<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gelişmeler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gelismeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gelismeler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Feb 2026 12:13:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gelişmeler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gelismeler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 12:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk Çağı Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor. Bu yıl 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü çok umut veren gelişmelerle karşıladıklarını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu</strong> “Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun iyileşmesinin ötesinde, sağlıklı bir erişkin olması” diyor. Prof. Dr. Çorapçıoğlu, <strong>15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni dönemi anlattı, ailelere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Çocukluk çağında yaygın görülen lösemi ve lenfoma gibi kanserler, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde başarıyla tedavi edilebiliyor. 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde bilim dünyasında heyecan yaratan bir haber aldıklarını belirten Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kanser tedavisinde başarı oranı geçmişe kıyasla çok önemli noktalara geldi. Öyle ki; artık neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır diyebiliriz. Amerikan Kanser Derneği’nin 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıkladığı orana göre; çocukluk çağı kanserleri 1970’lerde yüzde 50-60 civarında tedavi edilebilirken, günümüzde tedavide çok ciddi ilerleme kaydedilmiş ve başarı oranı yüzde 87’lere çıkmıştır. Bu veri son derece ciddiye alınması gereken ve büyük umut veren bir bilgidir.” </p>
<p><strong>Erken tanı ve tedavi çok önemli!</strong></p>
<p>Tedavinin başarısında; kanserin türü, evresi ve çocuğun yaşının önemli faktörler olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu noktada ailelere çok önemli görevler düştüğünü belirterek “Ebeveynler çocuklarını çok iyi gözlemlemeli, özellikle bacak, bel ya da kemik ağrısı, ateş, çabuk yorulma, halsizlik, vücutta morluklar ya da sık sık burun/ diş eti kanamaları gibi belirtiler varsa mutlaka ciddiye alarak altında yatan nedenin bulunması için ısrarcı ve takipçi olmalıdır. Bazen ‘büyüme ağrısıdır’ denilen ve geçmeyen ağrıların altında çocukluk çağı kanserleri yatabiliyor” diyor. Erken tanı sayesinde özellikle lösemi, lenfoma ve sarkomlarda oldukça başarılı sonuçlar alınsa da bazı saldırgan beyin tümörlerinde daha fazla ilerlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu alanda da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Moleküler Çağ: “Tam 12’den Vurmak”</strong></p>
<p>Son yılların en önemli gelişmelerinden birinin de; kanserin moleküler özelliklerinin daha iyi anlaşılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Her tümör kendine özgü genetik ve moleküler değişiklikler taşıyor. Bu değişikliklere yönelik geliştirilen ilaçlar tedavide yeni bir dönem başlattı. Elimizde moleküler tetkikler varsa ve hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Buna adeta ‘tam 12’den vurmak’ diyebiliriz. Bazı hastalarda hedefli tedaviler ve immünoterapiler sayesinde kemoterapiye hiç ihtiyaç duymadan tedaviyi sağlayabiliriz. Bazı durumlardaysa bu yeni ilaçları kemoterapinin etkisini artırmak için kullanıyoruz. Eskiden sadece kemoterapiye dayalı tedaviler varken, bugün çok daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım söz konusu. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde çok çok büyük bir kazanım.”</p>
<p><strong>Proton tedavisiyle daha az yan etki!</strong></p>
<p>Günümüzde bir başka çok önemli kazanımın da; çocuk onkolojisinde önemli bir yer tutan radyoterapi alanında yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Radyoterapideki teknolojik gelişmeler çocukları koruyarak tedavi etmeye olanak sağlıyor. Bu gelişmeler arasında proton tedavisi öne çıkıyor ki, özellikle beyin tümörlerinde bu yöntemin büyük avantaj sağladığını görüyoruz. Proton tedavisi, çevre dokulara daha az zarar vererek tümörü hedef alabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Amaç sadece iyileştirmek değil, sağlıklı erişkinler yetiştirmek</strong></p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde bugün artık sadece çocuğu iyileştirmeyi değil, onun ileride sağlıklı bir erişkin olmasını da hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu, bu nedenle verdikleri her tedavinin uzun dönemli etkilerini dikkatle gözetlediklerini belirterek “15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü umut veren gelişmelerle karşılıyoruz. Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ulaşması” diyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 07:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk Çağı Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor. Bu yıl 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü çok umut veren gelişmelerle karşıladıklarını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu</strong> “Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun iyileşmesinin ötesinde, sağlıklı bir erişkin olması” diyor. Prof. Dr. Çorapçıoğlu, <strong>15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni dönemi anlattı, ailelere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Çocukluk çağında yaygın görülen lösemi ve lenfoma gibi kanserler, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde başarıyla tedavi edilebiliyor. 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde bilim dünyasında heyecan yaratan bir haber aldıklarını belirten Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kanser tedavisinde başarı oranı geçmişe kıyasla çok önemli noktalara geldi. Öyle ki; artık neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır diyebiliriz. Amerikan Kanser Derneği’nin 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıkladığı orana göre; çocukluk çağı kanserleri 1970’lerde yüzde 50-60 civarında tedavi edilebilirken, günümüzde tedavide çok ciddi ilerleme kaydedilmiş ve başarı oranı yüzde 87’lere çıkmıştır. Bu veri son derece ciddiye alınması gereken ve büyük umut veren bir bilgidir.” </p>
<p><strong>Erken tanı ve tedavi çok önemli!</strong></p>
<p>Tedavinin başarısında; kanserin türü, evresi ve çocuğun yaşının önemli faktörler olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu noktada ailelere çok önemli görevler düştüğünü belirterek “Ebeveynler çocuklarını çok iyi gözlemlemeli, özellikle bacak, bel ya da kemik ağrısı, ateş, çabuk yorulma, halsizlik, vücutta morluklar ya da sık sık burun/ diş eti kanamaları gibi belirtiler varsa mutlaka ciddiye alarak altında yatan nedenin bulunması için ısrarcı ve takipçi olmalıdır. Bazen ‘büyüme ağrısıdır’ denilen ve geçmeyen ağrıların altında çocukluk çağı kanserleri yatabiliyor” diyor. Erken tanı sayesinde özellikle lösemi, lenfoma ve sarkomlarda oldukça başarılı sonuçlar alınsa da bazı saldırgan beyin tümörlerinde daha fazla ilerlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu alanda da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Moleküler Çağ: “Tam 12’den Vurmak”</strong></p>
<p>Son yılların en önemli gelişmelerinden birinin de; kanserin moleküler özelliklerinin daha iyi anlaşılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Her tümör kendine özgü genetik ve moleküler değişiklikler taşıyor. Bu değişikliklere yönelik geliştirilen ilaçlar tedavide yeni bir dönem başlattı. Elimizde moleküler tetkikler varsa ve hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Buna adeta ‘tam 12’den vurmak’ diyebiliriz. Bazı hastalarda hedefli tedaviler ve immünoterapiler sayesinde kemoterapiye hiç ihtiyaç duymadan tedaviyi sağlayabiliriz. Bazı durumlardaysa bu yeni ilaçları kemoterapinin etkisini artırmak için kullanıyoruz. Eskiden sadece kemoterapiye dayalı tedaviler varken, bugün çok daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım söz konusu. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde çok çok büyük bir kazanım.”</p>
<p><strong>Proton tedavisiyle daha az yan etki!</strong></p>
<p>Günümüzde bir başka çok önemli kazanımın da; çocuk onkolojisinde önemli bir yer tutan radyoterapi alanında yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Radyoterapideki teknolojik gelişmeler çocukları koruyarak tedavi etmeye olanak sağlıyor. Bu gelişmeler arasında proton tedavisi öne çıkıyor ki, özellikle beyin tümörlerinde bu yöntemin büyük avantaj sağladığını görüyoruz. Proton tedavisi, çevre dokulara daha az zarar vererek tümörü hedef alabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Amaç sadece iyileştirmek değil, sağlıklı erişkinler yetiştirmek</strong></p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde bugün artık sadece çocuğu iyileştirmeyi değil, onun ileride sağlıklı bir erişkin olmasını da hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu, bu nedenle verdikleri her tedavinin uzun dönemli etkilerini dikkatle gözetlediklerini belirterek “15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü umut veren gelişmelerle karşılıyoruz. Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ulaşması” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vergi dünyasındaki en yeni gelişmeler ile teknolojinin vergi alanına etkileri EY Vergi Konferansı&#8217;nda değerlendirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vergi-dunyasindaki-en-yeni-gelismeler-ile-teknolojinin-vergi-alanina-etkileri-ey-vergi-konferansinda-degerlendirilecek-591271</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 11:37:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[alanına]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasındaki]]></category>
		<category><![CDATA[etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojinin]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591271</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından her sene düzenlenen Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vergi-dunyasindaki-en-yeni-gelismeler-ile-teknolojinin-vergi-alanina-etkileri-ey-vergi-konferansinda-degerlendirilecek-591271">Vergi dünyasındaki en yeni gelişmeler ile teknolojinin vergi alanına etkileri EY Vergi Konferansı&#8217;nda değerlendirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından her sene düzenlenen Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek. “<strong>Vergide yapay zekâ: Bir fırsat mı yoksa zorluk mu?</strong>&#8221; başlığı ile düzenlenecek konferansta; gündemdeki vergi konularına dair önemli başlıklar birbirinden değerli konuşmacılarla birlikte ele alınacak. Vergi alanındaki dönüşümün operasyonel süreçleri ve stratejik karar alma mekanizmalarına etkilerinin yanı sıra yapay zekâ gibi teknolojilerle dönüşümün merkezinde yer alan gelişmeler ve vergi alanında şirketlerin dikkat etmesi gereken konular konferansta ele alınacak. </p>
<p>İki gün boyunca çevrim içi oturumlar şeklinde düzenlenecek konferansta, EY vergi liderlerinin yanı sıra birçok farklı sektörden vergi ve finans profesyonelleri konuşmacı olarak yer alacak. Konferans kapsamındaki oturumlarda; teknoloji etkisiyle vergi denetimindeki yenilikler ve dijitalleşen dünyada farklı sektörlerde beklenen vergisel ve hukuki değişiklikler masaya yatırılacak. </p>
<p><strong>EY Vergi Konferansı 2025 Programı şöyle;</strong></p>
<p><strong><u>18 Kasım 2025, Salı:</u></strong></p>
<p>09.30-11.00: Vergi idaresinin yeni denetim yaklaşımı</p>
<p>11.30-12.30: Yapay zekâ çağında muhasebecinin bir günü</p>
<p>11.30-12.30: Pillar 2: Erken tecrübe ile vergi yönetiminde dönüşüm</p>
<p>13.30-14.30: Transfer fiyatlandırması ve gümrük etkisi</p>
<p>13.30-14.30: Sigortacılıkta vergi bulmacası devam ediyor</p>
<p>14.45-15.45: Ar-Ge teşviklerinde 2025 gündemi: Değişim, denetim ve dijitalleşme</p>
<p>14.45-15.45: Çevre düzenlemelerinde yeni dönem: Mali ve ticari yükümlülükler kapıda</p>
<p>16.00-17.00: 15 soruda vergi denetiminde yenilikler</p>
<p><strong><u>19 Kasım 2025, Çarşamba:</u></strong></p>
<p>09.00-10.00: Dijital ekonomide vergi reformu: Kripto ve ödeme şirketleri</p>
<p>09.00-10.30: Gümrükte gündem 2025</p>
<p>10.15-11.15: Yatırım Teşvik Sistemi ile İndirimli Kurumlar Vergisi’nde değişenler </p>
<p>10.45-12.15: Dijitalleşen dünyada dolaylı vergiler: Düzenlemeler, yenilikleri ve stratejiler</p>
<p>11.30-12.30: Bankacılık ve finans sektöründe vergi gündemi</p>
<p>13.30-14.30: Ücret stratejisinin evrimi: Artan maliyetler, regülasyon ve otomasyon baskısında yol haritası</p>
<p>13.30-14.30: Gayrimenkulün finansallaşması: Vergide yeni dönem ve özelge soruları</p>
<p>14.45-15.45: e-Belge uyum süreçleri ve dijital ayak izleri</p>
<p>14.45-15.45: Yapay zekâ ve hukuk: İnovasyon ve regülasyon arasındaki denge </p>
<p>16.00-17.00: 2026 yılında beklenen sosyal güvenlik düzenlemeleri ve çalışma hayatına etkileri</p>
<p>16.00-17.00: 2025 vergi gündemi: Gelişmeler, odak noktaları ve yeni yaklaşımlar</p>
<p>Detaylı bilgi ve kayıt için: https://www.ey.com/tr_tr/vergi-konferansi/2025</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vergi-dunyasindaki-en-yeni-gelismeler-ile-teknolojinin-vergi-alanina-etkileri-ey-vergi-konferansinda-degerlendirilecek-591271">Vergi dünyasındaki en yeni gelişmeler ile teknolojinin vergi alanına etkileri EY Vergi Konferansı&#8217;nda değerlendirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜSOD: &#8220;Yeni teknolojilere ve entegre güvenlik sistemlerine önem artacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gusod-yeni-teknolojilere-ve-entegre-guvenlik-sistemlerine-onem-artacak-584085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 17:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[entegre]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[güsod]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerine]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojilere]]></category>
		<category><![CDATA[üye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Güvenlik Sektörünün en eski ve öncü sivil toplum kuruluşu olan Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketleri, ISAF International Fuarı kapsamında düzenledikleri panellerle sektördeki son gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gusod-yeni-teknolojilere-ve-entegre-guvenlik-sistemlerine-onem-artacak-584085">GÜSOD: &#8220;Yeni teknolojilere ve entegre güvenlik sistemlerine önem artacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özel Güvenlik Sektörünün en eski ve öncü sivil toplum kuruluşu olan Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketleri, ISAF International Fuarı kapsamında düzenledikleri panellerle sektördeki son gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. “Özel Güvenlik Hizmetlerinde Elektronik Güvenlik Sektör Standartları”, “Özel Güvenlik Hizmetlerinde Entegre Güvenlik Sistemleri” ve “Özel Güvenlik Hizmetlerinde Elektronik Güvenlik Uygulamaları- Özel Güvenlik Sektörünün Geleceği” konulu panellerde, sektörün mevcut durumu ve sektörde teknoloji kullanımı gibi konulara değinildi.</strong></p>
<p>GÜSOD bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketlerinin ISAF International Fuarı kapsamında düzenlediği paneller, sektördeki son gelişmeleri katılımcılarla buluşturdu. </p>
<p><strong>“Üye şirketlerimiz stratejik lokasyonlarda güvenlik hizmetlerini en üst seviyeye taşıyor”</strong></p>
<p>Entegre güvenlik sistemlerinin son dönemde gittikçe daha da çok önem kazanmaya başladığının altını çizen GÜSOD Başkanı Turgay ŞAHAN, “GÜSOD olarak üye şirketlerimiz aracılığıyla teknolojik gelişmelerin özel güvenlik sektörüne entegrasyonunu sağlayacak çalışmalara katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Üye şirketlerimiz, karmaşık güvenlik ihtiyaçlarına sahip havalimanları, topluluklarla sağduyulu iletişim geliştirmenin önemli olduğu hastaneler ve insanların ihtiyaçlarını karşıladığı, sosyalleştiği AVM’ler gibi lokasyonlarda oldukça zor operasyonlara başarıyla imza atmayı sürdürüyor. Üyelerimiz, stratejik lokasyonlarda; son teknoloji kamera sistemleri, video analitik yazılımları, x-ray, metal kapı dedektörleri, kişi sayaç yoğunluk tespit sistemleri, parmak izi tarayıcıları, yüz tanıma sistemleri ve iris tarama gibi biyometrik güvenlik çözümleriyle güvenlik hizmetlerini en üst seviyeye taşıyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Yapay zekâ teknolojilerinin daha çok benimsenmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Teknolojik gelişmelerin başarıyla uygulanması için güvenlik profesyonellerinin eğitilmiş olmaları ve gizlilik konularına özen göstermeleri gerektiğini vurgulayan ŞAHAN, “Sektörümüzün en büyük kaynağı olan özel güvenlik görevlilerinin nitelikli bir hizmet verebilmeleri için alacakları eğitimlerin içine bu konuların da dahil edilmesi gerekiyor. Sektördeki teknolojik donanımlarla birlikte özellikle yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilere entegre güvenlik sistemlerinin ön planda olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin sektörümüzde daha fazla benimsenmesi gerekiyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“GÜSOD olarak sektöre öncülük etmeye devam edeceğiz”</strong></p>
<p>Teknolojinin özel güvenlik sektörünün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten GÜSOD Başkanı Turgay ŞAHAN, “Özel güvenlik hizmetlerinde yapay zekaya dayalı mühendislik faaliyetleri, yeni nesil güvenlik teknolojileriyle bütünleşmiş güvenlik uygulamalarının kullanımının teşviğine yönelik yasal düzenlemeler yapılarak, bu yönde kullanılacak teknolojilerin eğitimlere eklenmesi gerekmekte. İçinde bulunduğumuz yıl ve sonrasında orta ve uzun vadede sektörümüzdeki gelişmeler hızla devam edecek. Bundan dolayı artık önceliğimiz; risk değerlendirmelerine ve kategorilerine göre hizmet anlayışı, daha çok bütünleşmiş hizmet modelleri, dijital dünyanın araçlarını kullanarak elektronik güvenlik hizmetleri, insan odaklı çalışmaya dayanan iş geliştirme modelleri ve daha çok yasal haklar… GÜSOD olarak stratejilerimizi sektöre öncülük edecek bir yol haritasıyla ortaya koymaya devam edeceğiz.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p><strong>Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) hakkında: </strong></p>
<p>GÜSOD; özel güvenlik sektörünün doğru çalışma ilkelerini ve asgari standartlarını oluşturmayı amaç edinmiş özel güvenlik şirketlerinin yöneticileri tarafından 25 Ekim 1994 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Sektörün en eski ve öncü sivil toplum kuruluşudur. GÜSOD, bünyesindeki özel güvenlik şirketlerinde 60 binin üzerinde özel güvenlik görevlisi istihdam edilmektedir. Özel güvenlik sektöründe gerçekleşen cironun yüzde 25’i GÜSOD üyesi şirketlere aittir. GÜSOD; 2000 yılından bu yana Avrupa’da 23 ülkenin (bu ülkelerin 17’si AB üyesidir) üye olduğu Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu’nun (Confederation of European Security Services (CoESS) asli üyesidir. GÜSOD; Konfederasyon bünyesinde aktif olarak faaliyetlerini sürdürmekte, ülkemizde sektör standartlarının gelişim sürecine katkı sağlamaktadır. GÜSOD üyeleri; Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Brink’s Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Çetin Grup, Desmer Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş., G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş., ISS Proser Koruma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Loomis Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Pronet Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Securitas Güvenlik Hizmetleri A.Ş., TAV Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Tepe Savunma ve Güv. Sis. Sanayi A.Ş.’dir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gusod-yeni-teknolojilere-ve-entegre-guvenlik-sistemlerine-onem-artacak-584085">GÜSOD: &#8220;Yeni teknolojilere ve entegre güvenlik sistemlerine önem artacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni gelişmeler sayesinde daha erken tanı imkanı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-gelismeler-sayesinde-daha-erken-tani-imkani-576853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 08:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[imkanı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun dert yandığı  ‘unutkanlık’   özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında 65 yaş üzerinde en sık görülen bunama nedeni olan Alzheimer hastalığının ilk sinyali olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-gelismeler-sayesinde-daha-erken-tani-imkani-576853">Yeni gelişmeler sayesinde daha erken tanı imkanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun dert yandığı  ‘unutkanlık’   özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında 65 yaş üzerinde en sık görülen bunama nedeni olan Alzheimer hastalığının ilk sinyali olabiliyor.  Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bugün dünya genelinde yaklaşık 55-57 milyon kişi demans ile mücadele ediyor ve bu kişilerin büyük  çoğunluğunu Alzheimer hastaları oluşturuyor.  Her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans hastaları bildirilirken, uzmanlar bu sayının 2050 yılına kadar iki katından fazla artacağını öngörüyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer,  </strong>günlük yaşam aktivitelerini önleyecek düzeyde bilişsel gerilemeye neden olan<strong> </strong>Alzheimer hastalığında erken tanı ve tedavinin kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Erken tanı ile tedavi sayesinde Alzheimer’ın ilerleme hızı yavaşlatılabilmektedir. Böylece, hem hastalığın yükü hem de bireylerin ve ailelerin karşılaştıkları zorluklar büyük oranda azaltılabilmektedir” diyor.  <strong>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer,</strong> erken tanı için unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye başladığında, aynı sorular sık tekrarlandığında veya kişilik değişiklikleri fark edildiğinde hemen bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Risk 65 yaşından sonra daha çok artıyor! </strong></p>
<p>Alzheimer, beyinde ilerleyici sinir hücresi kaybına yol açan nörodejeneratif bir hastalık ve demansın en sık görülen nedeni. Hafıza kaybı, zaman ve mekan karışıklığı, dil ile yürütücü işlevlerde bozulma ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyen bilişsel gerilemeyle kendini gösteriyor. Türkiye’de net veriler olmasa da 600 binin üzerinde Alzheimer hastası olduğu belirtiliyor. Önemli bir nokta ise Alzheimer riskinin 65 yaşından sonra her beş yılda bir yaklaşık iki katına çıkması. Yani, toplum yaşlandıkça hasta sayısı artıyor. Ancak bu artış, hastalığın daha sık görülmesinden çok demografik yaşlanmadan kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Beyindeki sinsi değişim 20 yıl önce başlıyor! </strong></p>
<p>Alzheimer hastalığının temel patolojik mekanizması; beyinde amiloid-beta proteininin birikimi, tau proteininin anormal şekilde fosforillenerek yayılması, sinir hücrelerinde iletişimin bozulması, nöron kaybı ve kronik iltihabi süreçlerinden oluşuyor. Beyindeki bu patolojik değişiklikler hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan  20 yıl kadar önce başlıyor, yani Alzheimer uzun bir &#8216;sessiz dönem&#8217; geçirdikten sonra klinik sinyaller ile kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, “Örneğin, hastalık henüz belirti vermeden 20 yıl kadar önce amiloid–beta proteini beyinde birikmeye,  10 yıl öncesinde de tau proteini yumaklar şeklinde çoğalmaya ve yayılmaya başlamaktadır. Bu süreçlerin ardından Alzheimer hafif bilişsel bozulmayla ilk sinyallerini verirken, beş yıl sonrasında ise demans günlük yaşamı olumsuz etkileyecek düzeye ulaşmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Genetik yatkınlık riski 15 kat artırabiliyor! </strong></p>
<p>İleri yaş Alzheimer hastalığı için en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, bunun yanı sıra genetik yatkınlığın, özellikle APOE ε4 taşıyıcılığının da belirleyici rol oynadığını belirterek, “Bu genin bir kopyasına sahip kişilerde risk 3-4 kat, iki kopyasında ise 8-15 kata kadar çıkabilmektedir. Ancak aile öyküsü Alzheimer riskini anlamlı biçimde artırsa da hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmemektedir” bilgisini veriyor. İleri yaş ve genetik yatkınlığın yanı sıra bazı hastalıklar, yaşam alışkanlıkları ile çevresel etkenler de Alzheimer riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.  Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer,  bu etkenleri “orta yaş hipertansiyonu, diyabet, obezite, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, işitme kaybı, sosyal izolasyon, depresyon ve kafa travmaları” olarak sıralıyor. Dünya lideri bilim insanlarından oluşan Lancet Komisyonu verilerine göre; bu değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrolü sayesinde Alzheimer ve diğer demans tablolarının yüzde 40-45 kadarı önlenebiliyor veya geciktirilebiliyor. </p>
<p><strong>Erken tanı kritik bir öneme sahip! </strong></p>
<p>Alzheimer hastalığına henüz demans evresine ulaşmadan önceki  ‘Hafif Bilişsel Bozukluk’ döneminde veya hastalık belirtileri henüz başlamadan önce sadece genetik yatkınlık taşıyan ve hastalık gelişimi beklenen bireylerde tanı konulması büyük önem taşıyor. Zira, bu erken aşamada hastalar günlük yaşam aktivitelerini bağımsız şekilde sürdürebiliyor. Yeni geliştirilen hastalık modifiye edici tedaviler de en çok faydayı (örneğin anti-amiloid antikorları) Alzheimer’ın erken evrelerinde, yani unutkanlık yeni başlamışken veya hafif bilişsel bozukluk aşamasında sağlıyorlar. Ayrıca, erken tanı hastaların ve ailelerinin bakım planlaması yapabilmelerine, hukuki ve sosyal düzenlemeler için zaman kazanmalarına ve risk faktörlerini daha etkin şekilde yönetebilmelerine olanak veriyor. </p>
<p><strong>Yeni geliştirilen testlerle daha erken tanı imkanı! </strong></p>
<p>Günümüzde Alzheimer hastalığının tanısında ayrıntılı klinik öykü, nöropsikolojik testler, laboratuvar tetkikleri ve beyin görüntüleme yöntemleri (MR, BT) kullanılıyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, son yıllarda kan testleri ve görüntüleme yöntemlerinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde Alzheimer hastalığına daha erken dönemde tanı konulabildiğini vurgulayarak, şöyle devam ediyor:  “Görüntüleme biyobelirteçleri olan amiloid ve tau PET yöntemleri Alzheimer’ın kesin tanısının erken dönemde konulmasını sağlamalarının yanı sıra yeni tedaviler için  hastalığın beyindeki yükünü doğrudan göstererek doğru hasta seçimini de mümkün kılmaktadır. Bu yöntemlerle beyin omurilik sıvısında amiloid ve tau proteinlerinin ölçümü yapılarak erken dönemde tanı konulmaktadır. Bu sıvının analizi ayrıca Alzheimer hastalığı ile karışabilecek olan enfeksiyon ve otoimmün hastalıkların dışlanmasına da imkan tanımaktadır. Bunların yanı sıra son yıllarda kan testleri alanında da büyük ilerlemeler kaydedilmektedir. Kan biyobelirteçlerinin (örneğin p-tau217, Aβ42/40 oranı) kullanıldığı testler hem daha kolay uygulanabilen hem de daha invaziv yöntemler olarak erken tanıda yerini almaktadır” </p>
<p><strong>Hastalığı yavaşlatmak ve hayatı kolaylaştırmak! </strong></p>
<p>Alzheimer’ın tedavisinde tam bir kür henüz mümkün olmasa da semptomatik ilaçlar ve yaşam tarzı<strong> </strong>önlemleriyle ilerlemesi yavaşlatılabiliyor, hastanın fonksiyonelliğinin korunmasına destek sağlanıyor. Kolinesteraz inhibitörleri ve memantin gibi  tedaviler hafıza ve davranış semptomlarını hafifletirken, yeni geliştirilen antikor tedavileri ise beyindeki amiloid plaklarını temizleyerek bilişsel gerilemeyi yavaşlatabiliyor. Ancak bu tedaviler uygun hasta seçimini, düzenli MR takibini ve yan etkinin izlenmesini gerektiriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, tedaviden etkin sonuç alınabilmesi için bazı kurallara uyulmasının ise son derece önemli olduğuna işaret ederek,  “Tedavi sürecinde hipertansiyon, diyabet ve kolesterol gibi eşlik eden hastalıkların iyi kontrol edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca, hastaların ilaçlarını düzenli kullanılmaları, fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalmaları, sağlıklı beslenmeleri (Akdeniz tipi diyet) ve sosyal yaşamlarını sürdürmeleri önerilmektedir. Düzenli egzersiz, işitme kaybının tedavisi, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak, düzenli ve kaliteli uyku da hem beynin hem damarların sağlığını desteklemektedir” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-gelismeler-sayesinde-daha-erken-tani-imkani-576853">Yeni gelişmeler sayesinde daha erken tanı imkanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaciğer naklindeki önemli gelişmeler uluslararası kongrede tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karaciger-naklindeki-onemli-gelismeler-uluslararasi-kongrede-tartisildi-542297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 08:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[kongrede]]></category>
		<category><![CDATA[naklindeki]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tartışıldı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaciğer nakilleri ile ilgili dünyadaki en büyük organizasyon olan Uluslararası Karaciğer Nakli Derneği (ILTS) tarafından “Karaciğer Naklinde Geleceği Şekillendiren Yenilikler” temasıyla organize edilen ILTS 2025 Kongresi, Singapur’da gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaciger-naklindeki-onemli-gelismeler-uluslararasi-kongrede-tartisildi-542297">Karaciğer naklindeki önemli gelişmeler uluslararası kongrede tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer nakilleri ile ilgili dünyadaki en büyük organizasyon olan Uluslararası Karaciğer Nakli Derneği (ILTS) tarafından “Karaciğer Naklinde Geleceği Şekillendiren Yenilikler” temasıyla organize edilen ILTS 2025 Kongresi, Singapur’da gerçekleştirildi. Kongrede, Türkiye’yi, başkanlığını Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Karasu’nun yaptığı Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği temsil etti.</p>
<p>EÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Karasu’yu makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip sağlık temalı araştırma üniversitemiz, uluslararası arenada daha çok görünür olmaya, daha nitelikli bilimsel faaliyetler yürütmeye ve iş birlikleri yapmaya devam ediyor. Başkanlığını Üniversitemiz Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Karasu’nun yaptığı ekip, ülkemizi Singapur’da düzenlenen ILTS 2025 Kongresinde temsil etti. Üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve bilinirliğine sunduğu katkıdan dolayı Prof. Dr. Zeki Karasu’yu ve beraberindeki ekibi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>         Kongreyi değerlendiren Prof. Dr. Zeki Karasu, “Bu önemli buluşma, Türkiye’nin karaciğer nakli alanındaki bilimsel katkılarının ve uluslararası iş birliklerinin altını bir kez daha çizdi. Gelişen teknoloji, multidisipliner yaklaşımlar ve yenilikçi uygulamaların paylaşıldığı bu kongrede; karaciğer hastalıkları, nakil cerrahisi ve iş süreçleri alanındaki en güncel gelişmeler tartışıldı. 72 ülkeden bilim adamlarının katıldığı etkinlikte tarihte ilk defa Türk Karaciğer Derneği Paneli gerçekleştirildi. Karaciğer nakilleri alanında uluslararası sahada ülkemizin saygınlığını artıran bu organizasyon tüm katılımcılardan takdir topladı” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaciger-naklindeki-onemli-gelismeler-uluslararasi-kongrede-tartisildi-542297">Karaciğer naklindeki önemli gelişmeler uluslararası kongrede tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2023 08:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisindeki]]></category>
		<category><![CDATA[tutunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pankreas kanseri fazla belirti vermeden sinsice ilerliyor. Tanı konulana kadar neredeyse hastaların yarısında ağrı şikayeti görülmüyor. Dolayısıyla teşhis edildiğinde çoğu kez kanser başka organlara yayılmış oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424">Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>     Sinsi ilerlemesi erken tanı oranını düşüyor</strong></p>
<p><strong>                              Tedavideki gelişmeler umut ışığı oluyor! </strong></p>
<p><strong>                                   En ölümcül 4. kanser türü, ancak… </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>                        PANKREAS KANSERİ TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELER</strong></p>
<p><strong>                                   HAYATA TUTUNMA ORANI ARTIYOR!</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Pankreas kanseri fazla belirti vermeden sinsice ilerliyor. Tanı konulana kadar neredeyse hastaların yarısında ağrı şikayeti görülmüyor. Dolayısıyla teşhis edildiğinde çoğu kez kanser başka organlara yayılmış oluyor. Günümüzde en ölümcül 4. kanser türü olan pankreas kanserinin 2030 yılı itibariyle ölümcül kanserler listesinde 2. sıraya yükseleceği öngörülüyor. Bu öngörü korkutucu olsa da tedavideki başarı oranının giderek yükselmesi umutları artırıyor. Tüm bu zorluklara rağmen sebep olduğu ölüm oranlarında yüzde 20 düşüş gözlemleniyor. Yeni tedavi yaklaşımları sayesinde ise 5 yıllık sağ kalım oranı yükseliyor. </p>
<p><strong>Nedeni tam olarak bilinmiyor ama…</strong></p>
<p>Pankreas kanserine yol açan nedenler kesin olarak bilinmiyor, ancak çağın önemli hastalıklarından obezite ve sigara kullanımıyla ilişkilendiriliyor. Bu belirsizliğe ve hastalığın toplumda yayılma hızına rağmen tıptaki gelişmeler, bu sinsi hastalığın daha etkili tedavi edilmesine olanak tanıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, </strong>yeni geliştirilen cerrahi teknikler, etkili kemoterapi ilaçları, radyasyon (ışın) tedavisindeki gelişmeler ve toplumdaki farkındalığın artması sayesinde pankreas kanserinin sebep olduğu ölüm oranlarında yüzde 20’lik bir düşüş olduğuna dikkat çekiyor. İçinde bulunduğumuz Kasım ayının “Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında önemli bilgiler veren <strong>Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, </strong>“Son yıllarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki pankreas kanserinin daha erken aşamalarda yakalanmasına dair gelecekte önemli gelişmeler olacak. Bu beklenti, umudumuzu daha da artırıyor” diyor.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bel fıtığı veya normal bel ağrısıyla karıştırılabiliyor</strong></p>
<p>Pankreas kanserinin sık karşılaşılan semptomlarından biri olan, sırta vuran ve hastaların “kuşak şeklinde” diyerek tarif ettikleri karın ağrısı genellikle bel fıtığı veya da normal bel ağrısı olarak da yorumlanabiliyor. Bununla birlikte pankreas kanserli hastaların neredeyse yarısında ağrı şikâyeti görülmemesi de hastalığın erken evrede teşhis edilmesini zorlaştıran önemli bir faktör. </p>
<p><strong>Bu belirtiler pankreas kanseri habercisi olabilir</strong></p>
<p>Pankreas kanserinde belirtiler genellikle ileri evrede kendini gösteriyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, “Sarılık, diyabet ve karın ağrısı” şikayetlerinin hastalığın habercisi olabileceğini belirtiyor. Pankreas başında olan pankreas kanseri, çoğu zaman safra yolunu da tıkadığı için karaciğerde oluşturulan bilirubin adlı maddenin bağırsağa atılamaması sonucu sarılık oluşuyor. Kan şekeri sorunu bulunmayan hastanın aniden diyabet sorunuyla karşılaşması da önemli ilk belirtilerden biri olarak sayılıyor. Hafif bir rahatsızlık ile başlayıp, ilerleyen süreçte tümörün karındaki sinirlere baskı yapması nedeniyle sırta vuran, şiddeti artan ve hazımsızlık, şişkinlik sorunlarıyla birlikte gelen karın ağrısı yine pankreas kanserine işaret eden şikayetler arasında yer alıyor. </p>
<p><strong>Sinsi ilerlemesi tedaviyi güçleştiriyor, ancak… </strong></p>
<p>Pankreas kanserinden kalıcı olarak kurtulmanın tek yolunun “etkin cerrahi tedavi ve kemo-radyoterapinin bir arada kullanılması” olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan,<strong> </strong>“Hastaların yarısına tanı konulduğu zaman erken evreyi geçmiş,  kanserin diğer organlara yayılmış olduğunu gözlemliyoruz. Bu da tedaviyi zorlaştırıyor. Tam iyileşme şansını yakalamak için doğru hastada ameliyat mutlaka gerekli oluyor. Ameliyat olamayan hastalarda da etkin kemo-radyoterapi protokolleriyle göreceli uzun ve kaliteli bir zaman kazanılabiliyor” diyor. Özellikle vücudumuz için önemli olan ana damarların pankreas çevresinde dolaşmaları ve oradaki sinirlere yayılmaları nedeniyle pankreas kanseri cerrahisi oldukça zor ve komplike bir ameliyat olarak kabul ediliyor. Etrafındaki damarlara yayılan tümör vakalarında, yani “lokal ileri büyümüş pankreas kanseri” durumunda ilk aşamada ameliyat mümkün olmuyor. Ancak kemoterapi veya radyo-kemoterapi (MR Linac) ile bölgedeki kanser hücreleri etkisiz hale getirildikten sonra ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bu şartlar altında yapılan ön-tedavi ile kanser, sarılmış olan damarlardan uzaklaştırabiliyor ve böylece kanser mikroskobik boyuta kadar cerrahi sınırları temiz olarak komple çıkartılabiliyor. Hastalıktan uzun vadeli kurtulmak için kemoterapi, radyoterapi ve cerrahiden oluşan bu tedavinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bazı hastalarda ise etkili bir cerrahi tedavi yapılması amacıyla pankreasın tümü alınıyor. Bu durumdaki hastalar düzenli insülin kullanarak ve sindirim enzimi takviyesi alarak pankreasları olmasa da normal bir hayat kalitesiyle yaşayabiliyorlar. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424">Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IDEF&#8217;23 Fuarı Baycan elektrik için verimli geçti,yakında güzel gelişmeler olacak </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idef23-fuari-baycan-elektrik-icin-verimli-gectiyakinda-guzel-gelismeler-olacak-391786</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 08:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[baycan]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[geçtiyakında]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[idef]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391786</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSAŞ, TEI, ASELSAN ve ROKETSAN gibi Savunma Sanayinin önde gelen firmaları ile çalışan Baycan Elektrik, IDEF’23 Fuarı’ndan memnun ayrıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idef23-fuari-baycan-elektrik-icin-verimli-gectiyakinda-guzel-gelismeler-olacak-391786">IDEF&#8217;23 Fuarı Baycan elektrik için verimli geçti,yakında güzel gelişmeler olacak </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜSAŞ, TEI, ASELSAN ve ROKETSAN gibi Savunma Sanayinin önde gelen firmaları ile çalışan Baycan Elektrik, IDEF’23 Fuarı’ndan memnun ayrıldı. Savunma sanayi ve havacılık alanında çözüm odaklı yaklaşımı ile adından söz ettiren Baycan Elektrik’te hedef, havacılık ve savunma alanında yalnızca milli projelerde değil uluslararası paydaşlarla da iş birliği yapmak. Fuara kapsamlı hazırlandıklarını belirten Baycan Elektrik Genel Müdürü Engin Yılmaz, “IDEF’2023 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda geliştirmiş olduğumuz üretim proseslerimizi, güncel proje ve kapasitemizi tanıttık. Türkiye’nin en büyük Uluslararası Savunma Fuarı’nda iş birliği yaptığımız müşterilerimiz ile görüşme imkânı bulduk. Yeni müşterilerle iletişime geçtik. Yakında güzel gelişmeler olacak” dedi. </strong></p>
<p>İstanbul’da 25-28 Temmuz tarihleri arasında 16&#8217;ncısı düzenlenen IDEF&#8217;23, Türk Savunma Sanayisinin ve dünyanın en güçlü sektör oyuncularını buluşturdu. Türkiye&#8217;nin ev sahipliğindeki en büyük Savunma fuarı olan IDEF, önemli görüşmelerin de merkezi oldu. Alanlarında tecrübeli ekibi ile katılım sağlayan Baycan Elektrik için fuar verimli geçti. Firma dört gün boyunca standında ulusal ve uluslararası pek çok profesyoneli ve ziyaretçiyi ağırladı. </p>
<p><strong>İDEF’2023 BAYCAN ELEKTRİK ADINA VERİMLİ BİR DENEYİM OLDU</strong></p>
<p>Fuar boyunca görüşme takvimlerinin yoğun olduğunu ve fuarın kendileri adına verimli geçtiğini söyleyen Baycan Elektrik Genel Müdürü Engin Yılmaz, “IDEF 2023 16. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda Baycan Elektrik A.Ş. olarak yer aldık. 1.000’den fazla firmanın katıldığı IDEF Fuarı’nda sektördeki son teknoloji ve yenilikleri görme, küresel savunma tedarikçisi firmalar ile tanışma, ürünler hakkında yetkililerinden bilgi edinme, iş geliştirme projelerimize ilham alma şansını yakalamış olan işletmemiz adına fuarın verimli geçtiğini söylemek mümkün” dedi.</p>
<p><strong>SAVUNMA SANAYİNİN ÖNEMİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR</strong></p>
<p>Savuma Sanayinin en önemli sektörlerin başında geldiğini söyleyen Yılmaz, “Günümüzde, dünya genelinde artan belirsizlik, risk ve tehditlerle karşı karşıyayız. Sınır güvenliğinden siber güvenliğe kadar hemen hemen her alanda risk ve tehditlere karşı hazırlıklı olmak için ülkelerin savunma ve güvenlik stratejilerini güncel tutmaları gerekiyor. Bu sektördeki gelişmeleri ülkelerin yakından takip etmeli ve risklere karşı önlem almalıdırlar. Türkiye geçtiğimiz yıllar içerisinde savunma sanayisine öncelik vermiş ve rekabet gücünü artırmıştır. AR-GE ekosistemi desteklenerek yüksek teknolojili millî savunma sanayi ürünleri geliştirilmiştir” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>IDEF FUARI’NDA GURUR DOLU ANLAR YAŞADIK </strong></p>
<p>IDEF 2023’ün bölgesindeki en büyük ve dünyada nadir bulunan fuarlar arasında yer alarak Savunma Sanayinin önde gelen firmalarını bir araya getiren ve uluslararası iş birliğine olanak tanıyan önemli bir organizasyon olduğunu söyleyen Yılmaz, “Burada Eskişehirli dost firmalarımızın göz dolduran stantları bizi de gururlandırdı. Stantlarda, roket, füze, insansız hava, kara ve deniz araçları, kirpi ve haberleşme sistemleri gibi askeri teçhizatlar büyük ilgi gördü. Baycan Elektrik olarak bu ürünlerin kablo donanımlarını üretiyor olmanın haklı gururunu yaşadık” yorumunu kullandı.</p>
<p><strong>İDEF’2023 VİZYONUMUZA BÜYÜK KATKI SAĞLADI</strong></p>
<p>Fuarın Baycan Elektrik’e önemli katkılar sağladığını dile getiren Yılmaz, “Standartlara bağlı kalarak ürün yapılabilirliğinde yan teknolojileri tanıma fırsatımız oldu. Farklı krimp tool araçlarından markalamaya, ürün test sistemlerinden ölçekli üretim sistemlerine birçok yeni teknolojiyi tanıma ve kendimizi bu konuda geliştirmek için yapabileceğimiz projelerde vizyonumuza büyük katkı sağladı. Yalnızca yerli değil gerek satış tarafındaki müşteri portföyümüzü gerek satınalma tarafındaki tedarik zincirini geliştirilmesinde yeni adımlar atmış olduk. Fuar süresince TSK ve benzeri kurumlar ile kendilerine sağlayabileceğimiz servis hizmetleri hakkında görüşmeler sağladık. IPC standartlarında ürettiğimiz ürünlerin kalitesini her geçen gün artırmak ve sürdürülebilir kılmak adına farklı firmalar ile özel proses ekipmanları hakkında konuştuk” dedi. </p>
<p><strong>FUARIN İKİNCİ GÜNÜ ÖZEL GÖRÜŞMELER YAPTIK</strong></p>
<p>Fuarın ikinci günü takım firmaları ve genel stantları gezdiklerini ve özel görüşmeler yapma fırsatı bulduklarını belirten Yılmaz son olarak şunları söyledi: “ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ ve BMC ile mevcutta üzerinde çalıştığımız projeler ve devamında yapılabilecek iş birlikleri hakkında konuştuk. Karşılıklı olarak stantlarımızı ziyaret ettik.  Firmaların yeni teknolojilerini kendilerinden dinleme fırsatı bulduk. Daha sonra potansiyel yeni müşterilerimiz ile görüşmeler gerçekleştirdik. İlk olarak <strong>FNSS’yi </strong>ziyaret ettik. Ekibimiz, satınalma yetkililerine Baycan Elektrik’in savunma sanayisinde geliştirmiş olduğu üretim prosesleri, güncel projeler ve kapasitemizi tanıttı. Ardından <strong>Kale Ar-Ge’yi </strong>ziyaret ettik. Daha önce birlikte yapmış olduğumuz çalışmalardan yola çıkarak füzelerin motor kablo donanımlarının üretimlerini görüşme fırsatı bulduk. Gün içerisinde standımız HAVELSAN’ın sistem mühendisleri tarafından ziyaret edildi. ASELSAN Sivas ve ASELSAN Konya ile seri üretim ve kapasite artırma yönünde yapmak istedikleri çalışmaları görüştük. Son olarak otomotiv sektöründe önceden edinmiş olduğumuz tecrübe sayesinde Isuzu, Netrob, Cobo ve Safkar firmaları ile potansiyel iş birliklerimizi değerlendirdik. Baycan Elektrik, fuar boyunca gözlemlemiş olduğumuz Havacılık ve Savunma Sanayii sektörünün ulusal ve uluslararası boyutta kablo donanım ihtiyacını karşılamak için gerekli olan tecrübe ve standartların tümüne sahip. Bu bağlamda firmalar ile seri projeler geliştireceğiz. Tüm ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, BMC ve bizimle çalışan veya potansiyel partnerimiz olacak tüm işletmelere firmamıza gösterdikleri yakın ilgilerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. İşletmemizde yakın zamanda güzel gelişmeler olacak.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idef23-fuari-baycan-elektrik-icin-verimli-gectiyakinda-guzel-gelismeler-olacak-391786">IDEF&#8217;23 Fuarı Baycan elektrik için verimli geçti,yakında güzel gelişmeler olacak </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası ticaretteki gelişmeler, küresel ekonomik değişimler lojistik sektörünü nasıl etkiliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-ticaretteki-gelismeler-kuresel-ekonomik-degisimler-lojistik-sektorunu-nasil-etkiliyor-384817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 14:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değişimler]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[lojistik]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünü]]></category>
		<category><![CDATA[ticaretteki]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lojistik sektörü, küresel ticaretin en önemli destekleyicilerinden biri olarak görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-ticaretteki-gelismeler-kuresel-ekonomik-degisimler-lojistik-sektorunu-nasil-etkiliyor-384817">Uluslararası ticaretteki gelişmeler, küresel ekonomik değişimler lojistik sektörünü nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lojistik sektörü, küresel ticaretin en önemli destekleyicilerinden biri olarak görülüyor. Son yıllarda dünya ekonomisinde yaşanan değişimler ve uluslararası ticaretteki gelişmeler, lojistik sektörüne de yansıyor. Lojistik firmaları, tedarik zinciri yönetimindeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri takip ederek küresel ticaretin gelişimine katkı sağlıyor. Bu süreçte, lojistik sektöründeki lider firmaların fikirleri ve stratejileri, küresel ekonomiye yön veren önemli bir kaynak haline geliyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Küresel ekonominin can damarı olan lojistik sektörü, dünya ticaretinin her geçen gün daha da büyümesinde önemli bir rol oynuyor. Lojistik firmaları, tedarik zinciri yönetimi, depolama, taşıma, gümrük işlemleri gibi pek çok alanda hizmet sunarak, küresel ticaretin gelişimine katkı sağlıyor. Son yıllarda yaşanan dünya ekonomisindeki değişimler ve uluslararası ticaretteki gelişmeler, lojistik sektörünü de etkiliyor. Lojistik firmaları, bu zorlu süreçte müşterilerine özel çözümler sunarak ve tedarik zincirlerini yöneterek küresel ticaretin can damarı haline geliyor. Aynı zamanda, sektör liderleri de tedarik zinciri yönetimi, teknolojik yenilikler ve dijital dönüşüm gibi konularda stratejilerini güncelleyerek, küresel ticaretin gelişimine yön veriyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin önde gelen lojistik şirketlerinden biri olan BATI Innovative Logistics Uluslararası Satış Direktörü Kaan Aydın, 2023 yılının ikinci çeyreğinde lojistik sektörünün mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirdi. Aydın, sektördeki güncel trendleri ve zorlukları ele alarak, gelecek dönemde beklenen gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaşıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaan Aydın, lojistik sektörünün son yıllarda hızla büyüdüğünü ve geliştiğini belirtiyor. Küreselleşme, e-ticaretin yükselişi ve tüketici beklentilerindeki değişimler gibi faktörler, lojistik sektörünün daha da önem kazanmasına neden oluyor. Aydın, bu büyüme trendinin 2023 yılının ikinci çeyreğinde de devam ettiğini vurguluyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Aydın lojistik sektöründe ortaya çıkan bazı önemli trendleri ele alıyor. E-ticaretin hızla büyümesiyle birlikte, lojistik şirketlerin hızlı teslimat ve verimlilik konularına odaklandığını belirtiyor. Aydın, teknolojinin lojistik süreçlerindeki rolünün giderek arttığını ve yapay zekâ, otomasyon ve veri analitiği gibi alanlarda yapılan yeniliklerin sektöre büyük avantajlar sağladığını ifade ediyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Lojistik sektöründe yaşanan zorlukları da değerlendiren Aydın, artan rekabet, yüksek yakıt maliyetleri ve işgücü sorunlarının sektörün önündeki başlıca engeller olduğunu dile getiriyor. Aydın, bu zorluklarla başa çıkmak için şirketlerin inovasyona ve iş birliklerine önem vermesi gerektiğini belirtiyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Son olarak Aydın, lojistik sektörünün geleceği hakkında iyimser bir görüş dile getiriyor. E-ticaretin hızla büyümeye devam edeceğini ve bu durumun lojistik sektörünün daha da önemli hale gelmesini sağlayacağını ifade ediyor. Aydın, teknolojik gelişmelerin ve çevre dostu uygulamaların sektörün geleceğini şekillendireceğini ve şirketlerin bu alanlara yatırım yapması gerektiğini vurguluyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-ticaretteki-gelismeler-kuresel-ekonomik-degisimler-lojistik-sektorunu-nasil-etkiliyor-384817">Uluslararası ticaretteki gelişmeler, küresel ekonomik değişimler lojistik sektörünü nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NVIDIA Studio&#8217;da Akıllara Durgunluk Veren Gelişmeler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nvidia-studioda-akillara-durgunluk-veren-gelismeler-379319</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 13:40:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllara]]></category>
		<category><![CDATA[durgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[studioda]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ay NVIDIA Studio’da, NVIDIA’nın Asya’nın en büyük yıllık teknoloji fuarı COMPUTEX’te yaptığı, akıllara durgunluk veren yapay zekâ alanındaki çalışmalarını ve birbirinden değerli NVIDIA Studio sanatçılarının eserlerini inceliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nvidia-studioda-akillara-durgunluk-veren-gelismeler-379319">NVIDIA Studio&#8217;da Akıllara Durgunluk Veren Gelişmeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu ay NVIDIA Studio’</em>da, NVIDIA’nın Asya’nın en büyük yıllık teknoloji fuarı <strong>COMPUTEX</strong>’te yaptığı, akıllara durgunluk veren yapay zekâ alanındaki çalışmalarını ve birbirinden değerli NVIDIA Studio sanatçılarının eserlerini inceliyoruz. </p>
<p><strong>Yeni NVIDIA Studio Dizüstü Bilgisayarlarıyla Oyun Keyfi Yaratıcılıkla Buluşuyor</strong></p>
<p>GeForce RTX 40 Serisi Grafik İşlemcisiyle donatılmış, NVIDIA Studio destekli bu dizüstü bilgisayarlar, taşıma rahatlığı sağlamalarının yanı sıra önceki jenerasyonun performansını önemli ölçüde aşan hafif ve ince yapılarıyla içerik üreticilerine çok daha fazla seçenek sunuyor. Bu kategorideki dizüstü bilgisayarlar ise Acer Swift X 14, ASUS Zenbook Pro 14, GIGABYTE Aero 14, Lenovo’s Slim Pro 9i 14 ve MSI Stealth 14 modellerinden oluşuyor. </p>
<p><strong>Eş Zamanlı Sahne Kodlama</strong></p>
<p>Video Codec SDK 12.1, çoklu NVENC sisteminden faydalanarak, çiftli kod dönüştürücüler için <strong>kod dönüştürme hızını yaklaşık %80 arttırarak önemli ölçüde yükseltiyor. </strong>Bu sayede görüntü kalitesinden ödün verilmeden videoların dışa aktarılması süreci yarı yarıya kısaltılmış oluyor. Bu teknolojiyi RTX grafik işlemcilerine entegre eden ilk yazılım olan popüler video düzenleme uygulaması Capcut’ı artık herkes kullanabiliyor. </p>
<p><strong>ACE ile Oyun Keyfi</strong></p>
<p><strong>NVIDIA kurucusu ve CEO&#8217;su Jensen Huang </strong>tarafından Computex’in açılış konuşmasında duyurulan Avatar Cloud Engine (ACE) sayesinde, yapay zekâ destekli doğal dil etkileşimleriyle oyunlardaki oynanamayan karakterler artık çok daha zeki. Bundan böyle, oyun geliştirici ve stüdyoları, yazılımlarında ve oyunlarında özgün metin, diyalog ve yapay zekâ animasyon modelleri oluşturmak için ACE’i kullanabiliyor. </p>
<p>NVIDIA Kreatif Direktörü Gabriele Leone önderliğinde geliştirilen, Convai ve NVIDIA Lightspeed Studios’un ortak girişimi, ACE’in <em><strong>Kairos kod adlı</strong> </em>demosu yayınlandı. <strong>Geforce RTX 40 Serisi GPU’larla </strong>donatılan <em>Kairos, </em>oyun geliştiricilerinin NVIDIA ACE sayesinde yapay zekâdan yararlanarak çok daha gerçekçi ve doğal oynanamayan karakterlere ulaşabilecekleri oyun dünyasının geleceğine bir bakış atmamızı sağlıyor. WinML içinse, Adobe Photoshop, Lightroom, ON1 ve DxO başta olmak üzere pek çok farklı uygulamaya yapay zeka model optimizasyonları geliyor. </p>
<p><strong>Yapay Zeka Model Performansını Arttıran İş Birliği </strong></p>
<p>NVIDIA Studio tarafından desteklenen yaratıcı uygulamalara yönelik geliştirmeler ardı ardına gelmeye devam ediyor. NVIDIA Studio, Windows işletim sistemli masaüstü bilgisayarlarda yapay zeka model performansını arttırmaya yönelik harika sonuçlar veren <strong>MAGIX VEGAS Pro’yla </strong>iş birliği içine girdi. Vegas Pro 20’nin Mayıs ayında yayınlanan üçüncü versiyonu, <strong>NVIDIA RTX GPU’ları </strong>sayesinde, stil transferi, renklendirme ve yükseltme gibi yapay zeka efektlerinin hızını arttırıyor.</p>
<p>GeForce RTX 40 Serisi Grafik İşlemciler, NVIDIA Studio teknolojileri tarafından destekleniyor. Bu teknolojiler arasında; üç boyutlu çalışma, video ve yapay zekâ iş akışları için donanım hızlandırmaları, en popüler 110 yaratıcı uygulamanın RTX ile uyumlu bir şekilde çalışması için optimizasyonlar ve Omniverse, Broadcast ve Canvas gibi Studio’ya özel uygulamalar da yer alıyor.  </p>
<p>Heyecan verici haberler bitmek bilmiyor. <strong>Microsoft Build konferansında, </strong>NVIDIA, içerik üreticiler için RTX ekran kartları yardımıyla Windows 11 işletim sistemine sahip masaüstü bilgisayarlarda gelişmiş yapay zeka eğitimini ve kurulumunu çok daha kolay ve hızlı hale getiren yeni araçlarını duyurdu.  </p>
<p>İçerik üreticiler, tıpkı bu hafta <em>NVIDIA Studio</em>’ya konuk olan <strong>Warwick</strong> gibi, NVIDIA RTX Grafik İşlemcileri’nin gücüne tanıklık etme fırsatı yakaladılar. Wawick GeForce RTX Grafik İşlemcisi ve <strong>NVIDIA Broadcast </strong>uygulaması yayıncılık kariyerindeki etkisini anlattı. </p>
<p><strong>Sırlar Açığa Çıkıyor</strong></p>
<p>Muhteşem sanatçıların muhteşem eserlerini sergiledikleri Studio Standout’un sonuncusunda yer alan 3D sanatçısı <strong>Milan Dey,</strong> <strong>yapay zekâ ve GeForce RTX ekran kartları </strong>yardımıyla ürettiği, <em>The Hidden Temple of Itzamná </em>isimli, Maya Harabeleri’nin üç boyutlu bir panoramasını <em>NVIDIA Studio’</em>da sergiliyor.<em> </em></p>
<p>Bu çalışmasında da bir macera oyunundan ilham alan Dey, işin içine biraz da Maya ruhu kattı.  ArtStation ve Adobe Behance yardımıyla görselleri toplayıp harabenin planlarına ulaşarak sonrasında Unreal Engine’le bu planların üzerinde çalıştı.</p>
<p>Dey’in <strong>ASUS ROG Strix Scar 15 marka dizüstü bilgisayarı</strong>, mağaralarla yeşilliklerden oluşan geniş ve detaylı sahnelerin betimlenmesinde büyük kolaylık sağladı.<strong> GeForce RTX 3080 Ekran Kartı </strong>sayesinde, geniş 3D çalışmasını yüksek kaliteli ve etkileşimli bir şekilde, RTX farkıyla görselleştirdi. NVIDIA DLSS teknolojisi, fotorealistik ayrıntıları korurken, düşük çözünürlükte işlenen karelerin çözünürlüğünü yükseltmek için yapay zekadan faydalanarak ekran etkileşimini arttırdı. </p>
<p><strong>3D Eser Oluşturmak Artık Çok Daha Kolay</strong></p>
<p>Tutkulu bir içerik üreticisi ve eğitimci olan Grant Abbitt, GeForce RTX 4090 GPU&#8217;su ve Blender kullanarak hazırladığı Dragon isimli 3D eserinin oluşum sürecini anlatıyor. </p>
<p>Abbitt&#8217;in GeForce RTX 4090 GPU&#8217;su çalışmasında büyü bir kolaylık sağladı. Fotogerçekçi ayrıntılarla akıcı, etkileşimli modelleme için görüntü alanında Blender Cycles RTX hızlandırmalı OptiX ışın izleme ile ince ayrıntıları daha hızlı şekillendirdi. Pişirme ve dokuların uygulanması süreci ise sorunsuz bir şekilde gerçekleşti. </p>
<p>Blender, Autodesk Maya with Autodesk Arnold, OTOY&#8217;s OctaneRender ve Maxon&#8217;s Redshift gibi popüler 3D yaratıcı uygulamalarda son dosyaların işlenmesi, RTX 4090 GPU ile önceki nesil kartlara kıyasla %70-200 daha hızlı hale getirildi. Bu da paha biçilmez bir zaman tasarrufu sağlanması anlamına geliyor. </p>
<p>NVIDIA Studio tarafından desteklenen yaratıcı uygulamalara ilişkin yeni geliştirmeleri link üzerinden takip edebilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nvidia-studioda-akillara-durgunluk-veren-gelismeler-379319">NVIDIA Studio&#8217;da Akıllara Durgunluk Veren Gelişmeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En önemli gelişmeler beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde yaşanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-onemli-gelismeler-beyin-tumorlerinin-tani-ve-tedavisinde-yasaniyor-365957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 10:16:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[tümörlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişen teknoloji ve sistemler sayesinde artık Patoloji uzmanları sadece kanser tanısı koymakla kalmıyor, aynı zamanda doğru tedavinin de uygulanmasında önemli katkılarda bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-onemli-gelismeler-beyin-tumorlerinin-tani-ve-tedavisinde-yasaniyor-365957">En önemli gelişmeler beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gelişen teknoloji ve sistemler sayesinde artık Patoloji uzmanları sadece kanser tanısı koymakla kalmıyor, aynı zamanda doğru tedavinin de uygulanmasında önemli katkılarda bulunuyor. Son teknoloji ile özellikle beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Önder Öngürü, “Tanı koymak için kullandığımız son teknoloji ve yeni yöntemler sayesinde artık hastanın tümöründe olan hedeflere göre tedavi planlanıyor. Bir terzinin üzerinize özel bir giysi dikmesi gibi, tedaviler de artık kişiye özel planlanıyor. Bu da tedavideki başarıyı artırıyor. Tüm bu tedaviler de patoloji uzmanlarının verdiği bilgiler sayesinde planlanıyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Son yıllarda en önemli gelişmelerin beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde yaşandığına dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Önder Öngürü, “2000’li yıllarda tümörlerin gen dizilimlerinin tümüyle ortaya konması, yani bir tümörün DNA içerisindeki bütün genetik değişikliklerinin ortaya konması önemli bir aşama oldu. Bu genetik değişiklikleri saptamada yeni nesil gen sekanslama (NGS) önemli rol oynadı. Beyin tümörlerinin DNA’sı da bu şekilde incelenerek çok farklı bulgular saptandı ve sınıflandırılması neredeyse tamamıyla değişti. Böylece bazı beyin tümörlerinin davranışını daha iyi anladık. Moleküler genetik değişikliklerin ortaya konmasıyla birlikte artık tümörleri daha iyi tanır hale geldik. Patolojinin sağladığı tüm bu bilgiler tedavinin daha etkili olmasına katkı sağladı” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tanı koymamız ortalama 2 gün sürüyor</strong></p>
<p>Hastalar ve yakınlarının patoloji sonuçlarını olabildiğince çabuk öğrenmek istediklerini belirten Prof. Dr. Önder Öngürü, “Özel boyama yöntemleri, hatta moleküler analizler de dahil çoğu vakanın incelemesini ortalama iki gün içinde tamamlayarak raporluyoruz. Gerekli gördüğümüzde ek moleküler tetkikler de yapıyoruz” dedi. </p>
<p>Hastanın öyküsü, radyoloji sonuçları, ışık mikroskobundan alınan bilgiler ve bunlara eklenen bulguların hepsinin birleştirilerek tanı konduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Önder Öngürü, “Artık bunlara tümörün moleküler genetik değişikliklerini de ekliyoruz. Pek çok parametrenin dikkate alınarak yapıldığı bir inceleme bu. Beyin tümörleri için tüm ekibin deneyimi ve merkezin de beyin tümörleri konusunda özelleşmiş olması önemli. Özellikle kanser konusunda pek çok branşın işin içinde olduğu bütüncül bir yaklaşım çok önemli. Özellikle beyin kanserlerinin tanı ve tedavisinde rol oynayan ekipte radyolog, nörolog, patolog, cerrah, radyasyon onkoloğu ve tıbbi onkolog yer almalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Beyinden tanı için biyopsi almanın riski artık çok düşük</strong></p>
<p>Beyin özellikli bir yapıya sahip olduğundan tümörün yerleşim yerinin önemli olduğunun altını çizen Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Önder Öngürü, “Eğer tümör beyin sapındaysa buradan biyopsi almak zor olabiliyor. Ancak tümör beyni örten zarların dış yüzündeyse doku almak veya tümörün çıkarılması daha kolay olabiliyor. Patolojiye beyin tümörlerinden doku genelde iki şekilde gelir. Cerrahi işlem ile tümör çıkarılarak gönderilebilir veya tümör çıkarılamayacak bir yerdeyse stereotaktik biyopsi alınabilir. Stereotaktik biyopside görüntüleme sistemiyle beyne girilip, küçük doku parçaları alınır ve incelenmesi için patoloji bölümüne iletilir. Gelişen teknoloji sayesinde hibrit ameliyathane şartlarında özel nöronavigasyon sistemleri kullanılarak tüm bu işlemler gerçekleştiriliyor. Hata payı ve risk çok düşük seviyede” olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Metastatik kanserler beyinde daha sık görülüyor</strong></p>
<p>Beyinde en sık metastatik tümörlerin görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Önder Öngürü, “Beyinde metastatik, yani vücudumuzun başka yerindeki kanserin beyne sıçramasıyla ortaya çıkan tümörlere sık rastlıyoruz. Akciğer ve meme kanseri beyne en çok giden tümörler. Metastatik tümörler dışında bir de ‘primer’ dediğimiz beynin kendine ait olan tümörleri var. Bunlar içinde de beyin zarlarından gelişen tümörleri ve beynin içerisindeki nöronlara desteklik yapan hücrelerin tümörlerini sık görüyoruz” dedi. </p>
<p><strong>Tüm beyin tümörleri kötü huylu değil</strong></p>
<p>“Beyin tümörü” dendiğinde çoğu insanın korktuğunu söyleyen, oysa gelişen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde artık beyin kanserlerinin de başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Önder Öngürü, “Bu korku aslında hem doğru hem de değil. Beyin zarlarından gelişen tümörlerin çoğu ameliyatla çıkarılabiliyor veya radyoterapi ile tedavi edilebiliyor. Hastaların birçoğu da hayatını normal bir şekilde sürdürebiliyor. Bunların nüksetme ihtimali düşük oluyor. Nüksetse de tekrar ameliyatla çıkarılabiliyor veya radyoterapiyle tedavi edilebiliyorlar. Çocukluk çağı beyin tümörleri içerisinde de pilositik astrositomlar var, bunlar da genellikle iyi seyrediyorlar. Ancak kötü huylu tümörler de var maalesef. Glioblastoma dediğimiz ve yaşlı hastalarda pratikte sık karşılaştığımız tümörler çok hızlı seyrediyorlar” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-onemli-gelismeler-beyin-tumorlerinin-tani-ve-tedavisinde-yasaniyor-365957">En önemli gelişmeler beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 08:54:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevko]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisinde]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361073</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073">İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle,</strong> <strong>ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi. Toplantının konuşmacıları akademisyenler ve üniversite öğrencisi genç bir iklim aktivisti oldu. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen söyleşiye; Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ve Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi Ayça Sezer konuşmacı olarak katıldı. </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle ele alıyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığıyla gerçekleştirildi. Zoom platformu üzerinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak üstlenirken, söyleşiye ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ev sahipliği yaptı. 2023 yılındaki “ÇEVKO Vakfı Söyleşileri”nin ilkinin konuşmacıları ise Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ve Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi, öğrenci ve iklim aktivisti Ayça Sezer oldu. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer: “Dünyada Yeni Ekonomik Kuralların Belirleyicisi İklim Düzenlemeleri Olacak”</strong></p>
<p>Moderatör Celal Toprak, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin önemini vurgulayarak ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’e verdi. 2021 yılında ÇEVKO Vakfı’nın 30uncu kuruluş yılı çerçevesinde başlatılan ve üçüncü yılına giren söyleşilerin toplumda farkındalığın yükselmesine katkı sağladığını söyleyen Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün son gelişmelerle ilgili bilgi vermek istiyorum. Dünyada iklim düzenlemeleri aslında yeni ekonomik kuralların da belirleyicisi olma yolunda gözüküyor. İklim krizi ile ilgili mücadele kapsamında uygulanan politikalar, olumlu ekonomik sonuçlar yaratacak şekilde tasarlanmaya çalışılıyor. Bu durum, teşvik, korumacılık veya güvenli tedarik zincirleri kurmak şeklinde somutlaşıyor. Avrupa Komisyonu’nun ocak ayında açıkladığı Yeşil Mutabakat Sanayi Planı, öngörülebilir ve basitleştirilmiş mevzuat, finansmana erişimi hızlandırma, emek piyasasında gerekli becerileri sağlamak ve dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmak için ticarete açık olmak başlıklarını içeriyor. Planda, yeşil dönüşümde arz güvenliğini sağlamak üzere ‘Kritik Hammaddeler Kulübü’ kurulmasına, yani kritik hammaddelere sahip olan ülkelerin bunu kullanan ülkelerle bir araya gelip arz güvenliği için çalışmasına atıf yapılması önem taşıyor. Haziran 2022’de dünya genelinde kurulması kararı alınan İklim Kulübü’nün ana esasları da geçtiğimiz aylarda yayımlandı; kulübün kuruluş ve tanıtımı BM 28. Taraflar Konferansı’nda yapılacak. Diğer taraftan AB ve İngiltere’nin de içinde olduğu 50 ülke Ticaret Bakanları, İklim Koalisyonu’nu kurdular; bu koalisyonun, uluslararası ticaretin sera gazı azaltımına, dayanıklı, iklim nötr ve sürdürülebilir bir yapıya adil geçişte katkı sunabileceği belirtiliyor. Öte yandan dünya genelinde kurulan emisyon ticaret sistemlerinin (ETS) sayısı 13’ten 28’e, ETS kapsamındaki salımın toplam küresel salımdaki payı yüzde 8’den yüzde 17’ye yükseldi. Hazırlanan bir raporda ETS’lerden elde edilen gelirlerin hükümetlerce iklim eylemini güçlendirmek, yeni teknolojileri teşvik etmek ve düşük gelirli hane halkını desteklemek için kullanıldığının altı çiziliyor.” </p>
<p><strong>Türkiye için Depremin Yanı Sıra Çölleşme Riski de Tehdit Oluşturuyor</strong></p>
<p>Deprem felaketi sonrasında yaralarımızı sarmaya devam ettiğimizi vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Türkiye’ye dair iki önemli uluslararası uyarının da altını çizdi: “BM İklim Değişikliği Paneli, Türkiye’nin topraklarının yüzde 60’ının çölleşmeye yatkın, yüzde 50’sinin de deprem riski altında olduğu uyarısında bulundu. Ayrıca Avrupa Çevre Ajansı’ndan da Türkiye’nin ‘tam gaz büyüme’ stratejisini yeniden düşünmesi gerektiği, aksi takdirde yakın zamanda topraklarının büyük bölümünün yaşam için elverişsiz duruma gelebileceği uyarısı geldi. Bulunduğumuz coğrafyada hem deprem riski hem iklim krizinden kaynaklanan çölleşme riskine karşı çok ciddi, bilime dayalı önlemleri bir an önce yürürlüğe koymalı, büyüme stratejimizi sürdürülebilirlik ilkelerine göre yeniden tasarlamalıyız. Bu konuda Türkiye, biliyorsunuz ki hedef belirlemiş durumda ama bu hedefe ulaşmak için hızla iklim yasası, yasal düzenlemeler ve diğer çalışmaların da yürürlüğe konulması gerekiyor.”</p>
<p><strong>Üst Gelir Gruplarının Daha Fazla Emisyonda Daha Fazla Payı Var</strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir diğer önemli konu da iklim adaleti. BM destekli bir kuruluş tarafından yayımlanan 2023 İklim Eşitsizliği Raporu’na göre bir ülkede, yüksek gelir grubunda bulunanların karbon ayak izi, yaşadıkları ülkenin toplam sera gazı salımından bağımsız olarak, düşük gelir grubunda yer alan kimselerin karbon ayak izinden çok daha fazla. Buna karşılık, yüzde 50’lik düşük gelirli kesimin iklim krizi kaynaklı afetlerdeki oransal kayıpları, iklim krizi nedeniyle ortaya çıkan kayıpların yüzde 75’ini oluştururken, toplam küresel salımların yüzde 48’inden sorumlu yüzde 10’luk yüksek gelirli kesimse bu kayıplardan ancak yüzde 3 oranında etkileniyor. Burada, hem kayıplar bakımından düşük gelirliler açısından sıkıntılı bir durum var, hem de salımlara olumsuz katkı yapmak bakımından yüksek gelirli grupların önemli bir etkisi var. Sonuç olarak, küresel iklim krizi çabalarını finanse edebilme kapasiteleri refah seviyesi açısından değerlendirildiğinde, karbon ayak izi en yüksek yüzde 10’luk kesim iklim eylemlerinin finansmanında kullanılabilecek kaynakların yüzde 76’sını elinde bulunduruyor.  Bu durum da ülkelerde çeşitli yeni vergilerin ortaya çıkmasına yol açabilecek; iklim adaletini sağlamaya ve hane halklarının bu konudaki direncini artırmaya yönelik birtakım mali önlemleri gündeme getirebilecek.”</p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne Üniversitelerin ve Gençlerin Katılımı Önemli </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne üniversitelerin ve gençlerin katılımının önemine vurgu yapan Mete İmer, “İklim krizi ile mücadelede gençlerin de katkısı olsun, gençleri de dinleyelim istiyoruz. Gençler gümbür gümbür geliyor. Gerçekten bu konuda geçmişte yapılan yanlışlar bakımından sorumlulukları az ama bu sorundan en çok etkilenecek olanlar da onlar. Onun için birlikte çözüm üretmek ve bu konuyu sahiplenmek bakımından gençliği burada görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Üniversitelerin bilimsel çalışmalarına gereksinim var. Dünya bir değişim içinde. Yeşil dönüşüm hızla gerçekleşiyor. Bizim de ülke olarak çok büyük zorluklarımız var ama bu gelişmenin dışında veya gerisinde kalmamamız gerekiyor. Hep birlikte, bir sonraki kuşaklar için, bu konuda başarılı olmak zorundayız,” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm Öne Çıkan Sektörler</strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin ilkinin konuklarından Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, küreselleşmeden Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm’e, ufuk açıcı bir konuşma yaptı: “Yeşil konular, 25 yıl öncesinde çok konuşulmuyordu. Bir siyasi partinin gündeminde olan, vatandaşa da şirin gözükebilecek konulardı. Bugün ÇEVKO Vakfı dahil STK’ların, devletin, yerel yönetimlerin, şirketlerin gündeminde. Jeopolitiğin ve jeostratejik düşüncenin şirketlerin günlük nakit akışı kararlarına, tasarım kaynaklarına, insan kaynaklarına kadar gündemde olduğu; yapay zeka, eğitim politikası, tarım, ticaret politikalarıyla ilgili kararlar ya da afet yönetimi ile ilgili kararlar gibi konuları da ilgilendirdiği bir dönemdeyiz. Zaman ve mekan kavramı da değişiyor. Yönetilecek birçok sorun var. Geçen haftalarda AB, nükleer enerjinin temizliğini tartıştı. Küçük modüler reaktörler konuşulacak. Nükleer önemli çünkü Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin bir sonucu da dünyada enerji dengelerinin bozulması oldu. Nükleer enerjiden çıkma kararı alan Almanya, şimdi eldekini korumanın yollarını arıyor. 13 ülke, nükleer enerjiden yararlanıyor. Büyük de bir Ar-Ge yatırımı var. ABD, Çin, Avrupa, Japonya gibi pek çok ülke hem yenilenebilir enerjiye hem de nükleere yatırım yapıyor. Bir orta yol bulunmaya çalışılıyor. Ayrıca AB, 2035’te yüzde 100 elektrikli araçlara geçme kararı almıştı ama Almanya ve İtalya, yeni teknolojilere yatırımın bu kadar kolay olmadığını, zaman gerektiğini anladı. Şimdi eFuel’e yatırım yapılması planlanıyor. Almanya bunu yapan ülkelerden. Peki bunları kim yapacak? 3-4 milyonluk bir insan kaynağı açığı var, STEM, teknoloji temelli bilimlerde. İnsan kaynağına yatırım, orta vadeli bir yapısal reform, kısa vadeli de değil. Nasıl olacak? Tüm bu sektörlerden bahsederken iki sektör ön plana çıkıyor: Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm. Birbirini destekleyen alanlar aynı zamanda. Türkiye ise bir seçim dönemine doğru gidiyor. İktidar nasıl şekillenirse şekillensin, küresel rekabet gücünün artırılması planlanırken yapılması gerekenler var. Hukuk devleti olmak, insan hakları, demokrasi gibi. Bunlar olmadan hiçbir alanda ilerleme mümkün değil, ekonomi dahil. Bütün bunların yol açacağı yapısal reformlar içinde tabii ki dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm gibi alanlar, eğitim, Ar-Ge’ye yatırım gibi birbirini destekleyici süreçler var. AB ile Gümrük Birliği’nin yenilenmesi gündeme gelecek. Gümrük Birliği bir ticaret anlaşması değil, ekonomik entegrasyon anlaşması. Türkiye’nin de yeşil, dijital ve sosyal bir Gümrük Birliği anlaşmasına imza atması gerekiyor. Hepsini kapsamalı.” </p>
<p><strong>İklim Adaleti Uluslararası Hukuk Alanında Giderek Daha Fazla Önem Kazanacak</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ise üniversite bünyesinde kurdukları İklim Değişikliği ve Hukuk Laboratuvarı’nın çalışmalarına değindi: “Üniversitemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği ve Hukuk Laboratuvarı’nda iklim hukuku konusunda yeni bir ders tasarımı, öğrenci çalışma grupları ve iklim hukukuna ilişkin çeşitli konuların ele alındığı bir seminer serisi olmak üzere çeşitli faaliyetler gerçekleştirdik. İklim, Denizler ve Deniz Çevresinin Korunması’na dair bir AB projesine geçtiğimiz günlerde başvurduk ve sonuç beklemekteyiz. İklim Adaleti konusu seminer serilerimizde ele aldığımız konulardan biri oldu. İklim adaleti en temelinde karbon emisyonu çok az olan ülkelerin, toplumların hatta hiç etkisi olmayan canlıların iklim krizinden en çok etkilenenler olmasını ifade ediyor. Seminerimize katılan Sayın Cameron Diver, Pasifik ülkeleri perspektifinden iklim adaletini çok güzel bir şekilde gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Pasifik ülkeleri ada ülkelerinden oluşuyor ve iklim değişikliği nedeniyle de global ısınma, buzulların erimesine, bu durum da deniz seviyelerinin yükselmesine yol açıyor. Deniz seviyeleri yükselince de ada ülkeleri sular altında kalıyor. Bir devleti devlet yapan üç unsurdan bir tanesi olan ülke yani kara toprağı, aslında yok oluyor. Bunun sonucunda o ülkenin vatandaşlarının yaşayabildiği bir toprak olmayacak. Pasifik Ülkeleri, karbon emisyonuna en az etki eden ülkelerden. Bunun gibi ısınma ve çölleşme; ekonomisi tarıma dayalı pek çok ülkenin tarım yapamamasına yol açacak. Tarım ve su sıkıntısı yanında biyolojik çeşitliliğin azalması, iklim mültecileri vb. hususların hepsi İklim Adaleti ile ilgili ve görüldüğü üzere iklim değişikliğinin etkilerinin buna en az ölçüde katkıda olanlar tarafından hissedilmesi oldukça önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. Yeşil Mutabakat ise iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir belge. Avrupa İklim Kanunu ve diğer ikincil mevzuatlar ile birlikte iklim krizi ile mücadelede önemli bir adım atılmış durumda. Yeşil Mutabakat’a İklim Adaleti perspektifinden yaklaştığımızda ise, insan merkezci bir yaklaşım ile hazırlandığını, daha ziyade iklim değişikliği ile mücadelede ekonomik dengeleri gözetmeye çalıştığını ve bu açıdan İklim Adaleti konusunda bir misyona sahip olmadığını görüyoruz. Bu açıdan iklim değişikliği ile ilgili politikaların alınması ve hukuki düzenlemelerin tesisi sırasında iklim adaletinin de dikkate alınması konusunda devletlere daha çok rol düştüğünü düşünüyorum. İklim Değişikliği konusundaki kırılgan ülkelerin iklim müzakerelerine katılımı ve alınan kararlardaki etkinliklerinin sağlanması çok önemli. İklim adaleti, nesiller arasındaki adaletin sağlanması açısından da dikkate alınmalı.” </p>
<p><strong>Söyleşide Son Söz Genç İklim Aktivistinin</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi Ayça Sezer ise üçüncü sınıf öğrencisi, genç bir iklim aktivisti olarak gençlerin iklim değişikliği ile ilgili mücadelede ne gibi sorumluluklar alması gerektiğini özetledi, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi: “İklim Krizini bir an önce çözebilmek, etkilerini azaltabilmek için bilim insanları çözüm üretmeye gerek devletler gerek insanlar üzerinde farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu sorunu ancak hep birlikte çözebiliriz. Karbon ayak izimizi derhal düşürmek elbette kolay değil. İklim değişikliği konusunda önlemler almak ve sürdürülebilir bir sanayi sistemi kurmak ve İklim Adaleti’ni sağlayabilmek adına düzenleyici kurallar bulunmadığından bu sorun biraz inisiyatif alınan bir konuya döndü. Hukukun bu konudaki önemini de göz önünde bulundurarak üniversite olarak birçok çalışma yürüttük. İklim Değişikliği ve Çalışma Grubu olarak İngiltere İklim Yasası’nı tercüme ettik. Bu çalışma sırasında ilgili tüm kurumların, yeni kurumlar da hayata geçirilerek nasıl entegrasyon ve koordinasyon içinde çalışmasının mümkün olduğunu, hukukun bağımsız bir denetim mekanizması olarak iklim değişikliği ile mücadelede nasıl bir politika belirleme aracı haline gelebileceğini gördük. Böylece ülkemizde yürürlüğe girmesi planlanan İklim Kanunu’nun önemini daha iyi anladık. Bu kanunla sürdürülebilir enerjinin desteklenmesi, karbon emisyonu denetimi ve azalımı, kurulacak sorumlu birimler ve gerekli raporlamalar gibi çevreyi korumak ve iklim değişikliğinin sebeplerini ve etkilerini azaltmak adına düzenlemeler bekliyoruz. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başta isminin değişmesi olmak üzere birçok gelişime imza attığını da belirtmek gerekir. Bakanlık bünyesinde gerçekleştirilen İklim Şurası’nda İklim değişikliğine uyum, sera gazı emisyonlarının azaltımı, teknoloji ve bilim, yeşil finansman, göç ve sosyal politikalar olmak üzere çeşitli bağlamlardan incelendiğinde, planlanan kanun hakkında istişarelerde bulunduğu kaydedildi. Türkiye, 2021 yılında Paris İklim Anlaşması’nı yürürlüğe koydu. AB Yeşil Mutabakatı da son derece önemli. Gerekli adımların atılması gerekiyor ama devletlerin nasıl adımlar atması gerektiği onlara bırakılıyor. Örneğin, COP27 Konferansı. Özellikle az gelişmiş devletler için bir fon oluşturulmasına karar verildi ama bu kadar. Nasıl değiştirilecek, nasıl oluşturulacak, bunların hiçbirinin cevabı verilmedi henüz. Akademinin ve üniversitenin rolü de burada karşımıza çıkıyor. Tüm alanlarda bilim insanlarının bu hususta yapması gereken, bilimsel temellere dayalı kararlar alma konusunda yetkili ve ilgili mercilere gerekli tavsiyelerde bulunmak ve konunun öneminin anlaşılmasını sağlayarak, bu bağlamda süreçleri hızlandırmak. Gerek okullarda gerek okul dışı bilinçlenerek çevremizi de bu çerçevede bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim okulumuzda olduğu gibi disiplinler arası çalışmaların yürütüldüğü çalışma gruplarına ihtiyaç var. İlgili kamu kuruluşları ile birlikte toplumun daha çok bilinçlendirilmesi sağlanmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073">İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 13:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanlarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[courseradan]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[milyona]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yaratacak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giderek daha fazla beceri temelli hale gelen işgücü piyasası nedeniyle, öğrenciler mezun olduktan sonra daha kolay iş bulabilmek için şirketlerin sunduğu beceri yeterlilik sertifikalarını almayı planlıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654">Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Giderek daha fazla beceri temelli hale gelen işgücü piyasası nedeniyle, öğrenciler mezun olduktan sonra daha kolay iş bulabilmek için şirketlerin sunduğu beceri yeterlilik sertifikalarını almayı planlıyor</p>
<p>2025 yılına kadar; dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmelerin 97 milyona yakın yeni iş yaratırken, mevcut 85 milyon işi de değiştireceği tahmin ediliyor. Rekabetçi ve hızla değişen işgücü piyasasında, dünyada ve Türkiye&#8217;deki işverenler, yeni mezunların işgücüne katılırken işle ilgili becerilere ve uygulamalı deneyime sahip olmalarını bekliyor. Aynı zamanda, üniversite çağındaki öğrenciler ve ebeveynleri, geleneksel dört yıllık lisans programlarının yatırım getirisi hakkında, özellikle de öğrencilerin mezun olduktan sonra iş bulma olasılıkları konusunda daha eleştirel düşünüyorlar. </p>
<p>Coursera’nın araştırması Türkiye’deki öğrenciler, yeni mezunlar ve işverenleri de kapsadı</p>
<p>Coursera&#8217;nın dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerle ortaklaşa yürüttüğü “Advancing Higher Education with Industry Micro-Credentials” (Yükseköğrenimi İyileştirmede Endüstriyel Mikro Beceri Yeterlilik Sertifikalarının Rolü) raporu, öğrenci alımını ve mezun istihdam edilebilirliğini iyileştirmek için lisans programlarında uygulanan giriş seviyesi Profesyonel Sertifikalar ve kariyerle ilgili beceri eğitimi taleplerini araştırdı. Coursera, pazar araştırma şirketleri Dynata ve Repdata ile birlikte Türkiye dahil 11 ülkede 5.000&#8217;e yakın öğrenci ve işverenle anket yaptı.</p>
<p>On öğrenciden dokuzu, Profesyonel Sertifika almanın iş bulmalarına yardımcı olacağı konusunda hemfikir</p>
<p>Coursera&#8217;dan alınan yeni veriler, Türkiye&#8217;deki öğrencilerin %90&#8217;ının, geleneksel diplomalarının yanı sıra Google ve Meta gibi şirketlerden Profesyonel Sertifika almanın, işverenlerin gözünde öne çıkmalarına ve mezun olduklarında iş bulmalarına yardımcı olacağı konusunda hemfikir olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, öğrencilerin %85&#8217;i Profesyonel Sertifikanın (veya Mikro beceri yeterlilik sertifikasının) işlerinde başarılı olmalarına yardımcı olacağına katılıyor. </p>
<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de genç işsizliği hassaslıkla ele alınması gereken bir konu. İstihdam; yükseköğrenim, iş gücü geliştirme ve hükümet liderlerini kapsayan bir ekosistem. Bu ekosistemdeki tüm paydaşlar; önümüzdeki yirmi yılda, demografik veriler gençlerin lehine değişirken, özellikle Orta Doğu bölgesinin muazzam bir büyüme fırsatı sunacağı düşünülüyor. Dolayısıyla, Türkiye&#8217;deki öğrenciler, Proje Yönetimi ve Veri Bilimi gibi alanlarda Profesyonel Sertifikalar alarak mezun olduktan sonra Türkiye ve dünyadaki iş piyasasını yeniden canlandırmaya hazır olabilirler.</p>
<p>İşverenlerin Profesyonel Sertifikaya sahip bir adayı işe alma olasılığı %90 daha fazla</p>
<p>Coursera&#8217;nın yürüttüğü araştırma, Türkiye&#8217;deki işverenlerin benzer iki aday arasında karar verirken, Profesyonel Sertifika sahibi bir adayı işe alma olasılığının ortalama olarak %90 daha fazla olduğuna işaret ediyor. </p>
<p>Ayrıca, Türkiye&#8217;deki işverenlerin %65&#8217;i de teknoloji becerilerinin yeni üniversite mezunlarında bulunması en zor beceriler olduğunu dile getiriyor. Ortadoğu bölgesindeki yaklaşık 29 milyon işten yaklaşık %17&#8217;si, on yıldan kısa bir süre içinde otomasyon tarafından yerinden edilme riskiyle karşı karşıya. Perakende, ulaşım, seyahat ve medya sektörlerindeki işler ise en yüksek riski taşımakta. Türkiye&#8217;deki öğrenciler, UX Tasarımı ve Yazılım Geliştirme gibi teknoloji alanlarında Profesyonel Sertifikalar ile derecelerini yükseltirlerse, iş fırsatlarıyla hızla büyüyen bir alanda bu zor becerileri arayan işverenlerin dikkatini çekebilirler. </p>
<p>İşverenler doğru becerilere sahip adaylara her zamankinden daha fazla güveniyor</p>
<p>Coursera Avrupa-Ortadoğu-Afrika Bölgesi Genel Müdürü Hadi Moussa konu hakkında şunları söyledi: ‘’Bölgedeki işgücü piyasası daralırken, bulgular işverenlerin, iş için doğru becerilere sahip adaylara her zamankinden daha fazla güvendiklerine işaret ediyor. Bu, geleneksel diplomanın artık işverenler tarafından değer görmediği anlamına gelmiyor, ancak bunu önceden görebilen öğrenciler ve mezunlar, geleneksel bir derece ile Profesyonel Sertifika/Mikro beceri yeterlilik kombinasyonunun kendilerini iş dünyasına hazırlayacağını daha iyi anlamakta.</p>
<p>Aslında, bu hem üniversiteler hem de işverenler için bir fırsat sunuyor. Yükseköğretim kurumları, beceriye dayalı öğrenmeyi, beceriye dayalı işe alımla ilişkilendirerek müfredatlarındaki boşlukları doldurabilir ve derece programları ile günümüz işverenlerinin talepleri arasında bir köprü kurabilir. Aynı zamanda, işverenler, yeni işe alınanların işe hazır olduğundan emin olurken, işe alma kanallarını çeşitlendirebilir.’’</p>
<p>2022&#8217;nin 4. çeyreği itibariyle Coursera, Türkiye&#8217;de 1,1 milyondan fazla öğrencinin (yıllık bazda %20 büyüme oranı ile) ve MENA (Ortadoğu Kuzey Afrika) bölgesinde 7,1 milyondan fazla öğrencinin (yıllık bazda %28 büyüme oranı ile) beceri gelişimini desteklemektedir. Türkiye’de yaklaşık 1,1 milyon kayıtlı kullanıcısı olan platformdaki kayıtlı kullanıcıların %47’si kadın, %53’ü erkek kullanıcılardan oluşmaktadır. Kullanıcıların yaş ortalaması 32’dir. Coursera Türkiye’de üniversite seviyesinde Yeditepe, MEF ve lise seviyesinde Hisar Okulları ile işbirliği yapmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654">Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
