<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etkilere | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etkilere/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkilere</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 May 2025 12:31:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etkilere | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkilere</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 12:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[etkilere]]></category>
		<category><![CDATA[haberciliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[irvan]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[veya]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=526796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, özellikle deprem gibi afet durumlarında medyanın hız ve doğruluk dengesini koruyarak toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, özellikle deprem gibi afet durumlarında medyanın hız ve doğruluk dengesini koruyarak toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Deprem gibi afetlerde medyanın sorumluluğu daha çok artıyor  </strong></p>
<p>6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, medyada sorunlu habercilik pratikleri görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Bu haberler ile sosyal medya paylaşımları konusunda Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi olarak bir ‘Deprem Haberciliği Rehberi’ oluşturmuştuk. Bu rehberde de vurguladığımız gibi, deprem gibi afetlerde medyanın sorumluluğu daha çok artıyor.” dedi.</p>
<p>Bir deprem meydana geldiğinde insanların bir an önce ne olup bittiğini öğrenmeye çalıştığını aktaran İrvan, “Bu nedenle medyanın son dakika haberciliğinde hem yeterince hızlı olması hem de teyitsiz bilgiler aktarmaması beklenir. Bu ikisi arasındaki dengeyi kurabildiği oranda medya başarılı olacaktır. Deprem haberciliğinde, ‘haberi hızlı ver ama doğru ver’ şeklinde özetleyebileceğimiz bir yayıncılık anlayışını oturtmamız gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hız anlayışını teyide dayalı habercilik anlayışıyla değiştirmek kolay değil! </strong></p>
<p>Doğruluk ve hız arasında denge kurarken, doğruluktan ödün vermemenin ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Maalesef günümüzde habercilik pratiği büyük oranda sosyal medya platformları üzerinden yürüyor ve sosyal medyanın birinci ilkesi hız. Aynı şekilde, internet üzerinden yayın yapan haber siteleri de hıza dayalı bir yayıncılık anlayışına sahipler. Bu anlayışı, teyide dayalı habercilik anlayışıyla değiştirmek çok kolay değil.” dedi.</p>
<p>Deprem haberlerinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımının toplum üzerinde birçok olumsuz etkisi söz konusu olduğuna dikkat çeken İrvan, şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Yalan haberler medyanın itibarını sarsıyor</strong></p>
<p>“İlk olarak, toplumda korku ve paniğe yol açabiliyor. Bunun örneğini Hatay’da gördük. Barajın patladığına ilişkin olarak yayılan bir söylenti halk arasında paniğe yol açmıştı. İkincisi, kurtarma ve yardım faaliyetlerini sekteye uğratabiliyor. Örneğin kurtarma ekipleri paniğe kapılıp çalışma yerlerini terk edebiliyorlar ya da ekipler yanlış yerlere yönlendirilebiliyor. Üçüncüsü, toplumun medyaya duyduğu güveni zedeliyor. Yalan haberler medyanın itibarını sarsıyor.”</p>
<p><strong>Afet anlarında medyada ‘önleyici habercilik’ yapılmalı</strong></p>
<p>Sosyal medyada yalan ve dezenformasyonu tümüyle ortadan kaldırmanın mümkün olmadığına değinen Prof. Dr. Süleyman İrvan, afet zamanlarında sosyal medya platformlarına kısıtlama getirmenin de doğru olmadığını vurguladı. Bu uygulamanın olumsuz etkilerinin de Kahramanmaraş depremleri sırasında görüldüğünü dile getiren İrvan, “Yapılması gereken, şeffaf bir kriz yönetimi gerçekleştirebilmektir. Bu ne demek? Öncelikle yetkili birimlerden doğru bilgi akışının hızla sağlanması gerekir. Doğru bilgi akışını sağlamazsanız söylentiler hızla devreye girecektir. Doğru bilgi akışı da iyi organize olarak sağlanabilir. İkincisi, tıpkı pandemi sürecinde olduğu gibi, deprem uzmanlarından oluşan bir bilim kurulu oluşturulmalı, medyaya bu kurulda yer alan uzmanlar bilgi vermelidir. Her kafadan farklı bir ses çıktığında toplum çaresiz kalır. Yurttaşların deprem anında yapması gerekenler iyi anlatılmalı, medyada ‘önleyici habercilik’ yapılmalı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kaynaklar ulaşılabilir olmalı ve gazeteciler sorularına cevap alabilmeli…</strong></p>
<p>Resmi kaynaklardan teyit edilmemiş bilgiler paylaşmanın deprem anında kurtarma çalışmalarını olumsuz etkileyebildiğini, halkta paniğe yol açabildiğini kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Ancak resmi kaynakların da medyaya zamanlı ve doğru bilgi vermesi beklenir. Kaynaklar ulaşılabilir olmalı ve gazeteciler sorularına cevap alabilmeliler. Türkiye’de maalesef zaman zaman resmi makamların olumsuzlukları gizleme gibi bir kötü alışkanlığı söz konusu.” dedi.</p>
<p><strong>Deprem anında ve sonrasında yayın yaparken gazeteciler nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>Deprem anında ve sonrasında yayın yaparken gazetecilerin dikkat etmesi gereken konulara da değinen Prof. Dr. Süleyman İrvan, şunları söyledi:</p>
<p>“Göçük başında yakınlarının enkazdan kurtarılmasını bekleyen insanlarla konuşurken dikkatli bir dil kullanılmalı. Depremzedelerle röportaj yaparken ve haberleri aktarırken duyarlı olunmalı, insani duygu ve değerler göz ardı edilmemeli. Yakınları halen göçük altında olan insanlara mikrofon uzatırken çok dikkatli davranılmalı. Depremde hayatını kaybedenlerin görüntülerini ve özellikle de yüzlerini gösteren görüntüleri vermekten kaçınılmalı. Depreme ilişkin haberleri verirken, görüntülere müzik ekleyerek dramatikleştirmek<strong> </strong>doğru değildir. Göçük altında bulunan insanlarla, habercilik uğruna sağlıklarını tehlikeye atacak şekilde gereksiz temas kurmaya çalışmamak gerekir.”</p>
<p><strong>Reyting uğruna, toplumda infial oluşturacak bir dil kullanılmamalı!</strong></p>
<p>Deprem anında gazetecilerin şok edici nitelikte görüntüler çekebileceklerini ifade eden İrvan, “Ancak bu görüntüleri verirken toplumsal sorumluluk anlayışı ile hareket edilmeli, haber diline dikkat edilmelidir. Sırf reyting uğruna, bağıra çağıra haber sunmak, ‘şok görüntüler’, ‘gördüklerinize inanamayacaksınız’ gibi toplumda infial oluşturacak bir dil kullanmak yanlıştır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şap hastalığı insanlarda ölümcül etkilere yol açmıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sap-hastaligi-insanlarda-olumcul-etkilere-yol-acmiyor-359597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 12:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkilere]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[insanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[ölümcül]]></category>
		<category><![CDATA[sap]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şap hastalığının çift tırnaklı hayvanlarda görülen akut seyirli ve çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğunun altını çizen uzmanlar, ilk bulguların sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon ve süt veriminde azalma şeklinde görüldüğünü ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sap-hastaligi-insanlarda-olumcul-etkilere-yol-acmiyor-359597">Şap hastalığı insanlarda ölümcül etkilere yol açmıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şap hastalığının çift tırnaklı hayvanlarda görülen akut seyirli ve çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğunun altını çizen uzmanlar, ilk bulguların sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon ve süt veriminde azalma şeklinde görüldüğünü ifade ediyor. </strong></p>
<p><strong>Enfekte veya kuluçka dönemindeki hayvanların solunum, deri, vücut çıkartıları, süt ve sperma ile virüsü saçtığını belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, şap hastalığının kontamine yani hastalık bulaşık hayvan ürünleri, bulaşık araç ve aletler, yabani hayvanlar, kuşlar, rüzgâr ve nakil araçları ile de bulaşabildiğini ancak insanlarda rahatsız edici semptomlara neden olmasına rağmen doğrudan ölümcül etkilere yol açmadığını vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, son günlerde gündemde olan şap hastalığı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>Bulaşma oranı oldukça yüksek</strong></p>
<p>Şap hastalığının çift tırnaklı hayvanlarda görülen akut seyirli, çok bulaşıcı ve zoonotik karaktere sahip viral bir enfeksiyon olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Etkeni Picornaviridae familyasının Aphtovirüs alt grubunda yer alan şap virüsüdür. Yedi farklı serotipi olduğunu söyleyebiliriz. Serotipler arasında çapraz bağışıklık görülmemesi hastalıkla mücadeleyi güçleştirir. Hastalık, bulaşma oranı yüksek olduğu için duyarlı hayvan topluluklarında salgınlara yol açabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Süt veriminde azalma ve iştahsızlığa dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon ve süt veriminde azalmanın ilk klinik bulgular olarak tanımlandığını ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “24 saat içerisinde salya akışı başlar, dilde ve diş etinde veziküller şekillenir. Dildeki yaraların (lezyonların) genellikle birkaç günde iyileşmesine karşın ayaklardaki ve nazal bölgedeki lezyonlar çoğunlukla ikinci bakteriyel enfeksiyonlara maruz kalıyorlar. Hastalığın en belirgin yayılma yolu, havada bulunan virüsun solunum sistemi ile alınmasıyla gerçekleşiyor. Enfekte veya kuluçka dönemindeki hayvanlar solunum, deri, vücut çıkartıları, süt ve sperma ile virüsü saçıyor. Şap hastalığı kontamine yani hastalık bulaşık hayvan ürünleri, bulaşık araç ve aletler, insan, yabani hayvanlar, kuşlar, rüzgâr ve nakil araçları ile de bulaşabiliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tedavisi olmadığı için hastalık kontrol altında tutuluyor</strong></p>
<p>Şap hastalığının esas olarak hayvanların hastalığı olduğunu vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “İnsanlara enfekte hayvanlar ile temas, enfekte et ve süt ürünleri ile nadiren bulaştığı biliniyor. Şap hastalığına yakalanmış hayvanların tedavisi bulunmuyor. Bu nedenle hastalık kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Etkin aşılama ile hastalığın bulaşması önlenebiliyor. Hasta hayvanlar ve bunlar ile temas etmiş hayvanlar öldürülerek virüs kaynağının tüketilmesi ve virüsün hayat seyrinin kırılması amaçlanıyor. Hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlar öldürülüyor, yakılarak veya gömülerek imha ediliyor. Aynı şekilde kontamine malzemeler, süt ve et gibi benzeri ürünler de önlem olarak imha ediliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İnsanda doğrudan ölümcül etki yaratmıyor</strong></p>
<p>Şap hastalığının çok nadir olarak insana bulaştığının altını çizen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak hasta hayvanın yarasına, derisine, et veya sütüne çıplak el ile temas halinde bulaşma riski oluşur. Şap hastalığı insanlarda doğrudan ölümcül olmamakla birlikte, virüsün belirtileri ve semptomları insanlar için rahatsız edici olabilir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sap-hastaligi-insanlarda-olumcul-etkilere-yol-acmiyor-359597">Şap hastalığı insanlarda ölümcül etkilere yol açmıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bulaşıcı olan stres, yıkıcı etkilere yol açabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bulasici-olan-stres-yikici-etkilere-yol-acabiliyor-355507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 09:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkilere]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yıkıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bireyin tehdit edici çevre unsurlarına karşı gösterdiği tepkinin stres olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar, stresin bulaşıcı olduğunu ve baş etme mekanizması öğrenilmediğinde kişilerde yıkıcı etkilere yol açtığını ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bulasici-olan-stres-yikici-etkilere-yol-acabiliyor-355507">Dikkat! Bulaşıcı olan stres, yıkıcı etkilere yol açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bireyin tehdit edici çevre unsurlarına karşı gösterdiği tepkinin stres olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar, stresin bulaşıcı olduğunu ve baş etme mekanizması öğrenilmediğinde kişilerde yıkıcı etkilere yol açtığını ifade ediyor. Stresin öğrenmeyi de zorlaştırdığını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik; stres anında kalp atışında hızlanma, mide bulantısı, titreme ve baş dönmesi gibi etkilerin görüldüğüne dikkat çekiyor. Burkovik, stresi azaltmak için fiziki egzersizler yapılmasını, müzik dinlenilmesini, aileden destek alınmasını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, stresin oluşmasına neden olan faktörler ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu, tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Stres bulaşıcıdır</strong></p>
<p>Bireyin tehdit edici çevre özelliklerine karşı gösterdiği tepkinin stres olarak tanımlandığını belirten Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, “Stres bulaşıcıdır. Çalışan bir kişiyi etkileyen bir durum varsa diğer kişilere de yayılır. Bu durum domino taşları gibidir. Baş etme mekanizmasını öğrenmedikçe arka arkaya gelen darbeler ya da darbe olarak görülen şeyler kişileri yıkar ve kişi kendini en şanssız kişi olarak görür ve kendini bırakır. Stresle baş etme öğrenilmezse ev ve sosyal çevre ile iletişim bozulur, iş yerinde verimlilik azalır, işten çıkarılma ve istifalar görülür. İşveren doğru bir strateji uygulamazsa kayıplar kaçınılmaz olur” dedi.</p>
<p><strong>Korku ve stres öğrenmeyi olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, beynimize gelen uyarıların hücreler arasında iletilip değerlendirilmesinde yaklaşık 500 milyar sinapsin görev aldığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Ancak onların yardımıyla düzenli bir biçimde düşünmek, öğrenmek, tanımak ve hatırlamak mümkün olur. Stres durumunda sinapsların işleyişi bozulur. Stres durumunda adrenalin ve noradrenalin oranı yükselir. Böyle bir durumda bir hücreye ulaşan impulslar bir diğerine geçemez. Bu an panik içinde olduğumuz gerginliği fazla miktarda yaşadığımız andır. Ne kadar iyi öğrenmiş olursak olalım öğrenme alanı bloke olur, bedensel tepkiler ile birlikte düşüncede blokajlar ortaya çıkar. Ayrıca organizma alarm durumuna geçer ve bu nedenle negatif yönde hormonal reaksiyonlar dizisi oluşur ve düşünme ile kaydetme imkanı ortadan kalkar. Eğer öğrenme stressiz olarak, huzurlu ve rahat biçimde gerçekleştiyse daha ayrıntılarla ve daha kalıcı olarak gerçekleşecektir. Çünkü korku ve stres öğrenilenin tam algılanmamasını, anlaşılamamasını sağlayacaktır ve elbette ki arada pek çok kopukluklar olacaktır. Bu sonuç öğrenme için belirli düzeyde stresin yol açtığı kaygıya ihtiyaç olduğunu, herhangi bir kaygı olmadan öğrenmenin zor olduğunu gösteriyor.”</p>
<p><strong>Stres esnasında ve sonrasında etkiler oluşuyor</strong></p>
<p>Stres esnasında kişilerde bazı tepkilerin açığa çıktığını belirten Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, “Kalp atışında hızlanma çarpıntı, göğüs ağrısı, kaslarda gerilim ve ağrı, kan basıncında yükselme, baş dönmesi, yorgunluk, bayılma hissi, uyuşma, yutkunma güçlüğü, ürperme, göz bebeklerinde büyüme, titreme, ateş basması, nefes alamama, mide bulantısı, sık idrara çıkma veya sıkışma hissi, adet sorunları, ağız kuruması, karın ağrısı ve ishal gibi tepkiler örnek olarak gösterilebilir. Stresin bir de uzun dönem etkileri var. Bunlar da baş ağrısından migrene dönüşmesi, kalp hastalığı, depresyon, hafıza rahatsızlıkları, diyabet, uyku bozuklukları, bağışıklık hastalıkları, psikosomatik hastalıklar, panik ataktan bozukluğa dönüşmesi, kanser, korkular ve fobiler şeklinde sıralanabilir” dedi. </p>
<p><strong>İşte stresi azaltmaya yardımcı olacak tavsiyeler…</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik, stresi azaltmaya yardımcı olacak eylem ve aktiviteleri şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Fiziki Egzersizler (Spor)</li>
<li>Müzik</li>
<li>İçini Dökme ve Stres Danışma</li>
<li>Dua</li>
<li>Aile ve Grup Dayanakları / Grup Desteği</li>
<li>Stres Durumunun İyi ve Doğru Tahlili (Problem Solving)</li>
<li>Boş Kalmamak</li>
<li>Beslenme Alışkanlığı</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bulasici-olan-stres-yikici-etkilere-yol-acabiliyor-355507">Dikkat! Bulaşıcı olan stres, yıkıcı etkilere yol açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
