<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>emziren | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/emziren/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/emziren</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Dec 2025 23:48:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>emziren | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/emziren</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 23:48:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[D Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[emziren]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[üzeri]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemik gelişiminden kas ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde işlemesine kadar pek vücut için çok önemli işleve sahip D vitamininin gereksiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, özellikle emziren anneler ile bebek ve çocuklarda D vitamininin bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanılması gerektiğini söyledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874">Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemik gelişiminden kas ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde işlemesine kadar pek vücut için çok önemli işleve sahip D vitamininin gereksiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, özellikle emziren anneler ile bebek ve çocuklarda D vitamininin bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Muharrem Çidem, yüksek doz alımının, kanda kalsiyum artışına neden olacağını, bu durumun organ ve sistem hasarına yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, genel sağlık için elzem olan D vitamininin dikkatsiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />D vitamini önemli görevler üstleniyor<br />D vitamininin güneş ışığı sayesinde vücutta doğal olarak üretilebilen ve genel sağlığımız için büyük öneme sahip bir vitamin olduğunu belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Özellikle kemik gelişimi ve korunmasında önemli rol oynar. Kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin bağırsaklardan emilimini destekleyerek, kemiklerin ve dişlerin güçlü ve sağlıklı kalmasına katkı sağlar. Bu yönüyle, sadece çocukluk ve ergenlik döneminde değil, yetişkinlik ve yaşlılıkta da kemik sağlığının korunmasında kritik bir işlev üstlenir. D vitamini yalnızca kemiklerle sınırlı bir görev üstlenmez. Aynı zamanda kas fonksiyonlarının sağlıklı şekilde sürdürülmesi, sinir sisteminin verimli işleyişi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi gibi birçok vücut fonksiyonu için de gereklidir” dedi.<br />D vitamini düzeyi, 30-50 ng/ml arasında olmalı<br />D vitamini düzeyinin 30ng/ml üzerinde olmasının normal düzey olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “D vitamini değerleri, 30 ng/ml ve üzerinde normal; 20–30 ng/ml arasında yetersizlik; 10–20 ng/ml arasında eksiklik; 10 ng/ml altında ciddi eksiklik olarak kabul edilmektedir. Hedeflenen, serum D Vitamini düzeyini 30-50 ng/ml arasına çıkartmak veya bu düzeyde tutmaktır. Önerilen günlük D vitamini alım miktarı ise yaşa göre farklılık göstermektedir. 1 yaşına kadar günlük 400 iu, 70 yaşına kadar 600 iu ve 70 yaş üzeri 800 iu olarak alınmalıdır” dedi. <br />D vitamini yüksekliği ciddi bir sağlık sorunu<br />Son yıllarda D vitamini hakkında toplumda büyük bir farkındalık oluştuğunu belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Eksikliğinin ne kadar önemli olduğu anlaşıldıkça, birçok kişi bu vitamini daha sık kullanmaya başladı. Ancak bu farkındalık ve dikkatsiz kullanım zararlı etkileri de beraberinde getirdi. Kandaki D vitamini düzeyi 120 ng/ml’nin üzerine çıktığında, D vitamini fazlalığı olarak adlandırılır. 150 ng/ml’nin üzerinde ise toksik seviye olarak kabul edilir ve bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir” uyarısında bulundu.<br />Yaygın kullanım hataları yapılıyor<br />D vitamini yüksekliğine yol açabilecek yaygın kullanım hatalarına dikkat çeken Prof. Dr. Muharrem Çidem, basit ve yan etkisiz bir vitamin olduğu düşünülerek fazla kullanımın zararsız sanılması, herhangi bir hastalık ya da eksiklik olmamasına rağmen gereksiz şekilde takviye alınması ve ‘eksiklik oluşmasın’ düşüncesiyle önlem amaçlı kendi kendine kullanmanın D vitamini yüksekliğine yol açtığını söyledi.<br />Bebek ve çocuklarda gereksiz kullanıma dikkat!<br />Özellikle bebek ve çocuklarda gereksiz D vitamini kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Bazı ebeveynlerin çocuğun erken yürümesi veya diş çıkarması için gelişigüzel D vitamini vermesi gereksiz D vitamini kullanımına sebep olmaktadır. D vitamini iştah açar diye düşüncesiyle iştah açıcı gibi kullanılması hatalı uygulamalar arasında gelmektedir. Günlük ihtiyacı olan D vitamini dozunu alan çocukta ekstra verilen multivitamin veya ilaçlarda da bulunan D vitamininin dikkate alınmadan beraber kullanılması, doktora danışılmadan, normal düzeyde D vitamini olan çocuğa aralıklı olarak fazladan ek doz verilmesi ve özellikle bebek ve çocuklarda piyasada bulunan yüksek dozda ampul formunun ebeveynler veya sağlık personeli tarafından kullanılması da D vitamini yüksekliğine yol açan önemli etkenlerdir” uyarısında bulundu.<br />Bebeklerde kusma D vitamini yüksekliği belirtisi olabilir<br />Bebeklerde D vitamini yüksekliğinin en sık kusma şikayetiyle kendini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “D vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğu için uzun süre depolanarak bağırsak ve kemik üzerine etki edip kan kalsiyum düzeyinin uzun süre yüksekliğine yol açabilir. Bazı insanlarda D vitamini duyarlılığı vardır ve hafif yüksek verilmesi durumunda bile toksik etki yapabilmektedir, bu açıdan da dikkatli olunmalıdır” dedi.<br />Gebelikte ve emzirme döneminde dikkatli kullanılmalı<br />D vitamini kullanımına özellikle gebelik ve emzirme dönemlerinde dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muharrem Çidem, gebelikte uygun olmayan dozda D vitamini kullanmanın hem anneye hem de bebeğe zarar verebileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Annenin aldığı vitamin çocuğa da geçerek kalsiyum yükselmesine yol açabilir. Bebeklerde kalsiyum yüksekliği mental ve fiziksel gelişmede gerileme riski oluşturabilir. Gebelerde yüksek D vitamini anne karnındaki bebekte şekil bozukluklarına, doğumdan sonra da oluşabilecek kalsiyum dengesizliği yenidoğanda kasılma ve nöbetlere neden olabilmektedir. Emzirme döneminde fazla D vitamini sütle bebeğe geçmektedir. O nedenle uygun dozda alınması önemlidir” dedi.</p>
<p>Yüksek D vitamini kandaki kalsiyum değerini yükseltiyor<br />Yüksek D vitaminin zararlı etkilerinin sindirim sisteminden kalsiyumun daha fazla emilerek kandaki kalsiyum değerini yükseltmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Anormal kalsiyum düzeyi, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kas-iskelet sistemi, deri, sindirim sistemi ve böbrek dahil olmak üzere çok sayıda organ ve sistemi etkileyebilecek geniş bir spektrumda seyredebilir” diye konuştu.<br />Kalsiyum yüksekliği pek çok sistemi etkileyebiliyor<br />D vitamini fazlalığına bağlı oluşan kalsiyum yüksekliğinin organ ve sistemler üzerinde pek çok etkiye yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Muharrem Çidem, bu etkileri şöyle anlattı:<br />“Nörolojik sistemde huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, sinirlilik, depresyon, uykuya eğilim ve psikotik belirtiler ortaya çıkabilir. Kardiyovasküler sistemde kalp ritminde bozulmalar ve aritmi, kan basıncında değişiklikler ve hipertansiyon oluşabilir. Kas-iskelet sisteminde kaslarda güçsüzlük ve yorgunluk görülebilir. Dermatolojik etki olarak kaşıntı ortaya çıkabilirken sindirim sisteminde bulantı ve kusma, ağız kuruluğu ve aşırı su içme ihtiyacı, kabızlık ve iştahsızlık sorunları ortaya çıkabilir. Böbreklerle ilgili renal sistemde önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Böbrekler, kandaki fazla kalsiyumu atmaya çalışır. Bu süreç, zaman içinde böbrek fonksiyonlarında bozulma, böbrek yetmezliği, sık ve bol miktarda idrara çıkma gibi sorunlara neden olabilir. Kalsiyum, fizyolojik düzeyin üzerine çıktığında çeşitli organlarda birikerek patolojik sonuçlara yol açabilir. Böbrekte biriken kalsiyum böbrek taşı gelişimine neden olurken; koroner arter duvarlarında biriken kalsiyum, damar sertliği ve aterosklerotik plak oluşumu ile ilişkilendirilmektedir.”<br />Bu uyarılara kulak verilmeli<br />Prof. Dr. Muharrem Çidem, D vitamini kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaları ve uyarılarını şöyle sıraladı:<br />-D vitamini, sağlığımız için gereklidir ancak fazlası zararlıdır.<br />-Yüksek doz alımı, kanda kalsiyum artışına, bu durum da organ ve sistem hasarına yol açabilir.<br />-Bebekler ve çocuklar fazlalıktan en çok etkilenen risk grubudur. Bebek ve çocuklarda  özellikle yüksek doz D vitamini içeren ampul formundan kaçınmak daha uygun olacaktır.<br />-Gebelikte ve emzirme döneminde vitamin D düzeyine bakılarak doktor önerisiyle kullanıma özellikle dikkat edilmelidir.<br />&#8211; Takviye, mutlaka doktor önerisiyle ve takibiyle yapılmalıdır.<br />&#8211; En doğru yaklaşım: Bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanımdır.<br />-D vitamini nispeten güvenli bir vitamindir ama yüksek dozları toksiktir. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874">Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emziren annelerde daha sık görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emziren-annelerde-daha-sik-goruluyor-419231</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 21:02:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelerde]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[emziren]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme dokusunun ağrılı iltihaplanması sonucu, genellikle bakteriyel enfeksiyon kaynaklı oluşan ve özellikle emzirme döneminde annelere rahatsızlık veren Mastit, şişlik ve kızarıklıkla kendini belli eder.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emziren-annelerde-daha-sik-goruluyor-419231">Emziren annelerde daha sık görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MASTİT OLDUĞUNUZU NASIL ANLARSINIZ?</strong></p>
<p><strong>HANGİ BELİRTİLER MASTİTE İŞARET EDİYOR?</p>
<p>EMZİREN ANNELERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR</p>
<p> Meme dokusunun ağrılı iltihaplanması sonucu, genellikle bakteriyel enfeksiyon kaynaklı oluşan ve özellikle emzirme döneminde annelere rahatsızlık veren Mastit, şişlik ve kızarıklıkla kendini belli eder. Peki bu dönemde özellikle nelere dikkat etmek gerekir? Meme ucunu ve çevresini nasıl temizlemeli? Emzirme döneminde anneye sancı verir mi? Hangi önlemler alınmalı ve tedavi süreci nasıl olmalı? Merak edilen soruları Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tükenmez yanıtladı.</strong></p>
<p><strong> Mastit nedir?</strong><br />Mastit, meme dokusunun ağrılı iltihaplanması demektir ve genellikle bakteriyel enfeksiyon kaynaklı oluşmaktadır. Özellikle emzirme dönemindeki kadınlarda ilk üç ayda görülür. Emziren annelerin %10 ile %30 kadarında görülmektedir. Mastit memelerde şişlik, kızarıklık, ısı artışı, ödem, ağrı, yanma hissi, ateş ve titreme gibi belirtiler verebilir.<br /><strong> </strong><br /><strong>Emzirme döneminde memede aşırı süt birikimi risklidir<br /> </strong>Enfeksiyon olmamasına rağmen memede aşırı süt üretimi veya birikimi de belirtilerden bir tanesidir. Ayrıca tüm bunlar dışında memede aşırı süt birikimi bakteriyel enfeksiyon açısından riski de artırmaktadır. Meme başında çatlak ya da yaralar ciltteki bakterilerin meme dokusuna ve süt kanallarına geçişine neden olur. Zaman zaman enfekte olan süt bir alanda birikip apse oluşumuna yol açabilir. Dolayısıyla böyle bir durumda apseye, cerrahi yöntemler veya enjektör ile boşaltılmalıdır.</p>
<p><strong>Tanı konulması önemlidir</strong><br />Mastitte tanı klinik olarak gösterdiği belirtilere ve muayene bulgularına göre konulur. Meme ultrasonu ile memede apse varlığının tespitinin yapılması ve meme kanseri gibi diğer başka patolojik sonuçların eşlik edip etmediğinin saptanması gerekir. Mastit tedavisi iltihap ve ağrıların giderilip, oluşabilecek yeni enfeksiyon risklerinin önlenmesini hedefler.<br /> <br /><strong> MASTİT İÇİN TAVSİYELER</strong></p>
<ul>
<li><strong>Emzirme:</strong> Doğru emzirme yöntemini kullanarak, süt akışının sağlanması ana tedavi metodudur. Emzirme döneminde mastitden korunmak için doğru emzirme tekniklerini öğrenmek ve memede süt birikimini azaltmak önemlidir.</li>
<li><strong>Soğuk uygulama:</strong> Aralıklı zaman dilimlerinde sırt üstü uzanarak meme bölgenize soğuk uygulamalar yapabilirsiniz.</li>
<li><strong>Lenfatik drenaj:</strong> Meme dokunuza, koltuk altı ve köprücük kemiğinize doğru hafif basınç uygulayıp, lenfatik sıvıyı harekete geçirmeniz memedeki ödem ve iltihabın azalmasına yardımcı olabilir. Böylece meme başı ve ciltteki ödem ve şişlik azalacak, bebeğiniz meme başı ve cildini kolayca tuttuğundan daha rahat bir emzirme sağlanacaktır. Yüksek basınçla masaj yapmak beklenilenin aksine iltihaplanmayı, süt kanallarındaki basınca bağlı tıkanıklığı ve ödemi artırabilir. </li>
<li><strong>Destekleyici sütyen giyimi:</strong> Meme bölgesine baskı uygulamayan, dar olmayan, balen içermeyen ve hafifçe memeye destek olan sütyenleri tercih etmelisiniz.  </li>
<li><strong>Ağrı kesici:</strong> Hekiminizin uygun gördüğü ağrı kesici ve anti inflamatuar ilaçlar kullanabilirsiniz. </li>
<li><strong>Antibiyotik kullanımı:</strong> Emzirme dönemindeki bakteriyel meme enfeksiyonları çoğunlukla cilt kaynaklı bakteriler olup basit penisilin veya sefalosporin grubu antibiyotikler ile tedavi edilebilir. Antibiyotikler hekiminizin gerekli gördüğü durumlarda uygun gördüğü şekilde kullanılmalıdır. Genelde 48 ile 72 saat içerisinde rahatlama hissedilir ve 10 gün içinde enfeksiyon ortadan kalkabilir. Nadiren de olsa tedaviye dirençli enfeksiyonlar da bulunur. Böyle durumlarda süt kültür antibiyogramı yapıldıktan sonra sonuca göre hekiminiz tarafından antibiyoterapi değişikliği yapılabilir. </li>
</ul>
<p><strong>Hangi önlemlerin alınması önemli</strong><br />Meme ucunda meme başının nemli kalmasını sağlayan özelleşmiş bir tür ter bezi olan montgomery bezleri vardır ve bu bezler emzirme sırasında yağlı bir salgı sağlayarak meme ucunu nemlendirir. Bunun dışında aşırı hijyenik kişilerin meme ucunu sürekli sabun veya başka kimyasallar ile temizlemesi meme başındaki çatlak oluşmasına yol açabilir. Meme başının yalnızca su ile temizlenmesi yeterli olacaktır. Yine mastitten korunmak için memeye belli bölgelerde baskı uygulayan sütyenler tercih etmekten kaçınılmalıdır. </p>
<p><strong>Tedavi gerekli midir?</strong><br />Eğer mastit tedavi edilmezse meme apsesine yol açabilir. Bu durumda cerrahi operasyon ile veya iğneyle yapılacak küçük bir işlemle apseyi boşaltmak gerekir. Apse drenajı sonrası apsenin boşaltıldığı yerden süt gelmeye devam eder ve buna süt fistülü denir. Çoğu durumda ise tedavi sonucunda kapanır.</p>
<p><strong>Her belirti mastit olmayabilir!</strong><br />Mastit geçirmiş olmak meme kanseri riskini artırmamakla beraber mastitin belirtileri enflamatuvar meme kanseriyle de karışabilmektedir.</p>
<p><strong>Bir sağlık uzmanının takibinde olun!</strong><br />Enflamatuvar meme kanseri, meme cildini tutan nadir bir meme kanseri türü olmakla birlikte meme cildinde kızarıklık, ödem ve portakal kabuğu görünümü gibi belirtiler ile görülür. Hızlı tanı ve tedavi gerektirir. Tedaviye rağmen hala geçmeyen belirtileriniz varsa mutlaka bir sağlık uzmanına tekrar başvurmalısınız. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emziren-annelerde-daha-sik-goruluyor-419231">Emziren annelerde daha sık görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
