<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etkisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etkisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Feb 2026 09:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etkisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 09:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Akoğlan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[turbo]]></category>
		<category><![CDATA[yapabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yks]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023">Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi</p>
<p><strong>“Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır”</strong></p>
<p>YKS maratonunda sona yaklaşılırken öğrencilerin zihninde benzer kaygıların oluştuğunu belirten Özgür Akoğlan, “Çoğu öğrencinin zihninde şu endişeli sorular dönüp duruyor: ‘Açken odaklanabilir miyim?’, ‘Uyku düzenim bozulursa netlerim düşer mi?’, ‘Bu ayı rölantide mi geçirsem?’ Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, büyük resmi kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü Ramazan ayı, sınav öğrencisi için bir mazeret değil, yılın en büyük ‘hızlandırma (turbo)’ fırsatıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Tokluk rehavetine son, zihinsel berraklığa geçiş</strong></p>
<p>Oruç sürecinin biyolojik etkilerine dikkat çeken Özgür Akoğlan, “Normal zamanda, günde üç öğün yemek ve aralardaki atıştırmalar, kan şekerimizde sürekli dalgalanmalar yaratır. Her yemek sonrası çöken o ağırlık hissi (rehavet), masanın başından kalkmamızın en büyük sebebidir. Oruçlu bünye ise ilk birkaç günlük adaptasyondan sonra müthiş bir zihinsel berraklığa (mental clarity) ulaşır. Mide boşken, vücut sindirime harcadığı enerjiyi beyne gönderir. ‘Ne yesem?’, ‘Çay mı koysam?’ derdi olmadan, blok çalışmalar yapmak için kesintisiz zaman dilimleri doğar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sahur sonrası saatler altın değerinde</strong></p>
<p>Ramazan’ın en büyük avantajlarından birinin zaman yönetimi olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Normal bir günde sabah 05.00’te kalkıp ders çalışmak çok zor gelebilir. Ama Ramazan’da zaten uyanıksınız! Sahur yemeğinden sonraki o sessiz, telefonların hiç çalmadığı, şehrin uykuda olduğu 2 saatlik dilim, günün en verimli ‘Altın Saatleri’dir. Bu saatlerde zihin, henüz günün stresiyle kirlenmemiştir. Sahur sonrası uyumayıp derse oturan bir öğrenci için o 2 saat, normal zamandaki 5 saate bedeldir. En zorlandığınız, en karmaşık konuları bu sessizlikte halledebilirsiniz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ramazan bir sosyal detoks imkânı sunuyor</strong></p>
<p>Ramazan’ın sosyal hayatı doğal olarak yavaşlattığını belirten Özgür Akoğlan, “Ramazan, bir nevi ‘sosyal hayat diyeti’dir. Dışarıda kafelerde vakit öldürme, sinema kaçamakları veya gereksiz sosyalleşme minimuma iner. Herkes evine, kabuğuna çekilir. Bu, sizin için dikkat dağıtıcı unsurların (çeldiricilerin) kendiliğinden elenmesi demektir. Enerjinizi dışarıya değil, masanıza ve hedeflerinize kanalize etmek için bundan daha iyi bir ortam bulamazsınız.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İrade kasları güçleniyor</strong></p>
<p>Sınavın yalnızca bilgi değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılık gerektirdiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Sınav sadece bilgi işi değil, aynı zamanda bir psikolojik dayanıklılık testidir. Açlığa ve susuzluğa sabreden irade kaslarınız, zor sorulara ve sınav anındaki strese karşı da ‘çelik gibi’ olur. Ramazan’da nefsini ve iradesini yönetmeyi öğrenen öğrenci, sınav kitapçığı önünde stresini de yönetmeyi öğrenir.” dedi.</p>
<p><strong>Direksiyon sizin elinizde</strong></p>
<p>Son olarak öğrencilere çağrıda bulunan Özgür Akoğlan, “Şimdi bir karar vermelisiniz. Bu ayı; ‘Yorgunum, açım’ diyerek sağ şeride geçip yavaşlayarak mı geçireceksiniz, yoksa rakiplerinizin yavaşlamasını fırsat bilip ‘sol şeride’ geçerek mi? Unutmayın; herkes dururken yürüyen, koşmuş sayılır. Bu Ramazan, sizin mazeretiniz değil, ‘Turbo’nuz olsun.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023">Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[991]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[düştü]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[kıyılarında]]></category>
		<category><![CDATA[mb]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege’yi etkisi altına alan düşük basınç sistemi İzmir’de deniz seviyesini 85 santimetreye kadar yükseltti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096">Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege’yi etkisi altına alan düşük basınç sistemi İzmir’de deniz seviyesini 85 santimetreye kadar yükseltti. 17 Şubat’ta 991 milibara kadar gerileyen atmosfer basıncı, güneyli rüzgâr ve yağışla birleşince kıyı hattında kısa süreli taşmalar yaşandı. İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında suyun mazgallardan geri basması fiziki bir zorunluluktur. Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur” dedi.</p>
<p>İzmir’de 17 Şubat’ta sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak yağış ve güneyli rüzgâr, atmosfer basıncındaki sert düşüşle birleşince deniz seviyesinde dikkat çekici bir yükselmeye yol açtı. Akşam saatlerinde basıncın 991 milibara kadar gerilemesiyle birlikte deniz seviyesi 80–85 santimetre bandına çıktı. Bu durum, özellikle deniz kotuna yakın bölgelerde yağmur suyunun tahliyesini geçici olarak zorlaştırdı.</p>
<p><strong>Büyükşehir ekipleri 24 saattir sahada</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, Kordon ve Mavişehir başta olmak üzere kıyı hattında 24 saattir aralıksız görev yapıyor. 412 iş makinesi, 200 pompa ve 1365 personel ile müdahale sürdürülüyor. Mazgallarda geri basmaya karşı kontroller yapılırken, yol ve kavşaklarda su tahliye çalışmaları devam ediyor. Meteorolojik veriler anlık takip ediliyor; basınç değerlerinin yükselmesiyle birlikte deniz seviyesinin kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.</p>
<p>Uzmanlara göre yaşanan tablo, meteorolojik koşulların aynı anda devreye girdiği bölgesel bir atmosferik sistemin sonucu.</p>
<p><strong>“Bileşik kaplar” etkisi: Su denize akamıyor</strong></p>
<p>İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan durumu şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında, yağmur suyu doğal olarak denize doğru akamaz. Fizikteki bileşik kaplar prensibi burada devreye girer. Deniz seviyesi daha yüksek olduğunda su mazgallardan geri basabilir. Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur. Deniz seviyesi yüksekken yağan yağmurun tahliyesi geçici olarak zorlaşıyor. Üzerine dalga yüksekliği de eklendiğinde, kıyıya yakın mazgallardan geri tepme görülebiliyor. Bu nedenle özellikle Kordon ve Mavişehir hattında kısa süreli su baskınları yaşandı.”</p>
<p><strong>“Bu yalnızca İzmir’e özgü değil”</strong></p>
<p>Dr. Güler, yaşanan durumun bölgesel bir atmosferik sistemin sonucu olduğunu belirterek, “Aynı sistem Ayvalık’tan Muğla kıyılarına kadar Ege genelinde benzer sonuçlar doğuruyor. Benzer hidrodinamik olaylar dünyada da görülür. Örneğin Venedik’te yılda birkaç kez deniz seviyesi yükselmesine bağlı taşkın yaşanabiliyor. Basınç değerleri yükselmeye başladığında deniz seviyesi de kademeli olarak normale döner” dedi.</p>
<p><strong>İzmir merkeze metrekareye 44,2 kg yağış</strong></p>
<p>Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre kent genelinde sabah başlayan yağış, öğleden sonra etkisini artırdı. En yüksek yağış değerleri Bayındır/Çınardibi metrekareye 78,2 kg, Ödemiş/Demirdere Köyü’nde 73,5 kg, Menderes/Çileme Köyü’nde ise 61,3 kg olarak ölçüldü. İzmir merkezde ise 44,2 kg yağış kaydedildi. Bu değerler özellikle düşük kotlu bölgelerde kısa süreli su birikintilerine neden oldu.</p>
<p><strong>Basınç 991 mb’a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</strong></p>
<p>Dün akşam saatlerinde atmosfer basıncının 991 milibara kadar gerilemesiyle birlikte deniz seviyesi 80–85 santimetre bandına çıktı. Uzmanlara göre bu durum “ters barometre etkisi” olarak biliniyor. Atmosfer basıncı düştüğünde deniz yüzeyine uygulanan ağırlık azalıyor ve su seviyesi yükseliyor. Buna saatte şiddetli rüzgârlar eklendiğinde su kütlesi kıyıya doğru itiliyor. Yağışın aynı zaman diliminde devam etmesi ise tabloyu daha da belirgin hale getiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096">Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıcakların Etkisi Büyük: İstanbul’da Su Tüketimi Tavan Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sicaklarin-etkisi-buyuk-istanbulda-su-tuketimi-tavan-yapti-558310</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 13:04:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[sıcakların]]></category>
		<category><![CDATA[tavan]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558310</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB bağlı kuruluşu İSKİ’nin verilerine göre, Temmuz 2025’te İstanbul’un günlük ortalama su tüketimi 3 milyon 578 bin metreküp oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicaklarin-etkisi-buyuk-istanbulda-su-tuketimi-tavan-yapti-558310">Sıcakların Etkisi Büyük: İstanbul’da Su Tüketimi Tavan Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB bağlı kuruluşu İSKİ’nin verilerine göre, Temmuz 2025’te İstanbul’un günlük ortalama su tüketimi 3 milyon 578 bin metreküp oldu. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre %2,3 oranında artış gösterirken, 24 Temmuz’da 3 milyon 750 bin metreküp ile Temmuz ayında rekor tüketim gerçekleşti.</strong></p>
<p><strong>SICAK HAVA SU TÜKETİMİNİ ARTIRDI</strong></p>
<p>İstanbul’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar su tüketiminde dikkat çekici bir artışı beraberinde getirdi. Özellikle Temmuz ayının ikinci yarısında hava sıcaklıklarının 35°C’nin üzerine çıktığı günlerde, su kullanımı belirgin şekilde yükseldi.</p>
<p><strong>24 TEMMUZ’DA SU TÜKETİMİNDE REKOR</strong></p>
<p>Yıl boyunca İstanbul’da su tüketiminde ortalama %2,5 ila %3 oranında artış beklenirken Temmuz 2025 verileri bu tahminlerle paralel şekilde seyretti. 24 Temmuz 2025 tarihinde 3 milyon 750 bin metreküplük tüketimle ayın en yüksek günlük su kullanımı kayda geçti.</p>
<p><strong>İSTANBULLULARA TASARRUF ÇAĞRISI</strong></p>
<p>İBB ve İSKİ, sıcaklıkların arttığı bu günlerde İstanbulluları su tasarrufu yapmaya çağırıyor. Kentin su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için alınan önlemler sürerken, vatandaşların da bireysel tüketimlerinde dikkatli olmaları büyük önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicaklarin-etkisi-buyuk-istanbulda-su-tuketimi-tavan-yapti-558310">Sıcakların Etkisi Büyük: İstanbul’da Su Tüketimi Tavan Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sektörel Dönüşümde Yapay Zeka Etkisi: Uzman Görüşüyle Derin Analiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sektorel-donusumde-yapay-zeka-etkisi-uzman-gorusuyle-derin-analiz-558316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 13:03:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümde]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[görüşüyle]]></category>
		<category><![CDATA[sektörel]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada meslekler yeniden tanımlanıyor, iş yapıları dönüşüyor ve gelecekte hangi becerilerin öne çıkacağı bugünden belirginleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sektorel-donusumde-yapay-zeka-etkisi-uzman-gorusuyle-derin-analiz-558316">Sektörel Dönüşümde Yapay Zeka Etkisi: Uzman Görüşüyle Derin Analiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada meslekler yeniden tanımlanıyor, iş yapıları dönüşüyor ve gelecekte hangi becerilerin öne çıkacağı bugünden belirginleşiyor. Coursera’nın yayımladığı Global Skills Report 2025, yalnızca istatistiksel veriler sunmakla kalmıyor; dijital dönüşümde bir yol haritası da çiziyor.</p>
<p>Rapora göre, 2030 yılına kadar Türkiye’de toplam 7,6 milyon mevcut iş pozisyonu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojik gelişmelerin etkisiyle tamamen dönüşecek; bu pozisyonların yerini ise veri analitiği, yazılım geliştirme, siber güvenlik, yapay zeka uygulamaları gibi alanlarda uzmanlaşmış bireylerin üstleneceği toplam 8,9 milyon yeni ve teknoloji odaklı meslek rolü alacak.</p>
<p><strong>“Yapay Zeka Tüm Sektörleri Dönüştüren Bir Kaldıraç!”</strong></p>
<p>Bu çarpıcı verileri değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, yaptığı açıklamada “Yapay zeka sadece bir teknoloji değil, tüm sektörleri dönüştüren bir kaldıraçtır. Bu dönüşüm, bir tercih değil, bir zorunluluk. Muhasebeden pazarlamaya, mühendislikten iletişime kadar neredeyse tüm alanlar artık veri, otomasyon ve yapay zeka okuryazarlığı istiyor. Yeni dünya, diplomanın yanına beceriyi, yetkinliği ve öğrenme isteğini koyuyor. Kısacası: Diploma artık tek başına yeterli değil” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Beceri: Kariyerin Geçer Akçesi”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, geleceğin iş dünyasında yalnızca teknik yeterliliğin değil, adaptasyon yeteneği, sistem düşüncesi ve öğrenmeyi öğrenme becerisinin de hayati olacağını vurgulayarak, “Yeni çağda kazananlar; unvan değil, yetkinlik taşıyanlar olacak. Beceriler, kariyerin geçer akçesi oldu” dedi.</p>
<p>Coursera raporuna göre Türkiye&#8217;deki bireyler işletme alanında yüzde 45, teknoloji alanında yüzde 60 ve veri bilimi alanında yüzde 49 yeterliliğe sahip. Bu oranların Türkiye’nin dijital dönüşüme açık olduğunu, bu süreci hızlandırmak için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, “Bu rakamlar bize yol göstermeli; doğru eğitim yatırımlarıyla Türkiye bu alanda büyük atılım yapabilir” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye Toplumsal Bir Uyanışta”</strong></p>
<p>Yapay zekaya yönelik eğitimlere Türkiye’den yapılan kayıtların son bir yılda yüzde 100 artmış olmasını “toplumsal bir uyanış” olarak değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, “Gençlerimizin öğrenme iştahı yüksek. Bu potansiyeli doğru politikalarla destekleme zamanı. Yapay zekayı bir tehdit değil, dönüşüm aracı olarak görmeliyiz” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sektorel-donusumde-yapay-zeka-etkisi-uzman-gorusuyle-derin-analiz-558316">Sektörel Dönüşümde Yapay Zeka Etkisi: Uzman Görüşüyle Derin Analiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konut Talebinde Bayram Etkisi: Satılıkta Düşüş, Kiralıkta Artış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-549502</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 13:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[düşüş]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kiralıkta]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[satılıkta]]></category>
		<category><![CDATA[talebinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rapora göre, Mayıs 2025 itibarıyla satılık konutların yıllık reel fiyat değişimi ülke genelinde yüzde -6,2, İstanbul'da yüzde -6,4, İzmir'de ise yüzde -3,1 seviyelerinde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-549502">Konut Talebinde Bayram Etkisi: Satılıkta Düşüş, Kiralıkta Artış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rapora göre, Mayıs 2025 itibarıyla satılık konutların yıllık reel fiyat değişimi ülke genelinde yüzde -6,2, İstanbul&#8217;da yüzde -6,4, İzmir&#8217;de ise yüzde -3,1 seviyelerinde gerçekleşti. Ankara&#8217;da ise yıllık reel fiyat değişimi yüzde 0,4 ile pozitif bölgeye geçti. Satılık konutların cari fiyatlarının yıllık artış oranı ise Nisan 2025&#8217;e kıyasla 1,5 puan artarak ülke genelinde yüzde 27,1 oldu.</p>
<p>Yıllık bazda reel kira değişimi ise ülke genelinde yüzde -1,8 olurken İstanbul&#8217;da yüzde 3,9, Ankara&#8217;da yüzde 1,8 ve İzmir&#8217;de yüzde 3,3 artış gösterdi. Kiralık konut piyasasında ilan metrekare fiyatlarındaki yıllık cari artış oranı düşüşünü sürdürerek yüzde 32,9 olarak kaydedildi.</p>
<p>2023 Temmuz&#8217;dan bu yana düşüş eğiliminde olan ülke genelindeki reel konut fiyat endeksi, Mayıs 2025&#8217;te bir önceki aya göre 1,1 puanlık artışla 155,9 seviyesine geldi.</p>
<p><strong>Şekil 1: Türkiye genelinde reel konut fiyat endeksi (2017 Eylül=100)</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-0-a7Oklyjr.jpg"/></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Reel fiyatlarda yıllık değişim negatif seyrini korudu</strong></p>
<p>Yıllık reel fiyat değişimi, 2024&#8217;ün başından itibaren negatif değerlerdeki seyrini sürdürdü. Mayıs 2025&#8217;te yıllık fiyat değişimi oranı ülke genelinde yüzde -6,2 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, reel fiyatlardaki yıllık düşüşün Haziran 2024&#8217;ten itibaren ivme kaybettiği görüldü.</p>
<p><strong>Şekil 2: Türkiye genelinde satılık konut reel fiyatlarının yıllık değişimi (%)</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-1-TB1eEy2c.jpg"/></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Cari fiyatlarda ılımlı artış</strong></p>
<p>Ülke genelinde ortalama konutun cari fiyatla yıllık artış oranı Mayıs 2025 itibarıyla yüzde 27,1 olarak gerçekleşti. Mayıs 2025 itibarıyla ortalama satılık konut m² fiyatı Türkiye genelinde 36.275 lira, İstanbul&#8217;da 50.000 lira, Ankara&#8217;da 29.303 lira ve İzmir&#8217;de 43.333 lira.</p>
<p><strong>Şekil 3: Türkiye ve üç büyük ilde satılık konut ilan fiyatlarının yıllık değişimi (%)</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-2-aZMcMZOV.jpg"/></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Konut talebinde düşüş</strong></p>
<p>Nisan ayında yukarı yönlü bir hareket gösteren konut talep endeksi, Mayıs 2025&#8217;te bir önceki aya göre %11,3’lük düşüşle 152,5 seviyesine geriledi. Rapora göre geçen yılın mayıs ayına kıyasla endeks %30,2 daha yüksek ölçüldü.</p>
<p><strong>Şekil 4: Talep göstergesi (2020 Nisan=100)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-3-4Uql8C2v.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Reel kirada yükseliş</strong></p>
<p>Türkiye genelindeki reel kira endeksi Mayıs ayında, bir önceki aya kıyasla %2,6 artarak 178,9 olmuştur. Reel kira endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre ise %1,8 daha düşüktür. Reel kira fiyatlarındaki yıllık değişim oranı üç büyükşehirde pozitif olmuştur: İstanbul’da %3,9, Ankara’da %1,8, İzmir’de ise %3,3.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 5: Türkiye genelinde reel kira endeksi (2017 Eylül=100)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-4-QsDE38Ak.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Kiralık konut talebinde artış</strong></p>
<p>Kiralık konut talep göstergesi Nisan ayına kıyasla yüzde 9,6 arttı. Geçen yılın mayıs ayına kıyasla ise yüzde 1,2 daha düşük. Raporda, kiralık konut talebinde bir ayda görülen yükselişin mevsimsel etkiden kaynaklandığı belirtildi.</p>
<p>BETAM tarafından sahibinden.com verileri ile hazırlanan kira endeksi ile TÜİK&#8217;in açıkladığı TÜFE kira endeksinin hesaplama yöntemlerinin farklı olduğunu belirtmek gerekir. BETAM tarafından yayınlanan kira endeksinde, &#8220;yeni kiraya verilmek üzere ilan edilen&#8221; konutların &#8220;talep edilen kira fiyatlarındaki&#8221; artışı dikkate alınıyor. Ancak, ilan edilen fiyatlardan bir kiralamanın gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleştiyse hangi fiyattan gerçekleştiği bilgisi bilinemiyor. Bu nedenle, doğrudan enflasyon hesabına yönelik bir kira endeksi hesabı yapmak uygun değil. Öte yandan, TÜİK&#8217;in Hanehalkı Bütçe Anketi ile izlemekte olduğu kira fiyatı endeksi ise &#8220;aynı evde oturmaya devam eden kiracıların yaşadığı&#8221; fiyat artışını yansıtıyor.</p>
<p><strong>Şekil 6: Talep göstergesi (2020 Şubat=100)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-5-7LwcnXGV.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konut-talebinde-bayram-etkisi-satilikta-dusus-kiralikta-artis-549502">Konut Talebinde Bayram Etkisi: Satılıkta Düşüş, Kiralıkta Artış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 11:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor. DNA’ya doğrudan bağlanabildiği için aynı zamanda bir hormon olarak sınıflandırılan D vitamininin vücuttaki miktarı; cilt rengi, hangi coğrafyada yaşandığı ve yaşam tarzına göre değişebiliyor. Vitamin D’nin eksikliğinin de özellikle anne adayları ve bebeklere olumsuz etkileri olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, hamileler ve bebeklerde D vitamininin eksikliği ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>D vitamini en çok güneşten alınır</strong></p>
<p>Vücudun ne kadar D vitamini ürettiği birçok unsura bağlıdır. Bunlar arasında güneş ışınlarına hangi saatler arasında maruz kalındığı, mevsim, hangi coğrafyada yaşandığı ve cildin rengi önemlidir. Mesela nerede yaşadığınıza ve yaşam tarzınıza bağlı olarak, kışın güneşten çok ya da az veya hiç D vitamini alamazsınız. Yumurta, süt, balık ile hayvansal besinlerin yanı sıra mantar ve bazı sebzelerde de bulunan D vitamini en çok güneşten alınmaktadır. Vücutta yeterli miktarda D vitamini sentezlenmediğinde ve özellikle gebelik döneminde eksik olan D vitamini hem annede hem de doğumdan sonra bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. </p>
<p><strong>D vitamini hormon olarak da kabul ediliyor</strong></p>
<p>Vitamin D, bir vitamin olarak bilinmekte ise de hayatın tüm dönemlerinde birçok doku ve fonksiyonlarına olumlu etkileri nedeniyle hormon özelliği taşıdığı da kabul edilmektedir.</p>
<p>Vitamin D eksikliği rikets, kemik zayıflığı, kemik erimesi ve çocuklarda erişkinlerde, yaşlılarda kemik kırıklarına yol açmaktadır.  Bu etkilerinin dışında vücut bağışıklığı, kardiovasküler fonksiyonlar, metabolik hastalık tablosu, kanser ve otoimmun hastalıklar açısından koruyucu etkileri ortaya konulmuştur. Böbreklerde aktif D vitamini formuna dönüşür.  Diğer etkilerine ek olarak beyin dokusunda önemli rollere sahiptir. Nöronlarda artma ve farklılaşma aşamalarında beyin ve sinirlerde vitamin D reseptörlere bağlanarak etki eder. Nörolojik gelişmeye olumlu katkıları ile ileri yaşlarda görülen dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı azalmaktadır.</p>
<p><strong>D vitamini eksikliğinin anne adayına etkileri</strong></p>
<ul>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği maternal inflamasyonun artışı ile birlikte tansiyon yükselmesi ve proteinüri yani preeklampsi olasılığını artırır. Bu durum hamileler ve anne karnındaki bebeklerde hayati riske yol açabilir. Ayrıca gebelik diyabeti gelişebilir. Bebekte ise prematürite ve intrauterin büyüme kısıtlanmasına yol açmaktadır.</li>
<li>Gebelikte obezite  % 22 oranında gözlenmektedir. Gebelerde obezite artışı D vitamini eksikliğinde daha sıktır. Yağ dokusunun artışı ile D vitamini düzeyi düşmeye başlar ve anne-bebek için olumsuz sonuçlara yol açar.</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği bağışıklık sistemini bozarak viral efeksiyonlarda artışa yol açar ve anne ile bebekte bir dizi probleme yol açar.</li>
<li>Vajende aerobik ve anaerobik bakterilerin artışı bakteriel vajinosiz olarak bilinir. Vitamin D düzeyi yetersiz olan gebelerde vajinozis artar ve servikal bölgede (rahim) ve amnios sıvısında enfeksiyon gelişir. Bu durum prematüre doğum ve nörolojik problemlere yol açabilmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini düşüklüğünün bebeğe etkileri</strong></p>
<ul>
<li>İntrauterin büyüme kısıtlanması, prematür doğum, düşük doğum ağırlığı</li>
<li>Nöral tüp defektlerinde artış (belde açıklık ve kese)</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliğine bağlı enflamasyonla beyin gelişimi de olumsuz etkilenmektedir. Bebeklerde serebral palsy, anksiete, depresyom, otizm ve dikkat eksikliği hiperaktive bozuklukları sık görülmektedir. İlerleyen yaşlarda şizofreni, depresyon, demans ve Parkinson gibi dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı artmaktadır. Ayrıca kardiovasküler problemler, metabolik sendrom, kanser ve otoimmun hastalıklarda artış daha fazla gözlenir.</li>
<li>Kemik gelişimi ve sağlığında sorunlar oluşabilir. Bunlar arasında raşitizm,  osteomalazi, osteopeni, osteoporoz ve kırıklarda artma gözlenir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini eksikliğinde ne yapılmalı?</strong></p>
<p> Ülkemizde 2005 yılında yapılan araştırmada gebelerde % 81,7 ve bebeklerde % 40 oranında D vitamini eksikliği saptanmıştır. Gebelik öncesinde vitamin D kaynakları ile beslenme ve D vitamini desteği önemlidir. Gebelikte D vitamini düzeyi 20 nanogram/ml altında ise yetersiz, 12 altında ise düşük olarak yorumlanır. T.C. Sağlık Bakanlığı gebelerde 12 haftadan sonra ve doğumdan itibaren 6 ay süreyle günlük D vitamini desteğinin 1200 ünite olarak uygulanmasını önermektedir. Anne adaylarında yoğurt tüketimi de önemlidir. Bebeklere ise günlük 400 ünite D vitamini verilmektedir.       </p>
<p><strong>15-20 dakika güneşlenmek yeterli</strong></p>
<p>Gebeler, D vitamininden zengin olan yumurta, süt, yoğurt,  karaciğer ve balık (somon, sardalya, uskumru, morina gibi) tüketimine önem vermelidir. Bir yumurta 20, bir bardak süt 100, 1 tatlı kaşığı balık yağı 400,  100 gram somon balığı 345 ünite D vitamini içermektedir. D vitamini için güneşlenme önemli bir kaynaktır. Derinin hafif pembeleşmesinin gerçekleştiği 15-30 dakika güneşlenme ile 2000 ünite D vitamini üretilmektedir.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 13:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağaya]]></category>
		<category><![CDATA[aliaportun]]></category>
		<category><![CDATA[analizi]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirildi]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[swot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa’nın turizm potansiyelini ön plana çıkartarak kenti Ege’nin Avrupa’ya açılan kapılarından birine dönüştürecek olan Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda Aliağa’nın gelecek vizyonunu şekillendirecek kapsamlı bir turizm hamlesi olarak da öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629">Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Aliağa’nın turizm potansiyelini ön plana çıkartarak kenti Ege’nin Avrupa’ya açılan kapılarından birine dönüştürecek olan Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda Aliağa’nın gelecek vizyonunu şekillendirecek kapsamlı bir turizm hamlesi olarak da öne çıkıyor. Yaz sezonunda başlaması planlanan seferler öncesinde, iskele projesinin Aliağa’ya sağlayacağı katkılar bilimsel çalışma ve analizlerle detaylı bir şekilde değerlendirildi.</p>
<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Nazım Çokişler ve Dr. Özgür Sarıbaş tarafından hazırlanan çalışma, “Aliaport Deniz Yolcu İskelesi’nin Aliağa’nın Turizm Potansiyeli Açısından SWOT Analizi ile Değerlendirilmesi” başlığıyla raporlaştırıldı. Hazırlanan raporun sunumu, Aliapark Atla Terapi Merkezi ALBEST Tesislerinde Aliağa kamuoyunun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Doç. Dr. Nazım Çokişler tarafından yapılan sunuma; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, kamu kurumlarının müdürleri, meslek odası ve kooperatif temsilcileri, merkez mahalle muhtarları, belediye başkan yardımcıları ve müdürleri katıldı. Sunumda, Aliağa’nın turizm açısından güçlü ve zayıf yönleri bilimsel veriler ışığında ele alınırken, Aliaport’un faaliyete başlamasıyla birlikte kamu kurumlarından STK’lara, meslek odalarından vatandaşlara kadar birçok paydaşa düşen görev ve sorumluluklar aktarıldı.</p>
<p><b>ALİAĞA’NIN GÜÇLÜ YÖNLERİ BİLİMSEL VERİLERLE ORTAYA KONDU</b></p>
<p>Hazırlanan SWOT analizinde, Aliaport’un Aliağa’ya sadece turizm alanında değil aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda da önemli kazanımlar sunacağı vurgulandı. Raporda öne çıkan bazı güçlü yönler şöyle sıralandı: İzmir’e yakınlık ve kolay ulaşım, diğer turistik ilçelere kıyasla daha avantajlı konum, zengin alışveriş ve sosyal yaşam alternatifleri, Mavi Bayraklı Ağapark Plajı ve modern turistik tesisleri, Ege adalarından gelen turistlerin bölgeye artan ilgisi, bölgede faaliyet gösteren büyük sanayi kuruluşlarının ekonomik gücü, Güzelhisar ve Helvacı köylerinde hayata geçirilen kırsal turizm yatırımları, Antik Aiolis Bölgesi’ne ait tarihi kentlerin varlığı, Modern altyapıya sahip bir yolcu iskelesi olarak planlanması, Şehir merkezi ile iskele arasında planlanan tramvay hattı, Türkiye genelinde artan deniz turizmi trendinin bölgeye etkisi, yakın gelecekte hizmete açılması planlanan yat limanının yaratacağı marka değeri. Tüm bu unsurlar, Aliağa’yı turizm destinasyonu olarak öne çıkartan ve Aliaport’un önemini artıran temel faktörler olarak değerlendirildi.</p>
<p><b>ALİAĞA BELEDİYE BAŞKANI SERKAN ACAR, “ALİAĞA’MIZIN GELECEĞİ İÇİN ORTAK AKILLA HAREKET EDELİM”</b></p>
<p>Sunumun açılış konuşmasını yapan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, şunları söyledi: “Üniversitemizden, ilçemizin eksikleri ve artılarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmasını, özellikle de turizm potansiyelimiz açısından, bir SWOT analizinin hazırlanmasını rica etmiştik. Sağ olsun, üniversite yönetimimiz ve Turizm Fakültemiz bu konuda bizlere önemli bir destek verdi. Çok değerli hocalarımız incelemelerde bulundular ve bu çalışmaların sonucunda kapsamlı bir rapor hazırladılar. Ben de bu raporun sunumu noktasında, siz değerli paydaşlarımızla bir araya gelmeyi arzu ettim. Zira malumunuz, bu ilçe hepimizin ve hepimize burada önemli görevler düşüyor. Kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, esnafımıza ve halkımıza bu süreçte önemli sorumluluklar düşmekte. İşte bu nedenle, hep birlikte bu raporu değerlendirelim, katkılarımızı sunalım, Aliağa’mızın geleceği için ortak akılla hareket edelim istiyorum” </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629">Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzayın, astronotların bağışıklık sistemi üzerine etkisi belirlendi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzayin-astronotlarin-bagisiklik-sistemi-uzerine-etkisi-belirlendi-532613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 11:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astronotların]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[belirlendi]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[uzayın]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=532613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin tarihi bir adım atarak gerçekleştirdiği ilk insanlı uzay misyonu kapsamında yürütülen bilimsel çalışmalardan biri olan MESSAGE (Microgravity Associated Genetics) Bilim Misyonu'nun ilk bulguları kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzayin-astronotlarin-bagisiklik-sistemi-uzerine-etkisi-belirlendi-532613">Uzayın, astronotların bağışıklık sistemi üzerine etkisi belirlendi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin tarihi bir adım atarak gerçekleştirdiği ilk insanlı uzay misyonu kapsamında yürütülen bilimsel çalışmalardan biri olan MESSAGE (Microgravity Associated Genetics) Bilim Misyonu&#8217;nun ilk bulguları kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) Müdürü ve MESSAGE deneyi Proje Yöneticisi Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan, “Türkiye&#8217;nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında gerçekleştirdiğimiz MESSAGE Bilim Misyonu’nun ilk sonuçlarını öncül rapor olarak yayınladık. Uzayın, astronotların bağışıklık sistemi üzerine etkisini belirledik. Yakında ‘Microgravity associated Longevity &#038; Theoretical genes’ odaklı iki çalışmamızı daha yayımlayacağız. MESSAGE Bilim Misyonu kapsamında 8 Yüksek Lisans tezimiz ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>TRGENMER ekibi tarafından yürütülen deneyde kan örnekleriyle çalışıldı</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi TRGENMER ekibi tarafından yürütülen MESSAGE (Microgravity Associated Genetics) deneyinde, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan getirdiği kan örnekleriyle gerçekleştirilen çalışmada, mikro yerçekimi koşullarının bağışıklık sistemi ve gen ekspresyonu üzerindeki etkileri araştırıldı.</p>
<p>CRISPR/Cas sistemiyle analiz edilen örneklerde, bağışıklık tepkileri, kanser hücrelerine etkiler ve henüz keşfedilmemiş genlerin aktivasyonu incelendi. İkinci Türk astronot Tuva Cihangir Atasever’in de görevini tamamlamasıyla deneyin ikinci aşaması gerçekleştirildi. Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan liderliğinde sürdürülen proje, uzay biyolojisi ve tıp alanında yenilikçi bulgular sunarak hem uzay görevleri hem de dünya üzerindeki sağlık uygulamaları için önemli katkılar sağlamayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzayin-astronotlarin-bagisiklik-sistemi-uzerine-etkisi-belirlendi-532613">Uzayın, astronotların bağışıklık sistemi üzerine etkisi belirlendi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk dizileri, TikTok Türkiye ile dünyayı etkisi altına almayı sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-dizileri-tiktok-turkiye-ile-dunyayi-etkisi-altina-almayi-surduruyor-532384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 09:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[almayı]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[tiktok]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=532384</guid>

					<description><![CDATA[<p>The Economist’in 2023 tarihli raporuna göre Türkiye, Amerika ve İngiltere’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü televizyon dizisi ihracatçısı konumuna yükseldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dizileri-tiktok-turkiye-ile-dunyayi-etkisi-altina-almayi-surduruyor-532384">Türk dizileri, TikTok Türkiye ile dünyayı etkisi altına almayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Economist’in 2023 tarihli raporuna göre Türkiye, Amerika ve İngiltere’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü televizyon dizisi ihracatçısı konumuna yükseldi.[1] 2024 yılında sektörün ihracat geliri 500 milyon doları aştı [2]. Milyonlarca insanı ekran başında buluşturan bu yapımlar aynı zamanda, Türk kültürünü dünyanın dört bir yanına taşıyarak, başta turizm olmak üzere pek çok farklı sektöre katkı sunuyor. Türk dizilerinin ulaştığı ülkelerde, Türk markaları da anlamlı bir yükseliş gösteriyor. Türk dizi sektörünün dünya çapındaki yükselişine anlamlı bir katkı da TikTok Türkiye’den geliyor.</p>
<p>2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren Türk yapımlarına olan yatırımını ciddi şekilde artıran platform, Türkiye’nin önde gelen yapım şirketleri ve televizyon kanallarıyla doğrudan iletişim kurarak stratejik işbirlikleri geliştirdi. Bu kapsamda, dizilerin farklı dillerdeki resmi hesapları TikTok’ta açılmaya başladı.</p>
<p><strong>1.6 milyon organik içerik üretildi</strong></p>
<p>TikTok’un Türk dizilerine yönelik bu küresel yaklaşımı, 15 Mayıs – 15 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilecek özel bir içerik sayfasıyla taçlandı. Arama kısmına &#8220;Türk dizileri&#8221; yazılarak ulaşılabilen ve milyonlarca kullanıcıya benzersiz bir keşif deneyimi sunan bu sayfa, kültleşmiş sahneler, unutulmaz replikler ve hayran yapımı videolar gibi içeriklerle donatılmış durumda. TikTok’un dinamik ve yaratıcı evreninde Türk dizileri, artık sadece birer yapım değil, farklı ülkelerden izleyicileri ortak duygularda buluşturan evrensel bir hikâye dili haline geliyor.</p>
<p>TikTok kullanıcıları Türk dizilerine organik olarak da büyük ilgi gösteriyor. Herhangi bir resmi kampanya yürütülmeden, yalnızca uygulama içinde kullanılan #turkishseries etiketiyle bugüne kadar 1.6 milyon içerik üretildi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde de eğlence içerikleri arasında en çok aranan kelimelerden biri Türk dizileri oldu.</p>
<p>Sosyal medya ve kısa video platformları, içeriklerin küresel izleyiciyle buluşmasında her geçen gün daha güçlü bir rol üstleniyor. Warner Bros. Discovery tarafından bu yıl ABD’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 85’i sosyal medyada gördükleri kısa kliplerden etkilenerek bir dizinin tüm bölümlerini izlemeye başladıklarını, yüzde 78&#8217;i dizinin tüm sezonlarını izlediklerini söylüyor. [3] Başka bir çalışmaya göre ise TikTok kullanıcılarının yüzde 80’i ise platformda karşılaştıkları içeriklerden ilham alarak dizi ve film izlemeye yöneliyor. [4]</p>
<p><strong>İzleyicilerin yüzde 34.4’ü şehir manzarasından etkilenip Türkiye’ye seyahat ediyor</strong></p>
<p>Bu etki sadece ekranla sınırlı değil. Türk dizilerinin Türkiye’ye yönelik seyahat kararlarını etkilediği de kanıtlanmış durumda. “Türk dizi endüstrisinin Türkiye&#8217;nin destinasyon pazarlamasına etkileri” başlıklı akademik bir çalışmaya göre, izleyicilerin yüzde 34.4’ü dizilerde gördükleri şehir manzaralarından etkilenerek Türkiye’ye seyahat etmek istediklerini belirtiyor. [5] Özellikle &#8216;Diriliş Ertuğrul&#8217;, &#8216;Kuruluş Osman&#8217; gibi dizilerin çekildiği Bozdağ Film stüdyoları bugüne dek 50 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı ve kültür turizminin yeni adreslerinden biri hâline geldi.</p>
<p>TikTok’un Türk dizilerine yönelik bu stratejik hamlesi hem içeriklerin küresel erişimini artırıyor hem de Türkiye’nin yumuşak gücünü (Soft Power) destekliyor. Türk yapımlarının uluslararası pazarlardaki başarısı, kültür endüstrilerinin sınır tanımayan etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<p>TikTok Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya Operasyon Lideri Melis Çağlar “Türk dizileri, yalnızca hikâyeleriyle değil, duygusal derinlikleri ve kültürel zenginlikleriyle de dünya çapında güçlü bir bağ kuruyor. TikTok olarak bu büyüleyici anlatıları daha geniş kitlelerle buluşturmak ve hayran topluluklarına ilham verecek dijital bir buluşma alanı yaratmak bizim için heyecan verici bir adım. Türk dizileri için hazırlanan bu özel sayfa, yalnızca bir keşif alanı değil; aynı zamanda yaratıcılığın, etkileşimin ve küresel kültürel paylaşımın bir yansıması olacak. TikTok’un kapsayıcı ve yenilikçi yapısıyla, Türkiye’nin hikâye gücünü dünyayla daha güçlü bir şekilde buluşturmayı hedefliyoruz” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dizileri-tiktok-turkiye-ile-dunyayi-etkisi-altina-almayi-surduruyor-532384">Türk dizileri, TikTok Türkiye ile dünyayı etkisi altına almayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 07:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[ikincisi]]></category>
		<category><![CDATA[levic]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[serisinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[talks]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529833</guid>

					<description><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur. Gençlerden yetişkinlere, çalışanlardan öğrencilere, ebeveynlerden ilişki arayışında olan bireylere kadar geniş bir hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan Levâic, güven ve kapsayıcılığı temel değerleri olarak benimsemektedir. Türkçe’de “kalpleri aşk ateşiyle yananlar” anlamına gelen ismiyle de duygusal bağların gücüne dikkat çekmektedir.</p>
<p>Bu anlayışla düzenlenen <strong>Levâic Talks</strong> serisinin ikincisi, <strong>“Sürdürülebilir İlişkiler: Sosyal Hayatın Bireye Etkisi”</strong> başlığıyla gerçekleşti. Etkinlikte, bireylerin sosyal ilişkiler aracılığıyla yaşam kalitelerini nasıl dönüştürebilecekleri uzman perspektiflerle ele alındı.</p>
<p>Moderatörlüğünü gazeteci, yazar ve televizyoncu <strong>Balçiçek İlter</strong>’in üstlendiği buluşmada; akademisyenlerden terapistlere, duygusal zekâ koçlarından ilişki uzmanlarına kadar alanında yetkin isimler konuşmacı olarak yer aldı:</p>
<ul>
<li><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak – Akademisyen</strong><br /> “Bağ ve bağlantı ihtiyacımız arttıkça, fazla tolerans gösterdiğimiz durumlar zamanla duyarsızlık ve unutkanlıkla yer değiştiriyor; oysa her zaman güvenilirlik ve rivayet sahibi olmak, bu değişimlerin birey psikolojisindeki etkisini anlamada anahtar rol oynuyor.”</li>
<li><strong>Prof. Dr. Mehmet Sungur – Psikiyatrist / Terapist</strong><br /> “Sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler için öncelikle hayallerinizle değil kiminle birlikte olduğunuzu bilmeniz gerekir. Birlikteliğin devamında emek ve niyet çok önemlidir. Sorun çıktığında eşlerini değil sorunu karşıya alan, soruna değil çözüme odaklanan ve sorunu çözme doğrultusunda bir takım ruhuyla hareket eden çiftler ilişkilerde  daha çok doyum sağlanır.. Beraberliğinizin devamı için ilişkinizi kendi haline bırakmayın. İlişki için iyi bir şey yapmıyorsanız, hiçbir şeyi kötü yapmasanızda beraberlik kötüye gider. Evlilik ya da sürdürülebilir ilişkiler kendi kendine yolunu bulan bir araç değildir. Farklılıklardan beslenmek ve ortak değer ve amaçlar geliştirmek gerekir”</li>
<li><strong>Dr. Ebru Nurluoğlu – MCC Koç / AIP Vakfı Kurucusu</strong><br /> “Bilmek, uygulamak ve duruş–enerji üçlüsü sadece hayırseverlikte değil; özel, sosyal ve iş hayatımızda da bizi güçlendiren ilişki yetkinlikleridir. Yeter ki içselleştirelim, her alana taşımamız mümkün.”</li>
<li><strong>Yasemin Yurdakul – Levâic Kurucusu, Duygusal Zekâ Eğitimcisi ve İnsan Kaynakları Uzmanı</strong><br /> “İş dünyasında şirketleri koruyan bir performans stratejisi olarak kullanılan ilişki yetkinlikleri, gündelik yaşama uyarlandığında evlilikleri ve beraberlikleri destekleyebilir; sürdürülebilir ilişkilerin inşasında etkili bir araç haline gelebilir. Boşanma nedenlerine bakıldığında sadakatsizlik, ilgisizlik gibi görünen sorunların arkasında sıklıkla duygusal regülasyon eksikliği ve empati yoksunluğu gibi düşük ilişki yetkinlikleri yer almaktadır. Türkiye’de en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinin önemli bir bölümü de bu yetkinliklerin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirilen Levâic App, bu kurumsal performans stratejisinden ilham alarak bireylerin iyi oluşunu, duygusal ve sosyal becerilerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Uygulama, Mayıs ayı sonunda iOS ve Android cihazlarda erişime açılacaktır.”</li>
</ul>
<p>Katılımcıların aktif katılımıyla zenginleşen etkinlikte, sosyal ilişkilerin sürdürülebilirliği ve birey üzerindeki çok yönlü etkileri farklı disiplinlerden bakış açılarıyla ele alındı.</p>
<p><strong>Levâic Talks</strong>, yalnızca bir konuşma serisi olmanın ötesine geçerek; bireysel farkındalığın artırılmasını ve toplumsal dönüşüme katkı sağlanmasını hedefliyor.</p>
<p>Etkinlik; cemiyet, iş ve medya dünyasından <strong>Fatoş Karahasan, Yelda Kırçuval, Elmas Özler, Işın Görmüş, Arzu Kunt, Müge Tezman Sırbıyık, Selin Kutucular, Aysun Kaba</strong> ve <strong>Pelin Bozkurt Bilgiç</strong> gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 08:38:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[ikincisi]]></category>
		<category><![CDATA[levic]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[serisinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[talks]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur. Gençlerden yetişkinlere, çalışanlardan öğrencilere, ebeveynlerden ilişki arayışında olan bireylere kadar geniş bir hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan Levâic, güven ve kapsayıcılığı temel değerleri olarak benimsemektedir. Türkçe’de “kalpleri aşk ateşiyle yananlar” anlamına gelen ismiyle de duygusal bağların gücüne dikkat çekmektedir.</p>
<p>Bu anlayışla düzenlenen <strong>Levâic Talks</strong> serisinin ikincisi, <strong>“Sürdürülebilir İlişkiler: Sosyal Hayatın Bireye Etkisi”</strong> başlığıyla <strong>7 Mayıs 2025</strong> tarihinde gerçekleşti. Etkinlikte, bireylerin sosyal ilişkiler aracılığıyla yaşam kalitelerini nasıl dönüştürebilecekleri uzman perspektiflerle ele alındı.</p>
<p>Moderatörlüğünü gazeteci, yazar ve televizyoncu <strong>Balçiçek İlter</strong>’in üstlendiği buluşmada; akademisyenlerden terapistlere, duygusal zekâ koçlarından ilişki uzmanlarına kadar alanında yetkin isimler konuşmacı olarak yer aldı:</p>
<ul>
<li><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak – Akademisyen</strong><br /> “Bağ ve bağlantı ihtiyacımız arttıkça, fazla tolerans gösterdiğimiz durumlar zamanla duyarsızlık ve unutkanlıkla yer değiştiriyor; oysa her zaman güvenilirlik ve rivayet sahibi olmak, bu değişimlerin birey psikolojisindeki etkisini anlamada anahtar rol oynuyor.”</li>
<li><strong>Prof. Dr. Mehmet Sungur – Psikiyatrist / Terapist</strong><br /> “Sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler için öncelikle hayallerinizle değil kiminle birlikte olduğunuzu bilmeniz gerekir. Birlikteliğin devamında emek ve niyet çok önemlidir. Sorun çıktığında eşlerini değil sorunu karşıya alan, soruna değil çözüme odaklanan ve sorunu çözme doğrultusunda bir takım ruhuyla hareket eden çiftler ilişkilerde  daha çok doyum sağlanır.. Beraberliğinizin devamı için ilişkinizi kendi haline bırakmayın. İlişki için iyi bir şey yapmıyorsanız, hiçbir şeyi kötü yapmasanızda beraberlik kötüye gider. Evlilik ya da sürdürülebilir ilişkiler kendi kendine yolunu bulan bir araç değildir. Farklılıklardan beslenmek ve ortak değer ve amaçlar geliştirmek gerekir”</li>
<li><strong>Dr. Ebru Nurluoğlu – MCC Koç / AIP Vakfı Kurucusu</strong><br /> “Bilmek, uygulamak ve duruş–enerji üçlüsü sadece hayırseverlikte değil; özel, sosyal ve iş hayatımızda da bizi güçlendiren ilişki yetkinlikleridir. Yeter ki içselleştirelim, her alana taşımamız mümkün.”</li>
<li><strong>Yasemin Yurdakul – Levâic Kurucusu, Duygusal Zekâ Eğitimcisi ve İnsan Kaynakları Uzmanı</strong><br /> “İş dünyasında şirketleri koruyan bir performans stratejisi olarak kullanılan ilişki yetkinlikleri, gündelik yaşama uyarlandığında evlilikleri ve beraberlikleri destekleyebilir; sürdürülebilir ilişkilerin inşasında etkili bir araç haline gelebilir. Boşanma nedenlerine bakıldığında sadakatsizlik, ilgisizlik gibi görünen sorunların arkasında sıklıkla duygusal regülasyon eksikliği ve empati yoksunluğu gibi düşük ilişki yetkinlikleri yer almaktadır. Türkiye’de en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinin önemli bir bölümü de bu yetkinliklerin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirilen Levâic App, bu kurumsal performans stratejisinden ilham alarak bireylerin iyi oluşunu, duygusal ve sosyal becerilerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Uygulama, Mayıs ayı sonunda iOS ve Android cihazlarda erişime açılacaktır.”</li>
</ul>
<p>Katılımcıların aktif katılımıyla zenginleşen etkinlikte, sosyal ilişkilerin sürdürülebilirliği ve birey üzerindeki çok yönlü etkileri farklı disiplinlerden bakış açılarıyla ele alındı.</p>
<p><strong>Levâic Talks</strong>, yalnızca bir konuşma serisi olmanın ötesine geçerek; bireysel farkındalığın artırılmasını ve toplumsal dönüşüme katkı sağlanmasını hedefliyor.</p>
<p>Etkinlik; cemiyet, iş ve medya dünyasından <strong>Fatoş Karahasan, Yelda Kırçuval, Elmas Özler, Işın Görmüş, Arzu Kunt, Müge Tezman Sırbıyık, Selin Kutucular, Aysun Kaba</strong> ve <strong>Pelin Bozkurt Bilgiç</strong> gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan&#8217;dan &#8220;Çarpan Etkisi&#8221; yaratan podcast serisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borusandan-carpan-etkisi-yaratan-podcast-serisi-440863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 11:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[borusandan]]></category>
		<category><![CDATA[çarpan]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Grubu, kültürel dönüşüm yolculuğuna yön veren değerler ve kültürel prensiplerini ele aldığı bir podcast serisini hayata geçirdi. Farklı konukların yer aldığı Çarpan Etkisi isimli serinin moderatörlüğünü gazeteci ve yazar Nilay Örnek yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusandan-carpan-etkisi-yaratan-podcast-serisi-440863">Borusan&#8217;dan &#8220;Çarpan Etkisi&#8221; yaratan podcast serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Grubu, kültürel dönüşüm yolculuğuna yön veren değerler ve kültürel prensiplerini ele aldığı bir podcast serisini hayata geçirdi. Farklı konukların yer aldığı Çarpan Etkisi isimli serinin moderatörlüğünü gazeteci ve yazar Nilay Örnek yapıyor.</strong></p>
<p> Borusan Grubu, değerlerini ve prensiplerini geleceğe uyumlamak amacıyla hayata geçirdiği BorusanX kültür dönüşümü projesinin bir parçası olan podcast serisini hayata geçirdi</p>
<p>Borusan için kurum kültürünün tanımı olan BorusanX ile Grubu cesaretle harekete geçirmeyle birlikte verimliliği, başarıları ve mutluluğu çarpan etkisiyle artırma hedefleniyor. BorusanX aynı zamanda açık iletişimi, ortak aklı ve iş birliğini çoğaltan, artıran bir çalışan deneyimi yaratıyor. Bu nedenle, BorusanX’i merkezine alan podcast serisine <strong>Çarpan Etkisi</strong> ismi verildi.</p>
<p>Çarpan Etkisi’nde Borusan Grubu’nun ideal kültür ve değerlerini yaşatmak, Grup dışında da etki alanlarını genişletmek ve şirket kültürünün yayılımını artırmak amacıyla yayına alınan podcast serisi konu başlıkları ve konukları dikkat çekiyor.</p>
<p>Podcast serisinin moderatörlüğünü gazeteci ve yazar Nilay Örnek yaparken serinin ilk konuğu klinik psikolog Beyhan Budak oldu. Sohbette açık sözlülük, diyalog ve yapıcı çatışma konularına değinildi. Serinin ikinci konuğu olan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ile de kapsayıcılık, fırsat eşitliği, adalet konuları ele alındı.</p>
<p>İlerleyen günlerde Mert Fırat, İzel Levi Coşkun, Gürer Aykal ve Şahika Ercümen, Çarpan Etkisi’nin konuğu olurken sürdürülebilirlik, ortak akıl, güçlendiren liderlik ve cesaretle harekete geçme başlıklarına değinilecek.</p>
<p>Yayınlar Borusan Holding Spotify hesabından Çarpan Etkisi çalma listesi üzerinden dinlenebiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusandan-carpan-etkisi-yaratan-podcast-serisi-440863">Borusan&#8217;dan &#8220;Çarpan Etkisi&#8221; yaratan podcast serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 14:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[eli]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[mağdurlara]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kentteki deniz kabarmasının afet boyutuna erişmesinin ardından yaraları sarmak için 50’nin üzerinde ekiple gece gündüz çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde mağdurlara maddi destek sunulması için hazırlık başlatıldı. Hasarların tespiti ve ilgili prosedürlerin tamamlanmasının ardından Aralık ayı meclis toplantısında gündeme alınacak çalışmayla birlikte afetten etkilenenlere 15, 20 ve 25’er bin TL’lik destek sağlanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765">Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</strong></p>
<p>Kentteki deniz kabarmasının afet boyutuna erişmesinin ardından yaraları sarmak için 50’nin üzerinde ekiple gece gündüz çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde mağdurlara maddi destek sunulması için hazırlık başlatıldı. Hasarların tespiti ve ilgili prosedürlerin tamamlanmasının ardından Aralık ayı meclis toplantısında gündeme alınacak çalışmayla birlikte afetten etkilenenlere 15, 20 ve 25’er bin TL’lik destek sağlanacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu deniz kabarması nedeniyle sahil kesimlerindeki yerleşim alanlarının sular altında kalması sonrasında ekipleriyle birlikte sahadaki mesaisini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Konak ve Karşıyaka’da yaşanan tahribatın ardından Hemşehri İletişim Merkezi (HİM), İZSU, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki 50’den fazla ekip her gelen talebi dikkate alarak başladığı incelemeleri devam ettiriyor. </p>
<p><strong>Hafif, orta ve ağır hasarlılara maddi destek için hazırlık</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in afet gecesinde saatlerce Kordon’daki birimleri yönlendirmesinin ardından haftaya başlayan kentte esnaf ve vatandaşlardan gelen talepleri yerine getiren ekipler durmadan çalışıyor. İş yerleri ve konutlarda su tahliye işlemlerini gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi ekipleri bir yandan da zarar tespit çalışmalarına hız verdi. Hafif, orta ve ağır hasara uğrayan vatandaşlar için 15 bin, 20 bin ve 25 bin TL’lik katkı sunulması planlanıyor. Komisyonda incelenecek çalışmanın Büyükşehir Belediyesi’nin Aralık ayı meclis gündemine alınması hedefleniyor. Ödemeler, gerekli prosedürün tamamlanmasıyla birlikte ve Aralık ayı bitmeden mağduriyet yaşayan vatandaşlara aktarılacak.</p>
<p><strong>400’ün üzerinde başvuru var</strong></p>
<p>Tsunami etkisi yaratan afetten Kordon, Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Karşıyaka en çok etkilenen bölgeler oldu. Sahaya tespit için çıkan ekiplere 400’ün üzerinde başvuru yapıldı. 300’den fazla talep ise Konak bölgesinden geldi. Metropolün Cumhuriyet Meydanı ve Liman kısımları da tahribat gördü.</p>
<p><strong>Çalışmalar sürüyor, talepler alınıyor, ikram aracı hazırda bekliyor</strong></p>
<p>Çalışmalar devam ederken Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne konuşlanan HİM’in mobil hizmet aracı vasıtasıyla talepler alınacak. Ayrıca vatandaşların ihtiyaçları halinde yararlanması amacıyla ikram aracı da hazırda bekletiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765">Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 01:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kabarmasının]]></category>
		<category><![CDATA[kordonda]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425437</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’de denizin yükselmesiyle su baskınlarının oluştuğu bölgelerde oluşan durumu tespit etmek ve ekipleri yönlendirmek için sabahın erken saatlerinden itibaren sahada inceleme yaptı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437">Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’de denizin yükselmesiyle su baskınlarının oluştuğu bölgelerde oluşan durumu tespit etmek ve ekipleri yönlendirmek için sabahın erken saatlerinden itibaren sahada inceleme yaptı. Kordon’da sokakları ve hasarlı iş yerlerini ziyaret eden Başkan Soyer etkilenen tüm yurttaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunarak, “Zor bir geceydi. Ekiplerimiz canla başla çalışıyorlar. Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız. Şehrin dirençli hale getirilmesi temel öncelikli hedefimiz. Senelerdir dirençli kent yaratmanın önemini anlatıyoruz. Bundan sonra daha da önlem almamız gerek” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, deniz kabarması olarak adlandırılan meteorolojik olay sebebiyle deniz sularının sokakları kapladığı Kordon’a giderek çalışmaları inceledi. Gece boyunca sahadaki ekipleri yönlendiren Başkan Tunç Soyer günün ağarmasıyla birlikte durum tespiti için sorunlu bölgelere gitti. Soyer’e İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu ile İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse eşlik ederek son durum hakkında bilgi verdi. Başkan Soyer’in görüştüğü yetkililer deniz seviyesinin yükselmesinin tsunami etkisi yarattığını ve denizin karadan yüzlerce metre içerilere ilerlediğini söyledi. </p>
<p><strong>Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız</strong><br />İzmir’de meteorolojik koşulların yarattığı etkiye bağlı olarak yaşanan deniz taşkınından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Başkan Soyer, “7 Eylül’de İstanbul’da Küresel Denge Derneği’nin toplantısı olmuştu ve İstanbul ve İzmir’de deniz seviyesinin yükseleceğine dair bilimsel veriler paylaşılmıştı. Gelinen nokta 2050 yılına kadar deniz seviyesinin 50 cm yükselmesi öngörülüyor. 2100’e kadar ise deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi öngörülüyor. Kısacası küresel ısınma diye tarif edilen iklimdeki değişiklik daha sonra iklim krizi olarak arz edilmeye başladı ve artık ne yazık ki ülkemiz de bu sonuçları yaşıyor. Akdeniz Anadolu bu iklim krizinin odak noktaları. İzmir 3 sene önce ilk kez tsunami yaşamıştı. Asla aklımıza gelmeyen bir tablo ile karşılaşmıştık. Sığacık sular altında kalmıştı. Bu kez Bostanlı ve Mavişehir ile Alsancak maalesef felakete uğradı. 400’ün üzerinde ev ve iş yeri deniz suyuyla mağdur oldu. 100’ün üzerinde vatandaşımızı tahliye ettik. Zor bir geceydi. Ekiplerimiz can ve başla çalışıyorlar. Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız. Şehrin dirençli hale getirilmesi temel öncelikli hedefimiz. Senelerdir dirençli kent yaratmanın önemini anlatıyoruz. Deniz kabarması olarak adlandırılan durum bir tsunami etkisi yarattı ve deniz karadan yüzlerce metre içerilere ilerledi. Sığacık, Alaçatı, Bostanlı, Kordon İstanbul’da aynı şekilde Üsküdar, Tuzla bir çok ilçemiz deniz kenarında olduğu için bu tehditle karşı karşıya. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum” dedi. </p>
<p><strong>Deniz seviyesi 1 metre yükseldi</strong><br />İzmir’de meteorolojik koşulların yarattığı etkiye bağlı olarak deniz taşkını yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, deniz seviyesinin 1 metre yükseldiği taşkına karşı, tüm personel ve ekipmanıyla halkın can ve mal güvenliğini sağlamak için özverili bir mücadele yürütüyor.</p>
<p><strong>Mağdur olan vatandaşlarımızla birebir ilgileniyoruz</strong><br />İç ve Orta Körfez’de bulunan gözlem istasyonlarındaki raporlarla deniz seviyesindeki yükselmeyi ölçtüklerini ifade eden İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, “Hava basıncının bin milibarın altına düştüğünü gözlemledik. Başkanımız da vatandaşlarımızı uyarmıştı. Deniz seviyesi yükseldi ve sorunlu bölgelerimize ekiplerimizi sevk ettik. Gece ikiden beri binin üzerinde personelimizle sahadayız. Mağdur olan vatandaşlarımızla birebir ilgileniyoruz. Apartmanlarda su tahliyesi yapıyoruz. Sosyal Yardımlar ekiplerimiz de vatandaşlarımızın isteklerini yerine getiriyor” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Öğleden sonra da yağış ve rüzgar devam edecek</strong><br />İtfaiye Daire Başkanı İsmail Derse de, “Deniz kabarmasıyla birlikte büyük bir afet oluştu ve bu afete karşı Meteroloji Genel Müdürlüğü bugün öğlen saatlerinden itibaren yağışın ve rüzgarın kuvvetinin artacağını bildirdi. Çatı uçmalarına karşı vatandaşlarımızın önlem almalarını ve özellikle soba kullanan vatandaşların bugün soba zehirlenmelerine karşı başka bir ısınma aracı kullanmalarını, araçları ağaç yakınına park etmemelerini diliyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437">Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik stres, anksiyete ve depresyonla mücadelede soğuk duşun etkisi büyük</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kronik-stres-anksiyete-ve-depresyonla-mucadelede-soguk-dusun-etkisi-buyuk-423559</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 10:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonla]]></category>
		<category><![CDATA[düşün]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Wim Hof Metod (İrade, Nefes ve Soğuk Terapileri) Eğitmeni Doruk Taraktaş “Düzenli soğuk duşlarla zihin ve beden, soğuk su içinde nefesini kontrol etmeyi dolayısıyla, stres tepkisini kontrol edebilmeyi öğreniyor ve egzersiz ediyor” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-stres-anksiyete-ve-depresyonla-mucadelede-soguk-dusun-etkisi-buyuk-423559">Kronik stres, anksiyete ve depresyonla mücadelede soğuk duşun etkisi büyük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kronik stres, anksiyete ve depresyonla mücadelede soğuk duşun etkisi büyük</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Wim Hof Metod (İrade, Nefes ve Soğuk Terapileri) Eğitmeni Doruk Taraktaş “Düzenli soğuk duşlarla zihin ve beden, soğuk su içinde nefesini kontrol etmeyi dolayısıyla, stres tepkisini kontrol edebilmeyi öğreniyor ve egzersiz ediyor” diyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Kas ağrıları, daha hızlı iyileşme, bağışıklık sisteminde gelişme, soğuk toleransı artması için soğuk duşlar alındığını duymuş olabilirsiniz. Buna ek olarak, soğuk su terapilerinin kronik stres, anksiyete ve depresyon tedavisindeki faydaları da araştırılmakta ve pozitif sonuçlar gözlenmekte.</p>
<p> </p>
<p>Anksiyete ve depresyon, kronik strese bağlı olarak da ortaya çıkan, aşırı korku ve endişelere neden olan ve bizi hayattan koparan ruh sağlığı durumlarıdır. Ara sıra yaşanan anksiyete ve stres hayatın normal bir parçası olsa da, anksiyete bozuklukları ve depresyon günlük hayatımız iş ve sosyal hayatımızı zorlaştırabilir.</p>
<p> </p>
<p>Depresyon ve kronik anksiyete, ruh sağlığı uzmanları tarafından çeşitli şekillerde tedavi edilebiliyor. Tedavilere tamamlayıcı bir yöntem olarak soğuk duşları da ekleyebiliyorlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Soğuk duşlar gerçekten işe yarıyor mu?</strong></p>
<p> </p>
<p>&#8220;Soğuk duşların anksiyete ve depresyon semptomlarını en aza indirmeye yardımcı olacak fizyolojik ve zihinsel etkileri üzerine yapılan bir çok çalışma mevcut. Çalışmaların ortak yanı ise, soğuk duşların, kronik stresi azalttığı, anksiyete ve depresyon semptomlarında iyileşme sağladığıdır.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Wim Hof Metod (İrade, Nefes ve Soğuk Terapileri) Eğitmeni Doruk Taraktaş konuyu şöyle açıklıyor:  “Düzenli soğuk duşlarla zihin ve beden, soğuk su içinde nefesini kontrol etmeyi dolayısıyla, stres tepkisini kontrol edebilmeyi öğreniyor ve egzersiz ediyor” </p>
<p> </p>
<p>“Soğuk suya adapte olan beden, bize kendimizi güçlü, mutlu ve sağlıklı hissettirecek dopamin, endorfin ve nor adrenalin hormonlarını salgılıyor.” diyen Taraktaş, bedendeki enflamasyonu azaltıyor ve uzun süre salgılanması zihinsel ve bedensel olarak bize zarar veren stres hormonu kortizolü azalttığını belirtiyor. </p>
<p> </p>
<p>Soğuk duştan çıktığımız zaman Depresyon ve anksiyeteye neden olan düşünceler yerine başarmış olmanın harika hissiyatı geliyor. Stres seviyeleri (hormonları) azalıyor.</p>
<p> Kronik stresin zihinsel ve fizyolojik etkileri kontrol altına alındıkça kronik enlamasyonda azalma ve zihin beden sağlığında iyileşme başlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Depresyon ve anksiyete zihinde düşünce olarak başlıyor ve bedenimizi etkiliyor. Her sabah soğuk duş önüne gelince zihnimiz “Yapma” diyor. Bu düşünceye adım atmak ve konforsuzun (soğuk suyun) içinde kontrolde kalabilmek irademizi güçlendirmeye başlıyor. Beden zihni değil, zihin bedeni kontrol etmeye başlıyor. İşte bu beceri ile iyileşme başlıyor”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Doruk Taraktaş’ın, kronik stres, anksiyete ve depresyon için devam eden tavsiyeleri şu şekilde;</p>
<p> </p>
<ul>
<li>Bir uzmanla görüşmekten çekinmeyin.</li>
<li>Uyku bir numaralı ilaç, iyi uyuyun. Uykusuzluk stres, depresyon ve anksiyetenizi arttırır.</li>
<li>Abur cubur yemeyin, diyetinize dikkat edin. Haftada 1-2 gün aralıklı su orucu yapın.</li>
<li>Mutlaka egzersiz ve spor yapın. Zihin beden sağlığı için çok önemli dopamin ve endorfin hormonlarını bolca salgılarsınız, stres hormonları seviyeleriniz azalır.</li>
<li>Meditasyon ve diğer farkındalık tekniklerini benimseyin. Özellikle nefes egzersizlerini hayatınıza ekleyin. Her gün meditasyon ve derin nefes çalışmalarıyla kronik stres, depresyon ve anksiyete semptomlarını hafifletebilirsiniz. Günde sadece birkaç dakika ile başlayabilirsiniz.</li>
<li>Kronik stres, anksiyete ve depresyon semptomlarını her sabah alacağınız kısa soğuk duşlar ve diğer öneriler ile azaltabilir ve çok daha sağlıklı olabilirsiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-stres-anksiyete-ve-depresyonla-mucadelede-soguk-dusun-etkisi-buyuk-423559">Kronik stres, anksiyete ve depresyonla mücadelede soğuk duşun etkisi büyük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İsrail&#8217;in &#8216;İnsani Ateşkes&#8217; açıklamasında Türkiye&#8217;nin etkisi var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/israilin-insani-ateskes-aciklamasinda-turkiyenin-etkisi-var-419655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:04:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[israilin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419655</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Türkiye ziyaretini değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Kazım Dalkıran, “İsrail’den ‘İnsani Ateşkes’ için bir açıklama yapılması Ankara’da yapılan görüşmelerin etkisi olarak değerlendirilebilir.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israilin-insani-ateskes-aciklamasinda-turkiyenin-etkisi-var-419655">&#8220;İsrail&#8217;in &#8216;İnsani Ateşkes&#8217; açıklamasında Türkiye&#8217;nin etkisi var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“İsrail’in ‘İnsani Ateşkes’ açıklamasında Türkiye’nin etkisi var”</strong></p>
<p><strong>İsrail vatandaşları, bölge huzuru için Türkiye’nin başat rolünü kabul edecektir…</strong></p>
<p><strong>ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Türkiye ziyaretini değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Kazım Dalkıran, “İsrail’den ‘İnsani Ateşkes’ için bir açıklama yapılması Ankara’da yapılan görüşmelerin etkisi olarak değerlendirilebilir.” dedi. Türkiye&#8217;nin ortaya koyduğu insani yaklaşımın özellikle İsrail dışında olan Musevi ve Yahudi topluluklar tarafından doğru bir şekilde algılandığını da söyleyen Dalkıran, “İsrail içerisinde de İsrail yönetimine karşı bir duruşun ortaya çıkmasına katkı sağlamıştır. İsrail vatandaşları da bölgede huzur için Türkiye’nin başat bir rol oynayacağını kabul edeceklerdir.” diye konuştu.</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 5 Ekim 2023 tarihinde Ankara&#8217;da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve heyetiyle bir görüşme yaptı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Stratejist Kazım Dalkıran, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Türkiye&#8217;yi ziyaret eden ABD&#8217;li mevkidaşı Antony Blinken’in bir araya gelmesini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Türkiye’nin İsrail’e karşı dik ve yapıcı duruşu tüm dünyanın ABD ve İsrail karşısında blok olmasına katkı sağladı”  </strong></p>
<p>Dalkıran, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’in 7 Ekim’de başlayan Gazze olayları üzerinden bir ay geçtikten sonra Türkiye’yi ziyarete geldiğini ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu ziyaret öncesinde bölge ülkeleri dışişleri bakanları ile görüşmesi ve özellikle Irak&#8217;a da gitmesi önemli bir ayrıntıdır. ABD, İsrail&#8217;in ortaya koyduğu soykırım yaklaşımını önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 120 ülkenin ateşkes istemesi karşısında, 14 ülke ile yalnız kalarak yanlış yolda olduğunu gördü.  Türkiye&#8217;nin, İslam İşbirliği Teşkilatı ve makul yaklaşım sergileyen ülkelerle birlikte İsrail&#8217;in soykırım ve her yönüyle insanlık suçu işleyen yaklaşımlarına karşı dik ve yapıcı duruşu tüm dünyanın ABD ve İsrail karşısında blok olmasına katkı sağladı.  </p>
<p>ABD, Türkiye’yi yok saymaya çalışan yaklaşımını bir ay sonra İsrail’in sonuç alamayacağını ve özellikle rehineleri kurtaramayacağını gördükten sonra bölge ülkelerinde bulunan üslerinin de saldırılara uğraması ihtimali ortaya çıkınca daha net anladı.”</p>
<p><strong>Ankara&#8217;da ‘soğuk bir şekilde karşılanarak’ ziyaretini tamamladı</strong></p>
<p>Blinken’in Amman’da Ürdün, Katar, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ile görüştüğünü hatırlatan Dalkıran, Batı Şeria’da Mahmud Abbas ile görüşmelerinden sonra Kıbrıs Rum kesimine geçtiğini, buradan, önce çelik yeleklerle Irak ziyaretini tamamladığını, arkasından Ankara&#8217;da ‘soğuk bir şekilde karşılanarak’ ziyaretini tamamladığını anlattı.</p>
<p><strong>İsrail’den ‘İnsani Ateşkes’ açıklamasında ziyaret etkisi</strong></p>
<p>“Ziyaret esnasında insani ateşkes ve özellikle rehinelerin durumunun öne çıkarıldığı görülmektedir.” diyen Dalkıran, şöyle devam etti:</p>
<p>“G-7 toplantısı öncesinde Türkiye&#8217;de NATO ülkelerinin birlik içerisinde bulunması görüntüsü verilmesi ABD için önemli bir pozisyon oluşturacaktı. İsveç’in NATO üyeliği konusu gündeme alınmıştır.</p>
<p>İsrail’den ‘İnsani Ateşkes’ için bir açıklama yapılması Ankara’da yapılan görüşmelerin etkisi olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>İnsani yardımın gecikmesi ve zaiyatların artması durumunda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, tüm dünya karşısında onarılamayacak bir hasar alacak ve özellikle Ortadoğu bölgesinde bulunma imkanları kalmayacaktır.”</p>
<p><strong>Rusya için önemli bir avantaj ortaya çıkardı</strong></p>
<p>Kazım Dalkıran, Rusya açısından da değerlendirmede bulunarak, “İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri desteğinde ve Batı’nın göz yummasıyla ortaya koyduğu soykırım yaklaşımı özellikle Ukrayna savaşı nedeniyle imajı insani boyutta bozulan Rusya için önemli bir avantaj ortaya çıkarmıştır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İsrail vatandaşları da bölgede huzur için Türkiye’nin başat bir rol oynayacağını kabul edeceklerdir</strong></p>
<p>Kazım Dalkıran, şunları söyledi:</p>
<p>“Türkiye önderliğinde İslam İş birliği Teşkilatı ve katkı sağlayacak tarafsız ülkelerin katılımlarıyla bölgede garantörlük dahil uzun vadeli Birleşmiş Milletler kararlarına uyulması esası çerçevesinde bir barış süreci oluşturulması imkânı ortaya çıkabilecektir.</p>
<p>Bu konuda ihtiyaç olacak maddi desteğin Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde bölge ülkelerinin de katkılarıyla sağlanabileceği değerlendirilmektedir.”</p>
<p>Türkiye&#8217;nin insani ateşkes esnasında yardımların yanında bölgede sağlık konusunda önemli görevler ve katkılar yapabileceği anlaşıldığını da vurgulayan Dalkıran, “Türkiye&#8217;nin bu konuda ortaya koyduğu insani yaklaşım özellikle İsrail dışında olan Musevi ve Yahudi topluluklar tarafından doğru bir şekilde algılanmış, İsrail içerisinde de İsrail yönetimine karşı bir duruşun ortaya çıkmasına katkı sağlamıştır. İsrail vatandaşları da bölgede huzur için Türkiye’nin başat bir rol oynayacağını kabul edeceklerdir.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israilin-insani-ateskes-aciklamasinda-turkiyenin-etkisi-var-419655">&#8220;İsrail&#8217;in &#8216;İnsani Ateşkes&#8217; açıklamasında Türkiye&#8217;nin etkisi var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğe Hazırlar Podcast Serisinin Yedinci Bölümünde &#8220;İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi&#8221; Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecege-hazirlar-podcast-serisinin-yedinci-bolumunde-iklim-degisikliginin-gida-uzerindeki-etkisi-konusuldu-409397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 14:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünde]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlar]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<category><![CDATA[serisinin]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yedinci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409397</guid>

					<description><![CDATA[<p>TürkTraktör’ün “Geleceğe Hazırlar” podcast serisinin yedinci bölümü yayınlandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecege-hazirlar-podcast-serisinin-yedinci-bolumunde-iklim-degisikliginin-gida-uzerindeki-etkisi-konusuldu-409397">Geleceğe Hazırlar Podcast Serisinin Yedinci Bölümünde &#8220;İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi&#8221; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TürkTraktör’ün “Geleceğe Hazırlar” podcast serisinin yedinci bölümü yayınlandı. Yeni bölümde tarım yazarı ve fütürist Mine Ataman ile iklim değişikliğinin gıda üzerindeki etkisi, gıda israfına çözüm önerileri ve gelecekte beslenme konusunda bizi nelerin beklediği gibi konular ele alındı. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk üretici kuruluşu ve tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör’ün, deneyimli gazeteci Aslı Şafak moderatörlüğünde gerçekleştirilen Geleceğe Hazırlar podcast serisinin yedinci bölümü platformlarda yerini aldı. TürkTraktör’ün tarımı ve şehirleri dönüştürüp geleceğe hazırlama amacını podcast dünyasına taşıyan serinin yeni bölümünde “İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi” konuşuldu.</p>
<p> </p>
<p>İklim değişikliği, yenilikçi tarım uygulamaları, gıda israfı ve gıdanın geleceği üzerine çalışmalarda bulunan tarım yazarı ve fütürist Mine Ataman’ın konuk olduğu yayında; sofraları sadeleştirmek ve gıda israfını önlemek için atılacak küçük adımlarla geleceğe nasıl yatırım yapılabileceği üzerinde duruldu. Geleceğin tarımıyla ilgili görüşlerini de paylaşan Ataman ile keyifli bir yayın gerçekleştirildi. </p>
<p> </p>
<p>“Geleceğe Hazırlar” her yeni bölümde, birbirinden değerli konukların katılımıyla tarım teknolojisinden çevik dönüşüme, toprağın ekonomisinden ilham veren girişim hikayelerine, verimli tarım uygulamalarından sürdürülebilir şehirlere kadar ilgi çekici ve ufuk açan birçok konuyu dinleyicilerle buluşturuyor. “Geleceğe Hazırlar” podcast serisine Spotify, Apple Podcasts, Google Podcasts ve YouTube platformlarından erişilebiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecege-hazirlar-podcast-serisinin-yedinci-bolumunde-iklim-degisikliginin-gida-uzerindeki-etkisi-konusuldu-409397">Geleceğe Hazırlar Podcast Serisinin Yedinci Bölümünde &#8220;İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi&#8221; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Schneider Electric, İlk Yarıyıla Ait Sürdürülebilirlik Etkisi Sonuçlarını Açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-ilk-yariyila-ait-surdurulebilirlik-etkisi-sonuclarini-acikladi-398649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2023 14:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ait]]></category>
		<category><![CDATA[electric]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[schneider]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlarını]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümüne liderlik eden Schneider Electric, sürdürülebilirlik alanında güçlü taahhütleri doğrultusunda, yılın ilk altı ayında elde ettiği başarılı sonuçları paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-ilk-yariyila-ait-surdurulebilirlik-etkisi-sonuclarini-acikladi-398649">Schneider Electric, İlk Yarıyıla Ait Sürdürülebilirlik Etkisi Sonuçlarını Açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümüne liderlik eden Schneider Electric, sürdürülebilirlik alanında güçlü taahhütleri doğrultusunda, yılın ilk altı ayında elde ettiği başarılı sonuçları paylaştı. </p>
<p>2023 yılının ikinci çeyreğinde şirket, 2021-2025 yıllarını kapsayan Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) programında yarı dönemi tamamlamış oldu. 11 küresel ve 200&#8217;e yakın yerel hedefi içeren bu program kapsamındaki ilerlemeyi her çeyrek dönemde paylaşan Schneider Electric, programın ilk iki buçuk yılına, temiz ve güvenilir enerjiye erişim sağlamaya yönelik girişimlerinin önemli ölçüde genişletilmesi ile damgasını vurdu. Yeşil gelirlerindeki istikrarlı büyüme ve müşterilerinin CO2 emisyonlarını azaltmaya yönelik önemli çalışmaları da elde edilen bu gelişimde önemli bir rol oynadı. </p>
<p>Bu süreçte Schneider Electric tedarik zincirinde yeni bir yapılanmaya imza attı ve sürdürülebilir ambalaj ve malzemeler alanında önemli bir gelişim sağladı. Böylece tedarikçilerinin operasyonları kaynaklı emisyonların azaltılmasında da güçlü sonuçlar elde etti. Bu kapsamda ‘insana yakışır iş’ girişimini de başlatan Schneider Electric, kapsamlı sürdürülebilir değer zinciri çalışmalarını hızlandırmaya odaklanıyor.</p>
<p>Programın ilk yarısında elde ettikleri sürdürülebilirlik performansı ve sonuçlarından duydukları memnuniyeti ifade eden<strong> Schneider Electric Strateji ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gwenaelle Avice-Huet</strong>, “Sürdürülebilirlik Etkisi girişimlerimizi kısa vadeli hızlı kazanımlar yerine, uzun soluklu dönüşüm yolculukları olarak tasarlıyor ve uyguluyoruz. Bu doğrultuda 5 yıllık programımızda önemli sonuçlar elde ettik ve ikinci yarı dönemde de başlattığımız pek çok girişimin ivme kazanacağına ve böylece bu sonuçları daha da güçlendireceğimize inanıyoruz. Bir etki şirketi olarak iklim ve toplum odağında çalışmalarımızı aralıksız sürdürecek, bu seferberliğe herkesi dahil ederek dünyamızın geleceğine yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla dünya liderleri arasında</strong></p>
<p>Schneider Electric, yılın 2. çeyreğinde kararlılıkla uyguladığı sürdürülebilirlik çalışmaları neticesinde, 2023 yıl sonu hedefi olan 10 üzerinden 6 Sürdürülebilirlik Etkisi puana hızla yaklaşıyor; şirketin yarıyıl puanı 5,28 olarak gerçekleşti. Şirket, bu dönemde bağımsız kurumlar tarafından sunulan ödüllerle de sürdürülebilirliğe olan güçlü etkisini kanıtladı. </p>
<p>Schneider Electric yılın 2. çeyreğinde, enerji verimliliği ve döngüsellik odaklı fuar standı tasarımıyla iF Tasarım Ödülü’ne layık görüldü, aynı zamanda sekiz yıl üst üste yer aldığı Gartner Tedarik Zinciri Listesi’nde bu yıl, ‘İlk 25&#8217;te 1. sırada gösterildi. Yüksek bir kalite ve şeffaflıkla yürüttüğü ESG bilgilendirme ve raporlama çalışmaları kapsamında 2023 Şeffaflık Ödülleri’nde özel ödülle onurlandırılan Schneider Electric, çalışanlarına verdiği değer ve adil ücret politikasıyla da Fair Wage Network sertifikasını almaya hak kazandı.</p>
<p>Yılın ikinci çeyreğinde güçlü iş birlikleriyle de önem çıkan Schneider Electric, Uluslararası Enerji Ajansı&#8217;nın (IEA) yıllık küresel konferansında, 2030 yılına kadar enerji verimliliği iyileştirme oranını iki katına çıkarmak için başlatılan Versailles 10&#215;10 eylem planı kapsamında hükümetler ve CEO&#8217;larla iş ortaklığına imza attı. </p>
<p>Aynı zamanda, şirket hissedarlarının %97,67&#8217;si ilk ‘Say on Climate’ önergesinde Schneider Electric&#8217;in dekarbonizasyon planını destekledi. Böylece şirket, geleceğe dair güçlü bir yol planı ile sürdürülebilirlik çalışmalarına hız katacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-ilk-yariyila-ait-surdurulebilirlik-etkisi-sonuclarini-acikladi-398649">Schneider Electric, İlk Yarıyıla Ait Sürdürülebilirlik Etkisi Sonuçlarını Açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pote, yeni şarkısı &#8220;İyisindir&#8221; ile müzikseverleri etkisi altına alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pote-yeni-sarkisi-iyisindir-ile-muzikseverleri-etkisi-altina-aliyor-388375</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jun 2023 00:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[iyisindir]]></category>
		<category><![CDATA[müzikseverleri]]></category>
		<category><![CDATA[pote]]></category>
		<category><![CDATA[şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk rap müziğinin yetenekli ismi POTE, müzikseverlerin karşısına yeni bir şarkıyla çıkıyor! "İyisindir" isimli bu özel rap şarkısı, POTE'nin kendine özgü tarzıyla ve etkileyici rap yeteneğiyle dinleyicilere mükemmel bir deneyim sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pote-yeni-sarkisi-iyisindir-ile-muzikseverleri-etkisi-altina-aliyor-388375">Pote, yeni şarkısı &#8220;İyisindir&#8221; ile müzikseverleri etkisi altına alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk rap müziğinin yetenekli ismi POTE, müzikseverlerin karşısına yeni bir şarkıyla çıkıyor! &#8220;İyisindir&#8221; isimli bu özel rap şarkısı, POTE&#8217;nin kendine özgü tarzıyla ve etkileyici rap yeteneğiyle dinleyicilere mükemmel bir deneyim sunuyor. Söz ve müzik tamamen POTE&#8217;ye ait olan bu şarkı, yayınlandığı anda dikkat çekti ve büyük beğeni topladı.</p>
<p>&#8220;İyisindir&#8221; şarkısının aranjesinde ise başarılı müzik prodüktörleri Esad Fidan ve İlkay Şencan imzası bulunuyor. Bu iki yetenekli isim, şarkıya özgün bir sound ve enerji katarken, POTE&#8217;nin rap performansıyla bütünleşerek dinleyicilere etkileyici bir müzik deneyimi sunuyor.</p>
<p>POTE, &#8220;İyisindir&#8221; şarkısıyla kendisine özgü tarzıyla rap müziğin sınırlarını zorluyor ve dinleyicilerine güçlü bir mesaj iletiyor. Bu başarılı şarkının yayınlanmasıyla birlikte POTE, yeni şarkıları için hazırlıklara başlamış durumda. </p>
<p>Başarılı rapçi POTE&#8217;nin &#8220;İyisindir&#8221; şarkısı, Remy Music etiketiyle yayınlandı ve müzikseverlerle buluştu. Rap müziğe yeni bir soluk getiren POTE, dinleyicilerini etkilemeyi sürdüren enerjik ve içten performansıyla ön plana çıkıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pote-yeni-sarkisi-iyisindir-ile-muzikseverleri-etkisi-altina-aliyor-388375">Pote, yeni şarkısı &#8220;İyisindir&#8221; ile müzikseverleri etkisi altına alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık yönetiminde yaz aylarının etkisi ve bölgesel incelme konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-yonetiminde-yaz-aylarinin-etkisi-ve-bolgesel-incelme-konusuldu-385325</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jun 2023 16:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarının]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[incelme]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilikçi tıp uygulamalarıyla sağlık sektöründe değer yaratan Infinity Regenerative Clinic, özel bir davet gerçekleştirdi. IRC Medikal Direktörü Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-yonetiminde-yaz-aylarinin-etkisi-ve-bolgesel-incelme-konusuldu-385325">Sağlık yönetiminde yaz aylarının etkisi ve bölgesel incelme konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık yönetiminde yaz aylarının etkisi ve bölgesel incelme konuşuldu. </strong></p>
<p>Yenilikçi tıp uygulamalarıyla sağlık sektöründe değer yaratan Infinity Regenerative Clinic, özel bir davet gerçekleştirdi. IRC Medikal Direktörü Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver moderatörlüğünde gerçekleşen davette Genetik &#038; Kök Hücre Koordinatörü Dr. Elif İnaç da konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Hemen hemen hepimizin gündeminde yer alan “Yaz mevsiminde sağlık yönetimi ve bölgesel incelme” konusunu işleyen etkinlikte, yaz aylarına girdiğimiz bugünlerde sağlık yönetiminde dikkat edilmesi gereken unsurlar, doğru bilinen yanlışlar ve tıbbın sunduğu çözümler konuşuldu. Ayrıca özellikle kadınların en çok merak ettiği “bölgesel incelme” konusu da ele alınarak hedeflenen bölgelerde etkili sonuçlara ulaşmak için yapılması gerekenlere değinildi.</p>
<p>İş ve cemiyet hayatından önemli isimlerin katıldığı davette Meltem Kazaz, Pınar Hotiç, Müge Sırmabıyık, Candice Roelens, Hande Yurttaş ve Carolin Almozlino gibi tanıdık simalar da yer aldı. Bütüncül ve kişiselleştirilmiş tıbbi uygulamaların yaşamı iyileştireceği esasıyla yaz mevsimine özel tavsiyelerde bulunan IRC Medikal Direktörü Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver “Kıştan yaza geçerken vücut, adaptasyon sürecine ihtiyaç duyar ve sağlıklı olma hali, mevsimlere göre bile değişkenlik gösterir. Vücudun iyi halinin korunabilmesi için dönemsel olarak dikkat edilmesi gereken yöntemler vardır. Özellikle yaz mevsiminde bağışıklık mekanizması etkilenerek mevsimsel hastalıklar ortaya çıkar. Kişiler yaz aylarında ısınan havalardan olumsuz etkilenmemek için bu dönemde beslenmesine özen göstermeli, tuz tüketimini sınırlandırmalı ve bol miktarda sıvı tüketmelidir. En büyük organımız cildimiz için mutlaka uygun güneş koruyucuyu kullanmalı ve en tehlikeli olduğu bilinen 11.00 ve 13.00 saatleri arasında güneş ışınlarına direkt maruz kalmamalıyız. Alkol ve sigara tüketimine sınırlandırmalar getirerek vücutta yaratığı toksik etkiyi minimuma indirmeyi amaçlamalıyız. Tüm bu noktalara dikkat ederek tıbbın sunduğu çözümlerden faydalanabilir ve yenileyici uygulamalarla vücudun bağışıklığını güçlendirebiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Bölgesel İncelme Doğru Şekilde Uygulanırsa İstenilen Sonuçlar Elde Edilebiliyor </strong></p>
<p>Genetik&#038;Kök Hücre Koordinatörü Dr. Elif İnaç ise özellikle bölgesel incelme konusuna değinerek “Yaz mevsimine hepimiz incecik ve fit bir vücutla girmek istesek de bazen diyete ve egzersize rağmen bu mümkün olmuyor. Bu noktada bölgesel incelme imdadımıza koşuyor ve doğru uygulamalar yapıldığı takdirde istenilen sonuçlar elde edilebiliyor. Bölgesel incelmede en sık Cryo lipoliz, mezoterapi ve ESWT gibi yöntemleri tercih ediyoruz. IV terapi ile de bu yöntemleri destekliyoruz. Bölgesel incelme uygulamalarının prosedürleri kişiden kişiye değişse de genel olarak herkese uygulanabiliyor. Burada önemli nokta ise bölgesel incelme uygulamalarının hangi hastalara uygun olup olmadığının hasta özelinde değerlendirilmesidir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-yonetiminde-yaz-aylarinin-etkisi-ve-bolgesel-incelme-konusuldu-385325">Sağlık yönetiminde yaz aylarının etkisi ve bölgesel incelme konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>18-24 Haziran Dünya Alerji Haftası&#8217;nda İklim Değişikliğinin Alerjiye Etkisi Konuşulacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/18-24-haziran-dunya-alerji-haftasinda-iklim-degisikliginin-alerjiye-etkisi-konusulacak-385194</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jun 2023 09:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerjiye]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[haftasında]]></category>
		<category><![CDATA[haziran]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[konuşulacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385194</guid>

					<description><![CDATA[<p>18-24 Haziran 2023 tarihleri arasında kutlanan Dünya Alerji Haftası’nın bu yıl teması “İklim Değişikliği ve Alerjiler”.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/18-24-haziran-dunya-alerji-haftasinda-iklim-degisikliginin-alerjiye-etkisi-konusulacak-385194">18-24 Haziran Dünya Alerji Haftası&#8217;nda İklim Değişikliğinin Alerjiye Etkisi Konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>18-24 Haziran 2023 tarihleri arasında kutlanan Dünya Alerji Haftası’nın bu yıl teması “İklim Değişikliği ve Alerjiler”. Alerji konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl bir dizi projeyi hayata geçiren Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Dünya Alerji Haftası nedeniyle 21 Haziran Çarşamba günü “Hayata Tehdit: Anafilaksi, Doğal Hayata Tehdit: İklim Değişikliği” başlıklı halka yönelik online seminer gerçekleştirecek.</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler’e göre, son on yıl (2011-2020) kaydedilen en sıcak dönemdi ve her bir yıl bir öncekinden daha sıcak olmaya devam ediyor. Dünya her şeyin birbirine bağlı olduğu bir ekosistem olduğu için iklim değişiklikleri tüm canlıları etkiliyor. Yükselen sıcaklıklar, ısınan okyanuslar, yükselen deniz seviyeleri ve buzulların hızla erimesi, yoğun kuraklıklar, artan hava kirliliği, su kıtlığı, şiddetli yangınlar, sel gibi doğal felaketle birlikte azalan biyolojik çeşitlilik sağlığımızı tehdit ediyor.</p>
<p>Küresel ısınmanın etkisiyle sıcak havanın solunmasına bağlı olarak havayollarında birtakım değişiklikler görülüyor. Bu da astım ataklarında artışlara neden oluyor. Sadece akciğer değil deri de etkileniyor ve egzeması olan, atopik dermatiti olan bireylerin yakınmaları artıyor. Nem ve ısının etkisiyle atmosferde polen, ev tozu, küf mantarı gibi alerjenlerin konsantrasyonlarının arttığı için daha fazla tetikleyiciye maruz kalıyoruz.</p>
<p>Bu kapsamda, alerji konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl bir dizi projeyi hayata geçiren <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) </strong>bu yıl da <strong>18-24 Haziran 2023 tarihinde kutlanacak “iklim değişikliğinin alerjik hastalıklar üzerindeki etkisi” </strong>ni<strong> </strong>konu alan <strong>Dünya Alerji Haftası’</strong>nda önemli bir semineri hayata geçiriyor. <strong>“Hayata Tehdit: Anafilaksi, Doğal Hayata Tehdit: İklim Değişikliği”</strong> başlığıyla AİD’in Youtube hesabı üzerinden <strong>21 Haziran Çarşamba günü saat 20:30’da Alerji ile Yaşam Derneği </strong>ortaklığıyla gerçekleştirilecek canlı yayında alerji-klinik immünoloji doktorları, hastalarının tetikleyicileri belirlemesine, semptomların kötüleşmesini önlemesine ve ortamlarındaki değişiklikler arasında yaşam kalitesini korumasına yardımcı olacak önemli bilgileri paylaşacaklar. Artan bu endişeyle nasıl yüzleşecekleri konusunda hem hastalara hem de politika yapıcılara uygun tavsiyeler verecekler. <strong>İklim değişiklikleri alerjen maruziyetini nasıl artırabilir? İklim değişikliklerinden en çok kim zarar görüyor?  ve İklim değişikliklerinin tehlikelerini nasıl azaltabiliriz?</strong> gibi sorulara yanıtların aranacağı <strong>VEM İlaç’ın koşulsuz desteği ile gerçekleşecek seminer, </strong>AİD Başkanı <strong>Prof. Dr. Dilşad Mungan’ın</strong> açılış konuşmalarıyla başlayacak. AİD Başkan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Demet Can</strong>’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek yayında <strong>Prof. Dr. Fazıl Orhan, Alerjik Şok ya da Anafilaksi </strong>konusunu, <strong>Alerji ile Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Ceylan</strong> “Alerjik şok geçiren hastaların yaşadığı sorunlar” konusunu, <strong>Doç. Dr. Zeynep Çelebi </strong>ise<strong> İklim Krizinin Alerjiye Etkisi</strong> konusunu anlatacak.</p>
<p><strong>“AYA PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK”</strong></p>
<p>Dünya Alerji Haftası kapsamındaki seminerle birlikte AYA Projesi’ni de hayata geçirdiklerinin bilgisini veren <strong>AİD Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan</strong> bu projenin önemini şöyle anlatıyor: <strong>“</strong>Bu proje neden bu kadar önemli? Çünkü, her ilaç ya da besin sizin için uygun olmayabilir. Bazılarımızı arı ve böcek sokmaları diğer insanlardan daha farklı şekilde etkileyebilir. İşte bu noktada eğer alerji geçmişiniz varsa <strong>anafilaksi yani alerjik şok</strong> geçirebilirsiniz. Eğer daha öncesinde hekiminiz size bunun için <strong>adrenalin kalemi </strong>önerdiyse, panik yapmanıza gerek yok. Hemen <strong>AYA</strong>’yı hatırlatıyoruz! <strong>AYA</strong> üç adımda anafilaksi tedavi yöntemini içerir yani;<strong> A</strong>drenalin Kalemini Uygula, <strong>Y</strong>at ve Bacakları Yerden Yüksek Bir Şekilde Tut, <strong>A</strong>cil 112’yi Ara!  Kaşıntılarınız oluyorsa, yüzünüzün şiştiğini fark ediyorsanız, nefesiniz kesiliyor veya sesiniz kısılıyorsa, hemen <strong>AYA</strong>’yı uygulayın.<strong> AYA</strong> ile erken önlem alın, hayatınızı kurtarın diyoruz. Tüm bu yönergeleri bulabileceğiniz <strong>AYA</strong> videosu da youtube hesabımızda yayında olacak.”</p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/18-24-haziran-dunya-alerji-haftasinda-iklim-degisikliginin-alerjiye-etkisi-konusulacak-385194">18-24 Haziran Dünya Alerji Haftası&#8217;nda İklim Değişikliğinin Alerjiye Etkisi Konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 May 2023 13:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[florürün]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[minesi]]></category>
		<category><![CDATA[önleyici]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş macunu seçiminin ağız ve diş sağlığı için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar doğru diş macununun uygun oranlarda florür içermesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213">Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş macunu seçiminin ağız ve diş sağlığı için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar doğru diş macununun uygun oranlarda florür içermesi gerektiğini söylüyor. </strong></p>
<p><strong>Florürün sanılanın aksine zararlı olmadığını kaydeden Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, yutulmadığı takdirde herhangi bir yan etkisi ve zehirlenmeye neden olmayacağını belirtti. Bahar, “Florür çürük önleyici etkisi olduğu için diş minesini desteklemek ve korumak için yararlıdır. Diş hekimliğinde dolgu malzemelerinin çoğunda florürün çürük önleyici etkisinden yararlanılmaktadır.” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar diş macunu seçiminde ‘Florürlü mü, florürsüz mü?’ tartışmalarına açıklık getirdi.</p>
<p><strong>Zararlı değil ancak yutulmaması gerekir</strong></p>
<p>Diş fırçalamanın, diş sağlığı açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, diş macunu seçiminin de bir o kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Diş macunu seçerken mutlaka florür içerikli olanların seçilmesini öneren Bahar, “Florür söylenilenin aksine zararlı ya da yan etkili bir madde değildir. Ancak özellikle küçük çocuklar tarafından yutulmaması gerekir. Yutulmadığı takdirde herhangi bir yan etkisi ve zehirlenmeye neden olabilme durumu yoktur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</strong></p>
<p>Florürlü diş macunlarının zararlı olmamasının yanında tam tersine çürüklerin önlenmesinde etkili olduğunu kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Florür çürük önleyici etkisi olduğu için diş minesini desteklemek ve korumak için yararlıdır. Diş hekimliğinde dolgu malzemelerinin çoğunda florürün çürük önleyici etkisinden yararlanılmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Florür oranı yetişkinlerde ve çocuklarda farklı olmalı</strong></p>
<p>Diş macununun içerdiği florür oranının yetişkinlerde ve çocuklarda farklı oranlarda olması gerektiğine değinen Bahar sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yetişkinlerde genelde 1500 ppm’lik florür oranı olan diş macunları uygundur. 7 yaş altı çocuklar için ise 1000 ppm 1350 ppm’lik florür oranı uygun olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213">Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçimlerin Psikolojik Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/secimlerin-psikolojik-etkisi-373440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 08:14:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[seçimlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seçim süreci ve sonuçları kişilerin yaşamında kültürel, fiziksel, ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan bazı değişikliklere neden olabilmektedir. Bu değişiklerin olumlu ya da olumsuz olmasında seçimlerin sonucu kadar seçmenin psikolojisinin de önemli olduğu söylenebilir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/secimlerin-psikolojik-etkisi-373440">Seçimlerin Psikolojik Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seçim süreci ve sonuçları kişilerin yaşamında kültürel, fiziksel, ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan bazı değişikliklere neden olabilmektedir. Bu değişiklerin olumlu ya da olumsuz olmasında seçimlerin sonucu kadar seçmenin psikolojisinin de önemli olduğu söylenebilir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>‘’Seçimlerdeki belirsizlikler kişilerde olumsuz duygu deneyimlerini arttırabilir. ‘’</strong></p>
<p> </p>
<p>Belirsiz olan her şey kişilerde kaygı uyandırabilir. Belirsizlik arttıkça kaygı deneyiminin yoğunluğu da o oranda artabilir. İçerisinde bulunduğumuz bu seçim süreci de seçmeni yoğun bir belirsizlikle karşı karşıya bırakan süreçlerden biri olduğu söylenebilir. Seçimler kişilerde hayatlarının daha iyiye gideceğini dair düşünceler oluşturabilir ve kişileri daha fazla umutlu hissettirebilir. Bu umut, birçok insan için motive edici olabilir ve geleceğe dair motivasyonu arttırabilir. Ancak diğer yandan da seçim sonuçlarının belirsizliği kişilerin seçim öncesinde kaygı ve stres gibi olumsuz duyguları deneyimleme ihtimallerini de arttırabilmektedir. Seçim öncesinde deneyimlediğimiz belirsizlik hisleri, seçim sonuçlarına dair endişe ve gelecekte ne olacağı hakkındaki belirsizlikler seçim sürecini insanlar için stres kaynağı haline getirebilmektedir. Bu durum kişilerde uyku problemi, konsantrasyon güçlüğü, iştahsızlık ya da iştahta artış gibi belirtilerinin tetiklenmesine neden olabilir. </p>
<p> </p>
<p>Her rekabette olduğu gibi seçimlerde de kazanan ve kaybeden taraflar olacaktır. Bu durum bazılarımız için sonuçların umduğumuz gibi olmayacağı anlamına gelmektedir. Bu durumda kişiler hayal kırıklığına uğrayabilir ve moral bozukluğu yaşayabilirler. Bütün umudun seçim sonucu gibi kendi kontrol alanımızda olmayan bir şeye bağlanması ve neticenin isteklerimiz dışında olduğu durumlarda yoğun bir mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Hatta bazılarımız için bu durum depresyon ya da anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıkların başlangıcı dahi olabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>‘’İyi olma halinde seçimlerin sonucu kadar psikolojik iyi oluşunuzun da önemli olduğunu unutmayın ‘’</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Görüldüğü üzere seçim süreci gibi toplamsal bir kavramın kişilerin bireysel psikolojik sağlığı üzerinde de oldukça önemli etkileri mevcuttur. Bu süreci daha sağlıklı bir şekilde geçirmek için bazı öneriler;</p>
<p> </p>
<ul>
<li>Bu süreçte bilgi edinecek kadar haber kanallarını kullanmak önemli. Belirsizliğin oluşturduğu kaygıyla baş edebilmek için sosyal medya ve haber kanallarındaki olumsuz içeriklere sürekli olarak kendinizi maruz bırakmaktan kaçının. </li>
<li>Öfke, kaygı ve stres gibi olumsuz duygularınızı arttıracak iletişim ve içeriklere sınırlama getirin. </li>
<li>Kendinize zaman ayırın ve sevdiğiniz aktivitelere daha fazla alan açın. </li>
<li>Meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri gibi stres seviyesini azaltmaya yardımcı aktivite ve teknikleri uygulayın. </li>
<li>Sosyal açıdan daha aktif olun.</li>
<li>Sürece dair duygularınızı etrafınızdaki sevdiğiniz ve güvendiğiniz insanlarla paylaşın. </li>
<li>Spor yapmak, belirli saatte yemek yemek, işe gitmek ya da kitap okumak gibi var olan rutinlerinizi sürdürmeye devam edin. </li>
<li>Psikolojik sağlığınız kadar fiziksel sağlığınıza da dikkat edin. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve varsa kullanılan ilaçların takibi oldukça önemli.</li>
<li>Gerçekçi olun ve herhangi bir sonucun insanların hayatını mahvetmeyeceğini kendinize hatırlatın. </li>
<li>Seçime dair planlarınızı her ihtimali göz önüne alarak yapın ki ummadığınız olası bir sonuçta hazırlıksız yakalanmayın. </li>
<li>Problemlerin insan hayatının bir parçası olduğunu hatırlayarak olası sorunları çözmek için sahip olduğunuz kaynakları kendinize hatırlatın. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Seçimler zorlayıcı duygulara maruz kaldığımız zamanlardan biri olabilir, ancak bu dönemde kendimize iyi bakarak stresle başa çıkabilir ve sağlımızı koruyabiliriz. Tüm bunlara rağmen duygu durumunuzda bir değişiklik olmuyor aksine olumsuz duygulanımlar giderek artıyorsa ve tek başınıza baş etmekte zorlanıyorsanız psikoterapi desteği almanız, psikolojik iyi oluşunuz açısından önemli olacaktır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/secimlerin-psikolojik-etkisi-373440">Seçimlerin Psikolojik Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ İletişim Fakültesinden &#8220;Kelebek Etkisi&#8221; sosyal sorumluluk projeleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-iletisim-fakultesinden-kelebek-etkisi-sosyal-sorumluluk-projeleri-373107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 10:26:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesinden]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi akademisyenleri ve öğrencileri sosyal sorumluluk projelerine hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-iletisim-fakultesinden-kelebek-etkisi-sosyal-sorumluluk-projeleri-373107">EÜ İletişim Fakültesinden &#8220;Kelebek Etkisi&#8221; sosyal sorumluluk projeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi akademisyenleri ve öğrencileri sosyal sorumluluk projelerine hız kesmeden devam ediyor. EÜ İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Didem Özşenler ve Elektrik Üretim Anonim şirketinden Sezer Aksoy’un yürütücülüğünde EÜ Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf  öğrencileri sürdürülebilir endüstri, temiz enerji, kirlilik önleme iklim değişikliği ile mücadele gibi konularda 20 farklı sosyal sorumluluk projesine imza attılar. Ayrıca Doç. Dr. Özşenler Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle hazırlanan “De6: Sıfır Karbon İçin Kelebek Etkisi” projesinde katılımcı olarak da yer aldı.</p>
<p>Proje ekibi ile bir araya gelen İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, “Her bir canlı, yaşamını sürdürmek için doğal çevreye ihtiyaç duyar. Ancak tüm canlılar arasında ne yazık ki sadece bizler, parçası olduğumuz doğayı her geçen gün biraz daha dönüştürüyoruz. Bizlerin, toprağımıza, havamıza ve suyumuza sahip çıkması gerekiyor. Geleceğe iyi bakmak istiyorsak dünyamıza iyi bakmalı, buna da önce çevremizden başlamalıyız Didem hocamız ve öğrencilerimiz bu konuda duyarlılık göstererek birbirinden anlamlı 20 farklı projeye imza attılar. Temiz bir gelecek için projeler üreterek çalışmalar yapan proje ekiplerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p>“Sıfır karbon için kelebek etkisi hızla büyüyecek”</p>
<p>Temiz bir geleceğin, farkındalığı yüksek gençlerin çabası ile mümkün olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Özşenler, “Dünyamızın sağlıklı bir geleceğe sahip olması, gönüllü ve farkındalığı yüksek gençlerimizin çabası ve motivasyonu ile mümkün olabilir. Bu yolda girişimcilik ve yenilikçilik, sürdürülebilir ve kalkınma derslerimde her öğrenci grubu ile 2 ay boyunca çalışmalarımız sonucunda çok iyi proje fikirleri ortaya atıldı. Bunun neticesinde çalışmalarda sürdürülebilir endüstri, temiz enerji, kirlilik önleme iklim değişikliği ile mücadele gibi konular üzerinde sosyal sorumluluk projeleri tasarladık. İçinde bulunduğumuz dünya için gönüllü ve sürdürülebilir çalışmalar yapan Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf öğrencilerimizin çabasıyla sıfır karbon için kelebek etkisinin hızla büyüyeceğine inanıyorum” diye konuştu.</p>
<p>       “Sürdürülebilir hedefler için üniversite- sektör iş birliği”</p>
<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve birçok paydaş desteği alan “De6: Sıfır Karbon için Kelebek Etkisi” projesinden de bahseden Doç. Dr. Özşenler, “Araştırmacısı olarak katkı sunduğum De6: Sıfır Karbon için Kelebek Etkisi projesi Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan ve karbon emisyon hedeflerini belirleyen Türkiye’nin, bu hedeflerine ulaşması için planlanan süreçlere katkı sağlayacak dijital içeriklerin; azami fayda sağlaması ve farklı hedef kitlelere uygun oluşturulması, bireysel somut davranış değişikliği yaratması ve en önemlisi sürdürülebilirlik hedeflerine uygun genç nesillerle iş birliği içinde devamlı olmayı amaçlayan yayın, üretim ve içerik geliştirme projesidir. Sürdürülebilir hedeflere ulaşmada üniversite, sektör ve öğrenci işbirliği içerisinde nice çalışmalara imza atmayı diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-iletisim-fakultesinden-kelebek-etkisi-sosyal-sorumluluk-projeleri-373107">EÜ İletişim Fakültesinden &#8220;Kelebek Etkisi&#8221; sosyal sorumluluk projeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geniş aile etkisi evlilikleri zorluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genis-aile-etkisi-evlilikleri-zorluyor-368723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2023 10:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikleri]]></category>
		<category><![CDATA[geniş]]></category>
		<category><![CDATA[zorluyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa’da evlilik iki kişi arasındaki tango, Türkiye’de ise halay gibi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genis-aile-etkisi-evlilikleri-zorluyor-368723">Geniş aile etkisi evlilikleri zorluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’da evlilik iki kişi arasındaki tango, Türkiye’de ise halay gibi</strong></p>
<p><strong>Ülkemizdeki evliliklerde ailelerin etkileri, geçmiş yıllara göre azalıyor olsa da halen yaygın bir şekilde devam ettiğini belirten uzmanlar evlilikte yaşanılan sorunların ve boşanmaların nedenlerinin başında, aileler arası anlaşmazlıklar ve buna bağlı müdahalelerin geldiğini söylüyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin ailelerin farklı görüşlerde olmasının evlilik kurumunun devamı için en büyük risk ve tehditlerin başında geldiğini belirterek bu durumu şu cümleyle örnekledi: “Avrupa’da evlilik tango gibidir, iki kişi arasında yapılır. Türkiye’de ise halay gibidir. Aileler arasında yapılır, sülaleler karışır.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin geniş ailenin evlilik üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin azaltılması için aileye ve çifte düşen sorumlulukları anlattı. </p>
<p><strong>Kendi yuvaları olması için evlenmelerini isterler </strong></p>
<p>Ailelerin evlilik ile ilgili çocuklarına yansıttıkları tutumlarından bahseden İhsan Öztekin “Aileler çocukları belli bir yaşa geldikten sonra ısrarla evlenmelerini isterler, evlenmeleri için baskı yaparlar ama çocukları evlendikten sonra yine rahat bırakmazlar. Çocuklarının yaşantılarına karışmaya devam ederler. Maddi durumlarından çalışma hayatlarına, tatillerinden ne zaman çocuk yapacaklarına, yedikleri içtikleri, gitmeleri gelmelerine kadar hayatlarının her alanlarına müdahale ederler.” dedi.</p>
<p><strong>Ailelerin farklı görüşlerde olması ilk tehlike sinyallerini veriyor</strong></p>
<p>Sorunların bu noktada başladığının ve tehlike sinyallerin çaldığını söyleyen Öztekin, “Asıl sorun bundan sonra belirir ve aileler arasında anlaşmazlık başlar. Ailelerin farklı görüşlerde olması, evlilik kurumunun devamı için en büyük risk ve tehditlerin başında gelir. Evlilikte yaşanılan sorunların ve boşanmaların nedenlerinin başında, aileler arası anlaşmazlıklar ve buna bağlı müdahaleler gelmektedir.  Kayınpeder-kayınvalide ile birlikte oturmak ya da aile apartmanı olarak aynı binada oturmak ailelerin müdahalesini kolaylaştırır.” şeklinde ifade etti. Ailelerin çocuklarının kurduğu hayata müdahale edip karışmasının başlangıçta iyi niyetli ve işleri kolaylaştırıyor gibi görünse de sonrasında işin içinden çıkılmaz hale getirebildiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>İlk müdahale genelde erkek tarafından geliyor </strong></p>
<p>Evliliğe müdahalenin genelde erkek tarafının annesinden geldiğini belirten Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Kız tarafı bu müdahaleyi daha sessiz ve el atından yapar. Tabii bunun yanında aileler arası ağır hakaretlere, karakolda ya da hastanede biten kavgalara da rastlanabilmektedir. Bu müdahaleler devam ettikçe en mutlu ailelerde bile ‘senin ailen şunu yaptı’ tartışmaları, karşılıklı öfkeye, suçlamalara ve boşanmaya kadar gidebilecek bir süreci tetikler.” dedi.</p>
<p><strong>Evlilik öncesi oluşan ön yargılar yarardan çok zarar veriyor </strong></p>
<p>Evlilik öncesi kız ve erkek tarafının ailelerinin çocuklarına verdiği nasihatlerin altını çizen Öztekin  “Nasihatler de eşler arasında ön yargılar oluşturuyor ve yarardan çok zarar veriyor. Kıza <strong>‘aman kızım o erkektir, sen alttan al, idare et’ </strong>telkinleri kızın evlilikte ezilmesine neden olurken,<strong> ‘aman kızım kayınvalideni uzak tut, her şeye karıştırma’</strong> gibi telkinler de olumsuz ön yargılara neden olur. Erkek tarafının da <strong>‘eşinin ipini sıkı tut, şımartma yoksa sözünü dinletemezsin, seni parmağında oynatır’ </strong>gibi nasihatler, evlilikte yanlış düşünce ve davranışların kapısını açar.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Hem ailelere hem de çifte sorumluluk düşüyor</strong></p>
<p>Bu durumlarda çözümün, ailelerin ve evli çiftler üzerine düşen sorumluluklarda olduğunu söyleyen Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Aileler her şeyden önce çocuklarının artık büyüdüğünü, kendi başlarına karar verebileceklerini, evli olduğunu, aileden ayrı bir evde ve ayrı bir aile olarak, eşi ile birlikte yaşadığı gerçeğini kabul etmeliler.” dedi.</p>
<p><strong>Evli çiftin ilk sorumluluğu birlikte çekirdek aileyi korumaktır</strong></p>
<p>Öztekin, çiftin tutumu ile ilgili şu önerilerde bulundu “Evli çift de müdahaleler karşısında kendi sınırlarını koymalıdır. Burada her birey kendi ailesine sınır koymaktan sorumludur. Bunu yaparken de ailesi ile saygı ilişkisini bozmadan, gerekirse konuşarak ya da uyararak yapabilmelidir. Mutlu ve sağlıklı bir evlilik için ailelerin müdahalesine izin verilmemelidir. Evli çiftin ilk sorumlulukları eşi ile birlikte çekirdek aileyi korumaktır. Birbirlerine emrivaki yapmamalıdırlar. Bu nedenle kararlar da ortak verilmelidir. Örneğin, <strong>‘canım, yarın akşam annemlere yemeğe gidelim mi, ne dersin’</strong> gibi ortak karar alanına çeken iletişim tarzını benimsemeliler.” dedi.  </p>
<p>Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sonuç olarak eşler, aileleri arasında ne sorunlar yaşanırsa yaşansın ve aileye ne kadar müdahale ederlerse etsinler, birbirlerini dinlemeli, kendi aralarında istişare etmeli ve ortak bir noktada buluşup harekete geçmelidirler. Bu tutum, sağlıklı ve mutlu bir evliliğin devamını da sağlayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genis-aile-etkisi-evlilikleri-zorluyor-368723">Geniş aile etkisi evlilikleri zorluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 08:14:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara]]></category>
		<category><![CDATA[kalkan]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak yaşam kalitesini düşüren hastalıklara karşı alınan önlemler arasında sağlıklı beslenmenin yeri büyüktür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için P Vitamininin önemini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085">Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak yaşam kalitesini düşüren hastalıklara karşı alınan önlemler arasında sağlıklı beslenmenin yeri büyüktür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için P Vitamininin önemini anlattı.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, “Hastalıklara karşı vücut direncini artırmak için öncelikle beslenme ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi incelemek gerekiyor. Kısaca bahsetmek gerekirse vücuttaki karmaşık aşama ve yollardan oluşan bağışıklık sistemi ağı, zararlı mikroorganizmalar ve hastalıklara karşı vücudu koruyan bir sistemdir. Dolayısıyla hastalıklara karşı vücut savunmasını önemli ölçüde etkileyen bir sistem olduğu söylenebilir. Soğuk algınlığı gibi hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalık bağışıklık sistemiyle ilişkilidir” dedi.</p>
<p><strong>“Stressiz yaşam, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme dengede olması gerekir”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, “Bağışıklık sistemi savunmasını dışarıdan gelen tehditlere karşı güçlendirmek hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Bu amaçla stres, fiziksel aktivite ve beslenme birlikte dengede olması gereken üçlü sacayağı gibi nitelendirilebilir. Beslenme konusunu daha detaylandırmak gerekirse besinlerin bileşenlerine kadar ne denli faydalı olduğundan bahsedebiliriz” diye söyledi.</p>
<p><strong>“P Vitamini birçok hastalığa karşı koruyucudur”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, “Besinlerin içeriğinde birçok doğal bileşikler yer almaktadır. Genel olarak çoğu bitkide bulunan flavonoidler, P vitamini olarak da adlandırılmaktadır. Flavonoidler sebze ve meyvelere renk veren, antioksidan, antiviral, antiinflamatuar, antitümör, antialerjik etkiler gösteren, sindirim sistemi hastalıkları, kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve kansere karşı koruyucu görev üstlenen yararlı bileşiklerdir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“P Vitamini, kolesterol ve kilo yönetiminde de fayda sağlar”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, ”Kırmızı-mavi-mor renklerin bulunduğu meyve ve sebzeler bağırsak sağlığı için önemlidir. Üzüm, Böğürtlen, Ahududu, Yaban Mersini, Çilek, Nar, Kızılcık, Mor Lahana, Mürdüm Eriği, Kiraz, Kırmızı Pancar içeriğindeki vitaminler açısından zengindir. Kereviz, Maydanoz, Kırmızı Biber, Papatya, Nane ve Ginkgo Biloba bitkisi içerisinde bağışıklık güçlendirici vitaminler bulunur. Flavononlar (P vitamini) vücudun antioksidan kaynaklarıdır. Genellikle Portakal, Limon ve Üzüm gibi tüm turunçgillerde bulunur. Kolesterol ve kilo yönetiminde fayda sağlarlar. Soğan, Lahana, Marul, Domates, Elma, Üzüm ve Zeytinyağı ise zengin P vitamini barındırır.  Kalp hastalıklarının semptomlarının yönetilmesine katkı sağlarlar. Ayrıca çay, kahve, kakao kalp krizi veya felç geçirme riskini azaltmaya katkı sağlayabilir” diye vurguladı.                                                     </p>
<p><strong>“Flavonoidler vücudunuzu toksinlerden arındırır”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, ”Yapılan bazı çalışmalar flavonoidlerin hastalıklara yol açan stresi önlemek için potansiyel ilaçlar olarak kullanılabileceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, beslenme planınıza daha fazla flavonoid içerikli besinleri dâhil etmek, vücudunuzu toksinlerden arındırmaya, daha sağlıklı kalmasına ve bazı kronik hastalıklara karşı potansiyel riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir” diye sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085">Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ciltte Kese ve Sıcak Duş Etkisi Kuruluğa Yol Açıyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ciltte-kese-ve-sicak-dus-etkisi-kuruluga-yol-aciyor-359684</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 14:20:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte]]></category>
		<category><![CDATA[duş]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kese]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluğa]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk havalarda cildinizin neme ihtiyacı var…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciltte-kese-ve-sicak-dus-etkisi-kuruluga-yol-aciyor-359684">Ciltte Kese ve Sıcak Duş Etkisi Kuruluğa Yol Açıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soğuk havalarda cildinizin neme ihtiyacı var…</strong></p>
<p>Soğuk ve rüzgârlı havaya maruz kalan cildimiz kolayca yıpranıyor. Bu duruma sıcak suyla duşun eklenmesi ve kaloriferin havadaki nem miktarını azaltması da eklenince ciltte kurumalar meydana gelebiliyor. <strong>Acıbadem Ankara Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bahar Öznur</strong>, cildimizi soğuk ve kuru havanın zararlı etkilerinden korumanın yollarını anlatıyor…</p>
<p>Aşırı kuruluğun cildi olduğundan yaşlı gösterebildiğini ve kuruluğa bağlı egzamaların ortaya çıkabileceğini söyleyen Dr. Bahar Öznur “Ciltteki kuruluk, soğuğa maruz kalan cildin nem içeriğinin azalması sonucu oluşuyor. Bunun nedenini vücudun ısı kaybını önlemek için, damarların çapını daraltması. Böylece cilt yüzeyindeki kan dolaşımı azalıyor ve ciltteki kuruluğun kuruluk; kepeklenme, pullanma, kızarıklık, koyulaşma, yanma ve kaşıntı gibi şikayetlere neden olabiliyor. Yüzde ve göz çevresinde oluşan kuruluk aynı zamanda göz çevresinde koyulaşma ile yaşlı cilt görünümüne sebep olabiliyor” dedi.</p>
<p>“Sağlıklı ve parlak bir cilt oluşmasında probiyotikler önemli rol oynuyor” diyerek sözlerine devam eden Bahar Öznur “Düzenli olarak probiyotik içeren diyet programları ve probiyotik içeren kremlerin kullanımı canlı, temiz ve parlayan bir cildin gelişiminde öneme sahiptir. Düzenli probiyotik kullanımıyla akne oluşumu azalırken daha nemli bir cilde sahip olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bahar Öznur cilt kuruluğunu önlemek ve daha sağlıklı bir cilde kavuşmanın diğer yollarını şu başlıklarla sıraladı;</p>
<p><strong>-Banyo süresini kısa tutun</strong></p>
<p>Soğuk havalarda eve gelip sıcak bir duş almak hem bizi ısıtır hem de gevşetir. Ancak bunu sık sık yapmak ve dakikalarca banyo köpükleriyle duş almak kuruluğu artırıyor. Dolayısıyla banyo ve duş alma sürenizi 10 dakikayla sınırlayın. Ve suyun çok sıcak değil, ılık olmasına dikkat edin. Banyonun ardından henüz nemliyken cildinize uygun nemlendiricinizi sürmeyi unutmayın.</p>
<p><strong>-Sabundan uzak durun</strong></p>
<p> Sabunlar cildimizi daha da kurutur. Temizleyici olarak tercihiniz yine de sabunsa, PH düzeyi 5,5 olan ya da yağ-gliserin oranı yüksek sabunlara yönelin.</p>
<p><strong>-Kese ve peeling yapmayın</strong></p>
<p> Özellikle ilerleyen yaşlarda cilt giderek inceldiğinden ve sıkılığını kaybettiğinden, kuru ve soğuk havanın da etkisiyle ciltte tahrişe, kabuklanma ve yaraların oluşmaması için kese ve peeling uygulamalarından kaçının.</p>
<p><strong>-Bol bol su tüketin</strong></p>
<p>Cildimizi besleyen en önemli kaynak, vücudumuzun da temel yaşam kaynağı olan su. Kış aylarında “Çok su içmeme gerek yok” diye düşünmeyin. Sağlıklı bir cildiniz olsun istiyorsanız, günde 10 bardak (2 litre) su için.</p>
<p><strong>-Cildinizi nemlendirin</strong></p>
<p> Cilt tipiniz kuruysa daha yoğun nem içeren kremler kullanın. Banyonun ardından vücut yağlarıyla cildinizin daha nemli olmasını sağlayabilirsiniz. Cildinizi yumuşatmaya destek olan saf zeytinyağı ve haftalık uygulayacağınız nem maskeleri kullanın.</p>
<p><strong>-Meyve-sebze tüketin</strong></p>
<p> Kışın cildinize yatırım yapmak için bol bol meyve sebze tüketin. Örneğin C vitamini, hem cildi gençleştirme hem de nemlendirme özelliğine sahip. Bu nedenle mevsim meyvelerinden portakal, mandalina, greyfurt, kivi, brokoli, maydanoz ve kuşburnu gibi C vitamininden zengin besinleri tüketmeye özen gösterin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciltte-kese-ve-sicak-dus-etkisi-kuruluga-yol-aciyor-359684">Ciltte Kese ve Sıcak Duş Etkisi Kuruluğa Yol Açıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremin Dijital Dünyaya Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremin-dijital-dunyaya-etkisi-356524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 09:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356524</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat günü Türkiye’yi sarsan Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili hem yardım kampanyalarının hem de haber takibinin en çok sosyal medya üzerinden yapılması, dijital platformların gücünü gözler önüne serdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremin-dijital-dunyaya-etkisi-356524">Depremin Dijital Dünyaya Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Şubat günü Türkiye’yi sarsan Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili hem yardım kampanyalarının hem de haber takibinin en çok sosyal medya üzerinden yapılması, dijital platformların gücünü gözler önüne serdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, deprem nedeniyle reklam faaliyetlerini yüzde 90 oranında azaltan firmaların sosyal medyayı avantaja çevirdiklerini söyledi. </strong></p>
<p><strong>Deprem yardımı yapan şirketlerin dijital pazarlama noktasında hızlı pozisyon aldığına işaret eden Kaplan, “Ancak bu reklamların amacı, bağış kampanyalarının daha çok kişiye ulaşması hedefiyle yapıldı” dedi.</strong></p>
<p>Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 6 Şubat günü 11 ilimizde büyük yıkımlara neden olan depremler, Türkiye gündeminin bir numaralı maddesi haline geldi. Bu süreçte 47 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybederken, ülke genelinde bölgenin yaralarını sarmak için yardım kampanyaları başlatıldı. Hem Türkiye’yi yasa boğan felaketin ülke gündeminde tutulması hem de deprem bölgesi için başlatılan kampanyaların hızla hayata geçirilmesinde en büyük kolaylığı sosyal medya sağladı. Deprem felaketi sırasında sosyal medyanın gücünü bir kez daha gördüğümüzü söyleyen <strong>Dijital Pazarlama Okulu</strong><strong> Kurucusu Yasin Kaplan, </strong>şirketlerin bu süreçte dijital platformları büyük bir avantaja dönüştürdüğünü söyledi. </p>
<p><b>“Hem dijital hem de TV reklamları durma noktasına geldi”</b></p>
<p>Şirketlerin bu süreçte sosyal medya üzerinden bağış kampanyaları başlatarak dijital pazarlama noktasında hızlı pozisyon aldığına işaret eden <strong>Yasin Kaplan, “</strong>Hepimize büyük acılar yaşatan depremlerle birlikte birçok marka sadece dijital reklamlar değil,  geleneksel ve TV reklamlarını da durdurdu. Bazı markalarda ise daha yoğun strateji yerine daha yumuşak bir sosyal medya iletişimiyle yoluna devam etti. Ancak bu reklamların amacı, bağış kampanyalarının daha çok kişiye ulaşması ve bu anlamda daha yüksek tutarda bağış toplamak hedefli oldu” dedi.</p>
<p><b>“Sosyal medyanın gücüyle birlikte karanlık yüzünü de gördük”</b></p>
<p>Afet sonrasında sosyal medyanın hem bireyler hem de kurumlar tarafından çok yoğun bir şekilde kullanıldığını belirten <strong>Kaplan</strong>, “Bu süreçte sosyal medya kanalları ve arama motorlarında dolandırıcılar boy göstermeye başladı. Örneğin AFAD veya diğer bağış kurulumlarının sitelerine benzer bir siteler klonlanıp bu sitelere bağış yapmak isteyenleri dolandırmaya yönelik bir süreç yaşadık. Bu tarz durumların önüne geçmek için dikkat edilmesi gereken konulardan biri, özellikle Twitter üzerinden tıkladığınız linkte açılan URL&#8217;nin bağış yapılacak kurumun sitesiyle uyuştuğuna dikkat edilmesi olacaktır. Afet döneminde sosyal medya ile ilgili karşılaştığımız bir diğer karanlık nokta ise birçok kişi hakkında soruşturma açılmasına neden olan uygunsuz içerik ve asılsız ihbar paylaşımları oldu” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>Haber takibinde yüzde 73 ile sosyal medya zirvede</b></p>
<p>Dijital pazarlama stratejileri konusunda mart ayı itibariyle yeniden bir hareketliliğin başladığına da vurgu yapan<strong> Kaplan</strong>, şunları söyledi: ”İPSOS Araştırma firmasının şubat ayında yaptığı anket çalışmasına göre, katılımcıların yüzde 73’ü deprem ile ilgili haberleri sosyal medya üzerinden takip ettiğini belirtiyor. Katılımcıların haber takibi için en çok tercih ettiği platform ise yüzde 74 ile Instagram. Sonrasında ise sırasıyla Twitter, YouTube ve Facebook geliyor. Özellikle kamu kurumları ve STK’ların deprem yardımları konusunda firmalarla yaptıkları işbirliklerini sosyal medya aracılığıyla öne çıkarması, bu mecraya olan yüksek ilginin nedenleri arasında gösterilebilir. Yine depreme karşı sessiz kalan bazı global markalara tepkilerini göstermek isteyenlerin sosyal medyaya ağırlık vermesi de bu ilgi artışının sebeplerinden biri oldu.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremin-dijital-dunyaya-etkisi-356524">Depremin Dijital Dünyaya Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kelebek Mobilya, Bu Yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde Deprem Bölgesindeki Kızlarımızın Eğitimlerine Kelebek Etkisi Yaratmak İçin &#8220;Kızlarımıza Kelebek Bursu&#8221;nu Başlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kelebek-mobilya-bu-yil-8-mart-dunya-kadinlar-gununde-deprem-bolgesindeki-kizlarimizin-egitimlerine-kelebek-etkisi-yaratmak-icin-kizlarimiza-kelebek-bursunu-baslatiyor-354595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2023 14:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[bursunu]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimlerine]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[kızlarımıza]]></category>
		<category><![CDATA[kızlarımızın]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[yaratmak]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son 2 yıldır 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ünlü sanatçı Nükhet Duru ile kampanyalar gerçekleştiren Kelebek Mobilya, bu yıl ise deprem bölgesinde ailesini kaybetmiş kız öğrencilerin eğitimlerine destek olabilmek için “Kızlarımıza Kelebek Bursu” projesini başlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kelebek-mobilya-bu-yil-8-mart-dunya-kadinlar-gununde-deprem-bolgesindeki-kizlarimizin-egitimlerine-kelebek-etkisi-yaratmak-icin-kizlarimiza-kelebek-bursunu-baslatiyor-354595">Kelebek Mobilya, Bu Yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde Deprem Bölgesindeki Kızlarımızın Eğitimlerine Kelebek Etkisi Yaratmak İçin &#8220;Kızlarımıza Kelebek Bursu&#8221;nu Başlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son 2 yıldır 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ünlü sanatçı Nükhet Duru ile kampanyalar gerçekleştiren Kelebek Mobilya, bu yıl ise deprem bölgesinde ailesini kaybetmiş kız öğrencilerin eğitimlerine destek olabilmek için “Kızlarımıza Kelebek Bursu” projesini başlatıyor.</strong></p>
<p>Kelebek Mobilya’nın Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliği ile yürüteceği projede Kelebek Mobilya olarak ilk aşamada 200 lise, meslek okulu ve üniversite öğrencisi olan kız çocukları için burs sağlanacak. Daha fazla burs imkânı yaratabilmek ve daha fazla kız öğrencinin faydalanması sağlamak için uzun soluklu planlanan projenin TEV burs fonundaki hesabına, yurt içinden ve yurt dışından dileyen herkes bağış yaparak deprem bölgesindeki kızlarımızın eğitimine kelebek etkisi yaratabilecek.</p>
<p> </p>
<p>Hazırlanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk filminde daha önce Kelebek reklamlarının marka yüzü olan ve bu projeye destek veren Nükhet Duru, Tolgahan Sayışman, Almeda Abazi Sayışman, Cem Belevi ve Şebnem Sungur da “Hadi Türkiye’m, kızlarımızın eğitimine kelebek etkisi yaratalım.” mesajını veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kelebek-mobilya-bu-yil-8-mart-dunya-kadinlar-gununde-deprem-bolgesindeki-kizlarimizin-egitimlerine-kelebek-etkisi-yaratmak-icin-kizlarimiza-kelebek-bursunu-baslatiyor-354595">Kelebek Mobilya, Bu Yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde Deprem Bölgesindeki Kızlarımızın Eğitimlerine Kelebek Etkisi Yaratmak İçin &#8220;Kızlarımıza Kelebek Bursu&#8221;nu Başlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Etkisi Azaldı, Temizlik Kimyasalı Alışverişi Hız Kesmeden Devam Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pandemi-etkisi-azaldi-temizlik-kimyasali-alisverisi-hiz-kesmeden-devam-etti-346383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 09:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[azaldı]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kesmeden]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasalı]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını değiştiren, iş dünyasında yeni çalışma modellerini getiren Covid-19 pandemisiyle birlikte hijyen, temizlik ürün grupları ve tek kullanımlık ürünlere olan ilgi devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pandemi-etkisi-azaldi-temizlik-kimyasali-alisverisi-hiz-kesmeden-devam-etti-346383">Pandemi Etkisi Azaldı, Temizlik Kimyasalı Alışverişi Hız Kesmeden Devam Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını değiştiren, iş dünyasında yeni çalışma modellerini getiren Covid-19 pandemisiyle birlikte hijyen, temizlik ürün grupları ve tek kullanımlık ürünlere olan ilgi devam ediyor. İş yerinin alışveriş yeri Avansas, 1.000&#8217;e yakın müşterisi ile yaptığı temizlik kimyasalları alışveriş ve tüketim alışkanlıkları araştırmasını yayımladı. En çok satılan 5 temizlik grubu ürünü sıvı el sabunu, yüzey temizleyici, çamaşır suyu, bulaşık deterjanı ve banyo temizleyici oldu. Satın alımlarda ilgi litrelik ürünlere kaydı.</strong></p>
<p>Pandemi döneminde temizlik ürünlerinin satın alma alışkanlıkları hızlı bir şekilde değişiklik gösterdi. Hijyen, hem evlerde hem de çalışma ortamlarında daha çok özenilen konuların başında geldi. Avansas’ın yaptığı “Çalışanların Temizlik Kimyasalları Ürünleri Satın Alma Alışkanlıkları” araştırmasına göre pandemi etkisi giderek zayıflasa da bu ürünlere olan talep devam ediyor.</p>
<p><strong>LİTRELİK ÜRÜNLER REVAÇTA</strong></p>
<p>Türkiye genelinde 1.000’e yakın Avansas müşterisi ile yapılan araştırmaya göre en çok tercih edilen temizlik kimyasalı ürünü ‘sıvı el sabunu’ olurken; ‘yüzey temizleyici’, ‘çamaşır suyu’, ‘bulaşık deterjanı’ ve ‘banyo temizleyici’ hemen ardından sıralanıyor.</p>
<p>Yapılan araştırmada küçük ve orta büyüklükteki işletmeler temizlik kimyasalı alışverişi yaparken yüksek gramajlı ürünleri tercih ediyor. Sıvı el sabunu, yüzey temizleyici, çamaşır suyu ve banyo temizleyici ürünlerinde 5 litrelik ürünler satın alınıyor. Bireysel müşteriler ise ürünlerde daha çok 1 litrelik ürünleri satın alıyor. Yalnızca sıvı el sabununda 2,5 litrelik ürünler oransal olarak daha çok tercih ediliyor. </p>
<p><strong>ETKİN TEMİZLİK, FİYATIN ÖNÜNE GEÇİYOR</strong></p>
<p>Temizlik kimyasalı ürünleri alışverişlerinde çalışanlar satın alma yaparken etkin temizliğe daha çok dikkat ediyor. Sıvı el sabunu alışverişlerinde bireysel müşteriler ve küçük işletmeler ürünün güçlü temizlik sağlamasını ön plana alırken orta büyüklükteki işletmeler fiyatı da göz önünde bulunduruyor. </p>
<p>Çamaşır suyu satın alınırken en çok önem verilen unsurlar ise ürünün etkili bir temizlik sağlaması, uzun süreli etki sağlaması ile son dönemde hayatımızın daha çok içinde yer alan hayvan ve insan sağlığına uygunluk olarak belirlendi. </p>
<p>Banyo temizleyicisi satın alırken ise ürünün uzun süreli etki sağlaması, insan ve hayvan sağlığına uygunluğu, etkili bir temizlik sağlaması ile fiyata önem veriliyor. </p>
<p>Bulaşık deterjanı satın alırken bireysel müşterilerin en çok önem verdikleri unsur; ürünün kolay durulanması olurken; küçük işletmeler yağ çözücü etkisi ve sağlıklı olması/kimyasal içeriğine dikkat ediyor. Orta büyüklükteki işletmeler de bu niteliklere ek olarak ürünün cildi kurutmamasını göz önünde bulunduruyor.</p>
<p><strong>TEMİZLİK KİMYASALLARI TÜKETİCİLERİN VAZGEÇİLMEZİ OLDU</strong></p>
<p>Avansas müşterisi çalışanların temizlik kategorisinden alıveriş davranışları incelendiğinde pandemi döneminin daha yoğun olarak hissedildiği 2021 yılına göre 2022 yılında önemli değişimler yaşandığına işaret ediyor.</p>
<p>Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin 2021 yılında alışveriş sepetinin en üst sıralarında yer edinen bone, galoş, maske ve kolluklar 2022 yılında en çok alınan ilk 10 temizlik kategorisi içerisinde yer almıyor. Yüzde 70’lere varan oranda talep düşüşü yaşanan maske, bone, galoş ve kollukların aksine pandemi döneminde hijyene gösterilen yoğun ilgi temizlik kimyasalları alışverişinde süreklilik gösteriyor. Bu kapsamda çamaşır suyu ve yüzey temizleyicisi ürünlerine talep 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 20’lere varan oranda arttı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pandemi-etkisi-azaldi-temizlik-kimyasali-alisverisi-hiz-kesmeden-devam-etti-346383">Pandemi Etkisi Azaldı, Temizlik Kimyasalı Alışverişi Hız Kesmeden Devam Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
