<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edilme | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/edilme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/edilme</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 11:16:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>edilme | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/edilme</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocukluk deneyimleri kıskançlığı şekillendiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-deneyimleri-kiskancligi-sekillendiriyor-630591</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:16:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[davranışlar]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimleri]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[edilme]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 26 Nisan Dünya Kıskançlık Günü kapsamında, kıskançlığın psikolojik kökenleri, ortaya çıkış nedenleri, davranışlara yansımaları ve doğru yönetildiğinde nasıl sağlıklı bir duyguya dönüşebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-deneyimleri-kiskancligi-sekillendiriyor-630591">Çocukluk deneyimleri kıskançlığı şekillendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 26 Nisan Dünya Kıskançlık Günü kapsamında, kıskançlığın psikolojik kökenleri, ortaya çıkış nedenleri, davranışlara yansımaları ve doğru yönetildiğinde nasıl sağlıklı bir duyguya dönüşebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kıskançlık doğuştan gelen, normal bir duygu!</strong></p>
<p>Kıskançlığın psikolojide kişinin değer verdiği bir ilişkiyi, statüyü ya da sahip olmak istediği bir şeyi kaybetme ihtimali karşısında ortaya çıkan karmaşık bir duygusal tepki olarak tanımlandığını ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çoğu zaman korku, öfke, yetersizlik ve kaygı ile birlikte yaşanır. Burada önemli bir ayrım vardır: kıskançlık daha çok bir ilişkiyi kaybetme tehdidiyle ilgiliyken, haset başkasının sahip olduklarına odaklanır.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, kıskançlık duygusunun evrimsel olarak ilişkileri korumaya ve sosyal bağları sürdürmeye hizmet ettiğini gösterdiğini dile getiren Aydın, “Bu nedenle kıskançlık her insanda görülebilen, doğuştan gelen ve temelde normal bir duygudur; ancak sağlıklı ya da sorunlu hale gelmesi, bu duygunun yoğunluğu ve ifade ediliş biçimiyle ilgilidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Güvensizlik, özsaygı düşüklüğü ve sosyal medya kıskançlığı artırıyor!</strong></p>
<p>Kıskançlığın yaşamın farklı dönemlerinde görülse de bazı süreçlerde daha belirgin hale geldiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çocuklukta kardeş rekabetiyle, ergenlikte kimlik gelişimi ve sosyal karşılaştırmalarla, yetişkinlikte ise romantik ilişkiler ve kariyer alanıyla daha sık ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Özellikle belirsizlik, güvensizlik ve özsaygı düşüklüğü gibi durumların kıskançlığı artıran önemli faktörler olduğunu aktaran Aydın, “Günümüzde sosyal medya da bu duyguyu tetikleyen güçlü bir ortam haline geldi; çünkü insanlar başkalarının hayatlarının genellikle en iyi ve filtrelenmiş anlarını görerek kendi gerçek yaşamlarıyla kıyaslama yapma eğilimine girer.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İnsanlar kendilerinden daha iyi durumda olanlarla kıyaslama yapar ve eksiklere odaklanır!</strong></p>
<p>İnsan zihninin kendini değerlendirebilmek için başkalarını referans alma eğiliminde olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu durum psikolojide sosyal karşılaştırma olarak adlandırılır ve Leon Festinger tarafından açıklanmıştır. İnsanlar özellikle kendilerinden daha iyi durumda olduğunu düşündükleri kişilerle kıyaslama yapmaya daha yatkındır ve bu da çoğu zaman eksiklere odaklanmayı beraberinde getirir. Evrimsel açıdan bu mekanizma gelişim için işlevsel olsa da günümüzde özellikle sosyal medya etkisiyle gerçekçi olmayan standartlara göre yapılan karşılaştırmalar, kişide yetersizlik duygusunu ve kıskançlığı artırabilmektedir.”</p>
<p><strong>Çocukluk deneyimleri, bireyin ilerleyen yaşamda kıskançlık eğilimini güçlü biçimde etkiliyor!</strong></p>
<p>Çocukluk deneyimlerinin kıskançlık eğilimini güçlü biçimde etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Özellikle bağlanma kuramı kapsamında ortaya konan çalışmalar, erken dönem ilişkilerin duygusal tepkiler üzerinde belirleyici olduğunu gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Güvenli bağlanma geliştiren bireylerin ilişkilerde daha az tehdit algılarken, kaygılı ya da güvensiz bağlanma yaşayan bireylerin ilerleyen yaşamda terk edilme korkusu nedeniyle daha yoğun kıskançlık yaşayabileceklerini aktaran Aydın, ayrıca çocuklukta sık sık karşılaştırılan, eleştirilen ya da duygusal olarak ihmal edilen bireylerin yetişkinlikte kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya daha yatkın olduğunun görüldüğünü söyledi.</p>
<p><strong>Kıskançlık çoğu zaman, dolaylı ve fark edilmesi zor davranışlarla ortaya çıkar!</strong></p>
<p>Kıskançlık çoğu zaman doğrudan ifade edilmediğini, daha çok dolaylı ve fark edilmesi zor davranışlarla ortaya çıktığını dile getiren Aydın, “Örneğin başkalarının başarılarını küçümsemek, sürekli eleştirmek, alaycı ya da ima içeren yorumlar yapmak, başarıyı şansa bağlamak, mesafe koymak ya da görmezden gelmek bu davranışlar arasında sayılabilir. Özellikle ilişkilerde aşırı kontrol etme, sorgulama ya da pasif-agresif tepkiler de fark edilmeyen kıskançlık göstergeleridir. Kişi çoğu zaman bu davranışların altında yatan duygunun kıskançlık olduğunu fark etmez ve bunu daha çok ‘haklı eleştiri’ ya da ‘gerçekçi değerlendirme’ olarak yorumlayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Gerçeklikle bağın zayıflamasına yol açan kıskançlık psikolojik destek gerektirir!</strong></p>
<p>Kıskançlığın, süreklilik kazandığında, yoğunluğu arttığında ve kişinin düşünce dünyasını sürekli meşgul etmeye başladığında artık işlevsel olmaktan çıktığına değinen Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Özellikle ilişkileri zedeleyen, kontrol davranışlarına, öfke patlamalarına ya da temelsiz suçlamalara yol açan, hatta gerçeklikle bağın zayıfladığı durumlarda bu duygu psikolojik destek gerektiren bir hal alır.” dedi.</p>
<p>Aydın, ortada somut bir kanıt yokken sürekli aldatılma düşüncesiyle hareket etmenin ya da karşı tarafın yaşam alanını kısıtlayacak düzeyde kontrolcü davranmanın, kıskançlığın artık bir duygu olmaktan çıkıp bir sorun haline geldiğini gösterdiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Kıskançlık çoğu zaman bize aslında neyi arzuladığımızı gösterir!</strong></p>
<p>Kıskançlığın, doğru şekilde ele alındığında ilhama dönüşebilecek bir duygu olduğuna vurgu yapan Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kıskançlık çoğu zaman bize aslında neyi arzuladığımızı gösterir. Bu dönüşüm için öncelikle duyguyu fark etmek ve adlandırmak, ardından karşılaştırmayı yeniden çerçevelemek gerekir; ‘Neden onda var?’ yerine ‘O bunu nasıl başardı ve ben ne öğrenebilirim?’ sorusunu sormak bu noktada kritik bir adımdır. Kendi değerlerini netleştirmek, ulaşılabilir hedefler belirlemek ve sahip olunanları fark etmeye yönelik şükran pratiği yapmak da bu süreci destekler. Bu yaklaşım sayesinde kıskançlık, kişiyi tüketen bir duygudan çıkıp gelişim ve motivasyon sağlayan bir iç kaynağa dönüşebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-deneyimleri-kiskancligi-sekillendiriyor-630591">Çocukluk deneyimleri kıskançlığı şekillendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık kuruluşlarının lokomotifi sağlık teknikerleri Yüksek istihdam edilme oranlarıyla dikkat çekiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-kuruluslarinin-lokomotifi-saglik-teknikerleri-yuksek-istihdam-edilme-oranlariyla-dikkat-cekiyor-390568</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 12:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[edilme]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlarının]]></category>
		<category><![CDATA[lokomotifi]]></category>
		<category><![CDATA[oranlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[teknikerleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık sisteminin ve sağlık teknolojilerinin her geçen gün gelişimi ve toplumun sağlığa olan ihtiyacı belirli meslek alanlarının yükselişini de beraberinde getirdi. Bu da toplum sağlığı alanında donanımlı sağlık personeli yetiştiren Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Bölümlerine olan ilgiyi artırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-kuruluslarinin-lokomotifi-saglik-teknikerleri-yuksek-istihdam-edilme-oranlariyla-dikkat-cekiyor-390568">Sağlık kuruluşlarının lokomotifi sağlık teknikerleri Yüksek istihdam edilme oranlarıyla dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık sisteminin ve sağlık teknolojilerinin her geçen gün gelişimi ve toplumun sağlığa olan ihtiyacı belirli meslek alanlarının yükselişini de beraberinde getirdi. Bu da toplum sağlığı alanında donanımlı sağlık personeli yetiştiren Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Bölümlerine olan ilgiyi artırdı.   Prof. Dr. Mesut Karahan önlisans programlarından mezun olan nitelikli sağlık teknikerlerinin sağlık kuruluşları içerisinde adeta bir lokomotif görevi gördüğünü ve istihdam edilme oranlarının birçok sektöre kıyasla yüksek olduğunu söyledi.</strong></p>
<p>Ülkemizde teknikerlik statüsünde sağlık çalışanlarının kalifiye olması kaçınılmaz düzeyde önemli. Kalifiye mezunlar yetiştirilebilmesi için de yüksek düzeyde uygulama imkânları sunan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları ön plana çıkmaya başladı. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Mesut Karahan alandaki bölüm ve programlar ile iş imkânları hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Evde sağlık hizmeti son zamanların yükselen trendi  </strong></p>
<p>Popüler istihdam platformu LinkedIn, 2023’ün ilk 3 ayında (1 Ocak-31 Mart 2023 tarihleri arasında) gerçekleştirdiği araştırmaya dikkat çeken Karahan, “Linkedln’in ücretli iş ilanlarının ilk sırasında ‘Hasta Hizmetleri Temsilcisi’ nin yer alması oldukça çarpıcı. Listede 4. sırada da Evde Sağlık Lisanslı Pratisyen Hemşireler yer alıyor. Hemşirelik bir süredir tüm dünyada yüksek talep görüyor ve yavaşlama belirtisi göstermiyor. Bu veriler Türkiye’ye değil, dünya geneline ilişkin rakamlar. Öğrencilerimiz, ‘Evde Bakım Hizmetleri’ gibi bir bölümü tamamladıklarında, yabancı dil yetkinliğine de sahip olmaları halinde dünyanın her yerinde çok talep gören iş kolunda çalışabilme olanağına kavuşacaklar.” değerlendirmesinde bulundu. </p>
<p><strong>Sağlık hizmetleri alanındaki eğitimin uygulama ve pratiğe dönüşmesi çok önemli </strong></p>
<p>Derslerin uygulama ve pratiğe dönüşmesi gerekliliğinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mesut Karahan “Teoride görülen derslerin, uygulama ile pratiğe dönüştürülmesi çok önemlidir. Üsküdar Üniversitesinde bu eğitim modelini çok önemsiyoruz. Dönem içinde alanında deneyimi kanıtlanmış kurumlarda işletmede mesleki eğitim ve yaz stajı imkânı veriyoruz. Bu uygulamalar sayesinde nitelikli, kalifiye mezunlarımız var. Yıllık mezun sayısı on binlerce ve bu mezunların istihdamı konusunda herhangi bir problem bulunmuyor. Ülkemizde gerek devlet bünyesinde yer alan sağlık kuruluşları gerekse özel sağlık kuruluşları değerlendirildiğinde oldukça fazla sayıda ve bunun yanı sıra sağlık turizmi konusunda da ciddi atılımlar var. Bu kuruluşların her birinde istihdam alanları bulunmaktadır.” dedi. </p>
<p><strong>Sağlık hizmetlerinde mesleğe olan sevgi ve azim başarı getiriyor </strong></p>
<p>İş bulma oranının aynı zamanda kişinin mesleğine olan sevgisiyle ilintili olduğunu belirten Karahan “İstek, ilgi ve azim sağlık alanındaki meslek dallarında hemen meyvelerini veriyor. Dolayısı ile doğru mesleği, doğru programı seçmek oldukça önemli. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde 36 programımız bulunuyor. Öğrencilerimiz, öncelikle istedikleri iş tanımlarını düşünsünler. Hasta ile birebir temasın olabileceği bir iş tanımı mı isterler, yoksa cihaz teknikerliği üzerine ya da hasta örnekleriyle çalışılan bir laboratuvar veya sağlık kuruluşunun yönetim, evrak vb. süreçlerinde bir iş mi istediklerine dair karar versinler. Doğru ve adayın özelliklerine de uygun olan kararın verilmesinin ardından, süreç çok daha verimli geçecek, başarı oranı artacak ve iş bulma süreci de kolay olacaktır.” dedi. </p>
<p><strong>Kendi laboratuvarlarını kurabilme imkânı elde ediyorlar… </strong></p>
<p>Bazı programların daha şanslı da olabileceğinin altını çizen Karahan, “Örnek vermem gerekirse ‘İlk ve Acil Yardım’ mezunları yani paramedikler birçok sağlık kuruluşunda, ambulanslarda, 112 birimlerinde ve hastanelerin acil servislerinde görev alabilmektedir. ‘Anestezi’ mezunları, operasyonların gerçekleştirildiği hemen hemen her kurumda istihdam edilebilmektedir. ‘Tıbbi Görüntüleme Teknikerleri’ mezunları da benzer şekilde yoğun istihdam edilmektedir. Türkiye’de bu programda kullanılan cihazlar birçok kuruluşta 7/24 esasına göre çalışmaktadır. Bu sebeple nitelikli mezunlara ihtiyaç hep devam etmektedir. Ayrıca el becerisinin ön planda olduğu ‘Diş Protez Teknikerliği’ programımız, kendi laboratuvarlarını kurabilme imkânı dahi kazandırmaktadır. Bunun dışında diş tedavilerinde diş hekimleriyle birlikte çalıştıklarından istihdam olanağı üst düzeyde olan bir programımızdır. Buna benzer sayabileceğimiz çok farklı imkânlara sahip programlarımız bulunmaktadır. Dolayısıyla tüm adaylar Üsküdar Üniversitesi SHMYO web sayfasına girerek programlarımız hakkında kapsamlı bilgilere ulaşabilirler.” tavsiyelerinde bulundu.  </p>
<p><strong>Devlet hastanelerinde 16 bin istihdam… </strong></p>
<p>Şehir hastanelerinin hasta ve dolayısı ile yatak kapasitelerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mesut Karahan “Şehir hastaneleri oldukça kaliteli bir anlayışıyla vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sağlamaktadır. Bu hizmeti eksiksiz yerine getirebilmek içinde ciddi sağlık profesyonellerine ihtiyaç olduğu aşikârdır. Bu sebeple SHMYO’dan mezun olan teknikerlerimiz için önemli istihdam olanağı sunmaktadır. Bir örnek verecek olursam, ‘Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik’ mezunları son KPSS alımlarında, devlet hastanelerinde 16 bin gibi ciddi bir sayıda istihdam edilmiştir. Diğer programlarımızda da farklı sayılarda önlisans KPSS puanı ile alımların yapıldığını biliyoruz.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Karahan: “Teknolojik imkanlarıyla en gelişmiş laboratuvar imkânlarına sahip üniversitelerin başında geliyoruz”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Mesut Karahan sağlık alanında çalışmanın ciddi bir sorumluluk olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Sağlık alanındaki sorumluluk diğer meslek dallarına göre elbette daha yüksek. Adayların ve meslek mensuplarının yaptıkları işte en iyisi olmak için gece gündüz çalışmalarını ve kendilerini geliştirecek her süreçte eksiksiz yer almalarını öneriyorum. Üsküdar Üniversitesi olarak ana teması ‘Sağlık’ olan, bu alanda ciddi tecrübelere sahip bir üniversiteyiz. Özellikle önlisans programlarından mezun olan nitelikli sağlık teknikerlerimiz sağlık kuruluşları içerisinde adeta bir lokomotif görevi görmekte ve istihdam edilme oranları birçok sektöre kıyasla oldukça yüksektir. Üniversitemiz güncel teknolojiye sahip gelişmiş laboratuvar imkânlarıyla Türkiye’nin en kapsamlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okullarının başında geliyor. Programlarımızdan evrensel standartlarda mezun olan öğrencilerimizle birlikte ülkemizin sağlık hedeflerine katkı sunmayı hedefliyoruz.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-kuruluslarinin-lokomotifi-saglik-teknikerleri-yuksek-istihdam-edilme-oranlariyla-dikkat-cekiyor-390568">Sağlık kuruluşlarının lokomotifi sağlık teknikerleri Yüksek istihdam edilme oranlarıyla dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Florür uygulaması dişin tedavi edilme gereksinimi azaltır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/florur-uygulamasi-disin-tedavi-edilme-gereksinimi-azaltir-386360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 07:40:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltır]]></category>
		<category><![CDATA[dişin]]></category>
		<category><![CDATA[edilme]]></category>
		<category><![CDATA[florür]]></category>
		<category><![CDATA[gereksinimi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Florürün kuyu ve artezyen sularında, deniz ürünlerinde, çayda bulunan bir element olduğunu belirten uzmanlar vücudumuzun belli bir miktarda florüre ihtiyacı olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florur-uygulamasi-disin-tedavi-edilme-gereksinimi-azaltir-386360">Florür uygulaması dişin tedavi edilme gereksinimi azaltır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Florürün kuyu ve artezyen sularında, deniz ürünlerinde, çayda bulunan bir element olduğunu belirten uzmanlar vücudumuzun belli bir miktarda florüre ihtiyacı olduğunu söylüyor. Florürün antimikrobiyal özelliği sayesinde dişin tedavi gereksinimini azalttığını ifade eden Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, gerekli görüldüğü takdirde her yaşta florür uygulaması yapılabileceğine dikkat çekiyor. Koçan, gerekenden fazla florür alımının ise birtakım sorunların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda florür uygulaması hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Her yaşta florür uygulanabilir</strong></p>
<p>Florürün kuyu ve artezyen sularında, deniz ürünlerinde, çayda bulunan bir element olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Vücudumuzun belli bir miktarda florüre ihtiyacı var. Diş hekimleri çürük aktivitesi, tüketilen su ve gıdaların içeriğindeki florür miktarı gibi bireysel koşulları göz önüne alarak, profesyonel flor uygulamasına karar verir. Gerekli görüldüğü takdirde her yaşta florür uygulanabilir. Ancak florürün uygulanma yolu ve dozu çocuğun yaşı ve genel durumuna göre değişiklik gösterebilir.” dedi.  </p>
<p><strong>Florür gerekenden fazla olursa sorunlar ortaya çıkabilir</strong></p>
<p>Uygun dozda ve zaman aralıklarında olduğunda florür uygulamalarının herhangi bir zararı ya da yan etkisi olmadığını dile getiren Koçan, “Günlük alınan florür miktarı gerekenden fazla olduğunda, alınan doz miktarına bağlı olarak birtakım sorunlar ortaya çıkabilir. Dişlerde lekelenmeler, kemiklerde fazla florür birikmesi, tiroid hastalığı, büyüme geriliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma, sinir ve beyin gelişiminin etkilenmesi gibi problemler görülebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Florür uygulaması dişin tedavi edilme gereksinimi azaltır </strong></p>
<p>Florürün uygulanma şekline göre 1-2 saat kadar yemek yenmemesi ve su içilmemesi gerektiğine dikkat çeken Koçan, “Dişler fırçalanmamalı veya silinmemelidir. Dişlerde geçici bir renk değişikliği olabilir. Florür, dişlerdeki mineral kristallerinin içine girerek, çürüğe neden olan bakteriler tarafından salgılanan asitlere karşı dişlerin daha dirençli olmasını sağlar. Aynı zamanda florürün antimikrobiyal özelliği vardır. Çürüğe neden olan bakterilerin ürettiği asit miktarının azalmasını sağlar. Yeni başlayan çürüklerin ilerleme hızını ya da tamamen durdurarak dişin tedavi edilme gereksinimi azaltır. Profesyonel florür uygulamalarının 6 ayda bir yapılması önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk 12 yaşına gelene kadar ebeveynler ağız ve diş bakımını takip etmeli</strong></p>
<p>Çocukların ilk süt dişi sürdükten sonra 6 ay içinde ya da 12 aylık olmadan önce ilk diş hekimi kontrolünün yapılması gerektiğinin altını çizen Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuk için gerekli olan diş bakımı eğitimi aileye ilk diş muayenesi sırasında verilir. Çocuklar 12 yaşına gelene kadar ağız ve diş bakımını ebeveynler takip etmeli. 6 yaşından önce çocuğun el becerisi kendi dişlerini etkin biçimde temizleyecek kadar gelişmemiş olur. El becerisinin gelişebilmesi için önce kendi dişlerini fırçalaması sağlanmalı, ardından ebeveyn tekrar fırçalamalı.” dedi.</p>
<p>6-12 yaş arası dönemde ise çocukların kendi dişlerini temizleyebilecek el becerisine sahip olduğunu ifade eden Koçan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ancak dişlerin tam olarak temizlendiğinden emin olunması için çocukların ebeveyn gözetiminde diş fırçalaması önerilir. Bu nedenle çocukların kendi kendilerine diş fırçalamaya başladıkları yaş olan 6 yaş civarında diş hekimi tarafından, mümkünse birebir olarak diş hekimi kliniğinde veya okullarda toplu olarak diş sağlığı eğitimi verilmesi yararlı olacaktır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florur-uygulamasi-disin-tedavi-edilme-gereksinimi-azaltir-386360">Florür uygulaması dişin tedavi edilme gereksinimi azaltır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
