<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etkileniyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etkileniyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkileniyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Jul 2025 08:19:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etkileniyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkileniyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 08:19:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkileniyor]]></category>
		<category><![CDATA[etleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz8230]]></category>
		<category><![CDATA[regl]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, kadınların farklı dönemlerdeki diş eti hastalıkları ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148">Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, kadınların farklı dönemlerdeki diş eti hastalıkları ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ergenlik döneminde diş etlerinde şişlik, kanama, ağrı ve yanma ortaya çıkabilir!</strong></p>
<p>Kadınların regl dönemleri, menopoz dönemleri, hamilelik dönemleri ve ayrıca doğum kontrol hapı kullandıkları dönemlerinde diş etlerinde farklı reaksiyonlar görülebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Ergenlik dönemlerinde öncelikle regl başlangıçlarında kadınların diş etlerinde şişlikler, kanamalar, ağrılar, bazen yanma hisleri olabilir. Regl olmadan önce menstrüel dönemlerde bu şişlikler ve kanamalar normaldir ki regli ile beraber bunlar genelde kendiliğinden normale döner.” dedi. </p>
<p>Bu süre içerisinde hastalardan oral hijyenlerinin çok iyi olmasının istendiğini dile getiren Bahar, “Diş fırçalamaları, diş ipi kullanmaları, gargara kullanmaları gerekir. Bu gargaralar illa kimyasal gargaralar olmak zorunda değil. Bazen tuzlu su veya sirkeli su, üçe bir oranda kullanılabilir. Bu onların ağrılarını yüksek seviyede dindirir ve o dönem geçtiği zaman zaten ağrı kendiliğinden geçer. Tabii ağrı geçmezse mutlaka bir diş hekimi veya diş eti uzmanına görünmek faydalı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hamilelik öncesi diş hekimi ziyareti şart! </strong></p>
<p>Hamilelik döneminde de diş ve diş eti problemlerinin görülebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Eğer planlı bir hamilelik düşünülüyorsa mutlaka bir diş eti hastalıkları uzmanı ve diş hekimine görünülmesi gerekir. Çünkü hamilelerde, durum acil değilse genellikle ilk 3 ayda herhangi bir işlem yapılması önerilmiyor.” dedi.</p>
<p>Acil durumlarda ise ikinci trimester denilen üçüncü ve altıncı aylar arasında işlemler yapılabildiğini kaydeden Bahar, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu dönem diş hekimliği açısından yapılması için en uygun dönemdir. Altıncı aydan sonra da aynı şekilde çok önermiyoruz işlem yapılmasını. Bu yüzden eğer yapabiliyorsanız, planlı bir hamilelik düşünüyorsanız, hamilelik öncesinde bir diş eti hastalıkları uzmanı ve diş hekimini görmeniz uygundur.”</p>
<p><strong>Hamilelik döneminde ağız hijyeni sağlanamadığını için diş eti sorunları görülebiliyor!</strong></p>
<p>Diş eti hastalıklarının bebeği de etkileyen bir sıkıntı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Diş eti hastalıklarında düşük ağırlıklı, yani 2,5 kilogramın altında bebek doğum riski oluşuyor. Aynı zamanda erken doğum riskleri oluşuyor ve rahim dışı gebelikler yani preeklamsi sıkıntılarının da oluştuğu görülmüş.” dedi.</p>
<p>Diş eti hastalıklarının bu sıkıntıların hepsinin sebebi olabildiğini yineleyen Bahar, “Hamilelik döneminde ayrıca diş etlerinde şişmeler ve kanamalar görülebiliyor. Bunun da sebebi hormon dengesinin bozulması, bağışıklık sistemlerinin çökmesi. Kadınlar bu süre içerisinde kusma nedeniyle ağız hijyenlerini ideal bir şekilde oluşturamadıkları için diş eti sorunları görebiliyoruz. Bazen buralarda kanamalar ve şişlikler fazla oluyor. Gebelik tümörü dediğimiz diş etlerinde iyi huylu tümörler oluşuyor. Genelde gebelik geçtikten sonra kendiliğinden geçer ama bazen geçmediğinde küçük cerrahi işlemlerle gebelik sonrasında bu küçük tümörleri alabiliyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Menopoz döneminde diş eti enfeksiyonları sıkça görülüyor! </strong></p>
<p>Kadınların menopoz döneminde de bazı sıkıntılar yaşayabildiklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Menopoz döneminde de diş etlerinde çok fazla yanma oluyor. Çünkü yaş ilerledikçe tükürüğün yapısı da çok değişiyor.” dedi.</p>
<p>Hormonal denge değiştiği için menopoz döneminde olan kadınların da oral hijyenlerini kesinlikle aksatmamalarını öneren Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tükürük yapısının değişmesinden dolayı hem dişlerde aşınmalar hem diş etlerinde yanmalar ve kanamalar tekrardan görülebilir. Yine tükürük yapısının değişimine bağlı olarak diş taşı oluşumu çok fazla görülebiliyor. Menopoz döneminde diş eti enfeksiyonları da sıkça görülüyor. Sorun yaşamanız halinde mutlaka bir diş eti uzmanı veya diş hekimi görüşü alınması gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148">Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 11:26:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[damgalamadan]]></category>
		<category><![CDATA[etkileniyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruhsal hastalıklarda damgalamadan en çok şizofreni etkileniyor. Sanrıların ve duyulduğu sanılan seslerin şizofreni hastasını korkutabildiğini belirten uzmanlar, aynı zamanda içe kapanmaya ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine de neden olabildiğini ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618">Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ruhsal hastalıklarda damgalamadan en çok şizofreni etkileniyor. Sanrıların ve duyulduğu sanılan seslerin şizofreni hastasını korkutabildiğini belirten uzmanlar, aynı zamanda içe kapanmaya ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine de neden olabildiğini ifade ediyor.</strong></p>
<p><strong>Şizofreninin bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilebileceğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan; şizofreninin nörobiyolojik nedenlerden kaynaklı bir hastalık olduğu için ilaçla tedavisinin mümkün olduğunu, şizofreni hastaları ‘tehlikelidir’ ve ‘ne yapacakları belli olmaz’ gibi basmakalıp düşüncelerin de gerçeği yansıtmadığını vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, şizofreni hastalığı ve toplumdaki damgalama ile ilgili değerlendirmelerde bulundu, tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Damgalamanın altında korku ve belirsizlik yatıyor</strong></p>
<p>Damgalamanın bazı toplumlarda ruhsal hastalık gibi belirli insan özellikleriyle ilişkili, olumsuz basmakalıp düşüncelerin tetiklediği, sosyal statü kaybı ve ayırım olarak tanımlandığını belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“İnsanoğlunun yüzyıllar boyunca yeterince tanımadığı ya da bilgi sahibi olmadığı olgu ya da kişiler karşısında tedirgin olduğunu, ürktüğünü ve söz konusu olgu veya kişiye olumsuzluk atfederek onu dışlama, damgalama ve ayırt etme eğilimi gösterdiğini söyleyebiliriz. Maalesef ruhsal hastalıklar da tıbbi durumlar içerisinde bu damgalamadan en çok nasibini alan hastalık grubudur. Damgalama davranışının kökenine bakacak olursak altında korku ve bilgisizliğin yatmakta olduğunu görebiliriz. Ruhsal bozukluğu olan hastalara karşı hissedilen korku, bilinen yanlışlar ve hastalığın geçmeyeceğine dair yanlış inanışlar damgalamaya sebep oluyor.”</p>
<p><strong>Sanrılar içe kapanmaya yol açabiliyor</strong><br />Şizofreninin psikotik belirtilerle yani gerçeği değerlendirmenin bozulması ile seyreden bir hastalık olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Sanrılar, duyulduğu sanılan sesler hastayı korkutabilir, içe kapanmasına ya da uygunsuz davranışlar sergilemesine neden olabilir. Bu belirtiler, toplumda yer etmiş damgalamalar ile birleşince hasta daha da izole oluyor. Tüm bunların sonucunda kişi toplum içine çıkmak istemeyebilir, arkadaş edinmekte ve eş bulmakta zorluk çekebilir. Sadece temel ihtiyaçları için sosyal iletişim kurmak durumunda kalabilir. Alternatif durumlarda ise onlara acınır korunur veya bir çocuk imiş gibi davranılır. İki tutum da bireyi yalnızlığa iter. Kişi hastalığını gizlemek için hekime başvurmaktan kaçınabilir” dedi. </p>
<p><strong>Şizofreni bir halk sağlığı sorunudur</strong></p>
<p>Yalnızlaşan ve işlev kaybıyla karşılaşan bireyin ailesi ve arkadaşları da bu durumdan etkileneceği için dolaylı olarak toplumun da işlev kaybına uğrayacağını ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu sebeple şizofreniyi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edebiliriz. Damgalama da en az hastalığın kendisi kadar tehlikeli olabilir. Bu nedenle şizofreni hastalarında tedavinin aksamaması oldukça önemlidir. Damgalama ile mücadele toplumsal olarak yapılmalı çünkü damgalama aslında toplumsal bir hastalıktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Damgalamanın ilacı bilgilendirmektir</strong></p>
<p>Şizofreniye karşı gösterilen olumsuz tutum ve beklentileri aşmak için bu konuda yüzyıllardan beri süregelen yanlış inançların gerçeklerle değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Damgalama sadece hasta bireyi tanımayan diğerleri tarafından yapılmaz, hastanın tanıdıkları ailesi hatta kendisi bile damgalama yapabilir. Çoğu zaman aile veya bakım verenler de sosyal çevreden kaynaklanan damgalamayla karşı karşıya kalıyorlar. Damgalamanın ilacı bilgilendirmektir. Bilgilendirme de öncelikli olarak ruh sağlığı çalışanları hastaların aile yakınlarına yapmalı. Ruh sağlığı çalışanlarının hastayı ve yakınlarını bilgilendirmesi ile başlayan süreç tüm topluma yayılmalı” dedi.</p>
<p><strong>Tedaviye ulaşamadıkça riskler artıyor</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, şizofreni hakkında bilinen bazı basmakalıp düşüncelere şöyle değindi: </p>
<p>“Şizofreni hastaları ‘tehlikelidir’ ve ‘ne yapacakları belli olmaz’ gibi düşünceler var. Ancak bunun doğru olmadığını kesin bir şekilde ifade edebiliriz. Şizofreni nörobiyolojik nedenlerden kaynaklı bir hastalık olduğu için ilaçla tedavisi de mümkün. İlaçlarını düzenli kullanan, tedaviye ulaşabilen hastalarda böyle bir tehlike söz konusu değildir. Ayrıca bizler şunu biliyoruz ki, toplumdaki suçların çok büyük bir oranı akıl zayıflığı bulunmayan kişiler tarafından işleniyor. Tüm şizofreni hastalarının üretkenliğinin zayıf olduğu, sürekli yardıma ve bakıma ihtiyaç duydukları da yine hatalı bir ön yargıdır. Tedaviye ulaşamadıkça bu riskler artıyor evet ama unutmayalım ki tedaviye ulaşımdaki en büyük engellerden biri de damgalamadır.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/damgalamadan-en-cok-sizofreni-hastalari-etkileniyor-365618">Damgalamadan en çok şizofreni hastaları etkileniyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
