<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>endişesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/endisesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/endisesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>endişesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/endisesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[faturası]]></category>
		<category><![CDATA[talebini]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tüketicilerin]]></category>
		<category><![CDATA[uçurdu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, global ölçekte gerçekleştirdiği Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre; dünya genelinde akıllı ve enerji verimli teknolojilere olan talep atarken, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetleri tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası son 12 ayda enerji verimliliğine önceki dönemlere kıyasla daha fazla odaklandığını belirtirken, her 10 tüketiciden 6’sı beyaz eşyalarındaki enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, tüketicilerin akıllı ev teknolojileri ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına bakışını ortaya koyan Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index – SLI) Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.  J.L. Partners iş birliğiyle İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda, Romanya, Türkiye, Mısır, Tayland, Pakistan ve Güney Afrika olmak üzere 12 ülkede 6 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin yeni bir beyaz eşya satın alırken göz önünde bulundurduğu kriterler, ev içi kullanım alışkanlıkları, teknolojiye duyulan güven, enerji farkındalığı ve geleceğe dönük beklentilere kadar geniş bir yelpazede içgörüyü bir araya getiriyor. </p>
<p>Her ülkede yaş, cinsiyet, konum ve eğitim gibi temsili demografik kotalar esas alınarak kurgulanan Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi, insanların evlerindeki harcamaları daha bilinçli yönetmek istediğini ve bu nedenle uzun vadede tasarruf sağlayan akıllı cihazlara daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetlerinin tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıktığını da gösteriyor.</p>
<p><strong>Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu: “Tüketicilerin %70’i ‘akıllı’ kavramını enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımlıyor”</strong></p>
<p>Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçları hakkında değerlendirmede bulunan<strong> Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, </strong>“Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve toplumsal gelişmeler, tüketicilerin ev teknolojilerinden beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Arçelik olarak biz de tüketicilerimizin değişen ihtiyaçları ve beklentilerini yakından takip ediyor; bu dönüşümün arkasındaki temel dinamikleri doğru okumayı önemsiyoruz. Bu dönüşümü daha iyi anlamak ve akıllı ev teknolojilerinden beklentileri ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nı hayata geçirdik. Araştırmamızın sonuçları, enerji farkındalığı ile akıllı teknoloji talebi arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösterdi. Tayland, Mısır, Pakistan, Romanya gibi Batı Avrupa dışındaki pazarlarda tüketicilerin %72’si ev aletlerinin aylık enerji maliyetlerini bildiğini belirtirken, Avrupa’da bu oran %55 seviyesinde seyretti. Tüketicilerin %70’inden fazlası, ‘akıllı’ kavramını; karmaşık dijital özelliklerden ziyade enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımladı. Öte yandan, birçok pazarda tüketicilerin yaklaşık üçte ikisinin enerji tasarrufu için hâlâ manuel yöntemlere başvurduğunu gördük. Araştırmamız tüketicilerin enerji tasarrufu konusunda davranışlarını değiştirmeye istekli olduğunu ancak bunu yaparken güven duyabilecekleri ve hayatı kolaylaştıran teknolojilere ihtiyaç duyduklarını ortaya koydu” dedi.</p>
<p><strong>Hakan Bulgurlu: “Türkiye’de tüketicilerin yarısından fazlası beyaz eşyalarında enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor”</strong></p>
<p>Akıllı yaşam ve sürdürülebilir ev teknolojileri alanındaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak öne çıkan Akıllı Yaşam Endeksi’nin Türkiye sonuçlarına değinen<strong> Hakan Bulgurlu</strong>, “Akıllı ev teknolojilerine yönelik beklentiler ülkeden ülkeye farklılık gösterse de tüketicilerin ortak isteği enerji verimliliği sağlayan, kullanım kolaylığı sunan ve uzun vadede maliyetleri düşüren çözümler olarak öne çıkıyor. Türkiye de %70 ile bu beklentinin en güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası, önceki dönemlere kıyasla son 12 ayda enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken, %60’ından fazlası buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve çamaşır kurutma makinelerinde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor. %80’inin ise daha akıllı ve enerji verimli cihazlar talep ettiğini görüyoruz. Arçelik olarak biz de faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde yapay zekâ, akıllı sensörler, veri analizi ve enerji verimli tasarımlar sayesinde çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen yenilikçi çözümlerimizle bu beklentilere karşılık veriyoruz. Akıllı çözümlerimiz, cihazlarımızın performansına katkı sağlarken, tüketicilerimizin gerçek zamanlı olarak tüketimlerini takip etmesini de sağlıyor. Sürdürülebilirlik, kalite, güvenilirlik ve dayanıklılık odaklı yaklaşımımızla, sürdürülebilir ve akıllı bir yaşam deneyiminde sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi</strong><strong>’nden Dikkat Çeken Bulgular </strong></p>
<p><strong>Globalde öne çıkanlar</strong></p>
<p>Araştırma sonuçları, tüketicilerin enerji verimliliğine yaklaşımında belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Son 12 ayda her 10 tüketiciden 4’ü, geçmişe kıyasla enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken; her 10 tüketiciden 6’sı buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinesi gibi ürünlerde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor. Tüketicilerin %60’ı kullandıkları ev aletlerinin aylık tüketimlerine dair farkındalığa sahip olduğunu belirtiyor.Global ölçekte tüketicilerin yaklaşık %67’si, enerji tasarrufu için hâlâ çamaşırları asarak kurutma, yoğun saatler dışında cihaz kullanımı veya elde yıkama gibi manuel yöntemlere başvuruyor. Araştırma, enerji tasarrufu davranışlarında yaş ve gelir arasında dikkat çekici bir ters ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, yaş arttıkça enerji tasarrufuna yönelik davranışlar güçlenirken, gelir seviyesi yükseldikçe bu davranışların azaldığı görülüyor. 54 yaş ve üzeri tüketiciler, tüm pazarlarda enerji tasarrufuna yönelik davranışlarda lider konumda bulunuyor.Araştırma, ayrıca, enerji maliyetlerinin yüksek olduğu pazarlarda akıllı özelliklere verilen önemin, düşük maliyetli pazarlara kıyasla 2 kata kadar daha yüksek olduğunu da gösteriyor.Tayland (%81), Pakistan (%86) ve Türkiye’de (%80) tüketicilerin büyük çoğunluğu, beyaz eşyaların gelecekte daha da akıllı hale gelmesini istediklerini belirtiyor. Buna karşılık Almanya (%39), Birleşik Krallık (%40) ve Fransa’da (%43) bu beklenti daha sınırlı düzeyde seyrediyor.Hollanda, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya olmak üzere Batı Avrupa pazarlarında tüketicilerin sadece %20’ye yakını, yapay zekâ destekli ev teknolojilerine tam anlamıyla güvendiğini belirtiyor. Buna karşın Mısır, Pakistan, Güney Afrika gibi gelişen pazarlarda bu oran %35’in üzerine çıkıyor. Bu durum, akıllı özelliklerin benimsenme hızını sınırlayan önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.Tüm pazarlarda tüketiciler, “akıllı” kavramını ileri ve karmaşık dijital özelliklerden ziyade; kendi kendini temizleyen, enerji tüketimini otomatik olarak azaltan ve günlük kullanımı sadeleştiren teknolojilerle tanımlıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’ye dair ek içgörüler</strong></p>
<p>Türkiye’de tüketicilerin %60’tan fazlası, beyaz eşyalarının aylık enerji maliyetleri konusunda bilgi sahibi olduğunu belirtiyor. Bu oran, İngiltere, Fransa, Almanya gibi birçok Batı Avrupa pazarının üzerinde seyrediyor.Her iki tüketiciden biri enerji verimliliği için cihazlarını eco modda kullanırken, %53’ü fişini çekiyor, %45’i çamaşırları asarak kurutuyor, %43’ü ise cihazlarını yoğun saatler dışında kullanıyor.Tüketicilerin %98’i beyaz eşya tercihini yaparken ürün kalitesi ve dayanıklılığını, %96’sı enerji verimliliğini temel kriter aldığını söylüyor.Tüketicilerin %62’si enerji ve su tüketim takibinin en faydalı akıllı özellik olduğunu belirtirken, %42’si adaptif yıkama gibi kullanım bazlı programlarını, %38’i ise döngü bittiğinde bildirim almayı en faydalı akıllı özellik olarak nitelendiriyor.Araştırma, Türkiye’de akıllı ev teknolojilerinin büyük ölçüde ihtiyaç ve maliyet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini; “yenilik” algısından ziyade somut faydanın tercihleri belirlediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19’un Yeni Tehdidi: “Frankenstein Varyantı” Endişesi Büyüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/covid-19un-yeni-tehdidi-frankenstein-varyanti-endisesi-buyuyor-582319</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 19:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ön]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<category><![CDATA[varyant]]></category>
		<category><![CDATA[varyantı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde son dönemde gündeme oturan yeni Covid-19 varyantı “Frankenstein Varyantı”, uzmanların dikkatini çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19un-yeni-tehdidi-frankenstein-varyanti-endisesi-buyuyor-582319">COVID-19’un Yeni Tehdidi: “Frankenstein Varyantı” Endişesi Büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Frankenstein Varyantı, birden fazla Covid-19 alt varyantının birleşimiyle ortaya çıkan hibrit bir tür olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Bu durum, bağışıklık sistemini daha kolay yanıltabilen ve mevcut bağışıklığı kısmen aşabilen bir özellik kazandırıyor. Uzmanlar varyantın adının farklı mutasyonları bir araya getirmesinden dolayı halk arasında “Frankenstein” olarak anıldığını söylüyor.</p>
<p><strong>BELİRTİLER KLASİK COVİD-19’DAN FARKLI MI?</strong></p>
<p>Frankenstein Varyantı’nda en sık görülen belirtiler arasında boğaz ağrısı, burun akıntısı, baş ağrısı ve yorgunluk bulunuyor. Bazı vakalarda tat ve koku kaybı daha az görülürken, mide bulantısı ve sindirim sistemi problemleri ön plana çıkabiliyor.</p>
<p>Toplu taşıma, kalabalık ortamlar ve kapalı alanlarda maske kullanımı yeniden önerilirken, el hijyenine özen göstermek ve hastalık belirtileri olduğunda kalabalıktan uzak durmak bulaş zincirini kırmada kritik rol oynuyor.</p>
<p>Uzmanlar özellikle kış aylarında maske ve hijyenin grip, RSV ve diğer solunum yolu hastalıklarına karşı da koruyucu olacağını vurguluyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE FRANKENSTEİN VARYANTI İÇİN DURUM</strong></p>
<p>Son günlerde varyantın görüldüğü ülkeler arasında Türkiye’de yer alıyor. Sağlık otoriteleri gelişmeleri yakından takip ederken, toplumun bilinçli davranması ve kişisel korunma önlemlerini alması gerektiği ifade ediliyor.</p>
<p>“Kişiler hafif grip benzeri semptomlar ya da yalnızca halsizlik yaşayabiliyor. Bu nedenle test yapılmadığında COVID-19 olduğu anlaşılmayabiliyor” diyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji hekimi Uzm. Dr. Deniz Dazkır, bu durumun bulaşma riskini artırdığını belirtti. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, yaşlılar ve kronik hastalıkları bulunan bireyler Frankenstein Varyantı’ndan daha fazla etkilenebiliyor. Uzm. Dr. Deniz Dazkır, “Risk gruplarında ağır seyir ihtimali daha yüksek olduğu için maske ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p>Frankenstein Varyantı’nın mevcut aşıların koruyuculuğunu kısmen aşabildiği ancak yine de ciddi hastalık ve ölüm riskini belirgin şekilde azalttığı ifade ediliyor. “Aşıların tamamen etkisiz olduğu düşüncesi yanlış. Güncellenmiş aşıların varyant üzerinde daha güçlü koruma sağladığı biliniyor” diyen Dr. Dazkır, aşılamanın devam etmesinin önemine dikkat çekerek, &#8220;Frankenstein Varyantı diğer varyantlardan farklı gibi görünse de korunma yöntemleri aynı. Maske, hijyen, sosyal mesafe ve güncel aşılar halen en etkili yöntemler arasında” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19un-yeni-tehdidi-frankenstein-varyanti-endisesi-buyuyor-582319">COVID-19’un Yeni Tehdidi: “Frankenstein Varyantı” Endişesi Büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailelerin endişesi siber zorbalık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailelerin-endisesi-siber-zorbalik-554261</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 07:53:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ailelerin]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla birlikte çocuklar zamanlarını akıllı telefon, tablet ve bilgisayar başında geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailelerin-endisesi-siber-zorbalik-554261">Ailelerin endişesi siber zorbalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okulların kapanmasıyla birlikte çocuklar zamanlarını akıllı telefon, tablet ve bilgisayar başında geçiriyor. Çevrimiçi geçirilen bu süre, eğlence ve öğrenmenin yanı sıra siber zorbalık riskini de artırıyor. Ebeveynlerin en büyük kaygıları içerisinde çocuklarının internette kimlerle iletişimde olduğu, neler izlediği ve olası dijital tehditlerle nasıl başa çıkacakları yer alıyor. </strong></p>
<p><strong>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, “Siber zorbalık günümüzde sadece okul koridorlarında veya sokakta değil, çocuğunuzun ekranında da karşısına çıkıyor. Çocukları yasaklarla değil, onları bilinçlendirerek korumalıyız” dedi.</strong></p>
<p><strong>Siber zorbalık değişiyor: Artık anonim uygulamalar ve oyun sohbetleri öne çıkıyor</strong></p>
<p>Siber zorbalık; bir çocuğun ya da ergenin başka bir çocuk, ergen ya da yetişkin tarafından internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya oyun içi sohbetler aracılığıyla tehdit edilmesi, aşağılanması veya utandırılması şeklinde tanımlanıyor. Dijital dünya dışında  zorbalık okuldan eve dönünce bitiyordu; şimdi ise bilgisayarda ya da cep telefonundaki bir bildirim her şeyi yeniden başlatabiliyor.</p>
<p><strong>ESET’ten ebeveynlere ve çocuklara 7 altın öneri</strong></p>
<p>Can Erginkurban, çocukları siber zorbalığa karşı korumak için ailelere ve çocuklara şu önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li><strong>Kuralları birlikte koyun:</strong> Bilgisayar, tablet ve telefon kullanım sürelerini çocuğunuzla birlikte konuşarak belirleyin. Neden sınırlı olduğunu açıklayın; böylece kural koymaktan ziyade ortak karar almış olursunuz.</li>
<li><strong>Gizliliği öğretin:</strong> Çocuklar gerçek hayatta yabancılara kişisel bilgilerini vermemeyi bilebilir. Aynı şeyi internette de yapmaları gerektiğini anlatın. Profil gizlilik ayarlarını beraber kontrol edin.</li>
<li><strong>Kamera ve mikrofonlara dikkat:</strong> Akıllı cihazlardaki kameralar kötü niyetli kişilerce uzaktan ele geçirilebilir. Web kameraların ve  mikrofon izinlerini yönetin.</li>
<li><strong>Arkadaş listesine bakın:</strong> Sosyal medyada “herkes” veya “arkadaşının arkadaşı” gibi geniş paylaşımlar yapmayın. Gelen her arkadaşlık isteğini otomatik kabul etmeyin.</li>
<li><strong>Uygulama ve yazılımlar güncel olsun:</strong> İşletim sistemini, uygulamaları ve güvenlik yazılımını  güncel tutun.</li>
<li><strong>Dijital ayak izini hatırlatın:</strong> İnternete yüklenen hiçbir şey tamamen silinmez. Çocuğunuza gönderdiği bir fotoğrafın, kaybolduğunu düşündüğü bir hikâyenin bile ekran görüntüsü alınabileceğini anlatın.</li>
<li><strong>Hangi fotoğrafı paylaşacaklarını düşünmelerini sağlayın:</strong> Çocuklar sadece eğlenceli bir an paylaşmak isterken kötü niyetli kişilerin eline koz verebilir. “Bu fotoğraf başkasının eline geçerse rahatsız olur musun?” diye sorarak farkındalık oluşturun.</li>
</ul>
<p><strong>Yasaklamak değil, anlamasını sağlamak önemli</strong></p>
<p>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, “Çocuğunuzla ne izlediğini, kimlerle konuştuğunu, hangi uygulamaları kullandığını açıkça konuşun. Yasaklamak yerine anlamasını ve kendini koruyacak beceriler geliştirmesini sağlamak uzun vadede çok daha etkili bir yöntemdir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailelerin-endisesi-siber-zorbalik-554261">Ailelerin endişesi siber zorbalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Endişesi &#8220;EKO-Kaygı&#8221;ya Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-endisesi-eko-kaygiya-dikkat-522097</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 10:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ekokaygıya]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522097</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim değişikliği yalnızca buzulların erimesine, sıcaklıkların artmasına ya da kuraklıkların yaşanmasına neden olmuyor; aynı zamanda iç dünyamızı da sessizce değiştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-endisesi-eko-kaygiya-dikkat-522097">Geleceğin Endişesi &#8220;EKO-Kaygı&#8221;ya Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliği yalnızca buzulların erimesine, sıcaklıkların artmasına ya da kuraklıkların yaşanmasına neden olmuyor; aynı zamanda iç dünyamızı da sessizce değiştiriyor. Yaşadığımız kaygılar, belirsizlikler ve geleceğe dair umut kaybı, bu krizin ruh sağlığımıza bıraktığı görünmeyen izleri oluyor. Aşırı sıcaklar, kuraklıklar, su sıkıntısı, orman yangınları ve seller gibi olaylar her geçen gün daha sık yaşanıyor ve bunların insan yaşamını nasıl etkilediğine dair haberler sürekli gündemde yerini alıyor. Bu olayların sadece çevresel değil, aynı zamanda sağlık ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri de gitgide daha görünür hale geliyor. </p>
<p>Psikolojik dayanıklılık bu konuda önem arz ediyor. “Psikolojik dayanıklılık, geliştirilebilir bir kapasitedir ve bu süreçte atılabilecek adımlar, hem bireyin içsel gücünü artırabilir hem de toplumsal dayanışmayı besleyebilir” diyen Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, gelecek kaygısı konusunda atılması gereken adımlardan bahsetti.</p>
<p><strong>İklim değişikliği ruh sağlığını olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>İklim değişikliği; insan kaynaklı faaliyetlerin, küresel atmosferin bileşimini doğrudan ya da dolaylı biçimde etkilemesi sonucunda ortaya çıkan uzun vadeli iklimsel farklılaşmalar olarak tanımlanmaktadır. İklim değişikliği, beklenenden çok daha hızlı bir şekilde meydana gelmekte ve bu hız onu bir iklim krizi haline getirmektedir. İnsanlık için varoluşsal bir tehdit oluşturan bu kriz, sağlık tehlikelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İklim değişikliğinin zihinsel ve duygusal dünyamızı da etkilediğini anlamaya başladıkça, bu etkilere isim verebilmek için yeni kavramlar gelişiyor. Örneğin, “ekolojik yas” ve “eko-kaygı”, insanların iklim değişikliğiyle birlikte hissettiği kayıp ve endişeleri tanımlamak için kullanılan yeni terimlerdir. </p>
<p><strong>Toplum olarak desteğe ihtiyaç var</strong></p>
<p>Eko-kaygı, aslında iklim krizine verilen doğal ve insani bir tepkidir. Ancak zamanla bu kaygı, bireylerin toplum ve gelecek hakkındaki umutlarını sarsabilir; yerini öfke, umutsuzluk ya da çaresizlik gibi duygular alabilir. Artan sıcaklıklar, zaten var olan ruhsal sorunları daha da ağırlaştırabilirken; aşırı hava olayları ve doğal afetler, insanların yaşadığı travmaların sayısını da artırıyor. Bu durum, toplum genelinde ruh sağlığı alanında daha fazla desteğe ihtiyaç duyulacağını açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Umutsuzluğa sürüklüyor</strong></p>
<p>İklim krizine karşı yürütülen mücadele yalnızca doğayı korumakla sınırlı olmamalı, insanın iç dünyasını da onarmayı hedeflemelidir. Çünkü bu kriz, sadece ekosistemleri değil; kişilerin umutlarını, güven duygusunu ve geleceğe dair hayalleri de sarsmaktadır. Bu yüzden çözüm arayışları, bireysel çabaların ötesine geçip toplumsal bir dayanışma ve ruhsal iyileşme sürecine dönüşmelidir. Doğayla kurulan bağ güçlendikçe, sadece ağaçlar değil; içimizdeki denge ve huzur da yeniden filizlenebilir.</p>
<p><strong>Bilinçlenerek güçlenmek mümkün!</strong></p>
<p>Ruh sağlığını korumak ve güçlendirmek için doğayla ve toplumla yeniden bağ kurmalı, bilinçli tercihler yapmalı ve dayanışma içinde olunmalıdır. Çünkü iklim krizi, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir müdahale alanıdır.</p>
<p>Ruh sağlığını olumlu yönde etkilemek için şunlara dikkat edin;</p>
<ul>
<li><strong>Doğayla yeniden bağ kurun:</strong> Doğa, insan psikolojisi için güçlü bir iyileştirici kaynak olabilir. Parkta yürüyüş yapmak, toprağa dokunmak ya da sadece bir ağacın altında oturmak bile stres seviyesini azaltabilir. Bu tür deneyimler, bireyin doğayla olan bağını güçlendirerek yalnızlık hissini hafifletir ve aidiyet duygusunu besler.</li>
<li><strong>Çevre dostu yaşam tarzını benimseyin:</strong> Günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirmek, hem çevresel etkileri azaltır hem de bireyin psikolojik iyilik halini destekler. Daha az tüketmek, atık üretimini azaltmak, geri dönüşüme önem vermek, yürümeyi ya da bisikleti tercih etmek gibi adımlar, bireye sorumluluk duygusu ve tatmin hissi kazandırır. Küçük de olsa bir katkı sağladığını bilmek, çaresizlik hissinin önüne geçer ve içsel bir güçlenme sağlar.</li>
<li><strong>Duygularla sağlıklı şekilde başa çıkmayı öğrenin:</strong> Eko-kaygı ya da çevresel belirsizlik karşısında hissettiğimiz stres ve korkular, bastırılmak yerine tanınmalı ve sağlıklı yollarla ifade edilmelidir. Farkındalık (mindfulness), nefes egzersizleri, sanatla uğraşmak, yazı yazmak veya profesyonel psikolojik destek almak, duygusal dengeyi korumaya yardımcı olabilir. Duygularla baş etmek, eyleme geçmenin ve umut üretmenin ilk adımıdır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-endisesi-eko-kaygiya-dikkat-522097">Geleceğin Endişesi &#8220;EKO-Kaygı&#8221;ya Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOBİ&#8217;ler güvenlik endişesi duyuyor ama bütçe ayıramıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kobiler-guvenlik-endisesi-duyuyor-ama-butce-ayiramiyor-366308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[ayıramıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[duyuyor]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kobiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366308</guid>

					<description><![CDATA[<p>ESET yaptığı araştırmayla KOBİ’lerin siber güvenlik yaklaşımlarını sektörel bazda inceledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-guvenlik-endisesi-duyuyor-ama-butce-ayiramiyor-366308">KOBİ&#8217;ler güvenlik endişesi duyuyor ama bütçe ayıramıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ESET yaptığı araştırmayla KOBİ’lerin siber güvenlik yaklaşımlarını sektörel bazda inceledi</p>
<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET,  700’den fazla KOBİ ölçeğindeki şirketi siber tehditleri algılama ve bunlara yanıt verme yetenekleri kapsamında sektörlerine göre inceledi. Bazı sektörler kurum içi siber güvenlik becerilerine çok güvenirken diğerleri dışarıdan siber güvenlik sağlamak için bir uzmandan destek almayı tercih ediyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her geçen gün tehdit algılamaları artıyor. Şirketlerin siber güvenlik tedbirleri alma konusunda yeterli hıza ulaşamaması tehlikeyi  artırıyor. Büyüyen siber güvenlik riski dünya genelindeki  mevcut ekonomik ortam nedeniyle harcamalarını azaltmak zorunda kalan KOBİ&#8217;lerin yaşadığı ortak bir sorun olarak öne çıkıyor. ESET’in yaptığı araştırma sektörler bazında KOBİ’lerin siber güvenlik yaklaşımlarına ışık tutuyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İşletmeler ve profesyonel hizmetler</strong></p>
<p>Araştırma verileri işletme ve profesyonel hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin dörtte birinden fazlasının (%26) kurum içi siber güvenlik uzmanlıklarına çok az güven duyduğunu veya hiç güvenmediğini gösteriyor. Üçte birinden daha azı (%31) ekiplerinin en son tehditleri algılayacağına pek güvenmiyor. Üçte biri (%33) bir siber saldırının temel nedenini belirlemekte zorlanacaklarına inanıyor. İşletme ve profesyonel hizmet sektöründeki 10 KOBİ&#8217;den neredeyse 4&#8217;ü (%38) güvenliklerini şirket içinde yönetiyor, bu da KOBİ&#8217;lerin ortalamasından (%34) fazla. Yarısından fazlası (%54) bunun yerine dışarıdan hizmet almayı tercih ediyor. Bununla birlikte, ek %8&#8217;lik bir bölüm de önümüzdeki 12 ay içinde siber güvenliklerini dışarıdan sağlamayı düşünüyor. İşletme ve profesyonel hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin yalnızca %24&#8217;ü güvenlik yönetimini şirket içinde tutmayı tercih ediyor. Bu, ankete katılan tüm sektörler arasında en düşük oran. Dörtte birinden fazlası (%26) tek bir güvenlik sağlayıcısına ve %40&#8217;ı birden çok sağlayıcıya dış kaynak sağlamayı tercih ediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Finansal hizmetler</strong></p>
<p>Finansal hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin neredeyse 10&#8217;da 3&#8217;ü (%29) şirket içi siber güvenlik uzmanlıklarına çok az güveniyor veya hiç güvenmiyor. Yüzde 36’sı çalışanlarının siber güvenlik tehditlerini anladığına ya çok az güveniyor ya da hiç güven duymuyor. Finansal hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin yalnızca %26&#8217;sı bir siber saldırının temel nedenini belirlemekte zorlanacaklarına inanıyor. Bu oran KOBİ&#8217;lerin ortalamasından (%29) daha az. Finansal hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin yalnızca %28&#8217;i güvenlik işlerini şirket içinde yönetiyor; bu, anket yapılan tüm sektörler arasında en düşük oran. Neredeyse üçte ikisi (%65) bunun yerine dış kaynak kullanıyor. Bu oran KOBİ&#8217;lerin ortalamasından (%59) çok daha fazla. Finansal hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerin dörtte birinden fazlası (%26) güvenlik yönetimini şirket içinde tutmayı tercih ediyor. Aynı oranda KOBİ, tek bir tedarikçiye dış kaynak sağlamayı tercih ederken, %39&#8217;u güvenliklerini birden fazla tedarikçiye yaptırmayı tercih ediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Üretim ve endüstri</strong></p>
<p>Üretim ve endüstri sektöründeki KOBİ&#8217;lerin üçte biri (%33), şirket içi siber güvenlik uzmanlıklarına çok az güveniyor veya hiç güvenmiyor. Bu oran KOBİ&#8217;lerin ortalamasından (%25) daha fazla. 10 şirketten dördü (%40) çalışanlarının güvenlik tehditlerini algıladığına diğer sektörlere oranla daha az güveniyor veya hiç güvenmiyor. Yalnızca %29&#8217;u, en kötüsü senaryoda bir siber saldırının temel nedenini belirlemekte zorlanacağını düşünüyor. Üretim ve endüstri sektöründeki her 10 KOBİ&#8217;nin sadece 3&#8217;ü (%30) güvenliklerini şirket içinde yönetiyor. Yarıdan fazla şirket (%63) bunun yerine güvenliklerini dışarıdan sağlamayı tercih ediyor ki bu, tüm sektörler arasında en yüksek ikinci oran. Üretim ve endüstri sektöründeki KOBİ&#8217;lerin üçte biri (%33) siber güvenlik yönetimini şirket içinde tutmayı tercih ediyor; bu, sektörler arasında en yüksek oran. Yalnızca %24&#8217;ü tek bir güvenlik tedarikçisine ve %35&#8217;i birden çok tedarikçiye dış kaynak sağlamayı tercih ediyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Perakende, toptan satış ve dağıtım</strong></p>
<p>Perakende, toptan satış ve dağıtım sektöründeki KOBİ&#8217;lerin beşte dördü (%80) şirket içi siber güvenlik uzmanlıklarına orta veya yüksek düzeyde güven duyuyor; bu, tüm sektörler arasında en yüksek oran. Bu oran, siber güvenlik konusunda BT ekibinin uzmanlığına üretim sektöründe görülenden çok daha fazla güven (%67) duyulduğunu gösteriyor. Perakende, toptan satış ve dağıtım sektöründeki KOBİ&#8217;lerin dörtte üçü (%74) çalışanlarının güvenlik tehditlerini anladıklarına orta veya yüksek düzeyde güven duyarken, finansal hizmet sektöründeki KOBİ&#8217;lerde bu oran %64. Benzer şekilde, daha fazla perakende, toptan satış ve dağıtım sektöründeki KOBİ (%79), bir saldırının temel nedenini belirleme konusunda yeteneklerine diğer sektörlere göre daha fazla güveniyor. Perakende, toptan satış ve dağıtım sektöründeki KOBİ&#8217;lerin 10&#8217;da 4&#8217;ünden fazlası (%41), siber güvenliklerini kendi içlerinde yönetiyor. Yalnızca %53&#8217;ü güvenliklerini dışarıdan sağlıyor. Ancak,% 6&#8217;sı gelecek yıl bunu yapmak istiyor.</p>
<p>Perakende, toptan ve dağıtım sektöründeki 10 KOBİ&#8217;den yaklaşık 3&#8217;ü (%31) güvenlik yönetimini şirket içinde tutmayı tercih ediyor. Aynı oranda şirket tek bir güvenlik tedarikçisine dış kaynak sağlamayı ve %28&#8217;lik bir kesim birden çok tedarikçiye dış kaynak sağlamayı tercih ediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Teknoloji ve iletişim</strong></p>
<p>Teknoloji ve iletişim sektöründeki KOBİ&#8217;lerin dörtte biri (%25) şirket içi siber güvenlik uzmanlıklarına çok az güveniyor veya hiç güvenmiyor. Bununla birlikte, sektördeki KOBİ&#8217;lerin çoğu (%78) çalışanlarının güvenlik tehditlerini anladığına diğerlerinden daha fazla güveniyor. Dörtte üçünden fazlası (%77), bir saldırı olması durumunda temel nedeni belirleme yeteneklerine güveniyor. KOBİ&#8217;lerin ortalamasından (%34) daha fazla teknoloji ve iletişim sektöründeki KOBİ (%37) siber güvenliklerini şirket içinde yönetiyor. Perakende sektöründeki şirketlere göre daha fazlası güvenliklerini dışarıdan sağlıyor (%53&#8217;e karşı %58).  Teknoloji ve iletişim sektöründeki 10 KOBİ&#8217;den üçü (%31) güvenlik yönetimini şirket içinde tutmayı tercih ediyor. Buna karşılık, %23&#8217;ü tek bir tedarikçiye ve %36&#8217;sı birden fazla güvenlik tedarikçisine dış kaynak sağlamayı tercih ediyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sahte bir güvenlik duygusu mu?</strong></p>
<p>Belirli sektörlerdeki KOBİ&#8217;ler diğerlerinden daha çok güvende olduğunu düşünüp siber güvenlik yönetimine farklı yaklaşırken, bu KOBİ&#8217;ler genellikle siber güvenliklerini tamamen şirket içinde yönetiyor ve bu nedenle daha çok güvenlik duygusuna sahip olabiliyor. Şirket içi yönetimin tercih edildiği durumlarda, düzenli üçüncü taraf güvenlik denetimlerinin yanı sıra güvenlik politikalarının oluşturulması ve düzenli olarak güncellenmesi önerilir.</p>
<p> 2022 ESET KOBİ Dijital Güvenlik Hassasiyeti Raporu, artan bu ihtiyaçlar doğrultusunda KOBİ&#8217;lerin yönelimini net olarak açıklıyor. Ankete katılan KOBİ&#8217;lerin %32&#8217;si uç nokta algılama ve yanıt (EDR), XDR veya MDR kullandığını bildirdi ve %33&#8217;ü önümüzdeki 12 ay içinde bu teknolojiden yararlanmayı planlıyor. Teknoloji ve iletişim (%69), üretim ve endüstri (%67) ve finansal hizmetler (%74) sektörlerindeki KOBİ&#8217;lerin çoğunluğu güvenlik ihtiyaçlarını dışarıdan sağlamayı tercih ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-guvenlik-endisesi-duyuyor-ama-butce-ayiramiyor-366308">KOBİ&#8217;ler güvenlik endişesi duyuyor ama bütçe ayıramıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
