<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eroğlu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/eroglu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/eroglu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 11:21:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>eroğlu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/eroglu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:21:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birer]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[flora]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi” söyleşileri kapsamında “Anadolu Bitkilerinin Kültürel Süreklilik ve Kültürel Etkileşimdeki Rolleri” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172">Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi” söyleşileri kapsamında “Anadolu Bitkilerinin Kültürel Süreklilik ve Kültürel Etkileşimdeki Rolleri” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. A. Esra Eren Eroğlu’nun üstlendiği etkinliğe Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun yanı sıra öğrenciler ve sanatseverler katıldı.  Söyleşide Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Volkan Eroğlu konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Eroğlu, Anadolu coğrafyasındaki bitkilerin medeniyetler arası yolculuğunu ve geçirdiği kültürel süreçleri dinleyicilere aktardı.</p>
<p>Bitkilerin, kültürel aktarımda üstlendiği rolün keşfedilmeyi bekleyen bir alan olduğunu vurgulayan Dr. Volkan Eroğlu, “Anadolu’nun ruhunu kavramak, ancak doğayı, yani yeşili ve toprağı doğru okumaktan geçer. Bitkilerin kültürümüzdeki yeri, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bakir bir alan gibi önümüzde duruyor. Düşünün ki bu coğrafyada medeniyetler değişse de mutfaktan şifaya kadar kurdukları etkileşim hep aynı bitkiler üzerinden ilerledi. Tarihin sıfır noktasına, ‘Bereketli Hilal’e baktığımızda buğdayın, arpanın ve çavdarın anavatanında olduğumuzu görüyoruz. Göbeklitepe’deki o tahıl öğütme taşları bize yerleşik hayatın kapısını bitkilerin açtığını fısıldıyor. Ekmeğin ilk kez mayalandığı, Hititlerin söğüt ağacından bulduğu şifanın bugün modern tıpta aspirine dönüştüğü bu topraklarda, bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin ta kendisidir” dedi.</p>
<p><b>“Doğanın belleğinden medeniyetin köklerine”</b></p>
<p>Dr. Volkan Eroğlu “Bu köklü miras sadece tarlada veya eczada değil; sanatta, ticarette ve inançta da karşımıza çıkıyor. Halılarımızdaki o bitki motifleri öylesine yapılmış süslemeler değil; bereketin, yaşamın ve korumanın görsel bir dilidir. Side sikkelerinden Rüstem Paşa çinilerine kadar izini sürdüğümüz ‘nar’ formu, Sivas Gökmedrese’nin taşlarında donmuş bir hafıza kartı gibidir. Ticarette bile bitkilerin imzası var; keçiboynuzu çekirdeğinin o şaşmaz sabit ağırlığı, İpek Yolu’nda elmasa ve altına ‘karat’ adını vermedi mi? Hititlerden beri yaktığımız ardıç ve defne tütsüleri, bir arınma ritüeli olarak binlerce yıldır sürüyor. Öyle ki, 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’daki anma törenlerinde hâlâ bu kokuların yükselmesi, acılarımız değişse de Anadolu’nun kültürel sürekliliğinin ve doğaya sığınışımızın en somut kanıtıdır” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlandı. Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Dr. Volkan Eroğlu’na “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172">Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Onur konuğu Mehmet Eroğlu 50 yıllık edebiyat serüvenini anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/onur-konugu-mehmet-eroglu-50-yillik-edebiyat-seruvenini-anlatti-585124</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 12:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[romanı]]></category>
		<category><![CDATA[yazma]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585124</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İZKİTAP – 6. İzmir Kitap Fuarı’nın onur konuğu yazarı Mehmet Eroğlu, Dila Taşçı moderatörlüğünde düzenlenen “Mehmet Eroğlu’nun 50 Yılı Aşkın Edebiyat Serüveni” başlıklı söyleşide okurlarıyla bir araya geldi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onur-konugu-mehmet-eroglu-50-yillik-edebiyat-seruvenini-anlatti-585124">Onur konuğu Mehmet Eroğlu 50 yıllık edebiyat serüvenini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İZKİTAP – 6. İzmir Kitap Fuarı’nın onur konuğu yazarı Mehmet Eroğlu, Dila Taşçı moderatörlüğünde düzenlenen “Mehmet Eroğlu’nun 50 Yılı Aşkın Edebiyat Serüveni” başlıklı söyleşide okurlarıyla bir araya geldi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle 17-26 Ekim tarihlerinde düzenlenen İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında fuarın onur konuğu yazar Mehmet Eroğlu, okurlarıyla bir araya geldi. Çağdaş Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden, yazdığı romanların yanı sıra televizyon ve sinema için senaryolar da kaleme alan Mehmet Eroğlu, 50 yılı aşkın edebiyat serüvenini ve yazma sürecini paylaştı. Eroğlu, okurlarıyla buluşmanın yanı sıra genç edebiyatseverlerle deneyimlerini paylaşarak hem ilham verdi hem de edebiyatın güncel durumuna dair değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Eroğlu, yazmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu belirterek, “Yazmak, insanın içinde var olan bir şeyi dışarı vurma ihtiyacıdır. Yazmazsam yaşayamam gibi… Yazmak çok önemli bir boşalma aracı. Bizim kuşak, yani 68 kuşağı, travmatik bir dönemden geçti. Bu travmadan kurtulmanın yollarından biri de yazmaktı. Yazayım demekle olmuyor tabii. Onun için birikim gerekiyor. O birikim de okumak” diye konuştu</p>
<p>İlk romanı Issızlığın Ortasında ile 1979’da Milliyet Roman Ödülü’nü kazanan, ancak 12 Eylül rejimi tarafından sakıncalı bulunup hiçbir yayınevi tarafından basılmayan, ilk romanının devamı niteliğindeki ikinci romanı Geç Kalmış Ölü’yü de aynı gerekçeyle uzun süre yayınlatamayan Eroğlu’nun her iki romanı da 1984’te yayımlanıp hem Orhan Kemal Roman Armağanı&#8217;na hem de Madaralı Roman Ödülü&#8217;ne layık bulunmuştu. Mehmet Eroğlu, “İlk kitabımı reddettiler, ikinciyi de. Üçüncü var, dedim. ‘Biraz bekle’ dediler, beş sene bekledim. Sonra bir rastlantıyla hepsi birden yayımlandı. Yazmak, kitabın basılmasını bekleyerek olmaz” diyerek yazmaktan vazgeçmediğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dedektif romanı yazmak gibi bir niyetim yoktu”</strong></p>
<p>Eroğlu, son yıllarda büyük ilgi gören ve sinemaya uyarlanan “İyi Adamın 10 Günü” polisiye serisinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Bir ders için örnek olsun diye dört dakikada bir hikaye kurguladım. Yardımcı hocam ‘Bunu neden yazmıyorsun?’ dedi. Aklımda dedektif romanı yazmak diye bir şey yoktu, ama örnek olsun diye sınıfta anlattığım hikayeyi aşağı yukarı 2 buçuk ay içinde yazıp bitirdim. O yazılınca yayınevinin hoşuna gitti. Bir tane daha istedi. Ondan sonra bir tane daha istediler. Sonra bir tane daha istediler, ondan sonra da oyuncular istedi, işte böyle gitti. Yoksa niyetim dedektif romanı yazmak değildi. Niyetim bilim kurgu yazmaktı.” </p>
<p><strong>Roman ve insan odaklı bakış</strong></p>
<p>Edebiyatın temel amacına dair değerlendirmelerde de bulunan Eroğlu, romanın insanla var olan bir uğraş olduğunu söyledi. Eroğlu, “Edebiyat, olay anlatmak için icat edildi. Her zaman odağında insan olan bir uğraştır. Roman, bugüne kadar açığa çıkarılmamış insanlık durumlarını tespit etmekle yükümlüdür. Bütün büyük eserler, trajik kahramanlarla ilgilidir. Eğer roman kahramanının kaderiyle ülkenin kaderi örtüşürse, kalıcı eserler ortaya çıkar” dedi.</p>
<p><strong>Müzik ve disiplin</strong></p>
<p>Eroğlu müzikle olan ilişkisine dair soruya ise şöyle yanıt verdi: “Müzisyen değilim ama müziği kullandım. Bir dönem sigarayı bırakmak için saksafon çalmaya başladım. İlk iki ay ses çıkaramadım, ama iki buçuk yıl inatla çalıştım. Sonunda çalabildim. Şunu söyleyebilirim; disiplinli ve inatçı çalışırsanız her şey mümkün. Ben saksafon çalabildiysem, siz uçabilirsiniz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Roman, yüreğinizi titretiyorsa edebiyat değişmemiş demektir”</strong></p>
<p>Eserleri hakkında bilgiler veren ve ortaya çıkış süreçlerini de anlatan Mehmet Eroğlu, yazarlığa yeni başlayanlar ve edebiyatseverler için hikaye anlatmanın önemine dikkat çekerek, “İnsanlar artık bir şeyi zor anlatıyor. Başlangıç, gelişme, sonuç… Bunu becerebilen çok az. Eğer okuduğunuz bir roman hala yüreğinizi titretiyorsa, edebiyat değişmemiş demektir” dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onur-konugu-mehmet-eroglu-50-yillik-edebiyat-seruvenini-anlatti-585124">Onur konuğu Mehmet Eroğlu 50 yıllık edebiyat serüvenini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
