<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fıtık | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/fitik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fitik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>fıtık | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fitik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avantajları]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahinin]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[Laparoskopik]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlar (laparoskopik cerrahi) ileri teknolojinin ve deneyimin birleştiği modern cerrahi yaklaşımı temsil ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014">Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Örneğin safra kesesi, kasık fıtığı cerrahisi ve onkolojik cerrahide laparoskopik ameliyatlar hastaya önemli konfor sağlıyor. Karın içine açılan birkaç küçük kesi ile yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri ve özel cerrahi enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen yöntem sayesinde güvenli, etkili ve hasta odaklı sonuçlar elde ediliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarla ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Maksimum cerrahi hassasiyet</strong></p>
<p>Laparoskopik cerrahide ameliyat alanı büyütülerek izleme yapılır. Bu durum anatomik yapıların son derece net ayırt edilmesini sağlar. Damarlar, sinirler ve doku planları açık cerrahiye kıyasla daha detaylı değerlendirilir. Bu üstün görüntüleme avantajı sayesinde parçalara ayırmanın (diseksiyon) kontrollü yapılmasına, kan kaybının azaltılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine doğrudan katkı sağlar.</p>
<p><strong>Minimal travma, hızlı ve güvenli iyileşme</strong></p>
<p>Minimal invaziv yaklaşım sayesinde karın duvarı bütünlüğü büyük ölçüde korunur. Bu da ameliyat sonrası ağrının azalması nedeniyle hareket yeteneğinin ve taburculuğun kısalmasını sağlar. Klinik veriler, kapalı cerrahinin daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı fonksiyonel iyileşme sağladığını açıkça göstermektedir.</p>
<p><strong>Kapalı safra kesesi cerrahisi (Kolesistektomi)</strong></p>
<p>Safra kesesi taşları ve safra kesesine ait iltihabi hastalıklarda laparoskopik kolesistektomi, günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde safra yolları ve çevre anatomik yapılar net bir şekilde değerlendirilir, bu sayede cerrahi güvenliği artar. Cerrahinin avantajları şunlardır;</p>
<p>Ameliyat sonrası daha az ağrıAynı gün veya ertesi gün taburculukGünlük yaşama hızlı dönüşDüşük enfeksiyon ve komplikasyon oranları</p>
<p><strong>Kapalı kasık fıtığı cerrahisi</strong></p>
<p>Kasık fıtıklarında laparoskopik onarım, özellikle iki taraflı ve nüks fıtıklarda önemli avantajlar sağlamaktadır. Karın arka duvarının içeriden değerlendirilmesi sayesinde fıtık bölgeleri detaylı olarak görülür ve anatomik onarım daha fizyolojik bir şekilde gerçekleştirilir. Kapalı cerrahi sayesinde;</p>
<p>Daha az doku hasarıDüşük kronik ağrı riskiKısa sürede işe ve sosyal yaşama dönüşHer iki tarafın aynı seansta güvenle onarılabilmesi gibi nedenler modern fıtık cerrahisinin önemli bir parçasıdır.</p>
<p><strong>Onkolojik cerrahide bilimsel güvence</strong></p>
<p>Kolon ve rektum kanserleri başta olmak üzere gastrointestinal sistem malignitelerinde laparoskopik cerrahi; onkolojik cerrahinin temel prensiplerinden ödün vermeden başarıyla uygulanmaktadır. Yeterli cerrahi sınırlar ve uygun lenf nodu diseksiyonu, laparoskopik yaklaşımla güvenle sağlanabilmektedir. Uluslararası kılavuzlar ve geniş klinik çalışmalar, deneyimli merkezlerde uygulanan laparoskopik onkolojik cerrahinin; açık cerrahi ile eşdeğer uzun dönem sağkalım ve lokal kontrol sonuçları sunduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Doğru hasta seçimi ve cerrahi deneyim</strong></p>
<p>Kapalı cerrahinin başarısı; doğru endikasyon, uygun hasta seçimi ve cerrahın deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. İleri teknoloji, bilimsel bilgi ve klinik tecrübe ile birleştiğinde maksimum cerrahi başarı ve hasta güvenliği sağlar. </p>
<p><strong>Modern genel cerrahinin vazgeçilmez yaklaşımı</strong></p>
<p>Safra kesesi hastalıkları, kasık fıtıkları ve onkolojik cerrahi başta olmak üzere kapalı yöntem; günümüz genel cerrahisinde hasta konforunu ve bilimsel mükemmeliyeti merkeze alan bir yaklaşımdır. Daha az travma ile daha güçlü sonuçlar sunan bu yöntem, modern cerrahinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilimsel verilerle desteklenen laparoskopik cerrahi, cerrahinin geleceğini bugün hastalarla buluşturmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014">Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kapalı Cerrahinin 4 Önemli Avantajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-4-onemli-avantaji-608541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[avantajı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahinin]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[Laparoskopik]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[safra]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlar (laparoskopik cerrahi) ileri teknolojinin ve deneyimin birleştiği modern cerrahi yaklaşımı temsil ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-4-onemli-avantaji-608541">Kapalı Cerrahinin 4 Önemli Avantajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlar (laparoskopik cerrahi) ileri teknolojinin ve deneyimin birleştiği modern cerrahi yaklaşımı temsil ediyor. Örneğin safra kesesi, kasık fıtığı cerrahisi ve onkolojik cerrahide laparoskopik ameliyatlar hastaya önemli konfor sağlıyor. Karın içine açılan birkaç küçük kesi ile yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri ve özel cerrahi enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen yöntem sayesinde güvenli, etkili ve hasta odaklı sonuçlar elde ediliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarla ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Maksimum cerrahi hassasiyet</strong></p>
<p>Laparoskopik cerrahide ameliyat alanı büyütülerek izleme yapılır. Bu durum anatomik yapıların son derece net ayırt edilmesini sağlar. Damarlar, sinirler ve doku planları açık cerrahiye kıyasla daha detaylı değerlendirilir. Bu üstün görüntüleme avantajı sayesinde parçalara ayırmanın (diseksiyon) kontrollü yapılmasına, kan kaybının azaltılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine doğrudan katkı sağlar.</p>
<p><strong>Minimal travma, hızlı ve güvenli iyileşme</strong></p>
<p>Minimal invaziv yaklaşım sayesinde karın duvarı bütünlüğü büyük ölçüde korunur. Bu da ameliyat sonrası ağrının azalması nedeniyle hareket yeteneğinin ve taburculuğun kısalmasını sağlar. Klinik veriler, kapalı cerrahinin daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı fonksiyonel iyileşme sağladığını açıkça göstermektedir.</p>
<p><strong>Kapalı safra kesesi cerrahisi (Kolesistektomi)</strong></p>
<p>Safra kesesi taşları ve safra kesesine ait iltihabi hastalıklarda laparoskopik kolesistektomi, günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde safra yolları ve çevre anatomik yapılar net bir şekilde değerlendirilir, bu sayede cerrahi güvenliği artar. Cerrahinin avantajları şunlardır;</p>
<ul>
<li>Ameliyat sonrası daha az ağrı</li>
<li>Aynı gün veya ertesi gün taburculuk</li>
<li>Günlük yaşama hızlı dönüş</li>
<li>Düşük enfeksiyon ve komplikasyon oranları</li>
</ul>
<p><strong>Kapalı kasık fıtığı cerrahisi</strong></p>
<p>Kasık fıtıklarında laparoskopik onarım, özellikle iki taraflı ve nüks fıtıklarda önemli avantajlar sağlamaktadır. Karın arka duvarının içeriden değerlendirilmesi sayesinde fıtık bölgeleri detaylı olarak görülür ve anatomik onarım daha fizyolojik bir şekilde gerçekleştirilir. Kapalı cerrahi sayesinde;</p>
<ul>
<li>Daha az doku hasarı</li>
<li>Düşük kronik ağrı riski</li>
<li>Kısa sürede işe ve sosyal yaşama dönüş</li>
<li>Her iki tarafın aynı seansta güvenle onarılabilmesi gibi nedenler modern fıtık cerrahisinin önemli bir parçasıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Onkolojik cerrahide bilimsel güvence</strong></p>
<p>Kolon ve rektum kanserleri başta olmak üzere gastrointestinal sistem malignitelerinde laparoskopik cerrahi; onkolojik cerrahinin temel prensiplerinden ödün vermeden başarıyla uygulanmaktadır. Yeterli cerrahi sınırlar ve uygun lenf nodu diseksiyonu, laparoskopik yaklaşımla güvenle sağlanabilmektedir. Uluslararası kılavuzlar ve geniş klinik çalışmalar, deneyimli merkezlerde uygulanan laparoskopik onkolojik cerrahinin; açık cerrahi ile eşdeğer uzun dönem sağkalım ve lokal kontrol sonuçları sunduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Doğru hasta seçimi ve cerrahi deneyim</strong></p>
<p>Kapalı cerrahinin başarısı; doğru endikasyon, uygun hasta seçimi ve cerrahın deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. İleri teknoloji, bilimsel bilgi ve klinik tecrübe ile birleştiğinde maksimum cerrahi başarı ve hasta güvenliği sağlar. </p>
<p><strong>Modern genel cerrahinin vazgeçilmez yaklaşımı</strong></p>
<p>Safra kesesi hastalıkları, kasık fıtıkları ve onkolojik cerrahi başta olmak üzere kapalı yöntem; günümüz genel cerrahisinde hasta konforunu ve bilimsel mükemmeliyeti merkeze alan bir yaklaşımdır. Daha az travma ile daha güçlü sonuçlar sunan bu yöntem, modern cerrahinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilimsel verilerle desteklenen laparoskopik cerrahi, cerrahinin geleceğini bugün hastalarla buluşturmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-4-onemli-avantaji-608541">Kapalı Cerrahinin 4 Önemli Avantajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 12:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[Kasık Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın içindeki doku ve organların, kasık kanalındaki doğumsal bir açıklık yoluyla dışarı çıkması olarak tanımlanan kasık fıtığı, bebeklerde ve çocuklarda en sık rastlanan doğumsal sorunlardan birini oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736">Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın içindeki doku ve organların, kasık kanalındaki doğumsal bir açıklık yoluyla dışarı çıkması olarak tanımlanan kasık fıtığı, bebeklerde ve çocuklarda en sık rastlanan doğumsal sorunlardan birini oluşturuyor. Öyle ki her 100 çocuktan 1 ile 4 arasında kasık fıtığı görülüyor. Kasık fıtıklarının üçte birinin tanısı genellikle ilk altı ay içerisinde konulurken, sonraki yaşlarda da tespit edilebiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı,</strong> kasık fıtığının bir günlük yenidoğan bebekten daha ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebildiğini belirterek, “Kasık kanalındaki açıklık testisin inişiyle ilişkili olduğu için kasık fıtıkları erkeklerde kızlara oranla 4 ila 20 kat daha sık görülmektedir” diyor. Çocuklarda kasık fıtığının kendiliğinden iyileşmediğine ve tedavide gecikildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken <strong>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı,</strong> “Bu nedenle, kasık fıtığı ameliyatı tanı konulduktan sonra en kısa zamanda yapılmalıdır. Çünkü, zamanında ameliyat ile tedavi edilmezse acil müdahale gerektiren bir tablo olan fıtık boğulmasına neden olabilir. Fıtığın sıkışıp boğulması kasık kanalında sıkışan organlarda kangren (çürüme) meydana gelmesine yol açabilir. Ayrıca erkek çocuklarında kasık kanalından geçen testise ait damarlara baskı yaparak testis gelişimini bozabilir. Zamanında ve deneyimli çocuk cerrahları tarafından gerçekleştirilen ameliyat ise çocukların kısa sürede sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlar” diyor. </p>
<p><strong>Pek çok etken zemin hazırlıyor</strong></p>
<p>Çocuklarda kasık fıtığı doğumsal nedene bağlı olarak gelişiyor. Normalde doğumdan sonra kapanması gereken kasık kanalının açık kalması sonucu meydana geliyor. Öne sürülen zemin hazırlayıcı etkenlerin başlıcaları;   prematürite (erken) doğum, düşük doğum ağırlığı, ailenin diğer bireylerinde de kasık fıtığı varlığı, hidrops fetalis, mekonyum peritoniti, assit, cinsiyet gelişim bozuklukları, karın duvarı anomalileri, inmemiş testis, kistik fibroz, bağ dokusu hastalıkları, ventriküloperitoneal (beyin ile karın arasındaki) şantlar ve sürekli periton (karın boşluğu) diyalizi şeklinde sıralanıyor.</p>
<p><strong>Kasık bölgesinde ağrısız şişliğe dikkat!</strong></p>
<p>Bebeklik döneminde oluşan kasık fıtığını anneler çoğu zaman bebeğinin altını değiştirirken fark ediyorlar. Daha büyük çocuklarda ise fıtığın varlığı çocuk giydirilirken veya banyo sırasında görülüyor. Kasık bölgesinde (erkeklerde ayrıca torbasında) beliren ve kendiliğinden veya üzerine bastırılınca kaybolan ağrısız şişlik, tipik belirtisini oluşturuyor. Ikınma, ağlama ve öksürme gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda şişlik daha belirgin hale geliyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, bu şişliklerin sıklıkla ilk muayenede görüldüğünü belirterek, “Görülmediği durumlarda valsalva manevrası, balon şişirtme, çocuğu ayakta gözlemleme veya karın alt kısmına baskı uygulayacak şekilde elle sıvazlama gibi yöntemlerle şişliğin belirmesi sağlanabilir. Kimi zaman inceleme sırasında fıtık saptanmayabilir. Bu durumlarda annenin verdiği öykü tanı için önemlidir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Organ kaybına neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Çocuklarda kasık fıtığı kendiliğinden iyileşmez, ameliyat tek tedavi yöntemini oluşturur. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, kasık fıtığının mümkün olan en kısa zamanda, yani belli bir ay veya yaşa kadar beklemeden ameliyatla tedavi edilmesi gerektiğini anlatarak, “Cerrahi tedavinin gecikmeden yapılması çok önemlidir. Çünkü, erken dönemde ameliyat ile müdahale edilmezse fıtık boğulmasına sebebiyet verebilir. Fıtık boğulmasında, fıtık kesesine girerek sıkışan organların kanlanmaları ve beslenmeleri birkaç saat içinde bozulur ve kangren (çürüme) meydana gelir. Bu da hayati tehlikeyi artırır ve kanlanması bozulan organların çıkarılması gerekir. Acil müdahale gerektiren bu durum genelde bağırsak, nadiren kızlarda over (yumurtalık) kaybına neden olabilir” diyor. </p>
<p><strong>Testislere de zarar verebiliyor!</strong></p>
<p>Kasık fıtığı tedavisinde gecikmenin testislere de zarar verebildiğine işaret eden eden Dr. Kaan Maşrabacı, “Öncelikle, fıtığın sıkışıp boğulması kasık kanalından geçen testise ait damarlara baskı yaparak yumurtanın olumsuz etkilenmesine yol açar. Bunun sonucunda, yumurtanın normal gelişimini bozabilir veya kanlanmasını önleyerek kangrene (çürüme) sebebiyet verip, testis kaybına neden olabilir. Ayrıca çocuğun yetişkin fıtık ameliyatındaki gibi yöntemlerle ameliyat edilmesiyle testise zarar verebilir.  Dolayısıyla, bu ameliyatların mutlaka deneyimli çocuk cerrahları tarafından yapılması gerekir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Günübirlik cerrahi uygulanıyor</strong></p>
<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, çocuklarda kasık fıtığı ameliyatının günübirlik cerrahi olarak uygulandığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Kasıktan yapılan 1- 1,5 cm’lik bir kesi ile girilerek fıtık kesesi bağlanır ve açık kalan kasık kanalı kapatılır. Çocuklarda karın kasları dikilmez veya yama konulmaz. Çocukların önemli bir kısmı ameliyattan dört ile beş saat kadar sonra evlerine gidebilir. Dikiş yerlerinde hafif şişlikler olabilir, bu görüntü bir ay içinde kaybolur. Çocuklar ameliyat sonrası genellikle birkaç gün içinde ayağa kalkıp normal aktivitelerine dönebilirler. Ancak ağır aktivitelerden ve oyunlardan bir süre uzak durmaları önem taşır.”  </p>
<p><strong>Fıtığın tekrarlama riski çok düşük</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında fıtığın tekrarlama riskinin çok düşük olduğunu vurgulayan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, “Yapılan çalışmalarda, ameliyat sonrasında hem görsel hem de işlevsel olarak herhangi bir sorun gelişmediği ortaya konmuştur” diyor. Dr. Kaan Maşrabacı, ancak sağ ve solda yer alan iki kasık kanalının birbirinden bağımsız olarak fıtık oluşturabileceğini belirterek, “Dolayısıyla, tek taraflı ameliyatlardan sonra öbür kasıkta fıtık gelişme ihtimali vardır. Özellikle sol tarafta kasık fıtığı varsa, sağ tarafta çok yüksek oranda fıtık ortaya çıkabilir. Ancak bu bir tekrarlama değil, diğer kasıkta yeni bir fıtık oluşumudur. Bu ihtimal erkek çocuklarda daha az, kızlarda ise çok daha fazladır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736">Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:23:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[beliren]]></category>
		<category><![CDATA[bulgular]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kasıkta]]></category>
		<category><![CDATA[öksürürken]]></category>
		<category><![CDATA[şişliğe]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565449</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada 20 milyon kişi fıtık tedavisi için ameliyat oluyor. Çok sık görülen fıtık sorununun birçok nedeni olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık, kasık fıtığının tüm fıtıkların yüzde 75’ini oluşturduğunu belirterek, “Fıtık boyutu artmadan ve sıkışmadan yapılacak planlı cerrahi iyileşme süresini kısaltır, nüks riskini azaltır” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449">Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 20 milyon kişi fıtık tedavisi için ameliyat oluyor. Çok sık görülen fıtık sorununun birçok nedeni olduğunu söyleyen <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık,</strong> kasık fıtığının tüm fıtıkların yüzde 75’ini oluşturduğunu belirterek, “Fıtık boyutu artmadan ve sıkışmadan yapılacak planlı cerrahi iyileşme süresini kısaltır, nüks riskini azaltır” diyor. Karın duvarındaki zayıf bir noktadan çıkan kasık fıtığı, başlangıçta hafif şişlik ve rahatsızlık hissiyle kendini belli edebiliyor. Ancak ilerleyen aşamalarda bu masum başlangıç, bağırsak delinmesi ve karın içi enfeksiyon gibi ölümcül tablolara yol açabiliyor. Dünya genelinde yılda 20 milyondan fazla, ABD’de ise 700 binden fazla karın duvarı fıtığı ameliyatı yapılıyor. Türkiye’de de kasık fıtığının cerrahların en sık gördükleri hastalıklar arasında olduğunu söyleyen<strong> Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık,</strong> özellikle erkeklerde görülme  oranının kadınlara göre 25 kat fazla olduğunu ve risk faktörleri arasında ağır işlerde çalışma, kontrolsüz spor ve bazı kronik hastalıkların yer aldığını ifade ediyor.</p>
<p><strong>Fıtık en çok kasık bölgesinde görülüyor</strong></p>
<p>Fıtığın Latince &#8216;yırtılma&#8217; kelimesinden türetildiğini ve bir organ ya da dokunun çevresinde bulunan duvarlardaki kusurdan dışarı çıkması olarak tanımlandığı bilgisini veren Prof. Dr. Özgen Işık, &#8220;Vücudun farklı bölgelerinde görülebilir, ancak en sık karın duvarı ve kasık bölgesinde oluşur. Kasık fıtığı erkeklerde kadınlara oranla 25 kat daha sık görülür. Bunun nedeni, anne karnındaki gelişim sırasında testislerin karın boşluğundan kasık kanalına inişinin karın duvarında zayıf noktalar bırakmasıdır. Ayrıca, ağır fiziksel işlerde çalışmak ve ağır yük kaldırmak gibi eforlar da riski artırır. Kasık fıtığı yaşamın belirli dönemlerinde daha sık görülür. Çocukluk çağı, 30’lu-40’lı yaşlar ve 70-80’li yaşlar en sık görüldüğü dönemlerdir” diyor.</p>
<p><strong>Belirtiler sinsi olabilir</strong></p>
<p>Kasık fıtığı belirtileri çok hafif ve silik bulgulardan oldukça şiddetli bulgulara kadar değişkenlik gösterebildiği gibi hiç belirti görülmediği durumlar da söz konusu olabiliyor. Kasık fıtıklarının önemli bir kısmı rutin hekim muayenesinde tesadüfen saptanıyor. Bulguların değişkenliğini kasık fıtığından dışarıya sarkan içeriğin belirlediğini söyleyen Prof. Dr. Özgen Işık, şu bilgileri veriyor: “Karın içerisindeki organlardan ince bağırsaklar, kalın bağırsak, idrar kesesi (mesane), karındaki yağ dokuları, nadiren apendiks ve kadın hastalarda yumurtalık, kasık fıtığından sarkabilir. Erken  bulgular; kasık bölgesinde ıkınma, ayağa kalkma, öksürme ile belirginleşen şişlik, hafif ağrı olabileceği gibi, ilerleyen aşamalarda sarkan organın fıtık içerisinde sıkışmasına bağlı olarak kasıkta belirginleşen şişliğin geçmemesi, bu şişlik üzerinde şiddetli ağrı ve kızarıklık, bulantı-kusma, karında yaygın şişlik, ateş, idrar yaparken ağrı ve idrarı tam boşaltamama hissi gibi acil müdahale gerektiren bulgular da gelişebilmektedir.”</p>
<p><strong>Kapalı yöntemle hızlı iyileşme sağlanıyor</strong></p>
<p>Kasık fıtıklarının tedavisinde cerrahinin ön plana çıktığını söyleyen Prof. Dr. Özgen Işık, &#8216;Semptomatik kasık fıtıklarında ameliyatsız tedavinin önerilmediğine dikkat çekiyor. Korselerin sadece ağrıyı azaltabileceğini, ancak fıtığı tedavi etmeyeceğini vurguluyor. Kalıcı çözümün ameliyat olduğunu belirten Prof. Dr. Özgen Işık, günümüzde laparoskopik ameliyatların tercih edilmesinin nedenini şu şekilde açıklıyor: “Kapalı (laparoskopik) yöntemle 3 küçük kesiden girilerek yapılan onarım, ağrının daha az olması, iyileşmenin hızlı gerçekleşmesi ve işe dönüş süresinin kısalması gibi avantajlar sağlar. Ameliyat sonrası 1 gün hastanede kalınır, hafif işlere 1 haftada, tam aktiviteye 6-8 haftada dönülür.”</p>
<p><strong>Nüks ihtimali olabiliyor</strong></p>
<p>Ameliyat olan hastalarda tüm teknikler dahil edildiğinde nüks oranı yüzde 1 ile 10 arasında değişiyor. Ancak modern sentetik yama teknikleriyle bu oran çok daha düşüyor.  Nükslerin yarısından fazlası ise ameliyat sonrasında ilk 3 yılda görülüyor.</p>
<p><strong>Korunmak için bunlara dikkat!</strong></p>
<p>Kasık fıtığını önlemek için bazı yaşam kurallarına dikkat etmek gerekiyor. Bunların başında kilo kontrolü ve düzenli egzersiz geliyor. Böylece karın duvarı yapıları güçleniyor. Ancak kontrolsüz ve aşırı zorlayıcı egzersiz ile çalışma koşulları ise fıtık oluşumuna zemin hazırlıyor. Ayrıca kronik kabızlığın, solunum yolu hastalıklarının, prostat hastalıklarının, karın içi basıncını artıran önemli hastalıkların kasık fıtığı oluşumuna neden olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Özgen Işık, “Tedavi edilmemeleri halinde kasık fıtığının gelişmesine yol açabileceklerinden bu hastalıkların tedavisi hem kişinin sağlığına kavuşması hem de fıtıktan uzak kalması açısından önemlidir” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449">Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel ağrıları; herkes tarafından hayatın bir bölümünde hissedilen ağrılar arasındadır. Bel ağrısının en önemli nedenleri genellikle ağır kaldırma, yanlış duruş, kas zayıflığı gibi nedenlerden oluşur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108">Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bel ağrıları; herkes tarafından hayatın bir bölümünde hissedilen ağrılar arasındadır. Bel ağrısının en önemli nedenleri genellikle ağır kaldırma, yanlış duruş, kas zayıflığı gibi nedenlerden oluşur. </p>
<p>Hayatı olumsuz yönde etkileyen bu ağrılarda ilk akla gelen bel fıtığı şüphesidir ve hastalar genellikle ameliyat korkusu nedeniyle erken dönem de doktora gitmeyerek ağrının daha da şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Her ağrı bel fıtığını işaret etmez, erken dönemde ağrıların önüne geçmek doğru tanı ve tedavi ile mümkündür.</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Yiğit Kültür bel ağrısı yöntemleri hakkında bilgiler verirken, her bel ağrısının bel fıtığını işaret etmediğini tanı ve tedaviler ile ağrıların önüne geçilebileceğini söyledi. </strong></p>
<p><strong>Bel ağrısının en sık sebebi nedir ve tedavi sürecinde nasıl ilerlenir?</strong></p>
<p>Bel ağrısı toplumda acil servise başvuru nedenlerinin başında gelmektedir. Bu başvuruların büyük çoğunluğu mekanik ağrı karakterindedir ve altta yatan problemli bir durum yoktur. Mekanik ağrıların sebebi çoğunlukla omurga etrafındaki kas, ligaman ve bağların gerilmesi sonrasında oluşan yangı, enflamasyon ve ödemdir. Çeşitli travmalar, ağır yük kaldırma, fazla kilo, sigara kullanımı, hareketsizlik veya aşırı aktivite predispozan faktörlerdir. Çoğunlukla birkaç gün içinde ağrı azalmaya başlar ve en geç birkaç hafta içinde ağrı tamamen kaybolmaktadır. Bu durumlarda yatak istirahati çok fazla önerilmez çünkü ağrıya sebep olan sitokinlerin kan dolaşımı ile spontan olarak vücuttan uzaklaştırılması için standart bir aktivitenin devamı teşvik edilir. Uzun süreli korse kullanımı adele zayıflamasına sebep olabileceği için korsenin yaklaşık 1 hafta kullanımı genelde önerilir. Bu süreçte ağrının kontrolü için uygun topikal veya oral non-steroid ilaçlar yardımcı olabilir. </p>
<p><strong>Hangi durumlarda bel ağrısı problem yaratabilir ve ileri tetkik/tedavi edilmesi gerekir?</strong></p>
<p>Bazı durumlarda bel ağrısının kaynağı sadece kas/adele/tendon gerilmesi-zedelenmesi olmayıp altta yatan ve incelenmesi gereken durumlar olabilir. Eğer kişinin ağrısı 4-5 haftadan uzun sürüyorsa, ağrının şiddeti azalma eğilimi göstermiyorsa, bel ağrısı kalçadan bacaklara vuruyorsa veya uyluk ile bacağın herhangi bir bölgesinde ağrı/uyuşma/karıncalanma eşlik ediyorsa, sistemik ateş varsa, idrar ve dışkı yapmada veya tutmada problemler oluyorsa, yakın ağır kaldırma, yanlış omurga cerrahı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Her bel fıtığı ameliyat gerektirir mi? Ameliyat gerektiren bel fıtığı nasıl bir karakterdedir?</strong></p>
<p>Yapılan bir çok çalışmada hiçbir şekilde bel ağrısı şikayeti olmayan hastalarda dahi çekilen emar (MR) görüntülerinde çok kez bel fıtığı tespit edildiği görülmüştür. Tabi ki de bu tarz fıtıklara yaklaşımda ameliyat ile tedavi gündeme gelmemektedir. Önemli olan mevcut fıtıkta problemli veya problem yaratmayan fıtık ayrımının yapılmasıdır. Eğer bel fıtığının kişide yarattığı ağrıda zamanla belirgin derece azalma yok ise, bel ağrısına eşlik eden bir kalça/uyluk/bacak ağrısı var ise, bacaklarda güç kaybı var ise ve kişinin ağrısı şiddetli ise mutlaka tetkik edilmeli, gerekli tanı-tedavi planlamaları yapılmalıdır. Birçok durumun tedavide aciliyet gerektirebileceği dikkate alınarak erken müdahale önem kazanabilmektedir.</p>
<p><strong>Kanal daralması ve bel kayması nedir? Tanı ve tedavi süreci nasıldır?</strong></p>
<p>Orta-ileri yaştaki hastalarda görülen kanal daralması ve bel kayması problemleri çoğunlukla omurganın dejeneratif (kireçlenme) süreçleri sonrasında meydana gelmektedir. Bu problemler çoğunlukla her iki omur arasındaki <em>“intervertebral disk” </em>yapılarındaki uzun vadede meydana gelen sıvı ve yükseklik kaybı sonrasında problemin omurların diğer bölgelerine yayılması sonrasında ilerleyici bir kısır döngüye sebep olarak kişinin günlük aktivitelerini, yaşamsal faaliyetlerini ve konforunu oldukça etkileyebilecek durumlara sebep olabilmektedir. Kanal daralması ve bel kaymasının yarattığı ağrı ve nörolojik durumlar sebebiyle kişinin günlük yürüme mesafesi azalabilmekte, hareket halindeyken olan ağrılar kişiyi oldukça rahatsız edebilmektedir. Her hastada mevcut problemin durumuna göre oluşan şikayet tablosu genellikle farklı ve kişiye özel olmaktadır. </p>
<p>Omurga-bel problemlerinin değerlendirmesinde ilk aşamada muayene oldukça önem arz etmektedir. Bazı durumlarda kalça-diz gibi komşu eklemlerdeki problemler bel problemleri ile karışabilmekte iken detaylı bir fizik muayene ile bunun ayrımına tecrübeli bir hekim tarafından rahatlıkla varılabilmektedir. Sonrasında rahatsızlığın durumuna göre röntgen-dinamik röntgen- MR- tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmaktadır. Ayrıca her hastada bu tetkiklerin uygulanma yöntemleri farklı olup hekimin radyoloji uzmanı ve teknisyenini bu konuda yönlendirmesi önemlidir. Omurgadan çıkan sinirlerde mevcut rahatsızlıktan kaynaklı bir bası varlığını tespit ve dökümante edebilmek amacıyla omurga problemlerinde yetkin bir Nöroloji uzmanı tarafından yapılacak EMG birçok durumda hekimin mevcut problemin kaynağına detaylı bir şekilde ulaşabilmesine yardımcı olabilmektedir. </p>
<p><strong>Her kanal daralması ve bel kayması ameliyat gerektirir mi? İleri yaşlı hastalarda bu problemlere yönelik cerrahi uygulanabilir mi?</strong></p>
<p>Her kanal daralması ve bel kayması problemi cerrahi gerektirmemektedir. Birçok durumda cerrahi dışı yöntemlerden faydalanılabilmektedir. Bu tedaviler kilo verme, egzersiz, fizik tedavi ve görüntüleme yöntemleri eşliğinde omurgaya enjeksiyon uygulamalarını içermektedir. Ayrıca ameliyat gerektiren bazı durumlar “acil” kabul edilmekte ve uygulanmakta bazı durumlar ise ”görece acil” yani ilerleyen zamanda gelişebilecek nörolojik problemleri engellemek amacıyla mümkün olan en erken ve uygun zamanda cerrahinin planlanması şeklinde olup, bazı durumlarda da kişinin hayat kalitesini arttırmak, ağrılarını kontrol altına almak ve günlük aktivitesini daha iyi bir seviyeye ulaştırmak için cerrahi tedavi seçilmektedir. </p>
<p>Omurga cerrahisi ameliyatlarının bu konuda yetkin bir ekip ile yapılmasında fayda vardır. Anestezi ekibi, nöromonitorizasyon ekibi, ameliyat hemşire ve personelleri ameliyatın birçok aşamasında önemli görevlere sahiptir. İleri yaştaki hastaların da ameliyatları omurga cerrahisinde tecrübeli bir anestezi ekibinin desteğiyle ve ameliyat sonrası ilk akşam gözlem altında tutulabilmek amacıyla tam kapsamlı yoğun bakım ünitesinin mevcudiyetiyle mümkün olabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108">Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
