<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gençten | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gencten/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gencten</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Oct 2025 10:46:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gençten | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gencten</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamda]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586324</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen "Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" projesinin bulguları santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen &#8220;<strong>Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması</strong>&#8221; projesinin bulguları <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. </p>
<p>10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen saha çalışması Fraktal Araştırma tarafından Türkiye genelinde 29 ilde, 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırma, gençlerin iyi olma halini &#8220;maddi durum&#8221;, &#8220;eğitim&#8221;, &#8220;sağlık ve psikososyal iyi oluş&#8221;, &#8220;aile&#8221;, &#8220;siyasal, sivil katılım, güven ve faillik&#8221; gibi birçok farklı boyutta ele aldı. Proje kapsamında anket çalışmasının yanı sıra İstanbul ve Çukurova’da gençler ile derinlemesine görüşmeler ve kamu, STK ve akademi temsilcilerinin katıldığı politika geliştirme çalıştayları hayata geçirildi. </p>
<p>Projenin kapanış toplantısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, <strong>Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci</strong>, <strong>Doç. Dr. Başak Akkan</strong>, <strong>Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu</strong> ve doktora bursiyeri <strong>Birnur Kafalı Eyolcu</strong>’nun sunumlarıyla gerçekleşti. </p>
<p><strong>Kadınlar ev içi sorumluluklar nedeniyle işgücünün dışında</strong> </p>
<p>Araştırma gençlerin istihdamına, işgücü piyasasındaki koşullarına ve maddi durumlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 46’sı bir işte çalışırken yüzde 54’ü çalışmıyor. Bu grubun yaklaşık üçte biri ise ne istihdamda, ne eğitimde, ne de herhangi bir mesleki eğitim sürecinde. </p>
<p>Toplumsal cinsiyet, bu tabloyu en güçlü şekillendiren değişken olma özelliği taşıyor. Erkeklerin yüzde 63’ü istihdamdayken, kadınlarda bu oran yüzde 28’e düşüyor. Araştırma bulgularına göre kadınların NEET olma olasılığı, erkeklerin olasılığının yaklaşık 2,5 katı. Bu farkın temel nedeni ise &#8220;aile sorumlulukları&#8221;. Çalışmayan kadınların yüzde 29,2’si ev içi bakım veya ailevi nedenlerle işgücüne katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyi ifade eden erkeklerin oranı yalnızca yüzde 1.</p>
<p><strong>İşe girişte &#8216;tanıdık&#8217; faktörü belirleyici</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin iş bulma sürecinde formel kanalların tek başına işlevsiz kaldığını gösteriyor. Gençlerin neredeyse yarısı (yüzde 45,6 civarı) istihdama arkadaşları veya akraba bağlantıları aracılığıyla erişebiliyor. Buna karşılık, dijital iş arama platformları aracılığıyla iş bulanların oranı yalnızca yüzde 8,9.</p>
<p><strong>Çalışma Koşulları: Küçük işletmelerde uzun saatler</strong></p>
<p>Türkiye gençliğini temsil eden bu araştırma, genç istihdamının büyük ölçüde mikro ve küçük ölçekli işletmelere sıkışmış durumda olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 85’i 50 kişiden az çalışanı olan yerlerde çalışıyor. Başta mağazalar ve yeme-içme mekanları olmak üzere ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer gibi hizmet sektörü pozisyonlarında istihdam ediliyor. Gençlerin yüzde 58’i günde 9 saat ve üzerinde çalıştığını belirtirken yüzde 66,8’i haftada 6 gün, yüzde 8,3’ü ise haftanın her günü çalışıyor. Haftada 5 gün çalışanların oranı yalnızca yüzde 18.</p>
<p><strong>Gençlerin yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında ücret alıyor</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı da çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Gençlerin yaklaşık yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin, yüzde 35’i ise 9 bin TL’nin altında kazanıyor. Katılımcıların yüzde 42,3’ü gelirinin &#8220;eksik kaldığını&#8221;, yüzde 44,6’sı ise &#8220;sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini&#8221; belirtiyor. Yetersiz gelir, gençleri sistematik bir borçluluğa itiyor. Araştırmaya göre gençlerin geneline bakıldığında sadece yüzde 28,3&#8217;ünün hiç borcu yok. Çalışan grubun sadece yüzde 8,2’si hiçbir borcu olmadığını belirtirken; yüzde 40,5’i kredi kartı borcu, yüzde 25,3’ü taksitli borç ve yüzde 18,7’si ihtiyaç kredisi borcu yükü altında. Her on gençten altısı mevcut maddi durumundan memnun olmadığını belirtirken, &#8220;çok memnunum&#8221; diyenlerin oranı yüzde 6,3’te kalıyor. </p>
<p><strong>Gençler diplomadan umudu kesmiş durumda</strong> </p>
<p>Araştırma, gençler arasında &#8220;eğitim-istihdam bağlantısına&#8221; dair köklü bir güvensizliği ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7’si aldıkları eğitimin kendilerini &#8220;hayata hazırladığını&#8221; düşünürken, sadece yüzde 36,2’si &#8220;bu eğitim sayesinde iyi bir iş bulabileceğine&#8221; inanıyor. Yüzde 36,4’lük bir kesim ise bu görüşü net bir şekilde reddediyor. Eğitime olan güven, özellikle işsiz ve aile sorumlulukları taşıyan gençler arasında dip yapmış durumda. </p>
<p><strong>Gelecek kaygısı nedeniyle gözler yurtdışında</strong> </p>
<p>Eğitimden ve mevcut ekonomik yapıdan umudunu kesen gençlerin gelecek beklentileri de karamsar bir tablo çiziyor. Bu durum, gençler arasında yurt dışına yerleşme arzusunu bir &#8220;çıkış yolu&#8221; olarak güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 67,8’i &#8220;daha iyi iş olanakları&#8221; için yurt dışına gitmek istediğini belirtirken, bu motivasyonu yüzde 36 ile &#8220;Türkiye’de geleceğini görememe&#8221; ve yüzde 28,9 ile &#8220;ülkenin kötüye gittiğini düşünme&#8221; takip ediyor. </p>
<p>Gençler sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal nedenlerle de gitmek istiyor; yüzde 22,5’i &#8220;daha fazla kişisel özgürlük&#8221;, yüzde 6’sı ise &#8220;düşünce özgürlüğü eksikliği&#8221; nedeniyle göç arzusunda olduğunu belirtiyor. Araştırma, bu yoğun isteğin henüz somut bir plana dönüşmediğini de gösteriyor. Gençlerin sadece yüzde 8’i &#8220;kesinlikle gitmeyi planladığını&#8221; ifade ederken, yüzde 56,4’ü bunun muhtemel olmadığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik hâkim</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin sağlık davranışları konusunda riskli bir tablo çizerken gençlerin özellikle psikososyal durumu endişe verici bir seviyede. Katılımcıların yüzde 36,6&#8217;sı sık sık &#8220;yorgun hissettiğini&#8221;, yüzde 33,5&#8217;i &#8220;uykusuzluk çektiğini&#8221;, yüzde 29,2&#8217;si &#8220;mutsuz veya sıkıntılı&#8221; olduğunu ve yüzde 26,6&#8217;sı &#8220;sorunlarıyla baş edemediğini&#8221; belirtiyor. Bu bulgular, gençlerin üçte birinden fazlasının yoğun stres altında yaşadığını ve dinlenemediğini gösterirken psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik sorunları en çok işsiz gençlerde görülüyor.</p>
<p><strong>Gençler siyasete oy vererek katılıyor, STK&#8217;lara uğramıyor</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin siyasal ve sivil katılımı ile ilgili de çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 79,9’u siyasete oy vererek katılırken bir siyasi partiye üye olanların oranı ise sadece yüzde 6,8. Gençlerin sivil alana katılımına bakıldığında ise bir STK&#8217;ya üye olanların oranı yüzde 9,3’ken düzenli gönüllülük yapanların oranı ise yüzde 11,4. Gençler, parti faaliyeti yerine yüzde 28-29 oranlarıyla boykot veya çevrimiçi protesto gibi daha bireysel ve esnek eylem biçimlerini tercih ediyor. Araştırma sonuçları gençlerin siyasi açıdan bireysel olarak kendilerine güvendiklerini ancak sisteme karşı derin bir yabancılaşma içinde olduklarını gösteriyor.</p>
<p><strong>NEET olma durumu bir tükenmişlik hali </strong></p>
<p>Araştırma bulguları aynı zamanda İstanbul ve Çukurova Bölgesinde Nisan-Temmuz 2024 tarihleri arasında yüzden fazla NEET genç yapılan derinlemesine mülakatları ve odak grupları da içeriyor. Gençlerin deneyimlerini aktardıkları bu görüşmelerde eğitimden sınav kaygısına, &#8220;beklemede&#8221; olmanın zorluklarına, ilk kez işe girecek gençler için tecrübe eksikliğinin yarattığı paradoksa birçok başlık yer alıyor. Mülakatlar, NEET olma durumunun bir &#8220;tükenmişlik hikayesi&#8221; olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyarken, uzayan iş arama süreçleri, bakım yükleri ve sürekli beklemede olma hali, gençleri yıpratan ve topluma aidiyetlerini zedeleyen bir sürece işaret ediyor. </p>
<p><strong>‘Gençler dünyayı adaletsiz bir düzen olarak görüyor’</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Proje Yürütücüsü <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, “Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri gençler arasındaki yaygın &#8216;anomi&#8217;, yani toplumsal kuralsızlık, güvensizlik ve adalet algısındaki çöküş oldu. Kurumlara güvensizlik var ve liyakat algısının çökmüş olduğunu görüyoruz. Bu toplumsal yönsüzlük hissi, en yüksek olarak öğrenciler ve ‘beklemede’ olan gençler arasında ölçüldü. Bu adaletsizlik algısı, gençler arasında yaygın bir &#8216;hınç&#8217; duygusunu da besliyor. Gençler, dünyayı bireysel çabanın karşılığını vermediği adaletsiz bir düzen olarak görüyor.&#8217;Toplumsal hınç&#8217; olarak adlandırılan bu sistemsel adaletsizlik algısı, en keskin biçimde işsiz gençler arasında gözleniyor.” dedi</p>
<p>Gençlerin genel iyi olma halinin alarm verdiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Yaşam memnuniyeti ve gelecek umudu son derece düşük seviyelerde seyrediyor. Toplumsal adalet algısındaki çöküş ve sistemsel eşitsizliklere duyulan ‘hınç’ yaşam memnuniyetini en güçlü düşüren faktörler olarak öne çıkıyor. Bulgular, gençler için &#8220;adil bir toplum algısının&#8221; ekonomik güvenceden bile daha kritik hale geldiğini gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Politika önerileri paylaşıldı</strong></p>
<p>Araştırma ekibi bulgulara ve paydaşlarla yürütülen çalıştaylara dayanarak çeşitli politika önerileri de sundu. Gençler için sadece gelir destekleri değil sanatsal, sportif ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için ücretsiz &#8220;ulaşım desteği&#8221; verilmesi ve barınma, sınav ücretleri gibi çeşitli kalemleri kapsayan finansal desteklerin de sağlanması önerildi. Eğitimin sadece akademik bilgiyle donatan bir yapıdan çıkarak beceri, yönelim ve deneyimle güçlendiren bir modele dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Bakım yükünün ailelerin, özellikle de kadınların omzunda kalmaması için devletin, yerel yönetimlerin ve işyerlerinin aktif sorumluluk almasının altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyilik hali için de okullardaki rehberlik sisteminin daha destekleyici ve etkin rol almasının sağlanması, gençlerin ücretsiz ve güvenli biçimde sosyalleşebileceği, aidiyet hissini ve toplumsal bağlarını güçlendireceği kamusal alanların çoğaltılması önerildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uğruyor]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akran zorbalığı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690">Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akran zorbalığı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Siber zorbalık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründü</strong></p>
<p>Günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan siber zorbalığın, masum bir sosyal medya atışmasının çok ötesinde, kasıtlı ve organize bir &#8220;psikolojik savaş&#8221; aracına dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumun küresel bir tehdit olduğunu ve özellikle gençlerin ruh sağlığını hedef aldığını vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir eylemin &#8220;zorbalık&#8221; sayılabilmesi sistematik olması, kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması şeklinde kriterlerin olması gerektiğini ifade ederek, &#8220;Bu kriterler karşılandığında, ortada net bir suç vardır. Bu suçu işleyenlerin de mutlaka bir bedel ödemesi gerektir, aksi takdirde toplumda güçlü olanın zayıfı ezdiği bir siber anarşi hâkim olur.” dedi.</p>
<p>Siber zorbalığın artık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir grup, hedef aldığı kişiyi itibarsızlaştırmak için troll orduları gibi faaliyet gösteriyor. Bu, politik bir proje veya bir psikolojik savaş hamlesi olabilir. İngiltere&#8217;nin 2015 yılında, askeri bir terim olan &#8216;tugay&#8217; ismini kullanarak bir sosyal medya birimi kurması, devletlerin bu alanı ne kadar ciddiye aldığının en net kanıtıdır. Amaç, dezenformasyon yaymak veya hedefleri itibarsızlaştırmaktır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Siber zorbalık gençler arasında çok yaygın</strong></p>
<p>Siber zorbalığın özellikle gençler arasında endişe verici boyutlara ulaştığını rakamlarla ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Yapılan çalışmalar, akran zorbalığı kurbanı olan gençlerin oranının her üç gençten biri olduğunu gösteriyor. Ancak konu siber zorbalığa gelince bu oran yüzde 40&#8217;lara kadar çıkıyor. Bu, küresel bir ruh sağlığı tehdididir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Siber zorbalığın gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu durum, ergenlerde ciddi okul reddi, akademik başarıda düşüş, içe kapanma, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle &#8220;akademik zekâsı yüksek ancak sosyal ve duygusal becerileri zayıf&#8221; çocukların zorbalığa karşı daha savunmasız olduğunu ve bu çocukların sosyal iletişim bozuklukları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong>Evde şiddet varsa çocuk zorbalığı öğreniyor</strong></p>
<p>Zorbalığın temelinde genellikle çocuğun aile içinde öğrendiği yanlış sorun çözme yöntemlerinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocukluk agresyonlarında birinci sırada canlı örnekler, yani aile içi tutumlar gelir. Evde &#8216;vurdum mu oturturum&#8217; kültürünü gören çocuk, hak arama yöntemi olarak zorbalığı öğrenir.&#8221; dedi.</p>
<p>Ergenlik döneminin, gençlerin hayatı keşfettiği ve sosyal becerilerini geliştirdiği &#8220;normal şizofrenik bir dönem&#8221; olarak tanımlanabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte duyguların mantığın önüne geçtiğini ve gençlerin sonunu düşünmeden hareket edebileceğini ifade etti.</p>
<p>&#8220;Ergenden sıfır hata beklemek gerçekçi değil, tam tersine zararlıdır. Gençlerin hata yapma hakkı vardır, çünkü hayatı böyle öğrenirler.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, “Aile, özellikle şiddet ve yalan gibi temel konularda net bir tavır alarak çocuğa duygusal ve sosyal sınırları öğretmelidir. Tıpkı bir binanın kapıları, pencereleri gibi, duyguların da sınırları vardır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık barınamaz</strong></p>
<p>Zorbalığın sadece vurmakla, kırmakla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, fiziksel, sözel ve sosyal olmak üzere şiddetin üç farklı yüzü olduğunu, zorbalığı uygulayan kişilerin genellikle özgüven eksikliği yaşadığını ve başkalarını ezerek, değersizleştirerek kendi egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Okullarda artan akran zorbalığına karşı geliştirilen mevcut programların &#8220;kötülükle mücadele&#8221; üzerine odaklanarak eksik kaldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Karanlıkla mücadelenin en güzel yöntemi bir mum yakmaktır. Zorbalığı önlemenin en etkili yolu da sınıflarda iyiliği, paylaşmayı ve yardımlaşmayı artırmaktır. Milli Eğitim, &#8216;Rastgele İyilik Projeleri&#8217;ni acilen politika haline getirmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Kaliforniya&#8217;daki okullarda başarıyla uygulanan &#8220;Rastgele İyilik Projesi&#8221; ni örnek göstererek, &#8220;Öğrencilere, bir yaşlı bakımevinde veya bir engelli merkezinde çalışmaları karşılığında kredi veriliyor. Gençler hem mağduriyeti görüyor hem de iyilik yapmanın getirdiği manevi hazzı tadarak bu davranışları pekiştiriyor.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Akran zorbalığının küresel bir sorun haline geldiğini ve Finlandiya gibi ülkelerin buna çözüm aradığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Bizim kültürümüzde sadece kötüyle mücadele etmek yoktur, aynı zamanda iyiyi güçlendirip artırmak vardır. İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık zaten barınamaz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalığa uğramanın temeli de evde atılıyor</strong></p>
<p>Zorbalığın temelinde genellikle ergenin evde yaşadığı &#8220;insan yerine konulmama&#8221; hissinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, ailelere çocuklarıyla iletişim kurma biçimleri konusunda hayati uyarılarda bulunarak, &#8220;Sen adam olmazsın, akılsızsın&#8221; gibi çocuğun kişiliğini hedef alan eleştirilerin, özgüvenini yok edeceğini ve onu zorbalık kurbanı olmaya aday hale getireceğini, doğru eleştirinin &#8220;Sen iyi bir çocuksun ama şu davranışın şu gerekçeyle doğru değil&#8221; diyerek, sadece davranışı ve çabaları gerekçesiyle eleştirmek olduğunu anlattı.</p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, baskı ve korku kültürlerinde yetişen çocukların &#8220;sorma, düşünme, itaat et&#8221; mottosuyla büyüdüğünü, bunun da girişimci ve yenilikçi olamayan, sadece itaat eden nesillere neden olduğunu kaydederek, &#8220;Sessiz sakin bir toplum olur ama ufak bir problemde büyük patlamalar yaşanır.&#8221; dedi. </p>
<p><strong>Aile içinde monolog yerine diyalog esas alınmalı</strong></p>
<p>Zorbalık uygulayan kişilerin de aslında kendi zayıflıklarını kapatmaya çalışan, kendileriyle yüzleşemeyen bireyler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu döngünün kırılabilmesi için aile içinde monolog yerine diyaloğun esas alınması gerekir. Bizim kültürümüzde &#8216;su büyüğün, sus küçüğün&#8217; gibi artık çağa uymayan kalıp düşünceler var. Bu şekilde yetiştirilen &#8216;hanım hanımcık, efendi&#8217; çocuklar, saygılı olsalar da kendilerini ezdirdikleri için zorbalığa kurban olmaya adaydırlar.&#8221; diyerek, bu gençlere &#8220;hayır deme becerileri&#8221; ve girişkenlik eğitimlerinin verilmesinin şart olduğunu söyledi.</p>
<p>Sosyal ve duygusal zekânın, en az akademik zekâ kadar hayati olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarhan, sadece ders çalışmaya odaklanılarak &#8220;proje çocuk&#8221; yetiştirmenin büyük bir hata olduğunu ifade etti.</p>
<p>&#8220;Bu çocuklar okulda birinci olur ama &#8216;kurtlar sofrası&#8217; gibi olan iş hayatında başarısız olurlar, çünkü nerede nasıl davranacaklarını öğrenememişlerdir.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, sosyal zekânın da doğuştan gelmediğini, öğrenilebilir bir beceri olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailelerin ve okulların akran zorbalığı karşısındaki panik halinin yanlış olduğunu belirterek, &#8220;Akran zorbalığını bir tehdit olarak görmeyelim. Bu, çocuğun hayatın zorluklarını öğrenmesi, problem çözmesi ve kendi gemisinin kaptanı olması için bir gelişim fırsatıdır. Görevimiz, çocuklarımızı sera çiçeği gibi büyütmek değil, onları bu fırtınalı denizde yüzmeye hazırlamaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Pandemi döneminin en büyük kurbanlarının, sanılanın aksine yaşlılar değil, dijital bağımlılığa sürüklenen çocuklar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, Ulaştırma Bakanlığı&#8217;na acil çağrıda bulunarak, Avrupa&#8217;da olduğu gibi medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi gerektiğini, aksi halde bir neslin kaybedileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Problemleri çocuklar aralarında çözmeli</strong></p>
<p>Zorbalık vakalarında ailelerin hemen karşı tarafın ailesini aramasının &#8220;ilkel&#8221; ve &#8220;kolaycı&#8221; bir yöntem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Problem iki çocuk arasında. Öncelik, aileleri hiç devreye sokmadan, bu iki çocuğun rehber öğretmen eşliğinde sorunu kendi aralarında çözmeyi öğrenmesidir. Asıl amaç olayı çözmekten çok, o olaydan çocuğa bir hayat dersi öğretmek, yani bir fırsat eğitimi yaratmaktır. Gelişmiş eğitim sistemleri buna &#8216;sessiz eğitim&#8217; diyor; sorun, farkında olmadan, ilişkiler içinde çözülüyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenler dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebiliyor</strong></p>
<p>Ergenlerin beyninin ön bölgesinin (frontal lob) henüz tam olgunlaşmadığı için dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Rehber öğretmenler, olayın arkasında kasıt mı, dürtüsellik mi, yoksa bilmeden yapılan bir hata mı olduğunu analiz etmeli. Çözüm, bu analize göre şekillenmelidir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, modern ve etkili bir ceza yöntemi olarak, zorbalık yapan öğrenciye &#8220;haftada üç gün bir yaşlı bakımevinde çalışma ve bunu raporlama&#8221; gibi topluma hizmet cezaları verilebileceğini, bu tür uygulamaların Türkiye&#8217;de de yapılabileceğini dile getirerek, &#8220;Buradaki amaç, o gence suçluluk ve pişmanlık duygusu yaşatarak empati kurmasını sağlamak ve onu topluma yeniden kazandırmaktır. Öbür türlü cezalar, gencin paranoid düşüncelerini pekiştirir ve onu &#8216;devamlı savaştaymış&#8217; gibi hissettirerek daha büyük ruhsal sorunlara yol açar.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Evde yok sayılan çocuklar…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kötülük yapmaktan zevk alan zorba çocukların temelinde genellikle &#8220;sevgi yoksunu ama aşırı disiplinle büyütülme&#8221; yattığını belirterek, &#8220;Bu çocuklar kendilerini değersiz hisseder ve başkalarını ezerek ego tatmini yapmayı öğrenirler. Evde yok sayılan bir çocuk, dayak yediğinde bile &#8216;varlığımın farkındalar&#8217; diye düşünür ve öfkeyle beslenerek insanları yönetmeye çalışır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Zorbalığın altında yatan derin psikolojik nedenlere dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir çocuğa verilebilecek en kötü cezanın onu &#8220;yok saymak&#8221; olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690">Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 gençten 7&#8217;si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-7si-kazanc-potansiyeli-yuksek-meslekleri-tercih-ediyor-392173</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 08:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[meslekleri]]></category>
		<category><![CDATA[potansiyeli]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençlerin kariyer platformu Youthall, geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirdiği Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-7si-kazanc-potansiyeli-yuksek-meslekleri-tercih-ediyor-392173">Her 10 gençten 7&#8217;si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gençlerin kariyer platformu Youthall, geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirdiği Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu yayınladı. Üniversite sonuçlarının açıklanmasına sayılı günler kala yapılan anket, iş dünyasının profesyonellerinin ve gençlerin geleceğin mesleklerine ilişkin beklentisini ortaya çıkardı. 18-30 yaş arasında üniversite öğrencisi ve çalışmayan mezun gençler ve iş dünyasının profesyonellerinin katılımı ile gerçekleştirilen ankete göre, gençlerin yüzde 73’ü 10 yıl sonra meslekler arasında yapay</strong> <strong>zeka</strong> <strong>mühendisliğinin ilk sırada olacağını düşünüyor. İş dünyasının profesyonelleri ise sürdürülebilirlik uzmanlığı, yenilenebilir enerji uzmanlığı ve robotik mühendisliği gibi mesleklerin ilk sıraları paylaşacağını öngörüyor. Gençlerin yüzde 87’si meslek seçiminde kazanç ve gelişim fırsatlarına odaklanıyor. Anket sonuçları, “yazılım ve uygulama geliştiriciliği”, “dijital pazarlama uzmanlığı” ve “uzay araştırmaları mühendisliği” gibi alanlardaki yükselişin de, geleceğin iş dünyasında dijital dönüşümün iş gücü talebini derinden etkileyeceğini gösteriyor.</strong></p>
<p>Dijital dönüşümle birlikte iş dünyasında değişen beklentiler, hızla değişen dünya düzeni ve gelişen teknolojik trendlerin bir sonucu olarak geleceğin iş gücünün hangi alanlar üzerinde yoğunlaşacağı, hangi mesleklerin ön plana çıkacağı gibi soruların yanıtları aranıyor. Gençlerin kariyer platformu Youthall, üniversite tercih döneminde kariyer rotasını çizmeye hazırlanan ve kariyerinin henüz başlangıcında olan gençlerin ve iş dünyasının fikirlerini alarak, bu soruların cevabını araştırdı.</p>
<p>Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporu”, gençlerin hangi meslekleri seçmeye eğimli olduğunu, iş dünyasına yönelik bakış açılarını, geleceğe ilişkin beklenti ve öngörülerini ortaya koydu. Araştırmaya; 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri ve kariyer yaşamının başlangıcında olan henüz iş hayatına başlamamış yeni mezunlar ile iş dünyasının profesyonelleri olmak üzere toplam 543 kişi katıldı. Ankete katılanların yüzde 24,1&#8217;ini çalışanlar, yüzde 75,7&#8217;sini ise üniversite öğrencileri ve mezun şu an herhangi bir işte çalışmayan gençler oluşturdu.</p>
<p><strong>Küresel salgın yapay zekayı adres gösterdi</strong></p>
<p>Anket sonuçları, geleceğin meslekleri söz konusu olduğunda iş dünyasının profesyonellerini ve gençleri güncel teknolojik trendler odaklı işlerde buluşturuyor. Ankete katılanlar, yapay zeka ve diğer teknolojilerin hızla ilerlediği bir çağda iş gücünün teknolojiye hakim olmasının önemini vurgularken; iş dünyasının, dijitalleşme ve teknolojiyi kullanma kabiliyetiyle rekabet edebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini bekliyor. Bu da işverenlerin dijital yetkinlikleri artırması ve yeni teknolojilere uyum sağlayabilmesi gerektiği sonucunu veriyor. Küresel salgının tetiklediği alışveriş ve iletişim alışkanlıklarındaki değişimler de bu yetkinliklerin ön plana çıkmasındaki diğer önemli bir unsur olarak belirtiliyor. Teknolojik ilerlemeler, tüketici davranışlarını ve iş yapış şekillerini etkilerken, bu değişimlere uyum sağlayabilen uzmanların önemi artıyor.</p>
<p><strong>Her 10 gençten 7’si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor</strong></p>
<p>Gençlerin yüzde 73,5’i bugünkü meslek tercihlerinde maaş ve kazanç potansiyelinin yüksek olmasını öncelikli olarak görüyor. Yüzde 87’si, hem bugün kazanç sağlayan hem de gelecekteki potansiyel gelişim ve kazanç fırsatlarına odaklanan bir mesleği tercih etmeyi düşünüyor. Bu sonuç, katılımcıların maddi beklentilerinin yanı sıra, kişisel tatmin ve gelişim için uygun bir meslek seçmeye önem verdiklerini ortaya koyuyor. Bu da gençlerin finansal istikrarı önemsediğini, gelecekteki kariyerlerinde büyüme ve ilerleme fırsatlarını göz önünde bulundurduklarını gösteriyor.</p>
<p><strong>Bugünün mesleklerinde de yapay zeka ilk sırada</strong></p>
<p>Gençlerin yüzde 28,5’i, &#8220;Bugün tercih yapıyor olsaydın ya da farklı bir meslek seçme şansın olsaydı hangi mesleği seçerdin?&#8221; sorusuna “yapay zeka uzmanlığı” yanıtını veriyor. Ardından yüzde 15,6 ile “veri analistliği/veri bilimciliği”, yüzde 12 ile “dijital pazarlama uzmanlığı”, yüzde 11 ile “yenilenebilir enerji uzmanlığı” ve yüzde 9,5 ile “e-ticaret uzmanlığı” geliyor. Bu yanıtlar, gençlerin meslek seçiminde gelecekteki potansiyel fırsatları dikkate aldığını kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Geleceğin iş dünyasında yaratıcı ve yenilikçi olan kazanacak</strong></p>
<p>Anket çalışması, gelecekte iş dünyasında hangi yetkinliklerin ortaya çıkacağını da belirliyor. Ankete katılan profesyonellerin yüzde 72’sine göre, &#8220;yaratıcılık ve yenilikçilik&#8221; iş dünyasının gelecekteki en önemli yetkinlik tercihi olacak. İş dünyasında öncelikli olacak diğer yetkinliklerin başında ise “problem çözme/karar verme yeteneği&#8221;, &#8220;adaptasyon/değişime uyum sağlama&#8221; ve &#8220;eleştirel düşünme/analiz&#8221; geliyor.</p>
<p><strong>Gençler mesleklerinin geleceğinden endişe duyuyor</strong></p>
<p>Araştırmada, gençlerin mesleklerinin geleceğine ilişkin bakış açıları da incelendi. Ankete katılan gençlerin üçte birinden fazlası (yüzde 38,4) gelecekleriyle ilgili meslekleri hakkında endişe duyuyor. Bu endişeleri, gelecekte iş dünyasının nasıl şekilleneceği ve mevcut mesleklerin ne kadar geçerli olacağı konusundaki belirsizliklerle ilişkilendiriliyor. Gelecekleriyle ilgili endişe duymayanların oranı %34,3&#8217;te, kararsızların oranı ise yüzde 27,3’te kalıyor.</p>
<p><strong>“Basım ve yayım”, “satış”, “imalat ve üretim” alanlarının varlığı azalacak</strong></p>
<p>Ankete katılan iş dünyası profesyonellerinin verdiği yanıtlara göre, günümüzde teknolojinin hızla geliştiği ortamda varlığını yitirecek meslek alanlarının başında &#8220;basım ve yayım&#8221; geliyor. %18,2’si &#8220;basım ve yayım&#8221; alanının varlığının azalacağını düşünürken, yüzde 16’sı tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımızın değişmesiyle birlikte gelişen teknolojinin &#8220;satış&#8221; alanındaki istihdamı ortadan kaldıracağı görüşünde birleşiyor. Yüzde 15,2’si endüstri ve imalat sektöründe büyük ölçüde otomasyon ve robotik sistemlerin kullanımının artmasıyla &#8220;İmalat ve üretim&#8221; alanının varlığının azalacağını öngörüyor.</p>
<p><strong>İş dünyası, operasyonel ve yönetimsel yetkinlikleri önemsiyor</strong></p>
<p>Anket, iş dünyasının gözünden bu yıl işe alımlarda en çok ihtiyaç duyulan alanları da tanımladı. Verilen yanıtlara göre; katılımcıların yüzde 34,8’i &#8220;operasyon &#038; yönetim&#8221; alanına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Yüzde 28&#8217;i &#8220;pazarlama&#8221; ve &#8220;dijital pazarlama&#8221;, yüzde 25&#8217;i &#8220;satış&#8221;, yüzde 24,2&#8217;si &#8220;büyük veri ve iş analitiği&#8221; alanlarında iş gücü arayışı oluştuğunu söylüyor. Bu oranlar, iş dünyasının hala operasyonel ve yönetimsel yetkinliklere büyük önem verdiğine işaret ediyor. Ayrıca pazarlama ve satış alanlarındaki ihtiyaç da dikkat çekerken, günümüzde işverenlerin özellikle bu alanlardaki nitelikli adaylara ilgi gösterdiğini ve bu pozisyonlara yönelik talebin yüksek olduğu sonucunu ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>İş dünyasının yüzde 74,2’si işe alımlarda iletişim ve iş birliği becerilerine önem veriyor</strong></p>
<p>Ankete katılan profesyonellerin yanıtlarına göre, günümüzde işe alımlarda dikkat edilen en önemli nitelik %74,2 ile &#8220;iletişim ve iş birliği becerileri&#8221;. İş dünyası profesyonellerinin yüzde 70,5’i &#8220;problem çözme ve karar verme yeteneği”ni kritik bir unsur olarak benimsiyor. Yüzde 53’ü ise &#8220;adaptasyon ve uyum sağlama yeteneği”ni olmazsa olmaz bir nitelik olarak tanımlıyor.</p>
<p><strong>“Gençler geleceğin meslek seçimleriyle iş dünyasına önemli mesajlar veriyor”</strong></p>
<p>Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu değerlendiren Youthall CEO’su Emre Aykan, teknolojik gelişmelerin yarattığı yeni dünya düzeninin geleceğin meslek tercihlerinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Üniversite tercih dönemine yönelik gerçekleştirdiğimiz anket çalışması; teknoloji odaklı mesleklerin gelecekte de büyük önem taşıyacağını ve yapay zeka alanının gençler arasında ilgi görmeye devam edeceğini gösteriyor. Ankete göre gençlerin 10 yıl sonrasının meslekleri arasında; ‘yapay zeka mühendisliği’nin ardından ‘sürdürülebilirlik uzmanlığı’, ‘yenilenebilir enerji uzmanlığı’ ve ‘robotik mühendisliği’ gibi meslekleri ilk sırada tutması iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.<strong> </strong>Bu durum<strong> </strong>iş dünyasının sürdürülebilir teknolojilere ve çevre dostu enerji kaynaklarına olan talebinin artacağını ve robotik teknolojilerin de önemli bir rol oynayacağını gösteriyor” dedi. Geleceğin iş dünyasının beklentilerine uygun yetkinliklere sahip olmanın gün geçtikçe daha önemli bir hale geldiğine de dikkat çeken Aykan; “Bu dönemde iş hayatında başarılı olmak için problem çözme, karar verme, etkili iletişim kurma ve iş birliği yapma yeteneklerinin büyük bir öneme sahip olduğunu gözlemliyoruz. Özellikle inovasyon kavramının da iş dünyasının önceliklerinden biri olduğunu göz önünde bulundurursak önümüzdeki dönemde yaratıcı ve yenilikçi olmak başarılı bir kariyer hayatı için kritik unsur olacaktır. Bununla beraber, problem çözme, adaptasyon ve eleştirel düşünme gibi yetkinliklere sahip olmak iş dünyasının değişken ve rekabetçi ortamında başarılı olmak için çalışanlara büyük avantajlar sağlayacaktır” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-7si-kazanc-potansiyeli-yuksek-meslekleri-tercih-ediyor-392173">Her 10 gençten 7&#8217;si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
