<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geçmenin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gecmenin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecmenin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Sep 2023 09:10:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>geçmenin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecmenin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MSP&#8217;lerde Yeni İş Modeline Geçmenin 5 Yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/msplerde-yeni-is-modeline-gecmenin-5-yolu-406381</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 09:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[geçmenin]]></category>
		<category><![CDATA[modeline]]></category>
		<category><![CDATA[msplerde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406381</guid>

					<description><![CDATA[<p>MSP’ler ilk ortaya çıktıklarında, içerisinde siber güvenlik hizmetleri barındırmadan, sadece dış kaynaklı BT ürün ve hizmet portföyü olarak çözüm sunuyordu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msplerde-yeni-is-modeline-gecmenin-5-yolu-406381">MSP&#8217;lerde Yeni İş Modeline Geçmenin 5 Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MSP’ler ilk ortaya çıktıklarında, içerisinde siber güvenlik hizmetleri barındırmadan, sadece dış kaynaklı BT ürün ve hizmet portföyü olarak </strong><strong>çözüm sunuyordu. Yakın zamanda yapılan bir ankette ise MSP&#8217;lerin %52&#8217;si, siber güvenliğin müşteriler tarafından en çok talep edilen hizmet olduğunu belirtiyor.</strong> <strong>Artan talep ve gelişen teknoloji çerçevesinde siber güvenlik hizmeti de sağlayan MSP’ler, kuruluşlar için birçok güvenlik çözümünü bir arada sunuyor. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerde yeni iş modeline geçmenin 5 yolunu paylaşıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Siber güvenliğin kuruluşlara entegrasyonu, karmaşık yapısıyla yapılacakları belirleme noktasında zorlayıcı olabiliyor. Giderek daha karmaşık hale gelen ürün ve çözümler, genellikle şirket içerisinde verimsizliğe yol açıyor. Yapılan bir ankete göre MSP’lerin %52’si, siber güvenliğin müşteriler tarafından en çok talep edilen hizmet olduğunu belirtiyor. Buna yanıt olarak, MSP’lerin %42’si geçen yıl belirli siber güvenlik becerilerine sahip personel işe aldıklarını, %41’i ise siber güvenlik becerilerini güncellemek için mevcut iş gücünü yeniden eğittiklerini söylüyor. Bu doğrultuda geliştirilen bütünsel çözümler oluşturan yeni iş modeli, MSP&#8217;lerin farklı hizmet seviyeleri için en uygun işlevleri ve teknoloji çözümlerini tespit etmesini sağlayarak, esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlıyor. Ancak WatchGuard’a göre başarılı bir MSP iş modeli oluşturmak, dikkatli iş planlaması, sağlam bir iş modeli ve MSP endüstrisinin dinamik ortamında yön bulma becerisi gerektiriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Uygun Güvenliği Sağlayamayan MSP’ler İtibar Kaybı Yaşatıyor”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>MSP’lerde yeni iş modeline geçiş süreci ile ilgili açıklamada bulunan bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Siber tehditlerin sıklığı ve ilerleme düzeyi açısından, bir MSP&#8217;nin güncel ve güvenilir bir siber güvenlik sistemine sahip olması gerekir. Uygun güvenliği sağlayamayan ve desteklemeyen bir MSP, önemli miktarda para kaybının yanı sıra genellikle telafi edilemeyecek ölçüde itibar kaybı da yaşatıyor. Dolayısıyla öngörülen riskler yalnızca finansal olarak değerlendirilmemeli. Başarısız bir siber güvenlik çözümü, gelecekteki kazancınıza ve kuruluşunuzun varlığına zarar verebilir.” ifadelerinde bulunarak, MSP’lerde yeni iş modeline geçmenin 5 yolunu paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>1. Siber güvenlik uzmanlığının edinilmesi:</strong></em><strong> </strong>Tehditler, güvenlik açıkları, güvenlik teknolojileri, mevzuata uygunluk ve en iyi uygulamalar hakkında derin bir anlayışa sahip olmak önem taşıyor. Gerekli uzmanlığın geliştirilmesi için personel eğitimine ve becerilerinin artırılmasına yatırım yapılması gerekiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>2. Altyapı yükseltmesi:</strong></em><strong> </strong>Yeniden satış modelinden kullanım başına ödemeli yönetilen hizmet modeline geçiş, gelişmiş siber güvenlik çözümleri sunabilecek sağlam ve güncel bir altyapı gerektiriyor. Bu durum araçlara, yönetim platformlarına, saldırı tespit ve önleme sistemlerine, günlük analizine ve diğer çözümlere yatırım yapılmasını içeriyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>3. Bir hizmet stratejisi geliştirmek:</strong></em><strong> </strong>MSP&#8217;nin sunmak istediği kullanım başına ödeme hizmetleri için net bir strateji tanımlanması gerekiyor. Olay izleme, güvenlik açığı yönetimi, güvenlik analizi, olaylara müdahale ve danışmanlık hizmetleri gibi konuların belirlenmesi, hareket planının oluşturulması için önem taşıyor. Uygun hizmet seviyesi anlaşmaları ve politikaları oluşturmak da önemli olarak kabul ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>4. Mevzuata uygunluk ve güvenlik çerçeveleri:</strong></em><strong> </strong>İlgili düzenleyici gereklilikleri ve çerçeveleri anlamak ve bunlara uymak zorunluluk gerektiriyor. Bu zorunluluklar Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) gibi düzenlemeleri veya ISO 27001 gibi standartları içeriyor. Çerçevelere bağlılık da müşterilere hizmetlerin kalitesi ve sağlamlığı konusunda güven teşkil ediyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>5.</strong></em><strong> </strong><em><strong>Değerlendirme ve sürekli iyileştirme:</strong></em><strong> </strong>Abonelik tabanlı hizmet modeline sahip MSP’lerin, sağlanan güvenlik hizmetlerinin etkinliği konusunda düzenli değerlendirmeler yapması ve iyileştirme fırsatlarını araması oldukça önemli. Bu durum metriklerin toplanmasını ve analiz edilmesini, geçmiş olayların incelenmesini, önlem alınmasını ve bu alandaki en son trendlerin ve tehditlerin takip edilmesini gerektiriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>WatchGuard Technologies, Inc. Hakkında</u></strong><strong> </strong></p>
<p>WatchGuard Technologies, bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lideridir. Bütünleşik Güvenlik Platformu, yönetilen hizmet sağlayıcıların iş ölçeklerini ve hızlarını artırırken aynı zamanda operasyonel verimliliği de artıran birinci sınıf güvenlik sunmaları için benzersiz bir şekilde tasarlanmıştır. Dünya çapında 250.000&#8217;den fazla müşteriyi korumak için 17.000’den fazla güvenlik satıcısı ve servis sağlayıcısı tarafından güvenilen şirketin ödüllü ürün ve hizmetleri, ağ güvenliği ve zekası, gelişmiş uç nokta koruması, çok faktörlü kimlik doğrulama ve güvenli Wi-Fi&#8217;yi kapsar.</p>
<p>Kapsamlı güvenlik, paylaşılan bilgi, netlik ve kontrol, operasyonel uyum ve otomasyon olmak üzere bir güvenlik platformunun beş kritik unsurunu sunan WatchGuard’ın merkezi Seattle, Washington&#8217;da olup Kuzey Amerika, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika&#8217;da ofisleri bulunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msplerde-yeni-is-modeline-gecmenin-5-yolu-406381">MSP&#8217;lerde Yeni İş Modeline Geçmenin 5 Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 11:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akışkan]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmedir]]></category>
		<category><![CDATA[birinci]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[geçmenin]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[yağlardan]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafızanın biligisayar gibi olmadığını belirten uzmanlar, belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294">Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafızanın biligisayar gibi olmadığını belirten uzmanlar, belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğini söylüyor. İçinde bulunulan koşulların, geçmişte anıyı yaşadıktan sonra üzerine eklenen yeni duygular, bilgiler ya da çıkarım yöntemlerinin zihinsel geçmişteki anıyı değiştirdiğini ifade eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı anıları yeniden kurgulayarak geri getirdiğimize dikkat çekiyor. Unutkanlığın önüne geçmek için bilgilerin tekrar edilmesi ve beynin vücut gibi beslenmesi gerektiğine vurgu yapan Tarlacı, beyin sağlığını bozan yapay yağların tüketilmemesi konusunda da uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, unutkanlık hakkında açıklamalarda bulundu ve hafızayı geliştirecek öneriler paylaştı. </p>
<p><strong>Hafızayı oluşturan esas şey motivasyondur</strong></p>
<p>Hepimizin aynı şekilde yaratılmadığını belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Biyolojik olarak nasıl elimiz, yüzümüz, kolumuz farklıysa beynimizin de belirli alanlarında farklılıklar var. Hafıza ya da bellek dediğimiz şey de kişiden kişiye değişebiliyor. Ancak hafızayı oluşturan esas şey motivasyon ve ilgi alanıdır. Önce ilgilenilen konu hakkında motive olmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Unutmazsak birçok acı aynı canlılığını korurdu </strong></p>
<p>Zorunlu olarak öğrenilen bilgilerin kalıcı olmadığına dikkat çeken Tarlacı, “Merak olması gerekiyor. Merak, motivasyonu tetikleyen bir şey. Merak varsa insan her türlü şeyi öğrenmeye çalışıyor ve bütün derinliğini öğreniyor. O zaman unutması da zor oluyor.” dedi. </p>
<p>Unutmayı da küçümsememek gerektiğini sözlerine ekleyen Tarlacı, “Eski bir söz var, ‘Tanrıya şükür, unutmak iyi ki var ve zorunlu.’ diyor. Çünkü unutmazsak birçok acı aynı canlılığını korurdu. Birçok sıkıntı aynı canlılığıyla tekrar tekrar hafızamıza gelirdi. İnsan doğası gereği unutuyor. Hatta çok unutuyoruz. Bireysel olarak da toplumsal olarak da unutuyoruz. Toplumsal bir hafıza da var. Yazılıysa buna tarih deniyor. Öte yandan tarihin ne kadar tartışmalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Herkesin yazdığı tarih farklı. Hafızanın ne kadar uçucu olduğunu, yeniden inşa ederken ne kadar yanıldığımızı gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anılar yeniden kurgulanarak hatırlanıyor. Bu nedenle görgü tanıklıklarının kameralara göre güvenilmez olduğunu gösteren çalışmalar var</strong></p>
<p>Hafızanın bilgisayar gibi olmadığını ve anıların dosyalar şeklinde geri gelmediğini dile getiren Tarlacı, “O an içinde bulunduğunuz koşullar, geçmişte anıyı yaşadıktan sonra üzerine eklenen yeni duygular, bilgiler ya da çıkarım yöntemleri zihinsel geçmişteki anınızı değiştiriyor. Yani onu yeniden kurgulayarak geri getiriyorsunuz. Anılarda yeniden kurgulama yapabildiğimize göre bu durum insanın iyileşmesine de yardımcı oluyor olabilir. Bilişsel terapiler vardır. Kişinin düşünce zincirini değiştirmeyi içerir. Bazen yanlış anılar ekleriz.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p> “Bu sebeple görgü tanıklıklarının kameralara göre güvenilmez olduğunu gösteren çalışmalar var. Kamera olayı birebir kaydediyor. Ama biz kurguluyoruz. Çünkü beyin esnek, yumuşak, akışkan. Zaman içerisinde değişiyor ve bu değişim anıları geri çağırırken boşluklara neden oluyor. O boşluklar bizi rahatsız ediyor. ‘Orada bir şey olması gerekiyor’ deyip onu başka bir şeyle dolduruyoruz. Böylece anınız değişiyor.”</p>
<p><strong>Şiddetli travmalar, normal anılardan farklı kaydediliyor</strong></p>
<p>Beynimizde badem büyüklüğünde iki sinir hücresi kümelenmesi olduğunu ve buna amigdala çekirdeği denildiğini belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu yapının hipokampus denilen ve hafızayı oluşturan beyin bölgesi ile çok sıkı bağlantısı olduğuna, bu durumun da olumsuz bir yanı olduğuna dikkat çekti. Şiddetli travmaların da aynı yol üzerinden hafızaya kaydedildiğini söyleyen Tarlacı, “Travmalar öyle bir kazınır ki hafızaya, posttravmatik stres bozukluğu dediğimiz durum ortaya çıkar. Aradan bir, beş sene geçse de aynı anıları tekrar canlı canlı yaşarsınız. Rüyanızda, günlük yaşamınızda sürekli bütün olarak aklınıza gelir. Yani normal yaşamda kaydedemeyeceğiniz şekilde duygusal anı ile amigdala uyarılınca hafızaya zımba gibi yerleştirir. Özellikle posttravmatik stres bozukluğunda bu olumsuz anılardan kurtulmak çok zor olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etmektir</strong></p>
<p>Belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğine vurgu yapan Tarlacı, “Bu haber yazısını okuyanlar 8-10 saat sonra bu yazının neredeyse üçte birini hatırlayacaklar. Yedi gün sonra yaklaşık bunun yüzde 20-25’i kalacak. Bir ay sonra da yüzde 20’si kalacak. İnsan hızlı unutuyor. Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etmektir. İlk gün, bir hafta ve bir ay sonra ilgilendiğiniz konuyu ya tekrar izleyeceksiniz ya tekrar okuyacaksınız. Tekrar olduğu zaman bilgiler beyinde pekişir. Bilgi ilk girdiği zaman izi kalmıyor, mühür gibi. O mühür ilk seferde maalesef etkili olmuyor. İkinci tekrarda mührün izi biraz daha belirgin oluyor. Üçüncü tekrarda mühür iyice yerleşiyor ve izi kalıyor beyinde. Yani beynin yapısını değiştiriyor. Dolayısıyla hafızada tutmak için tekrar etmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Beyne esneklik veren yağlar açısından en zengin besinler balıklar </strong></p>
<p>Beynin bir organ olduğunu da hatırlatan Tarlacı, “Beynin, akışkanlığı, esnekliği, değişkenliği, uyarana yanıt olarak kendini değiştirmesi ve yeni bir şekil almasını sağlamak için uygun şekilde beden gibi beslenmesi lazım. Onun için de antioksidanlar, Omega 3’ler ve Akdeniz Diyeti içeriğine uygun beslenmek gerekiyor. Bugün biliyoruz ki doymamış yağlar yani beyne esneklik veren yağlar açısından en zengin besinler balıklardır. Somon balığında, kefalde ve uskumruda bulunuyor. Tohumlardan da keten tohumu, incir tohumu ve cevizde bulunuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay yağlar unutkanlık ve depresyon riskini arttırıyor</strong></p>
<p>Omega 3 denilen yağlarda DHA ve EPA denilen akışkan ve doymamış yağlar olduğunu da ifade eden Tarlacı, “Bunları ne kadar çok alırsak kalp ve damar sistemimiz o kadar iyi çalışır. Kalp krizi geçirme riskiniz azalır. Kan akışkanlığınız artar. Beyniniz daha esnek ve yumuşak olur. Beynin 4’te 1’i fosfolipit dediğimiz akışkan yağdan oluşuyor. Dolayısıyla, ne kadar akışkan yağlarla beslenirsek beynimiz o kadar esnek olur.” dedi. </p>
<p>Margarinler gibi yapay yağların kalp-damar sağlığıyla birlikte beyin sağlığımızı da bozduğunun altını çizen Tarlacı, “Günümüzde modern insan 20 birim katı yağ, 1 birim akışkan yağ alıyor. Bu beyin sağlığı açısından çok olumsuz bir şey. Onun için kalp-damar hastalıkları, kanserler, romatizma, unutkanlık ve depresyon gibi hastalıklarda artış olduğu iddia ediliyor ve kanıtlar var. Dolayısıyla bizim Omega 3 ve deniz ürünleri tüketimini artırmamız lazım. Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkede balığı ya da deniz ürünlerini mümkünse haftada bir ya da ayda iki kere yememiz gerekiyor.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Antioksidanlar vücudu temizlediği için önemli</strong></p>
<p>Bizim mutfağımızın Ege-Akdeniz mutfağı olduğunu ve dünyada kalp ve beyin sağlığına en faydalı mutfağın da yine Ege-Akdeniz mutfağı olduğunu belirten Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“‘Şundan uzak durun, bunu yemeyin’ gibi uyarılar bizim mutfağımız için çok geçerli değil. Toplumumuzu motive etmemiz gereken şey, zaten içinde olduğumuz mutfağı tüketmeleridir. Sağlık açısından hem unutkanlığa iyi geldiği gözlemlenmiş, hem depresyona, hem de bunama gibi durumlara gayet iyi geldiği gösterilmiş. Bunun dışında antioksidanlar önemli. Vücudumuz çalışıyor ve atıklar, paslanmalar, eskimeler, küfler ortaya çıkıyor. Bunları ortadan kaldıran antioksidan dediğimiz temizleyici maddeler var. Antioksidan da en çok meyvelerin kırmızıdan kahverengi ve mora geçtiği süreçte artar. Mesela erik yeşildir. Ama kızarıp mora döndüğü zaman en çok antioksidanı içerir. Kuru ya da taze olması fark etmeksizin bunların tüketilmesine ağırlık vermek lazım.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294">Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
