<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>erkekten | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/erkekten/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/erkekten</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 08:13:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>erkekten | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/erkekten</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>100 Erkekten 15&#8217;inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/100-erkekten-15inde-gorulen-varikosel-sorununa-dikkat-627170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[inde]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<category><![CDATA[Sperm]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[varikosel]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varikosel, erkeklerde testisleri saran toplardamarların anormal şekilde genişlemesi sonucu oluşan yaygın bir hastalık olarak biliniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-erkekten-15inde-gorulen-varikosel-sorununa-dikkat-627170">100 Erkekten 15&#8217;inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Varikosel, erkeklerde testisleri saran toplardamarların anormal şekilde genişlemesi sonucu oluşan yaygın bir hastalık olarak biliniyor. Yetişkin erkeklerin yaklaşık %15’inde görülüyor; infertilite (kısırlık) sorunu yaşayan erkeklerde bu oran %35-40’lara kadar çıkabiliyor. Genellikle sol tarafta daha sık rastlanıyor, ancak her iki tarafta da görülebiliyor. Bazı hastalarda testislerde ağrı hissi veya küçülme gibi belirtilere yol açarken, birçok erkekte hiçbir şikayete neden olmadan sessizce varlığını sürdürebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yunus Çolakoğlu, varikosel hakkında tüm merak edilenleri anlattı.</p>
<p><strong>Solucan torbası gibi bir damarlaşma görülebiliyor</strong></p>
<p>Varikosel, testisleri çevreleyen toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. En sık sol tarafta görülmekte ve bazen hiç belirti vermezken bazen uzun süre ayakta kalınca artan künt ağrı, ağırlık hissi veya ele “solucan torbası” gibi gelen damarlaşma durumu oluşabilmektedir. Bazı kişilerde testis boyutunda küçülmeye, sperm kalitesinde düşüşe ve buna bağlı kısırlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu yüzden özellikle ağrı, belirgin şişlik veya çocuk sahibi olma durumunda bir olumsuzluk hissedilmesi halinde uzman bir görüş alınması oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>Varikosel, testis içinde birkaç temel mekanizma yoluyla hasar oluşturuyor</strong></p>
<p>Genişleyen damarlarda göllenmiş kan, skrotal ısı artışına neden olmaktadır. Testislerin normalden daha sıcak bir ortamda bulunması sperm üretimini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca uzaklaştırılamayan kirli kan nedeniyle testis içinde oksijen azlığı gelişmekte ve bu durum hücre fonksiyon bozukluğuna yol açmaktadır. Böbrek ve böbreküstü bezinden gelen zararlı atıkların testise geri akması da bu olumsuz süreci artırabilmektedir.</p>
<p>Zamanla bu süreçler;  </p>
<ul>
<li>Sperm sayısında, hareketliliğinde ve morfolojisinde bozulmaya</li>
<li>Testis hacminde küçülmeye</li>
<li>Testosteron üretiminde azalmaya  </li>
</ul>
<p>yol açabilmektedir. Kısacası varikosel, testisleri “ısısal, oksidatif ve hipoksik stres” altında bırakarak ilerleyici hasar yaratabilmektedir.</p>
<p><strong>Yaşınızdan, sperm analiz sonuçlarına kadar detaylı bir inceleme yapılıyor </strong></p>
<p>Varikosel tanısı alan her hastada mutlaka kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Bu değerlendirme şunları içermelidir:  </p>
<ul>
<li>Detaylı fizik muayene</li>
<li>Skrotal Doppler ultrasonografi (damar çapları ve reflü derecesinin belirlenmesi)</li>
<li>Sperm analizi (spermiyogram)</li>
<li>Testis hacim ölçümü</li>
<li>Gerektiğinde kan hormon testleri (testosteron, FSH, LH vb.).</li>
</ul>
<p>Üroloji uzmanı tarafından varikosel tanısının konulması, otomatik olarak ameliyat yapılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Tedavi kararı son derece bireyseldir ve şu faktörler göz önünde bulundurularak verilmelidir:  </p>
<ul>
<li>Hastanın yaşı</li>
<li>Varikoselin muayenede ve Doppler ultrasonografideki derecesi (Grade 1-3)</li>
<li>Testis boyutları ve hacmi</li>
<li>Çocuk sahibi olma isteği ve mevcut infertilite durumu</li>
<li>Testislerdeki ağrının şiddeti ve süresi</li>
<li>Sperm analizi sonuçları (sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi)</li>
<li>Hormon seviyeleri (özellikle testosteron).</li>
</ul>
<p><strong>Bu belirtilerde ameliyat düşünülebiliyor </strong></p>
<p>Uluslararası üroloji ve üreme tıbbı kılavuzları, klinik varikosel (elle hissedilen) varlığında ve aşağıdaki durumlarda ameliyatı önermektedir:  </p>
<ul>
<li>Çiftin açıklanamayan infertilitesi varsa ve sperm parametrelerinde bozulma tespit edilmişse, </li>
<li>Testis hacminde anlamlı küçülme (atrofi) veya gelişim geriliği varsa,  </li>
<li>Şiddetli ve günlük yaşam kalitesini bozan ağrı mevcutsa (başka nedenler dışlandıktan sonra),  </li>
<li>Bazı vakalarda düşük testosteron seviyeleriyle birlikte klinik varikosel varsa.</li>
</ul>
<p>Bu testlerde herhangi bir bozukluk saptanırsa, testislerdeki oksidatif stres ve ısı artışı nedeniyle ilerleyebilecek hasarı önlemek amacıyla varikosel ameliyatı ciddi şekilde düşünülmelidir. </p>
<p><strong>Ameliyatın sperm üzerinde birçok olumlu etkisi olduğunu gösteriyor </strong></p>
<p>Günümüzde mikrocerrahi “Varikoselektomi” tekniği, en yüksek başarı oranına ve en düşük komplikasyon riskine sahip yöntem olarak kabul edilmektedir. Ameliyatın en önemli faydalarından birisi, testis fonksiyonlarını koruması ve iyileştirmesidir. Yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, varikosel ameliyatı sonrası sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve normal morfoloji oranında anlamlı iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Ayrıca özellikle testosteron seviyesi düşük olan hastalarda ameliyat sonrası hormon düzeylerinde artış gözlenebilmekte, bu da cinsel fonksiyonlar ve genel enerji seviyesi üzerinde olumlu etki yaratabilmektedir. Ağrı şikayeti olan hastalarda da semptomlarda belirgin rahatlama sağlanabilmektedir. Ancak sperm analizi ve hormon testleri tamamen normal çıkan hastalarda karar daha tartışmalıdır. Bu grupta ileride oluşabilecek gizli testis hasarını önlemek adına ameliyatın potansiyel faydaları ile riskleri (varikosel nüksü, hidrosel oluşumu gibi nadir komplikasyonlar) mutlaka cerrah ile etraflıca konuşulmalıdır. Karar, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma planı, varikoselin derecesi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak ortak şekilde verilmelidir.</p>
<p><strong>Düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri de bu süreçte büyük önem taşıyor</strong></p>
<p>Birçok erkek, varikoseli olduğu halde hiçbir sorun yaşamadan çocuk sahibi olabilmekte ve uzun yıllar sorunsuz takip edilebilmektedir. Varikosel, panik yaratması gereken bir hastalık değildir. Çoğu vakada düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri (sigara bırakma, kilo kontrolü, aşırı sıcaktan kaçınma) yeterli olurken, uygun ve seçilmiş hastalarda ameliyat ile sperm kalitesinin, hormon dengesinin ve yaşam kalitesinin anlamlı şekilde iyileştirilmesi mümkündür.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-erkekten-15inde-gorulen-varikosel-sorununa-dikkat-627170">100 Erkekten 15&#8217;inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[liselerde]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve ASUMA Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, “Her üç öğrenciden biri hem zorba hem de mağdur konumunda. Bu grup, depresyon, kaygı ve stres açısından en kırılgan kesim” diyerek çarpıcı tabloya dikkat çekti.</strong></em></p>
<p>Araştırmaya göre öğrencilerin %18’i yalnızca mağdur, %6’sı yalnızca zorba, %34’ü hem zorba hem mağdur. Özellikle 9. sınıf öğrencilerinde mağduriyet oranı %42 ile en yüksek seviyede. Prof. Dr. Oğuz Polat, “Sınıf düzeyi arttıkça depresyon, kaygı ve stresin belirgin biçimde azaldığı görüldü. Bu durum, küçük yaştaki öğrencilerin zorbalık açısından daha yüksek risk altında olduklarını gösteriyor. Bu dönemde özel koruyucu önlemler kritik önem taşıyor” dedi.</p>
<p>Genel olarak değerlendirildiğinde, neredeyse her üç öğrenciden birinin hem zorba hem mağdur konumunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, her beş öğrenciden neredeyse ikisinin ise doğrudan mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Zorbalığı Önlemek Mümkün </strong></p>
<p>Araştırmada, yüz yüze zorbalığın siber zorbalığa kıyasla ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Polat, “Bulgular, geleneksel yani yüz yüze zorbalığın, siber zorbalığa göre ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Yüz yüze zorbalığın fiziksel yakınlık ve doğrudan etkileşim içermesi, mağdurların kendilerini daha savunmasız hissetmesine yol açıyor” diye konuştu.</p>
<p>Çalışmada, okul sevgisinin en düşük seviyede olduğu grubun hem zorba hem mağdur öğrenciler olduğu görüldü. Prof. Dr. Oğuz Polat, çözüm için bütüncül yaklaşımın önemine işaret ederek şunları söyledi:<br />
“Okullarda zorbalık karşıtı net politikalar uygulanmalı. Öğretmenler ve veliler farkındalık eğitimleriyle desteklenmeli. Empatiyi artıracak sosyal-duygusal programlar geliştirilmeli ve mağdurların psikolojik destek mekanizmalarına erişimi kolaylaştırılmalı. Siber zorbalığı önlemek için dijital farkındalık şart.”</p>
<p>Ayrıca, zorba ve mağduru aynı anda deneyimleyen kırılgan gruplara yönelik özel rehberlik ve psikososyal desteğin sağlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Erken yaşta yapılan önleyici çalışmalar, çocukların okul sevgisini ve psikolojik iyi oluşunu güçlendirerek uzun vadede toplumsal refahı artıracaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tinay]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu yüksek oran nedeniyle toplum sağlını yakından ilgilendirdiği için hakkında daha fazla bilgi sahibi olunması gerektiğine vurgu yapan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Prostat kanseri tedavisinde karşılaşılan 20 yıl önceki çaresizlikler, yapılan yoğun araştırmalar sayesinde günümüzde kontrol altına alınabiliyor. Hastaların büyük kısmı, aynı yaştaki sağlıklı bireyler kadar uzun yaşayabiliyor” dedi.</strong></p>
<p>Prostat, erkeklerde idrar torbasının yani mesanenin hemen altında bulunan, kestane büyüklüğünde bir bezdir. Spermlerin hareketi ve canlılığı için bir sıvı üreten prostatın yaş aldıkça büyüyebileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Domatesin likopen açısından zengin olması, halk arasında prostat büyümesini önlediği yönünde bir inanışa yol açsa da bu sebzenin sık tüketiminin mucizevi bir etkisinin olmadığı bilinmeli. Asıl önemli olan, prostatla ilgili sorunlar yaşanmadan düzenli kontrollerin yapılması ve belirtilerin erken dönemde ciddiye alınmasıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ailede prostat kanseri olan erkeklerde risk iki kat fazla</strong></p>
<p>Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlarda riskin iki kat arttığına değinen Prof. Dr. Tinay, “Genel olarak erkeklerin 50 yaşında üroloji polikliniğine giderek prostat kanseri taraması yaptırmaları, 60 yaşından itibaren ise her yıl düzenli kontrollerini sürdürmeleri önerilir. Babasında, erkek kardeşinde veya amcasında prostat kanseri görülen erkeklerin ise 40’lı yaşlarda üroloji muayenesi ve PSA testi yaptırmaları, erken tanı ve başarılı tedavi için büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Çoğunlukla sessiz ilerliyor</strong></p>
<p>Toplum bilincinin yüksek olmadığı geçmiş yıllarda tarama programları yeterince gündeme gelmediği için hastaların şikâyet başlayınca kanser tanısı alabildiğini dile getiren Tinay, “İdrar yaparken kanama, işeme güçlüğü, bel veya böğür ağrısı gibi şikâyetlerin ortaya çıkması genellikle hastalığın ilerlediği anlamına gelir. Günümüzde ise özellikle internet ve sosyal medya sayesinde artan farkındalık ile prostat kanseri taramaları daha sık yapılıyor ve çoğunlukla herhangi bir belirti olmadan saptanabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Parmakla rektal muayene hâlâ önemli</strong></p>
<p>Erkeklerin rektal muayeneden rahatsız oldukları için kontrollerden uzak durabildiklerini belirten Tinay, “Parmakla muayene, ürolojiye başvuran hastalarda uzun yıllardır uygulanan temel yöntemlerden biri. Son yıllarda özellikle MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerinin artan kullanımıyla birlikte, yapılan araştırmalar bu muayenenin her zaman gerekli olmayabileceğini gösteriyor. Nitekim Avrupa’da geçtiğimiz yıl yayımlanan bir çalışma, MR görüntülemesi yapılan hastalarda parmakla muayenenin ek bir fayda sağlamadığını ortaya koydu. Ancak, polikliniğe başvuran her hastaya MR çekilemeyeceği için, günümüzde prostat hastalıklarının tanısında en değerli yol hâlâ parmakla rektal muayene ve PSA testi” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat Kanseri Her 8 Erkekten Birini Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prostat-kanseri-her-8-erkekten-birini-etkiliyor-575641</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 08:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birini]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sessiz ilerleyen prostat kanserinde şikayetler genellikle, kitle büyüyüp çevre dokulara baskı yaptığında veya ileri evrede başka doku ya da organlara sıçradığında (metastaz) ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanseri-her-8-erkekten-birini-etkiliyor-575641">Prostat Kanseri Her 8 Erkekten Birini Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sessiz ilerleyen prostat kanserinde şikayetler genellikle, kitle büyüyüp çevre dokulara baskı yaptığında veya ileri evrede başka doku ya da organlara sıçradığında (metastaz) ortaya çıkıyor. Sık görülen belirtileri arasında; geceleri sık idrara çıkma, ani ve acil idrara çıkma ihtiyacı, idrarı başlatırken ve yaparken zorlanma, idrar akışında azalma, mesaneyi tam boşaltamama hissi, idrarda veya menide kan, ilerlemiş hastalarda kemik-sırt ağrısı, kilo kaybı, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetler var. </p>
<p>Prostat kanserinde erken tanı için özellikle 40 yaş sonrasında her erkeğin bir üroloji uzmanına başvurması önemli. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Kumsar</strong>, prostat kanserinden korunmak için domates, brokoli ve lifli gıdaların tüketimine ağırlık verilmesi, işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiğini söylüyor. Prof. Dr. Kumsar, sigara ve alkolden mümkün olduğunca uzak durmanın, haftada en az 150 dakika yürüyüş yapmanın, yüzmenin ve bisiklet kullanmanın da prostat kanserinden korunmada etkili olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>Prostat kanserinde tanı için, koldan alınan kan örneğiyle PSA seviyesi ölçülürken; ayrıca, doktor tarafından rektumdan prostatın büyüklüğü, şekli ve sertliği kontrol edilebiliyor. Ancak kesin tanı, prostattan alınan biyopsi örneklerinin patolojik incelemesiyle mümkün. Prostat kanseri tedavisinde her hasta için ayrı bir yol izleniyor. Tedavi seçimini ise; hastalığın risk düzeyi, aile öyküsü, biyopsi ve muayene sonuçları, yaşam tarzı ve kişisel tercihler, tedaviye bağlı yan etkiler gibi faktörler belirliyor. Cerrahiden radyoterapiye, kanserli hücrelerin dondurulmasından (Kriyoterapi) ses dalgalarıyla tümörün yok edilmesine (HIFU), düşük riskli tümörlerde elektrik akımıyla hücrelerin temizlenmesinden hormon tedavilerine kadar her hasta için farklı tedavi seçenekleri mevcut. Özellikle cerrahi sonrasında hastaların yaşam kalitesine yönelik egzersizler, ilaç tedavileri kalsiyum- D vitamini vb.) ve psikolojik danışmanlık gibi tedaviler de sürecin önemli bir parçası.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanseri-her-8-erkekten-birini-etkiliyor-575641">Prostat Kanseri Her 8 Erkekten Birini Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
