<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edilemeyen | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/edilemeyen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/edilemeyen</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Apr 2025 13:54:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>edilemeyen | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/edilemeyen</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 13:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilemeyen]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiyi]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[sürükler]]></category>
		<category><![CDATA[yıkıma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, kıskançlık duygusunun psikolojik, biyolojik ve toplumsal nedenleri ile sağlıksız hale geldiğinde bireyler ve ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında bilgi verdi ve bu durumla başa çıkmak için önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929">Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, kıskançlık duygusunun psikolojik, biyolojik ve toplumsal nedenleri ile sağlıksız hale geldiğinde bireyler ve ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında bilgi verdi ve bu durumla başa çıkmak için önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Birçok faktör kıskançlık duygusunu tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Kıskançlığın insan doğasının en karmaşık ve en ilkel duygularından birisi olduğunu aktaran Dr. Mert Sinan Bingöl, “Normalde ‘olağan’ bir duygu olarak hissedilmesine rağmen, eğer kontrolsüz bir hal alırsa, hem bizi hem de ilişkimizi yıpratmaya başlayabilir.” dedi.</p>
<p>Sağlıksız kıskançlığın pek çok sebebi olabileceğini ifade eden Bingöl, “Özellikle kişide özgüven eksikliği olması, partnerini aşırı sahiplenmesi, değersizlik ve yetersizlik hissi nedeniyle kendisini güzel veya çekici bulmaması, ‘partnerimi ne kadar çok kontrol edersem, aldatılma olasılığımı o kadar çok azaltırım’ yanılgısı, yoğun terk edilme korkularının olması, sürekli başkalarının ilişkileriyle kendi ilişkisini kıyaslaması, son yıllarda artan sosyal medya etkileşimleri, partnerin tutarsız davranışlarının olması veya bir başkasına ilgi göstermesi gibi sebepler kıskançlığı ortaya çıkarabilir. Ayrıca kültürel değerler, inançlar ve ataerkil söylemler, kıskançlığın günümüzde daha sık yaşanmasına sebep olabilmekte.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erkekler cinsellik, kadınlar duygusal temelli kıskançlık yaşıyor </strong></p>
<p>Psikoloji dünyasında Freud’un, kıskançlığı çocukluk dönemine ait olan çözülmemiş travmalara bağladığı, Klein’ın ise babaya karşı hissedilen kuşku ve rekabet duygusuna dayandırdığının gözlendiğini dile getiren Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları söyledi:</p>
<p>“Bilişsel yaklaşımda kıskançlık, öğrenilen bir tepki olarak ele alınırken, sosyo-kültürel yaklaşımda, kültürel etkileşimlerin ve söylemlerin önemi vurgulanır. Evrim teorisyenleri ise, kıskançlık hissinin doğuştan geldiğini, hem erkeklerde hem kadınlarda benzer düzeyde görüldüğünü, fakat erkeklerin daha çok ‘cinsellik’ temelli, kadınların ise daha çok ‘duygusal’ temelli kıskançlık yaşadığını vurgulamıştır.”</p>
<p><strong>Biyolojik nedenler kıskançlığı artırabiliyor!</strong></p>
<p>“Biyolojik açıdan bakıldığında, araştırmalar hem obsesif kişilerde, hem aşıklarda, hem de patolojik kıskançlığı olanlarda ‘serotonin’<strong> </strong>düzeylerinin<strong> </strong>aşırı<strong> </strong>miktarda<strong> </strong>azaldığını ve ‘dopamin’ dengesizlikleri olduğunu göstermiştir.” diyen Dr. Mert Sinan Bingöl, bu nedenle, kişide patolojik kıskançlık varsa, tedavi amacıyla serotonin veya dopamin düzenleyici ilaçların önerilebildiğini kaydetti.</p>
<p>Bunun dışında, beynin sağ lobunda gözlenen kanamaların ve diğer olası hasarların, kişide aşırı güvensizlik ve şüpheciliğe yol açtığını da sözlerine ekleyen Bingöl, buna bağlı olarak da bazı bireylerde aşırı kıskançlık duygularının tespit edildiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Kıskançlık duygusu, kontrol edilemediğinde ilişkiyi yıkıma sürükleyen bir zehir gibi…</strong></p>
<p>İlişkilerde, sahiplenici, korumacı veya aşırı hassas tavırların, bazı partnerler tarafından yanlışlıkla ‘sevgi’ olarak değerlendirebildiğine dikkat çeken Dr. Mert Sinan Bingöl, “Özellikle medyada, ‘seven insan kıskanır, ya benimsin ya kara toprağın’ gibi klişe söylemlerin yer alması, ciddi bir sorundur. Seven insan, tabi ki kıskanır, fakat bu kıskançlık sağlıklı ölçülerde olmalıdır.” dedi.</p>
<p>Kıskançlık duygusunun, kontrol edilemediğinde ilişkiyi yıkıma sürükleyen bir zehir gibi olduğunun altını çizen Bingöl, ancak doğru miktarda yer aldığında, ilişkiyi geliştirici ve canlandırıcı bir rehbere de dönüşebilir dedi.</p>
<p><strong>Kıskançlık sorun haline geldiğinde önlem alınmazsa partnere yönelik fiziksel şiddet başlayabilir</strong></p>
<p>Sağlıksız kıskançlığın yıpratıcı bir süreç olduğuna işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sürekli partnerini takip etmek, mesajlarını okumak, sosyal medya hesaplarını kontrol etmek gibi özgürlüğü kısıtlayıcı davranışlara sebep olur. ‘Kiminle görüştün? Neredeydin? Neden geç kaldın?’ sorularının sonu gelmez. Yersiz şüpheciliğin ve alınganlıkların yoğunlaşarak devam etmesi, kıskançlığın ciddi bir ruhsal sorun haline geldiğinin net göstergesidir. Bu aşamaya gelindiğinde, önlem alınmazsa maalesef partnere yönelik fiziksel şiddete de sebep olabilmektedir. </p>
<p>Kıskançlık cinayetlerinin çoğunun gerçek bir aldatma vakasından değil, kişinin kendi şüphe, korku ve kuruntularından kaynaklandığı bilinmektedir, bu nedenle gerektiğinde uzman desteği almak ihmal edilmemelidir. Öte yandan, kadın cinayetlerinin bir kısmının, medyada ‘kıskanç eş, kıskanç koca, kıskanç sevgili’ başlığı altında normalleştirilerek yansıtılması, ülkemizde kıskançlığın algılanma biçimlerini olumsuz etkilemektedir.”</p>
<p><strong>İlişki, kıskançlık ve kontrol üzerine değil, güven ve anlayış üzerine kurulmalı</strong></p>
<p>Sağlıksız kıskançlıkla nasıl başa çıkılabileceği konusunda önerilerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yoğun kıskançlık duygularıyla mücadele edebilmek için, ilk olarak bu duygunun varlığı fark edilmeli ve nereden kaynaklandığı anlaşılmalı. Yani bizim kendimizden mi, partnerimizden mi, yoksa diğer insanlardan mı kaynaklandığı tespit edilmeli. Partnerle daha açık ve şeffaf iletişim kurulmalı. İlişki, kıskançlık ve kontrol üzerine değil, güven ve anlayış üzerine kurulmalı. Mevcut ilişkinin, diğer ilişkilerle kıyaslanmasına son verilmeli. Eğer kıskançlık duygusu ilişkiyi yıpratmaya başladıysa, bir uzman desteği almak çok faydalı olabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929">Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teslim edilemeyen e-postalar kârlılığı önemli ölçüde etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teslim-edilemeyen-e-postalar-karliligi-onemli-olcude-etkiliyor-358790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 13:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[edilemeyen]]></category>
		<category><![CDATA[epostalar]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[krlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[teslim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pazarlama dünyasında önemini hiç kaybetmeyen e-posta pazarlama, düzgün ulaşılabilirlik oranlarıyla gerçek performansını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teslim-edilemeyen-e-postalar-karliligi-onemli-olcude-etkiliyor-358790">Teslim edilemeyen e-postalar kârlılığı önemli ölçüde etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pazarlama dünyasında önemini hiç kaybetmeyen e-posta pazarlama, düzgün ulaşılabilirlik oranlarıyla gerçek performansını gösteriyor.  20 yıla yakın süredir e-posta pazarlama konusunda büyük kitleleri olan kurumlara hizmet veren SmartMessage’ın CEO’su Oğuz Küçükbarak: “E-posta kampanyalarında ulaşılabilirlik performansına önem gösteren markalar başarı ve kârlılık derecelerini önemli seviyede geliştiriyor” diyor.  <br /> </strong></p>
<p>Çok uzun yıllardır hayatımızın bir parçası olan e-posta, kurumlar için de çok önemli bir iletişim ve kampanya kanalını ifade ediyor. Özellikle dijital dünyanın gelişimi ile yeni kanallar kullanıcılarla buluşsa da e-posta yaygınlığı artmaya devam ediyor. Statista’ya göre e-posta kanallarının oluşturduğu global gelir seviyesi yükselmeye devam ederken, 2027 itibariyle de 17,9 milyar dolara ulaşacak. Global pazarlama profesyonellerinin yüzde 82’sinin tercih ettiği kanaldaki başarının anahtarı ise e-postaların ilgili adreslere ulaşmasından geçiyor.</p>
<p> Konuyla ilgili Oğuz Küçükbarak, “E-posta pazarlamada diğer kanallara göre kitlenizle direkt iletişime geçme gibi bir avantajınız bulunuyor. Ama bu avantajı tam anlamıyla kullanabilmek e-postaların sorunsuz olarak kullanıcılara ulaşmasından geçiyor. Burada gönderim yapan kurumların liste hijyeninden, içerik- tasarım özelliklerine ve aldıkları e-posta gönderim hizmeti kalitesine çok fazla faktör devreye giriyor. Ulaşılabilirlik konusunun e-posta kampanya başarısında düşünülenden çok daha önemli olduğunu uzun yıllara yayınlan çalışmalarımızda gözlemliyoruz” sözleriyle görüşlerini belirtiyor.</p>
<p><strong>Her altı e-posta’dan biri gelen kutusuna düşmüyor</strong><br /> E-posta ulaşılabilirliği konusunda dünyadaki önemli otoritelerden Validity’e göre her altı e-postadan biri kullanıcıların gelen kutusuna inmiyor. “Göndermek” ile “ulaştırmak” arasında kavramsal açıdan olduğu gibi teknik açıdan da farklılık olduğunun altını çizen Oğuz Küçükbarak “E-posta teslim edilebilirlik kurallarına uygun bir şekilde hareket edilmediğinde hedef kitlenin belli bir kısmına ulaşılabiliyor, haliyle bu durum kampanyalardaki getiri oranlarını düşürüyor. Çeşitli kaynaklara göre, dünyada bir dolarlık yatırımın 36 ile 40 dolarlık dönüş sağladığı bir kanalda, kullanıcıların gelen kutularına inememek potansiyel kazançları ciddi anlamda etkiliyor” diye sözlerini sürdürüyor.</p>
<p><strong>E-posta ulaşılabilirlik başarısı sürdürülebilir bir gayret gerektiriyor</strong><br />Başta banka ve sigorta kuruluşları olmak üzere e-posta pazarlama konusunda çok geniş kitlelere ve kurumlara hizmet veren SmartMessage’ın CEO’su Oğuz Küçükbarak, e-posta ulaşabilirliği konusunda performans artırıcı ipuçlarını şu şekilde özetliyor: “E-posta ulaşılabilirliği başarısını artırma yönünde öncelikle gönderim hizmeti alınan kurumun seçimi büyük önem taşıyor. Konusunda deneyimli, teknik altyapısı sağlam ve IP adresi üst seviyede olan bir tercihin yanı sıra gönderim yapan kuruma da önemli görevler düşüyor. Listelerin doğru yönetiminden, e-postaların konu bölümünün kullanımına, içerikteki görsel metin dengesinden eklenen iletilere kadar ince detaylara dikkat edilerek yüksek ulaşılabilirlik oranları sağlanabiliyor. Bu konuda özellikle sürdürülebilir takip ve düzeltmelerin de altını çizmek durumundayız. Ulaşılabilirlik başarısının temelinde tek seferlik bir hamleden ziyade süreklilik yatıyor. Konuyla ilgili metriklerin sürekli takibi ile iyileştirilecek noktalara hamleler yapılması istikrarı getiriyor. Bu konuda özellikle kaçınılması gereken başlıkları ise; izinsiz ve kaynağı belirsiz listeler kullanmak, güvenilirliği ispatlanmamış bir firmadan gönderim hizmeti almak, liste temizliğine dikkat etmemek, düzensiz gönderimler yapmak, özel kimlik doğrulama olmadan e-postaları ulaştırmak, toplu gönderimde ücretsiz domain adreslerini tercih etmek ve üyelik çıkış opsiyonunu zorlaştırmak olarak özetleyebiliriz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teslim-edilemeyen-e-postalar-karliligi-onemli-olcude-etkiliyor-358790">Teslim edilemeyen e-postalar kârlılığı önemli ölçüde etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
