<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fizyoterapi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/fizyoterapi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fizyoterapi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 08:43:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>fizyoterapi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fizyoterapi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gonca&#8217;da atılan ilk adım, minik Demir&#8217;e umut oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncada-atilan-ilk-adim-minik-demire-umut-oldu-612749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[aileler]]></category>
		<category><![CDATA[atılan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[minik]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin özel bireyler için hayata geçirdiği Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerinin hayatına dokunan çalışmalarıyla umut olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncada-atilan-ilk-adim-minik-demire-umut-oldu-612749">Gonca&#8217;da atılan ilk adım, minik Demir&#8217;e umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin özel bireyler için hayata geçirdiği Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerinin hayatına dokunan çalışmalarıyla umut olmaya devam ediyor. Merkezde yürütülen fizyoterapi ve duyu bütünleme eğitimlerine tabi tutulan 3 yaşındaki Demir Bozoğlu, attığı her adımla hem ailesini hem de eğitmenlerini gururlandırıyor.</p>
<p><b>EPİLEPSİYLE BAŞLAYAN ZORLU SÜREÇ</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde sunduğu hizmetlerle hem özel gereksinimli bireylerin hem de ailelerinin hayatına dokunmayı sürdürüyor. Merkezden faydalanan Demir Bozoğlu’nun annesi Necla Bozoğlu, oğlunun 1 yaşındayken aniden geçirdiği epilepsi nöbetiyle hayatlarının tamamen değiştiğini belirterek, “Atağın ardından Demir’de yürüyememe ve başını dik tutamama gibi ciddi fiziksel sorunlar ortaya çıktı” dedi. Süreç içerisinde otizm tanısı da alan Demir için erken müdahalenin önemini fark eden aile, yoğun bir eğitim sürecine başladı. Bu süreçte destek aldıkları önemli merkezlerden biri de Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi oldu.</p>
<p><b>FİZYOTERAPİYLE GELEN UMUT</b><br />Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde sürdürülen fizyoterapi çalışmaları Demir’in gelişiminde belirleyici rol oynadı. Uzman fizyoterapistler eşliğinde yapılan yürüyüş eğitimi, denge çalışmaları ve kas kuvvetlendirmeye yönelik uygulamalar sayesinde Demir, Gonca’ya başladıktan tam 2 ay sonra yürümeye başladı. Henüz tam bağımsız olmasa da bu gelişme ailesi için büyük dönüm noktası oldu. Fizyoterapi ekibi, Demir’in artrogripozis tanısı doğrultusunda hazırlanan bireysel programlarla motor becerilerini güçlendirmeyi ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını artırmayı hedefliyor. Düzenli ve hedefe yönelik çalışmalar sonucunda Demir’in motor gelişiminde gözle görülür ilerlemeler kaydediliyor.</p>
<p><b>“DERSLERDEN ŞEN ŞAKRAK ÇIKIYOR”</b><br />Fizyoterapi sürecini destekleyen duyu bütünleme seanslarında ise Demir’in özellikle dokunsal hassasiyetleri ele alındı. Seanslarda köpükle oyunlar, farklı dokulara kademeli temas, duyusal masajlar, parkur ve denge oyunları, el-göz koordinasyonunu destekleyen top aktiviteleri yer aldı. Bu çalışmalar Demir’in hem fiziksel farkındalığını hem de denge ve motor planlama becerilerini güçlendirdi. Anne Bozoğlu, “İlk zamanlar derslere ağlayarak gidiyorduk. Şimdi ise hangi hocaya gideceğini biliyor, derslerden şen şakrak çıkıyor. Fizyoterapiyle oğlumun bedenine güveni arttı. İki ay sonra yürümeye başlaması bizim için mucizeydi.” diye konuştu.</p>
<p><b>GONCA, AİLELERE DE DESTEK OLUYOR</b><br />Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, yalnızca çocukların gelişimine değil, ailelerin ruhsal dayanıklılığına da katkı sunuyor. Veliler her hafta bir araya gelerek dayanışma ve paylaşım ortamı oluşturuyor. “Burada kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Ortak dertleri olan aileler olarak birbirimize destek oluyoruz. Burası bana terapi gibi geliyor.” diyen Necla Bozoğlu, merkezin aileler için de güvenli bir alan sunduğunu vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncada-atilan-ilk-adim-minik-demire-umut-oldu-612749">Gonca&#8217;da atılan ilk adım, minik Demir&#8217;e umut oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergonomi ve egzersiz, çay işçilerinin sağlığını güçlendiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergonomi-ve-egzersiz-cay-iscilerinin-sagligini-guclendiriyor-607234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 09:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[ergonomi]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin’in danışmanlığında, fizyoterapist İlayda Gür tarafından Rize’de yürütülen tez çalışmasında, çay işçilerine 12 hafta boyunca uygulanan bütüncül müdahalenin etkileri incelendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergonomi-ve-egzersiz-cay-iscilerinin-sagligini-guclendiriyor-607234">Ergonomi ve egzersiz, çay işçilerinin sağlığını güçlendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin’in danışmanlığında, fizyoterapist İlayda Gür tarafından Rize’de yürütülen tez çalışmasında, çay işçilerine 12 hafta boyunca uygulanan bütüncül müdahalenin etkileri incelendi.</p>
<p><strong>Fiziksel yük çok fazla, ağrılar kaçınılmaz hale geliyor</strong></p>
<p>Araştırma kapsamında Rize’de çay tarımında aktif olarak çalışan 60 işçi değerlendirildi. Çalışmada, çay toplama işinin uzun süre ayakta kalmayı, eğilerek çalışmayı ve tekrarlayıcı el-kol hareketlerini gerektirdiğine dikkat çekildi. İşçilerin topladıkları çayları omuz ve sırtlarında taşımasının ise özellikle boyun, bel, sırt ve omuz bölgelerinde yoğun ağrılara yol açtığı belirlendi.</p>
<p>Katılımcıların büyük çoğunluğunun, çalışmaya başlamadan önce özellikle boyun ve bel bölgesinde kas-iskelet sistemi ağrılarından yakındığı tespit edildi.</p>
<p><strong>Egzersiz eklenen grupta çarpıcı sonuçlar</strong></p>
<p>Araştırmada tüm işçilere ergonomi eğitimi verilirken, bir gruba buna ek olarak haftada üç gün, 40–50 dakikalık seanslardan oluşan egzersiz programı uygulandı. Program; esneme, kas güçlendirme, denge ve postür egzersizlerinden oluştu.</p>
<p>12 haftanın sonunda elde edilen sonuçlar dikkat çekiciydi. Ergonomi eğitimiyle birlikte egzersiz yapan grupta; tüm vücut bölgelerinde ağrı düzeylerinin anlamlı biçimde azaldığı, uyku kalitesinin belirgin şekilde iyileştiği, el, kol ve omuz fonksiyonlarında kayda değer gelişme sağlandığı belirlendi.</p>
<p>Sadece ergonomi eğitimi alan grupta ise omuz ve bel ağrılarında sınırlı bir iyileşme gözlemlendi.</p>
<p><strong>Bütüncül yaklaşım işçinin sağlığını da verimini de artırıyor</strong></p>
<p>Çalışmanın danışmanı Doç. Dr. Ömer Şevgin, elde edilen bulguların çay işçilerinin sağlığında bütüncül yaklaşımların ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Çay tarımı son derece yoğun fiziki çaba gerektiren bir alan. Sadece ergonomik düzenlemeler ya da sadece egzersiz yeterli olmuyor. Egzersiz ve doğru çalışma alışkanlıklarının birlikte verilmesi hem işçinin sağlığını koruyor hem de iş verimini artırıyor.”</p>
<p>Doç. Dr. Şevgin ayrıca, Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nda yürütülen çalışmaların, toplumsal problemlere pratik, uygulanabilir ve etkili çözümler üretmeyi hedeflediğini, bilimin hayatla temas eden yönünü güçlendirdiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Koruyucu programlar kurumsal hale getirilmeli</strong></p>
<p>Araştırmayı yürüten fizyoterapist İlayda Gür ise çay işçilerinde kas-iskelet sistemi ağrılarının oldukça yaygın olmasına rağmen, bu alanda çözüm odaklı uygulamaların sınırlı olduğuna dikkat çekerek, “Çay işçileri ağrıyla çalışmayı neredeyse normal kabul ediyor. Oysa düzenli ergonomi eğitimi, koruyucu egzersiz programları ve fizyoterapist desteği kurumsal düzeyde sağlanabilir. Bu çalışma, bu tür müdahalelerin ne kadar etkili olabileceğini açıkça gösteriyor.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergonomi-ve-egzersiz-cay-iscilerinin-sagligini-guclendiriyor-607234">Ergonomi ve egzersiz, çay işçilerinin sağlığını güçlendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekstil işçilerindeki boyun ağrısına bilimsel çözüm!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekstil-iscilerindeki-boyun-agrisina-bilimsel-cozum-602213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 07:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçilerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin’in danışmanlığında Uzman Fizyoterapist Hilal Atasoy tarafından yürütülen tez çalışmasında; egzersiz, manuel terapi ve ergonomi eğitiminden oluşan 12 haftalık “üçlü müdahale programının”, tekstil işçilerinin ağrı düzeyleri ve yaşam kalitesi üzerinde belirgin iyileşmeler sağladığı belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-iscilerindeki-boyun-agrisina-bilimsel-cozum-602213">Tekstil işçilerindeki boyun ağrısına bilimsel çözüm!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin’in danışmanlığında Uzman Fizyoterapist Hilal Atasoy tarafından yürütülen tez çalışmasında; egzersiz, manuel terapi ve ergonomi eğitiminden oluşan 12 haftalık “üçlü müdahale programının”, tekstil işçilerinin ağrı düzeyleri ve yaşam kalitesi üzerinde belirgin iyileşmeler sağladığı belirlendi.</p>
<p><strong>Ağrı azaldı, uyku ve enerji geri geldi</strong></p>
<p>Araştırmaya Van’daki bir tekstil fabrikasında çalışan 60 işçi katıldı. Çalışanlar iki gruba ayrıldı. Tüm katılımcılara ergonomi eğitimi verilirken, deney grubuna ek olarak fizyoterapist eşliğinde düzenli boyun egzersizleri ve manuel terapi uygulandı.</p>
<p>12 haftalık programın sonunda; Boyun ağrısının belirgin şekilde azaldığı, uyku kalitesinin yükseldiği, gün içi yorgunluk hissinin büyük ölçüde gerilediği, duruş farkındalığı ve beden kontrolünün arttığı gözlemlendi.</p>
<p><strong>“Ağrı, tekstil işçisinin makûs talihi olmak zorunda değil”</strong></p>
<p>Çalışmanın bulgularını değerlendiren Doç. Dr. Ömer Şevgin, tekstil sektöründe ağrının normalleştirildiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Tekstil işçilerinde boyun ağrısı o kadar yaygın ki, pek çok çalışan bunu mesleğin kaçınılmaz bir sonucu olarak görüyor. Oysa çalışmamız açıkça gösterdi ki; doğru egzersiz programı ve manuel terapi desteğiyle bu ağrılar büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. Ağrı, tekstil işçisinin makûs talihi olmak zorunda değil.”</p>
<p>Doç. Dr. Şevgin, çalışan sağlığının üretim kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizerek, “Çalışan sağlığı, üretimin kalitesini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler. Bilimsel olarak etkisi kanıtlanmış bu tür programların yaygınlaşması hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük bir kazançtır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Sadece fiziksel değil, psikolojik yük de hafifledi”</strong></p>
<p>Araştırmanın yürütücüsü Uzman Fizyoterapist Hilal Atasoy ise özellikle uyku kalitesindeki iyileşmenin önemine dikkat çekerek, “Boyun ağrısı yalnızca fiziksel bir problem değil. Uykuyu bozuyor, yorgunluğu artırıyor, çalışanların iş performansını ve moralini düşürüyor. Üçlü müdahale programı uygulanan grupta uyku kalitesinin hızla yükseldiğini gördük. Bu değişim, kişinin tüm yaşamını olumlu etkiliyor.” dedi.</p>
<p>Atasoy, programın çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik yükünü azalttığını belirtti.</p>
<p><strong>“Bu programı işyerlerine entegre etmek hem kolay hem ekonomik.”</strong></p>
<p>İşverenlerin de bu programdan kazanç sağlayacağını vurgulayan Atasoy, “Egzersiz ekipmansız, ergonomi eğitimi kısa süreli, manuel terapi ise düzenli aralıklarla uygulanabiliyor. Yani maliyeti düşük ama etkisi çok yüksek bir programdan bahsediyoruz. Daha az hastalık izni, daha az iş gücü kaybı ve daha iyi çalışan memnuniyeti sağlıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tekstil sektöründe yeni bir dönem mümkün</strong></p>
<p>Atasoy, tekstil sektöründe çalışma koşulları kaçınılmaz olarak kas-iskelet sistemi hastalıklarına yol açmak zorunda olmadığına işaret ederek, doğru ergonomik düzenlemeler ve fizyoterapi destekli programlarla çalışanların yaşam kalitesi artırılabileceğini, bu üçlü yaklaşımın yalnızca tekstil sektöründe değil; tekrarlayıcı hareket gerektiren tüm iş kollarında uygulanabileceğini belirtti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-iscilerindeki-boyun-agrisina-bilimsel-cozum-602213">Tekstil işçilerindeki boyun ağrısına bilimsel çözüm!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 15:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[havalar]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri.” dedi.</b></p>
<p><b>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” dedi.</b></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Artrit, eklemlerin düşmanı</b></p>
<p>Artritin, eklemleri etkileyen ve zamanla kaslarda güçsüzlük ile hareketsizliğe yol açan bir hastalık grubu olduğunu belirten Doç. Dr. Şevgin, “Ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı en sık görülen belirtilerindendir. Artrit grubu hastalıkları kişinin yaşam kalitesini etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerinin sınırlandırmaktadır. En sık görülen türleri osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p><b>Yaşam tarzı en büyük belirleyici</b></p>
<p>Hastalıkların ortaya çıkmasında birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şevgin, “Genetik geçişli olan hastalar olabildiği gibi yaşa bağlı olarak da vücutta ortaya çıkan aşırı ve zorlayıcı kullanım ile gelişen eklem harabiyeti de olabilmektedir. Özellikle osteoartrit yaşa bağlı olarak gelişen bir artrit çeşididir. Yaşam tarzı bu hastalığın oluşmasında tabi ki önem arz ediyor. Eklemlerimize aşırı yük bindirmek ve sürekli tekrarlı zorlayıcı hareketlerde bulunmak zamanla eklem yüzeylerinin aşınmasına sebep olacak ve geri dönüşümsüz bir süreci tetikleyecektir. Örnek verecek olursak; sürekli ağır poşet taşımak, 2 el ile yapabileceğimiz işleri tek elle yapmaya çalışmak, çalışma aralarında molalar vermemek, kilomuzun normal sınırların üzerinde olması (kilolu, obez gibi), ev veya çalışma ortamında ergonomik bir dizaynın olmaması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Hareketsizlik artriti körüklüyor</b></p>
<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘İşleyen demir pas tutmaz’ ve ‘Nerde hareket orada bereket’ atasözleri aslında tüm durumu özetliyor. Son zamanlarda teknolojinin de vermiş olduğu rahatlık ile hareketsiz yaşam oldukça artmış vaziyette. Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri. Kilo artışı, eklemlerde sertlik, kaslarda kullanmamaya bağlı gelişen güçsüzlük artrit oluşma riskini arttırır. Var olan durumunda ilerlemesine sebep olur.”</p>
<p><b>Kadınlarda daha yaygın</b></p>
<p>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Artritlerin görülme oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazladır. Bunun en önemli sebeplerinden biri hormon farklılıkları diyebiliriz. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit tedavisinde fizyoterapi hemen başlanmalı  </b></p>
<p>Artrit tedavisinde fizik tedavinin önemine değinen Doç. Dr. Şevgin, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artrit tedavisinde fizyoterapiye 3 önemli aşamada yer verebiliriz. Koruyucu fizyoterapi uygulamaları, tedavi edici uygulamalar ve hastalık ilerlemesini durduran yaşam tarzı değişiklikleri ile hasta eğitimi aşamaları genel fizyoterapinin yönetimini oluşturuyor. Kişi artrit hastası olmadan önce hareketli yaşam tarzının topluma aşılanması, çeşitli aktiviteler ve etkinliklerle düzenli egzersiz, postür farkındalığı ve ergonomik düzenlemelerin (evde, işte) okul çağından itibaren gençlerimize öğretilmesi koruyucu fizyoterapi uygulamaları olarak verilebilir. Tedavi edici uygulamalarda artrit tanısı konduktan sonra hemen akut yani ilk 3 aylık periyotta fizyoterapiye başlanmalıdır.”</p>
<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bu hastalarda sıkça tercih edilen ve sonuçları gayet olumlu olan bir yöntem olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şevgin, “Fizyoterapi eklemlerdeki deformasyonlarını geçiremez ama bu deformasyonun ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir. Bunu da ağrıyı, şişliği azaltarak ve eklemde hareketlenmeyi arttırarak sağlar.” dedi.</p>
<p><b>Artrit hastaları için uygun egzersiz türleri hangileri?</b></p>
<p>Artrit hastaları için en uygun egzersizlerin ekleme yük bindirmeyen ve özellikle kişinin kendi vücut ağırlığı ile yaptığı kalistenik denilen egzersizleri örnek veren Doç. Dr. Şevgin, “Aynı zamanda imkan var ise su içinde yapılan egzersizler de yine artrit hastaları tarafından tolere edilebilecek egzersizlerdir. Esneme ve germe egzersizleri ile aerobik egzersizlerde yine önerilebilir. Egzersiz bir tedavi yöntemidir aslında sayısı, sıklığı, süresi ve çeşidi vardır; bu yüzden egzersiz yapılacaksa muhakkak bir fizyoterapistten bilgi alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><b>Soğuk hava ağrıyı artırabilir</b></p>
<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastaların şikayetlerinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bunun sebebi olarak tam bilimsel bir açıklama olmasa da bazı güçlü varsayımlar mevcut. Soğuk havalarda eklemlerdeki sertliklerin artması, nemli havalarda hava basıncının ekleme etki etmesi. Gün ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini ve iltihap üzerine etsinin azalması gibi.” şeklinde konuştu. </p>
<p><b>Yeni tedaviler umut verici ama geçici</b></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan yeni tedavilere de değinen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bu konuda sürekli araştırmalar yapılmakta ve yeni yöntemler gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerin çoğu ağrı üzerine odaklanarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Ancak tedavi edilen bu ağrı belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaktadır. Henüz kalıcı bir yöntem olmasa da kısa süreli etkiler olumludur. Bana göre hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan yöntem yaşam tarzı değişikliğidir. Kişi kendinin doktoru olacak ve yaşam tarzını değiştirecek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit hastalarına öneriler</b></p>
<p>Doç. Dr. Ömer Şevgin, artrit hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: </p>
<p>“Ağrı varken hareketi devam ettirmeyin.</p>
<p>Kilonuzu kontrol altında tutun.</p>
<p>Evde, işte, yolda fark etmez bir iş yaparken muhakkak dinlenme molaları verin. </p>
<p>Postürünüzün farkında olun doğru postürde olmaya özen gösterin.</p>
<p>Bir hareketi yaparken eklemlerinizin doğru pozisyonda olduğundan emin olun.</p>
<p>Tekrarlayan hareketlerden kaçının.</p>
<p>Büyük eklemleri kullanın.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademileri]]></category>
		<category><![CDATA[akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Artrit, eklemlerin düşmanı</strong></p>
<p>Artritin, eklemleri etkileyen ve zamanla kaslarda güçsüzlük ile hareketsizliğe yol açan bir hastalık grubu olduğunu belirten Doç. Dr. Şevgin, “Ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı en sık görülen belirtilerindendir. Artrit grubu hastalıkları kişinin yaşam kalitesini etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerinin sınırlandırmaktadır. En sık görülen türleri osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşam tarzı en büyük belirleyici</strong></p>
<p>Hastalıkların ortaya çıkmasında birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şevgin, “Genetik geçişli olan hastalar olabildiği gibi yaşa bağlı olarak da vücutta ortaya çıkan aşırı ve zorlayıcı kullanım ile gelişen eklem harabiyeti de olabilmektedir. Özellikle osteoartrit yaşa bağlı olarak gelişen bir artrit çeşididir. Yaşam tarzı bu hastalığın oluşmasında tabi ki önem arz ediyor. Eklemlerimize aşırı yük bindirmek ve sürekli tekrarlı zorlayıcı hareketlerde bulunmak zamanla eklem yüzeylerinin aşınmasına sebep olacak ve geri dönüşümsüz bir süreci tetikleyecektir. Örnek verecek olursak; sürekli ağır poşet taşımak, 2 el ile yapabileceğimiz işleri tek elle yapmaya çalışmak, çalışma aralarında molalar vermemek, kilomuzun normal sınırların üzerinde olması (kilolu, obez gibi), ev veya çalışma ortamında ergonomik bir dizaynın olmaması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hareketsizlik artriti körüklüyor</strong></p>
<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘İşleyen demir pas tutmaz’ ve ‘Nerde hareket orada bereket’ atasözleri aslında tüm durumu özetliyor. Son zamanlarda teknolojinin de vermiş olduğu rahatlık ile hareketsiz yaşam oldukça artmış vaziyette. Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri. Kilo artışı, eklemlerde sertlik, kaslarda kullanmamaya bağlı gelişen güçsüzlük artrit oluşma riskini arttırır. Var olan durumunda ilerlemesine sebep olur.”</p>
<p><strong>Kadınlarda daha yaygın</strong></p>
<p>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Artritlerin görülme oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazladır. Bunun en önemli sebeplerinden biri hormon farklılıkları diyebiliriz. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Artrit tedavisinde fizyoterapi hemen başlanmalı  </strong></p>
<p>Artrit tedavisinde fizik tedavinin önemine değinen Doç. Dr. Şevgin, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artrit tedavisinde fizyoterapiye 3 önemli aşamada yer verebiliriz. Koruyucu fizyoterapi uygulamaları, tedavi edici uygulamalar ve hastalık ilerlemesini durduran yaşam tarzı değişiklikleri ile hasta eğitimi aşamaları genel fizyoterapinin yönetimini oluşturuyor. Kişi artrit hastası olmadan önce hareketli yaşam tarzının topluma aşılanması, çeşitli aktiviteler ve etkinliklerle düzenli egzersiz, postür farkındalığı ve ergonomik düzenlemelerin (evde, işte) okul çağından itibaren gençlerimize öğretilmesi koruyucu fizyoterapi uygulamaları olarak verilebilir. Tedavi edici uygulamalarda artrit tanısı konduktan sonra hemen akut yani ilk 3 aylık periyotta fizyoterapiye başlanmalıdır.”</p>
<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bu hastalarda sıkça tercih edilen ve sonuçları gayet olumlu olan bir yöntem olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şevgin, “Fizyoterapi eklemlerdeki deformasyonlarını geçiremez ama bu deformasyonun ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir. Bunu da ağrıyı, şişliği azaltarak ve eklemde hareketlenmeyi arttırarak sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Artrit hastaları için uygun egzersiz türleri hangileri?</strong></p>
<p>Artrit hastaları için en uygun egzersizlerin ekleme yük bindirmeyen ve özellikle kişinin kendi vücut ağırlığı ile yaptığı kalistenik denilen egzersizleri örnek veren Doç. Dr. Şevgin, “Aynı zamanda imkan var ise su içinde yapılan egzersizler de yine artrit hastaları tarafından tolere edilebilecek egzersizlerdir. Esneme ve germe egzersizleri ile aerobik egzersizlerde yine önerilebilir. Egzersiz bir tedavi yöntemidir aslında sayısı, sıklığı, süresi ve çeşidi vardır; bu yüzden egzersiz yapılacaksa muhakkak bir fizyoterapistten bilgi alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Soğuk hava ağrıyı artırabilir</strong></p>
<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastaların şikayetlerinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bunun sebebi olarak tam bilimsel bir açıklama olmasa da bazı güçlü varsayımlar mevcut. Soğuk havalarda eklemlerdeki sertliklerin artması, nemli havalarda hava basıncının ekleme etki etmesi. Gün ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini ve iltihap üzerine etsinin azalması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni tedaviler umut verici ama geçici</strong></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan yeni tedavilere de değinen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bu konuda sürekli araştırmalar yapılmakta ve yeni yöntemler gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerin çoğu ağrı üzerine odaklanarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Ancak tedavi edilen bu ağrı belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaktadır. Henüz kalıcı bir yöntem olmasa da kısa süreli etkiler olumludur. Bana göre hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan yöntem yaşam tarzı değişikliğidir. Kişi kendinin doktoru olacak ve yaşam tarzını değiştirecek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Artrit hastalarına öneriler</strong></p>
<p>Doç. Dr. Ömer Şevgin, artrit hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Ağrı varken hareketi devam ettirmeyin.</p>
<p>Kilonuzu kontrol altında tutun.</p>
<p>Evde, işte, yolda fark etmez bir iş yaparken muhakkak dinlenme molaları verin.</p>
<p>Postürünüzün farkında olun doğru postürde olmaya özen gösterin.</p>
<p>Bir hareketi yaparken eklemlerinizin doğru pozisyonda olduğundan emin olun.</p>
<p>Tekrarlayan hareketlerden kaçının.</p>
<p>Büyük eklemleri kullanın.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düzenli egzersiz, kas ve kemik bankası işlevi görüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duzenli-egzersiz-kas-ve-kemik-bankasi-islevi-goruyor-580802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Düşme]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[görüyor]]></category>
		<category><![CDATA[işlevi]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580802</guid>

					<description><![CDATA[<p>İleri yaştaki bireylerde önemli yaralanmalara yol açabilecek düşmelerin ciddiye alınması gerekiyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bilimsel araştırmalar, bir yaşlının bir yıl içinde birden fazla düşmesi halinde tekrar düşme riskinin yüzde 50’nin üzerine çıktığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-egzersiz-kas-ve-kemik-bankasi-islevi-goruyor-580802">Düzenli egzersiz, kas ve kemik bankası işlevi görüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İleri yaştaki bireylerde önemli yaralanmalara yol açabilecek düşmelerin ciddiye alınması gerekiyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bilimsel araştırmalar, bir yaşlının bir yıl içinde birden fazla düşmesi halinde tekrar düşme riskinin yüzde 50’nin üzerine çıktığını gösteriyor. Her düşme, yalnızca o anki bir yaralanma değil, gelecekteki yeni düşmelerin de habercisi olabiliyor” dedi.  Düşmeleri önlemenin tek bir yaşa bağlı değil, yaşam boyu süren bir hazırlık süreci gibi değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Denizoğlu Külli, “Genç ve orta yaşlarda edinilen düzenli egzersiz alışkanlıkları, ilerleyen yıllarda adeta bir ‘kas ve kemik bankası’ gibi çalışarak kişiyi korur. Yürüyüş, direnç egzersizleri ve denge çalışmaları hem diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltır hem de ileride düşmeye karşı güçlü bir zemin hazırlar” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada ileri yaşta görülen düşmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düşmeler pek çok etkenden kaynaklanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Düşmelerin tek bir sebepten değil, bir araya gelen biyolojik, çevresel ve davranışsal etkenlerden kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Örneğin kas gücü ve denge azalması, görme–işitme sorunları, çoklu ilaç kullanımı (özellikle tansiyon ve uyku ilaçları), yürüme paternindeki değişiklikler, nörolojik–bilişsel etkilenmeler ve kırılganlık tablosu riski artırır. Evde gevşek halılar, yetersiz aydınlatma, tutunma barlarının olmaması gibi düzenlenebilir faktörler de tabloya eklenince düşme olasılığı yükselir” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tekrar düşme riski yüzde 50 artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yaşlı bireylerde düşmelerin, önemli yaralanmalara ve hatta ölüm riskini arttıracak tablolara yol açabilecek bir sorun olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bilimsel araştırmalar, bir yaşlının bir yıl içinde birden fazla düşmesi halinde tekrar düşme riskinin yüzde 50’nin üzerine çıktığını gösteriyor. Yani her düşme, yalnızca o anki bir yaralanma değil, gelecekteki yeni düşmelerin de habercisi olabiliyor. Bu yüzden ‘düştü geçti’ demek yerine, mutlaka profesyonel değerlendirme ve önleyici programlar planlamak gerekiyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Egzersizle risk azaltılabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, fizyoterapistlerin kişiye özel kuvvet–denge–koordinasyon odaklı egzersiz programlarıyla riski azaltılabileceğini belirterek buna eşlik eden ev içi güvenlik düzenlemeleri ve uygun ayakkabı seçiminin de etkiyi artıracağını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İleri yaşta da kuvvetlenmek mümkün!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Düşmenin kemiklerin zayıflaması sonucu mu ortaya çıktığı, yoksa kişi düştüğü için mi kırıkların oluştuğuna” ilişkin sorunun yanıtının merak edildiğini belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bu soru, ikisi de şeklinde yanıtlanabilir. Düşme, kırığı başlatan dış olaydır; kemik kalitesi (osteoporoz/osteopeni) ise aynı düşmenin kırığa dönüşme olasılığını belirgin şekilde artırır. Yani düşük şiddetli bir düşme, sağlam kemikte çoğu kez küçük sıyrıkla atlatılırken; kırılgan kemikte kalça–el bileği–omurga kırıkları görülebilir. Bu nedenle koruma stratejileri çift yönlü olmalıdır: Düşmeyi önlemek için fizyoterapist eşliğinde zorluk seviyesi kademeli artırılan kas–denge–yürüme eğitimleri, ev güvenliği, uygun ayakkabı, yardımcı cihazlar, görme–işitme kontrolleri yapılırken, diğer yandan kemiği güçlendirmek için düzenli yüklenmeli–dirençli egzersiz, yeterli beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine gidilmelidir. Sizi temin edebilirim ki ‘Bu yaştan sonra olmaz kuvvetlenemem’ diye düşünen her yaşlı, doğru egzersiz programıyla güçlenmiş ve daha iyi fonksiyonel seviyeye ulaşmıştır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli egzersiz, kas ve kemik bankası işlevi görüyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Düşmeleri önlemenin tek bir yaşa bağlı değil, yaşam boyu süren bir hazırlık süreci gibi değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Genç ve orta yaşlarda edinilen düzenli egzersiz alışkanlıkları, ilerleyen yıllarda adeta bir ‘kas ve kemik bankası’ gibi çalışarak kişiyi korur. Yürüyüş, direnç egzersizleri ve denge çalışmaları hem diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltır hem de ileride düşmeye karşı güçlü bir zemin hazırlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Risk faktörleri mutlaka değerlendirilmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle 65 yaştan itibaren bir fizyoterapist tarafından risk faktörlerinin değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, alınacak önlemleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Dünya Sağlık Örgütü’nün “genç yaşlı” olarak tanımladığı 65 yaş ve üzerinde, düşmeler daha hassas hale gelir. Bu dönemde mutlaka bir fizyoterapist tarafından kas gücü, denge, yürüme, esneklik, bilişsel işlevler ve evdeki risk faktörleri değerlendirilmelidir. Çünkü basit görünen bir halı kayması ya da loş bir ışık, ciddi bir düşmeye yol açabilir. Bu yaş grubunda oturup kalkma, çömelme, farklı hız ve zeminde yürüme, yerden kalkma gibi günlük yaşamı taklit eden egzersizler çok değerlidir. Gerekirse tai chi veya temel yöresel danslarımız gibi dengeye odaklı aktiviteler yaşam içine dahil edilebilir. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Ayrıca görme ve işitme kontrolleri, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, doğru ayakkabı seçimi ve evde banyo veya merdivenlerde tutunma barlarının yerleştirilmesi gibi küçük dokunuşlar büyük fark yaratır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Özellikle kırılganlık riski taşıyan yaşlı bireylerde egzersizden kaçınmak yerine, güvenli şekilde kademeli artırılan direnç ve aerobik programlarla kas kaybını durdurmak ve dayanıklılığı artırmak mümkündür. Bilimsel veriler gösteriyor ki yaşlı yetişkinler de kuvvetlenmeye gençler kadar olumlu yanıt verebilir. Kısacası düşmeleri önlemek için önlemler, erken yaşlardan başlar ama 65 yaş sonrasında fizyoterapist ile kapsamlı ve çok boyutlu bir planlama şarttır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-egzersiz-kas-ve-kemik-bankasi-islevi-goruyor-580802">Düzenli egzersiz, kas ve kemik bankası işlevi görüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 09:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Külli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenmenin bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, ülkemizde birçok ileri yaştaki bireyin fiziksel zorluklar, erişim problemleri ya da yaşlıya saygı anlayışı nedeniyle evlerine kapandığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610">Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenmenin bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, ülkemizde birçok ileri yaştaki bireyin fiziksel zorluklar, erişim problemleri ya da yaşlıya saygı anlayışı nedeniyle evlerine kapandığını söyledi. Bu durumun “hareketsizlik -sosyal izolasyon -rol kaybı -duygusal durum bozukluğu -daha fazla hareketsizlik” şeklinde bir kısır döngüye yol açtığını belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Fiziksel güçlenme, sadece kas ve kemiklerimizi değil; aynı zamanda sosyal hayatımızı, ruh sağlığımızı ve toplumla bağımızı da korur” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu tarafından her yıl 8 Eylül’de kutlanan Dünya Fizyoterapi Günü için bu yılın teması, “sağlıklı yaşlanma, düşme ve zayıflığın önlenmesi” olarak belirlendi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, sağlıklı yaşlanma sürecinde hareket etme ve fizyoterapinin önemini değerlendirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanma, bağımsız, üretken ve kaliteli bir yaşam sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmanın sadece yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda bu yılları bağımsız, üretken ve kaliteli geçirmek anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kemik yoğunluğu azalır. Bu da günlük yaşamda basit aktivitelerin bile zorlaşmasına neden olur. Fiziksel güç, bu anlamda özgürlüğü korumak demektir. Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kemik yoğunluğu doğal olarak azalır. Bu da merdiven çıkmak, pazar poşeti taşımak, torununu kucağına almak gibi gündelik işlerde bile zorluk yaratabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli egzersiz, dünyanın en güçlü ilacı…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel olarak güçlenmenin önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Fiziksel olarak güçlenmenin faydaları, her yaş için saymakla bitmez. Düzenli egzersiz, kas–kemik sağlığını korumak ve daha uzun süre bağımsız kalmanın, kaliteli ve üretken bir yaşam sürmenin en önemli yollarından biridir. ‘Egzersiz, tablet haline dönüştürülebilecek bir ilaç olsaydı dünyanın en güçlü ilacı olur’ denir. Şu an egzersizin faydalarını yaratacak bir ilaç yok ancak ücretsiz ve kendi başınıza yaparak bu faydaları elde etmemeniz için hiçbir neden yok. Başta diyabet, hipertansiyon ve birçok kardiyovasküler hastalıklar, düşmeler, kırıklar, romatizmal ağrılar gibi birçok kas iskelet sistemi hastalıklarının önlenmesi, bellek, dikkat ve öğrenme gibi bilişsel işlevlerin olumlu yönde etkilemesi ve özellikle depresyon ve kaygının azaltılması için egzersiz her türlü ilaçtan daha yüksek bir faydaya sahiptir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşlılıkta eve kapanma, kısır döngü yaratıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, uzun ve sağlıklı bir ömrün sırrının yalnızca fiziksel güçte değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerde olduğunu gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Ancak ülkemizde birçok yaşlı birey, fiziksel zorluklar ve erişim problemleri nedeniyle evlerine kapanmış durumda. Bu da bir kısır döngü yaratıyor: Hareketsizlik → sosyal izolasyon → rol kaybı → duygusal durum bozukluğu → daha fazla hareketsizlik. İşte bu yüzden fiziksel güçlenme sadece kas ve kemiklerimizi değil; aynı zamanda sosyal hayatımızı, ruh sağlığımızı ve toplumla bağımızı da korur. Dolayısıyla fiziksel olarak güçlü kalmak, bağımsız yaşamı sürdürmek, toplumla bağlarını koparmamak ve ruhsal iyilik halini korumak için kritik öneme sahiptir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bireysel veya grup yürüyüşleri, bahçede çiçeklerle ilgilenmek ya da mahallede basit bir park buluşması bile yaşlı bireyin hem bedenine hem ruhuna canlılık katar. Kısacası sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenme; bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Direnç egzersizleri, büyük kas gruplarını çalıştırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kas ve kemikleri güçlü tutmanın yolunun yaşam boyu hareketten geçtiğini vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Direnç egzersizleri bu işin temel taşlarından biridir. İtme, çekme, oturup kalkma, taşıma gibi günlük yaşamda yaptığımız hareketleri taklit eden egzersizler, büyük kas gruplarını çalıştırır ve kemiklere gerekli yüklenmeyi sağlar. Halk arasında yanlış bilinenin aksine, doğru planlandığında ağırlık çalışmaları eklemlere zarar vermez; tam tersine eklem çevresindeki kasları güçlendirerek onları korur. Burada önemli olan, egzersizin zorluk seviyesinin fizyoterapist gözetiminde güvenli bir şekilde kademeli olarak artırılmasıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Denge ve koordinasyon egzersizleri ve aerobik yarar sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kas ve kemik sağlığında denge ve koordinasyon egzersizlerinin de en az direnç çalışmaları kadar değerli olduğunu ifade eden vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Basit gibi görünen otur-kalk pratikleri, tek ayak üzerinde durma, farklı yönlere adım atma ya da tai chi/dans gibi uygulamalar hem dengeyi geliştirir hem de düşme riskini azaltır. Aerobik egzersizler ise kalp ve akciğer kapasitesini artırarak dolaşım sistemini güçlendirir, bu da kemiklerin daha iyi beslenmesine katkı sağlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada sosyal ilişkiler de önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada egzersizin yanı sıra diğer faktörlerin de önemli olduğunu kaydeden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Elbette işin yalnızca egzersiz boyutu yok. Genel sağlık bilgilerine dayanarak söylemek gerekirse, yeterli protein, kalsiyum ve D vitamini alımı, güneşten düzenli faydalanma ve sigara–alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak da önemlidir. Bunun yanı sıra sosyal boyutu da unutmamak gerekir. Grup egzersizleri, parkta yapılan yürüyüşler ya da komşularla hareket buluşmaları, sadece kas ve kemikleri değil; aynı zamanda ruh sağlığını ve toplumsal bağları da güçlendirir. Çünkü sağlıklı yaşlanma, güçlü kaslarla olduğu kadar güçlü sosyal ilişkilerle de mümkündür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aileyle yapılan fiziksel aktiviteler daha fazla fayda sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yaşlı bireylerin fiziksel aktivitelerinin artırılmasında ailelerinin üstleneceği rollere de dikkat çeken Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Araştırmalar gösteriyor ki yaşlı bireylerin düzenli egzersize katılımı, yalnızca fizyoterapistlerin yönlendirmeleriyle değil, aynı zamanda aile desteğiyle de doğrudan ilişkilidir. Örneğin torunlarla parkta oynamak, yürüyüşe çıkmak ya da basit ev egzersizlerini birlikte yapmak, yaşlı bireyler için hem motive edici hem de keyifli bir sosyal etkinlik haline gelir. Hatta bazı çalışmalar, aileyle yapılan fiziksel aktivitelerin tek başına egzersiz programlarına kıyasla daha yüksek devamlılık sağladığını vurgulamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Büyüklere saygı” anlayışı zarar verebiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İleri yaştaki bireylerin aktif ve üretken kalmasının önemini vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, sözlerini şöyle tamamladı: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Türk toplumunda ‘büyüklere saygı’ anlayışı, zaman zaman yanlış bir şekilde yaşlıları tamamen pasif hale getirmeye dönüşebiliyor. ‘Sen hiç yorulma, biz taşırız, biz hallederiz’ diyerek aslında onları hareketsizliğe itiyoruz. Yaşlı bireyler de bazen bu koruyucu tavrı kendileri talep ederek ‘Artık ben oturayım, gençler yapsın’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa hareketsizlik, bağımsızlığın kaybını hızlandırıyor. Burada aile bireylerinin rolü, yaşlıları ‘koruyup pasifleştirmek’ değil, güvenli sınırlar içinde aktif kalmalarını teşvik etmek olmalıdır. Torunun dedesiyle bahçede çiçek sulaması, aile üyeleriyle kısa bir yürüyüş yapılması, mutfakta iş paylaşımı gibi örneklerin hepsi fiziksel aktivitenin doğal bir parçasıdır. Kısacası aile desteği, yaşlının hareket motivasyonunu artırır ama ‘saygı’ adı altında işlevsiz hale getirmek yerine, yaşlı bireyi güvenli şekilde hareketin içinde tutmak en değerli katkıdır. Çünkü yaşlıların en çok ihtiyaç duyduğu şey, sevdikleriyle birlikte ‘aktif ve üretken’ kalabilmektir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610">Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1. Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumu gerçekleştirildi Milli sporcular &#8216;Sporda fizyoterapi&#8217; nin önemini anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/1-ulusal-uskudar-universitesi-sporda-fizyoterapi-sempozyumu-gerceklestirildi-milli-sporcular-sporda-fizyoterapi-nin-onemini-anlatti-456176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2024 10:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[sporcular]]></category>
		<category><![CDATA[sporda]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl ilki düzenlenen Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumu, Üsküdar Üniversitesi Np Sağlık Yerleşkesinde yapıldı. Sempozyuma, fizyoterapi alanının önde gelen isimleri ve farklı alanlardan milli sporcular katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/1-ulusal-uskudar-universitesi-sporda-fizyoterapi-sempozyumu-gerceklestirildi-milli-sporcular-sporda-fizyoterapi-nin-onemini-anlatti-456176">1. Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumu gerçekleştirildi Milli sporcular &#8216;Sporda fizyoterapi&#8217; nin önemini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Buz pateni milli sporcusu 6 yaşındaki Zeynep Yağmur Yılmaz’ın da katıldığı sempozyumda Milli tenisçi Yankı Erel, kötü bir sakatlık sonrası fizyoterapi ile tanıştığını söylerken, yine Milli voleybolcu Beytullah Hatipoğlu da kendini geliştiren ve sahaya dönüşü hızlandıran fizyoterapistin sporcuya güven verdiğini söyledi. </strong></p>
<p><strong>Sempozyumda konuşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Hareketleri kısıtlanmış bir insanı kendi kendine yeter hale getirmek konusunda fizyoterapistler son derece başarılı.” dedi.</strong></p>
<p>1. Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumu açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kavak, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Fizyoterapistlerin yaralanmalardan sonra insanları ayağa kaldırıyor olmaları çok önemli”</strong></p>
<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin konuşmasına sporun evrensel bir değer olduğunu söyleyerek başladı. “Dünyanın neresinde olursanız olun inançlı-inançsız, erkek-kadın, dil, din hiç bunların arasında fark olmadan yapılan aktivitelerden bir tanesidir.” diyen Ertekin, konuşmasında şunları söyledi:</p>
<p>“Bazen bireysel yaparız sporu bazen toplumsal. Bazen insanlar bir araya gelmede çok zorluk çekseler de bakarsınız uluslararası müsabakalarda, kişisel yarışmalarda bir sürü insanı bir araya getiren önemli bir değerdir.</p>
<p>Sporu toplumda yaygınlaştırmış olan ülkelerde genel sağlığa çok olumlu etkileri olduğunu görüyoruz. Koruyucu sağlık açısından da spor son derece önemli. Ben herkese yaşam boyu yapabilecekleri bir spor dalı seçmelerini ve sürdürmelerini öneririm. Hem daha mutlu olursunuz, ruhunuz daha sağlıklı olur, insan ilişkileriniz yaşam süreniz iyi olur. Tabiki bu spor aktivitelerini gerçekleştirirken zaman zaman da istenmeyen sakatlıklar ortaya çıkıyor. Bu noktada da fizyoterapist arkadaşlarımız devreye giriyor. Özellikle günümüzde spor yaparken veya farklı yaralanmalardan sonra insanları ayağa kaldırıyor olmaları çok önemli. Hareketleri kısıtlanmış bir insanı kendi kendine yeter hale getirmek konusunda fizyoterapistler son derece başarılı.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Deniz Demirci: “Fizyoterapi sporun vazgeçilmez bir başlığıdır”</strong></p>
<p>Günümüzde sporun gittikçe yaygınlaşmasının ve değişik alanlarda çalışanların ilgi duyduğu bir iş, uğraş haline dönüşmesinin sporun gerçekten de önemli bir olgu olduğunu gösterdiğini ifade eden Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, “Her ne kadar sporun bir oyunla işten uzaklaşma aracı olarak ortaya çıktığı kabul edilse de gerek ekonomik, gerek hukuki, gerek uluslararası barış yönünden altın değeri kazandığı görülmektedir. Bu anlamda spor çok yönlü toplumsal gurur haline gelmiştir, bunun baş aktörleri de şüphesiz sporculardır.” dedi.</p>
<p>Sporun hem bedensel hem de ruhsal sağlığa iyi geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Demirci,  “Ancak bazen spor yaparken veya spordan sonra yaşadığımız sakatlanma veya ağrılarla karşılaşabiliriz. İşte bu noktada devreye fizyoterapi girer.</p>
<p>Fizyoterapi sakatlanmaları önlemek ve iyileştirmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Hareketlerin bilimsel ögelerini kullanarak vücuttaki ağrıları hafifletir, esnekliği arttırır ve kasları güçlendirir. Sporcuların daha hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olurken, gelecekte de oluşabilecek sakatlıkları önlemeye yardım eder.</p>
<p>Bireylerin ihtiyaçlarına uygun ya da çalıştıkları sporcuların ihtiyaçlarına uygun tedavi planlarını oluştururlar ve bu planlar egzersizlerden manuel terapiye kadar birçok farklı tekniği bünyesinde barındırır. Ancak fizyoterapinin sadece sakatlık durumunda değil, aynı zamanda spor performansını artırmak için de kullanılabilir. Özellikle profesyonel sporcular fizyoterapistlerle çalışarak daha güçlü, dengeli ve esnek bir vücuda sahip olurlar. Bu da onların sahada ve sahne üzerinde daha da iyi performans göstermelerine olanak tanır. Fizyoterapi sporun vazgeçilmez bir başlığıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kavak: “Sporcu sağlığı fizyoterapistlerin önem verdiği bir konu”</strong></p>
<p>Açılış konuşmasında sporcu sağlığının fizyoterapistlerin son derece önem verdiği bir konu olduğunu vurgulayan Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kavak, “Türkiye’nin hem milli takımlar düzeyinde hem de kulüpler bazında sporcularına verdiği önemin en güzel göstergesidir spor fizyoterapisi. Bir asrını gururla tamamladığımız Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere ve milletimize armağan ettiği Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın da 105. yılını büyük bir mutlulukla kutladığımız Mayıs ayı içerisindeyiz. Spor yalnız beden yeteneğinin bir üstünlüğü sayılamaz. Anlayış, zeka ve ahlak da bu işe yardım eder. ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’ sözüyle bizlere ışık tutan atamızı ve şehitlerimizi minnetle anıyoruz.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kavak ayrıca sempozyuma katkı sağlayan fizyoterapist ve sporculara tek tek teşekkür etti.</p>
<p><strong>Buz pateni milli sporcusu 6 yaşındaki Zeynep Yağmur Yılmaz da sempozyumda… </strong></p>
<p>Sempozyuma katılan sporculardan Minikler Kategorisi Buz Pateni Yarışmalarında ulusal ve uluslararası başarılar elde eden 6 yaşındaki Zeynep Yağmur Yılmaz, sakatlanmamak için fizyoterapi desteği aldığını söyledi. Yılmaz ayrıca “2 buçuk yıldır bu sporu yapıyorum. Çağdaş sanat, jimnastik, algoritma ve Rus buz pateni hocalarını daha iyi anlayabilmek için Rusça eğitimi alıyorum.” dedi.</p>
<p><strong>Milli tenisçi Yankı Erel: “Kötü bir sakatlık sonrası fizyoterapi ile tanıştım…”</strong></p>
<p>Wimbledon Doubles Şampiyonu Milli Tenisçi Yankı Erel de kötü bir sakatlık sonrası fizyoterapi ile tanıştığını anlattı. Erel, “Belimde çift taraflı stres kırığı vardı, korta dönüş için de biraz acele ettim. Kötü bir sakatlık geçirdim. 3 ay korse taktım, neredeyse evden hiç çıkmadım. Yürümemem gerekiyordu. 3-4 aylık fizik tedaviye başladık. İlk turnuvamı 10 ay sonra oynadım. Hem iyi hem kötü bir tecrübe oldu. Profesyonel olmadan önce böyle bir sakatlık yaşayarak neye dikkat etmem gerektiğini anladım.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Milli voleybolcu Beytullah Hatipoğlu: “Kendini geliştiren ve sahaya dönüşü hızlandıran fizyoterapist güven veriyor”</strong></p>
<p>Galatasaray Erkek Voleybol Takımı Kaptanı ve Milli Voleybolcu Beytullah Hatipoğlu ise daha önce sık sık ayak bileği sakatlığı yaşadığını söyledi ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Fizyoterapist ile ayak bileği mobilitasyonu üzerinde çalıştıktan sonra eskisi kadar sakatlık yaşamamaya başladım. Fizyoterapinin elbette faydasını gördüm. Biz mümkün olduğunca sahadan uzak kalmak istemeyiz. Kısa sürede sahaya döndürülmek isteriz. Sürekli kendini geliştiren ve sahaya dönüşü hızlandıran bir fizyoterapist güven veriyor.”</p>
<p><strong>Fizyoterapinin en iyileri bir araya geldi</strong></p>
<p>1. Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumuda Dr. Fzt. Rıdvan Seyhan ‘Futbolda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon’, Fzt. Büşra Kavak ‘Dinamik Nöromusküler Stabilizasyon’, Dr. Fzt. Burcu Kocabey ‘Ayak Bileği İnstabiliteleri’, Fzt. Anıl Temel ‘Tenis ve Buz Pateninde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon’, Dr. Fzt. Adem Çalı ‘Spora Dönüş ve Sporcu Hikayeleri’, Fzt. Yalçın Ayhan ‘Voleybolda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon’, Uzm. Fzt. Murat Erdem ‘Basketbolda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon’, Fzt. Zafer Aksungur ‘Manuel Terapi Uygulamaları’ ve Prof. Dr. Fzt. Defne Kaya Utlu ‘Tendonlar ve Eğitimi’ konularında sunumlarını gerçekleştirdiler.</p>
<p>Sempozyumun ardından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/1-ulusal-uskudar-universitesi-sporda-fizyoterapi-sempozyumu-gerceklestirildi-milli-sporcular-sporda-fizyoterapi-nin-onemini-anlatti-456176">1. Ulusal Üsküdar Üniversitesi Sporda Fizyoterapi Sempozyumu gerçekleştirildi Milli sporcular &#8216;Sporda fizyoterapi&#8217; nin önemini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
