<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fıtığı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/fitigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fitigi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>fıtığı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/fitigi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevirebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”</p>
<p><strong> Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor</strong></p>
<p>Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.” </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!</strong></p>
<p>Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi</strong></p>
<p>Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilinçsiz Yapılan Egzersizler Bel Fıtığı ve Menisküs Nedeni</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilincsiz-yapilan-egzersizler-bel-fitigi-ve-meniskus-nedeni-605253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 10:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçsiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersizler]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[menisküs]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Spor ve egzersiz yapmak sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor. Ancak bilinçsiz ve kontrolsüz yapılan egzersizler sakatlanmaya yol açabildiği gibi, çeşitli hastalıklara da kapı aralıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincsiz-yapilan-egzersizler-bel-fitigi-ve-meniskus-nedeni-605253">Bilinçsiz Yapılan Egzersizler Bel Fıtığı ve Menisküs Nedeni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Spor ve egzersiz yapmak sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor. Ancak bilinçsiz ve kontrolsüz yapılan egzersizler sakatlanmaya yol açabildiği gibi, çeşitli hastalıklara da kapı aralıyor. Özellikle doktora danışmadan, alanında uzman olmayan kişilerin sosyal medyaya paylaştıkları egzersiz videolarında yer alan hareketleri bilinçsizce yapmak bel fıtığı, omuz eklem hasarları ve menisküs gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, kişiye özel planlanmayan egzersizlerin oluşturduğu riskler hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>Yanlış plank ve squat hareketleri sakatlanma nedeni</strong></p>
<p>Fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerine başvuran hastalarda egzersize bağlı yaralanmalar belirli hareketlerde yoğunlaşmaktadır. Yanlış teknikle yapılan plank egzersizleri bel fıtığını tetiklemektedir. Uygun olmayan direnç lastikleriyle yapılan egzersizler omuz ekleminde hasara neden olabilir. Kontrolsüz ve yanlış formda uygulanan squat hareketleri ise diz ekleminde menisküs ve bağ yaralanmalarına yol açabilir.</p>
<p><strong>Sosyal medya paylaşımlarındaki egzersizlere dikkat!</strong></p>
<p>Dijital platformlarda paylaşılan egzersiz videoları, bireyin mevcut sağlık durumu değerlendirilmeden uygulandığında sakatlanma riskini artırmaktadır. Bu içeriklerin büyük bölümü; yaş, fiziksel kapasite, omurga sağlığı, eklem yapısı, kilo ve geçirilmiş hastalıkları dikkate almadan hazırlandığı için her birey için güvenli değildir</p>
<p><strong>Yanlış egzersize yol açan temel hatalar</strong></p>
<p>Egzersiz kaynaklı sakatlıkların temelinde üç ana hata öne çıkmaktadır:</p>
<ul>
<li>Ağrının kas, fıtık ya da kemik kaynaklı olup olmadığı belirlenmeden yapılan egzersizler. </li>
<li>“Herkese aynı egzersiz” anlayışıyla kişiye özel planlama yapılmaması.</li>
<li>Yanlış hız, uygunsuz yük ve hatalı tekrar sayılarıyla yapılan uygulamalar.</li>
</ul>
<p><strong>Egzersiz öncesi klinik değerlendirme önemli</strong></p>
<p>Egzersizin koruyucu ve tedavi edici etkilerinden güvenli şekilde yararlanabilmek için uygulama öncesinde klinik değerlendirme büyük önem taşımaktadır. Bireyin egzersize başlamadan önce mevcut şikâyetlerinin kaynağının netleştirilmesi gerekir. Ağrının kas-iskelet sistemi, disk patolojisi ya da eklem yapılarıyla ilişkili olup olmadığı doğru egzersiz planlamasını belirlemektedir.</p>
<p>Planlanan programın bireyin yaşı, fiziksel kapasitesi, eşlik eden kronik hastalıkları ve geçmiş travmalarıyla uyumlu olması gerekir. Standart egzersiz protokollerinin bireysel farklılıklar dikkate alınmadan uygulanması sakatlanma riskini anlamlı ölçüde artırmaktadır.</p>
<p>Egzersizin süresi, sıklığı, yoğunluğu ve hızı klinik açıdan temel parametreler arasında yer alır. Yanlış yükleme, kontrolsüz tempo ve uygunsuz tekrar sayıları kas, tendon ve eklem dokularında aşırı zorlanmaya bağlı hasarlara yol açabilir. Egzersiz sırasında ortaya çıkan ağrının fizyolojik bir adaptasyon mu yoksa patolojik bir sürecin göstergesi mi olduğunun ayırt edilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Uygun tedavi planlaması şart!</strong></p>
<p>Kas-iskelet sistemi ağrılarında sosyal medyada görülen veya kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesi ciddi riskler barındırmaktadır. Ağrı, hareket kısıtlılığı ya da performans kaybı yaşayan bireylerin sosyal medya içerikleriyle değil, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilerek tedavi sürecine başlaması gerekir.</p>
<p>Egzersizin sağlık için etkili ve güvenli bir araç olabilmesi; doğru tanı, kişiye özel planlama ve uzman kontrolü ile mümkün olabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincsiz-yapilan-egzersizler-bel-fitigi-ve-meniskus-nedeni-605253">Bilinçsiz Yapılan Egzersizler Bel Fıtığı ve Menisküs Nedeni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknoloji kullanımı, genç yaşta boyun fıtığı riskini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknoloji-kullanimi-genc-yasta-boyun-fitigi-riskini-artiriyor-574717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 17:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, boyun fıtığının nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve önleme yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknoloji-kullanimi-genc-yasta-boyun-fitigi-riskini-artiriyor-574717">Teknoloji kullanımı, genç yaşta boyun fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, boyun fıtığının nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve önleme yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Boyundan kollara uzanan ağrı boyun fıtığı belirtisi olabilir!</strong></p>
<p>Boyun fıtığının iki kemiğin arasındaki kıkırdak topunun yerinden çıkıp kola giden sinirleri bası altına almasıyla ortaya çıktığını aktaran Prof. Dr. Onur Yaman, “Genellikle genç yaş grubundaki kişilerin özellikle bilgisayarı, cep telefonunu çok kullanmalarıyla yaşlı hastalarda da yaşlanmayla birlikte kıkırdak dokusunun eskisi kadar esnek olmamasıyla ortaya çıkan mekanik bir durum.” dedi.</p>
<p>Boyun fıtığı belirtilerinin genellikle boyunda ağrı ile başladığını kaydeden Yaman, “Boyundan başlayan ağrı başa doğru yayılır. Yine fıtığın olduğu yere göre kürek kemiklerinde ve omuzlarda ağrı ortaya çıkabilir. Bazen sinirin üzerindeki basıyla birlikte kollarda ve parmaklarda ağrı, uyuşukluk ve ilerleyen dönemlerde de kuvvetsizlik şikayetleri oluşabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Boyun fıtığı ameliyatı önden ya da arkadan yapılabilir! </strong></p>
<p>Boyun fıtığı ameliyatlarının iki şekilde yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Onur Yaman, “Ameliyatın ön taraftan ya da arka taraftan yapılmasına karar verilebilir. Bu karar hastanın yaşı, boyun fıtığının sayısı ve yerine göre verilir.” dedi.</p>
<p>Ameliyatın yapılacağı bölgeye göre risklerin değiştiğini de dile getiren Yaman, “Ön taraftan yapıldığında yemek borusu, nefes borusu, konuşma siniri, şah damarı gibi yapılar ön bölgede yer aldığı için bu hayati organların yaralanmalarına bağlı sorunlar görülebilir. Ancak bu tür sorunların görülme oranı oldukça düşük. Arka taraftan yapıldığında ise enfeksiyon, omurilik zarının yaralanması, kola giden sinirlerin hasar görmesi gibi riskler var. Günümüzde kullanılan teknolojilerle de bu riskler oldukça azalmış durumda.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Boyun fıtığını önlemek ve tekrarını engellemek için yaşam tarzında düzenlemeler şart!</strong></p>
<p>Boyun fıtığını tetikleyen sebeplere değinen Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, “Özellikle boynu öne doğru getirme hareketi, boyun fıtığı oluşma ve tekrarlama riskini arttırır. Dolayısıyla cep telefonuyla uzun süre kullanılacaksa kulaklık kullanılmalı. Bilgisayar başında çok fazla kalınıyorsa ekranı göz hizasına getirilmeli. Boynu öne doğru eğecek hareketlerden mümkün olduğunca uzak durulmalı.” dedi.</p>
<p>Özellikle ön taraftan yapılan boyun fıtığı ameliyatlarından sonra, aynı yerde fıtığın tekrar etme olasılığının düşük olduğunu kaydeden Yaman, “Ancak komşu segment hastalığı denilen, ameliyat edilen yerin bir üst bölgesinin sorun çıkma olasılığı yaklaşık yüzde 20. Dolayısıyla ameliyatlardan sonra hastaların özellikle yaşam tarzlarını düzenlemeleri gerekir. Başlarını çok fazla öne eğmelerine neden olacak pozisyonlardan kaçınmalılar.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Boyun fıtıklarının çoğu cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebiliyor! </strong></p>
<p>Boyun fıtıklarının büyük bir kısmının ameliyatsız tedavi edilebildiğine vurgu yapan Prof. Dr. Onur Yaman, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu yöntemlerden biri boyunluktur. Fizyoterapi yöntemleriyle sırt ve boyun kaslarını kuvvetlendirerek hastaların şikayetleri geriletilebilir. Bunun dışında ağrıyı ortadan kaldırabilecek enjeksiyonlar da şikayetleri azaltarak fıtığın ilerleyişini durdurabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknoloji-kullanimi-genc-yasta-boyun-fitigi-riskini-artiriyor-574717">Teknoloji kullanımı, genç yaşta boyun fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel fıtığı gençlerde giderek yaygınlaşıyor, çünkü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-genclerde-giderek-yayginlasiyor-cunku-538117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tablet, telefon veya bilgisayar başında hareket etmeden uzun saatler geçirmek, sporda yanlış teknikle ağırlık kaldırmak, fazla kilolu olmak… </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-genclerde-giderek-yayginlasiyor-cunku-538117">Bel fıtığı gençlerde giderek yaygınlaşıyor, çünkü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tablet, telefon veya bilgisayar başında hareket etmeden uzun saatler geçirmek, sporda yanlış teknikle ağırlık kaldırmak, fazla kilolu olmak… Tüm bunlar ve daha pek çok etken nedeniyle bel bölgesinin omurları arasında yer alan diskler kayma veya yırtılma sonucu, sinirler ile omuriliğin geçtiği kanala doğru yer değiştiriyorlar. Bel fıtığı olarak adlandırılan bu tabloda disklerin sinire baskı yapmaları sebebiyle gelişen bel ağrısı, bacaklara yayılan ağrı, uyuşukluk ve kas zayıflığı gibi sorunlar, hastaların günlük aktivitelerini ciddi boyutlarda kısıtlayabiliyor. Genellikle 30-50 yaş arasında başlayan bel fıtığının son yıllarda katlanarak artan bir oranda yükseldiği belirtiliyor.  <strong>Acıbadem International Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir,  </strong>üstelik bel fıtığının son yıllarda gençler arasında da giderek daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2022 yılında yapılan Türkiye Sağlık Araştırması’na göre;  15 yaş ve üzeri kişilerde son 12 ay içinde bel bölgesi sorunlarının görülme oranı yüzde 29,7 olarak belirlenmiş.  Ülkemizde, 15-49 yaş aralığındaki kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada da; bel ağrısı nedeniyle tanı alanların yüzde 67,5’ine bel fıtığı teşhisi konulduğu bildirilmiş.  Bu veriler, Türkiye’de her yıl bel fıtığı tanısının ne kadar yüksek oranda olduğunu ve görülme yaşının ne kadar düştüğünü göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Az hareket etmekten hatalı teknikle ağırlık kaldırmaya… </strong></p>
<p>Bel fıtığının son yıllarda dünyada ve ülkemizde gençlerde daha sık görülmesinde modern yaşam tarzı ve çevresel faktörler rol oynuyor.  Fizik Tedavi ve  Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir,  <strong>  </strong>gençlerde giderek yaygınlaşan daha az hareket etme şeklindeki yaşam tarzının bel fıtığının gelişiminde çok önemli bir etken olduğunu belirterek, “Spor ve açık hava aktiviteleri yerine; tablet, telefon ve bilgisayar başında hareket etmeden uzun saatler geçirmek ve öne eğilmek ya da kambur oturmak gibi hatalı duruş alışkanlıkları omurganın üzerinde ciddi baskı oluşmaktadır” uyarısında bulunuyor.  Prof. Dr. Ferda Özdemir, gençlerde trend haline gelen ağırlık kaldırmaya yönelik sporun da bu yaş grubunda görülen bel fıtığının bir başka önemli sebebi olduğuna işaret ederek,  “Yanlış teknikle ağırlık kaldırmak veya taşımak da omurga sağlığını olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla, gençlerin ağırlık kaldırma egzersizlerinden önce mutlaka ısınma hareketleri yapmaları ve bir uzmandan ağırlıkları doğru kaldırma konusunda bilgi edinmeleri gerekmektedir” bilgisini veriyor.  Prof. Dr. Ferda Özdemir, çağımızın önemli sorunu olan obezitenin, sürekli stres altında olmanın ve sigara kullanımın da gençlerde yaygın görülen diğer bel fıtığı sebepleri olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Ani ve zorlayıcı hareket sonrasında başlıyorsa, dikkat! </strong></p>
<p><strong> </strong>Bel bölgesindeki omurlar arasında yer alan diskler, omurganın esnekliğine ve vücut dengesine yardımcı oluyorlar. Bu disklerin yaşlanma, aşırı zorlanma veya ani hareketler nedeniyle zarar görmeleri durumunda fıtık gelişebiliyor ve sinirlere baskı yapabiliyor. Bunun sonucunda, hastada yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek boyuta ulaşabilen çeşitli yakınmalar gelişebiliyor. Prof. Dr. Ferda Özdemir, “Özellikle ani ve zorlayıcı hareket sonrasında başlayan bel ağrısının yanı sıra istirahatte bile geçmeyen; öksürme, hapşırma veya ıkınma ile artan; özellikle bacağa yayılan ağrı; ayakta ya da parmaklarda uyuşma ve güçsüzlük, bel fıtığının tipik belirtilerini oluşturmaktadır” diye konuşuyor.   </p>
<p><strong> Tedaviyle ağrı kontrol altına alınıyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Bel fıtığının tedavisinde temel hedef;  omurganın hareketliliğini yeniden kazandırmak, sinir üzerindeki baskıyı ortadan   kaldırmak, böylece ağrıyı azaltmak oluyor. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, tüm bel fıtığı hastalarının sadece  yüzde 5-10’u ameliyat gerektiriyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir,<strong> </strong>sinir hasarı olmayan tabloların yüzde 80-90’ında; ilaç, fizik tedavi ve egzersizlerden oluşan konservatif tedaviyle ağrının kontrol altına alınabildiğine dikkat çekerek,  şunları söylüyor: “Bel fıtığında erken teşhis, iyiliğin korunmasında ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Özellikle düzenli yapılan egzersizlerle kaslar güçlenmekte,  omurga daha iyi desteklenmekte ve sinir baskısı azalmaktadır.   Bu etkiler  sayesinde ağrı uzun süreli olarak önemli ölçüde hafiflemekte hatta bazı hastalarda geçmektedir.”  Ancak hasta hatalı duruş, hareketsizlik ve ağır kaldırma gibi istenmeyen hataları yapmaya devam ederse ağrının tekrar başlayabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Ferda Özdemir,   “Düzenli egzersiz yapmak, doğru oturma ve yük kaldırma tekniklerine dikkat  etmek, omurgayı destekleyen kasları güçlendirmek ve kilo kontrolü sağlamak bel fıtığından korunmada önemli faktörlerdir” diyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-genclerde-giderek-yayginlasiyor-cunku-538117">Bel fıtığı gençlerde giderek yaygınlaşıyor, çünkü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 11:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren uzmanlar, bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıklarının yer aldığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamilelik döneminin de kasık fıtığı riskini artırabildiğini kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığı hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kasık fıtığı tek taraflı veya çift taraflı şişliğe neden olabiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesinde, tek taraflı veya çift taraflı şişlik, hassasiyet veya kabarıklık gibi belirtilere yol açabildiğini ifade ederek, “Bazen, kişi bölgede baskı hissi veya rahatlama hissi yaşar, bu da kasık fıtığı şüphesini uyandırabilir. İlerleyen durumlarda, bu şişlik testislere doğru yayılabilir ve bağırsaklarda sıkışırsa kabızlık atağı gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca, kaslarda şişkinlik ve karın ağrıları da ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Kasık bölgesindeki kaslarda meydana gelen zayıflık, spermatik kordonun veya kanalın genişlemesi gibi durumların kasık fıtığına yol açabildiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Bu fıtık, doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkabilir. Doğumsal kasık fıtığı, kanalın genişlemesinden kaynaklanır ve iç organların fıtık kesesine doğru hareket etmesine neden olabilir. Bu durumda, fıtık kesesine bağırsaklar veya yağlı dokular girebilir.” şeklinde bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ağır egzersizler kasık fıtığına neden oluyor</strong></p>
<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Zayıflık, çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir; bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıkları yer alır. Hamilelik dönemi de kasık fıtığı riskini artırabilir. Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir. Bu iki tür kasık fıtığı, farklı nedenlerden kaynaklanır ve belirli risk gruplarında daha yaygın olabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Kasık fıtığının çok erken başlangıç dönemlerinde bile fark edilemeye bildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Özellikle kilolu hastalarda bu durum daha da zor olabilir. Bu durumda, ultrason tetkiki kullanılarak kasık fıtığının tanısı konulabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Cerrahi tedavi gerekiyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesindeki bir yırtık veya kanal genişlemesi nedeniyle oluştuğunu ve cerrahi tedavi gerektirdiğini belirterek, “Aksi takdirde, bağırsakların bu alana girmesi ve düğümlenme gibi istenmeyen komplikasyonlarla karşılaşılabilir.” dedi.</p>
<p>Kasık fıtığı oluştuğunda, yaşam kalitesinin etkilenebildiğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, şunları vurguladı:</p>
<p>“Belirtiler arasında bölgede şişlik, zaman zaman kramplar ve hassasiyetler yer alabilir. Ayrıca, bu durum kişinin cinsel hayatını da etkileyebilir; baskı nedeniyle ağrı hissedebilir ve yaşam kalitesi bu belirtilerden dolayı olumsuz etkilenebilir. Kasık fıtığının teşhis edilmesi durumunda, cerrahi tedavi gereklidir. Fıtık boşluğuna bağırsakların girmesi mümkündür; bu durumda bağırsaklar testislere kadar inebilir ve bağırsak tıkanıklığına yol açabilir. Ağrı ve gaz çıkarma problemleri de ortaya çıkabilir. Bağırsakların bu alanda sıkışması durumunda ise ciddi riskler söz konusudur; bu durumda acil cerrahi müdahale gereklidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kasık fıtığı erkek bebekleri 5 kat daha fazla etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kasik-fitigi-erkek-bebekleri-5-kat-daha-fazla-etkiliyor-421830</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 07:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebekleri]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebeklerde kasık fıtığı, sinsi seyreden doğumsal bir sorun. Kasık fıtığının erkek bebeklerde görülme sıklığının, kız bebeklerde görülme sıklığına oranla 5-6 kat daha fazla olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “İkizlerde ve diğer aile bireylerinde kasık fıtığı öyküsünün olması, kasık fıtığı riskini artıran önemli bir unsur” açıklamasında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasik-fitigi-erkek-bebekleri-5-kat-daha-fazla-etkiliyor-421830">Kasık fıtığı erkek bebekleri 5 kat daha fazla etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kasık fıtığı erkek bebekleri 5 kat daha fazla etkiliyor</strong></p>
<p><strong>Bebeklerde kasık fıtığı, sinsi seyreden doğumsal bir sorun. Kasık fıtığının erkek bebeklerde görülme sıklığının, kız bebeklerde görülme sıklığına oranla 5-6 kat daha fazla olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “İkizlerde ve diğer aile bireylerinde kasık fıtığı öyküsünün olması, kasık fıtığı riskini artıran önemli bir unsur” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Kasık fıtığı, bebeklerde ve çocuklarda en sık rastlanan doğumsal sorunlardan biri. Erkek bebeklerin anne karnındayken kendi karınlarının içinde olan testisleri, hamilelik ilerledikçe kasık kanalı aracılığıyla karınlarından aşağı doğru iniyor ve yumurta keselerine yerleştiğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “Kasık kanalı içindeki periton (karın zarı) kökenli bu kese doğumla birlikte kendiliğinden kapanıyor. Ancak kapanmadığı durumlarda iç organların bu kanala girmesi ve yaratacağı baskı nedeniyle kasık fıtığı dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Rakamlara göre kasık fıtığı olan hastaların aile bireylerinde aynı hastalığın görülme olasılığı yüzde 11,5. Açık kalan kesenin; kabızlık, ateş, öksürük veya kusma gibi karın içi basıncını artıran durumlara maruz kalması da kasık fıtığını tetikleyici faktörlerden” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kasık fıtığının ön tanısını genellikle aileler koyuyor</strong></p>
<p>Kasık veya yumurta kesesinde şişlik, huzursuzluk, bazı durumlarda kusma gibi belirtiler veren kasık fıtığının ön tanısını genellikle ailelerin koyduğunu söyleyen Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “Çocuklar kliniğe zaman zaman sağ ya da sol kasık bölgelerinde şişlik şikayetleriyle getiriliyor. Kasık fıtığı vakalarında şişlik; yüzde 60’ında sağda, yüzde 30’unda solda, yüzde 10’unda ise iki taraflı görülebiliyor. Bu şişlik; ıkınma, ağlama ve öksürme gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda ortaya çıkıyor ve istirahatle genellikle kayboluyor. İlerlemiş vakalarda şişlik skrotum (torba) içini doldururken, büyük yaş çocuklarda özellikle bedensel aktivite artışıyla beraber egzersiz esnasında kasıkta ağrı şeklinde kendini belli edebiliyor. Yenidoğan bebeklerde ise emmede isteksizlik ve huzursuzluk gibi belirtiler gözlemlenebiliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kasık fıtığı erişkinlerde daha çok 50 yaş sonrasında görülüyor</strong></p>
<p>Çocuklarda daha çok karın içi organlarının periton kökenli kese içine girmesiyle oluşan indirekt kasık fıtığı, çocukların yüzde 1’i ila yüzde 5’i arasında görülen bir durum. Bu oranın prematüre bebeklerde yüzde 30’lara kadar yükseldiğini belirten Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “Kasık fıtığı; büyük çoğunluğu 1 yaş altında olan bebeklerde, doğumdan sonraki ilk aylarda daha sık görülüyor. Erişkinlerde ise daha çok 50 yaş sonrasında ortaya çıkıyor. Genel olarak erkeklerin yaklaşık yüzde 28 ila yüzde 30&#8217;unun, kadınların ise yüzde 2 ila yüzde 3&#8217;ünün yaşamlarının bir döneminde kasık fıtığı sorunuyla karşı karşıya kaldığı biliniyor” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Vakaların yüzde 30 ila yüzde 60’ına ilk altı ayda tanı konabiliyor</strong></p>
<p>Hastanın öyküsü iyice dinlendikten sonra genital bölgeyi içeren dikkatli ve sabırlı genel bir fiziki muayene ve gerektiğinde ultrasonografik tetkikle kesin tanı rahatlıkla konabiliyor. Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “Vakaların yüzde 30-60’ına ilk altı ayda tanı konduğunu da belirtmek gerekiyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kasık fıtıkları sadece cerrahi yöntemle tedavi edilebildiğini ancak bu cerrahi işlemin çocuk cerrahisi kliniklerinin en sık uyguladığı cerrahi girişim olduğunu belirten Dr. Ahmet Nadir Tosyalı, “Ameliyatlar klasik açık veya laparoskopik yöntem kullanılarak gerçekleştiriliyor. Açık yöntemde; kasık bölgesinden yapılan minik ve yatay bir kesi sonrası, yüksekten fıtık kesesi düğümleme tekniğiyle onarım yapılıyor. Laparoskopik yöntemde ise ameliyat, karın ön duvarında tek veya 2-3 küçük kesiyle oluşturulan deliklerden içeri girilen alet ve kamerayla gerçekleştiriliyor. Hasta için yatış da gerekmiyor. Sabah ameliyat edilen bebekler akşam üstü taburcu ediliyor. 0-12 ay arası bebekler ameliyat sonrasında 3-4 saat içinde normale dönerken, daha büyük yaş gruplarındaki çocuklarda ise bu süre sadece 1-2 gün oluyor. Ameliyat sonrasında 6-8 hafta ağır yük kaldırmamak, kabızlıktan uzak olmak için bol lifli gıda tüketmek ve aşırı zorlamalardan sakınmak önemli” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>3 soru 3 cevap</strong></p>
<p><strong>Kasık fıtığı kendiliğinden geçer mi? </strong></p>
<p>Hayır, geçmez. Ayrıca oluşabilecek risk ve tehlikelerin ne zaman, nerede ortaya çıkacağı da bilinemez. Dolayısıyla kasık fıtıkları tanısı konduğunda mutlaka tedavi edilmelidir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kasık fıtığı tekrarlar mı? </strong></p>
<p>Ameliyat sonrası fıtığın tekrarlama ihtimali her zaman vardır. Ancak çocuk yaş grubunda ameliyat sonrası tekrarlama oranı yüzde 1’den fazla değildir. Cerrahi teknikte zafiyet veya hastaya ait yapısal bir bağ dokusu rahatsızlığı gibi nedenlerle tekrar edebilir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Fıtık boğulması nedir? </strong></p>
<p>İnkarserasyon (fıtık boğulması); fıtık kesesi içindeki organların karın boşluğuna kolaylıkla geri dönememesine denir. Eğer bu organların beslenmesi bozularak çürüme meydana gelmişse bu duruma da “strangülasyon” denir. Her iki durum da kasık fıtığı riskleri olarak bilinir ve acil müdahale gerektirir. </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasik-fitigi-erkek-bebekleri-5-kat-daha-fazla-etkiliyor-421830">Kasık fıtığı erkek bebekleri 5 kat daha fazla etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzme, bel fıtığı konusunda fazladan fayda sağlamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuzme-bel-fitigi-konusunda-fazladan-fayda-saglamiyor-387282</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 08:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[fazladan]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yüzme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387282</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğru yapılan her türlü sporun olumlu etkileri var</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuzme-bel-fitigi-konusunda-fazladan-fayda-saglamiyor-387282">Yüzme, bel fıtığı konusunda fazladan fayda sağlamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğru yapılan her türlü sporun olumlu etkileri var</strong></p>
<p><strong>Bel fıtığının bir hastalık olmadığını, yaş ilerledikçe ortaya çıkan doğal bir sonuç olduğunu belirten uzmanlar, doğru yapılan her türlü sporun genel beden sağlığı ve bel fıtığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu söylüyor. Yüzmenin bilinenin aksine, bel fıtığı için zorunlu bir spor olmadığının altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, “Yüzme hem vakit hem de bedensel anlamda talepkâr bir spor. Öte yandan araştırmalara göre, diğer sporlar ile kıyaslandığında da bel fıtığı konusunda fazladan bir fayda sağlamadığı ortaya çıkıyor.” açıklamasını yapıtı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, yüzmenin bel fıtığına iyi gelip gelmediği konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Bel fıtığı hastalık değil, yaşlılığın bir sonucu</strong></p>
<p>Bel fıtığının, omurga kemikleri arasında bulunan, disk adı verilen kıkırdak dokularının çeşitli sebeplere bağlı olarak bozulması ve omuriliğe doğru yer değiştirmelerine denildiğini belirterek sözlerine başlayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, “Yaşımız ilerledikçe, vücudumuzda her dokuda yıpranma olduğu gibi, disklerde de yıpranmalar ve bozulmalar olur. Bu sebeple bilinenin aksine, bel fıtığı bir hastalık değil, yaşlanmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Bel fıtığı, omurilikten çıkan sinirleri ezmeye başladığında veya ağrıya sebebiyet verdiğinde hastalık haline gelir.” dedi.</p>
<p>Her bel ağrısının suçlusunun, bel fıtığı olmadığını belirten Ünal, “Her bel fıtığı da ağrı yapacak diye bir kaide yok. Bu nedenle inatçı bel ağrısı yaşayan bir kimsenin, beyin cerrahisi uzmanı tarafından muayene edilerek, ağrının sebebinin bel fıtığı kaynaklı olup olmadığının araştırılması ve buna göre tedavisinin düzenlenmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Doğru yapılan her türlü sporun genel beden sağlığı ve bel fıtığı üzerinde olumlu etkileri var</strong></p>
<p>Yüzmenin bel fıtığına iyi gelip gelmediği sorusuna değinen Op. Dr. Emre Ünal, “Sadece yüzme değil, doğru yapılan her türlü sporun genel beden sağlığı ve bel fıtığı üzerinde olumlu etkileri tartışılmaz bir gerçek. Ancak bir noktaya dikkat çekmek lazım, ‘doğru yapılan’ spordan bahsediyoruz. Yüzme, vücudumuzda neredeyse tüm kas gruplarını aynı anda çalıştıran, sadece kas güçlenmesini sağlamakla kalmayarak, kalp-damar sistemimizi de aynı anda çalıştıran komple bir spordur. Ancak yüzmenin zorlukları da vardır. Müstakil ve havuzlu bir evde oturmadığınız sürece, ev şartlarında yapmak mümkün değil. Mutlaka yakında bir tesise gitmeniz gerekir. Bu tesislerde yüzme öncesi ve sonrası duş alma zorunluluğu da olduğu için, bu rutine ayrıca vakit ayırılması gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yüzme en az 10 dakika, doğru postür ile aralıksız yapıldığında genel sağlık açısından faydalı</strong></p>
<p>Dört mevsimi yaşayan ülkemizde, özellikle soğuk havalarda yapılmasının zor bir spor olduğunun altını çizen Ünal, “Kapalı bir havuza gidilse bile, havuz çıkışında kişinin kendini soğuktan koruyamaması bel ağrısına ve gribal enfeksiyonlara sebebiyet verebilir. Yüzmenin, genel sağlık açısından faydalı olabilmesi için, en az 10 dakika, doğru postür ve ritim ile ara vermeden yapılması gerekir. Toplumun yüzde kaçı doğru postür ile 10 dakika hiç durmadan yüzebilir ki? 2016 yılında Avrupa Omurga Derneği Dergisi’nde yayınlanan bir makalede, yarışmalara katılan yüzücüler ile, hiç spor yapmayan 200 kişi karşılaştırılmış ve iki grup arasında bel fıtığı gelişimi konusunda belirgin fark görülmemiştir. Tüm bunlar göz önüne alındığında, yüzmenin hem vakit hem de bedensel anlamda talepkâr bir spor olduğu görülüyor. Öte yandan diğer sporlar ile kıyaslandığında da bel fıtığı konusunda fazladan bir fayda sağlamadığı ortaya çıkıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Fıtık sorunu olanlar mutlaka spor yapmalı ama bu yüzme olmak zorunda değil</strong></p>
<p>Doğru yapılan her türlü sporun genel beden sağlığına faydalı olduğunu yineleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, “Yüzme sporu, en az diğer sporlar kadar faydalıdır ancak genel kanının aksine bel fıtığını önleme konusunda farkı yoktur. Kişinin düzenli spor yapması için, bu sporu yaparken zevk alması ve yeterli vakti ayırabilmesi gerekir. Aksi halde süreklilik sağlanamaz.” dedi.</p>
<p>Ünal sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bel fıtığı olan veya bel fıtığı ameliyatı olmuş bir kişinin hayatında mutlaka spor olmalı. Ancak bu sporun yüzme sporu olma zorunluluğu yok. Hangi sporu yapacağına kişi zamanına, kişisel zevklerine göre karar vermeli.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuzme-bel-fitigi-konusunda-fazladan-fayda-saglamiyor-387282">Yüzme, bel fıtığı konusunda fazladan fayda sağlamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
