<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>enfeksiyonuna | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonuna/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonuna</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Feb 2026 10:05:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>enfeksiyonuna | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonuna</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonuna]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kontamine]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nipah]]></category>
		<category><![CDATA[Nipah Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Selim Badur]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son olarak Hindistan’da görülen iki vaka ile gündeme gelen Nipah virüsünün yol açacağı olası pandemi riski konuşuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858">Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak Hindistan’da görülen iki vaka ile gündeme gelen Nipah virüsünün yol açacağı olası pandemi riski konuşuluyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “ender görülen ciddi bir enfeksiyon” şeklinde tanımlanan Nipah virüsünün pandemiye yol açabileceği şeklindeki iddiaların abartılı bir yaklaşım olduğunu söyledi. Güney Asya ve Uzakdoğu’ya seyahat edenlerin kontamine olma olasılığı bulunan meyve suyu ya da diğer besinlerden uzak durmasını öneren Prof. Dr. Selim Badur, insanlar arası bulaşı önlemek için ise el hijyeni başta olmak üzere standart önlemlere uyulmasının önemli olduğunu söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, son günlerde konuşulan Nipah virüsüne ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Nipah virüsü, ilk kez 1999’da saptandı<br />Son yıllarda adından çok söz edilen Nipah virüsünün 30 yıla yakın bir süredir konuşulduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, “İlk kez 1999 yılında Malezya’da domuz çiftlikleri çalışanlarında saptanan Nipah virüsü enfeksiyonu, insan ve hayvanlarda ciddi hastalıklara neden olabilen, yüksek ölüm oranına sahip bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalıkta mortalite oranı yüzde 40-75 arasında değişmektedir. Nipah virüsü, özellikle Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinde (Malezya, Bangladeş, Hindistan ve Filipinler) görülmektedir” diye konuştu.<br />Hayvanlardan insana bulaşıyor<br />Nipah virüsünün hayvanlardan insana bulaşan bir virüs olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Paramyxoviridae ailesinden bir RNA etkeni olan Nipah virüsü hayvanlardan insana bulaşan zoonotik bir virüstür. Meyve yarasaları ve ‘Uçan tilkiler’ denilen Pteropus türü yarasalar virüsün doğal konakçılarıdır. İnsanlar, enfekte olmuş hayvanlarla, özellikle yarasalar (Uçan tilki yarasaları gibi) ve domuzlarla doğrudan temas yoluyla veya bu hayvanların kontamine olmuş dokuları ve salgılarıyla temas ederek virüsü kapabilirler” dedi. <br />Kontamine olan sebze-meyve tüketimi enfeksiyona neden olabilir<br />Nipah virüsünün enfeksiyona yol açmasında kontamine olan sebze-meyve tüketiminin de etkili olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Selim Badur, “Söz konusu hayvanların tükürük, idrar ve dışkıları ile kontamine ettikleri sebze-meyve gibi besinleri tüketmek de enfeksiyona neden olabilir. Örneğin 2025 yılı Eylül ayında Bangladeş’te gözlenen olgular, meyve yarasaları ile kontamine olmuş çiğ hurma suyuyla ilişkilendirilmiştir. Yarasa dışında domuz, köpek, kedi, keçi, at ve koyun gibi hayvanlar ile bulaşma olasıdır” diye konuştu.<br />Yakın temasla bulaşma riski olabilir<br />Virüsün insanlara bulaşması halinde, bu kişilerin yakın temas ile başka insanlara da etkeni bulaştırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Selim Badur, “Enfekte bireylerin aile üyelerinde ya da bakımlarını yapan sağlık çalışanlarında bulaş bildirilmiş ise de bu tip gelişmeler çok kısıtlı sayıdadır. Nitekim Hindistan’da son olarak saptanan iki olgu, 13 Ocak 2026 tarihinde Pune Ulusal Viroloji Enstitüsü tarafından doğrulanmış olup 26 Ocak 2026 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bildirilmiştir. Her iki vaka da hastanede görev yapan sağlık çalışanlarıdır” diye konuştu. </p>
<p>Enfeksiyon farklı tablolara yol açabilir<br />Nipah virüsünün yol açtığı enfeksiyonun farklı biçimlerde seyredeceğini ifade eden Prof. Dr. Selim Badur, “Nipah virüsü belirtisiz (asemptomatik) enfeksiyondan, akut solunum güçlüğü ya da ensefalit tablosu ile karakterize ve 24-48 saat içinde enfekte bireyin komaya girmesine neden olacak şekilde ağır tablolara kadar değişebilen hastalıklara yol açar. Enfekte bireylerde öncelikle ateş, baş ve kas ağrıları, kusma ve boğaz ağrısı gibi, birçok viral enfeksiyonda gözlenen belirtiler ortaya çıkar. Enkübasyon süresi 4-14 gün arasında değişir, ancak bu süre 45 güne dek uzayabilir. İyileşenlerde gündüz uyku hali ve yorgunluk hissi sıklıkla görülmektedir” dedi.<br />Nipah virüsü için bir aşı var mı?<br />Şu an için Nipah virüsü enfeksiyonlarına karşı özel bir ilaç ya da aşı bulunmadığını kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Şiddetli solunum ya da sinir sistemi komplikasyonlarının tedavisinde yoğun destekleyici bakım önerilmektedir. Ribavirin kullanımının mortaliteyi azalttığını bildiren çalışmalar vardır; ayrıca Remdesivir, Favipiravir, Balapiravir ve füzyon inhibitörleri ile çalışmalar yapılmış ve kısmen olumlu sonuçlar alınmıştır” diye konuştu.<br />mRNA aşı çalışmaları devam ediyor<br />Prof. Dr. Selim Badur, son yıllarda mRNA aşısı çalışmalarının (mRNA-1215) sürdürüldüğünü; ayrıca vektör aşıları, subunit-peptid aşıları ile çalışmaların deneysel aşamada olduğunu söyledi. Prof. Dr. Selim Badur, “Henipavirüs glikoproteine karşı oluşturulan bir rekombinant insan monoklonal antikoru (m102.4), Nipah virüsü ile enfekte olan hayvanları hastalıktan korur; insanlar için uygulaması ise araştırma aşamasındadır” dedi.<br />Kontamine olasılığı bulunan meyve suyu ve diğer besinlerden uzak durulmalı<br />Prof. Dr. Selim Badur, Uzakdoğu’ya seyahat edenler için bu virüsün bir tehdit olup olmayacağı ve seyahat edenlerin alması gereken önlemlere ilişkin olarak da şunları söyledi:<br />“2026 yılı Ocak ayının son haftasında Hindistan’ın Batı Bengal bölgesinde Nipah virüsü salgınının bildirilmesinden sonra Asya ülkeleri havalimanları alarma geçmiş; riskli bölgelerden gelen yolcular sağlık taramalarına tabi tutulmuşlardır. Nipah virüsü olguları, Güney Asya bölgesinde hemen her yıl görülmesine rağmen, küresel çapta farkındalık düşüktür. Halk sağlığı çalışmaları, risk faktörleri ile ilintili olarak farkındalık yaratıp bilgilendirmeye, virüs ile temas olasılığını azaltacak önleyici tedbirlerin öğretilmesine ve erken olgu saptama konularına odaklanmaktadır. Kısaca kontamine olma olasılığı bulunan meyve suyu ya da diğer besinlerden uzak durulması; insanlar arası bulaşı önlemek için ise el hijyeni başta olmak üzere, standart önlemlere uyulması önemlidir.” <br />DSÖ’nün önerileri<br />DSÖ’nün sağlık çalışanlarının enfeksiyonların önlenmesi ve kontrolü için tüm hastalarda, her zaman standart önlemlerin uygulanmasını önerdiğini kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, bu önerileri de şöyle açıkladı: “Şüpheli veya doğrulanmış Nipah virüsü enfeksiyonu vakaları tek kişilik odalara yerleştirilmelidir. DSÖ hasta bakımı sırasında; tıbbi maske, koruyucu gözlük, sıvı geçirmez önlük ve muayene eldiveni kullanımını içeren temas ve damlacık bulaşma önlemlerinin uygulanmasını önermektedir. Aerosol oluşturan işlemler sırasında ise hava yoluyla bulaşmaya yönelik önlemler alınmalı; hasta hava yolu izolasyon odasına yerleştirilmeli ve tıbbi maske yerine N95/FFP2 maske kullanılmalıdır” <br />“Pandemilere yol açacağı” söylemi abartılı bir yaklaşımdır<br />Prof. Dr. Selim Badur, sözlerini şöyle tamamladı: “Her ne kadar çeşitli yayınlarda ve özellikle yazılı basında Nipah virüsü “salgınlarından” bahsedilse de bulaş yolları dikkate alındığında, bu virüsün geniş çaplı salgınlara hatta pandemilere neden olabileceğini söylemek abartılı bir yaklaşımdır. Nipah virüsü enfeksiyonları ile ilgili en doğru tanım, ‘ender görülen ciddi bir enfeksiyon’ şeklindeki DSÖ söylevidir.” </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858">Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Dönemindeki İşitme Kaybı Konjenital CMV Enfeksiyonuna İşaret edebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenidogan-donemindeki-isitme-kaybi-konjenital-cmv-enfeksiyonuna-isaret-edebilir-393562</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cmv]]></category>
		<category><![CDATA[dönemindeki]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonuna]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[konjenital]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yaştan bireyi etkilemesine karşın yeterince tanınmayan Sitomegalovirüs (CMV) özellikle gebelik döneminde karşılaşıldığında bebeği de etkileyebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenidogan-donemindeki-isitme-kaybi-konjenital-cmv-enfeksiyonuna-isaret-edebilir-393562">Yenidoğan Dönemindeki İşitme Kaybı Konjenital CMV Enfeksiyonuna İşaret edebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde her yaştan bireyi etkilemesine karşın yeterince tanınmayan </em>Sitomegalovirüs (CMV) <em>özellikle gebelik döneminde karşılaşıldığında bebeği de etkileyebiliyor. Bu durumda, fetüste “Konjenital CMV enfeksiyonu” olarak tanımlanan ve çeşitli organları etkileyen bir tablonun gelişebildiğine dikkat çeken Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, “Konjenital CMV enfeksiyonu olan çocuklarda uzun dönemde işitme kaybı, gelişimsel ve motor fonksiyonlarda gecikme, görme kaybı, epilepsi nöbetleri gibi sağlık problemleri gelişebilir” dedi.  </em></p>
<p>Dünya genelinde önemli bir sağlık problemi olarak kabul edilen konjenital CMV enfeksiyonu gelişmiş ülkelerde yüzde 0.6 civarında gözleniyor. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde, yaklaşık üç çocuktan birinin, beş yaşına kadar CMV ile enfekte olduğunun bilindiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, özellikle gebelik döneminde bu virüsle enfekte olan bebeklerde, doğumdan sonraki erken dönemden itibaren ciddi sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekti. </p>
<p> </p>
<p><strong>BU ENFEKSİYON HER YAŞTAN BİREYİ ETKİLİYOR</strong></p>
<p>CMV’nin her yaştan bireyi etkileyebilen yaygın bir virüs olduğunu ancak sağlıklı bir kişinin bağışıklık sisteminin virüsün hastalığa neden olmasını genellikle engellediğini anlatan Doç. Dr. Kara, sözlerine şöyle devam etti:  </p>
<p>“Yetişkin dönemde toplumun yarısından fazlası bu virüs ile enfekte olmuştur. CMV, bir kişinin vücuduna girdikten sonra ömür boyu orada kalır ve özellikle bağışıklık durumunun baskılandığı kanser hastalığı, kemoterapi kullanımı, organ nakli gibi durumlarda yeniden aktifleşebilir. Bir kişi ayrıca virüsün farklı bir türü ile yeniden de enfekte olabilir. CMV enfeksiyonu olan çoğu kişinin ya semptomu yoktur, ya da hafif viral enfeksiyon bulguları olduğundan enfekte olduklarının farkında değildir. Bun nedenle, enfeksiyonu çevreye yayabilirler.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“KONJENİTAL CMV ÖNEMLİ BİR SAĞLIK PROBLEMİ”</strong></p>
<p>Verilere göre, her 200 bebekten yaklaşık 1&#8217;inin konjenital CMV ile doğduğunu söyleyen Doç. Dr. Kara, bebeklerde ortaya çıkabilecek semptomlarla ilgili şu bilgileri verdi: </p>
<p><strong>“</strong>Konjenital CMV enfeksiyonuna sahip bebeklerde, doğumdan sonraki erken dönemde ciltte döküntü, sarılık, baş çevresinin küçük olması (mikrosefali), doğum ağırlığının küçük olması, karaciğer ve/veya dalak büyüklüğü, görme problemleri, nöbet geçirme (konvülziyon) gibi bulgular saptanabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İŞİTME KAYBI İLK BELİRTİ OLABİLİR</strong></p>
<p>Bebeklerin bir kısmının doğum anında tamamen normal olup, tarama testi ile saptanan işitme kaybının hastalığın ilk bulgusu olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kara sözlerine şöyle devam etti: “Yeni doğan döneminde işitmesi normal olan bir çocukta da ileri dönemde işitme kaybı görülebilir. Doğumda klinik bulguları olan bebeklerin yaklaşık yarısında, asemptomatik (hiçbir bulgusu olmayan) bebeklerin ise dörtte birinde uzun dönemde işitme kaybı meydana gelebilir. Yeni doğanda işitme testinin yapılması ve şüpheli bebeklerin periyodik olarak kontrol edilmesi, işitme kaybının erken saptanması ve tedavisi için çok önemlidir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GEBELİK DÖNEMİNDE ENFEKTE OLUNURSA NE YAPILMALI?</strong></p>
<p>CMV enfeksiyonu olan çoğu insanda klinik bulgu görülmediğinden hastaların bu durumun farkında olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Kara,  hamilelik döneminde virüs ile enfekte olan (çoğu zaman ilk kez karşılaşan) kadınların bu virüsü bebeğine bulaştırabileceklerini söyledi. Doç. Dr. Kara, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Gebelik öncesi yapılan serolojik testler kişinin bu virüs ile karşılaşıp karşılaşmadığını gösterebilir. Ancak, daha önce virüs ile karşılaşmış kişilerde de yeniden enfeksiyon gelişme riski ve bebekte konjenital CMV enfeksiyonu görülme ihtimalinin olacağı unutulmamalıdır.  Gebelik sırasında CMV enfeksiyonu için rutin olarak tarama testi yapılması önerilmez. Bunun nedeni, laboratuvar testlerinin hangi bebeklerin CMV ile enfekte olacağını veya uzun vadeli sağlık sorunları yaşayıp yaşamayacağını ön görememesidir. Gebenin ultrason kontrollerinde bebek ile ilgili bulgulardan şüphelenildiğinde tanıya yönelik testler istenmelidir. Bununla birlikte, konjenital CMV enfeksiyonu olan bir bebeğin doğum öncesi kontrollerinin de tamamen normal olabileceği akılda tutulmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p><strong>ENFEKSİYONUNUN YAYILIMINDA KÜÇÜK ÇOCUKLARA DİKKAT!</strong></p>
<p>5 yaşına geldiğinde, her üç çocuktan birinin CMV ile enfekte olduğunun ancak genellikle semptom göstermediğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, bu nedenle toplum genelinde küçük çocukların yaygın bir CMV kaynağı olduğunu belirtti. Özellikle küçük çocukların yanında çok bulunan kişilerin CMV enfeksiyonu açısından daha büyük risk altında olduğunu belirten Doç. Dr. Kara, alınması gereken önlemlere ilişkin şu bilgileri verdi: “Virüs, enfeksiyondan sonra aylarca çocuğun tükürük ve idrar gibi vücut sıvılarında kalabilir. Bu nedenle ebeveynler ve çocuklara bakım veren diğer bireyler (örn. sağlık çalışanları, öğretmenler), bilhassa gebelik döneminde küçük çocukların tükürük ve idrarla temasını azaltarak CMV alma risklerini azaltabilirler. Bu dönemde yiyecek ve su kaplarının küçük çocuklarla paylaşılmaması, bebek bezi değişimi ya da tuvalet sonrası bakımın ardından ellerin su ve sabun ile yıkanması bulaşmayı engellemek için önemlidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>ERKEN TANI VE TEDAVİYLE ETKİLİ SONUÇLAR ALINABİLİYOR</strong></p>
<p>CMV tedavisinde kullanılabilen antiviral ilaçlarla, özellikle yaşamın ilk ayında tedaviye başlandığında etkili sonuçlara ulaşılabildiğini söyleyen Doç. Dr. E. Manolya Kara, “Bu sayede işitme kaybını azaltıcı etki gözlenebilir, ancak ilaçların potansiyel yan etkileri sebebiyle hastalar tedavi sürecinde ve sonrasında, fizik muayene ve laboratuvar testleri ile yakın izlenmelidir” şeklinde ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenidogan-donemindeki-isitme-kaybi-konjenital-cmv-enfeksiyonuna-isaret-edebilir-393562">Yenidoğan Dönemindeki İşitme Kaybı Konjenital CMV Enfeksiyonuna İşaret edebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
