<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geçirmek | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gecirmek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecirmek</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>geçirmek | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecirmek</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hülya]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bayramda eski yeme düzenine geçiş bilinçli olmalı!</strong></p>
<p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri ve azalan gündüz beslenmesiyle birlikte vücudun farklı bir ritme adapte olduğunu aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramla birlikte eski düzene dönerken ani ve kontrolsüz bir geçiş yapmak yerine, süreci bilinçli yönetmek sindirim sistemi, kilo kontrolü ve genel iyilik hali açısından önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bayramda yeni düzene alışmak için önerilerde bulunan Hülya Yiğit İspiroğlu, “İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim sorunlarına yol açabilir! </strong></p>
<p>Tatlının yasaklanmaması ancak porsiyon yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.” dedi.</p>
<p>Öğün düzeninin adım adım artırılması ve su tüketiminin ihmal edilmemesi konularına değinen<strong> </strong>Hülya Yiğit İspiroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikâyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p>Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını (yaklaşık kilo başına 30–35 ml) karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamak! </strong></p>
<p>Günlerin uzaması ve gün ışığının artmasının, sirkadiyen ritmin yeniden düzenlenmesi için önemli bir fırsat olduğunun da altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de metabolik dengeyi güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Ramazan boyunca azalan gündüz hareketliliğini artırmanın, kilo kontrolü açısından destekleyici olduğunu yineleyen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayram birkaç gün sürer; ancak beslenme alışkanlıkları uzun vadeli sonuçlar doğurur. Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp krizi denildiğinde genellikle göğüs ağrısı akla gelse de her zaman tek belirti olmayabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275">Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kalp krizi denildiğinde genellikle göğüs ağrısı akla gelse de her zaman tek belirti olmayabilir. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, kalp krizinin sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, mide bulantısı gibi göğüs dışı belirtilerle de ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Özellikle kadınlar, yaşlılar ve diyabet hastaları gibi bazı gruplarda bu atipik belirtilerin daha sık görüldüğüne işaret eden Doç. Dr. Yılmaz, bu durumun tanı sürecini zorlaştırabildiğine dikkat çekerek uyarılarda bulundu. </em></p>
<p>Kalp ve damar hastalıkları hem Türkiye’de hem de dünyada yaşam kayıplarına neden olan hastalıkların başında geliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, Türkiye’de her yıl yaklaşık 300 bin kişinin kalp krizi geçirdiğini belirterek, özellikle son yıllarda genç yaşlarda görülen kalp krizi vakalarında artış olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Yılmaz, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Son zamanlarda 30’lu yaşlarda kalp krizi vakalarında artış gözlemliyoruz. Bunun en sık nedenleri arasında hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, erken yaşta sigara ve madde kullanımı ile genetik yatkınlık yer alıyor. </p>
<p><strong>DİYABET HASTALARINDA SESSİZ KALP KRİZİ ÖNEMLİ BİR RİSK!</strong></p>
<p>Kalp krizinin farklı belirtilerle de ortaya çıktığını ve en sık görülen ve hastaların da en çok bildiği belirtinin göğüs ağrısı olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz, bunun yanında hastaların yaklaşık yüzde 20-30’unda kalp krizinin göğüs ağrısı olmadan seyredebileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Yılmaz, “Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, sırt ya da çeneye vuran ağrılar kalp krizinin habercisi olabilir. Özellikle kadınlarda mide bulantısı ve terleme gibi belirtiler öne çıkabiliyor. Diyabet hastalarında ise “sessiz kalp krizi” olarak bilinen, fark edilmeden geçirilen krizler ciddi risk oluşturuyor. Bu hastalar kalp krizi geçirmiş bir şekilde karşımıza geldiği için kalpte artık hasar geri dönüşümsüz olur ve hastalarda kalp yetmezliği gelişir. Sonrasında ritim bozuklukları ya da ani ölüm gibi komplikasyonlarla hastaneye başvuru olabilir” diye konuştu. </p>
<p><strong>GÖĞÜSTEKİ BASKI EFORLA ARTIYORSA DİKKAT!</strong></p>
<p>Son yıllarda 30’lu yaşlarda kalp krizi vakalarındaki artışa işaret eden Doç. Dr. Yılmaz, genç hastalarda da göğüs ağrısı dışı belirtilerin öne çıkabildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti; “Örneğin, eforla artan göğüste baskı hissi, yanma, genellikle mide problemleriyle karıştırılabiliyor. Ancak bu tür şikayetlerin ciddiye alınması gerekir. Bu belirtiler, özellikle risk faktörleri varsa, kalp krizine işaret edebilir. Mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.” </p>
<p><strong>‘KALP KRİZİNİN İLK SAATLERİ ÇOK KRİTİK’</strong></p>
<p>Kalp krizinde ilk saatlerin, hatta dakikaların kritik olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, “Her geçen dakika kalp hasarını artırır. Erken tanı ve hızlı müdahale, kalbin zarar görmesini önleyebilir. Özellikle bu şikayetler ani başladıysa ve hastanın yaşı ve belirli risk faktörleri varsa tabii ki kalp krizi olabilir. Bu nedenle ani başlayan sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya mide bulantısı gibi belirtiler, özellikle diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ya da ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörleri varsa, mutlaka ciddiye alınmalı.” Dedi. </p>
<p><strong>‘ŞİKAYETLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’</strong></p>
<p>Kalp krizinin bilinmeyen işaretlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Yılmaz, erken teşhisin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Özellikle 40 yaş sonrası, diyabet, tansiyon, kolesterol yüksekliği ya da sigara kullanımı gibi risk faktörleri olan kişiler, şikayetleri olmasa bile yıllık kontrollerini ihmal etmemeli. Şikayetlerin göz ardı edilmemesi ve herhangi bir şüphede doktora başvurulması, hayat kurtarıcı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-agrisi-olmadan-da-kalp-krizi-gecirmek-mumkun-547275">Göğüs Ağrısı Olmadan da Kalp Krizi Geçirmek Mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir bayram geçirmek için bu önerilere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-bayram-gecirmek-icin-bu-onerilere-dikkat-541925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 18:25:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önerilere]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paylaşma ve yardımlaşmanın simgesi Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken; sağlıklı bir bayram geçirmek için bazı önlemlerin alınması önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-bayram-gecirmek-icin-bu-onerilere-dikkat-541925">Sağlıklı bir bayram geçirmek için bu önerilere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Paylaşma ve yardımlaşmanın simgesi Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken; sağlıklı bir bayram geçirmek için bazı önlemlerin alınması önem taşıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Dr. Erdal Gündoğan, etin en az 24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesini tavsiye etti. Taze et tüketiminin karın ağrısı, reflü atakları, gaz, karında şişlik ve hazımsızlık gibi sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Dr. Erdal Gündoğan, “Uzun süre ve fazla et tüketimi, uzun dönemde kolesterol yükselmesine, gut ataklarına, karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarına neden olabilir” dedi. Bayram süresince fazla miktarda ve geç saatlere kadar yemek tüketilmemesi gerektiğini belirten Dr. Erdal Gündoğan, gün içerisinde yürüyüş gibi hafif egzersizler yapılmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Erdal Gündoğan, Kurban Bayramı öncesinde taze et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Etler 24 saat dinlendirilmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Taze et tüketiminin erken dönemde sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açabileceği uyarısında bulunan Uzm. Dr. Erdal Gündoğan, “Bu sindirim rahatsızlıkları arasında kabızlık, karın ağrısı ve reflü atakları, gaz, karında şişkinlik ve hazımsızlık sayılabilir.  Bunun nedeni taze et içerisindeki kasların henüz gevşememiş olmasıdır. Etler kesildikten hemen sonra tüketilmemeli, serin bir ortamda en az 24 saat dinlendirilerek et içerisindeki kasların gevşemesi beklenmelidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hijyen kurallarına uyulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dahiliye Uzmanı Dr. Gündoğan, “Etin kesim, saklama ve pişirme süreçlerinde temizliğe önem verilmelidir ve bu aşamalarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi son derece önemlidir. Özellikle çiğ et temasından sonra olmak üzere eller yıkanmalıdır” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Fazla et tüketimi, sağlık sorunlarına yol açabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Fazla et tüketimi ile ilgili uyarıda bulunan Uzm. Dr. Gündoğan, “Uzun süre ve fazla et tüketimi ise uzun dönemde kolesterol yükselmesine, gut ataklarına, karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarına neden olabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Haşlama ve ızgara şeklinde hazırlanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Etin pişirme şeklinin de önemli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Gündoğan, “Etler haşlama şeklinde tüketilmelidir. Fırın ya da ızgara gibi sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Kavurma ya da kızartma gibi yağlı pişirme yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Etin yanında salata, sebze veya tam tahıllı ürünler kullanılarak denge sağlanmalıdır. Porsiyon olarak 100-150 gram civarında günlük ihtiyaca uygun olacak miktarda tüketilmelidir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyabet, hipertansiyon ve kalp hastaları dikkat etmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayramda et tüketiminin yanı sıra geç saatlere kadar düzensiz şekilde öğünler, tatlı ve şeker tüketiminde artışın sağlık sorunları açısından risk oluşturabileceğini belirten Uzm. Dr. Gündoğan, “Bayram günlerinde uygulanan dengesiz ve sağlıksız beslenme modeli, metabolik hastalıklar açısından riskler taşımaktadır.  Diyabet hastalarında kan şekerlerinde oynamaya yol açarak kan şekeri dengesinin bozulması ve kan şekerinde aşırı yükselmelere neden olabilir. Hipertansiyon hastalarında şekerli gıdalar ve tuzlu et ürünleri, kan basıncında yükselmelere yol açabilir. Reflü ve gastrit hastalarında ağır ve düzensiz beslenme, bu hastalıklara bağlı şikayetlerde artışa neden olabilir. Kalp hastalıklarında aşırı yağlı beslenme, ritim problemlerine yol açabilir ve kalp krizi riskini artırabilir. Gut hastalarında özellikle kırmızı et ve sakatat tüketimi, gut atağı riskini artırabilir. Obezite hastalarında kalori alımındaki artış, metabolik dengeleri daha da bozabilir” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı bir bayram geçirmek için…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dahiliye Uzmanı Dr. Erdal Gündoğan, bayramda doğru ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi gereken hasta gruplarını diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kalp hastalığı bulunanlar, mide ve barsak rahatsızlıkları bulunanlar ve yaşlı hastalar olarak sıraladı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu hastaların bayramda dikkat etmesi gerekenlere dikkat çeken Uzm. Dr. Erdal Gündoğan, şu tavsiyelerde bulundu: “Bu hastalar tatlı ve şekerli gıdalardan uzak durmalı; şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih etmeli. Su tüketimini artırmaları ve bol su içmeleri önemli. Et tüketimi sınırlandırılmalı, tercihen az yağlı ve iyi pişmiş etler tüketilmelidir. Bu hastaların bayram süresince ilaçlarını aksatmamaları gerekir.” </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hafif egzersizler yapılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayram süresince fazla miktarda ve geç saatlere kadar yemek tüketilmemesi gerektiğini belirten Dr. Erdal Gündoğan, gün içerisinde yürüyüş gibi hafif egzersizler yapılmasını tavsiye etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-bayram-gecirmek-icin-bu-onerilere-dikkat-541925">Sağlıklı bir bayram geçirmek için bu önerilere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okula hazırlık sürecini keyifli geçirmek için…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okula-hazirlik-surecini-keyifli-gecirmek-icin-401068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 18:38:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[sürecini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku ve beslenme düzeninden ders çalışma ve teknoloji kullanımına dek birçok kuralın esnetildiği yaz tatilinde artık sona yaklaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-hazirlik-surecini-keyifli-gecirmek-icin-401068">Okula hazırlık sürecini keyifli geçirmek için…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku ve beslenme düzeninden ders çalışma ve teknoloji kullanımına dek birçok kuralın esnetildiği yaz tatilinde artık sona yaklaşıldı. Ders zilinin çalmasına sayılı günler kala bazı evlerde tatlı bir heyecan yaşanırken, çocukları okul disiplinine hazırlama çalışmaları bazı aileler için sancılı olabiliyor. Ancak telaşa gerek yok! <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzmanı Psikolog Ecem Hepgüler </strong>çocuğunuzun okula gülümseyerek ve keyifle başlamasına yardımcı olmanın basit ama etkili yolları olduğunu belirterek “Tatilde belli rutinlerimiz değişip kurallara bağlı olmadan gönlümüzce hareket edebildiğimiz için, tatil dönüşleri pekçok kişiyi zorlayan bir süreç olabiliyor. Çocuklar da aynı yetişkinler gibi okula dönüşte değişen rutinlerin sona ermesi nedeniyle duygusal olarak etkilenebiliyorlar. Ancak uyum sürecini zorlanmadan yürütmek mümkün” diyor. </p>
<p>Uyum sürecinin; çocuğun mizacı, yeni durumlarla başa çıkma biçimi, bağlanma biçimleri ve okul ortamı gibi birçok faktöre bağlı olduğunu belirten Uzm. Psikolog Hepgüler sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuz ister anaokuluna yeni başlasın, ister geri dönen bir öğrenci olarak yeni bir sınıfa başlasın, korkularını, kaygılarını ve endişelerini kontrol etmek de dahil olmak üzere, önümüzdeki yıla hem fiziksel hem duygusal olarak hazırlanmak için yapılacak pek çok şey var. Tüm bunlar uyum sürecinin uzunluğunu ve yoğunluk seviyesini etkiler. Bu öneriler hem sizin hem de çocuğunuzun geçiş dönemini daha sorunsuz atlatmasına yardımcı olacaktır.”</p>
<p>Uzman Psikolog Ecem Hepgüler, yaz tatilinin ardından okula uyum sürecini kolaylaştırarak keyifli geçirmenizi sağlayacak 6 ipucu verdi, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Okul hakkındaki duygu ve düşüncelerini sorun</strong></p>
<p>Çocukların okul hakkında akıllarında yer alabilecek soruları düşünün. Neler aynı, neler farklı olacak? ‘Hangi okula gidecek? Orada neler yapacak? Arkadaşları olacak mı? Öğretmeni kim olacak ya da aynı mı kalacak?’ vb.. Bunlar hakkında onlarla iletişim kurmanız yaşadıkları stresi ciddi ölçüde azaltabilir. Uzman Psikololg Hepgüler “Okul ile ilgili belirsizliklerle baş edebilmeleri için detaylı bilgi verilmelidir. Bilinmezlik veya belirsizlik herkeste olduğu gibi çocuklarda da önemli ölçüde kaygı yaratır. Siz konuştukça sorularına cevap bulup duygularını ifade ettikçe kaygıları azalacaktır. Daha da önemlisi, çocuğunuza sizinle konuşabileceği şeyler hakkında bir sınır olmadığını bildirin. Okul dönemi boyunca sohbet etmek için mutlaka zaman ayırın” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Birlikte alışveriş listesi hazırlayın</strong></p>
<p>Çocuğunuz okula yeni başlarken veya devam ederken gergin hissedebilir. Hangisi olursa olsun, okul konusunda heyecanlı olmaları önemlidir. Bu heyecanı oluşturmak için birlikte hazırladığınız bir alışveriş listesi çok işe yarayacaktır. Listeyi birlikte hazırlayıp, birlikte alışveriş yapmak hem işbirliği açısından hem de motivasyon açısından büyük önem taşır. Okul için alınan tüm eşyaları çocuğunuzla birlikte etiketlemeniz önerisinde bulunan Ecem Hepgüler, etiketlemenin; çocuğun eşyasını daha kolay tanımasını ve kaybolma ihtimalini azaltmasını sağlarken, bunu birlikte yapmanın ise okul motivasyonunu artırıcı olacağını söylüyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Teknoloji kullanım süresini güncelleyin </strong></p>
<p>Sürekli bilgisayar, tablet başında olan bir çocuğun zihninin tamamının sanal dünya ile meşgul olması, tatil bittikten sonra ise gerçek dünya ile yüzleşmesi adaptasyon sürecini etkilemektedir. Bilgisayar ya da tablet başında çok durmak, gözlerde bozulma, beden duruşunda bozukluk, elde uyuşukluk, halsizlik, ders başarısında düşüş, kişisel, aile ve okul sorunları, zamanı idare etmede başarısızlık, uyku bozuklukları, yemek yememe, aktivitelerde azalma, sanal arkadaşlar dışında izolasyon gibi pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Okullar açılmadan kullanım süreleri minimuma indirerek kontrollü bir rutin oluştururken, özellikle yatmadan önce kitap okuma/dinleme alışkanlığını günlük rutininin bir parçası haline getirmeye çalışın. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bir rutin oluşturun </strong></p>
<p>Okulların açılmasına en az bir hafta kala uyku ve yemek düzenini gözden geçirip planlayın. Değişim ve geçiş dönemleri çoğumuz için zordur. Yaz aylarında uyku ve dinlenme süreleri değiştiğinden çocuğun yaşına göre gözden geçirilip yeniden ayarlanması gerekir. Özellikle geç yatmaya alışmış çocuklar için gece erken uyumak, sabahları daha enerjik uyanmalarına yardımcı olabilir. Bu süreçte bir çizelge oluşturabilirsiniz, programın somut bir şekilde yazılmış olması işleri daha kolaylaştıracaktır. Örneğin; uyanma, kahvaltı, ders çalışma, teknoloji kullanımı, kitap okuma, diş fırçalama, uyku gibi. Çocuğunuzun size ihtiyacı olması durumunda kişisel işlerinizi düzenleyin.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuğunuzu gelişimsel olarak destekleyin </strong></p>
<p>Uzman Psikolog Ecem Hepgüler “Bir çocuğun okuldaki ilk yılının temel amaçlarından biri, hem kişisel hem de akademik olarak bağımsızlıklarını geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Çocukların yetişkinlere olan bağımlılıklarından pozitif ve kendine güvenen bireyler olma aşamasına geçebilmeleri önemlidir. Okuldaki öğretmenler ve personel, çocuğunuzun öğrenimine erişimde bağımsız olmasını destekleyecektir, ancak çocuğunuz okula başlamadan önce bağımsızlığını desteklemek için buna önce evde siz başlamalısınız. Okula başladıklarında, tuvaleti bağımsız olarak kullanabilmeli, gerekli giysilerini çıkarabilmeli, kişisel hijyenlerini sağlayabilmeli, kendi başlarına yemek yiyebilmelidir” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kendinizi hazırlayın </strong></p>
<p>Okula başlamanın sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de göz korkutucu bir deneyim olabildiğini belirten Uzman Psikolog Ecem Hepgüler şöyle konuşuyor: “Özellikle ilk çocuğunuz okula başlıyorsa onu okula gönderdiğinizde, bir dizi duyguya boğulmuş olabilirsiniz &#8211; gurur, üzüntü, özlem, endişe, mutluluk ve hatta suçluluk. Aklınıza bir sürü soru gelebilir ‘okula uyum sağlayabilecek mi?, Kendini koruyabilecek mi?, Arkadaş edinebilecek mi? Yemeğini yer mi?, Tuvaletini yapabilir mi? Ve daha pek çok soru… Korku ve kaygılarınız oldukça olağan bir durumdur. Ancak kaygılarınızı çocuklarınıza hissettirirseniz, uyum ve adaptasyon süreci her iki taraf için de zorlayıcı olabilir. Zaman içerisinde çocuklarınızı gözlemledikçe rahatlayacağınızdan dolayı stresinizi kontrol altına almaya çalışın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-hazirlik-surecini-keyifli-gecirmek-icin-401068">Okula hazırlık sürecini keyifli geçirmek için…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarını Kilo Almadan Geçirmek İçin 10 Tüyo</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarini-kilo-almadan-gecirmek-icin-10-tuyo-344594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 09:36:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almadan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarını]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[tüyo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında da kilomuzu dengede tutabileceğimize dikkat çeken Medical Park Tokat Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Dyt. Hilal Mutlu Baynıkoğlu, “Yaz aylarında hareketin daha fazla olması, sıcak havalarla birlikte suyun daha fazla tüketilmesi ve gecelerin daha kısa olması sebebiyle herkes kilo verme eğilimindedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarini-kilo-almadan-gecirmek-icin-10-tuyo-344594">Kış Aylarını Kilo Almadan Geçirmek İçin 10 Tüyo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kış aylarında da kilomuzu dengede tutabileceğimize dikkat çeken Medical Park Tokat Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Dyt. Hilal Mutlu Baynıkoğlu, “Yaz aylarında hareketin daha fazla olması, sıcak havalarla birlikte suyun daha fazla tüketilmesi ve gecelerin daha kısa olması sebebiyle herkes kilo verme eğilimindedir. Ancak kışın hareket azlığı, gece atıştırma alışkanlığıyla birer birer gelen kilolara 10 adımda kolayca dur diyebiliriz” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Tokat Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Dyt. Hilal Mutlu Baynıkoğlu, kış aylarında kilo almayı önleyecek bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Kış aylarında da kilomuzu dengede tutabileceğimize değinen Dyt. Hilal Mutlu, Baynıkoğlu, “Yaz aylarında hareketin daha fazla olması, sıcak havalarla birlikte suyun daha fazla tüketilmesi ve gecelerin daha kısa olması sebebiyle herkes kilo verme eğilimindedir. Ancak kışın hareket azlığı, gece atıştırma alışkanlığıyla birer birer gelen kilolara 10 adımda kolayca dur diyebiliriz” diye konuştu.</p>
<p><strong>BU ÖNERİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ</strong></p>
<p>Dyt. Hilal Mutlu Baynıkoğlu, hangi durumlara dikkat edilmesi gerektiğini ve neler yapılabileceğini şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>“Vücudumuz harika çalışan bir makine gibidir. Makinedeki herhangi bir aksaklık sizin kilo almanıza sebep olabilir. İnsülin direnci, tiroidlerin düzgün çalışmaması, vitamin yetersizlikleri kilo vermenizin önündeki en büyük engeldir. Kilo vermeye kara verir vermez kan tahlillerinize baktırmanızda fayda var.</li>
<li>Yapılan araştırmalar günlük uyku süresi ile alınan kalori arasında bir bağ olduğunu gösteriyor. 5 saat ve daha az uyuyan bireylerde normalden daha fazla kalori alımına bağlı olarak kilo artışı gözlemlenmektedir.</li>
<li>Bitki çaylarının mucizelerinden faydalanın. Yeşil çay, beyaz çay, mate çayı gibi metabolizma hızlandıran çayları günlük beslenmenize mutlaka ekleyin. Bu çayları kullanırken dikkat edilmesi gereken şeylerden biri günlük tüketilen doz, ikincisi ise kalp, tansiyon, böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkların ve gebelik durumunun olmamasıdır. Bitki çaylarını kullanmadan önce mutlaka diyetisyeninize ve doktorunuza danışınız.</li>
<li>Peynir, süt, yoğurt, ayran gibi süt ve süt ürünlerini tüketirken light olanları tercih etmek günlük kalori alımınızın azalmasına yardımcı olur. </li>
<li>Yumurta tüketimi ile beraber tokluk sürenizi artırabilirsiniz. Mucize besin, anne sütünden sonraki en kaliteli proteindir. Güne yumurta ile başlamak 36 saat tok kalmanıza yardımcı olur. Burada dikkat edilmesi gereken konu ise yumurtayı yağda pişirmemektir. Haşlanmış veya omlet/menemen şeklinde tercih edilebilir.</li>
<li>Yemeklerinize lezzet katabilirsiniz. Yemekleri yaparken pul biber, kırmızıbiber, kekik, kör, kimyon, zerdeçal eklemek hem tuz tüketiminizi azaltır hem de metabolizmanızı ateşler.</li>
<li>Günlük hayatınızda suya mazeret bulmamalısınız. Kilo kaybınıza en büyük destekçi günlük içmeniz gereken sudur. Sabah kalkınca 2 bardak su içmek, öğünlerden önce 1 bardak su içmek, banyoya girmeden 1 bardak su içmek hem iştahınızı baskılar, hem de metabolizmanızı hızlandırır. Günlük 2-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. </li>
<li>Sporu dönem dönem yapılan bir aktivite olarak görmeyin ve düzenli hale getirin. Önce daha ulaşılabilir hedeflerle başlayıp, her hafta hedeflerinizi yapabileceğiniz ölçülerde artırın. Yapacağınız sporu kesinlikle öğünlerden hemen sonra yapmayın, en az 1.5 saat geçmesine dikkat edin.</li>
<li>Yemeklerinizi yavaş yiyor musunuz, yoksa masadan en çabuk kalkan siz misiniz? Beyne tokluk hissinin 20. dakikada gittiğini unutmayın, yemeklerinizi mutlaka yavaş yavaş yiyin, bir lokmayı 15-20 dakika çiğnemeye özen gösterin.</li>
<li>Her öğünde masada çiğ sebze olmasına özen gösterin. Mevsiminde tüketilen sebzeler hem günlük almanız gereken lif içeriğini sağlar hem de daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur.”</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarini-kilo-almadan-gecirmek-icin-10-tuyo-344594">Kış Aylarını Kilo Almadan Geçirmek İçin 10 Tüyo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
