<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etmeli | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etmeli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etmeli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jul 2025 07:56:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etmeli | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etmeli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üniversite Tercihi Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-tercihi-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-559028</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 07:56:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[nelere]]></category>
		<category><![CDATA[tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yaparken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite tercih dönemi yaklaşırken, aday öğrenciler ve aileler büyük bir heyecanla karar sürecine hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-tercihi-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-559028">Üniversite Tercihi Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite tercih dönemi yaklaşırken, aday öğrenciler ve aileler büyük bir heyecanla karar sürecine hazırlanıyor. Kadir Has Üniversitesi Rehber öğretmenlerinden alınan bilgiye göre, doğru tercih yapmak yalnızca bir eğitim seçimi değil, aynı zamanda yaşam tarzını ve kariyer rotasını belirleyen önemli bir adım. İşte uzmanların önerileriyle üniversite tercihinde göz önünde bulundurulması gereken başlıklar:</p>
<p><strong>Hedef ve İlgi Alanlarınızı Netleştirin</strong></p>
<p>Adayların önce kendi ilgi alanlarını ve gelecekte nerede olmak istediklerini belirlemeleri gerekiyor. Hangi derslerde başarılı olduklarını, hangi alanlarda çalışmaktan keyif aldıklarını ve uzun vadede kendilerini nerede görmek istediklerini sorgulamak, bilinçli bir tercih yapmanın temelini oluşturuyor.</p>
<p><strong>Başarı Sıralamanızı Kılavuz Edinin</strong></p>
<p>Uzmanlar, tercih listesi hazırlanırken sadece puana değil, asıl olarak başarı sıralamasına odaklanılması gerektiğini vurguluyor. Kadir Has Üniversitesi rehber öğretmenleri, adayların listelerini sıralarının biraz üzerinde, tam ortasında ve altında bölümleri içerecek şekilde geniş tutmalarını öneriyor. Böylece yerleşme şansı önemli ölçüde artabiliyor.</p>
<p><strong>Şehir, Konum ve Ulaşım İmkânlarını Araştırın</strong></p>
<p>Üniversitenin bulunduğu şehirdeki ulaşım, konaklama, sosyal ve kültürel imkânlar; öğrencilik hayatını derinden etkileyen unsurlar. Uzmanlar, adayların tercih edecekleri üniversitenin şehir içindeki konumunu, toplu taşıma olanaklarını ve yaşam maliyetlerini mutlaka araştırmaları gerektiğine dikkat çekiyor. Mümkünse kampüs ziyaretleri yaparak ortamı yerinde görmek de oldukça faydalı.</p>
<p><strong>Yurt Dışı İmkânlarını Gözden Kaçırmayın</strong></p>
<p>Erasmus ve benzeri uluslararası değişim programları, öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimine büyük katkı sağlıyor. Kadir Has Üniversitesi rehber öğretmenleri, adayların tercih edecekleri üniversitenin yurt dışındaki anlaşmalı kurumlarını ve bu programlara katılım şartlarını detaylıca incelemelerini öneriyor.</p>
<p><strong>Akademik Kadro ve Başarılar Yol Gösterici Olabilir</strong></p>
<p>Tercih edilecek bölümlerin akademik kadrosu, öğretim üyelerinin uzmanlık alanları ve üniversitenin ulusal ve uluslararası başarıları, tercih sürecinde önemli kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Kadir Has Üniversitesi uzmanları, adayların üniversitelerin dünya sıralamalarındaki yerini, akreditasyonlarını ve araştırma alanındaki güçlü yanlarını mutlaka sorgulamalarını tavsiye ediyor.</p>
<p><strong>Sosyal Yaşam ve Kampüs Olanaklarını Es Geçmeyin</strong></p>
<p>Üniversite yalnızca akademik bir kurum değil; aynı zamanda sosyal bir yaşam alanı. Öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler, spor alanları ve kütüphane olanakları; gençlerin kendilerini geliştirmelerine ve sosyal ağ kurmalarına katkı sağlıyor. Kadir Has Üniversitesi uzmanları, kampüs yaşamının gençlerin özgüveni ve yaratıcılığı açısından önemli bir deneyim olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Mezun Başarıları ve İstihdam Oranlarını İnceleyin</strong></p>
<p>Üniversitenin mezunlarının hangi sektörlerde çalıştığı, iş bulma hızları ve kariyer merkezi hizmetleri de tercih sürecinde kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, adayların mezunlarla iletişim kurarak deneyimlerini dinlemesini ve üniversitenin kariyer merkezinin sunduğu destekleri araştırmasını öneriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-tercihi-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-559028">Üniversite Tercihi Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite tercih sürecinde adaylar nelere dikkat etmeli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-tercih-surecinde-adaylar-nelere-dikkat-etmeli-556570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[nelere]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite sınav maratonunun sona ermesiyle birlikte gençleri en az sınav kadar önemli bir süreç bekliyor: tercih dönemi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-tercih-surecinde-adaylar-nelere-dikkat-etmeli-556570">Üniversite tercih sürecinde adaylar nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite sınav maratonunun sona ermesiyle birlikte gençleri en az sınav kadar önemli bir süreç bekliyor: tercih dönemi. </p>
<p>Tercih döneminde adayların dikkat etmesi gereken noktaları paylaşan <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Eğitim Danışmanı Samet Alyu,</strong>  “Üniversite, öğrencileri geleceğe hazırlayan bir basamak ve bu basamağı ne kadar sağlam atarsanız gelecekte atacağınız adımlarınız da o kadar sağlam olur. Doğru üniversite ve bölüm tercihi, gelecekteki kariyeriniz ve yaşam kaliteniz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.” dedi.</p>
<p><strong>İlgi alanlarınızı ve güçlü yönlerinizi dikkate alın</strong></p>
<p>Alyu, meslek seçiminde sadece sınav puanına odaklanmak yerine, öğrencilerin ilgi alanlarını, yeteneklerini ve güçlü yönlerini göz önünde bulundurarak bölüm tercihi yapmalarının daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirtti.</p>
<p>Alyu, “Tercihlerinizi şekillendirirken ilgi alanlarınızı, güçlü ve zayıf yönlerinizi dikkate alın. Bu doğrultuda yapacağınız bölüm tercihlerinin ardından listenizde yer vereceğiniz üniversitelerin  akademik kadrolarını, eğitim kalitesini,  teknik ve fiziki özelliklerini, yurt dışı eğitim olanaklarını, burs koşullarını ve öğrencilerine sunduğu sosyal imkanlar gibi birçok özelliğini iyi araştırmanız gerekir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Başarı sıralamanızdan yola çıkın ama onunla sınırlı kalmayın</strong></p>
<p>Tercih listesi oluşturulurken başarı sıralamalarının doğru yorumlanması gerektiğini belirten Alyu, “İlgilendiğiniz bölümün kılavuzda yer alan başarı sıralaması, o programa geçen sene yerleşen en son öğrencinin sıralamasını gösterir. Ancak bu sıralama her yıl değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle, başarı sıralamasını karşılıyor olmanız yerleşeceğinizin garantisi olmadığı gibi, sıralamanın biraz gerisinde kalmanız da şansınızın tamamen bittiği anlamına gelmez” dedi.</p>
<p>Tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık gibi bazı programlarda sıralama barajları olduğunu hatırlatan Alyu, öğrencilerin tercihlerini kendi sıralamalarının yaklaşık %50 üstünden başlayarak %100 altına kadar geniş bir aralıkta yapmalarını önerdi. Alyu, “Örneğin 150 bininci sırada olan bir aday, tercihlerine 75 binlerden başlamalı ve 300 bine kadar inmelidir” dedi.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, aday öğrencilerin tercih sürecinde merak ettikleri sorulara yanıt bulmaları amacıyla <strong>santral</strong>istanbul ve Kuştepe kampüslerinde 21 Temmuz- 11 Ağustos tarihleri arasında Tercih Günleri düzenliyor. Aday öğrenciler BİLGİ’nin uzman danışmanlarıyla bir araya gelerek hem hedefledikleri meslekler hem de üniversite yaşamı hakkında kapsamlı bilgi edinebilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-tercih-surecinde-adaylar-nelere-dikkat-etmeli-556570">Üniversite tercih sürecinde adaylar nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump: Fed Başkanı Powell derhal istifa etmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/trump-fed-baskani-powell-derhal-istifa-etmeli-550345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 05:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[derhal]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[fed]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[powell]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550345</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell'ın derhal istifa etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trump-fed-baskani-powell-derhal-istifa-etmeli-550345">Trump: Fed Başkanı Powell derhal istifa etmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, Fed Başkanı Jerome Powell&#8217;ın derhal istifa etmesi gerektiğini söyledi.</p>
</div>
<div>
<p>ABD Federal Konut Müdürü William Pulte, Kongre&#8217;yi Powell&#8217;ın siyasi taraflılığı ve ABD Senatosu&#8217;nu aldattığı iddiaları nedeniyle hakkında soruşturma başlatmaya çağırdı.</p>
</div>
<div>
<p>Çağrının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social&#8217;da<em> &#8220;Çok geç, Powell derhal istifa etmeli!!!&#8221; </em>yazdı.</p>
</div>
<div>
<p>Trump dün yaptığı açıklamada, Powell&#8217;ı &#8216;aptal&#8217; olarak niteleyerek, Powell&#8217;ın yerine geçebilecek iki veya üç kişi olduğunu söylemişti.</p>
</div>
<div>
<p>Haziran ayında, ABD Federal Rezervi, Trump&#8217;ın tekrar tekrar yaptığı kesinti çağrılarına rağmen faiz oranını yüzde 4.25-4.5 seviyesinde tutmaya karar vermişti. Powell o gün yaptığı açıklamada, ABD&#8217;nin bu yıl uyguladığı tarifelerdeki artışların fiyatları artırabileceğini ve tüm ekonomik faaliyeti etkileyebileceğini belirtmişti.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trump-fed-baskani-powell-derhal-istifa-etmeli-550345">Trump: Fed Başkanı Powell derhal istifa etmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MS&#8217;li bireyler günlük yaşamlarında nelere dikkat etmeli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/msli-bireyler-gunluk-yasamlarinda-nelere-dikkat-etmeli-540054</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 13:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[msli]]></category>
		<category><![CDATA[nelere]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamlarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir sinir sistemi hastalığı olan Multipl Skleroz (MS), kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 1-1,5 kat daha fazla görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msli-bireyler-gunluk-yasamlarinda-nelere-dikkat-etmeli-540054">MS&#8217;li bireyler günlük yaşamlarında nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Bir sinir sistemi hastalığı olan </span></b><b><span><span>Multipl Skleroz</span></span></b><b><span> (MS), kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 1-1,5 kat daha fazla görülüyor. MS’te tanının genellikle 20-40 yaş arasında konulduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span></b><b><span>an İke, MS hastalarının alınacak bazı tedbirlerle yaşam kalitesini artırabileceğini söyledi. Fizyoterapi desteği, denge problemleri ve kuvvetsizlik gibi MS bulgularının bir kısmını azaltmada etkili olabilir. Sıcak su, sıcak banyo, sıcak hava veya ateş, çoğu hastanın şikayetlerinde artışa neden olduğu için MS’li bireyler, sıcaktan sakınmalı. Sağlıklı ve dengeli beslenme ile egzersiz günlük yaşama dahil edilmeli. Sigara kullanımından kaçınılmalı. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uluslararası MS Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ortak kararı ile her yıl Mayıs ayının son çarşamba günü Dünya MS Günü olarak anılıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, Dünya MS Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, MS hastalarına tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Multiple Skleroz’un (MS) beyin ve omurilikteki mesajların taşınmasından sorumlu sinir hücreleri etrafındaki koruyucu kılıfın (myelin) hastalığı olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Can İke, “MS’teki ‘multiple’ kelimesi birden fazla bölgenin tutulumu ve ‘skleroz’ kelimesi de hasarlı bölgedeki sertleşmeyi ifade etmektedir. Bu sertleşmiş alanlara plak denilmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>MS’te bağışıklık sisteminin şaşkınlığı söz konusu</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>MS hastalığının nedenine değinen </span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, “V</span><span><span>ücudu savunmakla görevli hücrelerin bir şekilde myelin kılıfını, vücuda yabancı bir madde gibi algılaması ve onu yok etmeye çalışması, hastalığın sebebi olarak kabul edilmektedir. Burada bağışıklık sisteminin yetmezliği değil, şaşkınlığı söz konusudur. MS’li hastalarda bağışıklık sistemi normal çalışmaktadır ancak yanlış yönlenme ile kendine zarar vermektedir. Bir süre sonra vücut bunun farkına varıp düzeltmeye çalışmaktadır. Bu şaşkınlığın nedeni, günümüzde halen bilinmemekle birlikte </span></span><span>bazı geçirilmiş viral enfeksiyonların, çevresel faktörlerin genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde hastalık gelişimine neden olduğu görüşü kabul görmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span>MS’te risk faktörleri nelerdir?</span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>MS’te iki ayrı risk faktörü olduğunu belirten </span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, “Bunlardan ilki yaşam biçimi ve çevresel etmenler olarak değerlendirilmektedir. Bunları D vitamini düzeyi düşüklüğü, aktif ya da pasif tütünle etkileşim, Epstein–Barr virüs (EBV) infeksiyonu, obezite, aşırı alkol ve kafein kullanımı  olarak sıralayabiliriz. Diğer risk faktörü olarak değerlendirilen genetik etmenlerden ilki aile öyküsüdür.  Multipl Skleroz’da kalıtım poligeniktir ve her biri hastalık riskinde küçük bir artışa sebep olan çok sayıda gende polimorfizmleri kapsar. Bunlar arasında, HLA sınıf I ve HLA sınıf II genlerinde polimorfizmler MS için en yüksek riski yaratır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span>Belirtisi, şiddeti ve seyri hastalarda farklılık gösteriyor</span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>MS’in belirtisi, şiddeti ve seyri<span> yönünden hastadan hastaya farklılık gösterdiğini ifade eden </span></span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, “B</span><span><span>eyin ve omuriliğin herhangi bir yerini tutabilen MS’te o bölgeye ait belirtiler ortaya çıkar. Görme bulanıklığı, konuşmada bozulma, çift görme, uyuşma, güçsüzlük, halsizlik, yürümede dengesizlik, ellerde titreme, idrar yapmada problemler ve cinsel güçte azalma</span></span> <span><span>gibi yakınmalar MS’te ortaya çıkan belirtilerdendir. B</span></span><span><span>u belirtilerin bir ya da birkaçı eş zamanlı görülebilmektedir. Belirtiler birkaç gün içinde ortaya çıkar, artar ve düzelmeler ile seyredebilir. Az sayıda hastada belirtilerde düzelme olmadan kötüleşme söz konusu olabilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span>Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 1-1,5 kat daha fazla görülüyor</span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>D</span></span><span>ünyada yaklaşık 3 milyon, ülkemizde ise 50 bin MS hastası olduğu tahmin edildiğini kaydeden </span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke</span><span>, “MS, kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 1-1,5 kat daha fazla görülmekte ve </span><span>tanı genellikle 20 – 40 yaş arasında konmaktadır. Ancak hastalık başlangıcının, belirtiler başlamadan daha önce olduğu kabul edilmektedir. 12 yaş altında ve 55 yaş üzerinde başlayan vakalar da vardır” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span>MS, merkezi sinir sisteminin hastalığıdır</span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>MS’in bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten </span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, “<span>MS, ölümcül bir hastalık değildir. MS’te bulaşıcılık söz konusu değildir. Multipl Skleroz (MS) genç insanlarda nörolojik nedenli engelliliklerde birinci sırayı almaktadır. MS, bir akıl ya da ruh hastalığı olmayıp tamamen bir sinir sistemi hastalığıdır. </span>MS, merkez sinir sisteminin (MSS) kronik inflamatuar, demiyelinizan ve nörodejeneratif bir hastalığıdır. Beyin ve m. spinalisin ak ve gri maddesinde demiyelinizan lezyonların birikmesi sonucu oluşur. Genç erişkinlerde travmaya bağlı olmayan engelliliğin birinci nedenidir” dedi..</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span><span>4 farklı türü var</span></span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>MS’in dört farklı türü olduğunu ifade eden </span></span></span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span></span><span><span>an İke, bu türleri şöyle açıkladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Klinik izole sendrom :</span></span></span></b><span><span><span> Bu formda radyoljik olarak tespit edilen semptomatik ya da asemptomatik (sessiz) lezyonların gözlendiği, santral sinir sisteminin enflamatuvar- demiyelinizan doğada etkilendiği ilk nörolojik tablodur.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Tekrarlayan ve düzelen MS </span></span></span></b><strong><span><span><span><span>(Relapsing-remitting)</span></span></span></span></strong><span><span><span>: En sık görülen formdur. Atak ve iyileşme dönemleri ile giden olguları kapsar. Hastalığın ilk 5 yılında olguların yüzde 80‘i ataklar ve iyileşme dönemleriyle seyreder.  Bu form atak-iyileşme-atak-iyileşme şeklinde ilerler ve bu iyileşmeler tama yakındır.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>İkincil ilerleyici MS </span></span></span></b><strong><span><span><span><span>(Sekonder Progressif </span></span></span></span></strong><b><span><span><span>:</span></span></span></b><span><span><span>  Bu formda atak-iyileşme-atak-iyileşme şeklinde ilerler ancak burada iyileşme oldukça azdır. RRMS olgularının büyük bir çoğunluğunun, 10 yıl sonra yaklaşık yüzde 20’sinin geçiş gösterdiği bu fazda, bulgularda sürekli ilerleme gözlenir.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Birincil ilerleyici MS </span></span></span></b><strong><span><span><span><span>(Primer Progressif)</span></span></span></span></strong><b><span><span><span>:</span></span></span></b><span><span><span> MS’lilerde  yüzde 15-20‘sinde görülür. Bu formda iyileşme olmadan ataklar geçirme söz konusudur. Oldukça nadirdir. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>MS tanısında temel prensibin MSS içindeki lezyonların ve neden olduğu klinik tablonun zamanda ve alanda yayılımının gösterilmesi ve benzer özelliklere sahip alternatif hastalıkların dışlanması olduğunu belirten Can İke, tanının klinik muayene, laboratuar (kan ve beyin omurilik sıvısı incelemesi) ve görüntüleme teknikleri ile konulduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>MS tedavisinde birçok hedef bulunuyor</span></span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span></span><span><span>an İke, <span>Multipl Skleroz tedavisindeki ana hedefin atakları (inflamasyon, ödem, demiyelinizasyon), atak sıklığının ve engellilik (aksonal dejenerasyon, demiyelinizasyon) durumlarının önlenmesi olarak sıraladı. Can ike, tedavi süreçleriyle ilgili ise şu bilgileri verdi:</span></span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>I. Multipl skleroz patogenezine yönelmiş özgül tedaviler</span></span></span></span></span></span></span></span>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>   a. Atak tedavisi</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>   b. Hastalık sürecini kontrol eden tedaviler</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
</li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>II. Belirtilere yönelik tedaviler</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>III. Disfonksiyonel kalmış MSS yapılarının, beyin plastisitesini kullanarak yeniden düzenlenmesine yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span><span>IV. Bilişsel işlevler ve psikolojik/psikiyatrik sorunlara yönelik bilişsel terapi ve psikoterapi</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>MS </span></span></span><span><span>tedavisinin hastalığın türü, atak, hastalığın seyrine göre farklılık gösterdiğini ifade eden </span></span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke</span><span><span>, “Her yakınma atak olmayabilir ve kendi içinde değerlendirilmelidir.  Atak tedavisinde yüksek doz kortizon serum içinde 5-7 gün süre ile verilir. Bazen çok ağır ataklarda plazma değişimi ve intravenöz immunglobulin (IVIG) gibi ileri tedaviler gerekebilir. Atakların sıklık ve şiddetini azaltmaya, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik ataksız dönemlerde kullanıdığımız immunmodülar tedaviler kullanmaktayız. Bu tedaviler hastalığın seyrine şiddetine göre tercih edilen günlük-haftalık ya da aylık olabilen, enjeksiyon ya da oral yol ile alınan tabletler şeklindedir. Kök hücre tedavisi halen araştırma safhasında devam etmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span><span>MS’le yaşarken bu tavsiyelere kulak verin</span></span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>MS ile yaşarken alınacak bazı önlemlerle yaşam kalitesinin yükseltilebileceğini belirten </span></span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem C</span><span>an İke, “Yaşam şeklinde yapılacak bazı olumlu değişikliklerle </span><span><span><span>MS </span></span></span><span>bulgularınızı azaltabilir, sağlığınızı ve moralinizi yüksek tutabilirsiniz” diyerek MS’li bireylere tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span>Fizyoterapi desteği:</span></b><span> Fizyoterapiden destek alabilir, böylece denge problemleri ve kuvvetsizlik gibi MS bulgularınızın bir kısmını azaltabilirsiniz. Fizyoterapistiniz bazı hareket teknikleri veya ekipmanlarla günlük aktivitelerinizi daha kolay yapmanızı sağlayabilir. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sıcaktan sakınma:</span></b><span> Sıcak su, sıcak banyo, sıcak hava veya ateş çoğu hastanın şikayetlerinde artışa neden olur. Öğle sıcağından, sıcak banyodan uzak durun ve soğutucu pedler, ılık banyo ve soğuk içecekler tercih edin.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sağlıklı ve dengeli beslenme:</span></b><span> Bol miktarda sebze ve meyve, yüksek lifli gıdalar, bol tahıl tüketin. Yağ, şeker ve tuz oranını azaltın.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sigara kullanımına dikkat:</span></b><span> Eğer sigara içiyorsanız hemen bırakmalısınız çünkü yeni çalışmalar sigaranın MS’in seyrini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Egzersiz:</span></b><span> Egzersiz genel olarak sağlığa katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda uykunuzu, duygu durumunuzu ve işlevselliğinizi düzenler. Egzersiz programına başlamadan önce nöroloğunuzla mutlaka görüşün. </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msli-bireyler-gunluk-yasamlarinda-nelere-dikkat-etmeli-540054">MS&#8217;li bireyler günlük yaşamlarında nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 08:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nelere]]></category>
		<category><![CDATA[ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[yaparken]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Klima, vantilatör, gölge, soğuk su… Yaz sıcaklarının tüm dünyada mevsim normallerinin üstünde seyrettiği şu günlerde bu hava koşullarından en az etkileneceğimiz şekilde elimizden gelen önlemleri alıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416">Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Klima, vantilatör, gölge, soğuk su… Yaz sıcaklarının tüm dünyada mevsim normallerinin üstünde seyrettiği şu günlerde bu hava koşullarından en az etkileneceğimiz şekilde elimizden gelen önlemleri alıyoruz. Yine de her gün yeni bir sıcak hava rekoru kaydedildiği günler yaşarken sağlığımızı korumak için uzmanlara kulak vermek gerekiyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>, diyabet hastalarına yaz aylarında hayat kurtaracak önerilerde bulundu. </p>
<p>Yaz günleri diyabet hastaları açısından bazı tehlikeler içeriyor. Japonya’da yapılan bir çalışma özellikle tip 1 diyabet hastalarında yaz aylarında kan şekerinin aşırı düşmesi yani hipoglisemi sıklığının üç kat arttığını gösteriyor. Perelman Tıp Fakültesi’ne ait bir çalışmada ise tip 2 diyabet hastalarında yaz aylarında ani kalp krizinin ve diyabetik koma (ketoasidoz) riskinin arttığı ifade ediliyor. <strong>Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>, özellikle artmış olan su kaybı yani dehidratasyon ve kan mineral (elektrolit) bozukluklarının kan şekeri değişimi ve tehlikelerini tetiklediğini belirterek “Bu durumla birlikte ter sinirleri etkilenmiş olan diyabet hastaları sıcağı çok algılayamayarak farkında olmadan aşırı ısıya maruz kalabilirler. Bunun da ötesinde sıcak havalarda yanların taşımaları gereken insülin ve diğer ilaçlar bozulabileceğinden etkisiz hale gelebilir ya da yan etki oluşturabilir. Şeker ölçüm cihaz ve çubukları ise sıcağın etkisiyle bozulabilir, terli ve susuz kalmış deri üzerinde yanlış sonuç verebilir. Artan metabolizma hızı ile birlikte insülin emilimi artıp kan şekeri düşmesi eğilimi oluşturabilir” diyor. </p>
<p><strong>Bu önerilere kulak verin!   </strong></p>
<p>Peki diyabet hastaları sıcak havanın getirdiği bu hayati sonuçları olabilecek tablodan kaçınmak için ne gibi önlemler almalı? <strong>Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>,<strong> </strong>işte tüm bu tehlikeleri önleyebilecek basit yöntemleri şöyle sıralıyor: <strong> </strong></p>
<p><strong>Kan şekeri ölçümünü doğru yapın</strong></p>
<p>Kan şekerinizi gölgeli ve serin bir yerde ölçün; kan şekeri ölçüm çubuklarının güneş ışığına maruz kalmaması gerekiyor. Ayrıca ıslaklık sonucu etkilediğinden denizden ya da havuzdan çıkınca parmaklarınızı kuruttuktan sonra kan şekerini ölçün. </p>
<p><strong>Bol sıvı tüketin</strong></p>
<p>Yaz mevsiminde dışarıdan alınan sıvı gereksinimi iki kat artar. Özellikle sıvı kaybettiren ilaç kullananlarda sıvı kaybı normalden daha yüksek olur. Bu nedenle susamasanız bile su gereksiniminizin olduğuna (ileri derecede böbrek yetmezliği gibi klinik durumlar hariç) ve yeterli sıvı alımının mutlaka sağlanmış olduğuna çok önem verin. Meşrubat ve aşırı alkol tüketiminden uzak durun. Meyve suyu, çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmadığını, aksine, sıvı ihtiyacını artıracağını, şekersiz diye lanse edilen birçok içeceğin gizli şeker içerdiğini aklınızdan çıkarmayın. </p>
<p><strong>Sıcak zeminde yürümeyin</strong></p>
<p>Diyabet hastalarının ayaklarında sık sık sorunlar oluşur. Diyabetik sinir tutulumu olan hastaların kumsal gibi sıcak zeminde ve çıplak ayakla yürümemesi gerekiyor. Eğer zorunlu olarak sıcak zeminde yürünecekse mutlaka yumuşak terlik kullanmalılar. En ufak zedelenme ya da kızarıklığın büyük travmatik sonuçlara yol açabileceğini aklınızda tutun. </p>
<p><strong>Dikkatli hareket edin</strong></p>
<p>Hareket etmek diyabet tedavisi için aksi durum belirtilmedikçe gerekli unsurlardan biri. Fiziksel aktivite için öncelikle serinliğin hissedildiği sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrasında yanlış sonuç çıkabileceği için kan şekeri ölçümü kesinlikle yapılmalı. Yine sıvı kaybı olduğu akılda tutularak egzersiz sırasında ek sıvı alınması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Hipoglisemi yatkınlığını arttıran ilaçlar (sulfonilüre, insülin) kullananların egzersiz ile kan şekeri düşme riskinin artabileceği de unutulmamalı ve mutlaka yanda emilen bir karbonhidrat taşınmalı.</p>
<p><strong>İlaçlarınızı doğru saklayın</strong> </p>
<p>Kullanılan insülin ve ilaçları kurallara uygun şekilde saklayın. İnsülin 2-8 derece sıcaklıkta (buzdolabı kapağı) saklanmalıdır. İnsülin enjeksiyonu kullanıyorsanız uygulamadan en az yarım saat önce buzdolabından alınmalıdır. Zira hızlı sıcaklık değişimi etkinliği azaltarak zarar verebilir.</p>
<p><strong>Dışardaki yiyeceklere dikkat edin</strong></p>
<p>Yazın tatil moduna girilmesi, beslenme kurallarının esnetilmesine yol açabilir. Kalınan yazlık tesis, arkadaş ve akraba ziyaretlerinde sunulan zengin çeşit meyvelerde ve yemeklerde diyabetik olduğunuzu hatırlayarak diyetinize uygun davranın. </p>
<p><strong>Yanınızda yiyecek bulundurun</strong></p>
<p>Yaz terlemesi hipoglisemi terlemesi ile karışabileceğinden kan şekerinin düşüp düşmediğinden emin olunmalı, bu durumda el altında hızla emilebilen karbonhidrat türevi bulunmalı. </p>
<p><strong>Uzman kontrolünü ihmal etmeyin</strong> </p>
<p>Yazın ilaçlarınızın doz ve kullanma zamanında farklılık gerekebilir. Aynı zamanda bazı ek önerilere de ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nedenle endokrinoloji uzmanına danışmayı ihmal etmeyin. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416">Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 18:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almış]]></category>
		<category><![CDATA[bırakılmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[boğulana]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[havuzda]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[olsa]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[suda]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların ısınmasına bağlı olarak olası boğulmalara karşı uzmanlar uyarıyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422">Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Havaların ısınmasına bağlı olarak olası boğulmalara karşı uzmanlar uyarıyor… Herhangi bir nedenden dolayı solunum yolunun işlevini gerçekleştirememesi durumunun boğulma olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar en sık boğulma nedeninin suda boğulma olduğunu söylüyor. Özellikle yaz aylarında, çocuklar ve gençler arasında yüzme bilmeme veya sığ suya atlama gibi nedenlerle boğulmalar görülebildiğini dile getiren İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, boğulmalara müdahale için ilk yardım bilgisi gerektiğine dikkat çekiyor. Bilinci açık halde suda çırpınan kişiye sadece eğitimli kişilerin ulaşması gerektiğini önemle vurgulayan Bağlı, özellikle çocukların suda yalnız bırakılmaması konusunda da uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, suda boğulma vakalarına nasıl kurtarma ve ilk yardım yapılması gerektiğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Boğulmaya müdahale için ilk yardım bilgisi gerekir</strong></p>
<p>Herhangi bir nedenden dolayı solunum yolunun işlevini gerçekleştirememesi ve vücudun ihtiyacı olan oksijeni alamaması durumunun boğulma olarak tanımlandığını belirten Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, “Boğulma durumunda dokulara yeterli oksijen gitmez ve dokularda bozulmalar meydana gelir.” dedi. Boğulmanın farklı nedenleri olduğunu dile getiren Bağlı, “Nefes borusuna sıvı dolması veya yabancı cisim kaçması, bilinç kaybına bağlı dilin geriye kayması, asılma, akciğerlerin zarar görmesi, gazla zehirlenme ve suda boğulma gibi nedenler sıralanabilir. Boğulan kişiye zamanında ulaşılırsa müdahale edilebilir. Boğulmalara müdahale etmek için ilk yardım konusunda bilgi ve beceri kazanmak oldukça önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sudan çıkarılan kişiye suni solunum ve kalp masajı yapılmalı</strong></p>
<p>Suda boğulma en sık görülen boğulma nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Bağlı, “Özellikle yaz aylarında, çocuklarda, genç yaştaki bireylerde, yüzme bilmeyenlerde ve sığ suya atlama gibi su kazalarında görülebilir. Boğulma sırasında nefes borusu girişinin kasılmasına bağlı olarak az miktarda su akciğerlere girer. Bu nedenle suda boğulmalarda sudan çıkarılan kişiye özellikle soğuk havalarda 20-30 dakika geçmiş olsa bile suni solunum ve kalp masajı yapılmaya başlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bilinci açık olan kişileri sudan çıkarırken çok dikkatli olmak gerekir</strong></p>
<p>Suda boğulmalarda en önemli aşamanın kişinin sudan çıkarılması olduğuna dikkat çeken Bağlı, “Özellikle bilinci açık olan kişileri sudan çıkarırken çok dikkatli olmak gerekir. Bilinci açık olan ve su içinde çırpınan kişi yakınındaki herhangi bir şeye tutunup su üstünde kalmak ister. Kurtarma konusunda tecrübesi bulunmayan biri de boğulmakta olan kişiye yaklaşırsa onu da suya batırarak boğulmasına neden olabilir. Öncelikle etrafta kullanılabilecek uzun havlu, kıyafet, halat, sağlam ip, tahta parçası, can simidi, can yeleği gibi malzemeler varsa bunlar uzatılıp tutunmasını istenmeli. Bunlar yapılamıyorsa bir deniz aracıyla boğulmakta olan kişinin yanına gidilmeye çalışılır. Deniz aracı da kullanılsa, kurtarıcının üzerinde can yeleği olması can güvenliği açısından son derece önemli. Bu şekilde yardım edilemiyorsa mutlaka yardım çağrılmalı.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Ağızdan ağza ya da ağızdan buruna solunum uygulamasına su içerisinde başlanmalı</strong></p>
<p>Yardım etmek isteyen kişinin profesyonel yüzücü olmaması durumunda suya atlayıp kurtarma yapmaya çalışmaması gerektiğinin altını çizen Bağlı, “Sadece profesyonel yüzücüler ve bu konuda eğitim almış kişiler bunu yapmalı. Suya atlama sonucu, boğulma riskinin yanı sıra genel vücut travması ya da omurga kırıkları da akla gelmeli. Bu nedenle kişinin boynu çok fazla hareket ettirilmemeli. Suda boğulmalarda, ağızdan ağza ya da ağızdan buruna solunumun suda yaptırılması mümkündür ve bu uygulamaya su içerisinde iken başlanmalıdır. Bu uygulama derin sularda mümkün olmayabilir, bu nedenle kişinin hızla sığ suya doğru çekilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Temel yaşam desteği uygulamasına, yaşam belirtileri görülene kadar devam edilmeli </strong></p>
<p>Suyun dışarısına çıkarılan kazazedenin öncelikle yaşam fonksiyonlarının değerlendirildiğini dile getiren Bağlı, “Eğer bilinci kapalı ve solunumu durmuşsa hızla temel yaşam desteği uygulamasına başlanmalı. Kalp masajı ile başlayan standart ‘Temel Yaşam Desteği’ uygulamasından farklı olarak, suda boğulan kazazedelere 2 suni solunum verildikten sonra 30 kalp masajı ile müdahale döngüleri devam ettirilmeli.” dedi.</p>
<p>Kazazedenin yanında yalnız olanların da 2 dakika içinde tamamlanacak olan 5 tur ‘2 suni solunum – 30 kalp masajı’ döngüsünden sonra hızla 112’yi arayıp yardım istemesi gerektiğini hatırlatan Bağlı, temel yaşam desteği uygulamasına, sağlık çalışanları olay yerine gelinceye ya da kazazedede nefes alıp verme, hareket etme, ses çıkarma gibi yaşam belirtileri gösterene kadar devam edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Havuzda da olsa çocuklar yakından takip edilmeli</strong></p>
<p>Küçük çocukların tehlike anında yetişkinlere göre daha çok paniğe kapıldığını aktaran Bağlı sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuklar yüzme bilseler bile ebeveynleri tarafından sürekli kontrol edilmeli. Ebeveynler yüzme bilmeyen çocuklarıyla birlikte su içerisinde bulunmalı ya da onları su içerisinde gözden kaybetmeden takip etmeliler. Havuz ortamlarında da aynı şekilde çocukların yanında bulunulmalı ya da yakın gözlem yapılmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422">Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
