<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gıdaları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gidalari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gidalari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Oct 2025 08:06:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gıdaları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gidalari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünya sofralarını Türk gıdaları süslüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-sofralarini-turk-gidalari-susluyor-584152</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 08:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdaları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sofralarını]]></category>
		<category><![CDATA[süslüyor]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584152</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlığın başlangıç noktası Anadolu, bereketli toprakları, dört mevsimi yaşayan iklimi ve zengin biyoçeşitliliğiyle dünyanın gıda ambarı konumunda. Son 22 yılda gıda ihracatını 9 kat artıran Türkiye, dünya gıda ihracatından yüzde 1,5 pay alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-sofralarini-turk-gidalari-susluyor-584152">Dünya sofralarını Türk gıdaları süslüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlığın başlangıç noktası Anadolu, bereketli toprakları, dört mevsimi yaşayan iklimi ve zengin biyoçeşitliliğiyle dünyanın gıda ambarı konumunda. Son 22 yılda gıda ihracatını 9 kat artıran Türkiye, dünya gıda ihracatından yüzde 1,5 pay alıyor.</p>
<p>Anadolu topraklarında binlerce yıldır yetişen binlerce çeşit gıda dünya sofralarında milyarlarca insana sağlık ve şifa oluyor.</p>
<p>Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretime imza atıyor. Türkiye, 2024 yılı verilerine göre 74 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa&#8217;da liderken, dünyada da 8. sırada bulunuyor.</p>
<p>Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 2024 yılı sonunda 36 milyar doları aşmışken, bu ihracatın 28,5 milyar dolarlık dilimini gıda ürünleri oluşturuyor. </p>
<p>Türk çiftçisi ve Türk gıda ihracatçılarının güçlerini birleştirmesi büyük bir sinerjiyi ortaya çıkarıyor. </p>
<p>Türkiye pek çok gıda ürününün üretiminde dünya lideri ya da ön sıralarda yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva, defne, kekik, sofralık zeytin, levrek, çipura, haşhaş tohumu üretiminde dünya birincisi olan Türkiye, bal, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne, şeftali, mandalina ve hıyarda üçüncü; ceviz, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada yer alıyor.</p>
<p>Türkiye, çiğ süt üretiminde de dünyada 9, Avrupa&#8217;da üçüncü sırada konumlanıyor. Sığır eti üretiminde dünyada 7, Avrupa&#8217;da birinci olan Türkiye, tavuk eti üretiminde dünyada 9, Avrupa&#8217;da da ikinci sırada bulunuyor.</p>
<p>Türkiye, yumurta üretiminde dünyada 10, Avrupa&#8217;da ikinci sırada yer alırken, bal üretiminde dünyada ikinci, Avrupa&#8217;da da ilk sırada dikkati çekiyor.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri, kuru meyveden zeytinyağına, su ürünlerinden tıbbi ve aromatik bitkilere, meyve sebze ve mamullerinden hububat bakliyat yağlı tohumlara kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Türk çiftçisinin ürünlerini dünyanın dört bir tarafına ulaştırarak Türkiye’ye 7, 5 milyar doların üzerinde döviz kazandırıyor. Türkiye’nin 36 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay alıyor.</p>
<p>2025 yılında mart ve nisan aylarında yaşanan ve 38 ilde etkili olan soğuk hava, dolu, don Türkiye’nin 2025 yılındaki tarımsal üretimine ciddi zarar vermiş olsa da önümüzdeki yıllarda dünyanın gıda ambarı konumunu sürdürecek altyapıya sahip. </p>
<p>Gıda ihracatında Türkiye lideri olan Ege İhracatçı Birlikleri, bünyesindeki 6 gıda birliğiyle yıllık 7,5 milyar dolar seviyesindeki tarım ürünleri ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için çaba gösteriyor. </p>
<p><strong>Uçak; “Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir gıda tedarikçisi”</strong></p>
<p>Gıda arzının, ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından birisi olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıktığına dikkati çekti.</p>
<p>Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında başarı hikâyesi yazdığını anlatan Uçak, “2002’de 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda ürünleri ihracatımız, 2024’te 9 büyüyerek 32,6 milyar dolara çıktı. Dünya tarım ürünleri ihracatından yüzde 1,5 pay alıyoruz. Dünya’ya sadece hammadde tedarik etmiyoruz. Aynı zamanda katma değerli, işlenmiş ürünler sunuyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 5 gıda fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaparken, URGE Projeleri, TURQUALITY Projeleri, Sektörel Ticaret Heyetleri ve Alım Heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için omuz veriyoruz. Afrika’dan Uzakdoğu’ya Avrupa’dan Amerika’ya geniş bir coğrafyanın gıda tedarikçisi konumundayız. Yıllık 60 milyon tona ulaşan meyve sebze üretimimizle 85 milyon insanımızın ihtiyaçlarını giderdiğimiz gibi taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında 6 milyar doları aştık” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Işık: “Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya birincisiyiz”</strong></p>
<p>16 Ekim Dünya Gıda Gününün, gıdanın önemini hatırlamak, üretimde kaliteyi ve sürdürülebilirliği ön planda tutma kararlılığımızı vurgulamak için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlir ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya lideri olduğunu, Ege Bölgesi’nin, ülkemizin bu başarısının merkezinde yer aldığını ve Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yarısından fazlasının Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildiğini ifade etti. </p>
<p>2024 yılında Türkiye’nin kuru meyve ihracatının 1 milyar 850 milyon dolara ulaştığının altını çizen Işık, “İhracatın büyük kısmı çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatından kaynaklandı. Türk kuru meyvesi, yalnızca geleneksel pazarlarda güçlü konumunu korumakla kalmıyor; Turquality Projesi ve dünya çapındaki fuarlara katılımlar sayesinde marka değerini uluslararası alanda artırıyor. Hindistan’daki MEWA Fuarı ile yapılan tanıtım ve tadım etkinlikleri de ürünlerimizin bilinirliğini güçlendirdi. Sürdürülebilirlik sektörde önceliğimiz, uluslararası alanda da takdir gördü ve “INC Excellence in Sustainability / Back to People” ödülünü kazandık. 2025-2026 sezonu hem zorlu iklim koşulları hem de yüksek değerli ihracat fırsatlarıyla dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir üretim ve karbon ayak izinin azaltılması sektörümüzün öncelikleri olacak” dedi. </p>
<p><strong>Girit: “Üç öğün dünyanın protein ihtiyacını karşılıyoruz”</strong></p>
<p>Dünya’nın üç öğün protein ihtiyacını karşıladıkları bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamullerde tüm ürün gruplarında dünyada ilk 10 üretici arasında yer aldığının altını çizdi. </p>
<p>2025 yılının Ocak–Eylül döneminde, 2 milyar 857 milyon dolar ihracat gerçekleştiklerini paylaşan Girit şöyle devam etti: “En fazla ihracat yapılan ürün grubumuz 1 milyar 553 milyon dolarla su ürünleri olurken, Dünyanın bir numaralı üretici ve ihracatçısı olduğumuz levrek ve çipura da sırasıyla 484,8 milyon dolar ve 434,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Türk su ürünleri sektörünün son yıllardaki Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirilen Omega-3 deposu Türk somonu, yüzde 15 artışla 368,9 milyon dolara ulaştı. Yetiştiriciliğinde dünya birincisi olduğumuz alabalıkta 93 milyon dolar ihracat yaptık. 18,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirilen Mavi yüzgeçli orkinosta ise ihracatta dünyada ilk 5 ülke arasında yer alıyoruz. Kanatlı eti sektöründe 523 milyon dolar, süt ve süt ürünlerinde 298 milyon dolar ihracata imza attık. İhracatta ilk 5’te yer aldığımız yumurta ihracatı 271 milyon dolara, üretimde dünya ikincisi olduğumuz bal ihracatı ise 23 milyon dolara ulaştı. En büyük ihraç pazarlarımız Rusya Federasyonu, Irak, İtalya ve Hollanda. Bunun yanında, Cezayir, Suriye ve Kazakistan gibi ülkelerde yüzde 300’leri aşan büyüme oranları, Türk gıda ihracatçılarının yeni pazarlara erişim kabiliyetini açıkça ortaya koydu. Dünya Gıda Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki; Türkiye, güvenilir gıdanın ve sürdürülebilir üretimin küresel merkezi olmaya adaydır.”</p>
<p><strong>Öztürk: “Gıda ihracatının en güçlü sektörüyüz”</strong></p>
<p>Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 2025 yılının ocak – eylül döneminde 9 milyar 47 milyon dolarlık ihracatla gıda ihracatında en güçlü sektör olduğunu dillendiren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 47’sine imza attıklarını belirtti. </p>
<p>“Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektörü, üretim çeşitliliği, ihracat kapasitesi ve küresel pazarlardaki güvenilir tedarikçi konumuyla ülkemiz ekonomisine stratejik katkı sağlamaya devam ediyor” tespitinde bulunan Öztürk, “Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılının 9 aylık döneminde ihracatımızı yüzde 14’lük artışla 747 milyon dolardan 852 milyon dolara çıkardık. Bitkisel yağ ihracatımız yüzde 15’lik gelişimle 452 milyon dolar oldu ve liderliğini sürdürdü. Çikolatalı şekercilik mamulleri yüzde 18’lik büyümeyle 67 milyon dolardan 80 milyon dolara ilerledi. Hububattan mamul ürünler ihracatı yüzde 34 ilerledi ve 36 milyon dolardan 48 milyon dolara çıktı. İhracatımızda ilk beş ülke; Cezayir, Libya, Cibuti, Suudi Arabistan ve Tunus şeklinde sıralanıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Uygun: “Sofralık zeytin ihracatında rekora imza attık”</strong></p>
<p>Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, iklim çeşitliliği, zengin toprak yapısı ve binlerce yıllık üretim kültürüyle sektörde güçlü bir konuma sahip olduğunun altını çizdi. </p>
<p>Sofralık zeytinde 2024/2025 sezonunun tamamlandığını aktaran Uygun, “Siyah zeytin ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 194 milyon dolara, yeşil zeytin ihracatımız ise yüzde 29 artışla 61 milyon dolara ulaştı. Böylece, toplam 255 milyon dolarlık gelirle sofralık zeytin ihracatında yeni bir rekora imza attık. Zeytinyağı ihracatımız yüzde 48 oranında azalarak 244 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, prina yağı ihracatında yüzde 11 artışla yaklaşık 50 milyon dolar seviyesine ulaşıldı. Türkiye’deki tek çatı ihracatçı birliği olarak, ambalajlı ve katma değerli ihracatın payını artırmaya yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürmekteyiz. 2024 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde düzenlenen Fine Food Australia Fuarı ile eş zamanlı olarak 11 firmanın, 2025 yılında ise ABD’nin Los Angeles kentinde gerçekleştirilen Natural Products Expo West Fuarı ile eş zamanlı 12 firmanın katılımıyla başarılı sektörel ticaret heyetleri organize ettik. Ayrıca, geride bıraktığımız Eylül ayında Kanada’nın Toronto kentinde 16 firmanın katılımıyla düzenlediğimiz ticaret heyetiyle sektörümüzün Kuzey Amerika’daki varlığını daha da güçlendirdik. Bu etkinlikler kapsamında yapılan ikili görüşmeler, önemli ticari bağlantılarının kurulması sağlandı. Ayrıca ABD, Japonya ve Çin’de Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonunda düzenlenen milli katılım fuarlarında yürütüle tanıtım ve tadım faaliyetleriyle Türk zeytinyağının küresel pazarlardaki görünürlüğünü ve prestijini güçlendirmeye devam ediyoruz” diyerek görüşlerini özetledi. </p>
<p>Gürle: “Doğadan Gelen Güçle Sürdürülebilir Bir Gıda Geleceği”</p>
<p>Türkiye’nin dünya lideri olduğu defne ve kekik başta olmak üzere odun dışı orman ürünlerinin doğadan kendiliğinden yetişen, kimyasal girdiye ihtiyaç duymadan büyüyen, bu yönüyle hem doğal hem de sürdürülebilir gıda kaynaklarını temsil ettiğini vurgulayan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’nin, sahip olduğu endemik bitki çeşitliliğiyle dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığının altını çizdi.</p>
<p>Odun dışı orman ürünleri sektörünün, doğanın sunduğu aromatik bitkilerle hem sağlık hem de ekonomi açısından stratejik bir değere sahip olduğunu ifade eden Gürle sözlerini şöyle tamamladı: “Kekik, defne, adaçayı ve biberiye doğallığın, sürdürülebilirliğin ve sağlıklı yaşamın simgesi konumunda. Türkiye bugün bu ürünlerde dünya pazarında güçlü bir tedarikçi konumunda bulunuyor. Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak, sektördeki teknik gereklilikleri ve kalite standartlarını geliştirmek amacıyla oluşturduğumuz “Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi” ile sürdürülebilir üretim ve izlenebilir tedarik zinciri konularında çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca, uluslararası temsiliyetimizi güçlendirmek amacıyla Avrupa Baharat Birliği (ESA) üyesi olarak ve Amerikan Baharat Birliği (ASTA) toplantılarına katılarak küresel gelişmeleri yakından izliyor, sektörümüzü uluslararası düzeyde temsil ediyoruz. Doğadan gelen bu bereketi koruyarak çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim modellerini güçlendirmek hem gıda güvenliği hem de gelecek nesillerin refahı açısından en temel önceliğimizdir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-sofralarini-turk-gidalari-susluyor-584152">Dünya sofralarını Türk gıdaları süslüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dondurulmuş gıdaları buzdolabında çözdürün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dondurulmus-gidalari-buzdolabinda-cozdurun-417946</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 09:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buzdolabında]]></category>
		<category><![CDATA[çözdürün]]></category>
		<category><![CDATA[dondurulmuş]]></category>
		<category><![CDATA[gıdaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanlış bir şekilde çözülen yiyeceklerin mikroorganizmaların hızlı bir şekilde üremesine neden olabildiğini söyleyen uzmanlar, çözme işlemi boyunca soğuk zinciri korumanın önemli olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dondurulmus-gidalari-buzdolabinda-cozdurun-417946">Dondurulmuş gıdaları buzdolabında çözdürün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Dondurulmuş gıdaları buzdolabında çözdürün!</strong></p>
<p><strong>Yanlış bir şekilde çözülen yiyeceklerin mikroorganizmaların hızlı bir şekilde üremesine neden olabildiğini söyleyen uzmanlar, çözme işlemi boyunca soğuk zinciri korumanın önemli olduğunu ifade ediyor. En etkili ve en iyi yolun buzdolabı (+4 oC) koşulları olduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, “Gıdaların hızlı çözünmesini sağlamak amacıyla mikrodalga fırın kullanımı ve hızlı çözme (Isı iletimi yüksek metal kap ile veya gıdayla temas etmeyen akışkan soğuk su ile temas ettirilmesi) gibi teknikler de etkili yöntemler.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO) Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, dondurulmuş gıdalara ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, ‘Dondurulmuş gıdalar güvenilir mi?’ sorusuna kesin bir cevap verebilmenin neredeyse çok zor olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bunun en önemli nedeni tüketiciler olarak kendi tüketeceğimiz ürünleri seçmiş olduğumuz yaşam modelinden dolayı artık üretemiyor olmamız diyebiliriz. O nedenle tüketmiş olduğumuz gıdaların sağlıklı, hijyenik ve güvenilir olmuş olması günümüzde son derece önemli bir konudur. Sağlıklı ve güvenilir gıda üretiminin birçok yönü vardır ve bunlardan biri soğutma yöntemleridir.”</p>
<p><strong>Kriyojenik dondurma yöntemi önemli bir gelişme</strong></p>
<p>Tüm dünyada üretilen besinlerin sağlıklı, hijyenik ve güvenilir olarak son tüketiciyle uluşmasında soğutma sistemlerinin en eski yöntemlerden ve hatta sağlıklı besin üretiminde ilk sıralarda olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Özellikle yakın geçmişte teknolojik gelişmelerle birlikte sıvı azotun (sıcaklığı yaklaşık -180 oC’dir) elde edilmesiyle geliştirilen kriyojenik dondurma yöntemi, ‘gıdaların kolay ve çok hızlı sürede dondurulması’ besinlerin saklanmasında ve korunmasında önemli bir gelişmedir. Bu işleme şok dondurma yöntemi de diyebiliriz. Bu yöntem sayesinde içeriğinde fazlaca su içeren gıdalar dondurulurken bozulmazlar, yani tat, koku, görünüş gibi tekstür özellikleri değişmez.”</p>
<p><strong>Buzdolabında dondurulan gıdalar çözündürüldüğünde eski lezzetlerini koruyamıyor</strong></p>
<p>Normal bir buzdolabında dondurulan gıdaların çözündürüldüğünde eski tat ve lezzetlerini koruyamadıklarını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, şunları söyledi:</p>
<p>“Bunun en önemli nedeni yavaş bir şekilde dondurulurken besin içerisinde su moleküllerinin kristallenerek hacim artışına sebebiyet vermesi ve bu nedenle de gıda içerisindeki hücrelerin hacim artışı ile parçalanarak orijinal tat, koku ve lezzetlerini kaybetmesidir.</p>
<p><strong>Kriyojenik dondurulan gıdalar tat ve koku gibi özelliklerini koruyor</strong></p>
<p>Kriyojenik yöntemle su molekülleri kristallenmeden ve hacim artışına sebebiyet vermeden dondurulur. Çok uzun süreler sonunda bile bu yöntemle donmuş gıdalar çözündürüldüğünde orijinal tat, koku gibi özelliklerini korumuş olurlar.</p>
<p>Son yıllarda bu yöntem çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemle dondurulmuş gıdaların genellikle güvenli ve uzun ömürlü besinler olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu işleme tabii tutulan besinler doğru bir şekilde yetiştirilmez, toplanmaz, saklanmaz ve/veya işlenmezlerse şoklama ile dondurulsa bile sağlık riskleri oluşturabilirler.”</p>
<p>Gıda üretiminin her aşamasında besinlerin mikro organizmalardan ve kimyasal kontaminasyonlardan uzak tutulması gerektiğini anlatan Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ekim, yetiştiricilik, toplama, depolama ve işleme gibi tüm aşamalarda fiziksel, kimyasal ve mikrobiyal kontaminasyonlardan uzak tutulmuş gıdaların şok dondurma yöntemiyle dondurulması, içerik bilgilerinin etiketlenmesi ve tüketiciye sunulması esastır.”</p>
<p><strong>Dondurulmuş gıdalarda dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, dondurulmuş gıdalarda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Dondurma İşlemi:</strong> Hızlı bir şekilde dondurulması, mikroorganizmaların çoğalmasının engellenmesi</p>
<p><strong>Saklama Koşulları:</strong> -18°C veya daha düşük sıcaklıkta ve hijyenik koşullarda saklanmalarına</p>
<p><strong>Üretici Güvencesi:</strong> Ürünlerin güvenliği konusunda gerekli test ve denetimlerin yapılmış olması</p>
<p><strong>Son Kullanma Tarihi ve Depolama Talimatları:</strong> Tarihi geçmiş gıdaların tüketilmemesi</p>
<p><strong>Taşıma ve İşleme:</strong> Gıdaların dondurulmuş haldeki sıcaklığına dikkat edilmesi, çözünmüş ise derhal tüketilmesi ve yeniden dondurulmaması</p>
<p><strong>Dondurulmuş Gıdanın Durumu:</strong> Ambalajı hasar görmemiş olmalı ve gıda donmuş değilse, tüketmeden önce dikkatli olunmalı.</p>
<p>Dondurulmuş gıdaların çözündükten sonra yeniden dondurulması, etiketi hasar görmüş (şişmiş, delinmiş, yırtılmış vb.) ve tarihi geçmiş gıdalar yüksek miktarda toksin madde ve mikroorganizma içerebilir. Bu nedenle tüketilmeleri halinde sağlık açısından ciddi riskler oluşturabilirler.”</p>
<p><strong>Çözme işlemi boyunca soğuk zincir korunmalı!</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Salih Tuncay, dondurulmuş yiyecekleri güvenli bir şekilde çözündürmenin önemli olduğunu da kaydederek, görüşlerini şu şekilde paylaştı:</p>
<p>“Yanlış bir şekilde çözülen yiyecekler mikroorganizmaların hızlı bir şekilde üremesine neden olabilir ve gıda güvenliğini tehlikeye atabilirler. Çözme işlemi boyunca soğuk zinciri korumak önemlidir. Bu nedenle en etkili ve en iyi yol buzdolabı (+4 oC) koşulları diyebiliriz. Bunun yanı sıra gıdaların hızlı çözünmesini sağlamak amacıyla mikrodalga fırın kullanımı ve hızlı çözme (Isı iletimi yüksek metal kap ile veya gıdayla temas etmeyen akışkan soğuk su ile temas ettirilmesi) gibi teknikler de etkili yöntemlerdir.</p>
<p>Ayrıca çözündürdükten sonra hızlı tüketim ve temiz yüzeylerle gıdanın temas ettirilmesi çözündürme süreçlerinde mikrobiyal kontaminasyonu önlemek adına çok önemlidir.</p>
<p>Genel olarak toplumda dondurulmuş gıdaların tat, koku ve lezzet açısından kalitesiz ve sağlıksız olduğu inancının yaygın olduğu görülmektedir. Bunun aksine doğru tekniklerle üretilen dondurulmuş gıdalar genellikle güvenilirdir. Ancak yukarıdaki faktörleri dikkate alarak doğru şekilde saklamak ve tüketmek de çok önemlidir. Sonuç itibariyle dondurulmuş gıdalar, dikkatli bir şekilde saklanır, tazeliği ve besin değeri korunarak üretilirse beslenme açısından sağlık riskleri en aza indirilebilir ve böylelikle gıdamızı çok uzun sürelerde korumuş oluruz.”</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dondurulmus-gidalari-buzdolabinda-cozdurun-417946">Dondurulmuş gıdaları buzdolabında çözdürün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
