<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ergoterapi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ergoterapi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ergoterapi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 20:32:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Ergoterapi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ergoterapi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan: &#8220;Ergoterapi çok dinamik, çok yönlü ve gelişen bir meslek&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-suheda-ozkan-ergoterapi-cok-dinamik-cok-yonlu-ve-gelisen-bir-meslek-631886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[öğr]]></category>
		<category><![CDATA[özkan]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[şüheda]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631886</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü tarafından düzenlenen 2. Atlas Ergoterapi Sempozyumu’nda ergoterapinin uygulama alanları farklı bakış açılarıyla ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-suheda-ozkan-ergoterapi-cok-dinamik-cok-yonlu-ve-gelisen-bir-meslek-631886">Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan: &#8220;Ergoterapi çok dinamik, çok yönlü ve gelişen bir meslek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü tarafından düzenlenen 2. Atlas Ergoterapi Sempozyumu’nda ergoterapinin uygulama alanları farklı bakış açılarıyla ele alındı. Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, adli ergoterapiden dijital regülasyona, çocuk gelişiminden travmaya kadar çok farklı alanlarda etkili olarak uygulanan ergoterapinin değişen dünyayla beraber çok dinamik, çok yönlü ve gelişen bir meslek olduğunu söyledi. <br />Dr. Ralph A. Defronzo Oditoryumu&#8217;nda düzenlenen sempozyum alanında uzman isimleri bir araya getirdi.<br />Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan: “Sempozyumun ergoterapi mesleğine önemli katkıları olacak”<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, açılış konuşmasında sempozyumun ergoterapi uygulamalarını çok geniş bir yelpazede ele alacağını belirterek “Adli ergoterapiden dijital regülasyona, çocuk gelişiminden travmaya kadar çok yönlü ve farklı konuları ele alacağız. Ergoterapi alanı 2011 yılında bir meslek ve bilim alanı olarak eğitime başladı. Ergoterapi değişen dünyayla beraber çok dinamik, çok yönlü ve gelişen bir meslek olduğunu biliyoruz. Bu sempozyumun önemli çıktıları olacağına ve mesleğimize olumlu katkıları olacağına inanıyoruz” dedi.<br />Ergoterapi Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Hülya Kayıhan açılış konuşması yaptı<br />Ergoterapi Derneği Onursal Başkanı, Biruni Üniversitesi Ergoterapi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Kayıhan’ın açılış konuşması yaptığı sempozyumda gerçekleştirilen oturumlarda birbirinden farklı konu başlıkları ele alındı.<br />Adli uygulamalardan 21. Yüzyıl becerilerine ergoterapi<br />Sempozyumda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ergoterapi Bölümü Arş. Gör. Ebru Yıldız, “Denetimli Serbestlik Sürecinde Ergoterapinin Rolü: Değerlendirme ve Müdahale”, İstanbul Atlas Üniversitesi Ergoterapi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Çorakçı Yazıcıoğlu “21. Yüzyıl Becerileri ve Dijital Regülasyon” başlıklı konuşmalarıyla önemli bilgiler paylaştı.<br />“Ergoterapide Travma Bilgili Yaklaşım” ele alındı<br />“Ergoterapide Travma Bilgili Yaklaşım” başlıklı konuşmasıyla İstanbul Topkapı Üniversitesi Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Görkem Dizdar’ın katıldığı sempozyumda, Pediatri Uzmanı Dr. Handan Sarımehmet Kılınç, “Ekran Çocukların Beynine Ne Yapar?” başlıklı konuşmasında çocuk gelişimi açısından ekran ve teknoloji kullanımının etkilerine dikkat çekti. <br />Uzman Ergoterapist Buse Aydın Güleç’in “Okullarda Ergoterapi Taramaları: İhtiyaçların Belirlenmesi ve Hizmete Erişimin Artırılması” başlıklı konuşmasıyla sona eren sempozyumda çeşitli atölye çalışmaları da yapıldı.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-suheda-ozkan-ergoterapi-cok-dinamik-cok-yonlu-ve-gelisen-bir-meslek-631886">Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan: &#8220;Ergoterapi çok dinamik, çok yönlü ve gelişen bir meslek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmli çocuklarda ergoterapi, günlük yaşam becerilerini geliştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmli-cocuklarda-ergoterapi-gunluk-yasam-becerilerini-gelistiriyor-627272</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:22:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[becerilerini]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[geliştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğinde düzenlenen “5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi” Antalya’da gerçekleştirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmli-cocuklarda-ergoterapi-gunluk-yasam-becerilerini-gelistiriyor-627272">Otizmli çocuklarda ergoterapi, günlük yaşam becerilerini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğinde düzenlenen “5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi” Antalya’da gerçekleştirildi. 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılan etkinlik, “Kimyadan Beslenmeye Gıda Sistemleri” temasıyla ulusal ve uluslararası uzmanları bir araya getirdi.</p>
<p>Kongrede; gıda alanındaki yenilikçi teknolojiler, mevcut riskler ve geleceğe yönelik fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Akademisyenler, bilim insanları ve sektör temsilcileri, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde bilgi ve deneyimlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Besin işleme süreçlerinde kayıplar ve çözüm arayışları</strong></p>
<p>Kongrede “Gıda İşleme Teknolojileri, İlişkili Kayıplar ve Güncel Teknolojik Yaklaşımlar” başlıklı sunum yapan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, besinlerin hazırlanması ve işlenmesi sürecinde mikrobiyal güvenliğin sağlanmasının ve raf ömrünün uzatılmasının temel hedefler arasında yer aldığını belirtti.</p>
<p><strong>Pişirme yöntemi besin öğesini!</strong></p>
<p>Bu süreçlerde; ısı, su, oksijen ve ışık gibi faktörlerin etkisiyle besin ögesi kayıplarının yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Arslan, “Pişirme yöntem tercihleri de besin ögesi kayıplarına neden olan önemli etkenlerden biridir. Pişirme yöntemleri arasında buharda pişirme ve mikrodalga gibi kontrollü yöntemler, kaynatma gibi su teması yüksek yöntemlere kıyasla besin ögesi korunumu açısından daha avantajlıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Kızartma mı haşlama mı?</strong></p>
<p>Yüksek sıcaklıkta yapılan kızartma işlemlerinde ise akrilamid, HMF ve furan gibi zararlı bileşiklerin oluşabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, “Besinlerin nerede depolandığı ve depolama süreçleri de yine bu süreçte oldukça önemli bir yere sahiptir. Depolama sürecinde ise oksidatif reaksiyonlar, vitamin kayıpları ve mikrobiyal gelişim, besin kalitesini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer almaktadır.  Bu nedenle uygun ambalajlama sistemleri ve optimal depolama koşulları, besin kalitesinin korunmasında kritik öneme sahiptir.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Gıda işlemede akıllı teknoloji dönemi</strong></p>
<p>Gıda işleme süreçlerinde yaşanan kayıpları azaltmak için geliştirilen yeni teknolojilere de değinen Prof. Dr. Arslan, “Non-termal teknolojiler, mikroenkapsülasyon ve akıllı ambalaj sistemleri, besin kalitesinin korunmasında önemli potansiyel sunmaktadır. Ayrıca vitamin ve mineral zenginleştirme uygulamaları, işleme sırasında oluşan kayıpların telafi edilmesinde etkili bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Besin işleme süreçlerinin bilimsel temellere dayalı olarak optimize edilmesi hem besin güvenliğinin sağlanması hem de besin değerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Alanında uzman isimler Antalya’da buluştu</strong></p>
<p>Kongrede, Prof. Dr. H. Funda Karbancıoğlu Güler (İTÜ) &#8220;İklim Değişikliği ve Mikotoksinler: Riskler ve Stratejiler&#8221;, Prof. Dr. Osman Sağdıç (YTÜ) &#8220;Gıda Zehirlenmesi ve Adli Tıp Perspektifinden Değerlendirilmesi&#8221;, Prof. Dr. Esra Çapanoğlu (İTÜ) &#8220;Biyoaktif Bileşenlerin Değerlenmesinde Döngüsel Biyoekonomi Yaklaşımları&#8221;, Prof. Dr. Durmuş Özdemir (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü) &#8220;Gıda Analizinde Kemometrik Uygulamalar&#8221;, Prof. Dr. Mustafa Yaman (Sabahattin Zaim Üniversitesi) “Besinlerde Oluşan İleri Glikasyon Ürünlerinin Metabolik Hastalıkların Gelişimi ve İlerlemesindeki Rolü”, Prof. Dr. Mükerem Kaya (Atatürk Üniversitesi) “Et ve Deniz Ürünlerinde Nitrozaminler”, Prof. Dr. Sercan Karav (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi) “Konak-Mikrobiyota Etkileşimleri ve Yenilikçi Fonksiyonel Gıda Tasarımı”, Doç. Dr. Mustafa Bener (İstanbul Üniversitesi) “Gıda Antioksidan Tayinine Genel Bir Bakış: Geçmişten Günümüze Yaklaşımlar”, Doç. Dr. Urartu Şeker (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) “Mikrobiyal Gıda Sistemlerini Mühendisliği: Sentetik Biyolojiden Sürdürülebilir Beslenmeye”, Doç. Dr. Yunus Emre Tunçil (Necmettin Erbakan Üniversitesi) “Yapıdan İşleve: Diyet Lifi Kimyası Kolon Mikrobiyomu Modülasyonunu Nasıl Yönlendiriyor?” başlıklı sunum gerçekleştirdi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmli-cocuklarda-ergoterapi-gunluk-yasam-becerilerini-gelistiriyor-627272">Otizmli çocuklarda ergoterapi, günlük yaşam becerilerini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağda tehlikeli trend!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:38:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda otizm spektrum bozukluğu ile ilgili farkındalığın artması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de dijital dünyanın kontrolsüz yapısı yeni ve tehlikeli bir trendi beraberinde getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050">Dijital çağda tehlikeli trend!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda otizm spektrum bozukluğu ile ilgili farkındalığın artması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de dijital dünyanın kontrolsüz yapısı yeni ve tehlikeli bir trendi beraberinde getirdi. Çocuklar ve gençler sosyal medyada gördükleri içeriklerden yola çıkarak kendi kendilerine otizm tanısı koymaya başladı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğr. Gör. Mitra Niazi, uluslararası akademik yayınevi IGI Global tarafından yayımlanan “Clinical Perspectives on Recent Trends in Autism Assessment, Diagnosis, and Treatment” (Otizm Değerlendirmesi, Tanısı ve Tedavisindeki Son Trendlere İlişkin Klinik Bakış Açıları) adlı kitaba yazar olarak önemli bir katkı sundu.</p>
<p>Kitapta, Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin kaleme aldığı “Unmasking Autism in the Digital Age: Occupational Therapy Responses to Social Media-Informed Self-Diagnosis in Children” (Dijital Çağda Otizmin Maskesini Kaldırmak: Çocuklarda Sosyal Medya Kaynaklı Kendi Kendine Tanı Koymaya Yönelik Ergoterapi Yanıtları) başlıklı bölüm, çağımızın en karmaşık sorunlarından birini ergoterapi perspektifiyle masaya yatırıyor.</p>
<p><strong>“Sosyal medya anlatıları, çocukların kimlik oluşumunu derinden etkiliyor”</strong></p>
<p>Ana akım medya ve dijital platformların otizm algısını baştan aşağı yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Öğr. Gör. Mitra Niazi, sosyal medyada dolaşıma giren gayri resmî tanı söylemlerinin çocuklar üzerindeki etkisini şu sözlerle değerlendirdi:</p>
<p>“Günümüzde dijital platformlar, otizm ile ilgili bilgiye erişimde en hızlı fakat bir o kadar da filtresiz kaynaklar haline geldi. Araştırmamızda özellikle sosyal medyadaki anlatıların, çocukların kimlik oluşum süreçlerini nasıl etkilediğini inceledik. Birçok çocuk ve ergen, çevrimiçi platformlarda izledikleri kısa videolar veya okudukları kişisel deneyimler üzerinden kendilerinde otizm belirtileri olduğuna inanarak kendi kendilerine tanı koyma yoluna gidiyor. Bu durum sadece klinik karşılaşmaları karmaşıklaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda aile dinamiklerinde gerilimlere, toplumsal düzeyde farklı tepkilere ve ciddi etik ikilemlere yol açıyor.”</p>
<p><strong>“Amacımız deneyimi geçersiz kılmak değil, kanıta dayalı destek sunmak”</strong></p>
<p>Kitap bölümünde, klinisyenlerin ve ergoterapistlerin bu yeni durum karşısında nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğine dair bir yol haritası çizen Niazi, dengeli bir yaklaşımın şart olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Klinik pratikte karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri, sosyal medya söylemleriyle şekillenmiş bu öz-tanı iddialarını doğru yönetebilmek. Burada mesleki terapi (ergoterapi) uygulamaları açısından kritik bir çizgi var. Çocukların yaşanmış deneyimlerini, hissettikleri farklılıkları veya zorlukları kesinlikle göz ardı etmemeli ve bunları geçersiz kılmamalıyız. Ancak bu doğrulama süreci, bilimsel dayanaktan yoksun çevrimiçi testlere veya fenomenlerin söylemlerine bırakılamaz. Yapılması gereken; çocuğun deneyimini onaylarken, müdahaleleri ve asıl teşhisi mutlaka kanıta dayalı, titiz bir klinik değerlendirme ve profesyonel destek zeminine oturtmaktır.”</p>
<p><strong>Profesyoneller için dijital çağ rehberi</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin çalışması, dijital kültür ile çocuk gelişiminin kesiştiği bu zorlu alanda çalışan sağlık profesyonelleri, eğitimciler ve politika yapıcılar için bir rehber niteliği taşıyor. Bölümde, artan dijital klinik manzarada gelecekteki klinik uygulamalar ve araştırmalar için yönlendirici stratejiler de sunuluyor.</p>
<p>Niazi çalışmasının hedefini, “Klinik uygulamalarımızda dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini artık dışarıda bırakamayız. Bu çalışma ile amacımız; klinik karar alma süreçlerinde bilimsel titizlikten ödün vermeden, dijital çağın getirdiği bu yeni &#8216;kendi kendine tanı&#8217; olgusuna karşı kapsayıcı, etik ve kanıta dayalı stratejiler geliştirmektir.” sözleriyle özetledi.</p>
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi’nden küresel çapta bilimsel üretim</strong></p>
<p>Otizm değerlendirme, tanı ve tedavi süreçlerine güncel, eleştirel ve çok boyutlu bir bakış kazandıran bu akademik katkı; Üsküdar Üniversitesinin toplumsal duyarlılığı yüksek, güncel sorunlara odaklanan ve uluslararası bilimsel literatüre yön veren vizyonunun önemli bir örneğini oluşturuyor. Profesyoneller, klinisyenler ve akademisyenler için başvuru kaynağı olacak bu eser, otizm alanında dijitalleşmenin getirdiği zorluklara karşı güçlü bir bilimsel duruş sergiliyor.</p>
<p><strong>“İstediği tanıyı alana kadar uzman değiştirenler var”</strong></p>
<p>Kitabın önsözünde yer alan genel klinik tespitler de Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin uyarılarının ne denli haklı olduğunu gözler önüne seriyor. Son on yılda otizm teşhis oranlarındaki keskin artışın arkasında yalnızca farkındalığın değil, davranışların “kimlik temelli” açıklamalarına yönelik kültürel bir eğilimin de yattığı belirtiliyor.</p>
<p>Kitabın giriş bölümünde, otizmin nörolojik ve gelişimsel temel yapısının değişmediği, ancak sosyal medya etkisiyle kavramın &#8220;sonsuz esnek&#8221; bir hale getirilmeye çalışıldığı vurgulanarak şu çarpıcı tespitlere yer veriliyor:</p>
<p>“Klinik kanıtlardan ziyade sosyal medyadaki anlatılarla şekillenen kesin bir inançla uzmanlara başvuranların sayısı hızla artıyor. Hatta bir uzmandan otizm tanısı alamayan bireyler, istedikleri onayı alana kadar uzman değiştirmeye (doktor doktor gezmeye) başlıyor. Sosyal medyada ampirik kanıtlardan yoksun şekilde popülerleşen ‘maskeleme’ veya ‘nöroçeşitlilik’ gibi terimler, ayırıcı tanıyı belirsizleştiriyor ve otizmin diğer psikiyatrik veya kişilik temelli durumlarla karıştırılmasına yol açıyor.”</p>
<p>Bu bağlamda kitap, yaşanmış deneyimleri küçümsemeden, sınırları giderek bulanıklaşan otizm kavramını yeniden bilimsel ve titiz bir klinik zemine oturtmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Otizme çok disiplinli ve uluslararası bakış</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin 8. bölümünü kaleme aldığı kitap, sadece dijital çağın getirdiği sorunlarla sınırlı kalmıyor. Uluslararası bir yazar kadrosu tarafından hazırlanan 9 bölümlük eser, otizm spektrum bozukluğuna dair güncel teşhis ve tedavi tartışmalarını tıp, ergoterapi, fizyoterapi ve sanat bağlamında çok disiplinli bir şekilde masaya yatırıyor:</p>
<p>Dr. Sanam Hafeez (Bölüm 1 ve 2), otizmin DSM-III&#8217;ten günümüze uzanan tarihsel sürecini ve ergenlik/yetişkinlik döneminde tanı arayışının karmaşıklığını ele alıyor. Kyriaki Stavrou (Bölüm 4) ise klinik tanıda nörobiyolojik ve davranışsal yaklaşımların nasıl entegre edilebileceğini inceliyor.</p>
<p>Scott M. Sokol (Bölüm 3) otizm ile cinsiyet çeşitliliği arasındaki kesişimi ve birlikte görülme oranlarını analiz ederken; Ryan Tessier (Bölüm 5) klinisyenleri en çok zorlayan konulardan biri olan otizm ve bipolar bozukluk birlikteliğine odaklanıyor.</p>
<p>Mogulla Archana ve ekibi (Bölüm 6), kısıtlı kaynaklara sahip bölgelerde maliyet etkin bir çözüm olarak &#8220;ebeveyn aracılı erken müdahaleyi&#8221; anlatıyor. Preeti Shrinivas Ganachari (Bölüm 7) motor ve duyusal işlev bozukluklarında fizyoterapi trendlerini ele alırken; Dunola Tri Nugraeni ve ekibi (Bölüm 9) Cava folklorik tiyatrosunun otizmli çocuklarda empati ve sosyal becerileri geliştirmedeki &#8220;dönüştürücü&#8221; gücünü bilimsel literatüre sunuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050">Dijital çağda tehlikeli trend!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 08:07:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[Beceriler]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ergoterapinin]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[katılımda]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren, kişi merkezli bir sağlık mesleği olan ergoterapi, engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasına destek olmayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196">Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren, kişi merkezli bir sağlık mesleği olan ergoterapi, engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasına destek olmayı hedefliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğretim Görevlisi Melike Selin İkinci Kaya, engelli bireylerin, günlük yaşama bağımsız katılımlarının yalnızca fiziksel beceriler ile değil; özgüven, motivasyon, problem çözme gibi psikososyal beceriler ve çevresel düzenlemeler ile yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak “Ergoterapi tam da bu noktada devreye girerek bireylerin güçlü yönlerini destekler, hem de çevreyi bireylerin ihtiyaçlarını uygun hale getirmeyi amaçlar” dedi. Engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasında ailenin rolüne de dikkat çeken İkinci Kaya, “Ailelerin destekleyici ve cesaretlendirici yaklaşımı, engelli bireylerin hem sosyal yaşamda hem de iş hayatında daha güvenli, daha bağımsız ve daha aktif rol almasını sağlayacaktır” dedi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğretim Görevlisi Melike Selin İkinci Kaya, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada engelli bireyler için günlük yaşama katılımın önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Nüfusun yaklaşık yüzde 16’sı engellilik deneyimi yaşıyor<br />Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sının, yaşamının bir döneminde bir tür engellilik deneyimi yaşadığını belirten Melike Selin İkinci Kaya, “Bu kadar büyük bir kitlenin günlük hayata katılımında yaşadığı zorluklar, engelliliğin sadece bir sağlık durumu olmadığını; insanların çevreleri, fırsatlara erişimleri ve toplumdaki tutumlarla şekillenen çok boyutlu bir mesele olduğunu göstermektedir. Birçok engelli birey, aslında yapamadıkları için değil; fiziksel çevrenin, toplu taşımanın, eğitim ortamlarının ve sosyal alanların yeterince erişilebilir olmaması nedeniyle katılım konusunda güçlük yaşamaktadır. Bu nedenle engelliliği anlamak, bireylerde bir eksiklik aramak değil; toplumun ne kadar kapsayıcı olduğunu sorgulamak anlamına gelmektedir” diye konuştu. <br />Sosyal yaşama tam ve eşit katılım bir gereklilik<br />Engelli bireylerin sosyal yaşama tam ve eşit biçimde katılmasının, yalnızca bir tercih değil; yaşam kalitesini, sağlığı, bağımsızlığı ve toplumsal bütünlüğü doğrudan etkileyen kritik bir gereklilik olduğunu söyleyen Melike Selin İkinci Kaya, “Bireylerin sosyal ilişkilerinin güçlü olması ve toplumsal yaşama aktif katılımı, engelliliğin etkilerini azaltmakta ve günlük yaşamda bağımsızlığı arttırmaktadır” dedi. <br />Engeller hazırlıksız olmaktan kaynaklanıyor<br />Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımlarını zorlaştıran pek çok faktör bulunduğunu ifade eden Melike Selin İkinci Kaya, “Bu faktörler, düşünülenin aksine bireylerin ‘yetersizliklerinden’ değil toplumun yeterince hazırlanmış olmamasından kaynaklanmaktadır. Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımlarını limitleyen engeller, çoğu zaman gündelik hayatın en basit ayrıntılarında karşımıza çıkmaktadır. Rampasız kaldırımlar, toplu taşıma araçlarının yetersizliği, toplum içinde kullanılan ortak alanların erişilebilir tasarlanmaması gibi fiziksel engeller, insanların sosyal çevreleri ile iletişim kurmalarını zorlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra kültürümüzde var olan önyargılar, acıma duygusu, aşırı korumacılık ya da görmezden gelmek gibi davranışlar da engelli bireylerin kendilerini eşit bir şekilde ifade etmelerini zorlaştırmaktadır” dedi. <br />Günlük hayata bağımsız katılımda önemli rol üstleniyor<br />Ergoterapinin anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren kişi merkezli bir sağlık mesleği olduğunu hatırlatan Melike Selin İkinci Kaya, “Ergoterapistler, bireylerin yapmak istedikleri, ihtiyaç duydukları ve toplum içinde rollerini yerine getirirken yapmaları beklenen aktiviteleri gerçekleştirebilmeleri için bireylerin becerilerini geliştirerek, aktiviteyi modifiye ederek ya da çevresel düzenleme yaparak bireylerin bağımsızlıklarını destekler” dedi. <br />Temel becerilerden sosyal desteğe kadar pek çok katkı hedefleniyor<br />Engelli bireylerin, günlük yaşama bağımsız katılımlarının yalnızca fiziksel beceriler ile değil; özgüven, motivasyon, problem çözme gibi psikososyal beceriler ve çevresel düzenlemeler ile yakından ilişkili olduğunu kaydeden İkinci Kaya, “Ergoterapi tam da bu noktada devreye girerek bireylerin güçlü yönlerini destekler, hem de çevreyi bireylerin ihtiyaçlarını uygun hale getirmeyi amaçlar. Ergoterapistler, engelli bireyler ile yemek yemek, giyinmek, kişisel bakım gibi temel günlük yaşam aktiviteleri üzerinde çalışabildiği gibi; alışveriş yapmak, yemek hazırlamak gibi yardımcı günlük yaşam aktivitelerinde de destek sunar” dedi. <br />Duyu bütünleme temelli yaklaşımlar kullanılıyor<br />Ergoterapinin günlük yaşam becerilerini iyileştirme ve güçlendirmede sunduğu katkılara değinen İkinci Kaya, “Hareket, denge, koordinasyon, ince ve kaba motor becerilerde güçlük yaşayan bireylerle duyu bütünleme temelli yaklaşımlar kullanarak becerilerin gelişmesini hedefler. Bunun yanında bilişsel ve sosyal becerileri destekleyerek bireyin bağımsızlığını artırmayı amaçlar. Gerektiğinde aktiviteleri kolaylaştıran yardımcı cihazlar, teknolojik ekipmanlar ve çevresel düzenlemeler önererek günlük yaşamı daha erişilebilir hâle getirir” diye konuştu. <br />Melike Selin İkinci Kaya, ergoterapinin tüm bu bireysel çalışmaların yanı sıra engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımlarının sürdürülebilir olması için aileler, eğitimciler, kurumlar ve politika yapıcılarla iş birliği içinde çalışarak daha kapsayıcı bir yaşam ortamı oluşturulmasına katkı sağladığını söyledi.<br />Sosyal yaşam ve iş hayatına katılımda ailelere öneriler<br />Engelli bireylerin toplumsal katılımlarında ailenin büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Melike Selin İkinci Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Aile, bireyin var olduğu, ilk deneyimlerini yaşadığı en küçük kurumdur bu nedenle bireylerin motivasyonları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ailelerin yaklaşımı, engelli bireylerin bağımsızlık düzeylerini etkilemektedir. Aileler, bireylerin yapamadıklarına odaklanmak yerine bireylerin yapabildiklerini fark ettirmeli ve de güçlü yönlerine odaklanmalıdır. Küçük başarıların dahi takdir edilmesi, bireylerin toplumsal katılım isteklerini artıracaktır. Aileler, bireylerin deneyim kazanmalarına izin vermeli, onlara alan açmalı ve de çok korumacı yaklaşmamalıdır. Toplumsal etkinliklere birlikte katılmak, bireyleri farklı ortamlarda desteklemek, sosyal ortamlara teşvik etmek de önemli olmaktadır. Sonuç olarak ailelerin destekleyici ve cesaretlendirici yaklaşımı engelli bireylerin hem sosyal yaşamda hem de iş hayatında daha güvenli, daha bağımsız ve daha aktif rol almasını sağlayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196">Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
