<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>felç | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/felc/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/felc</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Dec 2025 12:50:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>felç | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/felc</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kalbin sinsi düşmanı kötü kolesterol</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalbin-sinsi-dusmani-kotu-kolesterol-600713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:50:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sinsi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde ölümlerin başlıca nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbin-sinsi-dusmani-kotu-kolesterol-600713">Kalbin sinsi düşmanı kötü kolesterol</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde ölümlerin başlıca nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları yer alıyor. Kötü kolesterol (LDL) yüksekliği,  bu hastalıkların gelişiminde önemli bir risk faktörü  olarak öne çıkıyor. Çünkü, kanda gereğinden fazla bulunduğunda “aterosklerotik plak” adı verilen sert birikintiler oluşmasına neden olabiliyor.   Toplumda “damar sertliği” olarak bilinen ateroskleroz ise kalp ve damar sisteminde ciddi hasarlara ve bunun sonucunda kalp krizi ile felç (inme) gibi hayatı tehdit eden hastalıklara yol açabiliyor. Üstelik, çağımızın büyük sorunları arasında yer alan hareketsizlik ve obezite probleminin 20’li yaşlara kadar inmesi, kötü kolesterolü artık gençler için de önemli bir sağlık sorunu haline getiriyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya,</strong> kolesterol değerlerinin düzenli takip edilmesinin kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde azaltabileceğini vurgulayarak, “Bu nedenle, hiçbir yakınması olmasa bile herkesin 20 yaşından itibaren düzenli olarak kolesterol ölçümü yaptırması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.   </p>
<p><strong>Kalp krizi ve felç riskini artırıyor!</strong></p>
<p>Vücudumuzun temel yapı taşları olan yağlar iyi kolesterol (HDL) ve kötü kolesterol (LDL) olmak üzere ikiye ayrılıyor.  Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, kolesterolde yüksek olması istenilen tek değerin iyi kolesterol (HDL) olduğunu hatırlatarak, “İyi kolesterolde ideal olan, değerin 50-55’in üzerinde olmasıdır.  Kötü kolesterol (LDL) ise kanda ihtiyaç duyulandan daha fazla olursa, atar damar duvarlarında birikerek; kalbe giden kan akışını engelleyen koroner arter hastalığı, kollara ve bacaklara giden kan akışının bozulmasıyla ortaya çıkan periferik damar hastalığı ve beyne giden kan akımını bozan karotid arter hastalığına yol açabilmektedir. Bu hastalıklar da kalp krizi ve felç ile sonuçlanabilmektedir.  Dolayısıyla, kötü kolesterolün kandaki seviyesi 130&#8217;un altında olmalı ve 190&#8217;ın üzerine çıkmasına kesinlikle izin verilmemelidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Erken tanı için 20 yaşından itibaren…</strong></p>
<p>Kötü kolesterol (LDL) çoğu zaman hiçbir belirti vermeden damarlarda birikebiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, bu nedenle kolesterol seviyelerinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığına vurgu yapıyor. Kolesterolde yaş ve cinsiyet, takip sıklığının önemli etkenlerini oluşturuyor. <strong> </strong>Erken tanı için kolesterole erkeklerde 20-44 yaş arasında 5 yılda bir, 45-60 arasında yılda bir veya 2 yılda bir, 65 yaş sonrasında her yıl bakılması öneriliyor. Kadınlarda ise menopoz dönemine kadar 5 yılda bir, menopoz sonrasında östrojenin damar sağlığını koruyucu etkisi kaybolduğundan yılda bir bakılması tavsiye ediliyor. Yaş ve cinsiyetin dışında diğer risk faktörlerinin de takip sıklığını belirlemede önem taşıdığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, “Ailede  kalp, inme veya felç gibi damar hastalığı öyküsü ya da diyabet gibi damar sağlığını tehdit eden bir başka hastalık varsa, hasta obeziteli bir bireyse veya sigara içiyorsa, hekim daha sıkı takip isteyebilmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Beslenme alışkanlıkları ve egzersiz önemli!</strong></p>
<p>Kolesterol değerlerinizi bilmek kalp hastalığı riskinizi anlamanıza yardımcı olsa da bu rakamlar tablonun sadece bir parçasını oluşturuyor. Dolayısıyla hekimler, kolesterol dışında genel sağlık durumunuzu da değerlendirerek risk analizi yapıyorlar. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya,<strong> </strong>kötü kolesterolün tedavisinde, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesinin yanı sıra ilaç tedavisine de başvurulabildiğini belirterek, “Vücutta oluşan kötü kolesterol miktarını azaltmak için hatalı beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve yakılan kolesterol miktarını artırmak için daha fazla egzersiz yapılması gerekmektedir. İhtiyaç halinde önerilen ilaçlar da karaciğerde üretilen kolesterol miktarını azaltmaktadır.  Bu ilaçlar çok etkili ve kalp-damar hastalıklarının taşıdıkları risklerle karşılaştırıldığında son derece güvenlidir” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbin-sinsi-dusmani-kotu-kolesterol-600713">Kalbin sinsi düşmanı kötü kolesterol</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 08:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaslarını]]></category>
		<category><![CDATA[kesin]]></category>
		<category><![CDATA[Midye]]></category>
		<category><![CDATA[Nedenle]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih&#8217;te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor</p>
<p><strong>“Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor:</p>
<p>“Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.”</p>
<p><strong>“Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir”</strong></p>
<p>Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.”</p>
<p><strong>“Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz”</strong></p>
<p>Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor:</p>
<p>“Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.”</p>
<p><strong>“Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir”</strong></p>
<p>Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor.</p>
<p><strong>“Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var</strong></p>
<p>Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.”</p>
<p><strong>“Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı”</strong></p>
<p>“Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçsiz]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kütletme]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyan]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yırtılma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medyada sıkça görülen ‘boyun kütletme’ videolarına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, bilinçsiz yapılan bu hareketin ciddi sonuçları olabileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863">Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde sosyal medyada sıkça görülen ‘boyun kütletme’ videolarına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, bilinçsiz yapılan bu hareketin ciddi sonuçları olabileceğini söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Boyun omurlarına yapılan ani ve sert hareketlerin, beyne kan taşıyan damar duvarlarında yırtılmaya neden olabileceğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Arter duvarında meydana gelen bu yırtılma kanın pıhtılaşmasını tetikleyerek hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir. Bu durum, ‘inme’ olarak bilinen beyin enfarktüsüne yol açar.” dedi. Bilinçsiz manipülasyonların, yalnızca damarları değil omurilik ve sinir köklerini de zedeleyebileceğini vurgulayan Dr. Şalçini, bu işlemlerin yalnızca eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından uygulanması gerektiği uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, halk arasında ‘boyun kütletme’ olarak bilinen servikal manipülasyonun, bilinçsizce yapıldığında neden olabileceği sağlık sorunları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Ani ve sert hareketler, boyundaki hassas damar duvarlarında yırtılmaya neden olabilir!</strong></p>
<p>Halk arasında &#8216;boyun kütletme&#8217; olarak bilinen servikal manipülasyonun, boyun omurlarına ani ve kontrollü bir kuvvet uygulanarak yapıldığını dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Bu hareket sırasında duyulan &#8216;kütleme&#8217; sesi, eklem sıvısı içindeki gaz kabarcıklarının serbest kalmasından kaynaklanır ve geçici bir rahatlama hissi verebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak bu işlemin zararlarının, sağladığı rahatlamadan çok daha ağır olabileceğine dikkat çeken Dr. Şalçini, “En büyük risk, boyun omurlarının içinden geçerek beyne kan taşıyan vertebral arterlerde (beyni besleyen ana damarlardan biri) meydana gelebilecek hasarlardır. Ani ve sert bir döndürme hareketi, bu hassas damar duvarlarında yırtılmaya (diseksiyon) neden olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Pıhtı oluşumu tetiklenebilir ve beyne taşınarak hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir!</strong></p>
<p>Arter duvarında meydana gelen bu yırtılmanın, kanın pıhtılaşmasını tetikleyeceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Oluşan pıhtı, kan akımıyla beyne taşınarak hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir. Bu durum, ‘inme’ olarak bilinen beyin enfarktüsüne yol açar.” dedi.</p>
<p>Dr. Şalçini ayrıca, özellikle beynin arka kısmını (beyin sapı ve beyincik) besleyen damarların tıkanmasının, denge kaybı, şiddetli baş dönmesi, görme bozuklukları, konuşma güçlüğü ve bilinç kaybı gibi son derece ciddi nörolojik tablolara sebep olacağını aktardı.</p>
<p><strong>Boyun kütletme felç edebilir mi?</strong></p>
<p>Uzman olmayan kişilerce yapılan sert boyun masajları ve bilinçsiz manipülasyonların, &#8216;kütletme&#8217; işlemiyle benzer riskler taşıdığına vurgu yapan Dr. Celal Şalçini, “Boyun, son derece karmaşık ve hassas bir anatomik yapıdır. Bilinçsizce yapılan baskı veya ani hareketler, sadece damarlara değil, aynı zamanda omurilikten çıkan sinir köklerine veya doğrudan omuriliğin kendisine de zarar verebilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür bir travma sonucu gelişen inmenin, vücudun bir tarafında veya daha kötüsü, her iki kol ve bacakta kalıcı güç kaybı (tetrapleji) ile sonuçlanabileceği uyarısında bulunan Dr. Şalçini, “Beyin sapı inmeleri, solunum ve kalp atışı gibi temel yaşamsal fonksiyonları kontrol eden merkezleri etkileyerek koma veya ani ölüme dahi yol açabilir. Dolayısıyla, ‘boyun kütletme felç edebilir mi?’ sorusunun yanıtı, maalesef ‘evet’tir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eğitimsiz kişilere boyun manipülasyonu yaptırmak, kalıcı sorunlara neden olabilir! </strong></p>
<p>Boyun ağrısı yaşayan kişilerin sosyal medyada gördükleri uygulamalara itibar etmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Boyun manipülasyonu, yalnızca bu konuda eğitim almış fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimleri, eğitimli fizyoterapistler veya kayropraktörler gibi lisanslı sağlık profesyonelleri tarafından, detaylı bir muayene ve risk değerlendirmesi sonrası gerekli görülürse uygulanmalı. Berber, masör veya spor salonu eğitmeni gibi eğitimsiz kişilere boyun manipülasyonu yaptırmak, geri dönülmez sağlık sorunlarına davetiye çıkarabilir. Boyun ağrıları için en güvenli yol, bir hekime başvurarak altta yatan nedenin tespit edilmesi ve ilaç, egzersiz, nazik tıbbi masaj gibi uygun tedavi yöntemlerinin planlanmasıdır.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863">Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 05:45:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dereceyi]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[mardinde]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557651</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mardin, kavurucu sıcakların etkisiyle zorlu günler yaşıyor. Termometrelerin 52 dereceyi göstermesiyle birlikte vatandaşlar bunaltıcı havadan olumsuz etkilenirken, meteoroloji uzmanları sıcak hava dalgasının özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olduğunu belirterek, halkı özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları konusunda uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651">Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcaklıkların rekor seviyelere ulaştığı Mardin ve çevresinde, sokaklar adeta boşaldı.</p>
<p>Vatandaşlar, serinlemek için gölgelik alanlara ve klimalı mekânlara sığınırken, bazı mahallelerde yaşanan elektrik kesintileri, sıcağın etkisini daha da artırıyor.</p>
<p>Meteoroloji yetkilileri, 25-26 Temmuz tarihlerinde sıcaklıkların pik yapacağını ve bazı bölgelerde 50 dereceyi aşabileceğini ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/mardinde-termometreler-52-dereceyi-gosterdi-sicak-hava-hayati-felc-etti-0-GwK4T2JY.jpeg" /></p>
<p><strong>UZMANLARDAN ÖNEMLİ UYARILAR</strong></p>
<p>Uzmanlar, “Özellikle öğle saatlerinde dışarıda bulunmaktan kaçınılmalı, bol su tüketilmeli ve su tasarrufuna dikkat edilmeli” uyarısında bulundu.</p>
<p>Mardin Valiliği ve yerel yönetimler, sıcak hava dalgasına karşı vatandaşları bilgilendirmek için çalışmalarını sürdürürken, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşların sıcak çarpmasına karşı dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.</p>
<p>Sıcaklıkların önümüzdeki günlerde de yüksek seyretmesi beklenirken, uzmanlar serin saatlerde dışarı çıkılması ve hafif giysilerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651">Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Felç Tedavisinde Yeni Yöntemler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/felc-tedavisinde-yeni-yontemler-542264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 00:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Felç Tedavisinde yeni yöntemleri, felçli hastalar ve yakınları için umut olabiliyor. Robot destekli tedavi de bunlardan biri.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-tedavisinde-yeni-yontemler-542264">Felç Tedavisinde Yeni Yöntemler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Felç Tedavisinde yeni yöntemleri, felçli hastalar ve yakınları için umut olabiliyor. Robot destekli tedavi de bunlardan biri.</p>
<p><strong>Robotik rehabilitasyon umutları ‘ayağa kaldırıyor’ </strong><strong> </strong><strong>Felci robotik rehabilitasyon ile yenen hastalar doktorlarıyla buluştu!</strong></p>
<p><b><strong>Felç Tedavisinde Robot Desteği </strong></b></p>
<p><span>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor. Öyle ki günümüzde her 6 kişiden 1’inin felç (inme) geçirdiği belirtiliyor. Vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma veya konuşma zorluğuna yol açan inme sonrasında gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon ise hasarın kalıcı hale gelmesinin önlenmesinde kilit bir rol üstleniyor. Son yıllarda, inme tedavisinde devrim niteliğinde bir gelişme olan “robotik rehabilitasyon” çok ağır hastaların bile yeniden yürüyebilmelerini ve diğer uzuvlarını eskisi gibi kullanabilmelerini sağlıyor! </span><strong>Acıbadem Taksim Hastanesi’nde</strong><span> geçtiğimiz günlerde düzenlenen </span><strong>“Robotik Rehabilitasyon”</strong><span> söyleşisinde, hekimler robot destekli fizik tedavi ve rehabilitasyon programının önemini anlatırken,   bu tedaviyle sağlıklarına kavuşan hastaları da tedavi süreciyle ilgili deneyimlerini paylaştılar.  </span></p>
<p><b><strong>Beyinde hasarlı dokuların görevini sağlıklı bölgeler üstleniyor</strong></b></p>
<p><strong> </strong>Hareket etme yeteneğimiz, beyindeki nöronların; inme ve beyin hasarı nedeniyle zarar görmeleri veya omurilik yaralanmaları sonucu omurilikten kaslara ulaşan sinyal yolunun kesilmesiyle bozulabiliyor. Beynimizin gördüğü hasardan sonra kendini toparlamaya ve iyileştirmeye çalıştığı süreç ise aylarca sürebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cihan Aksoy</strong>, beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesinin hasta inme geçirdikten hemen sonra başladığını belirterek, “Ancak hasarlı bölgede düzelme çoğunlukla sınırlı kalıyor ve normal fonksiyonun tam düzelmesiyle sonuçlanmıyor. Bu nedenle, hasar gören beyin dokularının görevini beynin sağlıklı bölgeleri üstleniyor. Beyin, zarar görmemiş hücreleri yeniden düzenleyerek ve yeni bağlantılar oluşturarak hasarı telafi etmeye çalışıyor” dedi.</p>
<p><b><strong>Hareketler sinir sistemine yeniden öğretiliyor</strong></b></p>
<p>İnme sonrasında yürüyemeyen, kollarını hareket ettiremeyen hastalarda Robotik rehabilitasyonun beynin yeniden öğrenme işlevlerinin hızlı ve düzgün şekilde oluşmasını sağladığını belirten Prof. Dr. Cihan Aksoy, “Rehabilitasyonun hedefi, her bir hasta için en uygun sonucu elde etmek amacıyla nöroplastisiteden, yani beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneğinden maksimum düzeyde yararlanmaktır. Robotik rehabilitasyon teknolojileri, belirli hareketlerimizin ve günlük yaşantımızda yaptığımız olağan işlerimizin tekrar tekrar uygulanmasına olanak tanıyor. Bu sayede ağır etkilenmiş, yani hiç bacak veya kol hareketi olmayan hastalarda bile beyin, hücrelerinin yeniden çalışmasını ve hareketleri tekrar öğrenmesini sağlıyor” diye konuştu.</p>
<p><b><strong>Beynin tekrar iyileşmesi için 4 önemli kural</strong></b></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Aksoy, tedaviden etkin sonuç alınması için rehabilitasyon programına zaman kaybetmeden başvurmak gerektiğini belirterek, “Ayrıca,<strong> </strong>beynin tekrar iyileşmesi için rehabilitasyonun dört önemli ayağı vardır.  Bunlar; hastanın motivasyonu ve tedaviye olan inancı ile aile desteği, tecrübeli multidisipliner bir ekip, en iyi teknolojik destek ve maksimum iyileşmeyi uyaran, ortalama 6 saat süren yoğun ve kapsamlı bir programdır” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><b><strong>Çok ağır felçli hastada bile tekrar yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</strong></b></p>
<p>Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor ve yakın bir gelecekte 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2 milyarın üzerine çıkacağı öngörülüyor. Nüfusun yaşlanmasının bir etkisi olarak toplumda inme hastalığının görülme sıklığının da giderek arttığını söyleyen <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde bu hasta grubunda robotik rehabilitasyon programından son derece başarılı sonuçlar alındığına işaret ederek, “Öyle ki  robotik rehabilitasyonla çok ağır inme geçirmiş hastalarda dahi yüzde 48 oranında tekrar yürüme olasılığını artırabiliyoruz. Yeter ki hastalar umutlarını hiç yitirmesinler ve programlara düzenli olarak katılsınlar” diye konuştu.</p>
<p><b><strong>Robot yardımıyla egzersizlerde maksimum fayda</strong></b></p>
<p>Standart fizik tedavide hastalar yorulabildikleri için süre ve motivasyonun sınırlanabildiğini aktaran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli programın ise egzersizlerin süresi, tekrarı ve zorluğunda tedavinin yoğunluğunun artabileceği bir ortam sunduğunu anlatarak, “Örneğin, felçli hastalar kol hareketlerini çalıştırmak için seans içerisinde bir fizyoterapist ile 30 hareket tekrarı gerçekleştirirken, robot yardımıyla 1000’den fazla tekrar yapabiliyorlar. Klasik yöntemle günde en fazla 1,5 saat fizik tedavi alabiliyorken, robotik rehabilitasyonda günde 6 saate kadar fizyoterapistlerle birlikte çalışabiliyorlar” dedi.</p>
<p><b><strong>Egzersizler sanal gerçeklik ekranında simüle ediliyor</strong></b></p>
<p><strong> </strong>Robotik Rehabilitasyon programının ev ve sosyal yaşantımızda gerçekleştirdiğimiz işleri taklit eden egzersizleri yapma olanağı sağladığını aktaran Doç. Dr. Mustafa Çorum, konuşmasına şöyle devam etti: “Robotik rehabilitasyonda görevler ekranda sanal gerçeklikle simüle edildiği için terapiler çok daha eğlenceli geçiyor. Belirli hareketlerin yapıldığı bilgisayar oyunları dikkati sağlayarak hastaların egzersizlere daha iyi odaklanmalarına yardımcı oluyor. Hastalar, sanal ortamda yaratılmış görsel hedefe yönelik kol veya bacak hareketini görerek kendi hareketlerini düzeltebiliyorlar. Ayrıca hareketleri algılayan sensörler hastaya uyarı vererek hareketin düzgün yapılması için teşvik edebiliyor. Bu robotik cihazlar doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını ve bu sayede beynin kaslarını harekete geçirecek şekilde eğitilmesini sağlıyor.”</p>
<p><b><strong>“Aynı dönemde hem felç hem meme kanseriyle savaştım”</strong></b></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak kendi tedavisiyle ilgili bilgi veren 47 yaşındaki Seniha Terzi felç öyküsünü şöyle anlattı: “Bir şirkette pazarlama müdürüyüm. Sıradan bir iş günüydü. Masamda çalışırken, bir an bardağı tutamadığımı hissettim. Kolumdaki hissizlik sadece bir-iki saniye sürmüş olsa da yüksek tansiyon hastası olduğum için hemen tansiyonumu ölçtüm. Tansiyonum çok yüksek çıkınca ilacımı aldım ve  hastaneye gittim. Tam hastaneden ayrılırken bir anda ayağımda inanılmaz bir güç kaybı oluştu, kolum da hiç hareket edemez hale geldi. ‘Felç geçiriyorsunuz, sizi hemen yatırıyoruz’ dediler. Hastanede tedavi gördüğüm bir hafta boyunca kolumu hiç hareket ettiremedim, bacağımdaki güçsüzlük nedeniyle koltuk değneklerinden destek alarak yürüyebildim.”</p>
<p><b><strong>Adeta oyun oynar gibiydim, hiç sıkılmadım  </strong></b></p>
<p><strong> </strong>Hastanede klasik fizik tedavi yöntemi uygulandığını ve taburcu olduğunun ertesi günü Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde seanslara başladığını belirten Seniha Terzi, “Tam 35 seans her gün işe gider gibi hastaneye gittim; tüm gün süren yoğun bir programa girdim. Ama hiç klasik bir fizik tedavi gibi değildi. Oyun oynar gibiydim. Aynı hareketi 10 kez yapsanız sıkılırsınız. Ancak hareketleri robotla birlikte yapınca hiç sıkılmadan tekrarlıyorsunuz. Kendimle yarıştığım, puan topladığım ve her gün kendimi biraz daha geçtiğim bir programdı” dedi.</p>
<p><b><strong>Artık hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum</strong></b></p>
<p>Tedavisine devam ederken meme kanserine de yakalandığını öğrenince zaman kaybetmeden ameliyat olduğunu belirten Seniha Terzi, bu nedenle fizik tedaviye bir hafta ara verdiğini anlatarak, “Beni meme kanserinden daha çok inme zorladı aslında. Ben çalışan, sporunu yapan ve seyahat eden çok aktif bir insandım, birden hayatım kısıtlanmış, neredeyse hiçbir şey yapamaz hale gelmiştim. Bu süreçte doktorum, sağlık personeli, ailem ve arkadaşlarım beni hep motive ettiler. Hem azmim hem çevremdeki insanların büyük destekleri sayesinde tedaviden başarılı sonuç aldım. Artık kolaylıkla elimi ve kolumu hareket ettiriyor, yürüyebiliyor; hayatıma kaldığım yerden aktif bir şekilde devam ediyorum” diyerek noktaladı sözlerini.</p>
<p><b><strong> “Yeniden yürüyebilmek çok büyük mutluluk”</strong></b></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak deneyimlerini anlatan 63 yaşındaki Sevim Çakmak, bir gece uykusundan uyandığında sağ kolunun tamamını kaplayan hissizliği fark ettiğini söyledi. Apar topar hastaneye kaldırılan Sevim Çakmak’a yarım saat içinde tüm tetkikler yapılmış ve beyin kanaması tanısı konulmuş. Son 3 aydır yoğunlaştırılmış nöro-rehabilitasyon tedavisi gören Sevim Çakmak, “En başından beri bilincim yerindeydi. Hiçbir zaman ‘ben artık yürüyemeyeceğim’ gibi umutsuzluğa düşmedim. Kolumun sağ tarafını hiç kullanamıyordum. Bugün pek çok işimi halledebiliyorum. Fizik tedavimi hiç aksatmıyorum. Üstelik sıkılmıyorum da. Tedavi sürecinde bilgisayar oyunu oynuyorum. Kuşları yakalıyorum, sonra ondan çıkıp başka oyunlara giriyorum. Uzun aradan sonra desteksiz yeniden yürüyebilmek çok büyük mutluluk” dedi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-tedavisinde-yeni-yontemler-542264">Felç Tedavisinde Yeni Yöntemler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail ordusu felç oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-felc-oldu-431613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Dec 2023 10:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ordusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=431613</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail'in 7 Ekim'deki başarısızlığının nedenini ABD medyasından New York Times yazdı. Hamas'ın Aksa Tufanı operasyonu karşısında, İsrail Savuanma Kuvvetleri'nin (IDF) hazırlıksızlığı, saldırı ihtimalini hiç düşünmemeleri nedeniyle uğradığı hüsran ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-felc-oldu-431613">İsrail ordusu felç oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Hamas&#8217;ın 7 ekim&#8217;de başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna karşılık sersemleyen İsrail ordusunun başarısızlığını ABD medyasından New York Times ele aldı. The New York Times, mevcut ve eski yetkililerle yaptığı röportajlara dayanarak, IDF&#8217;nin o gün görüldüğü gibi ülkeye yönelik büyük bir Hamas saldırısını ele alma planının olmadığını belirtti.</p>
<p>Gazze Bölümü&#8217;nün eski başkan yardımcısı Amir Avivi gazeteye &#8220;Sürpriz bir saldırı için herhangi bir savunma planı yoktu&#8221; dedi. Eski ulusal güvenlik danışmanı Yaakov Amidror, &#8220;Ordu kendisini imkansız olduğunu düşündüğü şeylere hazırlamıyor&#8221; diye ekliyor.</p>
<p>SALDIRININ BOYUTUNU ANLAMADILAR</p>
<p>ABD&#8217;li New York Times gazetesinin hazırladığı rapora göre İsrail ordusu, uzun bir süre saldırının boyutunu anlayamadı, yavaş ve verimsiz tepkilerle karşılık verdi. Bu yüzden ilk başlarda kitlesel bir saldırıyla baş edemeyecek kadar küçük ekipler gönderildi.</p>
<p>New York Times, Hamas&#8217;ın bölgedeki tüm askeri faaliyetlerin koordinasyonundan sorumlu birime saldırarak IDF&#8217;yi felç ettiğini bunun da 7 Ekim saldırısının başarısının anahtarı olduğunu yazdı.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-felc-oldu-431613">İsrail ordusu felç oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Konserve Uyarısı! Tadına Bakmak Bile Felç Edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-konserve-uyarisi-tadina-bakmak-bile-felc-edebilir-411612</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 16:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakmak]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[konserve]]></category>
		<category><![CDATA[tadına]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbaharın devam ettiği şu günlerde evlerde konserve hazırlama telaşı sürüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-konserve-uyarisi-tadina-bakmak-bile-felc-edebilir-411612">Uzmanlardan Konserve Uyarısı! Tadına Bakmak Bile Felç Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sonbaharın devam ettiği şu günlerde evlerde konserve hazırlama telaşı sürüyor. Sterilizasyon işleminin önemine işaret eden uzmanlar, konserve yapılacak sebze ve meyvelerin çok iyi yıkanmasını, bozulmamış hammaddenin kullanılmasını tavsiye ediyor. Gıda güvenliği açısından evlerde konserve yapılmasının pek güvenli olmadığına dikkat çeken Gıda Mühendisi Selen Akbulut, tekniğine uygun işlem basamakları gerçekleştirilmeden yapılacak konservenin felç, hatta ölüme sebebiyet verebileceğini söylüyor. Akbulut, kapaklar yeni, kavanozlar ise tek porsiyonluk olmalı hatırlatmasında bulunuyor…</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojileri Programı Öğr. Gör. Selen Akbulut, konservenin günümüzde neredeyse her evde üretimi yapılan bir ürün halini aldığını söyledi.</p>
<p>Gıda güvenliği açısından evlerde konserve yapılmasının pek güvenli olmadığını ifade eden Gıda Mühendisi Akbulut, “Konserve, tekniğine uygun işlem basamakları gerçekleştirilmezse felç ve hatta ölüme sebebiyet veren çok riskli bir ürün olabiliyor.” uyarısını yaptı.</p>
<p>Akbulut, konserve hazırlarken uyulması gereken başlıca konular şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8211; İyi nitelikte, bozulmamış bir hammaddenin kullanılması çok önemli.</p>
<p>&#8211; Gerekli ayıklama / sınıflandırma ve üzerindeki kirlilik unsurlarını uzaklaştırmak için etkin bir yıkama yapılması şart.</p>
<p>&#8211; Kullanılan tüm alet ekipmanlar sıcak su ile yıkanmalı.</p>
<p><strong>Kapaklar yeni, kavanozlar tek porsiyonluk olmalı!</strong></p>
<p>&#8211; Tüm konserveler için yeni kapak kullanılması şart. Kullanılmış bir kapak tekrar vakum sağlayamayacağı için riskli bir ürün oluşturmuş oluruz.</p>
<p>&#8211; Kavanoz içleri de yine kaynar su ile steril edilmeli.</p>
<p>&#8211; Hazırlanan konserve malzemesi sıcak dolum ile kavanoza doldurulup ağzı sıkı bir şekilde kapatılmalı.</p>
<p>&#8211; Konserveyi açıldıktan sonra tüketmek önemli. Bu nedenle büyük değil tek porsiyonluk kavanozlar tercih edilebilir.</p>
<p>&#8211; Konserveler serin, kuru ve direkt olarak güneş ışığı almayan bir yerde saklanmalı.”</p>
<p><strong>Konserve en riskli ürünler kategorisinde</strong></p>
<p>Konservelerin gıda mikrobiyolojisi açısından en riskli ürünler kategorisinde değerlendirilebildiğine dikkat çeken Akbulut, şunları kaydetti:</p>
<p>“Konservelerde risk oluşturan mikroorganizma, Clostridium botulinum olarak bilinen mutlak anerobik (sadece oksijensiz ortamda gelişim gösteren) karakterli, intoksikasyona neden olan bir patojendir. Bu mikroorganizma uygun ortam koşulları sağlandığında nörotoksin niteliğindeki toksinini sentezler. Toksinli gıdanın tüketiminden sonraki 18-36 saat arasında ortaya çıkar.”</p>
<p><strong>Felç ve ölüm ile sonuçlanabiliyor</strong></p>
<p>Zehirlenme belirtilerine de değinen Akbulut, “Erken belirtileri; belirgin halsizlik, zayıflık ve baş dönmesidir. Bulanık görme ve çift görme, ağız kuruluğu, konuşma ve yutkunmada zorluk, kalp atımında azalma, tansiyon düşüklüğü, nefes alıp vermede zorluk, bulantı, kusma ve kabızlık genel belirtileri arasında yer alır. Bu toksinin çok düşük gramları bile kişilerde felç ve ölüm ile sonuçlanabilir. Şüphe ettiğimiz konservenin tadına bakmak bile felç edebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kapak 3 ileri 1 geri tekniği ile kapatılmalı</strong></p>
<p>Sağlıklı bir konserve için taze sebze ve meyveler kullanılması gerektiğini belirten Akbulut, “Her bir konserve kavanozu için yeni bir kapak kullanılması şarttır. Konserve edeceğimiz malzemeye çok iyi nitelikte bir ısıl işlem (kaynatma) uygulanmalı. Sıcak dolum ile kapağı 3 ileri 1 geri tekniğine göre kapatmamız gerekir. Ayrıca kesinlikle bombaj (Gaz yapan mikroorganizmalar sonucu konserve kutularının altında veya üstünde oluşan şişkinlik) yapmış ve vakumu bozulmuş konservelerin tadına dahi bakmadan imha edilmesi gıda güvenliği ve tüketici sağlığı bakımından elzemdir.” dedi.</p>
<p>Selen Akbulut, tüm meyve-sebzelerden gerekli şartlar sağlandığında konserve yapılabileceğini hatırlatarak, “Ancak ısıl işlemde niteliğini kaybetmemesi ve tat-doku uyumu konserve üretiminde önemli parametreler olduğu için bu uyuma dikkat ederek lezzetli konserveler elde edilebilir.” diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-konserve-uyarisi-tadina-bakmak-bile-felc-edebilir-411612">Uzmanlardan Konserve Uyarısı! Tadına Bakmak Bile Felç Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 13:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliğine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova - İzmir şubesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yusuf Altınkaynak kalp ritim bozukluklarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916">Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova &#8211; İzmir şubesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yusuf Altınkaynak  kalp ritim bozukluklarını anlattı. Bazı kalp ritim bozukluklarının  süreç içerisinde kalp krizi, felç, organ yetmezliği gibi ölümcül tablolara sebebiyet verebileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Alanında uzman bir kardiyolog tarafından yapılacak rutin kalp muayeneleri sayesinde tanı almak ve tedavi olmak çok önemlidir” diye konuştu.</p>
<p><b> KALP İŞLEVİNDE BOZUKLUĞA NEDEN OLABİLİR</b></p>
<p>Kalp ritim bozukluğu, kalp kasına iletilen sinirsel sinyallerin işlev bozuklukları nedeniyle kalp atışlarının düzensiz seyretmesi durumudur. Bu durum aritmi olarak ifade edilmektedir. Aritminin erken dönemde fark edilerek alta yatan nedenlerin araştırılması ve uygun şekilde tedavi edilmesi kalp yetmezliği felç ve ölüm riskini azaltır.</p>
<p>Sağlıklı bireylerde kalp atışları belli bir ritimde sürer ve kan dolaşımı olağan şekilde sağlanır. Ancak aritmi durumunda anormalleşen kalp ritimleri kalbin kan pompalama işlevinde  bozukluğa neden olur.</p>
<p>Aritminin seyrine göre kategorize edilen farklı türleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Taşikardi,</strong>  kalp atışlarının dakikada 90’dan yukarıya çıkmasıdır. Kalp atış hızı strese, troid hastalıkları kansızlık egzersiz ve bazı kalp ve kalp dışı hastalilarda artabilmektedir.</p>
<p> Aritmi ise bir kalp ritim bozukluğudur. Tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği. kalp krizi, inme ve ani ölüm gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi hastalarında kalbin çalışma hızının artması nedeniyle, kalp vücuda kan pompalama işlevinde azalma sonucunda kişinin kendi kalp atışlarını hissetmesi, yorgunluk, kalp ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, bilinç kaybı, sersemlik, düşük tansiyon belirtileri ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Bradikardi,</strong> kalp atış hızının normalin altında seyretmesini ifade eder. Normal kalp atış hızı 1 dakikada 60-90 aralığındayken, bradikardi hastalarının kalp atışları 1 dakikada 60’ın altına düşmektedir. Bradikardi nedeniyle kalbin beyne ve diğer organlara ihtiyaç duyduğu kanı pompalayamayabilir. Bu nedenle nabzın sıklıkla 60’ın altında seyretmesi durumunda bir kardiyoloji uzmanına muayene olmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ventriküler Fibrilasyon,</strong> kalbin alt odacıklarının kasılma işlevlerini yitirmesi nedeniyle oluşan ve kanın hayati organlara ulaşmasını engelleyen acil ölüm riski yüksek olan acil mudahele gereken  bir aritmi çeşitidir. Ani bilinç kaybı ve ölüme neden olabilen ventriküler fibrilasyonun acilen tedavisi hayati önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Atriyal Fibrilasyon, </strong>kalbin üst odacıklarını etkileyen ve normal kan akışının bozulmasına neden olan  ve  sık karşılaşılan yaş ilerledikçe sıklığı artan   aritmi sorunudur. Kanın alt odacıklara geçişinde bozulma ile seyreden atriyal fibrilasyon tüm vücudun kan dolaşımını etkileyerek kalp yetmezliğ, kalpte pıhtı oluşumuna neden olarak ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Atriyal Flutter, </strong>kalbin üst bölümlerini etkileyen bir aritmi sorunudur. Kalbin üst bölümlerinin alt bölümlerine oranla çok daha hızlı attığı atriyal flutterin kalpte yol açtığı senkronizasyon bozukluğu nedeniyle hayatı tehdit eden sonuçlar oluşabilmektedir.</p>
<p><b>ARİTMİ VE SONUCUNDA OLUSAN AĞIR TABLOLAR ERKEN TANI İLE ÖNLENEBİLİR </b></p>
<p>Aritmiler ,süreç içerisinde kalp krizi, felç, organ yetmezliği gibi ölümcül tablolara sebebiyet verebilir. Bu nedenle bir kardiyolog tarafından yapılacak rutin kalp muayeneleri sayesinde tanı almak ve tedavi olmak çok önemlidir. Aritmi tedavilerinde, hekiminizin yönlendirmeleri doğrultusunda sadece ilaç tedavisi uygulanabileceği gibi, elektriksel prosedürler, açık veya kapalı cerrahi girişimler.kalbe yerleştirilen akım düzenleyici cihazlar veya kalp pili  gibi çözümler de önerilebilmektedir. Erken dönemde aritmi tanısı ve uygulanan tedaviler sayesinde kalp sağlığını korumak ve kalp yetmezliği kalp krizi, felç gibi olumsuz sonuçları azaltmak mümkün olmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916">Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
