<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>evlilikler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/evlilikler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/evlilikler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Oct 2025 21:53:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>evlilikler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/evlilikler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileleri]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğundan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evlendiriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuk evlilikleri, gelişmekte olan ülkelerde yaygın bir sorun!</strong></p>
<p>Çocuk evliliklerinin, çocuklar henüz fiziksel ve psikolojik açılardan evlenme ve çocuk sahibi olma sorumluluklarını taşımaya hazır olmadan gerçekleştirilen evlilikler olduğunu aktaran Dr. Mert Sinan Bingöl, “Gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın olan çocuk evlilikleri, ülkemizde de önemli bir sorun olarak var olmaya devam ediyor.” dedi.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, dünyada her 5 kız çocuktan birinin evlendirildiğine dikkat çeken Dr. Bingöl, “UNICEF 2022 verilerine göre, evlendirilen kız çocuklarının sayısı, erkek çocukların sayısından yaklaşık 6-7 kat fazla. UNICEF’in 2021 verilerine göre Türkiye, 18 yaşından önce evlenen çocuk oranlarına bakıldığında dünya genelinde 202 ülke içinde 87’nci sırada yer alıyor. Verilen istatistiklerde, bu konuda önceki yıllara göre az da olsa bir bilinç oluştuğu ancak bunun henüz yeterli düzeyde olmadığı ve bu konudaki sorunların halen devam ettiği görülüyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erken yaşta evlendirilmiş kız çocukları intihar girişiminde bulunabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuk yaşta ve zorla yapılan evliliklerin, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Özellikle töresel uygulamaların sosyo-kültürel hayatı yönlendirdiği bölgelerde, çocuklar aileleri tarafından zorla evlendirilebiliyor. Daha çocukluğunu yaşayamadan evlendirilen ve ebeveynlik sorumluluğu ile yüzleşen çocuklar, psikolojik olarak yıpranıyor.” dedi.</p>
<p>Çocuk yaşta evliliklere genellikle kız çocuklarının maruz kaldığını dile getiren Dr. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Henüz çocuk yaşta iken genellikle kendisinden yaşça büyük bir erkeğin eşi olmaları, ev işleri ile ilgili sorumluluklar alarak akranlarından koparılmaları, eğitim yaşamından alıkonulmaları, cinsel ilişkiye zorlanmaları, çocuk doğurma ve büyütme sürecinin getirdiği zorluklar, bu kız çocuklarının yaşam boyu çeşitli psikolojik problemler yaşamalarına neden oluyor. Erken evliliğin getirdiği tüm bu sorumluluklar, kız çocuklarının benlik saygılarının azalmasına, kendilerini yetersiz, değersiz ve depresif hissetmelerine yol açıyor. Erken yaşta evlendirilmiş kız çocuklarının yüzde 29’unda intihar düşüncelerinin, yüzde 21’inde ise intihar girişiminin olduğu gözlenmiştir.</p>
<p>Evlendirildiği eşinden kaçarak kök ailesine sığınan veya boşanmakta ısrar eden kızlar ise, maalesef ya eşlerinin yanına geri gönderiliyor, ya aileleri tarafından cezalandırılıyor ya da daha da üzücü olan tarafı ‘namus, töre’ cinayeti adı altında hayatları ellerinden alınıyor.” </p>
<p><strong>Pek çok sebep erken yaşta evliliklere neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Ailelerin, çocuklarını erken yaşlarda evlendirmelerinin pek çok kültürel, sosyal ve ekonomik sebepleri olduğunun bilindiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bazı ailelerde kız çocukları ekonomik bir yük olarak görülebiliyor ve aileleri kızlarını evlendirerek başlık parası adı altında ekonomik kazanç sağlamak isteyebiliyor.” dedi. </p>
<p>Çocuk yaştaki kişilerin evliliklerinin bazı dini kaynaklar çerçevesinde meşrulaştırılmaya çalışıldığını da sözlerine ekleyen Dr. Bingöl, “Ayrıca, aile içinde şiddete maruz kalan çocuğun evliliği bir kurtuluş olarak görmesi, tacize veya tecavüze uğrayan çocukların kendi istekleri dışında zoraki evlendirilmesi sıklıkla gözlenen sebepler arasında. Çocuklarını erken yaşta evlendiren ailelerin genellikle eğitim düzeyinin düşük olduğu görülüyor ve ailenin eğitim düzeyi arttıkça kızların erken yaşta evlendirilme olasılığı azalıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Dr. Bingöl, “Çocuk evliliği, çok boyutlu bir sorun ve çözümü için de toplumun tüm kesimlerinin ortak çabası gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 13:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[evriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiftlerin birbiriyle iletişim kurmadığı, eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen “sessiz evliliklere” dikkat çeken uzmanlar, mikro çevrede bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiği uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242">Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çiftlerin birbiriyle iletişim kurmadığı, eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen “sessiz evliliklere” dikkat çeken uzmanlar, mikro çevrede bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiği uyarısında bulunuyor. Dr. Nihan Kalkandeler, “Bu evrim bir bulaşma edasıyla bir haneden diğer haneye sıçrıyor. </strong></p>
<p><strong>‘Biz’ olma ihtiyacını yitirmek, çocukların aile içinde yaş almak yerine ‘tek ebeveynli’ olarak yeni normallerine alışmaya başlamaları, ciddi sapma ve toplumsal anomileri beraberinde getiriyor.” diye konuştu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nihan Kalkandeler, çiftlerin hiçbir iletişim kurmadığı, sözel ya da duygusal hiçbir bağlantının olmadığı evliliklere ve sosyal etkisine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Ailenin yeni kuşaklara kültürel kimliğin ve değerlerin kazandırılması, toplumsal bilincin aktarılmasında birey ve toplum arasında bir köprü görevi üstlendiğini belirten Dr. Nihan Kalkandeler, aile bireyleri için toplumsal bilincin ne ölçüde hayatın merkezinde yer aldığının önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Değişimden çiftlerin ilişkileri de payını alıyor</strong></p>
<p>Kişilerin gittikçe bireyselleştiği yeni dünya düzeninde toplum üzerindeki yansımaların da dönüşüme uğradığını ifade eden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bazı değerlerimizi kaybediyoruz. Hayatımızın değişim, gelişim ve dönüşümlere gebe olduğunu biliyoruz. Bu değişimden aile düzeni ve çiftlerin ilişkileri de nasibini alıyor elbet. Evli çiftin arasındaki sevgi duygusunun da değişime uğraması kaçınılmaz bir durum haline geliyor. Arzu edilen değişim, çiftlerin sevgi dolu, olgun, birlikte büyüyen ve gelişen bir ilişki içerisinde olmalarıdır ve bu ancak karşılıklı çaba ile mümkündür. Eşlerin birlikte kurdukları yuvada aile bağları kuvvetlendikçe, beraberlik duyguları güven ve huzur ortamıyla desteklendikçe aralarındaki sevgi paylaşımı ve ilişkilerinin değeri de artmaktadır. Buradaki sihirli kelime ‘paylaşımdır’. Bu kelimenin sihrini korumak ise zor zanaat. Çünkü paylaşım demek ortaklık demektir oysa ki sonu bireyselliğe çıkan bir paradoksun içinde kaybolan ‘ben merkezli’ bireyler, paylaşım kelimesinin gerekliliklerinden uzaklaşmış durumdalar.” dedi.</p>
<p><strong>Biz olma gayreti tükenme eğilimine girdi</strong></p>
<p>Günümüzde çiftler arasındaki etkileşimin de farklılığa uğradığını kaydeden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bir zamanların etkileşim düzeninde kadın ve erkek paylaşım içinde birbirlerinin yerini, konumunu anlamlandırırken örneğin benliğin sunumunda kadın ve erkek kendinden ziyade birbirini öne çıkarmayı seçerken; bugünün etkileşim düzeninde kadın ve erkek sadece kendi kimliklerini korumanın çabası içindeler. Başka bir ifadeyle ‘biz’ olma gayret ve girişimi gün geçtikçe tükenme eğiliminde diyebiliriz. Hal böyle olunca ‘sen’in ve  ‘ben&#8217;in birleşip &#8216;biz&#8217;i oluşturamaması öne çıkıyor ve aile kalabilme gayreti de zarar görüyor. Yeni pratiklerimizde rol aldığımız sahnelerin adı ise ‘sessiz evlilik’ veya ‘boş kabuk evlilik’ oluyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dış ve iç baskılar nedeniyle devam eden evliliklere rastlanıyor</strong></p>
<p>Zaman zaman eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen evlilikler görüldüğünü kaydeden Dr. Nihan Kalkandeler, “Toplumsal kabul açısından sürdürülen evlilikler, başka bir deyişle boşanmaları yakın çevreleri tarafından hoş karşılanmayacağı için evli kalmayı tercih eden, birbirine yabancılaşmış ve ‘evliymiş gibi’ yaşayan çiftler, daha doğrusu ayrı ayrı bireyler ve bireyselleşmiş hayatlardan söz ediyoruz. Eğer çocukları varsa, onların zarar göreceğini düşünerek sürdürülen evlilikler da diğer bir örneğimiz.  Peki bu örnekler, toplumsal normları düşündüğümüzde model olacak nitelikte mi? Emsali olan durumlara eğilim göstermemiz ve farklı tecrübelerden feyz almamız her birimizin kaçınılmaz gerçeğidir.” dedi.</p>
<p><strong>Sessiz evlilikler haneden haneye sıçrıyor</strong></p>
<p>Mikro çevremizde bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiğini ifade eden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bu evrim bir bulaşma edasıyla bir haneden diğer haneye sıçrıyor. ‘Biz’ olma ihtiyacını yitirmek, çocukların aile içinde yaş almak yerine ‘tek ebeveynli’ olarak yeni normallerine alışmaya başlamaları, ciddi sapma ve toplumsal anomileri beraberinde getiriyor. Toplumu kucaklayan normları kaybetmeye başladıkça toplum üzerinde de olumlu yansımalara rastlamak zorlaşıyor. Sırf toplumsal normları korumak için anlaşamayan iki insanı bir arada tutmak da değil mesele. Ama eğer bir anlaşmazlık varsa, aile içindeki iletişim pamuk ipliğine tutunuyorsa, oradaki krizi çözebilecek zamanı doğru kullanabilmek gerekiyor.” dedi. </p>
<p><strong>Bu tavsiyelere kulak verilmeli</strong></p>
<p>Bu toplumsal sorunla mücadelede yapılabileceklere değinen Dr. Nihan Kalkandeler, sözlerini şöyle tamamladı: “Eşlerin birbirlerine zaman ayırmaları, birbirleriyle iyi arkadaş olabilmeleri, serbest zamanları beraber paylaşma konusunda istekli olmaları, aralarındaki bağlılığın korunması konusunda istekli ve gayretli olmaları önemli etkenlerdir. Her bireyin kendi biricikliğini, kendi öyküsünün ve bakış açısının olacağını düşünürsek, hayat arkadaşımız dahi olsa eşimizi kendi öyküsüyle kabul etmeye çalışmak, onu şekillendirmemek, empati kurabilmek, kelime ve davranışlarımızda müteşekkir olduğumuzu hissettirmek, destek olabilmek önem arz ediyor. Sona bırakmış oldum ama ‘biz’ olabilmenin yolu sevgi, şefkat, takdir ve saygıdan geçiyor.   Çiftler birbirlerine nasıl saygı göstereceklerini öğrendiği ve birbirlerinin haklarını gözettikleri, birbirlerini dinledikleri ve hayatın müşterekliğini unutmadıkları sürece sessiz evlilikleri normalleştirmeyeceğimize inanıyorum.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242">Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
