<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>esra | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/esra/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/esra</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Mar 2026 12:18:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>esra | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/esra</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Dijital iletişimde mimik ve tonlama yok</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda kurulan iletişimin yüz yüze iletişimden farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Atalay, “Dijital platformda iletişim kurarken günlük yaşamda konuşmalarımıza eşlik eden mimikler, jestler, ses tonlamaları yok. Bundan dolayı muhatabımız bizi yalnızca kullandığımız sözlerle değerlendiriyor. Bu sınırlı iletişim biçimi birçok yanlış anlamalara neden olabiliyor. Önemsiz gibi görünen küçük bir kelime seçimi bile çok daha sert algılanabiliyor. Yüz yüze iletişimde genelde kendimizi daha fazla kontrol ediyoruz; çünkü karşımızdaki kişinin tepkilerini anında görüp buna göre kendi mesajımızı yeniden şekillendirebiliyoruz. Dijitalde ise bu geri bildirim gecikmeli ya da hiç yok. Bu da iletişimi daha soğuk ve riskli hale getiriyor. Dolayısıyla nazik bir iletişim üslubu kullanmaya dikkat etmek her zamankinden daha önemli hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyada sert dilin nedeni sadece bireyler değil</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin çoğu zaman daha sert ve kırıcı olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, insanlar ekranın arkasında kendilerini daha güvende hissediyor. İkincisi, hızlılık baskısı var. Çoğu zaman düşünmeden hemen yazıp gönderiyoruz. Üçüncüsü de sosyal medyanın algoritmik yapısı daha keskin, daha iddialı, hatta daha saldırgan içerikler daha fazla görünür oluyor. Yani sadece bireysel değil, yapısal bir teşvik de söz konusu. Sosyal medyada karşımızdakinin bir insan olduğunu, yazdıklarımızdan, kullandığımız kelimelerden olumsuz etkilenebileceğini daha az düşünüyoruz. Yüz yüze iletişimin avantajları ortadan kalktığında, özellikle anonimlik söz konusuysa çok daha kaba ve kırıcı olunabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu durumun literatürde “çevrimiçi disinhibisyon etkisi” olarak adlandırıldığını belirten Prof. Dr. Atalay, dijital ortamlarda kurulan iletişimin bazen gerçek değilmiş gibi algılanabildiğine dikkat çekti ve “Çevrimiçi ortamlarda kurulan etkileşimin gerçek değilmiş gibi algılanması olarak özetlenebilecek bu etki altında insanlar sosyal medyada karşımızdakinin ne hissettiğini düşünmeden, olduğundan daha açık sözlü, daha cesur ve ne yazık ki daha kaba olabiliyor. Oysa ekranın arkasında yine bir insan olduğunu hatırlamak önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Emojiler yanlış anlaşılmaları azaltabiliyor</strong></p>
<p>Yazılı dijital iletişimde tonlama ve mimik olmadığı için yanlış anlaşılmaların daha sık yaşanabildiğini belirten Prof. Dr. Atalay, günlük iletişimde emojilerin bu boşluğu kısmen doldurduğunu ifade etti ve “Aslında emojiler bu boşluğu doldurmak, karşı tarafa mesajı kendi yüklediğimiz anlam ve duygu bagajıyla birlikte göndermek için kullanılıyor. Günlük sosyal medya yazışmalarında emojiler kurtarıcı olabiliyor. Ancak daha resmi yazışmalarda emoji kullanmak hoş karşılanmayabilir. Gayri ciddi olarak görülebilir. Bu durumda yazdığımız mesajı kontrol etmeden göndermemek, göndermeden önce mutlaka bir kez sesli okuyarak istediğimizin dışında bir anlam ya da duyguyu çağrıştırıp çağrıştırmadığına dikkat etmek iyi olabilir. Kısa, net, ima, ironi ve esprilerden arındırılmış bir üslup yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir.”  ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anonimlik saygı sınırlarını zayıflatabiliyor</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda anonimlik ve mesafe hissinin saygı ve nezaket sınırlarının aşılmasını kolaylaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Anonimlik ve mesafe hissi dijital iletişimi daha da kırılgan hale getiriyor. İnsanlar kimlikleri görünür olmadığında ya da karşısındakini ‘gerçek’ bir insan olarak hissetmediğinde, normalde söylemeyecekleri sözleri çok daha rahat dile getirebiliyor. Bu ortamda sosyal normlar gevşiyor, sınırlar esniyor; dolayısıyla saygı ve nezaket ihlalleri artıyor. Özellikle tanımadıkları kişilere karşı, düşünmeden ve ölçüsüzce tepki verebilen bir kullanıcı profili ortaya çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Olumsuz yorumların hedefi haline gelen bireyler için bu süreç ciddi bir psikolojik yıpranmaya dönüşebildiğini anlatan Prof. Dr. Atalay, “Üstelik sosyal medyada görünürlük ve ilgi çekme arzusu bu davranışları besliyor. Kendi değerlerini sergilemek, kendince doğru tarafta olduğunu göstermek ya da ahlaki bir üstünlük kurmak adına, çoğu zaman yeterli bilgiye sahip olmadan başkalarını kolayca yargılayan ve linç eden bir dijital kalabalık oluşabiliyor. Ahlaki poz kesme olarak adlandırılan bu duruma sosyal medyada giderek daha çok rastlıyoruz. Bunun mağdurları için ise sosyal yaşam çok zorlaşıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmeliyiz</strong></p>
<p>Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için bireylerden ailelere ve eğitim kurumlarına kadar çok katmanlı bir sorumluluk bulunduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, “Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için sorumluluk çok katmanlı bir yapıda.  Bireyler olarak biraz daha yavaşlamak, düşünerek yazmak ve empati kurmak iyi olabilir. Günümüzde dijital nezaket hem ailelerin hem de eğitim kurumlarının çocuklara, gençlere genel terbiye ve saygı eğitimlerinin önemli bir parçası olmalı. Aileler çocuklara sadece teknoloji kullanmayı değil, dijital ortamda nasıl davranılması gerektiğini de öğretebilirler.  Eğitim kurumları bunu bir yaşam becerisi olarak ele almalı. Kısacası, dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[520]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[gramla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ipek]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Özkal]]></category>
		<category><![CDATA[tutunduğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerin adeta umut merkezi oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303">520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerin adeta umut merkezi oluyor. Gonca bu kez, henüz 25 haftalık iken 520 gram olarak dünyaya gelen İpek Özkal’ın hayatına dokundu. 3 yaşındaki minik İpek, Gonca’da büyüyerek gelişim gösteriyor.</p>
<p><b>GONCA KORİDORLARINDA NEŞEYLE KOŞUYOR</b></p>
<p>Minik İpek’in hikâyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerin hem bireylerin hem de ailelerin hayatı için ne kadar yararlı olduğunun en açık örneklerinden biri. Yaklaşık üç aydır ailesiyle birlikte Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ne gelen İpek Özkal bu farkındalığı görebileceğiniz çocuklardan sadece biri. Minik İpek merkeze geldiğinde annesinin elini bırakıp neşeyle koşuyor, kitaplara uzanıp inceliyor, hocalarına sarılıyor. Annesi Esra Özkal bu durumu şöyle açıklıyor; “Buraya geldiğimizde sanki her şey biraz daha kolaylaşıyor. Neredeyse merkezdeki her yeri öğrendi. Gonca’ya gelmeden önceki geceler ‘okuluma gideceğim’ diyerek heyecanla sayıklıyor.”</p>
<p><b>HAYATA 520 GRAMLA TUTUNMAK</b></p>
<p>Gonca’nın tatlı dilli sevecen ve bir o kadar da güler yüzlü üyesi İpek Özkal merkez için çok değerli. 25+5 haftalık dünyaya gelen İpek, 4,5 ay yoğun bakımda kaldı. Annesi Esra Özkal o günleri “Evde neşe yoktu, sanki hava kararınca ev de kararıyordu” şeklinde özetledi. Tüm zorluklara rağmen İpek yaşama direndi. Hem minik İpek’in hem de ailesinin mücadelesi bugün birçok aileye örnek oluyor. Bu süreci Gonca ile yürüten anne Esra Hanım, İpek’in burada kendini güvende hissettiğini, yaşına uygun etkinlikler sayesinde hem sosyalleştiğini hem de özgüven kazandığını söyledi. Merkezdeki ilgi ve şefkatin, özellikle küçük yaşta olan İpek’in gelişimine büyük katkı sunduğunu vurgulayan Esra Hanım, “Onu her gün biraz daha mutlu ve istekli görmek benim için tarif edilemez bir duygu” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>GONCA İLE BÜYÜRKEN GELİŞİYOR</b></p>
<p>Bir yakınları vasıtasıyla Özkal ailesi Büyükşehir Belediyesi’nin en kıymetli hizmetlerinden birini verdiği Gonca ile tanıştı. Merkezin uzman ekibiyle her öğrenci için olduğu gibi İpek içinde özel programlar belirlendi. Gonca’da yürütülen programla İpek’in gelişiminde gözle görünür farkındalıklar oluştu. Dokunmaya karşı hassas olan İpek artık çimene, kuma, oyun hamuruna çok daha rahat temas ediyor, dikkat süresi belirgin şekilde artıyor. Denge, koordinasyon ve hareket kontrolü güçlenen, ayrıca kornea nakli geçmişi nedeniyle özel seçilen ışıklı materyallerle görsel takip becerisi gelişen İpek, Gonca sayesinde artık büyürken gelişim gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p><b>“İYİ Kİ GONCA VAR”</b></p>
<p>Anne Esra Özkal, Gonca’nın kendileri için ne ifade ettiği sorulduğunda şu cevabı veriyor; “Böyle bir imkânı dışarıda karşılamak çok zor. Bu merkez aileler için gerçekten çok kıymetli. İyi ki Gonca var. Bunu öylesine bir ifadeyle söylemiyorum. İpek için özel kurslara bakıyorduk. Kurslar neredeyse ateş pahası ama Gonca’da biz bu hizmetlerin tamamına ücretsiz ulaşıyoruz. Kızım için gerçekten çok koşturuyorum, çok araştırıyorum, çok soruyorum. Buradaki hocalarımızla iletişime geçiyorum. Geçtiğimiz günlerde diyetisyen hocaya bir şey sorduğumda beni çok güzel yönlendirdi. Bireysel hocamıza da aynı şekilde soruyorum, ‘nasıl yapalım, nasıl yönlendireyim?’ diye. Bu şekilde yönlendirmeler yaparak daha güzel ilerliyoruz. Bu yüzden Gonca gerçekten iyi ki var.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303">520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esra Pınar, Takeda Türkiye İnsan Kaynakları Direktörlüğü Görevine Atandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/esra-pinar-takeda-turkiye-insan-kaynaklari-direktorlugu-gorevine-atandi-586405</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 13:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[direktörlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[İk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[nsan]]></category>
		<category><![CDATA[pınar]]></category>
		<category><![CDATA[takeda]]></category>
		<category><![CDATA[Takeda Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japon ilaç devi Takeda, Ar-Ge odaklı, 80 ülkede faaliyet gösteren küresel bir biyofarma şirketidir. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esra-pinar-takeda-turkiye-insan-kaynaklari-direktorlugu-gorevine-atandi-586405">Esra Pınar, Takeda Türkiye İnsan Kaynakları Direktörlüğü Görevine Atandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japon ilaç devi <strong>Takeda</strong>, Ar-Ge odaklı, 80 ülkede faaliyet gösteren küresel bir biyofarma şirketidir. <strong>“Bütünlük, Adalet, Dürüstlük ve Azim”</strong> değerlerinden güç alan Takeda, yaşam değiştiren tedaviler geliştirmeye ve çalışanlarına kapsayıcı, gelişim odaklı bir çalışma ortamı sunmaya odaklanıyor. Great Place to Work® Türkiye’nin <strong>“En İyi İşverenler” </strong>listesinde yer alan Takeda Türkiye, liderlik ekibini yeni atamalarla güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p>Bu kapsamda, Takeda Türkiye İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevine <strong>Esra Pınar</strong> atandı. Mayıs 2025’ten bu yana vekaleten yürüttüğü İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevine 1 Ekim 2025 itibarıyla atanarak, Takeda Türkiye Liderlik Ekibi’ndeki sorumluluklarını sürdürecek.</p>
<p>17 yılı aşkın süredir global şirketlerde insan kaynakları ve organizasyonel dönüşüm alanlarında deneyim kazanan Esra Pınar, insan odaklı liderlik anlayışı, çevik iş modelleri ve yenilikçi insan kaynakları uygulamalarıyla tanınıyor. Kariyeri boyunca üretim geçiş süreçleri, şirket birleşme &#038; satın alma entegrasyonları, sıfırdan İK fonksiyonu kurma, dijital İK dönüşümleri ve ücret &#038; yan haklar projeleri gibi yüksek etki yaratan birçok dönüşüme liderlik etti.</p>
<p>İnsan kaynakları kariyerine teknoloji sektöründe başlayan Pınar, daha sonra sağlık ve kimya alanındaki global organizasyonlarda farklı İK liderliği rollerinde görev aldı. 2019 yılında Takeda Türkiye’ye katılan Pınar, kültürel dönüşüm, çalışan bağlılığı, yetenek yönetimi, ücretlendirme &#038; yan haklar ve dijital İK süreçlerinde öncü uygulamalara imza attı. Takeda değerlerini iş süreçlerine entegre etmedeki başarısı, son beş yılda aldığı Takeda Değerleri Ödülleri ve Genel Müdür Özel Ödülleri dâhil olmak üzere birçok başarıyla tescillendi.</p>
<p>Yeni görevinde Esra Pınar, Takeda Türkiye’nin insan kaynakları stratejisine liderlik ederek, kültür, uyum, yetenek gelişimi ve geleceğe hazırlık alanlarında dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. Esra Pınar, Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Ayrıca uluslararası geçerliliği olan liderlik ve kişilik değerlendirme araçlarında sertifikalı bir İK profesyonelidir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esra-pinar-takeda-turkiye-insan-kaynaklari-direktorlugu-gorevine-atandi-586405">Esra Pınar, Takeda Türkiye İnsan Kaynakları Direktörlüğü Görevine Atandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netflix, Başrollerinde Birkan Sokullu ve Esra Bilgiç&#8217;e Yer Veren Romantik Hırsız&#8217;ın Fragmanını Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/netflix-basrollerinde-birkan-sokullu-ve-esra-bilgice-yer-veren-romantik-hirsizin-fragmanini-paylasti-443028</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 21:08:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başrollerinde]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiçe]]></category>
		<category><![CDATA[birkan]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[fragmanını]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızın]]></category>
		<category><![CDATA[netflix]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[romantik]]></category>
		<category><![CDATA[sokullu]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkesin karanlık bir tarafı bulunur, peki aşkta kazanmak uğruna ne kadar “suçlu” bir zevke sahip olunabilir? Netflix, başrollerinde Birkan Sokullu ve Esra Bilgiç’e, Fırat Tanış ve Ushan Çakır’ın eşlik ettiği yeni filmi Romantik Hırsız’ın ilk fragmanını paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netflix-basrollerinde-birkan-sokullu-ve-esra-bilgice-yer-veren-romantik-hirsizin-fragmanini-paylasti-443028">Netflix, Başrollerinde Birkan Sokullu ve Esra Bilgiç&#8217;e Yer Veren Romantik Hırsız&#8217;ın Fragmanını Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin karanlık bir tarafı bulunur, peki aşkta kazanmak uğruna ne kadar “suçlu” bir zevke sahip olunabilir? Netflix, başrollerinde <strong>Birkan Sokullu</strong> ve <strong>Esra Bilgiç</strong>’e, <strong>Fırat Tanış </strong>ve<strong> Ushan Çakır</strong>’ın eşlik ettiği yeni filmi <em><strong>Romantik Hırsız</strong></em>’ın ilk fragmanını paylaştı. </p>
<p>Yönetmenliğini <strong>Recai Karagöz</strong>’ün üstlendiği, <strong>Pelin Karamehmetoğlu</strong> tarafından kaleme alınan <em><strong>Romantik Hırsız</strong>; </em>aksiyon, aşk ve entrikayı zevk sahibi bir hırsız ile buluşturuyor. Interpol’ün Sanat Suçları Birimi’nde çalışan bir polis memuru olan Alin (<strong>Esra Bilgiç</strong>), girilmesi imkânsız bir müzeden tabloları çalan hırsızın peşine düşer, fakat hırsızın geçmişte evlenmeyi planladığı milyoner Güney Arat (<strong>Birkan Sokullu</strong>) olduğunu keşfedince görevi ile kalbi arasında zor bir karar alması gerekir. </p>
<p>İzleyicileri eğlenceli bir entrikanın içindeki aşk hikayesine davet eden <em><strong>Romantik Hırsız</strong></em>, tüm dünyayla aynı anda <strong>14 Mart</strong>’ta yalnızca Netflix’te yayınlanacak. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netflix-basrollerinde-birkan-sokullu-ve-esra-bilgice-yer-veren-romantik-hirsizin-fragmanini-paylasti-443028">Netflix, Başrollerinde Birkan Sokullu ve Esra Bilgiç&#8217;e Yer Veren Romantik Hırsız&#8217;ın Fragmanını Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 21:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[erozyonunu]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve dünya genelinde diş erozyonunun arttığına dikkati çeken Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Can, “Günde 3 kereden fazla asitli yiyecek ve içecek tüketildiğinde diş erozyonunun oluşma riski 37 kat artıyor” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664">Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Prof. Dr. Esra Can:</strong></p>
<p><strong>Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye ve dünya genelinde diş erozyonunun arttığına dikkati çeken Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Can, “Günde 3 kereden fazla asitli yiyecek ve içecek tüketildiğinde diş erozyonunun oluşma riski 37 kat artıyor” dedi. </p>
<p>Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği ve aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Can, 22 Kasım Diş Hekimleri Günü ve Ağız Diş Sağlığı Haftası vesilesiyle, son yıllarda her yaş grubundan pek çok kişinin diş sağlığını tehdit eden unsurlardan biri olan diş erozyonu ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>“İlk Belirti Dişlerde Hassasiyet” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Esra Can, “Diş erozyonunu, süt ve sürekli dişlerde kimyasal etkenlerle meydana gelen, dişlerin geri dönüşümsüz ve ilerleyici madde kaybı olarak tanımlayabiliriz. Erozyonda önemli olan faktör kimyasal, çürükteki gibi mikroorganizma etkisi söz konusu değil” dedi. Diş erozyonunda ilk olarak hassasiyet oluştuğunu belirten Prof. Dr. Can, “Arkasından dişlerde matlaşma, renklenme, ilerlemesiyle beraber de dişlerin kesici kenarlarında çukurlaşma, aşınma ve dişlerin şeklinin bozulmasıyla estetik sorunlar meydana gelir. Koruyucu önlemler alınmadığında ilerleyen erozyon daha sonra fonksiyonla ilgili problemlere de neden olur. Erozyon ilerleyici özellik gösteren patolojik bir aşınmadır” dedi. </p>
<p><strong>“Çocuklar ve Gençlerde Daha Fazla Görülüyor” </strong></p>
<p>Çocuklarda ve gençlerde diş erozyonunun daha fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Can, “Son dönemlerde yapılan araştırmalar, Türkiye’de ve dünyada diş erozyonunun sıklığının arttığını göstermektedir. Diş erozyonunun sıklığı çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında görülüyor. Bu aslında bize çok önemli bir bilgi veriyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz bizden daha fazla erozyona maruz kalıyor ve bu da onların erişkin döneminde daha fazla erozyonla ilgili dental problemlerle karşılaşacağını göstermektedir” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Çocuklar ve Veganlar Dikkat” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun nedenleriyle ilgili şu bilgileri veriyor: </p>
<p>“Erozyon pek çok faktörün kombinasyonundan kaynaklanan patolojik bir problemdir… Sağlıklı beslenme alışkanlıkları nedeniyle meyve ve meyve sularının daha fazla tüketilmesi ile vegan diyet erozyon nedenleri arasında sayılabilir. Çocuklar ve gençler fazla gazlı içecek içtiklerinden, sporcular da sıklıkla enerji içeceklerini tükettiğinden erozyona maruz kalıyorlar. Meyveli sodalar ve kullandığımız ilaçlar da erozyona neden olabiliyor. Örneğin, C vitamini çiğneme tabletleri, astım hastalarının kullandıkları spreyler, efervesan ilaçlar erozyona neden oluyor. Tükürüğün azalmasına neden olan her türlü faktör, antihipertansif ve antidepresan ilaçlar da erozyona sebep olabiliyor. Baş ve boyun bölgesinde radyoterapi alan hastalarda biz oldukça sık erozyon görebiliyoruz. Ayrıca reflü, kusmayla seyreden yeme bozuklukları ve kronik alkolizm de birebir hastalık kaynaklı erozyona neden olan faktörler olarak karşımıza çıkabiliyor.”</p>
<p><strong>“Bazı Mesleklerde Diş Erozyonu Daha Fazla Meydana Geliyor”</strong></p>
<p>Bazı meslek gruplarında erozyona yatkınlığın arttığını vurgulayan Prof. Dr. Esra Can, “Örneğin profesyonel sporcular. Onlar çok fazla enerji içecekleri içiyorlar ve asidik yapıda olan bu içecekler erozyona neden oluyor. Aynı durum profesyonel yüzücüler için de geçerli. Havuzları dezenfekte edebilmek için kullanılan maddeler suyu asidik hale getirebiliyor ve bu da yüzücülerin ön dişlerinde erozyona yol açabiliyor. Erozyona maruz kalan bir meslek grubu daha var ki; onlar da laborantlar… Pipetle asitleri çektikleri zaman dişleri direkt asitlere maruz kalıyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Öğün Arasında Bunları Tüketmeyin” </strong></p>
<p>Diş erozyonunu hem birey olarak hem de diş hekimi vasıtasıyla önlemenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Can, şunları kaydetti:<br /> “Önce birey olarak erozyonun oluşmasını engellememiz gerekiyor. Örneğin, asidik yiyecek ve içeceklerin sıklığını azaltabiliriz. Günde 3 kereden fazla asidik yiyecek ve içecek tükettiğimiz zaman erozyonun oluşma riski 37 kat artıyor, bu oran o kadar yüksek ki. Bu içecek ve yiyecekleri öğünlerle sınırlayabiliriz, çünkü öğünlerde tükürük salgımız artar ve böylece erozyon faktörü ortadan kalkar. Öğün arasında tükürük salgımız az olduğu için asidik yiyecek ve içecekleri tüketmemeliyiz. Asitli içecekleri ağızda gezdirmek yerine hızlıca yutmalı veya pipetle içmeli, içtikten sonra ağzımızı su ile çalkalamalı ya da su içmeliyiz. Özellikle gece yatarken meyve yememeliyiz. Asidik yiyeceklerden sonra hemen dişlerimizi fırçalamamalıyız. Asidik içecekleri soğutarak içmeliyiz. Öğünlerden hemen sonra değil, 30 dakika sonra dişlerimizi fırçalamalıyız. Dişler fırçalandıktan sonra temiz diş yüzeylerinde erozyona neden olacak meyve, meyve suları, meyveli soda, gazlı içecekleri kullanmamalıyız. Özellikle çocukların meyveleri emerek yemesi erozyonu arttırır, ısırarak yemeleri için teşvik etmeliyiz. Dişlerde erozyon, matlaşma ve renklenme varsa bu durumdan korunmak için öğün arasında ağız ortamını nötralize edici şeyleri yapabiliriz. Örneğin su içebiliriz veya süt ve peynir ürünleri yiyebiliriz. Dişlerinde erozyon olan bireyler, ağızlarındaki diş renklenmelerini ve koyu rengi açmak için beyazlatıcı diş macunu kullanıyorlarsa, zaten kimyasal etkilerle yumuşamış olan mine yüzeyini daha fazla aşındırır ve daha fazla madde kaybına yol açar.” </p>
<p><strong>“Yüksek Konsantrasyonlu Florür İçeren Jel ve Vernikleri Uyguluyoruz” </strong></p>
<p>“Aktif erozyon teşhis edildikten sonra öncelikle diş hekimi tarafından erozyonun etken faktörünün belirlenmesi gerekir” diyen Prof. Dr. Esra Can, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Etkeni bulup, hastada davranış değişikliğini oluşturduktan sonra diş hekimi olarak biz, o yumuşamış olan mine ve dentin yüzeylerine yüksek konsantrasyonlu florür içeren jel ve vernikleri uyguluyoruz. Bu, o bölgeyi sertleştirirken aynı zamanda olabilecek asit ataklarına karşı o bölgenin direncini da arttırır. Hastalara bize yardımcı olmaları için evde yüksek konsantrasyonlu florürlü diş macunu, kullanmalarını tavsiye ediyor, aktif erozyon varlığında yumuşak diş fırçası, yüksek konsantrasyonlu florürün yanı sıra potasyum nitrat, amorf kalsiyum fosfat gibi içeriklere sahip diş macunları ve kremlerini kullanmalarını öneriyoruz.”</p>
<p><strong>“Restoratif İşlemlere Geçmemiz Gerekiyor” </strong></p>
<p>Dental erozyonun çok ileri boyutlara gelebildiğini söyleyen Prof. Dr. Can, “Mine aşındıktan sonra, dentin açığa çıktığı zaman erozyonda çok hızlı ilerleme gerçekleşiyor. Bu durumda biz hastalarımızı artık sadece koruyucu işlemlerle koruyamıyoruz ve restoratif işlemlere geçmemiz gerekiyor. Çok ilerleyen dental erozyonda dişlerin çiğneyici yüzeylerinde fincan şeklinde aşınmalar meydana geliyor ve bunlar daha da ilerlediğinde hastanın dikey boyutu ve yüzünün alt bölümünde yükseklik azalıyor. Hasta hassasiyetten ve besinleri yeterli ezememesinden dolayı çiğneme fonksiyonunu etkin bir şekilde gerçekleştiremiyor” dedi. </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664">Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar Esra Avgören: &#8220;Hayaller Hedefe Dönüşmeli!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazar-esra-avgoren-hayaller-hedefe-donusmeli-418514</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 15:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[avgören]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşmeli]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri’nin düzenlediği Gençlerle Baş Başa Sohbetleri’ne katılan yazar Esra Avgören’in çocuklara, “Daha azimli, planlı olmalısınız ve hedefinizin olması çok önemli. Hemen pes etmemelisiniz. Hayallerinizin hedefe dönüşmesi sizler için çok değerli.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-esra-avgoren-hayaller-hedefe-donusmeli-418514">Yazar Esra Avgören: &#8220;Hayaller Hedefe Dönüşmeli!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri’nin düzenlediği Gençlerle Baş Başa Sohbetleri’ne katılan yazar Esra Avgören’in çocuklara, “Daha azimli, planlı olmalısınız ve hedefinizin olması çok önemli. Hemen pes etmemelisiniz. Hayallerinizin hedefe dönüşmesi sizler için çok değerli.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Çocukları ve gençleri her ay kitap dünyasında gezintiye çıkaran, yepyeni ufuklara farklı pencerelerden bakmalarını sağlayan Zeytinburnu Bilgi Evleri’nin bu ayki misafiri Yazar Esra Avgören, oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“HAYALLERİNİZİ HEDEFE DÖNÜŞTÜRÜN VE HEMEN PES ETMEYİN” </strong></p>
<p>İlk öykü denemesini ortaokul dönemindeyken yaptığını belirten Yazar Avgören, “Yazdıklarımı pek çok yayınevine götürmeme rağmen hiçbir yerden dönüş alamadım. Çok moralim bozulmuştu. Benim yazdıklarımı kimse önemsemiyor diye düşünmüştüm. Bir öykü yarışmasına katılmaya karar verdim. Yazıp gönderdiğim öykü dereceye girmişti ve sonrasında kitap yazmakla ilgili teklifler almaya başladım. Dolayısıyla daha azimli, planlı olmak ve hedefinin olması çok önemli. Hemen pes etmemek gerek. Hayallerin hedefe dönüşmesi çok değerli.” ifadelerini kullandı. <br />“Bugün vazgeçmeden yapacağınız şeyler sizin 40 yaşınızda olacağınız yeri etkileyecek” diyen Yazar Avgören, yazarlık ile ilgili çocukların sorduğu tüm sorulara içtenlikle cevap verdi.  Yazar Avgören, söyleşinin ardından “İlya’nın Sırrı” ve “Uzman Dedektiflik Bürosu” isimli kitaplarını Bilgi Evi üyeleri için imzaladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-esra-avgoren-hayaller-hedefe-donusmeli-418514">Yazar Esra Avgören: &#8220;Hayaller Hedefe Dönüşmeli!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerli &#8220;Marilyn Monroe&#8221; Esra Sezer&#8217;den &#8220;Fırtınalar&#8221; yorumu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yerli-marilyn-monroe-esra-sezerden-firtinalar-yorumu-395228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 11:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[fırtınalar]]></category>
		<category><![CDATA[marilyn]]></category>
		<category><![CDATA[monroe]]></category>
		<category><![CDATA[sezerden]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[yorumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sesi, yorumu ve güzelliğiyle kısa sürede ilgi gören genç şarkıcı Esra Sezer, müziğin kült şarkılarından "Fırtınalar"a yepyeni bir yorum getirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerli-marilyn-monroe-esra-sezerden-firtinalar-yorumu-395228">Yerli &#8220;Marilyn Monroe&#8221; Esra Sezer&#8217;den &#8220;Fırtınalar&#8221; yorumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sesi, yorumu ve güzelliğiyle kısa sürede ilgi gören genç şarkıcı Esra Sezer, müziğin kült şarkılarından &#8220;Fırtınalar&#8221;a yepyeni bir yorum getirdi. </p>
<p>Yıllar önce Ebru Gündeş&#8217;in yorumuyla büyük beğeni kazanan, sözleri;  Aşkın Tuna, bestesi; Feyyaz Kuruş&#8217;a ait olan &#8220;Fırtınalar&#8221; şarkısını cover yapan Esra Sezer; &#8220;Türk müziğinde hafızalara kazınan çok sevdiğim bu eseri, Aşkın Tuna ve Feyyaz Kuruş bana da emanet ettiği için çok şanslıyım. Yaza yakışan eğlenceli bir klip çektik ve yeni düzenlemesi ile çok severek yorumladım&#8221; diyerek heyecanını dile getirdi&#8230;</p>
<p>Almanya doğumlu Esra Sezer, 2019 yılından bu yana single çalışmalarını müzikseverlerle buluşturuyor. Müzik yaşantısını Almanya&#8217;da sürdüren Sezer, &#8220;Empatim yüksek gurbetçi dostlarımıza karşı&#8230; 6 single yayınladım ve sahne çalışmalarıma da tüm hızıyla devam ediyor. Hedefim müzikte kendime özel bir yer edinmek ve yıllarca sahnede aynı enerjiyle kalabilmek&#8221; dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>&#8220;MARILYN MONROE&#8221; YA BENZETİLİYOR</strong></p>
<p>Esra Sezer&#8217;in imajındaki en büyük artılarından biri 20. yüzyılın en ünlü sinema yıldızlarından Marilyn Monroe ya  olan benzerliği. Esra Sezer yakın çevresince &#8220;Yerli Marilyn Monroe  &#8221; olarak anılmanın keyfini de yaşıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerli-marilyn-monroe-esra-sezerden-firtinalar-yorumu-395228">Yerli &#8220;Marilyn Monroe&#8221; Esra Sezer&#8217;den &#8220;Fırtınalar&#8221; yorumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
