<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gizli | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gizli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gizli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 10:42:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gizli | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gizli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kedilerin Gizli Dünyasına Yapay Zeka Merceği: Hastalıklar Artık Saklanamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kedilerin-gizli-dunyasina-yapay-zeka-mercegi-hastaliklar-artik-saklanamiyor-620777</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kedilerin]]></category>
		<category><![CDATA[merceği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evcil hayvan bakımında teknolojik dönüşüme odaklanan PETKIT, yeni nesil akıllı tuvaleti PUROBOT MAX PRO 2 ile kedilerin doğuştan gelen hastalık gizleme içgüdüsünü kırarak, sağlık verilerini anlık takibe dönüştürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedilerin-gizli-dunyasina-yapay-zeka-mercegi-hastaliklar-artik-saklanamiyor-620777">Kedilerin Gizli Dünyasına Yapay Zeka Merceği: Hastalıklar Artık Saklanamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Evcil hayvan bakımında teknolojik dönüşüme odaklanan PETKIT, yeni nesil akıllı tuvaleti PUROBOT MAX PRO 2 ile kedilerin doğuştan gelen hastalık gizleme içgüdüsünü kırarak, sağlık verilerini anlık takibe dönüştürüyor.</strong></p>
<p>Kediler, doğaları gereği zayıflıklarını belli etmemek adına hastalık belirtilerini son ana kadar gizlemeyi başarıyor. Özellikle alt üriner sistem hastalıkları ve böbrek yetmezliği gibi hayati riskler, genellikle çok geç fark edildiği için geri dönülemez sonuçlar doğurabiliyor. PETKIT, bu biyolojik engeli aşmak amacıyla geliştirdiği ileri teknolojiyle, kedi sahiplerine ev konforunda birer sağlık dedektifi olma imkanı sunuyor. Artık bir kedinin tuvalet alışkanlığındaki en küçük değişim, profesyonel bir veri analizine dönüşerek erken teşhisin en güçlü anahtarı haline geliyor.</p>
<p><strong>Yapay zeka kamerayla 7/24 sağlık takibi</strong></p>
<p>PETKIT’in yeni akıllı kedi tuvaleti PUROBOT MAX PRO 2, bünyesindeki yapay zeka kamerası sayesinde geleneksel temizlik rutinini kapsamlı bir sağlık taramasına dönüştürüyor. Sistem, özel pH takip kumuyla entegre çalışarak idrardaki en küçük kimyasal değişimleri bile yakalıyor. Kumdaki renk değişimlerini yapay zeka ile analiz eden cihaz; yeşil rengi normal pH seviyesi olarak raporlarken, turuncu rengi asidik, mavi rengi ise alkali idrar uyarısı olarak kaydediyor. Hem yüksek hem de düşük pH seviyeleri idrar yolu enfeksiyonu veya mesane taşı gibi risklere işaret ettiği için sistem kullanıcıyı anında bilgilendiriyor. Ayrıca her temizlik döngüsünde gerçekleştirilen dışkı görsel kontrolü (Stool Monitoring) ve kedi tuvaletteyken yapılan miyavlama tespiti, ağrı ya da huzursuzluk belirtilerini henüz başlangıç aşamasında görünür kılıyor.</p>
<p><strong>Yaşam alanlarında hijyen üst seviyede </strong></p>
<p>Modern yaşamın gerekliliklerine uygun olarak tasarlanan ürün, hem kedi hem de sahipler için süreci tamamen zahmetsiz hale getiriyor. 76 litrelik geniş iç hacmi ve genişletilmiş giriş kapısı, iri ırklar için bile ferah bir kullanım alanı sunarken, 8 litrelik geniş atık haznesi 17 güne kadar müdahale gerektirmeyen bir temizlik sağlıyor. Patentli sızdırmaz silindir yapısı ve üçlü koku kontrol mekanizması, evdeki hava kalitesini de koruma altına alıyor. 12 farklı hassas sensörle donatılan güvenlik sistemi, kedi yaklaştığı anda tüm işlemleri durdurarak güvenli bir ortam oluştururken, temassız çekim ipli atık paketleme özelliği hijyeni en üst seviyeye taşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedilerin-gizli-dunyasina-yapay-zeka-mercegi-hastaliklar-artik-saklanamiyor-620777">Kedilerin Gizli Dünyasına Yapay Zeka Merceği: Hastalıklar Artık Saklanamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 Bölümden Oluşan &#8216;Yılanların Gizli Dünyası&#8217;, 1 Mart Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-bolumden-olusan-yilanlarin-gizli-dunyasi-1-mart-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-616368</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölümden]]></category>
		<category><![CDATA[dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[yılan]]></category>
		<category><![CDATA[yılanların]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616368</guid>

					<description><![CDATA[<p>Binlerce yıldır insanların hayal gücünü etkileyen yılanlar; kimi zaman tehlikenin habercisi oldu kimi zaman ise yeniden doğuş ve dönüşümün simgesi olarak yüceltildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-bolumden-olusan-yilanlarin-gizli-dunyasi-1-mart-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-616368">3 Bölümden Oluşan &#8216;Yılanların Gizli Dünyası&#8217;, 1 Mart Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Binlerce yıldır insanların hayal gücünü etkileyen yılanlar; kimi zaman tehlikenin habercisi oldu kimi zaman ise yeniden doğuş ve dönüşümün simgesi olarak yüceltildi. Günümüzde yer alan 4.000’den fazla yılan türü, kemirgen popülasyonlarını kontrol ederek ekolojik dengenin korunmasında hayati bir rol oynuyor. Gelişmiş duyusal sistemleri ve doğadaki en güçlü zehirlerden bazılarıyla donatılan yılanlar, evrim sayesinde kusursuz avcılara dönüştü. </p>
<p>Yılanların gizli dünyalarını keşfedip, gezegenin her köşesine nasıl uyum sağladıklarına tanıklık edeceğiniz, üç bölümlük “Yılanların Gizli Dünyası”, 1 Mart Pazar saat 20.00’de National Geographic WILD’da başlıyor.</p>
<p>Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan <strong>National Geographic WILD</strong> kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-bolumden-olusan-yilanlarin-gizli-dunyasi-1-mart-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-616368">3 Bölümden Oluşan &#8216;Yılanların Gizli Dünyası&#8217;, 1 Mart Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 12:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[atipik]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[işareti]]></category>
		<category><![CDATA[reddedilme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri, risk faktörleri, günlük yaşama etkileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228">Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri, risk faktörleri, günlük yaşama etkileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Atipik depresyon, duygudurumun olaylara tepkisel olmasıyla ayırt ediliyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun, depresyonun belirli özgün belirtilerle seyreden bir alt tipi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin “Klasik (majör) depresyondan en önemli farkı, duygudurumun çevresel olaylara tepkisel olmasıdır.” dedi.</p>
<p>Kişinin iç dünyasında yoğun bir çökkünlük yaşarken, dışarıdan zaman zaman enerjik ve iyi görünebileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Olumlu bir gelişme karşısında kısa süreli bir iyilik hali oluşabilir; ancak bu düzelme kalıcı değildir ve yeniden depresif duygu durumuna dönülür. Bu tabloda sıklıkla aşırı uyuma, iştah artışı, kilo alma, kollar ve bacaklarda ‘kurşun ağırlığı’ olarak tarif edilen ağırlaşma hissi ve kişilerarası ilişkilerde reddedilmeye belirgin duyarlılık görülür.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir!</strong></p>
<p>‘Atipik’ kelimesinin ‘tipik olmayan’ anlamına geldiğini ancak ismine rağmen nadir bir tablo olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir.” dedi.</p>
<p>Halk arasında ‘kurşun ağırlığı’ ya da ‘kurşun paralizi’ olarak ifade edilen bu belirtinin, kişinin kollarında ve bacaklarında gerçek bir fiziksel ağırlık varmış gibi hissetmesi olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu durum yoğun yorgunluk ve harekete geçmede zorlanma yaratır. Hem biyolojik hem psikolojik boyutu vardır. Beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin düzeylerindeki değişiklikler ile stres hormonu dengesizlikleri biyolojik zemini oluştururken; motivasyon kaybı, umutsuzluk ve isteksizlik de hareketi zorlaştıran psikolojik faktörlerdir. Bu belirti kişinin iradesizliği ya da ‘numara yapması’ olarak değerlendirilmemelidir.”</p>
<p><strong>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma, günlük yaşamı zorlaştırıyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma eğiliminin, işe ya da sorumluluklara başlamayı ve sürdürmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Zamanla erteleme, kaçınma ve sosyal geri çekilme artabilir.” dedi.</p>
<p>Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteğinin kilo değişimlerine ve beden algısı sorunlarına yol açabileceğine de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Kişilerarası ilişkilerde ise reddedilmeye duyarlılık ön plandadır. Küçük bir eleştiri ya da ilgisizlik işareti yoğun değersizlik duygularını tetikleyebilir. Gün içinde duygusal iniş çıkışlar yaşanması da ilişkileri zorlaştırabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Atipik depresyon kadınlarda daha sık görülüyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlik döneminde başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Ergenlerde tablonun çabuk sinirlenme, aileye karşı öfke, alınganlık ve anlaşılmadığını düşünme gibi belirtilerle daha belirgin hale gelebileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, reddedilmeye duyarlılığın bu yaş grubunda daha dramatik yaşanabileceğini ifade etti.</p>
<p><strong>Atipik depresyonun ortaya çıkışı birçok nedene bağlı!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun ortaya çıkışının tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ailesinde depresyon, bipolar bozukluk ya da anksiyete bozukluğu bulunan kişilerde risk artar. Beyin kimyasındaki değişiklikler ve stres hormonu dengesizlikleri etkili olabilir. Erken dönem ebeveyn ilişkileri, baş etme biçimleri ve güncel stres faktörleri tabloyu şekillendirebilir.”</p>
<p><strong>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşım ilaç, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri!</strong></p>
<p>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşımın ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Ancak belirtilerin yapısı nedeniyle bazı farklılıklar olabilir.” dedi.</p>
<p>Aşırı uyuma ve enerji düşüklüğünün ön planda olduğu durumlarda daha aktive edici özellikte antidepresanlar tercih edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Psikoterapide ise duygudurumun çevresel olaylara bağlı değişkenliği, ilişkilerde kırılganlık ve reddedilme duyarlılığı üzerinde özellikle durulur. Başvurular çoğunlukla, ilişki sorunları ve terk edilme korkusu, eleştiriye aşırı hassasiyet, özsaygı ve değersizlik duyguları, motivasyon eksikliği ve erteleme ile duygusal yeme davranışları şeklinde olur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır!</strong></p>
<p>Atipik depresyon tedavi edilmediğinde yıllarca sürebilen, dalgalı ancak kalıcı bir seyir gösterebileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır.” dedi.</p>
<p>Hangi belirtiler ciddiye alınması gerektiği hakkında bilgi paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Küçük olaylara karşı aşırı duygusal yıkım, günde 10–12 saatten fazla uyuma ve yataktan çıkmakta zorlanma, belirgin iştah artışı ve kilo değişimi, reddedilmeye aşırı hassasiyet, iki haftadan uzun süren çökkünlük, işlevsellikte belirgin düşüş, sürekli değersizlik, umutsuzluk ya da yaşamın anlamsız olduğu düşünceleri günlük yaşamı ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmak önemlidir. Erken destek, iyileşme sürecini kolaylaştırır ve uzun vadeli riskleri azaltır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228">Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[edilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Erden]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve iftar sonrası yaşanan ani kan şekeri değişimleri göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225">Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve iftar sonrası yaşanan ani kan şekeri değişimleri göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta. Özellikle henüz teşhis edilmemiş şeker hastalığı ve buna bağlı gelişen diyabetik retinopati, Ramazan’daki beslenme düzeni değişikliğiyle birlikte ilk sinyallerini vermeye başlayabiliyor. </p>
<p>Diyabetik retinopatinin şeker hastalığının en ciddi komplikasyonlarından olduğunu belirten Doç. Dr. Burak Erden, retinopatinin sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, Ramazan ayı bağlamında şu kritik bilgileri paylaşıyor:</p>
<p>&#8220;Uzun süreli açlık sırasında kan şekeri dalgalanmaları yaşanabilir. Eğer kişide gizli bir diyabet varsa, bu dalgalanmalar gözün en hassas tabakası olan retinadaki kılcal damarlarda sızıntılara veya genişlemelere yol açar. Gözde bulanık görme veya ışık parlaması şeklinde belirti gösterebilir. Diyabetik retinopati, şeker hastalığının görme kaybı ile sonuçlanabilen en ciddi komplikasyonlarından biridir ve ne kadar erken teşhis edilirse, ilerlemesini önleme veya mevcut hasarı tedavi etme şansımız o kadar yüksek olur.”</p>
<p><strong>Her 10 yetişkinden biri diyabetli </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ilk kez bulaşıcı niteliğe sahip olmayan salgın bir hastalık olarak nitelendirilen diyabetin ulaştığı rakamlar korkunç.   Diyabetli bireylerin sayısı hızla artarken, bu hastalığın göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de giderek büyüyor. Doç. Dr. Erden, rakamlar hem Türkiye’de hem de dünyada endişe verici şekilde arttığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Diyabet, gözleri de vuruyor.   Diyabetik retinopati ise 50 yaş altındaki kişilerde körlüğe bile yol açabiliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu rakamın 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşması bekleniyor. Her 10 yetişkinden biri diyabetli olmasına rağmen, bu kişilerin önemli bir kısmı hastalığının farkında değil veya yeterli tedavi alamıyor.”  </p>
<p><strong>Ramazan öncesi muayene tavsiyesi</strong></p>
<p>Birçok göz hastalığının, özellikle retinopatinin erken evrelerde hiçbir belirti vermeden de ilerleyebileceğini hatırlatan Doç. Dr. Burak Erden, rutin göz muayenesinin altını çiziyor ve Ramazan öncesi yapılacak muayene ile birçok göz rahatsızlığının erken evrede teşhis edilebileceğini söylüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Erden, “Ramazan öncesi yapılacak kontrollerde henüz belirti vermemiş diyabeti, yüksek tansiyonun damarlardaki tahribatını, glokom (göz tansiyonu) riskini görebiliyoruz. Ramazan’da değişen metabolizma hızı ve sıvı alımındaki azalma, göz içi dengelerini değiştirebileceği için, muayeneyi oruç öncesine çekmek kritik bir öneme sahiptir.&#8221;</p>
<p><strong>Kalıcı görme kaybı oluşur</strong></p>
<p>Diyabetin, gözün ağ tabakasında kanamalara ve sarı noktada ödem oluşumuna yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, “Bu durumların zamanında fark edilmemesi halinde kalıcı görme kaybı yaşanabilir. Erken teşhis edilen vakalarda görme kaybını önlemek mümkündür. Ancak birçok hasta, gözde ciddi hasar oluşana kadar muayeneye gitmiyor. Bu da geri dönüşü olmayan sonuçlara neden oluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Retinadaki kılcal damarları bozuyor</strong></p>
<p>‘Diyabetik retinopati’nin, görme oranında yüzde 90’a varan kayıplara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, şöyle dedi: “Diyabet, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak hücre kaybına, damar geçirgenliğinin artmasına ve sarı noktada sıvı birikimine neden olur. Zamanla retinada yeni damarlar oluşur, bu damarlar kanayabilir ve göz içinde zar oluşumuna yol açabilir. Sonuç olarak ciddi görme kayıpları ve ağrılı göz tansiyonu artışları meydana gelir.”</p>
<p><strong>Göz kuruluğu Ramazan’da belirginleşebiliyor</strong></p>
<p>Sadece retina hastalıkları değil göz kuruluğu gibi problemlerin de Ramazan’da belirginleşebileceğini belirten Doç. Dr. Burak Erden, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>
<p>&#8220;Vücudun uzun süre susuz kalması, gözyaşı kalitesini düşürerek şiddetli göz kuruluğuna ve buna bağlı bulanık görmeye neden olabilir. Bu nedenle, özellikle ailesinde şeker hastalığı öyküsü olanlar, 40 yaş üstü bireyler ve yüksek miyopisi bulunanların Ramazan öncesi kapsamlı bir göz taramasından geçmesi, oldukça önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225">Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücutta Gizli Kalmış Kanser Hücrelerine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vucutta-gizli-kalmis-kanser-hucrelerine-dikkat-610221</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 07:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[hücrelerine]]></category>
		<category><![CDATA[kalmış]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Mrd]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[testler]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[vücutta]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisi gören pek çok hasta için en rahatlatıcı cümle şudur: “Bütün tetkikleriniz normal.” Ancak modern tıbbın geldiği noktada, bu cümle her zaman sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmeyebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucutta-gizli-kalmis-kanser-hucrelerine-dikkat-610221">Vücutta Gizli Kalmış Kanser Hücrelerine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisi gören pek çok hasta için en rahatlatıcı cümle şudur: “Bütün tetkikleriniz normal.” Ancak modern tıbbın geldiği noktada, bu cümle her zaman sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmeyebiliyor. MR, PET ve rutin kan testlerinin normal olması, vücutta hastalığa ait hiçbir hücre kalmadığını kesin olarak göstermeyebiliyor. Çünkü bazı kanser hücreleri, görüntüleme yöntemlerinin ve klasik testlerin algılayamayacağı kadar küçük ve sessiz bir şekilde dolaşımda varlığını sürdürebiliyor.</p>
<p>İşte bu noktada moleküler analizler devreye giriyor; Minimal Rezidüel Hastalık (MRD) olarak adlandırılan bu görünmez risk, yalnızca bir tüp kan üzerinden tespit edilebiliyor. Özellikle yüksek riskli kanser türlerinde ve tedavi sonrası takip sürecinde MRD, hastalığın yeniden ortaya çıkma ihtimalini önceden öngörmeye imkân tanıyan son derece önemli bir gösterge haline geliyor. Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Serkan Keskin, 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesi kanser takibinde MRD testi ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Görüntüleme ve klasik testler her zaman yeterli mi?</strong></p>
<p>Kanser şüphesi olan ya da kanser tanısı almış hastaların takip sürecinde Manyetik Rezonans (MR), Bilgisayarlı Tomografi (BT), PET-CT ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri sıklıkla kullanılmaktadır. Buna ek olarak bazı kan testleri ve tümör belirteçleri ile hastalığın varlığı ya da yokluğu değerlendirilmektedir. Bu yöntemler modern tıbbın vazgeçilmez araçlarıdır ve çoğu zaman doğru yönlendirme sağlamaktadır.</p>
<p>Ancak klinik pratiğin ortaya koyduğu önemli bir gerçek vardır: Tüm bu tetkikler normal olsa bile, hastalık moleküler düzeyde tamamen ortadan kalkmamış olabilir. Tedavilerini tamamlamış, ameliyat olmuş ve “tam yanıt” aldığı düşünülen bazı hastalarda yıllar sonra nüks görülmesi, bu durumun en somut göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><strong>MRD testi gizli kalmış kanser hücrelerini ortaya koyuyor</strong></p>
<p>Minimal Rezidüel Hastalık, tedavi sonrasında vücutta kalmış olabilecek çok küçük sayıdaki tümör hücrelerini ifade etmektedir. Bu hücreler klasik görüntüleme yöntemleriyle ya da rutin kan testleriyle saptanamamaktadır. Ancak genetik ve moleküler düzeyde yapılan ileri analizler sayesinde kandan tespit edilebilmektedir.</p>
<p>MRD değerlendirmesi için yalnızca bir tüp kan alınmakta ve bu örnek genetik laboratuvarlara gönderilmektedir. Kanda dolaşan tümör DNA’sı veya tümör hücreleri, belirli eşik (cut-off) değerlerine göre analiz edilmektedir. Bu eşik değerin üzerinde saptanan sonuçlar, hastalığın ilerleyen dönemde yeniden ortaya çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermektedir. </p>
<p><strong>Nüks riski önceden görülebilir mi?</strong></p>
<p>Güncel bilimsel veriler, MRD pozitifliği saptanan hastalarda ilerleyen dönemlerde hastalığın nüks etme olasılığının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini göstermektedir. Bu bilgi, hem hekim hem de hasta açısından son derece kıymetlidir. Çünkü hastalığın geri dönmesini beklemek yerine, risk daha oluşmadan önlem almak mümkün hale gelmektedir.</p>
<p>Meme kanseri, kolon kanseri, akciğer kanseri ve böbrek kanseri gibi birçok solid tümörde MRD testleri giderek daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ameliyatını olmuş, kemoterapi ve diğer onkolojik tedavilerini tamamlamış bir hastada “Bu hastalık gerçekten bitti mi?” sorusunun yanıtı artık yalnızca filmlerle değil, moleküler verilerle de değerlendirilmektedir.</p>
<p><strong>Hastalar yakından izleniyor ve tedavi planı şekillendiriliyor</strong></p>
<p>MRD’nin pozitif saptanması durumunda izlenen yol, klasik takip yaklaşımlarından farklılaşmaktadır. Bu hastalar daha yakından izlenmekte, kontroller sıklaştırılmakta ve gerekirse daha güçlü ya da farklı tedavi seçenekleri devreye sokulmaktadır. Amaç, olası bir nüksü klinik olarak ortaya çıkmadan yakalamak ve hastayı yeniden tam şifaya ulaştırmaktır.</p>
<p>Günümüz onkolojisi artık yalnızca organ düzeyinde değil, gen ve molekül düzeyinde ilerlemektedir. Hangi hastanın daha yüksek risk taşıdığı, hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği giderek daha net biçimde ortaya konabilmektedir. Bu yaklaşım, gereksiz tedavilerin önüne geçerken doğru hastaya doğru zamanda doğru tedavinin verilmesini sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Nüksü engellemek çok önemli </strong></p>
<p>Kanser tedavisinde başarı artık yalnızca tümörü ortadan kaldırmakla sınırlı değildir. Asıl başarı, hastalığın geri dönmesini engellemekte yatmaktadır. MRD testleri, bu hedefe giden yolda hekimlerin elini güçlendiren, hastalara ise umut veren önemli bir gelişme olarak öne çıkmaktadır. Moleküler düzeyde yapılan bu değerlendirmeler sayesinde kanserle mücadelede daha bilinçli, daha güçlü ve daha erken adımlar atılabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucutta-gizli-kalmis-kanser-hucrelerine-dikkat-610221">Vücutta Gizli Kalmış Kanser Hücrelerine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[direnci]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[İnsülin Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[nsülin]]></category>
		<category><![CDATA[pkos]]></category>
		<category><![CDATA[sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adet düzensizliği, kilo verememe, özellikle karın çevresinde yağlanma, akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241">PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adet düzensizliği, kilo verememe, özellikle karın çevresinde yağlanma, akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk… Birbirinden bağımsız gibi görünen bu şikâyetler, aslında tek bir sorunun habercisi olabilir.  Dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen Polikistik Over Sendromu’nda (PKOS) altta yatan temel mekanizmalardan  birinin insülin dengesinin bozulması olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can Hastanesi) Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz</strong>, “İnsülin direnci Polikistik Over Sendromu’nun gelişimini kolaylaştırırken Tip 2 diyabetin oluşma riskini artırır, metabolik sorunların derinleşmesine zemin hazırlar” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Sadece yumurtalıkları değil tüm vücudu etkiliyor</strong></p>
<p>Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PKOS) sadece yumurtalıkları değil, tüm vücudu etkiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, PKOS’un dünya genelinde üreme çağındaki kadınların yüzde 6 &#8211; 19’unu etkilediğini belirtiyor ve “PKOS, yumurtlama düzensizliği, adet problemleri ile yumurtalıklarda çok sayıda küçük kist görünümüyle tanımlansa da, temelinde hormon dengesizliği ve çoğu zaman insülin direnci yer alır. Dolayısıyla, PKOS yalnızca doğurganlıkla ilgili değil; metabolik sağlık, kilo kontrolü ve uzun vadeli hastalık riskleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir hormon bozukluğudur. PKOS’a bağlı olarak insülin direnci gelişebilir, bu da tip 2 diyabet riskini artırır ve kilo alma eğilimine yol açar. Ciltte akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskinin yanı sıra depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar da yine bu sendroma bağlı olarak gelişebilir. PKOS yaşam kalitesini ciddi anlamda düşebilir” diyor. </p>
<p><strong>PKOS’da gizli tehlike: İnsülin direnci! </strong></p>
<p>PKOS ile insülin direnci arasındaki ilişkinin hem sendromun ortaya çıkışında hem de ilerlemesinde kilit rol oynadığına dikkat çeken Dr. Filiz Candan Topuz, “Vücut insülini etkili kullanamadığında kandaki insülin seviyesi yükselir; bu durum yumurtalıklarda androjen (erkeklik hormonu) üretimini artırarak yumurtlamayı bozar ve adet düzensizliklerine yol açar. Aynı zamanda yüksek insülin düzeyi yağ depolanmasını kolaylaştırır, özellikle karın çevresinde kilo artışına neden olur ve metabolik sorunların derinleşmesine zemin hazırlar. Öte yandan, PKOS’a bağlı hormonal dengesizlikler de insülin direncini daha da artırabilir. Bu karşılıklı etkileşim, bir kısır döngü oluşturarak hem belirtilerin şiddetlenmesine hem de uzun vadede diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskinin yükselmesine neden olabilir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Kesin tedavisi yok ama kontrolü mümkün!</strong></p>
<p>Polikistik Over Sendromu’nda doğru ve zamanında tanının önemine dikkat çeken<strong> </strong>Dr. Filiz Candan Topuz, “Bu sendrom tüm metabolizmayı etkileyen bir sağlık sorunudur.<strong> </strong>Bu nedenle,<strong> </strong>belirtiler farklı şekillerde kendini gösterebilir.<strong> </strong>Bazı kişilerde belirtiler hafif, bazı kişilerde ise ağır seyredebilir. Tanı konulduktan sonra PKOS’un tamamen tedavi edilmesi mümkün değildir. Beslenmeden yaşam koşullarına, kilodan metabolizmaya uzanan geniş bir yelpazede etkilerini azaltmaya yönelik bir plan çerçevesinde hareket edilir. Bu kapsamda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması, kilo kontrolü ve düzenli yapılan spor metabolizmanın düzenlenmesinde yardımcı olur. Bunların yanı sıra ilaç tedavileri ile yumurtlama ve hormon döngüsünde düzenleme sağlanır” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Tedavide 4 altına kural</strong></p>
<p>Küçük adımlarla önemli ilerleme sağlanabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, “Bu sendromun yönetiminde süreklilik önemlidir. Yani, hastanın kendisine iyi gelen değişimleri yaşam boyu alışkanlık haline getirmesi gerekir” diyor. Dr. Filiz Candan Topuz, dikkat edilmesi gereken kuralları şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Beslenme düzeni:</strong> Rafine şeker ve beyaz un içeren ürünlerden uzak durmak; tam tahıllar, sebzeler, baklagiller, kaliteli protein kaynakları ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlara ağırlık vermek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Öğün atlamadan, düzenli ve dengeli beslenmek insülin dalgalanmalarını azaltıyor. </p>
<p><strong>Fiziksel aktivite:</strong> Egzersizin metabolizmayı destekleyen en güçlü araçlardan biri olduğunu söyleyen Dr. Filiz Candan Topuz, “Masa başında çalışanlar için gün içinde kısa yürüyüş molaları bile önem taşırken, günde 15–20 dakikalık tempolu yürüyüş, esneme veya hafif egzersizler insülin duyarlılığını artırır” diyor. </p>
<p><strong>Kilo kontrolü: </strong>Fazla kilonun yalnızca yüzde 5–10’unun verilmesi bile adet düzeninin iyileşmesine ve insülin direncinin azalmasına katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyku:</strong> Her gece 7–8 saat kaliteli uyumak hormon dengesinin korunması ve metabolik sağlığın desteklenmesi açısından vazgeçilmez kurallar arasında yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241">PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Efes Selçuk&#8217;ta Denizin Gizli Dünyasını Keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklar-efes-selcukta-denizin-gizli-dunyasini-kesfetti-606881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 07:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[denizin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı iş birliğiyle 6–10 yaş arası çocuklara yönelik düzenlenen “Denizin Gizli Dünyasına Yolculuk” etkinliği, Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-efes-selcukta-denizin-gizli-dunyasini-kesfetti-606881">Çocuklar Efes Selçuk&#8217;ta Denizin Gizli Dünyasını Keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı iş birliğiyle 6–10 yaş arası çocuklara yönelik düzenlenen “Denizin Gizli Dünyasına Yolculuk” etkinliği, Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe 13 çocuk ebeveynleriyle birlikte katıldı.</p>
<p>Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Nesrin Ayrancı ve Su Ürünleri Teknikeri Mert Kandemir’in sunumuyla gerçekleşen etkinlikte, çocuklara denizlerin gizemli dünyası eğlenceli ve öğretici bir dille anlatıldı. Çocuklar için hazırlanan sunumda; balıklara zarar veren etkenler, deniz ekosisteminin korunması, deniz dengesinin önemi ve insanların denizler için yapması gerekenler gibi konular ele alındı. Renkli görseller ve eğlenceli anlatımlarla çocuklara çevre bilinci kazandırıldı.</p>
<p>Etkinlik boyunca çocuklar hayal ettikleri balıkları tasarlayıp çeşitli oyunlarla keyifli vakit geçirirken, programın sonunda “Deniz Koruyucu Yemini” ederek denizleri koruma sözü verdi.</p>
<p><b>DENİZLERİ KORUYAN NESİLLER YETİŞİYOR</b></p>
<p>Çocuklara erken yaşta çevre bilinci kazandırmanın önemine dikkat çeken Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Nesrin Ayrancı; “Bugün çocuklarımızla beraber denizim gizli dünyasına yolculuk gerçekleştirdik. Bunu yaparken amacımız şuydu; çocuklar büyüyorlar ve büyürlerken aslında biz ebeveynlerinden ya da çevrelerinden gördükleri şeyleri tekrar ediyorlar. Dolayısıyla bu süreçte öğrendikleri şeyler geleceğin birer büyükleri olarak dünyaya katacakları değer açısından çok kıymetli. Bizim bu eğitimin ana temelindeki amacımız sadece bilgilenmelerini sağlamak değil, sürdürülebilirliği de anlamalarını sağlamak. Çünkü çocuklar doğayı, dünyayı sevebilirler. Ama asıl bunları korumaları gerektiğini öğrendiklerinde hayatımızda çok başka bir denge ve düzen başlıyor” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-efes-selcukta-denizin-gizli-dunyasini-kesfetti-606881">Çocuklar Efes Selçuk&#8217;ta Denizin Gizli Dünyasını Keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin En Büyük Gizli Kaybı: Dikkat Erozyonu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-gizli-kaybi-dikkat-erozyonu-596782</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:05:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, modern yaşamın her anına sinen dijital uyaranların dikkat kapasitesini hızla aşındırdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-gizli-kaybi-dikkat-erozyonu-596782">Türkiye&#8217;nin En Büyük Gizli Kaybı: Dikkat Erozyonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, modern yaşamın her anına sinen dijital uyaranların dikkat kapasitesini hızla aşındırdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı. “Sabah kahvemizi hazırlayana kadar bile telefonumuza birkaç bildirim düşüyor, bir WhatsApp grubunda mesajlar artıyor, sosyal medyada trendler değişiyor. Daha güne başlarken bile zihnimiz parçalanmış bir halde oluyor. Reklam panoları, klaksonlar, bildirimler derken dikkat dağınıklığı artık olağan bir ruh hâli haline geliyor. Amerikan Psikoloji Derneği’nin son çalışmasına göre kişinin izlediği kısa video sayısı artıkça dikkat ve dürtü kontrolü de kötüleşiyor.”</p>
<p><strong>“İstanbul trafiğinde yaklaşık 400 farklı uyarıcıyla karşılaşıyoruz”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çayla, İstanbul trafiğinde bireyin yaklaşık 400 farklı uyarıcıyla karşılaştığını, akşam saatlerinde ise evlerde televizyon açıkken insanların %70’inin telefonu, yarısının ise tabletini kullanmaya devam ettiğini ifade ederek tek ekrana odaklanmanın “neredeyse nostaljik bir anı” haline geldiğini söyledi.</p>
<p><strong>“Eğitim ortamlarında kesintisiz odaklanma süresi 6 dakika”</strong></p>
<p>Liseli gençlerle yapılan araştırmaların da çarpıcı sonuçlar barındırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Çayla, “Gençlerin %75’i, soruyu çözerken bile telefonunun titreşimini düşünmeden edemediğini söylüyor” dedi. Eğitim ortamlarında kesintisiz odaklanma süresinin 6 dakikaya kadar düştüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çayla, aynı anda birden fazla ekrana maruz kalmanın “dinlenemeyen bir zihin ritmi” yarattığını vurguladı.</p>
<p><strong> “Sosyal medya platformlarında 1 dakikada ortalama 20 içerik tüketiliyor”</strong></p>
<p>Haber okuma alışkanlıklarının da dikkat erozyonunun bir başka göstergesi olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Çayla, insanların haber sitelerinde ortalama 6 saniye kaldığını söyleyerek “Bu hızda hiç bir şeye gerçekten odaklanmamız mümkün değil” dedi. Sosyal medya platformlarında 1 dakikada ortalama 20 içerik tüketildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Çayla, aile yemeklerinde gençlerin %90’ının her 10 dakikada bir telefonuna baktığını belirtti.</p>
<p>Dikkat kaybının bireysel bir zafiyet değil, toplumsal bir dönüşümün sonucu olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi İlker Çayla, “Yaşam temposu, ekonomik baskı, dijital platformların tasarımı ve eğitim sistemi birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir toplumsal sorun çıkıyor” dedi. Dikkat krizinin, Türkiye gibi genç nüfuslu ülkelerde toplumsal dayanıklılık ve kamusal tartışma kültürü açısından kritik bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çayla, dikkati koruyan bir toplumsal ekosistemin önemini “Dikkati korumak aslında toplumun geleceğini korumaktır” sözleriyle özetledi.</p>
<p><strong>“Hem bireysel zihinsel sağlığı hem de toplumsal düşünme kapasitesini korumalıyız”</strong></p>
<p>Eğitimden iş yaşamına, dijital platformlardan aile içi iletişime kadar dikkat kapasitesini güçlendirecek bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Çayla, dikkat kaybının ülke çapında yaşanan görünmez bir erozyon olduğunu ve bu kaybı fark etmenin hem bireysel zihinsel sağlığı hem de toplumsal düşünme kapasitesini korumak açısından hayati olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-gizli-kaybi-dikkat-erozyonu-596782">Türkiye&#8217;nin En Büyük Gizli Kaybı: Dikkat Erozyonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Arama Motoru Optimizasyonu Saldırılarına Karşı Web Sitelerinin Korunmasını Öneriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arama-motoru-optimizasyonu-saldirilarina-karsi-web-sitelerinin-korunmasini-oneriyor-591427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 07:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arama]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantılar]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[motoru]]></category>
		<category><![CDATA[optimizasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarına]]></category>
		<category><![CDATA[siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<category><![CDATA[Web Sitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmeler de dahil olmak üzere web sitesi sahiplerini Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) spam’i adı verilen ve meşru sitelere gizlice eklenen zararlı bağlantılarla yürütülen saldırılara karşı uyarıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arama-motoru-optimizasyonu-saldirilarina-karsi-web-sitelerinin-korunmasini-oneriyor-591427">Kaspersky, Arama Motoru Optimizasyonu Saldırılarına Karşı Web Sitelerinin Korunmasını Öneriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmeler de dahil olmak üzere web sitesi sahiplerini Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) spam’i adı verilen ve meşru sitelere gizlice eklenen zararlı bağlantılarla yürütülen saldırılara karşı uyarıyor.</p>
<p>SEO, bir web sitesinin arama motoru sonuçlarındaki görünürlüğünü artırmak için anahtar kelime optimizasyonu, kaliteli içerik üretimi ve otoriter bağlantılar oluşturma gibi etik stratejileri kapsar. Ancak kötü niyetli kişiler, bu süreci suistimal ederek güvenilir sitelere gizli bağlantılar yerleştiriyor ve arama sıralamalarını manipüle ediyor. Bu bağlantılar genellikle uygunsuz içeriklere veya kumar gibi yasa dışı plaformlara yönlendiriyor ve işletmelerin çevrimiçi itibarı ile görünürlüğünü tehlikeye atıyor. Etkilenen web siteleri için sonuçlar ağır olabilir; arama sıralamalarında düşüş, ziyaretçi güveninde azalma ve yasa dışı içeriklere bağlantı vermekten kaynaklı olası hukuki sorumluluk bunlardan sadece bazılarıdır. Saldırganların amacı, bazı web sitelerini itibarsızlaştırmak veya trafiği belirli portallara yönlendirmek olabilir.</p>
<p>Saldırganlar, web sitelerinin yönetici hesaplarını ele geçirerek, güncel olmayan içerik yönetim sistemi (CMS) eklentilerini kötüye kullanarak veya sunucu zayıflıklarından faydalanarak sitelerin HTML kodlarını doğrudan düzenleyebilir veya kötü amaçlı betikler ekleyebilir. Güvenlik çözümleri, bu tür siteleri yasaklı olarak sınıflandırabilir ve trafiğini engelleyebilir.</p>
<p>Popüler bloglar ve forumlar, yüksek trafikleri nedeniyle saldırganlar için değerli hedeflerdir. Ancak, daha düşük trafikli siteler de risk altındadır; saldırganlar, zayıf güvenlik önlemlerini kullanarak bu bağlantıları gizlice yerleştirir ve bu durum, trafik düşüşü yaşanana veya arama motorları yaptırım uygulayana kadar fark edilmeyebilir.</p>
<p><strong>Kaspersky Web İçeriği ve Gizlilik Analizi Uzmanı Anna Larkina konuya ilişkin şunları söylüyor</strong>:“<em>Kaspersky’nin sınıflandırma motoru, zararlı içeriklere yönlendiren gizli bağlantıları sürekli olarak tespit ediyor. SEO spam’i, şirketlerin dijital güvenilirliğini ve finansal istikrarını sessizce aşındırabilecek ciddi bir tehdittir. Bu gizli bağlantılar yalnızca bir web sitesinin otoritesini kötü amaçlı siteleri güçlendirmek için kullanmakla kalmaz, aynı zamanda arama motorları ve güvenlik çözümleri tarafından ağır yaptırımların uygulanmasına yol açabilir. Web sitesi yönetim panelinin ve içerik yönetim sisteminin proaktif şekilde korunması, bu gelişen saldırılara karşı en önemli savunmadır,”</em> </p>
<p>Kaspersky, web sitesi kaynak kodunun düzenli olarak şüpheli öğeler açısından denetlenmesini ve Google Search Console veya OpenLinkProfiler gibi güvenilir araçların kullanılmasını öneriyor. İşletmelerin CMS platformlarını ve eklentilerini güncel tutması, güçlü şifreler ve iki faktörlü kimlik doğrulama uygulaması, yönetici paneline IP bazlı erişim sınırlaması getirmesi önem taşıyor. Ayrıca web uygulama güvenlik duvarlarının (WAF) devreye alınması ve düzenli yedeklemelerin yapılması, yetkisiz değişikliklerin önlenmesi ve geri alınabilmesi için kritik önlemler arasında yer alıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arama-motoru-optimizasyonu-saldirilarina-karsi-web-sitelerinin-korunmasini-oneriyor-591427">Kaspersky, Arama Motoru Optimizasyonu Saldırılarına Karşı Web Sitelerinin Korunmasını Öneriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[görülebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[İskemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[vermeden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi olarak da bilinen, göğüs ağrısı gibi belirti vermeden ilerleyebilen kalp krizleri ile bu durumun riskleri ve fark edilme yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263">&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi olarak da bilinen, göğüs ağrısı gibi belirti vermeden ilerleyebilen kalp krizleri ile bu durumun riskleri ve fark edilme yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bazı kalp krizleri hissedilmeyebiliyor!</strong></p>
<p>Gizli kalp krizinin, sessiz iskemi olarak da değerlendirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bir kalp krizi oluştuğunda, normal şartlar altında, çoğu insanda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Bu durumun, bayılma, şuur kaybı veya ani kalp durmasına da neden olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Baltalı, “Ancak bazı vakalarda bunların hiçbiri görülmez. Kişi normal ayakta kalp krizini geçirir ve herhangi bir sıkıntı veya şikâyet hissetmez.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sessiz iskemi çoğunlukla EKO veya EKG çekildiğinde fark edilebiliyor </strong></p>
<p>Normal kalp krizinde şiddetli göğüs ağrısı görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bu ağrı, çoğunlukla sola kola veya alt çeneye yayılır. Ancak sessiz, gizli kalp krizinde veya sessiz iskemi olarak adlandırılan durumda, bu belirtilerin hiçbiri görülmez.” dedi.</p>
<p>Kişinin tüm bu süreci fark etmeden, normal hayatını sürdürebildiğini ifade eden Prof. Dr. Baltalı, şunları söyledi:</p>
<p>“Sessiz iskemi çoğunlukla bir EKO veya EKG çekildiğinde fark edilebilir. Sessiz iskeminin görülme sıklığı oldukça yüksektir. Çok seyrek bir hadise değildir ve yaklaşık yüzde 20 civarında görülür. Sessiz iskemi, şikâyeti olmayan bir durumdur. Peki, iskemi nedir? İskemi, kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijenin, damarlardaki darlık veya tıkanıklık nedeniyle yeterince ulaşamamasıdır. Bir iş yaparken, yürürken veya koşarken kalp pompalama görevini yerine getirir. Eğer kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijen yeterince ulaşamazsa, iskemi oluşur ve bu durum daha sonra göğüs ağrısı veya diğer belirtilerle kendini gösterebilir.”</p>
<p><strong>En ayırt edici özelliği göğüs ağrısının olmaması! </strong></p>
<p>Sessiz iskeminin en sık görüldüğü hasta grubunun, şeker hastaları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Şeker hastalarında sinirler zarar görebilir ve bu nedenle kişiler herhangi bir belirti hissetmeyebilir.” dedi.</p>
<p>Sessiz iskemi esnasında kişinin normal yaşamına devam edebildiğini aktaran Prof. Dr. Baltalı, “Ancak kalp pompalama fonksiyonu bozulduğunda, kalp yetmezliği ortaya çıkabilir ve bu durum nefes darlığı, çarpıntı gibi diğer bulgularla kendini gösterebilir. Sessiz iskeminin en ayırt edici özelliği göğüs ağrısının olmamasıdır. Kişi üç kat merdiven çıktıktan veya birkaç basamak çıktıktan sonra nefes darlığı hissedebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sessiz iskemi, normal göğüs ağrısı olan vakalardan çok daha tehlikeli olabilir! </strong></p>
<p>Sessiz iskemi veya gizli kalp krizinde asıl araştırılması gerekenin, iskeminin veya kriz varlığının tespit edilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bu durumda risk faktörlerine dikkat etmek gerekir. Şeker, tansiyon, sigara ve kolesterol kontrolü, sağlıklı beslenme ve düzenli kontroller önemlidir. Bu sayede iskemiye karşı uyanık olunur ve farkındalık sağlanır.” dedi.</p>
<p>Sessiz iskeminin tehlikeli bir durum olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baltalı, “Normal göğüs ağrısı ile ortaya çıkan kalp krizlerinde, kişi hemen hastaneye başvurur ve müdahale edilir. Ancak sessiz iskemide bu durum gerçekleşmez ve bu açıdan sessiz iskemi, normal göğüs ağrısı olan vakalardan çok daha tehlikeli olabilir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263">&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser hücreleriyle sinirler arasında gizli iletişim hattı bulundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hucreleriyle-sinirler-arasinda-gizli-iletisim-hatti-bulundu-582078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantı]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[hücreleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanizma]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sinirler]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pankreas kanseri, dünyada kanser kaynaklı ölümler arasında üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hucreleriyle-sinirler-arasinda-gizli-iletisim-hatti-bulundu-582078">Kanser hücreleriyle sinirler arasında gizli iletişim hattı bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><em><strong>Pankreas kanseri, dünyada kanser kaynaklı ölümler arasında üst sıralarda yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 500 bin yeni vaka ortaya çıkıyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 5 bin kişiye pankreas kanseri tanısı konuyor. Geç teşhis edilmesi, tedaviye dirençli olması ve hızlı yayılması nedeniyle pankreas kanseri, hem hekimlerin hem de bilim insanlarının en zorlandığı kanser türlerinden biri. Bu zorlu kanser türünde yeni bir mekanizma keşfeden Türk bilim insanları ise, tedaviye giden yolda umut ışığı yaktı.</strong></em></b></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa Pankreas Derneği Başkanı <strong>Prof. Dr. Güralp Ceyhan’ın</strong> liderliğinde, Acıbadem Üniversitesi bilim insanları ve Münih Teknik Üniversitesi (TUM) ile yürütülen uluslararası iş birliği sonucunda gerçekleştirilen çalışmada pankreas kanseri hücreleri ile sinirler arasında daha önce bilinmeyen bir iletişim mekanizması keşfedildi. Bu bulgu, hastalığın ilerleyişini ve tekrarlamasını anlamada, ayrıca yeni tedavi stratejileri geliştirmede önemli bir kapı aralıyor. Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Cancer Cell’de yayımlanan bu çalışma, hem bilim dünyasında hem de tedavi arayışında olan hastalar için büyük bir önem taşıyor.</strong></em></p>
<p>Çalışmalarında kanser hücreleri ile sinirler arasında daha önce bilinmeyen bir iletişim mekanizması keşfettiklerini söyleyen Prof. Dr. Güralp Ceyhan, “Pankreas kanserinde kanser hücrelerinin sinirlerle yakın etkileşimde olduğu biliniyor. Özellikle, sinir invazyonu yani kanser hücrelerinin sinirleri istila etmesi durumu hastaların neredeyse tamamında görülüyor. Bu durum ise, artmış ağrı ve kısa sağ kalım süreleriyle doğrudan ilişkili. Çalışmamız, kanser hücreleri ve sinirler arasındaki etkileşimin pasif bir süreç olmadığını, aksine aktif bir iletişim ağı içerdiğini ortaya koydu. İlk kez sinirler ile kanser hücreleri arasında glutamat aracılı ‘psödo-sinapslar’ oluştuğunu gösterdik. Bu özel bağlantılar üzerinden sinir uçları glutamat salgılıyor ve bu sinyal kanser hücrelerinin büyüme, hareket ve yayılma kapasitesini artırıyor” diyor. </p>
<p>Araştırmanın, Acıbadem Üniversitesi ve Münih Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yaklaşık 5 yıl süren kapsamlı bir ekip çalışmasının ürünü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güralp Ceyhan, “Bu projede cerrah, patolog, moleküler biyolog, biyoinformatikçi ve nörobilimcilerden oluşan çok disiplinli bir ekip yer aldı. Klinik örneklerden hayvan deneylerine, ileri görüntüleme tekniklerinden elektrofizyolojik ölçümlere kadar pek çok farklı yöntem bir araya getirildi. Bu güçlü ekip çalışması, hücresel, moleküler ve fonksiyonel düzeyleri kapsayan bütüncül bir hikâyeyi ortaya koymamızı sağladı. Türkiye ve Almanya’dan araştırmacıların uzmanlıklarını bir araya getirmesi çalışmanın hem kapsamını genişletti hem de bilimsel gücünü artırdı. Uluslararası iş birlikleri, böyle karmaşık biyolojik sorulara yanıt ararken çok kritik bir rol oynuyor. Farklı bakış açıları ve teknik altyapılar birleşince, tek bir merkezin tek başına yapamayacağı kadar kapsamlı ve derinlikli sonuçlara ulaşabiliyoruz. Bu sinerji, bu çalışmayı mümkün kılan en önemli unsurlardan biriydi. Böyle bir iş birliği olmadan bu kadar karmaşık bir mekanizmayı aydınlatmak mümkün olmazdı” diyor.</p>
<p><strong>Yeni Tedavi Yollarının Önü Açılabilir </strong></p>
<p>Peki mekanizma nasıl işliyor? Prof. Dr. Güralp Ceyhan, bu sistemi basit bir dille şöyle açıklıyor: “Normalde sinir hücreleri birbirleriyle iletişim kurmak için sinaps denilen özel bağlantıları kullanır. Biz pankreas kanseri hücrelerinin de sinirlerle benzer bir bağlantı kurduğunu gösterdik. Buna ‘psödo-sinaps’ diyoruz. Adeta sinir ile kanser hücresi arasında kurulmuş özel bir iletişim hattı gibi çalışıyorlar. Sinirlerden gelen glutamat, kanser hücrelerine büyüme sinyali veriyor.”</p>
<p>Bu bulgunun pankreas kanseri tedavisinde yeni stratejilerin önünü açtığını vurgulayan Prof. Dr. Güralp Ceyhan, “Çalışmamız, GRIN2D alt birimini içeren NMDA reseptörlerinin tümörün ilerlemesinde kritik rol oynadığını gösterdi. Halihazırda kullanılan NMDA reseptör antagonistleri var ve bunlar pankreas kanserinde yeniden konumlandırılabilir. Böylece sinirlerden gelen büyüme sinyali kesilerek tümörün ilerlemesi yavaşlatılabilir” diyor.</p>
<p>Çalışma, özetle sinir hücreleri ile kanser hücreleri arasındaki özel bağlantıları (psödo-sinapslar) ortaya koyuyor. Prof. Dr. Güralp Ceyhan’a göre bu bağlantıları engellemek ise kanserin ilerlemesini durdurmak için yeni tedavi yollarının geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Eğer kanser, sinirlerden aldığı sinyallerle daha hızlı büyüyorsa, bu sinyalleri kesen ilaçlar da ileride pankreas kanserinde kullanılabilir. Ayrıca bu yaklaşımın gelecekte kemoterapi gibi standart tedavilerle kombine edilerek tümörün tedaviye duyarlılığını artırabileceği de belirtiliyor.</p>
<p><strong>Erken Tanı ve Kişiselleştirilmiş Tedaviler İçin Umut</strong></p>
<p>Çalışmanın, pankreas kanserinin daha erken teşhis edilmesi açısından da potansiyel taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Güralp Ceyhan, “Hasta biyopsilerinde GRIN2D düzeyinin yüksek olduğunu ve bunun tümör evreleriyle ilişkili olduğunu gördük. Bu mekanizma ileride erken tanı veya risk belirleme amacıyla biyobelirteç olarak kullanılabilir.<strong> </strong>Kanserin sinirlerle ilişkisini anlamak, hastalığın ne kadar hızlı ilerleyeceğini öngörmede yeni biyobelirteçler sunabilir” diyor.</p>
<p>Prof. Dr. Güralp Ceyhan, araştırmanın kişiselleştirilmiş tedaviler için de kapı araladığını vurgulayarak, “GRIN2D düzeyi yüksek olan hastaların, NMDA reseptör inhibitörleri gibi hedeflenmiş tedavilere aday olabileceğini düşünüyoruz.<strong> </strong>Sinir-kanser etkileşimleri bazı hastalarda daha baskın olabilir. Bu hastaları belirleyip onlara özel tedaviler uygulanması mümkün hale gelebilir. Böylece tedavi seçimini daha bireye özgü hale getirmek mümkün olabilir” şeklinde konuşuyor.<strong> </strong></p>
<p>Peki bu bulgular klinik uygulamaya ne zaman geçebilir? Prof. Dr. Güralp Ceyhan bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Bulgularımız, güvenlik profili bilinen ilaçların pankreas kanseri için yeniden kullanılabileceğini gösteriyor. Bu süreç hızlandırıcı bir avantaj. Ancak klinik uygulamaya taşınması için preklinik doğrulama ve faz I–II klinik çalışmalar gerekiyor. Hastaların bu gelişmeden faydalanmaya başlaması için birkaç yıl beklememiz gerekecek. Ancak gelişmeler ciddi umut vaat ediyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hucreleriyle-sinirler-arasinda-gizli-iletisim-hatti-bulundu-582078">Kanser hücreleriyle sinirler arasında gizli iletişim hattı bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 07:57:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burnunda]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikelere]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuz sürekli ağzından nefes alıp veriyor, geceleri horluyor, uykusunda huzursuzlanıyor ya da iştahsızlığından dolayı yemek yemek istemiyor mu? Bu sorunlarının altında burun tıkanıklığı yatabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442">Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuz sürekli ağzından nefes alıp veriyor, geceleri horluyor, uykusunda huzursuzlanıyor ya da iştahsızlığından dolayı yemek yemek istemiyor mu? Bu sorunlarının altında burun tıkanıklığı yatabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç</strong>, burundan nefes almanın son derece önemli olduğunu belirterek “Çocuklarda burundan solunumu engelleyen; solunum yolu enfeksiyonları, büyümüş geniz eti, alerjiler ve burun içi anatomik bozukluklar gibi rahatsızlıklar mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi taktirde çocuğun fiziksel ve zihinsel olarak gelişiminde geriliğe yol açmakta, okul başarısı, yüz gelişimi ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyebilmektedir” diyor. Burun tıkanıklığının geç fark edilmesi ya da ‘geçer’ diye ihmal edilmesinin sık karşılaşılan bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Koç “Çocuklarda burun tıkanıklığına karşı ebeveynler çok dikkatli olmalı ve olası bir şikayette gecikmeden mutlaka KBB uzmanına başvurmalıdır” diye konuşuyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç, çocuklarda burundan nefes almayı engelleyen 5 etkeni ve sağlıklı nefes alıp verebilmesi için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Akut ve kronik üst solunum yolu enfeksiyonları</strong></li>
</ul>
<p>Çocuklarda burundan nefes alma güçlüğünün en sık nedenlerinden biridir. Çok sık geçirilen viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, burun mukozasında ödem ve salgıyı artırıp burun tıkanıklığına neden olurken, tedavi edilmediğinde mukoza hasarına yol açar. Uyku kalitesi de bozulan çocuğun sağlığı, okul başarısı ve büyüme- gelişme potansiyeli olumsuz etkilenir. Enfeksiyonların doğru tanı ve tedavisi, burun solunumunun sağlıklı olması açısından önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Geniz eti büyümesi  </strong></li>
</ul>
<p>Bazı çocuklarda normale göre çok daha büyük olabilen geniz eti, hem burun arkasını tıkar, hem de enfeksiyon ajanları için bir besi yeri olarak görev yapabildiğinden sık sık boğaz enfeksiyonu geçirmelerine, kulakta sıvı birikmesine, işitme kaybı problemlerine, burundan nefes alamamalarına, ağzı açık uyumalarına, gece horlamalarına ve uykuda nefeslerinin durmasına yol açabilir. Tanısı kolay konulup, medikal ya da cerrahi tedavi ile sorun çözülebilir.</p>
<ul>
<li><strong>Alerjik rinit (Alerjik nezle)</strong></li>
</ul>
<p>Alerjik rinit, çok sık burun tıkanıklığına neden olur. Toz, polen, küf, evcil hayvan vb alerjenlere maruz kalan çocuklarda burun kaşıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntı şikayetleri sık görülür. Mevsimsel olabileceği gibi yıl boyunca sürebilen sorun tedavi edilmezse tekrarlayan solunum yolu ve kulak enfeksiyonları, geceleri ağzı açık uyuma, horlama ve ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Erken tanı ile doğru tedavi ve alerjenlerden korunma çok önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Burun içi anatomik problemler</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Ayça Özbal Koç “Burun içi anatomik problemler burun tıkanıklığına yol açabilir. Özellikle büyümüş alt burun etleri (konka büyümesi), genetik ya da travma sonucu oluşan, burun boşluğunu ikiye ayıran septumun eğri olması hava akımını kısıtlar. Burun içinde polipler, nadiren de olsa kitleler ya da yabancı cisimler de çocuklarda burun tıkanıklığı yapabilir. KBB uzmanı tarafından yapılan uygun tedaviler ile bu yapısal sorunlar düzeltilebilir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Çevresel faktörler</strong></li>
</ul>
<p>Özellikle; hava kirliliği, aşırı sıcak- soğuk nemsiz hava, sigara dumanı, ev tozu akarları ve kimyasal kokular (kimyasal ev kokuları, parfüm, deterjan, temizlik maddeleri) burun tıkanıklığında önemli rol oynar. Bu faktörler, çocukların burun mukozasında tahrişe ve ödeme yol açarak solunumu zorlaştırabilir. Evin havalandırılarak ısı ve neminin ayarlanması, toz tutan eşya, halı, perde, peluş oyuncak ve sigara dumanı maruziyetinin engellenmesi çok önemlidir. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Anne babalar bu önerilere dikkat!</strong></p>
<p>KBB Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç, anne babalara, çocuklarının sağlıklı nefes alıp verebilmeleri için dikkat etmeleri gerekenleri şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Çocuğunuzun aralıklı olarak, gündüz ve gece uykusunda rahat nefes alıp almadığını, nefes alırken burnundan nefes alma güçlüğü olup olmadığını gözlemleyin. Burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama ya da nefes durması gibi yakınmaları gördüğünüzde bir KBB uzmanına başvurun.</li>
<li>Burun kaşıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntısı mevcudiyetinde alerjik rinit açısından değelendirme için bir uzmana başvurun.</li>
<li>Burun temizliğini düzenli hale getirin; tuzlu karbonatlı su ile (okyanus suyu spreyleri, damlaları) burun yıkama yapabilirsiniz.</li>
<li>Ateş, burun tıkanıklığı-akıntısı gibi durumlarda enfeksiyon açısından doktorunuza başvurun.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442">Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak şarj noktalarında gizli tehdit! Veri hırsızlığına dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortak-sarj-noktalarinda-gizli-tehdit-veri-hirsizligina-dikkat-579549</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 10:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlığına]]></category>
		<category><![CDATA[noktalarında]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[şarj]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[usb]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579549</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük hayatın yoğun temposunda ortak alanlar, havalimanı, otel kafe veya araçlarda bulunan ücretsiz USB şarj portları çoğu zaman hayat kurtarıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortak-sarj-noktalarinda-gizli-tehdit-veri-hirsizligina-dikkat-579549">Ortak şarj noktalarında gizli tehdit! Veri hırsızlığına dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatın yoğun temposunda ortak alanlar, havalimanı, otel kafe veya araçlarda bulunan ücretsiz USB şarj portları çoğu zaman hayat kurtarıyor. Ancak uzmanlar bu noktaların ciddi riskler barındırdığı konusunda da uyarıyor. Telefonunuzu şarj için bağladığınızda zararlı yazılım yüklenen şarj noktalarında kişisel verileriniz kopyalanabiliyor. Güvenlik sertifikası olmayan adaptörler batarya sağlığını da kalıcı olarak bozabiliyor.</p>
<p>Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil aksesuar markası Mcdodo, mobil cihaz kullanıcılarını ‘juice jacking’ olarak adlandırılan ve son yıllarda artan veri hırsızlığı tehlikesine karşı dikkatli olmaya çağırıyor. Bu yöntemle, telefonunuzu şarj için bağladığınız ortak USB portları, fark etmeden zararlı yazılım yükleyebiliyor veya kişisel verileri kopyalıyor. Mcdodo Türkiye, güvenli şarj için dikkat edilmesi aşağıdaki kritik adımları öneriyor:</p>
<p><strong>Kendi adaptörünüzü taşıyın:</strong></p>
<p>Sertifikalı ve güvenlik testinden geçmiş ürünleri tercih edin. Ortak alanlardaki güvenilir olmayan sistemler bataryaya kalıcı olarak zarar veriyor. </p>
<p><strong>USB yerine priz kullanın:</strong></p>
<p>Mümkünse USB yerine doğrudan elektrik prizine kendi adaptörünüz ve kablonuzla bağlanın. </p>
<p><strong>En pratik çözüm powerbank: </strong></p>
<p>Kişisel powerbank ile telefonu şarj etmek hem batarya hem veri güvenliği için kritik. Üstelik yüksek kapasiteli ve küçük boyutlu powerbank’lere ulaşmak artık daha kolay.</p>
<p><strong>Veri değil şarj kablosu kullanın</strong>: </p>
<p>Ortak alan portlarını kullanmak zorunda kalırsanız veri değil sadece şarj kablosu kullanın. Veri bloklayıcı kablolar bilgilerin kopyalanmasını engeller. </p>
<p><strong>İzinleri kontrol edin: </strong></p>
<p>IOS veya Android işletim sistemli akıllı telefonları şarja bağladığınızda ‘USB ile ne yapılacağı’ sorulursa ‘Sadece Şarj’ seçeneğini onaylayın. </p>
<p>Mcdodo, söz konusu tehlikelere karşı akıllı telefon sahiplerini kendi şarjlarını yanında taşımalarını öneriyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortak-sarj-noktalarinda-gizli-tehdit-veri-hirsizligina-dikkat-579549">Ortak şarj noktalarında gizli tehdit! Veri hırsızlığına dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halsizlik ve Geçmeyen Ağrıların Nedeni Bu Gizli Hastalık Olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halsizlik-ve-gecmeyen-agrilarin-nedeni-bu-gizli-hastalik-olabilir-576102</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 12:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıların]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[huylu]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Paratiroid Adenomu]]></category>
		<category><![CDATA[sinsi]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576102</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halsizlik, yorgunluk, geçmeyen sırt ve bel ağrısı… hayat kalitemizi ciddi şekilde bozan bu şikâyetlerin aslında kalp ve böbrekleri sessizce çökerten bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çeken Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, “Paratiroid adenomu, yıllarca fark edilmeyebilen, ancak basit bir kan testiyle bile teşhis edilebilen sinsi bir hastalıktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halsizlik-ve-gecmeyen-agrilarin-nedeni-bu-gizli-hastalik-olabilir-576102">Halsizlik ve Geçmeyen Ağrıların Nedeni Bu Gizli Hastalık Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Halsizlik, yorgunluk, geçmeyen sırt ve bel ağrısı… hayat kalitemizi ciddi şekilde bozan bu şikâyetlerin aslında kalp ve böbrekleri sessizce çökerten bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çeken Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, “<strong>Paratiroid adenomu,</strong> yıllarca fark edilmeyebilen, ancak basit bir kan testiyle bile teşhis edilebilen sinsi bir hastalıktır. Ne yazık ki, teşhis geciktiğinde kalıcı sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya kalabiliyoruz.” Dedi. Prof. Ayşan, bu nedenle halsizlik, yorgunluk ve yaygın vücut ağrıları olup bir türlü teşhis konulamayan hastalarda mutlaka kalsiyum değerine bakılması gerektiğine işaret etti. </em></p>
<p>Toplum tarafından da bilinmeyen paratiroid adenomunun, paratiroid bezinden kaynaklanan iyi huylu bir tümör olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri, Genel Cerrahi ve Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, “Biz ‘tümör’ dediğimizde hastalarımız hemen kanseri düşünüyor. Oysa bu bir kanser değildir ancak sinsi ilerleyen ve bu nedenle vücuttaki birçok organda kalıcı hasarlar bırakabilen bir hastalıktır. Şüphe edildiğinde ise basit bir kan testi ile tanı koymak mümkün. Bu hastaların kanında kalsiyum yüksek çıkar. Kandaki yüksek kalsiyum başta kalp ve damarlar olmak üzere vücuttaki birçok sisteme ciddi hasarlar verir. Halsizlik, yorgunluk ve yaygın vücut ağrıları olup bir türlü teşhis konulamayan hastalarda mutlaka kandaki kalsiyum değerine bakılmalı” dedi. Prof. Erhan Ayşan, “gizli hastalık” olarak tanımladığı paratiroid adenomunun sinsi seyreden ciddi bir hastalık olduğunu vurgulayarak hastalık hakkında detaylı bilgiler verdi.</p>
<p><strong>BULGULAR ÇOK SİNSİ SEYREDİYOR</strong></p>
<p>Prof. Ayşan, “Paratiroid bezleri vücudun en küçük organlarıdır ve temel görevleri kalsiyum dengesini sağlamaktır. Bunu da parathormon isimli bir hormonu salgılayarak yaparlar. Paratiroid adenomu ise bu bezlerden kaynaklanan ve kana fazla miktarda parathormon salgılayarak zarar veren iyi huylu bir tümördür. İyi huylu olması önemli çünkü ‘tümör’ kelimesi hastalarda hemen kanser kaygısı yaratıyor. Fazla parathormon salgılanması sonucu kanda kalsiyum yükseliyor. Yüksek kalsiyum damarlarda ve organlarda birikerek çeşitli hasarlar oluşturuyor. Bu hastalık ‘gizli hastalık’ olarak da bilinir. Bunun üç nedeni var: Paratiroid bezlerinin çok küçük olması, belirtilerin sinsi ilerlemesi ve ameliyat sırasında bu küçük bezleri bulmanın zorluğudur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“KÖTÜ HUYLU BİR HASTALIK OLMASA DA TEDAVİ İÇİN AMELİYAT OLMAK GEREKİYOR”</strong></p>
<p>Hastalığın seyrinin sinsi olması nedeniyle teşhis koymanın güç olduğunu ve dolayısıyla tedavinin de geciktiğini söyleyen Prof. Ayşan, “İnsanlar bize genellikle kötü huylu bir hastalıkları olduğu endişesiyle geliyorlar. Ancak bu kesinlikle kötü huylu bir hastalık yani kanser değildir. Burada bizim ilk işimiz hastalarımızı bu konuda rahatlatmak oluyor” diye konuştu. Bu hastalığın tedavisinde ameliyatın mutlaka gerekli olduğunu ise şu cümlelerle anlattı: “Çünkü kandaki kalsiyum yüksekliği çok önemli bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü son yıllarda kalsiyumun kandaki üst sınırını 10,5&#8217;dan 10&#8217;a indirdi. Bu çok önemli. Çünkü biz tıpta normal değerlerin revize edilmesi durumuyla çok az karşılaşırız. Bu durum, gelişen teknolojiyle kandaki yüksek kalsiyumun vücuda ne tür zararlar verdiğinin son yıllarda daha iyi anlaşılmasıyla gerçekleşti. Sadece bu olay bile kandaki yüksek kalsiyumun ve buna neden olan paratiroid adenomunun ne kadar önemli bir hastalık olduğunu gösteriyor ve adenomun ameliyatla biran önce vücuttan uzaklaştırılmasının önemini ortaya koyuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong> ŞİKAYETLER BİRÇOK HASTALIKLA KARIŞTIRILIYOR</strong></p>
<p>Prof. Ayşan, kandaki yüksek kalsiyumun en büyük hasarı kalp ve damar sistemine verdiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Kandaki fazla kalsiyum, damar duvarlarına tutunarak katmanlar oluşturuyor ve önce damarı daraltarak sonra da tıkayarak kan geçişini azaltıyor ya da engelliyor. Bu durum kalp damarlarında olursa kalp krizi, beyin damarlarında olursa inme yani felçler, böbrek damarlarında olursa kalıcı böbrek yetmezliği ve buna bağlı ömür boyu diyalize girme gibi sonuçlara neden oluyor. Paratiroid adenomu halsizlik, yorgunluk, sırt ve bel ağrısı gibi çok genel şikayetlere neden olduğu için çoğu zaman farklı hastalıklarla karıştırılabiliyor. Teşhis konulamadığında hastalar gereksiz tetkiklerle vakit kaybediyor. Oysa sadece kandaki kalsiyum düzeyinin 10’un üzerinde olması paratiroid adenomunu düşündürmeli.”</p>
<p><strong>AMELİYAT TEK ÇÖZÜM</strong></p>
<p>Kalsiyum değerinin 10’un üzerinde olmasının tanıda çok kritik olduğunun altını çizen Prof. Ayşan, “Paratiroid adenomu teşhisi konmuşsa mutlaka ameliyat gerekir. Ameliyatla adenom dediğimiz iyi huylu tümörün vücuttan çıkartılması gerekiyor. İlaçla tedavi mümkün değildir. Ameliyat öncesi ultrasonografi ve sintigrafi ile adenomun yeri tespit edilmeye çalışılır. Ancak bu her zaman başarılı olmaz. Yani ameliyat öncesi tetkiklerde her zaman adenomun yerini tespit edemiyoruz ne yazık ki! Böyle hastalarımızda ameliyat süresi uzayabilir, zorluk derecesi artabilir. Nitekim Endokrin Cerrahide meşhur bir söz vardır: Paratiroid ameliyatı ya 30 dakika sürer ya da 3 saat!”</p>
<p><strong>“TEDAVİDEN SONRA HASTA KENDİNİ HEMEN İYİ HİSSEDİYOR”</strong></p>
<p>Başarılı bir ameliyattan sonra hastalarda hızlı bir iyileşme görüldüğünü söyleyen Prof. Ayşan, yüksek kalsiyum kandan hemen çekildiği için hastaların ameliyattan sonra yataktan ilk kalkışlarında bile kendilerini daha iyi hissettiklerini söyledi. Prof. Ayşan, “Yıllardır devam eden halsizlik, yorgunluk, depresif bulgular da hızla düzeliyor ve hasta kendini çok daha dinç ve enerjik hissediyor. Özellikle genç ve orta yaş grubunda iyileşme süreci çok daha hızlı oluyor. İleri yaşta ise kemik döngüsü yavaş olduğu için iyileşme biraz daha uzun sürebiliyor” dedi.</p>
<p><strong>“HALSİZLİĞİ OLANLAR KALSİYUMUNA BAKTIRMALI”</strong></p>
<p>Başarılı bir ameliyattan sonra hastalığa bağlı kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği gibi risklerin de ortadan kalktığına işaret eden Prof. Dr. Erhan Ayşan, sözlerini şu uyarılarla sonlandırdı: “Nadir görülen bir hastalık olduğu için meslektaşlarımızın bu hastalığı düşünmesi ve ayırıcı tanıda yer vermesi de zorlaşıyor. Bu nedenle halsizlik, yorgunluk ve yaygın vücut ağrıları olup bir türlü teşhis konulamayan kişilerin sabah aç karna kalsiyum testi yaptırması çok önemli. Aile Sağlığı Merkezilerinde bile yapılabilen bu basit test, hayat kurtarıcı olabilir. Kalsiyum değeri 10’un üzerindeyse mutlaka bir endokrin uzmanına başvurulmalıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halsizlik-ve-gecmeyen-agrilarin-nedeni-bu-gizli-hastalik-olabilir-576102">Halsizlik ve Geçmeyen Ağrıların Nedeni Bu Gizli Hastalık Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Üçüncü Reich&#8217;ın Gizli Katilleri&#8217;, 14 Eylül Pazar 22.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucuncu-reichin-gizli-katilleri-14-eylul-pazar-22-00de-national-geographic-ekranlarinda-575206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 12:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[katilleri]]></category>
		<category><![CDATA[reich]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575206</guid>

					<description><![CDATA[<p>2016 yılında ortaya çıkan bazı fotoğraflar Nazi kamplarında faaliyet gösteren radikal bir Hitler yanlısı grubun yükselişini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucuncu-reichin-gizli-katilleri-14-eylul-pazar-22-00de-national-geographic-ekranlarinda-575206">&#8216;Üçüncü Reich&#8217;ın Gizli Katilleri&#8217;, 14 Eylül Pazar 22.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2016 yılında ortaya çıkan bazı fotoğraflar Nazi kamplarında faaliyet gösteren radikal bir Hitler yanlısı grubun yükselişini ortaya koydu. Dr. Stefan Herder’in analizi ile Nazi imha sisteminin gelişiminde daha önce bilinmeyen bir bölümü gün yüzüne çıkaran “Üçüncü Reich’ın Gizli Katilleri”, 14 Eylül Pazar 22.00’de National Geographic’te!</p>
<p>Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucuncu-reichin-gizli-katilleri-14-eylul-pazar-22-00de-national-geographic-ekranlarinda-575206">&#8216;Üçüncü Reich&#8217;ın Gizli Katilleri&#8217;, 14 Eylül Pazar 22.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutan]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, Büyük Taarruz'a giden süreci anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458">30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, Büyük Taarruz&#8217;a giden süreci anlattı.</p>
<p><strong>Büyük Taarruz milli mücadelenin kader anı</strong></p>
<p>Büyük Taarruzun, 1919 yılından beri bin bir zorluk ve yoklukla verilen Türk milli mücadelesinin kader anı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Milletin bağımsız bir şekilde hayatını sürdürebilmesi için verilen mücadelenin bu dönüm noktası, bizzat kurtarıcı lider Mustafa Kemal Paşa tarafından son derece titiz, sabırlı ve gerçekçi bir bakış açısıyla ve yaklaşık bir yıl önce, Sakarya Savaşı’ndan hemen sonra planlanmaya başlamıştır. Nitekim Sakarya galibiyetinden sonra TBMM’de taarruzun devam etmesine yönelik isteklere sert bir biçimde karşı durmuştur.” dedi.</p>
<p><strong>Sakarya’dan sonra yaklaşık bir yıl boyunca eksikler giderildi</strong></p>
<p>20 Temmuz 1922’de Meclis’ten tekrar Başkomutanlık yetkilerini alan Mustafa Kemal Paşa ve Türk ordusunun, Büyük Taarruz için yaklaşık 1 yıl çok kapsamlı ve gizli bir hazırlık dönemi geçirdiğini anlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “1921 yılının son muharebesi olan Sakarya’dan sonra askerlerimiz yaklaşık bir yıl boyunca hem dinlendi hem de eksikleri giderildi. Alaylar, tümenler takviye edilirken topçu ve süvari birlikleri güçlendirildi. Bir yandan Sovyetlerden gelen silahlar depolanırken bir yandan da saldırı manevraları gizli tatbikatlarla çalışıldı. Cephane, köylülerimizden sağlanan iaşe ve sağlık malzemeleri gizlice cephe gerisine yığıldı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çalışmalar gizlilikle yürütüldü</strong></p>
<p>Başkomutan ve komutanların sık sık yapılan cephe ziyaretleriyle askerlerin moralini yükseltirken çeşitli propaganda faaliyetleriyle de Türk halkının son taarruzla vatanın kesin olarak kurtulacağına dair inancının güçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Başkomutanın gizlilik stratejisi doğrultusunda taarruz planı sadece Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa, 1. Ordu Komutanı Nurettin (Sakallı) Paşa, 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, Kocaeli Grubu Komutanı Kazım (Özalp) Paşa ve Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin (Altay) Paşa gibi üst düzey komutanlarla paylaşıldı. Aynı gizlilikle ordunun birlik kaydırmaları ve yığınaklar da gündüz değil gece yapıldı. Uygulanan bir başka strateji ise yanıltıcı manevralardı. Örneğin taarruzdan bir gün önce 25 Ağustos günü Mustafa Kemal Paşa Şuhut’ta karargâhta iken gazetelerde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yarın (26 Ağustos) Ankara’da bir çay daveti vereceği haberi yayımlandı. En vurucu yanıltıcı manevra ise Yunan ordusu Eskişehir ve Ankara yönünden taarruz beklerken, Türk ordusunun güneyden Afyon üzerinden Büyük Taarruz’u başlatması olacaktı.”</p>
<p><strong>Şuhut&#8217;tan Kocatepe&#8217;ye sessiz yürüyüş</strong></p>
<p>25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gecenin, sabah 5’te başlayacak taarruz hazırlıkları için büyük önem taşıdığını da dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Topçu bataryalarının Başkomutanlık Karargahının bulunduğu Afyon Şuhut’tan Kocatepe’ye Yunanlara sezdirilmeden gizlilikle taşınması gerekiyordu. 25 Ağustos gecesi 21.00 sularında Başkomutan ve ordu kumandanları Büyük Taarruz’un ana komuta merkezi olan 1874 metre yüksekliğindeki Kocatepe’ye doğru yola çıktılar. Toplar da gecenin keskin soğuğu ve zifiri karanlığında kadın erkek çocuk köylülerimizin yardımıyla, katırlar ve öküz arabalarıyla Şuhut’tan yola çıktılar. Ses çıkarmaması için hem tekerleklere hem de hayvanların ayaklarına bezler sarıldı. Yaklaşık 8-10 saat süren Şuhut-Kocatepe yürüyüşü, Türk milletinin bağımsızlığı için yapabileceği fedakarlıkların adeta simgesi haline gelecekti. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Mustafa Kemal’in Kağnısı’ adlı şiiriyle ölümsüzleşen kadınımızın kahramanlık ve fedakârlıkları, Elif kadınla özdeşleşti. Elif, cepheye mermi taşırken öküzü Kocabaş ölünce tereddütsüz kendini koşmuştu kağnısına.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kocatepe’den yapılan saldırı şoke etti</strong></p>
<p>26 Ağustos Cumartesi sabahı saat 05.30’da ilk top atışlarının Kocatepe’den yapıldığını anlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Beklenmedik bu ilk saldırı Yunan kuvvetlerinde büyük tahribata yol açarken asıl etkisi psikolojik şok olmuştu. Hiç beklemedikleri Türk saldırısı karşısında Yunan kuvvetleri şaşkınlık yaşarken Türk süvari birlikleri de düşman gerisine sızarak çevirme ve imha harekâtına başlamıştı. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü sabahın erken saatlerinde Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle Türk Kurtuluş Savaşı’nın kesin zafer günü ilan edildi. Millet ve onun evlatları olan askerlerimizin 25/26 Ağustos gecesi kat ettikleri Şuhut-Kocatepe yolu ise halkımızın azim, kararlılık ve kader anlarından biri olarak tarihimize kaydedildi.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458">30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6 Bölümlük Seri &#8216;Cengiz Han: Moğolların Gizli Tarihi&#8217;, 3 Ağustos Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/6-bolumluk-seri-cengiz-han-mogollarin-gizli-tarihi-3-agustos-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-560077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 08:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölümlük]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[han]]></category>
		<category><![CDATA[moğolların]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[seri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gizli Tarih’ten alınan bilgilerle efsane lider Cengiz Han’ın açığa çıkan hayatı, yükselişi ve Moğol İmparatorluğu’nun büyümesini çarpıcı biçimde anlatan 6 bölümlük seri “Cengiz Han: Moğolların Gizli Tarihi”, 3 Ağustos Pazar saat 20.00’de National Geographic’te başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-bolumluk-seri-cengiz-han-mogollarin-gizli-tarihi-3-agustos-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-560077">6 Bölümlük Seri &#8216;Cengiz Han: Moğolların Gizli Tarihi&#8217;, 3 Ağustos Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gizli Tarih’ten alınan bilgilerle efsane lider Cengiz Han’ın açığa çıkan hayatı, yükselişi ve Moğol İmparatorluğu’nun büyümesini çarpıcı biçimde anlatan 6 bölümlük seri “Cengiz Han: Moğolların Gizli Tarihi”, 3 Ağustos Pazar saat 20.00’de National Geographic’te başlıyor.</p>
<p>Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-bolumluk-seri-cengiz-han-mogollarin-gizli-tarihi-3-agustos-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-560077">6 Bölümlük Seri &#8216;Cengiz Han: Moğolların Gizli Tarihi&#8217;, 3 Ağustos Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>USB Portlarından Gelen Gizli Tehlike! Tatilde Nasıl Korunursunuz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/usb-portlarindan-gelen-gizli-tehlike-tatilde-nasil-korunursunuz-557924</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[korunursunuz]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[portlarından]]></category>
		<category><![CDATA[tatilde]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[usb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557924</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 yılının ilk çeyreğinde yurt içinde ikamet eden 8 milyon 262 bin kişi seyahate çıktı. Aynı dönemde Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,2 artarak 9 milyon 121 bin 152’ye ulaştı. Ancak tatil dönemlerinde dikkat elden bırakılmamalı; siber suçlular tatile çıkmıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usb-portlarindan-gelen-gizli-tehlike-tatilde-nasil-korunursunuz-557924">USB Portlarından Gelen Gizli Tehlike! Tatilde Nasıl Korunursunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şifre güvenliğini sağlamak, uygulamaları güncellemek ve olası riskleri önceden bilmek; özellikle tatil sırasında düşen dikkat seviyesine karşı verilerin korunması açısından hayati önem taşıyor.</p>
<p>Tatile çıkarken mümkün olduğunca az cihaz (telefon, bilgisayar vb.) almak en iyi tercih. Daha az cihaz, daha az saldırı ya da hırsızlık riski anlamına geliyor.</p>
<p>Tatil öncesinde, önemli verilerin (örneğin fotoğrafların) hem bulut ortamında hem de fiziksel olarak yedeğini almak büyük önem taşıyor. Ayrıca cihazlar ve uygulamalar güncel değilse mutlaka en son sürümleri yüklenmeli. Yazılım güncellemeleri, güvenlik açıklarını kapatarak siber saldırılara karşı daha güçlü koruma sağlıyor.</p>
<p><strong>USB, QR KOD VE Wİ-Fİ ÜZERİNDEN SALDIRILAR</strong></p>
<p>Havalimanları veya tren istasyonları gibi yerlerdeki halka açık Wi-Fi noktaları, siber saldırganların gözde alanları. Bu ağlar aracılığıyla sosyal medya ya da bankacılık giriş bilgileri çalınabiliyor. Bu nedenle, halka açık Wi-Fi kullanıldığında VPN ile bağlantıyı şifrelemek çok daha güvenli. Ayrıca telefon ayarlarında otomatik Wi-Fi ve Bluetooth bağlantılarını devre dışı bırakmak, dışarıdan erişimi zorlaştırıyor.</p>
<p>Kamuya açık USB şarj portları da riskli olabiliyor. Siber suçlular, bu portların içine kendi cihazlarını yerleştirerek veri çalabiliyor. Aynı şekilde, halka açık alanlarda giderek yaygınlaşan QR kodlar da dikkatle kullanılmalı. Bu kodlar sizi dolandırıcılık amaçlı sahte sitelere yönlendirebiliyor. Bu tür sitelere bilgi girmek ya da ödeme yapmak, doğrudan maddi kayıplara yol açabiliyor.</p>
<p><strong>YAPAY ZEKÂ, SAHTECİLİKTE SEVİYE ATLADI</strong></p>
<p>Siber suçlular yapay zekâdan faydalanarak son derece gerçekçi sahte internet siteleri ve e-posta adresleri oluşturabiliyor. Özellikle Booking ya da Airbnb gibi konaklama sitelerini taklit ederek kullanıcıları kandırıp para sızdırıyorlar.</p>
<p>Fortinet uzmanları uyarıyor: “Saldırganlar artık AI destekli ses teknolojileriyle aile bireylerinin sesini taklit edebiliyor. Tanıdık bir sesle, acil para ihtiyaçları olduğunu söyleyip banka hesabına para istiyorlar. Tatildeyken yakınlarla daha az temas kurduğumuz için, dikkatimiz de düşük oluyor – bu da siber saldırganların işini kolaylaştırıyor.”</p>
<p><strong>SALDIRIYA UĞRADIYSANIZ HIZLI HAREKET EDİN</strong></p>
<p>Kendi cihazlarınızı güvenmediğiniz kişilerle paylaşmayın ve siz de onların cihazlarını kullanmayın. Şifrelerinizi korumak ve unutma riskini azaltmak için şifre yöneticisi kullanmak etkili bir yöntem. Ayrıca halka açık Wi-Fi yerine internet paketi olan bir SIM kart tercih etmek daha güvenli olur. Her durumda dikkatli olmak, bağlantı sağlanan web sayfalarının ve e-postaların doğruluğunu kontrol etmek şart.</p>
<p>Fortinet uzmanları, bu noktada şu uyarıyı yapıyor: “Bir siber saldırı durumunda en kritik adım hızlıca harekete geçmektir. İlgili hesapların şifreleri hemen değiştirilmelidir. Banka hesapları koruma altına alınmalı ve olay resmi olarak bildirilmelidir. Ancak hızlı tepki için önce saldırının farkında olmak gerekir. Bu yüzden özellikle tatildeyken e-postalarınızı ve banka hesaplarınızı düzenli kontrol edin.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usb-portlarindan-gelen-gizli-tehlike-tatilde-nasil-korunursunuz-557924">USB Portlarından Gelen Gizli Tehlike! Tatilde Nasıl Korunursunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 04:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakıcısına]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçinin]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[milyoner]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555689</guid>

					<description><![CDATA[<p>İrlanda’da çiftçi Joe Grogan, gizli nikahından bir gün sonra hayatını kaybetti. 4.7 milyon sterlinlik servete sahip olan Grogan, ölümünden bir gün önce kendisinden 26 yaş küçük bakıcısıyla evlenmişti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689">Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>75 yaşındaki milyoner çiftçi Joe Grogan, kendisinden 26 yaş küçük bakıcısı Lisa Flaherty ile gizlice evlendikten <strong>bir gün sonra hayatını kaybetti</strong>. Grogan’ın ailesi, çiftin ilişkisini bilmediklerini ve evliliğin gizli tutulduğunu söylerken, 220 dönümlük 4.7 milyon sterlin değerindeki çiftliğin mirasçısı bakıcı oldu.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Onu çocukluğumdan beri tanıyorum&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Mahkeme kayıtlarına göre, <strong>50 yaşındaki Lisa Flaherty ifadesinde</strong>, Joe Grogan’ı çocukluğundan beri tanıdığını söyledi. Flaherty, kendisinin ona bakıcılık yaptığını ancak <strong>son dönemde aralarında duygusal bağ oluştuğunu</strong> belirtti. Avukatları da mahkemede, <em>“Lisa, Grogan’ın son günlerinde ona aile üyelerinden daha yakın durdu”</em> ifadelerini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Aileden suçlama: Şüpheli unsurlar var</b></p>
</div>
<div>
<p>Ailesi, <strong>ölümünde şüpheli unsurlar bulunduğunu</strong> savunarak detaylı adli inceleme talep etti. Ancak çiftçinin cansız bedeni <strong>otopsi yapılamadan önce mumyalandığ</strong>ı için kesin ölüm nedeni belirlenemedi. Mahkeme, ölümün muhtemelen <strong>bir enfeksiyondan kaynaklandığını </strong>belirterek ailenin ayrıntılı adli soruşturma talebini reddetti.</p>
</div>
<div>
<p>Avukatları, Grogan’ın <strong>dördüncü evre Non-Hodgkin lenfoma teşhisi </strong>aldığını, bakıcısının ise ona son günlerinde destek olduğunu savundu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689">Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz aylarındaki gizli tehlike keneler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarindaki-gizli-tehlike-keneler-554433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 11:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[keneler]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, kenelerin hayvan sağlığı için oluşturduğu riskleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarindaki-gizli-tehlike-keneler-554433">Yaz aylarındaki gizli tehlike keneler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, kenelerin hayvan sağlığı için oluşturduğu riskleri anlattı.</p>
<p><strong>Evcil hayvanlar için dış parazitler sağlık riski oluşturuyor</strong></p>
<p>Evcil hayvanlar için dış parazitlerin sağlık riski oluşturduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bunların en önemlilerinden olan keneler, diğer hayvanlardan kan emen ve örümcek benzeri küçük parazitlerdir. Sekiz bacakları vardır ve kanla dolduğunda daha büyük ve koyu hale gelen yumurta biçimli bir gövdeleri vardır. Pirelerin aksine uçmaz veya zıplamazlar. Bunun yerine, üzerinde oturdukları şeyin yanından geçerken evcil hayvanınızın tüylerine tırmanırlar veya düşerler.” dedi.</p>
<p><strong>Kedilerin köpeklere göre kene kapma riski daha az</strong></p>
<p>Kenelerin ormanlık alanlarda ve çayırlarda yaygın olduğunu ve yıl boyunca aktif olmalarına rağmen, büyük olasılıkla ilkbahar ve sonbahar arasında göründüğünü kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Yaban hayatı aktivitesinin olduğu ılıman ve tropikal iklimlerde bol miktarda bulunur. Kedilerin köpeklere göre kene kapma olasılığı daha düşüktür, ancak yine de olabilir. Ancak bir kene yeni bir konak ararken, evcil hayvanlar ve insanlar dahil olmak üzere yanından geçen herhangi bir memeliye bulaşabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Keneyi çıkarırken nelere dikkat edilmeli? </strong></p>
<p>Kene ısırıklarının hastalık taşıyabildiğini ve bu yüzden onları hemen çıkarmanın önemli olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hastalığa bağlı olarak, bulaşmanın gerçekleşmesi genellikle en az birkaç saat hatta birkaç gün sürer. Enfekte bir kene ne kadar uzun süre tutunursa, hastalık bulaşma riski o kadar artar. Bir keneyi çıkarırken, kenenin gövdesini sıkmadığınızdan veya başını içinde bırakmadığınızdan emin olun. Vücudunu sıkarsanız veya başını içinde bırakırsanız, bu kanı evcil hayvanınıza geri itebilir ve bu da bir hastalığa yakalanma olasılığını artıracaktır. Kene ısırıkları enfeksiyona, apselere, anemiye, felce ve hatta ölüme neden olabilir. Keneler Lyme hastalığı adı verilen ciddi bir bakteriyel enfeksiyon taşır. Köpekler, kediler ve insanlar Lyme hastalığına yakalanabilir, ancak kedilerde nadirdir.”</p>
<p><strong>En iyi kene tedavisi için veterinere danışın</strong></p>
<p>Evcil hayvanları kenelerin ısırmasını önlemek için keneleri öldüren veya yapıştıklarında uzaklaştıran kene tedavisi kullanılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Noktasal tedaviler ve tabletler gibi farklı tedavi türleri vardır. En iyi kene tedavisi için veterinere danışın. Dikkatli olun! Kedilerde asla köpek kene ilacı kullanmayın veya tam tersi. Bazı köpek kene tedavileri kediler için toksik olan ve hatta onlar için ölümcül olabilen kimyasallar içerir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Keneler deri yüzeyindeki kanla beslenir ve ısırırlar</strong></p>
<p>Tasma, sprey, damla veya hap gibi kene önleyici ürünlerin kene mevsiminde etki sürelerine göre pet hayvanlarında kullanılması önerildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Her ürünün bir kullanılma süresi bulunmaktadır. Keneler deri yüzeyindeki kanla beslenir ve ısırırlar. Derinin altına girmezler. Yapışık keneler deride küçük koyu şişlikler gibi görünür ve beslendikçe büyürler. Boyutları ve renkleri kene türlerine göre değişir. Kene ısırıkları deride kabuklu, iltihaplı yaralar gibi görünebilir ve kene düzgün bir şekilde çıkarılmış olsa bile tamamen iyileşmesi birkaç hafta sürebilir. Keneler vücudun herhangi bir yerinde bulunabilir ancak genellikle hayvanların ulaşmasının daha zor olduğu bölgelerde bulunurlar, örneğin kulakların içinde ve çevresinde, göz kapaklarının çevresinde, tasma takımlarının altında, ayak parmaklarının arasında, ön bacakların arasında, kuyruk tabanı ve anüs çevresinde.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Evcil hayvanda kene olup olmadığını kontrolü de çok önemli</strong></p>
<p>Bazı kene türlerinin çok küçük olduğunu ve görülmekten çok hissedildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Kenelerin yaygın olduğu çalılık alanlardan geçtikten sonra, kene kaynaklı bir hastalıkla enfeksiyon olasılığını en aza indirmek için evcil hayvanınızda kene olup olmadığını kontrol etmeniz ve bunları olabildiğince çabuk çıkarmanız önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Arada dışarı çıkan evcil hayvanlar daha az risk altında</strong></p>
<p>Bazı köpeklerin kişilikleri ve cins özellikleri nedeniyle kene konusunda daha yüksek risk altında olabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Çoban ve av köpekleri günlerinin çoğunu sahada geçirebilirken, diğer köpekler evde kalmaktan ve sadece ara sıra dışarı çıkmaktan memnundur. Arada dışarı çıkan hayvanlar daha az risk altındadır. Köpeğinizi gezdirirken önlem alın ve cildinizi örtmek için uzun kollu üstler ve pantolonlar giyin. Keneleri durdurmak için böcek kovucu da kullanabilirsiniz. Köpekler, kediler ve sahipleri genellikle açık havada kenelere maruz kalırlar. Keneler bacaklarını uzatarak uzun otların ve çalıların üzerinde durur ve yürürken bir konağa tutunurlar. Ağaçlardan düşmezler, uçmazlar veya konaklar arasında atlamazlar.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarindaki-gizli-tehlike-keneler-554433">Yaz aylarındaki gizli tehlike keneler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky uzmanları, QR kodların ardındaki gizli risklere karşı uyarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-qr-kodlarin-ardindaki-gizli-risklere-karsi-uyariyor-554294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ardındaki]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kodların]]></category>
		<category><![CDATA[risklere]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz dijital dünyasında QR kodlar yoğurt kaplarından restoran menülerine, müze sergilerinden fatura ve otoparklara kadar neredeyse her şeyin üzerinde yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-qr-kodlarin-ardindaki-gizli-risklere-karsi-uyariyor-554294">Kaspersky uzmanları, QR kodların ardındaki gizli risklere karşı uyarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüz dijital dünyasında QR kodlar yoğurt kaplarından restoran menülerine, müze sergilerinden fatura ve otoparklara kadar neredeyse her şeyin üzerinde yer alıyor. İnsanlar bu kodları internet sitelerini açmak, uygulama indirmek, sadakat programı puanlarını toplamak, ödeme yapmak, para transferi gerçekleştirmek ve hatta bağışta bulunmak için kullanıyor. Bu erişilebilir ve pratik teknoloji, siber suçlular da dahil olmak üzere birçok kişi için oldukça kullanışlı hale geliyor. Nitekim siber suçlular da QR kodlar üzerinden çeşitli dolandırıcılık yöntemlerini hayata geçiriyor.</strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları, QR kodları tararken karşılaşılabilecek başlıca güvenlik risklerini şu şekilde sıralıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Kimlik avı ve kötü niyetli sitelere yönlendirme: </strong>QR kodlar, kullanıcıları şifreler ve kredi kartı bilgileri gibi kişisel ya da finansal verileri çalmak üzere tasarlanmış sahte internet sitelerine yönlendirebilir. Saldırganlar, bankalar veya dijital yayın platformları gibi meşru görünen siteleri taklit ederek kullanıcıları giriş bilgilerini girmeleri için kandırabilir.</li>
<li><strong>Kötü amaçlı yazılım indirme: </strong>Bazı QR kodlar, kullanıcının cihazının güvenliğini tehlikeye atan kötü amaçlı uygulamaların indirilmesini tetikleyebilir. Bu durum özellikle cihaz yetkisiz kurulumlara karşı korunmuyorsa daha büyük bir risk oluşturur.</li>
<li><strong>Ödeme dolandırıcılığı: </strong>Özel etkinlikler veya tatil indirimleri gibi kampanya dönemlerinde, sahte bir QR kod kullanıcıları sahte hesaplara ödeme yapmaya yönlendirebilir.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Güvensiz otomatik bağlantılar: </strong>Bir QR kod, kullanıcıyı siber saldırganların kontrolündeki Wi-Fi ağlarına otomatik olarak bağlayabilir ve böylece iletişimlerin ele geçirilmesine olanak tanıyabilir. </li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi,</strong> “<em>QR kodlar, özellikle makbuzlar, broşürler ve tabelalar gibi günlük yaşamın çeşitli alanlarında yer aldıkları için manipülasyona son derece açık bir alan oluşturuyor. Saldırganların bu kodları kötüye kullanmak için neredeyse sınırsız seçeneği var. QR kodlar günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmişken, kullanıcıların onları nasıl güvenli ve sorumlu bir şekilde kullanacaklarını bilmeleri büyük önem taşıyor,”</em> diyor.</p>
<p>Bir QR kodu tararken dolandırıcılığa kurban gitmemek için Kaspersky uzmanları şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Kaynağı doğrulayın: </strong>QR kodları yalnızca güvenilir ve bilinen kaynaklardan tarayın. Kamuya açık alanlardaki, üzerinde oynama yapılmış olabilecek kodlardan kaçının.</li>
<li><strong>URL’yi kontrol edin: </strong>Eğer mutlaka halka açık bir QR kodunu taramanız gerekiyorsa, yönlendirildiğiniz web adresinin meşru olduğundan emin olun ve bu sitede herhangi bir işlem yapmadan önce dikkatli olun.</li>
<li><strong>Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın: </strong>QR kodunun kaynağından tamamen emin değilseniz, hassas bilgilerinizi girmekten kaçının.</li>
<li><strong>Dijital hayatınızı koruyun:</strong> Tüm cihazlarınıza Kaspersky Premium gibi kimlik avı ve dolandırıcılığa karşı koruma sağlayan bir siber güvenlik çözümü yükleyin; böylece olası tehditlere karşı zamanında uyarılacaksınız.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-qr-kodlarin-ardindaki-gizli-risklere-karsi-uyariyor-554294">Kaspersky uzmanları, QR kodların ardındaki gizli risklere karşı uyarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 13:07:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[görünürde]]></category>
		<category><![CDATA[kalmış]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[travmasıdır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ‘görünürde normal aile’ kavramından bahsederek, dışarıdan mükemmel görünen ancak çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan ailelerin, fark edilmeyen çocukluk travmalarına nasıl yol açabileceği konusuna açıklık getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307">&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ‘görünürde normal aile’ kavramından bahsederek, dışarıdan mükemmel görünen ancak çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan ailelerin, fark edilmeyen çocukluk travmalarına nasıl yol açabileceği konusuna açıklık getirdi.</p>
<p><strong>Görünürde normal aile tehlikesi</strong></p>
<p>Çocukluk çağı travmalarının, duygusal ihmal ve istismar, fiziksel ihmal ve istismar ile cinsel istismar olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ancak son çalışmalar ‘aşırı koruyucu kollayıcı aile’ alt başlığının da çocukluk çağı travmalarına dahil edildiğini söylüyor. Yani ebeveynleriniz siz büyürken sizi aşırı kontrol etmeye çalışıyorsa, sürekli tüm arkadaşlarınızla tanışmak istiyorlarsa, siz yokken odanızı karıştırıp, günlüğünüzü okuyorlarsa, ihtiyaçlarınızı karşılıyor gibi görünüyor ancak duygusal açıdan kendinizi yalnız hissediyorsanız, görünürde normal bir aileye sahip olabilirsiniz. Ve bu da gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Ailedeki bakımın niteliği, bireyin yetişkinliğe adımında önde yer almasını sağlar</strong></p>
<p>Görünürde normal ailelerle dolu bir toplum haline geldiğimize işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Dışardan mükemmel aile, anne-baba uyumlu, çocuklarıyla ilgili görünüm mevcut. Çocuk çeşitli kurslara gönderiliyor, eğitimler alıyor, hafta sonu gezileri oluyor, akademik açıdan destekleniyor. ‘Ben çocuğuma her şeyi veriyorum, her türlü ihtiyacını karşılıyorum’ diyor ebeveyn.” dedi.</p>
<p>Ailenin, sağlıklı bireylerin yetişmesi için birincil bakım alınan yer olduğunu kaydeden Demir, “Bu bakımın niteliği, bireyin yetişkinliğe adımında önde yer almasını sağlar. Ancak aile içi travmalar yoğunsa kişi akranlarına kıyasla bir adım geriden hayatına devam eder. Burada önemli bir kavram olan, gizli kalmış, belki de farkına varılmayan bir aile türü mevcut. Psikoloji literatüründe bu aileye ‘Görünürde Normal Aile’ denmekte.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocuklar, dış dünyaya gösterilen olumlu imajın gölgesinde büyür </strong></p>
<p><strong>‘Apparently Normal Family’</strong> yani ‘Görünürde Normal Aile’ kavramının, çocukluk çağı travmalarını inceleyen literatürde, sorunsuz, işlevsel ve ‘mükemmel’ görünen ancak derinlerde duygusal ihmal, kontrolcülük ya da psikolojik baskı barındıran aileleri tanımlamak için kullanıldığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu tür ailelerde çocuklar, dış dünyaya gösterilen olumlu imajın gölgesinde büyürken, gerçek duygusal ihtiyaçları ya göz ardı edilir ya da bastırılır.” dedi.</p>
<p>Görünürde normal olan bu aile yapısında, travmanın genellikle fark edilmediğini ve çocuğun kendi duygusal ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlandığına vurgu yapan Demir, “İşte gizli tehlike buradadır. Travmatik ortamın adı koyulmaz ve çocuk bu ortamda kendi olmak yerine ebeveyni odaklı olur. Kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>‘Kusursuz aile’ imajını sürdürme çabası, çocuğun travmatik deneyimlerini göz ardı edebilir</strong></p>
<p>“Araştırmaların, dışarıdan normal görünen ailelerde büyüyen çocukların, çoğu zaman duygusal ihmal yaşadığını ve bunun uzun vadede derin psikolojik etkiler bırakabildiğini göstermektedir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ayrıca araştırmaların, görünürde normal ailelerde büyüyen çocukların, çoğu zaman ‘duygusal güvenlik’ eksikliği hissettiklerini ve bu durumun ilerleyen yaşlarda depresyon, anksiyete ve bağlanma sorunlarına yol açabileceğini belirttiğini dile getirdi. </p>
<p>Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu ailelerde, ebeveynler çocuklarına fiziksel anlamda gerekli olan her şeyi sağlayabilir, hatta dış dünyaya karşı mükemmel bir aile imajı çizebilirler. Ancak, asıl sorun duygusal desteğin, empati kurmanın ve çocuğun iç dünyasına gerçek anlamda temas etmenin eksikliğidir. Bu durum çocukta, ebeveynlerine karşı ‘görünmez’ olma hissini ve sürekli bir tatminsizlik duygusunu tetikler. Görünürde normal ailelerdeki en temel sorunlardan biri, çocuğun duygusal olarak güvende hissetmemesi ve bu yüzden de kendi kimliğini oluşturmada zorlanmasıdır. Ebeveynlerin ‘kusursuz aile’ imajını sürdürme çabası, çocuğun travmatik deneyimlerini göz ardı eder ve bu durum, travmaların hem fark edilmesini hem de işlenmesini zorlaştırır. Çocuk, gerçek duygularını ve acılarını bastırmaya zorlanarak, ilerleyen yaşlarda kendilik değerini sorgulayan, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanan bir bireye dönüşebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307">&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Antik Bedenlerin Gizli Sırları&#8217; 21 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antik-bedenlerin-gizli-sirlari-21-nisan-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-451958</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Apr 2024 11:24:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[bedenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[sırları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asırlık Gizemleri Son Teknoloji Arkeoloji ile Birleştiren ‘Antik Bedenlerin Gizli Sırları’ 21 Nisan Pazar 20.00’de National Geographic Ekranlarında!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antik-bedenlerin-gizli-sirlari-21-nisan-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-451958">&#8216;Antik Bedenlerin Gizli Sırları&#8217; 21 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span> Asırlık Gizemleri Son Teknoloji Arkeoloji ile Birleştiren ‘Antik Bedenlerin Gizli Sırları’ 21 Nisan Pazar 20.00’de National Geographic Ekranlarında! </span></strong></p>
<p><span>Asırlık gizemleri son teknoloji arkeoloji ile birleştiren “Antik Bedenlerin Gizli Sırları”, ölüm nedeninin kaza, cinayet, intihar ve hatta ritüel kurbanı olabileceği binlerce yıllık bulmacaları çözmek için dünyanın önde gelen uzmanları ile derinlemesine araştırmalar yapıyor.</span></p>
<p><span>İzleyicilere heyecanı yüksek, gizemli bir dünyanın kapılarını açan “Antik Bedenlerin Gizli Sırları” 21 Nisan Pazar 20.00’de National Geographic’te başlıyor</span></p>
<p><span>Bilimin, keşfin ve hik</span><span>â</span><span>ye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını </span><span>D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, Tivibu </span><span>ve</span><span> TV+ </span><span>platformlarından izleyebilirsiniz.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antik-bedenlerin-gizli-sirlari-21-nisan-pazar-2000de-national-geographic-ekranlarinda-451958">&#8216;Antik Bedenlerin Gizli Sırları&#8217; 21 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru: &#8220;Ülkemizin gizli hazinesi bakliyattır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duru-gida-yonetim-kurulu-baskani-emin-duru-ulkemizin-gizli-hazinesi-bakliyattir-442405</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:16:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bakliyattır]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[duru]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hazinesi]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizin]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duru Gıda, en doğal ve lezzetli sonuçlar için geleneksel yöntemleri modern metotlarla birleştiren üretim yaklaşımıyla 89 yıldır sofralara bereketi taşıyor. Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, köklü tecrübeleriyle hem sektörün hem de Duru Gıda’nın 2023 yılını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duru-gida-yonetim-kurulu-baskani-emin-duru-ulkemizin-gizli-hazinesi-bakliyattir-442405">Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru: &#8220;Ülkemizin gizli hazinesi bakliyattır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Duru Gıda, 58 farklı ülkeye &#8216;Made in Türkiye&#8217; imajını taşıyor</strong></p>
<p><strong>Duru Gıda, en doğal ve lezzetli sonuçlar için geleneksel yöntemleri modern metotlarla birleştiren üretim yaklaşımıyla 89 yıldır sofralara bereketi taşıyor. Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, köklü tecrübeleriyle hem sektörün hem de Duru Gıda’nın 2023 yılını değerlendirdi.</strong></p>
<p>2023 yılında AB’ye ihracatın yüzde 65,8 gibi ciddi bir oranda artmasına dikkat çeken Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Sektörümüz, 2023 yılının Ocak-Kasım ayları arasında AB&#8217;ye 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Öte yandan Türk mutfağında ayrı bir yeri olan bulgurun dünyanın dört bir yanında tüketimini yaygınlaştırmak dolayısıyla ihracatını artırmak amacıyla bir tanıtım hamlesi başlatıldı. Dünya pazarında işlenmiş tarım ürünlerinde &#8216;Made in Türkiye&#8217; imajının her geçen gün geliştiğini görmek bizi çok mutlu ediyor. Duru Gıda olarak yüzde 30 ihracat payına sahibiz. İhracat artışının 2024&#8217;te de artarak devam etmesini bekliyoruz. Ülkemizin coğrafi konumunun avantajıyla birlikte geçmiş yıllarda işlenmiş tarım ürünleri sektöründe Ar-Ge, inovasyon ve makina ekipmana yapılmış olan yatırımların olumlu sonuçlarını bugün alıyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>2023 yılının iklimin verimli olmasının yanında verilen teşvik ve desteklerin etkisiyle rekoltenin yüksek olduğu bir yıl olduğunu belirten Emin Duru, “Hem tarım ürünlerinde hem de işlenmiş ürünlerde yılı büyüme ile kapatan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ihracatta da yüzde 8’lik artışla 12,5 milyar dolara ulaştı. Sektör olarak 2024’te 14 milyar dolarlık ihracat hedefiyle Amerika ve Afrika kıtası başta olmak üzere Uzak Doğu pazarlarına odaklanırken, finansa ulaşım, kur ve vergi düzenlemesi ile kotaların artırılmasına yönelik adımlar bekliyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Duru Gıda 58 farklı ülkeye lezzet ihraç ediyor, Avrupa’da da liderliğini sürdürüyor</strong></p>
<p>Duru Gıda&#8217;nın, 89 yıldır bulgur başta olmak üzere Türkiye’nin en iyi bakliyatlarını tüketicisine sunmak için çalışan, ülkenin en eski ve köklü firmalarından biri olduğunu vurgulayan Emin Duru, 16 bulgur türü ile çeşitlilik rekoruna sahip olduklarını belirtti. Emin Duru sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Karaman’da 3 bulgur üretim tesisi, 1 haşlanmış bakliyat &#038; hazır yemek üretim tesisi, 1 bakliyat işleme &#038; eleme tesisi, Edirne’de 1 pirinç paketleme tesisi ve Şanlıurfa’da bakliyat ve hububat tedarik tesisi ile toplamda 7 tesisimiz ve 27 bin metrekare büyüklüğünde bir nihai ürün depomuzla faaliyetlerimiz sürdürüyoruz. Bulgurun en mükemmel haliyle işlenebilmesi adına dünyada doğal taş değirmen kullanan tek firma olarak faaliyet gösteriyoruz. Avrupa ülkeleriyle birlikte; Amerika, Kanada, Japonya, Avustralya’nın da aralarında bulunduğu 58 farklı ülkeye kendi markamızla ihracat yapıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>“Bulgurun ihracattaki değeri artacak”</strong></p>
<p>Emin Duru, tüketici alışkanlıklarındaki değişime bağlı olarak hem lezzetli yemekler hem sağlıklı beslenme hem de dengeli diyet sunan bulgura olan ilginin her geçen gün arttığını söyleyerek “AB ülkelerinde yaklaşık 6,5 milyon Türk nüfusun yaşadığı dikkate alındığında, bulgur ihracatında dünya lideri olan ülkemizde üretilen bulgur bu pazarda daha fazla talep görecektir. Bulgurun önümüzdeki yıllarda ülkemiz için önemli ihracat ürünlerinden biri olacağına inanıyoruz.” ifadesini kullandı.</p>
<p>Dünyanın en büyük bulgur üretim hattına sahip olduklarını belirten Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, &#8220;Yaptığımız teknolojik yatırımlarla ürünün tohumdan mahsule, paketlemeden sofraya ulaştığı ana kadarki her aşamayı yakından izleyebiliyoruz. Mahsulün en doğal, en besleyici haliyle tüketiciye ulaşması için çalışıyoruz. Çevreye ve insan sağlığına büyük katkıları olan bakliyat, ülkemiz için de en büyük zenginliklerden biri. Bu nedenle geleceğin dünyası bakliyattadır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Ata tohumu Ahmet Buğdayı ekonomimize büyük katkı sağlayacak”</strong></p>
<p>Sektörün lider şirketlerinden biri olmanın sorumluluğuyla Türkiye&#8217;nin 2 bin yıllık yerli buğdayı olan ve ülkemizin tarım ihracatına önemli katkılar sağlaması beklenen Ahmet Buğdayı’nın yeniden tarım sanayiine kazandırılması amacıyla bir proje başlattıklarını hatırlatan Emin Duru, &#8220;Bu proje sayesinde bulgurda elde ettiğimiz fire düşecek. Yüksek protein içeriği ve verimiyle Ahmet Buğdayı, buğdayda arz güvenliğinin sağlanması yolunda çok değerli bir adım olacak. Ata tohumumuz tüm dünya sofralarında hak ettiği değeri fazlasıyla görecek ve Türk ekonomisine de büyük fayda sağlayacak” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duru-gida-yonetim-kurulu-baskani-emin-duru-ulkemizin-gizli-hazinesi-bakliyattir-442405">Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru: &#8220;Ülkemizin gizli hazinesi bakliyattır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKOM: Gizli buzlanmaya dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akom-gizli-buzlanmaya-dikkat-436004</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 20:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akom]]></category>
		<category><![CDATA[buzlanmaya]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436004</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM verilerine göre, İstanbul’da yağışların Cuma günü öğle saatlerinden itibaren şehir merkezinde karla karışık yağmur, yükseklerde hafif kar şeklinde yağması bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akom-gizli-buzlanmaya-dikkat-436004">AKOM: Gizli buzlanmaya dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM verilerine göre, İstanbul’da yağışların Cuma günü öğle saatlerinden itibaren şehir merkezinde karla karışık yağmur, yükseklerde hafif kar şeklinde yağması bekleniyor. Yağışların Cuma akşam saatlerinden itibaren ise il genelinde hafif kar şeklinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor. AKOM’dan ayrıca yollarda ‘gizli buzlanma’ olabilir uyarısı da geldi.</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;da sıcaklıkların yeni hafta başına (Pazartesi) kadar 4-6 derece aralığında, kış değerlerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>YAĞIŞLAR DEVAM EDECEK</strong></p>
<p><strong>İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM verilerine göre</strong>, Çarşamba (dün) mola veren yağışların Cuma (Yarın) öğle saatlerinden itibaren şehir merkezinde karla karışık yağmur, yükseklerde hafif kar şeklinde olması bekleniyor. Cuma akşam saatlerinden itibaren ise il genelinde hafif kar şeklinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor. </p>
<p>İstanbul&#8217;da hava sıcaklıklarının 15 Ocak&#8217;a kadar mevsim normallerinin 2-5 °C altında, 16-25 Ocak tarihleri arasında mevsim normalleri civarı ila 1-3 °C üzerinde seyretmesi bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>GİZLİ BUZLANMAYA DİKKAT</strong></p>
<p>AKOM’dan ayrıca kış mevsiminde bulutsuz gecelerde yer yüzeyinin hızla soğuması nedeniyle yollarda ‘gizli buzlanma’ olabilir uyarısı geldi. Gizli buzlanma nedeniyle BEUS mesajlarından gelecek uyarıların dikkate alınması, güzergâhlarda gerekli kontrol ve müdahalenin yapılmasının önemli olduğu belirtildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akom-gizli-buzlanmaya-dikkat-436004">AKOM: Gizli buzlanmaya dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 07:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akrilat]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[oje]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[tırnaklardaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</strong></p>
<p>Son dönemde tırnak estetiğine yönelik artan uygulamalar birtakım sağlık sorunlarına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Nail Art olarak bilinen kalıcı tırnak tasarımlarının UV ışınlarıyla tırnağa sabitlenmesi nedeniyle birçok riskin bulunduğunu ifade eden<strong> Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü</strong>, kalıcı oje, akrilik protez tırnak ve jel protez tırnak işlemlerini, risklerini ve akrilat alerjisini anlattı:</p>
<p><strong> </strong>“Kalıcı ojede tırnaklara cila sürülmesinin ardından cilayı katılaştırmak için ultraviyole (UV) ışığı uygulanır. Burada uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu sık UV’ye maruz kalmak cilt kanseri riskini artırma potansiyeline sahiptir.  Uygulamalara ara vermek, uygulama öncesi güneşten koruyucu krem sürmek veya ucu açık eldiven giymek deri kanseri riskine karşı koruyucu önlemler olabilir. Ayrıca uygulama öncesi tırnağın aşırı törpülenmesi de tırnak hasarına yol açabilir. Akrilik ve jel protez tırnak uygulamalarındaki temel fark, jel protez tırnakta özel protez tırnak jellerinin tırnağa uygulandıktan sonra UV lambalar ile kurutulması söz konusu iken, akrilik protez tırnak uygulaması özel akrilik tozlarının akrilik monomer ile karıştırılıp tırnağa uygulanması yoluyla yapılmaktadır. Burada yine uzun dönemde sağlık tehdidi olarak <strong>UV temasına bağlı kanser riskinden ve erken yaşlanmadan bahsedebiliriz. </strong>Ancak tüm bu uygulamalarda ortaya çıkabilecek ortak problem, kullanılan ürünlerin içerisinde bulunan <strong>akrilatlara bağlı alerji gelişimidir.</strong>”</p>
<p><strong>Akrilat alerjisi nedir ve ne gibi belirtilere ve sonuçlara yol açabilir?</strong></p>
<p><strong> </strong>Akrilat alerjisi daha önceleri genellikle diş hekimleri ve diş teknisyenleri gibi dental personeller; matbaacılar, boyacılar ve yapıştırıcılarla temas eden işçilerde görülen bir durum iken son yıllarda özellikle akrilik tırnaklar, jel tırnaklar, kalıcı oje gibi tırnak işlemlerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu reaksiyonlar hem işlem uygulanan kişilerde hem de işlemi uygulayan estetisyenlerde görülebiliyor. Ayrıca evde uygulama ile bu risk daha da artıyor.</p>
<p><strong>Kızarıklık, kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme…</strong></p>
<p>Met, akrilat kimyasallarının en bilinenleri 2-hidroksietil metakrilat (HEMA), 2-hidroksipropil metakrilat ve etil akrilat olmakla birlikte yama testlerinde en çok saptananı HEMA’dır. HEMA, 2019 yılından itibaren Avrupa Kontakt Dermatit Derneği Yama Testi Bazal Serisine girmiştir.</p>
<p>Akrilat alerjisi tırnak ürünlerine bağlı olduğunda özellikle ellerde, parmakların uçlarında, tırnak etrafında, el bileklerinde kızarıklık, <strong>kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme</strong> gibi ekzematöz belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ancak bu belirtilerin göz kapağı, yüz, boyun, karın derisi, kasık derisi gibi ilk etapta akla gelmeyecek bölgelerde de ortaya çıkabileceğine dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü,</strong> tırnaklarda da tırnak plağının tırnak yatağından ayrılması ya da diğer çeşit tırnak bozukluklarının görülebileceğine ve ayrıca nadiren <strong>ürtiker</strong> ya da <strong>nefes darlığına</strong> da yol açabileceğine dikkat çekiyor. Tırnak teknisyenlerinin sürekli bu kimyasallara temas ettiklerinden dolayı semptomların onlarda daha belirgin olabileceğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Akrilat alerjisinin geri dönüşü yok!</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Göncü,</strong> akrilatların tırnak ürünleri dışında başka sektörlerde de kullanıldığını ve alerji bir kez kazanıldığında ömür boyu kalıcı olduğunu ifade ederek, “Keyfi bir nedene bağlı olarak bu alerjiyi edinmek, kişilerin ileride mecburi olarak kullanmaları gerekecek tıbbi malzemeleri kullanmalarına engel teşkil edebilir. Örneğin dental protez uygulamaları, ortopedik cerrahi uygulamaları, medikal cihaz uygulamaları veya saç, kirpik protez uygulamaları akrilat alerjisi geliştiğinde artık alerjisi olan kişi için riskli uygulamalar arasına girecektir” dedi.</p>
<p>Sonuçları ve neye sebebiyet vereceği önemsemeden yaptırılan bu uygulamaların ileride kronik bir problem olarak geri dönebileceğini vurgulayan Göncü, “tırnak işlemlerinde kullanılan akrilatların ciddi alerji potansiyeli taşıdığını unutmadan hareket etmek gerekir “diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli kalması gereken bilgileri kendi elinizle vermeyin </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-kalmasi-gereken-bilgileri-kendi-elinizle-vermeyin-424114</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 08:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[elinizle]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kalması]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[vermeyin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424114</guid>

					<description><![CDATA[<p>LinkedIn kullanıcıları sıklıkla kişisel veya profesyonel iletişim bilgilerini herkese açık hale getirmeyi tercih ediyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET, LinkedIn profilinizde hangi iletişim bilgilerinizi paylaştığınızı ve bunları kimlerin görebildiğini kontrol etmenizi öneriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalmasi-gereken-bilgileri-kendi-elinizle-vermeyin-424114">Gizli kalması gereken bilgileri kendi elinizle vermeyin </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gizli kalması gereken bilgileri kendi elinizle vermeyin </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>LinkedIn kullanıcıları sıklıkla kişisel veya profesyonel iletişim bilgilerini herkese açık hale getirmeyi tercih ediyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET, LinkedIn profilinizde hangi iletişim bilgilerinizi paylaştığınızı ve bunları kimlerin görebildiğini kontrol etmenizi öneriyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Siber dolandırıcılar hedeflerine ulaşabilmek için e-mail adreslerinden telefon numaralarına, kullanıcıların arkadaş listelerine erişebilecekleri kaynakları her zaman gözden geçiriyorlar. Sosyal mühendisliğin araçlarını kullanarak hedeflerine doğru ilerlerken teknolojiden de yararlanıyorlar. Web sitelerinden bilgi toplayabilmek için web kazıma araçları olarak adlandırılan programları kullanarak verilere erişebiliyorlar. Bir şirketin çalışanlarının listesini oluşturmak, bir şirketle ilgili “tedarik zinciri hedeflerinin”  listesini derlemek onlar için artık zor değil. Bu nedenle özellikle LinkedIn kullanıcılarının dikkatli olmaları ve neleri yayımlamaları gerektiğine özen göstermeleri gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Neleri yayımlamayı seçmelisiniz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Platform dışında herhangi bir iletişim bilgisi açıklamayan LinkedIn profilleri</strong></p>
<p>Platform ve doğrudan bağlantılarınız dışında herhangi bir iletişim bilgisini paylaşmamayı tercih ederek suçluların hakkınızda toplayabileceği bilgi miktarını önemli ölçüde sınırlamış olursunuz. Tam adınız, iş unvanınız ve şirketinizin coğrafi konumu elbette yine görünür olacaktır.</p>
<p> </p>
<p><strong>E-posta adreslerini herkese açık hale getiren LinkedIn profilleri </strong>LinkedIn kullanıcıları sıklıkla kişisel iletişim bilgilerini paylaşırken, bazıları mevcut kurumsal e-posta adreslerini de açıklayabilir. Her iki durumda da bu, kötü niyetli kişilerin kurbanlarıyla daha hedefe yönelik etkileşimler kurmasına ve onlara şirket tarafından kullanılan tipik e-posta formatı hakkında ipucu vermelerine olanak tanıyabilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Telefon numaralarını herkese açık hale getiren LinkedIn profilleri </strong>Bazı insanlar, örneğin işe alım görevlilerinin ve işverenlerin görüşmeler için kendileriyle daha kolay iletişim kurabilecekleri, bunun potansiyel iş bağlantıları veya müşterilerle iletişimi kolaylaştıracağı umuduyla telefon numaralarını açıklamayı tercih edebilir. Ancak e-postalarda olduğu gibi bu da sahte aramalara, mesajlara (başka bir deyişle smishing), olası verilerin kötüye kullanımına ve gizlilik ihlallerine yol açabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Riskleri en aza indirmek  mümkün mü?</strong></p>
<p>Sosyal ağların doğası gereği ve herhangi bir platformda suçlular verilerimizin bir kısmına çevrimiçi olarak erişebilir. Ancak suçluların LinkedIn&#8217;deki en değerli bilgilerinize erişmesini önlemek için alabileceğiniz birkaç önlem var:</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>LinkedIn gizlilik ayarlarınızı yapılandırın </strong>LinkedIn, bağlantılarınız dışındaki kişilerin erişebileceği bilgileri sınırlamak için çeşitli seçenekler sunar. Aynı tür önlemleri diğer sosyal medya sitelerinde de uygulamalısınız ancak bu özellikle LinkedIn için önemli olabilir. </p>
<p><strong>Profilinizdeki bilgi miktarını sınırlayın </strong>Bir sosyal medya platformu olarak LinkedIn, ağ oluşturma ve iş arama için yerleşik araçlar sağlar. Platform aracılığıyla iletişime öncelik vermeyi düşünün ve harici iletişim verilerini paylaşmaktan kaçının.</p>
<p><strong>Bağlantı isteklerini incelemeden kabul etmeyin </strong>Platformda çok sayıda bot ve sahte profil mevcut olduğundan, kabul etmeden önce her bağlantı isteğinin doğruluğunu inceleyin. LinkedIn&#8217;deki mesajları yanıtlarken de dikkatli olun; özellikle de kişisel bilgilerinizi talep ediyorlarsa veya size bağlantı ya da ekler gönderiyorlarsa.</p>
<p><strong>Bağlantılarınızın listesini düzenli olarak gözden geçirin </strong>Sahte profillerin yaygınlığı göz önüne alındığında, bağlantı listenizi düzenli olarak gözden geçirin ve şüpheli görünen kişileri kaldırın.</p>
<p><strong>Profil güncellemelerinizi yayımlama konusunda dikkatli olun </strong>Belki de durumunuz değiştiğinde iş durumunuzu her zaman güncellemeniz ve bunu dünyaya yayımlamanız gerekmiyordur. Suçlular bu tür değişiklikleri izleyebilir ve size kötü amaçlı e-postalar veya kısa mesajlar göndermek için yeni çalışma ortamı veya duruma ilişkin sınırlı bilginizden yararlanabilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İletişim bilgilerinizi kimlerin görebileceğini kontrol etmek ve böylece istenmeyen iletişim veya gizlilik ihlalleri riskini en aza indirmek için profilinizin gizlilik ayarlarını gözden geçirdiğinizden emin olun. LinkedIn değerli bir sosyal medya platformudur ancak ağ oluşturma ile kişisel bilgilerinizi koruma arasında bir denge kurmak çok önemlidir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalmasi-gereken-bilgileri-kendi-elinizle-vermeyin-424114">Gizli kalması gereken bilgileri kendi elinizle vermeyin </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mastodon&#8217;u Gizli ve Güvenli Tutmanın Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastodonu-gizli-ve-guvenli-tutmanin-yollari-413259</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 11:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[mastodonu]]></category>
		<category><![CDATA[tutmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal ağlar bizi uzun zamandır kullanıcıların internet üzerinde bir araya gelmeyi ve arkadaş edinmeyi sevdiği fikrine alıştırdı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastodonu-gizli-ve-guvenli-tutmanin-yollari-413259">Mastodon&#8217;u Gizli ve Güvenli Tutmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal ağlar bizi uzun zamandır kullanıcıların internet üzerinde bir araya gelmeyi ve arkadaş edinmeyi sevdiği fikrine alıştırdı. Ancak bir zamanlar Facebook, Instagram, X (eski Twitter), TikTok gibi daha küçük toplulukları tercih edenler için bunlar artık çok büyük hale geldi. Bu yaygın sosyal ağların dışına itilenler de Mastodon&#8217;a katılmaya karar verdiler.</p>
<p>Mastodon X&#8217;e benzemekle birlikte merkezi olmayan, açık kaynaklı yazılım tabanlı bir sosyal platform. Bu platform tek bir ağ oluşturmak ve birbirleriyle etkileşim kurmak için bir araya getirilen, merkezi olmayan çok sayıda sunucu (&#8216;örnekler&#8217; olarak da adlandırılır) üzerinde çalışıyor. Kullanıcılar tercihlerine ve ayarlarına göre bu örnekleri seçebiliyor veya diğer örneklerden üyelerle iletişim kurabiliyor. Bu da daha iyi özelleştirme ve kontrol imkanları sunuyor.</p>
<p>Kaspersky uzmanları, kullanıcıların Mastodon’daki gizliliklerini güçlendirmelerine ve kişisel verilerini güvende tutmalarına yardımcı olmak için faydalı ipuçları ve içgörüler hazırladı.</p>
<p><strong>Gizlilik politikası ne olacak?</strong></p>
<p>Mastodon’da her örnek için özel gizlilik politikaları düzenleniyor. Genel olarak bunların hepsi veri toplama, kullanım, depolama ve güvenlik ile üçüncü taraflarla bilgi paylaşımı hakkında temel maddelere sahip. Bazı durumlarda kullanıcılardan toplanan kişisel verileri silme, değiştirme veya başka şekilde kullanma haklarından bahseden, özellikle yasalara saygı duyan sunuculara rastlayabilirsiniz Bunlar genellikle GDPR&#8217;ye tabi olan Avrupa Birliği sunucularıdır.</p>
<p><strong>O halde gizlilik ayarlarımızı yapalım!</strong></p>
<ul>
<li>Eğer bir X kullanıcısıysanız bazı ayarlar size tanıdık gelebilir. Birkaç tür Mastodon hesabı vardır: Herkese açık (herkes için kullanılabilir), liste dışı (gönderileriniz hala herkes tarafından görülebilir, ancak herkese açık zaman çizelgelerinde listelenmez) ve yalnızca takipçileriniz için olanlar.</li>
<li>Her sunucunun kendi gizlilik politikasına sahip olduğunu unutmamak önemlidir. Bu nedenle kayıt olmadan önce tüm ayrıntıları incelemeyi unutmayın. Bu noktada paylaşabileceğimiz güvenli bir ipucu, yalnızca güvendiğiniz örnekleri kullanmak ve güvenmediğiniz sunucuları kullanan kullanıcılarla herhangi bir kişisel veri paylaşmamaktır. </li>
<li>Gönderiler ayrıca üç farklı gizlilik seviyesine sahip olabilir. Herkes tarafından görülebilenler, takipçiler tarafından görülebilenler ve yalnızca gönderide adı geçen kullanıcılar tarafından görülebilenler. </li>
<li>Gönderilerin otomatik olarak silinmesine yönelik kurallar ve istisnalar belirlemek, arşivcilerin depolanan tüm bilgilerin tam arşivini dışa aktarabilmesi ve indirebilmesi açısından iyi bir seçenektir. </li>
<li>Ayrıca, kişisel ve diğer hassas bilgileri aktarmak ve paylaşmak için direkt mesajlaşmayı kullanmaktan kaçınmanız iyi olacaktır. Bu gibi mesajlar örneklerde açık metin olarak saklanır. Yani uçtan uca şifreleme (E2EE) gibi herhangi bir özel ekstra şifreleme türü kullanmazlar.</li>
</ul>
<p><strong>Peki ya güvenlik?</strong></p>
<ul>
<li>Diğer tüm hizmetler gibi Mastodon da veri sızıntılarıyla karşı karşıya kalabilir. Bunu göz önünde bulundurarak, öncelikle bu tür durumlarda kişisel bilgileri tespit edecek ve koruyacak güvenilir bir güvenlik çözümü kurmak iyi bir seçenek olacaktır. Ayrıca bu hizmetler kişisel verilerinizin sızdırılıp sızdırılmadığını kontrol edebilecek özelliklere de sahiptir.</li>
<li>Kimlik avından kaçınmak için yalnızca AppStore ve Google Play gibi resmi mağazalarda sunulan uygulamaları yüklemek daha güvenli bir tercih olacaktır.</li>
<li>Bilinmeyen web siteleri için herhangi bir bağlantı alırken dikkatli olmak özellikle önemlidir. Bu tür durumlar, kötü amaçlı yazılımları edinmenize veya bir kimlik avı hizmetine yönlendirilmenize neden olabilir. Modern güvenlik çözümleri olası kimlik avı web sitelerini veya kötü amaçlı yazılım dosyalarını tespit edebilir, böylece bilgisayarınız ve verileriniz güvende kalır.</li>
</ul>
<p>Kaspersky Web İçerik Analisti <strong>Anna Larkina</strong> şunları söylüyor: <em>&#8220;X.com veya Threads gibi diğer sosyal medya platformlarıyla karşılaştırıldığında Mastodon kesinlikle daha az düzenlemeye tabi. Bununla birlikte, tüm platform katılımcıları tarafından uyulması gereken kurallar var. Diğer tüm çevrimiçi yayınlarda olduğu gibi, kullanıcılar Mastodon&#8217;da bilgi yayınlarken her zaman &#8216;yayınlamadan önce düşün&#8217; kuralına uymalıdır.&#8221;</em></p>
<p>Mastodon&#8217;daki gizlilik ve güvenlik ayarları hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>
<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky&#8217;nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000&#8217;den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyor. kaspersky.com adresinden daha fazla bilgi edinin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastodonu-gizli-ve-guvenli-tutmanin-yollari-413259">Mastodon&#8217;u Gizli ve Güvenli Tutmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 16:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okula giderken bir poğaça, bir meyve suyu ile beslenen çocukları bekleyen gizli tehlikeye karşı uyaran uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geldiğini söylüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942">Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okula giderken bir poğaça, bir meyve suyu ile beslenen çocukları bekleyen gizli tehlikeye karşı uyaran uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geldiğini söylüyor. Çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduklarını belirten Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, “Çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, çocukluk döneminde beslenmenin önemine işaret ederek, ailelere uyarılarda bulundu.</p>
<p>Beslenmenin yaşamın her evresinde çok önemli ifade eden Yiğit, şunları anlattı:</p>
<p>“Ancak; büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu çocukluk döneminde daha da önem kazanır. Özellikle son yıllarda gelişmekte olan toplumlarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ‘gizli açlık’ olarak adlandırılan; demir, iyot, çinko gibi hayati önem taşıyan mineraller ve vitaminlerin vücuda yetersiz alınması ile ortaya çıkan tablo ile daha sık karşılaşılıyor. Yetersiz beslenme sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geliyor.”</p>
<p><strong>Her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor</strong></p>
<p>Besin kelimesinin kökeninin besleyicilikten geldiğini kaydeden Yiğit, şöyle dedi:</p>
<p>“Vücuda aldığımız her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor. Bu kavramdan yola çıkarak özellikle çocukların tüketmeyi çok sevdiği jelibonlar, mısır cipsleri, bisküviler, katı yağ ile yapılan poğaçalar ve paketli meyve sularının besleyiciliklerinin oldukça düşük, yani vitamin-mineral içeriklerinin oldukça zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, vücudun hiçbir besin öğesi ihtiyacını karşılamazlar. Sadece enerji verirler. Ayrıca karın çevresini yani iç organları yağlandırma etkileri ve daha çok acıktırma potansiyellerinin olduğunu da unutmamak gerekir.”</p>
<p><strong>Beyin gelişimi için Omega-3 alınması önemli</strong></p>
<p>Hülya Yiğit, çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduğunu anlatarak, gelişim çağındaki çocukların günlük beslenmeleri konusunda şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Her gün en az 2 su bardağı süt, yoğurt veya kefir, 1-2 dilim peynir, toplamda 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeleri gerekir. Özellikle demir eksikliğinin sık görüldüğü bu dönemde haftada en az 3-4 gün hayvansal kaynaklı demir ve protein alımına yönelmek, kırmızı-beyaz et tüketmek önemli. Özellikle beyin gelişimi ve hafızayı güçlendirmek için hayvansal Omega-3 kaynağı olan somon ve uskumru gibi yağlı balıkların da en az haftada 2 gün tüketilmesi gerekir. İçerdikleri magnezyum, potasyum, bitkisel Omega-3 nedeniyle günlük 8-10 adet fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumların ve kuru meyvelerin tüketimini de göz ardı etmemek gerekir.”</p>
<p><strong>Beslenme sadece açlık giderme davranışı değil</strong></p>
<p>Beslenmenin sadece açlığı giderme davranışı olmadığını belirten Hülya Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yetişkinlik temellerinin atıldığı çocukluk döneminde daha da önemlidir. Çocukların ne kadar büyüyüp gelişebilecekleri genetik yapılarıyla ilişkilidir ancak; yapılan araştırmalarda yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların, genetik potansiyellerini yakalayamadıkları da görülmekte. Bunlara ek olarak çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942">Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-3-405196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 12:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanın]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetmeye]]></category>
		<category><![CDATA[psmnin]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[unseen]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz? Zorlu PSM, Türkiye’de ilk defa, sahne arkasındaki merak edilen büyük ve büyülü dünyayı ziyaretçilerine açıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-3-405196">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz? Zorlu PSM, Türkiye’de ilk defa, sahne arkasındaki merak edilen büyük ve büyülü dünyayı ziyaretçilerine açıyor. Bugüne kadar Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını tüm detayları ve anılarıyla sergileyen, her adımı keşif dolu 90 dakika süren 5000 adımlık Zorlu PSM UNSEEN Tur, rehberli tur eşliğinde misafirlerini keşif dolu bir yolculuğa çıkıyor. Keşif dolu yolculuğun eylül ayı biletleri passo.com.tr’de satışta.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’de ilk defa bir kültür sanat kurumu misafirlerini sahne arkasındaki, kimsenin bilmediği ve görmediği, merak edilen o özel yolculuğa çıkarıyor. UNSEEN Tur ile Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını, sanatçıların bıraktığı izleri, hediyeleri, hikayeleri, fotoğrafları ve daha birçok anıyı keşif dolu 5000 adımlık rehberli tur eşliğinde keşfetmek mümkün! Dünyanın en büyük kültür sanat merkezleri arasında yer alan Zorlu PSM’nin muhteşem mimarisine ve büyüleyici atmosferinin her detayına UNSEEN Tur ile yakından tanık olunacak.</p>
<p> </p>
<p>Konsept tasarımına I-AM İstanbul’un, küratörlüğüne Bengü Gün’ün, enstalasyon ve deneyim tasarımına ise sanatçı Bilal Yılmaz’ın imza attığı UNSEEN Tur’da dünyaca ünlü yerli ve yabancı sanatçıların kulislerini ziyaret edip, sahne arkasının bilinmeyenleriyle tanışacağınız UNSEEN Tur’un 20-22-23-24-26 ve 29 Eylül biletleri passo.com.tr’de satışta!</p>
<p> </p>
<p><em><strong>Eylül ayında misafirleri 5000 adımlık UNSEEN Tur’da unutulmaz bir deneyim bekliyor</strong></em><strong>!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bilet Fiyatları:</strong></p>
<p>Genel Satış: 286,00tl</p>
<p> </p>
<p><strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi</strong></p>
<p>Zorlu Performans Sanatları Merkezi (Zorlu PSM), on yılı aşkın süredir ilham verici sanat deneyimleri yaratarak ve dünya sanatına ev sahipliği yaparak daha çok insana sanatı keşfetmeleri ve sanatla dönüşmeleri için ilham veriyor! Ulusal ve uluslararası kültürel iş birlikleri, seçkin kurum ve sanatçılarla olan ortak çalışmalarıyla sanatseverler ve yeni sanat izleyicileri için özgür, yaratıcı, dönüştüren ve geliştiren bir sahne yaratıyor. Bugünün sanatçıları ile birlikte yarının sanatçılarına da hayal dünyalarını geliştirecek yaratıcı fırsatlar sunuyor, sanatın büyüleyici yolculuğunda onlara destek oluyor! Sanatseverlere 11.sezonunda da &#8220;Dünyan Değişsin&#8221; mottosuyla seslenen ve eğlence hayatının buluşma noktası olan Zorlu PSM, sanata gönülden bağlı yaklaşık 150 çalışanıyla birlikte yenilenmeye ve sürprizler sunmaya devam ediyor. Bugüne kadar 5 milyondan fazla sanatseveri ağırlayan Zorlu PSM, Türkiye’deki kültür sanat faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 15’ini gerçekleştiriyor. Dünyaca ünlü müzikallerden, dünya çapındaki müzisyenlere, büyük prodüksiyonlu tiyatrolardan, kendi yapımlarına kadar kadar uzanan nitelikli performansları sanatseverlerle buluşturan Zorlu PSM, dünya standartlarında çok amaçlı sanat merkezi olarak tasarlanan ve global bir sahne olma vizyonuyla hareket ediyor. Zorlu PSM, yenilikçi, dinamik, güncel, güvenilir, eğlenceli, çok sesli kapsayıcı, iddialı, sıra dışı yapısıyla performans sanatları merkezi olmanın ötesine geçerek kültür sanat sektörünün gelişimine katkı sağlıyor. Zorlu PSM, 7 farklı mekanda benzersiz bir kültür-sanat deneyimi sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-3-405196">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-2-390195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 12:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanın]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetmeye]]></category>
		<category><![CDATA[psmnin]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[unseen]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz? Zorlu PSM, Türkiye’de ilk defa, sahne arkasındaki merak edilen büyük ve büyülü dünyayı ziyaretçilerine açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-2-390195">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz? Zorlu PSM, Türkiye’de ilk defa, sahne arkasındaki merak edilen büyük ve büyülü dünyayı ziyaretçilerine açıyor. Bugüne kadar Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını tüm detayları ve anılarıyla sergileyen, her adımı keşif dolu 90 dakika süren 5000 adımlık Zorlu PSM UNSEEN Tur, rehberli tur eşliğinde misafirlerini keşif dolu bir yolculuğa çıkıyor. 5 ve 6 Ağustos tarihleri passo.com.tr’de satışta.</strong></p>
<p>Türkiye’de ilk defa bir kültür sanat kurumu misafirlerini sahne arkasındaki, kimsenin bilmediği ve görmediği, merak edilen o özel yolculuğa çıkarıyor. UNSEEN Tur ile Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını, sanatçıların bıraktığı izleri, hediyeleri, hikayeleri, fotoğrafları ve daha birçok anıyı keşif dolu 5000 adımlık rehberli tur eşliğinde keşfetmek mümkün! Dünyanın en büyük kültür sanat merkezleri arasında yer alan Zorlu PSM’nin muhteşem mimarisine ve büyüleyici atmosferinin her detayına UNSEEN Tur ile yakından tanık olunacak.</p>
<p>Konsept tasarımına I-AM İstanbul’un, küratörlüğüne Bengü Gün’ün, enstalasyon ve deneyim tasarımına ise sanatçı Bilal Yılmaz’ın imza attığı UNSEEN Tur’da dünyaca ünlü yerli ve yabancı sanatçıların kulislerini ziyaret edip, sahne arkasının bilinmeyenleriyle tanışacağınız UNSEEN Tur’un 5 ve 6 Ağustos biletleri passo.com.tr’de satışta!</p>
<p><strong>Bilet Fiyatları:</strong></p>
<p>Genel Satış: ₺286,00</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-2-390195">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabah ağrılarının altında gizli etkenler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sabah-agrilarinin-altinda-gizli-etkenler-388062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2023 07:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılarının]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[etkenler]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388062</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sabah yataktan yorgun kalkıyorum. Hiç dinlenmemiş gibiyim”, “Dayak yemiş gibi uyanıyorum”, “Yataktan çıkamıyorum, belim korkunç ağrıyor”, “Sabah kalktığımda çok kötü bir kalça ağrısı yaşıyorum”… Bu ve benzeri şikayetler modern çağın koşuşturmacasında artık neredeyse kanıksanmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabah-agrilarinin-altinda-gizli-etkenler-388062">Sabah ağrılarının altında gizli etkenler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Sabah yataktan yorgun kalkıyorum. Hiç dinlenmemiş gibiyim”, “Dayak yemiş gibi uyanıyorum”, “Yataktan çıkamıyorum, belim korkunç ağrıyor”, “Sabah kalktığımda çok kötü bir kalça ağrısı yaşıyorum”… Bu ve benzeri şikayetler modern çağın koşuşturmacasında artık neredeyse kanıksanmış durumda. Üstelik yaşa da bakmıyor! Peki bütün gece uyuduğumuz halde neden dinlenemiyoruz? Sabahları kalkarken neden her yerimiz ağrıyor? <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ağrı Kliniği (Algoloji) Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentür</strong> normalde sabahları uyanınca dinlenmiş hissedilmesi gerekirken güne ağrılarla başlamanın altında birçok neden yatabildiğini söylüyor. <strong>Prof. Dr. Alp Yentür</strong> sabah ağrılarının altında gizli etkenleri ve başa çıkma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.   </p>
<p> </p>
<p><strong>Stresinizi yönetmeyi öğrenin</strong></p>
<p>Stres, vücutta bir dizi fizyolojik değişikliğe neden olur. Farkında olmadan kas gerginliğini artırır ve ağrıya neden olan kimyasal maddelerin salınımına yol açabilir. Günümüzde sık görülen bu olgu, yoğun stres altında olduğunuz dönemlerde kaslarda ortay çıkan gerginliğin neden olduğu ağrılardır. Bu nedenle, stresten tamamen kurtulmak mümkün olmasa da kontrol altına almayı öğrenmeye çalışın, gerekirse profesyonel bir destek alın. Unutmayın; kontrollü yaşadığınız stres sizi tehlikelerden korurken, zinde tutar ancak aşırıya kaçmamak, ipleri elinizde tutmak şartıyla. Yatağa stresli ve gergin girmemeye, özellikle yatmadan hafif egzersizler yapmaya ya da gün içinde pilates gibi kasları geren ve güçlendiren egzersizler yapmaya çalışın. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İdeal kilonuza kavuşun</strong></p>
<p>Fazla kilo sağlığın düşmanı olduğu gibi sabahleyin güne zinde, enerjik ve ağrısız başlamanın da önündeki en büyük engellerden biri. Bu nedenle sağlıklı bir diyetle, varsa aşırı kilolarınızdan kurtulun ve ideal kilonuza ulaşın. </p>
<p> </p>
<p><strong>Uyku apneniz var mı kontrol ettirin!</strong></p>
<p>Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentür “Uyku apnesi; fazla kilo, anatomik sorunlar ve yatış pozisyonu ile ilişkili olarak uyku sırasında tekrarlayan solunum durması veya azalmasıyla karakterize edilen bir uyku bozukluğudur. Bu kişiler, uyku sırasında oksijen eksikliği yaşayabilir bu da sabah ağrılarına ve yorgunluğa neden olabilir. O nedenle uyku apneniz olup olmadığını öğrenmek için KBB Uzmanına görünmeniz fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kas ve eklemlerinizi güçlendirin</strong></p>
<p>Halk arasında kireçlenme de denilen “osteoartrit” gibi eklem rahatsızlıklarının, sabahları eklem ağrısı ve sertlikle kendini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Alp Yentür şöyle konuşuyor: “Eklem kıkırdağının yıpranması sonucu ortaya çıkan bir eklem rahatsızlığı olan osteoartrit, özellikle ileri yaşlarda sabahları görülen eklem ve kemik ağrılarının en önemli nedenidir. Belirgin özelliği yatakta gece boyunca sağa sola dönerken görülen ağrı şikayeti ve yataktan kalktıktan sonra hareket etmeye başlayınca ağrıların kısmen hafiflemesidir. Sabah tutukluğunun süresi kişiden kişiye değişebilir ve genellikle hareketle birlikte azalır. Sabahları eklem sertliği ve tutukluğu yaşayan kişiler hafif egzersizler yaparak rahatlayabilirler. Ancak düzenli egzersizi mutlaka günlük yaşam alışkanlıkları arasına eklemek gerekir. Kilo vermek de şikayetlerin azalmasında etkili olur. Bunlara rağmen sorun devam ediyorsa Ağrı Hekimine başvurulabilir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fibromiyaljiniz var mı öğrenin</strong></p>
<p>Yaygın kas ve bağ dokusu ağrısı ile karakterize kronik bir rahatsızlık olan fibromiyalji çoğunlukla “Her yerim ağrıyor, yorgunum, sırtımın ve kollarımın ağrısından duramıyorum, ağrı kesici işe yaramıyor” şeklindeki serzenişlere yol açıyor. Fibromiyaljinin; klasik ağrı kesicilere cevap vermeyen, vücudun her tarafında ağrı, sızlama, halsizlik ve yorgunluk ile kendini gösteren sinsi bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Alp Yentür “Kişi sabah yorgun kalkar hatta kalkamaz. Kalkmak istemez. Sabahları sertlik ve ağrıyla yorgun uyanmak fibromiyalji hastalarında sık görülen bulgudur. Halsizlik, kırıklık, yorgunluk hissi ve yaygın vücut ağrısı gün boyu davam eder. Fibromiyaljisi olanların kardiyo egzersizleri yapmasında fayda var. Haftada 3 kez ve en az 30’ar dakika kalp atışınızı hızlandıracak şekilde yürüyüş veya bisiklet gibi egzersizler yapın. Egzersiz ile birlikte uzun süreli (en az 6 ay) uygun ilaç tedavisine başlamak gerekebileceğinden dolayı mutlaka doktora başvurun” diyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Yatış pozisyonuna dikkat edin</strong></p>
<p>Özellikle yanlış yatak veya yastık kullanımı boyun, omuz veya sırt ağrısına yol açabilir. Ayrıca yatış pozisyonuna göre boyun, omuz ve sırtın uygun olmayan pozisyonlarda kalmış olması da ağrı nedenidir. Bu nedenle yatak, yastık ve yatış pozisyonu konusunda doğru yatış tercihleri yaratın. Genellikle sırt üstü yatmak özellikle kilolu kişilerde dilin hava yolunu kapatma olasılığı nedeni ile önerilmez. Reflü olasılığı ve kalbin iş yükünü azaltması nedeni ile ideal yatış şekli olarak sol tarafa yatmak önerilir.  Ancak en rahat ne şekilde yatıyorsanız sizin için ideal olan odur” diyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Sabah ağrıları ve tutukluğunun genellikle dinamik hareketlerle azalacağını ancak aktif olmayan dönemlerde veya uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra tekrar ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Alp Yentür şöyle konuşuyor: “Sabah tutukluğunu ve ağrılarını hafifletmek için eklem hareketlerini ve esneme egzersizlerini düzenli olarak yapmak ve kasların esnekliğini ve gücünü korumak önemlidir. Kronik eklem rahatsızlıklarında ise tıbbi destek gerekir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabah-agrilarinin-altinda-gizli-etkenler-388062">Sabah ağrılarının altında gizli etkenler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-384443</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 19:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanın]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetmeye]]></category>
		<category><![CDATA[psmnin]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[unseen]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-384443">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahnelenen dev yapımların nasıl hayat bulduğunu merak ediyor musunuz? Zorlu PSM, Türkiye’de ilk defa, sahne arkasındaki merak edilen büyük ve büyülü dünyayı ziyaretçilerine açıyor. Bugüne kadar Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını tüm detayları ve anılarıyla sergileyen, her adımı keşif dolu 90 dakika süren 5000 adımlık Zorlu PSM UNSEEN Tur, rehberli tur eşliğinde misafirlerini keşif dolu bir yolculuğa çıkıyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’de ilk defa bir kültür sanat kurumu misafirlerini sahne arkasındaki, kimsenin bilmediği ve görmediği, merak edilen o özel yolculuğa çıkarıyor. UNSEEN Tur ile Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını, sanatçıların bıraktığı izleri, hediyeleri, hikayeleri, fotoğrafları ve daha birçok anıyı keşif dolu 5000 adımlık rehberli tur eşliğinde keşfetmek mümkün! Dünyanın en büyük kültür sanat merkezleri arasında yer alan Zorlu PSM’nin muhteşem mimarisine ve büyüleyici atmosferinin her detayına UNSEEN Tur ile yakından tanık olunacak.</p>
<p> </p>
<p>Konsept tasarımına I-AM İstanbul’un, küratörlüğüne Bengü Gün’ün, enstalasyon ve deneyim tasarımına ise sanatçı Bilal Yılmaz’ın imza attığı UNSEEN Tur’da dünyaca ünlü yerli ve yabancı sanatçıların kulislerini ziyaret edip, sahne arkasının bilinmeyenleriyle tanışacağınız UNSEEN Tur’un biletleri passo.com.tr’de satışta!</p>
<p> </p>
<p><strong>Bilet Fiyatları:</strong></p>
<p>Genel Satış: ₺275,00</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unseen-tur-ile-zorlu-psmnin-gizli-dunyasini-kesfetmeye-hazirlanin-384443">UNSEEN Tur ile Zorlu PSM&#8217;nin Gizli Dünyasını Keşfetmeye Hazırlanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli İsyan ve 2023 Dünya Şampiyonası Call of Duty®: Mobile&#8217;ın 4. Sezonu ile Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-isyan-ve-2023-dunya-sampiyonasi-call-of-duty-mobilein-4-sezonu-ile-basliyor-369668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 13:14:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[call]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[duty]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[mobileın]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[sezonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Call of Duty®: Mobile'ın 2023 yılı 4. Sezonu olan “Gizli İsyan”, 26 Nisan’da başlıyor. Yeni sezonla birlikte ayrıca Call of Duty: Mobile Dünya Şampiyonası 2023 turnuvası da 1.3 Milyon dolarlık ödül ile geri dönüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-isyan-ve-2023-dunya-sampiyonasi-call-of-duty-mobilein-4-sezonu-ile-basliyor-369668">Gizli İsyan ve 2023 Dünya Şampiyonası Call of Duty®: Mobile&#8217;ın 4. Sezonu ile Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Call of Duty®: Mobile&#8217;ın 2023 yılı 4. Sezonu olan <strong>“Gizli İsyan”</strong>, 26 Nisan’da başlıyor. Yeni sezonla birlikte ayrıca Call of Duty: Mobile Dünya Şampiyonası 2023 turnuvası da 1.3 Milyon dolarlık ödül ile geri dönüyor.</p>
<p>2023 yılı dördüncü sezonu olan <strong>“Gizli İsyan”</strong> ile oyuncular gölgelerde gizlenen sırları ortaya çıkarmak için mücadele verecek. Yeni sezonda oyuna yeni çok oyunculu harita olan Arsenal, yeni Büyük Savaş: Çatışma oyun modu, yeni Makarov silahı ve özel tematik etkinlikler geliyor.</p>
<p>26 Nisan’da Android ve iOS üzerinden erişilebilir olacak yeni sezonla birlikte oyuncular yeni savaş biletinin yanı sıra Amerikan Bulldog – İç Kızıl ve Dame – Zehirli Pençe operatörlerini, yeni Şok Dalgası BR sınıfı, OTs 9 SMG silahı, yeni silah tasarımları, profil kartları, tılsımlar, oyun içi puanlar (CP) ve sezon boyunca eklenecek çok daha fazla içeriği kazanma fırsatı yakalayacak.</p>
<p>Ek olarak, dünyanın dört bir yanından en iyi takımların yarıştığı, ESL FACEIT Group ile ortaklaşa canlı yayınlanan ve Snapdragon Pro Series&#8217;in ev sahipliği yaptığı destansı bir 2022 sezonunun ardından; Call of Duty: Mobile Dünya Şampiyonası 1.3 Milyon dolarlık devasa ödül havuzuyla geri dönüyor. Tüm oyuncular, 4. sezonla birlikte oyun destansı yeni silahlar ve operatörler de dahil olmak üzere oyun içi ödüller kazanmak için yarışabilir ve oyunun sonraki aşamalarına katılmaya hak kazanabilirler.</p>
<p>Her seviyeden oyuncu için hazırlanan Call of Duty: Mobile Dünya Şampiyonası 2023, Kuzey Amerika, Orta Doğu/Avrupa/Kuzey Afrika, Hindistan, Latin Amerika ve Japonya’da Snapdragon Pro Serisi aracılığıyla bölgesel olarak yürütülen birden fazla aşamada gerçekleşecek. Turnuvanın birinci aşaması, bu heyecan verici ve küresel rekabet edilen etkinliğin başlangıcında kaydolan tüm oyunculara, yeni bir profil çerçevesi, silah kaplaması ve profil kartı hediye edecek.</p>
<p>Call of Duty: Mobile’ın yeni sezonu “Gizli İsyan” hakkında ayrıntılı bilgi için resmî web sitesini ziyaret edebilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-isyan-ve-2023-dunya-sampiyonasi-call-of-duty-mobilein-4-sezonu-ile-basliyor-369668">Gizli İsyan ve 2023 Dünya Şampiyonası Call of Duty®: Mobile&#8217;ın 4. Sezonu ile Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Ajan Grubu Spyders&#8217;in Maceraları Nickelodeon&#8217;da!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-ajan-grubu-spydersin-maceralari-nickelodeonda-365498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 09:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ajan]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[maceraları]]></category>
		<category><![CDATA[nickelodeonda]]></category>
		<category><![CDATA[spydersin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğayı korumak adına savaşan gizli ajan grubu Spyders’ın heyecan dolu maceraları dünyanın en sevilen çocuk eğlence kanalı Nickelodeon’da!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-ajan-grubu-spydersin-maceralari-nickelodeonda-365498">Gizli Ajan Grubu Spyders&#8217;in Maceraları Nickelodeon&#8217;da!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Doğayı korumak adına savaşan gizli ajan grubu Spyders’ın heyecan dolu maceraları dünyanın en sevilen çocuk eğlence kanalı Nickelodeon’da!</strong></em></p>
<p>Normal, hatta sıkıcı görünen ebeveynlerinizin aslında gizli casuslar olduğunu öğrenseniz, ne yapardınız? Tommy, Nikki ve Daniel Fisher kardeşler göl kenarındaki evlerinde ailecek tatil yaparken anne ve babalarının büyük sırrını keşfederler.</p>
<p>Ebeveynlerinin doğayı tehlikeye atan suçlularla savaşan gizli ajanlar olduğunu öğrenen kardeşler, ailelerini korumak için harekete geçmeleri gerektiklerine karar verirler. “Spyders” adlı özel görev timini kuran kardeşler için heyecan hız kesmeden başlar! Bu gizli ekibin aksiyon dolu maceraları 17 Nisan Pazartesi 20:45’te sadece Nickelodeon’da!</p>
<p><strong>Yayın Günü:</strong></p>
<p>Pazartesi &#8211; Cuma</p>
<p><strong>Yayın Tarihi: </strong></p>
<p>17/04/2023 – 12/05/2023</p>
<p><strong>Yayın Saati: </strong></p>
<p>20:45</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-ajan-grubu-spydersin-maceralari-nickelodeonda-365498">Gizli Ajan Grubu Spyders&#8217;in Maceraları Nickelodeon&#8217;da!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
