<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gıdanın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gidanin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gidanin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Aug 2025 10:23:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>gıdanın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gidanin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üreticiden halka güvenli gıdanın ikinci adresi Altayçeşme&#8217;de hizmete açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ureticiden-halka-guvenli-gidanin-ikinci-adresi-altaycesmede-hizmete-acildi-562410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 10:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[halka]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[üreticiden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe’nin ikinci Halk Marketi olan Halk Market Altayçeşme ve vatandaşlara uygun fiyatlı hizmet verecek olan Maltepe Mekân Altayçeşme, yenilenen Cemal Süreya Parkı’nda açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ureticiden-halka-guvenli-gidanin-ikinci-adresi-altaycesmede-hizmete-acildi-562410">Üreticiden halka güvenli gıdanın ikinci adresi Altayçeşme&#8217;de hizmete açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Maltepe’nin ikinci Halk Marketi olan Halk Market Altayçeşme ve vatandaşlara uygun fiyatlı hizmet verecek olan Maltepe Mekân</b> <b>Altayçeşme, yenilenen Cemal Süreya Parkı’nda açıldı. Halk Market’in, Türkiye’nin her yerindeki halk marketler ve kooperatifler arasındaki dayanışmanın ürünü olduğuna işaret eden Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, “Özellikle bu açık ve yeşil alanlarda bu tür mekânların oluşturulması bizim için kıymetli. Hem sosyalleşip hem de alışveriş yapabileceğimiz alanlar olarak bunları hayata geçirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.</b></p>
<p>Maltepe Belediyesi’nce yapımı tamamlanan Maltepe’nin ikinci Halk Marketi olan Halk Market Altayçeşme ve vatandaşlara uygun fiyatlı hizmet verecek olan Maltepe Mekân Altayçeşme, düzenlenen törenle vatandaşların hizmetine açıldı.  Bin 512 metrekare alana sahip Cemal Süreya Parkı’ndaki yenileme çalışmalarının ardından yapılan açılış programına Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’in yanı sıra Maltepe Belediyesi Başkan Yardımcıları, İBB yetkilileri, birim müdürleri, Meclis üyeleri, CHP il ve ilçe yöneticileri, muhtarlar, vatandaşlar ve mahalle sakinleri katıldı.</p>
<p><b>“Maltepe’de Yaşam Var”</b></p>
<p>Açılışta konuşma yapan Belediye Başkanı Esin Köymen, park içinde bulunan Halk Market’in, Türkiye’nin her yerindeki halk marketler ve kooperatifler arasındaki dayanışmanın ürünü olduğuna işaret etti. Köymen göreve başlarken, “Maltepe’de Yaşam Var” derken bir dayanışmayı örgütleyeceklerini, Maltepe’de bir arada yaşamanın, birlikte dayanışmanın oluşturulması için mücadele edeceklerini taahhüt ettiklerini vurgulayarak “Halk Market de bu çalışmanın bir tanesi. Özellikle bu açık ve yeşil alanlarda bu tür mekânların oluşturulması bizim için kıymetli. Hem sosyalleşip hem de alışveriş yapabileceğimiz alanlar olarak bunları hayata geçirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Köymen, Halk Market yanında en temel ihtiyaç olan temiz ve sağlıklı suya ucuz erişim için su otomatları eklediklerini ve bunu yaygınlaştırmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p>
<p><b>3 Yeni Hizmet Merkezi Kazandırılıyor</b></p>
<p>Önümüzdeki hafta Cevizli Mahallesi’nde bağımlılıkla mücadele merkezini hayata geçireceklerinin müjdesini veren Köymen, Küçükyalı’da belediyeye ait merkezi yakında sosyal tesis olarak hizmete açacaklarını, Zümrütevler Mahallesi’ndeki Mahalle Evi’nin çalışmalarının ise tamamlanmak üzere olduğunun bilgisini paylaştı. Köymen “Bu marketlerin ve merkezlerin Maltepe’de hepimizin hayatını kolaylaştıran, sorunlarımıza çözüm üretmeye çalışan merkezler olduklarının altını çizmek istiyorum. Daha yaşanılabilir bir Maltepe için hep birlikte çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.“ diye konuştu. Konuşmanın ardından merkezlerin açılış kurdelesini Başkan Esin Köymen, çocuklarla birlikte kesti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ureticiden-halka-guvenli-gidanin-ikinci-adresi-altaycesmede-hizmete-acildi-562410">Üreticiden halka güvenli gıdanın ikinci adresi Altayçeşme&#8217;de hizmete açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üretilen gıdanın 3&#8217;te 1&#8217;i hiç kullanılmadan çöpe gidiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uretilen-gidanin-3te-1i-hic-kullanilmadan-cope-gidiyor-528142</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 09:56:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çöpe]]></category>
		<category><![CDATA[gidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmadan]]></category>
		<category><![CDATA[üretilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığının desteği, Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen “4. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi”, 8-11 Mayıs 2025 tarihleri arasında Antalya/Kemer’deki Juju Premier Palace Hotel’de gerçekleştiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uretilen-gidanin-3te-1i-hic-kullanilmadan-cope-gidiyor-528142">Üretilen gıdanın 3&#8217;te 1&#8217;i hiç kullanılmadan çöpe gidiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığının desteği, Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen “4. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi”, 8-11 Mayıs 2025 tarihleri arasında Antalya/Kemer’deki Juju Premier Palace Hotel’de gerçekleştiriliyor. Bu yıl “Gıda Üretiminde Sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen kongrede; akademisyenler, araştırmacılar, kamu temsilcileri ve sektör profesyonelleri bir araya gelerek gıda kimyasındaki son gelişmeleri ve sürdürülebilir yaklaşımları ele alıyor.</p>
<p><strong>Kongre gıda kimyası ve teknolojisi alanında faaliyet gösterenleri bir araya getirdi</strong></p>
<p>Kongrenin açılışında konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi Öğr. Üyesi, Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhammet Arıcı, etkinliğin gıda kimyası ve teknolojisi alanında faaliyet gösteren bakanlıklar, üniversiteler, özel sektör temsilcileri, kalite kontrol ve standardizasyon otoriteleri ile helal gıda alanında çalışan tüm paydaşları bir araya getirme amacını taşıdığını belirtti.</p>
<p>Kongrenin, katılımcılar arasında proje iş birlikleri platformları oluşturmayı, ortak proje yapma gücünü geliştirmeyi ve denetim otoritelerinin mevcut veya yeni düzenlemeler hakkında katılımcıları bilgilendirmeyi hedeflediğini vurgulayan Prof. Dr. Muhammet Arıcı, bu hedefe ulaşmak amacıyla Kimyagerler Derneği, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi&#8217;nin desteğiyle çok sayıda katılımcının kongre organizasyon ve bilim kurullarında görev aldığını ifade etti.</p>
<p>Bu yılki kongrenin ortak odak noktasının &#8220;gıda üretiminde sürdürülebilirlik&#8221; olduğunu belirten Prof. Dr. Arıcı, &#8220;Bu konudaki en son gelişmeler hakkında uzmanları, araştırmacıları, kamu ve sanayi profesyonellerini bir araya getirerek bilgi paylaşımında bulunmak ve fikir alışverişinde bulunmak için heyecanlıyız.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Başarılı bulunan posterler ödüllendirilecek</strong></p>
<p>Kongrenin, gıda sürdürülebilirliği çerçevesinde en yeni araştırmaları ve teknolojik atılımları laboratuvar çalışmalarından in-siliko çalışmalara ve gıda sürdürülebilirliğini etkileyen küresel değişikliklere kadar tüm yönleriyle derinlemesine inceleme fırsatı sunacağını dile getiren Prof. Dr. Arıcı, kongrenin bilimsel programında davetli konuşmalar, kısa sözel sunumlar, poster sunumları ve workshopların yer alacağını, sanayi ve akademide çalışan bilim insanlarından oluşan hakem heyeti tarafından başarılı bulunan posterlerin ödüllendirileceğini duyurdu.</p>
<p>Konuşmasında &#8220;Marifet iltifata tabidir&#8221; sözüne atıfta bulunan Prof. Dr. Arıcı, kongrenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.</p>
<p><strong>İkram Cengiz: “Geleceğe yönelik yenilikçi çözümler üreteceğiz”</strong></p>
<p>Kimyagerler Derneği Başkanı İkram Cengiz, gıda kimyasının sadece bilimsel bir disiplin olmanın ötesinde, insan sağlığı, çevre, kültür ve ekonomiyle doğrudan bağlantılı hayati bir alan olduğunu vurguladı.</p>
<p>Cengiz, kongrede ele alınacak konuların yalnızca akademik bir tartışma platformu konusu olmadığını, aynı zamanda toplumun refahına ve geleceğine katkı sunacak bir sorumluluğun parçası olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu yılki kongrenin, gıda kimyasının en güncel ve kritik konularını kapsayan geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ifade eden İkram Cengiz, &#8220;Fonksiyonel gıdalar, gıda katkı maddeleri, gıda güvenliği, biyogüvenlik, organik gıdalar, coğrafi işaretleme, gıda toksikolojisi, sürdürülebilirlik ve daha birçok başlık altında mevcut alanımızdaki durumu değerlendirecek ve geleceğe yönelik yenilikçi çözümler üreteceğiz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Dünya gıda güvenliği ve sağlık sorunları gibi karmaşık zorluklarla karşı karşıya</strong></p>
<p>Ayrıca, gıda mevzuatı, patentlendirme, pazarlama trendleri ve sağlık gibi disiplinler arası konularla gıda sektörünün hem bilimsel hem de endüstriyel boyutlarının derinlemesine ele alınacağını vurgulayan Başkan Cengiz, dünyanın iklim değişikliği, nüfus artışı, gıda güvenliği ve sağlık sorunları gibi karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Bu bağlamda, gıda sürdürülebilir üretiminden sağlıklı beslenmeye, yerel hammaddelerin değerlendirilmesinden küresel standartlara uygun kalite kontrolüne kadar geniş bir sorumluluk üstlenildiğini belirten Cengiz, &#8220;İşte bu kongre, bu sorumluluğu omuzlayarak bilimsel bilgi birikimimizi paylaşmak, yenilikçi fikirleri tartışmak ve sektörel iş birliklerini güçlendirmek için bir köprü vazifesi görecektir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Dünya nüfusu artmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Eti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Görgülü, küresel gıda sorunlarına dikkat çekerek, bu problemlere üniversite, sektör ve kamu kurumlarının iş birliğiyle geliştirilecek yaygın etkili projelerle çözüm bulunabileceğini vurguladı.</p>
<p>Dünya nüfusunun artmaya devam ettiğini ve 2050 yılında 9.7 milyar, Türkiye nüfusunun ise 91 milyon civarında olmasının beklendiğini ifade eden Dr. Görgülü, Avrupa Birliği&#8217;nin yeşil mutabakat hedeflerine değindi. 2035&#8217;te sera gazı emisyonlarının yüzde 55 azaltılması ve 2050&#8217;de net sıfır seviyesine ulaşılmasının hedeflendiğini, hatta karbon negatif olma idealinin bulunduğunu belirten Dr. Ahmet Görgülü, dünya sıcaklığını 1,5 derecede tutma hedefinin, okyanusların ısınmasından kıyı ekosistemlerine kadar birçok kritik dengeyi etkilediğini söyledi.</p>
<p><strong>2050&#8217;li yıllarda yüzde 56&#8217;lık bir gıda ihtiyacı artışı öngörülüyor</strong></p>
<p>Mevcut yöntemlerle devam edilmesi durumunda 2050&#8217;li yıllarda yüzde 56&#8217;lık bir gıda ihtiyacı artışının öngörüldüğünü ve bunun için Hindistan&#8217;ın iki katı büyüklüğünde ilave tarım alanına ihtiyaç duyulacağını belirten Dr. Ahmet Görgülü, &#8220;Amacımız ne? Bu yöntemlerin daha ilerisine geçip daha farklı tarım teknolojileri, gıda teknolojileriyle bu yokluğun üstesinden gelmek hatta pozitife dönmek.&#8221; dedi.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde nüfus artışının durduğunu ancak gelişmekte olan ülkelerde artışın devam edeceğini ve bu durumun küresel gıda dengesini etkileyeceğini ifade eden Dr. Ahmet Görgülü, dünyada yaklaşık 830 milyon aç insana karşılık 2,5 milyar aşırı kilolu ve obez bireyin bulunduğunu ve Türkiye&#8217;nin de bu konuda başı çeken ülkelerden biri olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Tarım alanlarının sadece yüzde 47&#8217;si insan tüketiminde kullanılıyor</strong></p>
<p>Mevcut motivasyonla devam edildiğinde tarım alanlarının yetersiz kalacağına dikkat çeken Dr. Ahmet Görgülü, tarım alanlarının sadece yüzde 47&#8217;sinin insan tüketiminde kullanıldığını, yüzde 40&#8217;ının ise hayvan yemi ve biyoyakıtlara ayrıldığını belirtti. Bu durumun tercihler yapma zorunluluğu doğurabileceğini ancak çözüm potansiyelinin de bulunduğunu ifade eden Dr. Görgülü, &#8220;Aynı tarım alanlarından belki insanlar için birinci bitki, hayvanlar için ikinci bitki, belki üçüncü bitkiyi de biyodizel için alabiliriz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Üretilen gıdanın 3’te 1’i hiç kullanılmadan çöpe gidiyor!</strong></p>
<p>Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin hiç kullanılmadan çöpe gittiğini vurgulayan Dr. Ahmet Görgülü, bu 1.3 milyar tonluk israfın, dünyadaki 830 milyon aç insanı dört defa doyurabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Türkiye’de her 3 kişiden biri obez!</strong></p>
<p>Kişi başına kalori tüketiminde Türkiye&#8217;nin dünya sıralamasında üst sıralarda yer aldığını belirten Dr. Ahmet Görgülü, 2022 verilerine göre Türk insanının kişi başına 3 bin 785 kalori tüketerek Amerika&#8217;dan sonra ikinci sırada olduğunu söyledi. Bu aşırı kalori tüketiminin obezite sorununu beraberinde getirdiğini vurgulayan Dr. Görgülü, “Dünyada her 8 kişiden biri obezken, Türkiye&#8217;de Sağlık Bakanlığı&#8217;nın 2022 verilerine göre her 3 kişiden biri obez.” dedi.</p>
<p><strong>En yüksek karbon salınımına sahip olanların başında instant kahve var </strong></p>
<p>Gıdaların karbon emisyonlarına değinen Dr. Görgülü, özellikle hayvansal gıdaların yüksek karbon ayak izine sahip olduğunu söyledi. Kahve ve kakao ürünlerinin de karbon emisyonları açısından önemli bir yer tuttuğunu ve dünya genelinde yoğun olarak tüketildiğini belirten Dr. Görgülü, işlenmiş gıdalar arasında ise en yüksek karbon salınımına sahip olanların başında instant kahve, bitter çikolata ve kapsül kahvelerin geldiğini, çayın da hatırı sayılır bir karbon ayak izine sahip olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Unlu mamuller ve meyvelerin ise bu konuda daha masum olduğunu ifade eden Dr. Görgülü, 1 kilogram çözülmüş kahve veya instant kahvenin karşılığında 28 kilogram karbon salınımı olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>1 kilogram bisküvi üretimi için minimum 3 kilogram karbon salınımı oluyor</strong></p>
<p>Konuşmasının sonunda, sanayide enerji tüketimi ve karbon salınımına dikkat çeken Dr. Görgülü, özellikle pişirme operasyonlarında fosil yakıtların yoğun kullanıldığını söyledi. Bu konuda Eti&#8217;nin yürüttüğü bir projeden bahseden Dr. Görgülü, doğalgazlı fırınların elektrikli fırınlara dönüştürülmesi ve bu dönüşümde klasik elektrifikasyon yerine infrared ısıtıcıların kullanılmasıyla enerji verimliliği ve karbon ayak izinde ciddi tasarruflar hedeflendiğini belirtti. Projenin olumlu sonuçlar verdiğini ve birkaç yıl içinde önemli kazanımlar elde edileceğini ifade eden Görgülü, 1 kilogram bisküvi üretimi için minimum 3 kilogram karbon salınımı olduğunu ancak bu teknoloji dönüşümüyle bu oranın sıfıra indirilebileceğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Tarımın geleceği bilime ve ARGE&#8217;ye bağlı</strong></p>
<p>TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, kongrenin önemine vurgu yaparak, &#8220;Çünkü insanlığın geleceği gıdaya, gıdanın geleceği tarıma, tarımın geleceği de bilime ve ARGE&#8217;ye bağlı.&#8221; dedi.</p>
<p>Gıdanın geçmişten günümüze seyrine bakıldığında, farklı kıtalardaki ve ülkelerdeki insanların neden farklı hızlarla geliştiği sorusunun her zaman önemli bir tartışma konusu olduğunu belirten Dr. Çakal,  &#8220;Bilime ve ARGE&#8217;ye değer veren toplumların geliştiğini, bilime ve ARGE&#8217;ye değer vermeyen toplumların geri kaldığını ve bunun bir tesadüf olmadığını görüyoruz. Aynı şey şirketler için de söylemek mümkündür.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Beşerin en büyük icadı tarımdır&#8221;</strong></p>
<p>Dr. Şerafettin Çakal, bir tarımcı olarak &#8220;Beşerin en büyük icadı tarımdır&#8221; sözünün altını çizerek, insanların on binlerce yıl avcı ve toplayıcı olarak yaşadığını, tarımın keşfiyle birlikte yani bitkilerin kültüre alınması ve hayvanların evcilleştirilmesiyle bu durumun değiştiğini belirtti.</p>
<p>Tarımın icadına kadar insanların gıda sorununun olmadığını, gün bulup gün yediklerini ve doğaya baskının fazla olmadığını ifade eden Dr. Şerafettin Çakal, tarımın icadından sonra ise köylerin, kasabaların, şehirlerin ve metropollerin oluştuğunu ve nüfusun giderek arttığını söyledi.</p>
<p>İkinci tarım döneminde tarım alet ve makinelerinin, sanayi devriminin devreye girdiğini belirten Dr. Çakal, üçüncü tarım dönemi olan entansif tarım döneminde ise kimyasal gübreler, ilaçlar, pestisitler, herbisitler, hormonlar ve antibiyotiklerin kullanıldığını ifade etti.</p>
<p><strong>Nanoteknoloji ve bilişim teknolojileri önemli rol oynuyor</strong></p>
<p>Tarımda dördüncü dönem olan biyoteknolojik döneme gelindiğini ifade eden Dr. Çakal, bu dönemin aynı zamanda akıllı tarım ve biyoteknoloji devrimi olarak da adlandırıldığını söyledi. Nanoteknoloji ve bilişim teknolojilerinin bu dönemde önemli bir rol oynadığını belirten Dr. Çakal, dünyadaki bilim insanlarının bu konuda ikiye ayrıldığını ifade etti. Birinci grubun lokal, organik ve yavaş olan tohumu savunduğunu, ikinci grubun ise küresel, konvansiyonel ve hızlı olanı savunduğunu kaydetti.</p>
<p>Bu iki yaklaşım arasında bir denge bulunması gerektiğini vurgulayan Dr. Çakal, &#8220;Birinde aşırı doğaya baskı, diğerinde ise bu insanların doyurulması söz konusu. İşte burada da orta bir yol bulmamız, bir dengeyi sağlamamız gerekiyor diye düşünüyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Bir tarafta israf bir tarafta obezite var…</strong></p>
<p>Dünyada üretilen gıda miktarına da değinen Dr. Çakal, son verilere göre dünyada 9.9 milyar ton gıda üretildiğini söyledi. Bu miktarın 5.5 milyar tonunun hayvanlar tarafından, 4.4 milyar tonunun ise insanlar tarafından tüketildiğini belirten Dr. Çakal, ancak bu 4.4 milyar tonluk insan tüketimine sunulan gıdanın üçte birinin hiç insan midesine gitmeden doğrudan çöpe gittiğini vurguladı.</p>
<p>Bu israfın yanı sıra küresel gıda dağılımındaki adaletsizliklere de dikkat çeken Dr. Çakal, bir tarafta 735 milyon insanın aç olduğunu, diğer tarafta ise 1 milyar insanın obez olduğunu belirtti. &#8220;Bir tarafta israf var, bir tarafta obezlik var ve bir tarafta açlık var.&#8221; diyen Dr. Çakal, mevcut küresel gıda arzının aslında 8.2 milyar insana yetecek düzeyde olduğunu ifade etti.</p>
<p>İnsanlara gıda üretebilmek için toprak, su ve tohum olmak üzere üç temel doğal kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Dr. Çakal, &#8220;Tohum olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Tohumun kaynağı da doğal vejetasyon. Yani mera olarak görmüş olduğunuz bu doğal vejetasyondan bunların toplanması, korunması ve birimlerden kaliteli tohumlar üretmek üzere ıslah edilmesi, yerli ve milli çeşitlerinin geliştirilmesi ve üreticilerimizin, insanlarımızın hizmetine sunulması gerekiyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Dr. Şerafettin Çakal, ülkedeki yerli hayvan genetik kaynaklarının da TAGEM tarafından koruma altına alındığını sözlerine ekledi.</p>
<p>4. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi’nin ilk günü, oturum başkanı Prof. Dr. Enes Dertli oturum başkanlığında, Doç. Dr. Mustafa Türker, Prof. Dr. Ayşe Aslı Barla, Dr. Zeynep Elmalı ve Semra Çavuş’un katıldığı panelle sona erdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tarhan ve Prof. Dr. Kaynak özel oturumda ana konuşmacı</strong></p>
<p>Kongre kapsamında 9 Mayıs Cuma günü gerçekleşecek özel oturumda Üsküdar Üniversitesi’nin iki önemli ismi ana konuşmacı olarak yer alacak. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Gıda Kimyasından Beyin Kimyasına: Beyin-Besin İlişkisi”, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ise “Krizler Yüzyılında Gıda Arzında Riskler ve Fırsatlar” konulu konuşma yapacak.</p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uretilen-gidanin-3te-1i-hic-kullanilmadan-cope-gidiyor-528142">Üretilen gıdanın 3&#8217;te 1&#8217;i hiç kullanılmadan çöpe gidiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tat gıda sürdürülebilirlik vizyonuyla tarımın ve gıdanın geleceğine güçlü bir katkı sunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tat-gida-surdurulebilirlik-vizyonuyla-tarimin-ve-gidanin-gelecegine-guclu-bir-katki-sunuyor-429219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:01:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğine]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[sunuyor]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tarımın]]></category>
		<category><![CDATA[tat]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonuyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429219</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Herkesi iyi ve sağlıklı gıdaya ulaştıracak dönüşüme öncülük etmek için varız” misyonuyla sürdürülebilirliği tüm iş modellerinin odağında yer alan Tat Gıda, ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tat-gida-surdurulebilirlik-vizyonuyla-tarimin-ve-gidanin-gelecegine-guclu-bir-katki-sunuyor-429219">Tat gıda sürdürülebilirlik vizyonuyla tarımın ve gıdanın geleceğine güçlü bir katkı sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Herkesi iyi ve sağlıklı gıdaya ulaştıracak dönüşüme öncülük etmek için varız” misyonuyla sürdürülebilirliği tüm iş modellerinin odağında yer alan Tat Gıda, ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Tat Gıda, kurumsal kültürünün temellerini oluşturan “Kökümüz Değerler, Toprağımız Dünya, Emeğimiz İnsan ve Paylaştığımız Toplum” dört ana başlıktaki sürdürülebilirlik faaliyetlerini ve hedeflerini paylaştığı Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini ortaya koydu. </strong></p>
<p>Tat Gıda, “Herkesi iyi ve sağlıklı gıdaya ulaştıracak dönüşüme öncülük etmek için varız” misyonuyla sürdürülebilirliği, stratejisinin, değerlerinin ve iş modellerinin merkezine yerleştirerek çevre, toplum ve ekonomi için değer yaratmayı hedefliyor.</p>
<p>Sürdürülebilirlik yaklaşımını anlatan, “Kökümüz Değerler, Toprağımız Dünya, Emeğimiz İnsan ve Paylaştığımız Toplum” olmak üzere dört ana başlıktaki faaliyetlerini ve hedeflerini paylaştığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınlayan Tat Gıda, kaynakların korunması, sağlıklı gıdaya erişim ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluk bilinciyle çalışmalarına yön veriyor. Raporda 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini ortaya koyan Tat Gıda, toprağın, çiftçinin ve toplumumuzun refahına hizmet edecek şekilde, sorumlu üretim ve yönetim anlayışını çalışmalarının her alanına yaygınlaştırdığının altını çiziyor. </p>
<p>Türkiye’nin geleceği, kaynakların korunması ve sağlıklı gıdaya erişim kapsamında iş yapış biçimlerini değiştirmenin, şirketlerin faaliyetlerinin odağına sürdürülebilirliği koymalarının önemine dikkat çeken <strong>Tat Gıda CEO’su Evren Albaş, </strong>tarımda sürdürülebilirlik ve gıda arzının devamlılığı için akıllı tarım uygulamaları ve üretimde dijitalleşmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Albaş, “Yarım asrı aşkın süredir Türkiye’de her eve, her restorana, her mutfağa girmeyi başarmış, adı güven ve kaliteyle birlikte anılan ürünlere sahibiz. Gıda güvenliğini ve tarımın geleceğini destekliyoruz. Tarım ve gıda alanında uzmanlığımızla toprağın, çiftçinin ve toplumumuzun refahına hizmet ediyor, tarımda sürdürülebilir gelecek adına Mustafakemalpaşa, Karacabey ve Torbalı’daki tesislerimizde öncü çalışmalara imza atıyoruz. Sosyal etkisi yüksek bir şirketiz; tüm paydaşlarımızı sürdürülebilirlik yolculuğumuzun bir parçası olarak konumluyoruz. Hayata geçirdiğimiz ilk stratejik sürdürülebilirlik yol haritamızla dokunduğumuz her alanda Türkiye’ye iyi bakan bir marka olduğumuzun altını çizmek istiyoruz. Daha yaşanabilir bir dünya için çevresel, sosyal ve yönetişimsel çerçevede etki alanımızı genişletmek için çalışıyoruz” dedi. </p>
<p><strong> </strong>Faaliyette bulundukları tüm bölgelerde, ziraat ve gıda   üretiminin geleceğe hazır olmasını sağlayacak köklü projeler yürüttüklerini söyleyen Albaş, “Türkiye’nin küresel gıda şirketi olma hedefiyle, teknolojiyi insan ve çevreye fayda sağlayacak biçimde odağımıza alarak, geleceği bugünden tasarlayan iş modelleri geliştiriyoruz. Tat Gıda olarak, su, gübre ve kimyasal kullanımını azaltırken karbon ayak izini azaltma ve sürdürülebilirlik konularında da sektörümüze liderlik etmeye kararlıyız” dedi.</p>
<p><strong>Hedef, 2050’ye kadar karbon nötr olmak</strong></p>
<p>1993 yılından bu yana BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan Tat Gıda, tarımda verimlilik projelerinin yanı sıra, dijitalleşmeye ve akıllı teknolojilere yatırım yapıyor. BM Kadının Güçlenmesi İlkelerinin imzacısı olarak iş hayatında çeşitliliğe ve çoksesliliğe önem veriyor. Faaliyetlerini, imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) insan hakları, çalışma yaşamı, toplumsal cinsiyet eşitliği, çevreye duyarlı sürdürülebilir üretim, yolsuzlukla mücadele gibi başlıkları kapsayan ve “ekosistem ekonomisi” metrikleri ile uyumlu şekilde yürütüyor.</p>
<p>Son yıllarda sürdürülebilirlik performansını ivmeli bir şekilde artıran Tat Gıda, 2016’dan beri Borsa İstanbul’un Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. 2022 yılında tüm ESG performans alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalarla, Refinitiv değerleme sistemi üzerinden ESG notunu 100 üzerinden 71 puana yükseltti. Şirket, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini ortaya koyan Koç Holding’in başlattığı Karbon Dönüşüm Programı’nda yer alıyor. </p>
<p><strong>“Ürünlerimizin tarladan tabağa kadar yolculuğunu izlenebilir hale getirdik”</strong></p>
<p>Üretimde izlenebilirlik, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları gibi birçok alanda transformasyon projelerini devreye aldıklarını belirten Albaş, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Üretim tesislerimizin dijital dönüşümü için global ölçekte en etkili dijital olgunluk değerlendirme programlarından biri olan SIRI (Smart Industry Readiness Index) değerlendirmesinden geçtik. Yapay-zekâ destekli akıllı su kaynakları yönetim sistemimiz ile üretimdeki elektrik tüketimimizi %15 oranında azalttık. Blockchain altyapısına sahip izlenebilirlik platformu TTRACE aracılığıyla, ürünlerimizin tarladan sofraya gerçekleşen yolculuğunun tamamını izlenebilir hale getirmek için ilk adımı attık. Karacabey fabrikamızda domateslerimizin tarladan tesise takip sürecini başlattık.”</p>
<p>Tarımda dijitalleşmeye, akıllı teknolojilere yatırım yaptıklarını ifade eden Albaş, “Kendi sahamızda elde ettiğimiz başarılı uygulamalarımızla, çiftçinin daha verimli, daha kazançlı bir üretim modeliyle üretim yapabilmesi için rol model oluyoruz. 55 yıldır kesintisiz devam eden “Sözleşmeli Tarım” uygulamamız kapsamında 500’e yakını sözleşmeli olmak üzere 1000’in üzerinde çiftçiyle çalışıyoruz. Halen 2 bin 600 dekarlık alanda yürüttüğümüz dijital tarım uygulamaları ile dekar başına 10-11 ton seviyelerinde domates verimi elde ettik. Bu uygulamaları çiftçilerle paylaşarak, verimi arttırmalarını sağladık. Akıllı Sulama Teknolojilerimizle yaklaşık %30 su tasarrufuna ulaştık. Uydu ile takip sayesinde yüzde 10’a varan verim artışı sağladık. Tarımsal İklim İstasyonları aracılığıyla hava durumu yerel bazda tahmin edilebiliyor ve ürünü etkileyecek hastalıkların risk analizi yapılabiliyor. Bu istasyonlardan alınan veriler ve analizler sonucunda, hastalık riskleri çiftçilere “Tat Lider Çiftçi” mobil uygulaması üzerinden gönderiliyor. “Tarım Değer Zinciri” projesiyle 476 çiftçinin, limit çalışmasına gerek duymadan ve piyasa şartlarına göre uygun koşullarda tarımsal finansman imkanından yararlanmasını sağlıyoruz” dedi.</p>
<p>Tat Gıda’nın üretim, ihracat ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü performansla 2024’e giriş yaptığını söyleyen Albaş, ihracatın, şirketin sürdürülebilir ve kârlı büyüme hedefleri içerisinde önemine işaret etti. Albaş, “Ülkemizin bayrağını dış pazarlarda başarıyla dalgalandırmaya devam ediyoruz. Başarımızın temelinde ürünlerimizin sahip olduğu küresel çapta gıda güvenliği sertifikaları ve yüksek kalitenin yanı sıra bulunduğumuz ülkelerin damak tadına, yerel reçetelerine uygun ürünler çıkartabilme kabiliyetimiz yer alıyor. Bu başarının bir diğer nedeni ise, sürdürülebilirlik konusunda net pozitif etkiyi esas alan çalışmalarımızdır” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tat-gida-surdurulebilirlik-vizyonuyla-tarimin-ve-gidanin-gelecegine-guclu-bir-katki-sunuyor-429219">Tat gıda sürdürülebilirlik vizyonuyla tarımın ve gıdanın geleceğine güçlü bir katkı sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıdanın Yüzde 30&#8217;u Tedarik Sürecinde Kaybediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gidanin-yuzde-30u-tedarik-surecinde-kaybediliyor-415229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 16:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[kaybediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından her yıl Dünya Gıda Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Gıda Zirvesi” gıda endüstrisinin mevcut sınırlarını ve gıda sistemlerindeki durumu mercek altına aldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gidanin-yuzde-30u-tedarik-surecinde-kaybediliyor-415229">Gıdanın Yüzde 30&#8217;u Tedarik Sürecinde Kaybediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından her yıl Dünya Gıda Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Gıda Zirvesi” gıda endüstrisinin mevcut sınırlarını ve gıda sistemlerindeki durumu mercek altına aldı. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen zirvenin ilk gününde, 13 oturumda gıda sanayinden yarının gıdalarına, sürdürülebilir tedarik zincirinden gıda inovasyonlarına kadar önemli konular ele alındı. Kamu, sivil toplum, akademisyenler, sektörün önde gelen markaları, girişimci ve yatırımcıların geniş katılım gösterdiği zirvede, gıda israfı uyarısı yapıldı. Yaşanan gıda israfına dikkati çeken sektör temsilcileri, “Türkiye’de günde üretilen 80 milyon adet ekmeğin, 14 milyon adedi israf ediliyor. Gıdanın yüzde 30’u, yani 3’te 1’i tedarik sürecinde kaybediliyor” uyarısı yaptı. Uzmanlar, artan nüfusu beslemek için hayvan kesmeden kök hücre ve bitkisel üretimle et ve süt ürünleri üretimine ilginin arttığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Yeşil dönüşüm odak noktamız</strong></p>
<p>Zirvede konuşan <strong>Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, </strong>bakanlık bünyesinde yeşil dönüşüm, akıllı ulaşım, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi. Gıda israf ve kayıpların azaltılması, hileli gıdanın önlenmesi ve organik tarımın artırılması gibi hedeflere ulaşmak için çalıştıklarını söyleyen Gürcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm perspektifiyle hareket ediyoruz. Yenilenmiş ürünlerin satışına yönelik yönetmelik bu çalışmalarımızın bir örneği. Tablet, telefon, oyun konsolları gibi elektronik ürünlerin yenilenerek satışa sunulmasının önü açıldı. Önümüzdeki dönemde bunun kapsamını genişleteceğiz. İthal edilen bu ürünlerde, dış ticaret açığımızın kapatılmasına da katkı sağlayacağını öngörüyoruz. Yine sıfır atıkta, gıda başta olmak israf profilini ortaya koyan bir çalışma başlattık. Haksız fiyatla mücadeleye yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Bu kapsamda 81 ilde müfettişlerle denetimler aralıksız sürüyor. Bu kapsamda 2023 yılında fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen firmalara yaklaşık 90 milyon TL idari para cezası kesildi. Tarım ürünlerinin modern depolanması için lisansı depoculuk hayata geçirildi ve 45 ilde 184 lisanlı depo işletmemiz, şubeleriyle birlikte 288 noktada lisanslı depoculuk gösteriyoruz. Bu işletmelerin toplam depolama kapasitesi 9,7 milyon tona ulaştı. Lisanslı depolardaki malların alınıp satıldığı, Türkiye ürün ihtisas borsasındaki işlem hacmi de 163.87 milyar TL’ye ulaştı.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Stokçuluk yapanlara 142,5 milyon TL ceza</strong></p>
<p>Vatandaşları korumaya yönelik faaliyetleri de sürdürdüklerinin vurgulayan Gürcan, otomotiv ve emlaktaki fahiş fiyatlara yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini, stokçulukla ilgili de önemli adımlar attıklarını açıkladı. Gürcan, “Otomotivde 6 ay 6 bin kilometre olarak bilinen pazarlama ve satış kısıtlamasına yönelik düzenlemeyi hayata geçirdik. Süreci 1 Ocak 2024’e kadar uzattık. Kuralı ihlal eden 126 firmaya ceza kesildi. Stokçuluk yapan 28 firmaya da 142,5 milyon TL idari para cezası uyguladık” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Suyun bilinçsiz kullanımı endişeleri artırıyor</strong></p>
<p><strong>Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, </strong>gıdada sürdürülebilir kavramını bütüncül bir şekilde ele almak gerektiğini, sorunları belirlemek kadar çözüm üretmenin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Kuraklıktan olumsuz etkilenmede tarımı ve gıdanın ilk sıralarda yer aldığına vurgu yapan Sidar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Su kaynakları kısıtlı ve tarımda suyun bilinçsiz kullanımı endişelerimizi artırıyor. FAO’nun ‘su hayattır’ mottosundan yola çıkarsak, günlük gıda ihtiyacı için 4 ton suya ihtiyaç var. Tarım uygulamaları, su kaynaklarını etkiliyor. Bu noktada adımlar atılması gerekiyor, yoksa geç kalacağız. Gıda israfı da bir başka önemli sorun. Dünyada üretilen gıdanın yüzde 30’u sevkiyat sırasında israf oluyor, uygun olmayan nakliye ve depolama koşullarından dolayı.”</p>
<p><strong>Gıda sanayisi teşvikle desteklenmeli</strong></p>
<p><strong>Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, </strong>gıdanın geleceği için değişim ve dönüşümü esas aldıklarına vurgu yaptı. Bu yıl Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıl dönümünün kutlandığını anımsatan Bursa, “İkinci yüz yılda çok büyük hedeflerimiz var ve bu hedeflerin ötesine geçmek için çalışmalıyız. En önemli sorunumuz çalışma ve üretme. İki başlığı gerçekleştirmek için, gerçek anlamda Kurtuluşu Savaşı seferberliği kadar büyük seferberlik ilan etmeliyiz” dedi. İşsizliğin yaşandığı ortamda birçok işletmenin çalıştıracak eleman bulamadığını dile getiren Bursa, “Turizm bölgesine gidin lokanta, tarlaya giden işçi, sanayiye gidin çırak, kalfa, işçi… Bütün bunlarda eksiklikler görüyoruz, o nedenle çok gayret etmeliyiz” dedi. Gıdada bir konuya dikkati çeken Bursa, “Son dönemde savunma sanayisindeki başarılar göğsümüzü kabartıyor. Bizim gıda sektöründe, nasıl ki savunma sanayine yönelik teşvikler veriliyor, gıda sektöründe de önemli alt yapı desteklerine ihtiyacımız var” diye konuştu. </p>
<p><strong>Güçlü değil, güçlendiren liderler</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Mehmet Tütüncü, </strong>dünyada birçok şeyin hızla değiştiğini, hızlı değişimin de belirsizlik ortamı yarattığına işaret ederek, bunun hızlı öğrenmeyi zorunlu kıldığını vurguladı. Tütüncü, şöyle devam etti: “Sürekli öğrenmeye geçmemiz gerekiyor. Her şey değişirken, günümüzde liderlik ve şirket kültürü modelinin de değişmesi gerekiyor. Bugünkü işimize odaklanırken, geleceği de düşünmeli. Liderler artık birden fazla şapka takmak zorunda. Sadece bugüne odaklanırsak, geleceğe yanıt vermek için geç kalabiliriz. Güçlü liderler değil, güçlendiren liderler olmalı. Hep ‘lider burada’ demek zorunda değilsiniz ancak çalışanın ihtiyacı olduğunda yol göstermelisiniz. Bunu yapmak için de işin dinamiklerini iyi bilmek gerekiyor.” Bu noktada üç kritik konuya vurgu yapan Mehmet Tütüncü, bunları belirsizlik &#8211; gündemi yönetmek, şirket hedeflerini, yüksek performansı yönetmek ve şirketleri geleceğe hazırlamak olarak sıraladı. Gıdanın stratejik bir ürün olduğuna vurgu yapan Tütüncü, “İnsan var olduğu sürece gıdaya ihtiyaç olacak. Gıdada riskler her geçen gün büyüyor. Artan göçler de gıda krizine aslında yol açıyor. Bir yer gıdaya ulaşamazken, bir yere talep yığılıyor. Bioçeşitlilik kaybı da sorun yaratıyor. Su konusu da öncelikli problemlerden biri. Gıda sofraya gelene kadar üretimin 3’te 1’i yolda kayboluyor. FAO, tarımsal üretimin yüzde 70 artması gerektiğini söylüyor. Biz tarladan sofraya yönelik çalışmalar, sözleşmeli üretim ve eğitimlerle verimliliğin artırılmasın için birçok projeye destek veriyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bitkisel bazlı proteine 250 milyon dolarlık yatırım</strong></p>
<p><strong>Tiryaki Agro CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, </strong>“Dünya 1950’lerden bu yana verimlilik artışına odaklandı, bu konuda çok önemli atılımlar yaptık. Ancak bu metodun vahşi bir yaklaşım olduğuna, bu yaklaşımın toprak sağlığına, kırsal kalkınmaya ve gıda güvenliğine tehdit oluşturduğuna şahit oluyoruz. Üstüne bir de iklim değişikliği eklenince geleneksel metotların dönüştürülmesi artık zorunlu hale geldi.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Risklere karşı dayanıklı yönetim anlayışı</strong></p>
<p><strong>Ülker CEO’su Mete Buyurgan,</strong> iklim kriziyle mücadelede gıda sektörünün değişim ve uyum potansiyeline rağmen bundan etkilenecek sektörler arasında yer aldığına dikkat çekti. Buyurgan şu değerlendirmeyi yaptı: “Ülker olarak küresel gündemler, risk ve fırsatlar doğrultusunda yeni bir sürdürülebilirlik vizyonu oluşturduk. Hedeflerimizi ve çalışmalarımızı Dünyamız, Değer Zinciri, Çalışanlar ve Toplum olmak üzere dört başlık altında topladık. 2050 Net Sıfır yolculuğumuzda, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi de bu çerçevede yeniledik. Sürdürülebilir ham madde tedarikine verdiğimiz önemli buğday, fındık, kakao özelinde projeler geliştiriyoruz. Risklere karşı daha dayanıklı bir yönetim anlayışına sahip olarak, liderliğimizi ve rekabet avantajımızı devam ettirmeyi hedefliyoruz.” </p>
<p><strong>80 milyon ton ekmek üretiliyor</strong></p>
<p><strong>UNO Yönetim Kurulu Üyesi &#038; CEO Vekili Evin Pehlivanlı, </strong>Türkiye’nin kişi başı ekmek tüketiminin en yüksek ülke olduğunu söyledi. Gıda israfının azaltılmasına odaklandıklarına işaret eden Pehlivanlı, israfın hangi noktalarda oluştuğuna ilişkin çalışma yaptıklarını, bunu yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını, belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de günde 80 milyon adet ekmek üretiliyor, bunun 14 milyon adeti israf ediliyor. Neredeyse ürettiğimiz her 5 ekmekten biri israf ediliyor. Bu 14 milyonun 13,7 milyon adeti ambalajsız ekmekten oluşuyor. İsraf noktalarında, tedarik zinciri ve tüketim noktaları karşımıza çıkıyor. Tüketiciyle hiç buluşamayan ciddi gıda kaybı var. O nedenle ambalaj, gıda için koruma bariyeri. Havadan, nemden koruyor, bozulmasını ve küflenmesini önlüyor. Ekmeğe ömür sağlıyor. Ambalaj teknolojileri o nedenle çok önemli. Araştırmalarımız, ambalajlı ürünlerin israfı yüzde 50 azalttığını gösteriyor. Bizim ambalajlarımız, kazara doğaya karışması halinde, 24 ayda çözünerek yok alan ve hiçbir zararlı kalıntı bırakmıyor.” </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fiyat artık birinci kriter değil</strong></p>
<p><strong>Omron Endüstri Çözümleri Ülke Müdürü Yusuf Safran, dünyada nüfusun 2050’de 10 milyar, </strong>Türkiye’de 100 milyona ulaşmasının beklendiğine işaret ederek, bugünkü tüketim alışkanlıklarıyla devam edilmesi halinde, üç dünyaya daha ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ambalaj konusuna da değinen Safran, global ölçekte yüzde 10’unun geri dönüştürülebildiğini, Türkiye’de bu oranın yüzde 9’un altında olduğunu düşündüğünü söyledi. Ayrışmaya izin veren, biyo çözünür yeni nesil paketlemelere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Safran, günümüzde tüketici davranışının da değiştiğini belirterek, “Tüketici artık fiyat önemli ancak, etiket bilgilerine, çevreye duyarlılık gibi kriterleri de dikkat etmeye başladı” dedi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeşil dönüşüm OVP’ye girdi</strong></p>
<p><strong>Sütaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, </strong>sürdürülebilirlikte artık aksiyon almak gerektiğini vurguladı. Yılma, şöyle devam etti. “Bu yıl o aksiyonların alınması zorunlu hale gelecek, hukuki zorunlulukların olacağı bir yıl. Avrupa Birliği’ne ihracat için. Bu konuda yoğun mesai harcanıyor. Yine Orta Vadeli Program’da (OVP) ilk defa yeşil dönüşüm başlığı açıldı. Bu, Türkiye’nin bu yolda yapmak istediklerine yönelik önemli bir adım” diye konuştu. <strong>Döhler CEO’su Can Aydemir, </strong>mevzuat beklemeden her şirketin şapkayı önüne koyup, gerekeni yapması gerektiğini söyledi. Aydemir, çayda ithalatı kesen önemli bir ihracat hikayesi yazdıklarını açıkladı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bağını sormayan tüketici geride kaldı</strong></p>
<p><strong>Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsi Akın, </strong>dünyada ve Türkiye’de sıfır emisyon için çalışmalar yaptığını, şirketlerin de bunu gündemlerine alması gerektiğini vurguladı. Değerli tarım ve fındık konusuna değinen Bamsi Akın, “Fındık tedarik zincirinin adil, sürdürülebilir ve şeffaf olmasını hedefliyoruz. Türkiye’de fındık değer zincirinin iyileştirilmesi için katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Sivil toplum kuruluşları, çiftçi ve değer zincirinin tüm paydaşlarıyla işbirliği yapıyoruz ve herkes için bir fındık sektörü hedefiyle, 2012 yılından bu yana Ferrero Değerli Tarım Sürdürülebilirlik programımızı da yürütüyoruz” diye konuştu. Çocukların oynayarak öğrenmesi kapsamında aktiviteler yaptıklarını belirten Akın, 10 yılda 21 bin aşkın çocuğa ve 9 bine yakın aileye ulaştıklarını söyledi. Tüketicinin artık ne yiyip içtiğini bilmek istediğini belirten Akın, “Üzümünü yiyip bağını sormayan tüketici artık geride kaldı. Tedarikçi şeffaflığı önem arz ediyor” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sıcaklık artışı riskleri de getiriyor</strong></p>
<p><strong>Pınar Et &#038; Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, </strong>iklim değişikliğiyle artan sıcaklık karşısında hayvancılık için yem üretiminde daralmaların söz konusu olduğunu belirterek, “Tarım arazilerinin de daraldığını görüyoruz” dedi. Yaşanan gelişmelerin ışında yapılan araştırmaların gıda kalitesinde de değişiklikler olduğunu gösterdiğine işaret eden Tuncer, sıcaklık artışının yeni riskleri de beraberinde getirdiğini sözlerine ekledi. </p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>Rasyonel tarıma geçmeliyiz</strong></p>
<p><strong>Danone Türkiye Sürdürülebilirlik Lideri Begüm Yontar Avcı,</strong> tatlı su kaynaklarını yüzde 74’ünün tarım için kullanıldığını, sürdürülebilirliği sadece karbon salınımına indirgemenin gerçekçi çözümlere götürmeyeceğine işaret etti. İklim değişikliğinden önce su kaynaklarının etkilenmesinin söz konusu olduğunun altını çizen Begüm Yontar Avcı, “Tarım ve hayvancılığın iklim krizinden en çok etkilenecek sektör olduğunu düşünüyorum. Akıllı tarımı hayata geçiremezsek, ürünlere üretim ve erişilebilirlikte sorunlar yaşanabilir. Rasyonel tarım politikalarına geçmeliyiz.” </p>
<p> </p>
<p><strong>Sektörümüze öncülük edeceğiz</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Palsgaard Türkiye Genel Müdürü Eymen Baltaşı Çırağıloğlu, </strong>Palsgaard’ın, bugün 100 yılı aşkın deneyimi, üreticilerin kullanımına sunduğu yüzlerce farklı ürünü ve derin teknik bilgisi ile dünya genelinde gıda, ambalaj ve kozmetik sektöründeki üreticilere emülgatör tedariği sağladığını söyledi. Çırağıloğlu, “Gıda israfının önlenmesine yönelik yenilikçi yaklaşımlarımız ile alanımızda, sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz” dedi. <strong>Aromsa Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Melis Yasa Aytaman ise </strong>döngüsel ekonomiye katkıda için çeşitli uygulamalar yaptıklarını belirterek, “Örneğin; çay, kahve ve domates posaları, narenciye  kabuğu gibi çeşitli atıkları farklı ürün gruplarında uyguluyoruz. Hammadde temini konusunda da Ar-Ge sürecinde döngüye dahil edilebilecek maddeleri araştırıyor ve yerel tedariği önceliklendiriyoruz” dedi. </p>
<p> </p>
<p> <strong>İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beraat Özçelik, </strong>geleceğin gıda mühendislerini yetiştirdiklerini belirterek, “Sürdürülebilirlik konusunu ders içeriklerimize de yerleştirdik, öğrencilerimizi bu konuda donanımlı hale getirmeye çalışıyoruz” dedi. Hayvansal proteinlerin bitkisel yöntemlerle üretilmesine yönelik risklere değinen Özçelik, “Ucuz besin kaynağı olarak hayvancılık ürünlere ihtiyacımız var” dedi. <strong>Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü Dr. Hülya Günay, </strong>56 üyesi olan Sürdürülebilir Gıda Platformunda, eş başkanı olduğu Gıda atığı çalışma grubunun çalışmalarından bahsetti. Günay, “Birinci önceliğimiz gıda atığının önlenmesi. Bu noktada sektöre yönelik 5 klavuz hazırladık. Süt ve süt ürünleri, kümes hayvanları, bal, hububat, kuru meyve ve çay sektörü gibi. Bunları ilgi bakanlığımızla da istişare edildi. Daha sonra bunu platform üzerinden duyurup, sektörün kullanımına sunacağız” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gidanin-yuzde-30u-tedarik-surecinde-kaybediliyor-415229">Gıdanın Yüzde 30&#8217;u Tedarik Sürecinde Kaybediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buğday Derneği: Kayseri&#8217;de Sağlıklı Gıdanın Adresi: Kocasinan %100 Ekolojik Pazar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-kayseride-saglikli-gidanin-adresi-kocasinan-100-ekolojik-pazar-395530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 10:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[buğday]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[kayseride]]></category>
		<category><![CDATA[kocasinan]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği (KAPTAR), Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kocasinan Belediyesi işbirliği ile 2013 yılından beri Ağustos-Kasım sezonunda hizmet veren %100 Ekolojik Pazar, bu yıl da organik ve sağlıklı ürünler sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-kayseride-saglikli-gidanin-adresi-kocasinan-100-ekolojik-pazar-395530">Buğday Derneği: Kayseri&#8217;de Sağlıklı Gıdanın Adresi: Kocasinan %100 Ekolojik Pazar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği (KAPTAR), Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kocasinan Belediyesi işbirliği ile 2013 yılından beri Ağustos-Kasım sezonunda hizmet veren %100 Ekolojik Pazar, bu yıl da organik ve sağlıklı ürünler sunmaya devam ediyor. Kayseri Erciyesevler %100 Ekolojik Pazar 13 Ağustos’tan itibaren her pazar günü 07.00-17.00 saatleri arasında Erciyesevler Pazar Alanında tüketiciyle buluşuyor.</p>
<p>Gezegeni korurken aynı zamanda soframızı da korumayı, ekolojik tarımı yaygınlaştırırken üreticiyi örgütlemeyi, teşvik etmeyi ve bu doğrultuda tüketiciyi bilinçlendirmeyi amaçlayan Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği’nin girişimleri ile Kayseri’nin 9 ilçesindeki 700 dekar alanda organik sertifikalı üretim yapan 35 çiftçi, yerel ve mevsimsel ürünlerini %100 Ekolojik Pazarlar güvencesiyle tüketicilere aracısız olarak ulaştırma imkânı buluyor. </p>
<p>Zehirsiz Sofralar Zehirsiz Pazarlar</p>
<p>Kayseri’de 2013 yılından beri zehirsiz gıdaya erişmek isteyen tüketicilere güvenilir gıda sağlayan ve organik sertifikalı üretim yapan çiftçilerin ürünlerini pazarlayabilmesi için imkan sağlayan %100 Ekolojik Pazar, Kasım ayına kadar her pazar günü Erciyesevler Pazar Alanı’nda kurulmaya devam edecek. Ağustos-Kasım döneminde kurulan pazar yerel üreticilerin tezgâhlarına ev sahipliği yapmakla birlikte üreticiden tüketiciye adil bir üretim ve pazarlama modeli ile sürdürülebilir gıda konusunda diğer belediyelere de öncülük ediyor.</p>
<p>%100 Ekolojik Pazar’da, 2022 yılı verilerine göre, 180.765,00 kg. taze sebze ve meyve satışı gerçekleşirken; üreticilerin elde ettikleri toplam kazanç, iklim krizine bağlı olarak azalan ürün miktarına rağmen, 2.245.742,00 TL’ye ulaşmış durumda. Son 8 yılda 1.322.536,16 kilogram taze sebze ve meyve satışı gerçekleştiren üreticiler toplam 6.433.785,00 TL kazanç elde ederek üretim kapasitelerini geliştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Buğday Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, Kocasinan’da açılan %100 Ekolojik Pazar’ın önemine şu sözlerle dikkat çekti; “Üretici örgütlenir; devlet üretimi, yerel yönetimler de sivil toplum örgütlerinin katkıları ile organik pazarları destekler; üretim ve tüketimde yerellik sağlanarak organik pazarlar üreticiden tüketiciye hale gelirse, hem sürdürülebilirlik sağlanıyor hem de organik ürünlerdeki fiyatlar aşağı çekilebiliyor. Kayseri’deki organik pazar fiyatları İstanbul, Ankara ve İzmir’deki organik pazarların neredeyse yarısı bir bedel. Buğday Derneği olarak, Tarım ve Orman Bakanlığımızı ve yerel yönetimleri işbirliği içinde hem üretim hem pazar ayağı bir arada olacak şekilde organik tarımı desteklemeye çağırıyoruz. Kocasinan %100 Ekolojik Pazar modelinin yaygınlaşmasını temenni ediyoruz.” </p>
<p>Sadece zehirsiz ve organik sertifikalı ürünlerin satıldığı %100 Ekolojik Pazarlar ekolojik tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte, gelecek kuşaklar için daha yaşanabilir bir dünya ve sağlıklı bir toplum yolunda dönüşüme hizmet ediyor. Türkiye’de ekolojik ürünlerin ve pazarların yaygınlaşması için çalışan Buğday Derneği’nin öncülüğünde, ilk olarak 2006 yılında İstanbul – Şişli’de açılan %100 Ekolojik Pazarlar, Kartal ve Bakırköy’ün ardından, İstanbul dışında Kayseri Kocasinan’da ve İzmit’te hizmet vermeye başladı. Böylece ekolojik ürünler daha çok tanınır, bilinir ve ulaşılabilir hale geldi.</p>
<p><b>Her Şey Kayıt Altında ve İzlenebilir</b></p>
<p>Buğday Derneği, oluşturduğu %100 Ekolojik Pazar Standartları ile organik pazarların sağlıklı işleyen ve güvenilir bir model olarak yaygınlaşmasına öncülük ederek üstlendiği bu rolü, hazırladığı internet veritabanı ile daha da ileriye taşıyor. Yerel yönetim yetkilileri, ürünlerin satış verilerini tarih, satıcı, üretici, ürün, çeşit, miktar, fiyat ve mali belgeler bazında kayıt altına alıyor. Belediyelerin yanı sıra, Buğday Derneği ve proje ortağı olan sivil toplum kuruluşları ile birlikte, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da denetimleri yapılan %100 Ekolojik Pazarlar’da, düzenli olarak ürünlerden numune alınarak akredite laboratuvarlara gönderiliyor. Kalıntı çıkan veya sertifika kapsamı dışında ürün sattığı tespit edilen üreticiler ve esnaf pazardan men ediliyor. Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazar da bir ziraat mühendisi tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor ve kalıntı analizi yapılıyor.</p>
<p>Sağlıklı Gıdanın Adresi %100 Ekolojik Pazarlar</p>
<ul>
<li>
<p>Bakırköy %100 Ekolojik Pazar: Cuma günleri, Airport Alışveriş Merkezi’nin arka açık otoparkında, 07.00-16.00 </p>
</li>
<li>
<p>Şişli %100 Ekolojik Pazar: Cumartesi günleri, Cumhuriyet Mah., Gökkuşağı Lala Şahin Sok., Feriköy’de, 07.00-17.00</p>
</li>
<li>
<p>Kartal %100 Ekolojik Pazar: Pazar günleri, Kordonboyu Mah., Hükümet Cad., Ekolojik Pazar Alanı’nda, 08.00-17.00 </p>
</li>
<li>
<p>İzmit %100 Ekolojik Pazar: Cumartesi günleri, 41 Burda Alışveriş Merkezi’nde, 10.00-18.00 </p>
</li>
<li>
<p>Kayseri – Kocasinan/Erciyesevler %100 Ekolojik Pazar: Pazar günleri, Erciyesevler Mah., Mazı Sk., Kocasinan’da, 07.00-17.00 *Ağustos-Kasım ayları hizmet vermektedir.</p>
</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-kayseride-saglikli-gidanin-adresi-kocasinan-100-ekolojik-pazar-395530">Buğday Derneği: Kayseri&#8217;de Sağlıklı Gıdanın Adresi: Kocasinan %100 Ekolojik Pazar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, gıda sektöründe faaliyet gösteren Altınmarka Gıda&#8217;nın sukuk ihracını gerçekleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasi-gida-sektorunde-faaliyet-gosteren-altinmarka-gidanin-sukuk-ihracini-gerceklestirdi-365516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 09:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyet]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdanın]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[ihracını]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[sektöründe]]></category>
		<category><![CDATA[sukuk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yürüttüğü yatırım bankacılığı faaliyetleri çerçevesinde Altınmarka Gıda’nın fon kullanıcısı olduğu 50 milyon TL tutarlı, 177 gün vadeli sukuk (kira sertifikası) ihracını gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasi-gida-sektorunde-faaliyet-gosteren-altinmarka-gidanin-sukuk-ihracini-gerceklestirdi-365516">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, gıda sektöründe faaliyet gösteren Altınmarka Gıda&#8217;nın sukuk ihracını gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yürüttüğü yatırım bankacılığı faaliyetleri çerçevesinde Altınmarka Gıda’nın fon kullanıcısı olduğu 50 milyon TL tutarlı, 177 gün vadeli sukuk (kira sertifikası) ihracını gerçekleştirdi.</strong></p>
<p>Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında çalışmalarına hız kesmeden devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yürüttüğü yatırım bankacılığı faaliyetleri çerçevesinde kahve, kakao, çikolata, unlu mamul ürünlerinin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren Kahve Dünyası ile Baylan markalarını bünyesinde barındıran Altınmarka Grubu’nun ana firması Altınmarka Gıda’nın fon kullanıcısı olduğu 50 milyon TL tutarlı, 177 gün vadeli sukuk (kira sertifikası) ihracını Ziraat Yatırım’ın satış aracılığıyla gerçekleştirdi.</p>
<p>Gerçekleştirilen sukuk ihracı ile sermaye piyasaları danışmanlığı çerçevesinde önemli bir iş birliğine imza attıklarını vurgulayan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, sermaye piyasası ürünlerinde çeşitliliği sağlamak ve kalkınmada öncelikli sektörlerdeki şirketleri sermaye piyasası yatırımcılarıyla buluşturmak üzere çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.</p>
<p>Öztop, “Yatırım Bankacılığı çatımız altında sermaye piyasaları danışmanlığı hizmetleri vererek, firmaların alternatif finansman kaynaklarına erişimine aracılık ediyoruz. Ülkemizin kalkınmasında stratejik öneme sahip sektörleri göz önünde bulundurarak, gıda sektörünün finansmanında da aktif rol almaya devam ediyoruz. Banka olarak, sürdürülebilir kalkınmaya ve sermaye piyasalarımızın geliştirilmesine katkı sağlama amacıyla sermaye piyasalarında örnek olabilecek yenilikçi ürünler geliştirilmesi konusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasi-gida-sektorunde-faaliyet-gosteren-altinmarka-gidanin-sukuk-ihracini-gerceklestirdi-365516">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, gıda sektöründe faaliyet gösteren Altınmarka Gıda&#8217;nın sukuk ihracını gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
