<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geçirenlerde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gecirenlerde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecirenlerde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Aug 2025 12:29:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>geçirenlerde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gecirenlerde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Obezite Ameliyatı Geçirenlerde Revizyon Cerrahisi Girişimi Yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-gecirenlerde-revizyon-cerrahisi-girisimi-yayginlasiyor-560769</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[geçirenlerde]]></category>
		<category><![CDATA[girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[revizyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde obezite cerrahisinin sıklığı artarken bu ameliyatları takiben ikinci bir cerrahi girişime, yani revizyonel bariatrik cerrahiye duyulan ihtiyaç da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-gecirenlerde-revizyon-cerrahisi-girisimi-yayginlasiyor-560769">Obezite Ameliyatı Geçirenlerde Revizyon Cerrahisi Girişimi Yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde obezite cerrahisinin sıklığı artarken bu ameliyatları takiben ikinci bir cerrahi girişime, yani revizyonel bariatrik cerrahiye duyulan ihtiyaç da artıyor. Son yıllarda bu alandaki ihtiyaç ve dolayısıyla artışa işaret eden Genel Cerrahi, Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Anıl Ergin, “Obezite cerrahisinden sonra yeniden kilo alan hastalar farklı nedenlerle revizyonel cerrahi geçirmek zorunda kalabiliyor. Revizyon gereksinimi duyan hastaların oranın bazı çalışmalarda yüzde 60’a kadar çıkabildiği görülüyor” dedi.</em></p>
<p>Revizyonel bariatrik cerrahiyi, “ilk obezite ameliyatından sonra herhangi bir nedenle tekrar ameliyat yapılması durumu” olarak tanımlayan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi, Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Anıl Ergin, bu müdahalelerin en sık nedeninin yeniden kilo alımı – diğer adıyla &#8220;regain&#8221; – olduğunu söyledi. Bunun yanında, reflü, ameliyat sonrası komplikasyonlar, mide darlığı, kaçak, apse gibi sorunların da yeniden cerrahiyi gündeme getirdiğini anlattı. </p>
<p><strong>REVİZYON İHTİYACI YÜZDE 5 İLE YÜZDE 60 ARASINDA DEĞİŞİYOR</strong></p>
<p>Revizyonel cerrahi gereksiniminin hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini dolayısıyla çeşitlilik gösterdiğini aktaran Doç. Dr. Ergin, sözlerine şöyle devam etti: “Literatür çalışmaları bu oranın yüzde 5 ila 20 arasında değiştiğini gösterse de bazı çalışmalarda bu oranın yüzde 60’a kadar çıkabildiğini görüyoruz. Bu farklılığın altında yatan nedenler arasında yanlış hasta seçimi, uygun olmayan ameliyat tekniği ve ameliyat sonrası takip eksikliği önemli rol oynuyor. Ancak sistemi düzgün bir şekilde uygulayan, tekniği doğru kullanan ve ameliyat sonrası hasta takibini iyi yapan kliniklerde revizyonel cerrahiye ihtiyaç duyulma oranı çok düşük seviyelerde, yüzde 5–10 civarında seyrediyor. Bu nedenle bu kriterler bizim için son derece önemli.” </p>
<p><strong>OBEZİTE CERRAHİSİNDE ARTIŞ REVİZYONLARI DA GÜNDEME GETİRDİ </strong></p>
<p>Obezite cerrahisinde primer vaka sayısının artmasının revizyonel cerrahi prosedürleri de gündeme getirdiğini söyleyen Doç. Dr. Ergin, “2013 yılında Türkiye’de yılda 3-4 bin civarında olan obezite ameliyatı sayısı, günümüzde 50 binin üzerine çıktı. Bu, gerçekten çok büyük bir artış. Dünya genelinde geçen yıl 500 binin üzerinde bariatrik cerrahi yapıldı. Bu sayı, aslında cerrahiye ihtiyaç duyan hastaların yalnızca yüzde 1’ini temsil ediyor. Ancak ameliyat sayısı arttıkça, doğal olarak revizyon gereksinimi de yükseliyor” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>REFLÜ, KOMPLİKASYONLAR, YETERSİZ KİLO VERİMİ&#8230;</strong></p>
<p>Yeniden kilo alımının dışında reflü şikâyetlerinin de özellikle tüp mide ameliyatından sonra sık görülen şikayetler olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Ergin, “Dolayısıyla revizyonel cerrahinin nedenlerinden biri haline geliyor. Ayrıca ilk ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar – örneğin kaçak, daralma, apse – revizyonel cerrahi prosedürlerin gereksinimini ortaya çıkartıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“REVİZYON AMELİYATLARI CİDDİ HASTALIKLARIN ÖNLENMESİ İÇİN KRİTİK OLABİLİYOR”</strong></p>
<p>Revizyonel bariatrik cerrahinin sadece kilo kontrolü için değil, aynı zamanda ciddi hastalıkların önlenmesi için de önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Ergin, “Örneğin reflü, sadece yaşam kalitesini düşüren bir sorun değil; mide anatomisine zarar verebilen ve hatta yemek borusu kanserine yol açabilen bir durum. Bu nedenle cerrahi düzeltmelerin yapılması hastanın yaşam kalitesi için de kritik öneme sahip” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Ergin sözlerine şöyle devam etti: “Bunun yanında ilk ameliyata bağlı gelişen komplikasyonlar, darlık, kaçak, apse bu tarz komplikasyonların toparlanması da hayati olacağı için revizyonel prosedürlere ihtiyaç olacaktır. Bunun yanında kilo verimi sonrası, örneğin şeker hastalığından kurtulmuş bir hastanın sonrasında geri kilo alımına bağlı kronik hastalıkları geri gelebilir. Dolayısıyla hastalıkla mücadele için revizyon prosedürleri düşünülebilir.</p>
<p><strong>“HER HASTAYA TÜP MİDE OLMAZ”</strong></p>
<p>Obezite cerrahisi söz konusu olduğunda genellikle tüp mide ameliyatı öne çıksa da, her hastaya bu yöntemin uygun olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ergin, “Doğru hastaya, doğru cerrahi yöntem uygulanmalı. Aksi halde yeniden ameliyat kaçınılmaz olabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“RNY GASTRİK BYPASS ÖNE ÇIKIYOR”</strong></p>
<p>Revizyonel cerrahilerde dünya genelinde de en sık tercih edilen yöntemin RNY Gastrik bypass olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Ergin, Bunun yanı sıra, tüp mide, SADI (Single Anastomosis Duodenoileal Bypass) ve klasik Duodenal Switch gibi teknikler de hasta özelinde uygulanabiliyor. Sonuçta çok çeşitli vaka ve prosedürler var. Önemli olan doğru hastaya doğru yöntemin uygulanması.”<strong> </strong></p>
<p><strong>BAZI HASTALAR İKİNCİ HATTA ÜÇÜNCÜ KEZ AMELİYAT OLMAK ZORUNDA KALABİLİYOR!</strong></p>
<p>Revizyon cerrahisinin tek seferlik bir müdahale olmadığına da dikkat çeken Doç. Dr. Ergin, “Bazı hastalar ikinci, hatta üçüncü kez ameliyat olmak zorunda kalabiliyor. Çünkü ilk ameliyat sonrası yapılan revizyon da komplikasyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle revizyon vakaları, primer vakalara kıyasla daha riskli olabilir. Buradaki kilit nokta; hastanın öncesinde çok iyi değerlendirilmesi, uygun tekniğin uygun şekilde yapılması ve ameliyat sonrası klinik izleminin gerektiği şekilde uygulanmasıdır. Bunlar yapıldığı takdirde revizyon ihtimali düşecektir.” dedi.</p>
<p><strong>“ÖMÜR BOYU TAKİP ŞART”</strong></p>
<p>Revizyon ihtiyacını azaltmanın en önemli yolunun, hastanın ameliyat öncesi ve sonrası süreçte iyi değerlendirilmesi ve sürekli takip edilmesi olduğunun altını çizen Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Anıl Ergin, sözlerini şöyle tamamladı: “Ameliyattan sonra ömür boyu takip bizim için her şeyden önemli. Çünkü revizyon oranlarını düşürmek ve hastanın ilk ameliyattan yeterli faydayı görmesini sağlamak istiyorsak mutlaka bu hastayı yaşam boyu takip etmek zorundayız. Bunun yanında kilo kontrolü, diyet uyumu, egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli endoskopik kontrollerle hastaların geri kilo almasını engellemek mümkün. Ancak bu süreçte hem hasta hem hekim birlikte sorumluluk almalı.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-gecirenlerde-revizyon-cerrahisi-girisimi-yayginlasiyor-560769">Obezite Ameliyatı Geçirenlerde Revizyon Cerrahisi Girişimi Yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Covid Geçirenlerde Görülen Kalça Ağrısı İhmal Edilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/covid-gecirenlerde-gorulen-kalca-agrisi-ihmal-edilmemeli-393148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 09:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[edilmemeli]]></category>
		<category><![CDATA[geçirenlerde]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs enfeksiyonunun tedavisi sonrasında farklı rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-gecirenlerde-gorulen-kalca-agrisi-ihmal-edilmemeli-393148">Covid Geçirenlerde Görülen Kalça Ağrısı İhmal Edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs enfeksiyonunun tedavisi sonrasında farklı rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Bu rahatsızlıklardan birini de kalça kemiğinde kanlanma bozukluğu olarak bilinen femur başı avasküler nekrozu oluşturuyor. Kalçada ağrı ile belirti veren avasküler nekrozun görülme sıklığının, özellikle Covid- 19 tedavisi sonrasında kortizol kullanımına bağlı olarak artış gösterdiği görülüyor.  Erken teşhisin önem taşıdığı bu rahatsızlıkta tedavi ise hastalığın evresine göre farklılaşabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Özsoy, kalça kemiğinde kanlanma bozukluğu ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kalça kemiğinin kanlanma bozukluğuna bağlı olarak oluşur</strong></p>
<p>Femur başı avasküler nekrozu ya da diğer adı ile femur başı aseptik nekrozu, kalça kemiğinin kanlanma bozukluğuna bağlı oluşan bir hastalıktır. Kırık ve çıkıklar gibi travma sonucu ortaya çıkabilen bu hastalığın diğer sebepleri arasında kortizon kullanımı, aşırı alkol tüketimi, bazı pıhtılaşma bozuklukları ve romatizmal hastalıklar da bulunmaktadır. Genel olarak bu hastalık erkeklerde daha sık görülmektedir. </p>
<p><strong>Pandemi sonrası avasküler nekrozun görülme sıklığı arttı</strong></p>
<p>Kortizonun (steroid) Covid-19 gibi ciddi hastalıklarda hayat kurtarmakla birlikte ne yazık ki pek çok yan etkisi bulunmaktadır. Femur başı avasküler nekrozu, steroidlerin uzun süreli kullanımı sonucu görülen önemli yan etkilerden birini oluşturmaktadır. Covid-19 enfeksiyonu sebebiyle hastanede tedavi gören KOAH, astım ve akut solunum sıkıntısı yaşayan hastalara uygulanan kortizon tedavisi sebebiyle oluşan kalça kemiğinde kanlanma bozukluğunun izlenme sıklığının ise özellikle pandemi sonrası arttığı gözlemlenmektedir.  </p>
<p><strong>Covid -19 sonrası ortaya çıkan kalça ağrıları ciddiye alınmalı</strong></p>
<p>Femur başı avasküler nekrozunda uyluk kemiğinin baş kısmının dolaşımının bozulmasına bağlı olarak kemik içinde basınç artışı, ödem ve hücre ölümü görülür. Bu hastalık yavaşça gelişen kalça ağrısı ile ortaya çıkmaktadır. Hastaların çoğunlukla şikayeti yürümek ve hareketle artan kasık içinde ağrı olmaktadır. Bu ağrı uyluğun iç kısmına yayılabilir ve genellikle istirahat ile azalır. Hastalar kalçanın ileri derece hareketini gerektiren ayakkabı bağcığını bağlama, ayak tırnağını kesme gibi aktiviteleri yapmakta zorlanır. Özellikle Covid -19’dan sonra gelişen kalça ağrıları, avaskuler nekrozun gözden kaçırılmaması açısından ciddiye alınmalıdır. </p>
<p><strong>Erken teşhis tedavide önem taşır</strong></p>
<p>Muayene sırasında kalça eklem hareketinde kısıtlılık ve hareketle gelen ağrı en önde gelen bulgulardır. Erken teşhis bu hastalığın tedavisinde önemlidir. Teşhis için muayenenin yanında kalça Röntgen grafileri ve kalça MR’ı gereklidir. Özellikle MR görüntüleri femur başı içindeki ödemi, doku ölümünü (nekroz), kıkırdak altındaki kırığı ve kemik yüzeyindeki çökmeyi net olarak gösterir. Diğer yandan bazı kan testleri de (romatizmal testler, pıhtılaşma testleri, kan yağ seviyeleri)  yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Hastalığın evresi tedaviyi şekillendirir</strong></p>
<p>Femur başı avasküler nekrozu tedavisinde hastalığın evresi ve radyolojik olarak çökmenin olup olmaması tedaviyi şekillendirir.   Çökmenin olmadığı ve nekrozun (doku ölümü) az olduğu durumlarda cerrahiye ek olarak bazı tedaviler yapılabilir. Kan yağ seviyesini düzenleyen ilaçlar (statinler), bazı kemik erimesi ilaçları (bisfosfonatlar), kan sulandırıcı ilaçlar ve damar açıcı bazı ilaçlar (iloprost) kullanılabilir. Koltuk değneği kullanılarak kalçanın yükünün azaltılması önemlidir. Diğer yandan femur başındaki oksijen miktarını artırıp iyileşmeyi hızlandırıcı hiperbarik oksijen tedavisi denenebilir. Ama cerrahi tedavi erken dönemde baştaki ödemin azaltılıp kan dolaşımının artırılmasında önemli yer tutar.</p>
<p><strong>Cerrahi ile bölgede basınç azaltılırken, kanlanma artırılır </strong></p>
<p>Femur başı avasküler nekrozunun erken döneminde yani baş kısmında çökmenin olmadığı ve nekrozun küçük olduğu durumlarda kor dekompresyon (core decompression) ya da diğer adıyla foraj denilen ameliyat yapılabilir. Burada amaç femur baş ve boyun içine delikler açarak artmış basıncın azaltılması ve kanlanmanın artırılmasıdır. Bu sırada açılan deliklerin içine kök hücre ve taze kemik parçalarının (kemik grefti) eklenmesi başarıyı artırır. Bu cerrahi yöntemin başarı oranı yüzde 60-70 civarındadır. Ameliyat sonrasında 4-6 hafta boyunca koltuk değneği kullanılarak kalça üzerine verilen yükün azaltılması gereklidir.</p>
<p><strong>İleri evre hastalara total kalça protezi takılıyor</strong></p>
<p>Hastalığın daha ileri evrelerinde yani başta radyolojik olarak çökme varsa ve nekroz alanı çok genişse, asetabulum denilen kalçanın çatı kısmında da hastalık mevcutsa total kalça protezi en uygun tedavi olmaktadır. Ameliyat sonrasında erken dönemde hasta bacağına yük verebilir ve fizik tedavi başlanabilir.</p>
<p>Bazı hastalarda çökme olmasına rağmen ağrı hastanın hayatını kısıtlayacak seviyede değilse fizik tedavi ile kalça çevresi kaslar güçlendirilip takip edilebilir. Kilo vererek kalçaya binen yükü azaltma burada önem taşımaktadır. Takipte ağrıda artma olursa total kalça protezi yapılabilir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-gecirenlerde-gorulen-kalca-agrisi-ihmal-edilmemeli-393148">Covid Geçirenlerde Görülen Kalça Ağrısı İhmal Edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
