçiş yapın.<strong> </strong>Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir<strong> </strong>sigara markasına geçin. Ancak miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.</p>
<p><strong>İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın: </strong>Her sigaranın sadece yarısını için.<strong> </strong>Her gün ilk sigaranızı 1’er saat erteleyin.<strong> </strong>Sadece tek veya çift saat başlarında sigara için. Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Her ekstra sigara için kendinize para cezası verin. </p>
<p> </p>
<p><strong>Alışkanlık nedeniyle sigara içmeyi önleyin: </strong>Gerçekten çok istediğiniz zaman sigara için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigara içmeyi sevimsiz hale getirin: </strong>Kül tablalarınızı boşaltmayın, sigara izmaritlerinizi cam bir kapta toplayın. <strong> </strong>Düşünmeden sigara yakıyorsanız, sigarayı aynanın karşısında yakmayı deneyin.<strong> </strong>Sigarayı sadece sizin için rahatsız edici ortamlarda için. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp krizi denildiğinde genellikle göğüs ağrısı akla gelse de her zaman tek belirti olmayabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275">Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kalp krizi denildiğinde genellikle göğüs ağrısı akla gelse de her zaman tek belirti olmayabilir. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, kalp krizinin sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, mide bulantısı gibi göğüs dışı belirtilerle de ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Özellikle kadınlar, yaşlılar ve diyabet hastaları gibi bazı gruplarda bu atipik belirtilerin daha sık görüldüğüne işaret eden Doç. Dr. Yılmaz, bu durumun tanı sürecini zorlaştırabildiğine dikkat çekerek uyarılarda bulundu. </em></p>
<p>Kalp ve damar hastalıkları hem Türkiye’de hem de dünyada yaşam kayıplarına neden olan hastalıkların başında geliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, Türkiye’de her yıl yaklaşık 300 bin kişinin kalp krizi geçirdiğini belirterek, özellikle son yıllarda genç yaşlarda görülen kalp krizi vakalarında artış olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Yılmaz, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Son zamanlarda 30’lu yaşlarda kalp krizi vakalarında artış gözlemliyoruz. Bunun en sık nedenleri arasında hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, erken yaşta sigara ve madde kullanımı ile genetik yatkınlık yer alıyor. </p>
<p><strong>DİYABET HASTALARINDA SESSİZ KALP KRİZİ ÖNEMLİ BİR RİSK!</strong></p>
<p>Kalp krizinin farklı belirtilerle de ortaya çıktığını ve en sık görülen ve hastaların da en çok bildiği belirtinin göğüs ağrısı olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz, bunun yanında hastaların yaklaşık yüzde 20-30’unda kalp krizinin göğüs ağrısı olmadan seyredebileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Yılmaz, “Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, sırt ya da çeneye vuran ağrılar kalp krizinin habercisi olabilir. Özellikle kadınlarda mide bulantısı ve terleme gibi belirtiler öne çıkabiliyor. Diyabet hastalarında ise “sessiz kalp krizi” olarak bilinen, fark edilmeden geçirilen krizler ciddi risk oluşturuyor. Bu hastalar kalp krizi geçirmiş bir şekilde karşımıza geldiği için kalpte artık hasar geri dönüşümsüz olur ve hastalarda kalp yetmezliği gelişir. Sonrasında ritim bozuklukları ya da ani ölüm gibi komplikasyonlarla hastaneye başvuru olabilir” diye konuştu. </p>
<p><strong>GÖĞÜSTEKİ BASKI EFORLA ARTIYORSA DİKKAT!</strong></p>
<p>Son yıllarda 30’lu yaşlarda kalp krizi vakalarındaki artışa işaret eden Doç. Dr. Yılmaz, genç hastalarda da göğüs ağrısı dışı belirtilerin öne çıkabildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti; “Örneğin, eforla artan göğüste baskı hissi, yanma, genellikle mide problemleriyle karıştırılabiliyor. Ancak bu tür şikayetlerin ciddiye alınması gerekir. Bu belirtiler, özellikle risk faktörleri varsa, kalp krizine işaret edebilir. Mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.” </p>
<p><strong>‘KALP KRİZİNİN İLK SAATLERİ ÇOK KRİTİK’</strong></p>
<p>Kalp krizinde ilk saatlerin, hatta dakikaların kritik olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, “Her geçen dakika kalp hasarını artırır. Erken tanı ve hızlı müdahale, kalbin zarar görmesini önleyebilir. Özellikle bu şikayetler ani başladıysa ve hastanın yaşı ve belirli risk faktörleri varsa tabii ki kalp krizi olabilir. Bu nedenle ani başlayan sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya mide bulantısı gibi belirtiler, özellikle diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ya da ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörleri varsa, mutlaka ciddiye alınmalı.” Dedi. </p>
<p><strong>‘ŞİKAYETLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’</strong></p>
<p>Kalp krizinin bilinmeyen işaretlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Yılmaz, erken teşhisin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Özellikle 40 yaş sonrası, diyabet, tansiyon, kolesterol yüksekliği ya da sigara kullanımı gibi risk faktörleri olan kişiler, şikayetleri olmasa bile yıllık kontrollerini ihmal etmemeli. Şikayetlerin göz ardı edilmemesi ve herhangi bir şüphede doktora başvurulması, hayat kurtarıcı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275">Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avantajlarını]]></category>
		<category><![CDATA[biliyor]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[musunuz]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son dönemlerde yapılan çoğu ameliyatlarda adını duyduğumuz “Da Vinci” robotik cerrahi yöntemi; göğüs cerrahisi uzmanları tarafından da sıklıkla tercih edilebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652">Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son dönemlerde yapılan çoğu ameliyatlarda adını duyduğumuz “Da Vinci” robotik cerrahi yöntemi; göğüs cerrahisi uzmanları tarafından da sıklıkla tercih edilebiliyor. Başta akciğer kanseri olmak üzere, iyi huylu tümörler, kistler, yemek borusu ameliyatları, mediasten kitle ve kistlerinin çıkarılması gibi çoğu ameliyatlarda robotik yöntem rahatlıkla kullanılıyor. Hastaya ve hekime sağladığı konfor ile adından söz ettiren robotik cerrahi yöntemi; hastanede kalış süresi, günlük yaşama daha hızlı dönüş, estetik kaygılar, kanama ve komplikasyon gelişme riskinin azlığı gibi birden fazla avantajı da beraberinde sunuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Akkuş, göğüs cerrahisi ameliyatlarında robotik yöntemin avantajları hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>3 küçük kesi ile işlem yapılıyor</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yöntemden kısaca bahsetmek gerekirse; bir robot, bir konsol ve bir kuleden oluşan teknolojik sistem ile hastanın ameliyatının kapalı (minimal invaziv) olarak yapılmasıdır. Hastanın vücuduna 3 adet 1-1,5 cm genişliğinde delikler açılarak yapılacak ameliyata göre robot konumlandırılır. Bu kollardan bir tanesi kamera portu, bir tanesi tutucu, diğeri de hem yakacak hem de diseksiyon yapacak özel bir kol olarak kullanılmaktadır. Hekim konsol üzerinden robota komut vererek hasta başındaki hekim ile birlikte koordineli şekilde ameliyatı sürdürmektedir. İşlem sırasında robot kolları yardımı ile gereken cerrahi içeride kapalı olarak gerçekleştirilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İyi huylu tümörler için de kullanılıyor</strong></p>
<p>Göğüs cerrahisi ameliyatlarının büyük bir bölümünde kullanılabilen robotik cerrahi yöntemi, en sık olarak akciğer kanseri başta olmak üzere akciğerdeki iyi huylu tümörler, kistler, amfizem cerrahisi, her iki akciğerlerin arasında (mediasten bölgesinde) olan tümör ve kistler, kalp zarındaki kist, tümör gibi hastalıkları, el terlemesi, diyafram kasının fıtık ve tamirleri, yemek borusu hastalık ve kanserleri, torasik outlet sendromu gibi göğüs duvarı hastalıkları ve tümörleri olan hastalarda sıklıkla tercih edilebilmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pek çok avantaj sunuyor</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yönteminde göğüse açılan deliklerden biri ile bu alandan yerleştirilen kameranın büyütme özelliği sayesinde 3 boyutlu ve çok net bir görüntü elde edilebilmektedir. Kameranın özellikleri sayesinde doğal göz ile alınan görüntüden daha iyi bir görüş açısı sağlaması mümkündür. Robotun göğüs içinde çalışan kollarının küçük ve hassas manevra kabiliyeti sayesinde çok daha mikro bir cerrahi uygulanmakta ve kanama miktarı oldukça düşebilmektedir. Örneğin; akciğer kanseri ameliyatında lenf nodlarının tamamen çıkarılması hayati önem taşımaktadır. Derin ve dar alanlarda yer alan lenf nodlarının tam çıkarılma işlemi; diğer klasik yöntemlerle oldukça güç iken, robotun kamerası ile yakından görme ve hassas küçük aletlerin dar alana girip rahat çalışması sayesinde işlem başarılı bir şekilde tamamlanabilmektedir. Böylelikle günümüzde teknolojik cihazların kullanımı ile operasyon sırasında komplikasyon gelişme ihtimali oldukça düşüktür. Klasik yöntemlere kıyasla robotik cerrahi, büyük ameliyat izleri yerine minik delikler ile estetik bir görünüm de sağlamaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Hızlı iyileşme imkanı</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yönteminin sunduğu ayrıcalıklar arasında operasyonda daha az kanama ve hava kaçağı (akciğerin kesilip dikilen yerlerinden hava gelişi) durumu gözlemlenmektedir. İşlem sonrasında hastalarda çok daha az ağrı hissi yaşanabilmektedir. Bu durum çok daha dikkatli ve hassas çalışıldığından kaynaklanmaktadır. Bütün bunların sonucu olarak daha az doku travması nedeniyle hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalmakta ve hızlı iyileşme sağlanmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında nefes alıp verme ve öksürme kolaylığı</strong></p>
<p>Göğüs cerrahisi ameliyatlarında kullanılan klasik açık cerrahide, bölgeye 10-20 cm arasında cilt kesisi yapılarak göğüs kasları ve kaburgalar arası kaslar kesilmektedir. Ardından mekanik bir alet (ekartör) konularak kaburgalar gerdirilerek açılmakta ve bu açıklıktan ameliyat yapılmaktadır. Robotik cerrahide 1-1,5 cm olan 3-4 adet delikten kapalı olarak işlem gerçekleşmekte, kaburgaların altından açılan da küçük kesi ile lezyon çıkarılmaktadır. Robotik cerrahide; geniş cilt kesisi, göğüs kaslarının kesilmesi ve tekrar dikilmesi, kaburgaların açılması ve tekrar birbirlerine iplerle yaklaştırılarak kapatılması işlemleri olmadığı için hem hastaya hem de hekime büyük konfor sunmaktadır. Bu konfor daha az ağrının yanı sıra hastanın derin nefes alıp verme ve öksürme egzersizlerini daha kolay yapmasını sağlayarak çabuk iyileşmesine imkan tanımaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652">Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs ağrısının sebebi araştırılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisinin-sebebi-arastirilmali-400657</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 08:40:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göğüs ağrısı; farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle ciddi bir problemden kaynaklanmamakla beraber bazı durumlarda acil müdahale edilmesi gereken sorunların habercisi olabilen bir belirtidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisinin-sebebi-arastirilmali-400657">Göğüs ağrısının sebebi araştırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göğüs ağrısı; farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle ciddi bir problemden kaynaklanmamakla beraber bazı durumlarda acil müdahale edilmesi gereken sorunların habercisi olabilen bir belirtidir. Göğüs ağrısının tipi, şiddeti, yeri ve süresinin ağrının nedenini belirlemede önemli rol oynadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen, “Göğüs ağrısına neden olan durumlar kalple ilgili ve diğer nedenlere bağlı olarak ikiye ayrılabilir. Kalple ilgili göğüs ağrısının tipik özellikleri vardır ve acil müdahale gerektiren durumlara bağlı ortaya çıkar. Göğüs ağrısı ihmal edilmemeli ve sebebi mutlaka araştırılmalı” dedi.</strong></p>
<p>Göğüs ağrısına sebep olan pek çok farklı problem olduğunu ve farklı sebeplerden kaynaklanan göğüs ağrısının birbirinden ayrılan karakteristik özellikleri bulunduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen, “Kalple ilgili göğüs ağrısında, hastalarda göğüste rahatsızlık hissi olur. Göğüste baskı, yanma, sıkışma tarzında ağrı görülür. Ağrı; çeneye, kola, omuzlara ve sırta yayılabilir. Kalple ilgili göğüs ağrısı birkaç dakikadan uzun sürer ve zaman zaman artıp azalan karakterde olabilir. Hareketle, aktiviteyle ağrının şiddeti artar, dinlenmeyle azalır. Göğüs ağrısına; nefes darlığı, soğuk terleme, yorgunluk, bitkinlik, bulantı ve kusma eşlik edebilir” dedi. </p>
<p>Kalbe ya da diğer nedenlere bağlı göğüs ağrısını ayırt etmenin her zaman mümkün olmayabildiğini söyleyen Dr. Ersin Özen, “Ancak ağızda ekşi tat, yenilen besinlerin ağza geri geliyormuş hissi, yutmada zorluk, vücudun pozisyonuna göre ağrının şiddetinin değişmesi, öksürmeyle ve derin nefes almayla kötüleşen ağrı, ağrının uzun süredir var olması, noktasal ağrılar, gibi ağrı çeşitleri kalple ilgili olmaktan çok diğer problemleri işaret eder” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aniden ortaya çıkan göğüs ağrısında hemen doktora başvurulmalı</strong></p>
<p>Göğüs ağrısının aniden ortaya çıktığı ve kalp krizini düşündüren tipteki ağrıda hastanın acil olarak en yakın sağlık merkezine başvurması gerektiğinin altını çizen Dr. Ersin Özen, “Kalple ilgili göğüs ağrısının hayatı tehdit edebilecek ve acil müdahalenin gerektiği bir problemden kaynaklanması yüksek ihtimaldir. Doktorun ağrının başlangıcı, tipi, şiddeti ve süresiyle ilgili sorduğu sorulara verilecek cevaplar göğüs ağrısının sebebini bulmada önem teşkil eder. Kalbin elektriksel aktivitesini gösteren EKG (elektrokardiyogram), kan testleri, göğüs filmi, kalp fonksiyonlarının belirlenmesine yarayan görüntüleme yöntemi olan ekokardiyogram, kalbi ve aortun yapılarını gösteren MR, kalp fonksiyonlarının egzersiz sırasında nasıl olduğunu belirleyen stres testi, tıkalı damarları gösteren anjiyogram gibi yöntemler göğüs ağrısının nedenini belirlemede kullanılabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Göğüs ağrısının tedavisi ağrıya neden olan duruma göre değişkenlik gösterebilir</strong></p>
<p>Göğüs ağrısının tedavisinin ağrıya sebep olan duruma göre değişkenlik gösterdiğini belirten Dr. Ersin Özen, “Kalbi besleyen koroner arterlerin tıkalı olmasına bağlı meydana gelen durumlarda tıkalı damarın ilaçlarla açılması, pıhtı çözücü ilaçlar ve pıhtılaşmayı engelleyen kan sulandırıcılar kullanabilir. Tıkanıklığın daha ileri seviyede olduğu durumlarda anjiyo ile tespit edilen damara girişim ile hastanın kalp damarlarına stent konur ve tıkanıklık giderilir. Tıkanıklığın çok sayıda damarı etkilediği hastalarda ise arterlerin, vücuttaki başka damarlar kullanılarak cerrahi yöntemle tamir edilmesi yani bypass gündeme gelebilir. Göğüs ağrısının kalp dışı nedenlere bağlı olduğu durumlarda örneğin reflüde; antiasit ilaçlar, mide koruyucular kullanılabilir” dedi. </p>
<p>Panik atağın yol açtığı göğüs ağrısının anti-anksiyete ilaçlarıyla tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Ersin Özen, “Göğüs ağrısı, ciddi bir rahatsızlığın göstergesi olabilir. Göğüs ağrısı yaşayan kişiler mutlaka en yakın sağlık merkezine başvurarak kontrollerini yaptırmalı. Göğüs ağrısına neden olan durumun belirlenmesi ve gereken tedavinin yapılması hem göğüs ağrısının tekrarlanmasının önüne geçer hem de göğüs ağrısından daha ciddi sorunların ortaya çıkması engellenmiş olur. Özellikle ileri yaş, diyabet, tansiyon, yüksek kolesterol gibi durumların kalp krizi riskini artırdığı unutulmamalı. Bu risk faktörlerinden birine ya da birkaçına sahip kişilerin göğüs ağrısı geçirdiklerinde en yakın acil merkeze başvurmaları tavsiye edilir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisinin-sebebi-arastirilmali-400657">Göğüs ağrısının sebebi araştırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beşiktaş JK ile United Payment, &#8220;Beşiktaş Kadın Futbol Takımı&#8221; iş birliğini, isim ve forma göğüs sponsorluğu ile taçlandırdı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/besiktas-jk-ile-united-payment-besiktas-kadin-futbol-takimi-is-birligini-isim-ve-forma-gogus-sponsorlugu-ile-taclandirdi-399878</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 15:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[birliğini]]></category>
		<category><![CDATA[forma]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[isim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[payment]]></category>
		<category><![CDATA[sponsorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[taçlandırdı]]></category>
		<category><![CDATA[takımı]]></category>
		<category><![CDATA[united]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399878</guid>

					<description><![CDATA[<p>120 yıllık tarihiyle Avrupa’nın en köklü kulüplerinden Beşiktaş JK ile geçtiğimiz sezon Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı’nın şort sponsorluğunu üstlenen United Payment, ‘kadınların hayatın her alanında varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürmeleri’ gerçeğine duydukları ortak inançla iş birliklerini bir adım ileriye taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besiktas-jk-ile-united-payment-besiktas-kadin-futbol-takimi-is-birligini-isim-ve-forma-gogus-sponsorlugu-ile-taclandirdi-399878">Beşiktaş JK ile United Payment, &#8220;Beşiktaş Kadın Futbol Takımı&#8221; iş birliğini, isim ve forma göğüs sponsorluğu ile taçlandırdı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>120 yıllık tarihiyle Avrupa’nın en köklü kulüplerinden Beşiktaş JK ile geçtiğimiz sezon Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı’nın şort sponsorluğunu üstlenen United Payment, <em>‘kadınların hayatın her alanında varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürmeleri’</em> gerçeğine duydukları ortak inançla iş birliklerini bir adım ileriye taşıdı. United Payment, Beşiktaş Kadın Futbol Takımı’nın <em>isim ve forma göğüs</em> sponsoru oldu. Beşiktaş JK ile United Payment arasında yapılan anlaşmayla birlikte, Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımının adı ‘Beşiktaş United Payment Kadın Futbol Takımı’ oldu.</strong></p>
<p><strong>120</strong> yıllık tarihiyle <strong>Avrupa</strong>’nın en köklü kulüplerinden <strong>Beşiktaş JK</strong> ile kadınların teknoloji, iş dünyası ve spor başta olmak üzere, hayatın her alanında daha fazla yer edinmesi adına çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin ilk e-para şirketlerinden <strong>United Payment</strong>, Beşiktaş Kadın Futbol Takımı’nın <em><strong>isim ve forma göğüs sponsorluğu</strong></em> konusunda önemli bir iş birliği anlaşması imzaladı. 2023-2024 sezonunda <strong>Beşiktaş United Payment Kadın Futbol Takımı</strong> ismi ile anılacak siyah-beyazlı takımın oyuncuları, sahada United Payment logosunun yer aldığı formayla mücadele edecek. </p>
<p><strong>Çebi: “Beşiktaş Kadın Futbol Takımımız artık ‘Beşiktaş United Payment Kadın Futbol Takımı’ adıyla yeni başarılara imza atacak” </strong></p>
<p>Sponsorluk iş birliğiyle ilgili açıklama yapan<strong> Beşiktaş JK Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nur Çebi, </strong>sponsorluk iş birliklerinde önemsedikleri kriterlerin başında, ‘<strong>kurumsal kültür uyumu’</strong> ve ‘<strong>sosyal fayda üretme arzusu’</strong> geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: <strong>“Amatör branşları çok daha geniş çevrelere ulaştırma’</strong> hedefimiz; <strong>‘altyapı ve öz kaynak odaklı yeni spor ekonomisi’</strong> stratejimiz ve <strong>‘sporun sadece futbol ve futbolun da sadece erkek oyunu olmadığı’</strong> gerçeği bizi harekete geçiren diğer önemli unsurlardır. 120 yıllık köklü tarihimiz, bu vurguladığım ilkelerin hayata geçme örnekleriyle doludur. United Payment ile gerçekleştirdiğimiz sponsorluk anlaşmasında, bu bahsettiğim tüm konularda artı değer yaratacak olmamız bizi ayrıca mutlu ediyor. Özel olarak ise kadınların hem hayatın tüm alanlarında hem de tüm spor branşlarında erkeklerle omuz omuza var olmaları, Beşiktaş JK olarak en önemli hedeflerimizden birisidir. Beşiktaş JK olarak, özellikle son dönemde elde ettiği başarılarla bizleri gururlandıran Kadın Futbol Takımımızın marka değerini artırmak ve futbolumuzun itibarını daha da yukarılara çıkarmak amacıyla bu sponsorluk anlaşmasını imzaladık. Her sponsorluk anlaşmasının karşılıklı faydası var elbette. Kulübümüzün 120 yıllık kurumsal itibarı ve marka değerinin, sponsorlarımıza da önemli bir katma değer sağladığını gözlemliyoruz ve elbette kulübümüzün başarılarında sponsorlarımızın payı da büyüktür. Gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin her iki kuruma ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyoruz.” </p>
<p>United Payment tarafından yapılan açıklamada, bu sponsorlukla, dünya genelinde kadın futbolunun erkek futboluna göre daha az gündem olması, ücretlendirmelerin farklılığı, seyirci sayılarının azlığı gibi kadın futbolundaki düğümleri görünür kılarak, çözülmesi için gündem yaratmayı hedefledikleri vurgulandı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sözdinler: “Kadınların futbolda da görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz”</strong></p>
<p>Sponsorlukla ilgili görüşlerini paylaşan <strong>United Payment CEO</strong>’su<strong> İlker Sözdinler </strong>şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak,<strong> </strong>çalışanlarımız, sektörümüz ve toplumumuz için örnek olacak uygulamaları hayata geçirmek her zaman önceliğimiz oldu. Toplumda cinsiyet eşitliğini destekliyor, Türk ekonomisi ve tüm iş sektörlerindeki kadın çalışan ve yönetici sayısının artmasını arzuluyoruz. Finansal verilere göre ülkemizde erkeklerin yüzde 83’ü bir banka hesabına sahipken, kadınların yalnızca yüzde 53’ünün bir banka hesabı olduğunu görüyoruz ve bu oranla ne yazık ki Avrupa sıralamasında sonlarda yer alıyoruz. Bu anlamda kadınların finansal özgürlük ve erişime ulaşmaları için elimizden geleni yapmayı, buradaki potansiyeli ortaya çıkarmayı ve onları görünür kılmayı kendimize görev edindik. Bu anlayışla da birçok iş birliğine imza atıyor, sosyal sorumluluk projelerine ve küresel girişimlere destek oluyoruz. Birleşmiş Milletler Kadını Güçlendirme İlkeleri (WEPs) Bildirisi’ni imzalayan ilk FinTek şirketlerinden biriyiz. Yine Sabancı Üniversitesi’nin önderlik ettiği “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı (Business Against Domestic Violance &#8211; BADV) projesi üyeleri arasındayız. Ayrıca geçtiğimiz sezondan bu yana Beşiktaş Kadın Futbol Takımı’nın sponsorları arasındaydık. Beşiktaş JK, kadın futboluna verdiği önem ve gösterdiği hassasiyet ile yanında gururla durduğumuz bir kulüptür ve Beşiktaş JK ile aynı bakış açısında olmamızın mutluluğuyla bu yılki desteğimizi bir adım daha öteye taşıdık. Başarılarıyla binlerce kadına ilham olacağına inandığımız kadın futbol takımının isim ve forma göğüs sponsorluğunu üstlendik. Çünkü tıpkı finans ve iş dünyasında olduğu gibi kadınlar futbolda da çok başarılı işlere imza atıyor ama ne yazık ki erkek futbolunun görünürlüğüne sahip olamıyor. Hayatın her alanındaki düğümleri çözmeyi kendine dert edinen bir marka olarak, bu sponsorluğun bizim için çok derin anlamları bulunuyor. Bu sponsorlukla kadınların hayatın her anında daha güçlü bir şekilde mücadele etmelerine destek olup, görünürlüklerine katkı sunarken; şirket olarak toplumun önyargılarına karşı duruşumuzu da sergiliyoruz. Sponsorluğumuzun tüm sektörlere ve markalara örnek olmasını dilerken; sektör fark etmeksizin ülkemizin tüm şirketlerini, kadınları her alanda ileri taşıyacak destek ve sponsorluklara davet ediyorum.”  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besiktas-jk-ile-united-payment-besiktas-kadin-futbol-takimi-is-birligini-isim-ve-forma-gogus-sponsorlugu-ile-taclandirdi-399878">Beşiktaş JK ile United Payment, &#8220;Beşiktaş Kadın Futbol Takımı&#8221; iş birliğini, isim ve forma göğüs sponsorluğu ile taçlandırdı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
