<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gelenekle | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gelenekle/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gelenekle</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Nov 2025 07:55:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gelenekle | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gelenekle</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 07:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[gelenekle]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[modernlik]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sufiler]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalarda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadın sufilerin manevi, kültürel ve toplumsal rollerini mercek altına aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184">Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalarda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadın sufilerin manevi, kültürel ve toplumsal rollerini mercek altına aldı.</p>
<p>ABD’deki Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezinde doktora sonrası araştırmalarını sürdüren Dr. Yalçınkaya, Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet döneminde yaşamış Hatice Cenan Sultan, Semiha Cemal Hanım, Samiha Ayverdi, Safiye Erol, Meşkure Sargut ve Sofi Huri gibi isimlerin “gelenek ile modernlik arasında köprü kuran öncü şahsiyetler” olduğunu vurguladı.</p>
<p>Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, “Bu kadınlar, resmi unvanlardan ziyade manevi rehberlikleriyle toplumsal birlik ve empatiyi güçlendirdiler. Onlar hep oradaydılar; gönül erleri yetiştiren gönül anneleri, kültürümüzün isimsiz mimarları oldular.” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınlar geri plandaydı” algısı bir yanılgı</strong></p>
<p>Tasavvuf geleneğinde kadınların genellikle geri planda kaldığı yönündeki yaygın algıyı değerlendiren Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin tarihsel olarak tasavvufun görünmez mimarları olduğunu ifade etti.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, “Tarihsel olarak baktığımızda kadın sufiler, tasavvuf geleneğinin görünmez mimarları gibidir. İlk İslam asırlarından itibaren kadınlar tasavvuf yolunda varlık göstermiş, ancak isimleri çoğu zaman kayda geçmemiştir.” dedi.</p>
<p>8. yüzyılda yaşamış Rabia el-Adeviyye’nin, “kadınların da en yüksek manevi mertebelere ulaşabileceğini kanıtladığını” dile getiren Dr. Yalçınkaya, Osmanlı döneminde ise kadınların rolünün çoğunlukla tekke ve dergahların “gönül mutfağını işletmek şeklinde” olduğunu belirtti.</p>
<p>Osmanlı’nın son dönemine damga vuran Ken’an Rifai Hazretleri’nin annesi Hatice Cenan Sultan’ın rolüne dikkat çeken Dr. Yalçınkaya, Hatice Cenan Hanım’ın oğluna olan nasihatini aktararak, bir kadın sufinin toplumsal birlik ve empatiyi nasıl yücelttiğini söyledi.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin rolünün resmi unvanlardan ziyade manevi rehberlikte gizli olduğunu dile getirerek, “Dolayısıyla ‘kadınlar geri plandaydı’ algısı, tarihin satır aralarını okumadığımızda ortaya çıkan bir yanılgı. Aslında onlar hep oradaydı; gönül erleri yetiştiren gönül anneleri, kültürümüzün isimsiz mimarları oldular.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadın sufilerin yaşam öyküleri birer yol haritası niteliğinde</strong></p>
<p>Modern dünyanın karmaşasında yön arayan kadınlar için tarihsel kadın sufilerin yaşam öykülerinin birer yol haritası niteliğinde olduğunu belirten Dr. Yalçınkaya, onların ortak paydasının <strong>“</strong>irade, sabır ve sevgiyle kendi nefislerini aşarak topluma ışık saçmaları” olduğunu kaydetti.</p>
<p>Cumhuriyet’in ilk kadın felsefecilerinden Semiha Cemal Hanım’ın hayatını, “akılla kalbin, bilimle maneviyatın buluşmasına örnek” olarak gösteren Dr. Yalçınkaya, onun felsefe eğitimi almasının tasavvuf yolunda engel değil, aksine bir donanım olduğunu, Semiha Cemal’in azminin, “ilim ve irfan birlikte olabilir” mesajını genç kadınlara ulaştırdığını söyledi.</p>
<p>Samiha Ayverdi’nin, romanlarıyla tasavvufun sevgi ve olgunlaşma prensiplerini geniş kitlelere taşırken; Safiye Erol’un ise “bir kadının hem entelektüel hem de manevî olabileceğini” göstermesiyle dikkat çektiğini anlatan Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, “Meşkûre Sargut Hanım ise adanmışlığı ve hizmet anlayışıyla modern kadına sabır, sevgi ve sadakat dersi veriyor. Sofi Huri ise farklı bir kültürden gelip tasavvufun enginliğinde hakikati bulan evrensel bir örnek olarak sevginin sınır tanımadığını hatırlatıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Günümüz tasavvuf çevrelerinde Cemalnur Sargut’un annesi olarak bilinen Meşkûre Sargut Hanımefendi’nin yaşamını “tam bir adanmışlık destanı” olarak nitelendiren Dr. Yalçınkaya, onun hikayesinin modern kadınlar için sabır, sadakat ve hizmetin sembolü olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Maneviyat, günlük hayatla bütünleşmeli</strong></p>
<p>Modern dünyadaki ruhsal doyumsuzluk ve aidiyet eksikliğine karşı kadın sufilerin birer “kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlattığını” ifade eden Dr. Yalçınkaya, bu figürlerin maneviyatın günlük hayatla bütünleşebileceğinin kanıtları olduğunu söyledi.</p>
<p>Samiha Ayverdi’nin kadının toplumsal uyumdaki rolünü tanımlayan sözlerini hatırlatan Dr. Yalçınkaya, Ayverdi’ye göre kadının, “cemiyet ahenginin ipuçlarını elinde tutan ve aile kavramını petekleyip dolduran sırlı kuvvet” olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>“Toplumsal birliktelik ve empati, maneviyat arayışındaki herkese iyi gelecektir.”</strong></p>
<p>Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, kadın sufilerin, özellikle 1966’da Samiha Ayverdi’nin öncülüğünde kurulan Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD) gibi sivil toplum faaliyetleri aracılığıyla “geleneksel maneviyatı modern toplum formuna adapte ettiklerini” ve bunun günümüzde STK’larda kadınların üstlenebileceği rol için yol gösterici olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Kadın sufiler “modern Türkiye’de bir tür manevi arka plan liderliği” yaptı</strong></p>
<p>Harvard Divinity School’a sunduğu araştırma önerisinin temelinde, kadın sufilerin Cumhuriyet döneminde manevi geleneğin devamında üstlendiği “arka plandaki misyonun” yattığını belirten Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin “modern Türkiye’de bir tür manevi arka plan liderliği” yaptığını dile getirdi.</p>
<p>Bu çalışmaların toplumsal hafızaya kazandırılmasıyla oluşacak etkiye değinen Dr. Yalçınkaya, şunları kaydetti:</p>
<p>“Cumhuriyet döneminde tekkelerin resmen kapalı olduğu zaman diliminde, manevi geleneğin sönmeyen ışığı kadınlar sayesinde devam etti&#8230; Kadınlar bu geleneğin öznesi, aktörü, kurucusu, hamisi olagelmiş.”</p>
<p>Sofi Huri gibi evrensel örneklerin İslam tasavvufunun kapsayıcılığını göstermesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Yalçınkaya, yabancı meslektaşlarının bu hikayelere hayran kaldığını ve böylece “kültürel diplomasi” diyebileceği bir faydanın ortaya çıktığını belirtti.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, sözlerini bu kadın sufilerin hayatlarından öğrenilecek daha çok şeyimiz olduğunu dile getirerek, şöyle noktaladı:</p>
<p>“Bu kadın sufilerin hayatlarından öğrenecek daha çok şeyimiz var. Onları okudukça, anlattıkça hem kendimiz manevi olarak besleniyoruz hem de toplumumuza ilham olacak değerler kazandırıyoruz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184">Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BSH Türkiye, 21 yıllık gelenekle yeşili kucaklıyor: Sürdürülebilir Yaşam için 23 bin Ağaç</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bsh-turkiye-21-yillik-gelenekle-yesili-kucakliyor-surdurulebilir-yasam-icin-23-bin-agac-372912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 10:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bsh]]></category>
		<category><![CDATA[gelenekle]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kucaklıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeşili]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372912</guid>

					<description><![CDATA[<p>BSH Türkiye, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle 2002’de başlattığı Geleneksel Ağaç Dikim Etkinliği’nin 21’incisini gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bsh-turkiye-21-yillik-gelenekle-yesili-kucakliyor-surdurulebilir-yasam-icin-23-bin-agac-372912">BSH Türkiye, 21 yıllık gelenekle yeşili kucaklıyor: Sürdürülebilir Yaşam için 23 bin Ağaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BSH Türkiye, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle 2002’de başlattığı Geleneksel Ağaç Dikim Etkinliği’nin 21’incisini gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında Tekirdağ’ın Çerkezköy İlçesi’ndeki ormanlık alanda 2 bin 23 yeni fidanın dikimi gerçekleştirildi ve geleceğe kazandırılan ağaç sayısı 23 bini aştı. Toplam 23 bin 123 ağacın sonuncusu, geleceğe olan umudu tazelemek üzere depremzede çocukların da katıldığı etkinlikle dikildi. BSH Türkiye, Tekirdağ’da yapılan ağaçlandırma çalışmasıyla 21 yılda 8 bin 300 ton karbon azaltımı sağladı.</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticilerinden biri olan <strong>BSH Ev Aletleri Grubu</strong>, <strong>Sürdürülebilir Yaşam</strong> vizyonunu tüm faaliyetlerinin temeline koymaya devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda, daha yaşanabilir bir dünya için geliştirdiği projelerle sektörüne öncülük eden BSH Türkiye, <strong>21. Geleneksel Ağaç Dikim Etkinliği</strong>’ni Çerkezköy’deki ormanlık alanda gerçekleştirdi. Açılış konuşmalarını <strong>BSH Çamaşır Makinesi Fabrikası Direktörü Serkan Öztürk</strong> ve <strong>BSH Soğutucu Fabrikası Direktörü İrfan Akın’ın </strong>yaptığı etkinliğe, bu yıl Tekirdağ Orman İşletme Müdürlüğü’nden üst düzey katılımcılar, yerel medya kuruluşu temsilcileri, gönüllüler ve BSH çalışanlarının yanı sıra depremzede çocuklar ve aileleri de katıldı. </p>
<p> </p>
<p>Şirket <strong>2002&#8217;den bugüne</strong> gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmaları kapsamında, yalnızca Tekirdağ bölgesinde diktiği <strong>23 bin 123 ağaçla toplamda 8 bin 300 ton karbon azaltımı</strong> sağladı.</p>
<p> </p>
<p>Açılış konuşmasında ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinin ardından bireysel ve toplumsal olarak daha iyi hissetmeye ve dayanışma halinde olmaya ihtiyaç duyduğumuzu belirten <strong>BSH Çamaşır Makinesi Fabrikası Direktörü Serkan Öztürk</strong>, “Büyük BSH Ailesi olarak yaralarımızı birlikte sarmak için her gün var gücümüzle çalışmaya, deprem bölgesindeki ihtiyaçları tespit ederek bölgedeki yaşamın sürdürülebilirliğini artırmak ve uzun vadeli çözümler sağlamak üzere hizmet vermeye devam ediyoruz. Bu zorlu günleri birlikte atlatacağımıza olan inancımız sonsuz. Bu vesileyle hem burada bulunan depremzede ailelerimize hem de ülkemize bir kez daha baş sağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Tam 56 yıldır insanı, toplumu ve çevreyi odaklarına alarak her adımla dünyanın geleceği için yatırım yaptıklarını belirten<strong> BSH Soğutucu Fabrikası Direktörü</strong> <strong>İrfan Akın</strong> ise “Gelecek nesillerin ihtiyaçlarından ödün vermeden bugünün ihtiyaçları için her gün aynı heyecanla çalışıyoruz. <strong>2020’den beri karbon-nötr </strong>olarak faaliyet gösteriyoruz. ‘2030 yılında %100 yeşil enerji’ hedefimize ulaşma yolculuğumuzda, ‘Gelecek nesillere bıraktığımız dünya, en büyük mirasımız olacak’ düşüncesiyle hareket ediyoruz. Etkinliğimizin 21. Yılında Çerkezköy’de 23 bin 123’üncü ağacımızı çocuklarımızla beraber dikerek geleceğin korunmasına katkı sağlamak için bulunuyoruz. Yarınlarımız için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. </p>
<p> </p>
<p>BSH Ev Aletleri Grubu, 2020’den beri Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm tesislerinde karbon-nötr olarak faaliyet gösteriyor ve 2030 yılında tüm tesislerini %100 yeşil elektrikle çalışır hale getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, yeni aletlerin üretiminde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına önem veren BSH, tüm dünyada 2030 yılına kadar ürünlerinin yüzde 50’sinin yalnızca dönüştürülmüş malzemelerden oluşturma ve cihazlarında yeniden kullanılabilen malzeme oranını yüzde 95’e çıkarma hedefiyle çalışmalarını yürütüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bsh-turkiye-21-yillik-gelenekle-yesili-kucakliyor-surdurulebilir-yasam-icin-23-bin-agac-372912">BSH Türkiye, 21 yıllık gelenekle yeşili kucaklıyor: Sürdürülebilir Yaşam için 23 bin Ağaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
