<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genelde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/genelde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/genelde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:26:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>genelde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/genelde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Genelde erken evrede belirti vermiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:26:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[genelde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroit]]></category>
		<category><![CDATA[vermiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407">Genelde erken evrede belirti vermiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük&#8230; Çoğu zaman önemsenmeyen bu belirtiler, boynun ön ve orta kısmında yer alan tiroit bezindeki kanserin ilk sinyalleri olabilir. Erken evrede çoğunlukla hiçbir belirti vermeyen tiroit kanserinde iyi haber ise görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı sayesinde bu bezdeki en küçük değişikliklerin dahi erken dönemde fark edilebilmesi. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci</strong>, tiroit  kanserlerinde erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranlarının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, “Erken tanı için özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi ve boyun bölgesinde fark ettikleri değişiklikleri ciddiye alarak bir uzmana başvurması büyük önem taşımaktadır&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Dünyada görülme sıklığı en hızlı artan kanser türü ama…</strong></p>
<p>Tiroit, boynun ön kısmında yer alan ve vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonların üretiminden sorumlu olan önemli bir salgı bezi. Hormonal etkenler, baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi öyküsü, çevresel radyasyon maruziyeti ya da genetik yatkınlık nedeniyle tiroit bezi hücrelerinde kontrolsüz çoğalmalar oluşabiliyor. Tiroit kanserlerinin dünyada en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında yer aldığına dikkat çeken Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin yeni tiroit kanseri vakası tanı alırken, Türkiye&#8217;de bu sayı yıllık ortalama 30 bine ulaşmaktadır. Ancak bu artışın önemli nedenlerinden biri, rutin muayene ve check-up uygulamalarının yaygınlaşmasıdır. Bununla birlikte ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılması da henüz belirti vermeyen küçük tümörlerin daha erken evrede saptanabilmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullanıyor.  </p>
<p><strong>Ağrısız şişlik ilk işaret olabilir</strong></p>
<p>Tiroit kanserleri en sık 20-60 yaş aralığında görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 4 kat daha fazla rastlanıyor.<strong> </strong>Prof. Dr. İldem Deveci, bunun en önemli sebebinin üreme çağındaki kadınlarda östrojen hormonunun tiroit dokusu üzerindeki etkileri olduğunu belirtiyor. Tiroit kanserlerinin genelde erken dönemde belirti vermediğini, sadece görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebildiğini ifade eden Prof. Dr. İldem Deveci, “Ancak kanser büyüdükçe en sık boyundaki orta hatta ele gelen ya da gözle görülebilen şişlikler oluşturmaktadır. Bu şişlikler çoğu zaman ağrısız ve sert yapıdadır. Kanser büyüdükçe çevre dokuları da etkileyerek ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğaz ağrısına neden olabilir. Lenf nodlarına da metastaz yaparak boyun yan taraflarında da şişlik oluşturabilir” diyor. </p>
<p><strong>Ailede tiroit hastalığı varsa, dikkat! </strong></p>
<p>Tiroit kanserlerine  karşı riskli grupta bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünden geçmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. İldem Deveci, “Özellikle ailesinde tiroit hastalığı ve otoimmün hastalığı olanların, daha önce baş veya boyun bölgesine ışın tedavisi almış olanların, hamilelerin, iyot eksikliği sık rastlanan bölgelerde yaşayanların ve 35 yaş üstü kadınların rutin muayene olması son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Şüpheli nodülde biyopsi şart</strong></p>
<p>Tiroit kanserlerinde tanı sürecinin çoğu zaman muayene sırasında tiroit nodülü veya boyun lenf bezlerinde şüpheli bulguların saptanmasıyla başladığını söyleyen Prof. Dr. İldem Deveci, “Şüpheli nodüllerde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak alınan örnekler patolojik olarak değerlendirilir ve kesin tanıya ulaşılır. Gerektiğinde kan tetkikleri, genetik incelemeler ile bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ek yöntemlerden de tanı ve tedavi planlamasında yararlanılabilir&#8221; diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Tiroit bezinin tümü alınmayabiliyor!</strong></p>
<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserlerinde de erken tanı ile tedavideki başarı oranının yükseldiğinin altını çizen Prof. Dr. İldem Deveci, “Erken evrede yakalanan ve tedavi edilen vakalarda sağkalım oranları oldukça yüksektir. Erken evrede yakalandığında kanser için tiroit bezinin tümü alınmadan sadece kanserli tarafın alındığı kısmi cerrahilerin de yapılması mümkün olabilmektedir. Bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyaçları ortadan kalkabilmektedir. Erken evre vakalarda ameliyat sonrası kemoterapi ve radyo aktif iyot tedavisi olarak bilinen atom tedavisi gibi ek tedavilere de çoğunlukla ihtiyaç olmamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Tiroit kanserinde temel tedavi cerrahi</strong></p>
<p>Tiroit kanserlerinde temel tedavi yöntemini cerrahi oluşturuyor. Hastalığın evresine göre yalnızca kanserli bölümün çıkarılması yeterli olabilirken, bazı hastalarda tiroit bezinin tamamının alınması gerekebiliyor. Boyun lenf bezlerine yayılım saptanması durumunda ise aynı operasyon sırasında bu dokular da temizleniyor. Tedavide amaçlarının tümörlü dokuyu tamamen ortadan kaldırırken hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Prof. Dr. İldem Deveci, “Tiroit kanserlerinde cerrahi planlama hastalığın evresine ve yayılım durumuna göre kişiye özel olarak yapılmaktadır. Hastalarımızın büyük bölümü ameliyattan sonra 1-2 gün içerisinde taburcu olmakta ve yaklaşık bir hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir” diyor. Prof. Dr. Deveci, hastalığın evresine göre cerrahi sonrasında radyoaktif iyot tedavisi veya diğer ek tedavilere ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407">Genelde erken evrede belirti vermiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Yeni Deprem Raporu: 9 Bin Bina İncelendi, Genelde 2000 Öncesi Binalar Yıkıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-yeni-deprem-raporu-9-bin-bina-incelendi-genelde-2000-oncesi-binalar-yikildi-353713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 17:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[binalar]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deüden]]></category>
		<category><![CDATA[genelde]]></category>
		<category><![CDATA[incelendi]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıkıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş ve Hatay merkezli gerçekleşen depremlerin ardından birçok alanda çeşitli bilimsel araştırmalar yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), depremlere yönelik geniş kapsamlı bir rapor daha yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yeni-deprem-raporu-9-bin-bina-incelendi-genelde-2000-oncesi-binalar-yikildi-353713">DEÜ&#8217;den Yeni Deprem Raporu: 9 Bin Bina İncelendi, Genelde 2000 Öncesi Binalar Yıkıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><i><span><span>Kahramanmaraş ve Hatay merkezli gerçekleşen depremlerin ardından birçok alanda çeşitli bilimsel araştırmalar yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), depremlere yönelik geniş kapsamlı bir rapor daha yayımladı. DEÜ’lü uzmanlar raporda, depremlere ait saha gözlemleri, sismolojik ve jeodezik veriler ile oluşan bina hasarlarına ilişkin bulgu ve değerlendirmelere yer verdi. Depremden etkilenen illerde 9 binden fazla bina incelenerek oluşturulan raporda, genellikle 2000 yılı öncesi binaların yıkıldığına dikkat çekildi.</span></span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Türkiye’nin deprem araştırmalarındaki saygın yükseköğretim kurumlarından Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 ile Hatay merkezli 6.4 büyüklüğündeki depremlere yönelik yeni bir deprem raporu yayımladı. DEÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği, Jeofizik Mühendisliği ve Jeoloji Mühendisliği bölümleri ile Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEÜ-DAUM) bilim insanları tarafından hazırlanan 72 sayfalık raporda, depremlere ait saha gözlemleri, sismolojik ve jeodezik veriler ile oluşan bina hasarlarına ilişkin bulgu ve değerlendirmelere yer verildi. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın talimatıyla hız verilen deprem araştırmalarının bir parçası olarak dört bölümden oluşan raporun ilk bölümünde “Jeolojik-Jeomorfolojik Arazi Gözlemleri”, ikinci bölümde “Jeofizik ve Jeodezik Ön Değerlendirme Sonuçları”, üçüncü bölümde “Bina Hasarları Ön Değerlendirmesi” ve son bölümde “Sonuçlar ve Değerlendirmeler” yer aldı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“RAPORUMUZ GÜVENLİ KENTLERE VESİLE OLACAK”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporla ilgili değerlendirmede bulunan Rektör Hotar, “Deprem felaketinden etkilenen bölgelerdeki yapı stokunun durumunu tespit etmek amacıyla DEÜ Rektörlüğü olarak bir çalışma başlattık. Bu noktada bölgeye giden Üniversitemizin ilgili alanlarında görevli bilim insanlarından oluşan ekiplerimiz, saha çalışmaları yürüterek 9 binden fazla binayı incelediler. Ekiplerimizin elde ettikleri bulgular doğrultusunda ilgili kişi ve kurumlara rehberlik edeceğini düşündüğümüz bir rapor oluşturuldu” dedi. Yapılan tespitlerin orta ve uzun vadede Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli’ne referans sağlayacağına inandıklarını kaydeden Rektör Hotar, “Muhterem Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülke çapında başlatılan çalışmaların, daha güvenli kentlerin ve yapıların oluşmasına vesile olacağına inanıyoruz. Bu noktada raporumuzun deprem ve afete hazırlık politikalarıyla ilgili çalışmalara katkı sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>9 BİN BİNA İNCELENDİ</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporda, DEÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri tarafından oluşturulan saha inceleme ve gözlem ekibinin, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Gaziantep illerinde yaklaşık 9 bin binada inceleme yaptığına dikkat çekildi. Binalardaki gözlem ve tespitler sonucunda maddeler halinde sonuç paylaşan DEÜ’lü bilim insanları, hasarlı ve göçen binaların genellikle 2000 yılı öncesi yapıldığına dikkat çekti. Raporda şu ifadeler yer aldı: “Hasarlı ve göçen binalar genellikle deprem yükleri altında sıvılaşabilen zemin üzerinde yer almakta ve temel sistemlerinde yetersizlik bulunmaktadır. Bu binalarda beton ve donatı malzeme kalitesi ile işçilik son derece yetersizdir.”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>YUMUŞAK KAT VURGUSU</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Depremlerde binaların çökmesinde etkin rolü gözlemlenen “yumuşak kat” düzensizliğine de vurgu yapılan raporda, “Hasarlı ve göçen çoğu binanın zemin katında çeşitli dükkanlar yer almakta olup, yumuşak kat düzensizliği bulunmaktadır. Hasarlı ve göçen bazı binalarda çekme kat bulunması nedeni ile rijitlik düzensizliği bulunmaktadır. Kolon kiriş birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırması yapılmamış binalarda hasarın bu bölgede yoğunlaştığı ve yapının ağır hasar almasına neden olduğu hatta çoğu zaman yapının tamamen göçmesine neden olduğu görülmüştür.” ifadeleri yer aldı. DEÜ’nün bölgedeki incelemelerinin sonucunda, deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilen, beton ve donatı kalitesinin yeterli olduğu binalarda ise önemli hasar oluşmadığına dikkat çekildi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>İSKENDERUN MERKEZİ ZAYIF ZEMİN NİTELİĞİNDE</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>DEÜ’lü uzmanlar, mikrotremor ve SPAC çalışmalarından elde edilen ilk jeofizik bulguları değerlendirdiklerinde, İskenderun kent merkezi ve kıyı kesiminin zemin hakim titreşim periyodu değerlerinin yüksek olduğu ve zayıf zemin niteliğinde olduğunu belirledi. Raporda, çalışma alanında elde edilen düşük VS30 hız değerlerinin de bunu desteklediğinin gözlemlendiğine vurgu yapıldı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>HATAY DEPREMİ SİSMİK KAYNAĞI OLUŞTURDU</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporda, Dünya’nın kara kısmında son yüzyılda meydana gelmiş en büyük depremlerden biri olarak değerlendirilen Maraş depremlerinde, ilk ana şok sırasında üç fayın birden (Amanos, Pazarcık ve Erkenek Fayı); ikinci ana şokta ise Çardak ve Doğanşehir faylarının birlikte kırıldığına dikkat çekildi. 20 Şubat tarihindeki Hatay Defne depreminde ise Antakya Fayı’nın kuzey segmentinin, depremin sismik kaynağını oluşturduğu ifade edildi. Küresel Konum Belirleme Sistemi (GNSS) verilerinden elde edilen bölgeye yönelik sonuçların da değerlendirildiği raporda, “GNSS verilerinden elde edilen sonuçlar göz önüne alındığında Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Malatya, Elazığ’daki GNSS istasyonları Güneybatı’ya doğru, Ekinözü (Kahramanmaraş), Feke (Adana), Tufanbeyli (Adana)’daki istasyonlar Kuzeybatı’ya doğru, Gaziantep ve Kilis’teki istasyonlar Kuzeydoğu’ya doğru Adıyaman’daki istasyon ise Güneydoğu’ya doğru hareket etmiştir” ifadelerine yer verildi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>KALICI DEFERMASYON</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>GNSS istasyonlarında depremin etkisiyle plastik (kalıcı) deformasyon oluştuğu belirtilen raporda, “Bir başka deyişle, depremin etkisinin ortadan kalkmasıyla hareket eden noktalar ilk konumlarına geri dönmemiş; bölge kalıcı deformasyona uğramıştır. 6 Şubat 2023’de meydana gelen 7.7 ve 7.6 depremlerinin, GNSS zaman serilerindeki değişimlerin gözlemlenmesiyle geniş bir bölgede etkili olduğu ortaya konmuştur” açıklamalarında bulunuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>DEPREM RİSKİ</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporda, belli bölgelerdeki deprem risklerine de dikkat çekilerek, “Coulomb gerilimin diyagramının kırmızı renkli bölgelerine karşılık gelen kuzeybatıda Sivas ve çevresi, kuzeydoğuda Malatya ve çevresi, güneydoğuda Gaziantep’in güneyi ve Suriye, Güneybatıda Hatay ve çevresi, batıda ise Aksaray’a kadar gerilim artımının olması nedeniyle deprem riskini yüksek olduğu söylenebilir” denildi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>ARAŞTIRMALAR SÜRECEK</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Büyük yıkıma neden olan depremlerin hemen ardından DEÜ’nün tüm birimleriyle yaraları sarmaya başladığına ve depremlere yönelik bilimsel araştırmalar gerçekleştirdiğini kaydeden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, deprem bölgesindeki arazi çalışmaları ve deprem çözümlemelerinin devam ettiğini, oluşacak yeni sonuçların rapora ekleneceğini belirtti. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yeni-deprem-raporu-9-bin-bina-incelendi-genelde-2000-oncesi-binalar-yikildi-353713">DEÜ&#8217;den Yeni Deprem Raporu: 9 Bin Bina İncelendi, Genelde 2000 Öncesi Binalar Yıkıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
