<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eksozom | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/eksozom/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/eksozom</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>eksozom | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/eksozom</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yileşebilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor. Yenileyici tıbbın en önemli yapı taşlarından biri olan bu yöntemler, estetik ve fonksiyonel iyileşmeyi bir arada hedefliyor. Memorial Ankara Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, kök hücre ve eksozom tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>2000’li yılların başında kök hücrelerin keşfiyle birlikte tıpta önemli bir paradigma değişimi yaşandı. Daha önce yaşlanma ve doku hasarına yönelik tedaviler sınırlı kalırken, iyileşmenin büyük ölçüde mevcut hücrelerin kapasitesiyle gerçekleştiği düşünülüyordu. Ancak kök hücrelerin farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve bulundukları dokuyu yeniden düzenleyebilme özellikleri sayesinde, dokuların orijinal yapısıyla onarılabileceği ortaya kondu. Bu gelişme, özellikle estetik ve plastik cerrahi alanında yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açtı.</p>
<p><strong>Vücut kendi hücreleriyle kendini onarıyor</strong></p>
<p>İnsan vücudu aslında doğuştan güçlü bir yenilenme kapasitesine sahiptir. Anne karnında tek bir kök hücreden gelişen bu yapı, erişkin dönemde de vücutta varlığını sürdürür. Çoğunlukla yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler; travma, stres veya açlık gibi durumlarda aktive olarak onarım sürecini başlatır. Günümüzde bu hücreleri kontrollü şekilde elde edip çoğaltarak yeniden hastaya uygulamak mümkün hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Yağ dokusundan elde edilen doğal tedavi </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda en sık tercih edilen yöntem, hastanın kendi yağ dokusundan kök hücre elde edilmesidir. Lokal anestezi altında alınan yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek kök hücreden zengin bir içerik haline getirilir. Bu hücreler ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edildiğinde;</p>
<ul>
<li>İnflamasyonu azaltır,</li>
<li>Kolajen yıkımını yavaşlatır,</li>
<li>Kanlanmayı artırır.</li>
</ul>
<p>Böylece hem doku onarımı desteklenir hem de yaşlanma belirtilerinde belirgin iyileşme sağlanır. Hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için tedavi tamamen doğal ve biyouyumlu bir yapıdadır.</p>
<p><strong>Ciltteki problemler ameliyatsız iyileşebiliyor</strong></p>
<p>Hücresel tedaviler günümüzde pek çok alanda etkili sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde büyük cerrahi işlemlere gerek kalmadan, daha konforlu ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilmektedir:</p>
<ol>
<li>Yüz gençleştirme,</li>
<li>Erkek tipi saç dökülmesi,</li>
<li>Yara ve iz tedavileri,</li>
<li>Kronik yaraların iyileştirilmesi</li>
</ol>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planlanıyor</strong></p>
<p>Kök hücre tedavilerinin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Yağ dokusundan elde edilmesi gerektiği için cerrahi işlem açısından uygun olmayan hastalarda uygulanamayabilir. Ayrıca hücre kalitesi yaşla birlikte azaldığından ileri yaş hastalarda tedavi etkinliği düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda yeniden doku alınması gerekliliği de bir diğer önemli faktördür.  </p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, kök hücrelerin etkilerini büyük ölçüde salgıladıkları “eksozom” adı verilen biyolojik veziküller aracılığıyla gösterdiğini ortaya koymuştur. Eksozomlar; hücreler arası iletişimi sağlayan, DNA, RNA ve protein taşıyan mikro yapılardır. Hedef hücreye ulaştıklarında onarım ve yenilenme süreçlerini tetiklerler. Bu sayede kök hücrenin kendisini kullanmadan da benzer biyolojik etkiler elde edilebilmektedir. </p>
<p><strong>Cerrahiye alternatif güçlü bir seçenek</strong></p>
<p>Eksozom tedavileri; </p>
<ul>
<li>Cerrahi işlem gerektirmemesi,</li>
<li>Bağışıklık sistemi tarafından düşük reddedilme riski,</li>
<li>Daha kolay saklanabilmesi</li>
</ul>
<p>gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Özellikle kök hücre tedavisi için uygun olmayan hastalarda önemli bir alternatif sunmaktadır. Her ne kadar eksozom tedavileri henüz gelişim aşamasında olsa da, dozlama ve uygulama standartlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. İnsan vücudundaki milyarlarca hücre sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişimi doğru şekilde yönlendirmek, hastalığın kökenine inmeyi mümkün kılmaktadır. Kök hücre ve eksozom tedavilerinin, modern tıbbın en güçlü ve en doğal iyileşme araçlarından biri olarak önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın kullanılacağı öngörülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı bandaj ve 3 boyutlu deriyle diyabetik ayakta yeni dönem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akilli-bandaj-ve-3-boyutlu-deriyle-diyabetik-ayakta-yeni-donem-581249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 10:09:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta]]></category>
		<category><![CDATA[bandaj]]></category>
		<category><![CDATA[boyutlu]]></category>
		<category><![CDATA[çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[dalga]]></category>
		<category><![CDATA[deriyle]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yara]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre Türkiye’de 20-79 yaş aralığında yaklaşık 7 milyon diyabet hastası bulunuyor ve bu rakam yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-bandaj-ve-3-boyutlu-deriyle-diyabetik-ayakta-yeni-donem-581249">Akıllı bandaj ve 3 boyutlu deriyle diyabetik ayakta yeni dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre Türkiye’de 20-79 yaş aralığında yaklaşık 7 milyon diyabet hastası bulunuyor ve bu rakam yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geliyor. Sanılanın aksine diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliği ile sınırlı olmadığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Zamanla göz, böbrek, kalp-damar sistemi ve sinirler de bu rahatsızlıktan olumsuz etkilenebiliyor. Bu komplikasyonlardan biri olan diyabetik ayak hastalığı, sinir hasarı ve dolaşım bozukluğu nedeniyle ayakta yaraların iyileşmesini zorlaştırıyor; enfeksiyon riskini artırarak ilerleyen dönemlerde ayak ya da bacak kaybına kadar gidebiliyor” dedi.</strong></p>
<p>Diyabetik ayak tedavisinde en önemli klasik yaklaşımlar; kan şekerinin kontrolü, düzenli yara bakımı, enfeksiyon tedavisi ve gerekirse cerrahi müdahaledir. Günümüzde eksozom, amniotik membran ve şok tedavileri gibi yeni yaklaşımların dikkat çektiğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eksozom tedavisi iltihabı azaltıp iyileşmeyi hızlandırıyor, plasentadan elde edilen zar dokusu amniyotik membran biyolojik bandaj gibi etki ederek doku onarımını destekler, şok dalga tedavileri ise hücreleri uyararak zor kapanan yaraların iyileşmesini kolaylaştırıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eksozom tedavisiyle vücudun onarım gücü destekleniyor</strong></p>
<p>Vücudumuzdaki hücrelerin birbiriyle haberleşmesini sağlayan çok küçük parçacıklara eksozom dendiğini dile getiren Prof. Dr. Çetinkaya, “Kök hücreler tarafından üretilen bu parçacıklar iyileşmeyi destekleyen bilgiler, proteinler ve büyüme faktörleri taşır; yani hücrelerin birbirine ‘iyileş’ sinyali göndermesini sağlar. Eksozomlar yaralarda üç mekanizmayla etki eder: aşırı iltihabı kontrol altına alır, onarıcı hücrelerin daha aktif çalışmasını sağlar ve yeni damar oluşumunu destekleyerek yaranın beslenmesini ve iyileşmesini hızlandırır. Vücudun kendi hücreleri de eksozom üretir, ancak doğal miktar bazen yeterli olmaz. Eksozom tedavisinde; kök hücrelerden elde edilen eksozomlar laboratuvar ortamında yoğunlaştırılarak yara bölgesine uygulanır ve bu süreç dışarıdan desteklenmiş olur” dedi.</p>
<p><strong>Plasenta yaraları iyileştiriyor</strong></p>
<p>Amniyotik membranın, hamilelik sırasında plasentaya bağlı olarak bebeği saran zar tabakası olduğunu ifade eden Çetinkaya, “Plasenta, bebeği dış etkenlerden korur ve gelişimi boyunca ihtiyaç duyduğu birçok maddeyi sağlar. Doğumdan sonra artık kullanılmayan bu zar, özel işlemlerden geçirilerek tedavi amaçlı kullanılabilir hale getirilir. Özellikle zor iyileşen yaralarda etkili olan amniyotik membran, cilt üzerine ya da ihtiyaç duyulan başka bir bölgeye uygulanarak adeta bir biyolojik bandaj gibi görev yapar. İçerdiği doğal büyüme faktörleri ve proteinler sayesinde hücre yenilenmesini hızlandırarak hızlı iyileşme sağlar. Yaralı bölgede şişlik ve iltihabı azaltmaya, ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca yara izinin oluşmasını önleyebilir ve yeni, sağlıklı doku oluşumunu teşvik ederek doku onarımını destekler” dedi.</p>
<p><strong>Şok dalgaları “iyileş” mesajını taşıyor</strong></p>
<p>Tıpta giderek daha fazla kullanılan yöntemlerden birinin de şok dalga tedavisi olduğunu açıklayan Çetinkaya, “Tıbbi adıyla Extracorporeal Shock Wave Therapy, vücuda dışarıdan uygulanan ses dalgalarıyla iyileşmeyi hızlandırır ve özellikle zor kapanan yaralarda etkili sonuçlar verir. Düşük yoğunlukta ve kontrollü şekilde uygulanan şok dalgaları, cilt üzerinden yara bölgesine bir cihaz aracılığıyla gönderilir. Bu dalgalar cilde veya dokuya zarar vermeden hücrelerin çalışmasını hızlandırarak adeta vücuda ‘Harekete geç, kendini onar!’ mesajı iletir” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>Biyoyazıcılarla kişiye özel deri üretimi bekleniyor</strong></p>
<p>Diyabetik ayak tedavisinde yakın gelecekte önemli gelişmeler beklendiğini belirten Çetinkaya, “Yakında akıllı bandajlar yalnızca koruma sağlamayacak; yarayı analiz edecek, enfeksiyonu algılayacak ve ilaç salımı yaparak adeta ‘minik bir doktor’ gibi çalışacak. Daha saflaştırılmış eksozom ürünleri ile hazır jel ve spreyler geliştirilecek. 3D biyoyazıcılarla hastanın kendi hücrelerinden kişiye özel deri yamaları üretilebilecek ve vücut bu dokuyu daha kolay kabul edecek. Yaranın mikrobiyomunu koruyan probiyotik kremler kötü bakterileri baskılayarak doğal savunma sağlayacak. Ayrıca akıllı tabanlıklar, basınç sensörleri ve sıcaklık ölçen cihazlar sayesinde ayakta yara oluşmadan önce risk fark edilip önlem alınabilecek” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-bandaj-ve-3-boyutlu-deriyle-diyabetik-ayakta-yeni-donem-581249">Akıllı bandaj ve 3 boyutlu deriyle diyabetik ayakta yeni dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eksozom Destekli Göz Yüzeyi Kök Hücre Kültürü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eksozom-destekli-goz-yuzeyi-kok-hucre-kulturu-575668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 09:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kordon]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Selver]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüzeyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575668</guid>

					<description><![CDATA[<p> Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ege Üniversitesi Kordon Kanı Hücre-Doku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Özlem Barut Selver’in yürütücülüğünde hazırlanan araştırma projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eksozom-destekli-goz-yuzeyi-kok-hucre-kulturu-575668">Eksozom Destekli Göz Yüzeyi Kök Hücre Kültürü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ege Üniversitesi Kordon Kanı Hücre-Doku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Özlem Barut Selver’in yürütücülüğünde hazırlanan araştırma projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye değer bulundu. Bu destek, aynı zamanda Kordon Kanı Merkezi adına kabul edilen ilk TÜSEB projesi olma özelliği taşıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yürütücülüğünü</span> <span>Ege Üniversitesi Kordon Kanı Hücre-Doku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Özlem Barut Selver’in yaptığı Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Akdemir ve Ege Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Limbustem firmasının kurucu ortağı kornea doku mühendisliği alanında uzmanlaşmış Biyomühendis Dr. Mehmet Gürdal’ın araştırmacı olarak görev aldığı  ‘Limbal Eksplant Kültür Ortamına Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücre Kaynaklı Eksozom İlavesinin Limbal Epitelyal Kök Hücre Oranına Etkisinin Araştırılması’ başlıklı proje TÜSEB’ten destek almaya hak kazandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Özlem Barut Selver’i ve proje ekibini makamında ağırlayarak, sağlık temalı yenilikçi Ar-ge projesi çalışmasından dolayı tebrik etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“Geliştirilen ilk ürün klinikte başarılı sonuçlar verdi”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje ekibi, limbal kök hücre biyolojisi alanında yalnızca deneysel değil, klinik düzeyde de öncü çalışmalara imza atmış birikimli bir kadrodan oluşuyor. Dr. Selver ve Dr. Gürdal, bugüne dek Türkiye’de klinik uygulamaya geçen ilk kişiselleştirilmiş hücresel tedavi ürününü geliştirerek, 35’in üzerinde hastada başarılı tedavi gerçekleştirdi. Bu alandaki klinik deneyimleri ve geliştirdikleri ürün, ticarileşmiş bir biyoteknolojik uygulama örneği olarak dikkat çekiyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“İkinci nesil ürün versiyonu geliştireceğiz”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Özlem Barut Selver, “Yeni TÜSEB projesi ile bu hücresel ürünün etkinliğini daha da artırmaya yönelik önemli bir adım atılmaktadır. Göbek kordonu mezenkimal kök hücrelerinden elde edilen eksozomların, kültür ortamında limbal kök hücre oranını artırarak ürün kalitesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Bu strateji, sadece bilimsel katkı sağlamakla kalmayıp, mevcut ürünün yeni jenerasyon versiyonunun geliştirilmesi ve ticarileştirilmesine de zemin hazırlayacaktır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Özlem Barut Selver, “Projemiz, tedavide hem ulusal hem uluslararası ölçekte pazara girebilecek nitelikte ikinci nesil bir ürüne dönüşüm sağlayabilecek önemli bir potansiyele sahiptir. Bu yönüyle proje, yalnızca akademik bilgi üretimini değil, yerli biyoteknolojik ürün geliştirme ve ticarileştirme vizyonunu da içinde barındırmaktadır.” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eksozom-destekli-goz-yuzeyi-kok-hucre-kulturu-575668">Eksozom Destekli Göz Yüzeyi Kök Hücre Kültürü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eksozom tedavisi ile tüp bebekte destek yöntem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eksozom-tedavisi-ile-tup-bebekte-destek-yontem-558045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 12:56:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüp bebek, dermatoloji ve kozmetik alanlarında umut vaat eden yeni bir yöntem olan eksozom tedavisi, bu alanlardaki başarı oranlarını artırma potansiyeli taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eksozom-tedavisi-ile-tup-bebekte-destek-yontem-558045">Eksozom tedavisi ile tüp bebekte destek yöntem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüp bebek, dermatoloji ve kozmetik alanlarında umut vaat eden yeni bir yöntem olan eksozom tedavisi, bu alanlardaki başarı oranlarını artırma potansiyeli taşıyor. Tedavinin adını, vücuttaki hücrelerin birbiriyle iletişim kurarken salgıladığı küçük keseciklerden aldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, &#8220;Eksozomlar, hücre içindeki mesajları taşıyan protein bazlı maddeler, büyüme faktörleri ve genetik materyaller içerir. Bu kesecikler laboratuvar ortamında kandaki ya da dokulardan ayrıştırılır ve ayrıştırılan bu sıvı hedeflenen dokuya enjekte edilir. Yoğunlaştırılan eksozomların yeniden vücuda verilmesindeki amaç, hücreler arası iletişimi artırarak, hedeflenen dokunun yenilenmesini desteklemektir” dedi.</strong></p>
<p>Eksozomların temini noktasında iki türlü uygulama olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Bu küçük keseciklerin başka kişilerden elde edilmesi işlemine allojenik denir. Bebeklerin göbek kordonunda bulunan kök hücrelerin salgıladığı veziküllerin ayrıştırılması bu yönteme örnek verilebilir. Bir diğer teknik, kişinin kendisinden elde edilen otolig yöntemdir. Bu yöntemde bireyin kendi kanı belirli işlemlere tabi tutularak ayrıştırılır ve ihtiyaç duyulan dokuya enjekte edilir. Tüp bebekte eksozom yöntemi, yumurtalık rezervi düşük ya da klasik tedavilerle yeterli yumurta elde edilemeyen kişilerde uygulanır. Anestezi altında, ultrason eşliğinde ve yaklaşık 15–20 dakikada tamamlanır. Yumurta toplamanın tersine, iğneyle eksozomlar yumurtalıklara verilir. Adet sebebiyle kanamalı günler dışında, her zaman yapılabilir” dedi.</p>
<p><strong>Kök hücre ‘yapıcı’, ekzosom ‘yönlendirici’</strong></p>
<p>Eksozom uygulamasının sıklıkla kök hücre tedavisi ile karıştırılabildiğinden bahseden Kutlu, “Kök hücre işleminde kök hücreler ayrıştırılırken, ekosom tedavisinde kök hücrenin salgıladığı veziküller yani kesecikler ayrıştırılıyor. Kök hücreler değişim potansiyeline sahip oldukları için enjekte edilen dokuya dönüşüp oradaki canlı hücre sayısını artırıyor. Eksozomda ise kök hücreleri değil onların iletişim kurabilmek için ürettikleri maddecikleri kullanıyoruz. Özetle, kök hücreler yeni hücre üretir ve doğrudan onarım yapar, eksozomlar ise hücrelere onar mesajı gönderir, dolaylı etki eder. Bu nedenle benzer görünseler de farklı alanlarda daha etkili olabilirler” dedi.</p>
<p><strong>Eksozom ikincil tedavi yöntemlerinden biri</strong></p>
<p>Erken menopoz, düşük yumurtalık rezervi, prematür yumurta yetmezliği gibi durumlarda veya standart tüp bebek tedavilerinde yeterli cevabı alamadığımız kişilerde faydalandığımız eksozom yöntemi herkese uygulanabilir. PRP, ekzosom ve hormon tedavilerinin bu kişilerde tercih edilmesi işlemden alınacak verimin artırılmasını sağlar bu nedenle ilk değil ikincil tedavi yöntemleri olarak görmek gerekir. Örneğin tüp bebek tedavisi gören bir hastadan ortalama 15 yumurta toplanabiliyorsa burada bu ek çözümlere başvurmaya gerek yok” dedi.</p>
<p><strong>Nadir riskler mevcut</strong></p>
<p>Eksozomun özünde bir tehlike barındırmadığını ancak her tüp bebek tedavisinde uygulanan yumurta toplama işlemiyle benzer teorik riskler taşıdığını belirten Kutlu, “Eksozom tedavisinin teorik anlamda benzer tıbbi uygulamalarda görülebilecek olası risklere açık olduğunu söylemek gerekir. Uygulama, anestezi altında ve ultrason eşliğinde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle PRP uygulaması ya da yumurta toplama işleminde olduğu gibi; kanama, enfeksiyon ve nadiren de olsa organ yaralanması gibi riskler söz konusu olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi deneysel ama umut vadediyor</strong></p>
<p>Eksozom uygulamasının hâlâ deneysel bir yöntem olduğunu belirtmekte fayda var diyen Kutlu, “Bu tedavi, tüp bebek sürecinde başarı şansını artırabilecek alternatif destek uygulamaları arasında değerlendirilmeli. Şu anda halihazırda ağırlıklı olarak tüp bebek, dermatoloji ve kozmetik alanlarında kullanılmasına rağmen, önümüzdeki yıllarda eksozomun ortopedi gibi farklı branşlarda da önemli çözümler sunacağını öngörüyorum. Tedaviye dair bilimsel çalışmalar arttıkça, potansiyel kullanım alanlarının genişlemesi kaçınılmaz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eksozom-tedavisi-ile-tup-bebekte-destek-yontem-558045">Eksozom tedavisi ile tüp bebekte destek yöntem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
