<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etmeyin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etmeyin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etmeyin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Oct 2025 10:33:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etmeyin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etmeyin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hmal]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, yumurtalıklarda folliküllerin tükenmesiyle hormon üretimi ve adet döngüsünün kalıcı olarak bitmesiyle başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735">Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, yumurtalıklarda folliküllerin tükenmesiyle hormon üretimi ve adet döngüsünün kalıcı olarak bitmesiyle başlıyor. Bir hastalık değil, doğal biyolojik bir süreç olan menopoz kadınlarda 45-55 yaşlarında başlıyor. Bu süreçte yaşam kalitesi, hormon düzeylerindeki azalma nedeniyle etkilenebiliyor. Her kadında farklı şiddet ve sürelerde görülen menopoz, sadece fizyolojik değil psikolojik ve sosyal etkileri de beraberinde getiriyor. Günlük yaşamın sorumluluklarıyla birleştiğinde bu değişimler kadının yaşam kalitesini zorlaştırabiliyor. Ancak belirtilerin fark edilmesi, düzenli kontrollerin yapılması ve uygun tedavi yöntemleriyle menopoz süreci sağlıklı bir şekilde yönetilebiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nevin Numanoğlu, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” nedeniyle menopoz süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yılda Bir Kere Jinekolojik Kontrolle Gidin </strong></p>
<p>Menopozdaki her kadının ihtiyaçları ve şikayetleri farklıdır ve bireysel değerlendirme önemlidir. Menopoz döneminde düzenli sağlık kontrolleri, hem erken teşhis hem de yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir rol oynar. Bu süreçte detaylı öykü ve aile geçmişi alınması, genel sağlık durumunu ortaya koymak için önemlidir. Geniş kapsamlı biyokimyasal testler (kan sayımı, idrar analizi, kan şekeri, lipidler, karaciğer enzimleri) olası risklerin önceden belirlenmesine yardımcı olur. Ayrıca yıllık smear testleri, rahim ağzı sağlığını korumak için aksatılmamalıdır. Mamografi ve meme ultrasonu, meme kanseri açısından erken teşhis imkânı sunarken, düzenli olarak takip edilmesi gereken en önemli tarama yöntemlerindendir. Menopoza girmeden önce görülebilen Kanama düzensizlikleri normal kabul edilmemeli, mutlaka araştırılmak üzere doktora başvurulmalıdır. Yılda en az bir kez yapılan jinekolojik muayene, olası sağlık sorunlarını erken fark etme ve gerekli önlemleri zamanında alma açısından büyük önem taşır. </p>
<p><strong>Düzenli Tedavilerle Menopoz Döneminde Cinsel Sağlığınızı da Koruyabilirsiniz</strong></p>
<p>Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte vajinal bölgede belirgin değişiklikler ortaya çıkar. Vajinal kuruluk, yanma, tahriş ve ağrılı cinsel ilişki (disparoni) bu dönemde sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Bu fiziksel değişiklikler zamanla cinsel isteksizliğe ve çiftler arasında iletişim sorunlarına yol açabilir. Uygun vajinal ilaç tedavileri sayesinde vajinal dokunun sağlıklı yapısı korunabilir. Bu tedaviler yalnızca cinsel hayatı rahatlatmakla kalmaz, aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarının ve idrar kaçırma şikâyetlerinin azalmasına da yardımcı olur. Düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel tedavi planlaması, menopoz döneminde cinsel sağlığın korunmasında büyük önem taşır. Ayrıca bu süreçte yalnızca tıbbi tedavi değil, yaşam tarzı düzenlemeleri de önemlidir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli sıvı alımı ve eşler arasında açık iletişim, menopoz döneminde cinselliğin sağlıklı şekilde devam etmesine katkı sağlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hormon Replasman Tedavisi Menopoz Dönemi Kolaylaştırabiliyor</strong></p>
<p>Menopoz döneminde sık kullanılan yöntemlerden biri olan Hormon Replasman Tedavisi (HRT), kadınların en çok çekindiği tedavi seçeneklerinden biridir. Meme kanseri riskinin gündeme gelmesi endişe yaratsa da, her kadın için bu tedavi sakıncalı değildir. Tedaviye başlanıp başlanmayacağı, fayda ve risk dengesine bakılarak kişiye özel şekilde değerlendirilmelidir. Doğru hasta seçildiğinde HRT, menopoz belirtilerini azaltarak yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir. HRT uygulanması uygun olmayan durumlar da vardır. Rahim ve meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda, nedeni açıklanamayan anormal vajinal kanamaları olanlarda, karaciğer hastalıklarında, pıhtı atma riski yüksek olanlarda, şişmanlık, hipertansiyon ve aşırı sigara kullanımı olanlarda HRT önerilmez. Ayrıca kalp krizi öyküsü olan kadınlarda da bu tedavi riskli olabilir. HRT, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uykusuzluk, vajinal kuruluk gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomların hafifletilmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca osteoporoz riskini azaltarak kemik sağlığını da koruyabilir. Ancak her tedavide olduğu gibi HT’de de düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel takip büyük önem taşır. Tedaviye başlanmadan önce ayrıntılı muayene, laboratuvar testleri ve aile öyküsü değerlendirilmelidir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735">Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş kökündeki iltihabı ihmal etmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-kokundeki-iltihabi-ihmal-etmeyin-557798</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 07:42:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[kökündeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş kökü iltihabı, dişin iç kısmındaki pulpa dokusunun bakterilerle enfekte olması sonucu ortaya çıkan klinik bir tablo.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kokundeki-iltihabi-ihmal-etmeyin-557798">Diş kökündeki iltihabı ihmal etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş kökü iltihabı, dişin iç kısmındaki pulpa dokusunun bakterilerle enfekte olması sonucu ortaya çıkan klinik bir tablo. Bu enfeksiyon, diş kökünün ucundaki dokulara yayıldığında, kök çevresinde iltihaba ve zamanla kemik kayıplarına sebep olabiliyor. Öne çıkan belirtileri genellikle gece uykudan uyandıran zonklayıcı ağrı, sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet, çiğneme sırasında baskı veya ağrı, diş etinde şişlik, kızarıklık ya da apse şeklinde görülürken; ayrıca yüzde şişme, dişte renk değişimi, genel halsizlik, ateş ve lenf bezi şişliği de önemli belirtileri arasında yer alıyor. Teşhisi için ise, diş hekimi tarafından yapılacak klinik muayeneye ve radyografik görüntülemeye ihtiyaç var.</p>
<p><b><strong>Tedavi Edilmezse Ne Olur?</strong></b></p>
<p>Diş kökü iltihaplarının kendi kendine iyileşmeyeceğini, bu nedenle sorunu görmezden gelmek yerine, erken dönemde önlem almanın hayati açıdan önemli olduğunu vurgulayan <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Endodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. İrem Özçelik Kul,</strong> diş kökü iltihabının tedavi edilmediğinde enfeksiyonun kemiğe yayılabileceğine, diş kaybına, sinüs boşluklarına yayılmaya ve ciddi sistemik enfeksiyonlara (sepsis) neden olabileceğine dikkat çekiyor. Tedavi seçenekleri arasında ise kök kanalı tedavisi (endodontik tedavi), kök kanalı tedavisinin yenilenmesi (retreatment), kök ucunun cerrahi olarak alınması ve diş çekimi gibi yöntemler yer alıyor.</p>
<p><b><strong>Korunmak İçin Neler Yapılmalı?</strong></b></p>
<p>Diş kökü iltihaplarından korunmak için aşağıdaki önlemleri uygulayabilirsiniz:</p>
<ul>
<li>Diş çürüklerinizin tedavisinde geç kalmayın.</li>
<li>Günde 2 kez dişlerinizi mutlaka fırçalayın ve diş ipi kullanın.</li>
<li>6 ayda bir dişlerinizin kontrolünü yaptırın.</li>
<li>Kanal tedavisi yapılmış dişlerinizin kontrollerini aksatmayın.</li>
<li>Diş travmalarında mutlaka doktorunuza danışın.</li>
</ul>
<p>Erken teşhis ile tedavi edilen enfeksiyonların, dişleri kurtardığını ve kişinin hayat kalitesini de yükselttiğini söyleyen <strong>Dr. İrem Özçelik Kul</strong>, ağrıyı kısa vadeli çözümlerle gidermek yerine uzman hekime başvurmanın en sağlıklı adım olduğunun altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kokundeki-iltihabi-ihmal-etmeyin-557798">Diş kökündeki iltihabı ihmal etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurban Bayramı Sofralarından Sebzeyi Eksik Etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-sofralarindan-sebzeyi-eksik-etmeyin-543195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2025 10:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[sebzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[sofralarından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı sofralarından sebzeyi de eksik etmeyin! Et ağırlıklı beslenmenin zararlı olabileceğini belirten uzmanlar uyardı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-sofralarindan-sebzeyi-eksik-etmeyin-543195">Kurban Bayramı Sofralarından Sebzeyi Eksik Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurban Bayramı </strong>sofralarından sebzeyi de eksik etmeyin! Et ağırlıklı beslenmenin zararlı olabileceğini belirten uzmanlar uyardı.</p>
<p>Kurban Bayramı’nda et tüketiminin ön planda olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun bazı sağlık sorunlarına neden olabileceğini söylüyor.</p>
<p>Artan kırmızı et tüketiminin, mide yanması, kabızlık, kolesterol yükselmesi gibi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, etin porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi ve mutlaka sebze, tam tahıllı ürünler ve fermente gıdalarla dengelenmesi gerektiği konusunda uyardı. Yeni kesilen etin hemen tüketilmemesi, en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesinin de porsiyon kontrolü kadar önemli olduğunu dile getirdi. Yiğit ayrıca tatlı tercihlerinde de hafif ve sütlü seçeneklerin tercih edilmesi, yemek sonrası yürüyüş yapılması ve bol su tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketiminin sindirim ve genel sağlık üzerindeki etkilerinden bahsederek, sağlıklı beslenme önerileri verdi.</p>
<p><b><strong>Kurban Bayramı sofralarında etin başrolde olması doğal, ancak porsiyon kontrolü şart</strong></b></p>
<p>Kurban Bayramının sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, bereketli sofraların kurulduğu özel günlerden biri olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak bayramla birlikte artan et tüketimi, bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir” diye konuştu. Özellikle mide rahatsızlıkları, kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonu olan bireylerin bu dönemde beslenmelerine daha özen göstermesi gerektiğine dikkat çeken Yiğit, “Bayram sofralarında etin başrolde olması doğaldır ancak porsiyon kontrolü şarttır. Yetişkin bir birey için günlük ortalama 120-150 gram pişmiş kırmızı et yeterlidir. Bu miktar, kişinin avuç içi büyüklüğünde bir et parçasına denk gelir. Fazla miktarda kırmızı et tüketimi mide yanması, kabızlık, kolesterol yükselmesi ve ürik asit artışı gibi sorunlara yol açabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><b><strong>Etin pişirme yöntemi en az miktarı kadar önemli!</strong></b></p>
<p>Yeni kesilen etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemini zorlayabileceğini kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle kurban eti, serin bir ortamda en az 24 saat dinlendirilmeli. Kapalı poşette değil, hava alabilecek şekilde geniş kaplarda muhafaza edilmeli.” dedi.Etin pişirme yönteminin de en az miktarı kadar önemli olduğuna değinen Yiğit, “Mangalda pişirme sırasında, et ile ateş arasında 15 cm mesafe bırakılmalı, yağın ateşe damlamaması sağlanmalı. Kızartma ve aşırı yağlı kavurmalardan kaçınılmalı, ızgara, fırın veya haşlama gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><b><strong>Her gün en az 2 öğünde sebzeye yer verin…</strong></b></p>
<p>Bayramda sofraların kırmızı et ağırlıklı olduğunu, bu nedenle geri planda kalan sebze, meyve ve tam tahılların sindirim sisteminde dengesizliklere neden olabildiğini dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Her gün en az 2 öğünde sebzeye yer vermek, yoğurt, ayran gibi fermente ürünleri sofraya dahil etmek ve tam tahıllı ekmekleri tercih etmek faydalı olacaktır.” dedi. Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Yiğit, tatlı tüketilecekse porsiyonun küçültülmesini, yanında bir bardak ayran veya su ile denge sağlanmasını önerdi.</p>
<p><b><strong>Eti dinlendirmeden hemen tüketmek en sık yapılan bayram hatası!</strong></b></p>
<p>Özellikle Kurban Bayramı gibi zamanlarda en sık yapılan beslenme hatalarına değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Eti dinlendirmeden hemen tüketmek, etin yanında sebze veya lifli gıdalara yer vermemek, etin pişirme yöntemine dikkat etmemek, porsiyon kontrolü yapmadan sık et tüketmek, yeterince su içmemek, ağır ve şekerli tatlıları sık aralıklarla yemek, yapılan beslenme hataları olarak sıralanabilir.” dedi. Bayram süresince sindirim sorunlarını önlemek için önerilerde de bulunan Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı: “Yemekler yavaş yenmeli, iyi çiğnenmeli ve sonrasında hafif yürüyüşler yapılmalı. Gün içinde 2-2,5 litre su tüketimi hem metabolizma hem de sindirim sistemi için destekleyicidir. Probiyotikli yoğurt ve kefir gibi ürünler, bu dönemde bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur. Şişkinlik, hazımsızlık veya mide yanması yaşayan bireyler öğünlerden sonra rezene, kimyon, anason, nane-limon çayı gibi bitki çaylarını tercih edebilir. Bu bitkiler gaz birikimini azaltmaya, sindirimi kolaylaştırmaya ve mideyi rahatlatmaya yardımcı olabilir. Ayrıca zencefil de mide asidini dengeleyici etkisiyle öne çıkar. Özellikle yemek sonrası mide yanması yaşayan bireylerde rahatlama sağlayabilir. Ancak düzenli ilaç kullanan bireylerin bitki çaylarını tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber AjansI)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayrami-sofralarindan-sebzeyi-eksik-etmeyin-543195">Kurban Bayramı Sofralarından Sebzeyi Eksik Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram sofralarından sebzeyi de eksik etmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralarindan-sebzeyi-de-eksik-etmeyin-542726</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 12:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[sebzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[sofralarından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketiminin sindirim ve genel sağlık üzerindeki etkilerinden bahsederek, sağlıklı beslenme önerileri verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralarindan-sebzeyi-de-eksik-etmeyin-542726">Bayram sofralarından sebzeyi de eksik etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketiminin sindirim ve genel sağlık üzerindeki etkilerinden bahsederek, sağlıklı beslenme önerileri verdi.</p>
<p><strong>Bayram sofralarında etin başrolde olması doğal, ancak porsiyon kontrolü şart</strong></p>
<p>Kurban Bayramının sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, bereketli sofraların kurulduğu özel günlerden biri olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak bayramla birlikte artan et tüketimi, bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir.” dedi.</p>
<p>Özellikle mide rahatsızlıkları, kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonu olan bireylerin bu dönemde beslenmelerine daha özen göstermesi gerektiğine dikkat çeken Yiğit, “Bayram sofralarında etin başrolde olması doğaldır ancak porsiyon kontrolü şarttır. Yetişkin bir birey için günlük ortalama 120-150 gram pişmiş kırmızı et yeterlidir. Bu miktar, kişinin avuç içi büyüklüğünde bir et parçasına denk gelir. Fazla miktarda kırmızı et tüketimi mide yanması, kabızlık, kolesterol yükselmesi ve ürik asit artışı gibi sorunlara yol açabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Etin pişirme yöntemi en az miktarı kadar önemli!</strong></p>
<p>Yeni kesilen etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemini zorlayabileceğini kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle kurban eti, serin bir ortamda en az 24 saat dinlendirilmeli. Kapalı poşette değil, hava alabilecek şekilde geniş kaplarda muhafaza edilmeli.” dedi.</p>
<p>Etin pişirme yönteminin de en az miktarı kadar önemli olduğuna değinen Yiğit, “Mangalda pişirme sırasında, et ile ateş arasında 15 cm mesafe bırakılmalı, yağın ateşe damlamaması sağlanmalı. Kızartma ve aşırı yağlı kavurmalardan kaçınılmalı, ızgara, fırın veya haşlama gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Her gün en az 2 öğünde sebzeye yer verin…</strong></p>
<p>Bayramda sofraların kırmızı et ağırlıklı olduğunu, bu nedenle geri planda kalan sebze, meyve ve tam tahılların sindirim sisteminde dengesizliklere neden olabildiğini dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Her gün en az 2 öğünde sebzeye yer vermek, yoğurt, ayran gibi fermente ürünleri sofraya dahil etmek ve tam tahıllı ekmekleri tercih etmek faydalı olacaktır.” dedi.</p>
<p>Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Yiğit, tatlı tüketilecekse porsiyonun küçültülmesini, yanında bir bardak ayran veya su ile denge sağlanmasını önerdi.</p>
<p><strong>Eti dinlendirmeden hemen tüketmek en sık yapılan bayram hatası!</strong></p>
<p>Özellikle Kurban Bayramı gibi zamanlarda en sık yapılan beslenme hatalarına değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Eti dinlendirmeden hemen tüketmek, etin yanında sebze veya lifli gıdalara yer vermemek, etin pişirme yöntemine dikkat etmemek, porsiyon kontrolü yapmadan sık et tüketmek, yeterince su içmemek, ağır ve şekerli tatlıları sık aralıklarla yemek, yapılan beslenme hataları olarak sıralanabilir.” dedi.</p>
<p>Bayram süresince sindirim sorunlarını önlemek için önerilerde de bulunan Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yemekler yavaş yenmeli, iyi çiğnenmeli ve sonrasında hafif yürüyüşler yapılmalı. Gün içinde 2-2,5 litre su tüketimi hem metabolizma hem de sindirim sistemi için destekleyicidir. Probiyotikli yoğurt ve kefir gibi ürünler, bu dönemde bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur.</p>
<p>Şişkinlik, hazımsızlık veya mide yanması yaşayan bireyler öğünlerden sonra rezene, kimyon, anason, nane-limon çayı gibi bitki çaylarını tercih edebilir. Bu bitkiler gaz birikimini azaltmaya, sindirimi kolaylaştırmaya ve mideyi rahatlatmaya yardımcı olabilir. Ayrıca zencefil de mide asidini dengeleyici etkisiyle öne çıkar. Özellikle yemek sonrası mide yanması yaşayan bireylerde rahatlama sağlayabilir. Ancak düzenli ilaç kullanan bireylerin bitki çaylarını tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralarindan-sebzeyi-de-eksik-etmeyin-542726">Bayram sofralarından sebzeyi de eksik etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yılbaşı gecesi eğlenirken sağlıklı beslenmeyi de ihmal etmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yilbasi-gecesi-eglenirken-saglikli-beslenmeyi-de-ihmal-etmeyin-430308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 10:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenirken]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yılbaşı gecesi, sevdiklerimizle bir araya gelerek en sevdiğimiz yiyeceklerle keyifli zamanlar geçirmek istiyoruz. Ancak bu gecede sağlıklı ve dengeli beslenmeyi de göz ardı etmemek önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı  Hülya Yiğit, yeni yıla hem keyifli hem de sağlıklı bir başlangıç yapmak için önerilerde bulunarak, hindi eti gibi az yağlı beyaz etlerin oldukça uygun olacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yilbasi-gecesi-eglenirken-saglikli-beslenmeyi-de-ihmal-etmeyin-430308">Yılbaşı gecesi eğlenirken sağlıklı beslenmeyi de ihmal etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yılbaşı gecesi, sevdiklerimizle bir araya gelerek en sevdiğimiz yiyeceklerle keyifli zamanlar geçirmek istiyoruz. Ancak bu gecede sağlıklı ve dengeli beslenmeyi de göz ardı etmemek önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı  Hülya Yiğit, yeni yıla hem keyifli hem de sağlıklı bir başlangıç yapmak için önerilerde bulunarak, hindi eti gibi az yağlı beyaz etlerin oldukça uygun olacağını söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeni yıla hem keyifli hem de sağlıklı bir başlangıç yapmak için önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Yılbaşı tabağı nasıl olmalı?</strong></p>
<p>“Yılın son gününü sevdiklerimizle en keyifli aktiviteleri yaparak en sevdiğimiz yiyecekleri tüketerek geçirmek birçoğumuzun ortak arzuları arasında.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeni yıla hem keyifli hem de sağlıklı bir başlangıç yapmak için önerilerini şöyle paylaştı:</p>
<p>“Öncelikle yılbaşı gecesi yemek süresi normalden uzun olacağı için yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmelisiniz. Yılbaşı menünüzde tabağınızın yarısını yeşil sebzelere/zeytinyağlılara, diğer yarısını, protein ve karbonhidratlara ayırabilirsiniz. Hindi eti gibi az yağlı beyaz etler oldukça uygun olacaktır.”</p>
<p><strong>Yemekten önce 2 bardak su</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yılbaşı gecesi fazla yeme endişesi olabileceğini dile getirerek, “Eğer fazla yemek konusunda endişeleriniz var ise, yemeğe başlamadan önce 2 bardak su tüketmeniz stresinizi azaltacaktır. Veya az yağlı bir sebze çorbası tüketmek de uygundur.” dedi.</p>
<p>Yılbaşı gecesinde çoğunlukla karbonhidratlı besinlerin olabileceğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tatlılar da masamızda bulunacağından bu besinleri tüketirken tadım porsiyonlarında yani olabildiğince küçük miktarlarda tabağınıza almakta fayda var. Yemek sonrası hazımsızlık şikayetleri çekmemek için yemeklerinizde kimyon kullanabilir veya masanızda 1 bardak zencefilli su bulundurabilirsiniz.”</p>
<p><strong>Yılbaşı gecesi atıştırmalık tüketirken sağlıklı seçenekler</strong></p>
<p>Yılbaşı gecesi, tatlılar ve atıştırmalıklar da sofralardaki gözde lezzetler arasında yer alırken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, bu özel gecede sağlıklı tercihler yapmak için şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Yılbaşı akşamında tatlılar, atıştırmalıklar kaçınılması zor olan besinler arasındadır. Peki bu akşamı atıştırmalık tüketerek nasıl sağlıklı hale getirebiliriz? Meyveli ve sütlü tatlılar bu akşam için önerebileceğim sağlıklı seçenekler arasında. Üzeri ceviz ile süslenmiş bal kabağı tatlısı, hurma/kayısı gibi kuru meyveler kullanılarak yapılan meyve topları bu gece için hem görsel olarak hem de tatlı ihtiyacını karşılamak için ideal. Lor peyniri, labne, zeytinyağı ve çörek otu gibi baharatlar kullanılarak yapılan peynir topları tatlı sonrası tuzlu atıştırmalık ihtiyacına iyi gelecektir.”</p>
<p><strong>Mevsim meyveleri kullanılarak süslenen tabaklar çok daha sağlıklı</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yılbaşı gecesinde paketli tuzlu atıştırmalıklar ve cipslerin de oldukça ilgi çekici olduğunu kaydederek, “Bu noktada evde az yağ ve tuz ile yapılan patlamış mısırlar, tuzsuz fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler ve mevsim meyveleri kullanılarak süslenen tabaklar çok daha sağlıklı olacaktır.” dedi. </p>
<p><strong>Mayalı içecek miktarını sınırlayın</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yılbaşı gecesinde özellikle mayalı içecekleri tüketme durumunda ise kan şekeri düşüklüğü yani hipoglisemi durumu yaşamamak için tüketilen mayalı içecek miktarını sınırlamak ve yanlarında sağlıklı atıştırmalıklar tüketmenin faydalı olacağını sözlerine ekledi</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yilbasi-gecesi-eglenirken-saglikli-beslenmeyi-de-ihmal-etmeyin-430308">Yılbaşı gecesi eğlenirken sağlıklı beslenmeyi de ihmal etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 10:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ardı]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[nodüllerinde]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid hastalıklarına iyot eksikliğinin sık görüldüğü bölgelerde daha sık rastlanıyor. Türkiye de bu bölgeler arasında yer alıyor. Tiroid nodülleri yaygın görülen tiroid hastalıkları içinde bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001">Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TİROİD NODÜLLERİNDE KANSER RİSKİNİ GÖZ ARDI ETMEYİN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Tiroid hastalıklarına iyot eksikliğinin sık görüldüğü bölgelerde daha sık rastlanıyor. Türkiye de bu bölgeler arasında yer alıyor. Tiroid nodülleri yaygın görülen tiroid hastalıkları içinde bulunuyor. Genellikle iyi huylu olan tiroid nodülleri cerrahi yöntemle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Güneş, tiroid nodülleri ve tiroid nodüllerinin tedavisi hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p>Tiroid, gırtlağın altında boynun ön kısmında bulunmaktadır. Şekli bir kelebeğe benzemekte, iki yan lobdan oluşmaktadır. Tiroid, hayati bir endokrin bezidir. Tiroid bezi T3 (triiyodotironin) ve T4 ( tiroksin) hormonlarını üretir. Bu hormonlar vücut metabolizmasında, büyümesinde, olgunlaşmasında önemli bir rol oynar ve birçok vücut fonksiyonunun düzenlenmesine yardımcı olur. </p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroidin iyi ya da kötü huylu olduğunun belirlenmesi önemli</strong></p>
<p> </p>
<p>Tiroid nodülleri tiroid bezinde oluşmaktadır. Her tiroid nodülü kanser anlamına gelmemektedir.  Nodülün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun belirlenmesi çok önemlidir. Büyüklüğü 1 cm ve altı nodüllerde hastaya takip önerilmektedir. 1 cm ve üzeri nodüllerin ise biyopsi yapılarak incelenmesi gerekmektedir. Biyopsi sonucu iyi huylu çıkan nodüller tiroid fonksiyonları da göz önünde bulundurularak takip edilmelidir. İyi huylu nodüllerde hasta; kitleden şikayetçi ise, kitle boyna bası yapıyorsa, ses kısıklığı ve yutma zorluğu varsa, kozmetik olarak sıkıntı yaşanıyorsa ve bir tümör şüphesi bulunuyorsa alınabilmektedir. Hastanın bu tarz şikayetleri yok ise iyi huylu nodüller takip edilebilir.<strong> </strong>Tiroid nodülleri 4 santimetrenin üzerinde olduğunda ince iğne biyopsi sonucu tanı alması zor olmaktadır. Bu gibi durumlarda nodülün alınması gerekmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kanserli nodüller boyutuna bakılmadan alınmalıdır</strong></p>
<p> </p>
<p>Tiroid kanserleri cerrahi olarak tedavi edilebilmektedir. Cerrahi sonrasında gerek görülürse radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilmektedir.<strong> </strong>En sık görülün kötü huylu tiroid kanseri türü papiller tiroid karsinomudur. Tiroid nodülüne yapılan ultrasonografik değerlendirmenin sonucunda malignite kriterleri varsa yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucunda tümörle ilişkili hücreler görülmüşse nodülün boyutuna bakılmaksızın cerrahi yapılmalıdır. Tiroid nodülü çevredeki lenf nodlarına sıçramışsa lenf bezleri de mutlaka alınmalıdır. Küçük çaplı tümörlerde tiroid bezinin tamamının mı yoksa yarısının mı alınması gerektiği bazen tartışılmaktadır. Büyük çaplı tümörlerde genellikle tiroid bezinin tamamı alınıp soluk borusu etrafındaki lenf nodları da temizlenmektedir. Ameliyat sonrasında endokrinoloji uzmanı, nükleer tıp uzmanı ve ameliyatı yapan cerrahla yapılan konseyde devam tedavileri kararlaştırılmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Foliküler tiroid kanseri tanısı zor bir türdür</strong></p>
<p> </p>
<p>Foliküler tiroid kanseri, papiller tiroid kanserinden sonra en sık görülen türdür. 40-60 yaş arasında ve genellikle kadınlarda görülmektedir. Tanısı zor konulan bir kanser türüdür. İnce iğne biyopsisi sonucu foliküler adenom teşhisi konmuşsa tiroid bezinde nodülün yer aldığı lob çıkarılır. Yapılan detaylı biyopsi sonucu çıkarılan lobun kanser olduğu belirlenirse diğer lob da çıkarılarak ameliyat tamamlanmaktadır. Büyümemiş,  bariz bir şekilde kanser olmayan ve çevre dokulara yayılmamış foliküler kanserlerdeki yaklaşım genelde tiroid bezinin tek lobunun çıkarılması yönündedir. Eğer nodüle kanser teşhisi konmuşmuşsa tiroid bezinin 2 lobu birden alınmaktadır. Sonrasında ise radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Anaplastik tiroid kanseri agresiftir ve çabuk ilerler</strong></p>
<p> </p>
<p>Diğer kötü huylu tiroid kanserileri medüller tiroid kanseri ve anaplastik tiroid kanseridir. Medüller tiroid kanseri parafoliküler C hücrelerinden köken alan nöro-endokrin tümörler arasında yer alan bir tiroid kanseri türüdür. Medüller tiroid kanserinde çevreye yayılım fazla olduğu için tiroid bezi ile birlikte çevre dokuların hastalık bulgusu olmasa bile çıkarılması gerekmektedir. Anaplastik tiroid kanseri nadir görülen, agresif, çabuk ilerleyen ve olumsuz sonuçları olan tiroid kanseri türüdür.   Tiroid nodülü ile ilgili şikayeti olan, aile hikayesi olan, herhangi bir nedenle baş boyun bölgesine radyoterapi alan kişilerin tiroid bezinin mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Hastada nodül tespit edilmişse mutlaka takibi ve kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi tiroid nodüllerinde de erken tanı ve tedavinin önemi büyüktür. Tiroid nodülleri ile ilgili şikayetler önemsenmeli ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001">Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Koruyucu Ürününüzü Evde de Kullanmayı İhmal Etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunes-koruyucu-urununuzu-evde-de-kullanmayi-ihmal-etmeyin-395566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 10:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[ürününüzü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında yoğun ve dik gelen güneş ışınlarıyla birlikte özellikle tatil dönemlerinde güneş koruyucular gündeme geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-koruyucu-urununuzu-evde-de-kullanmayi-ihmal-etmeyin-395566">Güneş Koruyucu Ürününüzü Evde de Kullanmayı İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında yoğun ve dik gelen güneş ışınlarıyla birlikte özellikle tatil dönemlerinde güneş koruyucular gündeme geliyor. Ancak güneş koruyucuların sadece yazın değil, kışın da kullanılması öneriliyor. Güneş koruyucuların cilt kanserine yakalanma riskini azalttığı ve koruduğu biliniyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Asude Kara Polat, güneş koruyucu ürünlerin kullanımı ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı. </p>
<p><strong>Çeşitlerine göre uygun güneş koruyucuyu kullanmak önemli </strong></p>
<p>Yaz döneminde gebelerde, çocuklarda ve ek dermatolojik hastalığı olanlarda güneş koruyucuların kullanması önerilmektedir. Güneş koruyucularda iki tür bulunmaktadır. </p>
<p>Organik filtre içeren güneş koruyucuları kimyasal güneş koruyuculardır. Ultraviyole ışınları absorbe eder ve cilt yüzeyinin altında gerçekleşen kimyasal reaksiyonla cildi korumaktadır. Ciltte daha kolay yayılmaktadır. Kimyasal içerikli güneş koruyucular yetişkinlerde tercih edilmektedir. </p>
<p>İnorganik filtre içeren güneş koruyucuları fiziksel güneş koruyuculardır. UVA ve UVB ışınlarını yansıtmaktadırlar. Cilde uygulandığı an etkisini göstermeye başlamaktadır. Cilt yüzeyinde çalışmakta ve cilde nüfuz etmediği için gözenek tıkama olasılığı azalmaktadır. Mineral filtre içeren güneş koruyucular çocuklarda, gebelerde ve hassas ciltlerde kullanılabilmektedir. </p>
<p>Genellikle yaz aylarında gündeme gelen güneş koruyucular her mevsimde kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Makyaj rutininize güneş koruyucuları eklemelisiniz  </strong></p>
<p>Güneş koruyucuları kullanırken iki ya da üç saatte bir yenilenmesi önerilmektedir. Güneş koruyucuları makyaj rutinine eklenmesi gereken bir üründür. Sabah uyanıldığında yüz yıkandıktan sonra nemlendirilmesi ve ardından güneş kremi sürüldükten sonra makyaj yapılması önerilmektedir. Evden çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucuları sürmek gün içinde korumaya da yol açacaktır. Gün içinde 2-3 saatte bir sürülen güneş koruyucu yenilenmelidir. Duşa girdikten sonra ya da yüzdükten sonra da güneş koruyucuyu tekrarlamak cildi sağlıklı tutmak için önemlidir. </p>
<p>Sadece dışarıya çıkarken değil, evde otururken de güneş koruyucuları uygulamak önemlidir. Pencerelerden içeriye giren ultraviyole ışınlarının yanı sıra kullandığınız tablet, bilgisayar, led lambalar ve telefonlar da ciltte lekelenmeye ve yaşlanmaya yol açabilmektedir. Bu nedenle evde de güneş koruyucu uygulanmalı ve güneş koruyucularda mavi ışık filtreli olanlar tercih edilmesi önerilmektedir. </p>
<p>Güneş koruyucular kullanırken iki parmak kuralına dikkat etmek gerekmektedir. İki parmağınıza şeritler haline sıkacağınız güneş koruyucuları yüz ve boyun bölgesine uygulanması önerilmektedir. </p>
<p><strong>Bebeklerde 6 aydan sonra güneş koruyucu kullanılabilir </strong></p>
<p>Bebeklerde ilk 6 ay güneş koruyucu önerilmemektedir. Güneş koruyucular yerine açık renk kıyafet giydirmek, gölgede tutmak, sabah 10’dan önce veya öğlen 16’dan sonra çocuğu güneşe çıkarmak, ultraviyole ışınlardan koruyan kıyafet giydirmek veya enseyi, kulakları koruyan siperlikli şapkalar takmak bebekleri güneşten koruyabilmektedir. </p>
<p>6 aydan sonraki bebeklerde ise güneş koruyucular kullanılmaya başlanabilmektedir. Mineral koruyucu filtre içeren güneş koruyucular ile 6 aydan sonraki bebekler güneşe çıkarılabilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-koruyucu-urununuzu-evde-de-kullanmayi-ihmal-etmeyin-395566">Güneş Koruyucu Ürününüzü Evde de Kullanmayı İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir nesil için sütü sofranızdan eksik etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-nesil-icin-sutu-sofranizdan-eksik-etmeyin-378737</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 09:10:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sofranızdan]]></category>
		<category><![CDATA[sütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutlarken, “sağlıklı toplumun yolu süt ve süt ürünü tüketmekten geçer” vurgusu yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-nesil-icin-sutu-sofranizdan-eksik-etmeyin-378737">Sağlıklı bir nesil için sütü sofranızdan eksik etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutlarken, “sağlıklı toplumun yolu süt ve süt ürünü tüketmekten geçer” vurgusu yaptı. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen,  sütün en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu ve her yaşta içilmesi gerektiğini paylaştı. Sütü çocuklara sevdirmek, süt içmelerini desteklemek için gereken çalışmaları yaptıklarını vurguladı. </strong></p>
<p>Süt, olağanüstü besleyici niteliği ve bedenin yapısal ihtiyaçlarına yönelik katkısıyla doğumdan başlayarak ileri yaşlara kadar hayatın her aşamasında tüketilmesi gereken vazgeçilmez bir besin maddesi. Türkiye’nin önde gelen süt ürünleri kuruluşlarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü nedeniyle hem bu eşsiz gıdanın toplumsal gelişmeye olan katkısına hem de sağlıklı tüketme yöntemine dikkat çekti. </p>
<p><strong>En besleyici gıdaların başında geliyor </strong></p>
<p>Süt ve süt ürünleri; içerdikleri karbonhidrat, protein ve yağ ile bu gıdaları alanların enerjilerini  artırıyor. İçerdiği kalsiyum sayesinde, günde 2 bardak süt tüketmek, osteoporozu (kemik erimesi) engellemeye yardımcı oluyor. </p>
<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı bir toplum olmanın yolunun, düzenli ve dengeli olarak süt ve süt ürünü tüketmekten geçtiğini söyleyerek sütün başta protein ve kalsiyum olmak üzere içerdiği diğer mineral ve vitaminlerle en besleyici gıdaların başında geldiğini dile getirdi. Özmen, Teksüt olarak 67 yıldır sütün yolculuğuna yön verdiklerini belirterek, bu nadide besin maddesinin insan gelişimine olan katkısına da dikkat çekti.  Sütün sadece çocukluk ve gelişme dönemlerinde değil, her yaşta içilmesi gereken bir besin olduğunu paylaştı. </p>
<p><strong>Süt içmenin neşeli ve sağlıklı yolu </strong></p>
<p>Sütü sevdirmeyi ve sütün faydalarını çocuklarla buluşturmayı başaran Teksüt’ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri, kalsiyum ve protein içerikleriyle öne çıkıyor. 200 ml’lik bir paket meyveli süt; 5,6 gr protein barındırıyor ve içerdiği kalsiyum ile de bir çocuğun günlük kalsiyum ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. </p>
<p>Çocukların zihinsel ve fiziksel gelişiminde ihtiyacı olan protein, kalsiyum, fosfor gibi besin ögeleri ile <strong>B2, B6, B1</strong> ve <strong>A</strong> vitaminleri süt tüketimi ile karşılanıyor. Uzmanlar, çocukluktan itibaren düzenli süt tüketimi ile sağlıklı bir bedene sahip olunabileceğini vurgularken, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Türkiye Beslenme Rehberi’nde de çocukların ve ergenlik dönemindeki gençlerin gelişimi için her gün düzenli olarak 2 ile 4 bardak süt içmesi öneriliyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-nesil-icin-sutu-sofranizdan-eksik-etmeyin-378737">Sağlıklı bir nesil için sütü sofranızdan eksik etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
