<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gerçekler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gercekler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gercekler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 08:39:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>gerçekler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gercekler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[ni]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620954</guid>

					<description><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi” adlı eserle genişlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan <em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. İlk kez 1935’te yayımlanan bu çalışma, Thomas Kuhn’un <em>Bilimsel Devrimlerin Yapısı</em>’na yazdığı meşhur önsözde Fleck’e atıfta bulunmasıyla yeniden keşfedildi. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi daha popüler figürlerin öncesinde yer alan; çağdaş bilim teorisinin en etkili düşünürlerinden biri olarak anılmaya başlandı. Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikim süreciyle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumda hâkim olan düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle şekillenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla birlikte âdeta bir “yumak” oluşturur. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri, yeni problemlerin görülmesine ve ele alınmasına imkân tanıyan dinamik bir alan yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine Fleck, sürekli işleyen bir yeniden biçimlenme sürecine işaret eder. Bu sürecin varsayımları, çoğu zaman üyelerini onların farkında bile olmadığı biçimlerde dönüştürür.</p>
<p><em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em>, yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil; düşüncenin toplumsal örgütlenişine, bilginin nasıl mümkün olduğuna ve “gerçek”in kolektif doğasına dair eskimeyen bir manifesto. Okurunu, bilimi ve hakikati bireysel keşiflerin ötesinde, birlikte kurulan bir süreç olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bazı gerçekler vardır ki; bunları bilme mekanizmamıza eleştirel bir biçimde yaklaşamayız. Örne­ğin “normal bir insanın iki gözü vardır” yargısı bizim için kendili­ğinden anlaşılır bir hâle gelmiştir ve artık bir bilgi gibi görünmez. Bu tür bir bilme eyleminde kendimizi etkin hissetmeyiz; bizden bağımsız, “Varoluş” veya “Gerçeklik” denen bir gücün karşısında tamamen pasif durumdayızdır. Tıpkı günlük ritüelleri ya da alış­kanlıkları mekanik olarak sürdüren biri gibi davranırız: Bu tür eylemlerde artık özgürlük söz konusu değildir, aksine, bu şekilde davranmaya ve başka şekilde davranmamaya yönelik bir zorlan­tı söz konusudur. Ya da kitlesel bir harekete katılan bir adamın durumuyla da benzerlik kurulabilir. Örneğin basit bir borsacı pi­yasadaki düşüş nedeni ile oluşan panik satışlarını dışsal bir güç, gerçek bir varlık olarak algılar. Ancak kendisinin de bilincinde olmadan kapıldığı telaşın bu düşüşe katkıda bulunduğunu fark etmez. Dolayısıyla günlük yaşama ait yerleşik gerçekler episte­molojinin konusu olmaya pek de uygun değildir. Klasik fiziğe ait gerçeklere gelince burada da pratik bakı­mından alışkanlık, teori bakımındansa tüketilmişlik söz konusu­dur. Dolayısıyla tarafsız bir araştırmanın ilkelerine en uygun ola­nın, keşfi çok da gerilere uzanmayan ve epistemoloji tarafından henüz tüketilmemiş “daha yeni bir gerçek” olduğu kanısındayım. Tıbbi bir gerçek, ki önemi ve uygulanabilirliği inkâr edilemez, tarihsel ve fenomenolojik olarak son derece zengin olduğundan araştırmamız için oldukça kullanışlıdır. Ben bu araştırma için en iyi şekilde kanıtlanmış tıbbi gerçeklerden birini, yani Wasser­mann Reaksiyonu’nun sifilisle ilişkili olduğu gerçeğini seçtim. Öyleyse soru şudur: Tecrübeye dayanan bu gerçek nasıl ortaya çıkmıştır ve nelerden oluşur?“</em></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1896 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Lviv kentinde doğdu. Tıp eğitimini Lviv Üniversitesi’nde tamamladı ve erken dönem çalışmalarını iç hastalıkları ve mikrobiyoloji alanlarında yürüttü. II. Dünya Savaşı sonrasında Polonya’da çeşitli araştırma laboratuvarlarında ve tıp enstitülerinde görev yaptı. Bu dönemde hem tıbbi araştırmalar hem de bilim felsefesi üzerine teorik ve pratik çalışmalar yürütmeye devam etti. 1956’da İsrail’e göç eden ve 1961 yılında burada ölen Fleck, bilimsel gerçeklerin toplumsal yapısını gösteren öncü yaklaşımıyla 20. yüzyılın en etkili bilim felsefecileri ve sosyologlarından biri olarak kabul edilir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Yazan: Ludwik Fleck</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Elif Hilal Fertellioğlu</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Saygın Günenç </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan   </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 256</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun: &#8220;Sosyal Medyada İnsanlar Yanıltılıyor, Gerçekler Farklı&#8221; …</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-sosyal-medyada-insanlar-yaniltiliyor-gercekler-farkli-543860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 11:41:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[medyada]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yanıltılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, son günlerde sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde paylaşılan kene vakalarına ilişkin açıklamada bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sosyal-medyada-insanlar-yaniltiliyor-gercekler-farkli-543860">Uzun: &#8220;Sosyal Medyada İnsanlar Yanıltılıyor, Gerçekler Farklı&#8221; …</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, son günlerde sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde paylaşılan kene vakalarına ilişkin açıklamada bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sosyal medya üzerinden yayılan haberlerin vatandaşlar arasında korku ve panik havası oluşturduğunu belirten Başkan Uzun, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“SİVAS MERKEZDE KENE KAYNAKLI ÖLÜM YOK”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sivas Belediye Meclisi’nin Haziran ayı 2. Birleşiminde konuşan Başkan Uzun, 2025 yılı içerisinde Sivas’ta şimdiye kadar keneden dolayı 7 kişinin hayatını kaybettiği ifade ederek “Merkez’de bir tane bile yakalanan yok. Dolayısıyla merkezde hayatını kaybeden de yok. 2 kişi Koyulhisar, 2 kişi Zara, 1 kişi Gülpınar Köyü, 1 kişi Yıldızeli, 1 kişi de Tokat’ta yakalanmış ve Sivas’ta hayatını kaybetmiş. Bu durum iyi bilinmesine rağmen sürekli Sivas’ta kene vakası varmış gibi yayın yapan sözde haber sitesi, şehrimizin turizmine, ekonomisine ciddi anlamda zarar vermektedir. Ancak bu umurlarında değil. Tek dertleri Belediye…” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“KORKU YAYARAK ALGI OLUŞTURULUYOR”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Başkan Uzun, bazı mecralarda yılan, örümcek ve kene haberleriyle halkta bilinçli şekilde korku yayıldığını vurgulayarak “Yılandı, keneydi, örümcekti derken sürekli insanlara korku yaymaya çalışılıyor. Bakıyorsunuz yılanlar zehirsiz tarla yılanı, örümcekler doğal dengenin bir parçası… Keneler ile ilgili Sivas merkezde bir parkta birisi keneye yakalandı da öldü diye bir şey duydunuz mu? Hayır… Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını taşıyan kene, belli bir rakımın üzerinde yaşıyor. Sivas’ın kuzey bölgesinde, Tokat’ta, Çorum’da, Gümüşhane’de ve Kelkit Vadisi civarında yaşıyor. Sivas merkezde bu kene yok, yaşam şartları uygun değil.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“HASTANELERİMİZ BU KONUDA UZMAN”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sivas’taki hastanelerin kene konusunda uzmanlaştığına dikkat çeken Uzun, “Bu keneler hastane ortamında çıkarılırsa hiçbir sorun yok. Sigara basmak, ateş tutmak, hayvanı strese sokmak ve kusturmaya çalışmak durumlarında zararlı hale geliyor. Koyulhisar, Suşehri, Akıncılar, Zara gibi ilçelerimizdeki vatandaşlarımız yakalandıysa Cumhuriyet Üniversitesi’ndeki hocalarımız bu konuda çok iyiler, gelsinler hastanede çıkarttırsınlar.” şeklinde konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“İLAÇLAMALAR DENGELİ ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLÜYOR”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yapılan ilaçlama çalışmalarına değinen Uzun, “Bizim arkadaşlarımız temizliğe çok dikkat ediyorlar. İlaçlamaya çok dikkat ediyorlar, yeni bir ilaçlama dronu aldık. Onunla da ilaçlama yapıyoruz. Bunların yanında karadan da ilaçlamalarımız yapılıyor. Daha da fazla yaparsak arıları, karıncaları öldürür, doğanın dengesini bozarız. Dolayısıyla bırakalım, Sivas Belediyesi’nin Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde bu işte uzman olan, eğitim almış arkadaşlarımız var. Onlar işini yapsın, onlara güvenelim. Park ve bahçelerimizi ilaçlıyoruz. Keneye karşı, karasineğe karşı, larvaya karşı ilaçlıyoruz. Her şeyi dengeli götürüyoruz. Aşırı ilaçlama doğal dengeyi bozuyor.” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“MERKEZDE KENE SORUNU YOK”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Son olarak vatandaşlara da bir çağrıda bulunan Uzun, “Tüm Sivaslı hemşehrilerimize ve şehrimize gelecek misafirlerimize şunu söylemek istiyorum; Sivas merkezde kene sorunu yok. KKKA virüsünü taşıyan kene yok. Şimdiye kadar bir tane yakalanan da ölen de yok. Parklara, bahçelere, mesire alanlarına gidin. Çocuklarınız rahatça oynasın, mangalınızı da yakın, pikniğinizi de yapın. Sivas kış memleketi, insanları yazın da evlerinde tutarsak psikolojilerini bozarız. Bu doğru değil, Allah’tan, kitaptan korkan insanlarız. Bunu söylüyoruz ondan da anlamıyorlar. Bu nasıl bir algı çalışması, anlamış değilim. Ancak böyle yaparak şehre zarar veriyorlar. Dışarıdan gelecek gurbetçilerimizin de önüne geçerek esnafımıza ve şehir ekonomisine zarar veriyorlar.” dedi.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sosyal-medyada-insanlar-yaniltiliyor-gercekler-farkli-543860">Uzun: &#8220;Sosyal Medyada İnsanlar Yanıltılıyor, Gerçekler Farklı&#8221; …</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde &#8220;Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler&#8221; konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-sosyal-bilimler-enstitusunde-sosyal-bilimler-felsefesi-uzerine-dusunceler-ve-gercekler-konusuldu-386836</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 07:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsünde]]></category>
		<category><![CDATA[felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386836</guid>

					<description><![CDATA[<p>EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler” konuşuldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-sosyal-bilimler-enstitusunde-sosyal-bilimler-felsefesi-uzerine-dusunceler-ve-gercekler-konusuldu-386836">EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde &#8220;Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler” konuşuldu</b></p>
<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından Kariyer Etkinlikleri kapsamında “Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler” konulu konferans düzenlendi. EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansın moderatörlüğünü EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Özbilgin üstlendi. Akademisyenlerin ve öğrencilerin ilgi gösterdiği konferansta EÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Kuyurtar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Doç. Dr. Mehmet Kuyurtar, felsefede ‘ezeli ve ebedi dertler’ olarak tanımladığı klasik sorun arama problemlerinin yanı sıra güncel yorumlara da değinerek sosyal bilimlerde farklı alanların bir araya getirilmesinin, imkânsız gibi görülen disiplinlerarası genellemeler yarattığını ifade etti.  Doç. Dr. Kuyutar, teknolojinin insan hayatına yerleştiği ve ekonomiye katkı sağladığı hızlı çağda, denetlenebilir varsayımların ortaya çıktığına değindi.</p>
<p>Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün farklı lisansüstü programlarından çok sayıda katılımcının değerli yorumları ile zenginleştiğini ifade eden moderatör Prof. Dr. Mehmet Öcal Özbilgin ise, sosyal bilimlerde yükselen yöntem bilimsel uygulamalar, küresel göçler, uluslararası ilişkilerin etki alanı ve ekolojik çalışma alanlarına özellikle dikkati çektiğini söyledi. Ayrıca Prof. Dr. Özbilgin, problemlerin çözüm odağının sosyal bilimler olduğunu, insani temel hislerin herkeste var olduğunu ve sosyal bilimlerin öneminin her geçen gün daha çok ön plana çıktığını vurguladı.</p>
<p>Konferans sonunda Prof. Dr. Özbilgin, organizasyonda birimler arası koordinasyonu gerçekleştiren Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora programları öğrenci temsilcisi Araştırma Görevlisi Gökçe Asena Altınbay’a ve katılımlarından dolayı Doç. Dr. Mehmet Kuyurtar’a teşekkür etti.</p>
<p>EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Kariyer Etkinlikleri; sosyal bilimler alanından farklı öğrenci, araştırmacı ve ilgilileri bir araya getirerek işbirlikli çalışmalar konusunda önemli adımlar atıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-sosyal-bilimler-enstitusunde-sosyal-bilimler-felsefesi-uzerine-dusunceler-ve-gercekler-konusuldu-386836">EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde &#8220;Sosyal Bilimler Felsefesi Üzerine Düşünceler ve Gerçekler&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
