<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>enfeksiyonu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Oct 2025 10:14:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>enfeksiyonu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/enfeksiyonu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[gribe]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[Grip Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zatürreye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde görülme sıklığı giderek artan grip çocukları halsiz bırakmasının yanı sıra hastane yatışlarına bile yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693">Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde görülme sıklığı giderek artan grip çocukları halsiz bırakmasının yanı sıra hastane yatışlarına bile yol açabiliyor. Çocuklar ne kadar küçükse influenza virüsünün neden olduğu grip o kadar ağır ve önlenmesi zor olan yan etkilerle seyredebiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu, </strong>bağışıklık sistemleri henüz çok güçlü olmadığı için özellikle  üç yaşın altındaki çocuklarda grip kaynaklı sorunların daha fazla görüldüğüne dikkat çekerek, “Mesela, influenza virüsünde ilerleyen dönemlerde bağışıklığın zayıf düşmesi ve hastalığa bir de bakteriyel enfeksiyonun eklenmesiyle beraber orta kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürre sık görülen komplikasyonlardır. Bu hastalıklar nefes darlığı ve yoğun bakıma yatışa neden olabilecek kadar şiddetli seyredebilmektedir” diyor.  </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu,</strong> çocukları influenza virüsüne karşı koruyan en etkili önlemin grip aşısı olduğunu belirterek, “Çocuklarımızı gripten korumak için bağışıklık sistemini güçlendirecek ve bulaşma riskini azaltacak önlemler almamız çok önemli. Grip aşısı da bu önlemlerin başında gelmektedir. Okul çağındaki her çocuğun, özellikle astım, kalp hastalığı, diyabet, ağır influenza veya alt solunum yolu enfeksiyonu hikayesi varsa, aşı olmasını şiddetle öneririz. Yine, özellikle evde okula giden büyük çocuk da varsa 6 ay üstündeki bebekler bile aşılanabilir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Son derece bulaşıcı bir hastalık! </strong></p>
<p>Sonbaharla birlikte kapalı mekanlarda daha uzun zaman geçirilmesi ve soğuk havalarda virüslerin havada daha uzun süre asılı kalabilmeleri nedeniyle grip enfeksiyonu giderek daha fazla görülüyor. Solunum sisteminin bir parçası olan burun, boğaz ve akciğerlerin enfeksiyonu gribe son derece bulaşıcı özelliğe sahip influenza virüsü yol açıyor. Bu solunum yolu hastalığının ana bulaşma etkeni ise damlacık enfeksiyonu oluyor;  öksüren veya tıksıran kişilerin salgılarının havaya saçılmaları ve bunun başka kişiler tarafından nefes alırken solunum yoluyla bulaşmaları şeklinde gerçekleşiyor. Temas yolu da ikinci bir bulaşma şeklini oluşturuyor. Temastan sonra 24-48 saatte belirtiler başlıyor ve hastalık tablosu hızla kendini gösteriyor. </p>
<p><strong>İlk 48 -72 saat çok önemli! </strong></p>
<p>İnfluenza virüsü bulaştıktan sonra 1–2 günlük kuluçka döneminin ardından ani ortaya çıkan ve 39°C’yi geçen yüksek ateş, aşırı halsizlik, kas ve eklem ağrıları, burun tıkanıklığı ve akıntısı, boğaz ağrısı, kuru öksürük, gözlerde kızarıklık ile yaşarma belirtileriyle seyrediyor. Bazı tablolarda sadece bulantı, kusma ve karın ağrısı ile ortaya çıkıyor. Hastalık, ateş düşürücü, kara mürver ekstresi, Afrika sardunyası ekstresi, burun açıcı spreyler ve tavuk suyu çorbayla atlatılabiliyor. Bazı tablolarda virüs ilaçlarına da başvurulabiliyor. “Öte yandan, çocuk bir yaşın altındaysa,   alerjik alt yapısı, astımı, kalp hastalığı veya bağışıklıkla ilgili sorunları varsa mutlaka antiviral  ilaç kullanılmalıdır” uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu,<strong> </strong>ilk 48-72 saatte başlandığında antiviral ilaçların daha etkili olduklarını belirterek, “Bu sayede virüsün yol açabildiği komplikasyonları kısmen önlemek mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla, ateş 48 saatte sonra hala 39 ve üzeri seyrediyorsa ve çocuk çok halsiz ise doktora götürülmesi iyi olur” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Antibiyotik tedavisiyle geçmiyor, hatta! </strong></p>
<p>Virüs kaynaklı bir hastalık olduğu için gribin antibiyotik tedavisiyle asla iyileşmeyeceğine de işaret eden Dr. Erdem Uzunoğlu, “Antibiyotik tedavisine sadece influenza virüsü üzerine eklenmiş bakteri enfeksiyonu komplikasyonu varsa başvurulmaktadır. Antibiyotiklerin komplikasyondan koruyucu etkisi yoktur, yani influenza olan bir çocuğa ‘zatürre de olmasın’ düşüncesiyle antibiyotik tedavisi başlanması bilimsel verilere aykırıdır. Üstelik, gelişigüzel kullanılan antibiyotikler çocuklarda antibiyotik direncinin gelişmesine, yararlı bakterilerin zarar görmelerine ve bağışıklık sisteminin dengesinin bozulmasına yol açabilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>En etkili korunma yöntemi grip aşısı!</strong></p>
<p>Çocukları influenza virüsünden korumak için el hijyenine dikkat etme, kalabalık ortamlarda maske takma, bağışıklığı zayıflatacak tarzda beslenmeme (şekerli, un ağırlıklı yememek) son derece önem taşıyor. Bol yeşillik, mor lahana, pancar, kuru ve taze soğan ile sarımsakla beslenmenin yanı sıra yüksek doz D vitamini almak, sık sık açık havaya çıkmak, güneş altında yürüyüşler ve yaşı uygunsa sistematik spor yapmak, çocukların bağışıklığını diri ve güçlü tutuyor. Böylece gribe yakalanma riskini düşürüyor. Ancak, çocukları gripten korumanın en etkili yolu yıllık grip aşısını yaptırmak. Amerikan Pediatri Akademesi 6 ay ve üzerindeki tüm çocukların grip aşısı olmalarını öneriyor. En uygun zaman Ekim – Kasım ayları olsa da grip aşısı tüm grip sezonu boyunca yapılabiliyor. </p>
<p><strong>Grip aşısı gribe yol açmaz! </strong></p>
<p>Toplumda grip aşılarının yeterli koruma sağlayamadığı, hatta gribe yol açabileceği konusunda yaygın bir kanı mevcut. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu, grip aşılarının cansız virüslerinden üretildikleri için gribe sebep olmadıklarını vurgulayarak, “Grip aşısı olmuş çocuklar diğer virüslerin yol açtıkları solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir ve ebeveynleri grip olduğu yanılgısına kapılabilirler. Yapılan araştırmalar, grip aşısının yüzde 70 – 90 oranında etkili olduğunu göstermektedir. Çocuk aşı olduktan sonra gribe yakalansa bile hastalığı aşı olmamış bir çocuktan çok daha hafif geçirecektir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Alerjik reaksiyon riski korkutmasın! </strong></p>
<p>Vücudun alerjik bir reaksiyon gösterme riskinin ise influenza virüsünün sebep olabileceği ağır komplikasyonlardan çok daha düşük olduğuna da değinen Dr. Erdem Uzunoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor:<strong> </strong>“Örneğin, çocuk yumurta yediği zaman alerjik şoka girecek kadar ağır bir tabloya giriyorsa, o zaman sadece grip aşısı değil, kızamık, kızamık-kızamıkçık-kabakulak ve suçiçeği aşısı da olmamalıdır. Yoksa yumurtayı fazla yediğinde bazen kabartıları ve kaşıntısı olabildiği söylenen çocuklarda grip aşısına engel bir durum yoktur.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693">Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrarını tutması enfeksiyona neden olabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrarini-tutmasi-enfeksiyona-neden-olabiliyor-568490</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 08:02:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların sağlıklı büyümelerinde idrar yollarının korunması kritik bir rol oynuyor. Zira, özellikle çocuklarda sık rastlanan idrar yolu enfeksiyonu sadece idrar yapmada güçlük, ateş ve huzursuzluk gibi geçici şikâyetlere yol açmakla kalmıyor; zamanında tedavi edilmezse böbreklerde kalıcı hasar da bırakabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrarini-tutmasi-enfeksiyona-neden-olabiliyor-568490">İdrarını tutması enfeksiyona neden olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların sağlıklı büyümelerinde idrar yollarının korunması kritik bir rol oynuyor. Zira, özellikle çocuklarda sık rastlanan idrar yolu enfeksiyonu sadece idrar yapmada güçlük, ateş ve huzursuzluk gibi geçici şikâyetlere yol açmakla kalmıyor; zamanında tedavi edilmezse böbreklerde kalıcı hasar da bırakabiliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Aydoğ, </strong>bu nedenle çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunda erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Üriner sistemde altta yatan işlevsel ya da yapısal bir anormalliğin varlığında; özellikle tekrarlayan ateşli üst idrar yolu enfeksiyonu geçirilmesi durumunda böbreklerde hasar gelişme riski yüksektir. Ülkemizde geri dönüşü olmayan kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedenini de bu tablolar oluşturmaktadır. Dolayısıyla, çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunun ve altta yatan anormalliklerin erken saptanıp uygun şekilde tedavi edilmesi, böbrek sağlığının korunmasında çok önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>Çocuklarda en sık görülen 2. enfeksiyon türü!  </strong></p>
<p>Üriner sistemin, yani üretra, idrar kesesi, üreterler ve böbreklerin enfeksiyonu anlamına gelen “idrar yolu enfeksiyonu”, ülkemizde çocukluk çağında üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra en sık görülen enfeksiyon olarak kayda geçiyor. Bebeklerde ve tuvalet eğitiminin verildiği oyun çağı çocuklarında daha sık görülen bu enfeksiyon; bağırsak kaynaklı olan ve üriner sistemin iç tabakasına tutunabilen üropatojen bakterilerin, perianal ve perineal alandan üretra, idrar kesesi ve böbreklere çıkmasıyla oluşuyor. Hastaların yüzde 80’inden fazlasında ise E. Coli bakterisi rol oynuyor.</p>
<p><strong>6. aydan sonra kız çocuklarında daha çok görülüyor </strong></p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonu, bağışıklık sisteminin iyi gelişmemiş olması ve sünnet derisinin altında yerleşen proteus bakterileri nedeniyle yaşamın ilk 6 ayında erkek çocuklarında daha sık görülürken, ilk 6 aydan sonra ise üretranın kısa ve anüse yakın olması nedeniyle kız çocuklarında daha sık ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>En yaygın görülen 3 sebebine dikkat!</strong></p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonunun oluşmasında en sık az su içme, idrarın tutulması, yani sık ve tam idrar yapılmaması ve kabızlık (günlük dışkılamanın yapılmaması) olmak üzere üç fonksiyonel neden etkili oluyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Aydoğ, “Bu fonksiyonel durumlar üriner sistemin yıkanmasını önleyerek bakterilerin üriner sisteme tutunmalarını, çoğalmalarını ve böbreklere kadar çıkmalarını kolaylaştırır ve idrar yolu enfeksiyonunun gelişimine neden olur” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Pek çok etken riski artırıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özlem Aydoğ, idrar yolu enfeksiyonuna yol açan diğer etkenleri şöyle özetliyor: “Küvette oturarak banyo yapılması veya yaz aylarında temiz olmayan havuza girilmesi de riski artırır. Antibiyotik kullanılması da riski artıran önemli bir etkendir. Bunların yanı sıra perineal ve perianal alanın parfümlü veya alkollü dezenfektan maddelerle temizliğinin yapılması, idrar yolu enfeksiyonuna neden olan üropatojen bakterilerin üriner sisteme tutunmalarını önleyen faydalı bakterilerin yok olmasına yol açarak enfeksiyonun gelişme riskini artırır.”  İdrar yolu enfeksiyonunun gelişmesinde ve tekrarlamasında; fonksiyonel nedenler kadar sık olmasa da idrar kesesinin işlev bozukluğu, idrarın mesaneden böbreklere geri kaçışı (reflü), üriner sistemde darlık, tıkanıklık ve taş gibi yapısal anormallikler de etken olabiliyor.</p>
<p><strong>Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonu, alt ve üst idrar yolu enfeksiyonu olmak üzere 2 grupta inceleniyor. Üretra ve idrar kesesinin tutulduğu alt idrar yolu enfeksiyonunda; idrarda kötü koku, bulanıklık ve nadiren kanın varlığı, idrar yaparken yanma-ağrı, sık idrara çıkma ve idrar kaçırma gibi işeme semptomları ön plana çıkıyor. Karnın ön-alt kısmında hafif ağrı ve 38°C altında hafif ateşle seyreden alt idrar yolu enfeksiyonu hemen ve doğru şekilde tedavi edilmezse enfeksiyon böbreklere ulaşarak üst idrar yolu enfeksiyonu gelişimine neden oluyor. Böbreklerin de tutulduğu üst idrar yolu enfeksiyonunda, işeme semptomlarına ek olarak, 38.5°C üzerinde ateş, karın ve böğür ağrısı, bulantı ve kusma gibi sistemik bulgular da gelişiyor.</p>
<p><strong>Böbrek hasarı oluşmaması için&#8230;</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özlem Aydoğ, üst idrar yolu enfeksiyonu geliştiğinde böbrek hasarı riski de oluştuğu için erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirterek, şu uyarılarda bulunuyor: “Dolayısıyla, ifade yeteneği henüz gelişmeyen küçük çocuklarda yüksek ateş, huzursuzluk-ağlama, gaz sancısı, beslenme problemi, kilo alamama, uzamış sarılık, düzelmeyen pişik ve kabızlık gibi spesifik olmayan semptomların varlığında da idrar tetkik ve kültürünün yapılması, tanı ve tedavide geç kalınmaması gerekir.”</p>
<p><strong>Antibiyotik tedavisi şart!</strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Aydoğ, çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu<strong> </strong>tanısı konulur konulmaz hemen uygun antibiyotik tedavisine başlanması gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Özlem Aydoğ,<strong> </strong>ilk hastalık sonrasında kız çocuklarının yüzde 40 ila 60&#8217;ında, erkek çocuklarının ise yüzde 20 ila 30’unda enfeksiyonun tekrarlayabildiği uyarısında bulunarak,  “Özellikle üriner sistemde fonksiyonel veya yapısal bir anormallik varsa enfeksiyonun tekrarlama riski daha fazladır.  Bu nedenle, tekrarlayan enfeksiyonda üriner sistemin fonksiyonel veya yapısal anormallik açısından mutlaka araştırılması gerekir. Ultrason ilk tercih olmakla birlikte, gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Üriner sistemde ciddi yapısal anormallik saptanırsa cerrahi tedavi gerekebilir” diyor.</p>
<p><strong>Çocukları idrar yolu enfeksiyonundan korumak için 7 kritik kural! </strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Aydoğ,<strong> </strong>çocuğunuzu idrar yolu enfeksiyonundan korumak için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Bol bol su içmesini sağlayın</li>
<li>İdrarını tutmamasına, yani sık idrar yapmasına dikkat edin</li>
<li>Günlük dışkılaması önemli. Bunun için diyet uygulanabilir, gerekirse dışkıyı yumuşatan ürünlere ve lavmana başvurulabilir.</li>
<li>Perineal ve perianal bölge<strong> </strong>hijyenine dikkat edin. Ancak parfümlü ve alkollü dezenfektan içeren ürünlerden, ıslak mendil kullanımından kaçının.</li>
<li>Banyosunu ayakta, duş şeklinde yaptırın.</li>
<li>Temizliğinden emin olmadığınız havuza sokmayın.</li>
<li>Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrarini-tutmasi-enfeksiyona-neden-olabiliyor-568490">İdrarını tutması enfeksiyona neden olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Bağırsak Enfeksiyonu Belirtileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bagirsak-enfeksiyonu-belirtileri-541558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 May 2025 14:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda bağırsak enfeksiyonu belirtileri nelerdir? Uzmanlar, çocuklarda sık görülen bağırsak enfeksiyonu belirtileri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bagirsak-enfeksiyonu-belirtileri-541558">Çocuklarda Bağırsak Enfeksiyonu Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda bağırsak enfeksiyonu belirtileri nelerdir? Uzmanlar, çocuklarda sık görülen bağırsak enfeksiyonu belirtileri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Çocukluk çağında sık karşılaşılan ve halk arasında “mide üşütmesi” olarak bilinen gastroenterit, bir başka deyişle bağırsak enfeksiyonu, çocuk acil servis başvurularında ilk sıralarda yer alıyor. Su ve gıda yoluyla veya kişiden kişiye bulaşabilen bu enfeksiyon, özellikle hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda hızla yayılabiliyor; kreş, okul ve bakım evleri gibi toplu yaşam alanlarında salgınlar oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan,  </strong>bağırsak enfeksiyonunun<strong>  </strong>vücutta<strong> </strong>hızla sıvı kaybına yol açtığı için tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlar oluşturabileceği uyarısında bulunarak, “Bu enfeksiyon dünyada 5 yaş altındaki çocuklarda hastane başvurularının hatta ölüm nedenlerinin başında gelmektedir.  Bu nedenle,<strong> </strong>enfeksiyon belirtileri başlar başlamaz çocuğun sıvı alımı sağlanmalı, iştahsızlık ya da kusma nedeniyle sıvı alamıyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve çocuk gözlem altında tutulmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p>AŞIRI SICAKLARDA AKUT GASTROENTERİTE DİKKAT !</p>
<p><b><strong>Çocuklarda Bağırsak Enfeksiyonu Nedeni genellikle virüs oluyor </strong></b></p>
<p>Virüs, bakteri veya parazitlerin yol açtığı ve bağırsak sistemini etkileyen gastroenterit, çocukluk döneminde, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda yılda birkaç kez görülebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan, bebeklik döneminde görülen bağırsak enfeksiyonlarının en yaygın nedeninin rota virüsü olduğunu belirterek, diğer etkenleri şöyle sıralıyor: “Bunun dışında, adeno virüs ve noro virüs gibi diğer viral ajanlar da sık görülür. Bakteriyel nedenler arasında salmonella, shigella, campylobacter ve E. coli gibi mikroorganizmalar sayılabilir. Parazitler, daha uzun süren ishallerle kendini gösterir.”</p>
<p><b><strong>6 ay ile 5 yaş arası en riskli grup</strong></b></p>
<p>Bağırsak enfeksiyonlarında, bağışıklık sistemi tam gelişmediği için 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklar en riskli grubu oluşturuyorlar. Dr. Muhammed Sami Tufan, ayrıca bu yaş grubundaki çocukların ellerini ağızlarına götürme davranışlarını sık yaptıkları için dışkı-ağız yoluyla bulaşan enfeksiyonlara daha açık olduklarına işaret ederek, “Bağırsak enfeksiyonu genellikle hafif belirtilerle seyretmekle birlikte, bazı çocuklarda ciddi sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve beslenme yetersizliği gibi sonuçlar oluşabilir. Bu da özellikle küçük yaş grubundaki çocuklarda hastaneye yatış hatta yoğun bakım ihtiyacına neden olabilir. Ciddi tablolarda bilinç kaybı, böbrek yetmezliği ve çoklu organ hasarı gelişebilir” diye konuştu.</p>
<p><b><strong>Ani başlayan ishal, kusma ve karın ağrısına dikkat!</strong></b></p>
<p>Çocuklarda çoğunlukla aniden başlayan ishal, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren bağırsak enfeksiyonunun şiddetine göre belirtiler hafif ya da ağır seyredebiliyor. Dr. Muhammed Sami Tufan, dışkının genellikle sulu ve kötü kokulu olduğunu belirterek, “Bakteriyel enfeksiyonlarda dışkıda kan ya da mukus da görülebilir. Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar yapamama, halsizlik ve uykuya meyil gibi belirtiler de sıvı kaybının ciddiyetini gösterir” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><b><strong>Bol sıvı ve elektrolit takviyesi çok önemli!</strong></b></p>
<p>Bağırsak enfeksiyonlarının tedavisinde temel hedef, sıvı ve elektrolit kaybının yerine konulması oluyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan, hafif tablolarda evde ağızdan sıvı takviyesi yeterli olurken, orta ve ağır durumlarda ise çocuğa hastanede damar yoluyla sıvı verilmesi gerekebildiğini vurgulayarak, ”Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkisi yoktur ve kullanılmamalıdır. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise ancak hekim önerisiyle antibiyotik tedavisine başlanabilir. Zira, gereksiz yere alınan antibiyotikler çocuklarda antibiyotik direncinin gelişmesine, yararlı bağırsak bakterilerinin zarar görmesine ve bağışıklık sisteminin dengesinin bozulmasına yol açabilir” diyor.  Dr. Muhammed Sami Tufan, ağızdan sıvı alabilen çocuklara sıvı kaybını önlemek için su, ayran, çorba ile meyve suyu gibi sıvılar verilmesinin son derece önemli olduğunu ve iştahı olan çocukların beslenmelerine de devam edilmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p><b><strong>Kolay sindirilen gıdalar verilmeli</strong></b></p>
<p>İshal döneminde çocuğun posalı, haşlanmış, yağsız ve kolay sindirilen gıdalar ile beslenmesi gerektiğini belirten Dr. Muhammed Sami Tufan, “Pirinç lapası, patates püresi, muz, yoğurt gibi besinler verilebilir. Şekerli, yağlı ve süt içeren gıdalar sindirim sistemini zorlayabileceği için tavsiye edilmez. Emzirilen bebeklerde ise anne sütüne mutlaka devam edilmelidir” diye konuştu.</p>
<p><b><strong>Rota virüs aşısı yüksek koruma sağlıyor</strong></b></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan, bağırsak enfeksiyonlarından korunmak için rota virüsü aşısının rutin aşı programına dahil edilmesinin önemini anlatarak, “Zira bu aşı çocukları enfeksiyondan yüksek oranda korumaktadır. Ayrıca ellerin sabunla yıkanması, güvenilir içme suyu kullanımı, gıdaların iyi pişirilmesi ve saklanması, hijyen kurallarına dikkat edilmesi bağırsak enfeksiyonlarını önlemede temel adımları oluşturmaktadır” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bagirsak-enfeksiyonu-belirtileri-541558">Çocuklarda Bağırsak Enfeksiyonu Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu işitme kaybına neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-orta-kulak-enfeksiyonu-isitme-kaybina-neden-olabilir-426597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 07:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte artan enfeksiyon hastalıkları çocuklarda kulak ağrısının en yaygın nedeni olan ve tıp dilinde ‘otitis media’ olarak adlandırılan orta kulak enfeksiyonunu tetikleyebiliyor. Hemen her yaş grubunda görülse de bu enfeksiyon en sık 3 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-orta-kulak-enfeksiyonu-isitme-kaybina-neden-olabilir-426597">Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu işitme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>           ÇOCUKLARDA ORTA KULAK ENFEKSİYONU </strong></p>
<p><strong>                         İŞİTME KAYBINA NEDEN OLABİLİR!</strong></p>
<p> </p>
<p>Kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte artan enfeksiyon hastalıkları çocuklarda kulak ağrısının en yaygın nedeni olan ve tıp dilinde ‘otitis media’ olarak adlandırılan orta kulak enfeksiyonunu tetikleyebiliyor. Hemen her yaş grubunda görülse de bu enfeksiyon en sık 3 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda ortaya çıkıyor. Öyle ki 3 yaşındaki çocukların yüzde 50-85’i en az bir kez orta kulak enfeksiyonu geçirmiş oluyor. Bu yaş grubundaki çocuklarda daha yaygın görülmesinin nedeni ise östaki borusunun kısa ve yatay olması, tam gelişmemiş bağışıklık sistemi ile alerji oluyor. Çoğunlukla bakteri kaynaklı gelişen orta kulak enfeksiyonu çocuklarda kendiliğinden geçebileceği gibi kötü bir seyir de izleyerek şiddetli ağrılara ve ciddi tablolara neden olabiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker,</strong> çocuklarda orta kulak enfeksiyonlarında tedaviye mutlaka erken dönemde başlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Zira enfeksiyon ilerlerse yol açtığı şiddetli kulak ağrısının yanı sıra kulak zarının delinmesi, işitme kaybı ile menenjite neden olabiliyor. Dolayısıyla çocuklarda kulak ağrısı, ateş, genel durum bozukluğu, kulak akıntısı gözlendiğinde hekime başvurmak çok önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>Kulağını sık sık çekiyorsa, dikkat!</strong></p>
<p>Kulak zarının arkasında yer alan ve içinde seslerin duyulmasını sağlayan küçük kemiklerin titreştiği orta kulakta gelişen enfeksiyon, orta kulak enfeksiyonu olarak adlandırılıyor. Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu genellikle soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından aniden başlayan kulak ağrısıyla kendini belli ediyor. Ayrıca hastalığın şiddetine göre; yüksek ateş, kulaktan ses gelmesi, kulakta tıkanıklık veya akıntı, kulakla sık sık oynama veya kulağı çekme, işitme azlığı, huzursuzluk, sürekli ağlama, dengesizlik, iştahsızlık ile uykuya dalmakta güçlük çekme gibi belirtiler gelişebiliyor.</p>
<p><strong>Pek çok etken neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Orta kulak enfeksiyonu pek çok farklı nedenden dolayı gelişebiliyor. Kış aylarında en sık görülen nedenin üst solunum yolları enfeksiyonu olduğunu belirten Dr. Berna Yayla Özker, enfeksiyonu tetikleyen etkenleri de şöyle sıralıyor: “Alerji, anne sütüyle beslenmeme, genetik yatkınlık, geniz eti büyümesi, reflü, emzik kullanma, biberon ile beslenme ve sigara dumanı maruziyeti enfeksiyonu tetikleyen faktörlerdir.”</p>
<p><strong>Kulağına asla soğan suyu damlatmayın!</strong></p>
<p>Dr. Berna Yayla Özker, ebeveynlerin kulak ağrısında hekime başvuruncaya dek ağrı kesici şurup ya da ağrı kesici etkisi olan kulak damlaları kullanabileceklerini belirtiyor. Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine, kulağa soğan suyu veya zeytinyağı damlatılmasının kulak ağrısında fayda sağlamadığı uyarısında bulunan Dr. Berna Yayla Özker, “Soğan suyu, sirke ya da zeytinyağı gibi yabancı maddelerin damlatılmaları yararlı olmadığı gibi dış kulak yolunda ve kulak zarında tahribata yol açabiliyor. Özellikle kulak zarı tahribatı ile orta kulak ve iç kulağa ulaşan bu maddeler işitme kaybı ve denge kaybına neden olabiliyor. Dolayısıyla kulağa damlatılmalarını asla önermiyoruz“ diyor.</p>
<p><strong>Antibiyotik tedavisi gerekebiliyor</strong></p>
<p>Çocuklarda gelişen orta kulak enfeksiyonu genellikle hafif seyrediyor ve tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden geçiyor. Ancak yüksek ateş varsa veya belirtiler şiddetleniyorsa zaman kaybetmeden tedaviye başvurmak önem taşıyor. Dr. Berna Yayla Özker, orta kulak enfeksiyonunda, 6 aya kadar olan bebeklerde bağışıklık sistemi tam gelişmediği, aşılar tam tamamlanmadığı ve kafa kemikleri tam birleşmediği için enfeksiyonun beyine yayılma riski nedeniyle antibiyotik tedavisinin önerildiğine işaret ederek şöyle devam ediyor: “Ancak 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda kesin tanı konulmamışsa veya ciddi bulgular yoksa, 2 yaşından büyük çocuklarda da kesin tanı olsa bile bulgular şiddetli değilse, antibiyotik tedavisi için bekliyoruz. Tüm yaş gruplarında 3 günü geçen kulak ağrısı, ateş, genel durum bozukluğunda ise antibiyotik tedavisi öneriyoruz”</p>
<p> <strong>Enfeksiyon sık tekrarlıyorsa, dikkat!</strong></p>
<p>Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, çocuklarda orta kulak enfeksiyonu sık tekrarlıyorsa altta yatan etkenin mutlaka tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. “Sık tekrarlayan enfeksiyonun nedeni, geniz eti büyümesi veya orta kulak ile burun boşluğu arasında bağlantı sağlayan östaki tüpünün yetersiz çalışması olabiliyor” diyen Dr. Berna Yayla Özker, bu tablolarda geniz eti ameliyatı ve kulaklara tüp uygulaması yöntemlerine başvurulduğunu belirtiyor.</p>
<p> <strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Çocuklarda orta kulak enfeksiyonunu önlemek için hijyen kurallarına uyulması büyük öneme sahip. Bu nedenle hem çocukların hem de çocuklar ile temas eden kişilerin ellerinin sık sık yıkanması gerekiyor. Ayrıca çocuğun sigara dumanına maruziyetinin önlenmesi, hasta kişilerden uzak tutulması, pnömokok aşısının yaptırılması ve bebekleri biberon ile oturur pozisyonda beslemek orta kulak enfeksiyonu riskini azaltan diğer etkenler arasında yer alıyor</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-orta-kulak-enfeksiyonu-isitme-kaybina-neden-olabilir-426597">Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu işitme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 09:16:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[olanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[strep]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Strep A enfeksiyonu İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da onlarca çocuğun ölümüne sebep olmuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512">Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Strep A enfeksiyonu İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da onlarca çocuğun ölümüne sebep olmuştu. Türkiye’de de vakalar ortaya çıkınca enfeksiyon, ailelerin korkulu rüyası haline geldi. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük bakterinin immün yetmezlik hastalarında daha riskli olabileceğini, herhangi bir aşı ile korunma mümkün olmadığı için hastalarda bulaş riskini azaltacak önlemler alınması gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde çocuklar arasında hızla yayılan ve birçok çocuğun yaşamını yitirmesine yol açan Strep A enfeksiyonuna bağlı Türkiye’deki ilk ölüm ocak ayında gerçekleşmişti. Strep A bakterisi bağışıklık sistemimizi aşıp nasıl bu kadar ağır hastalık yapıyor? Ne şekilde bulaşıyor ve hangi semptomları gösteriyor? Korunmak için neler yapılmalı? İşte tüm bu soruların yanıtını <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük</strong> verdi. </p>
<p>Toplumda beta mikrobu olarak da bilinen boğaz, burun ve ciltte yaşayabilen A grubu beta-hemolitik streptokoklar (GAS), bakterileri sıklıkla boğaz iltihabı ve cilt iltihabına neden oluyor, nadiren de başka organları tutan daha ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. A grubu beta-hemolitik streptokokların kan, kas, eklemler ve akciğer gibi normalde steril olan vücut bölgelerine yerleşmesiyle ortaya çıkan ciddi ve hayatı tehdit edici enfeksiyonlara ise invaziv yani ağır <strong>grup a streptokok enfeksiyonları</strong> deniyor. 2022 yılı itibari ile bazı ülkelerde daha belirgin olmak üzere ciddi, hayatı tehdit edici invaziv hastalık sayılarında artış oldu ve özellikle İngiltere ve Hollanda’dan ölümle sonuçlanan vakalar bildirildi.</p>
<p><strong>LENF BEZLERİNDE BÜYÜME, BAŞ AĞRISI, HALSİZLİK…</strong></p>
<p>Hastalığın bulaşıcı olduğu, hasta kişilerin öksürme ve hapşırmasıyla mikrop içeren damlacıklara doğrudan maruz kalmakla bulaştığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük, bulaşın bazen de mikroplu eşyalara temas etmekle veya enfekte cilt lezyonlarına doğrudan temas eden ellerin göz, ağız ve buruna değdirilmesi ile olduğunu söyledi. Ani başlayan ateş, boğaz ağrısı, boyundaki lenf bezlerinde büyüme, baş ağrısı, halsizlik, bazı vakalarda ciltte kızarıklık ve döküntü de görüldüğünün altını çizen Bölük, antibiyotik tedavisinin 24. saatinden sonra bulaştırıcılığın sonlandığını da belirtti.</p>
<p><strong>“BAĞIŞIKLIK YETMEZLİĞİ OLAN HASTALARDA DAHA AĞIR SEYREDİYOR”</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi ya da immün sistemin doğumsal yetersizliklerinde hemen her enfeksiyonun normalden daha ağır seyrettiğini ifade eden Bölük, “Streptokok enfeksiyonları da bu hastalarda ağır klinik tablolara yol açar. Ancak immün sistemi tamamen normal olan, tamamen sağlıklı olan bireylerde de bu enfeksiyon, ağır klinik tablolara yol açabilir. Hayatı tehdit edici klinik tablolardan, mikroorganizmanın ortama saldığı toksinler sorumlu tutulur. Bu toksinler, immün sistemimizin doğal yanıt adını verdiğimiz ilk ve hızlı savunma basamağını pas geçebilir. Doğal immün sistem savunmasını hızlıca aşabilmesi nedeniyle bu toksinler, süperantijen olarak adlandırılır.  Süperantijenler, immün cevabın en temel hücreleri olan ve immün sistemin orkestra şefi olarak da nitelendirebileceğimiz T hücrelere doğrudan bağlanır, onları aktive eder ve ciddi bir yanıta neden olur. İmmün sistem tüm gücüyle mikroplarla savaşırken vücudumuz da hasar görür. Sınırlandırılması zor bir hale gelen bu tablo tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen ölümcül olabilen çoklu organ yetmezliği ve şok tablosuna kadar ilerleyebilir” diye konuştu.</p>
<p>Bölük ayrıca; özellikle de suçiçeği, influenza ve diğer virüs enfeksiyonlarının hemen öncesinde Strep A’nın geçirilmiş olması, bu ağır tablonun ortaya çıkmasını büyük ölçüde kolaylaştırdığını, viral enfeksiyonlar ile mücadeleden sorumlu olan doğal immün sistemin bu esnada zayıflamasının, bu mikroorganizmanın steril olan dokulara da yayılmasını kolaylaştırdığını ifade etti.</p>
<p><strong>BULAŞ NASIL ÖNLENİR?</strong></p>
<p>“Diğer tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi ellerin temizliği, bulaşların önlenmesinde büyük önem taşıyor” diyen Bölük, bu bakteriye karşı enfeksiyonu önleyen bir aşının olmadığını söyleyerek ebeveynlere şu uyarıda bulundu: “Ancak çocuklara rutin aşı takvimindeki aşıların eksiksiz uygulanması, diğer enfeksiyonları önleyerek Strep A’ların bu enfeksiyonlar sonrası ağır klinik tablolara dönüşmesi olasılığını azaltacaktır. Diğer yandan bulaşı önlemek adına hasta kişilerle sarılmak, tokalaşmak, ortak havlu kullanmak, ortak kaşık kullanmak gibi durumlardan kaçınılmalı. Kişisel hijyen tedbirlerine çok dikkat edilmeli. Antibiyotik tedavisi başlandıktan 24-48 saat sonra bulaştırıcılık sonlanır ama tedavi almayan kişiler 2-3 haftaya kadar enfeksiyonu bulaştırabilir. İstirahat ve bol sıvı alımı çok önemlidir.”</p>
<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></p>
<p>A grubu streptokok bakterisi her insanda hastalığa sebep olabilir fakat en fazla risk altında olan kişiler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>15 yaşa kadar olan dönemdeki çocuklar</li>
<li>65 yaş üstü bireyler</li>
<li>Bağışıklık sistemi zayıf olanlar</li>
<li>Kronik hastalığı bulunanlar</li>
<li>Hijyen kurallarına dikkat etmeyenler</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512">Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
