<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ekonomiyi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ekonomiyi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ekonomiyi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ekonomiyi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ekonomiyi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiyi]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Cemal Turan]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, bu yıl “Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada biyoçeşitliliğin önemi hakkında değerlendirmede bulundu.<br />Türkiye’de 10 binden fazla bitki türünün üçte biri endemik <br />Biyoçeşitliliğin doğanın yaşam sigortası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, “Biyoçeşitlilik dünyamızdaki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin oluşturduğu o muazzam ve kusursuz yaşam ağının kendisidir. Kısacası, doğanın yaşam sigortasıdır. Soluduğumuz oksijenden içtiğimiz temiz suya, yediğimiz yiyeceklerden ilaçlarımızın ham maddesine kadar her şeyi bu çeşitliliğe borçluyuz. Türkiye bu açıdan tam bir cennet. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü varken, sadece bizim ülkemizde 10 binden fazla bitki türü var ve bunların üçte biri endemik yani dünyada sadece bu topraklarda yaşıyor. Biyoçeşitlilik bir lüks değil; insanlığın bu gezegende hayatta kalabilmesinin temel şartıdır. Zincirin tek bir halkasını kopardığımızda, tüm sistemin çökme riskiyle karşı karşıya kalırız” diye konuştu.<br />Denizlerdeki görünmez tehdit, soframızı ve sağlığımızı etkiliyor <br />Ülkemizin bu büyük zenginliğin yanında maalesef ciddi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, şunları söyledi:<br /> “En kritik tehditlerin başında yaşam alanı kaybı ve parçalanması geliyor. Kontrolsüz kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi canlıların yuvalarını yok ediyor. Ancak karada yaşadığımız bu tehditlerin bir benzeri, belki de daha görünmezi denizlerimizde yaşanıyor: İklim değişikliğiyle birleşen istilacı yabancı türler. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Akdeniz’in giderek ısınmasıyla birlikte, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz kökenli birçok istilacı tür denizlerimize akın etti. Bugün Akdeniz ve Ege&#8217;de hızla yayılan balon balıkları, aslan balıkları ve zehirli denizanaları gibi türler, yerli ve endemik deniz canlılarımızın yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını gasp ediyor. Bu durum sadece deniz ekosistemini çökertmekle kalmıyor; balıkçılık ekonomimize darbe vuruyor, turizmi baltalıyor ve hatta içerdiği güçlü zehirler nedeniyle halk sağlığını tehdit edip ölümcül vakalara yol açabiliyor. Yani biyoçeşitlilik kaybı, doğrudan soframızı ve sağlığımızı etkiliyor.”<br />Aşağıdan yukarıya bir koruma dalgası başlatılmalı<br />Biyoçeşitliliğin korunması için yerel yönetimler, topluluklar ve bireysel olarak yapılabileceklere işaret eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Bu yılki tema aslında bize çok net bir mesaj veriyor: &#8216;Yukarıdan aşağıya&#8217; kararlar beklemek yerine, &#8216;aşağıdan yukarıya&#8217; bir koruma dalgası başlatmalıyız” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />Yerel Yönetimler (Belediyeler): Şehir planlaması yaparken beton odaklı değil, doğa tabanlı çözümler üretmeli. İstilacı yabancı bitkiler yerine, o yörenin yerel ve az su isteyen bitkileriyle parkları donatmalı. Yerel tohum merkezleri kurmalı ve korunan alanlar ilan etmeli.<br />Topluluklar ve STK&#8217;lar: Kendi bölgelerindeki akarsuları, ormanları ve biyoçeşitlilik noktalarını izlemeli, &#8216;vatandaş bilimi&#8217; projeleriyle veri toplamalı ve yerel yönetimler üzerinde yapıcı bir baskı unsuru oluşturmalı.<br />Bireyler: En güçlü halka biziz. Evimizde, bahçemizde ya da balkonumuzda doğaya yer açarak, tüketim tercihlerimizi değiştirerek bu hareketin bir parçası olabiliriz.<br />Yerelde atılan küçük adımlar kelebek etkisi yaratabilir<br />Yerelde atılan küçük adımların küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğada hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir; kelebek etkisi burası için de geçerlidir. Karadaki ekosistemler gibi denizlerimizde de durum aynı. Örneğin yerel ölçekte istilacı türlerle mücadele etmek küresel bir başarı getirir. Bugün Akdeniz’i istila eden aslan balığı veya balon balığına karşı yerel balıkçılık kooperatiflerinin desteklenmesi, bu türlerin avcılığının teşvik edilmesi ya da kıyı topluluklarının bilinçlendirilmesi yerel birer adımdır. Ancak bu yerel mücadele sayesinde, Akdeniz’in yerli türlerini korumuş ve tüm dünya için hayati olan Akdeniz ekosisteminin küresel ölçekte çökmesini engellemiş olursunuz. Aynı şekilde, bir çiftçinin damla sulamaya geçerek su kaynaklarını koruması, o suyla beslenen sulak alanların kurumasını önler ve Afrika-Avrupa hattında göç eden milyonlarca kuşun küresel göç rotasını kurtarır. Milyonlarca insanın yerelde attığı o küçük adımlar birleştiğinde, küresel biyolojik çöküşü durdurabilecek devasa bir kalkana dönüşür” diye konuştu.<br />Günlük yaşamdaki alışkanlıklar biyolojik çeşitliliği korumada etkili olabilir<br />Bireylerin günlük yaşamlarında biyolojik çeşitliliği korumak için yapabileceklerine de değinen Prof. Dr. Cemal Turan, bireysel olarak yapılabileceklerin sanılandan çok daha fazla ve oldukça basit olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cemal Turan, bu davranışları şöyle açıkladı:<br />Su tüketimini azaltmak: Çünkü evimizde boşa akıttığımız her damla su, sulak alanlarımızdan, yani kuşların ve balıkların yuvasından çalınıyor.<br />Kimyasallardan kaçınmak: Ev temizliğinde veya kişisel bakımda çevre dostu, biyo-bozunur ürünler seçmek. Lavaboya dökülen zararlı kimyasallar en nihayetinde denizlerimize ulaşıp oradaki ekosistemi zehirliyor.<br />Balkon ve bahçeleri doğaya açmak: Balkonumuza ekeceğimiz yerli arıcı bitkileri (lavanta, kekik vb.) şehir içindeki arılara ve polenleyicilere bir vahalar zinciri sunar.<br />Evcil hayvan ve akvaryum canlılarını doğaya bırakmamak: Bu çok önemli bir konu. Akvaryumda beslediğimiz başka ülkelerden gelen egzotik balıkları, bitkileri veya kırmızı yanaklı su kaplumbağası gibi canlıları, bakamadığımız zaman iyilik olsun diye göllere, nehirlere ya da denizlere asla bırakmamalıyız. İyi niyetle yapılan bu hareket, o yabancı türlerin sularımızda istilacı hale gelmesine, yerli türlerimizi yiyerek veya onlara hastalık bulaştırarak biyoçeşitliliğimizin tamamen yok olmasına neden oluyor. Bir canlıyı özgür bırakmak isterken koca bir ekosistemi esir edebiliyoruz ve ayrıca bu doğaya bırakılan istilacı ile mücadele etmek için milyon dolarlar harcanabiliyor. <br />Plastik tüketimini radikal bir şekilde azaltmak: Plastik kirliliği artık sadece çevresel bir kirlilik değil, doğrudan bir besin zinciri krizidir. Doğaya bıraktığımız plastikler (poşetler, pet şişeler, ambalajlar) güneş ışığı, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle asla yok olmuyor; sadece ufalanarak mikroplastik dediğimiz gözle görülmeyen küçük parçacıklara ayrışıyor. Su kaynaklarımıza ve denizlerimize karışan bu mikroplastikleri balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları besin zannederek yutuyor. Bu plastikler canlıların dokularına, kaslarına işliyor. En nihayetinde ne oluyor biliyor musunuz? O balıkları avlayıp akşam soframıza koyduğumuzda, kendi ellerimizle doğaya fırlattığımız plastikleri bu kez kendi sağlığımızı tehdit edecek şekilde yiyoruz. Yapılan araştırmalar, insanların artık her hafta bir kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğunu gösteriyor. Yani tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, sadece deniz kaplumbağalarını veya balıkları korumak değil, kendi sağlığımızı ve geleceğimizi de korumaktır.<br />Yerel üretim desteklenmeli ve mevsiminde beslenilmeli<br />Biyoçeşitliliğin yerel üretim ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarından da etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Tüketim alışkanlıklarımız, biyoçeşitliliğin ya katili ya da kurtarıcısıdır. Küresel ve endüstriyel gıda sistemi, dünyayı giderek tek tipleştiriyor. Bugün süpermarketlerde hep aynı tip domatesi, aynı tip elmayı görüyoruz. Bu durum, binlerce yıllık yerel ve atalık tohumlarımızın, yani tarımsal biyoçeşitliliğimizin yok olmasına neden oluyor. Yerel üretimi desteklediğimizde ve mevsiminde beslendiğimizde, hem karbon ayak izimizi (nakliye süreçlerini azaltarak) düşürüyoruz hem de Anadolu’nun genetik mirası olan o yerel tohumların toprakla buluşmaya devam etmesini sağlıyoruz. Sürdürülebilir tüketim, doğaya &#8216;senin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmeyeceğim&#8217; deme nezaketidir. Biz yerel üreticiyi ve sürdürülebilir ürünleri seçtikçe, piyasa da doğayı talan etmekten vazgeçmek zorunda kalacaktır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İMSAD sektör paydaşlarıyla küresel ekonomiyi değerlendirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-imsad-sektor-paydaslariyla-kuresel-ekonomiyi-degerlendirdi-372408</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 12:16:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirdi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiyi]]></category>
		<category><![CDATA[imsad]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[paydaşlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372408</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye yurt içinden ve yurt dışından gelecek yüksek talebi karşılayacak kapasitede</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-imsad-sektor-paydaslariyla-kuresel-ekonomiyi-degerlendirdi-372408">Türkiye İMSAD sektör paydaşlarıyla küresel ekonomiyi değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye yurt içinden ve yurt dışından gelecek yüksek talebi karşılayacak kapasitede</strong></p>
<p><strong>Her ay yayımladığı raporlarla yapı sektörünün nabzını tutan Türkiye İMSAD, Dünya ve Türkiye ekonomisinin değerlendirildiği toplantıda sektör paydaşlarıyla bir araya geldi. “Sektörel Ekonomi Gündemi” başlığıyla düzenlenen etkinlikte öngörülerini aktaran Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, Avrupa ve ABD’deki inşaat sektöründe küçülme beklentisi olduğunu söyledi ve Türkiye’deki inşaat malzemeleri ihracatının büyük bir bölümünün bu bölgeleri kapsadığına dikkat çekti.</strong></p>
<p><strong>Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) </strong>tarafından ilk kez düzenlenen<strong> “Sektörel Ekonomi Gündemi</strong><strong>”</strong> toplantısı, Demirdöküm ve GF Hakan Plastik’in katkılarıyla 4 Mayıs 2023 Perşembe günü online olarak gerçekleştirildi. Açılışını <strong>Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu’nun</strong> yaptığı toplantı; inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. İnşaat malzemeleri sektörünün dünü ile geleceğine ışık tutulan etkinlikte, <strong>Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, </strong>dünya ekonomisinde güçlenen eğilimler ve seçim sonrası inşaat malzemeleri sektöründe oluşabilecek senaryolar başta olmak üzere birçok konuda ayrıntılı analizlerini paylaştı. </p>
<p><strong><u>“Önümüzdeki dönemi belirsiz hale getiren pek çok sebep var”</u></strong></p>
<p>Etkinlikte açılış konuşmasına “<em>Önümüzde çok büyük belirsizlikler içeren, hem ülkemizde hem de yurtdışından gelen etkilerle yönümüzü bulmakta zorlanabileceğimiz, tahmin gücümüzün zorlandığı, geçmişe bakarak projeksiyon yapma imkanımızın daraldığı bir süreçteyiz. Bu süreçte önümüzü görebilmek ve belirsizlikleri daha belirgin hale getirebilmek için bu toplantıda bizlerle değerlendirmelerini paylaşacak olan Can Fuat Gürlesel Hocamızın değerli çalışmalarına ihtiyaç duyuyoruz</em>” diyerek başlayan <strong>Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu,</strong> sözlerine şöyle devam etti: “<em>Önümüzdeki dönemi belirsiz hale getiren pek çok sebep var. Bu sebeplerden Dünya ekonomisinin nasıl değişeceği, politikalarının nerelere evrileceği gibi faktörleri önceden tahmin etmemiz gerekiyor. Diğer yandan da ülkemizdeki ekonomi politikalarının ve seçim etkisinin, önümüzdeki dönemde ekonomimizi ve sektörümüzü nasıl etkileyeceği de son derece önemli. Tüm bu faktörleri önceden tahmin edebilirsek ve hazırlıklarımızı bu doğrultuda yaparsak hem sektörümüz hem de ekonomimiz adına daha büyük katkı sağlayacağımıza inancımız tam.”</em></p>
<p>İnşaat malzemeleri sanayisinin toplam üretimi ve istihdamdaki payından dolayı ülkemiz için stratejik önem taşıdığına dikkat çeken <strong>Tayfun Küçükoğlu, </strong>“<em>Sektörümüz, inşaat endüstrisinin sanayi tarafını temsil ediyor ve ülkemizin dış ticaretine, istihdam ve büyümesine olan katkısıyla müteahhitlik, mimarlık, gayrimenkul ve teknik müşavirlik sektörlerinden ayrışıyor. Bu kapsamda 2022 yılında <strong>33,74</strong> milyar dolar olarak gerçekleşen ihracat rakamlarına baktığımızda, tüm zamanların ihracat rekorunu kırdığımızı görüyoruz. Özellikle yılın ikinci yarısında yaşanan resesyon endişeleri ve pazarlardaki yavaşlamalar yıllık ihracatın <strong>35</strong> milyar doların üzerine çıkmasına engel oldu. Ancak buna rağmen 12 ayın tamamına bakıldığında sektörümüz adına Türkiye İMSAD Dış Ticaret Endeksi’nin ölçülmeye başlandığı 2013 Ağustos ayından bu yana ihracat rekoru kırıldı. Türk inşaat malzemesi sanayisi kapasite bakımından gerek yurt içi gerek yurt dışı yüksek talebi karşılayacak güce ve inovatif anlayışa sahip. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sektörümüzün çok daha iyi noktalara geleceğinin özellikle altını çizmek isterim</em>” dedi.  </p>
<p><strong><u>“ABD ve Avrupa’daki inşaat sektöründe küçülme öngörülüyor”</u></strong></p>
<p>Toplantıda dünya ekonomisine dair öngörülerini aktaran<strong> Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel</strong> ise <em>“2023 yılına girdiğimizde dünya ekonomisinde yüksek enflasyon, sıkı para politikaları, yüksek yaşam maliyeti ve finansal istikrarsızlık gibi konularla mücadele ön plana çıktı. Bu kapsamda yılın ilk 5 ayının sonunda, küresel çapta uygulanan sıkı para politikalarının sonuç verdiğini,  enerji krizinin çözüldüğünü ve enflasyonun düşme eğilimine girdiğini gördük. Ancak, bu olumlu gelişmelere rağmen 2023’ün tamamında dünya genelinde ortalamanın altında bir ekonomik büyüme öngörülüyor. Özellikle ABD ve Avrupa’da inşaat sektörünün küçülmesi bekleniyor. Bu durumun yaşanmasında, konut kredi faizlerindeki artış ile konut yapı ruhsatı sayısının azalmasının etkilerini görüyoruz. Türkiye’deki inşaat malzemeleri ihracatının büyük bir bölümünü kapsayan bu bölgelerdeki küçülme beklentisi, sektörümüzün ihracatı açısından olumsuz bir durum yaratıyor”</em> diye konuştu.  </p>
<p><strong><u>“Türkiye’nin ekonomik büyümesi yüzde 4 seviyesinde”</u></strong></p>
<p>Türkiye ekonomisinin geldiği noktaya dair analizlerini de aktaran <strong>Dr. Can Fuat</strong> <strong>Gürlesel</strong>, <em>“Makroekonomik göstergeler, ülkemizde kontrollü para/kur politikalarının uygulandığını gösteriyor. Bunun sonucunda da Türkiye’deki</em><em><strong> </strong>dış ticaret açığı 120 milyar dolara, cari açık ise 55 milyar dolara yükseldi. Ancak söz konusu olumsuz tabloya rağmen ekonomik büyüme yüzde 4 seviyesinde seyrediyor” </em>ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-imsad-sektor-paydaslariyla-kuresel-ekonomiyi-degerlendirdi-372408">Türkiye İMSAD sektör paydaşlarıyla küresel ekonomiyi değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plastik Sektörü, Geri Dönüşüm ile Döngüsel Ekonomiyi Canlandırmaya Devam Edecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plastik-sektoru-geri-donusum-ile-dongusel-ekonomiyi-canlandirmaya-devam-edecek-369749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 15:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[canlandırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsel]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[edecek]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiyi]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[plastik]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde ve dünyada plastik sanayisini etkisi altına alan döngüsel ekonominin hızla geliştiğini söyleyen Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Çevresel etkilerin en aza indirilmesi, sürdürülebilirlik ve hammadde tedarik güvenliğinin sağlanması gibi katkıları ile plastik geri dönüşüm, ülke sanayisinde itici bir güç haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plastik-sektoru-geri-donusum-ile-dongusel-ekonomiyi-canlandirmaya-devam-edecek-369749">Plastik Sektörü, Geri Dönüşüm ile Döngüsel Ekonomiyi Canlandırmaya Devam Edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Ülkemizde ve dünyada plastik sanayisini etkisi altına alan döngüsel ekonominin hızla geliştiğini söyleyen <em>Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz:</em> “Çevresel etkilerin en aza indirilmesi, sürdürülebilirlik ve hammadde tedarik güvenliğinin sağlanması gibi katkıları ile plastik geri dönüşüm, ülke sanayisinde itici bir güç haline geldi</strong></em><strong>. <em>Sektörümüz büyüyüp, üretim de devam ettiği sürece sanayimiz güçlenecek ve uluslararası düzeyde rekabet edebilecek seviyeye ulaşacaktır” dedi.</em></strong></p>
<p><strong>Plastik Sektörünün Ülke Ekonomisine Kattığı ve Katacağı Değerler Göz Ardı Edilemez</strong></p>
<p><em>Türk Plastik Sektörünün ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Sektörümüzün iç piyasada ve ihracatta sağladığı katkı, doğrudan ve dolaylı olarak önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Plastik işletmelerimiz, gücünü daha da arttırarak önemli bir seviyeye geldiler. Plastik sektörünün başta otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörler olmak üzere, sanayimizin gelişimine etkisi olan birçok sektöre kattığı ve katacağı değerler asla göz ardı edilemez. Bugün plastik sektörü, sadece ihracatta değil, iç pazarı canlandıracak adımların atılması için de üretmeye, çalışmaya ve sanayiye katkı sağlamaya devam etmektedir” dedi.</em></p>
<p><em><strong>Sektörümüz Geri Dönüşüm ile Döngüsel Ekonomiyi Canlandırmaya Devam Edecek</strong></em></p>
<p><em>Günümüzde plastiklerin, geleneksel malzemelerin yerini almaya devam ettiğini söyleyen Ömer Karadeniz, “Esnek ve kolay işlenebilirliği olması açısından, plastikler bugün birçok farklı alanlarda kullanılabiliyor. Çoğu plastik türü, alternatif malzemelerle karşılaştırıldığında rahat geri dönüştürülebilirliği sayesinde döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Bugün döngüsel ekonominin ve buna bağlı olarak geri dönüşümün önemi hızla artmış durumda. Çevresel etkilerin en aza indirilmesi, sürdürülebilirlik ve hammadde tedarik güvenliğinin sağlanması gibi güçlü yönlere sahip olan plastik geri dönüşüm, sektörümüzün tamamlayıcısı konumunda döngüsel ekonomiyi canlandırmaya devam ediyor” dedi.   </em></p>
<p><em><strong>Geri Dönüşüm ve Döngüsel Ekonomi Üzerine Yapılan Çalışmalar Desteklenmeli</strong></em></p>
<p><em>Sektör sorunlarının ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı birçok platforma destek verdiklerini ve bu desteklerinin de süreceğini belirten Ömer Karadeniz, “Çatı kuruluş Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) olarak, sektördeki gelişmeleri an be an takip ediyor, sorunlara çözüm üretmek adına başta üye derneklerimiz olmak üzere, birçok farklı STK ve kamu kurum-kuruluşları ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki senelerde de, geri dönüşüm sektörüne en çok katkı sağlayacak olan ve döngüsel ekonomiye yön verecek olan sektörlerden biri de plastik sektörü olacaktır. Sektörümüz büyüdükçe ve üretim de devam ettikçe sanayimiz güçlenecek ve uluslararası anlamda rekabet edebilecek seviyeye ulaşacaktır. Geri Dönüşüm ve Döngüsel Ekonomi üzerine yapılan çalışmalarımızın ana hedeflerinden bir tanesi de budur. Bu hedeflerimizin gerçekleşmesi için yapacağımız ortak çalışmalarımızın kamu otoritelerimiz tarafından desteklenmesi en büyük temennimizdir” dedi.</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plastik-sektoru-geri-donusum-ile-dongusel-ekonomiyi-canlandirmaya-devam-edecek-369749">Plastik Sektörü, Geri Dönüşüm ile Döngüsel Ekonomiyi Canlandırmaya Devam Edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
