<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eşiği | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/esigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/esigi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 20:25:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>eşiği | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/esigi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Çıldırmanın Eşiği&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-cildirmanin-esigi-631667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:25:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[çıldırmanın]]></category>
		<category><![CDATA[dram]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[Gösterilecek]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinematek]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631667</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde delirmenin sınırında dolaşan karakterlerin hayatlarını beyaz perdeye taşıyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-cildirmanin-esigi-631667">Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Çıldırmanın Eşiği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde delirmenin sınırında dolaşan karakterlerin hayatlarını beyaz perdeye taşıyor.  </p>
<p>İzmirli sinemaseverleri dünya sinemasının unutulmaz yapımlarıyla buluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla dikkat çekiyor. Uçlarda gezen karakterlerin derinlikli hikâyelerini beyazperdeye taşıyan seçki, Elhamra Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. Program kapsamında her pazar gösterilecek filmler arasında Taksi Şoförü, Gaz Lambası, Persona, Şüphe ve Cinnet yer alıyor. Sinemaseverleri güçlü anlatımlar ve özgün hikâyelerle buluşturacak programda, film gösterimlerinin yanı sıra alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla tema ve filmler üzerine söyleşiler de gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>Çürüyen dünyaya direksiyon kırmak: Taksi Şoförü</strong><br />Yönetmen koltuğunda Martin Scorsese’nin oturduğu ve senaryosunu Paul Schrader’in kaleme aldığı 1976 ABD yapımı suç ve dram türlerindeki Taksi Şoförü, 1976 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görüldü. Filmin başrollerinde Robert De Niro ve Jodie Foster yer alıyor. Vietman Savaşı’nın yarattığı etkiden kurtulamayan ve tanık olduğu adaletsiz dünyaya uyum sağlamayı reddeden Travis Bickle’ın hikâyesinin anlatıldığı film, 3 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. </p>
<p><strong>Zihne kurulan tuzak: Gaz Lambası</strong><br />Yönetmen koltuğunda George Cukor’un oturduğu 1944 ABD yapımı suç, dram, gizem ve gerilim türlerindeki Gaz Lambası, bir psikolojik çöküşü ortaya koyuyor ve günümüzdeki “gaslighting” kavramının temelini oluşturuyor. Başrol oyuncusu Ingrid Bergman’ın 1945 Altın Küre’den ve Akademi Ödüllerinden En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’yle döndüğü filmde Paula Anton ve kocasının hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı ilişkisi konu ediliyor. Kocasına karşı güven dolu olan Paula, zaman içinde belirsizliklerle dolu bir kabusa sürüklenecektir. Film, 10 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Uzman Dr. Arzu Erkan’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>İki enstrüman için bir sonat: Persona</strong><br />Dünya sinemasının usta isimlerinden İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın yazıp yönettiği 1966 İsveç yapımı dram ve gerilim türlerindeki Persona filminin başrollerinde Bibi Andersson ve Liv Ullman yer alıyor. Film 1967 Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği Ödüllerinden En İyi Film Ödülü ile döndü ve Bergman’a En İyi Yönetmen Ödülü’nü, Bibi Andersson’a ise En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Bergman’ın deyimiyle “iki enstrüman için bir sonat” olan bu sarsıcı hikâye, yönetmenin kendine has sinema dilinin en etkileyici örneklerinden biri. Genç hemşire Alma, konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler’in tedavisi ile ilgilenmektedir. Birlikte yaşamaya başladıkları deniz kıyısındaki evde zaman geçtikçe tedavi yön değiştirir. İki kadının kişilikleri birbirine geçtikçe hayal ve gerçek karışır. Film, 17 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halis Ulaş’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>Muğlaklığın ortasında bir yaz: Şüphe </strong><br />Yönetmenliğini Chang-dong Lee’nin üstlendiği, Oh Jung-mi Lee ve Chang-dong’un Haruki Murakami’nin Barn Burning adlı eserinden beyaz perdeye uyarladığı Şüphe, 2018 Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü. 2018 Güney Kore, Japonya ortak yapımı dram ve gizem türlerindeki filmde yarı zamanlı kuryelik yapan Jongsu’nun eski komşusu Haemi’yle karşılaştıktan sonra yaşananlar konu ediliyor. Haemi gittiği Afrika seyahatinden döndüğünde Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Film, 24 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. </p>
<p><strong>Aklın karanlık koridorları: Cinnet</strong><br />Yönetmen koltuğunda dünya sinemasında yer edinmiş unutulmaz filmlerin yönetmeni Stanley Kubrick’in oturduğu Cinnet, Stephan King’in Medyum adlı romanından beyaz perdeye uyarlandı. 1980 ABD yapımı korku, gerilim ve dram türlerindeki filmin başrolünde Jack Nicholson yer alıyor. Filmde yazar Jack Torrance ve ailesinin Overlook Oteli’nin bakımı için otele yerleşmesinin ardından yaşanan metafiziksel olaylar anlatılıyor. Aile bir kar fırtınası nedeniyle otelde mahsur kaldığında olaylar kontrolden çıkacaktır. Film, 31 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Anasanat Dalı Dr. Öğretim Üyesi Emrah Suat Onat’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-cildirmanin-esigi-631667">Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Çıldırmanın Eşiği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı Toz ve Adli Bilimlerin Yeni Eşiği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akilli-toz-ve-adli-bilimlerin-yeni-esigi-612451</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 20:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilimlerin]]></category>
		<category><![CDATA[eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[toz]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof.Dr.İ.Hamit Hancı ve Adli Bilimciler Derneği Adli Yöneylem Komisyonu Başkanı Dr.Av. Alp Aslan, 'Akıllı Toz ve Adli Bilimleri Yeni Eşiği' konulu bir açıklama yaptı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-toz-ve-adli-bilimlerin-yeni-esigi-612451">Akıllı Toz ve Adli Bilimlerin Yeni Eşiği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof.Dr.İ.Hamit Hancı ve Adli Bilimciler Derneği Adli Yöneylem Komisyonu Başkanı</div>
<div>Dr.Av. Alp Aslan, ‘Akıllı Toz ve Adli Bilimleri Yeni Eşiği’ konulu bir açıklama yaptı.</div>
</div>
<div>Yazıda şu ifadelere yer verildi, “Bir gün suç mahalline giden olay yeri ekibinin yanında klasik çantalar değil, avuç içinde taşınabilen milyonlarca mikro sensör olduğunu düşünün. Olay Yeri İnceleme ekibinin alet çantasındaki yeni gözle görünmeyen, toz zerresi büyüklüğünde cihazlar. Ekip bu tozu olay yerine dağıtıyor ve her biri sıcaklığı, titreşimi, kimyasal izleri, hatta havadaki uçucu bileşikleri kaydediyor. Bu teknoloji bilim kurgu değil. Adı: Akıllı toz (smart dust). Akıllı toz, milimetrenin çok altında boyutlara sahip mikro-elektromekanik sensörlerden oluşan dağıtık bir ağ sistemidir. Her “toz” parçası bir sensör, bir mikroişlemci ve bir iletişim modülü taşıyabilmektedir. Bunlar çevresini algılayabilmekte, veriyi işlemekte ve kablosuz olarak aktarabilmektedir. Endüstriyel izleme, askeri uygulamalar ve çevresel ölçümler için geliştirilen bu teknoloji, şimdi adli bilimler açısından yeni bir eşik anlamına gelmektedir.</div>
<div>
<p><b>Olay Yerinde Sessiz Devrim</b></p>
<div>Adli bilimlerin temel sorusu basittir: Ne oldu, ne zaman oldu ve kim yaptı? Ancak olay yerleri her zaman “konuşkan” değildir. Kan lekesi kurur, kimyasal izler dağılır, sıcaklık değişir, ortam dinamikleri kaybolur. Delil, çoğu zaman statik bir fotoğrafa dönüşür. Akıllı toz ise statik değil, dinamik delil üretme potansiyeli taşır. Bir cinayet mahallinde ortama dağıtılan sensörler, havadaki kimyasal değişimi saatler boyunca kaydedebilir. Patlayıcı bir düzeneğin bulunduğu alanda mikro sensörler, gaz sızıntısının yönünü ve yoğunluğunu haritalayabilir. Kapalı bir mekânda ölüm sonrası süreçteki sıcaklık ve nem değişimleri sürekli ölçülerek ölüm zamanının hesaplanmasında daha hassas modeller kurulabilir. Bu, adli bilimin “sonradan inceleyen” karakterinden “anlık izleyen” karaktere evrilmesi demektir.</div>
<p><b>Delilin Geleceği: Mikro-Çevresel Veri</b></p>
<div>Bugün olay yeri incelemesi parmak izi, DNA, lif, kan izi paterni gibi fiziksel bulgulara dayanır. Oysa akıllı toz, mikro-çevresel veri üretebilir. Yani sadece “ne var?” sorusuna değil, “ne değişti?” sorusuna cevap verir.</div>
<div>Örneğin: Bir yangın mahallinde ısı dağılımının zamansal seyri, Bir kimyasal saldırı şüphesinde havadaki bileşik yoğunluğu, Kapalı bir ortamda gaz yayılımının yönü, Patlama sonrası partikül hareketliliği, Bunların tamamı dağıtık sensör ağıyla modellenebilir. Bu durum, özellikle adli yöneylem araştırması ve suç haritalama alanında çalışanlar için yeni veri katmanları anlamına gelir. Artık yalnızca mekânsal değil, mikro-zamansal analiz de mümkün hale gelebilmektedir.</div>
<p><b>Ancak Bir Soru: Delil için mi yoksa Gözetim için mi?</b></p>
<div>Her yeni teknoloji gibi akıllı toz da çift yönlüdür. Görünmez olması en büyük avantajı olduğu kadar en büyük riskidir. Eğer bir teknoloji fark edilmeden veri toplayabiliyorsa, bu durum mahremiyet hukukunu doğrudan ilgilendirir: Bir alana dağıtılan mikro sensörler kim tarafından kontrol edilecek? Veriler kimde saklanacak? Yargısal denetim nasıl sağlanacak? Delilin hukuka uygunluğu nasıl tartışılacak? Adli bilimler açısından mesele sadece teknik kapasite değildir. Delilin meşruiyetidir. Hukuka aykırı toplanmış veri, teknik olarak kusursuz olsa bile yargısal değer taşımaz. Bu nedenle akıllı toz teknolojisinin adli kullanımı, açık yasal çerçeve, şeffaflık ve denetlenebilirlik gerektirir.</div>
<p><b>Adli Bilimlerde Paradigma Değişimi</b></p>
<div>Belki de asıl mesele şudur: Akıllı toz, adli bilimi “geriye dönük rekontrüksiyon” disiplininden “sürekli çevresel kayıt” disiplinine dönüştürebilir. Bu, suç sonrası müdahale modelinden, risk öncesi izleme modeline geçiş anlamına gelir. Tehlikeli kimyasal yayılımı erken tespit edilebilir. Patlayıcı düzenekler ortam değişimlerinden önceden fark edilebilir. Kritik alanlarda mikro sensör ağları caydırıcı rol oynayabilir. Ancak burada ince bir çizgi vardır: Güvenlik ile Hak ve Özgürlük arasındaki ince çizgi. Sonuç Yerine Akıllı toz, belki de geleceğin en küçük ama en etkili tanığıdır. Gözle görülmez, ses çıkarmaz, fakat çevresel gerçeği kaydeder. Adli bilimler için bu teknoloji daha hassas zaman analizi, daha güçlü olay yeri modellemesi ve daha bütüncül veri anlamına gelir. Ancak aynı zamanda hukuk, etik ve insan hakları bakımından yeni tartışma alanları doğurabilir. Artık gözle görünmeyen tanıklar çağındayız. Soru şu: Onları nasıl kullanacağız? (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</div>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-toz-ve-adli-bilimlerin-yeni-esigi-612451">Akıllı Toz ve Adli Bilimlerin Yeni Eşiği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-608994</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre küresel turizm sektörü, pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanmakla kalmayarak tarihi bir büyüme sürecine girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-608994">Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2025 yılı sonunda yaklaşık 11,7 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan sektörün, 2026’da 12 trilyon dolar sınırına yaklaşması bekleniyor. Deniz ve kruvaziyer turizmi başta olmak üzere kültür, gastronomi ve şehir turizminin dengeli büyümesinin Türkiye’yi yüksek katma değer üreten çok katmanlı bir turizm merkezine dönüştürdüğünü belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, Türkiye’nin küresel turizm ekonomisinde “hızlı toparlanan ve en dirençli pazarlar” arasında öne çıktığını ifade etti.</strong></p>
<p>Küresel turizm sektörü, pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanma sürecini tamamlamakla kalmayarak yeni bir büyüme dönemine girdi. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verileri, sektörün ekonomik katkısının her yıl artarak küresel ekonomideki ağırlığını güçlendirdiğini ortaya koyarken; 2026 yılına ilişkin projeksiyonlar turizmin artık kriz sonrası değil, kalıcı büyüme dinamikleriyle şekillenen bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. </p>
<p><strong>Türkiye, Küresel Turizm Pastasında Payını Artırıyor</strong></p>
<p>WTTC raporlarında Türkiye; jeopolitik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı, ürün çeşitliliği ve hızlı adaptasyon kabiliyeti ile dikkat çeken ülkeler arasında gösteriliyor. 2026 yılında Türkiye’nin küresel turizm ekonomisinden aldığı payın %5,5 seviyelerine yaklaşması öngörülüyor.</p>
<p>Deniz turizmi, kruvaziyer, kültür, gastronomi ve şehir turizminin dengeli biçimde büyümesi; Türkiye’yi yalnızca bir destinasyon değil, çok katmanlı bir turizm merkezi konumuna taşıyor.</p>
<p><strong>Türkiye, Sadece Toparlanan Değil, Yön Veren Bir Turizm Ülkesi</strong></p>
<p>Küresel verilerin Türkiye açısından önemli fırsatlara işaret ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulunan Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Küresel turizm ekonomisi 2026 itibarıyla yeni bir ölçeğe taşınırken, Türkiye bu büyümenin pasif bir izleyicisi değil; aktif bir oyuncusu konumunda. Pandemi sonrası dönemde Türkiye, hızla toparlanan ülkeler arasında yer almakla kalmadı, ürün çeşitliliği ve erişilebilirliğiyle birçok pazardan pozitif ayrıştı.” dedi.</p>
<p>Yazıcı, özellikle deniz ve kruvaziyer turizminin Türkiye için stratejik bir büyüme alanı olduğunu vurgulayarak, “Kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerini doğrudan besleyen ve yüksek katma değer yaratan bir alan. Türkiye; liman altyapısı, coğrafi avantajı ve destinasyon çeşitliliğiyle Akdeniz ve Karadeniz hattında çok daha güçlü bir rol üstlenebilir. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, doğru pazarlama ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar bu potansiyeli kalıcı büyümeye dönüştürecek.” İfadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kruvaziyer Turizminde Türkiye’nin Stratejik Payı Güçleniyor</strong></p>
<p>Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantaj, liman altyapıları ve destinasyon çeşitliliğinin kruvaziyer turizminde uzun vadeli bir rekabet gücü yarattığını vurgulayan Yazıcı, “Doğru pazarlama, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla kruvaziyer turizmi, Türkiye’nin turizm gelirlerini artıran en stratejik alanlardan biri olmaya devam edecek. Liman şehirlerimiz için bu büyüme yalnızca sayısal değil, nitelikli ve kalıcı bir ekonomik değer anlamına geliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>2026 Sonrası Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme</strong></p>
<p>Turizm sektöründe 2026 ve sonrasına ilişkin projeksiyonların yalnızca büyüklük odaklı değil, kalite, deneyim ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirten Ahmet Yazıcı, yeni dönemde destinasyonların sunduğu katma değerin belirleyici olacağını vurguladı.</p>
<p>Yazıcı’ya göre Türkiye; kruvaziyer, kültür, gastronomi ve deneyim odaklı turizm alanlarında son yıllarda attığı adımlarla küresel rekabette avantaj sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Dijitalleşme, erişilebilirlik ve doğru pazarlama stratejilerinin bu avantajı kalıcı büyümeye dönüştüreceğini ifade eden Yazıcı, sektörün geleceğinin nicelikten çok nitelik odaklı bir dönüşüm sürecine girdiğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-608994">Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! Türkiye Büyümenin En Dirençli Aktörlerinden Biri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-turkiye-buyumenin-en-direncli-aktorlerinden-biri-608981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[kruvaziyer]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre küresel turizm sektörü, pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanmakla kalmayarak tarihi bir büyüme sürecine girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-turkiye-buyumenin-en-direncli-aktorlerinden-biri-608981">Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! Türkiye Büyümenin En Dirençli Aktörlerinden Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel turizm sektörü, pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanma sürecini tamamlamakla kalmayarak yeni bir büyüme dönemine girdi. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verileri, sektörün ekonomik katkısının her yıl artarak küresel ekonomideki ağırlığını güçlendirdiğini ortaya koyarken; 2026 yılına ilişkin projeksiyonlar turizmin artık kriz sonrası değil, kalıcı büyüme dinamikleriyle şekillenen bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. </p>
<p><strong>Türkiye, Küresel Turizm Pastasında Payını Artırıyor</strong></p>
<p>WTTC raporlarında Türkiye; jeopolitik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı, ürün çeşitliliği ve hızlı adaptasyon kabiliyeti ile dikkat çeken ülkeler arasında gösteriliyor. 2026 yılında Türkiye’nin küresel turizm ekonomisinden aldığı payın %5,5 seviyelerine yaklaşması öngörülüyor.</p>
<p>Deniz turizmi, kruvaziyer, kültür, gastronomi ve şehir turizminin dengeli biçimde büyümesi; Türkiye’yi yalnızca bir destinasyon değil, çok katmanlı bir turizm merkezi konumuna taşıyor.</p>
<p><strong>Türkiye, Sadece Toparlanan Değil, Yön Veren Bir Turizm Ülkesi</strong></p>
<p>Küresel verilerin Türkiye açısından önemli fırsatlara işaret ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulunan Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Küresel turizm ekonomisi 2026 itibarıyla yeni bir ölçeğe taşınırken, Türkiye bu büyümenin pasif bir izleyicisi değil; aktif bir oyuncusu konumunda. Pandemi sonrası dönemde Türkiye, hızla toparlanan ülkeler arasında yer almakla kalmadı, ürün çeşitliliği ve erişilebilirliğiyle birçok pazardan pozitif ayrıştı.” dedi.</p>
<p>Yazıcı, özellikle deniz ve kruvaziyer turizminin Türkiye için stratejik bir büyüme alanı olduğunu vurgulayarak, “Kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerini doğrudan besleyen ve yüksek katma değer yaratan bir alan. Türkiye; liman altyapısı, coğrafi avantajı ve destinasyon çeşitliliğiyle Akdeniz ve Karadeniz hattında çok daha güçlü bir rol üstlenebilir. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, doğru pazarlama ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar bu potansiyeli kalıcı büyümeye dönüştürecek.” İfadelerini kullandı.</p>
<p>Kruvaziyer Turizminde Türkiye’nin Stratejik Payı Güçleniyor</p>
<p>Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantaj, liman altyapıları ve destinasyon çeşitliliğinin kruvaziyer turizminde uzun vadeli bir rekabet gücü yarattığını vurgulayan Yazıcı, “Doğru pazarlama, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla kruvaziyer turizmi, Türkiye’nin turizm gelirlerini artıran en stratejik alanlardan biri olmaya devam edecek. Liman şehirlerimiz için bu büyüme yalnızca sayısal değil, nitelikli ve kalıcı bir ekonomik değer anlamına geliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>2026 Sonrası Dijitalleşme ve Değer Odaklı Büyüme</strong></p>
<p>Turizm sektöründe 2026 ve sonrasına ilişkin projeksiyonların yalnızca büyüklük odaklı değil, kalite, deneyim ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirten Ahmet Yazıcı, yeni dönemde destinasyonların sunduğu katma değerin belirleyici olacağını vurguladı.</p>
<p>Yazıcı’ya göre Türkiye; kruvaziyer, kültür, gastronomi ve deneyim odaklı turizm alanlarında son yıllarda attığı adımlarla küresel rekabette avantaj sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Dijitalleşme, erişilebilirlik ve doğru pazarlama stratejilerinin bu avantajı kalıcı büyümeye dönüştüreceğini ifade eden Yazıcı, sektörün geleceğinin nicelikten çok nitelik odaklı bir dönüşüm sürecine girdiğine dikkat çekti.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-turizm-2026da-tarihi-esigi-asiyor-turkiye-buyumenin-en-direncli-aktorlerinden-biri-608981">Küresel Turizm 2026’da Tarihi Eşiği Aşıyor! Türkiye Büyümenin En Dirençli Aktörlerinden Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
