<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etkili | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etkili/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkili</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 13:32:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etkili | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkili</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Nurhan Ünüsan; &#8220;Demirhindi, Bamya ve Çemen Otu, Mikroplastiklere Karşı Doğal Çözüm Sunuyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nurhan-unusan-demirhindi-bamya-ve-cemen-otu-mikroplastiklere-karsi-dogal-cozum-sunuyor-625456</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bamya]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[çemen]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[demirhindi]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mikroplastik]]></category>
		<category><![CDATA[nurhan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ünüsan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmalar, demirhindi, bamya ve çemen otu gibi bitkilerden elde edilen doğal bileşiklerin su arıtımında mikroplastikleri etkili biçimde uzaklaştırdığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nurhan-unusan-demirhindi-bamya-ve-cemen-otu-mikroplastiklere-karsi-dogal-cozum-sunuyor-625456">Prof. Dr. Nurhan Ünüsan; &#8220;Demirhindi, Bamya ve Çemen Otu, Mikroplastiklere Karşı Doğal Çözüm Sunuyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Araştırmalar, demirhindi, bamya ve çemen otu gibi bitkilerden elde edilen doğal bileşiklerin su arıtımında mikroplastikleri etkili biçimde uzaklaştırdığını ortaya koyuyor. Bilim insanları bu gelişmeyi, çevre dostu teknolojiler açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Bilim dünyası ise bu soruna karşı daha güvenli ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, mikroplastik kirliliğine yönelik geliştirilen yeni yaklaşımları değerlendirerek önemli bilgiler paylaştı.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Bitki Bazlı İçerikler, Çevre Dostu Bir Alternatif Olarak Öne Çıkıyor”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Mikroplastiklerin, küresel ölçekte önemli bir çevre sorunu olduğunu dile getiren KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan “Mikroplastikler, su kaynaklarından gıdalara ve insan dokularına kadar geniş bir alanda tespit edilerek küresel ölçekte önemli bir çevre sorunu olarak öne çıkıyor. ABD’de Tarleton State University bünyesinde yürütülen araştırmalar, demirhindi, bamya ve çemen otu gibi bitkilerden elde edilen doğal polisakkaritlerin su arıtımında etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Bu bitkilerden elde edilen jel benzeri müsilajın, mikroplastik parçacıklarını bir araya getirdiği ve çökelmelerini kolaylaştırdığı belirtiliyor. Laboratuvar bulgularına göre söz konusu doğal bileşikler, su örneklerinde yüksek oranda mikroplastik giderimi sağlayabiliyor. Bitki bazlı bu içeriklerin toksik olmayan ve biyobozunur yapısı, onları çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkarıyor” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Bilimsel Veriler Detoks İddialarını Desteklemiyor”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, konuyla ilgili önemli bir bilimsel ayrımın altını çizerek; “Mevcut araştırmalar, bu bitkisel bileşiklerin su arıtımındaki potansiyelini ortaya koyuyor. Ancak bu maddelerin insan vücudundaki mikroplastikleri temizlediğine dair bilimsel olarak doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor. Sosyal medyada yer alan ‘demirhindi mikroplastikleri vücuttan atıyor’ gibi iddialar akademik verilerle örtüşmüyor. Sindirim sisteminin karmaşık yapısı nedeniyle su arıtımında işe yarayan bir mekanizma, insan vücudunda aynı sonucu vermeyebiliyor. Bu yöntemler, bugün için bir detoks uygulaması değil, çevresel mikroplastik yükünü azaltmaya yönelik yenilikçi bir mühendislik çözümü olarak değerlendirilmelidir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Bireysel Düzeyde En Etkili Yaklaşım, Mikroplastik Maruziyetini Azaltmaya Odaklanmaktır”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Plastik maruziyetinin azaltılmasının önemine değinen Ünüsan; “Araştırmaların dikkat çeken bir diğer yönü ise sürdürülebilirlik boyutudur. Gıda endüstrisinde atık olarak ortaya çıkan demirhindi çekirdeği gibi materyallerin yeniden değerlendirilmesi, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında hem doğal kaynakların korunmasına hem de atıkların katma değere dönüştürülmesine katkı sağlıyor. Bireysel düzeyde ise en etkili yaklaşım, mikroplastik maruziyetini azaltmaya odaklanmaktır. İçme suyunun filtre edilmesi, sıcak yiyeceklerin plastik ambalajlarla temasının sınırlandırılması ve günlük plastik tüketiminin azaltılması, bilimsel veriler ışığında öne çıkan somut adımlar arasında yer alıyor. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sonuç olarak, doğal polisakkaritler, mikroplastik kirliliğiyle mücadelede umut vaat eden bir çevre teknolojisi olarak öne çıkıyor. Bu gelişmenin doğru anlaşılması büyük önem taşıyor. Bugünkü bilimsel kanıtlar, insan vücudunda bir mikroplastik temizliği değil, su arıtımında daha güvenli ve doğal bir alternatifin mümkün olabileceğine işaret ediyor” diyerek, bireylerin günlük yaşamda alacağı basit ancak etkili önlemlerle mikroplastiklere maruziyetini önemli ölçüde azaltabileceğini, bilinçli tüketim alışkanlıklarının bireysel sağlık ve çevresel sürdürülebilirlik noktasında kritik rol oynayacağını ifade etti.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nurhan-unusan-demirhindi-bamya-ve-cemen-otu-mikroplastiklere-karsi-dogal-cozum-sunuyor-625456">Prof. Dr. Nurhan Ünüsan; &#8220;Demirhindi, Bamya ve Çemen Otu, Mikroplastiklere Karşı Doğal Çözüm Sunuyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:08:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kopyasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarda]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[Organoid]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor. Kolon kanserinde hastadan alınan tümör dokusu laboratuvarda kopyalanarak üç boyutlu bir “organoid” modeli oluşturuluyor ve hedefe yönelik ilaçlar bu model üzerinde deneniyor. Böylece her hastaya özel en etkili tedavi seçeneği, tedaviye başlanmadan önce belirlenebiliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, hem dünyada hem Türkiye’de öncü ve ilk olma özelliği taşıyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Bilişimi ve Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Sezerman liderliğinde yürütülen proje, Organoid alanındaki çalışmalarıyla tanınan İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi Baş Araştırmacısı ve bir organoid firması kurucusu Prof. Dr. Esra Erdal iş birliğiyle, kolon kanserinde kişiye özel tedaviyi somut bir laboratuvar modeline taşıyor. Proje kapsamında geliştirilen sistemle, yaklaşık 6 hafta gibi kısa bir sürede hastanın tümörüne en etkili ilacın belirlenmesi hedefleniyor.</strong></em></p>
<p>Bioinformatik alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Uğur Sezerman, kanserde artık çok katmanlı veri analizinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Tümörün dijital ve biyolojik haritasını çıkardıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Bioinformatik; tıbbi verileri bilgisayar tabanlı yaklaşımlarla analiz ederek tanı ve tedavide kullanılacak yöntemler geliştiren bir alan. Günümüzde DNA dizileme teknolojileri sayesinde elimizde çok büyük miktarda veri var. Özellikle kanserde, tümör dokusunu ve kandan elde edilen DNA’yı dizileyerek tümöre özgü somatik varyasyonları tespit edebiliyoruz” diyor.</p>
<p>Bu analizler sayesinde tümörün hangi genetik değişimlerle tetiklendiği, hangi sinyal mekanizmaları üzerinden büyüdüğü ortaya konuyor. Ancak tümör tek tip bir yapı değil. Heterojen, yani farklı klonlardan oluşan karmaşık bir yapı. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümör içindeki farklı klonları ve her birinin ‘driver’ dediğimiz tetikleyici mekanizmalarını belirleyebiliyoruz. Böylece tümördeki çeşitliliği yakalamış oluyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>Sadece DNA Yetmiyor: Çok Katmanlı “Omik” Analiz</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürüttükleri proje yalnızca DNA dizilemesiyle sınırlı değil. Transkriptom analizleriyle hangi genin ne kadar üretildiği ölçülüyor; sağlıklı ve tümör dokusu karşılaştırılıyor. Epigenetik mekanizmalar da incelenerek hangi genlerin aktif, hangilerinin baskılanmış olduğu ortaya konuyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümörün genetik yapısından hücre içinde üretilen proteinlere ve metabolik ürünlere kadar çok sayıda biyolojik veriyi, yani ‘omik veri’yi bir araya getirerek hastanın tümörünün detaylı bir modelini oluşturuyoruz. Bu kadar büyük ve karmaşık veriyi insanın tek başına analiz etmesi mümkün olmadığı için yapay zekâdan yararlanıyoruz. Bu analizlerin ardından geliştirdiğimiz PANACEA yöntemi devreye giriyor. Ağ temelli algoritmalarla tümörün tetikleyici genleri ve ilaçlarla hedef alınan genler haritalanıyor. Amaç; tüm tetikleyici mekanizmaları aynı anda susturabilecek en uygun ilaç ya da ilaç kombinasyonunu belirlemek” diyor. </p>
<p><b>Laboratuvarda “Mini Organlar” Oluşturuluyor</b></p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman laboratuvar ortamında üretilen organoidlerin çok önemli olduğunu vurguluyor: “Hastadan alınan dokudan laboratuvar ortamında üretilen, üç boyutlu ve gerçek organa biyolojik olarak oldukça benzeyen mini doku modellerine ‘organoid’ diyoruz. Bu yapılar, tümörün hücresel mimarisini ve biyolojik davranışını büyük ölçüde taklit eder. Bu sayede ilaçlar, doğrudan hastanın tümörünün kopyası üzerinde denenebilir. Böylece hayvan deneylerine de ihtiyaç kalmaz”…</p>
<p><b>Kolon Kanseri Çalışması Dünyada ve Türkiye’de Bir İlk</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürütülen yeni projede, kolon kanseri hastasından alınan dokudan kişiye özel bir organoid oluşturulacak. Önce yapay zekâ ile tümörün tetikleyici mekanizmaları belirlenecek, ardından bu mekanizmaları hedefleyen ilaç adayları seçilecek. Bu ilaçlar, kök hücre ve organoid teknolojileri laboratuvarında üretilecek organoid modelleri üzerinde test edilecek.</p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoidler özellikle kolon kanserinde kanseri mimik edecek şekilde başarıyla üretilebiliyor; ancak bizim farkımız, kişinin kanser mekanizmasını aydınlatıp doğrudan hedefe yönelik ilaçların bu model üzerinde denenmesini sağlamak. Yüzlerce ilaç denemektense, birkaç deneyle hızlı bir şekilde organoid tümör üzerinde hastaya uygun tedaviyi belirlemenin mümkün olduğu bu yöntem dünyada da bir ilk. Omik verilerden hastanın dirençli olduğu ilaçları da, geliştirdiğimiz yapay zeka yöntemleri ile belirliyoruz. Böylece hastanın yanıt verebileceği ilaçlar ile deneme yapılmasını sağlayarak hem ekonomik yükü hafifletiyor hem de denemelerin hızlanması açısından sürece önemli katkıda bulunuyoruz” diyor.  </p>
<p>Bu çalışma sayesinde yaklaşık 6 hafta içinde hangi ilacın etkili olduğu belirlenecek ve sonuç doğrudan klinisyene bildirilecek. Sonrasında da hekim, en etkili tedaviyi hastaya uygulayacak. Bu tedavilerin rutine girebilmesi için tabii ki uluslararası kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olacak.</p>
<p><b>İlk Aşamada Son Evre Hastalarda Uygulanacak</b></p>
<p>Organoidlerin ilaç denemelerinde kullanımı FDA tarafından da onaylanmış durumda. Bu yaklaşım, deney hayvanı kullanımını önemli ölçüde azaltma potansiyeli de taşıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoid üzerinde deneyeceğimiz ve çalışan tedavinin, gerçek tümörde de çalışmasını hedefliyoruz. Bu model sayesinde hayvan deneylerine ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalkabilir” diyor.</p>
<p>Çalışma ilk etapta, mevcut tüm tedavileri almış ve yanıt alınamamış son evre kolon kanseri hastalarında uygulanacak. Ancak hedef çok daha büyük. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Yöntemler geliştikçe bunu son aşamadaki hastalarda değil, hastaya ilk tanı konduğu anda uygulayabileceğiz. Böylece hasta zaman kaybetmeyecek; gereksiz ve etkisiz tedavilerle maddi ve biyolojik yük altına girmeyecek. Kolon kanserinin tüm alt türlerinde uygulanabilecek olan bu yöntem, tamamen kişiye özel bir yaklaşım sunuyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>2 Yılda 30 Hasta, 5 Yılda Klinik Rutine Girebilir</b></p>
<p>TEYDEB onayı alan proje kapsamında iki yıl içinde 30 hasta üzerinde uygulama tamamlanacak. Ardından yöntemin diğer kanser türlerinde, özellikle meme kanserinde uygulanması planlanıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Kanser ciddi bir yara. Gereksiz ve etkisiz tedaviler hastanın en değerli şeyi olan zamanını alıyor. Artık tıbbın özüne gidip, hastalık yoktur hasta vardır yaklaşımıyla hastalığın tetikleyici mekanizmasını bulup onu hedefleyen çözümler üretmek zorundayız. Tıpta bu yaklaşımın 5 yıl içinde çok daha yaygın hale geleceğine inanıyorum. Kanserde yeni dönem artık çok net: Tümörü tam olarak anlamadan tedaviye başlanmamalı. İlaç hastaya verilmeden önce, laboratuvarda oluşturulan tümörün kopyasında denenmeli<strong>”</strong> diyor.</p>
<p>Kolon kanseriyle başlayan bu çalışma; gelecekte diğer kanserlerde olduğu gibi ülseratif kolit, irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıklarda da organoid modelleri üzerinden kişiye özel tedavilerin geliştirilmesinin önünü açabilir… </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Corendon Airlines &#8220;İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket&#8221; arasında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-itibar-yonetimi-en-etkili-100-sirket-arasinda-621540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[100]]></category>
		<category><![CDATA[airlines]]></category>
		<category><![CDATA[corendon]]></category>
		<category><![CDATA[Corendon Airlines]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[itibar]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[tibar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Corendon Airlines, Business Life dergisi tarafından gerçekleştirilen “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket &#038; Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” araştırmasında yer alarak kurumsal iletişim alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-itibar-yonetimi-en-etkili-100-sirket-arasinda-621540">Corendon Airlines &#8220;İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket&#8221; arasında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Corendon Airlines, Business Life dergisi tarafından gerçekleştirilen “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket &#038; Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” araştırmasında yer alarak kurumsal iletişim alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Türkiye genelinde farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilirken araştırmada güven, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve paydaş iletişimi gibi kriterler doğrultusunda şirketlerin itibar performansları değerlendirildi. Bu başarı, Corendon Airlines’ın yalnızca operasyonel gücüyle değil, aynı zamanda güçlü marka itibarı ve stratejik iletişim yönetimiyle de fark yarattığını bir kez daha gösterdi. </p>
<p>Araştırma kapsamında Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesine girerken; Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise “Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” arasında gösterildi.</p>
<p>Konu özelinde düşüncelerini dile getiren<strong> Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan; </strong><em>“İtibar, yalnızca anlatılan değil; her temas noktasında tutarlı şekilde yaşatılan bir değerdir. Corendon Airlines olarak iletişimi stratejimizin merkezine alarak güveni sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz”</em> dedi.</p>
<p>Corendon Airlines, başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere ana kaynak pazarlarında ve Türkiye, İspanya, Mısır ile Yunanistan’daki güçlü destinasyon ağında yürüttüğü entegre iletişim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Teknolojiyi ve yeni iletişim trendlerini yakından takip eden yaklaşımını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla birleştiren Corendon Airlines, sektörde öncü konumunu sürdürüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-itibar-yonetimi-en-etkili-100-sirket-arasinda-621540">Corendon Airlines &#8220;İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket&#8221; arasında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama ilaçları doğru kişilerde etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zayiflama-ilaclari-dogru-kisilerde-etkili-oluyor-620656</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[Glp-1]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilerde]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo vermekte zorlanan birçok kişi son dönemde gündeme gelen yeni nesil zayıflama ilaçlarını merak ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-ilaclari-dogru-kisilerde-etkili-oluyor-620656">Zayıflama ilaçları doğru kişilerde etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kilo vermekte zorlanan birçok kişi son dönemde gündeme gelen yeni nesil zayıflama ilaçlarını merak ediyor. İştahta azalma ve kilo kaybını destekleyen bu ilaçların herkes için uygun bir tedavi yöntemi olmadığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlhan Tarkun, “GLP-1 reseptör agonistleri kilo kaybını destekleyen etkili ilaçlar arasında yer alıyor ancak bu tedaviler herkese uygulanabilecek standart bir çözüm olarak görülmemeli. Söz konusu ilaçlar genellikle fazla kilolarından diyet veya egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kurtulamayan kişilerde gündeme gelmeli” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p>Vücudumuzda GLP-1 adı verilen bir hormon bulunur. Yemek sonrası salgılanan bu hormon tokluk hissini artırır, mide boşalmasını yavaşlatır ve kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. GLP-1 tedavilerinin bu hormonun etkisini taklit eden ilaçlar olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlhan Tarkun, “Vücut kitle indeksi 30 kg/m² ve üzerinde olan, diyet, egzersiz ve davranış değişikliğine rağmen hedeflenen kilo kaybını sağlayamayan kişiler GLP-1 tedavileri için uygun adaylar arasında yer alır. Bunun yanı sıra vücut kitle indeksi 27 kg/m² ve üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, koroner arter hastalığı, uyku apnesi ya da prediyabet gibi obeziteyle ilişkili ek sağlık sorunları bulunan kişilerde de bu tedaviler önemli bir seçenek olarak değerlendirilir” dedi.</p>
<p><strong>Kalıcı sonuç için yaşam tarzı değişikliği önemli</strong></p>
<p>GLP-1 tedavileriyle ilgili iki yılı aşan izlem çalışmalarının önemli sonuçlar ortaya koyduğunu açıklayan Tarkun, “Bu tedavilerle sürdürülebilir kilo kaybının yanı sıra kalp ve damar sağlığıyla ilgili risklerde azalma, böbrek fonksiyonlarında iyileşme ve prediyabetin gerilemesi gibi olumlu sonuçlar elde edilebiliyor. Ayrıca yağlı karaciğer, kolesterol dengesizlikleri, uyku apnesi ve kalp yetmezliği gibi obeziteyle ilişkili bazı sağlık sorunlarında da iyileşmeler görülebiliyor. Ancak bu kazanımların korunabilmesi için tedavinin mutlaka sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite gibi sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmesi gerekiyor. İlaç bırakıldıktan sonra eski alışkanlıklara dönüldüğünde kilo artışı ve metabolik sorunlar yeniden ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Sadece kilo değil metabolik riskler de değerlendirilmeli</strong></p>
<p>Obezite tedavisinde asıl hedefin yalnızca kilo vermek olmadığını vurgulayan Tarkun, “Tedavinin önceliği kardiyometabolik riskleri azaltmak, insülin direncini iyileştirmek, organ fonksiyonlarını korumak ve yaşam kalitesini artırmaktır. Aynı zamanda GLP-1 tedavileriyle cerrahi seçenekler arasında karar verilirken sadece tartıdaki rakamlar değil; metabolik göstergeler, eşlik eden hastalıklar, fazla kilonun oluşturduğu fiziksel yük ve kişinin genel yaşam durumu birlikte değerlendirilir. Çoğu zaman metabolik riskler, fazla kilodan daha belirleyici bir rol oynayabilir” dedi.</p>
<p><strong>Cerrahi ve ilaç tedavileri birbirini tamamlayan yöntemler olacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki yıllarda obezite tedavisine yaklaşımın değişmesinin beklendiğini ifade eden Tarkun, “Önümüzdeki yıllarda obezite tedavi kılavuzlarının daha fazla kardiyometabolik risk odaklı hale gelmesi bekleniyor. Yani tek bir hormonu değil, birden fazla metabolik yolu hedefleyen yeni ilaçlar, kombinasyon tedaviler ve daha uzun vadeli idame modelleri öne çıkacak. Cerrahi ise daha seçici ve stratejik bir konuma evrilecek. Vücut kitle endeksi yüksek olan, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ya da ilaca erişimde sorun yaşayan hastalarda cerrahi önemini koruyacak. Ayrıca cerrahi ve ilaç tedavileri, rakip değil doğru hastada birbirini tamamlayan yöntemler olarak birlikte kullanılacak” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-ilaclari-dogru-kisilerde-etkili-oluyor-620656">Zayıflama ilaçları doğru kişilerde etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmada]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nargile]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, en etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten <span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, e</span>n etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi. Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranının genellikle yüzde 3–5 civarında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, farmakolojik destekle bu oranın yüzde 15–35’e kadar çıkabildiğini, kombine tedavilerde oranın daha da arttığını söyledi. Nargilenin içim süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı nedeniyle sigaradan daha zararlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, </span></b><b><span>bir nargile seansında, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman soluduğunu kaydetti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada nikotin bağımlılığı, sigara ve nargile kullanımının etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Sadece tek kullanım bile bağımlılık riskini artırıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigaranın temel bağımlılık yapıcı maddesinin nikotin olduğunu belirten<span> Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Nikotin, beyindeki dopamin salınımını tetikleyerek kişide keyif ve ödül hissi yaratır. Bu his, zamanla beynin nikotine karşı tolerans geliştirmesine ve aynı etkiyi elde etmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duymasına neden olur. Nikotin son derece bağımlılık yapıcıdır, sadece bir kez kullanmak bile, beyniniz üzerindeki anlık etkisi nedeniyle bağımlı hale gelme riskini artırır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Fiziksel ve psikolojik bağımlılık ortaya çıkıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Nikotin bağımlılığında, fiziksel ve psikolojik olarak, vücudun sürekli olarak bu kimyasala &#8220;bağımlı&#8221; hale geldiğini kaydeden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Fiziksel bağımlılık, vücudun </span><span><span><span>yoksunluk belirtilerinden</span></span></span><span> kaçınmak için nikotine ihtiyaç duyması durumudur. Yoksunluk belirtileri nikotin kullanımını bıraktığınızda yaşadığınız huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü gibi hoş olmayan hislerdir. Psikolojik bağımlılıkta ise o alışkanlık, günlük rutininizin bir parçası olmuştur. Kahve ile sigara içmek, sinirlenince sigara içmek gibi eşleşmeler yapılır. Bu gibi durumlarda içme ihtiyacı hissedilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün salgını, en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tütünün yaygın kullanımı için &#8220;tütün salgını&#8221; ifadesini kullandığını belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, “Dünya Sağlık Örgütü, bunun şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğunu söylüyor ve yılda 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olduğunu bildiriyor. Bu ölümlerin 1,2 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı tütün ürünü dumanına maruz kalmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığı nasıl anlaşılır?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının DSM-5 denilen evrensel tanı kriterleri olduğunu ifade eden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span>u tanı kriterlerine göre son 12 ay içinde aşağıdaki kriterlerden en az 2’sinin bulunmasının nikotin bağımlılığını düşündürdüğünü söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, bu kirterleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span>Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre sigara içme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Bırakma girişimlerinin başarısız olması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Sigara temini ve içimi için aşırı zaman harcama</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Güçlü içme isteği</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>İş, okul veya sosyal sorumlulukların aksaması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Zararlı etkiler bilinmesine rağmen devam etme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Tolerans gelişimi</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Yoksunluk belirtileri görülmesi</span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığında ilaç tedavileri etkili oluyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini ve etkili tedavi yöntemleri olduğunu belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>En yüksek başarı oranı davranışsal destek ve ilaç tedavisi birlikteliği ile elde edilir. Bunların tek başına kullanımı bile bırakma oranlarını artırmaktadır. Farmakolojik tedavi yani ilaç tedavisinde Nikotin Replasman Tedavisi (NRT) ve bupropion preparatlarını oldukça sık kullanmaktayız Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranı genellikle yüzde 3–5 civarındadır. Farmakolojik destekle bu oran yüzde 15–35’e kadar çıkabilir. Kombine tedavilerde oran daha da artar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tedavi sürecinde relaps görülmesi normal</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tedavi sürecinde relaps (nüks) görülebildiğini belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez, bağımlılığın kronik doğasının göstergesidir. Sigara bağımlılığı kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalıktır. En etkili yaklaşım ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bir nargile seansı 100 sigara dumanına bedel</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>N</span></span><span>argilenin sigaradan daha zararlı olabildiğini belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span></span><span>unun nedeninin nargile içiminin süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı olduğunu ifade ederek nargilenin sigaraya kıyasla daha zararlı olmasının bazı nedenleri:</span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span>Nargile kömürle yakıldığı için, karbonmonoksit gibi toksik gazlar da solunur. Ayrıca nargile dumanı, sigara dumanından daha fazla ağır metal, katran ve kanserojen maddeler içerebilir. </span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargile genellikle 30-60 dakika gibi uzun bir sürede içilir. Bu süre zarfında, bir nargile içicisi, sigara içen birinin aldığından çok daha fazla duman solur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bir nargile seansının, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman solumasına neden olabileceğini belirtmiştir.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargilede genellikle ağızlıklar paylaşıldığı için enfeksiyon riski fazladır. Tüberküloz, Herpes ve diğer enfeksiyon hastalıklarının yayılması daha kolaydır.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargiledeki su zararlı maddeleri yeterince filtrelemez ve duman hâlâ toksinler içerir.</span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><span>Nargile kullanımının sigaraya göre daha zararsız olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span></span><span>, “Her ikisi de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ancak nargilenin daha fazla duman çekilmesi ve karbonmonoksit gibi ek riskler taşıması nedeniyle daha tehlikeli olabileceği kabul edilmektedir​” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi noktasında hedefin </span></span><span>sigaraya başlamanın önlenmesi olması gerektiğini söyleyen <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, gençlerin ve çocukların bu tehlikeden korunması ve hiç başlamamaları için gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, önerlerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailelerin özellikle ebeveynlerin bilinçlendirmesi ve gençler üzerinde olumlu model olmaları önemlidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Elektronik sigara bir sigara bırakma yöntemi değildir. Sağlık açısından önemli riskler taşır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailece düzenli ve kaliteli zaman geçiren, iletişimi güçlü ailelerin çocuklarının sigara ve alkolü bırakma oranı, diğer ailelere kıyasla daha yüksektir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Çocuğun akademik becerilerini desteklemek, okul dışı farklı aktivitelere yönlendirmek, daha olumlu arkadaş çevrelerine girmesine destek olmak da katkı sağlayacaktır.</span><span> Gençlerin spora, sanata ya da hobilerine yönlendirilmesi, boş zamanlarını sağlıklı aktivitelerle doldurmalarına yardımcı olur. Böylece riskli davranışlardan uzak kalabilirler a</span><span>ncak ebeveynlerden biri veya her ikisi sigara içiyorsa; çocuğunuzla konuşmanız, yasaklamanız, cezalar vermeniz pek de işe yaramayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigarayı bırakmak için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı profesyonellerin görev yaptığı ve ülkemizin her bölgesinde kolayca ulaşılabilen Sigara Bırakma Polikliniklerinden yardım alabilirsiniz. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigara kullanımı hakkında eğitimler ve farkındalık çalışmaları, okullarda yaygın olarak yapılmalıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden sigaranın zararlarına yönelik bilinçlendirme kampanyaları yapılması etkili olur. Ünlü ve popüler kişilerin sigara karşıtı mesajlar vermesi, gençler üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ergenler arasında sigaraya başlamanın altında yatan nedenler çoğu zaman stres, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sorunlar olabilir. Bu durumda, gençlere psikolojik destek sağlamak ve duygusal problemlerle başa çıkmalarını öğretmek önemli bir adımdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>&#8211; Erken yaşta sigaraya başlamayı önlemek için bu adımlar hem devlet politikaları hem de toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşır. Gençlerin sağlıklı tercihler yapabilmesi için doğru rehberlik ve destek almaları, uzun vadede toplum sağlığını iyileştirmeye katkı sağlar</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609939</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde, çağın korkutan hastalığı kanserde çok olumlu ilerlemeler sağlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939">Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde, çağın korkutan hastalığı kanserde çok olumlu ilerlemeler sağlanıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez</strong> “Kanser, günümüzde bilimsel gelişmeler sayesinde giderek sadece tedavi edilen değil, daha iyi kontrol edilebilen ve yönetilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Her yeni yıl, kanserle yaşayan hastalar için daha fazla umut veren gelişmeleri tedavi protokolüne sokmaktadır. Tıbbi Onkolog gözüyle baktığımızda gelinen noktada; hastalığı değil hastayı merkeze alan anlayışla ilerlenmekte; erken tanı ve multidisipliner yaklaşımla, doğru zamanda, doğru merkezde ve doğru tedaviyle hastalar için çok büyük kazanımlar elde edilmektedir” diyor. Prof. Dr. Ölmez, <strong>4 Şubat Dünya Kanser Günü </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, kanser riskini azaltan 7 etkili önlemi ve kanser tedavisinde en yeni 4 çarpıcı gelişmeyi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Kişiye özel tedavi etkinliği artırıyor, yan etkileri azaltıyor</strong></li>
</ul>
<p>Geçmişte kanser tedavisi büyük ölçüde cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile sınırlıydı.<br /> Son 10–15 yılda ise kanser biyolojisinin daha iyi anlaşılmasıyla birlikte tedavi yaklaşımının köklü şekilde değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Ölmez şöyle konuşuyor: “Artık her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine, hastanın tümörünün genetik ve moleküler özelliklerine göre, kişiye özel tedavi planları oluşturuyoruz. Bu yaklaşım hem tedavi etkinliğini artırmakta hem de gereksiz yan etkileri azaltmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>‘Uzun yaşam’ kavramı gerçekçi bir hedef haline geliyor</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin immünoterapiler olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez “Oyun değiştiren yaklaşım olarak adlandırabileceğimiz immünoterapi tedavileri; doğrudan kanser hücresini hedef almak yerine, bağışıklık sisteminin kanseri tanımasını ve yok etmesini sağlamaktadır. Akciğer kanseri, melanom, böbrek kanseri, mesane kanseri ve bazı meme kanseri alt tiplerinde; uzun süreli hastalık kontrolü hatta bazı hastalarda yıllarca süren tam yanıtlar elde edilebilmektedir. Bu durum, kanser tedavisinde ‘uzun yaşam’ kavramını gerçekçi bir hedef haline getirmiştir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zor vakalar için yeni tedavi seçenekleri doğdu</strong></li>
</ul>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ölmez, bilimin son yıllarda hızlı ilerlemesiyle; hedefe yönelik ve akıllı tedavilerin zor vakalar için yeni tedavi seçenekleri doğmasını sağladığını vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Hedefe yönelik tedaviler; tüm vücudu etkilemek yerine, yalnızca kanser hücresindeki bozuk sinyal yollarını hedefliyor. Antikor-ilaç konjugatları yani ‘Akıllı ilaçlar’ ise; ilacı doğrudan kanser hücresine taşıyarak, sağlıklı dokuların olumsuz etkilenmesini önlüyor, etkinliği artırıp yan etkileri azaltmayı amaçlıyor. Bu tedaviler sayesinde, daha önce tedavi seçeneği sınırlı olan birçok hasta için yeni kapılar açılmış; meme, akciğer, mide ve jinekolojik kanserlerde sağkalım ve yaşam kalitesinde anlamlı artışlar sağlanmıştır.” </p>
<ul>
<li><strong>Kanserde hedefe yönelik bağışıklık tedavileri çığır açıyor</strong></li>
</ul>
<p>Hedefe yönelik bağışıklık tedavilerinin (bispesifik ankitorlar) son 10 yıla damga vuran en yenilikçi tedavilerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ölmez sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu ilaçlar aynı anda iki farklı hedefe bağlanarak; bağışıklık hücrelerini doğrudan kanser hücresine yönlendirir, tümör ile bağışıklık sistemi arasındaki mesafeyi ortadan kaldırır, dirençli ve tedavi seçenekleri sınırlı hastalarda dahi etkili yanıtlar sağlayabilir. Özellikle hematolojik kanserlerde ve seçilmiş solid (katı doku) tümörlerde yeni bir umut alanı oluşturmuştur.”</p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Kanser riskini azaltan 7 etkili önlem!</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez</strong> kanserlerin önemli bir bölümünün çevresel faktörler ve sağlıksız yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirterek, “Bu risklerin azaltılması, kanser görülme sıklığında belirgin düşüş sağlayabilir” diyor. Prof. Dr. Ölmez, kanser riskini azaltan 7 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Alkol, elektronik sigara, tütün ve tütün mamülleri kullanımından kaçının</li>
<li>Hava kirliliği, sigara dumanı, toksik gazlar, tiner, boya çözücü vb maruz kalmayın</li>
<li>İnşaat ve sanayi ortamlarında koruyucu maske takın, çıplak elle temas etmeyin</li>
<li>Zararlı güneş ışınlarından korunun  </li>
<li>İşlenmiş gıdalardan uzak durun, meyvelerin kabuğunu soyun, sebzelerdeki pestisitleri olabildiğince arındırın</li>
<li>Kimyasal maddelere (deterjanlar vb) çıplak elle temas etmeyin, kokusuna maruz kalmayın</li>
<li>Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanın</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939">Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Marka]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[markanın]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[söyledi]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[temelini]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035">Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi. “Etkili iletişim: Günlük yaşamda iletişimin gücü” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.</p>
<p><strong>İletişim bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç</strong></p>
<p>Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş oldu. Doç. Dr. Akbaş, konuşmasında etkili iletişimin yalnızca konuşmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, iletişimin bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, iletişimi yalnızca mesaj aktarımı olarak görmenin yetersiz olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“İletişim kuruyoruz, konuşuyoruz, kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak iletişim kurmakla etkili iletişim kurmak aynı şey değil. Etkili iletişim kurabilmek için ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz, ne zaman söylediğimiz ve hangi kelimeleri seçtiğimiz de son derece önemlidir. Aslında iletişimi tasarlıyor olmamız gerekir.” </p>
<p><strong>Sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisi var</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş, etkili ve sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisinin yer aldığını ifade ederek, günlük hayatta sıklıkla yapılan dinleme hatalarının iletişimi zayıflattığını ve bu hataların fark edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>
<p>İyi bir dinleyici olup olmadığımızı sorgulamamız gerektiğini de kaydeden Doç. Dr. Akbaş, dinleme sürecindeki en yaygın hataları şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p>“Konuşmayı bölüyor muyuz? Eğer sık sık bölüyorsak ve bu bir alışkanlığa dönüştüyse, buna mutlaka bakmak gerekiyor. Elbette bazı özel durumlarda müdahale edilmesi gerekebilir; ancak bu davranış rutin hale geldiyse, etkili bir dinleme pratiğinden söz edemeyiz. Bunun yanında konuşma esnasında başka şeylere bakmak da günümüzün en yaygın sorunlarından biri. Dijital çağda çoğumuzun elinde bir telefon ya da dikkatini dağıtan bir ekran var. Konuşma sırasında telefona bakmak, başka biriyle mesajlaşmak ya da zihinsel olarak orada olmamak, iyi bir dinleyici olmadığımızın açık göstergeleridir.”</p>
<p>Kelimelerin gücüne de değinen Doç. Dr. Akbaş, kullanılan dilin yalnızca anlam değil, aynı zamanda duygu ürettiğini belirtti. Olumsuz dilin karşı tarafta direnç oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Akbaş, yapıcı ve kapsayıcı bir dilin önemine işaret etti ve “Olumsuzluk içeren ifadeler çoğu zaman karşı tarafta direnç yaratır. ‘Lütfen konuşmayın’ demek yerine ‘Lütfen sessiz olalım’ demek, iletişimde iş birliğini ve uzlaşmayı güçlendirir. Çünkü kelimeler yalnızca anlam taşımaz, aynı zamanda duygu üretir.” diye konuştu.</p>
<p>Yüz yüze iletişimin, tüm dijital imkânlara rağmen hâlâ en etkili iletişim biçimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, iletişimde zamanlamanın da kritik bir rol oynadığını ifade etti. Doğru sözün yanlış zamanda söylendiğinde etkisini yitirebileceğini belirten Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin “ne, nasıl ve ne zaman” sorularının birlikte düşünülmesiyle mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazı</strong></p>
<p>Dinleme sürecinde beden dilinin ve geri bildirimin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, konuşmacının aldığı geri bildirimlerle iletişimin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini anlayabildiğini vurguladı ve “Konuşmacı, anlattığı duygu ve düşüncenin karşı tarafa geçip geçmediğini, dinleyiciden aldığı geri bildirimlerle anlar. Bu bir onay mekanizmasıdır. Dinlerken beden dilimizle ‘Evet, anlıyorum’, ‘Bunu mu demek istedin?’ gibi yansıtıcı geri bildirimler verdiğimizde, konuşmacı da mesajının doğru şekilde iletildiğini hisseder. Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazıdır.” diye konuştu.</p>
<p>Sadece işimize gelenleri duymanın da dinleme sürecindeki temel sorunlardan biri olduğuna işaret eden Doç. Dr. Akbaş, “Sadece duymak istediklerimizi duyup, geri kalanını görmezden gelmek de çok sık yapılan bir hatadır. Gündelik dilde buna ‘işimize geleni duymak’ diyebiliriz. Bu tutum, iyi bir dinleyici olmadığımızın önemli göstergelerinden biridir. Dinlemek yerine konuşmaya hazırlanmak, kendi savunmamızı düşünmek ya da zihinsel olarak başka bir yerde olmak da sağlıklı bir iletişim profili sunmaz.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Sağlıklı iletişimin temel bileşenlerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, açık ve çözüm odaklı bir iletişim anlayışının önemini vurguladı. Kapalı iletişimin, iletişim sürecini baştan tıkadığını belirten Doç. Dr. Akbaş, “Sağlıklı iletişimden söz edebilmek için öncelikle açık iletişim gerekir. Beden dilimizle, tavrımızla iletişime kapalı olduğumuzu gösteriyorsak, sağlıklı bir iletişim beklemek anlamsız hale gelir. Bunun yanında çözüm odaklı olmak, hoşgörülü ve ön yargısız bir yaklaşım sergilemek, esnek davranabilmek de sağlıklı iletişimin temel unsurlarıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçası</strong></p>
<p>Etkili iletişimin her zaman uzlaşma ya da memnuniyet üretmek anlamına gelmediğini de dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Etkili iletişim her zaman karşı tarafı memnun etmek değildir. Gerektiğinde net, saygılı ve açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Konuşmasında beden dili, ses tonu ve sözcük seçiminin izlenim ve imaj yönetimi üzerindeki etkilerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın karşı tarafta yaratılan etki olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuşmayı bölmek, yargılamak, dijital ekranlara yönelmek gibi davranışların etkili dinlemenin önündeki en büyük engeller arasında yer aldığını belirterek, “İyi bir dinleyici olmak; bölmeden, yargılamadan, beden diliyle de dinlediğini gösterebilmekten geçer. Aktif dinleme, sağlıklı ve etkili iletişimin temelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Varsayımlara dayalı iletişim ciddi sorunlara yol açıyor</strong></p>
<p>Sağlıksız iletişimin ise savunmacı, suçlayıcı ve tek taraflı bir dil üzerinden şekillendiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, özellikle varsayımlara dayalı iletişimin ciddi sorunlara yol açtığını vurguladı. </p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, “Varsayımda bulunmak, sağlıksız iletişimin en yaygın nedenlerinden biridir. ‘Beni zaten anladı’ demek ya da dijital ortamda gelen sessizliği ilgisizlik olarak yorumlamak çoğu zaman yanlış çıkarımlara yol açar. Oysa karşı tarafın görmemiş, müsait olmamış ya da teknik bir sorun yaşamış olması mümkündür. Varsayımlar, iletişimi zedeleyen en büyük tuzaklardandır.” dedi.</p>
<p>Ön yargının da sağlıksız iletişimi besleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Ön yargı, yeterli bilgi edinilmeden, çoğu zaman hayali kanıtlara dayanarak oluşturulan bir yargıdır. İnsanlarla ilk karşılaştığımız anlarda, ilk saniyelerden itibaren bir izlenim oluşur. Bu nedenle ilk izlenimi doğru yönetmek, ön yargıları kırmanın en etkili yollarından biridir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Beden dili iletişimin en güçlü unsurlarından biri</strong></p>
<p>Beden dilinin, izlenim ve imaj yönetiminde belirleyici bir unsur olduğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, sözlü ve sözsüz iletişimin uyum içinde olması gerektiğini söyledi ve “Beden dili, duruşumuzdan mimiklerimize, jestlerimizden göz temasına kadar iletişimin en güçlü unsurlarından biridir. Söylediklerimizle beden dilimiz uyumlu değilse, karşı tarafta tutarsızlık algısı oluşur. Bu nedenle beden dilimizi bilinçli ve farkında olarak kullanmamız, etkili iletişim açısından büyük önem taşır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Konuşma hızı, ses tonu, vurgu ve artikülasyonun da iletişimin etkisini doğrudan etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Akbaş, iletişimin bir denge işi olduğunu ve bu unsurların aynı zamanda ikna süreçlerinde de kritik rol oynadığını belirtti.</p>
<p><strong>Kişisel marka güven üzerine inşa edilir</strong></p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin yalnızca anlık ilişkileri değil, bireyin uzun vadede dış dünyadaki algısını ve kişisel markasını da şekillendirdiğini vurguladı. </p>
<p>Kişisel markanın yalnızca dış görünüşten ya da popülerlikten ibaret olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, kişisel markanın bireyin kimliği, değerleri, davranışları ve iletişim biçiminin bir bütünü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Akbaş, “Kişisel marka, tıpkı bir yapboz gibi; parçalar tek tek anlam taşır ama asıl anlam, o parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkar” dedi.</p>
<p>Kişisel markanın, bireyin dış dünyaya verdiği tüm mesajlardan oluştuğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, güven kavramının bu sürecin merkezinde yer aldığını ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Nasıl ki tüketici olarak bazı markalara gözümüz kapalı gider, güvenir ve sadık oluruz; kişisel marka da aynı şekilde güven üzerine inşa edilir. Söylediklerimiz, ilettiğimiz mesajlar, iletişim tasarımımız ve davranışlarımız bizim kişisel markamızın bir parçasıdır. Ancak bu parçaların doğru yönetilmesi gerekir. Çünkü kişisel marka, tek bir unsurdan değil; kimlikten, algıdan, eylemden ve tutarlılıktan oluşan bir bütündür.”</p>
<p><strong>Söylem–eylem uyumu yoksa kişisel marka da zayıflar</strong></p>
<p>Kişisel markanın en kritik unsurlarından birinin “söylem–eylem uyumu” olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Bir kişi ‘Ben güvenilir bir insanım’ diyorsa, bunun arkasını eylemleriyle doldurmak zorundadır. Söylediklerimizle yaptıklarımız örtüşmüyorsa, kişisel markamızı parlatmamız mümkün değildir. İmaj, davranış ve iletişim biçimi arasında bir uyum yoksa, karşı tarafta soru işaretleri oluşur.” dedi.</p>
<p><strong>Özgünlük ve ‘imza’ vurgusu</strong></p>
<p>“Nev-i şahsına münhasır olmak” ifadesini kullanan ve başkalarına benzemeye çalışmanın kişisel markayı zayıflattığını dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Herkes gibi olmak, kişisel marka yaratmaz. Güçlü kişisel markaların mutlaka bir imzası vardır. Bu bazen bir üslup, bazen bir aksesuar, bazen bir duruş ya da konuşma biçimi olabilir. Kişiyi diğerlerinden ayıran o küçük ama tutarlı detaylar, kişisel markanın temelini oluşturur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişisel SWOT analizi önerisi</strong></p>
<p>Kişisel marka oluşturma sürecinde bireyin kendisini objektif biçimde değerlendirmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, bu noktada kişisel SWOT analizinin önemine dikkat çekti. Güçlü ve zayıf yönlerin fark edilmesinin gelişim için temel bir adım olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akbaş, “Kendimize ayna tutmamız gerekiyor. Güçlü yanlarımızı görmek kolay ama zayıf yanlarımızı kabul etmek zor. Oysa zayıf yanlarımızı fark ettiğimizde, onları güçlü yanlara dönüştürme fırsatı da yakalarız. Kişisel marka, kendini tanımakla başlar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital dünyada kişisel marka riski daha yüksek</strong></p>
<p>Dijital mecraların kişisel markanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, sosyal medyada paylaşılan her içeriğin, kullanılan her dilin ve kurulan her etkileşimin kişisel markayı doğrudan etkilediğini söyledi ve “Dijital ortamda yaptığımız her şey, fiziksel hayattaki kişisel markamızı etkiliyor. Aynı şekilde fiziksel hayattaki duruşumuz da dijital kimliğimize yansıyor. Dijital ortam, yanlış anlaşılma riski yüksek olduğu için kişisel markayı yönetmek burada çok daha zor ve daha dikkat gerektiriyor.” diye sözlerini tamamladı</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035">Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 13:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[biyometrik]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[denetimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607647</guid>

					<description><![CDATA[<p> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi. Denetimsiz algoritmaların hak ihlallerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir” dedi.</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli sistemler, dünya genelinde göç yönetiminden sınır güvenliğine, vize değerlendirmelerinden biyometrik kimlik doğrulamaya kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojilerin yeterli şeffaflık ve denetimden yoksun şekilde uygulanması, ayrımcılıktan veri ihlallerine kadar ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye ve dünyada yaygın kullanım</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya’ya göre yapay zekâ, bugün göç yönetiminin neredeyse tüm aşamalarında yer alıyor. Türkiye’de GöçNet sistemi 5,5 milyon yabancının kaydını tutarken, 20’den fazla kamu kurumuyla entegre çalışıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın YİMER 157 çağrı merkezi ise yapay zekâ destekli konuşma tanıma sistemiyle yedi dilde hizmet veriyor. Türkiye’nin biyometrik alandaki kapasitesine de dikkat çeken Kaya, “Milli Biyometrik Parmak İzi Sistemi sayesinde Türkiye, kendi biyometrik algoritmasını geliştiren dünyadaki yedinci ülke konumunda” dedi. Uluslararası alanda ise Avrupa Birliği’nin Frontex ajansının drone’larla göçmen geçişlerini izlediğini, ABD’nin otonom gözetim kuleleri ve plaka tanıma sistemleri kullandığını hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Kaya şöyle konuştu:</p>
<p>“Suriye&#8217;de iç savaş öncesi nüfus kayıt oranı yüzde yüze yakınken, çatışmalarla birlikte birçok nüfus müdürlüğü kısmen veya tamamen tahrip oldu. BM verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 70&#8217;i temel kimlik belgelerinden yoksun. Türkiye, belge şartı aramaksızın milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı; bu insani yaklaşım, aynı zamanda kayıt sistemlerinin öz beyana dayalı verilerle kurulması anlamına geldi. Biyometrik sistemler kişinin daha önce kayıt yaptıran kişiyle aynı olduğunu doğrulayabiliyor, ancak ilk kayıttaki bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Bu konular, İstinye Üniversitesi&#8217;nin UNESCO ile birlikte Temmuz 2025&#8217;te düzenlediği ‘Göç Alanında Temel Yapay Zekâ Kullanımı’ okulunda ve Göç İdaresi Başkanlığı&#8217;nın 23 Ekim 2025&#8217;te Ankara&#8217;da düzenlediği etkinlikte ele alındı. Kanada&#8217;da yapay zekâ destekli sistemle Afrikalı öğrencilerin vize red oranı yüzde 75&#8217;e ulaşırken Çinli öğrencilerin yüzde 90&#8217;ı kabul alıyor. Yüz tanıma algoritmalarında koyu tenli yüzleri yanlış tanıma oranı açık tenli yüzlere göre 100 kata kadar daha yüksek. Güvenilir yapay zekâ için şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerekiyor; ancak bu standartlar göç sistemlerinde henüz yeterince sağlanmıyor.”</p>
<p><strong>“Algoritmalar tarafsız değil”</strong></p>
<p>Yapay zekânın en büyük risklerinden birinin algoritmik ayrımcılık olduğunu vurgulayan Kaya, yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli bireylerde hata oranının açık tenlilere göre 100 kata kadar çıkabildiğini söyledi. “ABD’de yüz tanıma hataları nedeniyle yapılan hatalı tutuklamaların tamamının Siyahi bireyleri kapsaması tesadüf değil,” diyen Kaya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de belirli ülke vatandaşlarının otomatik olarak daha ‘riskli’ sınıflandırıldığını belirtti.</p>
<p>Kaya’ya göre sorun, sistemlerin açıkça ırk ya da etnik köken sorması değil; posta kodu, ülke, lehçe gibi ‘tarafsız’ görünen değişkenlerin dolaylı ayrımcılık aracı haline gelmesi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Türkiye&#8217;de Milli Biyometrik Sistemi yüzde 99,42 hassasiyet ve yüzde 99,995 doğruluk oranı açıklıyor. Ancak bu rakamların bağımsız denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Biyometrik sistemlerin temel sınırlılığı şu: kayıt anında beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyorlar, yalnızca aynı kişinin tekrar geldiğini doğrulayabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Biyometrik veriler geri döndürülemez riskler taşıyor</strong></p>
<p>Göç yönetiminde tutulan biyometrik verilerin siber güvenlik açısından son derece hassas olduğuna dikkat çeken Kaya, “Şifre değiştirilebilir ama parmak izi ya da yüz geometrisi değiştirilemez. Bir kez sızdırıldığında, bu veriler kişinin hayatı boyunca risk yaratır” ifadelerini kullandı. Göçmenlere ait biyometrik ve kişisel verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin, siber güvenlik açısından yarattığı tehlikelerle ilgili örnek de veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “2022&#8217;de Amerika Göçmenlik Dairesi&#8217;nin sitesindeki bir hata yüzünden 6 bin 252 sığınmacının bilgileri herkese açık hale geldi. İçlerinden 103 Kübalı sığınmacının verileri yanlışlıkla Küba hükümetine gönderildi. Federal mahkeme bu sızıntının ‘işkence veya zulüm riskini artırdığını’ kabul etti” dedi.</p>
<p>ABD ve Avustralya’da yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Kaya, bu tür ihlallerin sığınmacıların yalnızca kendilerini değil, geldikleri ülkelerde kalan ailelerini de tehlikeye atabileceğini söyledi. Merkezi veri depolama yapıları ve denetimsiz taşeron firmaların, saldırı yüzeyini daha da genişlettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Göç sistemlerindeki güvenlik açıklarının önemli bir kaynağı, bağımsız denetimden geçmeyen taşeron firmalar ve merkezi veri depolama yapıları. Amerika&#8217;nın 290 milyon kişinin biyometrik verisini saklayan HART sistemi, kamu denetim raporlarına göre gerekli 12 gizlilik korumasından yalnızca 5&#8217;ini karşılıyor. Beş Göz İstihbarat İşbirliği anlaşmasıyla ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki göçmen verisi paylaşımı son yıllarda 100 kat arttı; yılda 8 milyon veri sorgusu yapılıyor. En trajik örnek ise BM Mülteciler Örgütü&#8217;nün 830.000 Rohingya mültecisinin parmak izi ve fotoğraflarını Myanmar hükümetiyle paylaşması; mültecilerin büyük çoğunluğu verilerinin bu şekilde kullanılacağından habersizdi. Veri egemenliği ve yerel kontrol, bu alanda giderek daha kritik hale geliyor. Güvenilir yapay zekâ sistemleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerektirir. Oysa göç veri tabanları çoğu zaman taşeron firmalarının ihmaline ve devletlerarası gizli anlaşmalara dayanıyor.”</p>
<p><strong>Uluslararası hukukla gerilim</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göç sistemlerinin uluslararası hukuk ve insan hakları normlarıyla tam uyumlu olmadığını belirten Kaya, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın göç ve iltica uygulamalarını “yüksek riskli” olarak sınıflandırmasına rağmen, sığınmacılar için bazı yasaklı teknolojilere hâlâ izin verildiğine dikkat çekti.</p>
<p>“Vatandaşlar üzerinde kullanılsaydı sıkı denetime tabi tutulacak sistemler, en savunmasız gruplar olan sığınmacılar üzerinde daha gevşek kurallarla uygulanıyor,” diyen Kaya, geri göndermeme ilkesinin bireysel değerlendirme gerektirdiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Gelecekte neler öne çıkacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki yıllarda göç politikalarını en çok etkileyecek gelişmeler arasında yapay zekâ destekli sahte belge üretimi, büyük dil modellerinin iltica değerlendirmelerinde kullanılması ve devasa biyometrik veri tabanlarının birbirine bağlanması yer alıyor. Kaya, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte belgelerin artık insan gözüyle ayırt edilemez hale geldiğini, buna karşı denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini ifade etti. Avrupa’da ve Türkiye’deki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“Avrupa Birliği&#8217;nin 2030&#8217;a kadar tamamlayacağı ‘Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi’ altı büyük veri tabanını birbirine bağlayarak dünyanın en büyük biyometrik deposunu oluşturacak; 6 yaşındaki çocukların bile yüz tanıma verileri bu sisteme girecek. Aralık 2025&#8217;te kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye&#8217;nin bu alandaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye&#8217;de İstanbul Havalimanı tamamen kağıtsız ve temassız seyahat deneyimi için biyometrik sistemler test ediyor; THY Boston ve Miami&#8217;de yüz tanıma ile uçuşa kabul süresini yüzde 50&#8217;ye kadar kısalttı. Milli Biyometrik Sistemi&#8217;ne gelecekte yüz, iris ve ses tanıma entegrasyonu planlanıyor. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 kapsamında 50 bin yapay zekâ uzmanı ve 1.000 girişim hedefleniyor.”</p>
<p><strong>“Asıl soru hukuk mekanizmalarının bu hıza nasıl yetişeceği”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>
<p>“Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir. Asıl soru, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği değil; bu hıza denetim ve hukuk mekanizmalarının nasıl yetişeceğidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor. Gripten korunmak ya da hastalığı daha hafif atlatmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Doğru beslenerek vücudun savunma mekanizmalarını güçlendirmek bu hastalıklara karşı doğal bir kalkan oluşturabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Sinem Türkmen, bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Protein, vitamin ve antioksidan içeren besinleri tercih edin</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi; virüs, bakteri ve diğer zararlı mikroorganizmalara karşı vücudu koruyan karmaşık bir savunma ağıdır. Bu sistemin hücreleri; vitaminlere, minerallere, proteine ve antioksidanlara ihtiyaç duyar. Yetersiz ve dengesiz beslenme, bağışıklık hücrelerinin sayısını ve etkinliğini azaltarak grip gibi enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için bu yöntemler; </p>
<ol>
<li><strong>Savunmanın Temel Taşı Protein:</strong> Bağışıklık hücrelerinin yapımı için yeterli protein alımı şarttır. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk, hindi, kırmızı et, kuru baklagiller; grip savar beslenmenin olmazsa olmazlarıdır. Özellikle iştahsızlığın arttığı hastalık dönemlerinde, çorbalara eklenen et, tavuk veya bakliyatlar protein alımını destekler. </li>
<li><strong>En Bilinen Bağışıklık Destekçisi C Vitamini:</strong> C vitamini, bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır ve enfeksiyon süresinin kısalmasına yardımcı olabilir. Portakal, mandalina, limon, kivi, kuşburnu, kırmızı biber, brokoli ve maydanoz en zengin kaynaklardır. C vitamini kaybı olmaması için bu gıdalar çiğ olarak tüketilmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki C vitamini tek başına mucize değildir; düzenli ve yeterli alımı önemlidir.</li>
<li><strong>Solunum Yollarının Koruyucusu A Vitamini ve Beta Karoten:</strong> A vitamini, burun ve boğaz mukozasının bütünlüğünü koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır. Havuç, balkabağı, ıspanak, roka, yumurta sarısı ve süt ürünleri bu açıdan değerlidir. </li>
<li><strong>Bağışıklık Hücrelerinin Gizli Kahramanları Çinko ve Demir:</strong> Çinko eksikliği, enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Kırmızı et, kabak çekirdeği, tam tahıllar ve baklagiller iyi çinko kaynaklarıdır. Demir ise oksijen taşınmasını sağlayarak bağışıklık hücrelerinin etkin çalışmasına katkıda bulunur. Kırmızı et, ciğer, mercimek, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler demir kaynağıdır. Demir kaynağı gıdaların emilimini artırmak için C vitamini kaynağı olan besinlerle birlikte tüketilmelidir. Bitkisel demir kaynağı içeren gıdalarla birlikte süt ürünü tüketilmemelidir. Örneğin ıspanak yemeği ile yoğurt birlikte tüketildiğinde ıspanaktaki demirin emilimi azalmaktadır. </li>
<li><strong>Bağırsak Sağlığı Güçlü Bağışıklık Sistemi Demektir Probiyotikler: </strong>Bağışıklık hücrelerinin yaklaşık büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur. Yoğurt, kefir, ev yapımı turşu ve fermente gıdalar; bağırsak florasını destekleyerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. Şeker, işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdalar ise bağırsak sağlığını olumsuz etkilediği için bağışıklığı zayıflatabilmektedir. </li>
<li><strong>Bağışıklığın Sessiz Destekçileri Antioksidanlar:</strong> Grip ve benzeri enfeksiyonlar sırasında vücutta oksidatif stres artar. Antioksidanlar, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek bağışıklık sisteminin daha güçlü ve dengeli çalışmasına yardımcı olur. Renkli sebze ve meyveler antioksidanlardan zengindir. Özellikle nar, yaban mersini, üzüm, portakal, kivi, havuç, balkabağı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler; bağışıklık hücrelerini destekleyen önemli bileşenler içerir. Yeşil çay, zerdeçal ve zencefil gibi besinler ise antiinflamatuar etkileriyle hastalık sürecinin daha hafif geçirilmesine katkı sağlar. Antioksidanlar en etkili şekilde doğal besinler yoluyla alınır. Bilinçsiz kullanılan takviyeler yerine, çeşitli ve dengeli bir beslenme modeli bağışıklık sistemi için en güvenilir yaklaşımdır.</li>
</ol>
<p><strong>Grip ve nezleyi daha hafif atlatmak için bol sıvı tüketin</strong></p>
<p>Yeterli sıvı alımı; boğazın nemli kalmasını sağlar, toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve ateşle artan sıvı kaybını telafi eder. Suya ek olarak ıhlamur, adaçayı, ekinezya, zencefil-limon gibi bitki çayları tercih edilebilir. Ancak bitki çaylarının da aşırı tüketilmemesi gerektiği ve bazı ilaçlarla etkileşime girdiği unutulmamalıdır, bu nedenle kronik hastalığı olan kişiler tüketmeden önce mutlaka hekimine danışmalıdır. Grip döneminde aşırı şeker tüketimi bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltabilir. Paketli gıdalar, şekerli içecekler ve aşırı rafine karbonhidratlar yerine; doğal, ev yapımı ve besleyici öğünler tercih edilmelidir. Alkol tüketimi de bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösterebilir.</p>
<p><strong>Bağışıklık dostu çorba </strong></p>
<p>Gripten korunmak yalnızca birkaç günlük bir çaba değil; bütüncül bir yaşam tarzının sonucudur. Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku, stres yönetimi ve fiziksel aktivite bir araya geldiğinde bağışıklık sistemi en güçlü haline ulaşır. Unutmayın, mutfakta atılan küçük ama doğru adımlar, kış aylarını daha sağlıklı ve enerjik geçirmenin anahtarıdır.</p>
<p>Soğuk kış günlerinde bağışıklık sistemini desteklemenin en pratik yollarından biri, besin değeri yüksek ve sindirimi kolay çorbalardır. Aşağıdaki tarif; protein, antioksidan, vitamin ve mineralleri bir araya getirerek grip döneminde vücudu desteklemeyi amaçlar. Bu çorba; iştahsızlık, boğaz hassasiyeti ve halsizlik gibi grip belirtilerinin görüldüğü dönemlerde, ana öğün yerine veya destekleyici bir öğün olarak rahatlıkla tüketilebilir.</p>
<p>Malzemeler (4 porsiyon):</p>
<ul>
<li>1 adet orta boy soğan</li>
<li>1 diş sarımsak</li>
<li>1 adet havuç</li>
<li>1 küçük kâse kırmızı mercimek</li>
<li>1 yemek kaşığı zeytinyağı</li>
<li>1 çay kaşığı zerdeçal</li>
<li>1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil</li>
<li>5–6 su bardağı sıcak su veya ev yapımı tavuk suyu</li>
<li>Tuz, karabiber</li>
<li>Servis için birkaç damla limon suyu</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Zeytinyağını tencereye alın, doğranmış soğan ve sarımsağı hafifçe kavurun. Küp doğranmış havucu ve yıkanmış kırmızı mercimeği ekleyin. Zerdeçal ve zencefili ilave ederek kısa süre karıştırın. Üzerine sıcak su veya tavuk suyunu ekleyip mercimekler yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra çorbayı blenderdan geçirin, tuz ve karabiber ekleyin. Servis ederken birkaç damla limon suyu ilave edin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 08:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[korunmada]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Sipahi]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye genelinde grip vakalarında artış yaşanıyor. Grip vakaları, özellikle risk grubunda olan bireyler için tehlike arz ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957">Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye genelinde grip vakalarında artış yaşanıyor. Grip vakaları, özellikle risk grubunda olan bireyler için tehlike arz ediyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, grip enfeksiyonlarının mevcut durumunu, risk gruplarını ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi.</p>
<p>Grip ve soğuk algınlığının toplumda sık sık karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Sipahi, “Grip, influenza virüsünün neden olduğu ani başlayan, yüksek ateş ve şiddetli halsizlikle seyreden bir hastalıktır. Soğuk algınlığı ise farklı virüslerin yol açtığı, daha hafif ve yavaş gelişen bir tablodur. Gripte yüksek ateş, kas-eklem ağrısı ve belirgin bitkinlik daha sık görülür, soğuk algınlığı ise burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile öne çıkar. Risk grubunda olan 65 yaş üstü bireyler, 5 yaş altı çocuklar, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler için grip daha ağır seyredebilir.  Ayrıca, üniversite kampüslerinin kalabalık ortamı, yurt yaşamı ve toplu taşıma kullanımı, öğrencileri bulaş açısından riskli gruplar arasına sokuyor” dedi.</p>
<p><b>“Erken tanı ve aşılama hayat kurtarıyor”</b></p>
<p>Gripten korunmada en etkili yöntemin yıllık aşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sipahi, “Özellikle öğrenciler, öğretim üyeleri ve sık seyahat edenlerin grip aşısı yaptırması önemlidir. Aşı, hastalığa yakalanma riskini azaltmanın yanı sıra ağır seyir ve hastaneye yatış ihtimalini ciddi oranda düşürüyor. Temel önlemleri almak önemlidir. Ellerin sık sık yıkanması, hasta hissettiğinde toplu alanlardan uzak durulması, toplu taşıma ve kalabalık ortamlarda maske kullanımı, kapalı alanların havalandırılması, öksürürken dirsek içine öksürme, ağır belirtiler varsa tıbbi değerlendirmeye başvurulması gibi önlemlerle daha sağlıklı ortamlar oluşturulabilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, günlerce süren yüksek ateş ve bilinç değişikliği gibi bulgular gripte ağır seyri düşündürür ve mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kronik hastalığı olan bireylerde durum hızla kötüleşebiliyor, hastaneye erken başvurmaları kritik önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sipahi, “Grip, uygun bağışıklığı olmayan veya risk grubu bireylerde daha ağır seyredebilir. Özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, 3-4 günden uzun süren 38°C üzeri yüksek ateş, bilinç değişikliği, aşırı halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve kronik hastalıkların hızla kötüleşmesi gibi belirtiler ciddiyet göstergesidir ve tıbbi değerlendirme gerektirir. Gribin ağır seyretmesi durumunda zatürre (pnömoni), akut solunum yetmezliği, kalp kası ve/veya kalp zarı iltihabı, sinüzit, orta kulak iltihabı ve nörolojik komplikasyonlar (ensefalit gibi) gelişebilir. Bu gibi durumlarda hastanelere başvurulması gerekmektedir. Grip sonrası öksürük ve halsizlik haftalarca sürebilir, bağışıklık sistemi baskılanmış veya kronik hastalığı olan bireylerde kalp ve beyin fonksiyonlarında kalıcı bozukluklar görülebilmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Mevsim geçişlerinde girip salgını artıyor”</b></p>
<p>Mevsim geçişlerinde girip salgınının arttığını vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, “Polikliniklerde kesin tanılı influenza vakaları görülmeye başlandı ancak yoğun bakımlarda henüz influenza tanılı hastaya rastlamadık. Önümüzdeki 2–2,5 aylık süreçte, özellikle yılbaşı döneminin etkisiyle grip vakalarında ciddi bir artış bekliyoruz. Toplumun, hem bireysel hem de toplumsal olarak alınacak önlemlere dikkat etmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957">Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKOM&#8217;dan sağanak yağış uyarısı: İBB ekipleri teyakkuzda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akomdan-saganak-yagis-uyarisi-ibb-ekipleri-teyakkuzda-597223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 11:51:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akom]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havayla birlikte Balkanlar üzerinden gelen soğuk havanın yaratabileceği olası olumsuzluklara karşı İBB, tüm birimleriyle teyakkuzda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akomdan-saganak-yagis-uyarisi-ibb-ekipleri-teyakkuzda-597223">AKOM&#8217;dan sağanak yağış uyarısı: İBB ekipleri teyakkuzda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havayla birlikte Balkanlar üzerinden gelen soğuk havanın yaratabileceği olası olumsuzluklara karşı İBB, tüm birimleriyle teyakkuzda. İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinasyonunda sahaya çıkan ekipler, 5.887 personel ve 1.972 araç/iş makinesinden oluşan gücüyle seferber oldu. Sağanak yağışların yarın sabah saatlerine kadar İstanbul genelinde etkili olması bekleniyor.</strong></p>
<p><strong>KUVVETLİ YAĞIŞ ETKİLİ OLDU</strong></p>
<p>Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı hava ile birlikte Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava İstanbul&#8217;da kuvvetli gök gürültülü sağanak yağmur şeklinde etkili oldu. </p>
<p>7 Aralık gece yarısı itibariyle başlayan ve saat 04.00 civarı şiddetini artıran kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış Boğaz çevresi ve Avrupa Yakasında, özellikle Şişli, Sarıyer, Arnavutköy, Beykoz, Üsküdar, Bakırköy ilçelerinde etkili oldu. İstanbul’un farklı bölgelerinde metrekareye 5 ila 45 kg arasında yağış kaydedildi.</p>
<p>Yağışın öğle saatlerine kadar kuvvetli şekilde devam etmesi ve yarın sabah saatlerine kadar İstanbul genelinde etkili olması bekleniyor. İl genelinde hafif seyreden rüzgârın ise öğle saatlerinden itibaren kuvvetlenerek gece saatlerine kadar kuzeyli yönlerden zaman zaman fırtınamsı (40–60 km/saat) şeklinde esmesi öngörülüyor.</p>
<p><strong>AKOM’DA KRİZ MASASI KURULDU; YAKLAŞIK 6 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI</strong></p>
<p>Hava tahmin raporları doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), olumsuz hava koşullarıyla mücadele için ekiplerini hazırladı. İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı kriz masası kurarak koordineli çalışıyor. </p>
<p>Su baskınlarına karşı kritik görev üstlenen İtfaiye, altyapı ve su tahliye sorunlarını çözen İSKİ, hasar gören yolların onarımı ve güvenli geçişi sağlayan Yol Bakım Daire Başkanlığı ekipleri sahada.   Ayrıca, Atık Yönetimi, Park Bahçeler, Afet İşleri, Zabıta, İBB Trafik, İETT, Metro İstanbul, Halkla İlişkiler ve İşletmeler Müdürlüğü birimleri de dahil olmak üzere toplam 5.887 personel ve 1.972 araç/iş makinesi sahada aktif görev yaptı. Ekipler, İstanbul&#8217;un dört bir yanından gelen ihbarlara müdahale çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><strong>YENİ HAFTADA HAVA DURUMU </strong></p>
<p>İstanbul başta olmak üzere yurdumuzun tamamına yakın bölümünde bugün soğuk ve yağışlı havaların etkili olması beklenirken, yeni haftada (Pazartesi hariç) parçalı ve çok bulutlu bir gökyüzü bekleniyor.</p>
<p>İstanbul’da hava sıcaklıklarının <strong>20 Aralık’a kadar (8-10 Aralık hariç) mevsim normallerinin 2-4°C üzerinde seyretmesi öngörülüyor.</strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akomdan-saganak-yagis-uyarisi-ibb-ekipleri-teyakkuzda-597223">AKOM&#8217;dan sağanak yağış uyarısı: İBB ekipleri teyakkuzda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaburun, Çeşme ve Foça&#8217;da etkili olan yağışlar için ekipler seferber oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karaburun-cesme-ve-focada-etkili-olan-yagislar-icin-ekipler-seferber-oldu-595416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 10:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[foça]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[karaburun]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yağışlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595416</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir genelindeki yağışlar özellikle Karaburun, Foça, Çeşme, Dikili ilçelerinde etkili oldu. Deniz seviyesinin de yükselmesi nedeniyle yaşanan su baskınlarına İzmir İfaiyesi ve İZSU ekipleri başta olmak üzere belediyenin çok sayıda birimi müdahale etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaburun-cesme-ve-focada-etkili-olan-yagislar-icin-ekipler-seferber-oldu-595416">Karaburun, Çeşme ve Foça&#8217;da etkili olan yağışlar için ekipler seferber oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>İzmir genelindeki yağışlar özellikle Karaburun, Foça, Çeşme, Dikili ilçelerinde etkili oldu. Deniz seviyesinin de yükselmesi nedeniyle yaşanan su baskınlarına İzmir İfaiyesi ve İZSU ekipleri başta olmak üzere belediyenin çok sayıda birimi müdahale etti. Yağıştan etkilenen yerlerde yaşamın normale dönmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi toplam 342 araç, 200 iş makinesi ve bin 200 personelle çalışmalarını sürdürüyor. <br />Dün akşam saatlerinden bu yana İzmir genelinde devam eden yağışlar özellikle Karaburun, Foça, Çeşme ve Dikili&#8217;de etkili oldu. Karaburun&#8217;da son 24 saatte metrekareye 165, Foça&#8217;da 137, Çeşme&#8217;de 131, Dikili&#8217;de 110 kg yağış düştü. Deniz seviyesinin de yükselmesiyle birlikte su baskınları yaşandı. İZSU Genel Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri ihbarlara müdahale etmek için bölgeye sevk edilen takviye ekiplerle birlikte seferber oldu.   İzmir Büyükşehir Belediyesi bin 200 personel 342 araç, 200 iş makinesi ve pompa ile su taşkını yaşanan bölgelerde yaşamı normale döndürmek için kesintisiz çalışıyor. Çeşme, Karaburun, Foça gibi kıyı bölgelerin yanı sıra Alsancak, Bostanlı, Konak ve Karşıyaka ilçelerindeki kritik noktalarda ve dere altgeçitlerinde ekipler takip ve müdahale çalışmalarını sürdürüyor. Dere temizlik çalışmalarının özellikle Çeşme, Karaburun ve Seferihisar&#8217;da büyük taşkın sorunlarını önlediği bildirildi. </p>
<p><strong>İhbarlara anında müdahale</strong><br />İZSU 185 Çağrı Merkezi’ne toplam 106 ihbar geldi. Taleplerin 18’i Çeşme bölgesinden iletilirken, gelen ihbarların 4’ü yol su baskını, 14’ü ise ev su baskını olarak kayda geçti. İZSU, 521 personel ve 316 araçla sahada görev yapıyor. İtfaiye 112 ihbar hattına iletilen toplam vaka sayısı 61 oldu. İhbarların 44’ü ev su baskını, 11 iş yeri su baskını, 3 hasar tespiti, 2 araç su baskını sebebiyle oldu. Ekipler gelen ihbarlar doğrultusunda harekete geçerek su tahliye çalışması yaptı. </p>
<p><strong>Çalışmalar sürüyor</strong><br />İzmir’de İZSU Genel Müdürlüğü, İtfaiye ve Fen İşleri Daire Başkanlığı, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Ulaşım Dairesi Başkanlığı, Zabıta Dairesi Başkanlığı, Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığı’nda görevli ekipler vatandaşların can ve mal kaybı güvenliği için çalışmalarını sürdürüyor. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ise sahada ön tespitleri yaparak koordinasyona destek veriyor. </p>
<p><strong>Yağış devam edecek</strong><br />Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak İzmir&#8217;in merkez çevreleri ve kıyı kesimlerinde (Bergama, Dikili, Foça, Menemen, Aliağa, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Bornova, Buca, Gaziemir, Karabağlar, Konak, Balçova, Güzelbahçe, Narlıdere, Urla, Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Menderes, Selçuk) kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaburun-cesme-ve-focada-etkili-olan-yagislar-icin-ekipler-seferber-oldu-595416">Karaburun, Çeşme ve Foça&#8217;da etkili olan yağışlar için ekipler seferber oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakiler]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakilerde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[isteyen]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Vurgulayan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin, gribin basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını vurgulayarak, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin</strong>, gribin (influenza) basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını belirterek, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin ölümüne yol açtığını söylüyor. Özellikle risk grubundaki kişilerde gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekin, evinde yaşlı, çocuk, gebe ya da kronik hastalığı olan sağlıklı kişilerin de aşı yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Süda Tekin, influenzadan korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Okulların açılması ve havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre artarken, gribal enfeksiyonlar hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin “Grip ya da tıbbi ismiyle influenza, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok sık karıştırlan ‘nezle’den farklıdır ve basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Her yıl dünyada yaklaşık 3-5 milyon kişiyi etkileyen, 250-500 bin kişinin ölümüne neden olan bir enfeksiyondur” diyor. Gribe neden olan influenza virüsünün yapısının kolaylıkla değişebildiğini, bu nedenle bağışıklık sistemimizden kaçabildiğini belirten Prof. Dr. Tekin “Virüste meydana gelen küçük yapısal değişiklikler, tüm dünyayı etkileyen büyük salgınlara yol açabilmektedir. Grip, halen dünyada aşı ile önlenebilir ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır” diye konuşuyor.</p>
<h3><strong>Öksürüp hapşırırken mendil ya da kollarınızı kullanın </strong></h3>
<p>Grip (influenza) virüsünün damlacık yoluyla bulaştığını, öksürme, hapşırma ve yüksek sesle konuşma esnasında hasta kişilerden virüs içeren çok sayıda damlacığın etrafa yayıldığını anlatan Prof. Dr. Süda Tekin sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu damlacıkların ağız, burun ya da gözlere de ulaşması ile hastalık çok hızlı ve çok kolay bulaşır. Bu nedenle gripli bir kişi virüsü etrafa yaymamak için öksürüp hapşırırken ağzını bir mendille, mendil bulamıyorsa kolları ile kapatmalıdır. Ellere hapşırmak en tehlikeli olanıdır. Ellere bulaşan virüs buradan, dokunulan her yere yayılır.” Hasta olan kişinin sık sık ellerini yıkaması, su ve sabun bulunamadığı durumda el antiseptikleri ile ellerin ovalanarak temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Enfeksiyonun toplumda yayılmasının engellenmesi amacıyla, özellikle hastalığın ilk günlerinde okula, işe gidilmeyip evde istirahat edilmelidir. Ev halkını korumak için eller sık sık yıkanmalı, oda havalandırılmalıdır. Maske ağız ve burunu tam kapamalı, ıslandığında değiştirilip eller yıkanmalıdır” diyor.</p>
<h3><strong>Evdeki tüm bireyleri yatağa düşürebiliyor!</strong></h3>
<p>Influenzanın (grip) çok kolay ve çok hızlı bulaşması dolayısıyla evdeki tüm bireyleri aynı anda hasta edip yatağa düşürebildiğini, özellikle gebeler, 50 yaş üstündekiler, aşırı kilolular, 5 yaş altındakiler, kronik hastalığı olanlar ve ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda çok daha ağır seyrettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin “Bu kişilerde grip hastaneye yatışlara, hatta ölümlere neden olmaktadır. Mutlaka doktora başvurup test yaptırılmalıdır.  Gribin tedavisi istirahat ve destek tedavisidir. Ateş düşürücü ilaçlar, bol sıvı alımı önerilir. Ancak risk grubundaki kişiler ve risk grubunda olmasa bile hastalığın ağır seyrederek komplikasyonlara yol açtığı kişilerde doktor önerisiyle doğrudan grip virüsüne etkili ilaçların kullanılması gerekir” diyor.</p>
<h3><strong>En etkili korunma yöntemi; aşılanma</strong></h3>
<p>Gripten ve diğer enfeksiyonlardan korunmada en etkili önlemlerin başında grip aşısının geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Ellerin sık yıkanması, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme, hasta kişilerle temasın kısıtlanması ve maske takılması çok büyük önem taşıyor. Ancak grip aşısı özellikle risk altındaki kişiler için <strong>en etkili korunma yoludur</strong>.”</p>
<p>Grip (İnfluenza) aşısının 6 aydan büyük herkese önerildiğini, ancak risk gruplarındaki kişiler ve bu kişilerle yakın teması olanların mutlaka aşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Grip aşısı için yumurta alerjisi olanlara yapılmaması ile ilişkili uyarı kaldırılmıştır. Ancak daha önce grip aşısı sonrası alerjik tepkime vermiş olanların aşılarını donanımlı bir Aşı Merkezinde yaptırması önerilmektedir” diyor.</p>
<h3><strong>Felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz</strong></h3>
<p>Grip aşısının ciddi yan etki yapma olasılığının diğer aşılardan farksız olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Aşının erişkinlerde görülen en sık yan etkisi enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyettir. Ülkemizde uygulanan grip aşıları (İİV3 veya İİV4) inaktif (cansız) virüs aşısı olduğundan aşıya bağlı grip gelişmesi mümkün değildir. <strong>Aşı felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz ve gebelerde de güvenle yapılabilmektedir. Ülkemizde </strong>2025-2026 dönemi için de DSÖ önerisi 3 valan aşının uygulanmasıdır. Kişiler 3 ya da 4 valan hangi aşıya ulaşabilirler ise bu aşıyı olabilirler.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:38:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[durmak]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Evre]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaradan]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. Erkeklerde en sık görülen kanser türü olan akciğer kanseri kadınlarda da meme ve kolorektal kanserlerinden sonra 3. sıklıkta görülüyor. Kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 85&#8217;inin sigara kullanımı nedeniyle geliştiği belirtiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> akciğer kanserinden korunmanın veya riski azaltmanın en etkili yolunun  sigara ile tütün ürünlerinin bırakılması ve mümkün olduğunca pasif içicilikten kaçınılması olduğuna dikkat çekerek, “Sigara ve tütün ürünlerinin bırakılmasıyla akciğer kanseri önlenebilmektedir. Ayrıca çevresel risk faktörlerini kontrol etmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek riskin azaltılmasında büyük bir önem taşımaktadır” diyor. Akciğer kanserinin genellikle erken dönemlerinde belirti vermemesi ve en tipik sinyali olan öksürüğün sigara kullanımına bağlanması nedeniyle sıklıkla ileri evrede teşhis edildiğine vurgu yapan <strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> “Tanının gecikmesi de tedaviden etkin sonuç alınamamasına ve bunun sonucunda hastanın yaşamını yitirmesine neden olabilmektedir. Her kanserde olduğu gibi akciğer kanseri de ne kadar erken teşhis edilirse tam şifa şansı o kadar yükselmektedir. Bazen tarama yöntemleriyle tespit edilen çok erken evre akciğer kanserinde hastalarda sadece ameliyat ile şifa sağlanabilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Risk grubundaki 50 yaş ve üzeri kişilere tarama önerisi</strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, akciğer kanserine aslında tarama yöntemleriyle erken dönemde tanı konulabildiğini belirterek, “Erken evrede teşhis edilebilmesi için yüksek riskli olarak belirlenmiş; yoğun sigara içen veya geçmişte içmiş olan 50 yaş ve üzeri kişilere her yıl düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı akciğer tomografi çekimi yapılması önerilmektedir. Bu sayede henüz belirti vermemiş erken evre akciğer kanserinin yakalanması mümkün olabilmektedir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Kadınlarda akciğer kanseri artıyor, çünkü… </strong></p>
<p>Akciğer kanseri, akciğer dokusundaki hücrelerin genetik olarak bazı değişimlere uğradıktan  sonra kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan bir kanser türü. Genel olarak erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 3 ila 3,5 kat daha sık görülüyor. Erkeklerin sigara ve tütün kullanımının kadınlardan çok daha yaygın olmasının bunun başlıca nedeni olduğu düşünülüyor. Ancak, günümüzde kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla birlikte akciğer kanseri oranları kadınlarda da yükseliyor ve iki cinsiyet arasındaki fark giderek azalıyor.</p>
<p><strong>Bu kanserin yüzde 85’inden sigara sorumlu!</strong></p>
<p>Akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara kullanımı gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 85&#8217;inin sigarayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Sigara dumanında bulunan çok sayıda kimyasal maddenin bir kısmı kanserojen özellik taşıyor. Bu kanserojen maddeler akciğer dokusunda hücrelerin genetik yapısını bozarak akciğer kanserine yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,<strong> </strong>sigaranın bırakılması sonrasında akciğer kanseri riskinin azalması için üzerinden uzun bir süre geçmesi gerektiğini anlatarak, “Ayrıca, uzun dönem yoğun sigara içen kişilerde sigaranın bırakılması riski azaltsa da bu risk hiçbir zaman içmeyenler seviyesine düşmez; çünkü akciğerlerde bir miktar hasar mutlaka oluşmuştur. Bu nedenle, sigaraya hiç başlamamak en doğrusudur” diyor.  Prof. Dr. Faysal Dane, sigaranın yanı sıra hava kirliliği, radon gazı veya asbest maruziyeti, genetik faktörler, pasif içicilik ve ev içi duman maruziyetinin de risk faktörleri arasında yer aldığını söylüyor. </p>
<p><strong>Genellikle tesadüfen teşhis ediliyor</strong></p>
<p>Akciğer kanseri şikayete yol açtığında sıklıkla ileri evrede oluyor. Geç teşhis edilmesinin nedeni ise kanserin çoğunlukla uzun süre belirti vermemesi veya öksürük gibi yakınmaların sigaraya bağlanarak önemsenmemesi. Ayrıca yoğun sigara kullanan hastalarda tarama yöntemlerinin olmaması da geç teşhisin bir diğer sebebini oluşturuyor. Erken evrede çoğunlukla belirti vermemesi nedeniyle bu dönemde ancak rastlantısal çekilen bir görüntüleme yöntemi sonrasında fark ediliyor. İleri evrelerde ise uzun süreli öksürük, kan tükürme, nefes darlığı, boyunda şişme, göğüs bölgesinde ağrı, hırıltı veya ses kısıklığı gibi belirtilerle kendini belli ediyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, bu tür belirtilerin mutlaka akciğer kanseri yönünden tetkik edilmesi gerektiğine işaret ederek, “Akciğer grafisi bazı büyük kitleleri veya sıvı toplanmasını gösterebilmektedir. Şüphe olan hastalarda düşük doz bigisayarlı tomografi çekilmesi en uygun olan yöntemdir. Asıl teşhis ise görülen kitleden biyopsi yapılarak alınan numunenin mikroskop altında incelenmesiyle konulmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide çığır açan gelişmeler yaşanıyor! </strong></p>
<p>Akciğer kanserinin tedavisinde; ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi yöntemlerine başvuruluyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, kanser tedavisinde çığır açan immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçların son yıllarda akciğer kanserinde de uygun hastalarda hem erken evrede hem de ileri evrelerde  kullanılmaya başlandığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Eskiden immünoterapi tedavisi bu hastalıkta daha ileri evrede fayda sağlarken, son birkaç yıldır erken evrede de temel oyunculardan biri haline gelmiştir. Aynı şekilde, eğer hastanın tümörü hedefe yönelik ilaçlar için uygunsa,  bu ilaçlara artık hem erken evre hem de ileri evre hastalıkta başvurabilmektedir. Bunların yanı sıra günümüzde hastanın tümöründen alınan bir parçadan kapsamlı gen analizi yapılarak hangi ilacın bu hastanın kanserinde etkili olduğunu tespit etmek mümkün olmaktadır. Tüm bu gelişmeler sayesinde  son yıllarda akciğer kanserinde hastaların yaşam sürelerinde ciddi artışlar kaydedilmiştir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim yelpazesi genişliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitim-yelpazesi-genisliyor-586462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 16:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[genişliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[yelpazesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili Sunum ve Hitabet Eğitimi” verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-yelpazesi-genisliyor-586462">Eğitim yelpazesi genişliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili Sunum ve Hitabet Eğitimi” verdi. Etkili hitabetin vatandaşla iletişimi artıracağı ve personel yetkinliklerinin gelişiminde önemli avantajlar sağlayacağı vurgulandı.<br /><b>MESLEKİ GELİŞİME KATKI SAĞLAYACAK</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum içi eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından kurum bünyesindeki personele, bireysel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamak, topluluk önünde konuşma becerisi kazandırmak, hitap ederken beden dilini etkin kullanabilmek ve vatandaşla etkili iletişim kurabilmek amacıyla “Etkili Sunum ve Hitabet Eğitimi” düzenlendi.</p>
<p><b>VATANDAŞLA ETKİLİ İLETİŞİM HEDEFİ</b><br />Etkili Sunum ve Hitabet Eğitimi’nde; topluluk önünde konuşma teknikleri, beden dili kullanımı, etkili iletişimin önemi, sunum hazırlığı ve sahne hâkimiyeti gibi konulardan bahsedildi. Etkili hitabetin kurum içi, kurum dışı ve vatandaşla iletişimi artıracağı ve personel yetkinliklerinin gelişiminde önemli avantajlar sağlayacağı vurgulandı.</p>
<p><b>KATILIM BELGESİ VERİLDİ</b></p>
<p>Personeller, iletişim gücünü artırmadan öz güven kazanmaya, kurumu profesyonelce temsil etmeden öğrendikleri bilgileri görevlerinde daha etkin kullanmaya kadar uygulamalı eğitim alma fırsatı buldu. Gerçekleştirilen eğitime personel tarafından yoğun ilgi gösterildi.<br />İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından eğitime katılan tüm personele e-Devlet’ten sorgulanabilir katılım belgesi verileceği belirtildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-yelpazesi-genisliyor-586462">Eğitim yelpazesi genişliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor. Bilim dünyasının üzerinde en fazla araştırma yaptığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinde son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki hızlı gelişmeler hem yaşam süresi hem de yaşam konforu açısından çok önemli iyileşmeler sağlarken, erken tanı hayat kurtarıyor! Erken tanıya yönelik her yıl Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nde gerçekleştirildi. </em></p>
<p><em><strong>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’</strong>nin desteğiyle gerçekleştirilen ve <strong>ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse’nin de katıldığı ‘Meme kanserinde her raunda hazırız” etkinliğine;  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman </strong>ve alanında önde gelen pek çok uzman katıldı.<strong> </strong>Uzmanlar<strong> </strong>meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri ve tedavi sürecinde öne çıkan gelişmeleri anlattılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.</em></p>
<p>Meme kanserinde erken tanı tüm kanser türlerinde olduğu gibi hayat kurtarıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, erken tanı sayesinde tedavide başarı oranının yüzde 95’e çıktığını ortaya koyuyor. Hatta tam başarı sağlamak da mümkün olabiliyor. Bu nedenle meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak ve toplumda doğru bilinen yanlışları hafızalardan silmek hastalığa karşı önlem almada ve mücadelede büyük önem taşıyor. Ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse de, toplumsal farkındalığa katkı sağlamak amacıyla etkinliğe katıldı ve meme kanseri alanında uzman hekimleri dinledikten sonra kendisinin de çok değerli bilgiler edindiğini, hatta ‘mamografinin ve biyopsinin zararlı olduğu’ şeklindeki bilgilerinin de hurafeden ibaret olduğunun farkına vardığını vurguladı. </p>
<p><strong>Hazal Filiz Küçükköse: “Teyzem hamileyken meme kanseri tanısı aldı”</strong></p>
<p>Sözlerine, yıllar önce 39 yaşında meme kanserine yakalanan ve üç yıl içerisinde hayatını kaybeden teyzesini anarak başlayan Hazal Filiz Küçükköse şöyle konuştu: “Teyzem hamileydi ve meme kanseri tanısı aldı. 90’lı yıllardı ve ben küçük bir çocuktum. Teyzemin yaşadıklarını görüyordum. Sanırım ileri evrede anlaşılmıştı ve teyzemin kanseri hızla ilerledi ve 3 yıl içinde onu kaybettik. Ailemiz için çok acı bir süreçti. O yıllarda teyzemin yaşadıklarını gördüğümde, meme kanserinin ne kadar zor bir hastalık olduğunu anlamıştım. Geç tanı almıştı ve hastalığı hızla ilerlemişti. Günümüzde ise erken tanı alma şansı son derece arttı ve erken tanının hayat kurtardığını biliyoruz. Ailemde meme kanseri öyküsü olması nedeniyle ben de yıllık kontrollerimi yaptırıyorum. Meme kanseri ile ilgili hurafelerden de kendimizi kurtarmamız ve doğru bilgiler öğrenmemiz şart. Ben bugün değerli hocalarımı dinledikten sonra “mamografinin radyasyon nedeniyle zararlı olduğu”, “biyopsinin de kanserli hücrenin patlayıp yayılmasına neden olduğu” şeklindeki bilgilerin hurafe olduğunu öğrendim!”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı: “Erken evrede tedavi başarısı çok yüksek”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, erken tanının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri. Dünyada 2.3 milyon, ülkemizde ise 25 bini aşkın kadın meme kanseri ile tanışıyor. Bu sayı giderek artıyor. Meme kanserinin günümüzde genç yaşlarda da sık görüldüğüne şahit oluyoruz. Bu nedenle toplumsal bilinçlenme son derece önem taşıyor. Meme kanserinin kolay tarafları var çünkü tanısı kolay. Yeter ki düzgün kontroller yapılsın, çünkü daha bir belirti vermeden tanı koyabiliyoruz. Ancak erken tanıda elle kontrolün muayene yerine geçmediği mutlaka bilinmelidir. Çünkü elle kontrolde kadının eline herhangi bir kitle vb gelmediğinde ‘benim bir şeyim yok’ diyerek zaman kaybedebiliyor.  Bu nedenle her kadının 40 yaş sonrasında her yıl düzenli muayene, ultrason, sonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Erken evrede yakalanınca tedavisi çok kolay ve çok başarılı yapılabilen bir kanser. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık yaşam yüzde 95’in üzerinde ki çok az kanserde bu oran söz konusudur.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Özge Gümüşay: “Meme yapınızı tanıyın ama tarama için mutlaka mamografi yaptırın”</strong></p>
<p><strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay </strong>da konuşmasında, erken tanının tedavi seçeneklerini değiştirdiğini vurgulayarak, kadınların meme yapılarını tanımaları ve memelerinde meydana gelen olası değişiklikleri fark etmelerinin son derece önemli olduğunu ancak kendi kendine muayenenin yeterli olmadığını vurgulayarak “Meme yapınızı tanıyın ve kontrolde farklılık var mı diye bakın ama bu meme kanseri taraması için yeterli değildir. Meme kanseri taraması için 40 yaşından sonra yılda bir mamografi yaptırmak gerekir. Tümör henüz çok küçükken veya öncül hücreyken mamografide yakalamak çok kıymetli. Hastalığın tipine ve biyolojisine göre tedaviler değişmekle birlikte bütün hastalarımızı ne kadar erken evrede yakalarsak hem başarı oranımız artıyor, hem tedavimizin yoğunluğu azalıyor ve hasta için çok daha kolay bir süreç haline geliyor” dedi. Erken tanının tedavi seçeneklerini değiştiren çok önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, günümüzde ileri tanı meme kanserlerinde de tedavi yöntemlerinin geliştiğini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle erken evrede geldiğinde hastalarımız bazen kemoterapi bile vermeden, sadece endokrin tedavi ve cerrahi tedavi ile tam kür sağlayabiliyoruz. Bununla birlikte ileri evre tedavide de,  metastatik evre olsa da hastalarıma söylediğim cümle; tedavi edilebilir bir hastalığınız var. Ne demek bu? Aslında meme kanserinde o kadar çok gelişme var ki, yeni ilaçlar, akıllı ilaçlar, immünoterapiler birçok tedavi seçeneği ile çok çok iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Hastalarımız metastatik meme kanseri tanısı aldığında da mutlaka onkoloji uzmanı ile bu tedavi sürecini yönetmeli.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Saçak “Erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar”</strong></p>
<p>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar, bizim mottomuz da bu” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “Meme kanseri çok yaygın üstelik çok tedavi edilebilir bir hastalık ama hastalık sadece biyolojik değil, organ sadece biyolojik bir organ değil. Psikososyal olarak da görevi olan bir organ. Dolayısıyla kadının hastalığı tam olarak gerçekten atlatabilmesi için, gerçekten tam olarak iyileştim diyebilmesi için vücut bütünlüğünün de korunması gerekiyor. Çünkü memenin bir kimlik organı, bir kadınlık organı olduğunu biliyoruz. Bu anlamda tedavinin tam olarak tamamlanması, kadının memesinin alındıktan sonra memenin yeniden oluşturulmasıyla, simetrik ve doğala yakın bir meme görünümü elde edilmesiyle sağlanabiliyor. Bu anlamda plastik cerrahlara da büyük görev düşüyor. Biz de çeşitli farklı plastik cerrahi teknikler uygulayarak, hastanın kayıplarını gidererek, hastanın hastalığı gerçek anlamda atlatabilmesine, önüne bakabilmesine, hayatına devam edebilmesini sağlamaya dikkat ediyoruz. Son yıllarda gerek kadın vücudunu biyolojiyi anlamamız, gerek onkolojide artan bilgiler, gerek implant teknolojisinde artan bilgiler ve yenilikler sayesinde bugün hem insanın kendi vücudundan hem de silikonlarla hastanın kozmetiğini bozmayan, hayata kaldığı yerden devam etmesini sağlayan uygulamalar yapabiliyoruz.”</p>
<p><strong>Nur Ecem Baydı Ozman: “Batı tipi beslenmeyi Akdeniz tipi diyetle değiştirmek gerekiyor”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sadece meme kanserinde değil, tüm kanser türlerinde insanların sihirli şeyler duymak istediklerini, ancak ‘şunu yiyelim işe yarasın’ türünden sihirli bir besin olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kansere karşı korunmada olduğu gibi, kanser tedavisi sırasında da iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekiyor. Özellikle batı tipi beslenme dediğimiz işlenmiş besinler, kızartmalar ve şekerin yoğun olduğu beslenme türünün Akdeniz tipi diyetle değiştirilmesi gerekiyor. Akdeniz tipi beslenmede; balık, tam tahıllar, sebze, meyve, zeytinyağı ve lifler var. Bunların meme kanseri dahil tüm kanserlerde koruyucu olduğunu bilimsel olarak biliyoruz. Bunların egzersizle kombinlenmesi, ideal vücut ağırlığında olunması, yağ oranının çok yüksek olmaması gerekiyor. Sürdürülebilir şeyleri hayatımıza dahil etmemiz gerekiyor.” Ozman, kanserden korunmak için uzak durulması gerekenleri ise şöyle anlattı: “Özellikle işlenmiş etlerden ve kırmızı etlerden uzak durulması gerekiyor. İşlenmiş etlere toleransımız oldukça az. Neredeyse hiç tüketilmemesi gerekir. Kırmızı etin de haftada 350-500 gram arasında tüketilmesi öneriliyor. Daha fazlasının kanserler üzerinde tetikleyici olabileceği söyleniyor. Onun dışında birşeyleri takviye formunda almak, özellikle tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama onu yoğun bir formda takviye olarak almak, tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekebiliyor.” </p>
<p><strong>Sosyal medyadan öğrendikleriniz sağlığınızı riske atabilir!</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kanserden korunmada beslenmenin önemli bir faktör olduğunu, mutlaka Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının kazanılması gerektiğini belirterek, toplumda çok sık yapılan ve insan sağlığını tehlikeye atan hatalara da dikkat çekti. Ozman şöyle konuştu: “Günümüzde özellikle sosyal medya hayatımızın çok fazla içerisinde ve ne yazık ki çok yanlış bilgiler var; bunları hepimiz duymak istiyoruz insan olarak, bana ‘hap bilgi gelsin ve işime yarasın’. Ama henüz bilimde literatürde böyle bilgiler yok. Üstelik bu tür bilgiler fayda yerine son derece zararlı olabiliyor, tedavinin aksamasına hatta tam tersi sonuç alınmasına yol açabiliyor. Örneğin; bir şeyleri takviye olarak almak tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama yoğun bir formda takviye almak tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda bir takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekiyor. Yine antioksidanları  çok faydalı diye biliriz ve evet faydalıdır da. Ama fazla alındığında tam tersi etki yaratabiliyor!”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den personele etkili okuma eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-etkili-okuma-egitimi-581421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 06:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[personele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, personelin mesleki ve akademik gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Etkili ve Hızlı Okuma Eğitimi” düzenledi. Eğitimde birçok konu uygulamalı olarak işlenirken, katılım sağlayan personel e-Devlet üzerinden sorgulanabilir katılım belgesi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-etkili-okuma-egitimi-581421">Büyükşehir&#8217;den personele etkili okuma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, personelin mesleki ve akademik gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Etkili ve Hızlı Okuma Eğitimi” düzenledi. Eğitimde birçok konu uygulamalı olarak işlenirken, katılım sağlayan personel e-Devlet üzerinden sorgulanabilir katılım belgesi verildi.</p>
<p><b>HIZLI VE ANLAYARAK OKUMA TEKNİKLERİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum içi eğitim faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından belediye personeline yönelik “Etkili ve Hızlı Okuma Eğitimi” düzenlendi. Eğitimde hızlı ve anlayarak okuma teknikleri, göz egzersizleri, okuma hızı hesaplama gibi konular uygulamalı olarak işlenirken, katılım sağlayan personele e-Devlet üzerinden sorgulanabilir katılım belgesi verildi.</p>
<p><b>MESLEKİ VE AKADEMİK GELİŞİME KATKI</b></p>
<p>Personelin okuma alışkanlıklarını geliştirmek, iş yaşamında karşılaşılan rapor, e-posta, proje gibi yazılı materyalleri daha hızlı ve etkili bir şekilde okuyup anlamalarını sağlamak, mesleki ve akademik gelişimlerine katkıda bulunmak amacı ile düzenlenen eğitime yoğun ilgi gösterildi. Eğitim kapsamında akademik makaleler, tezler ve bilimsel yayınları daha kısa sürede anlayarak okuyabilme, doğru tekniklerle okuma hızını artırma ve anlayarak hızlı okuma becerileri kazanma konularında bilgiler verildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-etkili-okuma-egitimi-581421">Büyükşehir&#8217;den personele etkili okuma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuzey Ege&#8217;de etkili olan yağışa Ayvalık Belediyesi&#8217;nden anında müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuzey-egede-etkili-olan-yagisa-ayvalik-belediyesinden-aninda-mudahale-581258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 10:13:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yağışa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey Ege’de sabah saatlerinde başlayan ve kısa sürede şiddetini artıran sağanak yağış Ayvalık’ta da etkisini gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuzey-egede-etkili-olan-yagisa-ayvalik-belediyesinden-aninda-mudahale-581258">Kuzey Ege&#8217;de etkili olan yağışa Ayvalık Belediyesi&#8217;nden anında müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Kuzey Ege’de sabah saatlerinde başlayan ve kısa sürede şiddetini artıran sağanak yağış Ayvalık’ta da etkisini gösterdi. Kent genelinde yaşamı olumsuz etkilemesi beklenen yağışa karşı Ayvalık Belediyesi ekipleri seferber oldu. Temizlik İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü personeli, yağışın başlamasıyla birlikte kritik noktalarda görev başına geçti. Özellikle su taşkınlarının önlenmesi için kanal ve rögar girişlerinde yoğun bir temizlik çalışması yürütüldü. Rögar kapaklarının düzenli olarak kontrol edilmesi, biriken yaprak ve atıkların hızla temizlenmesi sayesinde suyun akışı kesintisiz sağlandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ekiplerin özverili çalışmaları sayesinde kent merkezinde ve mahallelerde ciddi bir taşkın ya da sel riski yaşanmadı. Vatandaşların günlük yaşamlarını güvenle sürdürebilmeleri için yağış boyunca teyakkuz halinde olan ekipler, gün boyu sahada kaldı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, kentte olumsuzluk yaşanmaması için ekiplerin titizlikle çalıştığını belirterek,“Beklenen kuvvetli yağışa karşı tüm birimlerimiz önceden hazırlıklarını yaptı. Yağmurun başladığı andan itibaren ekiplerimiz sahadaydı. Kentimizin güvenliği ve vatandaşlarımızın huzuru için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Meteoroloji raporlarını yakından takip ediyoruz. Ayvalık Belediyesi olarak, önümüzdeki günlerde beklenen yağışlara karşı da hazırlıkları sürdürüyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuzey-egede-etkili-olan-yagisa-ayvalik-belediyesinden-aninda-mudahale-581258">Kuzey Ege&#8217;de etkili olan yağışa Ayvalık Belediyesi&#8217;nden anında müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KO-MEK&#8217;le etkili sosyal medya kullanımını öğrendiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ko-mekle-etkili-sosyal-medya-kullanimini-ogrendiler-580463</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:09:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ko-mek]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımını]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[öğrendiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), kentin önemli kurum ve kuruluşlarından gelen taleplere duyarsız kalmıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekle-etkili-sosyal-medya-kullanimini-ogrendiler-580463">KO-MEK&#8217;le etkili sosyal medya kullanımını öğrendiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), kentin önemli kurum ve kuruluşlarından gelen taleplere duyarsız kalmıyor. Bu kapsamda Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nin talebi üzerine basın mensuplarına yönelik özel bir eğitim programı düzenlendi.</p>
<p><b>BASIN ÇALIŞANLARININ MESLEKİ GELİŞİMİNE KATKI</b></p>
<p>Gazetecilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan eğitim, “Etkili Sosyal Medya Kullanımı” başlığı altında gerçekleştirildi. KO-MEK Bilişim Teknolojileri Eğitmeni Hanife Bozkurt Batman tarafından verilen eğitimde, dijital çağın en önemli iletişim mecrası haline gelen sosyal medyanın doğru, güvenilir ve profesyonel kullanımına ilişkin püf noktaları anlatıldı.</p>
<p><b>BİRÇOK KONU ELE ALINDI</b></p>
<p>Eğitime Kocaeli’de görev yapan basın çalışanları katıldı. Programda sosyal medyanın habercilikteki yeri, içerik üretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar, etkileşimi artırmaya yönelik yöntemler, algoritma işleyişi ve güvenlik konuları detaylı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, kurum kimliğini sosyal medya üzerinden doğru yansıtabilmenin yolları konusunda da bilgi edindi.</p>
<p><b>GAZETECİLER İLGİYLE TAKİP ETTİ</b></p>
<p>KO-MEK’in düzenlediği eğitim, basın mensupları tarafından ilgiyle takip edildi. Gazetecilere yönelik verilen bu eğitimlerin, sürekli değişen dijital platformlara uyum sağlama ve okurla daha etkili iletişim kurma noktasında büyük fayda sağlaması hedefleniyor.</p>
<p><b>KO-MEK’TEN KURUMLARA ÖZEL EĞİTİMLER</b></p>
<p>KO-MEK, sadece bireysel başvurulara değil, kurum ve kuruluşlardan gelen taleplere de özel eğitim programları düzenleyerek cevap veriyor. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle hayata geçirilen bu program, mesleki gelişim açısından önemli bir örnek olarak öne çıktı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekle-etkili-sosyal-medya-kullanimini-ogrendiler-580463">KO-MEK&#8217;le etkili sosyal medya kullanımını öğrendiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi Akademisyenleri Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademisyenleri-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-579100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:27:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi ve Elsevier iş birliğiyle hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi 2024 yılı sonuçlarına göre, Kadir Has Üniversitesi’nden 9 akademisyen, hem “Kariyer Boyu Etki” hem de “Yıllık Etki” kategorilerinde dünyanın en seçkin bilim insanları arasında gösterildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademisyenleri-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-579100">Kadir Has Üniversitesi Akademisyenleri Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi ve Elsevier iş birliğiyle hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi 2024 yılı sonuçlarına göre, Kadir Has Üniversitesi’nden 9 akademisyen, hem “Kariyer Boyu Etki” hem de “Yıllık Etki” kategorilerinde dünyanın en seçkin bilim insanları arasında gösterildi.</p>
<p><strong>Nesnel Ölçütlerle Küresel Başarı</strong></p>
<p>Dünyadaki akademisyenlerin bilimsel yayın performanslarını, aldıkları atıfları ve araştırmalarının etkisini objektif şekilde ölçmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmada atıf sayısı, h-indeksi, ortak yazarlıktan arındırılmış atıf indeksi gibi 6 farklı ölçüt üzerinden kapsamlı bir analiz yapılıyor. Dünya çapında 200 binden fazla akademisyeni kapsayan çalışmada, araştırmacılar; yayın kalitesi, atıf etkisi, h-indeksi, patent katkıları ve disiplinler arası görünürlük gibi ölçütlerle değerlendiriliyor. Bu değerlendirmede Kadir Has Üniversitesi akademisyenleri, yalnızca Türkiye’de değil dünya sıralamalarında da üst sıralarda yer aldı.</p>
<p><strong>Türkiye’den Dünyaya Bilimsel Katkı</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi, farklı disiplinlerde dünyada ilk 50, ilk 100 ve ilk 500 sıralamalarına giren akademisyenleriyle, Türkiye yükseköğretiminde bilimsel üretkenliği en güçlü ve etkili şekilde temsil eden kurumlar arasında öne çıktı. Stanford Üniversitesi ve Elsevier iş birliğiyle hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde; Prof. Dr. Metin Kozak, Doç. Dr. Seyed Sajad Ahmadpour, Prof. Dr. Engin Karadağ, Prof. Dr. Özgür Orhangazi, Prof. Dr. Volkan S. Ediger ve Prof. Dr. Ömer Faruk Görçün <strong>ilk 500’de</strong> yer alarak KHAS’ın küresel ölçekteki akademik gücünü ortaya koyarken, Prof. Dr. Önder M. Pekcan, Prof. Dr. Erdal Panayırcı ve Prof. Dr. Ali Sinağ da listede üst sıralarda konumlanarak küresel etkiyi genişleten isimler arasında yer aldı.  Ayrıca KHAS Mütevelli Heyeti üyelerinden Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve Doç. Dr. Canan Dağdeviren de dünya bilim sahnesinde yön veren çalışmalarıyla üniversitenin uluslararası saygınlığını pekiştirdi.</p>
<p><strong>‘Araştırma Kalitemizin ve Uluslararası Etkimizin Göstergesi’</strong></p>
<p>Elde edilen başarıyı değerlendiren<strong> Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu</strong> <strong>Feyiz</strong>; <em>“Üniversitemizden 9 akademisyenin dünyanın en etkili bilim insanları listesinde yer alması, araştırma kalitemizin ve uluslararası etkimizin güçlü bir göstergesidir. KHAS’ın vizyonu, yalnızca bilgi üretmek değil, bu bilgiyi dünya çapında dönüştürücü bir etkiye dönüştürmektir. Bu başarı, genç araştırmacılarımız için de ilham verici bir örnektir” </em>dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademisyenleri-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-579100">Kadir Has Üniversitesi Akademisyenleri Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stanford Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları&#8221; listesinde İstinye Üniversitesi&#8217;nden 15 akademisyen yer aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/stanford-universitesinin-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-istinye-universitesinden-15-akademisyen-yer-aldi-579171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 11:45:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[nsanları]]></category>
		<category><![CDATA[stanford]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579171</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi’nden 15 akademisyen, Stanford Üniversitesi’nin 2025 yılında yayımladığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde, dünya genelinde ilk yüzde 2’lik dilimde yer alarak önemli bir başarıya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stanford-universitesinin-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-istinye-universitesinden-15-akademisyen-yer-aldi-579171">Stanford Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları&#8221; listesinde İstinye Üniversitesi&#8217;nden 15 akademisyen yer aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi’nden 15 akademisyen, Stanford Üniversitesi’nin 2025 yılında yayımladığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde, dünya genelinde ilk yüzde 2’lik dilimde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Akademisyenler, “Kariyer Boyu Etki” ve “Yıllık Etki” kategorilerinde sıralandı. Bu başarı, üniversitenin araştırma-geliştirme odaklı vizyonunu ortaya koyarken, uluslararası alanda görünürlük ve etkisini de pekiştirdi.</p>
<p><strong>Mühendislik ve Tıp Alanlarında Öne Çıkan Başarılar</strong></p>
<p>Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Eylül 2025’te Elsevier veri tabanında yayımlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi, dünya genelinde saygın bir bilimsel kaynak olarak kabul ediliyor. Listede yer alan İstinye Üniversitesi akademisyenleri, ağırlıklı olarak Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluştu. Bu başarı, üniversitenin özellikle mühendislik ve tıp alanlarında yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının uluslararası ölçekteki görünürlüğünü ve etkisini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p><strong>Kariyer Boyu Akademik Etki</strong></p>
<p>“Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi, bilim insanlarının kariyerleri boyunca gerçekleştirdikleri araştırmaların etkisini ve bilimsel performanslarını değerlendiriyor. Prof. Dr. John P. A. Ioannidis öncülüğünde yürütülen çalışmada, toplam 22 bilim alanı ve 174 alt kategori dikkate alındı. Elsevier’in ICSR Lab verileri ve Scopus veri tabanı kullanılarak yapılan ölçümler, akademisyenlerin küresel ölçekteki görünürlüğünü ve bilimsel etkisini nesnel verilerle yansıtıyor.</p>
<p><strong>İstinye Üniversitesi’nden listeye dahil olan akademisyenler şöyle:</strong></p>
<ul>
<li>Doç. Dr. Ahmet M. Elbir</li>
<li>Doç. Dr. Ali Zarrabi</li>
<li>Prof. Dr. Alireza Amirteimoori</li>
<li>Doç. Dr. Bahman Arasteh</li>
<li>Prof. Dr. Bestami Özkaya</li>
<li>Prof. Dr. Dursun Delen</li>
<li>Prof. Dr. Edwin Geo Varuvel</li>
<li>Doç. Dr. Emir Seyyedabbasi</li>
<li>Doç. Dr. Erfan Babaee Tirkolaee</li>
<li>Dr. Öğr. Üyesi Esmaeil Doust Khah Heragh</li>
<li>Prof. Dr. İlhami Çolak</li>
<li>Prof. Dr. Meral S. Beksaç</li>
<li>Prof. Dr. Naveed Ahmed Khan</li>
<li>Doç. Dr. Saliha Karadayi-Usta</li>
<li>Prof. Dr. Tofigh A. Allahviranloo</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stanford-universitesinin-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-istinye-universitesinden-15-akademisyen-yer-aldi-579171">Stanford Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları&#8221; listesinde İstinye Üniversitesi&#8217;nden 15 akademisyen yer aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;de Kaliteli Hizmet İçin &#8220;Motivasyon ve Etkili İletişim&#8221; Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorende-kaliteli-hizmet-icin-motivasyon-ve-etkili-iletisim-semineri-576844</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 08:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[letişim]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kurum içi hizmet kalitesini yükseltmek ve vatandaşla olan iletişimin kalitesini artırmak amacıyla “Motivasyon, Verimlilik ve Vatandaşla Etkili İletişim: Psikolojik Perspektiften Yaklaşım” başlıklı bir seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-kaliteli-hizmet-icin-motivasyon-ve-etkili-iletisim-semineri-576844">Keçiören&#8217;de Kaliteli Hizmet İçin &#8220;Motivasyon ve Etkili İletişim&#8221; Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kurum içi hizmet kalitesini yükseltmek ve vatandaşla olan iletişimin kalitesini artırmak amacıyla “Motivasyon, Verimlilik ve Vatandaşla Etkili İletişim: Psikolojik Perspektiften Yaklaşım” başlıklı bir seminer düzenledi. Keçiören Belediyesi Aile Terapi Merkezi’nde görev yapan psikologlar tarafından gerçekleştirilen programda, belediye çalışanlarının iş motivasyonunu artırmaya, verimliliği güçlendirmeye ve vatandaş odaklı bir hizmet anlayışı geliştirmeye yönelik bilgiler paylaşıldı.</p>
<p><b>Kaliteli hizmet için personele özel seminer</b></p>
<p>Keçiören Belediyesi tarafından hem kurum içi hem de vatandaşlarla olan iletişimin kalitesini artırarak daha verimli ve huzurlu bir ortam oluşturma amacını taşıyan eğitim, örnek uygulamalarla desteklendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen seminerde, içsel ve dışsal motivasyonun iş hayatına etkileri, hedef belirleme psikolojisi, “akış” deneyimi, empati, aktif dinleme, olumlu dil kullanımı ve kurum içi ekip ruhunu güçlendiren yöntemler ele alındı.</p>
<p><b>“Kaliteli hizmet için motivasyon ve etkili iletişim önemli”</b></p>
<p>Kaliteli hizmet için motivasyon ve etkili iletişimin önemli olduğuna vurgu yapan <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, “Hizmet yolculuğumuzda tüm ekibimizin etkili iletişimini ve motivasyonunu önemsiyoruz. Çünkü etkili iletişim güvenin temelidir; motivasyon ise başarının anahtarıdır. Bizler her fikrin değerli, her emeğin kıymetli olduğunu bilerek; birbirimizi dinleyerek, anlayarak ve destekleyerek daha yaşanabilir bir Keçiören için el ele çalışıyoruz. Biz büyük bir aileyiz ve bu ailemizin her bir ferdi yaptığı çalışmalarla Keçiören’imize değer katıyor.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-kaliteli-hizmet-icin-motivasyon-ve-etkili-iletisim-semineri-576844">Keçiören&#8217;de Kaliteli Hizmet İçin &#8220;Motivasyon ve Etkili İletişim&#8221; Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 09:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Külli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenmenin bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, ülkemizde birçok ileri yaştaki bireyin fiziksel zorluklar, erişim problemleri ya da yaşlıya saygı anlayışı nedeniyle evlerine kapandığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610">Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenmenin bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, ülkemizde birçok ileri yaştaki bireyin fiziksel zorluklar, erişim problemleri ya da yaşlıya saygı anlayışı nedeniyle evlerine kapandığını söyledi. Bu durumun “hareketsizlik -sosyal izolasyon -rol kaybı -duygusal durum bozukluğu -daha fazla hareketsizlik” şeklinde bir kısır döngüye yol açtığını belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Fiziksel güçlenme, sadece kas ve kemiklerimizi değil; aynı zamanda sosyal hayatımızı, ruh sağlığımızı ve toplumla bağımızı da korur” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu tarafından her yıl 8 Eylül’de kutlanan Dünya Fizyoterapi Günü için bu yılın teması, “sağlıklı yaşlanma, düşme ve zayıflığın önlenmesi” olarak belirlendi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, sağlıklı yaşlanma sürecinde hareket etme ve fizyoterapinin önemini değerlendirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanma, bağımsız, üretken ve kaliteli bir yaşam sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmanın sadece yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda bu yılları bağımsız, üretken ve kaliteli geçirmek anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kemik yoğunluğu azalır. Bu da günlük yaşamda basit aktivitelerin bile zorlaşmasına neden olur. Fiziksel güç, bu anlamda özgürlüğü korumak demektir. Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kemik yoğunluğu doğal olarak azalır. Bu da merdiven çıkmak, pazar poşeti taşımak, torununu kucağına almak gibi gündelik işlerde bile zorluk yaratabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli egzersiz, dünyanın en güçlü ilacı…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada fiziksel olarak güçlenmenin önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Fiziksel olarak güçlenmenin faydaları, her yaş için saymakla bitmez. Düzenli egzersiz, kas–kemik sağlığını korumak ve daha uzun süre bağımsız kalmanın, kaliteli ve üretken bir yaşam sürmenin en önemli yollarından biridir. ‘Egzersiz, tablet haline dönüştürülebilecek bir ilaç olsaydı dünyanın en güçlü ilacı olur’ denir. Şu an egzersizin faydalarını yaratacak bir ilaç yok ancak ücretsiz ve kendi başınıza yaparak bu faydaları elde etmemeniz için hiçbir neden yok. Başta diyabet, hipertansiyon ve birçok kardiyovasküler hastalıklar, düşmeler, kırıklar, romatizmal ağrılar gibi birçok kas iskelet sistemi hastalıklarının önlenmesi, bellek, dikkat ve öğrenme gibi bilişsel işlevlerin olumlu yönde etkilemesi ve özellikle depresyon ve kaygının azaltılması için egzersiz her türlü ilaçtan daha yüksek bir faydaya sahiptir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşlılıkta eve kapanma, kısır döngü yaratıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, uzun ve sağlıklı bir ömrün sırrının yalnızca fiziksel güçte değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerde olduğunu gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Ancak ülkemizde birçok yaşlı birey, fiziksel zorluklar ve erişim problemleri nedeniyle evlerine kapanmış durumda. Bu da bir kısır döngü yaratıyor: Hareketsizlik → sosyal izolasyon → rol kaybı → duygusal durum bozukluğu → daha fazla hareketsizlik. İşte bu yüzden fiziksel güçlenme sadece kas ve kemiklerimizi değil; aynı zamanda sosyal hayatımızı, ruh sağlığımızı ve toplumla bağımızı da korur. Dolayısıyla fiziksel olarak güçlü kalmak, bağımsız yaşamı sürdürmek, toplumla bağlarını koparmamak ve ruhsal iyilik halini korumak için kritik öneme sahiptir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Bireysel veya grup yürüyüşleri, bahçede çiçeklerle ilgilenmek ya da mahallede basit bir park buluşması bile yaşlı bireyin hem bedenine hem ruhuna canlılık katar. Kısacası sağlıklı yaşlanmada fiziksel güçlenme; bağımsızlığın, toplumsal katılımın ve uzun ömrün anahtarıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Direnç egzersizleri, büyük kas gruplarını çalıştırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kas ve kemikleri güçlü tutmanın yolunun yaşam boyu hareketten geçtiğini vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Direnç egzersizleri bu işin temel taşlarından biridir. İtme, çekme, oturup kalkma, taşıma gibi günlük yaşamda yaptığımız hareketleri taklit eden egzersizler, büyük kas gruplarını çalıştırır ve kemiklere gerekli yüklenmeyi sağlar. Halk arasında yanlış bilinenin aksine, doğru planlandığında ağırlık çalışmaları eklemlere zarar vermez; tam tersine eklem çevresindeki kasları güçlendirerek onları korur. Burada önemli olan, egzersizin zorluk seviyesinin fizyoterapist gözetiminde güvenli bir şekilde kademeli olarak artırılmasıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Denge ve koordinasyon egzersizleri ve aerobik yarar sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kas ve kemik sağlığında denge ve koordinasyon egzersizlerinin de en az direnç çalışmaları kadar değerli olduğunu ifade eden vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Basit gibi görünen otur-kalk pratikleri, tek ayak üzerinde durma, farklı yönlere adım atma ya da tai chi/dans gibi uygulamalar hem dengeyi geliştirir hem de düşme riskini azaltır. Aerobik egzersizler ise kalp ve akciğer kapasitesini artırarak dolaşım sistemini güçlendirir, bu da kemiklerin daha iyi beslenmesine katkı sağlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada sosyal ilişkiler de önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlıklı yaşlanmada egzersizin yanı sıra diğer faktörlerin de önemli olduğunu kaydeden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Elbette işin yalnızca egzersiz boyutu yok. Genel sağlık bilgilerine dayanarak söylemek gerekirse, yeterli protein, kalsiyum ve D vitamini alımı, güneşten düzenli faydalanma ve sigara–alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak da önemlidir. Bunun yanı sıra sosyal boyutu da unutmamak gerekir. Grup egzersizleri, parkta yapılan yürüyüşler ya da komşularla hareket buluşmaları, sadece kas ve kemikleri değil; aynı zamanda ruh sağlığını ve toplumsal bağları da güçlendirir. Çünkü sağlıklı yaşlanma, güçlü kaslarla olduğu kadar güçlü sosyal ilişkilerle de mümkündür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aileyle yapılan fiziksel aktiviteler daha fazla fayda sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yaşlı bireylerin fiziksel aktivitelerinin artırılmasında ailelerinin üstleneceği rollere de dikkat çeken Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Araştırmalar gösteriyor ki yaşlı bireylerin düzenli egzersize katılımı, yalnızca fizyoterapistlerin yönlendirmeleriyle değil, aynı zamanda aile desteğiyle de doğrudan ilişkilidir. Örneğin torunlarla parkta oynamak, yürüyüşe çıkmak ya da basit ev egzersizlerini birlikte yapmak, yaşlı bireyler için hem motive edici hem de keyifli bir sosyal etkinlik haline gelir. Hatta bazı çalışmalar, aileyle yapılan fiziksel aktivitelerin tek başına egzersiz programlarına kıyasla daha yüksek devamlılık sağladığını vurgulamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Büyüklere saygı” anlayışı zarar verebiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İleri yaştaki bireylerin aktif ve üretken kalmasının önemini vurgulayan Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, sözlerini şöyle tamamladı: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Türk toplumunda ‘büyüklere saygı’ anlayışı, zaman zaman yanlış bir şekilde yaşlıları tamamen pasif hale getirmeye dönüşebiliyor. ‘Sen hiç yorulma, biz taşırız, biz hallederiz’ diyerek aslında onları hareketsizliğe itiyoruz. Yaşlı bireyler de bazen bu koruyucu tavrı kendileri talep ederek ‘Artık ben oturayım, gençler yapsın’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa hareketsizlik, bağımsızlığın kaybını hızlandırıyor. Burada aile bireylerinin rolü, yaşlıları ‘koruyup pasifleştirmek’ değil, güvenli sınırlar içinde aktif kalmalarını teşvik etmek olmalıdır. Torunun dedesiyle bahçede çiçek sulaması, aile üyeleriyle kısa bir yürüyüş yapılması, mutfakta iş paylaşımı gibi örneklerin hepsi fiziksel aktivitenin doğal bir parçasıdır. Kısacası aile desteği, yaşlının hareket motivasyonunu artırır ama ‘saygı’ adı altında işlevsiz hale getirmek yerine, yaşlı bireyi güvenli şekilde hareketin içinde tutmak en değerli katkıdır. Çünkü yaşlıların en çok ihtiyaç duyduğu şey, sevdikleriyle birlikte ‘aktif ve üretken’ kalabilmektir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fiziksel-egzersiz-ve-sosyal-destek-saglikli-yaslanmada-etkili-oluyor-573610">Fiziksel egzersiz ve sosyal destek, sağlıklı yaşlanmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi&#8217;nden Antibiyotik Direncine Karşı Dev Adım: Yeni Nesil Antibiyotikler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinden-antibiyotik-direncine-karsi-dev-adim-yeni-nesil-antibiyotikler-571564</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 09:17:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Bakteriler]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[Moleküller]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antibiyotik direnci, modern tıbbın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri. Öyle ki, dünyada yılda yaklaşık 1,5 milyon kişi antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinden-antibiyotik-direncine-karsi-dev-adim-yeni-nesil-antibiyotikler-571564">Acıbadem Üniversitesi&#8217;nden Antibiyotik Direncine Karşı Dev Adım: Yeni Nesil Antibiyotikler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Antibiyotik direnci, modern tıbbın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri. Öyle ki, dünyada yılda yaklaşık 1,5 milyon kişi antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise bu sayı yılda 35 bin civarında. Ancak Acıbadem Üniversitesi bilim insanları bu küresel krize umut olacak bir gelişmeye imza attı. Bağışıklık sisteminden ilham alarak geliştirilen ve bakterilerin direnç geliştiremediği yeni nesil antibiyotikler, laboratuvar ve klinik örneklerde olağanüstü başarı sağladı. Pek çok ölümcül enfeksiyon üzerinde etkili olan bu yenilikçi teknoloji, yakın gelecekte dünya ilaç endüstrisinin de odağına yerleşerek hastaların hizmetine sunulacak</strong></em>.</p>
<p>Acıbadem Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özge Can ve Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz’ün öncülüğünde farklı branşlardan uzmanların oluşturduğu multidisipliner bir ekibin iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil antibiyotikler, dünyayı tehdit eden antibiyotik direncine karşı umut ışığı oldu. Bakterilerin genetik olarak direnç geliştiremediği bu özel moleküller, bağışıklık sisteminden ilham alınarak üretildi. Geliştirilen antibiyotiklerin, hiçbir mevcut tedaviye yanıt vermeyen çoklu ilaç dirençli mikroorganizmalara karşı etkili olduğu klinik örneklerle ve deneysel çalışmalarla kanıtlandı. “Aslında dünya şu an, antibiyotiklerin gereksiz bir şekilde yaygın kullanımı sorunuyla mücadele ediyor” diyen Prof. Dr. Özge Can,<strong> “</strong>Piyasada var olan birçok antibiyotik artık etkili değil. Çünkü bakteriler bu ilaçlara karşı genetik değişikliklerle direnç geliştiriyor. Büyük ilaç firmaları yeni moleküller geliştirmekten çekiniyor; çünkü her yeni moleküle karşı kısa sürede direnç oluşuyor. İşte biz bu döngüyü kıracak bir çözüm bulduk” şeklinde sözlerini sürdürüyor.</p>
<p><b><strong>“Bakteriler bu moleküllere karşı savunmasız”</strong></b></p>
<p>Acıbadem Üniversitesi’nde bu teknoloji üzerinde 10 yılı aşkın bir süredir çalıştıklarını ve bu moleküllerin TÜBİTAK destekli büyük bir proje ile geliştirildiğini anlatan Prof. Dr. Özge Can, “Geliştirdiğimiz antibiyotikler, bağışıklık sistemimizin doğal savunma mekanizmalarında yer alan peptit moleküllerden esinlenilerek üretildi. Bu moleküllerin yapısı helikal, yani matkap ucu gibi. Bakterinin çeperine girip delik oluşturuyor. Bu mekanizma nedeniyle bakteriler direnç geliştiremiyor. Çünkü bakteri, çeper yapısını genetik olarak kolayca değiştiremiyor” diyor.</p>
<p><b><strong>245 klinik örnekte yüzde 100 başarı</strong></b></p>
<p>Geliştirilen peptit moleküller, yalnızca bakterilere değil, mantar türlerine karşı da etkili. “<em>E. coli</em>, <em>S. aureus</em>, <em>Pseudomonas aeruginosa</em> gibi dirençli bakterilerin yanı sıra <em>Candida</em> gibi mantar türleri üzerinde de etkili oldu. Toplamda 245 farklı klinik örnek üzerinde çalıştık. Hepsi çoklu ilaç direnci taşıyan ve piyasada var olan hiçbir antibiyotiğin işe yaramadığı bakterilerdi. Bizim antibiyotiğimiz hepsine karşı etkili oldu” diyen Prof. Dr. Özge Can, çalışmanın gücünü vurguluyor.</p>
<p><strong>Gerçek hasta örneklerinde de test edildi</strong></p>
<p>Bu antibiyotiklerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek klinik örneklerde ve deney hayvanlarında da test edildiğini belirten Prof. Dr. Özge Can, “Hiçbir antibiyotiğin işe yaramadığı hastane enfeksiyonu örneklerinde bile antibiyotiğimizin etkili olduğunu gördük. Bu çok büyük bir gelişme” diyor.</p>
<p><b>Üstelik bu moleküllerin insan hücreleri üzerinde toksik etki yaratmadığına ve üretimlerinin oldukça kolay olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Özge Can, “Moleküller için patent başvurusu tamamlandı ve iş birliği için dünya çapında ilaç firmalarıyla görüşmeler başlatıldı” şeklinde konuştu. <strong>“5 yıl içinde klinik kullanıma geçebiliriz”</strong></b></p>
<p>“Amacımız, bu antibiyotiği 5 yıl içinde klinik kullanıma sunmak. Çok düşük bir ihtimalle bile olsa bakterilerin bu moleküllere direnç geliştirmesi oldukça zor. Çünkü hedef bakteri çeperi ve bu yapı, genetik olarak kolay kolay değiştirilemez. Bu açıdan geliştirdiğimiz antibiyotik molekülleri, çoklu ilaç dirençli mikroorganizmalara karşı oldukça etkili” diyen Prof. Dr. Özge Can, bu çalışmalarının tıp dünyasında büyük bir boşluğu doldurabilecek nitelikte olduğunu vurguluyor. Bilim dünyası, şimdi bu yeniliğin hastalara ulaşmasını ve dirençli enfeksiyonlara karşı yeni bir çağın başlamasını bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinden-antibiyotik-direncine-karsi-dev-adim-yeni-nesil-antibiyotikler-571564">Acıbadem Üniversitesi&#8217;nden Antibiyotik Direncine Karşı Dev Adım: Yeni Nesil Antibiyotikler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıcak hava dalgası etkili olacak, 6 ilde yağış var: Bugün hava nasıl olacak?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sicak-hava-dalgasi-etkili-olacak-6-ilde-yagis-var-bugun-hava-nasil-olacak-570328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 09:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[ilde]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meteoroloji uyarıyor: Türkiye genelinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Marmara’nın kuzeybatısı ve Doğu Akdeniz’de kısa süreli sağanaklar görülebilir ancak sıcak hava dalgası etkisini sürdürüyor. Sıcak çarpmasına karşı dikkat.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-hava-dalgasi-etkili-olacak-6-ilde-yagis-var-bugun-hava-nasil-olacak-570328">Sıcak hava dalgası etkili olacak, 6 ilde yağış var: Bugün hava nasıl olacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#8217;nün (MGM) 31 Ağustos Pazar günü hava durumu tahminlerine göre sıcak hava dalgası etkili olacak.</p>
</div>
<div>
<p>Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği belirtildi. Marmara’nın kuzeybatısı ile Doğu Akdeniz’in parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağı, Edirne, Kırklareli, Osmaniye ve çevreleri ile Adana’nın doğusu, Kahramanmaraş’ın güneybatısı ve Hatay kıyılarında kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak geçişlerinin yaşanabileceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<p>Uzmanlar, sıcak hava dalgasının etkisiyle güneş çarpması riskinin arttığını vurgulayarak günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmasını önermiyor.</p>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f324.png" alt="🌤" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> MARMARA</b></p>
</div>
<div>
<p>Parçalı ve az bulutlu, kuzeybatısının yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kırklareli ve Edirne çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Çanakkale:</strong> 32°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Edirne:</strong> 32°C – Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</div>
<div><strong>İstanbul:</strong> 33°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Kırklareli:</strong> 32°C – Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2600.png" alt="☀" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> EGE</b></p>
</div>
<div>
<p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Afyonkarahisar:</strong> 33°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Denizli:</strong> 37°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>İzmir:</strong> 34°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Muğla:</strong> 35°C – Az bulutlu ve açık</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f321.png" alt="🌡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> AKDENİZ</b></p>
</div>
<div>
<p>Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu. Osmaniye çevreleri, Adana&#8217;nın doğusu, Kahramanmaraş&#8217;ın güneybatısı ve Hatay kıyılarında yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Adana:</strong> 33°C – Parçalı ve az bulutlu, doğusu öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</div>
<div><strong>Antalya:</strong> 30°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Burdur:</strong> 36°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Hatay:</strong> 31°C – Parçalı bulutlu, kıyılar yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f31e.png" alt="🌞" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> İÇ ANADOLU</b></p>
</div>
<div>
<p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Ankara:</strong> 34°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Eskişehir:</strong> 35°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Konya:</strong> 35°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Nevşehir:</strong> 33°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f304.png" alt="🌄" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> BATI KARADENİZ</b></p>
</div>
<div>
<p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Bolu:</strong> 35°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Düzce:</strong> 36°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Sinop:</strong> 31°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Zonguldak:</strong> 28°C – Az bulutlu ve açık</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f305.png" alt="🌅" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ORTA ve DOĞU KARADENİZ</b></p>
</div>
<div>
<p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Amasya:</strong> 38°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Samsun:</strong> 31°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Tokat:</strong> 39°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
<div><strong>Trabzon:</strong> 27°C – Parçalı ve az bulutlu</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f3d4.png" alt="🏔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> DOĞU ANADOLU</b></p>
</div>
<div>
<p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Erzurum:</strong> 33°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Kars:</strong> 33°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Malatya:</strong> 36°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Van:</strong> 30°C – Az bulutlu ve açık</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f335.png" alt="🌵" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> GÜNEYDOĞU ANADOLU</b></p>
</div>
<div>
<p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>Diyarbakır:</strong> 38°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Gaziantep:</strong> 36°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Mardin:</strong> 33°C – Az bulutlu ve açık</div>
<div><strong>Siirt:</strong> 39°C – Az bulutlu ve açık</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-hava-dalgasi-etkili-olacak-6-ilde-yagis-var-bugun-hava-nasil-olacak-570328">Sıcak hava dalgası etkili olacak, 6 ilde yağış var: Bugün hava nasıl olacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha iyi siber güvenlik için boşlukları doldurun: Zamanında ve etkili Tehdit İstihbaratı, BT uzmanlarının önceliği olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/daha-iyi-siber-guvenlik-icin-bosluklari-doldurun-zamaninda-ve-etkili-tehdit-istihbarati-bt-uzmanlarinin-onceligi-olmali-565993</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 08:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[boşlukları]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[doldurun]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istihbarat]]></category>
		<category><![CDATA[istihbaratı]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluş]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[önceliği]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[zamanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde siber güvenlik ekipleri, yapay zeka, otomasyon ve gelişmiş kalıcı tehditler (APT'ler) tarafından desteklenen ve giderek daha sofistike hale gelen saldırılarla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daha-iyi-siber-guvenlik-icin-bosluklari-doldurun-zamaninda-ve-etkili-tehdit-istihbarati-bt-uzmanlarinin-onceligi-olmali-565993">Daha iyi siber güvenlik için boşlukları doldurun: Zamanında ve etkili Tehdit İstihbaratı, BT uzmanlarının önceliği olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde siber güvenlik ekipleri, yapay zeka, otomasyon ve gelişmiş kalıcı tehditler (APT&#8217;ler) tarafından desteklenen ve giderek daha sofistike hale gelen saldırılarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, geleneksel reaktif güvenlik önlemlerinin yetersiz kalmasına neden oluyor. Gelişen tehlikelere etkili bir şekilde karşı koymak için kuruluşlar, tehdit istihbaratını (TI) kullanan proaktif bir yaklaşım benimsemek zorunda. Potansiyel tehditleri önceden tahmin ederek, kötü niyetli faaliyetleri erken tespit ederek ve riskler artmadan önce bunları azaltarak, kurumlar savunmalarını güçlendirebilir ve hızla değişen ortamda dayanıklılıklarını koruyabilirler. Reaktif güvenlik stratejilerinden proaktif güvenlik stratejilerine geçiş, siber suçluların bir adım önünde olmak ve kritik varlıkları korumak adına çok önemlidir.</p>
<p>Kaspersky, son araştırmasında işletmelerin savunmalarını güçlendirmek için tehdit istihbaratını nasıl kullandıklarını anlamak amacıyla çeşitli sektör ve bölgelerden BT uzmanlarını ankete tabi tuttu. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki kuruluşların ezici çoğunluğunun (%86) mevcut tehdit istihbaratından memnun olduğunu, ancak özellikle entegrasyon, hız ve alaka düzeyi açısından hala önemli iyileştirme alanları göründüğünü ortaya koydu.</p>
<p><strong>Tehdit istihbaratının kritik rolü</strong></p>
<p>Tehdit istihbaratı, veri toplamanın ötesine geçen ve saldırganların taktikleri, teknikleri ve prosedürleri (TTP&#8217;ler) hakkında eyleme geçirilebilir içgörüler sağlayan bir yaklaşımdır. Kurumlar saldırganların davranışlarını inceleyerek tehditleri daha erken tespit edebilir, savunma stratejilerini iyileştirebilir ve olaylar sırasında ve sonrasında daha etkili bir şekilde karşılık verebilir. Çalışma, Türkiye’deki şirketlerin neredeyse yarısının (%40) özel TI tedarikçilerine güvenerek seçilmiş istihbarat elde ettiğini, yaklaşık üçte birinin (%32) ise diğer kuruluşlarla tehdit verisi alışverişinde bulunduğunu ortaya koyuyor. Kalan %28 açık kaynaklardan istihbarat topluyor, bu da TI&#8217;nın değerinin yaygın olarak kabul gördüğünü gösteriyor.</p>
<p>TI&#8217;nın siber güvenlikteki önemi, kuruluşların gelişen tehditlerin bir adım önünde olmalarında ve savunmalarını buna göre uyarlamalarına yardım etmelerinde yatıyor. Bu sistem proaktif risk yönetimini mümkün kılıyor ve potansiyel saldırıları gerçekleşmeden önce öngörme yeteneğini geliştiriyor. Tüm bu faydaların görünmesi için en etkili tehdit istihbaratı, en son tehditleri yansıtmalı ve zamanında sağlanmalıdır. Bu, META bölgesinden ankete katılanların %40&#8217;ının önceliğini oluşturuyor. Ayrıca güvenlik iş akışlarına sorunsuz bir şekilde entegre edilebilmeleri ve eyleme geçirilebilir olmaları şart. Bu da ankete katılan profesyonellerin %40&#8217;ı için önemli bir endişe kaynağı. Ek olarak, ankete katılanların %36&#8217;sı, istihbaratı gerçek dünya senaryolarında gerçekten kullanılabilir hale getirmek için önceliklendirme ve tekilleştirme dahil olmak üzere daha iyi analizlere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>İyileştirme için önemli noktalar</strong></p>
<p>Çoğu kuruluş halihazırda TI&#8217;dan faydalanıyor olsa da, uzmanlar iyileştirmelerin önemli bir fark yaratabileceği birkaç alan belirlemiş durumda. META bölgesinde ankete katılanların %24&#8217;ü tarafından belirtilen en acil ihtiyaç mevcut süreçlere daha kolay entegrasyon olurken, bu sayede tehdit istihbaratının günlük güvenlik operasyonlarına daha sorunsuz bir şekilde dahil edilebilmesi sağlanabilir. Ankete katılanların %12’si erişilebilirliği iyileştirmek için daha iyi analizlerin önemini vurguluyor. Bu, istihbaratın güvenlik ekipleri tarafından daha kolay yorumlanabilmesi ve üzerine harekete geçilebilmesi gerektiği anlamına geliyor. Öte yandan ankete katılanların %8&#8217;i, kuruluşların çeşitli tehditler arasındaki bağlamı ve ilişkileri daha iyi anlayabilmesi için farklı sistemler arasında daha sağlam karşılaştırmalı tehdit analizleri yapılmasını talep ediyor. Hız da bir diğer kritik faktör olarak öne çıkıyor. Ankete katılanların %12&#8217;si, ortaya çıkan tehditlere zamanında yanıt verebilmek için istihbaratın daha hızlı sunulması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Entegrasyon ve kullanılabilirlik endişelerinin ötesinde, profesyoneller kalite ve doğruluğu da önceliklendiriyor. META bölgesindeki katılımcıların %32&#8217;si yanlış pozitif sonuçları ve gözden kaçan tehditleri önlemek için kesin, ilgili ve güvenilir yüksek kaliteli istihbaratın önemini vurguluyor. Ayrıca, katılımcıların %32&#8217;si kritik tehditlerin gözden kaçmamasını sağlamak için daha kapsamlı bir kapsama alanı arıyor ve kurumun güçlü güvenlik duruşunu sürdürmek için daha geniş bir istihbarat kaynağı ve içgörü yelpazesine duyulan ihtiyacı vurguluyor.</p>
<p>Günümüzün tehdit ortamında yolunu bulmak, güvenilir, uzmanlar tarafından derlenmiş istihbaratı gerektiriyor. Birçok kuruluş bunun değerini fark etmekte ve mevcut yeteneklerinden memnun olmakla birlikte, özellikle entegrasyon, hız ve alaka düzeyi gibi alanlarda önemli iyileştirme fırsatlarına dair beklenti mevcut. Bu kilit alanlara yatırım yaparak, kuruluşlar ortaya çıkan tehditlere hızlı ve doğru bir şekilde yanıt verme yeteneklerini geliştirebilir, riski azaltabilir ve güvenlik duruşlarını güçlendirebilirler. Uzmanlar tarafından derlenen içgörüler ve gerçek zamanlı istihbarat sunan Kaspersky gibi güvenilir sağlayıcılarla iş birliği yapmak, işletmelerin günümüzün zorlu tehdit ortamında güvenle yol almalarını sağlayacaktır.</p>
<p>Bilgi güvenliği uzmanlarınızın kuruluşunuzu hedef alan siber tehditleri derinlemesine görebilmelerini sağlamak için, tüm olay yönetimi döngüsü boyunca zengin ve anlamlı bağlam sağlayan ve siber riskleri zamanında tespit etmeye yardımcı olan Kaspersky Threat Intelligence kullanabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daha-iyi-siber-guvenlik-icin-bosluklari-doldurun-zamaninda-ve-etkili-tehdit-istihbarati-bt-uzmanlarinin-onceligi-olmali-565993">Daha iyi siber güvenlik için boşlukları doldurun: Zamanında ve etkili Tehdit İstihbaratı, BT uzmanlarının önceliği olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir’den Gençlik Parkı Kavşağına Etkili Dokunuş</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclik-parki-kavsagina-etkili-dokunus-559907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 11:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[dokunuş]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[kavşağına]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi, Gençlik Parkı Kavşağı’nda gerçekleştirdiği başarılı düzenleme ile bölge trafiğine adeta nefes aldırdı. Yenilenen kavşak sayesinde trafik akışı daha güvenli ve kesintisiz hale geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclik-parki-kavsagina-etkili-dokunus-559907">Büyükşehir’den Gençlik Parkı Kavşağına Etkili Dokunuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi araç sayısındaki artışa paralel olarak artan trafik yükünü hafifletmek, trafik sorunlarını azaltmak, yol güvenliğini artırmak ve trafik akışını iyileştirmek adına kent genelinde çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Gençlik Parkı Kavşağı’nda yaptığı dokunuşla da Atatürk Bulvarı’nda trafiğe nefes aldırdı.</p>
<p><strong>Birçok yenilikle trafik daha akıcı hale geldi</strong></p>
<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Gençlik Parkı Kavşağı’nda hayata geçirilen proje ile Atatürk Bulvarı&#8217;nda bulunan dönel ada kaldırılarak yol akslarının birbirini karşılaması sağlandı. Bafra &ndash; Samsun ve Samsun &ndash; Bafra yönüne giden araçların trafik akışı hızlandı.  Ayrım ve katılım şeritleri eklenerek Atatürk Bulvarı&#8217;ndan 100. Yıl Bulvarı&#8217;na ve 100. Yıl Bulvarı&#8217;ndan Atatürk Bulvarı&#8217;na katılımlar serbest hale getirildi. Sağa serbest dönüşler sayesinde kavşak kollarındaki araç yoğunluğu azaltıldı. 100. Yıl Bulvarı&#8217;ndan Gençlik Caddesi&#8217;ne direkt geçişler sağlandı. Gençlik Caddesi 2&#215;2 (2 gidiş-2 geliş) olacak şekilde genişletilerek akıcılığı ve kapasitesi artırıldı. Gençlik Caddesi üzerinde 10 araçlık park cebi ve toplu taşıma durak cebi yapılarak olası dur-kalklarda trafik akıcılığının sürdürülmesi sağlandı.</p>
<p><strong>Ortalama yüzde 20 iyileşme</strong></p>
<p>Gençlik Parkı Kavşağı’nda hayata geçirilen proje ile İlkadım-Atakum yönünde yüzde 100 olan kapasite kullanım oranı yüzde 88’e, Atakum-İlkadım yönünde yüzde 106 olan kapasite kullanım oranı yüzde 82’ye, Liman’daki yüzde 91 kapasite kullanım oranı yüzde 35’e düşürüldü. Projenin tamamlanması sonrası bluetooth sensörler, GSM ve GPS verileri üzerinden yapılan gerçek zamanlı takip ve analizlerle araçların kavşağı terk ediş hızları, ortalama kuyruk boyu ve ortalama bekleme sürelerinde yaklaşık yüzde 20 iyileşme gözlemlendi.</p>
<p><strong>&ldquo;Gençlik Parkı&rdquo; projesi</strong></p>
<p>Atatürk Bulvarı’nda trafik akışını rahatlatan ve daha güvenli hale getiren Büyükşehir Belediyesi, Gençlik Parkı’nın inşasına başladı. 6 bin m2 alanda inşa edilecek Gençlik Parkı projesi çocuk oyun alanları, spor alanları, oturma alanları, yürüyüş yolları, yeşil alan ve kafeden oluşuyor. Çalışmaların hummalı şekilde devam ettiği Gençlik Parkı, yeni yüzüyle kısa süre sonra yeniden misafirlerini ağırlamaya başlayacak.</p>
<p><strong>&ldquo;Olumlu dönüşler alıyoruz&rdquo;</strong></p>
<p>Gençlik Parkı Kavşağı’na yapılan müdahalenin bölgedeki trafiği rahatlattığını söyleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, &ldquo;Daha hızlı Samsun hedefi ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gençlik Parkı Kavşağı hemşehrilerimizden en çok talep aldığımız bölgelerden biriydi. Bölgede trafiği rahatlatacak ve daha güvenli hale getirecek kalıcı bir çözüm için hemen çalışmalara başladık. Ekiplerimizin özverisi ile çalışmaları kısa sürede tamamladık. Bluetooth sensörler, GSM ve GPS verileri üzerinden yapılan gerçek zamanlı takip ve analizler bize çalışmanın çıktılarının olumlu olduğunu gösteriyor. Artık o güzergahı kullanan vatandaşlarımız daha fazla zamandan tasarruf ediyor, trafikte bekledikleri süre azaldı. Sürücülerimizden de güzel ve olumlu dönüşler aldık. Şimdi bölgede özenle hazırlanmış, her ayrıntısı düşünülmüş bir park için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gençlik Parkı’nı yeni yüzüyle yeniden inşa ediyoruz. Daha hızlı Samsun için, daha mutlu Samsun için çalışmayı sürdürüyoruz&rdquo; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclik-parki-kavsagina-etkili-dokunus-559907">Büyükşehir’den Gençlik Parkı Kavşağına Etkili Dokunuş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 07:53:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122">Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor. Ancak bu dönemde mevsimsel bazı hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas</strong> son günlerde çocuklarda; yüksek ateş, ishal, kusma, cilt döküntüleri, böcek ısırıkları sonrası şişlik veya alerjik reaksiyonlar ile kulak ağrısı gibi şikayetlerin yoğun olarak görüldüğünü belirterek “Şikayetler baş gösterdiğinde ailelerin hekime başvurmayıp ‘biraz dinlensin geçer’ gibi bir yaklaşımda bulunmaları ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Oysa erken müdahale ve tedavi sayesinde ciddi sorunları önlemek mümkün” diyor. Mevsimsel özelliklerin de etkisiyle çocuklarda görülme sıklığı artan hastalıkların çoğunun alınacak basit önlemlerle kolayca önlenebileceğini ya da azaltılabileceğini vurgulayan Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz aylarında görülme sıklığı artan 5 hastalığı anlattı, bu hastalıklara karşı basit ama etkili önlemleri açıkladı, önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Yaz ishali </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarındaki ısı ve nem artışı mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin gıdalarda ve durgun sularda daha hızlı üremesine yol açar. Uygun şartlarda saklanmamış ve iyi yıkanmamış yiyeceklerle virüs-bakteri bulaşı çok daha kolay olur. El hijyeninin yeterince sağlanmaması da hastalığı kolaylaştırıcı etmendir. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Sık ve sulu dışkılama, ateş, karın ağrısı, inatçı kusmalar, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı halsizlik ve bitkinlik, dışkıda mukus ve bazen kan hekime getirten şikayetlerdir. Özellikle Rota ve Adenovirüsler ve Giardia en sık karşılaşılan etkenlerdir. Yaz ishali, gıda alerjileri ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerle karıştırılabilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Tedavi açısından nedeni ve etkeni saptamak önemlidir. Bebeklik döneminde ilk 6 ay içinde uygulanan Rota aşıları rota ishallerinden korunmada çok etkin bir korunmadır. En önemli tedavi sıvı kaybının önlenmesidir. Bakteriyel sebep yoksa antibiyotik gerekmez. Tedavide gecikme, ciddi su kaybı, elektrolit dengesizliği ağızdan alım azlığı ve kusma hastaneye yatış gerektirebilir. </p>
<ul>
<li><strong>El-ayak-ağız hastalığı </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Hastalığa enterovirüsler (özellikle Coxsackie virüsü) sebep olur. Sıcak ve nemli ortamda rahat yayılırlar. Yaz aylarında çocukların daha sık dış ortamda olması, kreş, parklar, havuz gibi toplu ortamlarda temas riski yüksektir. İstanbul gibi coğrafi göç alan metropollerde son yıllarda sıklığı artmıştır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Ateş, boğaz ağrısı, ağız içi aftlar, el ve avuç içinde ve ayak tabanlarında veziküler döküntüler, huzursuzluk ve iştahsızlık, ağızdan beslenmede ciddi ölçüde azalma sık görülür. Suçiçeği, alerjik döküntüler veya ağız içi pamukçuk ile karıştırılabilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Virüs olduğundan spesifik tedavisi yoktur. Destek tedavisi (ateş düşürücüler, sıvı alımı, ağız içi dezenfektanları) uygulanır. Nadiren beyin zarı iltihabı komplikasyon olarak görülebilir. Yüksek ateş ve oral alımı iyi olmayan süt çocukları ve çocuklarda hastane yatışı gerekebilir. </p>
<ul>
<li><strong>İdrar yolu enfeksiyonları </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında sıklıkla havuz bazen de deniz sonrası girilen suyun hijyenik olmaması, mayo ile uzun süre ıslak kalınması, terleme ile artan bakteri yükü idrar yolu enfeksiyonu (İYE) riskini artırır. Kız çocuklarda anatomik yapı sebebi ile daha sık görülebilir. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> İdrar yaparken yanma, idrara sık ve ağrılı çıkma, mesane alt kısmında ağrı, ateş, halsizlik, bebeklerde huzursuzluk, huy değişikliği, bazen kusmalar eşlik edebilir. Viral ateşli hastalıklar ve bebeklerde gaz sancısı ile karıştırılıp, tanı gecikebilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Tam idrar tetkiki ve kültürü ile teşhis konur ve kültür sonucuna göre hangi bakteri olduğu ve hangi antibiyotiğe duyarlı olduğu belirlenip tedaviye başlanır. Tedavide bol sıvı tüketimi ve hijyenin de önemi büyüktür. Tedavisiz bırakılırsa mesane ve böbrek enfeksiyonlarına yol açıp kalıcı hasar oluşturabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Dış kulak yolu enfeksiyonu </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında havuza ve denize giren çocuklarda kulak yolu ve kanalı uzun süre ıslak-nemli kalır. Bu nemli ortam, bakteri ve mantar çoğalması için çok elverişli hale gelir. Aşırı ve sık yapılan kulak temizliği uygulamaları da tahrip olan ciltte, enfeksiyon riskini artırır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Kulakta aniden başlayan ağrı (özellikle dokununca artan), kaşıntı, tıkanıklık hissi, kulakta akıntı ve bazen ateş hekime getirten şikayetler arasındadır. Orta kulak iltihabı ile karışabilir. Ancak yüzücü kulağında işitme kaybı daha az ve ağrı daha yüzeyeldir.</p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Doktora başvurmak ve tedaviye başlamak şarttır aksi taktirde sorun çok daha karışık bir hale gelebilir. Doktor önerisiyle kulak damlası ve ağrı kesici ile tedaviye başlanır. Gerekli görülürse antibiyotik kullanılır. Tedavi süresince kulağın kuru tutulması, kulak temizliğinde kulak çubuğu vb kullanılmaması gerekir. </p>
<ul>
<li><strong>Güneş çarpması </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında çocuklar sıcak havalarda uzun süre açık havada kalırlar. Çocuklarda vücudun ısı düzenleme mekanizmaları yetişkinlere göre daha zayıftır. Şapkasız olmak, koruyucu krem kullanılmaması, yetersiz sıvı alımı, kalın giyinme ve açık hava etkinliklerinde uzun süre kalınması gibi nedenler durumu ağırlaştırır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Genelde acil servise yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, yoğun halsizlik, bilinç bulanıklığı ve bazen de bayılma gibi şikayetlerle başvurulur. Viral enfeksiyonlar ve menenjit gibi nörolojik acillerle karışabilir.</p>
<p> <strong>TEDAVİSİ:</strong> Çocuğun derhal serin-gölge ortama alınması, vücut ısısının düşürülmesi ve sıvı verilmesi gerekir. Ciddi ve düzelmeyen durumlarda hastaneye yatış gerekebilir. Gecikme durumunda beyin hasarı, çoklu organ yetmezliği nadiren görülebilir. </p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemler! </strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı; </p>
<ul>
<li>Bol su içmesini sağlayın. </li>
<li>Şapka ve güneş gözlüğü kullandırın. </li>
<li>Saat 11:00-16:00 arası güneşten uzak tutun. </li>
<li>Havuz ve deniz hijyenine dikkat edin. </li>
<li>Yüzdükten sonra duş aldırın ve mayosunu değiştirin.  </li>
<li>Açıkta satılan yiyeceklerden uzak tutun. </li>
<li>El hijyenini öğretin.</li>
<li>Böcek ve sineklerden korumak için uygun losyon kullanın.</li>
<li>Pamuklu, açık renkli ve ince giysiler giydirin. </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122">Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-2-551070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 15:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[edeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehrilerimizin]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçlarına]]></category>
		<category><![CDATA[kararlılıkla]]></category>
		<category><![CDATA[üretmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü’nün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına başkanlık edip yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-2-551070">Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü’nün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına başkanlık edip yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>
<p>MASKİ Genel Müdürlüğü’nde, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, Genel Müdür Yardımcıları Bircan Kaynak, Doç. Dr. Özgür Avşar ve Bülent Çamur katıldı. Başkan Dutlulu, Genel Müdür Postacı ve yönetim kurulu üyelerinden, MASKİ’nin kent merkezi ile ilçelerde yürüttüğü çalışmalar ve projelerin son durumu hakkında bilgi alıp değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><b>“VATANDAŞ MEMNUNİYETİNİ ESAS ALAN ANLAYIŞLA YOLA DEVAM”</b></p>
<p>Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Dutlulu, “MASKİ Genel Müdürlüğümüzün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına katılarak Genel Müdürümüz Talat Postacı ve yönetim kurulu üyelerimizden Manisa’nın dört bir yanında yürütülen altyapı ve içme suyu yatırımlarıyla ilgili bilgi alıp değerlendirmelerde bulunduk. Şehrimizin tamamına kaliteli ve sürdürülebilir hizmet ulaştırmak ve Manisalı hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-2-551070">Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-551058</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 15:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[edeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehrilerimizin]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçlarına]]></category>
		<category><![CDATA[kararlılıkla]]></category>
		<category><![CDATA[üretmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551058</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü’nün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına başkanlık edip yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-551058">Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü’nün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına başkanlık edip yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>
<p>MASKİ Genel Müdürlüğü’nde, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, Genel Müdür Yardımcıları Bircan Kaynak, Doç. Dr. Özgür Avşar ve Bülent Çamur katıldı. Başkan Dutlulu, Genel Müdür Postacı ve yönetim kurulu üyelerinden, MASKİ’nin kent merkezi ile ilçelerde yürüttüğü çalışmalar ve projelerin son durumu hakkında bilgi alıp değerlendirmelerde bulundu</p>
<p><b>“Vatandaş memnuniyetini esas alan anlayışla yola devam”</b></p>
<p>Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Dutlulu, “MASKİ Genel Müdürlüğümüzün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısına katılarak Genel Müdürümüz Talat Postacı ve yönetim kurulu üyelerimizden Manisa’nın dört bir yanında yürütülen altyapı ve içme suyu yatırımlarıyla ilgili bilgi alıp değerlendirmelerde bulunduk. Şehrimizin tamamına kaliteli ve sürdürülebilir hizmet ulaştırmak ve Manisalı hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-dutlulu-hemsehrilerimizin-ihtiyaclarina-hizli-ve-etkili-cozumler-uretmek-icin-kararlilikla-calismaya-devam-edecegiz-551058">Başkan Dutlulu: &#8220;Hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler üretmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hyundai, TIME&#8217;ın &#8220;2025&#8217;in En Etkili Şirketleri&#8221; Listesinde.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hyundai-timein-2025in-en-etkili-sirketleri-listesinde-550372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 05:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hyundai]]></category>
		<category><![CDATA[listesinde]]></category>
		<category><![CDATA[şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[timeın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hyundai Motor Grubu, TIME dergisi tarafından yayımlanan “2025’in En Etkili 100 Şirketi” listesine bu yıl ilk kez dahil edilerek “Automotive Dark Horse” olarak tanıtıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hyundai-timein-2025in-en-etkili-sirketleri-listesinde-550372">Hyundai, TIME&#8217;ın &#8220;2025&#8217;in En Etkili Şirketleri&#8221; Listesinde.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hyundai Motor Grubu, TIME dergisi tarafından yayımlanan “2025’in En Etkili 100 Şirketi” listesine bu yıl ilk kez dahil edilerek “Automotive Dark Horse” olarak tanıtıldı. Bu önemli başarı, Grubun elektrikli araçlardan üretim teknolojilerine kadar genişleyen yenilikçi yaklaşımını ve sürdürülebilir mobilite vizyonunu küresel çapta bir kez daha teyit ediyor.</p>
<p>TIME dergisi, Hyundai Motor Grubu’nun 2024 yılında satışlara göre dünyanın en büyük üçüncü otomotiv grubu olmasından yola çıkarak, şirketin dikkat çekici büyüme ivmesine vurgu yaptı. Dergi, Hyundai ve Kia markalarının elektrikli ve hibrit araçlardaki öncü rolünün tüketicilerden büyük ilgi gördüğünü ve sektörün yönünü değiştirdiğini belirtti.</p>
<p>Hyundai Motor Grubu, hızla değişen kullanıcı beklentilerine yanıt olarak hibrit ürün gamını agresif şekilde genişletmeyi hedefliyor. Bu stratejik büyüme sadece kompakt ve orta sınıf araçlarla sınırlı kalmayıp, lüks segmentteki modelleri de kapsıyor. Böylece Grup, daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmayı ve rekabet gücünü daha da artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>2025 yılı Mart ayında duyurulan 21 milyar dolarlık ABD yatırım planı ise Hyundai Motor Grubu’nun Amerikan üretimine bugüne kadar yaptığı en büyük katkı olma özelliğini taşıyor. Bu yatırım, hem üretim kapasitesini artırmayı hem de Grubun sürdürülebilir ve yüksek teknolojili üretim hedeflerini gerçekleştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>TIME dergisi, “2025’in En Etkili Şirketleri” listesini oluştururken dünya çapındaki muhabir ve uzman ağından aday önerileri aldı. Ardından, etki gücü, yenilikçilik, vizyon ve başarı gibi kriterler üzerinden editoryal değerlendirmeler yapıldı. Sonuç olarak, geleceği şekillendiren 105 şirketlik kapsayıcı bir liste ortaya çıktı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hyundai-timein-2025in-en-etkili-sirketleri-listesinde-550372">Hyundai, TIME&#8217;ın &#8220;2025&#8217;in En Etkili Şirketleri&#8221; Listesinde.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi&#8217;nden Su İsrafına Karşı Etkili Mesaj</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-su-israfina-karsi-etkili-mesaj-550278</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 15:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[israfına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550278</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, yaz aylarında sıkça karşılaşılan su israfına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-su-israfina-karsi-etkili-mesaj-550278">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Su İsrafına Karşı Etkili Mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, yaz aylarında sıkça karşılaşılan su israfına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attı. </p>
<p>Su kaynaklarının korunmasına yönelik duyarlılığı artırmayı hedefleyen farkındalık videosu, Belediye Başkanı Alper Taban ve İnegöl Belediyesi sosyal medya medya hesaplarından paylaşıldı. Vatandaşlardan da yoğun ilgi gören hem mizahi hem de öğretici yönüyle dikkat çeken farkındalık çalışması kısa sürede gündem oldu.</p>
<p>VİDEO KURGU AMA YAŞANANLAR GERÇEK<br />Özellikle hayrat çeşmeleri gibi tatlı su kaynaklarının bilinçsizce araç yıkamak için kullanılması sorununa dikkat çekilen videoda, belediye personelleri tarafından kurgulanan bir senaryo canlandırıldı. Sokakta bulunan bir hayrat çeşmesine hortum bağlayarak aracını yıkayan kişiye önce çevredeki vatandaşlar uyarıda bulundu. Uyarıların dikkate alınmaması üzerine 153 hattı üzerinden İnegöl Belediyesi’ne ihbarda bulunuldu.</p>
<p>ZABITA EKİPLERİ KISA SÜREDE MÜDAHALE ETTİ<br />Kısa sürede olay yerine gelen zabıta ekipleri yaz aylarında su kaynaklarında ciddi azalmalar yaşandığını hatırlatarak, hayrat çeşmelerinin içme ve temel ihtiyaç suyu olarak kullanılması gerektiğini ifade etti. Tatlı suyla araç yıkamanın yasak olduğunu belirten ekipler, cezai işlem uygulayarak kişiyi hem uyardı hem de bilinçlendirme çalışması yaptı.</p>
<p>VİDEO ÇEKİMİ SIRASINDA DUYARLI VATANDAŞIN İHBARI HASSASİYETİ GÖZ ÖNÜNE SERDİ<br />Video çekimi sırasında yaşanan ilginç bir gelişme ise farkındalık çalışmasının amacını pekiştirdi. Senaryo gereği yapılan çekim sırasında, durumu gerçek sanan duyarlı bir vatandaş, belediyeye “çeşme başında araç yıkanıyor” diyerek resmi şikâyette bulundu. Bu olay, İnegöl halkının konuya olan hassasiyetini de gözler önüne serdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-su-israfina-karsi-etkili-mesaj-550278">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Su İsrafına Karşı Etkili Mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrol altındaki yönetilen stres, motivasyonu artırmada etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrol-altindaki-yonetilen-stres-motivasyonu-artirmada-etkili-oluyor-544518</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 12:41:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altındaki]]></category>
		<category><![CDATA[artırmada]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yönetilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544518</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Haziran'da yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı ve 21-22 Haziran 2025 tarihlerinde düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-altindaki-yonetilen-stres-motivasyonu-artirmada-etkili-oluyor-544518">Kontrol altındaki yönetilen stres, motivasyonu artırmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>15 Haziran&#8217;da yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı ve 21-22 Haziran 2025 tarihlerinde düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım sürüyor. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, bu dönemde ortaya çıkan kaygı ve stresle başa çıkmada alınabilecek önlemlere dikkat çekti. Kontrol altında tutulan ve yönetilen stresin motivasyonu artırmada etkili olduğunu belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, sınava sayılı günler kala güçlü yönlere odaklanılmasını, beslenme düzeni ve uykuya dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek iki önemli sınav öncesi stresle başa çıkma yöntemlerine ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kontrollü stres motivasyonu artırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sınava hazırlık sürecinde ortaya çıkan kaygı ve stresin yönetilmesinin önemli olduğunu belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Sınavlara hazırlık, uzun ve yorucu bir süreç. Bu süreç aslında son dakikada çalışılarak değiştirilemeyeceği gibi, adayın son dönem yaşayabileceği yüksek stres ve kaygı ise sınav sonucunu etkileyebilecek düzeyde risk taşır. Sınav kaygısı, yoğun bedensel semptomlarla yaşanmadığında kişide sorumluluk bilincini arttırarak motivasyonel destek sağlar. Kontrol altında tutulan ve yönetilebilen stresin motivasyonu artırdığını söyleyebiliriz” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Güçlü yönlere odaklanılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sınav öncesi ve sınav esnasında terleme, kalp çarpıntısı, mide bulantısı, baş dönmesi, nefes darlığı gibi belirtilerin sınav performansını olumsuz etkileyebileceğini kaydeden Kahyaoğlu Çakmakcı, “Bedensel semptomlar ergenlerin ifade edemediği duyguların bir çıktısıdır ve eşlik eden duygular genellikle öfke, korku, çaresizlik, sıkışmışlık hissi, başarısızlık ve hayal kırıklığıdır. Gençler en kötü senaryoları düşünmeye başlarlar ve bunlar genellikle ‘Sınavdan iyi bir sonuç alamazsam felaket olur’ gibi olumsuz ve karamsar düşüncelerdir. Burada olumsuz düşüncelerden uzaklaşmak, güçlü taraflara odaklanmak ve sonuca değil sürece odaklanmak stresi kontrol altına almada etkili olacaktır” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yetersiz hazırlık da mükemmeliyetçilik de sınav kaygısına yol açıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sınav kaygısının yaşanmasında iki farklı sebep olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, “İlki, sınava yeteri kadar hazırlık yapamayan ve artık hazırlık için de fazla vakti kalmayan, bu yüzden yetersizlik duyguları ön planda olan gençlerin yaşadığı kaygılardır. O nedenle uzmanlar olarak her zaman planlı ve düzenli çalışmanın önemini vurgularız. İkinci grup ise daha mükemmeliyetçi ve yüksek hedefleri olan gençlerin belirledikleri hedeflerine ulaşamama endişesidir. O yüzden gerçekçi beklenti içinde olunması önemlidir. Bu tip önemli sınavlarda en yüksek performansı sergileyip en iyi puanı almak için çalışılsa da bir alttaki sıralama ve puanların da alınabileceği göz önünde bulundurularak bunun da bir diğer seçenek olabileceği unutulmamalıdır. Kaygının kaynağına inmek önemlidir. Kaygı bozukluklarında genetik faktörler, aile yapısı ve sosyal koşullar, kişilik yapısı gibi unsurlar da etkili olabilmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sınav kaygısı ve sınav stresiyle başa çıkmak için…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sınav kaygısı ve sınav stresiyle başa çıkmada alınabilecek önlemlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınava girmeden önce mutlaka sınavın provası yapılmalıdır. Sınava hazırlık sürecinde yapılan deneme sınavları, gerçek bir sınav gibi değerlendirilmelidir. Bu, sınav kaygısını azaltmada etkili olacaktır. Sınav esnasında geliştirecekleri taktikleri bu deneme sınavlarında belirlemeleri, hangi soruya ne kadar süre ayrılması, önceliğin hangi testlere verilmesi gibi detayların önceden planlanması önemlidir. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Egzersiz, beslenme ve uyku düzeni sınav başarısını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Sınavdan önce ve yaşam boyunca, stresi ve kaygıları yönetebilmek için en etkili yöntem yürüyüş yapmak ya da egzersiz yapmaktır. Sınavdan 3-4 gün önce uyku düzeninin sağlanması için erken yatılması ve sabah erken kalkılması, en az 7-8 saatlik uyku ritminin sağlanması önemlidir.   </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınav tarihi yaklaştıkça kaygıda artış olabilir. Burada sosyal destek sistemlerine başvurmalarını önerebiliriz. Duygu ve düşüncelerini paylaştıklarında rahatladıkları bir aile üyesiyle konuşulması kaygı ile başa çıkmada etkili olabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>&#8211; Gençler kendilerine iyi geleceğini ve kafalarının karışmayacağını düşünüyorlarsa bir- iki gün önce de kaygılarını yatıştırmak için notlarına bakabilirler. Sınavdan önce yoğun olmayan dinlendirici aktiviteler, stres ve kaygıyı azaltmada etkili olacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınav esnasında ya da öncesinde yoğun kaygı ve panik hissi ortaya çıkarsa ‘Ben bunun üstesinden gelebilirim’ gibi olumlu cümleleri tekrar etmeleri rahatlamalarına yardımcı olacaktır. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınava girerken ya da sınav esnasında kalp atışlarının yükseldiğini hissederlerse gözlerini kapatıp derin bir nefes alıp vermelerini, kendilerini 5-10 saniyeliğine huzurlu bir anda hayal etmelerini öneririm. Sakinleşince gözlerini açabilirler.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Gündelik yaşamda spor ve hobilere zaman ayrılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sınav kaygısını aşmada ailelere de tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, stres ve kaygıyla başa çıkmada hobilere ve sportif aktivitelere yer verilmesinin önemine dikkat çekti:  </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Hem bu yıl çocuğu sınava hazırlanan ailelere hem de önümüzdeki yıl sınava girecek çocukları olan ailelere de öneriyi birlikte sunmakta fayda var. Çünkü bu son dakika önerilerinden ziyade uzun bir sürece yayılması gereken bir dönemdir. Öncelikle çocukların/gençlerin ders planlarını yaparken sadece ders ve sınav odaklı gitmek, uzun vadede obezite, strese bağlı depresyon, anksiyete gibi rahatsızlıklara ve sivilce gibi cilt hastalıkları, mide ve bağırsak şikayetleri gibi fiziksel problemlere yol açabilmektedir. Bu yüzden kazanılan alışkanlıkların sonradan değiştirilmesinin zor olduğunu da düşünerek gençlerin hobilerinden, spor aktivitelerinden kopmaması önemlidir. Bu tip aktiviteler, büyük oranda onları stresten ve kaygıdan uzak tutacaktır. Yaşamda tek bir noktaya odaklı yaşamı anlamlandırma perspektifi oldukça sıkıntılıdır. Bağlandığınız ve anlamlandırdığınız şeye ulaşmayı zorlaştırırken olmaması halinde de büyük ruhsal yıkımla karşı karşıya bırakır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sınava günler kala bu tavsiyelere dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, diğer tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Aile içinde özellikle sınava son 2-3 gün olumlu atmosferin hakim olması önemli. Çatışmadan ve eleştiriden uzak olunmalı, mümkün olduğu kadar takdir edici bir yol izlenmelidir. Buna örnek olarak ‘Odan yine mi dağınık?’ gibi olumsuz bir cümle yerine ‘Birlikte odanı düzenleyelim mi, yardıma ihtiyacın var mı?’ gibi yapıcı cümleler kurulmalı ve önerilerde bulunulmalıdır, istekli değilse zorlanmamalıdır. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınava yakın tarihlerde sakin ve soğukkanlı davranışlar gösterilmeli ve normalden çok farklı davranılmamalıdır. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Sınav gününden önce dijital cihazların uzun süre kullanılmamasına özen gösterilmelidir. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>-Yıl boyunca gösterdiği çaba ve verdiği emekler vurgulanarak elinden geldiğini yaptığının söylenmesi çocuğun/gencin özgüven duygusunu arttırır.  </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-altindaki-yonetilen-stres-motivasyonu-artirmada-etkili-oluyor-544518">Kontrol altındaki yönetilen stres, motivasyonu artırmada etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MKE’nin MOD274 Mühimmatı: Kritik Hedeflerde Yüksek Hassasiyetle Etkili Vuruş</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mkenin-mod274-muhimmati-kritik-hedeflerde-yuksek-hassasiyetle-etkili-vurus-543596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 12:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyetle]]></category>
		<category><![CDATA[hedeflerde]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[mkenin]]></category>
		<category><![CDATA[mod]]></category>
		<category><![CDATA[mod274]]></category>
		<category><![CDATA[mühimmatı]]></category>
		<category><![CDATA[vuruş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), 155 mm uzun menzilli MOD274 obüs mühimmatının yüksek isabet oranı ve üstün tahrip gücüyle piyade birliklerine etkili ateş desteği sunduğunu açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mkenin-mod274-muhimmati-kritik-hedeflerde-yuksek-hassasiyetle-etkili-vurus-543596">MKE’nin MOD274 Mühimmatı: Kritik Hedeflerde Yüksek Hassasiyetle Etkili Vuruş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, yerli üretim 155 mm uzun menzilli obüs mühimmatı MOD274’ü tanıttı.</p>
<p>Yaklaşık 40 kilometre menzile sahip olan ve Fırtına obüslerinde kullanılan MOD274, yüksek infilak etkili TNT imlasıyla kritik hedefleri etkisiz hale getirerek piyade unsurlarına etkili destek sunuyor.</p>
</p>
<p>MKE’nin paylaşımında, &ldquo;Yüksek vuruş hassasiyeti ve tahrip kabiliyeti ile kritik hedefleri etkisiz hale getirerek piyade unsurlarına etkili ateş desteği sağlayan 155 mm uzun menzilli obüs mühimmatımız: #MOD274! #Mill&icirc;GüçMKE&rdquo; ifadelerine yer verildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mkenin-mod274-muhimmati-kritik-hedeflerde-yuksek-hassasiyetle-etkili-vurus-543596">MKE’nin MOD274 Mühimmatı: Kritik Hedeflerde Yüksek Hassasiyetle Etkili Vuruş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk&#8217;ta Talepler Cevapsız Kalmıyor: SELBİM&#8217;den Hızlı ve Etkili Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-talepler-cevapsiz-kalmiyor-selbimden-hizli-ve-etkili-cozum-533817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 May 2025 17:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cevapsız]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kalmıyor]]></category>
		<category><![CDATA[selbimden]]></category>
		<category><![CDATA[selçukta]]></category>
		<category><![CDATA[talepler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=533817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuklu vatandaşların öneri, istek ve şikâyetlerini iletebilmeleri için hizmet veren SELBİM (Selçuk Belediyesi İletişim Merkezi) çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-talepler-cevapsiz-kalmiyor-selbimden-hizli-ve-etkili-cozum-533817">Efes Selçuk&#8217;ta Talepler Cevapsız Kalmıyor: SELBİM&#8217;den Hızlı ve Etkili Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuklu vatandaşların öneri, istek ve şikâyetlerini iletebilmeleri için hizmet veren SELBİM (Selçuk Belediyesi İletişim Merkezi) çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. </p>
<p>Son bir yıl içerisinde vatandaşların SELBİM’e ilettiği 52 bin 559 öneri, talep ve şikâyetin 51 bin 885 tanesine yanıt verilerek çözüm bulundu. Sonuç bekleyen vatandaşlara da ulaşılarak konu ve süreç hakkında bilgi verildi. SELBİM&#8217;den büyük memnuniyet duyan vatandaşlar, SELBİM ekibinin çok kısa sürede kendilerine dönüş yapmalarından dolayı teşekkür mesajları gönderiyor.</p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi Hizmet Binası giriş katında hizmet veren SELBİM ekibi, haftanın 7 günü saat 23:00’e kadar vatandaşların taleplerini inceleyerek çalışmalarını sürdürüyor.  Vatandaşlar talep, öneri ve şikâyetlerini WhatsApp uygulaması ve telefon aramasının yanı sıra belediye hizmet binasında yüz yüze SELBİM’e aktarabiliyorlar. Vatandaşlardan gelen talepleri ilgili birim ve müdürlüklere ileterek vatandaşlara doğru ve hızlı bir şekilde dönüş yapan SELBİM ekipleri vatandaşların takdirini topluyor. SELBİM, aynı zamanda Efes Selçuk’a dair önemli duyuru ve etkinlikleri sosyal medya hesaplarından paylaşarak da vatandaşları bilgilendiriyor.</p>
<p><b>“VATANDAŞIMIZA ÇARE OLUYORUZ”</b></p>
<p>Efes Selçuklu vatandaşlara bir telefon kadar yakın olmak için 2019 yılında belediye başkanlığı görevine seçildiğinde hayata geçirdiği ilk projelerden birinin SELBİM olduğuna değinen Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “2019 yılında belediye başkanı olarak seçildiğimde yaptığımız ilk işlerden biri SELBİM’i kurmak oldu. Efes Selçuk Belediyesi her konuda vatandaşlara bir telefon kadar yakın olsun istedik. Halkımız derdini, önerisini, talebini bir mesajla, bir aramayla kolayca bize iletsin, biz de en hızlı şekilde çözüm üretelim istedik. Bunun için de SELBİM ekibimiz geç saatlere kadar gelen tüm talepleri tek tek inceliyor. Her mesajı veya aramayı müdürlüklerimize iletiyor ve ilgili arkadaşlarımız da büyük bir özveriyle konuyla ilgileniyorlar. Bu şekilde Efes Selçuk’a dair birçok şeyden haberdar oluyoruz. Efes Selçuk için, vatandaşlarımız için hizmet üreten, her bir öneri, şikâyet ve talep ile ayrı ayrı ilgilenen, çözüm sunmak için gece gündüz titizlikle çalışan SELBİM ekibimize teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> Efes Selçuklu vatandaşların ya da kente gelen ziyaretçilerin SELBİM’e 0533 814 33 37 numaralı WhatsApp ihbar hattı üzerinden veya 444 8 892 numaralı telefonu arayarak istek, şikâyet ve önerilerini ulaştırmaları mümkün.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-talepler-cevapsiz-kalmiyor-selbimden-hizli-ve-etkili-cozum-533817">Efes Selçuk&#8217;ta Talepler Cevapsız Kalmıyor: SELBİM&#8217;den Hızlı ve Etkili Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASAT&#8217;tan su seviyesindeki değişime karşı etkili müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asattan-su-seviyesindeki-degisime-karsi-etkili-mudahale-531696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 08:08:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[asattan]]></category>
		<category><![CDATA[değişime]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[seviyesindeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü su kaynaklarının korunması ve vatandaşların susuz kalmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asattan-su-seviyesindeki-degisime-karsi-etkili-mudahale-531696">ASAT&#8217;tan su seviyesindeki değişime karşı etkili müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü su kaynaklarının korunması ve vatandaşların susuz kalmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Antalya’nın önemli içme suyu kaynaklarından Duraliler’de su seviyelerinde yaşanan değişime karşı ASAT ekipleri hızlıca harekete geçti. 6 yeni kuyu açıldı, 45 kuyu rehabilite edildi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya’nın su ihtiyacını karşılayan en önemli bölgelerden biri olan Duraliler’de, ASAT’ın düzenli ölçüm verilerine göre son bir yılda bazı noktalarda yeraltısuyu seviyelerinde azalma yaşandı. Ancak bu durum karşısında ASAT ekipleri vatandaşın su ihtiyacını güvence altına almak için hızlı ve etkili adımlar attı. Yapılan çalışmalar kapsamında bölgede 6 yeni içme suyu sondaj kuyusu açıldı, 45 mevcut kuyu rehabilite edilerek güçlendirildi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>HER DAMLA İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMA</span></span></span></p>
<p><span><span><span>ASAT yetkilileri, “Antalya’nın her bir damla suyunu önemsiyoruz. Tüm kaynaklarımızı korumak ve sürdürülebilir şekilde yönetmek için gece gündüz çalışıyoruz,” açıklamasında bulundu. Ayrıca vatandaşların bilinçli su kullanımı konusunda bilgilendirilmesi için yeni çalışmaların da yakında hayata geçirileceği bildirildi.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asattan-su-seviyesindeki-degisime-karsi-etkili-mudahale-531696">ASAT&#8217;tan su seviyesindeki değişime karşı etkili müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Strese karşı etkili 10 adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/strese-karsi-etkili-10-adim-530978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 08:09:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[strese]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern çağın en büyük problemlerinden stres, insan bedenini ve ruhunu sinsice tüketiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strese-karsi-etkili-10-adim-530978">Strese karşı etkili 10 adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern çağın en büyük problemlerinden stres, insan bedenini ve ruhunu sinsice tüketiyor. Özellikle şehir hayatının getirdiği stres faktörlerinin, ruhsal sağlığı tehdit ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kişinin mental durumu; düşüncelerini, hislerini ve davranışlarını önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle stresle baş etmeyi öğrenmek fiziksel ve ruhsal iyiliğimiz için çok önemli. Mental bütünlüğümüz bozulduğunda, sadece ruh halimiz değil fiziksel sağlığımız, iş hayatımız ve sosyal ilişkilerimiz de bu durumdan olumsuz etkilenir” dedi.</strong></p>
<p>Stresin, kişinin kendisini tehdit ya da baskı altında hissettiği durumlara karşı verdiği fiziksel ve psikolojik bir tepki olduğundan bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Stres, vücudun bir uyum sağlama mekanizmasıdır yani değişimlere veya taleplere cevap vermek için ortaya çıkar bu yüzden de çevresel olabildiği kadar kişinin kendisinin de kaynaklanabilir. İş yükü, sınavlar, finansal sorunlar, taşınma, evlilik, boşanma ya da hastalık gibi çevresel faktörlerle; mükemmeliyetçilik, yüksek beklentiler, korkular gibi içsel baskılarla veya gelecek kaygısı ya da işsizlik gibi durumlarda kendini gösterebilir” dedi.</p>
<p><strong>Konsantrasyon güçlüğünün sebebi stres olabilir</strong></p>
<p>Mental sağlığın bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal anlamda iyi olma hâli olduğunu açıklayan Uzm. Psk. Jülide Unutmaz, “Stresimizi yönetebilmek diğer insanlarla ilişkiler kurarken ya da önemli kararlar alırken kısaca hayatın her anında önemli bir rol oynar. Dengeli bir zihin; günlük yaşamdaki işlevselliğimizi korumamızı, sağlıklı ilişkiler kurmamızı, zorluklarla baş edebilmemizi ve kendi potansiyelimizi gerçekleştirebilmemizi sağlar. Stresin belirtileri kişiden kişiye, stresin şiddetine ve süresine bağlı olarak değişebilse de; kaygı, huzursuzluk, sinirlilik, öfke patlamaları, motivasyon kaybı, konsantrasyon güçlüğü, sürekli endişe duyma, karamsarlık, umutsuzluk ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma isteği yaygın olarak görülür” dedi.</p>
<p><strong>Uzun süren fiziksel hastalıklar da ruh sağlığını bozuyor</strong></p>
<p>Stres en önemlilerinden biri olsa da zihinsel sağlığı etkileyen pek çok faktör olduğundan bahseden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kaygı verici olaylar, kayıplar, istismar gibi travmatik yaşantılar, sosyal izolasyon, maddi zorluklar, aile içi çatışmalar, ilişkisel problemler, uzun süreli fiziksel hastalıklar, zararlı madde kullanımı, kalitesiz uyku, kötü beslenme, öz bakım eksiklikleri ve olumsuz düşünce kalıpları da en az stres kadar psikolojik durumumuzu etkiler. Karşılaşılan bu olumsuzlukların bir noktadan sonra; baş ağrısı, kas gerilimi, yorgunluk, uyku problemleri, sindirim sorunları, çarpıntı ve iştah değişiklikleri gibi fiziksel etkilerini de görmek mümkün” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, stresi kontrol almaya yardımcı olabilecek 10 tavsiyede bulundu:</strong></p>
<ol>
<li>Derin nefes almak vücudu sakinleştireceği için nefes ve gevşeme pratikleri yapın.</li>
<li>Yürüyüş, yoga ve pilates gibi hafif sporlar stres hormonlarını azaltır. Bu nedenle hayatınızda düzenli egzersize mutlaka yer verin.</li>
<li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya çalışarak uyku düzeninize dikkat edin.</li>
<li>Kan şekeri dalgalanmalarını önlemek stres toleransını artırır bu nedenle sağlıklı ve dengeli beslenin.</li>
<li>Gün içindeki önceliklerinizi belirleyin, yapılacak işlerinizi küçük parçalara bölerek zaman yönetimine önem verin.</li>
<li>Kendinize hobilerinizle ilgilenmek, doğada vakit geçirmek veya müzik dinlemek gibi keyifli zamanlar yaratın. </li>
<li>Güvendiğiniz insanlarla konuşmanın rahatlatıcı etkisini olduğunu bilin ve sosyal destek almaktan çekinmeyin. </li>
<li>Kendinize karşı nazik ve gerçekçi yaklaşarak olumsuz düşüncelerinizi fark edip yeniden yapılandırın.</li>
<li>Meditasyon ve mindfulness yani bilinçli farkındalık pratiği yapmayı deneyin. Anda kalmayı öğrenmek kaygılarınızı kontrol altına almaya yardımcı olur.</li>
<li>Stresle ilgili ciddi ruhsal sıkıntılar yaşıyorsanız profesyonel yardıma başvurun. Psikologlardan destek almak hem duygusal yükünüzü hafifletir hem de sorunlarınıza karşı yeni baş etme yolları keşfetmenize yardımcı olur.</li>
</ol>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strese-karsi-etkili-10-adim-530978">Strese karşı etkili 10 adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite sınavından son bir aya girildi! Sınava bir ay kala en etkili çalışma bol bol deneme sınavı çözme!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-sinavindan-son-bir-aya-girildi-sinava-bir-ay-kala-en-etkili-calisma-bol-bol-deneme-sinavi-cozme-458092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2024 21:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bol]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çözme]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[girildi]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[sınava]]></category>
		<category><![CDATA[sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[sınavından]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458092</guid>

					<description><![CDATA[<p>2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavında son bir aya girildi. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Ertuğrul Tut, öğrencilerin son bir ayı nasıl değerlendirmesi gerektiği ve dikkat etmesi gerekenlerle ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-sinavindan-son-bir-aya-girildi-sinava-bir-ay-kala-en-etkili-calisma-bol-bol-deneme-sinavi-cozme-458092">Üniversite sınavından son bir aya girildi! Sınava bir ay kala en etkili çalışma bol bol deneme sınavı çözme!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ertuğrul Tut, “YKS’ye 1 ay kala yapılacak en etkili çalışma bol deneme sınavı çözme ve deneme sınavında yapılamayan soruların çözümü üzerinde hızlı konu tekrarıdır. Bu deneme sınavları en yakın tarihten başlayarak sınav sorularını çözmek de olabilir. Bir deneme sınavında yapılabilen sorular değil yapılamayan sorular çok daha önemlidir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Ertuğrul Tut, 8-9 Haziran tarihlerinde üç oturum olarak yapılacak ve 3 milyonun üzerinde adayın gireceği 2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavına bir ay kala sınava girecek öğrencilere tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Ertuğrul Tut, YKS kapsamında, ilk olarak 8 Haziran Cumartesi Temel Yeterlilik Testi (TYT), 9 Haziran Pazar sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testleri (AYT), öğleden sonraki oturumda da Yabancı Dil Testi (YDT) yapılacağını hatırlattı.</p>
<p><strong>Deprem nedeniyle çıkarılan konular bu yıl tekrar müfredata alındı</strong></p>
<p>YKS&#8217;ye hazırlanan öğrenciler için 2024 sınavıyla ilgili güncel gelişmelere işaret eden Ertuğrul Tut, “Geçtiğimiz sene deprem nedeniyle 12. Sınıf 2. Dönem müfredatında yer alan bazı konular YKS’den çıkarılmıştı. Bu sene YKS’de bu konular tekrar müfredata alındı. Bunun dışında öğrencileri etkileyecek bir yenilikten bahsedemeyiz.” dedi.</p>
<p><strong>Yapılabilen sorular değil, yapılamayan sorular çok daha önemli!</strong></p>
<p>YKS&#8217;ye hazırlanan adaylar için son 1 ay kala etkili bir çalışma programı nasıl oluşturulacağı konusunda da Ertuğrul Tut, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“YKS’ye 1 ay kala yapılacak en etkili çalışma bol deneme sınavı çözme ve deneme sınavında yapılamayan soruların çözümü üzerinde hızlı konu tekrarıdır. Bu deneme sınavları en yakın tarihten başlayarak sınav sorularını çözmek de olabilir. Bir deneme sınavında yapılabilen sorular değil yapılamayan sorular çok daha önemlidir. Konu eksiğini gösteren ve farklı soru tiplerine çözüm üretebilme yapılamayan soruların çözüm mantığını kavrama ile gerçekleşebilir.”</p>
<p><strong>Zaman kontrolünü sağlayan adayların daha başarılı olma ihtimali yüksek</strong></p>
<p>YKS sınavında başarılı olmak için ‘Şu taktik çok olumlu bir sonuç verir’ denilemeyeceğini ifade eden Ertuğrul Tut, şunları söyledi:</p>
<p>“Ama bazı önemli nüanslar adayların bu yarışta öne geçmesini sağlayabilir. Bilindiği üzere belli bölümler sıralama barajı koymuş olsa da YKS bir sıralama sınavıdır. Dönem boyu çok iyi hazırlanan adaylar sınav esnasında ufak hatalarla hüsrana uğrayabiliyorlar. En çok dikkat edilmesi gereken adayların kendilerine en uygun taktiği geliştirmeleridir. Hangi branştan başlamaları gerektiğini çözecekleri deneme sınavları ile belirleyebilirler. Sınavın süreli olduğu unutulmamalıdır. Bununla beraber sınav esnasında zaman planlaması da oldukça önemlidir. </p>
<p>Son yıllarda ÖSYM’nin en önemli özelliği hazırlanan soruların adaylara zaman kaybettirici olmasıdır. Aslında burada ÖSYM adayın zaman kontrolünü de ölçmüş oluyor. Zaman kontrolünü sağlayan adayların daha başarılı olma ihtimali de bu sebeple artıyor. Deneme sınavlarının bir başka önemi de burada ortaya çıkıyor zaman kontrolü ve strateji belirleme.”</p>
<p><strong>Sınavda karın ağrısı, ellerde terleme sınav başarısını etkiliyor</strong></p>
<p>YKS&#8217;de başarılı olmak için sadece ders çalışmanın yeterli olup olmadığı, mental ve fiziksel sağlığın öneminin ne olduğuna ilişkin de Ertuğrul Tut, şunları kaydetti:</p>
<p>“Her iki süreç birbirini tamamlayan unsurlar. Çok yoğun bir çalışma sınava eksiksiz girileceği hissiyatını oluşturabiliyor. Fakat sınav öncesi adayın motivasyonu, konsantrasyonu sınavın gidişatını da belirliyor. Kaygı düzeyinin aşırı yükselmesi fiziksel bazı problemleri de beraberinde getiriyor. En belirgin özellikler sınav esnasında motivasyon kaybı, konsantrasyon eksikliği, ellerde ve vücudun farklı bölgelerinde aşırı terleme baş ve karın ağrısı, mide bulantısı gibi problemler sınav başarısını da etkiliyor.”</p>
<p><strong>Kendini tanımadan yapılan meslek seçimi mutsuz yapıyor! </strong></p>
<p>YKS&#8217;de tercih yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda da bilgi veren Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Ertuğrul Tut, “Tercih süreci belki de yorgunluğun son aşaması ama en önemli adımı diyebiliriz. En fazla hata yapılan kısmı da sürecin bu son aşaması. Adaylar sürecin sınav sonrası bittiğini düşünerek üzerindeki yorgunlukla da beraber çok hızlı üzerine düşünmeden kendilerini sorgulamadan üniversite meslek seçimi yapıyorlar. Benim burada önerdiğim en önemli şey adayın kendisi ile dertleşmesi, kendini tanıyarak ne istediğini bilerek seçeceği meslek ile ilgili hayal kurmasıdır. Popüler olanın modası geçebilir bunu unutmaması gerekiyor. Maalesef bizim toplumsal yapımız ve eğitim müfredatımız öğrencilerin kendini tanımasına çok fırsat vermiyor. Kendini tanımadan yapılan meslek seçimi de mutsuz bir eğitim hayatı ve mutsuz bir meslek hayatı anlamına geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Ebeveynler kendi hayallerini adaya dayatmamalı!</strong></p>
<p>Tercih döneminde ailelere fazlaca iş düştüğünü de ifade eden Tut, “Ailelerin meslek seçiminde adaya yardımcı olması ama bu yardımın da baskıya dönüşmemesi çok önemli. Adayın meslekleri tanımasına imkân sağlamaları gerekiyor. Ebeveynlerin iyi niyetli olarak yönlendirme yaparken aslında kendi hayallerini adaya dayatmak değil sürecin öznesi olanların hayallerini yaşamasına imkân sağlamaları gerekiyor. Okunacak üniversite ve bölümlere (imkanlar dahilinde) gidilip detaylı bilgi almak fikir sahibi olunmasını sağlayabilir. Ek olarak okunacak bölümün lisans derslerine bakarak bölümün ilgi alanımız alanında olup olmadığının kararına varılabilir. Kariyer Testleri listenin daraltılmasına katkıda bulunabilir. Bir uzman görüşü almak bu süreçlerin sağlıklı işlemesine olanak sağlayabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-sinavindan-son-bir-aya-girildi-sinava-bir-ay-kala-en-etkili-calisma-bol-bol-deneme-sinavi-cozme-458092">Üniversite sınavından son bir aya girildi! Sınava bir ay kala en etkili çalışma bol bol deneme sınavı çözme!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etkili bir eğitim programı uygulamanın 7 adımı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/etkili-bir-egitim-programi-uygulamanin-7-adimi-456908</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 08:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[adımı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hızla değişen iş dünyasına ve teknolojiye ayak uydurmak, çalışanların becerilerinin sürekli gelişimini gerektiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-bir-egitim-programi-uygulamanin-7-adimi-456908">Etkili bir eğitim programı uygulamanın 7 adımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Çalışanlar için etkili bir eğitim programı hayata geçirmek günümüzde zorunluluk olsa da farklı sektörlerden birçok şirket bunun eksikliğini yaşıyor.  </strong></em><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Online Eğitim Platformu Teedo, karar verme sürecinde işveren ve İK yöneticilerine  yol göstermesi için etkili bir eğitim programını uygulamanın temel 7 adımını derledi…</strong></em></p>
<p>Çalışanların bireysel çabaları ile kişisel gelişimlerine yatırım yapmalarını veya yeni uzmanlıklar öğrenmelerini beklemek yerine, her çalışanın ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri kazanmasını sağlamak, bir şirket için performansın iyileştirilmesi, verimliliğin ve çalışan memnuniyetinin artırılması gibi önemli kazanımlar yaratacak stratejik bir yatırımdır. </p>
<p>Amaç ister yeni çalışanların oryantasyonu ister mevcut personelin donanım ve yetkinliklerinin artırılması veya yeni teknolojilerin öğretilmesi olsun; ‘Eğitim’ tüm şirketlerin kurum kültürü ve çalışan değer önermesinin vazgeçilmez bir unsuru olmalıdır.</p>
<p><strong>Online Eğitim Platformu Teedo’nun Genel Müdürü</strong> <strong>Selçuk Aytekin,</strong> “Şirketiniz bünyesinde etkili bir eğitim programını hayata geçirmek veya dışarıdan bu konuda profesyonel destek almak iş başarısını garanti etmekle ilgili değil, organizasyonunuzu bunu başaracak şekilde optimize etmekle ilgilidir” diyor. Aytekin, doğru zamanda doğru şekilde verilecek eğitimlerin şirkete birçok açıdan fayda sağlayabileceğini belirterek, “Çalışanı mutlu etmenin tek yolu, yüksek maaş politikası uygulamak değildir. Şirketler insan odaklı bir iş kültürü yaratarak, çalışanlarına değer vererek, kişisel ve mesleki gelişimlerini teşvik ederek de mutlu bir iş ortamı sunabilir. Bu, iş yerinde katılımcılığı ve sadakati artırır. Kendilerine değer verildiğini gören sadık çalışanların şirkette kalmaları ve işlerinde daha iyi performans göstermeleri kuvvetle muhtemeldir. Böylece şirketin tutarlı bir beceri ve bilgi düzeyine sahip olması, başarılı iş sonuçları elde etmesi sağlanmış olur” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, resmi bir eğitim programı uygulamak ile şirketin artan karlılığı arasında şaşmaz bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. ABD’de yapılan bir çalışma, yerleşik bir eğitim programı olan kuruluşların, eğitim programı olmayan kuruluşlara oranla çalışan başına yüzde 218&#8217;den fazla gelire ve yüzde 24 gibi şaşırtıcı bir oranda daha yüksek kâr marjına sahip olduğunu gösterdi. </p>
<p>Çalışanlar için etkili bir program tasarlamak ya da satın almak için hangi adımları atmalısınız? Teedo, karar verme sürecinde işveren ve İK yöneticilerine yol göstermesi için temel 7 adımı derledi…</p>
<ol>
<li><strong>Eğitim ihtiyaçlarını değerlendirin</strong></li>
</ol>
<p>İşletmenizde becerilerin geliştirilmesi gereken alanlarına bakarak başlayın. Eğitimin işlevsel ve pratik bir hedefi olmasına dikkat edin. Örneğin, şirketinizin yüksek düzeyde müşteri memnuniyetini sürdürmekte zorluk çekip çekmediğini belirleyin. Eğer öyleyse müşteri deneyimini iyileştirmek için yenilikçi ve etkili çözümler sunan bir eğitim programı tasarlayabilir ya da profesyonel destek alabilirsiniz. </p>
<ol>
<li><strong>Bir eğitim yöntemi seçin</strong></li>
</ol>
<p>Bir eğitim yöntemi seçmeye gelince doğru ya da yanlış yoktur. Örneğin, şirket içinde bir sınıf eğitimi gerçekleştirebileceğiniz gibi hibrit bir eğitim modeli tercih edebilir ya da mobil eğitimin avantajlarından yararlanabilirsiniz. Örneğin; çevrimiçi öğrenme, bir konuyu öğrenmek için gereken süreyi yüzde 40-60 oranında azaltabilir, çalışan performansını ise yüzde 25’e varan oranda artırabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Doğru araçları tercih edin</strong></li>
</ol>
<p>Çalışanlarınızın eğitim bilgilerine kolayca erişmesini sağlayacak akıllı araçları seçin. Bu aynı zamanda finansal bir karardır, çünkü maliyetleri kontrol altında tutmak için yeni eğitim kaynaklarına akıllıca yatırım yapmak gerekir. Bu noktada Teedo gibi bulut tabanlı e-öğrenme platformları ideal bir çözüm sunuyor. Sanal sınıflarda hem ders materyallerinin hem de ders kayıtlarının erişime açık olduğu Teedo’ya, Türkiye’nin dört bir yanından katılımcılar ulaşabiliyor.</p>
<ol>
<li><strong>Eğitimi tüm beceri seviyelerine göre uyarlayın</strong></li>
</ol>
<p>Zaman değerlidir ve çalışanlarınızın beceri düzeylerini ve ne öğrenmeleri gerektiğini bilmek önemlidir. Beceri değerlendirmeleri, çalışanlarınızın teknik bilgisini ölçmenize ve bir beceri envanteri oluşturmanıza yardımcı olur. Böylece ekibinizin güçlü ve zayıf yönlerini anında anlayabilir ve doğru kişileri doğru yere yerleştirebilirsiniz. </p>
<ol>
<li><strong>Konuları güncel tutun</strong></li>
</ol>
<p>Bir şirket sürekli olarak gelişir. Bu nedenle eğitim içeriğinin de çalışanların gerçekte karşılaştığı zorluklarla alakalı olmasını sağlayacak şekilde ayarlanması gerekir. Eğitim içeriğinin güncelliğinden ve ihtiyaçları karşıladığından emin olmalısınız. </p>
<ol>
<li><strong>Çalışan katılımını teşvik edin</strong></li>
</ol>
<p>Günümüzde çalışanlar gelişim fırsatları konusunda istekli. Pek çok çalışan, mesleki ve kişisel gelişimlerine yatırım yapılması durumunda şirkette daha uzun süre kalacağını, iyi planlanmış bir eğitim programının şirkete olan bağlılıklarını olumlu yönde etkilediğini söylüyor. Yine de ödül, ikramiye gibi unsurlar daha fazla katılımı teşvik edebilir.</p>
<ol>
<li><strong>Geri bildirim döngüsü sağlayın</strong></li>
</ol>
<p>Ekibinize eğitim yolculuğu sırasında geri bildirim paylaşma fırsatı verin. Sürekli geri bildirim, olumlu öğrenme davranışlarını güçlendirmeye, motivasyonu sürdürmeye ve katılımcı bir iş gücü oluşturmaya yardımcı olur. Sık iletişim yöneticilerin eğitim içeriğini çalışanların ilgi alanlarına, öğrenme stillerine ve iş rollerine uygun olacak şekilde uyarlamalarına yardımcı olarak ilgi ve katılımı artırır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-bir-egitim-programi-uygulamanin-7-adimi-456908">Etkili bir eğitim programı uygulamanın 7 adımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya Belediyesi, Ankara&#8217;da etkili olan ve normalin üzerinde yağan yağmurun ardından ulaşımı engelleyen taş toprak yığınlarını temizledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesi-ankarada-etkili-olan-ve-normalin-uzerinde-yagan-yagmurun-ardindan-ulasimi-engelleyen-tas-toprak-yiginlarini-temizledi-455881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 11:38:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[engelleyen]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[normalin]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[temizledi]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yağan]]></category>
		<category><![CDATA[yağmurun]]></category>
		<category><![CDATA[yığınlarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağanak yağışın başlamasıyla birlikte tüm birimleri ile teyakkuza geçen Çankaya Belediyesi, su baskınlarına acil müdahalenin ardından ulaşımı engelleyen taş toprak yığınlarını temizleme çalışması yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesi-ankarada-etkili-olan-ve-normalin-uzerinde-yagan-yagmurun-ardindan-ulasimi-engelleyen-tas-toprak-yiginlarini-temizledi-455881">Çankaya Belediyesi, Ankara&#8217;da etkili olan ve normalin üzerinde yağan yağmurun ardından ulaşımı engelleyen taş toprak yığınlarını temizledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, hafta başından bu yana etkisini gösteren ve hayatı olumsuz etkileyen kuvvetli yağış sonrası yağışla sürüklenen taş toprak yığınlarını temizledi. İlçede yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğini ön planda tutan Çankaya Belediyesi, 30 Nisan gecesi başlayan sağanak yağış ile birlikte teyakkuza geçti. Gece boyunca acil müdahale noktalarında çalışma yapan ekipler, sabahın ilk ışıkları ile vatandaşların yağıştan olumsuz etkilenmemeleri için cadde ve sokakları taş toprak yığınlarından temizlemeye başladı.</p>
<p><b>YAĞIŞ SONRASI ÇÖKME OLAN NOKTALAR ONARILDI</b></p>
<p>Çayyolu’ndan Seyranbağları’na ilçenin birçok noktasında çalışan ekipler, bir yandan cadde ve sokakları temizledi bir yandan da yağış nedeniyle çöken yolları onardı. İlçede yağış nedeniyle oluşan yol çökmesi ve çukur alanlara dolgu yapılarak ulaşım daha konforlu hale getirildi. Temizlik ekipleri dal budak toplama çalışmalarını da sürdürdü.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesi-ankarada-etkili-olan-ve-normalin-uzerinde-yagan-yagmurun-ardindan-ulasimi-engelleyen-tas-toprak-yiginlarini-temizledi-455881">Çankaya Belediyesi, Ankara&#8217;da etkili olan ve normalin üzerinde yağan yağmurun ardından ulaşımı engelleyen taş toprak yığınlarını temizledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Damar Tikanıklarını Önlemenin 7 Etkili Yolu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/damar-tikaniklarini-onlemenin-7-etkili-yolu-454306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 07:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[önlemenin]]></category>
		<category><![CDATA[tikanıklarını]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün en ciddi sağlık sorunlarından biri olan damar tıkanıklıklarının görülme sıklığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damar-tikaniklarini-onlemenin-7-etkili-yolu-454306">Damar Tikanıklarını Önlemenin 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün en ciddi sağlık sorunlarından biri olan damar tıkanıklıklarının görülme sıklığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor.</p>
<p>Artık genç yaşlarda da ortaya çıkabilen damar tıkanıklığı tedavi edilmediğinde kalp krizi ile doku ve organ kaybına yol açarak hayatı tehdit edebiliyor! <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar </strong>“Genetik yatkınlık, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara, alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, diyabet, stres ve hareketsiz yaşam gibi etkenlerle son yıllarda hızla yaygınlaşan bu hastalığın tedavisi kadar, ortaya çıkmasının ve nüksetmesinin önlenmesi de temel hedefimiz olmalıdır” diyor. Teknoloji ve tıpta yaşanan hızlı gelişmeler sayesinde artık damar tıkanıklığı tedavisinin daha etkili yapılabildiğini belirten Doç. Dr. Taşar, bunun yanı sıra bilimsel çalışmalar ışığında alacağımız basit ama etkili tedbirlerle bu ciddi sorundan büyük ölçüde korunmanın mümkün olduğunu vurguluyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar damar tıkanıklıklarını önlemenin 7 etkili yolunu ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. <strong> </strong></p>
<p><strong>Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin</strong></p>
<p>Doymuş yağlardan zengin hayvansal yağlar yerine bitkisel kökenli doymamış yağ asitleri içeren sıvı yağlar tüketin. Akdeniz tipi beslenmeyi benimseyin. Şeker, beyaz ekmek vb nişastalı ürünlerden uzak durun. Günlük tuz tüketiminde 5 gramı aşmayın. Liften zengin tam tahıllar, meyveler, sebzeler, baklagiller ve kuruyemişler de damar tıkanıklıklarını önleyen temel gıdalar olarak sayılabilir. </p>
<p><strong>Kırmızı et yerine beyaz et tüketin</strong></p>
<p>Haftada en az bir porsiyon fırında pişirilmiş balık tüketin. Özellikle kendinden yağlı balıklar zengin omega-3 yağ asidi kaynaklarıdır ve damar tıkanıklığından korur. Kırmızı eti de haftada 500 gramı geçmemek şartıyla mümkün olduğunca yağsız olanlardan yemeli, işlenmiş kırmızı et ve et ürünlerinden olabildiğince uzak durmalıyız. </p>
<p><strong>Bol su için, şekerli ve gazlı içeceklerden kaçının</strong></p>
<p>Günde iki buçuk litre su tüketmek genel vücut sağlığı gibi damarlarımızın sağlığı açısından da çok önemli. Yeterli sıvı tüketimi dolaşımı düzenler ve damarları korur. Ancak sıvı tüketiminin su, ayran, kefir gibi içeceklerden karşılanması, şekerli ve gazlı içeceklerin zararları nedeniyle bu tür içeceklerden kaçınılması gerekir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigara ve alkolden uzak durun </strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmaların; sigara ve alkolün damar sağlığı açısından da zararlarını ortaya koyduğunu vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar “Nargile, tütün, tütün ürünleri, elektronik sigara ve alkollü içeceklerden uzak durmak genel vücut sağlığı açısından olduğu gibi damar sertliği ve damar tıkanıklığının önlenmesinden de çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Kahve ve çay tüketimini düzenleyin </strong></p>
<p>Günlük bir ila üç kupa arası içilen filtre edilmiş ve kaynatılmamış kahve tüketmenin, başta damar tıkanıklığı temelli ölümler olmak üzere bazı ritim bozuklukları, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, kolesterol yüksekliği ve yaratacağı etkileri önlediği kanıtlanmıştır. Yine günlük üç ila altı kupa kadar tüketilen siyah çayın ve bir kupa yeşil çayın damar tıkanıklıklarını az da olsa önlediği düşünülmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Hareketsiz (sedanter) yaşam damar sağlığımızı da tehdit eden başlıca unsurlardan birini oluşturuyor. Bu nedenle düzenli egzersize mutlaka zaman ayırın ve günlük yaşam alışkanlıklarınız arasına katın. Kadınların haftada toplam 150 dakika, erkeklerin 300 dakika egzersiz yapması damar sağlığını korumada çok büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Uyku saatlerini düzenleyin</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar; düzenli, yeterli ve kaliteli uykunun da damar sağlığı açısından önemli rolü olduğunu belirterek, özellikle gece saatlerinde en az 7-8 saat uyumak gerektiğini söylüyor. ‘Az uyku bana yetiyor’ şeklinde düşünülmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Taşar, vücudumuzun gece uykusunda kendini yenilediği göz önüne alınarak özellikle gece 23:00’den itibaren mutlaka uykuda olunması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p><strong>Damar tıkanıklığı tedavisinde yeni yöntemler</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar damar tıkanıklığı tedavisinde yeni yöntemleri  şöyle anlatıyor: “Günümüzde teknoloji ve tıptaki çok hızlı ilerlemeler sayesinde artık damar tıkanıklıkları ultra ince yapıdaki, metal protez yükünü azaltan yeni nesil stentler ile başarıyla açılabiliyor. Stente olanak tanımayan küçük çaplı damarlar ilaç salımlı balonlarla tedavi edilebiliyor. Yine ultrasonik dalgalar yardımıyla tıkanıklığa yol açan kireçli dokular eritilerek damarlar açılabilirken, ’’Rotablasyon’’ denen yöntemle damar içinde tıkanıklık yapan doku tıraşlanarak hasta sağlığına kavuşturulabiliyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damar-tikaniklarini-onlemenin-7-etkili-yolu-454306">Damar Tikanıklarını Önlemenin 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hatice Karahan, İstanbul Fintech Week Etkinliğinde Konuştu &#8220;Türkiye&#8217;de Etkili İşleyen Rekabetçi Bir Ekosistem Yaratmayı Hedefliyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/merkez-bankasi-baskan-yardimcisi-prof-dr-hatice-karahan-istanbul-fintech-week-etkinliginde-konustu-turkiyede-etkili-isleyen-rekabetci-bir-ekosistem-yaratmayi-hedefliyoruz-451712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2024 17:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[fintech]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[hedefliyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[işleyen]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[karahan]]></category>
		<category><![CDATA[konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rekabetçi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[week]]></category>
		<category><![CDATA[yaratmayı]]></category>
		<category><![CDATA[yardımcısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği’nin (FINTR) desteğiyle, KOOP Ventures tarafından bu yıl beşinci kez düzenlenen ve bugün de devam eden İstanbul Fintech Week (IFW’24)’in ilk günü birbirinden ilginç oturumlara ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/merkez-bankasi-baskan-yardimcisi-prof-dr-hatice-karahan-istanbul-fintech-week-etkinliginde-konustu-turkiyede-etkili-isleyen-rekabetci-bir-ekosistem-yaratmayi-hedefliyoruz-451712">Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hatice Karahan, İstanbul Fintech Week Etkinliğinde Konuştu &#8220;Türkiye&#8217;de Etkili İşleyen Rekabetçi Bir Ekosistem Yaratmayı Hedefliyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği’nin (<strong>FINTR</strong>) desteğiyle</span><span>,</span><span> KOOP Ventures tarafından bu yıl beşinci kez düzenlenen ve bugün de devam eden <strong>İstanbul Fintech Week (IFW’24)</strong>’in ilk günü birbirinden ilginç oturumlara ev sahipliği yaptı. Gün boyunca yoğun ilgiyle takip edilen <strong>“Yakınsama: Web2 ve Web3 Dünyaları Bir Araya Geliyor<span>”</span></strong><span> temalı IFW’24’ün öğleden sonra programında, </span><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hatice Karahan </strong>ve <strong>Tarihçi Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’</strong>nın oturumları ön plana çıktı. </span></p>
<p><span>Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin kendileri dahil tüm merkez bankalarının gündeminde oldukça önemli bir yer tuttuğunu belirten <strong>Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Karahan</strong>, Washington’dan çevrimiçi bağlantı yoluyla katıldığı konuşmasında Merkez Bankası olarak konuyla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Finansal istikrarı gözeten kurumlar olarak merkez bankalarının dijitalleşmede ön sıralarda yer aldığını söyleyen Karahan, “Parasal mimariyi etkileyen her teknolojik gelişme yeni faydaları ve riskleri beraberinde getiriyor. Bu noktada merkez bankaları olarak biz para ve ödemelerin istikrarını ve güvenliğini sağlamaktan sorumluyuz. Merkez bankalarının gelişen rolünü bu açıdan incelemek çok önemli” derken finansal teknolojiler alanında merkez bankalarının ‘yeniliğin teşvik edilmesi ve benimsenmesi’ ile ‘finansal istikrarın sağlanması için risklerin azaltılması’ olmak üzere iki temel noktaya odaklanması gerektiğini kaydetti.</span></p>
<p><span>“Finansın Kökenleri ve Medeniyetin Yükselişi” başlıklı sohbet programında KOOP Ventures Kurucu Ortağı Mustafa Baltacı’nın sorularını yanıtladı. Dijital paralar ve bu konuda gerekli regülasyonların yanı sıra ihtiyaç duyulan ‘merkeziyetsizleşme’ yaklaşımını kendi perspektifinden değerlendiren Prof. Dr. Ortaylı, günümüz dünyasında teknolojinin insanlığın bilgi birikimini artırmak için değil ‘kolaylık yaratmak’ adına kullanılmasını doğru bulmadığını kaydetti. Moğolların ticaret kervanlarının güvenliğini ‘para’ karşılığı sağladıklarını hatırlatan Ortaylı, “İktisat tarihine baktığımızda en önemli gelişmelerin ‘kompüterler’ tarafından sağlanmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.  </span></p>
<p><span>İstanbul Fintech Week’in ikinci günü daha yoğun bir oturum programıyla devam ediyor. </span><span>Etkinlikte bugün Digital Finance Summit, Women in Fintech Summit ve Fintech for Business Summit zirveleri altında oturumlar gerçekleştiriliyor. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/merkez-bankasi-baskan-yardimcisi-prof-dr-hatice-karahan-istanbul-fintech-week-etkinliginde-konustu-turkiyede-etkili-isleyen-rekabetci-bir-ekosistem-yaratmayi-hedefliyoruz-451712">Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hatice Karahan, İstanbul Fintech Week Etkinliğinde Konuştu &#8220;Türkiye&#8217;de Etkili İşleyen Rekabetçi Bir Ekosistem Yaratmayı Hedefliyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diz Kireçlenmesine Karşı 5 Etkili Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diz-kireclenmesine-karsi-5-etkili-oneri-450896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 09:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenmesine]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudumuzun tüm yükünü dizlerimiz çekiyor ancak günlük yaşamda yanlış alışkanlıklarımızın da etkisiyle diz sağlığımız son yıllarda alarm veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-kireclenmesine-karsi-5-etkili-oneri-450896">Diz Kireçlenmesine Karşı 5 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Vücudumuzun tüm yükünü dizlerimiz çekiyor ancak günlük yaşamda yanlış alışkanlıklarımızın da etkisiyle diz sağlığımız son yıllarda alarm veriyor. </span></p>
<p><span>Hareketsizlik, diz kaslarımızı güçlendirici egzersizlere günde sadece birkaç dakika bile olsa zaman ayırmamak, topuklu ayakkabı ve fazla kilo derken diz hastalıkları artık sadece yaşlılıkta değil gençlikte de kapıyı çalıyor. </span><strong><span>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift</span></strong><span> “Son yıllarda özellikle obezitenin de etkisiyle giderek daha sık karşılaştığımız osteoartrit, diz eklemindeki kıkırdakların aşınması ve yıpranması durumudur. Hastaların çoğunlukla ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle başvurmasına neden olan kireçlenme, tedavi edilmediğinde istirahat anında bile rahatsız eder ve gece uykudan uyandıran ağrılara neden olur” diyor. Diz kireçlenmesine karşı bazı basit uygulamalara dikkat ederek yaşam kalitesini yükseltmenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Hakan Turan Çift,  diz kireçlenmesine karşı alınması gereken önlemleri ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </span></p>
<p><strong><span>· Fazla kilolardan kurtulun!</span></strong></p>
<p><span>Çağımızın sorunu olan obezite, genel sağlığımızı tehdit ettiği gibi diz sağlığımıza da son derece zarar veriyor. Fazla kilolar gün boyunca diz eklemlerimize binen yükün artmasına neden olarak kıkırdakları yıprandırıp aşındırıyor. Sağlıklı bir diyet ve hareketle fazla kilolardan kurtularak eklemlere binen yükleri azaltabilir ve dizlerinizi koruyabilir, mevcut diz sorunlarınızı hafifletebilirsiniz. </span></p>
<p><strong><span>· Diz çevresi kaslarınızı güçlendirici egzersiz yapın!</span></strong></p>
<p><span>Günde sadece birkaç dakikanızı ayırarak özellikle diz çevresi kaslarını kuvvetlendirici egzersizler yapmayı ihmal etmeyin. Kıkırdağın kendini yenileme kapasitesi ve kan akışı da bulunmadığı için bu bölgeye yapacağınız güçlendirici egzersizler diz sağlığınıza çok büyük fayda sağlayacaktır. Fırsat bulabilirseniz yüzmek de genel sağlığımız açısından olduğu gibi diz sağlığımızda da son derece önemli bir rol oynuyor. </span></p>
<p><strong><span>· Dizlerinizi zorlamayın!</span></strong></p>
<p><span>Özellikle merdiven inip çıkmak ve çömelmek, dizlerinizi bükerek yere oturmak diz eklemlerini zorlayarak zarar verebiliyor. Kıkırdağın aşınması neticesinde alttan kemik doku ortaya çıkar ve kemikteki serbest uçlar dizde ağrılara sebep olur. Zaman geçtikçe kemikler arası eklem boşlukları daralır ve kemik kemiğe sürtünmeye başlar. İleri dönemlerde kemiklerde osteofit denilen kemik çıkıntıları ortaya çıkar. Merdiven inip çıkmak, çömelmek ve dizleri bükerek oturmak da rahatsızlığın çok daha ilerlemesine ve şikayetlerin artmasına neden olur. Bu nedenle dizlerinizi zorlayıcı hareketlerden kaçının.   </span></p>
<p><strong><span>· Sıcak/soğuk kompres uygulayın</span></strong></p>
<p><span>Dizleriniz fazla aktivitede bulunduğunuz ya da üzerinde fazla durduğunuzda şiştiği zamanlarda bu akut dönemde lokal olarak soğuk kompres uygulayabilirsiniz. İnce bir tülbente havluya ya da kağıt havluya buz torbasını kararak dizinize sarabilir, dizlerinizdeki şişliği ve ağrıyı hafifletebilirsiniz. Herhangi bir akut rahatsızlık olmayan, kronik dönemlerinde ise dizlerinizi rahatlatmak için sıcak su torbası uygulayabilirsiniz. </span></p>
<p><strong><span>· Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın</span></strong></p>
<p><span>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift “Hastaların kendi günlük rutinlerini belirleyip hangi hareketlerin diz ağrısına sebep olduğunu ortaya koymaları ve o hareketleri yapmamaları çok büyük fayda sağlar. Ayrıca ağrıların çok arttığı durumlarda doktora başvurmak ve özellikle arkadaşlarının ağrısına iyi gelmiş hapları (gıda takviyesi, ağrı kesici vb) doktorlarına danışmadan kesinlikle almamak gerekir” diyor.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-kireclenmesine-karsi-5-etkili-oneri-450896">Diz Kireçlenmesine Karşı 5 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Yorğunluğuna Karşı 10 Etkili Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-yorgunluguna-karsi-10-etkili-oneri-448875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 09:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[yorğunluğuna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halsizlik, mutsuzluk, dikkat eksikliği, kas veya eklem ağrıları gibi yakınmalarınız var mı? Gece saatlerce uyumanıza rağmen sabahları yataktan kalkmakta güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-yorgunluguna-karsi-10-etkili-oneri-448875">Bahar Yorğunluğuna Karşı 10 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halsizlik,  mutsuzluk, dikkat eksikliği, kas veya eklem ağrıları gibi yakınmalarınız var mı? Gece saatlerce uyumanıza rağmen sabahları yataktan kalkmakta güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p>Bu sorunlar size tanıdık geliyorsa, nedeni yaşam kalitemizi oldukça düşürebilen ‘bahar yorgunluğu’ olabilir! Bahar yorgunluğu  genellikle kışın sona erip baharın gelmesiyle ortaya çıkan bir durum. Vücudumuz kış aylarında azalan gün ışığına ve düşen sıcaklıklara uyum sağlamak için enerji harcıyor.  Bahar geldiğinde günlerin uzaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücut bu değişime uyum sağlamakta zorlanabiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz,</strong> bunun sonucunda bahar yorgunluğu sorunu yaşanabileceğine işaret ederek, “Bahar yorgunluğunun başlıca nedenleri arasında; düzensiz uyku alışkanlıkları, beslenme düzenindeki değişiklikler ve mevsim geçişlerine bağlı olarak vücuttaki hormon seviyelerindeki dalgalanmalar yer alır. Sağlıklı beslenmek, bol su içmek ve düzenli egzersiz yapmak gibi önlemler alınarak baharı enerjik geçirmek mümkündür. Bahar yorgunluğuna karşı özellikle beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi son derece önemlidir” diyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, </strong>baharı enerjik geçirmek için beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın</strong></p>
<p>Dengeli bir kahvaltı güne enerjik başlamaya yardımcı oluyor ve gün boyunca enerji seviyelerini koruyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Bahar yorgunluğuyla mücadele etmek için kahvaltıda protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağ içeren bir kombinasyon tercih edilmelidir” diyor.</p>
<p><strong>Dengeli ve çeşitli beslenin</strong></p>
<p>Bahar yorgunluğu genellikle vücudun vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanıyor. Dengeli ve çeşitli besin gruplarından yeterli miktarda beslenmek vücudu bu dönemde güçlendiriyor ve enerji seviyelerini yükseltiyor. Dolayısıyla günlük menüde sağlıklı protein kaynaklarına (örneğin tavuk, balık, tofu), lif açısından zengin tam tahıllı gıdalara (örneğin esmer pirinç, tam buğday ekmeği), antioksidan bakımından zengin meyve ve sebzelere (örneğin ıspanak, çilek, brokoli) ve sağlıklı yağlara (örneğin avokado, badem, zeytinyağı) yer vermek önem taşıyor. Bu besin gruplarının her biri vücudun ihtiyacı olan farklı besin öğelerini sağlıyor. Protein kaynakları kas ve dokuların yenilenmesine yardımcı olurken, lifli tam tahıllar sindirimi düzenliyor ve uzun süre tok kalmanıza yardımcı oluyor. Antioksidanlar vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden korurken, sağlıklı yağlar beyin fonksiyonlarını destekliyor ve enerji seviyelerini artırıyor. </p>
<p><strong>Öğün atlamayın</strong></p>
<p>Düzenli aralıklarla beslenmek kan şekerinin dengelenmesine ve enerji seviyelerinin stabil kalmasına yardımcı oluyor. Özellikle sabah kahvaltısı   metabolizmayı hızlandırıyor ve enerjinin gün boyunca sürmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Antioksidandan zengin besinler tüketin</strong></p>
<p>Bahar yorgunluğu genellikle vücudun oksidatif stresle başa çıkma yeteneğini azaltıyor. Antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı önlüyor ve bağışıklık sistemini destekliyor. Bu sayede bahar yorgunluğunun etkilerini azaltabiliyor. Yeşil çay ve beyaz çay gibi antioksidan içeren içecekler bu dönemde vücudu destekliyor. </p>
<p><strong>Su miktarını artırın</strong></p>
<p>Baharda enerjinizi yükseltmek için günde 2 – 2.5 litre su içmeye özen gösterin. Zira bahar aylarında artan sıcaklıklar ve terleme, vücudun su ihtiyacını artırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Yeterli miktarda su içmek vücudu nemli tutar, sindirimi destekler ve enerji seviyelerini yükseltir” diyor.  </p>
<p><strong>Düşük glisemik indeksli besinler önemli</strong></p>
<p>Tam buğday ekmek, kinoa ve mercimek gibi düşük glisemik indeksli besinler kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesini sağlıyor ve enerji seviyelerini daha uzun süre stabil tutuyor. Bu işlevleri de bahar yorgunluğunun etkilerini azaltarak daha istikrarlı bir enerjiye katkıda bulunuyor.</p>
<p><strong>Doymamış yağları tercih edin</strong></p>
<p>Omega-3 yağ asitleri beyin fonksiyonlarını destekliyor ve zihinsel enerjiyi artırıyor. Balık gibi omega-3 bakımından zengin besinlerin tüketilmesi bahar yorgunluğuyla mücadelede yardımcı olabiliyor.</p>
<p><strong>Kafein ve şeker içeren içeceklerden kaçının</strong></p>
<p>Kafein ve şeker içeren içecekler kısa süreli enerji artışlarına neden olabiliyor, ancak ardından düşüş yaşatabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Dolayısıyla bu içeceklerin tüketimini azaltmak veya sınırlamak daha istikrarlı bir enerji seviyesi sağlayarak bahar yorgunluğunun etkilerini azaltabilir” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Tuz tüketimini kısıtlayın</strong></p>
<p>Yüksek tuz tüketimi su tutulumuna yol açarak enerji seviyelerini düşürebiliyor. Bu tablo da bahar yorgunluğunun etkilerini artırabiliyor. Tuz tüketimini azaltmak vücudun su dengesini koruyarak enerji seviyelerini daha dengeli tutabiliyor.</p>
<p><strong>Uykusuz kalmayın</strong></p>
<p>Bahar yorgunluğuyla mücadelede düzenli ve yeterli uyumak önem taşıyor. Yeterli uyku vücudun yenilenmesine ve enerji depolarının dolmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-yorgunluguna-karsi-10-etkili-oneri-448875">Bahar Yorğunluğuna Karşı 10 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödemden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/odemden-kurtulmanin-7-etkili-yolu-442865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 07:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[ödemden]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı tuz tüketimi, karbonhidrat ağırlıklı beslenme, yeterince su içilmemesi ve hareketsizlik gibi yanlış yaşam alışkanlıkları ile bazı ilaçlar vücutta ödeme yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odemden-kurtulmanin-7-etkili-yolu-442865">Ödemden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı tuz tüketimi, karbonhidrat ağırlıklı beslenme, yeterince su içilmemesi ve hareketsizlik gibi yanlış yaşam alışkanlıkları ile bazı ilaçlar vücutta ödeme yol açabiliyor. Çoğunlukla kollarda, bacaklarda, el ve ayaklarda şişkinlikle göz altı torbalarına neden olan, tartıya çıktığınızda diyetinize rağmen sizi birkaç kilo fazla gösteren ödem yol açtığı sağlık sorunlarıyla da kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan </strong>bazı<strong> </strong>besinlerin vücutta su tutulumunu kolaylaştırıp ödeme neden olduğunu, bazılarının ise ödemden kurtulmaya fayda sağladığını belirtirken, ödem söktürücü çaylar konusunda uyarıyor. Masum görünen bu çayların bilinçsiz kullanıldığında fayda yerine ciddi zararlara yol açabildiğini belirten Erdoğan “Mısır püskülü, kiraz sapı, yeşil çay ve beyaz çay gibi ödem söktürdüğü söylenen bitki çaylarına dikkat edin. Özellikle tansiyon ve böbrek hastalığınız ya da kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka hekiminize danışarak ve belirlenen kullanım miktarına uygun şekilde tüketin” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan ödemden kurtulmanın 7 etkili yolunu, ödem attıran ve ödemi artıran besinleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Tuzu azaltın</strong></li>
</ul>
<p>Sofra tuzu ve işlenmiş gıdalarda bulunan sodyum ödemi artırıyor. 1 gram tuz vücutta 200 ml su tutulumuna yol açtığından yüksek tuz içeriğine sahip hazır çorbalar, cips gibi tuzlu atıştırmalıklar, ketçap, hardal ve mayonez gibi hazır soslardan kaçınmak, salça, turşu, zeytin ve peynir gibi besinleri dengeli tüketmek gerekiyor.  </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Bol su için</strong></li>
</ul>
<p>Her 1 kg vücut ağırlığınız için her gün mutlaka 30-35 ml su tüketmeyi ihmal etmeyin. Yeterli su tüketilmemesi dolaşım problemleri ve selülit gibi sorunları artırırken, ödemi vücutta kalıcı hale getiriyor, böbrekleri de hızla yıpratıyor.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Hareketsizlikten kaçının</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak kan dolaşımını düzensizleştirerek ödemi artırıyor.  Özellikle bacak ve kollardaki ödemden kaçınmak için hareket etmek etmek ve egzersiz yapmak şart. Kol ve bacakları gün sonunda yukarı doğru kaldırarak dinlendirmek ve ödemli bölgelere hafif masaj uygulamak da etkili olacaktır. </p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Ödem tutan besinlere dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Çok fazla hamur işi, şekerli besinler ve paketli gıdalar tüketen kişiler vücuduna çok fazla tuz ve karbonhidrat alır. 1 gram karbonhidrat vücutta yaklaşık iki gram kadar su tutar. Bu nedenle her gün paketli gıda tüketimi yapan kişilerin vücudu daha ödemlidir. Ayrıca yetersiz veya çok yüksek proteinli beslenmek, fast-food tarzı ürünler tüketmek de ödemin temel sebeplerindendir” diyor. </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Uykunuza özen gösterin  </strong></li>
</ul>
<p>Yetersiz ve kalitesiz uyku ile birlikte oluşan stres vücutta kortizol salınımını artırıyor ve vücut su tutmaya hazır hale geliyor. Bu nedenle günlük yedi saat uyku kişilerin ödem riskini azaltıyor. </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Kahve ve çayı aşırı tüketmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Sağlıklı yetişkinlerin günde ortalama 300-400 mg kafein yani bir fincan kahve ve üç bardak çay tüketmesi normal kabul ediliyor. Ancak aşırı kafein tüketimi vücutta ödem oluşumuna yol açabildiğinden ölçüyü aşmamaya ve her kahve sonrası bir bardak su içmeye özen gösterin. </p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Bu besinlere mutlaka sofranızda yer verin</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Maydanozu çiğ tüketmek ya da haşlayıp suyunu içmek ödem atılmasında önemli fayda sağlar ancak aşırısı tansiyon düşüklüğüne neden olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Sağlıklı bağırsak ve düzenli dışkılama alışkanlığı da ödemden kurtulmada çok etkili olduğundan ıspanak, semizotu, kereviz, kabak ve salatalık gibi sebzeleri, kayısı ve muz gibi meyveleri ve kurubaklagilleri beslenmenize ekleyerek vücudunuzun ödem tutmasını engelleyebilirsiniz” diyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odemden-kurtulmanin-7-etkili-yolu-442865">Ödemden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli ve verimli bir yarı yıl tatili için 7 etkili öneri !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eglenceli-ve-verimli-bir-yari-yil-tatili-icin-7-etkili-oneri-436979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jan 2024 07:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenceli]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yarı]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullarda eğitim ve öğretim döneminin ilk yarısı cuma günü çalacak karne ziliyle tamamlanırken, öğrenciler için heyecan dorukta! Onlar karne ve tatil heyecanının coşkusunu şimdiden hissederken, veliler açısından ise bu süreç kimi zaman güç olabilecek durumlar ortaya çıkarabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eglenceli-ve-verimli-bir-yari-yil-tatili-icin-7-etkili-oneri-436979">Eğlenceli ve verimli bir yarı yıl tatili için 7 etkili öneri !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okullarda eğitim ve öğretim döneminin ilk yarısı cuma günü çalacak karne ziliyle tamamlanırken, öğrenciler için heyecan dorukta! Onlar karne ve tatil heyecanının coşkusunu şimdiden hissederken, veliler açısından ise bu süreç kimi zaman güç olabilecek durumlar ortaya çıkarabiliyor. Özellikle de karnesinde zayıf notu olan veya LGS sınavına hazırlanan çocukların ailelerinde bu durum endişeli bir hale bürünebiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nden Klinik Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu</strong> “Unutmayın ki her çocuk farklı öğrenme tarzına sahiptir. Karnedeki zayıf notlar, çocuğunuzun belki de farklı bir yaklaşımı benimsemeye ihtiyaç duyduğunu gösterebilir. Tatil sürecini, onun öğrenme tarzına uygun olarak planlamak ve onu destekleyici bir ortam sağlamak çocuğunuzun başarısını ve motivasyonunu artırabilir” diyor. </p>
<p>LGS’ye hazırlanan çocukların ebeveynlerine de öneride bulunan Zakiroğlu şöyle konuşuyor: “LGS süreci ne kadar önemli olursa olsun sömestr tatili aynı zamanda dinlenme ve motivasyon kazanma sürecidir. Çocuğunuzun bu tatilde dinlenmesine, sevdiği aktivitelerle ilgilenmesine ve enerjisini toplamasına izin verin. Aşırı bir şekilde ders çalışma tatilin tadını kaçırabilir. Öte yandan derslerin tamamen bırakılması da tempo ve motivasyon kaybına yol açabilir; bu nedenle çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre rehber öğretmenleriyle işbirliği içerisinde hazırlayacağınız kararında bir ders çalışma planının uygulanması çocuğunuz için faydalı olacaktır.”</p>
<p>Klinik Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu yarıyıl tatilinde çocukların bu özel zamanını hem eğlenceli hem de öğretici bir şekilde değerlendirebilmeleri için 7 adımda pratik öneriler sundu; önemli uyarılar ve açıklamalar yaptı. </p>
<ul>
<li><strong>Kışın keyfini çıkarın</strong></li>
</ul>
<p>Sömestr tatili kış mevsiminin tadını çıkarmak için harika bir fırsattır. Kışa yönelik yapacağınız doğa etkinlikleri, çocuğunuzun hem fiziksel aktivitesini artırmasına hem de kışın getirdiği güzellikleri keşfetmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca evde sıcacık bir içecek eşliğinde kitap okumak veya ailece film izlemek gibi kışa özgü keyifli aktiviteler de planlayabilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Teknolojiyi bilinçli kullanmasını sağlayın</strong></li>
</ul>
<p>Klinik Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu “Teknolojiyi etkili bir şekilde kullanmak, çocuğunuzun dijital becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir. Ancak sömestr tatili sadece ekran başında geçirmek yerine, teknolojiyi bilinçli ve dengeli bir şekilde kullanmalarını sağlamak önemlidir. Eğitici uygulamalar, sanal müze turları veya online öğrenme platformları aracılığıyla çocuğunuzun bilgi birikimini artırmasına destek olabilirsiniz” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Birlikte plan yapın</strong></li>
</ul>
<p>Tatilinizi çocuğunuzla birlikte planlamak, hem onun beklentilerini anlamanıza yardımcı olur hem de tatil sürecini daha keyifli kılar. Ortak planlar yapmak aile bağlarını güçlendirir. Çocuğunuzun ilgi alanlarına odaklanarak, beraber yapacaklarınızı planlayın. Belki bir günü doğada geçirmek belki de sanatsal aktivitelere yönelmek isteyeceklerdir. Planlarınıza çocuğunuzun da fikirlerini dahil etmek, tatilin daha keyifli geçmesine yardımcı olacaktır. </p>
<ul>
<li><strong>Sosyal ilişkileri güçlendirin</strong></li>
</ul>
<p>Sömestr tatili, çocuğunuzun sosyal becerilerini geliştirmek ve arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmek için harika bir zaman dilimidir. Onun sosyal çevresini genişletmek, grup aktivitelerine katılmasını teşvik etmek ve arkadaşlarıyla birlikte planlar yapmak, sosyal gelişimine önemli katkılarda bulunacaktır. </p>
<ul>
<li><strong>Eğlenceli ve öğretici oyunlar oynayın</strong></li>
</ul>
<p>Ne yapıp edin ve çocuğunuzla birlikte eğlenceli ve öğretici oyunlar oynamaya özen gösterin. Bilgi kartları, bulmacalar ve strateji oyunları çocuğunuzun zihinsel gelişimine katkı sağlar. Eğlenceli matematik oyunları veya dil becerilerini geliştiren oyunlarla çocuğunuzun öğrenmeye olan ilgisi canlı tutabilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Kitap okuma alışkanlığı kazandırın</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuzun kitap okuma alışkanlığını yeterince kazanmamış olmasına üzülüyorsanız  sömestr kitap okuma alışkanlığını geliştirmek için harika bir fırsattır. Birlikte kitaplar seçmek, birlikte düzenli okuma saatleri belirlemek ve hatta aile içi minik bir kitap kulübü oluşturmak çocuğunuzun okuma alışkanlığını güçlendirecek etkili yollar arasında yer alır. Söz konusu kitaplar, çocuğunuzun hayal gücünü zenginleştirecek ve öğrenmeye olan ilgisini artıracaktır. </p>
<ul>
<li><strong>Ev içinde sanatsal aktivitelere zaman ayırın</strong></li>
</ul>
<p>Ailece ev içinde birlikte resim yapma, el işi projeleri hatta tiyatro oyunları düzenleme gibi sanatsal aktiviteler çocuğunuzun yaratıcılığını geliştirir. Sömestr tatili birlikte keyifli sanat projelerine başlamak veya çocuğunuzun ilgisini çeken bir sanat dalını keşfetmek için mükemmel bir fırsattır. El becerilerini geliştiren aktivitelerle hem eğlenceli vakit geçirin hem de çocuğunuzun özgüvenini artırın. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eglenceli-ve-verimli-bir-yari-yil-tatili-icin-7-etkili-oneri-436979">Eğlenceli ve verimli bir yarı yıl tatili için 7 etkili öneri !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obsesif kompulsif bozukluk ile baş edebilmenin 7 etkili yolu !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obsesif-kompulsif-bozukluk-ile-bas-edebilmenin-7-etkili-yolu-436395</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 08:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[edebilmenin]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kompulsif]]></category>
		<category><![CDATA[obsesif]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ellerinizin sürekli mikrop içinde olduğunu düşünüyor ve bunu önlemek için kendinizi engelleyemez şekilde sürekli yıkıyorsunuz! Sık sık sevdiklerinizi kaybedeceğiniz korkusuna kapılıyor ve bunu kendinizce engellemek için bazı anlamsız hareketler yapıyorsunuz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obsesif-kompulsif-bozukluk-ile-bas-edebilmenin-7-etkili-yolu-436395">Obsesif kompulsif bozukluk ile baş edebilmenin 7 etkili yolu !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ellerinizin sürekli mikrop içinde olduğunu düşünüyor ve bunu önlemek için kendinizi engelleyemez şekilde sürekli yıkıyorsunuz! Sık sık sevdiklerinizi kaybedeceğiniz korkusuna kapılıyor ve bunu kendinizce engellemek için bazı anlamsız hareketler yapıyorsunuz. Yolda giderken kaldırım taşlarını ya da herhangi bir nesneyi sayıyor, ancak bu durum her yere gecikmenize yol açıp sorun oluşturduğundan bundan kaçınmak için yolda sadece önünüze bakmak gibi bir ritüel geliştiriyorsunuz! Tıptaki adı Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) olan bu mental bozukluktan kurtulmaya var mısınız? </p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “</strong>Günlük yaşamınız iki hafta veya daha uzun süreli düşünce veya davranışlarınızla kesintiye uğradıysa, obsesyonları &#8216;sessizleştiren&#8217; kompülsif davranışlar size zarar verme potansiyeli taşıyorsa veya kendinize zarar verme riskiyle karşı karşıyaysanız profesyonel yardım almalısınız” diyor. Bu davranışlardan kurtulmak için çoğunlukla psikolojik tedavi almak gerektiğini ancak kişinin bazı kurallara dikkat ederek ve gayret göstererek bu bozukluğun üstesinden gelmesinin de mümkün olabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, Obsesif Kompulsif Bozukluk ile baş edebilmenin 7 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>OKB Günlüğü Tutun</strong></li>
</ul>
<p>Bazı insanların diyet yaparken her gün ne yediklerini takip etmek için yiyecek günlükleri tuttuklarını görmüş olabilirsiniz; bir OKB günlüğü de aynı rolü oynuyor. Bir OKB günlüğü, tetikleyicilerinizi takip etmenize veya yenilerini bulmanıza ve genel OKB&#8217;nizin durumunu değerlendirmenize yardımcı olabilir. OKB günlüğünüzü gittiğiniz her yere yanınızda taşıyın ve bir kompulsiyonu tamamladıktan sonra olanları kaydedin.</p>
<ul>
<li><strong>Maruz Kalın ve Yanıt Önleyin! </strong></li>
</ul>
<p>Maruz kalma ve yanıt önleme (ERP), OKB ile yüzleşmenin ve muhtemelen onu hafifletmenin yaygın bir yoludur. ERP kullanırken kişi kendini takıntıya yol açacak bir durumla karşı karşıya bırakır ve daha sonra kompulsiyona girmez. Korkularınızı ve bunları takip eden tetikleyicileri 1&#8217;den 10&#8217;a kadar ciddiyet sırasına göre 10 basamaklı bir merdivende listeleyerek bir OKB merdiveni oluşturmayı deneyin. ERP&#8217;ye başladığınızda birinci seviye tetikleyiciyle başlayın, tetikleyicinizle yüzleştiğinizde kompulsiyonunuzu kullanmadan önce 10 saniye bekleyerek başlayın. Kompulsiyonunuzu kullanmadan önce, görevi yerine getirmeye veya kompulsiyonunuza ihtiyaç duymadan durumla yüzleşmeye hazır olana kadar yavaş yavaş zamanınızı artırın. Tetikleyicilerinizi yendikçe OKB merdiveninizi yükseltin.<strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Belirtileri önceden belirleyin </strong></li>
</ul>
<p>OKB&#8217;nin semptomları ve alt türleri hakkında daha fazla bilgi edindikten sonra, kendi OKB takıntılarınızı ve kompulsiyonlarınızı, bunların ortaya çıkma yollarını tanımlamaya biraz zaman ayırın. Böylece bir süre sonra obsesyonlarınızın nasıl, ne zaman ve nerede ortaya çıktığını belirlemeniz durumunda, bilmeden kompulsif davranışlar sergileyerek döngüyü beslemek yerine bunları gerçek zamanlı olarak kontrol etmeye daha hazırlıklı olursunuz. </p>
<ul>
<li><strong>Dikkatinizi Yeniden Odaklayın</strong></li>
</ul>
<p>Takıntınızı bir saat ve üzeri sürede düşünüyor ya da deneyimliyorsanız, ayrıca bu takıntıları gidermek için belli başlı davranışlar gerçekleştirme gayretine giriyorsanız dikkatinizi yeniden ana odaklamaya çalışın. Dikkatinizi yeniden odaklamak fiziksel veya zihinsel olarak yapılabilir. Farkındalığınızı artırarak, dikkatinizin ne zaman kaymaya başladığını fark edebilir ve odağınızı olması gereken yere hızla geri getirebilirsiniz. Yeniden odaklanma süresinin sonunda hala takıntınızı tamamlama ihtiyacı hissediyorsanız seansı tekrarlamayı deneyin. <strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Başarı İçin Kendinizi Ödüllendirin</strong></li>
</ul>
<p>OKB&#8217;nizle başa çıkmaya çalışırken, başarılarınızı kutlamak için de zaman ayırın. Uzman Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “OKB ile mücadele etmek zordur, bu nedenle başarıya ulaşıldığında diğer başarılar gibi kutlanmalıdır. Kendinize meydan okumadan önce ödüllerinizi belirleyin. Örneğin; kompulsiyonunuzu tamamlamadan önce 20 saniye bekleyebilirseniz ödülünüzü devreye sokabilirsiniz. Her senaryo için ödül almanıza veya beklentiler yaratmanıza gerek yok çünkü bu daha fazla stres yaratabilir. Belki haftanın sonunda kaydettiğiniz herhangi bir ilerleme için kendinizi ödüllendirebilirsiniz ya da bir zorunlulukla yüzleşmeye karar verirseniz hemen kendinizi ödüllendirebilirsiniz” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Stresinizi Minimumda Tutun</strong></li>
</ul>
<p>OKB ile yaşamak ve onunla mücadele etmek zor bir iştir ve stres mevcut olduğunda daha da zorlaşabilir. Stresin insanlarda OKB&#8217;yi önemli ölçüde artırdığı gösterilmiştir, bu nedenle stres seviyenizi düşük tutmak çok önemlidir. Günlük programınıza, stresi yok etmek için zaman ayırdığınızdan emin olun. İster koşuya çıkın, ister kitap okuyun, ister biraz televizyon izleyin, her gün bir saatliğine stresinizi atmak için zaman bulmak inanılmaz derecede faydalı olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Kendinize Gerçekleri Hatırlatın</strong></li>
</ul>
<p>“Kendinden şüphe etme ve suçlama döngüsüne girmek kolaydır, ancak bu döngüyü kırmaya çalışın” diyen Uzman Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan sözlerine şöyle devam ediyor: “OKB&#8217;ye sahip olduğunuz için kendinizi suçlu hissetmeye başladığınızda, teşhis edilmiş bir tıbbi durumunuz olduğunu kendinize hatırlatın. Astımı olan arkadaşınızın durup ilacını alması gerekse ona kızar mıydınız? Elbette hayır! Bu nedenle normların dışında davranışlar sergilediğinizde veya hafif bir gecikmeye neden olduğunuzda kendinizi suçlu hissetmenize gerek yok. Bu olağan bir durumdur.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obsesif-kompulsif-bozukluk-ile-bas-edebilmenin-7-etkili-yolu-436395">Obsesif kompulsif bozukluk ile baş edebilmenin 7 etkili yolu !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan şekerini dengede tutmanın 6 etkili yolu !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kan-sekerini-dengede-tutmanin-6-etkili-yolu-430158</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 06:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dengede]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[şekerini]]></category>
		<category><![CDATA[tutmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda giderek yaygınlaşan diyabet hastalığı artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor. Gerek sağlıksız beslenme gerekse hareketsiz yaşam tarzı derken kan şekerinin olması gereken seviyenin üzerine çıkması (diyabet) kalp ve damar sistemine zarar vererek birçok başka ciddi hastalıklara da zemin hazırlıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kan-sekerini-dengede-tutmanin-6-etkili-yolu-430158">Kan şekerini dengede tutmanın 6 etkili yolu !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda giderek yaygınlaşan diyabet hastalığı artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor. Gerek sağlıksız beslenme gerekse hareketsiz yaşam tarzı derken kan şekerinin olması gereken seviyenin üzerine çıkması (diyabet) kalp ve damar sistemine zarar vererek birçok başka ciddi hastalıklara da zemin hazırlıyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Nur Ademoğlu Dilekçi</strong>, diyabetin hemen öncesindeki ‘sınır evresi’ olarak da adlandırılan prediyabetin de kontrol altına alınmadığında diyabet hastalığına ilerlediğini belirterek “Ülkemizde görülme sıklığı artan prediyabet kan şekeri düzeylerinin sağlıklı bireylerden daha yüksek olduğu ancak diyabet sınırına gelmediği metabolik durumu ifade eder. Prediyabetik bireylerde diyabet gelişme riski artmıştır. Prediyabet evresinde diyabetin oluşturduğu sağlık sorunlarının büyük bir kısmı aslında ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu dönemde böbrek, sinir sistemi ve gözlerde küçük damar sistemlerinde birtakım değişiklikler gerçekleşebilir. Ayrıca kan şekeri değeri normal olan hastalara göre kalp damar hastalıkları riskinde de belirgin şekilde artış vardır” diyor. Prediyabette hastaların uygun șekilde tedavi edilip kan şekerleri dengelenerek diyabet gelișiminin önlenmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Esra Nur Ademoğlu Dilekçi, kan şekerini dengelemenin 6 önemli yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p><strong>Fazla kilolarınızdan kurtulun</strong></p>
<p>Prediyabetik hastaların büyük bir kısmı ideal kilosunun üzerinde ya da obezite hastası olarak karşımıza çıkıyor. Bu hastalarda en az yüzde 7 kilo kaybının büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Esra Nur Ademoğlu Dilekçi, bu nedenle kalori kısıtlaması yapılması gerektiğini söylüyor.  </p>
<p><strong>Sağlıklı beslenmeye dikkat edin</strong></p>
<p>Diyabetten korunmada sağlıklı beslenme kritik rol oynuyor. Kişiye özel beslenme planı oluşturularak en uygun beslenme modelinin seçilmesi şart. Beslenme planının kişinin yaşam tarzına, bireysel tercihlerine uygun olması sürdürülebilirlik açısından da büyük fayda sağlıyor. </p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın </strong></p>
<p>Hareketsiz (sedanter) yaşamdan kaçınmak, gün içerisinde fiziksel olarak hareketsiz kalınan süreleri azaltmak, masa başı bir işte çalışılıyorsa her 30 dakikada bir düzenli olarak birkaç dakika da olsa hareket etmek gerekiyor. Doç. Dr. Dilekçi “Haftada 150 dakika veya daha fazla, düzenli olarak büyük kas gruplarını içeren, orta şiddette bir fiziksel aktivite (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme vb) yapabilirsiniz. Bu egzersiz planına ek olarak vücut ağırlığına karşı veya çeşitli cihazlar yardımıyla direnç egzersizleri yapmanızın da ek faydaları olacaktır” diyor. </p>
<p><strong>Stresinizi yönetmeyi öğrenin</strong></p>
<p>Kronik stres varlığının kan şekerinin dengede tutulmasını zorlaştırıcı bir etken olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Dilekçi, bu nedenle stresi yönetmeyi öğrenmek gerektiğini söylüyor. Gerekirse depresif belirtiler, anksiyete, kaygı gibi duyguların varlığında konunun uzmanlarından destek almaktan kaçınmamak gerekiyor. </p>
<p><strong>Düzenli ve kaliteli uykuya özen gösterin</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; düzenli ve yeterli uykunun kan şekerinin dengede tutulmasında da çok önemli rolü olduğunu ortaya koyuyor. Kan şekeri dengesinin sağlanmasında geceleri çok geç yatmamak, düzenli olarak 6-8 saat uyumak gerektiğini belirten Doç. Dr. Dilekçi şöyle konuşuyor: “Daha fazla veya az uyumak kan şekeri dengelenmesinde zorluklara yol açabilir. Uyku saatinin dışında uyku hijyeninin iyi olması, dinlenmiş bir şekilde uykudan uyanmak önemlidir. Gece geç yatmak ve geç kalkmak yerine erken yatıp erken kalkmanın da kan şekeri üzerine olumlu etkileri olacaktır.”</p>
<p><strong>Sigaradan kaçının</strong></p>
<p>Sigara kullanımı prediyabette zaten artmış olan kalp ve damar hastalıkları riskini daha da artırıyor. Sigara kullanan hastaların mutlaka sigara bırakma programlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Son yıllarda kullanımı gittikçe artan ve ‘daha az zararlı olduğu’ şeklinde yanlış bir düşüncenin hakim olduğu elektronik sigaranın da, benzer olumsuz etkilere yol açmasından dolayı bırakılması gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kan-sekerini-dengede-tutmanin-6-etkili-yolu-430158">Kan şekerini dengede tutmanın 6 etkili yolu !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı&#8217;na &#8221;En Etkili Sürdürülebilirlik&#8221; Ödülü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-sosyal-inovasyon-ajansina-en-etkili-surdurulebilirlik-odulu-427975</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 10:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ajansına]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğinde faaliyetlerini yürüten Sosyal İnovasyon Ajansı, Asya Ventures, In4Startups yürütücülüğünde Başakşehir Belediyesi ve Başakşehir Living Lab destekleriyle düzenlenen “Gelecek Vadeden Girişimler” yarışmasında ‘‘En Etkili Sürdürülebilirlik’’ ödülüne layık görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-sosyal-inovasyon-ajansina-en-etkili-surdurulebilirlik-odulu-427975">Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı&#8217;na &#8221;En Etkili Sürdürülebilirlik&#8221; Ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>SOSYAL İNOVASYON AJANSI’NA ‘‘EN ETKİLİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’’ ÖDÜLÜ</b></p>
<p> </p>
<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğinde faaliyetlerini yürüten Sosyal İnovasyon Ajansı, Asya Ventures, In4Startups yürütücülüğünde Başakşehir Belediyesi ve Başakşehir Living Lab destekleriyle düzenlenen “Gelecek Vadeden Girişimler” yarışmasında ‘‘En Etkili Sürdürülebilirlik’’ ödülüne layık görüldü.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı, ‘‘Gelecek Vadeden Girişimler” (GVG-24) yarışmasında ‘‘En Etkili Sürdürülebilirlik’’ ödülünün sahibi oldu.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Sosyal İnovasyon Ajansı’nın etki değeri yüksek yenilikçi projelerle iletişim, sosyal bilimler ile sanat gibi birçok alanda gençlerin becerilerini geliştirmelerine ve deneyim kazanmalarına yardımcı olan önemli bir yapı olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu kapsamda gençlerin, yerelden hareketle karşılaşılan toplumsal sorun ve ihtiyaçlara yenilikçi çözümler üretebildiğini dile getiren Başkan Altay, “Sosyal İnovasyon Ajansı&#8217;mız, yenilikçi ve etki odaklı sürdürülebilir çalışmalarıyla ‘Gelecek Vadeden Girişimler’ yarışmasında ‘En Etkili Sürdürülebilirlik Projesi’ ödülüne layık görüldü. Emek veren genç arkadaşlarımı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>‘‘EN ETKİLİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’’ ÖDÜLÜ </strong></p>
<p>Asya Ventures, In4Startups yürütücülüğünde İstanbul Başakşehir Belediyesi ve Başakşehir Living Lab destekleriyle gerçekleştirilen “Gelecek Vadeden Girişimler” yarışması, bu yıl 15 farklı kategoride düzenlendi. Yarışmaya katılan Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı da, gerçekleştirdiği yenilikçi ve etki odaklı çalışmalar ile ‘‘En Etkili Sürdürülebilirlik’’ ödülüne layık görüldü.</p>
<p>Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğiyle üç yılı aşkın süredir faaliyetlerini yürüten Sosyal İnovasyon Ajansı; şehir araştırmaları, yenilikçi hizmet tasarımı, kültür endüstrileri ve etki yönetimi alanında projeler gerçekleştiriyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-sosyal-inovasyon-ajansina-en-etkili-surdurulebilirlik-odulu-427975">Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı&#8217;na &#8221;En Etkili Sürdürülebilirlik&#8221; Ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve Beden Dili” konulu hizmet içi eğitimi verdi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’nın koordinesinde gerçekleştirilen seminere Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü’nde antrenör olarak görev yapan personel katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057">Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve Beden Dili” konulu</p>
<p>hizmet içi eğitim semineri verdi</p>
<p>Büyükşehir’den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve</p>
<p>Beden Dili” konulu hizmet içi eğitimi verdi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi</p>
<p>Başkanlığı’nın koordinesinde gerçekleştirilen seminere Gençlik ve Spor</p>
<p>Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü’nde antrenör olarak görev</p>
<p>yapan personel katıldı. Seminerde katılımcılara özellikle iş yaşamında etkili</p>
<p>iletişim teknikleri, etkili ve güzel konuşma, dinleme, empati, beden dili kullanımı</p>
<p>ve iletişim becerilerine yönelik eğitimler aktarıldı.</p>
<p>HIZLI VE KALİTELİ HİZMET</p>
<p>Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleşen eğitimde konuşan İnsan Kaynakları</p>
<p>ve Eğitim Dairesi Başkanı Bayram Bayram, belediye personellerinin vatandaşa</p>
<p>daha hızlı ve kaliteli hizmet verebilmesi amacıyla “Etkili İletişim ve Beden Dili”</p>
<p>seminerinin düzenlendiğini ifade etti. Bu tür eğitimlerin faydasından bahseden</p>
<p>ve eğitime katılan tüm personele teşekkür eden Bayram, eğitimlerin belirli</p>
<p>periyotlarla devam edeceğini kaydetti.</p>
<p>KARŞINDAKİNİ ETKİN VE İLGİLİ DİNLEMEK</p>
<p>Eğitmen Azer Erdem’in interaktif yöntemlerle gerçekleştirdiği eğitimde,</p>
<p>“Karşındakini etkin ve ilgili dinlemek”, “Empati kurabilmek”, “Önyargısız</p>
<p>olmak”, “Eleştirilere açık olmak”, “Beden diline hâkim olup daha iyi iletişim</p>
<p>kurmak”, “Sesin etkin kullanılması”, “Yüz ve göz hareketleri,” “Hitap, ses</p>
<p>düzey, tonlama, vurgu” gibi konular ele alındı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057">Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkenizi lontrol etmenin 10 etkili yolu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofkenizi-lontrol-etmenin-10-etkili-yolu-426997</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[etmenin]]></category>
		<category><![CDATA[lontrol]]></category>
		<category><![CDATA[öfkenizi]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426997</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gün içerisinde kaç kere kendinizi ‘sesinizi yükseltmiş, çenenizi ve yumruklarınızı sıkmış, kaşlarınızı çatmış buluyorsunuz? Ya da kalp atışlarınız hızlanmış, sinirden aşırı terlemiş, başına ağrı saplanmış ve fiziksel olarak titrerken! Pek çok kişi ‘sayısız kere’ diyor şüphesiz; zira son yıllarda hızla yaygınlaşan, modern çağın yaygın endişesi haline dönüşen öfke sorunu 7’den 70’e herkesi etkisine almış durumda!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkenizi-lontrol-etmenin-10-etkili-yolu-426997">Öfkenizi lontrol etmenin 10 etkili yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖFKENİZİ KONTROL ETMENİN 10 ETKİLİ YOLU!</strong></p>
<p> </p>
<p>Gün içerisinde kaç kere kendinizi ‘sesinizi yükseltmiş, çenenizi ve yumruklarınızı sıkmış, kaşlarınızı çatmış buluyorsunuz? Ya da kalp atışlarınız hızlanmış, sinirden aşırı terlemiş, başına ağrı saplanmış ve fiziksel olarak titrerken! Pek çok kişi ‘sayısız kere’ diyor şüphesiz; zira son yıllarda hızla yaygınlaşan, modern çağın yaygın endişesi haline dönüşen öfke sorunu 7’den 70’e herkesi etkisine almış durumda! Ancak dikkat! <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan</strong> atalarımızın “Keskin sirke, küpüne zarar” sözü misali; aşırı öfkenin kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığının yanı sıra, sosyal ilişkilerini ve kariyerini de tehdit ettiğini belirterek “Öfke aslında tamamen normal ve genellikle sağlıklı bir duygudur. Ancak öfkenin hayatımızın kontrolünü ele geçirmesine izin verdiğimizde yaptığımız her şeyi olumsuz etkiler. Sağlığımızı kaybetmemize neden olabilirken, sevdiklerimizle olan ilişkilerimiz zarar görür, çalışma hayatımızda sorunlara neden olabilir” diyor. Öfkeyle baş etmenin yollarını bulmanın çok önemli olduğunu, gerekirse uzman yardımı almaktan kaçınmamak gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, öfkeyi kontrol etmenin 10 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sebebini belirleyin</strong></p>
<p>Öfkenizi tetikleyen unsurların farkına varın ve uzak durulması mümkün olan tetikleyici etkenlerle aranıza mesafe koyun. Eğer mesafe koymanız ya da hayatınızdan uzaklaştırmanız mümkün olmuyorsa, günlük yaşamda sık sık karşılaşmanız gerekiyorsa bazı öfke yönetimi tekniklerini uygulayabilirsiniz. Öfke kaynaklarının farkında olmak, gününüzü farklı şekilde yapılandırmaya ve tahammül sürenizi uzatmanıza yardımcı olabilir. Soğukkanlılığınızı koruyamadığınız için insanları veya dış koşulları suçlamamanız gerektiğini unutmayın. </p>
<p> </p>
<p><strong>Egzersiz yapın</strong></p>
<p>Egzersiz yapmak yalnızca fiziksel sağlığınız için değil, aynı zamanda mental sağlığınız için de faydalıdır. Klinik Psikolog Gürdoğan “Öfke size bir enerji akışı sağlar. En iyi öfke yönetimi, kelimenin tam anlamıyla egzersiz yapmak ve fiziksel aktiviteye katılmaktır. İster hızlı bir yürüyüşe çıkın, ister spor salonuna gidin, egzersiz yapmak ekstra gerilimi yakabilir ve tahammül seviyenizi arttırabilir. Ayrıca egzersiz, zihninizi temizlemenize de olanak tanır. Uzun bir koşunun veya zorlu bir antrenmanın ardından, sizi neyin rahatsız ettiğine dair daha net bir bakış açısına sahip olduğunuzu fark edebilirsiniz” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Uyarı işaretlerinizi tanıyın</strong></p>
<p>Öfkeniz arttığında hala uyarı işaretleri olması muhtemeldir. Bunları erken tanımak, öfkenizin kaynama noktasına ulaşmasını önlemek için harekete geçmenize yardımcı olabilir. Yaşadığınız öfkenin fiziksel uyarı işaretlerini düşünün. Belki kalbiniz daha hızlı atıyor ya da yüzünüz ısınıyor. Belki de yumruklarınızı sıkmaya başlarsınız. Ayrıca bazı bilişsel değişiklikleri de fark edebilirsiniz. Belki zihniniz yarışıyor ya da “kırmızı görmeye” başlıyorsunuz. Uyarı işaretlerinizi tanıyarak, anında harekete geçme ve daha büyük sorun yaratacak şeyleri yapmaktan veya söylemekten kendinizi alıkoyma fırsatına sahip olursunuz. Nasıl hissettiğinize dikkat etmeyi öğrenin; böylece uyarı işaretlerini tanıma konusunda daha iyi olursunuz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Mola verin</strong></p>
<p>Kendinize bir mola verin. Başkalarından kendinizi soyutlayacağınız uygun zamanlar yaratın ve bu süreyi sessiz şekilde duygularınızı nötr hale getirmeye odaklayın. Hatta ister gece ister gündüz kendinize ayıracağınız bu zaman dilimini o kadar faydalı bulabilirsiniz ki, bunu günlük rutininize dahil etmek isteyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Meditasyon yapın</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalara göre; meditasyonun öfke kontrolünü sağlamada ve insan duygularını kontrol etmede son derece faydalı olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Derin nefes egzersizleri gibi basit meditasyon teknikleriyle işe başlayabilirsiniz. Günlük yaşantınıza mutlaka nefes egzersizlerini ekleyin” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kin tutmayın</strong></p>
<p>Affetmek güçlü bir araçtır. Öfkenin ve diğer olumsuz duyguların olumlu duyguları gölgede bırakmasına izin verirseniz, kendinizi kendi kırgınlığınız veya adaletsizlik duygunuz tarafından yutulmuş halde bulabilirsiniz. Sizi kızdıran birini affetmek, hem durumdan ders çıkarmanıza hem de ilişkinizi güçlendirmenize yardımcı olabilir.</p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>Sağlıklı beslenin </strong></p>
<p>Günümüzde çok sayıda bilimsel çalışmanın, beslenme-öfke bağlantısının geçerliliğini desteklediğini belirten Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan şöyle konuşuyor: “Örneğin; trans yağ asitlerinden zengin bir beslenme, artan saldırganlıkla doğrudan bağlantılıyken, omega 3 eksikliği de sinirliliğe yol açabilen depresyonla ilişkilendirilmiştir. Avusturalya’da araştırmacıların üç aylık bir denemesinde ise; sağlıksız beslenen ve orta/ şiddetli depresyonla mücadele eden katılımcılar izlenmiş; Akdeniz diyetine yönelen kişilerin yüzde 32’sinin depresif belirtilerde tamamen gerileme yaşadığı, sağlıksız beslenen ancak genel grup terapisi alanlarda bu oranın yüzde 8 olduğu görülmüştür.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Öz farkındalığınızı geliştirin</strong> </p>
<p>Öfkenin en yaygın öncülleri arasında; stres, kaygı, korku, depresyon, yorgunluk veya incinme yer alır. Özfarkındalık geliştirerek duygularımızı tanımayı ve etiketlemeyi öğrenebilirsek, bu farkındalık bize öfke duygularına en iyi nasıl tepki vereceğimizi belirlememiz için zaman verecektir. İnsanın öfke duygularına nasıl tepki vereceğini genellikle kendi ailesinden öğrendiğini belirten Klinik Psikolog Gürdoğan “Öğrenilen herhangi bir davranış unutulabilir ve duygusal zekadaki becerilerin geliştirilmesi öğretilebilir. Özfarkındalık için profesyonel bir destek almak etkili olabilmektedir” diyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tepki vermeden önce 1 saniye durun ve!</strong></p>
<p>Sizi sinirlendiren bir durumla karşılaştığınızda tepki vermeden önce bir saniye durun ve kendinize ‘sakin olmanız’ gerektiğini hatırlatın. Kendinizi sakinleştirmek için nefes alış-verişinize odaklanabilir veya sakinleştiğinizi hissedene kadar saymayı deneyebilirsiniz. Eğer öfkenizi bastıramıyorsanız konuşmanızı bir süre erteleyin.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyuyun</strong> </p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; uyku yoksunluğu ile artan öfke ve saldırganlık gibi ruh hali değişiklikleri arasındaki bağlantıyı destekliyor. Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan; her gece yeterli miktarda ve kaliteli uykunun öfke ve saldırganlığı azalttığını belirtiyor. Kaliteli bir uyku için yatağınızı, televizyon izlemek ya da yemek yemek için değil uyku aracı olarak kullanmanız, uyku rutini oluşturmanız ve odanızın karanlık olmasına özen göstermeniz gerekiyor.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkenizi-lontrol-etmenin-10-etkili-yolu-426997">Öfkenizi lontrol etmenin 10 etkili yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku Esnasında Kilo Vermeyi Sağlayan 12 Etkili Yöntem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uyku-esnasinda-kilo-vermeyi-saglayan-12-etkili-yontem-426982</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 07:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[esnasında]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[vermeyi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426982</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo vermek ve ideal kiloda kalmak sağlıklı bir yaşamın ilk basamağını oluşturuyor. İdeal kiloyu korumak kadar hareketli bir yaşam da pek çok ciddi hastalığın oluşmasını engelliyor. Günlük hayatta uygulanacak çok basit ve etkili yöntemler kilo vermede başarılı sonuçlar alınmasını sağlayabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-esnasinda-kilo-vermeyi-saglayan-12-etkili-yontem-426982">Uyku Esnasında Kilo Vermeyi Sağlayan 12 Etkili Yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UYKU ESNASINDA KİLO VERMEYİ SAĞLAYAN 12 ETKİLİ YÖNTEM</strong></p>
<p>Kilo vermek ve ideal kiloda kalmak sağlıklı bir yaşamın ilk basamağını oluşturuyor. İdeal kiloyu korumak kadar hareketli bir yaşam da pek çok ciddi hastalığın oluşmasını engelliyor. Günlük hayatta uygulanacak çok basit ve etkili yöntemler kilo vermede başarılı sonuçlar alınmasını sağlayabiliyor. Etkili yöntemlerle desteklenecek birkaç önemli ipucu ise sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralayabiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şilan Alyamaç, uyku esnasında kilo vermeyi sağlayan 12 etkili yöntem hakkında bilgi paylaştı. </p>
<p><strong>Uyku halinde kilo verilebilir </strong></p>
<p>Uyku halinde yağ yakımı mümkün olmaktadır. Yağ yakımının gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için uyumadan önce ve uykudan sonra tartılarak durumu değerlendirip anlamak mümkündür. Bu tartılma yönteminde daha hassas bir terazinin kullanılması düşük kiloya sahip bireyler için işi kolaylaştıracaktır. Uyku 4 farklı evresinin mevcut olmasıyla birlikte yağ yakımının en yüksek gerçekleştiği evre delta dalgasıdır. Delta evresinde gerçekleşen growth hormonunun yoğun salınımı uyku halinde ki yağ yakımının ne büyük destekçisidir. Vücudun yağ yakabilmesi için 12 saat aç kalması gerekmektedir. Gerek diyet psikolojisinde gerekse aralıklı oruçla bütünleştirerek 16-8 beslenme metoduyla başlamanın ideal göründüğü bu beslenme yöntemiyle birlikte diyet yaparken tokluk hissinin oluşmasına gerek duyulması da bir diğer açıklamasıdır. </p>
<p><b><strong>Uyku halinde yağ yakımı nasıl sağlanır?</strong></b></p>
<p>Uyku süresi ve kalitesini artırmaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Karanlık bir ortamda uyumak oldukça önemlidir. Karanlık alanda uyumanız melatonin hormonu salınımını artırmakla birlikte growth hormonunu da destekleyecektir. Cep telefonu veya bilgisayar başında yani mavi ışığa maruz kalarak uyunmamalıdır. Bunun yerine kitap okuyarak uykuya geçiş tercih edilebilir. 23:00’dan önce uyumaya özen gösterilmelidir. Biyolojik saatin çalışma şekli; 90 dk’lık ilk dalgayı kaçırılırsa bir sonraki uygu dalgasını beklenilmesi gerekecektir. Yani gece yarısından sonrasını beklemek zorunda kalabilirsiniz. Uyku problemi varsa B1 grubu vitamin takviyesinden faydalanılabilir. Özellikle bel ve sırt ağrıları çeken kişilerin D3 desteği alması uygundur. Sürekli uyanmalar kortizol seviyesinin yüksek olduğunu gösterir. Bu tarz devamlı uyanma durumlarına da çözüm getirebilmek için çinko desteği alınabilir.   </p>
<ol>
<li>Nefesinize odaklanın, iyi bir nefes derin bir uyku demektir. </li>
<li>Uykunun en büyük düşmanlarından biri strestir. Dışarı çıkın, doğayla iç içe kalın, fiziksel anlamda iş yapın ve vücut yorgunluğuna sebep olacak eylemlerde bulunun. </li>
<li>Eğer sık idrar durumu yaşıyorsanız uykunuzda ketojenik veya aralıklı oruç gibi özel beslenme metotlarını kullanabilirsiniz. Gece geç saatlerde beslenmeyi ve atıştırmalıkları hemen bırakın.</li>
<li>19:00’dan sonra beslenmeme alışkanlığı kazanın. </li>
<li>Egzersiz yapın. Yoğun, kısa süreli, bol dinlenmeli, aşırı olmayan egzersizlere başvurun. </li>
<li>Geceleri protein, karbonhidrat ve şekerli bir besin tüketmeyin.  </li>
<li>Bir kronik rahatsızlığınız yoksa antrenmanlarınızdan önce ve sonra beslenmemeye özen gösterin. 3 saat önce ve sonra beslenmeyi durdurun. </li>
<li>Organik ve temiz beslenmeye özen gösterin.  </li>
<li>Bir vitamin takviyesi alıyorsanız ve gün içerisinde egzersiz yapıyorsanız uykudan 4 saat öncesinde almış olun. </li>
<li>Niasin ve arginin growth hormonunu daha kaliteli etkileyebilir ve daha fazla kilo vermeye yardımcı olabilir. </li>
<li>Aralıklı orucu uykuyla birleştirmek uykuda yağ yakımını iyice destekler. </li>
<li>Alkol tüketiyorsanız bırakın. İçilen alkol vücudun REM frekansına geçmesine engel olur. </li>
</ol>
<p><strong>Yağ yakımı kolaylaşıyor</strong></p>
<p>Vücut yağı adipoz dokuda trigliseritler olarak depolanır. Bu moleküler form enerji mekanizması için hızla kullanılmaya uygun değildir. Enerji ihtiyacı duyan hücreler kan akışında bulunan bu bileşikleri alıp yakıt olarak kullanır ve CO² ve suya dönüştürür. Bu sayede bir bölgede yoğunlaşmış yağlanmayı sadece o noktaya odaklanarak azaltamayacağı bilgisini açıklar.  Yani karın kası egzersizi tek başına karın bölgesindeki yağlanmayı yakmanızda yeterli değildir. En iyi yağ yakımı hangi saatlerde olur sorusunun cevabı net bir cevap yerine şu şekilde belirtilebilir; 19:00 sularında beslenmenin durdurulduğu günlük rutinle birlikte verimli uyku sonrası güne başlayan bireyin uyanışın hemen ardından beslenmeyi tercih etmek yerine kalorisi olmayan sıvı ile açlık süresini uzatması durumunda günün ilk saatlerinde en iyi yağ yakım kombinasyonunu sağlamış olur. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-esnasinda-kilo-vermeyi-saglayan-12-etkili-yontem-426982">Uyku Esnasında Kilo Vermeyi Sağlayan 12 Etkili Yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İETT yöneticilerinden etkili saha denetimleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iett-yoneticilerinden-etkili-saha-denetimleri-424036</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 23:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[denetimleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[iett]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticilerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424036</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un en büyük toplu ulaşım kurumu İETT, İstanbul’un her noktasında saha denetimlerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iett-yoneticilerinden-etkili-saha-denetimleri-424036">İETT yöneticilerinden etkili saha denetimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul’un en büyük toplu ulaşım kurumu İETT, İstanbul’un her noktasında saha denetimlerini sürdürüyor. Sık sık tekrarlanan denetimler kapsamında tüm İETT yöneticileri, işe geliş gidişlerinde toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Yerinde gözlem yapılıp, anlık etkili müdahalelerle olası sıkıntılar başlamadan önleniyor.   </strong></p>
<p>Filosu ve yolcu sayısı ile İstanbul toplu ulaşımının en büyük kurumu olan İETT, bir yandan İstanbul’un her noktasında kesintisiz hizmet yürütürken, bir yandan da tüm yöneticileri ile saha denetimlerini arttırarak sürdürüyor. 3 bin 556’sı kendi filosu olmak üzere toplam 6 bin 572 araçlık dev bir ulaşım filosunu yöneten İETT, günde 800 farklı hatta, 55 bin sefer gerçekleştiriyor. Bir milyon 255 bin kilometre yol katediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>ULAŞIMIN EN YOĞUN OLDUĞU SAATLERDE</strong></p>
<p>Silivri’den Pendik’e kadar İstanbul’un her noktasında 7 gün 24 saat çalışan sistemin sorunsuz işletilmesi için, İETT yönetimi, şehrin her noktasında denetimlerini artırarak sürdürüyor. Denetimlere İETT’nin tüm yönetim kadrosu katılıyor. </p>
<p>Yolcu ve araç trafiğinin yoğun olduğu sabah 06:00 – 09:00 ile akşam 17:00-20:00 saatleri arasında tüm İETT yöneticileri sahada oluyor. Ulaşımda İETT araçlarını kullanıyor. İETT Genel Müdürü İrfan Demet başta olmak üzere tüm yöneticilerin katıldığı saha denetimleri ile anlık sorunlara etkili müdahalelerde bulunuluyor. Yolculardan alınan görüş, öneri ve şikayetlere anlık müdahaleler yapılırken, tekrarlanmaması ve gerekli iyileştirmelerin yapılabilmesi için de raporlanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iett-yoneticilerinden-etkili-saha-denetimleri-424036">İETT yöneticilerinden etkili saha denetimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsülin direncini kırmanın 6 etkili yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/insulin-direncini-kirmanin-6-etkili-yolu-423334</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 07:26:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[direncini]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[kırmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sık acıkma, sürekli tatlı yeme isteği, tansiyon yüksekliği, yemek sonrası uyku basması… Bu belirtiler günümüzde gittikçe yaygınlaşan insülin direnci sorununun belirtilerinden birkaçını oluşturuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insulin-direncini-kirmanin-6-etkili-yolu-423334">İnsülin direncini kırmanın 6 etkili yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dikkat!</strong></p>
<p><strong>Bu hastalık 40-50 yaş arasındaki kişilerin yüzde 40’ında görülüyor!</strong></p>
<p><strong>Diyabete ve kalp damar hastalıklarına yol açıyor!</strong></p>
<p><strong>İNSÜLİN DİRENCİNİ KIRMANIN 6 ETKİLİ YOLU</strong></p>
<p> </p>
<p>Sık acıkma, sürekli tatlı yeme isteği, tansiyon yüksekliği, yemek sonrası uyku basması… Bu belirtiler günümüzde gittikçe yaygınlaşan insülin direnci sorununun belirtilerinden birkaçını oluşturuyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan</strong> ülkemizde çok sık rastlanan ve sağlıksız yaşam tarzının da etkisiyle artık genç yaşlarda da kapıyı çalan insülin direncinin özellikle 40-50 yaş arasındaki bireylerin yüzde 40’ında görüldüğünü söylüyor.</p>
<p>Son yıllarda sağlıksız beslenme alışkanlığı ve hareketsiz yaşam tarzı derken vücutta yağ dokusunun arttığını, bu yağlardan salgılanan zararlı kimyasal maddelerin kanda şeker oranını düzenleyen insülin hormonunun etkisini bozduğunu ve insülin direncine yol açtığını belirten Prof. Dr. Arıkan, “Çok ciddi bir sağlık sorunu olan insülin direnci tedavi edilmediği taktirde diyabet ve kalp ve damar hastalıkları gibi hayati riske yol açabilen hastalıklara zemin hazırlıyor. İnsülin direnci sendromunda ilaç tedavisinin mutlaka yaşam tarzı değişiklikleri ise desteklenmesi gerekir” diyor. Prof. Dr. Ender Arıkan, insülin direncini kırmanın 6 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenin</strong></p>
<p>Günümüzde işlenmiş gıda, yağlı, şekerli ürünler ve karbonhidrat tüketiminin sürekli arttığını bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Ender Arıkan “Yapılan araştırmalar; Akdeniz diyetinin, yani lif içeriği bakımından zengin meyve, sebze ve salata ağırlıklı beslenmenin en sağlıklı beslenme biçimi olduğunu gösteriyor. Beslenmenin mutlaka Akdeniz tarzı beslenmeye dönmesi gerekir” diyor.</p>
<p><strong>Her gün yürüyüş yapın</strong></p>
<p>Modern çağda giderek yaygınlaşan hareketsiz (sedanter) yaşam biçimi pek çok hastalığa davette bulunuyor. Günlük olarak belli bir tempoda spor yapmak ise metabolizmayı canlı tutuyor. İnsülin direnci sendromuna karşı ise haftada en az 5 gün yapılmak kaydıyla 30 ila 45 dakikalık tempolu yürüyüş yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Arıkan “Yürüyüş her yaş grubunun basitçe yapabileceği egzersiz türü olsa da faydalarına odaklanmak, bunu alışkanlık haline getirmek için çaba harcamak gerekir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Tuz tüketimini azaltın</strong></p>
<p>Özellikle ülkemizde çok yaygın olan aşırı tuz tüketiminin hem insülin direncini uyararak hem de iştahı artırarak metabolizmayı olumsuz etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Ender Arıkan sözlerine şöyle devam ediyor: “Tansiyon hastalarının büyük bir kısmı da tuza duyarlıdır. Günlük tuz tüketimimizin, ihtiyacımızın neredeyse 4-5 katı olduğunu göz önünde bulundurunca tuzu azaltmanın çok olumlu sonuçlara yol açacağı açıkça görülmektedir.”  </p>
<p><strong>23.00’den 07.00’ye kadar mutlaka uyuyun</strong></p>
<p>Uykunun, periyodu, süresi, derinliği ve kalitesi bakımından mutlaka değerlendirilmesi ve düzenlenmesi gerekiyor. Gece 23:00 ile sabah 07:00 arasında uyanık olmanın, artan stres hormonuyla birlikte insülin düzeyinde artışa neden olduğunu belirten Prof. Dr. Arıkan “Kaliteli bir uyku gece saat 23.00 ila sabah 07.00 saatleri arasında süren, belirli bir derinliğe ulaşan ve biyolojik ritimlerimizin tam olarak kurulduğu bir uyku olmalı. Sağlıklı bir uykuya engel olan hipopne veya apnenin varlığının da araştırılması gerekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Stresi yönetmeyi öğrenin</strong></p>
<p>Günümüz koşullarında hemen hemen herkesin yaşamının bir parçası haline gelen stres, anksiyete ve kaygı bozuklukları vücutta insülin direncini artırırken, artışın sürekli olması halinde kişiyi kalp ve damar hastalıkları, obezite ve diyabet açısından da tehdit ediyor. Bu nedenle stresi yönetmeyi öğrenmek, gerekirse uzman desteği almaktan kaçınmamak gerekiyor.</p>
<p><strong>İdeal kilonuza kavuşun</strong></p>
<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan “Yapılan çalışmalar; aşırı kilonun vücutta insüline karşı direnç oluşmasına neden olduğunu, özellikle bel çevresi kadınlarda 80’in, erkeklerde ise 94’ün üzerinde olunmasının insülin direncine yol açarak, ardından diyabete ve kalp damar hastalıklarında artışa davetiye çıkardığını ortaya koymaktadır” diyor.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insulin-direncini-kirmanin-6-etkili-yolu-423334">İnsülin direncini kırmanın 6 etkili yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Büyükekşi: Futbol ülkelerin tanıtımında çok etkili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mehmet-buyukeksi-futbol-ulkelerin-tanitimindacok-etkili-421583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2023 10:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükekşi]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtımındaçok]]></category>
		<category><![CDATA[ülkelerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası İşbirliği Platformu (International Cooperation Platform) ile Körfez Araştırma Merkezi (Gulf Research Center) tarafından İstanbul’da düzenlenen Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC)-Türkiye Ekonomik Forumu'nda "GCC ve Türkiye’de Spor Sektörü ve Ekonomi" paneli gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mehmet-buyukeksi-futbol-ulkelerin-tanitimindacok-etkili-421583">Mehmet Büyükekşi: Futbol ülkelerin tanıtımında çok etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mehmet Büyükekşi: F<strong>utbol ü<strong>lkelerin tanıtımında </strong>çok etkili</strong></strong></p>
<p><strong>Uluslararası İşbirliği Platformu (International Cooperation Platform) ile Körfez Araştırma Merkezi (Gulf Research Center) tarafından İstanbul’da düzenlenen Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC)-Türkiye Ekonomik Forumu&#8217;nda &#8220;GCC ve Türkiye’de Spor Sektörü ve Ekonomi&#8221; paneli gerçekleştirildi. Düzenlenen panelde konuşan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Cumhuriyet&#8217;in 100. yılı dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu olarak süper kupa kutlamalarını tüm dünyada yaparak Türkiye&#8217;yi tanıtmak istediklerini belirtti. Dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde futbolun son derece etkili olduğunu o yüzden ülkelerin tanıtımı açısından da bu etkinin büyük önem kazandığını ifade eden Büyükekşi, &#8220;Suudi Arabistan ile 5 yıllık süper kupa maçlarını dörtlü bir turnuva olarak düzenleme formatı için görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu modeli, İtalyanlar ve İspanyollar da kral kupası maçlarıyla yapıyor.&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC)-Türkiye Ekonomik Forumu&#8217;nda &#8220;Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC) ve Türkiye’de Spor Sektörü ve Ekonomi&#8221; başlıklı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Yönetici Spor Yapımcısı ve Sunucusu Ahmad Sondos&#8217;un yaptığı, FIFA 2022 Katar Dünya Kupası İcra Kurulu Başkanı Nasser Fahad Al-Khater, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Suudi Arabistan Spor Bakan Yardımcılığı, Stratejik Planlama ve Yatırım Danışmanı Naif I. AlDossary, İtalyan Futbol Federasyonu Başkanı Gabriele Gravine&#8217;nin konuk olduğu panelde sporun, ülkelerin ekonomileri ve kültürleri arasında oluşturduğu güçlü bağlar masaya yatırıldı. Dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde futbolun son derece etkili olduğunu o yüzden ülkelerin tanıtımı açısından da bu etkinin büyük önem kazandığını ifade eden Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, &#8220;Dünyada en çok sevilen spor dalı olan futbolun milyarlarca seyircisi var. Geçtiğimiz dönem Katar’da yapılan ve başarılı geçen bir dünya kupası organizasyonu oldu. Biz de bu şampiyona öncesinde dostluk amaçlı ülkelerin birbirine yakınlaşması açısından süper kupa maçını Katar&#8217;da oynadık.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>SUUDİ ARABİSTAN İLE &#8216;KRAL KUPASI&#8217; MODELİ TURNUVA</strong></p>
<p>Suudi Arabistan&#8217;ın futbola çok büyük yatırım yaptığını kaydeden Büyükekşi, &#8220;Yaptığı dünyaca ünlü transferlerle de önemli bir pozisyon alıyorlar. Almanya, Abu Dabi ve Suudi Arabistan ile görüştük. Suudi Arabistan bizim için önemliydi çünkü dünyanın gözü Suudi Arabistan’da. 2034 yılında dünya kupası için başvurularını yaptılar. Biz de bu çalışmalarında kardeş ülkemizin yanınızdayız. Aynı zamanda Suudi Arabistan ile 5 yıllık süper kupa maçlarını dörtlü bir turnuva olarak düzenleme formatı için de görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu modeli, İtalyanlar ve İspanyollar da kral kupası maçlarıyla yapıyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>CUMHURİYETİN 100. YILINA ÖZEL KUTLAMA</strong></p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in 100. yılı dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu olarak süper kupa kutlamalarını tüm dünyada yaparak Türkiye&#8217;yi tanıtmak istediklerini belirten Büyükekşi, &#8220;Dünyada birçok televizyon kanalında gösterilmesini sağlayarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı kutlamalarını tüm dünyaya göstermiş olmayı hedefliyoruz. Hedefimiz dünya sıralamasında süper ligin 6. sıraya yerleşmesi. Ligimiz çok çekişmeli ve önemli maçlara sahne oluyor. Bunu yurtdışında da sergilemek istiyoruz. Takımlarımızın dünya markası olmalarını tüm dünyadan taraftarları olmasını hedefliyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>2032&#8217;DE İTALYA İLE ORTAK AVRUPA ŞAMPİYONASI ORGANİZASYONU</strong></p>
<p>2023 Avrupa şampiyonasını İstanbul’da çok başarılı bir organizasyonla gerçekleştirdiklerinin altını çizen Büyükekşi, &#8220;Tüm şartlarımızın yeterli olduğunu tüm dünya görmüş oldu. Antalya, Alanya, Bolu ve Afyon gibi birçok şehrimize tüm dünyadan kamp yapmak için futbolcular geliyor. 2032 yılında Avrupa Şampiyonası’nı İtalya ile ortak olarak Türkiye’de düzenleyeceğiz. Alt yapımız, otellerimiz hazır, biz de bu 9 yıl içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Öncesinde biz bu etkinliği yapacağımız için büyük bir avantajımız olacak. Bu organizasyonlardaki eksiklikleri de görerek iş birliğiyle başarılı bir organizasyon yapılacağına inanıyorum. Suudi Arabistan ile güvenlik, inşaat gibi pek çok konuda iş birliği yapmaya hazırız.&#8221; dedi.</p>
<p>Kulüplerin şirketleşip kurumsallaşmasını önemsediklerini ifade eden Büyükekşi, &#8220;Özellikle Fransa, ABD ve İngiltere’de birçok kulübe yabancı yatırımcılar yatırım yapmış durumda. Türkiye’de de Göztepe ile bir ilk başlamış oldu. Bu konuyu önemsiyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>FUTBOLA TUTKUM YATIRIM YAPMAMA SEBEP OLDU </strong></p>
<p>GCC &#8211; Türkiye Ekonomik Forumu’nda GCC ve Türkiye’de Spor Sektörü ve Ekonomi panelinin ‘Futbola Doğrudan Yabancı Yatırım’ oturumunda konuşan Acun Ilıcalı, “Futbola yıllardan beri gönül vermiş biriyim. Futbola bu denli tutkum varken yatırım yapmaya karar verdim. İnsan ilişkileri, insanların hayatlarını belirliyor o yüzden bu tarz organizasyonları çok önemli buluyorum. Suudi Arabistan Ligi’nin yaptığı atağı eskilerde olan 100 metreci bir koşucuya benzetiyorum. Geriden başlar, birinci tamamlardı. Son dönemde dünya yıldızlarını toplamaya başladılar ve ciddi yatırımlar yapıyorlar. Arap dünyasının futbola olan ilgisi zaten vardı. Ekonomik güçlerini de bu şekilde kullanmaya başlamaları çok iyi bir durum bence.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Futbol yatırımını bir proje olarak yurt dışında değerlendirdiğini belirten Acun Ilıcalı, &#8220;Türkiye’de Fenerbahçe taraftayım ve futbolun oldukça içindeyim. Yaptığım yatırımlar şu an için yurt dışında. Türkiye’de bir yatırıma doğrudan hayır diyemem ama şu an için Türkiye’de bu yatırımı çok parlak göremiyorum. Finansal tarafta pozitif bir durum görünmüyor. Türkiye Futbol Federasyonu bu konuda birçok çalışma yapıyor. Türkiye’de futbol ekonomisini hak ettiği yere getirmemiz lazım. Türkiye’de yetenek keşfi açısından çok önemli avantajlar olduğunu düşünüyorum. Son 5 yılda ciddi sayıda Türk futbolcusu yurt dışına gitti. Türkiye’de futbolcu ihracatının potansiyeli çok yüksek. Türkiye’de futbola yatırım yapacak yabancılar için ciddi fırsat var.  Bu alanda doğru adres olarak konumlanıyoruz. Eskiden bu sayı bir ikiyken şu an yurt dışında oynayan 50’ye yakın oyuncumuz var.&#8221; dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mehmet-buyukeksi-futbol-ulkelerin-tanitimindacok-etkili-421583">Mehmet Büyükekşi: Futbol ülkelerin tanıtımında çok etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 07:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaybını]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunda azalmaya ve kırık riskinde artışa sebep olan önemli bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090">Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>                   Günde 3 fincandan fazla kahve içmeyin! </strong></p>
<p><strong>                                Her gün 15 dakika güneşe çıkmak şart, çünkü…</strong></p>
<p><strong>                  KEMİK KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN 8 ETKİLİ KURAL!</strong></p>
<p> </p>
<p>Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunda azalmaya ve kırık riskinde artışa sebep olan önemli bir hastalık. Kemiklerin yeterince mineral depolayamaması veya kemik yıkımının kemik oluşumundan daha hızlı gelişmesi sonucu genellikle bel, kalça ve el bileğinde kırıklara sebep oluyor. Üstelik hastalık sinsi gelişiyor ve çoğunlukla kemikler kırılıncaya dek hissedilmiyor. Sağlığı, hatta hayatı tehdit eden osteoporoz aslında beslenme ve yaşam alışkanlıklarında yapılan düzenlemelerle önlenebiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz,</strong> osteoporoz riskini azaltmak için sağlıklı beslenmeye yaşamın her döneminde özen göstermek gerektiğini belirterek, “Yeterli kalsiyum, D vitamini ve protein alımının sağlanması, düzenli egzersiz yapılması ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan vazgeçilmesi kemik kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor” diyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz,</strong> güçlü kemikler için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Kalsiyumdan zengin besinler tüketin</strong></p>
<p> ‘Sağlıklı kemikler’ denildiğinde akla gelen ilk şey, kalsiyum  oluyor. Zira kemiklerin sağlıklı kalmalarında kalsiyum büyük önem taşıyor. Bu nedenle süt, yoğurt, peynir ve badem sütü gibi kalsiyum açısından zengin gıdaları sofranızda mutlaka bulundurun. Erkeklerin yetişkinlik döneminde günde 1000 mg, kadınların da menopoz öncesi dönemde 1000 mg kalsiyum almaları öneriliyor. Her iki cinsiyette de yaşlılık döneminde günde 1200-1500 mg kalsiyum alınması yararlı oluyor. 1 su bardağı sütün içinde yaklaşık 300 mg, 1 dilim kaşar peynirinde 210 mg ve 1 porsiyon somon balığında yaklaşık 200 mg kalsiyum bulunuyor. </p>
<p><strong>Proteinli besinler tüketmeniz şart</strong></p>
<p>Kemiğin önemli bir kısmını proteinler oluşturuyor. Dolayısıyla kemik sağlığının korunmasında yeterli miktarda protein alınması gerekiyor. Sağlıklı bireyler için kilo başına bir gram protein alımı öneriliyor. Bu da normal kilodaki (65-75 kilo arası) bir kişinin günlük 65 &#8211; 75 gram protein almasının kemik sağlığı için yeterli olduğunu gösteriyor. 1 adet orta boy bir yumurtada 6 gram, 100 gram tavukta 20 gram ve 100 gram somon balığında 19 gram protein bulunuyor. </p>
<p><strong>Potasyum ve sodyum alımını dengede tutun</strong></p>
<p>Fazla sodyum alımının neden olduğu kalsiyumun idrarla vücuttan atılması, diyetle potasyum alımı artırıldığında azalıyor. Dolayısıyla potasyum osteoporozun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu nedenle osteoporoz riskini azaltmak için sodyum ve potasyum dengesine de önem vermeniz gerekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Günümüzde sodyum alımı potasyumdan çok daha yüksektir, bu durumun getireceği sağlık problemlerini önlemek için; koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, bulgur ve patates gibi potasyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Kahveyi 3 fincanla sınırlayın  </strong></p>
<p>Kafeinin fazla tüketimi, idrarla birlikte atılan kalsiyum miktarını arttırıyor. Potansiyel olarak zararlı etkilerinin çoğu, süt ve diğer sağlıklı içeceklerin yerine kafeinli içeceklerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Diyetiniz yeterli miktarda kalsiyum içerdiği sürece orta derecede kafein tüketimi (günde yaklaşık iki &#8211; üç fincan kahve ) zararlı olmayacaktır. Ancak kemiklerinizin güçlü kalması için kafeinde bu miktarı aşmamanız çok önemli.  </p>
<p><strong>Sigara ve alkolü bırakın</strong></p>
<p>Sigara içerdiği zararlı maddeler nedeniyle vücutta kadmiyum, kurşun ve diğer toksik bileşiklerden oluşan zehirlerin açığa çıkmasına yol açıyor. Bu durum kemiklerin kullandıkları kalsiyum miktarının azalmasına sebep oluyor. Kalsiyum miktarının azalması da kemiklerin zayıflamasıyla sonuçlanıyor. Ayrıca kemiklerin kalsiyumu kullanmasına yardım eden D vitaminin etkisi de sigara nedeniyle azalıyor. Sigaranın yanı sıra günde bir veya ikiden fazla alkollü içecek tüketmek kemik kaybını hızlandırıyor ve vücudumuzun kalsiyumu emme yeteneğini zorlaştırıyor.  </p>
<p><strong>Bir çay kaşığı tuzu aşmayın</strong></p>
<p>Besinlerle alınan tuz oranının yüksek olması kalsiyumun emilimini azaltıp vücuttan atılmasını arttırarak kalsiyum metabolizmasını bozuyor. Her 2 bin 290 mg sodyumla yaklaşık 40 mg kalsiyum kaybı gerçekleşiyor. Günde 40 mg kalsiyum kaybı da 10 yılın sonunda  kemiklerde yüzde 10’luk kayıpla sonuçlanıyor. Günlük 2 bin 300 miligram (1 çay kaşığı) tuz tüketmeniz yeterli gelecektir. Bu miktar da gün içinde hazırlanan yemeklerle zaten karşılanıyor. Dolayısıyla yemeklere tuz serpmeyin, işlenmiş gıdalardan da kaçının.  </p>
<p><strong>Günde 15 dakika güneş ışığı çok önemli</strong></p>
<p>D vitamini kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini sağlayıp kemiklerin güçlenmesinde önemli katkıda bulunuyor. Kemik kitlesinin korunması için günde 400-800 IU D vitamini almamız gerekiyor. Günde ortalama 15 dakika güneş ışığına maruz kaldığımızda günlük D vitamini ihtiyacımız cildimiz tarafından sentezleniyor. Eğer güneşe maruziyetiniz sınırlıysa D vitamini takviyeleri kullanmayı ihmal etmeyin. </p>
<p><strong> Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite ve egzersizler, kemik yoğunluğunun artırılmasında ve korunmasında önemli bir role sahip. Düzenli yapılan egzersiz; kasları güçlendiriyor, destek doku elastikiyetini sağlıyor, denge ile koordinasyonu geliştiriyor ve duruşun korunmasına yardımcı oluyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090">Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi&#8221;nde EÜ&#8217;den 26 Akademisyen Yer Aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-euden-26-akademisyen-yer-aldi-412461</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[eüden]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[listesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412461</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinden 26 bilim insanı Elsevier ve Stanford Üniversitesi bilim insanları tarafından yayımlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” araştırmasında yer aldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-euden-26-akademisyen-yer-aldi-412461">&#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi&#8221;nde EÜ&#8217;den 26 Akademisyen Yer Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinden 26 bilim insanı Elsevier ve Stanford Üniversitesi bilim insanları tarafından yayımlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” araştırmasında yer aldı. </p>
<p>Stanford Üniversitesi ve Elsevier tarafından hazırlanan  “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi açıklandı. Dünyanın en iyi üniversitelerinden akademisyenlerin bulunduğu listede, Ege Üniversitesinden 26 bilim insanı yer aldı. </p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Küresel düzeyde bir başarıya imza atarak üniversitemiz ailesini gururlandıran bilim insanlarımıza öncelikle teşekkür ediyorum. Tam akreditasyona sahip öğrenci odaklı araştırma üniversitemizin akademisyenleri hem literatüre hem de çağın ve insanlığın sorunlarına yönelik güncel çalışmalarına devam ediyorlar. Araştırmacılarımız bir yandan geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi yetiştirirken diğer yandan da bilim ve Ar-Ge kültürünün üniversitede bir yaşam biçimi haline gelmesi için yoğun gayret gösteriyorlar. Üniversitemizde oluşturduğunuz evrensel düzeydeki sürdürülebilir bilim ekosistemimiz her geçen gün başarılarına bir yenisini ekliyor. Stanford Üniversitesi dünyadaki bilim insanları arasında ilk yüzde 2’lik dilime giren akademisyenleri kamuoyuyla paylaştı. Dünyanın en iyi bilim insanlarının sıralandığı listede üniversitemizden akademisyenler de  yer aldı. Dünya çapında yapılan sıralamada 26 Egeli akademisyen 2022 yılında en çok alıntı yapılan akademisyenler arasına girmeyi başardı. Bir önceki yıl üniversitemizden 25 akademisyenin yer aldığı sıralama, değerlendirme kapsamına alınan bilim insanlarının uzun vadede ve bir son yıl verisi sunması nedeniyle akademik dünya açısından önemli kabul ediliyor. 22 bilimsel alan ve 174 alt alanda yapılan Elsevier sıralamasında atıflar; h-endeksi, ortak yazarlık ayarlı hm-endeksi, farklı yazarlık pozisyonlarındaki makalelere yapılan alıntılarla oluşturulan bileşik göstergeler halinde kamuoyuna sunuluyor. Listede yer alan akademisyenler Matematik, Tıp, Dişçilik, Biyoloji, Mühendislik, Ziraat, Balıkçılık ve Ormancılık alanlarındaki yayınlarıyla yer aldı” diye konuştu.  </p>
<p><b>“Araştırmacılarımız nitelikli yayınlara imza atmaya devam edecekler”</b></p>
<p> Ege Üniversitesinin bugün hem eğitim hem de bilim üretme noktasında dünya çapında bir yükseköğretim kurumu haline geldiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizin bilim ekosisteminde akademik çalışmalarını sürdüren bilim insanları,  ulusal ve uluslararası arenada pek çok nitelikli araştırmaya imza atmaya, pek çok buluşu ve keşfi literatüre kazandırmaya, çağın ve insanlığın sorunlarına üst düzeyde katkıda sunmaya devam edecekler. Cumhuriyetimizin ikinci asrını, Türkiye Yüzyılını bilimin ve akademinin yüzyılı yapmak için çalışmalarını aralıksız sürdürecekler. Üniversitemizin uluslararası tanınırlığına katkı sağlayan bilim insanlarımıza bizlere yaşattıkları gurur için bir kez daha gönülden teşekkür ediyorum” dedi. </p>
<p>Raporda, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Meltem Serdaroğlu, Prof. Dr. Filiz İçier, Prof. Dr. Sibel Karakaya, Prof. Dr.  Figen Kaymak Ertekin, Prof. Dr. Semih Ötleş, Prof. Dr.  Sedef Nehir El, Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi  Melih Ertan Çınar, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi İsmail Türkan, Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kadriye Arzum Erdem Gürsan, Fen Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Çetinkaya, Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri  Prof. Dr. Mehmet Kemal Çalışkan, Prof. Dr. Öğretim üyesi Nurcan Buduneli, Prof. Dr.  Lezize Şebnem Türkün, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri  Prof. Dr. Cumhur Ertekin, Prof. Dr. Rıfat Nuri Şener, Prof. Dr. Şükrü Emre, Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyeleri  Prof. Dr.  Murat Elibol, Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş,  Prof. Dr. Nuri Azbar, Güneş Enerjisi Enstitüsü öğretim üyeleri Prof. Dr. Önder Özgener, Doç. Dr. Koray Ülgen, Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Levent Ballice, Prof. Dr. Nalan Kabay, Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Jale Yanık, Fen Fakültesi Matematik Bölümü öğretim elemanları Prof. Dr. Bayram Şahin ve  Dr. Ahmet Yıldırım dünyanın en seçkin araştırmacıları arasında yer aldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde-euden-26-akademisyen-yer-aldi-412461">&#8220;Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi&#8221;nde EÜ&#8217;den 26 Akademisyen Yer Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birtakım]]></category>
		<category><![CDATA[çektiği]]></category>
		<category><![CDATA[çileler]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[olgunlaşmasında]]></category>
		<category><![CDATA[öngören]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[reşat]]></category>
		<category><![CDATA[ruhen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, dünya ilişkilerinden ve sosyal çevreden uzaklaşarak yalnız yaşamayı ifade eden ‘inziva’ hakkında bilgi verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085">Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanın rûhen ve zihnen olgunlaşıp erdemli birey haline gelmesinin bir vesilesi olarak kabul edilen inzivanın tasavvuf ve Hz. Peygamberin hayatındaki önemine işaret eden tasavvuf araştırmacısı Prof. Dr. Reşat Öngören, “Halktan uzaklaşarak belli bir süre yalnız yaşamanın ilk örneğini vahiy öncesinde Peygamber Efendimizde görmekteyiz.” diye konuştu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, dünya ilişkilerinden ve sosyal çevreden uzaklaşarak yalnız yaşamayı ifade eden ‘inziva’ hakkında bilgi verdi.</p>
<p>‘İnziva’nın rûhen ve zihnen olgunlaşıp erdemli birey haline gelmenin bir vesilesi olarak kabul edildiğini ifade eden Prof. Dr. Öngören, ‘Uzlet’ kavramıyla da ifade edilen bu hayat tarzının tasavvuf geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Tasavvufta inziva 40 gün</strong></p>
<p>Tasavvuf eğitimindeki yaygın kullanımının ‘halvet’ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Öngören, tasavvuf eğitiminde inziva konusunu şöyle anlattı:</p>
<p>“İnzivâ/Halvet sırasında derviş, rehberin yönlendirmesiyle yalnız başına bir köşede çok az gıda ve çok az uyku ile derin tefekkür içinde günler geçirir ve sosyal çevresiyle her türlü ilişkiyi keser. Amaç dünya hayatında insanı rûhen ve zihnen yıpratan sınırsız istek ve arzularını kısıtlamayı yaşayarak öğrenmek, böylece gönlünü, zihnini dünyevî bağlardan kurtarıp olgunlaşmaktır. Bunun için dervişin rehber tarafından belirlenen süreyi sabırla tamamlaması beklenir, eğer belirlenen süre dolmadan ayrılırsa tekrar başa dönülür.”</p>
<p><strong>‘Çile doldurmak’ ve ‘Çile çekmek’ tabirleri inzivadan geliyor</strong></p>
<p>Kişinin erdemli bir birey haline gelmesi için uygulanan halvetin üç gün, bir hafta, on gün, kırk gün gibi değişik süreleri söz konusu olduğuna değinen Prof. Dr. Öngören, “Farklı süreler dillendirilse de tasavvuf eğitiminde benimsenen en yaygın şekli kırk gündür. O yüzden halvet kavramı yerine Arapça kırk rakamını ifade eden ‘erbaîn’ ya da Farsça kırk anlamına gelen ‘çihil’ kavramları da kullanılmıştır. Çihil kavramı dilimize ‘çile’ şeklinde geçmiş ve bu şekliyle kullanımı Türk dilinde halvet hayatını da hatırlatır nitelikte bazı deyimlerin dolaşıma girmesine sebep olmuştur. Nitekim zorlu ve sıkıntılı hayat tarzını ifade için ‘çile doldurmak’ ve ‘çile çekmek’ tabirleri, olumsuz bir durum karşısında sabredemeyip kontrolden çıkma anlamında da ‘çileden çıkmak’ deyimi yaygın olarak kullanılır. Tasavvufta ‘çileden çıkma’ ifadesi, dervişin sabredemeyip belirlenen süreyi doldurmadan halveti bırakması anlamına gelir. Burada şunu da belirtmek gerekir ki tasavvuf eğitiminden bağımsız olarak insanın dünyada çektiği birtakım çilelerin onun ruhen olgunlaşmasına birebir etkisi olduğu da çokça müşahede edilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hz. Peygamberin inzivâsı Kur’an’ın ilk ayetlerini kendisine getirdi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Reşat Öngören, Hz. Peygamberin inzivasına da atıfta bulunarak, bu inzivayı şöyle anlattı:</p>
<p>“Halktan uzaklaşarak belli bir süre yalnız yaşamanın ilk örneğini vahiy öncesinde Peygamber Efendimizde görmekteyiz. Yanına aldığı bir miktar azık ile Mekke’nin kuzeydoğusundaki Hira dağına çekiliyor, orada bir mağarada yalnız başına günlerce tefekküre dalıyordu. Onun bu hali toplumun içine düştüğü kötülüklerden uzaklaşarak Allah’a samimiyetle kulluk yapmak anlamında ‘tahannüs’ kavramıyla ifade edilir. Belli aralıklarla üç sene kadar sürdüğü belirtilen bu inzivâ sırasında vahiy meleği ilk defa burada gelmiş ve Kur’an’ın ilk ayetlerini kendisine getirmiştir. O yüzden onun bu inzivâsı peygamberliğe ruhen hazırlık olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz vahiyden sonra da Ramazan aylarının son on gününde inzivâ hayatını sürdürmüştür ki buna ‘îtikâf’ denilir.”</p>
<p><strong>Nihâî maksat; “Hak ve hakikatle buluşma, halktan uzaklaşarak Hak ile baş başa olmak” </strong></p>
<p>Tasavvuf araştırmacısı Prof. Dr. Reşat Öngören,<strong> </strong>tasavvuf eğitimi sırasında bir müddet inziva/halvet halinde kulluğu gerçekleştirmekten nihâî maksadın ‘Hak ve hakikatle buluşma, halktan uzaklaşarak Hak ile baş başa olma’ amacını güttüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Zira insan dünyevî alakalarını azalttığında Hak ile birlikteliğin daha çok farkına varır; Allah’ın her yerde ve her an onunla birlikte olduğu gerçeğini içten hissetmeye başlar. Bunun kemal noktası Allah’ı kalbinde hazır bulmak anlamında ‘huzur’ dur. Türkçede ‘mutluluk ve hoşluk hali’ olarak kullanılan ‘huzur’ un esasen Allah’ın huzurunda olmayla ilişkisi vardır. Nitekim kulun Allah huzurunda olması onun için müstesna bir sevinç, hoşluk ve mutluluk halini beraberinde getirir. </p>
<p>Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Allah’ın Mûsâ peygambere hitaben ‘Nedir o sağ elindeki ey Mûsâ?’ sorusuna ‘O benim asâmdır. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim, ona başkaca ihtiyaçlarım da var&#8230;’ (Taha 17-18) şeklinde sorulmayan şeyleri de açıklayarak sözü uzatması, huzurda biraz daha fazla kalarak derin mutluluk halini uzatmaya yönelik olduğu belirtilir.”</p>
<p><strong>İnzivâ ve modern hayat</strong></p>
<p>Prof. Dr. Öngören, inzivâ/halvet hali belli aralıklarla tekrarlandıkça derinden hissedilen huzur halinin inziva sonrasında da devam edeceğinin kabul edildiğini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tasavvufta buna halkın arasında dünyevî işler ile meşgul olurken bile Allah ile beraberliği devam ettirmek anlamında ‘Halvet der Encümen’ denilmiştir. Dolayısıyla inzivâya çekilmekten maksat ömür boyu münzevî yaşamak değil, dünya hayatını halkla birlikte, onlara da örnek olarak ‘huzur’ içinde geçirmektir.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085">Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6 Ekim Dünya Gülümseme Günü… Gülümseme ve Gülme En İyi Ağrı Kesiciden Daha Etkili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/6-ekim-dunya-gulumseme-gunu-gulumseme-ve-gulme-en-iyi-agri-kesiciden-daha-etkili-411845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Oct 2023 12:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gülme]]></category>
		<category><![CDATA[gülümseme]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kesiciden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülümsemenin, mutluluk veya bazen karşısındakine cesaret veren, kimi zaman alay eder görünen ya da komik olana gülümsemek gibi birçok şekilde gerçekleştiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, gülümsemenin önemine vurgu yaptı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-ekim-dunya-gulumseme-gunu-gulumseme-ve-gulme-en-iyi-agri-kesiciden-daha-etkili-411845">6 Ekim Dünya Gülümseme Günü… Gülümseme ve Gülme En İyi Ağrı Kesiciden Daha Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gülümsemenin, mutluluk veya bazen karşısındakine cesaret veren, kimi zaman alay eder görünen ya da komik olana gülümsemek gibi birçok şekilde gerçekleştiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, gülümsemenin önemine vurgu yaptı. Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, “Çok üzüldüğümüz bir zamanda, dikkatimiz farklı yönde olduğunda, mesela iyi bir mizah gösterisi veya bir komedi filmi ile gülmeye başladığımızda ağrıyan yerlerimizdeki ağrıyı bile duymayız.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, 6 Ekim Dünya Gülümseme Günü dolayısıyla gülümseme ve gülmenin insan psikolojisine etkisini anlattı.</p>
<p>“Araştırmalar bebeklerin anne karnında gülmeye başladığını gösteriyor, her ne kadar henüz bilinç olmasa da bazı ultrasonlarda görünen gülümseme görüntüsü ebeveyne büyük mutluluk katıyor.” diye konuşan Dr. Yıldız Burkovik, bebeklerin doğumdan sonra uyurken gülümsemeleri reflekse bağlı olsa da 3. aydan sonra artık bebeğin bilinçli olarak gülümseyerek cevap verdiğini anlattı. </p>
<p>Yaşamda gülümsemeyi arttırma ya da azaltmanın insanların elinde olduğunu dile getiren Dr. Yıldız Burkovik, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bir çekimdir gülümseme. Gülümseme eğer içten gelerek yapılırsa karşıdaki kişiye olumlu bir etki olarak geçer. Sahte bir gülümseme çoğu kişi tarafından algılanır, yapay olduğu fark edilir. Üzerindeki duyguyu hissedebilmek ve yaşantı içinde getirdiği etkiye bakabilmek önemlidir. İçtenliği hissettiriyorsa işte o gerçek gülümsemedir.”</p>
<p><strong>Gülümseme kimine sevgi, kimine özlem verebiliyor</strong></p>
<p>Gülümsemenin çeşitlerine de atıfta bulunan Dr. Yıldız Burkovik, şöyle dedi:</p>
<p>“Mutluluk veren, başaracaksın tarzında karşıdakine cesaret veren gülümseme, alay eder görünen, küçümseyen, kınayan, aşağılayıcı bir gülümseme ya da komik olana gülümseme gibi birçok şekilde bilinir. Yaratılan etki de bu çeşitlerden hangisini içeriyorsa ona göre yaşanır.”</p>
<p>Gülümsemenin herkese ayrı bir anlam verdiğini ifade eden Dr. Yıldız Burkovik, “Gülümseme; kimine sevgi, kimine özlem, kimine mutluluk, kimine de yanında sevdikleri olmadığında veya isyan duygusu içinde olduklarında acı verebiliyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p><strong>Gülümseme, mutluluğun artmasına öncü oluyor </strong></p>
<p>Doğal ve içten bir tutumla yapılan gülümsemenin her koşulda güzel duygular hissettireceğini anlatan Dr. Yıldız Burkovik, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Bir etkileşime geçebilmek için sadece gülümsemek değil, yumuşak tonla da konuşabilmek önemlidir. Aslında herşey bir bütündür. Beden dili ve sesin kullanımı ile birlikte göz temasının kurulması kişilerin sağlıklı iletişime geçmeleri için başlangıçtır. Her çocuk ya da yetişkin olumlu davranış şekline bakarak kişilerle iletişime girip girmeyeceklerine karar verirler. Dolayısıyla tatlı bir bakış, hoş bir tebessüm içteki mutluluğun dışarı çıkmasını sağlar. Huzuru yaşatan gülümseme ise dışarı çıkan mutluluğun artmasında bir öncüdür.”</p>
<p><strong>Vücudun hormon seviyeleri düzenleniyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, duygusal güçlüklerin insanın beden ve ruh dengesinin bozulmasına sebep olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘Gülmek her hastalığın devasıdır’ denir. Gülmek ile vücudumuzdaki hormon seviyeleri düzenlenir. Çok üzüldüğümüz bir zamanda, dikkatimiz farklı yönde olduğunda, mesela iyi bir mizah gösterisi veya bir komedi filmi ile gülmeye başladığımızda, ağrıyan yerlerimizdeki ağrıyı bile duymayız. Bu yüzden duygusal güçlüklere verdiğimiz anlamı daha ağırlaştırmamak için bazen yoğun düşünmek yerine oluruna bırakmak ve süreç içinde gülümsetecek şeylere odaklanabilmek, onları seçebilmek çok değerlidir. Can dostumuzun, bize gerçekten değer veren yakınımızın tatlı bir tebessümü, ‘her zaman yanındayım’ı hissettiren bakışı da oldukça değerlidir. Güven hissettirir, olumsuzlukların çözüleceğini, çözüm uzak ya da zor olduğu zamanlarda da yalnız olmadığını bilmesini sağlar. Gülmek ve sevilenlerle atılan kahkahalar en büyük güçtür.”</p>
<p>Dr. Yıldız Burkovik, insanların birbirine tebessüm ile bakmasının önemine işaret ederek, “‘Merhaba, günaydın, iyi akşamlar’ demeyi birbirimizden esirgemeyelim.” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-ekim-dunya-gulumseme-gunu-gulumseme-ve-gulme-en-iyi-agri-kesiciden-daha-etkili-411845">6 Ekim Dünya Gülümseme Günü… Gülümseme ve Gülme En İyi Ağrı Kesiciden Daha Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Riskini Azaltmanın 7 Etkili Yolu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-riskini-azaltmanin-7-etkili-yolu-404095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 09:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmanın]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda tıptaki gelişmeler sayesinde ülkemizde de ortalama yaşam süresi giderek uzarken, beraberinde çok ciddi bir hastalık olan Alzheimer’ın görülme sıklığı ise artıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-riskini-azaltmanin-7-etkili-yolu-404095">Alzheimer Riskini Azaltmanın 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda tıptaki gelişmeler sayesinde ülkemizde de ortalama yaşam süresi giderek uzarken, beraberinde çok ciddi bir hastalık olan Alzheimer’ın görülme sıklığı ise artıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin</strong> “Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, dünya genelinde Alzheimer hastalığının görülme sıklığı gelişmiş ülkelerde azalmaya başlarken gelişmekte olan ülkelerde daha hızlı bir artış göstermektedir. Bunun en önemli nedeni, bu ülkelerde beyin yaşlanmasına yönelik ulusal stratejilerin geliştirilememiş olmasıdır” diyor. Kaliteli yaşlanmanın yolunun beyin sağlığından geçtiğini ve Alzheimer hastalığı riskinin alınacak önlemlerle yüzde 60 azaltılabileceğini belirten Doç. Dr. Mustafa Seçkin Eylül <strong>1-30 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık </strong>Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, Alzheimer’a karşı alınabilecek basit ama etkili 7 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Günümüzde yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun giderek artmasıyla ülkemizde de Alzheimer hastalığıyla çok daha fazla karşılaşır olduk. Türkiye Alzheimer Derneği’nin verilerine göre ülkemizde 600.000’in üzerinde Alzheimer hastası bulunuyor. Üstelik bu sayı hastalığın erken dönemi olan hafif bilişsel bozukluk hastalarını da içermiyor. Yapılan çalışmalar; 60 yaş üzeri yaklaşık her 5 kişiden birinde hafif bilişsel bozukluk yani günlük yaşantıyı önemli ölçüde etkilemese de muayene ile tespit edilmiş unutkanlık vb sorunlar bulunduğunu, bu hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin de 5 yıl içerisinde Alzheimer hastalığı tanısı aldığını ortaya koyuyor. 2000’li yılların başlarına kadar Alzheimer hastalığı ve diğer demansların gelişmiş ülkelerde daha sık görülüyorken ibrenin gelişmemiş ülkelere dönmeye başladığını belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, </strong>bu ülkelerin<strong> </strong>2050 yılına kadar çok daha büyük bir demans hastası popülasyonu ile uğraşmak zorunda kalacaklarının öngörüldüğünü söylüyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam tarzı çok önemli!</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığı hücre ölümüne neden olarak beynin küçülmesine yol açıp bunamayla sonuçlanıyor. Beyin fonksiyonlarının bozulmasını hızlandıran nedenlerin başında Alzheimer hastalığının geldiğini kaydeden Doç. Dr. Mustafa Seçkin son yıllarda beyinde amiloid birikimini azaltacak tedavi yöntemlerinin umut verici olduğunu, bununla birlikte yapılan çalışmaların; sağlıklı yaşam tarzı oluşturulmasının da hastalıkla mücadelede son derece önemli rol oynadığını ortaya koyduğunu söylüyor. Kaliteli yaşlanabilmenin ‘sağlıklı beyin yaşlanması’ sayesinde olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Mustafa Seçkin “Sağlıklı beyin yaşlanması kavramı tüm organların aynı hızda yaşlanmıyor olması ve diğer organlar iyi durumda iken dahi beynin daha hızlı yaşlanabileceği esasına dayanır. Yaşam tarzı değişikliklerinin Alzheimer hastalığı riski üzerine etkilerinin incelendiği çalışmalar; düzenli fiziksel egzersizin Alzheimer gelişme riskini yüzde 30-40 oranında azaltabileceğini göstermektedir. Bu çalışmalar; düzenli egzersize ek olarak sigaradan uzak durulması, alkolden kaçınılması, Akdeniz diyeti, aktif bir sosyal yaşam, kaliteli uyku ve kilo kontrolüne dikkat edilmesi sayesinde Alzheimer hastalığı riskinin yüzde 60’a kadar azaltılabileceğini ortaya koymaktadır. Öyle ki düzenli egzersiz sayesinde beynimizin ürettiği kimyasallar Alzheimer hastalığını önlemede veya yavaşlatmada bilinen en güçlü tedavi yöntemini bize sunmaktadır. Bu kimyasallar ilaç şişelerinin içine konulup bize ulaştırılana kadar üzerimize spor kıyafetlerimizi giyip harekete geçmekten daha iyi bir seçenek şu an için mevcut değildir.” Egzersizin beyne faydalı olabilmesi için haftada en az 3 kez 45-60 dakika aerobik egzersizleri ile birlikte ağırlık, direnç ve denge egzersizlerinin kombine edildiği bir programın uygulanmasının önerildiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Seçkin, bu tarz egzersiz planlamasının hekim kontrolünde ve egzersiz bilimine hakim fizyoterapistler gözetiminde yapılması gerektiğinin altını çiziyor. </p>
<p><strong>Kaliteli yaşlanmak için!</strong></p>
<p>Peki Alzheimer olmayan ve belki de hiç olmayacak olan yaşlıların da endişenmesine gerek var mı? Ülkemizde ciddi oranlara ulaşan ve giderek de artacak olan yaşlı nüfusunun başka nelere dikkat etmesi gerekiyor? Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin kaliteli yaşlanmak için alınması gereken ilave önlemleri “Beyin-damar hastalıklarından korunmak, B12, folik asit, demir, tiroit hormonları gibi beyin sağlığı için hayati öneme sahip vitamin ve hormonların kan düzeylerini normal sınırlarda tutmak, tekrarlayan kafa travmalarından korunmak, hava kirliliğini önlemek, çevresel toksinlere (özellikle tarım ilaçlarına, sanayi atıklarına) maruz kalmamak gibi önlemleri hayatımıza geçirmek” şeklinde sıralıyor.  Öte yandan kaliteli yaşlanmayı ulusal ölçekte başarabilmek için şehir planlama, tarım politikalarının gözden geçirilmesi, eğitim, aile içi şiddetin önlenmesi (özellikle tekrarlayan kafa travmaları açısından), ve kültürel faaliyetlerin daha geniş kitleler tarafından ulaşılabilir olması gibi farklı disiplinleri ilgilendiren alanlarda işbirliği yapılmasının da şart olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mustafa Seçkin “Kapımızdaki bu büyük tehlikenin farkına vararak, ülkemizde ortalama yaşam sürelerini uzatmakta gösterdiğimiz başarıyı beyin sağlığını koruyarak kaliteli yaşlanma konusunda da göstermemiz gerekiyor” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-riskini-azaltmanin-7-etkili-yolu-404095">Alzheimer Riskini Azaltmanın 7 Etkili Yolu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yarı sürede, daha etkili yağ yakımı için!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yari-surede-daha-etkili-yag-yakimi-icin-402579</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 09:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[sürede]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar mevsimine girdiğimiz bugünlerde pek çoğumuz yazın aldığımız fazla kilolardan kurtulmanın yollarını arıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yari-surede-daha-etkili-yag-yakimi-icin-402579">Yarı sürede, daha etkili yağ yakımı için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar mevsimine girdiğimiz bugünlerde pek çoğumuz yazın aldığımız fazla kilolardan kurtulmanın yollarını arıyoruz. Kilo verme ve ideal kiloyu korumada istikrarlı ve tutarlı olmak, beslenmeden egzersize, hareketli yaşamdan düzenli uykuya dek birçok konuda sağlıklı yaşam alışkanlıkları oluşturmak gerekiyor. Öyle ki; araştırmalar yeteri kadar alınamayan uykunun bile kilo verme hızını yavaşlatabileceğini hatta yüksek kalorili yiyeceklere olan isteği artırabileceğini ortaya koyuyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ </strong>kilo verme, yağ yakımı ve bel çevresinin incelmesi için kalori açığının şart olduğunu ve haftada 225-420 dakika egzersiz yapmak gerektiğini belirterek “Kilo kaybı, tükettiğinizden daha fazla kalori yaktığınızda ortaya çıkar. Bu nedenle kilo vermede; dengeli ve düşük kalorili bir diyetin yanısıra hareketli yaşam ve düzenli egzersiz kritik rol oynamaktadır” diyor. Normal bir egzersize göre yarı sürede daha fazla yağ yakımı için son zamanlarda Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenmanın (YŞAA) öne çıktığını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ fazla kilo ve inatçı yağlara karşı 10 etkili egzersizi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yürüyüş</strong></p>
<p>Düzenli ve tempolu yürüyüş kilo kaybı için en ideal egzersizlerden biridir. 70 kiloluk bir kişi 6,4 km/saatlik orta hızda 30 dakikalık yürüyüşte yaklaşık 175 kalori harcar. Obez kişilerde haftada üç kez 50-70 dakika yürümenin vücut yağını ve bel çevresini azalttığı ortaya konmuştur. Başlangıçta haftada üç-dört gün 30 dakika yürümeyi hedefleyin, forma girdikçe yürüyüşlerinizin süresini ve sıklığını kademeli olarak artırabilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p><strong>Koşu</strong></p>
<p>Tempolu veya yavaş koşu iç organlarımızın etrafını saran yağları azaltarak kalp ve diyabet gibi hastalıklara karşı da fayda sağlar. Fartlek koşusu denen koşu hızının artırılıp, azaltılması bir nevi Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenmana (YŞAA) benzer olup, daha etkin kalori harcamasına olanak sağlayabilir. 70 kg bir kişi 8 km/saat hızla koşarken 30 dakikada yaklaşık 288 kalori yakar. Başlangıçta haftada üç-dört gün düşük şiddette 20-30 dakika uygun olabilir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bisiklet</strong></p>
<p>Bisiklet kilo vermeye, insülin duyarlılığını artırmaya, kalp ve kanser gibi hastalık risklerini azaltmaya yardımcı olur. 70 kg bir kişi sabit bir bisiklet üzerinde orta hızda 30 dakikada yaklaşık 252 kalori, yüksek hızda ise 288 kalori yakar. Ayrıca ağırlık taşımayan ve düşük etkili bir egzersiz olduğundan eklemlerinize fazla yük bindirmez. Başlangıçta haftada üç-dört gün hafif şiddette yapıp, ilerleyen dönemde yüksek ve düşük şiddetti karıştırarak yapmaya çalışın.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenman (YŞAA)</strong></p>
<p>Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenman; yapacağınız egzersizi (koşu, yürüme, bisiklet vb) kısa süreli yüksek tempoyla yapıp akabinde kısa süreli dinlenme ve bunu birçok kez tekrarlama ile oluşturulur. Tipik olarak bir YŞAA 10-30 dakika sürer ve normal bir egzersize göre yarı sürede daha fazla kalori yakabilir. Yapılan çalışmalar, YŞAA’nın diğer egzersiz türlerine göre dakikada yüzde 25-30 daha fazla kalori yaktığını, yağ yakımında daha etkili olduğunu göstermiştir. Prof. Dr. Tolga Aydoğ “Egzersize yeni başlayanlar için, egzersiz şiddetini nispeten düşük seçip dinlenmeyi uzun vermek daha iyidir. Örneğin; 30 saniye koşup akabinde 60 saniye yürüyün ve bu seti birden çok kez tekrarlayın” diyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüzme</strong></p>
<p>Vücutta neredeyse tüm kas gruplarını aynı anda çalıştırdığı için hızlı kilo verme ve yüksek kalori harcama fırsatı sağlayan yüzme sağlık açısından da son derece yararlıdır. 70 kg bir kişi yarım saatlik yüzmeyle yaklaşık 216 kalori yakar. Yüzme sitiliniz harcanan kaloriyi etkiler. Egzersiz yapmaya yeni başlayanlar için, haftada iki gün, 10-30 dakika arası yüzme ideal olabilir. Zamanla tempo ve süre artırılabilir, el paleti gibi malzemeler ilave edilebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Pilates</strong></p>
<p>Pilates kilo vermenin yanı sıra bel ağrısını azaltabilir, duruşu iyileştirir, kuvvetinizi, dengenizi, esnekliğinizi ve genel kondisyon seviyenizi geliştirebilir. Her ne kadar diğer egzersizler kadar kalori yakmasa da birçok kişi bunu eğlenceli bulmakta ve bu da zamanla ona bağlanmayı artırmaktadır. 70 kg bir kişi yarım saatlik başlangıç seviyesinde pilatesle yaklaşık 120, ileri düzeyde bir derste 185 kalori yakar. Egzersize yeni başlayanlar haftada iki-üç gün yapabilir.   </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İp atlama</strong></p>
<p>İp atlamak kalp ve damarların yanı sıra diz, kalça ve gövde kaslarınızı çalıştırır, denge ve koordinasyonu geliştirir. 70 kg bir kişi yarım saatlik ip atlamada 350 kalori yakar. Egzersiz yapmaya yeni başlayanlar için, haftada iki gün 3-5 dakika ip atlamaya başlamak iyidir. Bu sürede 30-60 saniye ip atlamaya çalışın, akabinde ara verin ve bunu arka arkaya tekrarlayın. Başlangıçta çift ayak, ilerleyen zamanda dönüşümlü olarak tek ayak ip atlama yapabilirsiniz.   </p>
<p> </p>
<p><strong>Kürek </strong></p>
<p>Gövde, sırt, omuz, kol, diz ve kalça kaslarınızı çalıştıran tüm vücudu içine alan çok iyi bir egzersizdir ama temelde bacak kasları daha baskındır. Kilo verme ve kilo kontrolü için ideal bir egzersizdir. 70 kg olan bir kişi yarım saat kürek çekerek 260 kalori yakar. Egzersiz yapmaya yeni başlayanlar için, haftada iki gün 15 dakikalık bir kürek iyidir. Isınmaya ve soğumaya 5’er dakika, gerçek kürek antrenmanına 5 dakika ayırmak iyi olabilir. Bu antrenmanda dakikada 20-22 çekiş yapma hedeflenmelidir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Eliptik bisiklet</strong></p>
<p>Eliptik bisiklette bir yandan bacaklar ve gövde, diğer yandan kollarımız ciddi bir şekilde çalışır. Genel olarak; 70 kilo olan bir kişi yarım saatlik eliptik bisiklette 340 kalori yakar. Ayaklar yerle sürekli temasta olduğu için; koşma gibi ayak bileği, diz, kalça ve bel üzerine düşen yüklenme yüksek değildir, dolayısıyla koşuya göre bu eklemler açısından daha güvenlidir. Egzersize yeni başlayanlar için haftada üç-dört gün 20-30 dakika yapmak uygundur.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Ağırlık antrenmanı</strong></p>
<p>Ağırlık antrenmanı, kilo vermenin yanı sıra kas kütlesi oluşturup metabolizmayı hızlandırırken vücudun dinlenme sırasında yaktığı enerjiyi artırır. Bu antrenmanda “dambıl”, “kettlebell”, direnç bantları ve kuvvet antrenmanı makineleri kullanılabilir. 70 kg bir kişi, 30 dakikada yaklaşık 108 kalori yakar. Prof. Dr. Tolga Aydoğ “Harcanan enerji daha düşük olsa da araştırmalar; vücudun bu antrenmandan birkaç saat sonra bile kalori yakmaya devam ettiğini göstermiştir. Başlangıçta haftada iki gün idealdir. Eklem sorununuz varsa öncesinde mutlaka doktorunuza danışın” diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yari-surede-daha-etkili-yag-yakimi-icin-402579">Yarı sürede, daha etkili yağ yakımı için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veri taşınabilirliğinin gücünü ortaya çıkarma: Platformlar arasında etkili veri kurtarma mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/veri-tasinabilirliginin-gucunu-ortaya-cikarma-platformlar-arasinda-etkili-veri-kurtarma-mumkun-395698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 13:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[platformlar]]></category>
		<category><![CDATA[taşınabilirliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda veri, farklı sektörlerdeki işletmeler için kritik bir varlık haline geldi. Verileri toplama, analiz etme ve bunlara göre hareket etme becerisi, rekabette kalabilmek için kritik bir faktör haline dönüştü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-tasinabilirliginin-gucunu-ortaya-cikarma-platformlar-arasinda-etkili-veri-kurtarma-mumkun-395698">Veri taşınabilirliğinin gücünü ortaya çıkarma: Platformlar arasında etkili veri kurtarma mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda veri, farklı sektörlerdeki işletmeler için kritik bir varlık haline geldi. Verileri toplama, analiz etme ve bunlara göre hareket etme becerisi, rekabette kalabilmek için kritik bir faktör haline dönüştü. Veriler benzeri görülmemiş bir hızda artarken, işletmeler yalnızca verileri toplamakta değil, aynı zamanda verilere hızlı ve verimli bir şekilde erişmekte de zorluk yaşıyorlar. Oysa verilere gerçek zamanlı olarak erişebilme yeteneği, bilinçli iş kararları almak için yararlanılabilecek değerli içgörüler sağlayabilir. </p>
<p>Veri taşınabilirliği, işletmelerin verilerine birden fazla kaynaktan ve platformdan erişebilmelerini sağlamada önemli bir rol oynadığını ifade eden <strong>Veeam Kurumsal Strateji Başkan Yardımcısı Dave Russell, </strong>“Böylece işletmeler operasyonlarında daha çevik, duyarlı ve verimli olabiliyor ve rekabet avantajı elde edebiliyor. Öte yandan, verilerine hızlı ve kolay bir şekilde erişemeyen işletmeler kendilerini rekabetin gerisinde kalmış bulabiliyor.” dedi ve ekledi: “Sonuç olarak veri taşınabilirliği, işletmelerin günümüzün veri odaklı dünyasında başarılı olabilmeleri için kritik bir gereklilik haline geldi.”</p>
<p><strong>Veri taşınabilirliğinin önemini anlamak: nedir ve neden önemlidir?</strong></p>
<p>Veri taşınabilirliği, verilerin bir sistemden veya platformdan diğerine taşınabilmesini ifade ettiğini aktaran Dave Russell, “Bu, verilerin farklı depolama platformları arasında taşınabileceği anlamına gelir ve bu da birincil depolama sistemlerindeki ek yükün azaltılmasına yardımcı olur. Kuruluşlar topladıkları ve depoladıkları verileri kolayca içe ve dışa aktarabilmeli, gerektiğinde farklı format ve standartlara dönüştürebilmelidir. Bu konu önemlidir çünkü işletmelerin, depolandıkları platform veya sistemden bağımsız olarak verilerine hızlı ve verimli bir şekilde erişebilmelerini sağlar.” şeklinde konuştu ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>Veri taşınabilirliğinin önemi, verileri birden fazla platformda erişilebilir hale getirme becerisinde yatmaktadır. Bu, tek bir platform veya sistemle sınırlı olmadıkları için işletmelerin daha verimli ve üretken olmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, işletmelerin verilerini kaybetme endişesi yaşamadan yeni teknolojiler ve platformlar kullanıma sunulduğunda bunlardan yararlanmalarına olanak tanır.</p>
<p><strong>Veri taşınabilirliğine ilişkin temel zorluklar</strong></p>
<p>Veri taşınabilirliği konusundaki en önemli zorluklardan biri, dijital dönüşümü tam olarak benimseyememek ve yeni dünya gerçeklerine uyum sağlayamamaktır. Birçok işletme hala veri taşınabilirliği için tasarlanmamış eski sistemleri kullanıyor. Bu sistemlerin birçoğu diğer platformlarla uyumlu olmadığı için sistemler arasında veri aktarımı zor olabilir.</p>
<p>Ayrıca, bulut bilişim hizmetlerinin yükselişi de veri taşınabilirliği konusundaki teknik endişeleri artırdı. İşletmelerin belirli bir bulut hizmeti sağlayıcısına bağlı olduğu satıcı kilitlenmesi, verilerin başka bir platforma taşınmasını zorlaştırabilir. Çünkü bulut sağlayıcıları genellikle diğer platformlarla birlikte çalışamayan tescilli formatlar ve teknolojiler kullanıyorlar.</p>
<p><strong>Yeterli düzeyde veri taşınabilirliğine sahip olmak ile gerçekçi olmak arasındaki çizgi nasıl aşılır?</strong></p>
<p>Dave Russell’ın işletmelere kapasiteleri konusunda gerçekçi olarak yeterli düzeyde veri taşınabilirliğine sahip olduklarından emin olmak için önerdiği bazı ideal uygulamalar şöyle:</p>
<ol>
<li><strong>Bir felaket kurtarma planı/müdahalesi hazırlayın &#8211; </strong>Kuruluşlar öncelikle bir iş etki analizinden yola çıkarak iş sürekliliği planlaması yaptıklarından emin olmalıdır. Bu, siber saldırı veya doğal afet gibi bir felaket durumunda uygun bir felaket kurtarma müdahalesine sahip olmak anlamına gelir. Şirketler, önemli verileri geri getirmek için en iyi senaryonun belirlenmesi ve neyin kabul edilebilir bir kayıp olduğunun tespit edilmesi gibi konulara öncelik vererek ve bu konular üzerinde biraz kafa yorarak işlerinin devam etmesini sağlayabilirler. </li>
<li><strong>Verileri mümkün olduğunca birlikte çalışabilir formatlar kullanarak depolayın ve aktarın, ayrıca bir alandan diğerine aktarılırken güvenliğini sağlayın &#8211; </strong>Bu, farklı platformlar tarafından yaygın olarak desteklenen açık standartlar ve formatlar kullanmak anlamına gelir. Ayrıca, verilerin bir platformdan diğerine aktarılırken güvenliğinin sağlanmasını da içerir. Şifreleme ve diğer güvenlik önlemleri veri ihlallerini ve yetkisiz erişimi önlemeye yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Verilere öncelik verin ve bir olaydan sonra nelerin geri getirilmesi gerektiğine dair bütünsel bir görüşe sahip olun &#8211; </strong>Bu, işletme için kritik olan verilere öncelik vermek ve bir felaket durumunda bu verilerin kurtarılabilir olmasını sağlamak anlamına gelir. Ayrıca, verilere ek olarak uygulamalar ve sistemler gibi bir olaydan sonra nelerin geri getirilmesi gerektiğine dair bütünsel bir görüşe sahip olmak anlamına gelir.</li>
<li><strong>Veri güvenliğini ve bütünlüğünü sağlayın &#8211; </strong>Bu, hem depolama hem de aktarım sırasında verilerin güvenliğini her zaman sağlamak anlamına gelir. Ayrıca, verilerin tüm platformlarda doğru ve tutarlı olmasını sağlamak için veri bütünlüğünü korumak anlamına da gelir.</li>
</ol>
<p>Çoklu bulut stratejilerinin daha fazla kuruluş tarafından benimsenmesiyle birlikte, etkili veri taşınabilirliği çözümlerine duyulan ihtiyaç daha da artmıştır. İşletmeler, verilerini hızlı ve verimli bir şekilde kullanabilmek için verileri farklı platformlar arasında zahmetsizce aktarabilmelidir. Böylece işletmeler, verilerinin nerede depolandığından bağımsız olarak verilerine hızlı ve etkili bir şekilde erişebilir.</p>
<p>Platformlar arasında etkili veri kurtarma elde etmek için işletmeler, yetenekleri konusunda gerçekçi olurken yeterli düzeyde veri taşınabilirliğine sahip olduklarından emin olmalıdır. Bu, bir felaket kurtarma planının uygulanmasını, birlikte çalışabilir formatların kullanılmasını, kritik verilere öncelik verilmesini ve veri güvenliği ile bütünlüğünün korunmasını içerir. Eski sistemler ve sağlayıcı kilitlenmesi gibi veri taşınabilirliğiyle ilgili zorluklar olsa da, bu en iyi uygulamaları takip etmek işletmelerin bunları aşmasına ve veri taşınabilirliğinin avantajlarından yararlanmasına yardımcı olabilir. Veriler kurumlar için kritik bir kaynak olduğundan, hangi platform veya sistemde depolandıklarına bakılmaksızın bu verilere hızlı ve verimli bir şekilde erişebilmelerini sağlamak çok önemlidir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-tasinabilirliginin-gucunu-ortaya-cikarma-platformlar-arasinda-etkili-veri-kurtarma-mumkun-395698">Veri taşınabilirliğinin gücünü ortaya çıkarma: Platformlar arasında etkili veri kurtarma mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıcağa karşı en etkili kalkan su, süt ve ayran</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sicaga-karsi-en-etkili-kalkan-su-sut-ve-ayran-393007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 07:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayran]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kalkan]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[sıcağa]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artan hava sıcaklıkları herkesi gibi çocukları da olumsuz etkiliyor. Arkadaşlarıyla oyun oynayan çocukların, vücutlarından terleyerek attıkları sıvı miktarını tekrar yerine koymaları sağlıkları için çok önemli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicaga-karsi-en-etkili-kalkan-su-sut-ve-ayran-393007">Sıcağa karşı en etkili kalkan su, süt ve ayran</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Artan hava sıcaklıkları herkesi gibi çocukları da olumsuz etkiliyor. Arkadaşlarıyla oyun oynayan çocukların, vücutlarından terleyerek attıkları sıvı miktarını tekrar yerine koymaları sağlıkları için çok önemli. Beslenme uzmanları çocukların su, süt ve ayran tüketmelerinin hem sağlıklı beslenme hem de fiziksel gelişimleri için gerekli olduğuna dikkat çekiyor. </strong></p>
<p>Tatil döneminde çocukların hareketliliğinin süresi ve yoğunluğu artıyor. Yaz aylarında artan sıcak hava ve nem, çocukların sıvı ihtiyacını da artırıyor. Türkiye’nin en büyük süt ve süt ürünleri kuruluşlarından Teksüt, sıcak havalarda çocukları ve ebeveynlerini sağlıklı serinlik veren içecekler konusunda özenli olmaya çağırdı. <strong>Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü</strong> <strong>Murat Keleş</strong> süt içme alışkanlığının her yaş grubunda devam etmesi gerektiğini belirterek, bu alışkanlıkların çocuk yaşlarda kazanıldığının unutulmaması gerektiğini paylaştı.</p>
<p><strong>Vücuttaki sıvı kaybına dikkat</strong></p>
<p>Murat Keleş hem yetişkinlerde hem de çocuklarda vücuttan terle kaybedilen sıvıyı su, süt ve ayran ile yerine konulmasının sağlık açısından önemli olduğuna vurgu yaparak “Çocukların her gün yeterli miktarda ve sağlıklı içeceklerle beslenmesi fiziksel gelişimlerini de olumlu yönde etkiliyor. Yazın terlemeyle vücudumuzdan su ve elektrolit denilen tuz kaybı oluyor. İçerdiği mineraller ve su sayesinde, kaybedilen maddelerin telafi edilmesi ve dengelenmesinde ayran en önemli içecekler arasında yer alıyor. Sıcak havalarda tüketilen süt ve ayran, serinletici özelliğiyle vücut sıcaklığın dengelenmesinde ve hararetin giderilmesinde etkili olur. Ayran içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem de bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayran<strong>, </strong>terlemeyle oluşan kayıplar sonrasında gelişen yorgunluğun giderilmesinde ve kasları gevşetici özelliği nedeniyle de sinir sisteminin rahatlamasında destekleyicidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicaga-karsi-en-etkili-kalkan-su-sut-ve-ayran-393007">Sıcağa karşı en etkili kalkan su, süt ve ayran</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 11:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hepatitte]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önlemede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya geneli için ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden Hepatit virüsleri gerekli önlem alınmazsa hayatı tehdit eder boyutlara ulaşabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330">Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya geneli için ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden Hepatit virüsleri gerekli önlem alınmazsa hayatı tehdit eder boyutlara ulaşabiliyor. Hepatitte aşılamayla kronik enfeksiyonları yüzde 95 oranında önlemenin mümkün olduğunu hatırlatan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hepatitler semptom vermeden ilerlediği için binlerce kişi Hepatit olduğunu bilmeden hayatını sürdürmeye devam ediyor. Olası riskleri önlemek için aşılanma oranları artırılmalı” diye konuştu. </em></p>
<p> </p>
<p>Hepatit, neden olduğu hastalıkları açısından dünya genelinde önemini koruyan ciddi bir sağlık sorunu. A, B, C, D ve E olmak üzere farklı tipleri bulunmakla birlikte özellikle hepatit B ve C’nin yarattığı sonuçlar açısından ayrı önemi olduğuna işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişinin hepatit B ve C ile hayatını sürdürdüğünü ve beraberinde yüzbinlerce insanda kronik hastalıklara neden olduğuna işaret etti. </p>
<p><strong>“HEPATİTİN TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK OLDUĞU BİLİNMİYOR”</strong></p>
<p>Dünya Hepatit Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sönmezoğlu, konuyla ilgili toplumsal farkındalığın oluşmadığı sürece bu tablonun değişemeyeceğine işaret etti. “Dünyada her yıl 3 milyon kişinin Hepatit B ve C enfeksiyonuna yakalanmasına ve her yıl 1.1 milyon kişinin hepatit nedeniyle hayatını kaybetmesine karşın kronik Hepatit B vakalarının yüzde 10’u ve kronik hepatit C vakalarının da ancak yüzde 21’i tanı almakta, kalan hastaların hepatit olduklarını bilmeden hayatlarına devam ediyor” diye konuşan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hepatit tedavi edilebilir hatta tamamen ortadan kaldırılabilir bir hastalık olmasına rağmen hala yeterince tanınmadığı için ne yazık ki rakamlar her geçen gün atıyor” dedi. </p>
<p><strong>“TEK HAYAT, TEK KARACİĞER”</strong></p>
<p>DSÖ’nün 2023 yılında Hepatit Farkındalık Çalışmaları kapsamında, “Tek Hayat, Tek Karaciğer” temasıyla sağlıklı bir hayat sürdürebilmek için sağlıklı karaciğerin önemine dikkat çektiğini anlatan Prof. Sönmezoğlu, “Bu bağlamda karaciğer sirozu, kanseri gibi hastalıklardan korunabilmek için hepatiti önlemenin, erken tanı ve doğru tedavinin de hayati bir öneme sahip olduğunun altı çiziliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“SEMPTOM VERMEDEN İLERLİYOR”</strong></p>
<p>Hepatit B ve C’nin yıllarda belirti vermeden ilerlediğini ancak fark edilmediği taktirde karaciğer kanseri ve siroza kadar varabilen çok ciddi sonuçlar doğurduğunu söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Dünya Sağlık Örgütü bu konudaki yoğun çalışmalarına devam ediyor. Bazı hepatit türlerinde aşılamanın hastalıkları önlemede çok önemli olduğunu biliyoruz. İşte bu farkındalık konusunda ülkeler bazında politikalar geliştirilmeli. Bu konuda DSÖ’nün üye tüm ülkeler tarafından kabul edilen küresel hepatit stratejisi ile; 2016-2030 yılları arasında yeni hepatit enfeksiyonlarının yüzde 90 ve yaşam kayıplarının da yüzde 65 oranında azaltılması amaçlanıyor.”</p>
<p><strong>“HEPATİT B’DEN KORUNMAK İÇİN AŞILANIN”</strong></p>
<p>Karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine kadar ulaşabilen tablonun ortaya çıkmasından sorumlu olan Hepatit B enfeksiyonundan korunabilmek için aşıların çok önemli bir silah olduğun altını çizen Prof. Dr. Sönmezoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Hepatit B’nin bulaş yolları arasında; doğumda anneden bebeğe, çocuktan çocuğa, korunmasız cinsel temas ve güvenli olmayan enjeksiyonlar ve kan transfüzyonu gelir. Bununla birlikte çoğu kişinin yanlış bildiği gibi, emzirmek, el ele tutuşmak, hapşırmak ya da havuzlar gibi ortak kullanım alanlarını kullanarak virüs bulaşmaz. Ancak en önemli korunma yöntemi aşılanmadır. Bugün dünya genelinde yaygın olarak kullanılan Hepatit B aşısı kronik enfeksiyonların gelişmesini önlemede yaklaşık yüzde 95 oranında etkili bir güce sahiptir.”</p>
<p><strong>ÜLKEMİZDE RİSK GRUPLARINDA HEPATİT B AŞISI ÜCRETSİZ YAPILIYOR</strong></p>
<p>Türkiye’de yaklaşık 3 buçuk milyon Hepatit B hastası, 750 bin Hepatit C hastası olduğunun tahmin edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Ülkemizde tüm yeni doğanlara ve risk grubunda kabul edilen kişilere 1998 yılından bu yana Hepatit B aşıları ücretsiz olarak yapılıyor. Bu aşılama programlarıyla birlikte enfekte olmuş kişi sayısında ciddi oranda azalma yaşanmış durumda.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“HEPATİT C’DE ERKEN TANI VE TEDAVİYLE RİSKLERİ AZALTMAK MÜMKÜN”</strong></p>
<p>Karaciğerde yaratabileceği riskler açısından bir diğer önemli virüs olan Hepatit C için aşı bulunmamasına rağmen tedaviyle etkili sonuçlara ulaşılabildiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün ülkemizde yaklaşık 750 bin Hepatit C hastası olduğu tahmin ediliyor. Dünya genelinde Hepatit C’nin çoğunlukla kontamine olmuş kan ve kan ürünlerinin transfüzyonuyla bulaştığı görülüyor. Ülkemizde ise en yaygın bulaşma şekliyle ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte 1996 yılında başlayan ve tüm kanların Hepatit C virüsü açısından taranması kararından sonra bu yolla bulaşmanın ciddi oranda azaldığını söylemek mümkün.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330">Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte yaz risklerine karşı etkili önlemler…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-yaz-risklerine-karsi-etkili-onlemler-391242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 08:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[risklerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kavurucu sıcaklar ve yoğun nem 7’den 70’e göz açtırmazken, riskli grup arasında yer alan hamilelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-yaz-risklerine-karsi-etkili-onlemler-391242">Hamilelikte yaz risklerine karşı etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YAZIN HAMİLELİKTE EN SIK KARŞILAŞILAN 6 SORUN</strong></p>
<p>Kavurucu sıcaklar ve yoğun nem 7’den 70’e göz açtırmazken, riskli grup arasında yer alan hamilelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz</strong>, anne adaylarına mümkünse bugünlerde dışarı çıkmamayı önerirken, çıkmaları durumunda ise olabildiğince gölgede kalmaları, kıyafetten güneş koruyucu sürmeye dek bazı kurallara çok dikkat etmeleri uyarısında bulunuyor. Yaz hamileliğinin sıcak hava dışında da mantar enfeksiyonlarından besin zehirlenmelerine dek yaza özgü mevsimsel bazı hastalık risklerini artırabildiğini belirten Dr. Filiz Candan Topuz yazın hamilelikte en sık karşılaşılan 6 sorunu anlattı, yaz risklerine karşı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p><strong>Dehidratasyon (susuz kalma)</strong></p>
<p>Yazın terleme ve sıcaklık artışı ile vücutta su ve mineral kaybı olabiliyor. Dehidratasyon yani vücudun susuz kalmasının en önemli belirtilerinin, halsizlik, baygınlık hissi, baş ağrısı, baş dönmesi, dil kuruluğu, idrarın koyu sarı olması, az idrara çıkma, konstantrasyon eksikliği ve idrar yolu enfeksiyonuna yatkınlığın oluşturduğunu belirten Dr. Filiz Candan Topuz şöyle konuşuyor: “Bulantı, kusma şikayeti olan ve oral beslenemeyen hamilelere damardan sıvı vermek gerekebilir. Özellikle yazın uzun araba yolculukları ve az su içme idrar yolu enfeksiyonuna da eğilimi artırır. Böbrek taşı olan ve enfeksiyona eğilimi olan hamilelerin daha dikkatli olmaları önerilir. İlk üç ayda gebelik kusmaları özellikle yaz aylarında daha kötü seyredebilir ve serum tedavileri gerekebilir. Yaz aylarında hamilelerin günde 10 bardak su içmeleri, tansiyon sorunu yoksa tuzlu ayran içerek kaybettikleri tuzu yerine koymaları önerilir.” </p>
<p><strong>Varis ve toplardamar yetmezliği (Venöz yetmezlik)</strong></p>
<p>Yaz aylarında dışarıda geçen zamanla birlikte, çalışan hamilelerde sabit ayakta kalma, uzun süre oturarak iş yapma ve uzun süren yolculuklar derken özellikle bacaklarda venöz yetmezlik (toplardamar yetmezliği) artıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz “Bu durum varisleri olan hamilelerde bacak ve ayak üstünde ödeme ve ağrıya sebep olurken, hareketsizlik de tromboemboli yani pıhtı atma riskinin artmasına yol açabiliyor. Bu nedenle orta basınçlı varis çorapları giyilmesi önerilir. Yolculuklarda 2-3 saatte bir 15 dakika yürüyüş ile geçen hareketli aralar tavsiye edilir. Serin saatlerde yürüyüş yapmak ve yüzmek toplardamarlardaki kanın kalbe dönmesini kolaylaştırır ve ödemi azaltır” diyor. </p>
<p><strong>Hormonal etkilerle güneşe bağlı cilt problemleri</strong></p>
<p>Hamilelikte hormonal etkilere bağlı olarak ciltte pigmentasyona (deri renklenmesi) eğilim artarken, cilde rengini veren melanositler gebelik hormonu ve güneşle birlikte daha da uyarılıyor. “Beyaz tenli hamileler bu açıdan risk taşırlar. Yüzde güneşe bağlı kelebek tarzında lekelenmeler-melazma, çillerde artış, genel olarak el ve sırtta artan lekelenmeler görülür” diyen Dr. Filiz Candan Topuz, bu nedenle hamilelerin 11:00-16:00 saatleri arasında güneşe çıkmamaları ve yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmaları gerektiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Besin zehirlenmesi ve gezgin ishali</strong></p>
<p>Yaz aylarında hamilelerle besin zehirlenmesi ve gezgin ishaline sık rastlanıyor. Sıcak havada dışarıda kalan besinler daha çabuk bozuluyor. Bu nedenle özellikle tavuk, dondurma, açık ayran, kremalı yiyecekler vb  süt ürünlerini tüketmemek, kaynağı belli olmayan suları içmemek gerekiyor. Gezgin ishalinin; seyahat sırasında meyve ve sebze gibi iyi yıkanmamış besinlerin tüketilmesi, kaynağı belli olmayan suların içilmesi ve ellerin yeterince temizlenmemesi durumunda ağız yoluyla mikropların bulaşması nedeniyle ortaya çıktığını belirten Dr. Topuz “Gezgin ishali, mikropların ağız yoluyla bulaşması sonucu ishal ve kusma ile seyreden bir durumdur. Özellikle reflü nedeni ile anti-asit kullanan hamileler midenin asidindeki azalmaya bağlı ağızdan geçen mikropların sebep olacağı bu duruma karşı savunmasızdırlar. Gıda zehirlenmesi ve gezgin ishali bir-iki günde geçer ama bazen sıvı ve kaybedilen mineralleri yerine koyma tedavisi ve antibiyotik tedavisi gerekir” diyor. </p>
<p><strong>Vajinal mantar enfeksiyonları </strong></p>
<p>Hamilelikte yaz aylarında hormonal etki nedeniyle vajinal mantar enfeksiyonuna eğilim artıyor. Özellikle aşırı sıcaklarda kaçınılmaz terleme başta olmak üzere sık duş almak ve ıslak mayoyla kalmak da mantara bağlı vajinit gelişmesine neden oluyor. Dr. Filiz Candan Topuz, vajinal mantardan korunmak için deniz ve havuzda yarım saatten fazla kalmamak, ıslak mayoyu değiştirmek, pamuklu iç çamaşırı kullanmak ve sık değiştirmek gerektiğini belirtirken, ph değeri düşük ve borik asit içeren intim şampuanlar kullanmanın da fayda sağlayacağını söylüyor. </p>
<p><strong>Havuzdan geçen enfeksiyonlar</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, hamileler için en önemli egzersizlerden birinin yüzmek olduğunu ancak havuzdan geçen enfeksiyonlara karşı dikkatli olmak gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Yüzmek hem serinlik hissi verir hem de suyun kaldırma kuvveti ve tüm kasların birlikte koordineli çalışmasıyla hamilelikte oldukça rahatlatıcı ve faydalıdır. Buna karşın havuzun temiz ve hijyenik olduğundan emin olunmalı ve mümkünse kalabalıklaşmadan sabah saatleri tercih edilmelidir. Hijyenik olmayan havuzlardan sıklıkla bulaşan virüs ve bakteriler ile konjonktivit dediğimiz göz iltihapları, ciltte içi su dolu veziküller ile belirti veren bazı viral hastalıklar ve cilt mantarları, üst solunum yolu, idrar yolu enfeksiyonları ve  ishal yapan bazı mikroplar ve hepatit A bulaşabilir. Bu nedenle serinleme ve yüzme amaçlı mümkünse deniz ya da deniz suyu olan havuzlar tercih edilmelidir. Yine   alerjisi olan hamileler havuz dezenfektanlarına karşı gözlük ve bone kullanmalı ve dikkatli olmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-yaz-risklerine-karsi-etkili-onlemler-391242">Hamilelikte yaz risklerine karşı etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Kötü Amaçlı Yazılımlara Karşı %100 Etkili!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kotu-amacli-yazilimlara-karsi-100-etkili-388167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2023 09:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[amaçlı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388167</guid>

					<description><![CDATA[<p>2023'ün ilk çeyreğinde Kaspersky Plus, Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Endpoint Security for Business, diğer 15 tedarikçiyle birlikte SE Labs tarafından kullanıcıların cihazlarının kötü amaçlı yazılımlara karşı korunması amacıyla test edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kotu-amacli-yazilimlara-karsi-100-etkili-388167">Kaspersky, Kötü Amaçlı Yazılımlara Karşı %100 Etkili!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2023&#8217;ün ilk çeyreğinde Kaspersky Plus, Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Endpoint Security for Business, diğer 15 tedarikçiyle birlikte SE Labs tarafından kullanıcıların cihazlarının kötü amaçlı yazılımlara karşı korunması amacıyla test edildi. Kaspersky’nin katılan tüm ürünleri, yüzde 100 kötü amaçlı yazılımdan koruma etkinliğini kanıtlayan en yüksek puanları ve &#8220;AAA&#8221; ödüllerini aldı.</p>
<p>Kaspersky&#8217;nin tespit sistemleri, 2022&#8217;de her gün ortalama 400 bin kötü amaçlı dosyanın dağıtıldığını keşfetti. Bu da 2021&#8217;e kıyasla yüzde 5&#8217;lik bir artışa işaret ediyor.  Kötü amaçlı yazılım varyantlarının sayısı arttıkça ve daha karmaşık hale geldikçe, işletmelerin ve müşterilerin güçlü bir uç nokta kötü amaçlı yazılımdan koruma korumasına sahip olması önem kazanıyor.</p>
<p>SE Labs tarafından üç ayda bir yapılan testlere katılan Kaspersky, &#8220;Ev&#8221; segmentinde Kaspersky Plus, &#8220;Küçük İşletme&#8221; ve &#8220;Kurumsal&#8221; segmentlerinde Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Endpoint Security for Business ürünlerini sundu. Testler sırasında toplam 16 tedarikçinin ürünleri, bilinen köklü teknikleri kullanan hedefli saldırılardan, test sırasında internette canlı olduğu tespit edilen genel e-posta ve web tabanlı tehditlere kadar çeşitli türde tehditlere maruz bırakıldı. Sonuçlar, ürünlerin tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit etme ve engelleme konusunda ne kadar etkili olduğunu ve ne kadar az yanlış pozitif sonuca neden olduğunu gösterdi.</p>
<p>Kaspersky’nin tüm ürünler 1144 puanla en yüksek &#8220;Toplam Doğruluk Derecesi&#8221; puanını aldı. Bu derecelendirme iki bölümden oluşuyor. Kaspersky, sistemi tehlikeye atabilecek tüm tehditleri tespit ettikten, engelledikten ve önledikten sonra ilk bölüm olan Koruma Derecelendirmesinde maksimum 400 puan kazandı. Meşru Yazılım Derecelendirmeleri bölümünde ise Kaspersky ürünleri, meşru uygulamaları ve URL&#8217;leri doğru bir şekilde sınıflandırarak ve her ürünün kullanıcıyla olan etkileşimini göz önünde bulundurarak 744 puan aldı. Genel puana ek olarak, Kaspersky ürünleri &#8220;AAA&#8221; ödülünü kazandı ve kendi kategorilerinde birinciliği elde etti.</p>
<p>Kaspersky, 2022 yılında dört çeyreğin üçünde birincilik aldı</p>
<p>Kaspersky, SE Labs üç aylık testlerine sürekli olarak katılıyor. İncelenen ürünler, 2022 yılında dört çeyreğin üçünde birinciliği elde ederek yüzde 100 koruma sonuçları ve istikrarın yanı sıra en yüksek &#8220;AAA&#8221; derecesini gösterdi.   </p>
<p>Kaspersky Tehdit Araştırmaları Başkanı Alexander Liskin, şunları söyledi: &#8220;Kötü amaçlı yazılımlar giderek gelişiyor. Bu nedenle müşterilerin ve işletmelerin veri sızıntısı riskini, finansal riskleri, kurumsal sistem arızalarını ve kötü amaçlı yazılım bulaşmasının getirebileceği birçok sonucu azaltmak için cihazlarını etkili bir şekilde korumaları çok önemli. Sürekli olarak tehdit ortamını gözlemliyor, yeni tehdit ve saldırı türlerini keşfediyor, ürünlerimizi değişiklikler ve yeni zorluklar doğrultusunda geliştirmek ve güncellemek için çalışıyoruz. SE Labs testlerine 2016 yılından bu yana düzenli olarak katılıyoruz. 2010 yılından beri SE Labs&#8217;ın öncesi olan Dennis Technology Labs&#8217;da inceleniyoruz. SE Labs son derece zorlu ve gerçekçi bir test uyguluyor. Bu da yıllar boyunca ürünlerimizin etkinliğini kanıtlayan sonuçlarımızla daha da gurur duymamızı sağlıyor. Bu tür düzenli bağımsız testler, büyüme noktalarını bulmamızı sağlıyor ve müşterilerimiz ve iş ortaklarımız gösterdiğimiz yüksek güvenlik seviyesinden emin olabiliyor.&#8221;</p>
<p>SE Labs CEO&#8217;su Simon Edwards da şunları ekledi: &#8220;En son saldırı ve tehdit türlerini temel alan testler gerçekleştiriyoruz. Böylece ürünlerin kullanıcıların cihazlarını en yeni saldırılara karşı koruma becerisine göre, güvenlik sağlayıcıların ürünlerini etkili ve güncel tutma çabalarının sonuçlarını görebiliyoruz. Kaspersky, 2022&#8217;de olduğu gibi bu yılın ilk çeyreğinde de etkileyici sonuçlara imza atarak yüzde 100 koruma seviyelerini doğrulamaya devam etti. Bu da ürünlerinin koruma yeteneklerini sürekli geliştirdiğini ve iyileştirdiğini gösteriyor.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kotu-amacli-yazilimlara-karsi-100-etkili-388167">Kaspersky, Kötü Amaçlı Yazılımlara Karşı %100 Etkili!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 09:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda hızla yaygınlaşan astım özellikle geceleri sürekli öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008">Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda hızla yaygınlaşan astım özellikle geceleri sürekli öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong>, astımın en yaygın görülen 7 farklı türü bulunduğunu, belirtilerin ve tedavinin kişiden kişiye değişebildiğini belirterek “Astım ciddi sonuçlara yol açabilse de, tetikleyici etkenlere karşı önlem alarak ve doğru tedavi ile yönetilebilir. Doğru teşhis, doktorunuzla düzenli iletişim ve tetikleyici etkenlerden uzak durarak astım şikayetlerini azaltmak mümkün” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai en sık görülen astım türlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Polenler, tozlar, sigara dumanı, parfüm, aşırı kilo ve sağlıksız beslenme başta olmak üzere birçok risk faktörleriyle tetiklenebilen astım, akciğerlerdeki küçük hava yollarının iltihaplanmasına ve daralmasına bağlı olarak gelişiyor. Ailesinde astımı olanlarda hastalığın gelişme riskinin daha fazla olduğunu belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong>, “Alerjenlere maruz kalmak astım şikayetlerini tetikler hatta bazen krize yol açabilir. Astım krizi sırasında akciğerlere hava ileten borular ciddi düzeyde daralarak kandaki oksijen seviyesini önemli ölçüde azaltır, dudaklar mavi renge dönüşür, bilinç kaybına ve hayati riske yol açabilir. Bu nedenle acil tedavi şarttır” diyor. Çocukluğunda veya gençliğinde astımı olmayan kişilerde de ileride astım gelişebildiğini belirten Dr. Naurzvai, yetişkin yaşta astım tanısı alan kişilerin genellikle kalıcı semptomları olduğunu, bu durumu yönetmek için günlük ilaç tedavisine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. </p>
<p><strong> Astımınızın türünü biliyor musunuz?</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, en yaygın görülen astım türlerinin; egzersize bağlı bronkospazm, alerjik astım, alerjik olmayan astım, öksürük varyantlı astım, mesleki astım ve gece astımı olduğunu söylüyor. Bazı insanlar için şikayetler yalnızca tetikleyicilerle karşılaşıldığında ara sıra ortaya çıkarken, daha ağır düzeyde astımı olanlarda şikayetler daha sık görülüyor. Dr. Naurzvai en yaygın görülen astım çeşitleri hakkında şu uyarılarda bulunuyor; </p>
<p><strong> Alerjiye bağlı astım</strong></p>
<p>Alerjiye bağlı astımın en yaygın görülen tür olduğunu belirten Dr. Naurzvai, alerjik tepkiye neden olan alerjenlerin vücuda hava yolu, cilt, yemek borusu veya enjeksiyon yoluyla girebildiğini söylüyor. Alerjik astımı olan bir kişi tetikleyici bir maddeyle temas ettiğinde vücut, IgE tipi antikorları serbest bırakarak yanıt veriyor. Alerjen maddelerin başlıcalarını; polenler, hamam böcekleri, ev tozu akarları, küf mantarlar, evcil hayvan kepeği (deri pulları), idrarı, dışkısı, tükürüğü ve saçı oluşturuyor. Dr. Naurzvai “Cilt veya kan testi ile spesifik alerjenler belirlenebilir ve alerjik kaynaklı astımınız için mevsimsel mi yoksa yıl boyunca mı ilaç kullanmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz” diyor. </p>
<p><strong>Egzersize bağlı astım</strong></p>
<p>Egzersize bağlı bronkospazm (hava yollarının daralması), fiziksel aktivitelerden sonra ortaya çıkıyor. Fiziksel aktivitenin tetiklediği bu astım çeşidi, hastaların yüzde 90’ında egzersiz yaparken hava akımının kısıtlanmasına ve solunum şikayetlerine yol açıyor. Doğru teşhis ve doktorunuzla düzenli iletişim sayesinde size uygun en ideal hareket tarzını belirleyebilirsiniz. </p>
<p><strong> Öksürük Varyant Astım (ÖVA) </strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, öksürük varyant astımın nefes darlığı olmadan sadece öksürük şikayeti ile seyrettiğini belirterek “Bu astım türü kronik bir öksürük olarak görülür. Düzgün tedavi edilmediğinde öksürük varyantlı astım daha ağır astıma ilerleyebilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong> Mesleki astım</strong></p>
<p> Mesleki astım işyerinde maruz kaldığınız tahriş edici bir madde tarafından tetikleniyor. Astımınız iş değiştirdiğinizde başladıysa, çalışma ortamından uzaktayken düzeliyorsa ya da  kimyasallar tarafından tetikleniyorsa mesleki astımınız olabilir. Mesleki astım çoğunlukla; fırıncılar, deterjan üreticileri, ilaç üreticileri, çiftçiler, tahıl asansörü çalışanları, laboratuvar çalışanları, metal işçileri, değirmenciler, plastik işçileri ve marangozlarda görülüyor.</p>
<p><strong>Gece astımı</strong></p>
<p>Gece astımı olarak sınıflandırılan bu türün, diğer astım çeşitlerinde olduğu gibi öksürük, nefes alıp verirken hırlama ve göğüste sıkışma gibi şikayetlere yol açtığını belirten Dr. Naurzvai “Ancak gece astımında şikayetler akşam saatlerinde şiddetlenir. Tedavisi, diğer astım çeşitleri için olan inhaler ve diğer ilaçlarla hemen hemen aynıdır. Solunum cihazları, hastalığı kontrol etmeye yardımcı olabilir ve hastanın normal ve aktif bir yaşam sürmesini sağlayabilir” diyor.  </p>
<p><strong>Alerjik olmayan astım</strong></p>
<p>Alerjik etkenler tarafından tetiklenmeyen astıma ‘alerjik astım’ deniliyor. Alerjik olmayan astımı tetikleyen unsurların başlıcalarını; enfeksiyonlar, egzersiz, stres ve değişen hava koşulları oluşturuyor. </p>
<p><strong>Ağır astım</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai “Bir kişi haftada ikiden fazla astım semptomu yaşıyorsa astımı ‘kalıcı’ olarak adlandırılır. Kalıcı astım hafif, orta veya şiddetli olarak sınıflandırılır. Astım semptomları iyi yönetilmediğinde ‘kontrolsüz astım’ ortaya çıkar. Kalp hastalığı gibi astımı yönetmeyi zorlaştıran diğer durumlar astım semptomlarını şiddetlendirebilir. Sigara içme ve inhaler ilaçlarını düzenli almamak da kontrolsüz astım nedenlerindendir” diyor. </p>
<p><strong>Astım hastaları için etkili öneriler!</strong></p>
<p><strong> </strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai astım semptomlarını rahatlatmak için alabileceğiniz basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor;</p>
<p><strong> </strong></p>
<ol>
<li>Hava değişiklikleri, toz, duman, çim ve ağaç polenleri, hayvan tüyü, sabunlar ve parfümler astımın başlıca tetikleyicilerinden olduğundan bu tür alerjenlerden korunun.  </li>
<li>Fazla kilo astım semptomlarını artırabildiğinden sağlıklı bir diyetle ideal kilonuza inin. </li>
<li>Kesinlikle sigara içmeyin, tütün dumanına maruz kalmaktan kaçının. </li>
<li>İlaçlarınız, astımınızın türüne ve hastalığın ağırlığına göre değiştiğinden doktorunuzun talimatına uyun. İlaçlarınızı her zaman doktorunuzun önerdiği şekilde alın. </li>
<li>Burun tıkanıklığı ve hava yolu tahrişine iyi gelen sıcak buhar banyosu yapabilirsiniz.</li>
<li>Kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebileceğinden dolayı kesinlikle doktorunuza danışmadan bitkisel ilaç kullanmayın.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-hastalarina-ozel-6-etkili-oneri-386008">Astım hastalarına özel 6 etkili öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş aralarının temizliği için en etkili yöntem diş ipi kullanmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-aralarinin-temizligi-icin-en-etkili-yontem-dis-ipi-kullanmak-381201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 14:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralarının]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ipi]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığını korumanın genel vücut sağlığı için de önemli olduğunu belirten uzmanlar, diş fırçalamanın tek başına yeterli olmadığı konusunda hem fikir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-aralarinin-temizligi-icin-en-etkili-yontem-dis-ipi-kullanmak-381201">Diş aralarının temizliği için en etkili yöntem diş ipi kullanmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ağız ve diş sağlığını korumanın genel vücut sağlığı için de önemli olduğunu belirten uzmanlar, diş fırçalamanın tek başına yeterli olmadığı konusunda hem fikir. Fırçalama sırasında dişlerin sadece görünen yüzeylerinin temizlenebildiğine dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş aralarının temizliğinin diş ipiyle mümkün olabileceğini söylüyor. Diş ipinin düzenli kullanılması gerektiğine vurgu yapan Güler, yanlış kullanımların diş eti çekilmesine neden olabileceği konusunda da uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, ağız ve diş sağlığı için diş ipi kullanımının neden önemli olduğunu açıkladı.</p>
<p><strong>Dişlerin birbirine değen yüzeyleri fırça ile temizlenemiyor</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığını korumak için sadece diş fırçalamanın yeterli olmadığı, bununla birlikte diş ipi kullanılması gerektiğine dikkat çekerek sözlerine başlayan Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Fırçalamanın etkili yapılabildiğini varsayarak, fırçalama sırasında dişlerin sadece görünen yüzeyleri temizlenebiliyor. Yani ön, arka ve üst yüzeyleri. Ancak birbirlerine komşuluk eden yüzeyleri fırça kılları değemediği için temizlenemiyor. Arayüz dediğimiz bu yüzeylerin temizlenebilmesi diş ipleri ile mümkün olabiliyor. Temizlenmemesi durumunda dişlerin birbirine bakan yüzeylerinde çürük, dişeti iltihaplanması ve kanama olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Aralıklı kullanıldığında etkili temizlik sağlanamaz </strong></p>
<p>Diş ipinin ne sıklıkla kullanılması gerektiğine açıklık getiren Güler, “Diş ipi aralıklı kullanıldığı taktirde etkili temizlik sağlayamayacağı için diş arayüz sağlığı temin edilememiş olur. Anlamlı sonuç alabilmek için mutlaka günde bir kere akşamları yatmadan önce olacak şekilde kullanılması gerekir. Bunun yanı sıra, doğru kullandığı takdirde, ihtiyaç duyulan farklı zamanlarda da kullanılabilir. Örneğin et gibi lifli gıdalar diş aralarına takılabiliyor, böyle bir durumda yemekten sonra da diş ipi kullanılabilir.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Kanama devam ediyorsa ya yanlış kullanılıyor ya da tedavi gerektiren bir durum var</strong></p>
<p>Diş ipinin yeni kullanılmaya başlandığında diş eti kanaması görülebileceğine dikkat çeken Güler, “Çünkü arayüzlerde kalan gıdalar diş etinin iltihaplanmasına sebep olmuştur. Ancak düzenli olarak her akşam diş ipi kullanılmaya başlandığında üçüncü akşamdan itibaren kanama olmamaya başlar. Artık diş etleri sağlıklarına kavuşmuştur. Eğer üçüncü günde halen kanama oluyorsa diş ipi ya yanlış kullanılıyordur ya da diş etlerinde tedavi gerektiren bir durum vardır. Bu durumda bir diş eti hastalıkları uzmanına görünmek gerekir.” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Travma verecek şekilde kullanılırsa diş eti çekilmesine sebep olabilir</strong></p>
<p>Diş ipi kullanırken dişin yüzeyinde çıkıntı şeklinde takılmalar hissediliyorsa bunların diş taşı olabileceğini belirten Güler, “Diş yüzeyleri, diş eti hastalıkları uzmanı tarafından tamamen pürüzsüz hale getirildikten sonra düzenli diş ipi kullanımıyla birlikte diş eti kanamaları geçecektir ve sonraki kullanımlarda kanama olmayacaktır. Başka bir uyarı gerektiren nokta, diş etine travma verecek şekilde kullanılmasının diş eti çekilmesine sebep olabileceğidir. Bu durumda da diş ipi kullanımı eğitimi için, bir diş eti hastalıkları uzmanına danışmanızda hiç sakınca yok.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar 10-12 yaş aralığında diş ipi kullanmaya başlayabilir </strong></p>
<p>Diş ipinin çocuklarda ne zaman ve hangi durumlarda kullanılması gerektiğine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Çocuklarda diyet içeriğine dikkat edilmesi gerekir. Bol bol pişmemiş bütün şekildeki meyve, sebze, kuruyemişin ısırılarak ve çiğnenerek tüketilmesi, dişlerin fizyolojik temizliğini sağlayacaktır. Yumuşak ve yapışkan yiyeceklerin tüketilmesi çürüğe neden olur. Çiğneme fonksiyonunun etkili olmasını sağlayacak sert gıdaların tüketilmemesi durumunda ise özellikle azı dişlerinin birbirine bakan yüzeylerinde çürükler meydana gelebilir. Böyle durumlarda diş ipi kullanılabilir. Ancak çocuklarda diş ipi kullanımı için gereken ince motor beceriler henüz gelişmemiştir. Dolayısıyla kendilerinin kullanımını beklememiz uygun olmaz. Anne, baba ya da bakıcı bu konuda yardımcı olabilir. Süt dişlerinin çıkıp yerine daimi dişlerinin sürmesi durumunda ise, yani 10-12 yaş aralığında, çocuğun ince motor becerileri artık gelişmiştir ve kendisi diş ipi kullanarak diş arası temizliği yapabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Etkili kullanılırsa her türlü diş ipi etkili temizlik sağlar</strong></p>
<p>Diş iplerinin materyal olarak genel anlamda doğal ya da naylon olarak ikiye ayrıldığını dile getiren Güler, “Doğal materyalden olanlar kopmaya karşı dirençli olabilmeleri için yapay olanlara göre çok az daha kalın olabiliyor. Bu nedenle diş kontakları çok sıkı olan bireyler, diş arasına girmesi zor olacağı için, doğal diş iplerinin kullanımında güçlük yaşayabilirler. Naylon olanlar ise mumlu ya da mumsuz olabiliyor. Mumlu olanlar üzerine ekstradan mum eklendiği için biraz daha kalın olabilir, ancak mum kayganlık sağlayacağı için diş aralığına girdirmekte zorlanmazsınız.” dedi.</p>
<p>Hangi çeşidinin kullanılması gerektiğinin tamamen kişisel tercihe bağlı olduğunu kaydeden Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Rulo şeklinde koparmalı ya da kürdan şeklinde olsun, etkili kullanıldığı noktada her türlü diş ipi etkili temizlik sağlar. Kürdan olanların kullanımı biraz daha kolaydır, ancak dişe C şeklinde sarılamadıkları için parmağa dolayarak kullandığımız koparmalı diş ipleri kadar etkili arayüz temizliği yapamayabilirler. Yine de koparmalı olanları kullanamadığınız ya da üşendiğiniz durumlarda kesinlikle bu kürdan şeklindeki diş iplerini kullanabilirsiniz. Aroma da aynı şekilde tamamen bireysel tercihe kalmıştır. Bunların yanı sıra bazı diş ipleri flor içerikli olabilmektedir. Özellikle çürüğe yatkınlığı olan hastaların bu şekilde flor içerikli bir diş ipi tercih etmesi çürüğü önlemek adına yararlı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-aralarinin-temizligi-icin-en-etkili-yontem-dis-ipi-kullanmak-381201">Diş aralarının temizliği için en etkili yöntem diş ipi kullanmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyona Karşı 7 Etkili Öneri!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-etkili-oneri-380667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 10:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyona]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, fazla kilo, stres ve zararlı yaşam alışkanlıkları derken son yıllarda hipertansiyon hastalarının sayısı hızla artıyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-etkili-oneri-380667">Hipertansiyona Karşı 7 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, fazla kilo, stres ve zararlı yaşam alışkanlıkları derken son yıllarda hipertansiyon hastalarının sayısı hızla artıyor! <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Özkan, </strong>ülkemizde her 3 kişiden 1’inin hipertansiyon hastalığıyla karşı karşıya olduğunu belirtirken “Oldukça yüksek olan bu orandan daha da kötüsü ise; yarıya yakın tansiyon hastasının maalesef hastalığının farkında bile olmamasıdır.  Sinsice ilerlediğinden ‘sessiz katil’ diye de anılan hipertansiyon; başta kalp damarları olmak üzere tüm vücutta büyük tahribata yol açıyor” diyor. Hipertansiyonu kontrol altında tutmak için tek yöntemin düzenli ilaç kullanımı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Alper Özkan, yaşam tarzında yapılacak birkaç basit değişikliğin kan basıncını kontrol altına almaya katkı sağlayacağını söylüyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Özkan, hipertansiyona karşı 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Tuz tüketimini sınırlandırın! </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günlük tuz tüketiminin 5 gramı yani 1 tatlı kaşığını geçmemesi gerekiyor. Zira aşırı tuz tüketilmesi vücutta sıvı tutulmasına ve ödeme yol açarak beraberinde tansiyonun yükselmesine neden olabiliyor. Prof. Dr. Alper Özkan “Bilimsel çalışmalara göre; erken evrede yakalanan hipertansiyon hastalarında sadece tuzun azaltılması ile tansiyonda yaklaşık 10 birimlik düşme sağlanabiliyor. Bu da neredeyse hafif etkili bir ilacın etkisine eşit demek! Ancak doktorunuz ilaç kullanmanızı önerdiği sürece ilacı bırakmayın” diyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Şeker ve karbonhidrat tüketimine dikkat edin!</strong></p>
<p>En az tuz tüketimi kadar şeker ve karbonhidrat alımına da dikkat edilmesi gerekiyor. Beyaz ekmek, unlu mamüller ve tatlılar başta olmak üzere ihtiyaç fazlası her türlü karbonhidrat kilo alımına yol açarken, damarlarda sertleşmeye ve tansiyon değerlerinin yükselmesine neden oluyor. Gizli şeker kaynağı olan meyve, meyve suyu ve alkolün de kan şekerini yükselterek kan basıncını olumsuz etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Alper Özkan, meyve tüketimininin günde bir porsiyonu aşmamasını, meyve suyu ve alkolden kaçınılması gerektiğini söylüyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Egzersiz yapın</strong></p>
<p>Hipertansiyonun en önemli nedenlerinden biri de; hareketsiz yaşam! Hareketsizlik kan basıncının yükselmesine neden oluyor. Hipertansiyondan korunmak için düzenli egzersizin şart olduğunu, özellikle haftada 3 gün tempolu ve yarım saatlik yürüyüşlerin hipertansiyonu kontrol altına almada büyük rol oynadığını belirten Prof. Dr. Alper Özkan “Egzersiz ve hipertansiyon ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar; kardiyo egzersizleri, pilates, yüzme gibi sporların kan basıncı kontrolünde çok önemli etkisi olduğunu gösteriyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Mutlaka yeterince su için!</strong></p>
<p>Yetersiz sıvı alımı olan kişilerde böbreklere ve kalbe giden kan miktarında zamanla azalma oluyor, damarlar büzüşerek kan basıncı artıyor. Günlük tüketmeniz gereken su miktarını, vücut ağırlığınızı 30 ile çarparak bulabilirsiniz. Örneğin; 70 kg olan bir kişinin günlük tüketmesi gereken su miktarı (70&#215;30=2100 ml) ortalama 8-10 bardağa tekabül ediyor. Çay, kahve veya gazlı içeceklerse suyun yerini tutmazken aksine hem idrar söktürücü etkileri hem de damar içinde kalma sürelerinin düşük olması nedeniyle vücutta sıvı kaybına neden oluyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyuyun </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalar; uykusuzluk problemi olan kişilerin kan basıncı kontrolünün daha zor olduğunu ortaya koyuyor. Yeterli ve kaliteli uyku için; her gün aynı saatte yatağa girilmesi,  karanlık bir odada uyunması, cep telefonunun yataktan uzak bir noktaya bırakılması, gerekirse uzman önerisiyle melatonin takviyesi alınması gerekiyor. Prof. Dr. Alper Özkan,  uyku apnesi (uykuda solunumun geçici durması) olup tansiyon dengesi bir türlü sağlanamayan kişilerde uyku laboratuvarında test yapılmasının önemli olduğunu belirterek “Apnenin önlenmesi uyku kalitesini artırırken tansiyonunuzu da dengeye sokacaktır” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Stresi yönetmeyi öğrenin</strong></p>
<p>Ruh sağlığımızın tansiyonu doğrudan etkilediğini, modern yaşamın yol açtığı stresi mutlaka yönetmeyi öğrenmek gerektiğini belirten Prof. Dr. Alper Özkan “Aşırı stres pek çok tansiyon hastasında etkin kan basıncı sağlanmasını güçleştiriyor” uyarısında bulunuyor. Son dönemlerde hipertansiyon tedavisinde meditasyon ve stresle baş etme yöntemlerine yönelik eğitimler önem kazanıyor.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İlaçlarınızı düzenli ve aynı saatlerde alın</strong></p>
<p>“Bir kere ilaca başlanıldı mı hayat boyu ilaç alınmalı” düşüncesiyle pek çok hasta ilaç kullanımından kaçınıyor, doktorundan habersiz ilacı kesebiliyor. Bu düşüncenin doğru olmadığını, aksine hayati sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Alper Özkan şöyle konuşuyor: “Tansiyon ilaçları gözlük gibidir ve kullanırsak etki eder. Bırakınca da etkisi geçecektir. Her ilaç her hastada aynı oranda fayda vermeyebilir veya yan etki olabilir. Tansiyon ilaçları tıpkı bir terzinin özel dikim elbise dikmesi gibi hastanın bir takım özellikleri göz önüne alınarak ayarlanmalıdır. Doktorunuzla her türlü etki ve yan etkiyi konuşarak size en uygun tansiyon ilacını bulabilirsiniz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-etkili-oneri-380667">Hipertansiyona Karşı 7 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;de etkili olan sağanak yağış ve sonrasında belediye ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-etkili-olan-saganak-yagis-ve-sonrasinda-belediye-ekipleri-yogun-bir-calisma-yuruttu-380481</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 17:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehirde]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[sonrasında]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yürüttü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir il merkezinde bugün öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış bazı mahallelerdeki yollarda ve az sayıdaki ev ve işyerinde su baskınlarına neden oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-etkili-olan-saganak-yagis-ve-sonrasinda-belediye-ekipleri-yogun-bir-calisma-yuruttu-380481">Nevşehir&#8217;de etkili olan sağanak yağış ve sonrasında belediye ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir il merkezinde bugün öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış bazı mahallelerdeki yollarda ve az sayıdaki ev ve işyerinde su baskınlarına neden oldu. Yağış ile birlikte teyakkuza geçen belediye ekipleri, ana arterlerde ve mahallelerde harekete geçti.</p>
<p>İtfaiye Müdürlüğü ekipleri yağıştan olumsuz etkilenen 2000 Evler ve Güzelyurt Mahallelerindeki bazı ev ve işyerlerinde su çekme işlemini sürdürürken Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri de yağış sonrası yollardaki çamurları temizledi.</p>
<p>Su Kanalizasyon Müdürlüğü ekipleri ise özellikle ana arterlerde bulunan mazgalları açık tutabilmek için yoğun çaba sarf etti.</p>
<p>Nevşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Savran, “Son günlerde şehrimizde ciddi bir yağış görülmekte. Bugün sadece 35 dakika içerisinde bazı mahallelerimizde metre kareye 40 kg yağış düştü. Böylesine yüksek bir yağış miktarı karşısında zaman zaman alınan tedbirler ne yazık kı yeterli olmayabiliyor. Gün boyu tüm ekiplerimizle sahadaydık. Bazı mahallelerimizde, az sayıda da olsa bazı apartmanların zemin katında bulunan ev ve işyerlerinde küçük çaplı su baskınları meydana geldi. Ekiplerimiz anında bu bölgelere müdehale etti. Belediye olarak bir yandan sahada çalışmalarımızı sürdürürken bir yandan da bundan sonraki dönem için alabileceğimiz tedbirlere yönelik kalıcı çözümler üretiyoruz.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-etkili-olan-saganak-yagis-ve-sonrasinda-belediye-ekipleri-yogun-bir-calisma-yuruttu-380481">Nevşehir&#8217;de etkili olan sağanak yağış ve sonrasında belediye ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En etkili ve üretken ilk beş fidye yazılımı 2023&#8217;te değişti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-etkili-ve-uretken-ilk-bes-fidye-yazilimi-2023te-degisti-378764</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 09:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[değişti]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[üretken]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gitmek mi zor, kalmak mı zor: Büyük çetelerin faaliyetlerine sekte vurulması 2023 fidye yazılımı trendlerini nasıl etkiledi?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-ve-uretken-ilk-bes-fidye-yazilimi-2023te-degisti-378764">En etkili ve üretken ilk beş fidye yazılımı 2023&#8217;te değişti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>Gitmek mi zor, kalmak mı zor: Büyük çetelerin faaliyetlerine sekte vurulması 2023 fidye yazılımı trendlerini nasıl etkiledi?</u></strong></p>
<p><strong>Fidye yazılımları birkaç yıldır manşetlerde sıkça kendine yer buluyor. Saldırganlar kâr elde etmek için sağlık ve eğitim kurumlarından hizmet sağlayıcılara, endüstriyel işletmelere kadar her türden kuruluşu hedef aldı ve günlük yaşamı neredeyse her yönden etkiledi. Bu yıl söz konusu gruplar hala yeni ve ayrıntılı teknikler bulmayı, hatta halihazırda faaliyetlerini durdurmuş olan çetelerin en iyi oyuncularının yeteneklerini kendilerine çekmeyi başarıyor. Kaspersky, geçen yılın fidye yazılımı tahminlerini gözden geçiren ve 2023 için öngörüler sunan yeni bir rapor yayınladı.</strong></p>
<p>2022&#8217;de Kaspersky çözümleri, 2021&#8217;e (61,7 milyon) göre %20 artışla 74,2 milyondan fazla fidye yazılımı saldırısı girişimi tespit etti. Aynı zamanda 2023&#8217;ün başında fidye yazılımı saldırılarının sayısında hafif bir düşüş görüldü, ancak bunlar daha sofistike ve hedefli hale geldiler. Dahası, en etkili ve üretken ilk beş fidye yazılımı grubu geçen yıl büyük ölçüde değişti. Saldırılar açısından 2022&#8217;nin ilk yarısında sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada yer alan, sonrasında piyasadan çekilen REvil ve Conti, 2023&#8217;ün ilk çeyreğinde yerini Vice Society ve BlackCat&#8217;e bıraktı. 2023&#8217;ün 1. çeyreğinde ilk 5 sırada yer alan diğer fidye yazılımı grupları Clop ve Royal oldu.</p>
<p>Geçen yılın fidye yazılımı trendlerinin gözden geçirilmesi, tüm eğilimlerin aynen devam ettiğini gösteriyor. 2022 boyunca ve 2023&#8217;ün başında, Luna ve Black Basta gibi araştırmacıların dikkatini çeken birkaç çapraz platform fidye yazılımı değişikliği oldu. Fidye yazılımı çeteleri bu süreçte daha endüstriyel hale geldi ve BlackCat gibi gruplar yıl içinde tekniklerini değiştirdi. Şimdilik bunları kurbanı olan kuruluşların çalışanları çalınan verilerde adlarının olup olmadığını kontrol etmek zorunda, bu da etkilenen kuruluşun fidye ödemesi için üzerindeki baskıyı artırıyor. Ayrıca jeopolitik koşullar, Eternity dahil olmak üzere bazı fidye yazılımı gruplarının çatışmalarda taraf tutmasına neden oldu. Bunun arkasındaki grup, yeni bir fidye yazılımı varyantı ile kapsamlı bir ekosistem yarattı.</p>
<p><strong>Fidye yazılımı tehdit ortamının gelişimine yönelik üç temel eğilim:</strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları, 2023 yılı için fidye yazılımı tehdit ortamının gelişimine yönelik üç temel eğilim gözlemledi. Bunlardan ilki, çeşitli fidye yazılımı grupları tarafından kullanılan, kendi kendine yayılma işlevi veya bunun taklidi gibi daha fazla gömülü işlevselliğe karşılık geliyor. Black Basta, LockBit ve Play kendi kendine yayılan fidye yazılımlarının en önemli örnekleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Son zamanlarda ortaya çıkan bir diğer trend, eski bir numara olan kötü amaçlı sürücülerin istismarı. AV sürücülerindeki bazı güvenlik açıkları AvosLocker ve Cuba fidye yazılımı aileleri tarafından istismar edildi, ancak Kaspersky uzmanlarının gözlemleri oyun endüstrisinin bile bu tür saldırılara kurban gidebileceğini gösteriyor. Örneğin Genshin Impact anti-hile sürücüsü hedef makinedeki uç nokta korumasını devre dışı bırakmak için kullanıldı. Bu trend, Avrupa ülkelerindeki kamu kurumları gibi yüksek profilli kurbanlarda görülmeye devam ediyor.</p>
<p>Son olarak Kaspersky uzmanları, en büyük fidye yazılımı çetelerinin sızdırılan kodlardan veya diğer siber suçlular tarafından satılan kodlardan kötü amaçlı yazılımlarının işlevlerini geliştirebilecek yeni özellikler benimsediğine dikkat çekiyor. Yakın zamanda LockBbit grubu, sızdırılan Conti kodunun en az yüzde 25&#8217;ini içselleştirdi ve tamamen buna dayalı yeni bir sürüm yayınladı. Bu tür girişimler, grupların daha önce çalışmaya alışkın oldukları fidye yazılımı aileleriyle çalışmalarını kolaylaştıran benzerlikler sunuyor. Bu tür hamleler saldırı kabiliyetlerini güçlendirebiliyor ve şirketlerin savunma stratejisinde akılda tutulması gerekiyor.</p>
<p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı <strong>Dmitry Galov</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Fidye yazılımı çeteleri bizi sürekli şaşırtıyor. Tekniklerini ve prosedürlerini geliştirmekten asla vazgeçmiyorlar. Ayrıca son bir buçuk yıldır hizmetlerini yavaş yavaş tam teşekküllü işletmelere dönüştürdüklerini gözlemliyoruz. Bu durum amatör saldırganları bile oldukça tehlikeli hale getiriyor. Dolayısıyla işinizi ve kişisel verilerinizi güvende tutmak için siber güvenlik hizmetlerinizi güncel tutmanız büyük önem taşıyor.&#8221;</em></p>
<p>Söz konusu raporun tamamını Securelist&#8217;te bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kaspersky, kuruluşları fidye yazılımlarına karşı korunmaya yardımcı olacak ideal uygulamaları şöyle sıralıyor:</strong></p>
<ul>
<li>Saldırganların güvenlik açıklarından yararlanmasını ve ağınıza sızmasını önlemek için kullandığınız tüm cihazlardaki yazılımları her zaman güncel tutun. </li>
<li>Savunma stratejinizi yanal hareketleri ve internete veri çıkışını tespit etmeye odaklayın. Siber suçluların ağınıza olan bağlantılarını tespit etmek için giden trafiğe özellikle dikkat edin. Davetsiz misafirlerin kurcalayamayacağı çevrimdışı yedeklemeler oluşturun. Gerektiğinde veya acil bir durumda bunlara hızlı bir şekilde erişebildiğinizden emin olun.</li>
<li>Tüm uç noktalar için fidye yazılımı korumasını etkinleştirin. Bilgisayarları ve sunucuları fidye yazılımlarına ve diğer kötü amaçlı yazılım türlerine karşı koruyan, istismarları önleyen ve önceden kurulmuş güvenlik çözümleriyle uyumlu olan ücretsiz Kaspersky Anti-Ransomware Tool for Business ürününü kullanabilirsiniz. </li>
<li>Gelişmiş tehdit keşfi ve tespiti, soruşturma ve olayların zamanında düzeltilmesi için yetenekler sağlayan anti-APT ve EDR çözümlerini yükleyin. SOC ekibinize en son tehdit istihbaratına erişim sağlayın ve onları düzenli olarak profesyonel eğitimlerle geliştirin. Yukarıdakilerin tümü Kaspersky Expert Security çerçevesinde mevcuttur.</li>
<li>SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişimini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, Kaspersky&#8217;nin 20 yılı aşkın süredir topladığı siber saldırı verilerini ve içgörülerini sağlayan tehdit istihbaratı için ortak erişim noktasıdır. Kaspersky, işletmelerin bu zor zamanlarda etkili savunmalar sağlamasına yardımcı olmak için, devam eden siber saldırılar ve tehditler hakkında bağımsız, sürekli güncellenen ve küresel kaynaklı bilgilere ücretsiz olarak erişebileceğini duyurdu. Teklife buradan erişim talep edebilirsiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-ve-uretken-ilk-bes-fidye-yazilimi-2023te-degisti-378764">En etkili ve üretken ilk beş fidye yazılımı 2023&#8217;te değişti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinüzite Karşı 8 Etkili Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinuzite-karsi-8-etkili-onlem-375983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 May 2023 08:24:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[sinüzite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüz kemiklerimizin içindeki hava odacıklarının aşırı mukus salgılamasına bağlı olarak bu bölgelerde ağrı, basınç ve akıntı oluşmasına ‘sinüzit’ deniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinuzite-karsi-8-etkili-onlem-375983">Sinüzite Karşı 8 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüz kemiklerimizin içindeki hava odacıklarının aşırı mukus salgılamasına bağlı olarak bu bölgelerde ağrı, basınç ve akıntı oluşmasına ‘sinüzit’ deniyor. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından geliştiği için kış aylarında sık görülse de, aslında bahar mevsimi de sinüzit için önemli bir tehdit oluşturuyor. Öyle ki baharda hava durumunda yaşanan dengesizlikler vücudumuzun üşüme-terleme döngüsüne girmesine yol açabiliyor. Böyle bir durumda hafif bir rüzgârda kaldığımızda bile sinüzit atağı hızla tetiklenebiliyor. Ayrıca bahar aylarında başlayan polen artışı nedeniyle alerjik rinitler alevleniyor ve alerjik zeminden köken alan sinüzitlere zemin hazırlıyor. </p>
<p>Yılda bir iki kez akut sinüzit atağı geçirmek endişe edecek bir tablo oluşturmuyor. Ancak tedavi ihmal edilir ve yeteri kadar önlem alınmazsa hastalık kronik sinüzite dönüşebiliyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Halit Çam</strong>,<strong> </strong>sinüzit kronikleştiğinde ciddi sorunların gelişebileceğine dikkat çekerek,<strong> </strong>“Sinüzit erken dönemde en sık burun tıkanıklığı, yüz ve baş ağrısı, burun ile geniz akıntısına yol açıyor. Kronikleşirse tablo daha da şiddetleniyor; gözlerde şişlik ile kızarıklık, göz kapağında şişlik ve şaşılık gibi görme bozukluğu da eşlik edebiliyor. Dahası, ilaç tedavisine yanıt vermeyen baş ağrısı, menenjit, hatta beyin iltihabına varan durumlar gelişebiliyor. Bu nedenle sinüzitte erken dönemde tedavi olmak ve yaşam alışkanlıklarında önlem almak büyük önem taşıyor” diyor. <strong>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Halit Çam</strong>,<strong> </strong>bahar mevsiminde sinüzitten korunma yolarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!  </p>
<p> </p>
<p><strong>Alerjinizi kontrol altına alın</strong></p>
<p>Bahar ve yaz aylarında alerjik nezleyi alevlendiren başlıca etmen polenler olduğu için polen maruziyetini minimuma indirmeniz gerekiyor. Odanızda hepa filtreli hava filtreleme cihazları bulundurmanız fayda sağlayacaktır. Eğer alerjik nezleyi kontrol etmekte zorlanıyorsanız, doktorunuzdan ilaç desteği için yardım almayı ihmal etmeyin. Ayrıca polenlerin en yoğun olduğu 05:00-10:00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmayın. Eğer çıkmanız gerekiyorsa mutlaka maske ve gözlükle korunun. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ani hava değişimlerine dikkat! </strong></p>
<p>Ani hava değişimlerine karşı önlem almanız da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli noktayı oluşturuyor. İnce bir üst kıyafet üzerine yine ince bir mont giymeniz, yanınıza şal ve şapka almanız sizi hava değişimlerine karşı koruyacaktır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Başınızı sıcak tutun </strong></p>
<p>Duş sonrasında, dışarı çıkmadan önce başınızın sıcak olduğundan mutlaka emin olun. Klasik ‘ıslak saçla dışarı çıkmamalısınız’ uyarısından öte, başınızın iyice ısındığından emin olmanız gerekiyor. Bunun için saçınızın sadece kuru olması yetmiyor. Çünkü saçınız kurumak için başınızın ısısını kullanacak ve başınız gövdenize göre daha soğuk olacaktır. Bu mekanizma da baş ağrılarını tetikliyor ve sinüzite de zemin hazırlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>İrritanlardan uzak durun</strong></p>
<p>Tekrarlayan sinüzit ataklarınız varsa, dikkat etmeniz gereken diğer bir konu da sinüs mukozalarını rahatsız eden kimyasallardan uzak durmak olmalı. Bu kimyasalların başında sigara dumanı geliyor. Diğer irritanlar arasında hava kirliliği, yüksek konsantrasyonlu deterjanlar ve çamaşır suları yer alıyor. Bunlara maruziyeti kesemiyorsanız mutlaka maske kullanmanız gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>‘Burun duşu’ yapın </strong></p>
<p>Sinüzit ataklarından korunmanın diğer bir yolu ise burun ve sinüs duşudur. Doç. Dr. Osman Halit Çam, bu alışkanlığı edinmenizde bir sakınca olmadığını belirterek, “Böylelikle, gün boyu dışarıda geçirdiğiniz süreçte burun ve sinüs mukozalarınızda birikmiş olan mikro partiküllerini mekanik olarak uzaklaştırmış olursunuz. Ancak solüsyon seçimi ve uygulama basınçları kontrollü olmalıdır” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Diş kontrollerinizi yaptırın</strong></p>
<p>Çürük dişlerin varlığı, azı dişlerin köklerinde kist ya da enfeksiyon gelişmesi gibi durumlarda yaşanan sorunlar komşuluk yoluyla sinüslere kolayca yayılabiliyor. Doç. Dr. Osman Halit Çam,<strong> </strong>diş kaynaklı sinüzitlerde tek kür ilaç tedavisinin çoğu zaman tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Ağız ve diş sağlığına özen göstermek, yılda iki kez diş kontrolünden geçmek, sinüzitten korunmaya yardımcı olacaktır.” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Basınç değişikliklerine dikkat edin</strong></p>
<p>Soğuk algınlığı, nezle ya da alerjik alevlenme dönemlerinizde scuba diving ya da uçak seyahatleriniz varsa, bu etkinliklerinizi erteleyin. Normalde basınç değişikliklerinde, vücut boşluklarımızdaki hava genleşip büzüşüyor. Hastalık dönemlerinde ise bu dokular hem ekstra hassas oluyor hem de basınç değişikliklerine bağlı hava sirkülasyonunu yeteri kadar tolere edemiyor. Bu tablo da hastalığın uzamasına neden olarak sinüzit ataklarını tetikleyebiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Burun tıkanıklıklarını çözün</strong></p>
<p>Burnunuzda kemik eğriliği (deviasyon) veya et büyümesi (konka hipertorfisi) gibi anatomik olarak tıkanıklık varsa sinüs mukozalarınız sağlıklı bir şekilde havayla temas etmiyor ve hava sirkülasyonu yeteri kadar iyi olmuyor demektir. Doç. Dr. Osman Halit Çam, “Bu anatomik problemleri cerrahi olarak çözmek sinüzite yakalanmanızı geciktirecek, yakalansanız bile sizi yormadan hastalığı atlatmanızı sağlayacak önlemler arasındadır.” diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinuzite-karsi-8-etkili-onlem-375983">Sinüzite Karşı 8 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, &#8220;Talesemiden Korunmada En Etkili Yöntem Toplumsal Farkındalığın Artırılması&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-meral-sonmezoglu-talesemiden-korunmada-en-etkili-yontem-toplumsal-farkindaligin-artirilmasi-373092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 10:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırılması]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığın]]></category>
		<category><![CDATA[korunmada]]></category>
		<category><![CDATA[meral]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sönmezoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[talesemiden]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373092</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Talasemide Enfeksiyona Bağlı Yaşam Kayıplarına Karşı Önlem Alınmalı”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-meral-sonmezoglu-talesemiden-korunmada-en-etkili-yontem-toplumsal-farkindaligin-artirilmasi-373092">Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, &#8220;Talesemiden Korunmada En Etkili Yöntem Toplumsal Farkındalığın Artırılması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Talasemide Enfeksiyona Bağlı Yaşam Kayıplarına Karşı Önlem Alınmalı”</p>
<p>Gerek bireysel gerekse toplumsal maliyeti oldukça yüksek olan talasemi akraba evliliklerinin sıklığı nedeniyle ülkemiz açısından ayrı bir önem taşıyor. Bu durumun hem hastalıkların sıklığını artırttığını hem de maalesef her yıl yüzlerce hastalıklı çocuğun dünyaya gelmesine neden olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Dünya Talasemi Günü” nedeniyle önemli açıklamalarda bulundu. Korunma adına alınan önlemleri ve evlilik öncesi evlenecek olan çiftlerin taranmasının önemine işaret eden Prof. Sönmezoğlu, ayrıca hastaları enfeksiyonlardan korunmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.</p>
<p>Dünyada bilinen en yaygın genetik hastalık olan talasemi hastalığı, oksijen taşıma görevi olan hemoglobin sentezinin genetik bozukluğu olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte talasemi taşıyıcılarının çoğunun bu hastalığı taşıdıklarını bilmediklerine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, ancak talasemi hastası bir çocuk sahibi olduklarında ya da hastalık için özel olan kan testi yaptırdıklarında öğrenebildiklerini söyledi.</p>
<p>“ÜLKEMİZDE AKDENİZ ANEMİSİ OLARAK BİLİNİYOR”</p>
<p>“Ülkemizde akraba evliliklerinin fazla olması genetik geçişli bir hastalık olan talaseminin sıklığını arttırmakta, maalesef her yıl yüzlerce hastalıklı çocuk dünyaya gelmektedir” diyen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu hastalığın belirtileriyle ilgili şu bilgileri verdi: “Hemoglobinopati” denilen hastalıklar arasında bulunan Talasemi hastalık grubunda ülkemizde en sık Beta Talasemi görülmektedir. Beta Talasemi ülkemizde “Akdeniz Anemisi” olarak bilinir. Bu hastalık hemoglobin yapımında yetersizlik ve bozukluk nedeniyle kanın doku ve organlara oksijen taşımasında azalmaya neden olur. Bunun sonucu olarak hastalarda solukluk, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, gelişme geriliği ortaya çıkar. Kemik iliğinin kan yapımı için aşırı uyarılması ve daha fazla çalışması ile yüz kemiklerinde hastalığa özgü genişleme olur.”</p>
<p>“TÜRKİYE’DEKİ TALASEMİ TABLOSU”</p>
<p>Tedavisinin hasta ve ailesi açısından oldukça yıpratıcı olduğu için tarama programlarının son derece önem taşıdığını söyleyen Prof. Sönmezoğlu, ülkemizde bu konuda yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>Sağlıklı Türk popülasyonunda beta-thalassemi taşıyıcı sıklığı yüzde 2,1 olup, yaklaşık 1.400.000 taşıyıcı ve 4513 civarında hasta bulunmaktadır. Yaklaşık toplam talasemili hasta sayısı 6.000 civarıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından 24.10.2002 tarihinde Kalıtsal Kan Hastalıkları Yönetmeliği yayınlanmıştır. Bakanlığın belirlediği 33 ilde talaseminin de içinde bulunduğu kalıtsal kan hastalıklarını önleyebilmek için Hemoglobinopati Kontrol Programı başlatılmıştır. 2013&#8217;te 41 ilde tarama yapılırken 2018 den beri 100 günlük eylem planı ile 81 kentte evlenme öncesi tüm çiftlerin bu testi yaptırması zorunlu hale geldi. 01 Kasım 2018 yılından itibaren program 81 ilde Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı olarak aile hekimleri tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmalarla talasemili doğan çocuk sayısı senede 300&#8217;lerden 30&#8217;lara düştü.”</p>
<p>“TEDAVİ HASTALIĞIN BELİRTİLERİNE GÖRE DEĞİŞİYOR”</p>
<p>Talasemi tedavisinin hastanın yaşadığı şikayetler ve belirtileri göre farklılık gösterdiğini ve bu doğrultuda planlama yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Kansızlık için en çok uygulanan ve etkili yol kan transfüzyonudur. Talasemi major hastaları sıklıkla her ay bu tedaviyi alır. Yapılan transfüzyonlara bağlı olarak vücutta biriken demir, özel demir bağlama tedavisi (Şelasyon tedavisi) ile uzaklaştırılır. Günümüzde kök hücre ve gen tedavisi, prenatal tanı ve preimplantasyon genetik tanı yöntemleri de kullanılmaktadır” diye konuştu.</p>
<p>“EN ÖNEMLİ KOMPLİKASYON ENFEKSİYONLAR”</p>
<p>Talasemi hastaları için tedavi zorluğunun yanısıra enfeksiyonların da önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Talasemi hastalarında en sık ikinci yaşam kaybı nedeni ve başta gelen morbidite nedenlerinden biri olan enfeksiyonlardır. Talasemi hastalarında hazırlayıcı faktörler arasında derin kansızlık, demir yüklenmesi, dalağın alınması, ve bazı bağışıklık bozuklukları gelir. Bakteri enfeksiyonlarının başlıca etkenleri Asya ülkelerinde Klebsiella spp ve batı ülkelerinde Yersinia enterocolitica&#8217;dır” şeklinde konuştu.</p>
<p>TALESEMİ HASTALARININ ENFEKSİYONDAN KORUNMASI İÇİN NELER YAPILMALI?</p>
<p>Talasemi major hastalarının hayatları boyunca hemen hemen her ay iki ünite kan transfüzyonu aldıkları için bu tedavinin de enfeksiyon bulaşı için bir risk faktörü olduğuna değinen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “En sık görülen hastalıklar viral enfeksiyonlardır. Her ne kadar kan bağışçılarına sorgulama ve hastalık taraması yapılsa ve güvenli kan temini sağlansa da dünyanın her ülkesinde olduğu gibi bu risk halen vardır. O nedenle tüm talasemi hastalarının aşı ile korunulabilen hepatit B hastalığına karşı aşılanması gereklidir. Enfeksiyonlardan korunmak için ayrıca: Talasemi hastaları ateşli hastalık geçirdiklerinde hemen tedavi edilmelidir. Sistemik hastalığa dönüşmesi engellenmelidir. Talasemi hastalarının dalağı alınırsa kapsüllü bakterilere karşı aşıları yapılmalıdır. Bununla birlikte. Talasemi hastaları enfeksiyon kaynağı olabilen çiğ et, süt, kabuklu deniz ürünü ve taze peynir tüketmemelidir.”</p>
<p>“KORUNMADA EN ETKİLİ YÖNTEM TOPLUMSAL FARKINDALIĞIN ARTIRILMASI”</p>
<p>Günümüzde oldukça zorlu olabilen talasemi tedavisinde, bugünkü verilere göre bir hastanın devlete yıllık maliyeti 10 bin dolar civarında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Talasemi gibi her iki ebeveynden de gelen hatalı genler ile geçiş gösteren kalıtsal hastalıkların kontrolünde en etkili yöntem, hastalık hakkında toplumun bilgilendirilmesi, toplum taramaları ile taşıyıcıların saptanması, onlara genetik danışma verilmesi ve gebelik öncesi tanı metotları kullanılarak yeni hastalıklı bebek doğumlarının önlenmesidir. Talasemi birçok ülkede kontrol altına alınmıştır.” Diye konuştu.</p>
<p>“RİSKİ BÖLGELERDE YAŞAYANLAR EVLİLİK ÖNCESİ TEST YAPTIRMALI”</p>
<p>Toplumdaki talasemi taşıyıcıları, normal görünümde olduklarından, özel talasemi testleri yapılmadıkça taşıyıcı olup olmadıklarının anlaşılmasının da mümkün olmayacağını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Tıbbi Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Bu sebeple riskli bölgelerde yaşayan gençlerin mutlaka evlilik öncesi talasemi testi yaptırmaları gerekir” dedi.</p>
<p>Hemoglobinopati kontrol programında; evlilik öncesi evlenecek olan çiftlerin taranması ve hasta veya taşıyıcı çıkan bireylerin diğer aile fertlerinin ve akrabalarının tarandığını belirten Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Ayrıca geleceğin ebeveynleri olarak ortaöğretimde okuyan öğrencilere yönelik Hemoglobinopati eğitim ve tarama programları uygulanması da ayrı bir önem arz etmektedir. Bunların dışında hekimin veya kişinin kendi isteği ile Hemoglobinopati testi uygulanabilir. “diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-meral-sonmezoglu-talesemiden-korunmada-en-etkili-yontem-toplumsal-farkindaligin-artirilmasi-373092">Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, &#8220;Talesemiden Korunmada En Etkili Yöntem Toplumsal Farkındalığın Artırılması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklardan Dikkat Eksikliğine Karşı 7 Etkili Öneri!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklardan-dikkat-eksikligine-karsi-7-etkili-oneri-373065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 09:12:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğine]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınavlarda en basit soruların dikkat eksikliğinden dolayı yanlış cevaplanması, ani öfke patlamaları, unutkanlık, gerginlik, görevleri tamamlamada güçlük çekme, çabuk sıkılma, bir eylemi yapmak için ebeveynlerin birkaç kez uyarıda bulunmak zorunda kalmaları…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklardan-dikkat-eksikligine-karsi-7-etkili-oneri-373065">Çocuklardan Dikkat Eksikliğine Karşı 7 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sınavlarda en basit soruların dikkat eksikliğinden dolayı yanlış cevaplanması, ani öfke patlamaları, unutkanlık, gerginlik, görevleri tamamlamada güçlük çekme, çabuk sıkılma, bir eylemi yapmak için ebeveynlerin birkaç kez uyarıda bulunmak zorunda kalmaları… Günümüzde pek çok anne babanın muzdarip olduğu bu sorunlar Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) belirtileri olabiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Uzman Psikolog Melis Doğan</strong>, son yıllarda giderek yaygınlaşan DEHB’nin tedavi edilmediğinde, akademik ve sosyal becerilerin gelişimini olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek “Ancak, doğru tanı ve tedavi ile birçok insan DEHB ile başa çıkabilir ve başarılı bir hayat sürdürebilir. Anne babaların bazı hatalı yaklaşımları da çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu gibi davranışsal sorunları artırabiliyor” diyor. Uzman Psikolog Melis Doğan çocuklarda dikkat eksikliğini artıran 6 hatalı ebeveyn yaklaşımını anlattı, dikkat eksikliğine karşı 7 etkili öneride bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Pozitif yaklaşın</strong></p>
<p>Çocuğunuzda hoşunuza gitmeyen, sorunlu davranışlara odaklanmak yerine olumlu davranışlarına odaklanın. Doğru bulmadığınız davranışlarını uzun uzun eleştirmeyin. Çocuğunuz iyi davrandığınızda veya bir başarı elde ettiğinde, bir işin üstesinden geldiğinde övgüde bulunup, bir çizelgeye yıldız koyabilir, her hafta yıldızları toplayarak ona uygun mütevazı bir ödül verebilirsiniz. Olumsuz davranışlarında da eksi koyup buna göre yaptırım uygulayabilirsiniz. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Rutin uygulamalarınız olsun</strong></p>
<p>Uzman Psikolog Melis Doğan “DEHB&#8217;li çocuklar için, rutin düzen oldukça önemlidir. Bu, çocuğun günlük hayatını planlamayı ve organize etmeyi kolaylaştırır. Bu nedenle, evde bir rutin oluşturmak ve çocuğun günlük planını belirlemek önemlidir” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sınır belirleyin</strong></p>
<p>Sınır belirlemek çocuğun davranışlarını kontrol etmesine yardımcı olurken, sorunla mücadeleye karşı fayda sağlayabiliyor. Ancak, bu sınır belirlemeleri sert değil, esnek şekilde uygulayın. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İyi bir iletişim kurun</strong></p>
<p>DEHB&#8217;li bir çocukla iyi bir iletişim kurmak, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir. Çocuğunuzla açık ve anlaşılır bir şekilde konuşun, onların duygularını anlamaya çalışın ve duygularını paylaşın. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Güçlü yönlerine odaklanın</strong></p>
<p>Çocuğunuzun güçlü yönleri, onların özsaygılarını artırır ve DEHB gibi davranışsal problemleri azaltabilir. Bu nedenle mutlaka çocuğunuzun güçlü yönlerini keşfedin ve bu yönlerini geliştirmelerine yardımcı olun. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Düzenli spor ve uyku düzeni sağlayın</strong></p>
<p>Düzenli spor DEHB bozukluğu olan çocukların stres seviyelerini azaltabilir ve sorunlarıyla mücadele etmelerine yardımcı olabilir. Sağlıklı bir uyku düzeni de çocukların dikkatlerini toplamalarına ve daha iyi davranışlar sergilemelerine yardımcı olacaktır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Farkında olun</strong></p>
<p>Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hakkında bilgi edinmek, çocuğunuzun davranışlarını daha iyi anlamanızı sağlayacağından uzmanlar tarafından hazırlanan kitaplar, makaleler veya seminerlerden yararlanabilirsiniz. Ayrıca DEHB&#8217;li bir çocukla başa çıkmak zorlu bir durum olduğundan destek alabileceğiniz gruplar veya uzmanlarla iletişime geçmek faydalı olabilir. Bu desteklerin hem ebeveynlerin hem de çocuğun hayatını kolaylaştırabileceğini belirten Uzman Psikolog Melis Doğan “DEHB tedavisinin genellikle bir kombinasyon halinde ilaç tedavisi ve davranış terapisi olarak uygulanır. Davranış terapisi; problem çözme, zaman yönetimi, ödül sistemleri, sosyal beceriler ve duygusal düzenleme gibi konularda kişilere yardımcı olur. İlaç tedavisi de semptomları azaltabilir ve tedaviye katkıda bulunabilir” diyor.</p>
<p>  </p>
<p><strong>xxxxxxxxxxx Kutu xxxxxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>DEHB’yi artıran 6 hatalı ebeveyn yaklaşımı!</strong></p>
<p>Uzman Psikolog Melis Doğan anne babaların bazı hatalarının, çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu gibi bazı davranışsal sorunları artırabildiğini belirterek, 6 hatalı ebeveyn yaklaşımını şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li><strong>Yetersiz disiplin:</strong> Disiplin çocuğun düzenli ve yapıcı davranışlar sergilemesine yardımcı olur. Yetersiz disiplin ise çocuğun davranış kontrolü ve düzenli bir hayatı takip etmesinde sorunlara yol açabilir. </li>
<li><strong>İletişim eksikliği:</strong> İletişim eksikliği, çocukların ihtiyaçlarının ve duygularının anlaşılmamasına neden olabilir. Bu da çocuğun DEHB belirtilerinin artmasına neden olabilir.</li>
<li><strong>İlgi eksikliği:</strong> İlgi eksikliği, çocukların kendilerini yalnız hissetmelerine neden olabilir. Bu da çocukların davranış problemleri geliştirmesine ve DEHB gibi sorunlar yaşamasına yol açabilir.</li>
<li><strong>Kural koymamak:</strong> Çocuklar için kurallar, sınırlar ve rutinler oldukça önemlidir. Kurallara uymama, çocukların düzensiz davranışlar sergilemesine ve DEHB belirtilerinin artmasına neden olabilir.</li>
<li><strong>Bilinçsiz yaklaşım:</strong> Bazı ebeveynler, çocuklarına nasıl doğru davranacakları ve sorunlarını nasıl çözecekleri konusunda yeterli bilgi sahibi olmayabilirler. Bu da çocukların DEHB gibi davranışsal problemler yaşamasına neden olabilir.</li>
<li><strong>Çatışma ve strese yol açan ev ortamı:</strong> Gerek anne babanın birbiriyle gerekse çocuklarıyla sık sık çatışması ve stresli bir ev ortamı, çocukların stres seviyelerini artırabilir ve DEHB gibi davranışsal problemlere yol açabilir.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklardan-dikkat-eksikligine-karsi-7-etkili-oneri-373065">Çocuklardan Dikkat Eksikliğine Karşı 7 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 09:14:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Şekeri cazip kılan şey ise ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen serotoninin salgılanmasını tetikleyerek bize keyif veren bir işlev görmesi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258">Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Şekeri cazip kılan şey ise ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen serotoninin salgılanmasını tetikleyerek bize keyif veren bir işlev görmesi. Bu nedenle şeker veya şekerli besinlere karşı gelmek kuşkusuz çoğumuz için hiç kolay olmuyor. Ancak vücudumuzun enerji kaynağı olan şekeri doğru besinlerden almamak ve tüketimini abartmak ciddi sağlık sorunlarıyla sonuçlanabiliyor. Öyle ki fazla şeker tüketimi; obeziteden diyabete, kalp hastalıklarından kansere, karaciğer yağlanmasından bunamaya kadar pek çok hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca heyecanla beklediğimiz yaz mevsimine fit bir vücutla girmek için şeker tüketimini bırakmak kilit role sahip. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman</strong>,<strong> </strong>bu nedenle şekerin mutlaka sınırlı miktarda tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günlük alınan enerjinin yüzde 5’inden daha azı şekerden gelmelidir. Paketli gıdalardan da farkında olmadan şeker aldığımızı unutmamalıyız. Zira şeker; hazır soslar, ketçaplar, kahvaltılık gevrekler gibi pek çok paketli gıdalarda bulunuyor. Günlük beslenmemizde şekerden tümüyle kaçınmak neredeyse imkansız olsa da paketli gıdaları satın alırken şeker oranı en düşük olan yiyecekleri tercih etmeye özen gösterebiliriz. Bu noktada etiket okuryazarlığı oldukça önem kazanıyor. Paketlerde yer alan besin etiketlerini inceleyerek şeker içermeyen veya düşük oranda içerenleri seçebiliriz. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman</strong>, şeker alışkanlığını bırakmanın yollarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p> </p>
<p><strong>Öğün saatlerinizi kendinize göre belirleyin</strong></p>
<p>Günde kaç ana öğün ya da ara öğün yapmanız gerektiğine; vücudunuzdan gelen açlık, tokluk veya tatlı isteği gibi sinyalleri dikkate alarak karar verin. Örneğin, hergün ikindide tatlı krizi yaşıyorsanız, öğle yemeğini atlamanın ya da öğle yemeğinden sonra uzun açlığın dezavantajını yaşıyor olabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Bu durumda öğle yemeğini ihmal etmeyin ya da yediyseniz öğleden sonra meyve veya ceviz gibi bir atıştırma yapmayı deneyin. Bu şekilde kan şekerinizi dengede tuttuktan sonra tatlı istekleriniz devam ediyorsa kendinize alışana kadar biraz zaman tanıyabilir ya da tatlı isteğinizin altında yatabilecek diğer sebepleri araştırabilirsiniz” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Günde 2-3 porsiyon meyve tüketin</strong></p>
<p>Düzenli meyve tüketmek, ihtiyaç duyulan şeker tadını meyvelerden alarak, zamanla diğer şekerli besinlerin tüketilmesinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Diyabet hastası değilseniz, günde 2-3 porsiyon meyve tüketmeyi alışkanlık edinin. Burada önemli olan, bir porsiyon meyvenin bir yumruk büyüklüğü meyve olduğunu unutmamanız ve meyve yemeyi akşama bırakmıyor olmanız.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeterli karbonhidrat aldığınızdan emin olun</strong></p>
<p>Yeterli miktarda karbonhidrat alınmadığında bu durum tatlı atağıyla sonuçlanabiliyor. Tam tahıllı ekmek, bulgur, meyve gibi besinler doğal olarak karbonhidrat ve diğer birçok besin ögesi içeriyor. Bu besin grubu yeterli miktarda tüketilmediğinde kan şekeri düşebiliyor ve ani bir tatlı isteği belirebiliyor. Dolayısıyla öğünlerinizde karbonhidrat içeren bu besinlerden bir ya da birkaçına yer vermeniz gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tarçının tadından faydalanın</strong></p>
<p>Tatlı tada sahip bir baharat olması nedeniyle meyvelere veya süte eklediğinizde tarçının sağlayacağı tat, şeker isteğinizi baskılayabiliyor. Dilimlediğiniz meyvelerin üzerine tarçın serperek veya gece geç saatte tatlı isteğiniz oluyorsa bir su bardağı süte tarçın ekleyerek tatlı isteğini bastırabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Su içmeyi unutmayın</strong></p>
<p>Susama ve açlık sinyalleri bazen birbiriyle karıştırılabiliyor. Susuzluğun açlık veya tatlı isteğiyle karışmaması için yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun. Kilonuzu 35 ml ile çarparak günlük su ihtiyacınızı bulabilirsiniz.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Doğru karbonhidratları seçin</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman,<strong> </strong>tükettiğiniz karbonhidrat türünün de tatlı isteğinizi tetikleyebildiği uyarısında bulunarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin pirinç ve patates gibi karbonhidratlar kan şekerinizin hızlıca yükselip sonrasında hızlıca düşmesine neden olabiliyor. Bu durum kan şekerini dengelemek için tatlı atağına yol açabiliyor. Bunun aksine, tam tahıl ekmek ve bulgur gibi karbonhidratlar kan şekerinizde dalgalanmalara yol açmıyor ve tatlı isteğini tetikleme olasılıkları daha düşük oluyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Süt ürünlerini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Süt ürünleri hem içeriğindeki protein hem de laktoz sayesinde kan şekerini dengede tutmaya yardımcı oluyor. Gün içerisinde uzun süre aç kaldığınızda süt, yoğurt veya kefir gibi bir süt ürünü tüketerek tatlı isteğinizin önüne geçebilir, aynı zamanda kalsiyum ve protein gereksiniminizi karşılayabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kahvaltı ve öğünlerde proteini unutmayın</strong></p>
<p>Yeteri kadar protein tüketmek kan şekerinizin dengede kalmasına ve tok hissetmenize yardımcı oluyor. Dolayısıyla eğer karbonhidrat ağırlıklı besleniyor, ancak yeteri kadar protein almıyorsanız tatlı isteği yaşamanız çok daha muhtemel. Kahvaltıda yumurta, peynir ve ceviz tüketmek, öğünlerde et/tavuk/balık/yoğurt gibi protein içeren besinlere yer vermek tatlı isteğinize iyi gelebiliyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sebzeleriniz çeşitli olsun!</strong></p>
<p>Vücuttaki bazı vitamin veya minerallerin eksikliği de tatlı isteği ya da benzer eğilimleri tetikleyebiliyor. Bu nedenle mevsime uygun çeşitli sebzeleri düzenli olarak tüketmeniz hem besin içeriğiyle hem de kan şekerinizi dengede tutmaya yardımcı olarak tatlı isteğinizi azaltabiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın!</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite ya da egzersiz serotonin salgılanmasına yardımcı olarak duygu durumunuzun dengede olmasına katkı sağlayabiliyor. Eğer tatlı isteğinizin altında stres, anksiyete veya mutsuzluk gibi sebepler yatıyorsa, egzersiz yapmanız tatlı isteğinizi baskılayabiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258">Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AV-TEST, üç ayrı Kaspersky ürününün fidye yazılımlarına karşı yüzde 100 etkili olduğunu doğruladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/av-test-uc-ayri-kaspersky-urununun-fidye-yazilimlarina-karsi-yuzde-100-etkili-oldugunu-dogruladi-370862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 08:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[avtest]]></category>
		<category><![CDATA[ayrı]]></category>
		<category><![CDATA[doğruladı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[ürününün]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımlarına]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Endpoint Security for Business, Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Internet Security, AV-TEST tarafından yapılan “Gelişmiş Tehdit Koruma Testi” değerlendirmelerinde fidye yazılımı saldırılarına karşı yüzde 100 etkinliğini kanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/av-test-uc-ayri-kaspersky-urununun-fidye-yazilimlarina-karsi-yuzde-100-etkili-oldugunu-dogruladi-370862">AV-TEST, üç ayrı Kaspersky ürününün fidye yazılımlarına karşı yüzde 100 etkili olduğunu doğruladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kaspersky Endpoint Security for Business, Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Internet Security, AV-TEST tarafından yapılan “Gelişmiş Tehdit Koruma Testi” değerlendirmelerinde fidye yazılımı saldırılarına karşı yüzde 100 etkinliğini kanıtladı. 11 işletim sistemiyle çalışan bilgisayarları hedef alan fidye yazılımı yükü içeren 10 ayrı zincirleme saldırı senaryosu eşliğinde 17 tedarikçinin 25 ürününü inceledi. Kaspersky ürünleri 10 farklı zincirleme saldırıyla karşı karşıya kalmasına rağmen tek bir kullanıcı dosyasını bile kaybetmedi.</strong></em></p>
<p>Dünyanın dört bir yanındaki fidye yazılımı gruplarının yöntem ve tekniklerini geliştirmesine bağlı olarak 2022 yılının ilk 10 ayında hedefli fidye yazılımları tarafından saldırıya uğrayan kullanıcıların oranı, 2021&#8217;in aynı dönemine kıyasla neredeyse iki katına çıktı. Kurumlara yönelik saldırılar kalıcı bilgi kaybı, iş süreçlerinin kesintiye uğraması, yedeklere dönüş sırasında yaşanan zaman kaybı, itibara verilen zarar ve hepsinden önemlisi büyük mali kayıplar gibi sonuçlara yol açabiliyor. IBM&#8217;in veri ihlali raporuna göre, 2022 yılında fidye yazılımı saldırılarının kurumlara ortalama maliyeti 4,54 milyon ABD dolarına ulaşmış durumda.</p>
<p>AV-TEST, Ekim 2022&#8217;de Windows 11 işletim sistemiyle çalışan bilgisayarları hedef alan fidye yazılımı yükü içeren 10 ayrı zincirleme saldırı senaryosu eşliğinde 17 tedarikçinin 25 ürününü inceledi. Saldırı kurgusunda Emotet fidye yazılımı ailesinin teknikleri kullanıldı. Test mühendisleri, saldırıların her bir aşamasını MITRE ATT&#038;CK aşamalarıyla ilişkilendirdi ve test edilen güvenlik çözümlerinin her birinin saldırıyı hangi aşamada tespit edebildiğini, engelleyebildiğini ve kullanıcı dosyalarındaki değişiklikleri geri alabildiğini araştırdı.</p>
<p><strong>30 puan üzerinden en yüksek kalitede koruma </strong></p>
<p>Testlerde yer alan üç Kaspersky ürünü, toplam 30 puan üzerinden maksimum koruma puanlarına imza attı. Teste katılan Kaspersky Endpoint Security for Business ve Kaspersky Small Office Security kurumsal güvenlik çözümleri ve Kaspersky Internet Security tüketici güvenlik ürünü, kullanıcı dosyalarını 10 zincirden oluşan saldırıların tamamından korumayı başardı ve “Advanced Approved Endpoint Protection” ve “Advanced Certified” sertifikalarını almaya hak kazandı.</p>
<p>Kaspersky ürünleri, 2021&#8217;in Haziran-Ağustos ve Kasım aylarının yanı sıra 2022&#8217;nin Şubat, Nisan ve Ağustos aylarında yapılan çeşitli testlerde de başarısını kanıtlayarak fidye yazılımları dahil olmak üzere karmaşık tehditlere karşı en yüksek kalitede koruma sağladığını ortaya koydu.</p>
<p>AV-TEST CTO&#8217;su <strong>Maik Morgenstern</strong>, şunları söyledi: <em>&#8220;Gelişmiş tehdit korumasına odaklanan testlerimiz, tehdit aktörleri tarafından kullanılan en son teknikleri kullanarak EPP çözümlerinin tam ölçekli fidye yazılımı saldırılarına karşı gerçek yeteneğini değerlendirmek için tasarlandı. Birçok EPP ürününün testlerde başarılı bir performans ortaya koyması son derece zor. Bu nedenle Kaspersky&#8217;nin sunduğu %100 koruma oranları olağanüstü bir başarıyı simgeliyor.&#8221;</em> </p>
<p>Kaspersky Tehdit Araştırmaları Başkanı <strong>Alexander Liskin</strong> de şunları ekledi: <em>&#8220;Fidye yazılımı gruplarının kurbanı olan işletmelerin ve tüketicilerin sayısı, bu yöndeki faaliyetlerin her geçen gün gelişmesine bağlı olarak sürekli artıyor. Fidye yazılım saldırılarının ciddi sonuçlarını önlemek için şirketlerin ve tüketicilerin siber güvenliğin temel kurallarını iyi anlamaları ve profesyonel siber güvenlik yazılımları kullanmaları gerekiyor. Siber güvenlik sağlayıcıları, fidye yazılımlarına karşı müşterilerine maksimum düzeyde koruma sağlamak için ürünlerini sürekli olarak geliştiriyor ve bağımsız değerlendirmelere tabi tutuyor. AV-TEST’in yaptığı araştırmalar ve verdiği sertifikalar, yazılım ve hizmetlerimizin etkinliğini kanıtlamanın yanı sıra mevcut tehdit ortamının nabzını tutmak adına bizim için büyük bir fırsat. Kaspersky teknolojilerini yeni zorluklara uygun şekilde geliştirmek için düzenli olarak bu ve benzer titiz ürün değerlendirme programlarına katılıyoruz.&#8221;</em> </p>
<p>AV-TEST tarafından Ekim 2022&#8217;de gerçekleştirilen &#8220;En Son Fidye Yazılımı Tekniklerine Karşı Güvenlik Yazılımı&#8221; raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Fidye yazılımlarına karşı korumada maksimum verimlilik gösteren Kaspersky ürünleri hakkında daha fazla bilgi için lütfen Kaspersky Endpoint Security for Business, Kaspersky Small Office Security ve Kaspersky Internet Security sayfalarını ziyaret edin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/av-test-uc-ayri-kaspersky-urununun-fidye-yazilimlarina-karsi-yuzde-100-etkili-oldugunu-dogruladi-370862">AV-TEST, üç ayrı Kaspersky ürününün fidye yazılımlarına karşı yüzde 100 etkili olduğunu doğruladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserine Karşı 5 Etkili Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserine-karsi-5-etkili-onlem-361091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 09:24:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan kolon (kalın bağırsak) kanseri, gerek erkeklerde gerekse kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserine-karsi-5-etkili-onlem-361091">Kolon Kanserine Karşı 5 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan kolon (kalın bağırsak) kanseri, gerek erkeklerde gerekse kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Teomete</strong> yanlış yaşam alışkanlıkları ve batı tipi beslenme nedeniyle artış gösteren kolon kanserinden bazı önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Teomete kolon kanserine karşı 5 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.   </p>
<p>Beslenme alışkanlıkları sindirim sistemi kanserlerinin gelişmesinde kritik rol oynuyor. Özellikle sebze tüketiminin yetersiz olması, et ağırlıklı beslenme, alkol, aşırı şekerli yiyecekler, salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerini aşırı tüketmeye hareketsizlik ve fazla kiloların da eklenmesi kolon kanserine davetiye çıkarıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Teomete “Kolon kanseri ülkemizde erkeklerde ve kadınlarda en sık karşılaşılan üçüncü kanser tipidir. Erkeklerde yüzde 24.4, kadınlarda ise yüzde 15.3 oranında görülmektedir. Yılda ortalama 15 bin vatandaşımız kolon kanseri tanısı almaktadır. Yıllık kolon kanseri nedeniyle vefat eden vatandaş sayımız yaklaşık 7 bin 200 civarındadır” diyor. </p>
<p><strong>Genç yaşlara indi!</strong></p>
<p>Geçmişte en sık olarak ortalama 64-74 yaşları arasında görülen kolon kanserine artık sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve obezitenin de etkisiyle genç yaşlarda da rastlandığını belirten Dr. Mehmet Teomete şöyle konuşuyor: “Son yıllarda gençlerde de kolorektal kanser sıklığı giderek artış gösteriyor. Artık 40 yaş altında kişilerde de kolon kanseri ile karşılaşıyoruz. Gençlerde kolon kanserindeki artışta obezitenin de büyük etkisi olduğu düşünülüyor. Kolon kanserlerinin beşte biri kalıtsal nedenlerle gelişirken, büyük nedeni yanlış yaşam alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.”</p>
<p><strong>Bu belirtilerle kendini gösteriyor!</strong></p>
<p>Kolon (kalın bağırsak) kanserinin kendisini en sık bağırsak hareketlerinde ve dışkılama alışkanlıklarında değişikliklerle gösterdiğini vurgulayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Teomete; kabızlık, ishal, dışkıda kan, şişkinlik hissi, dışkıda incelme, aşırı gaz ve karın ağrısı şikayetleri ile belirti verebildiğini söylüyor. Bu nedenle bağırsak hareketlerinde ve dışkılama alışkanlıklarında olası değişikliklerin dikkate alınması ve birkaç gün içerisinde düzelmediği taktirde mutlaka hekime başvurulması gerektiğine dikkat çeken Dr. Mehmet Teomete “Kolon kanserinde birinci evre hastaların neredeyse tamamı erken teşhis durumunda iyileşebilir. İkinci evrede bu oran yüzde 90 seviyesinde olmaktadır. Ancak ileri evrelerde tedavi şansı azalmaktadır. Bu nedenle kolon kanserinde erken tanı çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Kolon kanserinden korunmanın 5 önemli kuralı! </strong></p>
<p>“Kolon kanseri erken tanı ile iyileşebilen ve alınacak tedbirlerle gelişmesi engellenebilen bir hastalık olduğundan bazı kurallara dikkat ederek önlem alabilirsiniz” diyen Dr. Mehmet Teomete, o kuralları şöyle sıralıyor;   </p>
<ol>
<li>Düzenli sağlık taramaları yaptırın. Kolon kanserine neden olan polipler kolonoskopi sırasında tespit edilip alınarak, kanserleşmesinin önüne geçilebiliyor. </li>
<li>Akdeniz tipi beslenin. Mevsim sebzeleri, haftada iki gün balık, ceviz, badem ve fındık ile kuru bakliyat tüketmeye özen gösterin. Sağlıksız beslenmekten kaçının.</li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durun.</li>
<li>İdeal kilonuzda olun. Obezite kolon kanserine yol açan önemli etkenlerden biri. Bu nedenle aşırı kilolarınızdan sağlıklı diyet ve düzenli spor yaparak kurtulun. </li>
<li>Bedeninize uygun spor yapın. Özellikle haftada en az üç gün ve en az yarım saat olmak üzere düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin. </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserine-karsi-5-etkili-onlem-361091">Kolon Kanserine Karşı 5 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soli Özel: İçeride güç üretemeyen ülke etkili dış dış politika izleyemez</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soli-ozel-iceride-guc-uretemeyen-ulke-etkili-dis-dis-politika-izleyemez-358847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 15:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[içeride]]></category>
		<category><![CDATA[izleyemez]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[soli]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[üretemeyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358847</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altıncı gününde akademisyen ve uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel, yeni süreçte Türkiye’nin izlemesi gereken yol haritasına ilişkin konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soli-ozel-iceride-guc-uretemeyen-ulke-etkili-dis-dis-politika-izleyemez-358847">Soli Özel: İçeride güç üretemeyen ülke etkili dış dış politika izleyemez</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altıncı gününde  akademisyen ve uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel, yeni süreçte Türkiye’nin izlemesi gereken yol haritasına ilişkin konuştu. Özel, “Hayalperestlikle vakit kaybetmemek, emperyal düşler peşinde koşmamak gerek. Atatürk’ün de dediği gibi içeride güç üretemeyen ülke dışarıda ağırlık sahibi olamaz ve etkili bir dış politika da izleyemez” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Yeniliğe Davet” sloganıyla tüm Türkiye’yi geleceği inşa etmeye çağıran İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altıncı günü “Sadakate Davet” temasıyla devam etti. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) programda akademisyen ve uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel de konuştu. Özel, “Yeni Devlet için Milli Ekonominin Harcı: İzmir İktisat Kongresi” başlıklı bir sunum yaptı.</p>
<p><strong>“Kongrenin dünyaya verdiği mesaj milli iktisat anlayışı ve kapitülasyonların kaldırılmasıdır”</strong><br />İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün milli iktisat anlayışından asla vazgeçilmeyeceğini söylediğini hatırlatan Özel, müslüman Türk bir ticaret ve müteşebbis sınıfı yaratma hedefine vurgu yaptı. Kongre sürecine ve Lozan görüşmelerine değinen Özel, “Kongrede kalkınmaya katkıda bulunacağı için yabancı sermayeye de sıcak bakılması gündeme geldi. Ancak bunun tek şartı ülkenin egemenliğine zarar vermeyecek olması olarak belirlendi. Yani kapitülasyonların kaldırılması gerekmediği vurgulandı. Zaten Lozan’da da uzlaşma ancak bu koşul gerçekleştikten sonra mümkün olmuştur. Mustafa Kemal bir yandan iktisadi egemenlik arayışında milli iktisat politikalarına devam etmek istemekte diğer yandan Avrupalı büyük güçlerle barışı imzalayıp içeride kendisinden daha az radikal olan siyasi güç odakların ı mümkünse devre dışı bırakarak yeni devletin refah ve güvenliğini sağlamaya odaklanmak istemektedir. Yeni devletin içinde yer alacağı dünya düzenini de gayet iyi okumaktadır” dedi.</p>
<p><strong>“İçeride güç üretemeyen ülke etkili dış politika izleyemez”</strong><br />Birinci İktisat Kongresi sonrası oluşan dünya düzeni, ülkeler arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin attığı adımlar ve yeni süreçte izlemesi gereken politik ve ekonomik yol haritasına değinen Özel, “Hayalperestlikle vakit kaybetmemek, emperyal düşler peşinde koşmamak, tarihi de gönülden geçtiği gibi değil nesnel gözlerle okumak gerekir diye düşünüyorum ya da Gazi’nin söylediği gibi dış siyaset,  iç teşkilat ve iç siyasete dayandırılmak mecburiyetindedir. Yani iç teşkilatının dayanamayacağı genişlikte olmamalıdır. İçeride güç üretemeyen ülke dışarıda ağırlık sahibi olamaz ve etkili bir dış politika da izleyemez” ifadelerini kullandı.<br />Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soli-ozel-iceride-guc-uretemeyen-ulke-etkili-dis-dis-politika-izleyemez-358847">Soli Özel: İçeride güç üretemeyen ülke etkili dış dış politika izleyemez</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemer&#8217;in yüksek kesimlerinde kar etkili oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemerin-yuksek-kesimlerinde-kar-etkili-oldu-349206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 13:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kemerin]]></category>
		<category><![CDATA[kesimlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer’in yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle Kemer Belediye ekipleri, yol açma ve kar temizliği çalışmaları başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerin-yuksek-kesimlerinde-kar-etkili-oldu-349206">Kemer&#8217;in yüksek kesimlerinde kar etkili oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer’in yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle Kemer Belediye ekipleri, yol açma ve kar temizliği çalışmaları başlattı.</p>
<p>Kemer Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Ovacık ve Gölbastı mevkilerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle ulaşımda aksama yaşanmaması için çalışma başlattı.</p>
<p>Kar küreme ve yol açma çalışması yapan belediye ekipleri, vatandaşların yayla yollarında da mağduriyet yaşamaması için gece gündüz devriye geziyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerin-yuksek-kesimlerinde-kar-etkili-oldu-349206">Kemer&#8217;in yüksek kesimlerinde kar etkili oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın Cilt Kuruluğuna Karşı 10 Etkili Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kuruluguna-karsi-10-etkili-onlem-347478</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 08:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluğuna]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347478</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında özellikle soğuk hava ve rüzgar cilt sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Ciltte kuruluk, bu mevsimde en sık görülen cilt sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kuruluguna-karsi-10-etkili-onlem-347478">Kışın Cilt Kuruluğuna Karşı 10 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında özellikle soğuk hava ve rüzgar cilt sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Ciltte kuruluk, bu mevsimde en sık görülen cilt sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Soğuk ve rüzgarlı hava cildimizin koruyucu bariyerinde hasar oluşturuyor. Bunun sonucunda cildimizin su tutma kapasitesi azalıyor. Cildimizde oluşan sıvı kaybı nedeniyle de cildimiz kurumaya başlıyor. Ciltte kuruluk vücudun hemen her bölgesinde görülse de, kış aylarında en sık soğuk havaya maruz kalan ellerde, yüz bölgesinde ve dudaklarda oluşuyor. Cildimiz kuruduğunda yaygın olarak pul pul dökülmeler, gerilme hissi ve kaşıntı gibi sorunlar gelişerek yaşam kalitemizi olumsuz etkiliyor. Önlem alınmadığı takdirde ise kuruluğun artmasıyla birlikte ciltte geniş ve derin çatlaklar, egzama, enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlar gibi daha ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor! </p>
<p><strong>Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl</strong>, bu nedenle ciltte oluşan kuruluğun hafife alınmaması gerektiğini belirterek, “Kuru cilt tedavi edilmezse egzama gelişebildiği gibi, daha önceden egzaması olan kişilerde de hastalık aktifleşiyor. Ciddi kuruluklar cilt bariyerinin yıkılmasına neden olarak enfeksiyonlar için bir odak olabiliyor. Bunların yanı sıra alerjenler hasar görmüş olan cilt bariyerinden vücuda çok daha rahat girerek alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Dolayısıyla alınan önlemlere rağmen ciltte oluşan kuruluğun şiddeti artıyorsa, zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak büyük önem taşıyor” diyor. <strong>Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl,</strong> kış aylarında ciltte oluşan kuruluğa karşı almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Günde 2 kez nemlendirin</strong></p>
<p>Cilt kuruluğuna karşı nem koruyucu önlemler almanız ve cildinizi sık sık nemlendirmeniz büyük önem taşıyor. Nemlendirici ürünleri günde 2 kez ve banyodan hemen sonra, cildinizin gözenekleri henüz açık iken sürmeye özen gösterin. Üre, seramid veya alfa hidroksi asit içeren nemlendirici ürünleri ılık banyonun ardından kullanabilirsiniz. Ayrıca<strong> </strong>kış mevsiminde cildi nemli tutan yağ oranı yüksek nemlendirici ürünleri tercih edin. </p>
<p><strong>Cildinizi sabunla temizlemeyin</strong></p>
<p>Cilt temizliğinde sabun kullanımından kaçının. Zira bu ürünler cilde nem veren yağ tabakasını ciltten uzaklaştırarak kuruluğun şiddetini artırabiliyorlar. Cildinizi kurutmayan, yani alkali olmayan temizleyici ürünleri tercih edin. Yüzünüzü, ciltteki koruyucu yağ tabakası azalacağı için günde iki kereden fazla yıkamaktan kaçının.  </p>
<p><strong>Çok sıcak suyla duş almayın</strong></p>
<p>Çok sıcak su ciltte kuruluğu arttırdığı için ılık suyla duş almayı alışkanlık edinin. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl,<strong> </strong>“Ayrıca uzun süreli ve sık banyo yapmayın. Günde en fazla bir kez duş almanız yeterli gelecektir. Duş alımından hemen sonrasında cildinize uygulayacağınız nemlendiriciler de cilt kuruluğunu kontrol altında tutmanızda fayda sağlayabiliyor.” diyor.</p>
<p><strong>Odanın nem oranına dikkat! </strong></p>
<p>Hava kuruluğunu önlemek için odaların nem oranına dikkat edin. Böylece ciltte gelişen kuruluğun şiddetlenmesini engelleyebilirsiniz. Odalardaki nem oranının yüzde 50- 60 arasında olması öneriliyor. Ayrıca sıcak ve soğuk hava da cilt kuruluğunu şiddetlendirdiği için oda sıcaklığını 21-25 derece arasında tutmayı alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Cilde ‘nefes aldıran’ kıyafetler giyin!</strong></p>
<p>Kış aylarında doğru kıyafet seçimi cilt sağlığımız açısından da önem taşıyor. Cildinizi soğuk ve rüzgardan korumak için bere, eldiven ve atkı takmayı ihmal etmeyin. Naylon tarzı kumaşlar cildin nefes almasını önlüyor. Bu nedenle hava dolaşımını sağlayan ve ter emen pamuklu kıyafetleri tercih edin, eldivenlerinizin içine de yine pamuklu eldivenler giyerek cildinizin nemini korumaya çalışın. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, cilt kuruluğuna karşı pamuklu giysiler giymenizin transepidermal su kaybını önlediğini belirterek, “Cildin bütünlüğünün korunmasında; cildin bariyer fonksiyonu, terleme, yağ hücreleri ile enflamasyonun kontrol altında tutulması önem taşıyor. Dolayısıyla kış aylarında pamuklu kumaşlar gibi hava alabilen kumaşları tercih edin.” bilgisini veriyor.   </p>
<p><strong>Aşırı baharatlı gıdalar tüketmeyin</strong></p>
<p>Aşırı baharatlı gıdalar terlemeyi arttırarak ciltte kuruluk oluşturuyor. Özellikle kırmızıbiber ile karabiber kaçınmanız gereken baharatlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. </p>
<p><strong>Sıcak içeceklere dikkat!</strong></p>
<p>Kış aylarında içecekleri genellikle sıcak tüketmeyi tercih ediyoruz. Ancak sıcak içeceklerin sinirsel yolaklar üzerinden cildin bariyer fonksiyonunu bozduğu ve iltihaplanmayı arttırdığı, bu etkileri nedeniyle de ciltte kuruluğu şiddetlendirdiği düşünülüyor. </p>
<p><strong>Çok dar kıyafetler giymeyin</strong></p>
<p>Şiddetli cilt kuruluğu sorununuz varsa çok dar kıyafetler giymeyin. Aksi halde sürtünmeden dolayı cilt kolayca hasarlanabiliyor. Bunun sonucunda enfeksiyon ve alerji tetiklenerek daha büyük sorunlar gelişebiliyor.</p>
<p><strong>Bol bol su için</strong></p>
<p>Sağlıklı bir cilt yapısı için nem dengesini sağlamak son derece önemli. “Dıştan nem kaybını önlemeye yönelik tedbirlerimizin yanı sıra günlük ihtiyacımız olan su miktarını tüketmeye özen göstermeliyiz” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, “Günlük tüketmeniz gereken su miktarını; vücut ağırlığınızı (kg) 33 ml ile çarparak kolayca hesaplayabilirsiniz. Mesela 60 kilo iseniz 1980 ml, yani yaklaşık 2 litre su tüketmeniz gerekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Alkol ve kahveyi kısıtlayın</strong></p>
<p>Alkol, kahve ve çay diüretik etkileri nedeniyle vücuttan su atılımına yol açıyor. Ciltte kuruluğun artmaması için bu tür içecekleri sınırlı tüketmeli, hemen ardından mutlaka bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kuruluguna-karsi-10-etkili-onlem-347478">Kışın Cilt Kuruluğuna Karşı 10 Etkili Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemer&#8217;de fırtına ve yağmur etkili oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-ve-yagmur-etkili-oldu-347134</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 07:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[kemerde]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer’de dün başlayan fırtına ve yağmur yaşamı olumsuz yönde etkiledi. İlçe genelinde çok sayıda ağaç devrildi. Devrilen ağaçlar, Kemer Belediye ekipleri tarafından bulundukları yerden kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-ve-yagmur-etkili-oldu-347134">Kemer&#8217;de fırtına ve yağmur etkili oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer’de dün başlayan fırtına ve yağmur yaşamı olumsuz yönde etkiledi. İlçe genelinde çok sayıda ağaç devrildi. Devrilen ağaçlar, Kemer Belediye ekipleri tarafından bulundukları yerden kaldırıldı.</p>
<p>Sabah saatlerine kadar teyakkuz halinde olan Fen İşleri, Temizlik, Park ve Bahçeler müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde sürekli devriye gezerek, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir aldı. Yağmur nedeniyle tıkanan bazı mazgalların temizliği de yapıldı.</p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, “Meteorolojiden yapılan uyarı sonrası belediye olarak teyakkuza geçtik. Ekiplerimiz gece boyunca nöbet tuttu. Çok şükür büyük bir şey olmadı. Fırtına nedeniyle devrilen bazı ağaçlar oldu. Onları ekiplerimiz bulunduğu yerden kaldırdı.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-ve-yagmur-etkili-oldu-347134">Kemer&#8217;de fırtına ve yağmur etkili oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keyifli Bir Yarıyıl Tatili İçin 8 Etkili Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keyifli-bir-yariyil-tatili-icin-8-etkili-oneri-345804</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 08:36:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yoğun okul temposunda ilk dönemin sonuna gelindi. Okulların kapanmasıyla beraber eğitim sürecine ara verilen bu dönemde unutmamalıyız ki mola vermek ve dinlenmek çocuklar için çok faydalı olacaktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keyifli-bir-yariyil-tatili-icin-8-etkili-oneri-345804">Keyifli Bir Yarıyıl Tatili İçin 8 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun okul temposunda ilk dönemin sonuna gelindi. Okulların kapanmasıyla beraber eğitim sürecine ara verilen bu dönemde unutmamalıyız ki mola vermek ve dinlenmek çocuklar için çok faydalı olacaktır. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, </strong>“Bu ara dönemin bir mola dönemi olduğu unutulmamalı, çünkü çocukların da dinlenmeye, rahatlamaya ve eğlenmeye ihtiyaçları var. Dinlenmiş bir beden ve zihinle bir sonraki döneme geçişleri daha rahat olacaktır. Yarıyıl tatilinin, koşuşturmalı tempoda anne ve babayla akşamları geçirilen kısa zamanların telafi edilmesi için de önemli bir fırsat olduğunu dile getiren <strong>Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz</strong>, “Ailece tatil gezileri, kültürel geziler veya bulunduğunuz şehre dair keşif gezileri yapabilirsiniz. Bu tür aktiviteler hem çocuk ve ebeveyn ilişkisini yakınlaştırırken hem de çocuğun eğlenerek farklı deneyimler kazanmasını sağıyor. Ancak bu süreçte öğretmenler tarafından verilen ödev ve çeşitli faaliyetlerin de çocukların sorumluluğu olduğu unutulmamalı ve mutlaka yerine getirilmeli. Eğlence ve sorumluluklar bir arada götürülmelidir” diyor. <strong>Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz,</strong> verimli bir yarıyıl tatili için ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>
<p><strong>Çok esnek veya otoriter olmayın!</strong></p>
<p>Yarıyıl tatilinde çocuğunuzu ne çok esnek bırakın ne de çok otoriter olun. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, “Anne ve baba olarak ev içinde hiçbir zaman öğretmen konumunda olmayın. Çocuğunuza yol gösteren ve onu destekleyen bir lider olmaya özen gösterin. Çünkü öğretmen konumunda olmak, çocukla kurulan ilişkinin güç savaşına dönüşmesine yol açabiliyor. Bunun sonucunda ders çalışmak ve ödev yapmak onun kendi sorumluluğundan çıkıyor, anne ve babanın arzusuna hizmet eden bir çalışmaya dönüşebiliyor.” diyor. </p>
<p><strong>Ceza ve ödül vermeyin!</strong></p>
<p>Yarıyıl tatilinde ceza ve ödül gibi yaklaşımlardan uzak durmaya özen gösterin. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, “Özellikle karne konusunda çocuğun başarısı, kendisinin çabası ve emeği olduğu üzerinden yorumlanmalı, başarı ve ödül eşleştirmesinden kaçınılmalıdır. Çocuğun emeği ve çabası üzerinden yapılan yorum iç dünyasında sorumluluk duygusunu arttıracaktır. Ceza vermek ise yetersizlik ve suçluluk duygusunu arttırdığı gibi çocuğun kendini destekten yoksun hissetmesine neden olabiliyor.” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Rutinlerde büyük değişiklik yapmayın!</strong></p>
<p>Yarıyıl tatilinde dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta da, rutinlerinizde çok büyük değişiklikler yapmamak olmalı. Aksi halde tatil bitiminde çocuğun okula dönüşü ve uyumu zorlaşabiliyor. Ancak bu süreçte, gün içerisindeki rutinlerinizde ufak ufak esneklikler ise yapabilirsiniz. Örneğin, çocuğunuz akşamları saat 21.00’de yatıyorsa, bu süreyi yarım saat uzatabilirsiniz.</p>
<p><strong>Etkinliklerinizi birlikte planlayın</strong></p>
<p>Tatil sürecinde neler yapabileceğinize dair çocuğunuzla birlikte plan yapmanız, onun ilgisini çekebilecek etkinlikleri yine beraber düşünerek oluşturmanız da çok önemli. Çocuğunuzun fikrini önemsemeniz kendine olan güvenini arttıracaktır. Ev içinde kutu oyunları oynayabilir, yapboz yapabilir, kitap okuyabilir, beraber film izleyebilir ve üzerine konuşabilirsiniz. Bu tür keyif veren aktiviteleri birlikte yapmanız ve bol bol gülmeniz, çocuğunuzun stresini azaltmada ve okulun bir sonraki dönemine geçişini kolaylaştırmada çok etkili olacaktır.</p>
<p><strong>Yaşıtlarıyla sosyalleşmesini sağlayın</strong></p>
<p>Tatilde çocuğunuzun sosyalleşmesini sağlamanız da çok önemli. Zira, çocukların kendi arkadaş gruplarıyla sosyalleşmeleri ve daha önce deneyimlemedikleri çeşitli grup etkinliklerine dahil olmaları, yeni sosyal becerilerini fark etmelerini sağlayabiliyor.</p>
<p><strong>‘Yapmasın bir şey olmaz’ demeyin</strong></p>
<p>Öğretmenleri tarafından yarıyıl tatilinde tamamlamaları için verilen sorumlulukları yerine getirmeleri son derece önemli. Bu sorumluluklar, çocuğun okuluna ve öğretmenine karşı sorumlu olduğunun farkındalığının gelişebilmesini sağlıyor. Dolayısıyla ödevlerini yapmak istemiyorsa, ‘yapmasın bir şey olmaz’ şeklinde yaklaşırsanız, okula dönüşte çocuğunuzda suçluluk duygusunun gelişmesine neden olabilirsiniz. Dolayısıyla öğretmeninin onun sorumluluklarını yerine getirmesini beklediğini hatırlatmalı ve destek vermelisiniz.</p>
<p><strong>Eleştirmeyin, baskı kurmayın</strong></p>
<p>Çocuğunuzun karne notu ve performansı düşükse tatil sürecinde onu eleştirerek ve baskı kurarak ders çalıştırmaya zorlamayın. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, bu davranışınızın ilişkinize zarar vereceği uyarısında bulunarak, “Çocuğunuza, düşüşler kadar yükselişlerin de olduğunu belirtip bunu gerçekleştirebileceğine dair ümit ve destek veren bir tutumda olmalısınız. Ders çalışma konusunda okulda verilen ödevlere ek bir çalışma gerekecek ise öğretmeninin yönlendirmesiyle ek çalışma düzeni oluşturulabilirsiniz” bilgisini veriyor.   </p>
<p><strong>Okulun açılacağı gün yaklaşırken…  </strong></p>
<p>Okulların açılmasına 3 veya 4 gün kala, yavaş yavaş eski rutine geçmeniz gerekiyor. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, “Ayrıca, tatilin bitmesi çocuk üzerinde hüzün ve ayrılık duygusu oluşturacaktır. Bu nedenle tatilin nasıl geçtiği, neler hissettiği konusunda duygularına alan açmasını sağlayın. Duygularını ifade etmesine teşvik ve hislerine eşlik etmeniz, bu geçiş sürecinde rahatlamasına yardımcı olacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keyifli-bir-yariyil-tatili-icin-8-etkili-oneri-345804">Keyifli Bir Yarıyıl Tatili İçin 8 Etkili Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
