<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>evrede | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/evrede/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/evrede</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:26:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>evrede | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/evrede</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Genelde erken evrede belirti vermiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:26:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[genelde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroit]]></category>
		<category><![CDATA[vermiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407">Genelde erken evrede belirti vermiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük&#8230; Çoğu zaman önemsenmeyen bu belirtiler, boynun ön ve orta kısmında yer alan tiroit bezindeki kanserin ilk sinyalleri olabilir. Erken evrede çoğunlukla hiçbir belirti vermeyen tiroit kanserinde iyi haber ise görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı sayesinde bu bezdeki en küçük değişikliklerin dahi erken dönemde fark edilebilmesi. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci</strong>, tiroit  kanserlerinde erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranlarının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, “Erken tanı için özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi ve boyun bölgesinde fark ettikleri değişiklikleri ciddiye alarak bir uzmana başvurması büyük önem taşımaktadır&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Dünyada görülme sıklığı en hızlı artan kanser türü ama…</strong></p>
<p>Tiroit, boynun ön kısmında yer alan ve vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonların üretiminden sorumlu olan önemli bir salgı bezi. Hormonal etkenler, baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi öyküsü, çevresel radyasyon maruziyeti ya da genetik yatkınlık nedeniyle tiroit bezi hücrelerinde kontrolsüz çoğalmalar oluşabiliyor. Tiroit kanserlerinin dünyada en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında yer aldığına dikkat çeken Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin yeni tiroit kanseri vakası tanı alırken, Türkiye&#8217;de bu sayı yıllık ortalama 30 bine ulaşmaktadır. Ancak bu artışın önemli nedenlerinden biri, rutin muayene ve check-up uygulamalarının yaygınlaşmasıdır. Bununla birlikte ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılması da henüz belirti vermeyen küçük tümörlerin daha erken evrede saptanabilmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullanıyor.  </p>
<p><strong>Ağrısız şişlik ilk işaret olabilir</strong></p>
<p>Tiroit kanserleri en sık 20-60 yaş aralığında görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 4 kat daha fazla rastlanıyor.<strong> </strong>Prof. Dr. İldem Deveci, bunun en önemli sebebinin üreme çağındaki kadınlarda östrojen hormonunun tiroit dokusu üzerindeki etkileri olduğunu belirtiyor. Tiroit kanserlerinin genelde erken dönemde belirti vermediğini, sadece görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebildiğini ifade eden Prof. Dr. İldem Deveci, “Ancak kanser büyüdükçe en sık boyundaki orta hatta ele gelen ya da gözle görülebilen şişlikler oluşturmaktadır. Bu şişlikler çoğu zaman ağrısız ve sert yapıdadır. Kanser büyüdükçe çevre dokuları da etkileyerek ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğaz ağrısına neden olabilir. Lenf nodlarına da metastaz yaparak boyun yan taraflarında da şişlik oluşturabilir” diyor. </p>
<p><strong>Ailede tiroit hastalığı varsa, dikkat! </strong></p>
<p>Tiroit kanserlerine  karşı riskli grupta bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünden geçmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. İldem Deveci, “Özellikle ailesinde tiroit hastalığı ve otoimmün hastalığı olanların, daha önce baş veya boyun bölgesine ışın tedavisi almış olanların, hamilelerin, iyot eksikliği sık rastlanan bölgelerde yaşayanların ve 35 yaş üstü kadınların rutin muayene olması son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Şüpheli nodülde biyopsi şart</strong></p>
<p>Tiroit kanserlerinde tanı sürecinin çoğu zaman muayene sırasında tiroit nodülü veya boyun lenf bezlerinde şüpheli bulguların saptanmasıyla başladığını söyleyen Prof. Dr. İldem Deveci, “Şüpheli nodüllerde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak alınan örnekler patolojik olarak değerlendirilir ve kesin tanıya ulaşılır. Gerektiğinde kan tetkikleri, genetik incelemeler ile bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ek yöntemlerden de tanı ve tedavi planlamasında yararlanılabilir&#8221; diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Tiroit bezinin tümü alınmayabiliyor!</strong></p>
<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserlerinde de erken tanı ile tedavideki başarı oranının yükseldiğinin altını çizen Prof. Dr. İldem Deveci, “Erken evrede yakalanan ve tedavi edilen vakalarda sağkalım oranları oldukça yüksektir. Erken evrede yakalandığında kanser için tiroit bezinin tümü alınmadan sadece kanserli tarafın alındığı kısmi cerrahilerin de yapılması mümkün olabilmektedir. Bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyaçları ortadan kalkabilmektedir. Erken evre vakalarda ameliyat sonrası kemoterapi ve radyo aktif iyot tedavisi olarak bilinen atom tedavisi gibi ek tedavilere de çoğunlukla ihtiyaç olmamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Tiroit kanserinde temel tedavi cerrahi</strong></p>
<p>Tiroit kanserlerinde temel tedavi yöntemini cerrahi oluşturuyor. Hastalığın evresine göre yalnızca kanserli bölümün çıkarılması yeterli olabilirken, bazı hastalarda tiroit bezinin tamamının alınması gerekebiliyor. Boyun lenf bezlerine yayılım saptanması durumunda ise aynı operasyon sırasında bu dokular da temizleniyor. Tedavide amaçlarının tümörlü dokuyu tamamen ortadan kaldırırken hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Prof. Dr. İldem Deveci, “Tiroit kanserlerinde cerrahi planlama hastalığın evresine ve yayılım durumuna göre kişiye özel olarak yapılmaktadır. Hastalarımızın büyük bölümü ameliyattan sonra 1-2 gün içerisinde taburcu olmakta ve yaklaşık bir hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir” diyor. Prof. Dr. Deveci, hastalığın evresine göre cerrahi sonrasında radyoaktif iyot tedavisi veya diğer ek tedavilere ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-642407">Genelde erken evrede belirti vermiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisine]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje kapsamında, meme kanserine yönelik erken teşhise katkı sağlamak amacıyla, HER2 pozitif meme kanserinin tanısında kullanılabilecek yeni bir radyofarmasötik geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sağlık alanında yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. Bu değerli çalışmalar, üniversitemizin araştırma ve inovasyon vizyonuna önemli katkılar sunuyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken tanısına yönelik gerçekleştirdikleri projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Meliha Ekinci ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Meliha Ekinci, “HER2 reseptörüne yüksek afinite gösteren ve meme kanseri tedavisinde FDA onaylı bir tirozin kinaz inhibitörü olarak kullanılan lapatinib ditosilat içeren nanopartiküler formülasyonları, 99mTc ile radyoişaretleyerek ‘99mTc-lapatinib ditosilat nanopartikülü’ formunda yeni bir radyofarmasötik geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni radyofarmasötiğin, hücre kültürü ve in vivo biyodağılım çalışmaları ile meme kanseri hücrelerine olan afinitesini değerlendireceğiz. Projemizle, kanserin erken evrede doğru teşhis ve tedavisinin önemine vurgu yaparak, sintigrafik görüntüleme gibi fizyolojik değişiklikleri tespit etmeye yönelik non-invaziv görüntüleme tekniklerinin tanıdaki etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli bilim insanları, yumurtalık kanserini erken evrede teşhis edecek biyosensör geliştirecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-insanlari-yumurtalik-kanserini-erken-evrede-teshis-edecek-biyosensor-gelistirecek-363038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 08:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyosensör]]></category>
		<category><![CDATA[edecek]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirecek]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık alanında Türkiye’nin en önemli referans merkezlerinden biri olan Ege Üniversitesi (EÜ) nitelikli akademik kadrosu ile tanı ve tedaviye yönelik başarılı projeler üretmeyi sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-insanlari-yumurtalik-kanserini-erken-evrede-teshis-edecek-biyosensor-gelistirecek-363038">Egeli bilim insanları, yumurtalık kanserini erken evrede teşhis edecek biyosensör geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında Türkiye’nin en önemli referans merkezlerinden biri olan Ege Üniversitesi (EÜ) nitelikli akademik kadrosu ile tanı ve tedaviye yönelik başarılı projeler üretmeyi sürdürüyor. </p>
<p>EÜ Eczacılık Fakültesi Temel Eczacılık Bölümü Analitik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara, Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ali Ege, Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Bilge Kartal Çetin ve doktora öğrencisi Ezgi Kıvrak tarafından önerilen “Jinekolojik Kanserlerin miRNAlar ile Çoklu (Multipleks) Tayinine Yönelik Prototip Nanobiyosensör Geliştirilmesi ve Akıllı Telefon ile Entegrasyonu&#8221; başlıklı proje Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) “A Grubu Acil Ar-Ge Proje Destek Programı” kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Egeli akademisyen tarafından geliştirilen projeyle yumurtalık kanserinin erken evrelerde teşhis edilmesine olanak sağlayacak bir biyosensör geliştirmesi hedeflendi.</p>
<p>Bir referans merkezi olarak yeni projelere imza atmayı sürdüreceklerini ifade eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizin alanlarında uzman ve yetkin akademisyenleri, özellikle sağlık alanında ülkemiz için emsal teşkil edecek çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara tarafından geliştirilen proje ile yumurtalık kanserinin erken evrelerde teşhis edilmesi üzerine yoğunlaşılarak, prototip bir biyosensör geliştirilecek. Geliştirilen cihaz aracılığıyla sağlık ve teknoloji buluşturularak, verilerin akıllı telefonlardan da okunabilmesini sağlanacak. Başarısı dolayısıyla Prof. Dr. Pınar Kara Kadayıfcılar hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>“Günümüzde kullanılan kanser testlerine alternatif olarak erken evrede düşük maliyetli tanı yöntemlerine ihtiyaç duyulmakta”</p>
<p>Yumurtalık kanseri hakkında bilgi veren Analitik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara, “Jinekolojik kanserler arasında yer alan yumurtalık kanseri, belirti vermemesi nedeniyle geç saptanan ve ülkemizde kadınlar arasında en ölümcül olan kanserlerden biridir. Yumurtalık kanserinin teşhisinde günümüzde kullanılan testler; jinekolojik muayene, ultrason ve radyolojik incelemeler ve bir kanser biyobelirteci olan ‘CA-125’ teşhisine dayalı kan testleridir. </p>
<p>Jinekolojik muayeneyle belirti göstermeyen on bin kadından yalnızca bir tanesine doğru teşhis konulabilir. Ultrason ve radyolojik incelemeler ise, hem maliyetli hem de erken evrede teşhis için sınırlı duyarlılık gösteren bir yöntemdir. Günümüzde de yumurtalık kanseri teşhisi için altın standart olarak kabul edilen yöntem ‘CA-125’ testidir. </p>
<p>Klinikte rutin kullanılan bu test, “CA-125” seviyelerini oldukça etkili bir şekilde belirleyebilmesine rağmen, ‘CA-125’ seviyeleri başka hastalıklar varlığında veya mensturasyon, gebelik gibi durumlarda da artış gösterebilmektedir. Ayrıca klinikte kullanılan yöntemlerde pahalı ekipman ve nitelikli eleman gibi faktörlere ihtiyaç duyulmakta. Bu gibi sınırlayıcı durumlar yüzünden günümüzde kullanılan testlerin yerine geçebilecek düşük maliyetli, taşınabilir, nitelikli elemana gerek duyulmayan ve geliştirildikleri takdirde sadece kanser değil çoğu hastalık için teşhis sunabilen alternatif yöntemlere ihtiyaç duyulmakta ” dedi.<br />Gelişen teknoloji sayesinde hastaların kendi ölçüm testlerini yapabildiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Pınar Kara, “Yumurtalık kanserinin erken teşhisi için yeni yaklaşımların ve yeni biyobelirteçlerin kesin tayinini yapabilen taşınabilir, küçük boyutlu, hızlı sonuç alınabilen, düşük maliyetli ve yerli analitik cihazlara gereksinim duyuluyor. </p>
<p>Bu cihazların başında da ‘Biyosensörler’ geliyor. Çünkü biyosensörler, ihtiyaç duyulduğu gibi biyolojik önemi olan birçok molekülün hızlı ve güvenilir tayinine olanak tanıyan düşük maliyetli, kesin sonuç sunan, kullanımı kolay cihazlar. En bilindik örneği olan kan şekeri ölçüm cihazları (Glukometreler) sayesinde diyabet hastaları herhangi bir sağlık personeline ihtiyaç duymadan kendi ölçümlerini alıp takip edebiliyorlar. Günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle birlikte hastaların kendi testlerini kendilerinin yapabilmesi ve bunların sonuçlarını akıllı telefonları aracılığıyla okuyabilecekleri, saklayabilecekleri ve paylaşabilecekleri yöntemler geliştiriliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Erken teşhis için biyosensör geliştireceğiz”</strong></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Pınar Kara, “Biz de projemiz kapsamında yumurtalık kanserinin erken evrelerde teşhis edilmesine olanak sağlayacak bir biyosensör geliştirmeyi hedefledik. Tek bir biyobelirteç tayini kesin tanıya olanak sağlamadığı için birden fazla biyobelirteci eş zamanlı olarak tayin edebilecek bir biyosensör geliştireceğiz. Son zamanlarda rutin analizlerde kullanılan protein biyobelirteçlerinden daha iyi performans gösteren nükleik asit biyobelirteçleri teşhis ve tanı alanında bizlere umut vadediyor. Yaklaşık 30 yıl önce keşfedilen ve bir RNA grubu olan mikroRNA’lar oldukça yeni moleküller. Bu moleküller çeşitli kanserlerde anormal artış gösteriyor. </p>
<p>Ege Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü ile ortak geliştirilecek prototipte, yumurtalık kanseri varlığında artış gösterdiği bilinen iki farklı miRNA molekülünün eş zamanlı teşhisini hedefledik ve son aşama olarak bir akıllı telefon arayüzü ve uygulaması geliştirerek, biyosensörden elde edilecek verilerin akıllı telefonlardan okunabilmesini sağlayacağız. Prototip olarak geliştirilecek bu biyomedikal cihazla diğer kanser türlerinin tayini de zaman içinde gerçekleştirilebilecek. Böylelikle uzun vadede erken dönem kanser taraması için tam teşekküllü hastanelere ve nitelikli eleman ve ekipmanlara gerek kalmadan, herhangi bir sağlık kuruluşunda sadece bir kan örneği alınarak kanser tayini mümkün olabilecek” dedi.<br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-insanlari-yumurtalik-kanserini-erken-evrede-teshis-edecek-biyosensor-gelistirecek-363038">Egeli bilim insanları, yumurtalık kanserini erken evrede teşhis edecek biyosensör geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
